MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

SiyahLALE 19 Ekim 2008 20:32

Ölçüsüz Aşk

Seni seviyorum desem, var olan en yüce dağlar kadar,
En yücesi bir yol kadar düz olur...

Seviyorum desem seni, bütün denizler kadar, yetmez ki,
İçimdeki aşkın bir damlasından, zaten bin deniz olur...

Desem seni seviyorum, evren ne kadar büyükse,
Şu koca evren çok çok küçülür, ölçü olmaz az olur...

Seni seviyorum desem,büsbütün mevsimler kadar,
Dört mevsimin bütünü de, sımsıcacık yaz olur...

Desem seviyorum seni, sayısız yıldızlar kadar,
Yıldızlar güneşe dönüşür, tüm geceler gündüz olur...

Seviyorum seni desem, bütün canlılardaki hayatlar kadar,
Ölenlerde katılınca, yaşam dünyaya hiç sığmaz olur...

Seni seviyorum desem, acı gerçek ölüm kadar,
Yaşam utanır kendinden, zerreleşir, bir toz olur...

Özlüyorum seni desem, bir anlığım bin romandan çok olur...
Aşkımıza kalem yetmez, kağıt yetmez
bu sevdaya, bu özleme az olur...

Alıntı



arwen 19 Ekim 2008 22:26



jöly 19 Ekim 2008 22:53

Ağlamak Güzeldir

Ağlamak Güzeldir
Derdini anlatacak bir dost bulamamışsan
Yapayalnız kalmışsan dünyada
Ve çaresizsen çareler içinde
Güldürmüyorsa kader yüzünü
Islanmışsa yüreğin bulut misali
İnadına hüzünlü şiirler çıkartıyorsa karşına felek
Her şey tersin akıyorsa
Tutma gözlerini
Ağlamak da güzeldir
İçinden haykırmak geliyorsa
Denizlere
Dağlara
Ağaçlara
Ve sonra insanlara
Durma
Haykır avazın çıktığı kadar
Söndür yüreğindeki ateşi
İsyan et çektiklerine
Sonra uzaklaş
Kaç yılanlardan ve çıyanlardan
Anı gelmiştir artık
Tam da zamanı
Yalnızlık da güzeldir
Uzak kaçıyorsa senden
Ve sevmemişse seni
Düşman bellemişse
İyi niyetine rağmen
Boş ver
Gitme üstüne
Mutsuzluk da güzeldir
Yormuşsa seni hayat
Feleğin çarkında
Bitkin düşmüşsen savaşmaktan
Ve yenilmek vazgeçilmez olmuşsa
Binmişse ensene Azrail
Aranızdaki mesafe bir kıl kadarsa
Bırak kendini ellerine
Ve ölmek de güzeldir

idris Çağlar


SiyahLALE 19 Ekim 2008 22:58

HERKES GİBİSİN

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin

Alıntı


miss_didem 20 Ekim 2008 12:20

http://img.blogcu.com/uploads/cansu94_korku_evi.jpg

Boşuna çalma kapıyı;

Evde kimse yok.

Adresi mutluluğun

Değişeli çok oldu çok !

Hatıralar bir bir taşındı odalardan;

Aylar var pencereler açılmıyor,

Işıklar yanmıyor...

Telefonlar çalmıyor...

Anlayacağın ;...

Sen gideli buralardan;

AŞK;artık bu evde yaşamıyor..



Ahmet Selçuk İLKAN


jöly 20 Ekim 2008 12:29

Yastayım

sevgi denen şu altüst oluşla
ben baş edemedim
zaten sevilmedim
önemsenmedim ,
zaten bilmiyordu
ve gözümün önünde
gözümün içine baka baka
uzaklaşıyordu..
nereye baktımsa hep karanlıktı
güneş hiç doğmuyordu sabahlarıma
ve bulutlar bile
yetmiyordu artık acılarımı ıslatmaya..
sıradan hayaller taşıyordum
hep bir avuntu yaratıyordum ,
sevdiğim kadar
hiç sevilmedim
en çok da bunu biliyordum..
sancısını söndüremiyorum bu hayal kırıklığımın
hayaller hayatımın üstünde yaşıyordu
ve en ufak bir yalnızlıkta
hayallerim bile
beni terkedebiliyordu..
ne bileyim
böyle bir şey işte ,
umutlarımın tamamen bittiği gün
zaten hiç olmayacağım
isyan değil bu
sadece yastayım..
biz ne zaman sevsek
yağmur ıslaklığında
cümleler yağarız ,
biz ne zaman sevmek istesek
yalnızlığımız olur
son durağımız.


Şahin Yenilmez


arwen 20 Ekim 2008 21:46

Yalnızlık
hiç bir şeyi düşünemiyorsan
en kara yalnızlık tülü altındasın
yağmurlardan haberin yok senin
ıslak bir yolda yürürken
karanlığa ıslıkla üflersin aşkları
içinde bir devinim duman gibi
sarmaşıklarına sarar seni
farkındalığın ezgisi dudaklarında
koyu karanlığında kucaklaşırsın
duvarları aşamazsın sebep ararsın
gündüzündemi gecen de mi
aşkın türküsü..herkesten saklarsın
Can Hırka


Yavru_Aslan 21 Ekim 2008 18:43

http://tbn0.google.com/images?q=tbn:uOFLNhqdiFpgEM:http://img2.blogcu.com/images/r/e/n/renksule/yalnizlik_top.jpg


Bir yağmur tanesi gibidir içimde yanlızlığım
Yanlızlığım,içimde bir kor tanesi gibi
Yanlızlığımda sürüklenip gidiyorum
Yanlızlığıma gömülüp gidiyorum

Ardımda koca bir ömür bırakıp
Gidiyorum buralardan
Onca acıyı terketip bırakıp gidiyorum
Yanlızlığıma gömülüp gidiyorum

Yanlızlığımdan beni kim kurtaracak kim
Elimden tutup kim kurtaracak
Beni bu yanlızlığımdan
Yanlızlığıam gömülüp gidiyorum

Yanlızlığımı alıpgidiyorum
Peşimden "dur" diyen çıkarmı bilemem
Alışmışım yanlız kalmaya
Yanlızlığıma gömülüp gidiyorum



Yavru_Aslan 21 Ekim 2008 18:52


http://tbn0.google.com/images?q=tbn:Qh9rvmWFjhvDPM:http://i1.trekearth.com/photos/64829/yalnizlik.jpg




Yalnızlık zor be gülüm bu iskelede
Alışmışım her gün denizin yosun kokusunu seninle koklamaya?
Ekmek kırıntılarını atmasını martılara
Güneşin doğuşunu alışmışım gülüm seninle!
Ne zormuş sensiz oturmak bu iskelede!
Bu sefer ellerim ellerinle değil de
Bir sigara bir şişede şarapla dolması koydu be gülüm!
Mazi aklıma geliyor, her yer sen dolu bu iskelede
Çok sevmiştim seni?
Ayın denize mehtaplaşması kadar gerçek
Ve büyüleyiciydi benim SEVGİM!
Gece iskeleye iniyorum
Yıldızlara küfür ediyorum!
Çünkü sen demiştin bana
Yıldızlar kadar gerçekçi benim sevgim diye!
Hadi oradan sende
Kalbimi yakıyor be gülüm bu iskele!
Yaralı kalbime tuz basıyor her gece
Yeter artık!
Ve sona yaklaştık
Ben dayanamıyorum her gün bu iskelede ölmeye
Artık benim gitme vaktim geldi
Kendine iyi bak!
Bu arada elindeki mektubu iki yere gönderdim
İkisi de aynı mektup ama Tek farkı var sadece
Biri sende biriyse iskelede?Cansız bedenimde!


Yavru_Aslan 21 Ekim 2008 18:59

http://tbn0.google.com/images?q=tbn:4vU730USxGJZWM:http://site.mynet.com/makres1/yalnizlik.jpg


KENDİMİ MUTSUZ HİSSETİĞİM BİR GÜN DAHA
YİNE ÜMİTSİZ UYANDIM
YİNE HAYATTAN BEKLETTİLERİMİN OLMADIĞI BİR GÜNDÜ
YİNE YALNIZLIĞI TERCİH ETTİĞİM BİR GÜNDÜ

HER SABAH ÜMİTLENEREK UYANIRIM BELKİ BUGÜN GÜZEL OLUR DİYE
AMA İNSANIN ÜMİDİNİN SÖNMESİ NE KADAR KÖTÜ BİR DUYGU
İŞTE BEN HER SABAH BU DUYGUYLA UYANIRIM
YİNE HAYATLA BARIŞMAYI TERCİH ETMİYORUM
YADA O BENLE BARIŞMAYI TERCİH ETMİYOR

HAYATA KÜSMÜŞTÜM
ARTIK HİÇBİRŞEYDEN BİR BEKLETTİM YOKTU
ARTIK KİMSEYİ KAFAYA TAKMIYORUM
BU YAŞADIKLARIMDAN SONRA
HAYATLA BARIŞMAM İMKANSIZ OLDU

SANKİ HAYAT ALMIŞ BAŞINI GİDİYOR
BEN İSE ARKADAN EL SALLIYORMUŞUM GİBİSİNDEN
ARTIK YALNIZLIĞI GÖZE ALMAK GEREKİR
ARTIK ÜMİTSİZ YAŞAMAK GEREKİR BENİM İÇİN

EVET YALNIZIM HEMDE ÇOK YALNIZ
YALNIZLIĞIMI PAYLAŞTIĞIM TEK ŞEY VAR
ODA ŞİİR YAZMAK OLDU
VE BİR YANDANDA ŞARKI DİNLEMEK
İÇİMDEKİ BU MÜZİK VE ŞİİR SEVGİSİ
BELKİ HAYATLA BENİ BARIŞTIRIR UMUDU İLE...




SiyahLALE 21 Ekim 2008 19:16

SENİ ARIYORUM

Şimdi bir an dönerek gerilere, hani
Bir zamanlar beni ölesiye yaşatan
Ellerimi bırakıp, sevecen ellerini
Çevremi sımsıcak bir sevgiyle kuşatan
Seni arıyorum.

Bir deniz hıçkırıyor ta içimde, dinle
Giderek yalçın kayalar, kumlar eriyor
Şimdi baş başayım bir kıyıda kendimle
Ve bende var ettiğin o ben, can veriyor
Seni arıyorum.

Gülerdin bir zamanlar güneş batmazdı
Baştanbaşa bir gül bahçesiydi ortalık
Renkler ya mavi, ya pembe, ya beyazdı
Oysa şimdi ne yana baksam karanlık
Seni arıyorum.

Varsın ama yoksun. yanımdasın, değilsin
Gözlerim boşuna deliyor geceleri
Tek seni bir kez daha görebilmek için
Daldırıp ellerimi benden içeri
Seni arıyorum.

Ellerim içimde bir kan golüne batıyor
Bağırıyorum kimseler duymuyor sesimi.
Dişlerim hırsla dudaklarımı kanatıyor
Ve senden uzakta verirken son nefesimi
Seni arıyorum.

Bu son aldanışım, son yıkılışım olacak
Gelsen de boş artık gelmesen de, ben yokum
Yine de son bir ümit kırıntısıyla, bak
O, her şeyi yitirdiğim anda bulduğum
Seni arıyorum.


Ümit Yaşar Oğuzcan


fadedliver 23 Ekim 2008 21:07

İçimde
bir yağmur ikindisi
İçimde sensizliğin üç beş nöbeti...
Gözlerinin uçsuz bucaksız semasında güneş batıyor şimdi ve benim
yüreğim yakamozlu bir gecenin ertesine dönmek üzere...
Senli rüyalar ve sensizliğin kabusları arasındaki uyku vakitlerimde bedenimde durmak bilmeyen titreme nöbetleri...



Sensizliğin yitirmişliğin yağmur damlaları yanaklarımda tuzlu yollar açarken yüreğim hasret kokan bir türkü yakar yalnızlığıma...
Bir gri cigara daha yakarım sonra.Boş paketleri saymayı çoktan bıraktım.Gri dumanlarla örtülü odamın penceresinden gökyüzüne dalar gözlerim.
Kaset çalarda yine bir Sezen parçası...



Geri dönGeri dön
Ne olur Geri Dön
Uzanıp tutver elimi birgün
Utanır diyemem NE OLUR GERİ DÖN...



Geri dön diyememem utanmaktan değil aslında.Geri dön diyememem her gidişin bir parçasını götürmesinden insanın ve o geri dönüşlerde aynı sevdayı sevdalının gözlerinde göremeyecek olmanın korkusu...Geldiğinde tekrar GİT demek zorunda kalmanın ağırlığı belkide...
Bunu yapamam ona diye haykırırım geceye...Kulaklarımda çığlıklarımdan kalma uğultular...



Kaç gecedir bilmemuykusuzluğun oturma eylemleri gözlerimde ve ben bir umut yüreğimin sevda lambalarını bir dakika söndürmekteyim...Gözkapaklarım isyanları oynamakta...



Hadi yüreğim ver elini gidelim uzak diyarlara.Kimse bulamasın bizi.Hadi yüreğim topla bavulunu sende.Acılarıumutsuzluklarıgözyaşlarını bırakalım Marmara'nın derinliklerine...
Denizin mavisiniKız KulesiniBoğazı bütün anılarımı bıraktığımız yerlerden arka cebime koyup gidelim.



Sana bir elveda borcum kalmasın sevgili
Saçlarımın başak sarısınıgözlerimin zaman zaman yeşile çalan rengini bırakıp gideceğim sana.Gözlerine o kahverengi semaya son bir defa bakacağım ve son bakışını nakış nakış işleyip hücrelerimedudaklarından dökülen birkaç damla şiir kırıntısını çalacağım senden.Cennet misali gülümsemenden de bir parça götürmek isteyeceğim.Ama sen gülümsemelerini yüreğinin arka odalarına saklamış ve kilit vurmuşsun bensizlikte.Bİr buruk acı dudaklarının kenarlarında...



Yüreğin artık beni gördüğünde iki bulut arasına salıncak kurup sallnmıyormuşgözlerin dalıyormuş ıssızlığına gecenin ve birkaç parçanı bırakmışsın çoktan çaresizliğe...



Gözlerinde zamansız bir Güneş tutlmasıYüreğinde depremler
Gözlerimde vurgun yemiş yılların sevdalısı...



İçinde Ayaz soğuğu...
İçimde Cehennem ateşi...






Sana bir elveda borcum kalmasın SEVGİLİ...
KENDİNE İYİ BAK BİR ELVEDA CÜMLESİDİR..


SiyahLALE 30 Ekim 2008 15:36

Ekimin Hüznü

Ekimin Hüznü…
Sular çığlıklarını bırakırken içime
Mihricanlar öperdi Ekimin son güllerini
Bir muamma ıslık çınlatırken kulaklarımı
Bulutlar ağır ağır yer yüzüne inerdi
Tırmalanırken yüreğimin yeşili acı acı
Hüzün ve yalan beynimde büyürdü…

Bir ses duymak isterken çok ötelerden
Bir kadının yüreğinde yalnızlık örülürdü
Gözler doyarken ormanların güz manzarasına
Vadilerde son göçmen kuşlar hüzünle şakırdı
Bir teselliyle güneş yararak bulutları
Kapalı pencerelerden içeri sızardı

Ah, sonu önceden yaşanmış yazgı
Vaktin soluğunun kesildiği gecelerde
Her yürek kendi acısıyla düşerken yollara
Her sabah akan hayat suyu
Sürüklemekte bizi selden sellere
Akasyaların üşüten gölgesinde
Bulunur bir vafasızın yüreği

Ey sığındığım hayalerimle avunan divane yanım
Ziyan oldun acı bir su içinde
Günbe gün gayibe akan ömrüm
Sessiz bir ağrıyla gönlümün kanatlarından
O içimin kül rengi bakan çocuğu
Bir göz kırpmasıyla döner mi geri
Mısır tarlalarının hışıltıları arasından

Şimdi akrebin kıskacında günler
Ve anılar ahtapot gibi uyuyor yüreğimde
Ölümün eşiğinde bir fani
Yanmak istiyor yakacak bir ateşte
Ve aşk gülümsüyor derinlerde…

Alıntı


SiyahLALE 30 Ekim 2008 16:12

Yalnızlık

Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Ve güneş bile yemin etmiş,
Son ödeme tarihi geçmiş umutlarıma doğmamaya,
Ellerimi uzatıp ellerini tutmak isterdim ama,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Bileklerimi acıtıyor, yetişemiyorum sana...

Her hüzünlü şarkının yolları çıkıyor sana,
Sessizlikler bile seninle bozmuş,
Bulduğu ilk fırsatta ışık tutuyor yokluğuna,
Bir ışık da ben tutmak isterdim sarı saçlarına ama,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Gözlerim acıyor, ağlayamıyorum bile sana....

Uykularımı seninle süslüyorum, uykusuzluklarımı da,
Bugün bütün yağmurlar kiralıkmış,
Ben tutup yağdırmak isterdim tüm ayrılıklara,
Hatta avuçlarımı doldurmak isterdim, gözyaşlarıyla,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Avuçlarım delinmiş, tutamıyorum ki, dökülüyorlar yollara....

Ayaklanmış bütün isyanlar, sensizliğe koşmakta,
Ve rüzgar bile eşlik etmiş,
Koparmış en büyük fırtınasını sensiz akşamlara,
Bende ayaklanıp delice koşmak isterdim sana ama,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Bir de yağmur yağınca, tükenmiş, erimiş gönlüm..
Dökülmüş sensiz bir sabahın, ilk ışıklarına..

Alıntı


Misafir 4 Kasım 2008 15:17

Bu yağmurlarda alıştım yalnızlığa,
Bırakın onlar anlatsın beni,
Rüzgarın ıslık çaldığı anlarda,
Açılmayan gözlerim anlatsın beni,
Kayan bir yıldız olsun bastığım toprak,
Bir tereddüt alsın başımı,
Soğuklardan ölürcesine üşümek olsun adım,
Ya da dalından kopan ölü bir yaprak
Kalın duvarları olsun yalnızlığımın,
Gökyüzü görünmesin,çünkü o bir yalan,
Artık herşey çok karamsar,çok yapay,
Kendimi kendime adadım,
Yalnızlık oldu adım...


SiyahLALE 4 Kasım 2008 16:27

Bilemedin

Sen beni hiç tanımadın ki
Hiç bilmedin sana esaretimi.
Kolların karanlığı kucaklamadı hiç.
Dehşetini görmedin gecelerin
Gecelerin ayazı vurmadı yüreğini.

Sen beni hiç tanımadın ki
Ben seni hayal bile edemedim.
Milyonluk şehirde,
En büyük yalnızlıktın bazen.
Yanıbaşımda ayrılıktın.
Açık denizlerde,
Kutup yıldızımdın;
Yol göstericim.
Yüreğimde yakarıştın.

Sen beni hiç tanımadın ki
Hiç bilmedin
Issız gözlerinde
Ateşler yaktığımı.
Bir yaşam tükettiğimi bilmedin.
Bembeyazdın gecelerimde,
Soframda fakirliğimdin.
Gözyaşıydın dizelerde.

Sen beni hiç tanımadın ki
Görmedin bir yaşamı,
Seninle nasıl paylaştığımı.
Çaresizliğimi,
Sarhoşluğumu
Bilmedin.
Bilmedin gidişin sıra,
Cadde köşelerinde yıkılışımı.
Bilmedin.
Bilemedin...



Alıntı


arwen 6 Kasım 2008 23:28

Gafil avlandım yalnızlığımda
Bilirim,
Merhameti yok
Aşk sancısı
Vurdu
Yüreğimin dalgalarına…


Çöreklendi göğsüme
Anıların
Eskimeyen acı derin
Yüzleri…

Izdırap veriyor çileler damgalanmış
Buhranı içimde yürümüş,
İsleri gitmiyor
Göz pınarlarımdan…

Güz gülleri gibi,
Bir açıp bir kapanırken
Ruhum
Sağnak yağmurlara
Tutuluyor
Bedenim…

Hülyalı gözler bekler,
Yüreğimdeki azabın dinmesini..
Dinmez.
Dinsede iksirini salmıştır aşk bir kere
Yayılır
Umman denizine döner benliğim…

Ah! Onmaz artık..
Bu gönül esiri olmuştur
Aşk iksirine…



GÜLAYŞE ULUSOY


SiyahLALE 12 Kasım 2008 14:50

Gitme Nolur!

Gitme Nolur!
Gitme, koca şehirde yapayalnız kalmak istemiyorum.
Gidersen, sensizliğin içinde hangi duvar avutabilir beni ?
Bırakma beni karanlıklara.
Alışkın değilim sabahları sensiz uyanmaya.
Gitme umudum.
Uçurumlardan esen rüzgarlarda tek başıma bırakma beni.
Acıya kanattığım umutlarımı toprakta ezip gitme.
Düş yorgunu gecelerde her sokakta seni aramak acıtır yüreğimi.
Her köşede sensizliğe ağıtlar yakmak sonum olur ömrümün.
Dur gitme.
İçimdeki çocuğun ağlayacak hali kalmadı.
Gidersen, uykulara dalıp unutacağım mı sanıyorsun o gözlerini ?
Sorarım sana ; kolay mı tahta beşiklerde hasretini uyutmak ?
Yıllarca cebimde biriktirdiğim gözyaşlarımı sende kurutmuşken gitme.
Simsiyah bulutlar çöreklenmesin üzerime.
Baharın koynunda uyanırken gözlerimi karanlıklara kapatmayayım.
Gitme ince sızım.
Uzak dağlarına yüreğimi sürüp sana koşmak isterdim ama sırtım kanlı ve yüreğim yaralı. Buğulu camlarda bıraktığım düş mavisi umutlarımı yetim bırakma.
Sürgün__ misali yalnızlığında soğuk prangaları sırdaş bilmek istemiyorum.
Yitik bir yüreğin baharlarında açmış dikenleri serme ellerime..
Batarsa kanar, kanarsa yaşayamaz yüreğim.
Gitme.
Ardından bakakalmasın gözlerim tozlu yollara.
İsyanlara bürünmesin gülen yüzüm.
Ne olur gitme alınyazım.
Acılarımı tütünle sarıp bir sigara dumanında çekerken içime, gitme.
Dayanamaz bu can gidişine.
Rıhtımlara her gece gözyaşımı boşalttırma beni.
Ezik yüreğimi karların üzerine serme.
Sana koşan ayaklarımda hüznün kirli denizlerine sokma beni.
Umutlarımı alıp gitme gül yüreklim…
Hangi denize sığdırabilirim ki sensizliğin acılarını .
Hangi ilaç dindirir sensizliğin sancılarını.
Bu dert içimde kabuk bağlar..
Solmak istemiyorum kırık aynaların suretinde.
Göğümden tüm göçmen kuşlar kanatlanır ucsuz bucaksız diyarlara.
Dur gitme.
Ellerim dikenlerde avunmasın.
Gidişinle yüreğimi yaralarda bırakma ne olur…
Şiirlerim kederimle, yüreğim gidişinle ağlamasın.
Gülen gözlerime hicranlar inmesin.
Bereketin ıslattığı toprağıma siyah bulutlar çöreklenmesin.
Uçurumlar büyümesin duvarlarda.
Pencerelerde kalmasın ıslak gözlerim.
Yorgun düşmesin ayaklarım.
Gitme iki gözüm.
Bırakma beni tek başıma firkatinde.
Düş fakiri olarak gezinmek istemiyorum şehrin ölüm kokan sessizliğinde.
Ne olur gitme sevdiğim… Uyandırma beni ayrılıklarınla.
Gitme diyen dudaklarım senden sonra kanamasın.
Üşümesin senin sevginle gülümseyen gönül bahçem.
Acılarımı unutmuşken sancının kavrulduğu ateşlerde ısıtma beni.
Benek benek açan çiçeklerim mevsimsiz solmasın.
Saçlarına düşen yıldızlar göğsüme ayrılığının hançerini sokmasın.
Gitme canımdaki son can…
Senin gözlerinden, senin yüreğinden başka bir sığınağım yok sevdiğim..
Gitme ne olur.
Yetim kalmasın yüreğim

Alıntı


SiyahLALE 12 Kasım 2008 22:04

Bir Çiçek Aldım

Dün gece yine yalnizdim
Sokaga çiktim
Ve kendime bir çiçek aldim
Kendim almamis gibi yürüdüm sokaklarda
Ve yalniz degilmisim gibi düsündüm
Ama her gece gibi
Dün gece de yalnizdim
Ve kendime bir çiçek aldim
Bir saat geri alinmis saatler
Ben geri almadim
Ve bir saat daha yalniz kalmadim
Bir masaya oturdum
Iki çay ismarladim
Ben içtim
Sen soguttun
Sana söyleyecegim her seyi yuttum
Çok dert etmedim
Çünkü yoktun
Dün gece yine yalnizdim
Rahat agladim
Yoklugundan gizlemedim gözyaslarimi
Ve lambalari hiç karartmadim
Dün gece
Her gece gibi yalnizdim
Sokaga çiktim
Ve kendime bir çiçek aldim
Sen sandim
Koklamadim

Ugur Arslan


ahmed 12 Kasım 2008 22:21

Sırrın Yalnızlığı



Evin içi bazen dışından daha rahat
Kadife bir perde kadar sıcak
Eğer ay ışığında sarhoşssa gece
Tende kıvranan sancıdan beter

Hiç bir zaman kabul görmedi
Dağınık saçlarında gereksiz lutuf
Değirmen taşı gibi yüreği fena ezik
Yakut benzeri gözlerinde
Bir pars kadar öfkeli

Diyelim bir an herşey unutulur.
Nerde ne zaman hangi vakit
Tıpkı bir bilardo sopasından fırlayan
Bir adım sonrası
Karanlık bir boşlukta
Yıldızlar kadar yalnız

Eskiden çok eskiden
Bir damla suda
Yağmurlar ılık iklimleri özler
Parçalanmış bir kayadan daha beter
Vahşi bir orman tadında

Günahın bedeli
Habil ile Kabil
Ve düşler ülkesinde
Bütün masal kahramanları
İnandık hep inandık
Yürüdük bu yolda
Biz bize
El ele

Şimdi burada
Burada olan kim şimdi
Zamir Sıfat
Bir cümlanin sonuna konulan her işaret
Maddenin içinde
Bir atom zerresi kadar
Aklın sırrını param parça eder

Evin içi bazen dışından daha rahat
Gelip konar pencerene
Akşamları bütün kuşlar
Artık şarkılarda hüzün yok
Ağaçlar yaprak döker


Nezir Küçükbayrakdar


SiyahLALE 12 Kasım 2008 22:35

YANINDAN GEÇTİM SADECE

sadece kalbimden geçiyorken aşka dair adın

ben seni dilime dolamaya çoktan hazırdım

öyle bir gerçekten ve gerekçeden bahsettinki

olduğum yerde durdum adeta çakıldım misali



bir adım daha ata bilseydim eğer sana

belkide bütün yorgunluğumu unutup sarılacaktım

o kadar çok korktumki dur demenden

kirpiklerimi kaldırıp bakacak cesareti bulamadım



hafifçe büküp boynumu sadece geçtim yanından

ellerimi kenetledim göstermedim avuçlarımı

oysa birinde adın yazılıydı diğerinde yarim

şimdi öyle bir yere gizledimki seni göremezsin



yılların özlemiyle gelmiştim yorgun ve uzak

sana içimdeki çocuğu verecektim temiz ve saf

şimdilik ardıma bakacak cesaretim yok gidiyorum

kim bilir yeniden kesişir yollarımız seninle

belki ozaman toplarım bütün cesaretimi ve sana

bu kez sevgimi itiraf edebilirim kim bilir.



muzaffer.D.


SiyahLALE 13 Kasım 2008 02:00

serseri bir ok gibi..


Bütün yüzler serseri bir ok gibi bağrıma
Saplanıp kalıyor
Bütün kazandıklarımı bir bir kaybediyorum
Biri bir kayboluyor her şey
Bir sabun köpüğü gibi kayboluyor
Izdırap şerha şerha benliğimi çürütüyor
Korkuyorum ya bir gün beni öldürecek
Ya da bir daha beni güldürmeyecek
Dudaklarımda hüznün tadı var
Bu sonbahar
Bu hüsran
Yeter diyorum artık
Bana bakan tüm gözler hüznüme kilitleniyor
Ve sonbahar beni de savuruyor.

Üzerime yığılan koca binalar
Tüm seslerimi hapsediyorum
Ve tüm şiirlerimi yakıyorum
Tüm aşklarımı da , savaşlarımı da
Benden bir şey kalmasın istiyorum
Çünkü şiir sendin savaş sen, tutku sen
Evet sendin her şey
Bağrımı delip geçen tüm bakışlarımda sen
Bütün kazandığım ve kaybettiğim sen

Seni sevdiğim gibi şehri ve şiirleri de
seviyordum
Karanfil i sırf seni kıskandırmak için çiziyordum
Savaşlarımı aşkını yenmek için kurguluyordum
Ayrılıkları senin için içimde büyütüyordum
Şimdi çok geç
Şairin dediği gibi “ yalnızlığın bir ekseninde sen /
Diğer ekseninde ise sen
Hayali gülüşleri sarıyor her yeri

Toz pembe sanki her yer
Hani daha dün bir karabulut üzerime çökmüştü
Şimdi gökkuşağı kibriklerin de
Seni seyrettiğim göz yaşlarımı biriktiriyorum
Aşk yoktu işte
Aşk yok
Aşk sendin işte
Aşk bizdik bu alemde

Sen yoksun aşkta yok öyleyse
Beni artık boş ver
Bak dinle şarkımız çalıyor radyoda
Sana yazdığım şiirleri okuyorlar
Duyuyor musun
Seni anlatıyorlar
Bir elveda bile demeden gidişini
Beni çaresiz koyduğun o günü
Beni anlatıyorlar işte sensizken
Yaşayamadığımı
Hala duyuyor musun
Bak bu ses,bu şiir ve şehir
Sen diye haykırıyor
Şehir üzerime devriliyor
Her gece ayrı bir ölümü tadıyorum
Her gece seni düşünmeden ölmüyorum
Bak işte bende vefasızım artık
Bugün bende sensiz ölüyorum
Hala duymuyor musun hıçkırıklarımı
Hala rüyanda bile görmüyor musun
Beni
Ben ölüyorum işte aşksız....
Ve...sensiz!
Ve...sensiz!

Alıntı


Misafir 17 Kasım 2008 20:10

Yalnızlık aşktır,geceler uykusuzluk büyütür içimizde.Yaşamak bize kendimize ait olmayan dünyalardan paylaşılmaktadır.Yalnızlık aşktır kendi ekseninde ve gezegeninde yolunu kaybeden bir virüs gibi zamanımızı tüketen. Birçok neden ve Milan Kundera'nın deyimiyle iki varlığı birbirine bağlayıpta o en bilinmez noktalara bırakan kavramdır yüreklerimizde.

Aşk anlamında nicelerine göre sürünmek kapsamında kimilerine göre anlamı anlaşılmayan kelimelerde anlaşılmayanı oynamak gibidir vakitsizce. Ve güçlü yapısıyla kimilerine göre aşk sonsuzluktur bilinmeyenin ötesinde.

Mevsimsiz gelir nice sevdalar,ve mevsimsiz gider hatıralar. Kalanı yalnızlıktır, kalanı hüzündür varlığa. Büyük cümlelerle düşünüpte küçük tebessümlerle anımsayabilmektir aşk düşmeden her yalnızlığa.

Her sabah yeni bir gündür,her yeni günde yepyeni dünyalar yalnız aşk'la büyür. Aşktır aslında düşünürlere göre kazanılması çaba gerektiren en büyük dava ve peşisıra şahidi olmanın gururuyla insan kıvamında. Dava şahidsiz kazanılmaz aslında. Aşk'ta şahidsiz yaşanmaz. Yaşadığımız hayata,hayat doğruluğunda.

Başlar küçük bir kasabada,küçük bir sahil kenarında,yağmur altında, okulların sıralarında,büyür ve biter sonrasında. Bir sonrakini ararcasına. Bir sonraya umut katarcasına her yürek parçasına. Sanki çok uzun zaman olurda insana eskiyi unutturmazcasına, anımsatırcasına yalnızlıktır aşk kendi kitabında.

Ve koskoca bir hayatın aldatısıdır aşk insana. Sanki aldatmaktan zevk alan bir toplulukta hayat bulurcasına. Kaybetmek, kaybedilmek, unutmak, unutulmak hatırlanmak, aşk'a kapılmak, aşk vermek, aşk satmak, aşk katmak yalnızlıktır aslında anlamını düşünmeden yaşayana. Aşk'ı gerektiği gibi anlayana.

Ve mevsimsiz gelir aşk,mevsimsiz gider. Bir şiirde kalır hüzün,başka bir şiirde yeniden doğar. Tanımsız bir renk,alaşımsız bir yürek ister aşk. Aşk her anında paylaşım ister. Kalıplarına uymakta zorlanılan bir hayatın kronik bağımlılığı gibidir aşk. Aşk herşeydir kendinden beklenilene,kendini anlatamayandır,kendi kurgusunda ezberlenen hayal gibidir,belki bir sabırsızlık,belki tutunamazlıktır. Zamansızca yalnızlıktır.Yalnızlık aşktır.



Birkan® - 30.05.2001-Bursa


ahmed 19 Kasım 2008 20:37

Işıksızım



Işıksızım karanlığın ortasında
Sarmış dört bir yanımı aman vermez
Işıksızım yalnızlığın ortasında
Ne bir ses nede bir nefes yok

Kararsızım iki yolun ortasında
Gidemem git desede yüreğim birinden
Kararsızım gözyaşlaımın ortasında
Ne bir düş nede bir gülüş yok

Işıksızım yağmurların ortasında
İncinmiş ruhum gözlerinin aynasında
Işıksızım sabahın her körunde
Ne bir selam ne de bir kelam yok

Katıksızım sevdaların ortasında
Yansın bu yürek senin aşkınla
Katıksızım baharların ortasında
Bana bu ömür sensiz bahar yok...

Işıksızım sensizliğin ortasında
Titrer yüreğim sesinle irkilir
Işıksızım sensizliğin ortasında
Her yüz karanlık olduğunda senden başka ışığım yok...

Mete Özkan


ÖmÜrCeK 19 Kasım 2008 20:56

Sen yokken


sen yokken uyuyamıyorum!sordum biliyormusun bunu kendi kendime ,hayır korkmuyorum ondan değil ,biliyorum böle düşünme. Evet korkum var bir tane derinlerde bir yerlerde bastırdığım ,söyleyemediğim ,eziklik sandığım; Sensizlik .Ya bir gün sensiz kalırsam deyip uyuyamadığım şey bu.Anlarmısın bilmiyorum sadece sadece sensizken uyuyamıyorum,sen konuşurken ,sen gülerken ya da televizyon izlerken ne kadar kolay bir bilsen.Çünkü ordasın ve yıllarca orda kalacakmısın gibi;ama yokken sankiiii yokmuşsun gibi işte olmayacakmışsın ,hissetmeyecekmişim gibi.Yalnızlık mı korkum yoksa bir gün sen televizyon seyrederken ben nerdeyim neden burdayım demekten korkmak mı bilmiyorum.Bilmiyorum her şey o kadar yabancı ki yalnızlığı sevmiş benim için .şimdi ise ona karşıyım ,karşı tarafa geçtim yalnızlıkla dalga geçenlerdenim .Peki yaa gene oraya geri dönersem ,Allahım işte en çokk bundan korkuyorum.Bencillik bu değilmi.Daha da kötüsü var yaaa sen varken de yalnız kalırsam Sen yokken bu oluyor işte sen varken yaln ız kalıyorum ve korkuyorum.Yaa bir gün sen orda oturuken de yalnızmışım giibi olursa ,hatırlayamassam o güzel günleri ,sanki oyun bitmiş gibi olursa ve ben yensem de mağlup gibi hissedersem kendimi ne olacak.İnsan hep aynen değişmeden durur mu söyle bana .Ya tam vazgeçmişken çaresizlikten sana bakıp bir şeyleri anlatmaya çalıştığımda en acı şeyi söyleyip ’saçmalama dersen’.Ve ben çekip gidersem ,yalnızlığı seçersem .Ne olur söle bana saçmalamıyorsun de şimdiden de.korkuyorum karşı tarafa geçmekten ,sensizlikten kaybolup gitmekten, nedenlerden ,cevapsız sorulardan .En dumanlısı da ne biliyormusun püfür püfür seni çekerken senin adına saçmalarken senin bunlardan haberdar olmayışın .Sessiz ve sakin beni düşünürken kimbilir ne kadar duru ve sadesindir. Peki yaaa ben bu kadar karmaşıklık neden çünkü karışığım ben böle doğdum ve sen böle sade olduğun için seviyorum seni sende beni bu kadar karışık olduğum için.
neyse boşver Özetle sevdiğim sen yokken uyuyamıyorum çünküüüüü hep bunları düşünüyorum.sana da gel birlikte düşünelim diyemiyorum ki!


arwen 25 Kasım 2008 00:17


İçimdeki Yalnızlık

Beni üzen birşeyler var,
Kalbimin en derin köşesinde.
Ne zaman seni hatırlasam,
İçimi sızlatan sözlerin gelir.
Şimdi çareme dermam arıyorum,
Nasıl bulurum,gözlerim hiç görmüyor.
Uzatıyorum ellerimi karanlığa,
Bir ışık bekliyorum,aydınlatsın beni.
Bir dost istiyorum,tutsun ellerimi,
Birikmiş içimde bütün beklentilerim.
Haykırmak istiyorum, bütün güçümle,
İçimde gizlediğim,yalnızlığımı...
Hikmet Yurdaer


hadiseyim 25 Kasım 2008 13:40

Ben dolu bir ben, sen dolu bir sen ..


Avazım çıktığı kadarıyla bağırmak istiyorum, duygularımı bir çilpide sana sevgimi anlatmak istiyorum başarabilir miyim diye korkuyorum bazen, ne yapmalıyım, ne etmeliyim, içimdeki sevgiyi sana nasıl anlatmalıyım diye ...



Anlıyor musun peki beni !!!


Bak diyorum


" Seni Tüm Kalbimle Çok Seviyorum "


Özledim diyorum genelde, ama öyle bir hasret ki içimdeki, ruhumun derinliklerine sığmıyor oysaki ama olsun sevgiliyi özlemek bana yetiyor yinede ...


" Yarın gibi Özlüyorum seni "


Bekliyorum oysaki, dimdik solmadan ve ayakta!!! Yâr'eni bekliyorum, O ki; solmaz hayatta asab-î BÜLBÜL .. Gülümsemesi ile huzur veren yâr'imdir o benim gülüm ...


" Hasretim; bekleyişimdir yâr seni "


Sesin kulağıma geliyor, her ne zaman duysam tatlı sesini, aklıma gülen gözlerin geliyor gözlerimde bir yaş neden Ya Râb neden, sevdiğim yanımda değil. Olsun yinede ben seni sol yanımda hissediyorum ...


" Kalbimin en icra köşesine seni yazdım sevdiğim "


Ben dolu bir ben olarak, sen dolu bir sen olarak..


Seni Seviyorum ...


ahmed 26 Kasım 2008 20:30

Sisler Içinde Dağlarım



Beni yok sayan hayatın
İsyanları düştü payıma
Yanlışlarımı sorguluyorum
Bir yanım güz yağmurları
Diğer yanım alevden şimşek
Kimseler görmese de
Sanki yüreğime düştü hançer

Yorgun muyum?
Yoksa tükenmiş mi?


İniltilerim yankı yapar kayalarda
Soğuk rüzgârlar eser koynumda
Sinmişliğim kor ateş olur
Issız dağların sisleri arasında
Kimsesiz yüreğim kavruk
Çoğalttığım sancılarımla
Ne yerdeyim ne gökte

Kaybolmuş muyum?
Yoksa hiç var olmadım mı?


Ateşler içindeyim her gün
Uyanıkken rüyalar görüyorum
Usul usul akıyor kanım
Ağaçta kalan son yaprak gibiyim
Ha savruldum ha savrulacağım
Ne kadar direnirim bilmiyorum
Başım düştü düşecek,
Ömrümse yorgun çocuk

Sevilmemiş miyim?
Yoksa hiç yaşamadım mı?


Hatice Kürklü


ahmed 28 Kasım 2008 18:56

Yüregimin Yanlızlıkları...



bak ben geldim yine gecelerine
senin gelmeyeceğini bile bile
çok söylediler o unuttu diye
o unutsa bile ben hala unutmadım onu niye?

amansız çıkışlardayım yanlızlığımla
seni arıyorum akşamın karanlığında
bulamadım dökemedim içimi
meğer ben hala unutamamışım seni.

yüzünü kaldır gururunu göster
elimi tut parmaklarım ıslansın
kim bu benim için ağlayan
bilmek isterim kimmiş yüreğimi paylaşan benimle.

bir akşam üstüydü döndüğümde
ağlayarak girdim yine eve
gelme sakın dedi gelme
yüregimin yalnızlıkları oynayacak bu gece.


Harun Sürek


ahmed 30 Kasım 2008 19:24

Kayboluyorum Sensizlikte



Kayboluyorum sensizlikte
Dalıp gidiyorum gecenin acımasızlığında
Ve bu şehir bu sokaklar cadeler seni anlatıyor bana
Hayalerim ıslak düşlerim sırılsıklam dolaşıyorum o sokaklarda

Sarı sönük sokak lambasının altında
Eski bir resim gibi ağlamaklı kaldırım taşında
Sevdasını kaybetmiş sevda adamı gibi dolaşıyorum pencerenin önünde
Sonkez doyasıya sıkı sıkı sarmak istiyorum
Son kez görmek dokunmak elini tutmak istiyorum
O ayaza çalan geceye aldırmadan avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum seni seviyorum
Yokluğun acı hergünüm çileli
Dünyaya diz çöktürürdüm birkere sevseydinbeni


Şahin Şekerci


arwen 2 Aralık 2008 23:13

Yanlızlığım


Bugün yine yanlızım
İnsanı yakan bir güneş
Hafifçe esen,serin bir rüzgar ve
İnsana öyleki bir ah çektiren
Vurup düşündüren bir yanlızlık

Herkes bir yerde
Herkes biriyle
Ben ise YANLIZIM
Çaresizliğimle uğraşıyorum
Acizliğime bakınca
Kahrolup duruyorum.

İnsanlar,
Ne kadar mutlu ve neşeli
Ben ise mutsuz ve yanlız
İçimde bir sızı,bir burukluk
Gölgemde ise bir yanlızlık var...
Erkan Yarar


ÖmÜrCeK 2 Aralık 2008 23:19

YALNIZIM

Gel desem gelirmisin?
Tut desem ellerimi
Baksam gözlerine tükeninceye,bitinceye kadar
Yok olsam yüreginde
Gözlerinde esir kalsam
Hapsolsam yüregine
Bırakmasan ellerimi
Nerdesin gel desem gelirmisin?
Gel gel ...
Tut ellerimi..
Mahkum olayım yeniden gözlerine,yüregine
Gülüşlerim yeniden anlam kazansın gülüşlerinde
Sözlerim hayat bulsun dudaklarında
Yüregim yüregim yeniden hızla çarpsın sende

Unutma sen gelirsen maviliklerde gelir..
Gülüşlerimde anlamlı olur..


Nisyan-ı Bâtın 4 Aralık 2008 18:17

Parıltı

Ateş gibi bir nehir akıyordu
Ruhumla o ruhun arasından
Bahsetti derinden ona halim
Aşkın bu unutulmaz yarasından.
Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan
Baktım ona sessizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi...


A.Haşim


arwen 7 Aralık 2008 00:41

Yalnızlığına Karşı
Oturmuştun tam mavi üzerine
halikarnas'a karşı
Sıcak ama acıları çekilmiş suların
Yüzünde uyanırdın eski bir tarih gibi


Pembe zakkumlar düşerdi
dokunsan karanlık sulara
Ve bir balıkçı teknesi süzülürdü
Gümüş balıklarından örülmüş bir geceyle


Yazmıştın ak bir martı kanadına
yalnızlığına karşı,
Sevgisi tüketilmiş yüreklerin
Uzaklığına karışırken eski bir sevdan
Nedense hep beyazlar giyerdin
düşünsen sabah mavisini
Ve bir ses duysan
yüzyıllar öncesinden
Oturup mavi üzerine
ölü martıları severdin..
Feriha Özkurt


arwen 10 Aralık 2008 23:39

Birlikte çıkmıştık yola heyhat şimdi yalnızım,
Tek hatıran bir hıçkırıkla bir de yürek sızım,
Nerede kaldı verdiğin vefadan yana sözün.
Senden bana kalan neler var; ayrılıktan başka?

Senin olduğun gecelerde sabahı bulurdum,
Hiç yorulmam diyordum sayende çabuk yoruldum,
Sen bana can derken ben yoluna kurban olurdum.
Senden bana kalan neler var; hasretlikten başka?

Baharda karlar eridi sel olup bendim aştım,
Yüreğimde fırtınalarla Mecnun’la yarıştım,
Yağmurlarca gözyaşı akıtıp sana ulaştım.
Senden bana kalan neler var; gözyaşından başka?

Karabağlı der ki bu yazgıyı ben yazmadım,
Kazılsa da kuyum kimsenin kuyusunu kazmadım,
Senden gelen sitemlere hiç mi hiç kızmadım,
Senden bana kalan neler var; ızdıraptan başka?
Reşat Karabağ


ahmed 16 Aralık 2008 21:18

Yalnızlığım






Taa ezelden kurgulanmış
Senfoni
Yalnızlığın hüznünü çalıyor yine
Hava buz gibi ağır
Üşümekte yüreğim
Nerdesin karanlığım?
Nerde kaldın bindallım?
Sevdiğim kokum, mavi gecem
Seni tekrar üstüme
Bir güzel giyebilsem

Tadını almışken damağım
Yaklaşmışken mutluluğun doruğuna
Gene takıldı ayağım
Bir başıma düştüm umutsuzluğuma
Hüzünlerim, sevinçten dört köşe
Halay çekiyorlar etrafımda
Pür neşe
Bir kez daha anladım ki
Ne onlar bensiz
Ne de ben, onlarsız
Bu dünyada asla...

...Asla yalnız yapamayız





Fatma Çağlayan


arwen 19 Aralık 2008 00:02

ÜŞÜDÜKÇE SARILDIM YALNIZLIĞIMA, BEN YAZLNIZLIĞA SARILDIKÇA YALNIZLIK SARILDI BANA VE BENDEN EVVEL ZAMAN TERLEDİ:(


arwen 21 Aralık 2008 01:19

Dertli bir yalnızlık koydum cebime
Gidiyorsun ya!

Şehir düştü peşine
Ben kaldım.
Kalmalıydım, kızma!
Yalnızlığım bensiz yapamaz,
Yoksuldur yokluğunda
Biraz da muhtaç,
Yalan da olsa
‘Gelecek’ kelimesini sürmeliyim dilime.

Senden bir sensizlik aldım elime
Gidiyorsun ya!
Sevip okşuyorum onu
İçinde sen var diye.

Dertli bir yalnızlık çıkarttım cebimden
Gitmişsin!
Erkan Ayrancı


ahmed 21 Aralık 2008 14:29

Yalnız



Nöbetteyim dağların doruğunda benim dünyam karanlık
En doğusundayım hayatın kalbimi batısında bırakmanın hüznüyle
Bilmezdim yeşili bu kadar seveceğimi aynı elbiseyi kırk gün giyeceğimi
Hayatı hayallerde yaşar oldum puslu geceler sırdaşım oldu
Havadan daha soğuk olan silahım arkadaşım
Kim bilir bu halimi kaç kişi düşünür ölmüşüm kime ne
Hayat bir mermi çekirdeği kadar ***** olabilir mi
Korkmak ve cesaret arasındaki ince çizgideyim
Ölümü kutlarcasına aydınlanıyor gece
Kudurmuş köpek gibi saldırıyor üzerime düşman
Düşüyorum acılar içinde damarlarıma sığmıyor kanım
Isıtıyor kasvet dolu gecede bedenimi oluk oluk
Postallarımın soğukluğunu hissetmiyorum artık
Bedenim darmadağın annem kokuyor boş fişekler
Son nefesimde ruhum da kaçıyor benden
Şehit diyorlar ölümüme kimseler şahit olmadan



Can Demir


Sedef 21 21 Aralık 2008 14:56

Bitmeyen Yalnızlık

yine herzamankinden farksız birgün,
dışarıda güneş we hareket
içerde bir genç we yorgunluk bir de
YALNIZLIK.

we televizyonda reklamlar
yukarı katta tıkırtılar
aşağı katta sessizlik

uzaklarda ölüm,yakınlarda yine ölüm
bir yerlerde unutulanlar,bir yerlerde ise unutanlar
bilinmeyenlerde bir genç kız we bir genç kız daha...

uçurumun kenarında düşmek için hazırlananlar
uçurumun sonunda ölüm çığlığı!

arkada sonsuz gözyaşları,
uzun bir sessizlik,
anılarıyla başbaşa bir genç kız
Ve BİTMEYEN YALNIZLIK!!!!!...

-alintidir-


Nephthys 25 Aralık 2008 01:54

Telli Duvaklı Yalnızlık


Mutlu bir uykuya davet gözlerin
Öylesine derin,
Ölesiye dingin...
Düşlerin var sonra,
Utanan hüzünlerin
Saklanan hayallerin...
Yolu kuşların cıvıltısından geçen huzura eş,
Yüreğinde ki ateş...


Ah be adam...
Ben sana gel derim,
Yollar sancıda...
Ben sana ellerim derim,
El olursun bir anda...


Telli duvaklı yalnızlığının gökyüzü dar
İçerisinde dileklerden yıldızlar...
Yanıyorsun için için,
Bilmiyorsun neden, niçin?
Sorgu suali yok meleklerinin
Hepsi hazır olda,
Hesapsız sevmeler için...


Ah be adam...
Ben sana konuş derim,
Dilin suskuda
Ben sana yüreğim derim,
Yüreğin uçup gitmiş uzaklara...



ELIF SEZGIN


arwen 26 Aralık 2008 23:13

Yalnızlık
Susta dillensin yalnızlık
Tüm karanlık roman,
Hatıralar kelime olsun
Sen, küçük yatağına uzanmış durursun
Gözlerin duvara çizilen gölgeleri izler
Dudakların titrer, konuşmak ister; beceremez
Yanaklarına süzülür gözyaşların,
Nemlenir gözbebeklerinin çatısı
Avuçların bir derya gibi olur
Boynuna dokunursun, olmaz
Ellerini sıkarsın, hissedemezsin istediğini
Bir bir dökülür hatıralar odaya
Konuşmaya başlar yalnızlık
Kelimeler susar tamamen
Bense, sorma;
Ne zaman farklı oldum ki senden


Gökçebey 26.12.2008 21.11
Muhammet Mahmut Eski


Nephthys 28 Aralık 2008 01:00

Bir Yalnızlıksın


Bir yalnızlıksın sen bana
Yanımda olsan bile dokunamayacağım
Sevsem bile hissedemeyeceğim
Bir yalnızlıksın sen bana
Ağlasam görmeyecek
Seslensem duymayacak
Asla ulaşamayacağım
Bir yalnızlıksın sen bana

Ama ne çare olmadı senden başka
Varlığın kadar gerçek olan
Yokluğunla benimsin
Bedenimde içimdesin
Ohhh kıskan sen bile senle
Bu kadar başbaşa kalmamışsındır.....



Sennur ÇETİN


ahmed 30 Aralık 2008 22:42

Sen Yokken




Bahçesiz bir ev düşün
Güllerin olduğu
Güllerin birbirine gülümsemelerini düşün
Güllerin sessizce bülbüllerin aplamalrına eşlik ettigini duy
Güllerin solduğunda bülbüllerin yanlızlığını düşün
Bülbüller nasıl yanlızsa şuan bende öyleyim ....
Sen Yokken Yanlızım Be GÜLÜM ebru ...


Mehmet Danaoğlu


Nephthys 1 Ocak 2009 01:44

Ama Yalnızım


Yalnızlık taht kurmuş ufkum kapkara,
Ümitsiz değilim ama yalnızım.
Dertlerim depreşti yazdım dağlara,
Poyrazla katmışım kuma yalnızım.

Kaybettik dostluğu yetim değerler,
Kadir kıymet ne ki kasvet yayarlar,
Makama rütbeye boyun eğerler,
Çıldırmış çıkmışım dama yalnızım.

Kalabalık külden yaban ıssızım,
Dostluklar mevt olmuş bense sessizim,
Karakış sokakta yavrular bizim,
Acıklı bakıştık ama yalnızım.

Çöplükler aç dolu toplum çok rahat,
Ben suçlu ben güçlü benim kabahat,
Ecel kervanımda sayıyor saat,
Kimi aç kimi tok deme yalnızım.

Ömer her halimiz gösteriş tüter,
Namaz kılar ceset namazsız yatar,
Hücreler isyanda, yeter be yeter!
Kendime sitemim kime yalnızım.


Ömer Ekinci Micingirt



arwen 1 Ocak 2009 16:31

Bir umut,
Bir parça zevk.
Karanlıklar da;
Gözyaşı,hüzün.
Mutsuzluk,yalnızlık
Yok oluş ölmek
Yaşamak nedir ki?
Boşver...

Faruk Sangi


Sedef 21 1 Ocak 2009 16:40

Yalnızlık

Nerdesin sevgili.
Susamışlığımda aşkın;
Özlem seninleydi,
Yalnızlık benimle.

Ve kör olasıca bir uzaklık,
İkimizin.

Duvarımdaki resim;
Sararırken anılarda,
Sen yoksun.
Açarken akasyalar,
Bize küsen;
Kır çiçekleriydi.

Sevda boyun eğerken,
Umutlara;
Arpa boyu kadar yol alıyordu,
Umutsuzluk.

Fısılda hadi çığlığını;
Kalırken bir tutam,
elimizde,aşkın.


Yakup Ağgün


Nisyan-ı Bâtın 3 Ocak 2009 17:54

Yalnızlık

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum
Ne tuhaf, vaktim olmazdı
yalnızlığı bunca bilirken
kendimi hiç yalnız sanmazdım
çevremde hep birileri vardı,
ben hep birilerinin yanındaydım
günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı
aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla
kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat
bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı
bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza
bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları
sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık
elde olmayan nedenle
sudaki halkalar gibi genişleyen
küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara
vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar
birbirimizi çok sevdik hep
yıllarla azala azala

şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem,
yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime
eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım,
şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara
telefonun başına geçiyorum
alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası
gün ölüyor meşgul numaralarla
şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem,
şimdi ne kadar yalnız...
yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız.

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum
her zaman yalnızdım, bunu biliyorum
büyücü ellerimin kara sanatı yazı
en çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu
bağışlamasız sanarken kendimi
en çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını
tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini
denenmemiş başlangıçları göze aldım,
hafifletilmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı
mutfağı beklemek hep bana kaldı
bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp
her seferinde aydınlık bir inat gibi yeniden karıştım hayata
hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim
odalarınıza, ruhlarınıza
buraya

eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi çok özledim.
Şimdi birdenbire bir köşeden çıkıp bana,
yalnızca, Merhaba, deseniz,
o zamanlar hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz,
bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size
sağ olun demenk isterim, sağ olun, sağ olun
sanki beni yeniden sevdiniz
ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda,
yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de
isterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna
ne kadar ıslansam, o kadar çıkacağım sanki
bir zamanlar çok daha bütün olduğumu sandığım
o yıkanmış zamanlara...

yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler
her zaman yalnızdım
kitaplar kadar yalnız
yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım
herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına

her zaman yalnızdım
yanardağlar kadar yalnız
ey kafiye sevenler,
şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız!

nankörlük etmeyeyim gene de,
yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız

evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı
gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni
yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde
yalnızlık için çalar telefonlar kapılar
İstersen bana uğra, ya da, Akşama buluşalım, ölmeden yapacak çok
iş var

Murathan Mungan


ahmed 4 Ocak 2009 12:23

Dön Bir Bak!



Kaybettim bugün
Sonun olmadığını düşünmüştüm
Ama sen vazgeçtin benden
Şimdi yalnızım...
Güçsüzüm...

Anladım ki
Sensiz hayat bir hiçmiş...
Anladım ki
Sensiz hayat diye bir şey de yokmuş..
Sensizim şimdi...

Sabahı olmuyor sensiz gecelerimin
Göremiyorum artık güneşin doğuşunu
Her yer karanlık...
Ürperiyorum!
Güneşsizim şimdi...

Olurda aklına gelirsem
Olurda aramak istersen
Bıraktığın yerdeyim

Dön bir bak!

Ben hala:

Yalnızlığın koynuna sattığın gecelerdeyim...


Bülent Kaya


ABerYY 5 Ocak 2009 00:18

Küstahlığıma nezaketim oturdu
Saadete kendime bakakaldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Gizlenen insanların ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak
Selamımı tanıdıklar oturdu.
Saygı bekleyince alçaldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Kendini beğenmişler ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak.
Ağlamayı ölenler oturdu.
kendimi ölmez sanınca ufaldım,
kararsızlık bir an sürdü.
Ölülerle dirilerin arasında bir ben kaldım,
Çırılçıplak.
Sonsuzluğu ufuklar oturdu.
Yarattığım dünyaların içinde daraldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Başlangıç ile bitiş ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak.
Aydınlığı bulutlar oturdu,
Yıldızlara doğru yol aldım.
Kararsızlık bir an surdu:
Varanlar ile duranlar arasında ben kaldım,
Çırılçıplak.

ÖZDEMİR ASAF



Saat: 22:48

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık