![]() |
yüzün halisina dökülen zeytinyagi askin dikis izleri ya tamamiyle degistirmek lazim deriyi ya da temizlemeye calismak, çullardan çaputlarla gün gün biraz allik biraz agri biraz suyla bilerek gitmeyecegini ve daha beter kusacagini aslinda uzak bir 'sonra'da Ilgım Veryeri |
ELVEDA bu son şiirim, son bakışım sana... hoşçakal sevgilim! sonunda sana da elveda! sev..! diye yalvarmıyorum, bu sefer sana ..git! diyorum. gel... demiyorum işte! unutalım herşeyi bir darbede. sandığım bir ömürdü belki, sana saatler bile uzun geldi. bana verdiğin birkaç dakika, diğer aşklarını geciktirdi. elveda! avuçlarına sevgiler doldurduğum... yüzüne vuran günışıgıyla, mutluluklar gönderdiğim zalim... elveda sana! bana sevgi öğrettin, bana gülmeyi öğrettin... ellerimi tuttun, yürümeyi öğrettin... ama, ama sen... bugünden sonra çoğalan sevgimi... bulmadan kaybettin... sevgin kurumus bir çiçek şimdi, sararmış bir kitap, kağıtlarda kalan şiirler.. birkaç sözcük. sevgin şimdi, birkaç sözcük. elveda! boynumu büktüren sözlerine, gözlerimi yaşartan gidişine, sana...sana ve herşeyine elveda! avuçlarımda eriyen, yaşamadığım yıllarıma... seni düşündükçe çoğalan kabaran sevgime, özlemlerime, elveda! hoşça kal! çektiğim acıları sana bırakıyorum, bir ömür onlarla sarmaş dolaş kal, hoşçakal! hayatın boyunca, terkedilişlerle vedalarla kal.. elveda diyorum sana anlıyormusun! hadi...kendini yalnızlık denizine Sal! |
Kalmak daha zordur.Gidenin ardından bakmak çok çok zor. |
kalanda üzülür birgün pişman olur gidende!!!!!!! |
gülsün artık yüzün bundan böyle yokum ben olmayacağım istesende olmayacağım istesemde olamayacağım artık sana çok uzağım başını kaldırdığında benim baktığım yere bakıyor olacaksın gecenin bir vakti ama artık beni bulamayacaksın dilerim bu seni yaralamaz beni yaraladığı kadar umarım bu aşkın cezası sadece benim omuzlarımda olandır özlemek bana kalsın özlenmek sana beklemek bana kalsın beklenmek sana ama şunu unutma bir gün mutlaka karşında bulacaksın beni, unutulmuşluğumu ansızın bir günbatımı herşey yoluna girmişken karşında bulacaksın beni şimdi ben nasılsam öyle olacaksın ve tüketmiş olacaksın bana dair herşeyi benden olan herşeyi özgürlük bana kalmış olacak o an yapayanlızlık sana yapayanlızlık sana.... Ömer Seydi Ekinci |
aşkımız yasak, umutlar uzak, yollar tuzak yaşamak artık gereksizdir biz kavuşmazsak ellerim sana, gözlerim sana, yüreğim sana beni ben ne yapan ne varsa sana tutsak gel ecelim ol, ölümüm ol, sonum ol seni yapayalnız, savunmasız bekliyorum seni sabahın köründe gecenin yarısında uykunun arasında günün tam ortasında olduğun ve olmadığın her yerde bekliyorum üşümüş bir çocuk gibi yüreğim gel yorganım ol, saranım ol, örtüm ol seni kimsesizce, sessizce bekliyorum hiç gelmesen de gelemesen de beni sevmesen de istemesen de bekliyorum seni ve hep bekleyeceğim susamışım atlar gibi, acıkmışım kurtlar gibi gel suyum ol, aşım ol, arkadaşım ol seni dörtgözle, özlemle bekliyorum çağırmamı bekleme çağırmadan gel sağa sola görünmeden inceden inceden pazartesi gel, salı gel, çarşamba gel perşembe gel, cuma gel, cumartesi gel gelebilirsen pazar günü de gel seni her gün her gece bekliyorum Celal Kabadayı |
Sen Yoksan Musikisi bitti rüzgarın, Uğultusu başladı. Şimdi saadet, kapanan bir kapı, Açılan bir pencere. Masal kuşları gibi zaman, Hep saçlarımızda pençeleri. Yıldızları söndürmüş fırtına... Sen yoksan, söylesene Sevgin kalır mı yarına... Ahmet Beltekin |
Öldürmeyeceksin "Asla öldürmeyeceksin" Tevrat, Göç 20 "Senden önce inenlere, sana inen kitaba da inanırlar... Onlar Tanrının gösterdiği yoldadır, onlar kurtulurlar..." Kur’an, Bakara suresi Dinlerin buyruğuydu Öldürmeyeceksin Tapınaklarda çaktılar çarmıhları Elleri kanlı camilerden çıktılar kalem kırdılar yargı yerlerinde Peygamberlerini dinlemediler kudurgan dalgalar Tekneleri yutar denizlerde Çöllerden esen yeller Ekinleri kurutur Bil ki umut yeşildedir Yenilmeyen yeşilde Benim küçük serçem kanaryam bülbülüm Kuru dal çalı diken Konmuş ötersin Öt sen, öt, kardeş sesin Sulara rüzgarlara karışsın Zalim ürksün sağır işitsin Öldürmeyeceksin! Necati Cumalı |
GİTMEK Mİ ZOR KALMAK MI? Bir akşam üstü gitmek...kalkıp gitmek bir gece yarısı veya şafağa kucak açarken karanlık...gitmek mi kolay olan,geride kalmak mı?Bunu sorarız kendimize..birbirimize sorarız sormasına da..cevap alabilir miyiz soruya verilen yanıt ne derece gerçeği yansıtır,gerçeğin yanına yaklaşır?İşte bu tartışılır gideni yolcu geride kalmak zor olsa gerektir.El sallamanın acı burukluğu,boğazda düğümlenen hıçkırıkların görünmezliğini sağlama çabası..ve bunu başarmak için dudağa yerleştirilen sahte bir tebessüm..gözler!..ya gözler?gülermiş gibi görünen fakat dikkatli bakan diğer bir gözün rahatlıkla yakalayabileceği,derine gizlenmiş acı bir gölge durur ve mahzun bakar gözbebeklerinin derininde."Hadi git" dersiniz.."Git artık yolun açık olsun"Diliniz bunu telafuz ederken yüreğinizde yangınlar başlamştır bile çoktan,kalmak zordur..zorlu bir yoldur..bilseniz de gitmenin gerekli olduğunu,güzel geleceklerin doğumu için gidişlerin bir başlangıç hatta zorunluluk olduğunu..katlanılası değildir,çekilesi değildir.Bedenin içine yerleşmiş yüreğin onunla birlikte gideceği korkusu mudur bu endişe?Ateşi yakan kıvılcım bu korku mudur? Bu şehrin kaldırımları...kaldırım taşları da alışmışsa yolcunun varlığına,nefes alışına,koşuşuna,üzerlerinde...sonra koşmayı bırakıp(sözünü tutmak adına) yürüyüşlerine"ben bu şehri sevmiştim" diyorsa yürek..gitmek kolay mıdır acaba?geride kalmak zordur da!ya bir de beden ile yürek aynı mekanı paylaşmaktan yoksunsa!...yüreği bırakıp gitmek..akşamın karanlığında..her ne kadar sabah olacak da olsa,şafağın sökmesi yakın da..dost dediyse giden,geride bırakıp gittiklerine,dağlarına,kaldırım taşlarına,yaşlı kadınlarına,yetim çocuklarına...her biri tutup çekmez mi yüreğinin uçlarından sündürerek"kal! kal ne olur" diye feryat etmez mi? Gündoğumu yakındır artık..geceler sabahlara gebe..gitmemek olmaz ki "kal"diyen sesin büyüsüne kapılmak olmaz ki..! acılar diner mi yaraya merhem çalmadan?güneşler doğar mı sabah olmadan? Ha yüz kilometre ötede olsun beden,ha bu miktarı katlayın istediğiniz kadar.Yüreğin bedende hapsolmadığı sürece gidiş değildir gitmeler.Ağlayışlar gereksiz,üzülmeler yersizdir,fakat;mücessem varlığın içinde sıkışıp kalmışsa can;bir nefeslik mesafede olsa da yakın değildir. gidenler ten olsun,etle kemik... canlar burda dursun yeter... hatıralar canlı kalsın,bunu istedik... mesafeler dediğin nedir ki,nedir kilometreler? |
Ayrılırken Dinle sevdigim bu ayrilik saatidir Dunya var olali beri cirkin ve soguk Ergec icecegimiz bir ilac gibi Tadi dudaklarimizda acimsi, buruk Bu saatte gozyaslari, yeminler Bos bir tesellidir inandigimiz Perde kapaniyor, filim bitiyor iste O hic bitmeyecek sandigimiz Goruyorsun konusacak bir seyimiz kalmadi Sadece bakislarimizda huzun Iste ayrilik bu; hic beklemedigimiz O ikiz kardesi olumun Anliyorum bir daha gorusemeyecegiz Bu son bulusmamizdir seninle Yeni bir hayata basliyacaksin artik Onunla, o yeni sevgilinle. Anliyorum artik o opecek ellerini Kulagina aski o fisildayacak Icinde bir pismanliktan baska Benden eser kalmayacak. Sigarani sondur, kalkabiliriz On adim sonra yollarimiz ayrilmali Sakin aglama ve bir sey soyleme bana Insan ayrilirken bile buyuk olmali. Ümit Yaşar Oğuzcan |
| Saat: 22:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık