![]() |
Ölçüsüz Aşk Seni seviyorum desem, var olan en yüce dağlar kadar, En yücesi bir yol kadar düz olur... Seviyorum desem seni, bütün denizler kadar, yetmez ki, İçimdeki aşkın bir damlasından, zaten bin deniz olur... Desem seni seviyorum, evren ne kadar büyükse, Şu koca evren çok çok küçülür, ölçü olmaz az olur... Seni seviyorum desem,büsbütün mevsimler kadar, Dört mevsimin bütünü de, sımsıcacık yaz olur... Desem seviyorum seni, sayısız yıldızlar kadar, Yıldızlar güneşe dönüşür, tüm geceler gündüz olur... Seviyorum seni desem, bütün canlılardaki hayatlar kadar, Ölenlerde katılınca, yaşam dünyaya hiç sığmaz olur... Seni seviyorum desem, acı gerçek ölüm kadar, Yaşam utanır kendinden, zerreleşir, bir toz olur... Özlüyorum seni desem, bir anlığım bin romandan çok olur... Aşkımıza kalem yetmez, kağıt yetmez bu sevdaya, bu özleme az olur... Alıntı |
|
Ağlamak Güzeldir Ağlamak Güzeldir Derdini anlatacak bir dost bulamamışsan Yapayalnız kalmışsan dünyada Ve çaresizsen çareler içinde Güldürmüyorsa kader yüzünü Islanmışsa yüreğin bulut misali İnadına hüzünlü şiirler çıkartıyorsa karşına felek Her şey tersin akıyorsa Tutma gözlerini Ağlamak da güzeldir İçinden haykırmak geliyorsa Denizlere Dağlara Ağaçlara Ve sonra insanlara Durma Haykır avazın çıktığı kadar Söndür yüreğindeki ateşi İsyan et çektiklerine Sonra uzaklaş Kaç yılanlardan ve çıyanlardan Anı gelmiştir artık Tam da zamanı Yalnızlık da güzeldir Uzak kaçıyorsa senden Ve sevmemişse seni Düşman bellemişse İyi niyetine rağmen Boş ver Gitme üstüne Mutsuzluk da güzeldir Yormuşsa seni hayat Feleğin çarkında Bitkin düşmüşsen savaşmaktan Ve yenilmek vazgeçilmez olmuşsa Binmişse ensene Azrail Aranızdaki mesafe bir kıl kadarsa Bırak kendini ellerine Ve ölmek de güzeldir idris Çağlar |
HERKES GİBİSİN Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor Onlardan kalbime sevda geçmiyor Ben yordum ruhumu biraz da sen yor Çünkü bence şimdi herkes gibisin Yolunu beklerken daha dün gece Kaçıyorum bugün senden gizlice Kalbime baktım da işte iyice Anladım ki sen de herkes gibisin Büsbütün unuttum seni eminim Maziye karıştı şimdi yeminim Kalbimde senin için yok bile kinim Bence sen de şimdi herkes gibisin Alıntı |
http://img.blogcu.com/uploads/cansu94_korku_evi.jpg Boşuna çalma kapıyı; Evde kimse yok. Adresi mutluluğun Değişeli çok oldu çok ! Hatıralar bir bir taşındı odalardan; Aylar var pencereler açılmıyor, Işıklar yanmıyor... Telefonlar çalmıyor... Anlayacağın ;... Sen gideli buralardan; AŞK;artık bu evde yaşamıyor.. Ahmet Selçuk İLKAN |
Yastayım sevgi denen şu altüst oluşla ben baş edemedim zaten sevilmedim önemsenmedim , zaten bilmiyordu ve gözümün önünde gözümün içine baka baka uzaklaşıyordu.. nereye baktımsa hep karanlıktı güneş hiç doğmuyordu sabahlarıma ve bulutlar bile yetmiyordu artık acılarımı ıslatmaya.. sıradan hayaller taşıyordum hep bir avuntu yaratıyordum , sevdiğim kadar hiç sevilmedim en çok da bunu biliyordum.. sancısını söndüremiyorum bu hayal kırıklığımın hayaller hayatımın üstünde yaşıyordu ve en ufak bir yalnızlıkta hayallerim bile beni terkedebiliyordu.. ne bileyim böyle bir şey işte , umutlarımın tamamen bittiği gün zaten hiç olmayacağım isyan değil bu sadece yastayım.. biz ne zaman sevsek yağmur ıslaklığında cümleler yağarız , biz ne zaman sevmek istesek yalnızlığımız olur son durağımız. Şahin Yenilmez |
Yalnızlık hiç bir şeyi düşünemiyorsan en kara yalnızlık tülü altındasın yağmurlardan haberin yok senin ıslak bir yolda yürürken karanlığa ıslıkla üflersin aşkları içinde bir devinim duman gibi sarmaşıklarına sarar seni farkındalığın ezgisi dudaklarında koyu karanlığında kucaklaşırsın duvarları aşamazsın sebep ararsın gündüzündemi gecen de mi aşkın türküsü..herkesten saklarsın Can Hırka |
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:uOFLNhqdiFpgEM:http://img2.blogcu.com/images/r/e/n/renksule/yalnizlik_top.jpg Bir yağmur tanesi gibidir içimde yanlızlığım Yanlızlığım,içimde bir kor tanesi gibi Yanlızlığımda sürüklenip gidiyorum Yanlızlığıma gömülüp gidiyorum Ardımda koca bir ömür bırakıp Gidiyorum buralardan Onca acıyı terketip bırakıp gidiyorum Yanlızlığıma gömülüp gidiyorum Yanlızlığımdan beni kim kurtaracak kim Elimden tutup kim kurtaracak Beni bu yanlızlığımdan Yanlızlığıam gömülüp gidiyorum Yanlızlığımı alıpgidiyorum Peşimden "dur" diyen çıkarmı bilemem Alışmışım yanlız kalmaya Yanlızlığıma gömülüp gidiyorum |
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:Qh9rvmWFjhvDPM:http://i1.trekearth.com/photos/64829/yalnizlik.jpg Yalnızlık zor be gülüm bu iskelede Alışmışım her gün denizin yosun kokusunu seninle koklamaya? Ekmek kırıntılarını atmasını martılara Güneşin doğuşunu alışmışım gülüm seninle! Ne zormuş sensiz oturmak bu iskelede! Bu sefer ellerim ellerinle değil de Bir sigara bir şişede şarapla dolması koydu be gülüm! Mazi aklıma geliyor, her yer sen dolu bu iskelede Çok sevmiştim seni? Ayın denize mehtaplaşması kadar gerçek Ve büyüleyiciydi benim SEVGİM! Gece iskeleye iniyorum Yıldızlara küfür ediyorum! Çünkü sen demiştin bana Yıldızlar kadar gerçekçi benim sevgim diye! Hadi oradan sende Kalbimi yakıyor be gülüm bu iskele! Yaralı kalbime tuz basıyor her gece Yeter artık! Ve sona yaklaştık Ben dayanamıyorum her gün bu iskelede ölmeye Artık benim gitme vaktim geldi Kendine iyi bak! Bu arada elindeki mektubu iki yere gönderdim İkisi de aynı mektup ama Tek farkı var sadece Biri sende biriyse iskelede?Cansız bedenimde! |
http://tbn0.google.com/images?q=tbn:4vU730USxGJZWM:http://site.mynet.com/makres1/yalnizlik.jpg KENDİMİ MUTSUZ HİSSETİĞİM BİR GÜN DAHA YİNE ÜMİTSİZ UYANDIM YİNE HAYATTAN BEKLETTİLERİMİN OLMADIĞI BİR GÜNDÜ YİNE YALNIZLIĞI TERCİH ETTİĞİM BİR GÜNDÜ HER SABAH ÜMİTLENEREK UYANIRIM BELKİ BUGÜN GÜZEL OLUR DİYE AMA İNSANIN ÜMİDİNİN SÖNMESİ NE KADAR KÖTÜ BİR DUYGU İŞTE BEN HER SABAH BU DUYGUYLA UYANIRIM YİNE HAYATLA BARIŞMAYI TERCİH ETMİYORUM YADA O BENLE BARIŞMAYI TERCİH ETMİYOR HAYATA KÜSMÜŞTÜM ARTIK HİÇBİRŞEYDEN BİR BEKLETTİM YOKTU ARTIK KİMSEYİ KAFAYA TAKMIYORUM BU YAŞADIKLARIMDAN SONRA HAYATLA BARIŞMAM İMKANSIZ OLDU SANKİ HAYAT ALMIŞ BAŞINI GİDİYOR BEN İSE ARKADAN EL SALLIYORMUŞUM GİBİSİNDEN ARTIK YALNIZLIĞI GÖZE ALMAK GEREKİR ARTIK ÜMİTSİZ YAŞAMAK GEREKİR BENİM İÇİN EVET YALNIZIM HEMDE ÇOK YALNIZ YALNIZLIĞIMI PAYLAŞTIĞIM TEK ŞEY VAR ODA ŞİİR YAZMAK OLDU VE BİR YANDANDA ŞARKI DİNLEMEK İÇİMDEKİ BU MÜZİK VE ŞİİR SEVGİSİ BELKİ HAYATLA BENİ BARIŞTIRIR UMUDU İLE... |
SENİ ARIYORUM Şimdi bir an dönerek gerilere, hani Bir zamanlar beni ölesiye yaşatan Ellerimi bırakıp, sevecen ellerini Çevremi sımsıcak bir sevgiyle kuşatan Seni arıyorum. Bir deniz hıçkırıyor ta içimde, dinle Giderek yalçın kayalar, kumlar eriyor Şimdi baş başayım bir kıyıda kendimle Ve bende var ettiğin o ben, can veriyor Seni arıyorum. Gülerdin bir zamanlar güneş batmazdı Baştanbaşa bir gül bahçesiydi ortalık Renkler ya mavi, ya pembe, ya beyazdı Oysa şimdi ne yana baksam karanlık Seni arıyorum. Varsın ama yoksun. yanımdasın, değilsin Gözlerim boşuna deliyor geceleri Tek seni bir kez daha görebilmek için Daldırıp ellerimi benden içeri Seni arıyorum. Ellerim içimde bir kan golüne batıyor Bağırıyorum kimseler duymuyor sesimi. Dişlerim hırsla dudaklarımı kanatıyor Ve senden uzakta verirken son nefesimi Seni arıyorum. Bu son aldanışım, son yıkılışım olacak Gelsen de boş artık gelmesen de, ben yokum Yine de son bir ümit kırıntısıyla, bak O, her şeyi yitirdiğim anda bulduğum Seni arıyorum. Ümit Yaşar Oğuzcan |
İçimde bir yağmur ikindisi İçimde sensizliğin üç beş nöbeti... Gözlerinin uçsuz bucaksız semasında güneş batıyor şimdi ve benim yüreğim yakamozlu bir gecenin ertesine dönmek üzere... Senli rüyalar ve sensizliğin kabusları arasındaki uyku vakitlerimde bedenimde durmak bilmeyen titreme nöbetleri... Sensizliğin yitirmişliğin yağmur damlaları yanaklarımda tuzlu yollar açarken yüreğim hasret kokan bir türkü yakar yalnızlığıma... Bir gri cigara daha yakarım sonra.Boş paketleri saymayı çoktan bıraktım.Gri dumanlarla örtülü odamın penceresinden gökyüzüne dalar gözlerim. Kaset çalarda yine bir Sezen parçası... Geri dönGeri dön Ne olur Geri Dön Uzanıp tutver elimi birgün Utanır diyemem NE OLUR GERİ DÖN... Geri dön diyememem utanmaktan değil aslında.Geri dön diyememem her gidişin bir parçasını götürmesinden insanın ve o geri dönüşlerde aynı sevdayı sevdalının gözlerinde göremeyecek olmanın korkusu...Geldiğinde tekrar GİT demek zorunda kalmanın ağırlığı belkide... Bunu yapamam ona diye haykırırım geceye...Kulaklarımda çığlıklarımdan kalma uğultular... Kaç gecedir bilmemuykusuzluğun oturma eylemleri gözlerimde ve ben bir umut yüreğimin sevda lambalarını bir dakika söndürmekteyim...Gözkapaklarım isyanları oynamakta... Hadi yüreğim ver elini gidelim uzak diyarlara.Kimse bulamasın bizi.Hadi yüreğim topla bavulunu sende.Acılarıumutsuzluklarıgözyaşlarını bırakalım Marmara'nın derinliklerine... Denizin mavisiniKız KulesiniBoğazı bütün anılarımı bıraktığımız yerlerden arka cebime koyup gidelim. Sana bir elveda borcum kalmasın sevgili Saçlarımın başak sarısınıgözlerimin zaman zaman yeşile çalan rengini bırakıp gideceğim sana.Gözlerine o kahverengi semaya son bir defa bakacağım ve son bakışını nakış nakış işleyip hücrelerimedudaklarından dökülen birkaç damla şiir kırıntısını çalacağım senden.Cennet misali gülümsemenden de bir parça götürmek isteyeceğim.Ama sen gülümsemelerini yüreğinin arka odalarına saklamış ve kilit vurmuşsun bensizlikte.Bİr buruk acı dudaklarının kenarlarında... Yüreğin artık beni gördüğünde iki bulut arasına salıncak kurup sallnmıyormuşgözlerin dalıyormuş ıssızlığına gecenin ve birkaç parçanı bırakmışsın çoktan çaresizliğe... Gözlerinde zamansız bir Güneş tutlmasıYüreğinde depremler Gözlerimde vurgun yemiş yılların sevdalısı... İçinde Ayaz soğuğu... İçimde Cehennem ateşi... Sana bir elveda borcum kalmasın SEVGİLİ... KENDİNE İYİ BAK BİR ELVEDA CÜMLESİDİR.. |
Ekimin Hüznü Ekimin Hüznü… Sular çığlıklarını bırakırken içime Mihricanlar öperdi Ekimin son güllerini Bir muamma ıslık çınlatırken kulaklarımı Bulutlar ağır ağır yer yüzüne inerdi Tırmalanırken yüreğimin yeşili acı acı Hüzün ve yalan beynimde büyürdü… Bir ses duymak isterken çok ötelerden Bir kadının yüreğinde yalnızlık örülürdü Gözler doyarken ormanların güz manzarasına Vadilerde son göçmen kuşlar hüzünle şakırdı Bir teselliyle güneş yararak bulutları Kapalı pencerelerden içeri sızardı Ah, sonu önceden yaşanmış yazgı Vaktin soluğunun kesildiği gecelerde Her yürek kendi acısıyla düşerken yollara Her sabah akan hayat suyu Sürüklemekte bizi selden sellere Akasyaların üşüten gölgesinde Bulunur bir vafasızın yüreği Ey sığındığım hayalerimle avunan divane yanım Ziyan oldun acı bir su içinde Günbe gün gayibe akan ömrüm Sessiz bir ağrıyla gönlümün kanatlarından O içimin kül rengi bakan çocuğu Bir göz kırpmasıyla döner mi geri Mısır tarlalarının hışıltıları arasından Şimdi akrebin kıskacında günler Ve anılar ahtapot gibi uyuyor yüreğimde Ölümün eşiğinde bir fani Yanmak istiyor yakacak bir ateşte Ve aşk gülümsüyor derinlerde… Alıntı |
Yalnızlık Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma, Ve güneş bile yemin etmiş, Son ödeme tarihi geçmiş umutlarıma doğmamaya, Ellerimi uzatıp ellerini tutmak isterdim ama, Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma, Bileklerimi acıtıyor, yetişemiyorum sana... Her hüzünlü şarkının yolları çıkıyor sana, Sessizlikler bile seninle bozmuş, Bulduğu ilk fırsatta ışık tutuyor yokluğuna, Bir ışık da ben tutmak isterdim sarı saçlarına ama, Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma, Gözlerim acıyor, ağlayamıyorum bile sana.... Uykularımı seninle süslüyorum, uykusuzluklarımı da, Bugün bütün yağmurlar kiralıkmış, Ben tutup yağdırmak isterdim tüm ayrılıklara, Hatta avuçlarımı doldurmak isterdim, gözyaşlarıyla, Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma, Avuçlarım delinmiş, tutamıyorum ki, dökülüyorlar yollara.... Ayaklanmış bütün isyanlar, sensizliğe koşmakta, Ve rüzgar bile eşlik etmiş, Koparmış en büyük fırtınasını sensiz akşamlara, Bende ayaklanıp delice koşmak isterdim sana ama, Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma, Bir de yağmur yağınca, tükenmiş, erimiş gönlüm.. Dökülmüş sensiz bir sabahın, ilk ışıklarına.. Alıntı |
Bu yağmurlarda alıştım yalnızlığa, Bırakın onlar anlatsın beni, Rüzgarın ıslık çaldığı anlarda, Açılmayan gözlerim anlatsın beni, Kayan bir yıldız olsun bastığım toprak, Bir tereddüt alsın başımı, Soğuklardan ölürcesine üşümek olsun adım, Ya da dalından kopan ölü bir yaprak Kalın duvarları olsun yalnızlığımın, Gökyüzü görünmesin,çünkü o bir yalan, Artık herşey çok karamsar,çok yapay, Kendimi kendime adadım, Yalnızlık oldu adım... |
Bilemedin Sen beni hiç tanımadın ki Hiç bilmedin sana esaretimi. Kolların karanlığı kucaklamadı hiç. Dehşetini görmedin gecelerin Gecelerin ayazı vurmadı yüreğini. Sen beni hiç tanımadın ki Ben seni hayal bile edemedim. Milyonluk şehirde, En büyük yalnızlıktın bazen. Yanıbaşımda ayrılıktın. Açık denizlerde, Kutup yıldızımdın; Yol göstericim. Yüreğimde yakarıştın. Sen beni hiç tanımadın ki Hiç bilmedin Issız gözlerinde Ateşler yaktığımı. Bir yaşam tükettiğimi bilmedin. Bembeyazdın gecelerimde, Soframda fakirliğimdin. Gözyaşıydın dizelerde. Sen beni hiç tanımadın ki Görmedin bir yaşamı, Seninle nasıl paylaştığımı. Çaresizliğimi, Sarhoşluğumu Bilmedin. Bilmedin gidişin sıra, Cadde köşelerinde yıkılışımı. Bilmedin. Bilemedin... Alıntı |
Gafil avlandım yalnızlığımda Bilirim, Merhameti yok Aşk sancısı Vurdu Yüreğimin dalgalarına… Çöreklendi göğsüme Anıların Eskimeyen acı derin Yüzleri… Izdırap veriyor çileler damgalanmış Buhranı içimde yürümüş, İsleri gitmiyor Göz pınarlarımdan… Güz gülleri gibi, Bir açıp bir kapanırken Ruhum Sağnak yağmurlara Tutuluyor Bedenim… Hülyalı gözler bekler, Yüreğimdeki azabın dinmesini.. Dinmez. Dinsede iksirini salmıştır aşk bir kere Yayılır Umman denizine döner benliğim… Ah! Onmaz artık.. Bu gönül esiri olmuştur Aşk iksirine… GÜLAYŞE ULUSOY |
Gitme Nolur! Gitme Nolur! Gitme, koca şehirde yapayalnız kalmak istemiyorum. Gidersen, sensizliğin içinde hangi duvar avutabilir beni ? Bırakma beni karanlıklara. Alışkın değilim sabahları sensiz uyanmaya. Gitme umudum. Uçurumlardan esen rüzgarlarda tek başıma bırakma beni. Acıya kanattığım umutlarımı toprakta ezip gitme. Düş yorgunu gecelerde her sokakta seni aramak acıtır yüreğimi. Her köşede sensizliğe ağıtlar yakmak sonum olur ömrümün. Dur gitme. İçimdeki çocuğun ağlayacak hali kalmadı. Gidersen, uykulara dalıp unutacağım mı sanıyorsun o gözlerini ? Sorarım sana ; kolay mı tahta beşiklerde hasretini uyutmak ? Yıllarca cebimde biriktirdiğim gözyaşlarımı sende kurutmuşken gitme. Simsiyah bulutlar çöreklenmesin üzerime. Baharın koynunda uyanırken gözlerimi karanlıklara kapatmayayım. Gitme ince sızım. Uzak dağlarına yüreğimi sürüp sana koşmak isterdim ama sırtım kanlı ve yüreğim yaralı. Buğulu camlarda bıraktığım düş mavisi umutlarımı yetim bırakma. Sürgün__ misali yalnızlığında soğuk prangaları sırdaş bilmek istemiyorum. Yitik bir yüreğin baharlarında açmış dikenleri serme ellerime.. Batarsa kanar, kanarsa yaşayamaz yüreğim. Gitme. Ardından bakakalmasın gözlerim tozlu yollara. İsyanlara bürünmesin gülen yüzüm. Ne olur gitme alınyazım. Acılarımı tütünle sarıp bir sigara dumanında çekerken içime, gitme. Dayanamaz bu can gidişine. Rıhtımlara her gece gözyaşımı boşalttırma beni. Ezik yüreğimi karların üzerine serme. Sana koşan ayaklarımda hüznün kirli denizlerine sokma beni. Umutlarımı alıp gitme gül yüreklim… Hangi denize sığdırabilirim ki sensizliğin acılarını . Hangi ilaç dindirir sensizliğin sancılarını. Bu dert içimde kabuk bağlar.. Solmak istemiyorum kırık aynaların suretinde. Göğümden tüm göçmen kuşlar kanatlanır ucsuz bucaksız diyarlara. Dur gitme. Ellerim dikenlerde avunmasın. Gidişinle yüreğimi yaralarda bırakma ne olur… Şiirlerim kederimle, yüreğim gidişinle ağlamasın. Gülen gözlerime hicranlar inmesin. Bereketin ıslattığı toprağıma siyah bulutlar çöreklenmesin. Uçurumlar büyümesin duvarlarda. Pencerelerde kalmasın ıslak gözlerim. Yorgun düşmesin ayaklarım. Gitme iki gözüm. Bırakma beni tek başıma firkatinde. Düş fakiri olarak gezinmek istemiyorum şehrin ölüm kokan sessizliğinde. Ne olur gitme sevdiğim… Uyandırma beni ayrılıklarınla. Gitme diyen dudaklarım senden sonra kanamasın. Üşümesin senin sevginle gülümseyen gönül bahçem. Acılarımı unutmuşken sancının kavrulduğu ateşlerde ısıtma beni. Benek benek açan çiçeklerim mevsimsiz solmasın. Saçlarına düşen yıldızlar göğsüme ayrılığının hançerini sokmasın. Gitme canımdaki son can… Senin gözlerinden, senin yüreğinden başka bir sığınağım yok sevdiğim.. Gitme ne olur. Yetim kalmasın yüreğim Alıntı |
Bir Çiçek Aldım Dün gece yine yalnizdim Sokaga çiktim Ve kendime bir çiçek aldim Kendim almamis gibi yürüdüm sokaklarda Ve yalniz degilmisim gibi düsündüm Ama her gece gibi Dün gece de yalnizdim Ve kendime bir çiçek aldim Bir saat geri alinmis saatler Ben geri almadim Ve bir saat daha yalniz kalmadim Bir masaya oturdum Iki çay ismarladim Ben içtim Sen soguttun Sana söyleyecegim her seyi yuttum Çok dert etmedim Çünkü yoktun Dün gece yine yalnizdim Rahat agladim Yoklugundan gizlemedim gözyaslarimi Ve lambalari hiç karartmadim Dün gece Her gece gibi yalnizdim Sokaga çiktim Ve kendime bir çiçek aldim Sen sandim Koklamadim Ugur Arslan |
Sırrın Yalnızlığı Evin içi bazen dışından daha rahat Kadife bir perde kadar sıcak Eğer ay ışığında sarhoşssa gece Tende kıvranan sancıdan beter Hiç bir zaman kabul görmedi Dağınık saçlarında gereksiz lutuf Değirmen taşı gibi yüreği fena ezik Yakut benzeri gözlerinde Bir pars kadar öfkeli Diyelim bir an herşey unutulur. Nerde ne zaman hangi vakit Tıpkı bir bilardo sopasından fırlayan Bir adım sonrası Karanlık bir boşlukta Yıldızlar kadar yalnız Eskiden çok eskiden Bir damla suda Yağmurlar ılık iklimleri özler Parçalanmış bir kayadan daha beter Vahşi bir orman tadında Günahın bedeli Habil ile Kabil Ve düşler ülkesinde Bütün masal kahramanları İnandık hep inandık Yürüdük bu yolda Biz bize El ele Şimdi burada Burada olan kim şimdi Zamir Sıfat Bir cümlanin sonuna konulan her işaret Maddenin içinde Bir atom zerresi kadar Aklın sırrını param parça eder Evin içi bazen dışından daha rahat Gelip konar pencerene Akşamları bütün kuşlar Artık şarkılarda hüzün yok Ağaçlar yaprak döker Nezir Küçükbayrakdar |
YANINDAN GEÇTİM SADECE sadece kalbimden geçiyorken aşka dair adın ben seni dilime dolamaya çoktan hazırdım öyle bir gerçekten ve gerekçeden bahsettinki olduğum yerde durdum adeta çakıldım misali bir adım daha ata bilseydim eğer sana belkide bütün yorgunluğumu unutup sarılacaktım o kadar çok korktumki dur demenden kirpiklerimi kaldırıp bakacak cesareti bulamadım hafifçe büküp boynumu sadece geçtim yanından ellerimi kenetledim göstermedim avuçlarımı oysa birinde adın yazılıydı diğerinde yarim şimdi öyle bir yere gizledimki seni göremezsin yılların özlemiyle gelmiştim yorgun ve uzak sana içimdeki çocuğu verecektim temiz ve saf şimdilik ardıma bakacak cesaretim yok gidiyorum kim bilir yeniden kesişir yollarımız seninle belki ozaman toplarım bütün cesaretimi ve sana bu kez sevgimi itiraf edebilirim kim bilir. muzaffer.D. |
serseri bir ok gibi.. Bütün yüzler serseri bir ok gibi bağrıma Saplanıp kalıyor Bütün kazandıklarımı bir bir kaybediyorum Biri bir kayboluyor her şey Bir sabun köpüğü gibi kayboluyor Izdırap şerha şerha benliğimi çürütüyor Korkuyorum ya bir gün beni öldürecek Ya da bir daha beni güldürmeyecek Dudaklarımda hüznün tadı var Bu sonbahar Bu hüsran Yeter diyorum artık Bana bakan tüm gözler hüznüme kilitleniyor Ve sonbahar beni de savuruyor. Üzerime yığılan koca binalar Tüm seslerimi hapsediyorum Ve tüm şiirlerimi yakıyorum Tüm aşklarımı da , savaşlarımı da Benden bir şey kalmasın istiyorum Çünkü şiir sendin savaş sen, tutku sen Evet sendin her şey Bağrımı delip geçen tüm bakışlarımda sen Bütün kazandığım ve kaybettiğim sen Seni sevdiğim gibi şehri ve şiirleri de seviyordum Karanfil i sırf seni kıskandırmak için çiziyordum Savaşlarımı aşkını yenmek için kurguluyordum Ayrılıkları senin için içimde büyütüyordum Şimdi çok geç Şairin dediği gibi “ yalnızlığın bir ekseninde sen / Diğer ekseninde ise sen Hayali gülüşleri sarıyor her yeri Toz pembe sanki her yer Hani daha dün bir karabulut üzerime çökmüştü Şimdi gökkuşağı kibriklerin de Seni seyrettiğim göz yaşlarımı biriktiriyorum Aşk yoktu işte Aşk yok Aşk sendin işte Aşk bizdik bu alemde Sen yoksun aşkta yok öyleyse Beni artık boş ver Bak dinle şarkımız çalıyor radyoda Sana yazdığım şiirleri okuyorlar Duyuyor musun Seni anlatıyorlar Bir elveda bile demeden gidişini Beni çaresiz koyduğun o günü Beni anlatıyorlar işte sensizken Yaşayamadığımı Hala duyuyor musun Bak bu ses,bu şiir ve şehir Sen diye haykırıyor Şehir üzerime devriliyor Her gece ayrı bir ölümü tadıyorum Her gece seni düşünmeden ölmüyorum Bak işte bende vefasızım artık Bugün bende sensiz ölüyorum Hala duymuyor musun hıçkırıklarımı Hala rüyanda bile görmüyor musun Beni Ben ölüyorum işte aşksız.... Ve...sensiz! Ve...sensiz! Alıntı |
Yalnızlık aşktır,geceler uykusuzluk büyütür içimizde.Yaşamak bize kendimize ait olmayan dünyalardan paylaşılmaktadır.Yalnızlık aşktır kendi ekseninde ve gezegeninde yolunu kaybeden bir virüs gibi zamanımızı tüketen. Birçok neden ve Milan Kundera'nın deyimiyle iki varlığı birbirine bağlayıpta o en bilinmez noktalara bırakan kavramdır yüreklerimizde. Aşk anlamında nicelerine göre sürünmek kapsamında kimilerine göre anlamı anlaşılmayan kelimelerde anlaşılmayanı oynamak gibidir vakitsizce. Ve güçlü yapısıyla kimilerine göre aşk sonsuzluktur bilinmeyenin ötesinde. Mevsimsiz gelir nice sevdalar,ve mevsimsiz gider hatıralar. Kalanı yalnızlıktır, kalanı hüzündür varlığa. Büyük cümlelerle düşünüpte küçük tebessümlerle anımsayabilmektir aşk düşmeden her yalnızlığa. Her sabah yeni bir gündür,her yeni günde yepyeni dünyalar yalnız aşk'la büyür. Aşktır aslında düşünürlere göre kazanılması çaba gerektiren en büyük dava ve peşisıra şahidi olmanın gururuyla insan kıvamında. Dava şahidsiz kazanılmaz aslında. Aşk'ta şahidsiz yaşanmaz. Yaşadığımız hayata,hayat doğruluğunda. Başlar küçük bir kasabada,küçük bir sahil kenarında,yağmur altında, okulların sıralarında,büyür ve biter sonrasında. Bir sonrakini ararcasına. Bir sonraya umut katarcasına her yürek parçasına. Sanki çok uzun zaman olurda insana eskiyi unutturmazcasına, anımsatırcasına yalnızlıktır aşk kendi kitabında. Ve koskoca bir hayatın aldatısıdır aşk insana. Sanki aldatmaktan zevk alan bir toplulukta hayat bulurcasına. Kaybetmek, kaybedilmek, unutmak, unutulmak hatırlanmak, aşk'a kapılmak, aşk vermek, aşk satmak, aşk katmak yalnızlıktır aslında anlamını düşünmeden yaşayana. Aşk'ı gerektiği gibi anlayana. Ve mevsimsiz gelir aşk,mevsimsiz gider. Bir şiirde kalır hüzün,başka bir şiirde yeniden doğar. Tanımsız bir renk,alaşımsız bir yürek ister aşk. Aşk her anında paylaşım ister. Kalıplarına uymakta zorlanılan bir hayatın kronik bağımlılığı gibidir aşk. Aşk herşeydir kendinden beklenilene,kendini anlatamayandır,kendi kurgusunda ezberlenen hayal gibidir,belki bir sabırsızlık,belki tutunamazlıktır. Zamansızca yalnızlıktır.Yalnızlık aşktır. Birkan® - 30.05.2001-Bursa |
Işıksızım Işıksızım karanlığın ortasında Sarmış dört bir yanımı aman vermez Işıksızım yalnızlığın ortasında Ne bir ses nede bir nefes yok Kararsızım iki yolun ortasında Gidemem git desede yüreğim birinden Kararsızım gözyaşlaımın ortasında Ne bir düş nede bir gülüş yok Işıksızım yağmurların ortasında İncinmiş ruhum gözlerinin aynasında Işıksızım sabahın her körunde Ne bir selam ne de bir kelam yok Katıksızım sevdaların ortasında Yansın bu yürek senin aşkınla Katıksızım baharların ortasında Bana bu ömür sensiz bahar yok... Işıksızım sensizliğin ortasında Titrer yüreğim sesinle irkilir Işıksızım sensizliğin ortasında Her yüz karanlık olduğunda senden başka ışığım yok... Mete Özkan |
Sen yokken sen yokken uyuyamıyorum!sordum biliyormusun bunu kendi kendime ,hayır korkmuyorum ondan değil ,biliyorum böle düşünme. Evet korkum var bir tane derinlerde bir yerlerde bastırdığım ,söyleyemediğim ,eziklik sandığım; Sensizlik .Ya bir gün sensiz kalırsam deyip uyuyamadığım şey bu.Anlarmısın bilmiyorum sadece sadece sensizken uyuyamıyorum,sen konuşurken ,sen gülerken ya da televizyon izlerken ne kadar kolay bir bilsen.Çünkü ordasın ve yıllarca orda kalacakmısın gibi;ama yokken sankiiii yokmuşsun gibi işte olmayacakmışsın ,hissetmeyecekmişim gibi.Yalnızlık mı korkum yoksa bir gün sen televizyon seyrederken ben nerdeyim neden burdayım demekten korkmak mı bilmiyorum.Bilmiyorum her şey o kadar yabancı ki yalnızlığı sevmiş benim için .şimdi ise ona karşıyım ,karşı tarafa geçtim yalnızlıkla dalga geçenlerdenim .Peki yaa gene oraya geri dönersem ,Allahım işte en çokk bundan korkuyorum.Bencillik bu değilmi.Daha da kötüsü var yaaa sen varken de yalnız kalırsam Sen yokken bu oluyor işte sen varken yaln ız kalıyorum ve korkuyorum.Yaa bir gün sen orda oturuken de yalnızmışım giibi olursa ,hatırlayamassam o güzel günleri ,sanki oyun bitmiş gibi olursa ve ben yensem de mağlup gibi hissedersem kendimi ne olacak.İnsan hep aynen değişmeden durur mu söyle bana .Ya tam vazgeçmişken çaresizlikten sana bakıp bir şeyleri anlatmaya çalıştığımda en acı şeyi söyleyip ’saçmalama dersen’.Ve ben çekip gidersem ,yalnızlığı seçersem .Ne olur söle bana saçmalamıyorsun de şimdiden de.korkuyorum karşı tarafa geçmekten ,sensizlikten kaybolup gitmekten, nedenlerden ,cevapsız sorulardan .En dumanlısı da ne biliyormusun püfür püfür seni çekerken senin adına saçmalarken senin bunlardan haberdar olmayışın .Sessiz ve sakin beni düşünürken kimbilir ne kadar duru ve sadesindir. Peki yaaa ben bu kadar karmaşıklık neden çünkü karışığım ben böle doğdum ve sen böle sade olduğun için seviyorum seni sende beni bu kadar karışık olduğum için. neyse boşver Özetle sevdiğim sen yokken uyuyamıyorum çünküüüüü hep bunları düşünüyorum.sana da gel birlikte düşünelim diyemiyorum ki! |
İçimdeki Yalnızlık Beni üzen birşeyler var, Kalbimin en derin köşesinde. Ne zaman seni hatırlasam, İçimi sızlatan sözlerin gelir. Şimdi çareme dermam arıyorum, Nasıl bulurum,gözlerim hiç görmüyor. Uzatıyorum ellerimi karanlığa, Bir ışık bekliyorum,aydınlatsın beni. Bir dost istiyorum,tutsun ellerimi, Birikmiş içimde bütün beklentilerim. Haykırmak istiyorum, bütün güçümle, İçimde gizlediğim,yalnızlığımı... Hikmet Yurdaer |
Ben dolu bir ben, sen dolu bir sen .. Avazım çıktığı kadarıyla bağırmak istiyorum, duygularımı bir çilpide sana sevgimi anlatmak istiyorum başarabilir miyim diye korkuyorum bazen, ne yapmalıyım, ne etmeliyim, içimdeki sevgiyi sana nasıl anlatmalıyım diye ... Anlıyor musun peki beni !!! Bak diyorum " Seni Tüm Kalbimle Çok Seviyorum " Özledim diyorum genelde, ama öyle bir hasret ki içimdeki, ruhumun derinliklerine sığmıyor oysaki ama olsun sevgiliyi özlemek bana yetiyor yinede ... " Yarın gibi Özlüyorum seni " Bekliyorum oysaki, dimdik solmadan ve ayakta!!! Yâr'eni bekliyorum, O ki; solmaz hayatta asab-î BÜLBÜL .. Gülümsemesi ile huzur veren yâr'imdir o benim gülüm ... " Hasretim; bekleyişimdir yâr seni " Sesin kulağıma geliyor, her ne zaman duysam tatlı sesini, aklıma gülen gözlerin geliyor gözlerimde bir yaş neden Ya Râb neden, sevdiğim yanımda değil. Olsun yinede ben seni sol yanımda hissediyorum ... " Kalbimin en icra köşesine seni yazdım sevdiğim " Ben dolu bir ben olarak, sen dolu bir sen olarak.. Seni Seviyorum ... |
Sisler Içinde Dağlarım Beni yok sayan hayatın İsyanları düştü payıma Yanlışlarımı sorguluyorum Bir yanım güz yağmurları Diğer yanım alevden şimşek Kimseler görmese de Sanki yüreğime düştü hançer Yorgun muyum? Yoksa tükenmiş mi? İniltilerim yankı yapar kayalarda Soğuk rüzgârlar eser koynumda Sinmişliğim kor ateş olur Issız dağların sisleri arasında Kimsesiz yüreğim kavruk Çoğalttığım sancılarımla Ne yerdeyim ne gökte Kaybolmuş muyum? Yoksa hiç var olmadım mı? Ateşler içindeyim her gün Uyanıkken rüyalar görüyorum Usul usul akıyor kanım Ağaçta kalan son yaprak gibiyim Ha savruldum ha savrulacağım Ne kadar direnirim bilmiyorum Başım düştü düşecek, Ömrümse yorgun çocuk Sevilmemiş miyim? Yoksa hiç yaşamadım mı? Hatice Kürklü |
Yüregimin Yanlızlıkları... bak ben geldim yine gecelerine senin gelmeyeceğini bile bile çok söylediler o unuttu diye o unutsa bile ben hala unutmadım onu niye? amansız çıkışlardayım yanlızlığımla seni arıyorum akşamın karanlığında bulamadım dökemedim içimi meğer ben hala unutamamışım seni. yüzünü kaldır gururunu göster elimi tut parmaklarım ıslansın kim bu benim için ağlayan bilmek isterim kimmiş yüreğimi paylaşan benimle. bir akşam üstüydü döndüğümde ağlayarak girdim yine eve gelme sakın dedi gelme yüregimin yalnızlıkları oynayacak bu gece. Harun Sürek |
Kayboluyorum Sensizlikte Kayboluyorum sensizlikte Dalıp gidiyorum gecenin acımasızlığında Ve bu şehir bu sokaklar cadeler seni anlatıyor bana Hayalerim ıslak düşlerim sırılsıklam dolaşıyorum o sokaklarda Sarı sönük sokak lambasının altında Eski bir resim gibi ağlamaklı kaldırım taşında Sevdasını kaybetmiş sevda adamı gibi dolaşıyorum pencerenin önünde Sonkez doyasıya sıkı sıkı sarmak istiyorum Son kez görmek dokunmak elini tutmak istiyorum O ayaza çalan geceye aldırmadan avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum seni seviyorum Yokluğun acı hergünüm çileli Dünyaya diz çöktürürdüm birkere sevseydinbeni Şahin Şekerci |
Yanlızlığım Bugün yine yanlızım İnsanı yakan bir güneş Hafifçe esen,serin bir rüzgar ve İnsana öyleki bir ah çektiren Vurup düşündüren bir yanlızlık Herkes bir yerde Herkes biriyle Ben ise YANLIZIM Çaresizliğimle uğraşıyorum Acizliğime bakınca Kahrolup duruyorum. İnsanlar, Ne kadar mutlu ve neşeli Ben ise mutsuz ve yanlız İçimde bir sızı,bir burukluk Gölgemde ise bir yanlızlık var... Erkan Yarar |
YALNIZIM Gel desem gelirmisin? Tut desem ellerimi Baksam gözlerine tükeninceye,bitinceye kadar Yok olsam yüreginde Gözlerinde esir kalsam Hapsolsam yüregine Bırakmasan ellerimi Nerdesin gel desem gelirmisin? Gel gel ... Tut ellerimi.. Mahkum olayım yeniden gözlerine,yüregine Gülüşlerim yeniden anlam kazansın gülüşlerinde Sözlerim hayat bulsun dudaklarında Yüregim yüregim yeniden hızla çarpsın sende Unutma sen gelirsen maviliklerde gelir.. Gülüşlerimde anlamlı olur.. |
Parıltı Ateş gibi bir nehir akıyordu Ruhumla o ruhun arasından Bahsetti derinden ona halim Aşkın bu unutulmaz yarasından. Vurdukça bu nehrin ona aksi Kaçtım o bakıştan, o dudaktan Baktım ona sessizce uzaktan Vurdukça bu aşkın ona aksi... A.Haşim |
Yalnızlığına Karşı Oturmuştun tam mavi üzerine halikarnas'a karşı Sıcak ama acıları çekilmiş suların Yüzünde uyanırdın eski bir tarih gibi Pembe zakkumlar düşerdi dokunsan karanlık sulara Ve bir balıkçı teknesi süzülürdü Gümüş balıklarından örülmüş bir geceyle Yazmıştın ak bir martı kanadına yalnızlığına karşı, Sevgisi tüketilmiş yüreklerin Uzaklığına karışırken eski bir sevdan Nedense hep beyazlar giyerdin düşünsen sabah mavisini Ve bir ses duysan yüzyıllar öncesinden Oturup mavi üzerine ölü martıları severdin.. Feriha Özkurt |
Birlikte çıkmıştık yola heyhat şimdi yalnızım, Tek hatıran bir hıçkırıkla bir de yürek sızım, Nerede kaldı verdiğin vefadan yana sözün. Senden bana kalan neler var; ayrılıktan başka? Senin olduğun gecelerde sabahı bulurdum, Hiç yorulmam diyordum sayende çabuk yoruldum, Sen bana can derken ben yoluna kurban olurdum. Senden bana kalan neler var; hasretlikten başka? Baharda karlar eridi sel olup bendim aştım, Yüreğimde fırtınalarla Mecnun’la yarıştım, Yağmurlarca gözyaşı akıtıp sana ulaştım. Senden bana kalan neler var; gözyaşından başka? Karabağlı der ki bu yazgıyı ben yazmadım, Kazılsa da kuyum kimsenin kuyusunu kazmadım, Senden gelen sitemlere hiç mi hiç kızmadım, Senden bana kalan neler var; ızdıraptan başka? Reşat Karabağ |
Yalnızlığım Taa ezelden kurgulanmış Senfoni Yalnızlığın hüznünü çalıyor yine Hava buz gibi ağır Üşümekte yüreğim Nerdesin karanlığım? Nerde kaldın bindallım? Sevdiğim kokum, mavi gecem Seni tekrar üstüme Bir güzel giyebilsem Tadını almışken damağım Yaklaşmışken mutluluğun doruğuna Gene takıldı ayağım Bir başıma düştüm umutsuzluğuma Hüzünlerim, sevinçten dört köşe Halay çekiyorlar etrafımda Pür neşe Bir kez daha anladım ki Ne onlar bensiz Ne de ben, onlarsız Bu dünyada asla... ...Asla yalnız yapamayız Fatma Çağlayan |
ÜŞÜDÜKÇE SARILDIM YALNIZLIĞIMA, BEN YAZLNIZLIĞA SARILDIKÇA YALNIZLIK SARILDI BANA VE BENDEN EVVEL ZAMAN TERLEDİ:( |
Dertli bir yalnızlık koydum cebime Gidiyorsun ya! Şehir düştü peşine Ben kaldım. Kalmalıydım, kızma! Yalnızlığım bensiz yapamaz, Yoksuldur yokluğunda Biraz da muhtaç, Yalan da olsa ‘Gelecek’ kelimesini sürmeliyim dilime. Senden bir sensizlik aldım elime Gidiyorsun ya! Sevip okşuyorum onu İçinde sen var diye. Dertli bir yalnızlık çıkarttım cebimden Gitmişsin! Erkan Ayrancı |
Yalnız Nöbetteyim dağların doruğunda benim dünyam karanlık En doğusundayım hayatın kalbimi batısında bırakmanın hüznüyle Bilmezdim yeşili bu kadar seveceğimi aynı elbiseyi kırk gün giyeceğimi Hayatı hayallerde yaşar oldum puslu geceler sırdaşım oldu Havadan daha soğuk olan silahım arkadaşım Kim bilir bu halimi kaç kişi düşünür ölmüşüm kime ne Hayat bir mermi çekirdeği kadar ***** olabilir mi Korkmak ve cesaret arasındaki ince çizgideyim Ölümü kutlarcasına aydınlanıyor gece Kudurmuş köpek gibi saldırıyor üzerime düşman Düşüyorum acılar içinde damarlarıma sığmıyor kanım Isıtıyor kasvet dolu gecede bedenimi oluk oluk Postallarımın soğukluğunu hissetmiyorum artık Bedenim darmadağın annem kokuyor boş fişekler Son nefesimde ruhum da kaçıyor benden Şehit diyorlar ölümüme kimseler şahit olmadan Can Demir |
Bitmeyen Yalnızlık yine herzamankinden farksız birgün, dışarıda güneş we hareket içerde bir genç we yorgunluk bir de YALNIZLIK. we televizyonda reklamlar yukarı katta tıkırtılar aşağı katta sessizlik uzaklarda ölüm,yakınlarda yine ölüm bir yerlerde unutulanlar,bir yerlerde ise unutanlar bilinmeyenlerde bir genç kız we bir genç kız daha... uçurumun kenarında düşmek için hazırlananlar uçurumun sonunda ölüm çığlığı! arkada sonsuz gözyaşları, uzun bir sessizlik, anılarıyla başbaşa bir genç kız Ve BİTMEYEN YALNIZLIK!!!!!... -alintidir- |
Telli Duvaklı Yalnızlık Mutlu bir uykuya davet gözlerin Öylesine derin, Ölesiye dingin... Düşlerin var sonra, Utanan hüzünlerin Saklanan hayallerin... Yolu kuşların cıvıltısından geçen huzura eş, Yüreğinde ki ateş... Ah be adam... Ben sana gel derim, Yollar sancıda... Ben sana ellerim derim, El olursun bir anda... Telli duvaklı yalnızlığının gökyüzü dar İçerisinde dileklerden yıldızlar... Yanıyorsun için için, Bilmiyorsun neden, niçin? Sorgu suali yok meleklerinin Hepsi hazır olda, Hesapsız sevmeler için... Ah be adam... Ben sana konuş derim, Dilin suskuda Ben sana yüreğim derim, Yüreğin uçup gitmiş uzaklara... ELIF SEZGIN |
Yalnızlık Susta dillensin yalnızlık Tüm karanlık roman, Hatıralar kelime olsun Sen, küçük yatağına uzanmış durursun Gözlerin duvara çizilen gölgeleri izler Dudakların titrer, konuşmak ister; beceremez Yanaklarına süzülür gözyaşların, Nemlenir gözbebeklerinin çatısı Avuçların bir derya gibi olur Boynuna dokunursun, olmaz Ellerini sıkarsın, hissedemezsin istediğini Bir bir dökülür hatıralar odaya Konuşmaya başlar yalnızlık Kelimeler susar tamamen Bense, sorma; Ne zaman farklı oldum ki senden Gökçebey 26.12.2008 21.11 Muhammet Mahmut Eski |
Bir Yalnızlıksın Bir yalnızlıksın sen bana Yanımda olsan bile dokunamayacağım Sevsem bile hissedemeyeceğim Bir yalnızlıksın sen bana Ağlasam görmeyecek Seslensem duymayacak Asla ulaşamayacağım Bir yalnızlıksın sen bana Ama ne çare olmadı senden başka Varlığın kadar gerçek olan Yokluğunla benimsin Bedenimde içimdesin Ohhh kıskan sen bile senle Bu kadar başbaşa kalmamışsındır..... Sennur ÇETİN |
Sen Yokken Bahçesiz bir ev düşün Güllerin olduğu Güllerin birbirine gülümsemelerini düşün Güllerin sessizce bülbüllerin aplamalrına eşlik ettigini duy Güllerin solduğunda bülbüllerin yanlızlığını düşün Bülbüller nasıl yanlızsa şuan bende öyleyim .... Sen Yokken Yanlızım Be GÜLÜM ebru ... Mehmet Danaoğlu |
Ama Yalnızım Yalnızlık taht kurmuş ufkum kapkara, Ümitsiz değilim ama yalnızım. Dertlerim depreşti yazdım dağlara, Poyrazla katmışım kuma yalnızım. Kaybettik dostluğu yetim değerler, Kadir kıymet ne ki kasvet yayarlar, Makama rütbeye boyun eğerler, Çıldırmış çıkmışım dama yalnızım. Kalabalık külden yaban ıssızım, Dostluklar mevt olmuş bense sessizim, Karakış sokakta yavrular bizim, Acıklı bakıştık ama yalnızım. Çöplükler aç dolu toplum çok rahat, Ben suçlu ben güçlü benim kabahat, Ecel kervanımda sayıyor saat, Kimi aç kimi tok deme yalnızım. Ömer her halimiz gösteriş tüter, Namaz kılar ceset namazsız yatar, Hücreler isyanda, yeter be yeter! Kendime sitemim kime yalnızım. Ömer Ekinci Micingirt |
Bir umut, Bir parça zevk. Karanlıklar da; Gözyaşı,hüzün. Mutsuzluk,yalnızlık Yok oluş ölmek Yaşamak nedir ki? Boşver... Faruk Sangi |
Yalnızlık Nerdesin sevgili. Susamışlığımda aşkın; Özlem seninleydi, Yalnızlık benimle. Ve kör olasıca bir uzaklık, İkimizin. Duvarımdaki resim; Sararırken anılarda, Sen yoksun. Açarken akasyalar, Bize küsen; Kır çiçekleriydi. Sevda boyun eğerken, Umutlara; Arpa boyu kadar yol alıyordu, Umutsuzluk. Fısılda hadi çığlığını; Kalırken bir tutam, elimizde,aşkın. Yakup Ağgün |
Yalnızlık Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum Ne tuhaf, vaktim olmazdı yalnızlığı bunca bilirken kendimi hiç yalnız sanmazdım çevremde hep birileri vardı, ben hep birilerinin yanındaydım günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık elde olmayan nedenle sudaki halkalar gibi genişleyen küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar birbirimizi çok sevdik hep yıllarla azala azala şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem, yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım, şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara telefonun başına geçiyorum alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası gün ölüyor meşgul numaralarla şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem, şimdi ne kadar yalnız... yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız. Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum her zaman yalnızdım, bunu biliyorum büyücü ellerimin kara sanatı yazı en çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu bağışlamasız sanarken kendimi en çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini denenmemiş başlangıçları göze aldım, hafifletilmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı mutfağı beklemek hep bana kaldı bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp her seferinde aydınlık bir inat gibi yeniden karıştım hayata hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim odalarınıza, ruhlarınıza buraya eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi çok özledim. Şimdi birdenbire bir köşeden çıkıp bana, yalnızca, Merhaba, deseniz, o zamanlar hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz, bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size sağ olun demenk isterim, sağ olun, sağ olun sanki beni yeniden sevdiniz ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda, yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de isterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna ne kadar ıslansam, o kadar çıkacağım sanki bir zamanlar çok daha bütün olduğumu sandığım o yıkanmış zamanlara... yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler her zaman yalnızdım kitaplar kadar yalnız yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına her zaman yalnızdım yanardağlar kadar yalnız ey kafiye sevenler, şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız! nankörlük etmeyeyim gene de, yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde yalnızlık için çalar telefonlar kapılar İstersen bana uğra, ya da, Akşama buluşalım, ölmeden yapacak çok iş var Murathan Mungan |
Dön Bir Bak! Kaybettim bugün Sonun olmadığını düşünmüştüm Ama sen vazgeçtin benden Şimdi yalnızım... Güçsüzüm... Anladım ki Sensiz hayat bir hiçmiş... Anladım ki Sensiz hayat diye bir şey de yokmuş.. Sensizim şimdi... Sabahı olmuyor sensiz gecelerimin Göremiyorum artık güneşin doğuşunu Her yer karanlık... Ürperiyorum! Güneşsizim şimdi... Olurda aklına gelirsem Olurda aramak istersen Bıraktığın yerdeyim Dön bir bak! Ben hala: Yalnızlığın koynuna sattığın gecelerdeyim... Bülent Kaya |
Küstahlığıma nezaketim oturdu Saadete kendime bakakaldım. Kararsızlık bir an sürdü Gizlenen insanların ortasında ben kaldım, Çırılçıplak Selamımı tanıdıklar oturdu. Saygı bekleyince alçaldım. Kararsızlık bir an sürdü Kendini beğenmişler ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Ağlamayı ölenler oturdu. kendimi ölmez sanınca ufaldım, kararsızlık bir an sürdü. Ölülerle dirilerin arasında bir ben kaldım, Çırılçıplak. Sonsuzluğu ufuklar oturdu. Yarattığım dünyaların içinde daraldım. Kararsızlık bir an sürdü Başlangıç ile bitiş ortasında ben kaldım, Çırılçıplak. Aydınlığı bulutlar oturdu, Yıldızlara doğru yol aldım. Kararsızlık bir an surdu: Varanlar ile duranlar arasında ben kaldım, Çırılçıplak. ÖZDEMİR ASAF |
| Saat: 22:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık