![]() |
http://img389.imageshack.us/img389/3500/a351k49di4.jpg Ben geldim bakkal amca.. Bu sefer can kırıklarımla geldim. Verdiğin 'Aşk'ı geri getirdim. Tembihlediğin üzere, gözüm gibi baktım ona. "Çok iyi pişmiş, dolapta uzunca kalır, küflenirse şikayet edin, sıcakta bozulursa gel iade et' dediğin 'Yarım Kilo AşK' varya hani, dün avuçlarımın arasından kayıp düştü yere... Engel olamadım.. Yüzlerce parçaya ayrıldı, yapıştırmak istedim, gözyaşlarım silip süpürdü 'O'nu. Kalan bikaç parçası ile geldim... Sonra çok ağladım bakkal amca. Annemin elini tuttuğumda geçer sandım. Meğer ben ne çok büyümüşüm! Babam benden gittiğinde bile bukadar ağlamamıştım. Asıl vurgun buymuş bakkal amca, yürek ağlamandan yorulurmuş, gözyaşlarında boğulurmuş... Nefes alamadığım da anladım.. Sizin zamanınızda iki bisküvi arası lokuma, bir baş soğana, bir demet ıspanağa, sevgiyi dillendirmek ayıpmış ama, en kalitelisinden saygıya, gönüller alınırmış. Verilen sözler tutulup, işin içine yalan dolan karışmayınca, bir de Allah can kattıkça cana, seneler hiçe sayılırmış. Dün elimi tutarken anlattı annem bunları.. Zoruma gitti şimdilerde yaşamak.. Neyse bakkal amca.. Ben gideyim artık. Aldığım 'AşK'ı tezgahın üstüne koydum. Kendi de istemedi zaten artık beni. Çok kırmışım 'O'nu. Sevgi dilenmek de istemedim. Ağladım bu sefer sadece bakkal amca. Yeniden almak için gelmiştim aslında.. Ama bedelini ödeyemediğim bu aşkın ne günahını almak isterim, ne de bu aşka ihanet ederim... Veresiye defterinden silme sakın. Öderim elbet birgün.. Bitti bakkal amca. Hoşçakal. |
Sahilde kırık bir bankta oturuyorum. Yalnızım. Tenimi ısıran soğuk bir hava Ve soğuktan uyuşmuş parmaklarımla Sigaramı güçlükle içiyorum. Bir nefes çekiyorum içime Yalnızlığımın tütün kokusu sinmiş dudaklarıma Ve elbette seni düşünüyorum. Gözlerim sisler altında uyuyan Kız kulesine takılı Deniz kurşuni hırçın. Haykırmak,sesimi sana duyurmak Ve seni senle yaşamak istiyorum. Ve sevgilim inan Seni çılgınca seviyorum. Alıntı. |
Geceye teslim olur senin zarif bedenin Yapayalnız yaşanmaz şu üç günlük dünyada Dövünmek çare değil dönmüyorsa gidenin Sevgiye varmak için umut ara ziyada Gecenin hüznü sarar küçücük yüreğini Zor olur sabahları yapayalnız uyanmak Soldurma yüreğinde açan aşk çiçeğini Tükenmez acı verir hasret odunda yanmak Fırtına sonrasında darmadağın ki gülşen Güller belden kırılmış hayata küsmüş tek tek Ağlayıp yakarsan da bir şey yok ki değişen Sevince yorgun kalpler yaşama duyar istek Hayat acımasızdır hasret ölümden beter Çaresizlik içinde bedenin isyanlarda Yüreğin yaslanmaya şefkatli omuz ister Sevda yok olur gider bitimsiz nisyanlarda İbrahim Coşar |
yalnızlıklara Ayça KargılıOf be of geceler... sessizliğin sesini dinlediğim geceler Sensiz bensiz savunmasız geceler Kirpiklerimin uçlarından asılı geceler Uzaklarda gözlerini aradığım geceler Sevgilerimle sevgisizliğe yorgan olan geceler Yaşamayı seninle süsleyip sevdiğim geceler Ah be ah dünya... karalara bürünmüş beyazlarım Efkarımda katmerli suskunluklarım Akıl almaz sonsuzluklarım Gecelerimde şafaksız selamım Kaçışlarımda kaybettiğim hecelerim Derinliklerimdeki doğru kelimelerim Vah be vah yaşam... sahte olmayan boyutlarım Yaşama sunduğum en insani yönlerim Siyahtan zifirimi zifiri korkularım Isınamadan çalınmış güneşim Bana benden baskın bakışlarım Neden ödülsüz darbelerim Hey be hey aşk... özgür sevdam Koparmayacaksan kasırgalar uğrama limanıma Yaşamıyacaksan girme yüreğime Her hücremi titretemeyeceksen değme hislerime Unutacaksan bakma çaresizliğime Olacaksan ayak izim yollarıma Hoşgeldin yalnızlığıma... |
Yalnızlığımıda Alıp Gidiyorum Erteliyorum Hayatımı Sen olmadan gidebilmenin planını yapabilmek için Beni sevmekten vazgeçersen,tutsaklığını yenersin derdin Çoçukluğumu,gençliğimi aşkımı..... Senin için aldattığımı düşünmeden Dün Hisarüstünde,görmedin beni Elin başka bir elin içindeyken Görmemen değil,görünememem öfkelendirdi beni Sana bakan erkeğin arzuladığını görerken, gözlerinde.... Geçmişte; Ben seninle beraberken, aşkımla aldatıyordum Şimdi; Başka bir kadınla beraberken kendimle aldatıyorum Gelecekte; Ben seni sevdiğim için hayatımı,yalanla aldatacağım Seni unutabilmek için bir tek neden! bİr tek neden! arıyorum Buldum! Seni hayatımın başyapıtı yapabilmek için YALNIZLIĞIMIDA ALIP GİDİYORUM! Cengiz Tepe |
Yağan yağmurla birlikte Su sesine karışırdı ortalık Terimizde ten kokusu Tenimizde maviküf kokusu Yağan yağmurla birlikte Gözlerimizden hüzün yağardı Mavi denize dönerdi gözler Mavi yazmalarda örtülüydü zaman Yağan yağmurla birlikte Bizden alıp giderdi mavi düşleri Mutlu gülüşleri sırtlardı uzaklara Gidişi erkendi gelişi geç Yağan yağmurla birlikte Sessizlik mavi boyalı pencerede Çiçek açmıştı kardelence Yalnız mavi emek görebilirdi Yağan yağmurla birlikte Yalnızlığımı maviliğe sardım Bakışın sıcak gözlerin mavi bahar Mavi yüreklere doğar Ozan Efe |
Beni de hayallerim ile bırak.... Gidişin susturdu parmaklarımı, ardından bakakaldı gözlerim...Gidişin kuruttu ilham kaynağımı, peşinden gitme diyemedi cılız kalan sesim... Küstüm kendime, karanlıklara hapsettim kalbimi, içerisine tıka basa doldurduğum düzensiz, bumburuşuk, paçavra benzeri artık sevdam ile yollardayım tekrar... Ne çok özenirdim bir limana sığınıp orayı kendi egemenliği ilan eden insanlara, buldum sanmışken tekrar arayışlara girmek üzüyor beni; yoksa gidişine değil isyanım... Yokluğun öyle zor geliyor ki senden önce ne yaptığımı hatırlayabilsem, vakit geçirecek bir meşgale bulurdum kendime ama senden öncem yok ki benim...Yoksun yanımda, elin elimde gözün gözümde değil. Bir daha bana gelme, bir daha sana dönmeyeyim diye elim bir başkasının elinde artık... Arama beni ne olur! Daha fazla bitirme kuş kadar kalbimi, ömrüm erimesin sesini duyduktan sonra... Benim olduğunu sandığım "herşeyin" xxxxnda hayalden ve yalandan ibaret olduğu gerçeği acı bir tokat gibi yüzüme vurulduktan sonra ne yapabilirdim ki. Beni suçlamaktan vazgeç, "sen" beni öldürdükten sonra bile ben seni suçlamadım... Hep bir savunan tarafım oldu yüreğimde seni, sevgine inandım, beni sevdiğine inandım, benim olacağına inandım ama artık yoruldum, oysa hiçbir sebep benim deli ruhumu yormaya yetmedi yıllarca ,o gün o an o dakika duyduklarımdan sonra yılların yorgunluğu var, uyumak istiyorum kafamı yastıkların altına gömüp aylarca hatta yıllarca uyumak istiyorum, kalbim ağır geliyor bedenime taşıyamıyorum ya bu parçayı al benden ya da beni gerçekten bitir, yorgunum... Gittiğinden beri daha bir yakınız birbirimize, bana acıdığın için mi yanımdasın, kendime bir şey yapabilme ihtimalim mi seni benim yanımda tutuyor, ya da sevgin mi bilmiyorum ama artık yanımda olma, dimdik dikilemeyecek olsam da hayatın karşısına artık ,tekrar emeklemeyi öğrenebilirim. Beni bana bıraktıracak ne çok dengesizlikler yapıyorum görüyorsun ve üzülüyorsun değil mi? Hak etmediğim bir senaryo verdin ve oynamak zorundayım şimdi, lütfen biri çıkıp "dur" desin uyumak istiyorum... Ruhum üşüyor, kalbim yanıyor, ellerim tutmazken gözlerimden kıpkırmızı hayal damlacıkları akıyor, ben bunun için sevmedim seni, üzmek üzülmek istemedim. Kırmak istemedim kırılgan olan kalbimi. Hayatıma son noktayı kendim koymak istemedim. Sadece benim ol istedim. Benim için varolduğuna inanmak istedim inandım da, her güzel şeyin sonu var derler di, ben bunu hiç düşünmedim. Düşündüm ki bizim sonumuz bir çınar altında beraber bitecekti... Olmadı bir tanem, hayata benden çok önce başlamıştın sen ve benim hiç ama hiç hakkım yok benden önce yaşananları silip dağıtmaya, işte bu yüzden şimdi elim bir başkasında... Yaptıklarıma bir anlam yükleyebildiğin zaman ne kendini ne beni suçlayacaksın, beni canlandıran ve ardından dipsiz kör kuyulara atan senin hiçbir suçun yok bende... Tek suçlu sevmek idi, ben sevdim çok sevdim... Sevmek bir ateş oldu bende.... Sana çizmeye çalıştığın yolunda, bensiz ama benden öncekilerle mutluluklar dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden. Küçücük minicik gülümseyişi soldurmaya benim hakkım yok, hani demiştim ya geldiğin güne kadar bekleyeceğim diye, sakın gelme beklemeyeceğim. Benim hiç kimsem yok artık, istediğimi yapabilecek kadar özgürüm... Keşke kalbimde olmasa ve acı vermese. Git artık! Senin hala o sokakta olduğunu bilerek burada yaşamak en azından yaşamaya çabalamak çok zor hadi git artık. Ben ne yaptıysam seni öldürmek bendeki seni bitirmek için yaptım yoksa kalbim hala senin... Seni hak eden ben olsaydım yıllar önce beni buluştururdu kader seninle, benim önümde koskocaman bir hayat var sensiz, seninkindeyse gitmenle sevinecek minicik bir yürek onu bekletme git ,ben beklemeyeceğim hayal kurmayacağım artık... Bıraktım hayallerimiz sonsuzlukta yaşasın. Yaşamak istediğimiz şehirde yaşamak istediğimiz gibi yaşatsınlar hayallerimizi başkaları, sana kızsam da sinirden deliye dönsem de bitti artık ne ben geri dönebilirim sana ne de sen açabilirsin kapılarını artık bana, öyle ise durma git... Söz ağlamayacağım artık, aklın bende kalmasın... Adına sevgi denilen bir şey yaşamasam da bir kez daha hayat devam ediyor.... Sadece çok özleyeceğim seni, yapayalnız kalmış gibiyim belki geçecek bunlar ama yokluğuna alışamayacağım hiç kimsem yok olmayacakta, beni benden çok tanıyan bir sen çıkmayacak karşıma. Ben buna üzülüyorum sadece gidişine , gitmek zorunda kalışına değil. Git artık öykü'ne ...Beni de hayallerim ile bırak.... |
Yalnızlığım Ve Ben Biz iki gerçek dostuz Hiç bırakmıyorsun beni sağol . Hep yanımdasın günler geceler boyu Bir ömür boyu Ne zaman kalabalıklar içinde bunalsam Sana koşuyorum Ardıma bakmadan Ne zaman incinsem/kırılsam Seni arıyorum çevremde deli gibi Senin omzunda ağlamak istiyorum Ne zaman sevdiğimden ayrılsam Biliyorum beklediğini Avutmak için Ne zaman anlaşılmadığımı hissetsem Buluyorum kendimi yamacında Hissediyorum sarıp sarmaladığını Ne zaman sevsem/aşık olsam Unutuyorum Vefasızlar gibi... Boğuluyorum suçluluk duyguları içinde Ne olur affet beni ! YALNIZLIĞIM Arzu Ayman |
MAHŞER YALNIZLIKLARI I Akşamın alacası çöküyor şehrin üzerine Sokaklarda melankolik bir vurdumduymazlık Bahçelerde sükut Yıkıntılarda sessizlik İzin gitmiş kaldırımlardan Hangi yağmurdur bu süpürüp götüren? İnanmazdım sel olsalar bile sileceklerini Yorgun bedenimi taşıyor avare adımlarım Bedbin çaresiz nihayetsiz bir yalnızlık Tüm bu çektiklerim. II Yürüyorum… Mahşer yeri yalnızlığındayım Kalabalık içinde kaybolmuş yön duygularım Nereye baksam boşuna Nereye baksam tanıdık bir yüz yok Kaygılar çevrelemiş düşüncelerimi Oysa… Hesapsızdı sevmelerim Hep veren ben olmuşum meğerse Kendinden Sahte aşklar sunulmuş önüme Görmemişim Boğulmuş sevgilerim yusuf’un kör kuyusunda Boş yere vurmuşum kendimi ferhat’ın dağlarına Masalmış mecnun misali yanmak, Leylaların yüreğinde Beyhude imiş yaralı Mahmut’lar gibi elif’leri beklemek Ve vuslat koskocaman bir yalanmış III İzbe sokakların yalnız yolcusuyum Birazdan güneş doğar karanlık gecenin üstüne Mahşeri bir kalabalık dökülür caddelere Yolcu yolunda gerek Yalnızken yalnızlık kalabalıklardaki yalnızlık değildir Dertleşirsin kendinle İsteyerek Durma… Neyine lazım senin insanları seyretmek Her biri başka bir yöne gidiyor işte Heyhat… Nerde başlar nerde biter umut Konuşmak mı lazımdır? Yoksa Lazım olan mıdır sükut IV Mahşer yalnızlıklarındayım Gel ellerimden tut Bırakma esfeli safilinde Bırakma beni kalabalık güruhların seline Ne olur al yanına Ne olur, Yüreğimden tut HUSEYIN AKOVALI |
Yanlızlığıma Sende bırakıp gitti Beni yanızlığımla başbaşa. Ama olsun Bu benim kaderim, Alışığım nasılsa böyle hayata. Ben gündüzleri yalnızım Geceleri yalnızlık çekmiyorum. Karanlık dost Gözyaşlarım teselli diyor bana.. Birgün gelecek Gündüzleride yalnız olmıycam, Seninle paylaşcam dakikalarımı Ve belkide karanlığa, Gözyaşlarımada ihtiyacım olmıyacak Çünki,sen olacaksın yanımda Bana dost,teselli,belkide Sevgili... Hatice Türkmen Yurtseven |
Yalnızım Aşk... Yalnızım aşk... İsyan kokan her gecede Nefretimi döktüğüm Her cümle her hecede Hislerimi yitirdiğim Puslu bahçelerde Gölgemi bile kaybetmişim Kahrolası gecelerde Biçareyim ben Yalnızım aşk Hüzünlü bir şarkı İsyan kokan bir çiçeğim Biçareyim ben Yalnızım aşk... Kabir karanlığı sanki Gözlerinim gördüğü her yer Karanlık işlemiş iliklerime Bilmem ki Bu nasıl hayat nasıl kader Gül geç dediler hayata Her şey boş her şey loş Gülemem ki Bende her şey hüzün Bende her şey keder Ben her yerde Biçareyim Yalnızım aşk Ben hüzünlü bir şarkı Ben kapanmaz yarayım aşk Ben biçareyim Ben yalnızım aşk... Enes Aktaş |
Senin Adin Yalnizlik Sevgin tereddütlü senin, Ömrümü gölgeler istemem, Adın yalnızlıkmış senin, Yeni öğrendim, Herkesin kaderi adına benzermiş, Kaderinde adına benzemiş, İstesen de çok geç veremem, Aşkım küflenir sende, Ruhunda yalnızlık şarkısı çalınır. Bir ses gelmez gönül telinden, Bizim için çalmasın, Üryan notalarında isimsiz bir senfoni... bestelerim sayende hep nemli, Hiç kurumaz artık, kuruyamaz... Zamansız geldiğin şarkımda Sesin yakışmaz artık Sakın adımı söyleme... Sözlerini tutmaz aynaların, Küf kokulu bir yalnızlık seninkisi; Ve için acımaz sadece acıtır, Kimseyi istemez benliğin, Çaresizce susar kalbin, Suskunluğu bilirim asaletindendir. Kendini gösterir yine benliğin Kör olmuştur, aydınlığı yoktur Ve rezilliğini ayyuka çıkarırken yalnızlık Bir ayrılık daha yazılır sessiz notalarda... Dağınık zamanların; Toparlanamamış ruhusun sen. Dünün olmadı, bugününde olmayacak, yarının da... Zamanlarımızı birbirine yetiştirmeye çalışsam da, Nafile; vakit farkıyız biz. Ben gündüzle doğarken ömür şarkıma, Sen gece ile gelmeyi şeçmişsin bile... Beklemiyordum; zamansız geldiğin gibi Zamansız gidişini aslında... Gidişinde hazırlık telaşı başlamış, Kaç gün olmuş, kaç gün batmış... Zamansızız henüz dedim ya... Her gece aramızda sessiz bir düet olacak... Aşkta bir olsak da düşlerimiz ayrılacak, Adın artık ağır gelir bana, Gölgende küflenir aşk, Küflü aşklara ayrılık yazılmıştır zaten, Çöpler yine çığlık çığlığa... Ömür melodin çalmadı hiç, Nakarat sadece sende yalnızlık... Hiçbir ayrılık yakışmaz bana ama, Hiçbir şey hak etmez ayrılığı senin kadar. Aşk içtim sayende, dilim yandı, Ayrılığı şimdi üfleyerek içmeli, Yalnızlık sende bir ayrıcalıksa, Küflenen aşkımın şerefine son kez Gözyaşı şarabımdan içelim mi? A.Gülşah Türkyılmaz |
olmayan aşkım, olmayan aldatan kadınım yoksun yine bende yoksun işte, yapayalnızım yine üşüyorum belki de alıştım ama üşümeye.... |
Yalnızlık Karanlıkta sessizliği dinliyorum pür-dikkat Hiç bir ritim bozmuyor sükutun musikisini Ruhumu esir eden eziyet artıyor kat kat Kesiyor neşeye dair seslerin nefesini Sanki bir ben varım bu gurbet diyarı dünyada Renksiz fikirlerin tesiriyle hüzne gark oldum İrkildim bir an bu kabusa dönüşen rüyada Yalnızlık vahşetinden dolayı sararıp soldum Mustafa Yıldırım |
Seni Seviyorum Yanlızlık Seni Seviyorum Yanlızlık bundan böyle benim yarim seni aldattığım yalnızlığım yalnızlık değil senin gibi ardına kadar bana vefalı hiç aldatmıyor beni hiç kandırmıyor hiç yalnız bırakmıyor onsuz olamıyorum kopamıyorum da bağrındaki abone mekanımdan dikiliyorum çuvaldız iğnesiyle bir elbise yalnızlıktan giyiyorum kat kat üstüme terliyorum yalnızlığın içinde öyle bir ter ki sanki saunadan çıkmış gibi üşüyorum dardır mekanım, sınırlı çevrem mayın tarlası bir türlü aşıp ta çıkamıyorum yalnızlık kor alev içimde yalnızlık kat kat elbise üstümde yalnızlık alnımda ter, süzülür akar yanaklarımdan yalnızlık ufka yola çıkan bir gemi limanımdan yalnızlık bir kaygı damarlarımdaki akan kanda yalnızlık baharlara hasret bir ağaç çiçekleri açmak için bekleyip de -kör sabahlarda açamayan yalnızlık gözlerimde nem yalnızlık kör topal gelen bir kurşun yalnızlık vururda üşütür yalnızlık soğuk bir serpinti verir döşüme yalnızlık acı yalnızlık özlem yalnızlık yavan ekmek gibi bir şey yalnızlık çok ***** bir kelime yalnızlık kanser yalnızlık dilim dilim ustura gibi adamın kalbini keser yalnızlık tatsız, tuzsuz yalnızlık işte böyle bir şey yalnızlık sen yalnızlık aşkımız yalnızlık ben oy yalnızlık vicdansız sen vicdansız yanlızlığımsın |
YaLnIzLıK olurya |
YaLnIzLıK olurya yanlız kalırsın, olurda bir gün kimsen olmazsa umudunu yitirdiğini anlarsın ya.. hani herşeyin bittiği an vardır... ümit eder beklersin... bir gelsinde bana yanlızlığımı... gidersin diye.. o zamanda kimse olmaz ya.... yanında kimse kalmamıştır. can bu dersin... elbet ki ben yanlız kamıyacağım dersin.. neden diye soracak olursan ki.... yanlızlık ALLAH'a mahsuzdur. onun içinde bir ışık yanar... sevinirsin umut edersin... olur yaa o anda... biri geliverir yanına... sen üzülme der... neden mi.. sen yanlız değilsin ki... FAZLI ÖZCAN |
BEN VE YALNIZLIĞIM Yalnızlıgımla basbasayım yine Hayaller ve anılarla Yasamımı hatırlayıp Agladıgım yalnızlıgımlayım Sadece duygularımı paylasan Kader var yanımda Yalnizliga düşmüş bir kuş gibi Çaresiz kanadı kırık Yinede yılmadan ama gözyaşlarına yenilerek... Terkedilip bırakılan bir güvercin gibi Anılarımla ve kaderımle paylaşıyorum herşeyi... Çaresizligimiumarsızlıgımı Yalnız bırakılan fakat yılmayan Kimseye muhtaç olmayan Ama aglayan... Bir dag yamacına oturmuş Geceyi ve gündüzü düşünüyorum sadece... Sadece içimi yakan ateş gibi Kıvılcımlanıp yasadıgım acı günleri yakmak istiyorum... Yakmak istiyorum ki Kül olup ortadan kalksınlar diye Beni sadece yalnızlıgımla bıraksınlar diye Düşünüyorum..... Seni düşünüyorum yinede Yılmadan bıkmadan Damladamla dökülen yagmurlar gibi İşte yine yanaklarım ıslandı Yine aynı şey oluyor Ne zaman seni düşünsem Hep aynı şey oluyor bana Ama sen beni hiç sevmedin ki Beni yalnızlıgımla başbaşa bıraktın Şimdi kuş olup uçmak isterdim Bulutlarin üzerinde Asagıya bakmak isterdim Seni görürüm diye Sevgimin bitmedigini Sana göstermek için Sensizligin acı yüzünü Sevmenin şevkatsizligini Göz yaşlarımın bile ezildigini Sana göstermek için ... |
Yalnızlığın hangi tarafındayım bilinmez... En çok da yabancıyım kendime.Saklandıkça yaşadığım yalanlardan... Gözümü her açtığımda hissettiğim korku; avuçlarıma damlayan bir hayal kırıklığı, bir acı oldu... Nasıl yürüdüm, ne zaman geldim ben bu yalnızlığa?... Daha kapıyı bile çalmamıştım, ne çabuk açtın... Müsadenle yüreğimi aramaya geldim, kendi kimliğimde yitirdiğim yalnızlığımda... Doğuştan mı yalnızım, yoksa yalnızlığım da mı doğdum? Ne zaman geldim unuttuğum bu zaman kavramından, bu bomboş kalabalıklardan sıyrılıp... Beni buraya getiren hayallerim, umutlarım, göz yaşlarım, hayal kırıklıklarım ve yıkımlarım....biliyorsun... Eğer gelmeseydim kalacaktım enkazın altında. Kusura bakma rahatsız ettim seni yalnızlığım. Eğer yalnız değilsen ben gideyim...Ama ben ne zaman gelsem sen yalnızsın...Yok hayır biliyorum, uzun zamandır buradayım. Her gitmek istediğimde senden, aslında hiç gidemediğimi anladım sana dönüşlerimde... Sanki bir kördüğüm oldun boğazıma düğümlenen... Madem geldim anlatayım izninle... Bir hayal kapısında doğdum.Yalan insanların adına sevgi dedikleri ve iki dudak arasında tükettikleri yaşamda buldum kendimi... Neye uğradığımı anlamamıştım daha. Taptım, inandım, güvendim sadece iki dudak arasında dökülen cümlelere, harcanan yüreğimin eridiğini göre göre. Göz göre göre... Aslında gözüm kör olmuştu, kulağım duyardı sadece. Bense yüreğimde yanan ateşin kor olmasını seyrettim ve kendi küllerimden yeniden doğmaya çalıştıkça, bir tokat daha yedim yalan hayattan. Öleceğimi bile bile, göre göre, göz göre göre, kör olduğumu bile bile... Şimdi anlıyorum, çok iyi anlıyorum, ama neye yarar; kör olmuş gözlerim, yüreğimi arar olmuşum yalnızlığımda... Ve yine ve şimdi yüreğimde yanan ateşin adına hayal koydum. Çünkü sevgi sadece dudaklardaki cümlelerde yaşanan yalan olmuş... Ne umut, ne sevgi cümlelerde anlam bulamazdı yüreğimdeki kadar... Ama su gibi akan zaman, bir nehir oldu şimdi gözlerimde, gittikçe uçuruma akan. Her geçen gün yaşadığım yaşanmamışlıkları, yalanları tokat gibi vursan da yinede yanındayım yalnızlığım, Yüreğimdeki Mavi için... Umutlarımı aramaya geldim, hayallerimi, yüreğimi aramaya geldim... Nasıl yürüdüm ne zaman geldim ben bu yalnızlığa...? |
Evde bir sessizlik hâkim. Odalar karanlık. Herkes derin uykularda. Annem, babam ve diğerleri... Saatin tik tak sesini duyurum Gecenin hangi mahrem saatindeyim Bilmiyorum… Penceredeyim. Bir sigara yakıyorum. Bir nefes çekiyorum. Yüreğimde ki hazanı dağıtmak istercesine Savuruyorum Gökyüzüne Ciğerlerime gidip gelen dumanı... Tüm ihtişamı ile ay Ben buradayım diyor… Yıldızlarda ona eşlik ediyor. Canımı yakıyorlar. Hatırlatıyorlar bana… Sensizliğimi… Yalnızlığımı… Bir ses duymak istiyor kulaklarım İçimdeki yarayı dağlayacak… Ama hani nerde Sokak köpekleri, Mart kedileri, Her zaman esen rüzgâr. O bile esmez olmuş bu gece. Baş başa bırakmışlar beni… Sensizliğimle… Yalnızlığımla… Gözlerim Köşedeki sokak lambasına takılıyor… Var ile yok arasında Aydınlatmaya çalışıyor geceyi… Ve seni bekliyor oda ben gibi Işık tutuyor bekleyişlerime Yaren oluyor sensizliğime… Yoldaş oluyor yalnızlığıma… Karanlığın içinden bir ses duyuluyor Bir yüz beliriyor hayalet misali… Git yat… Gelmem. Bekleme boşuna gelmem diyor… Yüreğime dolan acı Gözüme yaş olmadan Kapatıyorum pencereyi Sessizlik rahatsız olmasın diye usul usul… Yatarken ışığı bile yakmıyorum Karanlık bana gücenmesin diye… Yatağım ve yorganım. Her gece olduğu gibi beni bekliyorlar. Yanlarına varınca Önce hoş geldin diyorlar Sonra sitem ediyorlar Niye geç geldin diye… Sarıyorlar sımsıkı sensiz bedenimi. Avutmak istiyorlar Senden doğan yalnızlığımı… Unutturmak istiyorlar Seni, Sensizliğimi Yalnızlığımı... Salih Korkmaz |
O kadar yalnızım ki Sonsuzlukta kalan yıldız bile benden mutlu Ruhumda isyan sesi Son nefesi verecek ölümlü bile benden umutlu Şarkılar susmuş Bir kasvet kaplamış olmayan umudu Yüreğimde isyan Kalmamış bir nebze mutluluk umudu Senmişsin her şeyin sebebi Seninle yok olup gitti mutluluk Gecenin zifiri karanlığındayım sensiz Kalmadı artık güne güneş doğma umudu Seninle güldüm, seninle şenlendim Seninle doğdum, seninle tükendim Varlığınla vardım, yokluğunla sona erdim Kalmadı artık yarına ait bir umudu Salih ÖZALAŞAN |
bu aralar biraz yalnızım yani son 22 yıldır ama kendi içimde kalabalığım kalabalıklar arasında en yalnız yalnızlar arasında en kalabalığım fahişeler arasında yalnız bir bakire şehvetliler arasında yalnız bir aşığım erkekler arasında yalnız bir kadın şeytanlar arasında yalnız bir meleğim maddeciler arasında yalnız bir ruhçu mühendisler arasında yalnız bir şairim rumlar arasında yalnız bir türk yahudiler arasında yalnız bir müslümanım paralar arasında yalnız bir dilenci karalar arasında yalnız bir denizim diriler arasında yalnız bir ölü kurtlar arasında yalnız bir koyunum yalnız yaşamışım, ne önemi var ki yalnızdım doğarken ölürken …. Ve dirilirken…… Mehmet Salih Yarğı |
Yalnızlıklarda Sensizlik Var Bakma; ''Yalnızlığı seviyorum'' dediğime. İçinde sensizlik te varken, züğürtçe bir avuntu işte. Sevmiyorum aslında, senin olmadığın sokaklarda, yağmurda yürümeyi de. Gözlerinin derinlerinden ödünç aldığım bakışlarım, düşüyor, dökülüyor, kirleniyor çamurlu su birikintilerinde. Islak bir serçe gibi üşüyor ellerim. Ellerimde, ellerin yok diye. Sevmiyorum, sensiz geceleri de. Karası, gözlerinin rengine benzese de. Omuzlarına şelale gibi dökülen saçlarının kokusuyla örtüyorum karanlıkları. Gün batımlarından çaldığım ışıltıları sıvıyorum her bir teline. Seni alıp götürmelerine inat olsub diye. Bakma; ''Yalnızlığı seviyorum'' dediğime. Sevmiyorum, sevmiyorum işte. İçinde sensizlik var diye. Yaşar Yıldız |
Yalnızlar sokağında yürüyorum Yüreğimde tarifsiz kederler Derin derin yudumluyorum yalnızlığımı! Kaldırımda saçı-başı dağınık Bağrı açık bir adam Kir-pas içinde… Yüzüne bakıyorum Belli ki aç…üstünde yırtık giysiler, Gözlerinin feri sönmüş, İçindeki hayat böceğini çoktan öldürmüş! Büzülmüş kaldırımda, sabahın ayazında Belli ki üşümüş. Onu bu hale getiren Kim bilir ne dertleri var! Yaşamak buysa eğer, adam yaşıyordu Aç-bi-ilaç, çulsuz ve damsız Belli ki umutsuz, bir başına… “Umudumu bıraktım ona Yalnızlığımdan utandım! ...” Yalnızlar sokağında evlerin damında kasvet Yıkık-dökük, viran, ahşap evler Ocağı sönmüş, bacası tütmez evler.. İçlerinde kim bilir? Ne hayatlar sönmüş! ... Yalnızlar sokağında bir çocuk Yüreği büyümüş, kendi küçücük Benzi solmuş, gözleri kocaman Belki anası yok yada babası Yada birinin eline emanet Çocuk dünyasına küsmüş! .... Başı önünde, Kocaman gözlerinde korkular Sevgileri yitirmiş Yanağında yaşlar, yüreği acılar içinde… “Sevgimi bıraktım ona, Yalnızlığımdan utandım! ...” Yalnızlar sokağında bir kadın Kimsesi yok bir başına Saksıda açmamış çiçekler Penceresi kırık, bir göz odada… Gözlerinde umutsuzluk, Yüreğinde sonsuz acılar, Yüzü bitkin, gözleri dolu dolu.. Belli ki yalnız, Belli ki hayatın sillesini yemiş Belli ki bir hayat kadını. Yüzünde derin çizgiler, Hayallerini yitirmiş Hüzünlü bir yalnızlık şarkısı geliyor içerden… “Hayallerimi bıraktım ona Yalnızlığımdan utandım! ...” Yalnızlar sokağında bir mezarlık İki kişi mezar kazıyor, bir de imam. Kimsesi olmayan yalnız birini gömüyorlar. Ne umutları, ne sevgileri, Ne hayalleri var artık… Gitmiş bu dünyadan, Dertlerini arkada bırakarak! ... Şimdi uzun bir yolculukta, Ebediyete kadar… Yalnız geldik bu dünyaya, Yalnız öleceğiz yine. Oysa bizi bekleyen yepyeni umutlarımız var. Düşündüm de o mezar başında… “Yalnızlığımdan utandım, Utandım yalnızlığımdan! ...” Sema Zincir |
Kalabalıkta beni benden çalan yalnızlık. Sisli, çiçeksiz dağların yamaçlarında, Çığ düşmüş gibi eziyor beni yalnızlık. Çoktan bendi yıkılmış, Suyu boşalmış baraj gönlüm de, Yıkık han duvarları gibi baykuşlar ötüyor. Ne gecem gece, uyku tatmaz oldu gözlerim, Ne de gündüzüm gündüz, Güneş tutulur, her gün aydınlıkta. Süzülür gözüm den yaş yerine, Bin surat ve hep siyah renkte zehirli hüzün. Yumuşacık yüreğim de konaklayan, Çaresizliğimdir benim yalnızlığım. Yalnızlık yok eder sığdırmaz beni koca evrene. Yine de vardır elbet yerim atomun çekirdeğinde. Bilmediğim esrik bir şarkının nağmeleri gibi, Dilimde dolanır durur yalnızlığım. . Ümran Özlük |
Yaslarım Sırtımı(n) Yanlızlığ(ın)a ! Dağlardan uzak... Dar yollara yakındı gözlerim... Kanardıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Asfalta her çarptığın da dizlerim... Dolu dizgin bir geçmişinhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Yosun hırkalıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif gençliğiydim ! Geçti dedim... Artık yeter ! Dinmek bilmeyenhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Bu yangın yağmurlarıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Doludan da beter... Saklanmakta yasak şemsiye altlarına ! Şehirler arası ıslanmakta... Yaslarım sırtımı; Yanlızlığahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Yaslarımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif sırtımın yanlızlığına... Yaşlarımı yırtamadım sayfa sayfa... Her sayfa da sen vardın; Her adımda da adın... ........ ALINTI.. |
Öyle yalnızımki! ..sanki bir rivera’da… tek başına kalmış kum taneciği gibi yapayalnız… öyle ki, dalgalar bile azgınlıklarını gizliyorlar ıslatmıyorlar beni… ölü balıklar kumlanmıyorlar ve martılar da yürümüyor üzerimde… öyle yalnızım ki, hala zoraki gülücüklerimle mutluluk saçıyorum anlamasınlar diye, anlamıyorlar da… ama sen, sen alınma sakın can başını öne eğme çakmak çakmak iri gözlerini bir noktada bırakma hüzünlenme sakın sil nemlenen gözlerini,sil! .. duyuyorum kısık sesini, ‘’-ben varım ya “deyişini tüm sıcaklığınla duyuyorum -sen varsın bin an, sen varsın bir an … … lakin; beni koruyan sevgi şemsiyeni güneş alıyor… yağmur alıyor, belki de kar alacak fırtınasıyla götürüp atacak bir yerlere ve belki de erimeyecek kar! .. ebedi yalnızlıkta bir daha bahar olmayacak... Cemal Nalcı |
Garip Tutsak Göremiyorum seni Yalnız seni değil her şeyi göremiyorum. Her yer karanlık, Damla damla; Zerre zerre sarmış yüreğimi Actıyor... Sızlatıyor.... Dayanamıyorum.... İçim ürperiyor, Ansızın üşüyorum. Ne bir ses ne bir ışık; Ellerim kelepçeli, Sanki her yan kol, sarmaşık. Ve bir ışık yayılıyor ortama; İçimden... Tam sol kafesimden.... Benden yayılıp beni hapseden; Beni gösterip seni kasteden. Acı bir çığlık yankılanıyor karanlıkta, Eller tutuklu, gözler kapalı... Vah garip tutsak, o beklentin var ya, Karanlık, o son ümidin; Ne yazık ki o da sağır. Vahlar sana ey garibim, Kimbilir ne çıkmazdasın.. Hangi gönül kervanında, Hangi zamanda kalmasın. Işığın kaynağı olsan da Sen- kanadı kırılan kelebek; Yanmaktan kurtulamazsın. Ve sen ey garip tutsak; Aradan yıllar geçsede Onu hep kalbinde sakladın. Sen karanlık o ışık... Senin olduğun yerde o, Onun olduğu yerde hep sen vardın. Ama yinede... Yanmaktan kurtulamadın; Yalnızlıktan kurtulamadın... Kerim Demir |
neler geçiyor içimden aşığınım gelmesen uzaktan bir meyva nektarı ihtirasım seninle ömür boyu bağım gönül seninle kavuşur mesut güne senden meltemle gelir aşk rayihası,ateşten aşkın gelmezsen kurtulamam yalnızlığın ateşinden,dertten dalarım bakışlarınla günbatımına sen gönlümü sevmesende sen memleketimden gitsende sen başkasına aşkını versende kendimi kaybetmem vefasızlığa demir atsanda,sende göreceksin aynı ızdırabı bunu bilmesende Durdu Mehmet Güneş |
Geceler… Ahh.. Geceler.. Kara dokulu Hüzün buğulu Hasret kokulu geceler… Yüreğimde aşkın Dudaklarımda adın Ve sevdalı heceler Seni çıldırasıya aradığım ‘’Sen… Sennn’’ diye ağladığım geceler… Ayrılık… Ahh.. ayrılık… Geceye vurgulu Acıya burgulu Sancıya kurgulu ayrılık… İçime sığmayan, Sel gibi taşkın Geceyle gelen baskın… Hazan mevsimi fırtınada sallanan Yaprak gibi titrer… Titrer dudağımda şarkın.. (alıntı) |
Tek Başına Belki de budur yaşamak; Hep yıkılmışlık içinde Ve hep tek başına... Ben bıktım bu odadan Bıktım yalnız olmaktan ağlamaktan... artık hiç bir hüsran kelimesi anlatmıyor dramımı hiç bir cümle çözemiyor beni Ne yazsam boş! Yineleyip duruyorum dün gece söylediklerimi ... akın akın üstüm yükleniyor ölüm düşünceleri seviyorum gibi geceleri... Usandım desem de yok çaresi Sırtıma alıp götürsem de ölümü Yüreğime hapsetsem; saklasam dahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Ve her gece ben böyle sabahlara dek ağlasam da yok olup gideceğim; kuruyan bir nehir gibi damla damla biteceğim Alıp götürün beni buralardan Bu olmamalı yaşamak ! kaderim de yazmamalı ayrılmak Yar ‘ dan... (alıntı) |
Kadim dostum yanlızlığımla Kadeh kaldıracağım sensizliğime Acılarımı koyacağım masaya meze diye Bir sigara yakıp.. Sen diye çekeceğim içime her nefesi.. İçkimin bitişiyle sensizliği Mezemin bitişiyle acılarımı Son sigaramlada seni söndürürken Veda edeceğim Kadim dostum yanlızlığıma Safiye Özgöç |
Issızlığa adım atarken Kimselerin olmadığı gökyüzünde Umutlarıma doğru uçuyorum Yorulmuş bedenimle beraber Güneş batıyor her akşam Sen yoksun yanımda Sensizlikle Seyrediyorum Sessiliğe Mahkum Geceleri Yalnızlığa Sürükledin bedenimi Dokunabilsen Acılarıma Kanatsan Sana olan Yaralarımı Sarılsam sana bütün varlığımla Anlatsam Turuncuya Sensizsiğe deliler gibi susamış Kaldırmıyor beni yüreğim Sensizlik Yorgun Düşürdü Beni Umut Aksun |
Yalnızlığa Veda Gidiyorum işte Hayalde gör, düşte gör. Yalnızlığın da ucuna geldim, sırtımda kederin hançeri, saplanmadan hep tehditle yürütür beni. Bilmem neden ve nasıl çıktım bu yola, vardır elbet başlangıcı bu halin; ben de bir harmandan savruldum sonunda, konmasız uçtum peşinden kadın denilen hayalin. Hayatmış ama asıl beni kandıran cilve. Yine de bir şey verdi diyemem bana bu derin tasavvur ve yeryüzü meridyenlerle kestiğim özlü çamur kerpici iliğimde kurur, ağrısı yüzüme vurur. Ah ne vedadır ne vebadır ne vebaldir bu! Gitmek değil, artık dağılmakbenimkisi tozuyan aklım ve hafızamla. Bitsin artık bu şiirler, bu kitap, bu içe dönük cihannüma Hayalse katili bir insanın cesedi vurmaz hiçbir kıyıya. Adnan ÖZER |
Kaçsamda Üzerime Yağıyor İhanetin Yitip gittin benden .. Yüreğim habersizdi bu gidişten .. Gittin mi? Bittim mi? Bittin mi? Yoksa sende .. Bir yalnız tebbessüm kaldı yüzümde .. Hepsi bu .. Bir de ihanet saklı kutular ellerimde .. Önceleri içinde aşk sözcükleri sakladığım, İçlerine bir bir ayrılık yağmurlarının biriktiğini Gözlerimi yıldızlara sunduğumda gördüm; Parlayan ışıkların karanlıklara gömülüşünü tek tek .. Yalan mıydın? Yalan mıydım? Ben hiç ayrılıklara yürüyüşlere çıkmadım sevgilim ! Kimse incitmek için derinlerime koşmadı hevesle .. Heceler bitti konuşamıyorum . Son muydun? Son muydum? Ayrılıklarında adını aşk koy yüreğim; Kaçsamda üzerime yağıyor ihanetin .. Gittin mi? Bittim mi? Bittik mi biz şimdi ?.. Alıntı |
Sana Ait Bu Yalnızlık... Gece, Bugün bir başka sessiz sanki... Yüreğime çarpan sesler mi çok yalnız? Yoksa ben miyim her nefeste bu denli yalnızlığı soluyan! Duyulması zor bir yokluğun ayak sesleri içimde… Senin bu yalnızlık. Senin bu yokluk. Benim varlığına dair hiçbirşeyim yok ki, Bir kuru sessizlikten başka… ‘’Hiç’’ olanlar bile sende tutuklu. Oysa, kendime ait bir yalnızlığım bile yok! Tüm yokluklar sana dair… Varlığını ‘’ses’’ sayma, hiç olmadı ki konuşsun! Anla yada anlama… Unuttuğun bir çerçeve de silindi hayallerim! Bir çizgi çektim gerçeklerin üzerine… Karaladım kendimi, duygularım konuştu! Sustu korkularım, seni ‘’hayat’’ bildi tüm çığlıklarım. Oysa ki, ben duymak istememişim! Onlar hiç susmamış… Gece, Bugün bir başka hüzne dayalı sanki… Sensizlik koyu bir sessizlik bıraktı avuçlarıma. Düz gittim, yoruldum… Eğri gittim, yoruldun. Bulamadım ben senin yolunu! Savruldum sessizliğimin haklı/haksız savaşının içinde… Ve gece, çok fazla ağladı bugün… Biraz da ağlattı! Korkma/düşünme… Sana sığındım ama Sen yine bilmedin! '’Ah yüreğim’’ sus… Bu gece de ölmedi ruhum… Alıntı.. |
Yalnızım.. umutlar,sevinçler,gülümsemeler yok olmuş dünyamda bir taş bastım yüreğime yakmakta bedenimi ne hıçkırıklar ne de gözyaşları anlatıyor kırık kalbin bir intihar mektubunu.. Bir sevgiydin sen, adını koyamadığım bir gül verip yüreğimi yakan bir ateştin mutluluğu arıyordum hayatın çekilmez yalnızlarında sana sığındım kanatlarının altına gizlenerek göz göze gelip hissediyordum artık merhametliliğini.. Uzaklardasın şimdi etrafıma baktığımda yetim bir çocuğun bakışını andıracak artık gözlerim saklı kalan hüzünleri yalnız paylaşacagım yüreğimde sessiz sessiz.. kan ağlayacak kalbimdeki fırtınalar sorgusuz sualsizce verdiğin gülle yanıp tutuşacak yüreğim alev alev.. Biliyorum, yollarını gözlesemde durmayacak zaman akıp gidecek bilinçsizce eski günlerdeki gibi bakmayacaksın sevgi dolu gözlerle dudaklarının arasından dökülen sözcükler yüreğimi okşamayacak artık ve koca bir sitem olmaktan öteye gidemeyeceksin hiçbir zaman... Süzülürken gözyaşlarım damla damla yanaklarımdan içimdeki senin ateşin bir kor gibi yakacak yüreğimi özlemim, hayallerim rüzgar gibi savruluyor olsa da elinden mutluluğun rüzgarları uzak değil bize yeter ki yüreğini yüreğime bağla bunu istiyorum senden sadece;Çok mu? Bu şehirde; kırık bir kalp taşıyorum acı hatıralarla birlikte gözlerim yüreğime kazıdığın isminle ağlıyor şimdi unutamamanın verdiği ıstırap ruhumu kemiriyor adeta sen, bunlardan habersiz yaşıyorsun hayatı bu şehirden uzakta nasıl bilebilirsin ki bunları,aşkın doyumsuz acılarını 'hiçbir zaman'... Hasan Sıddık ERSOY |
Bir gece, düş yorgunluğuyla uyandım... Sessizce bir rüzgar geçiverdi penceremden. Bir deniz kıyısı düşündüm, Ve sen... kendinle başbaşa... Bank üstünde yalnızlıklarını çoğaltırken, İçinde benli duygular yoğunlaşır birden. Alır seni dalgalar kıyımdan, kıyısına götürür hüznün... Bedeninde sabah olur, ruhun karanlıkları çoğaltır. Sonra ben yenilerim sende kendimi, Sonra korkuların başlar, usulca irkilirsin. Ölüm oyunları oynarsın kalbinle, Beynin senden kaçar, düşersin kendinden... Yine kaybetmek beni, sende maviyi siyaha dönüştürür... Gecemde senden sokak yalnızlıkları dinliyordum, Nakaratında denizler boyu gözyaşları... Üşür gibiydi ruhum, üşütüyor gibi seni. Bir gece sensizdim, en az senin kadar... Düşler düşüyordu gözlerimden, Sessiz bir ölüm gibi geçiverdin ruhumdan. Hasan CAN |
Esaret gözyaşları içindeydik hepimiz Suskun bir nöbet tutuyordu gözlerimiz Kilit altına alınmıştı tüm duygular ve bitmek bilmiyordu gece… Bitmek bilmiyordu hasretlik, ve umursanmıyordu artık yokoluşu zamanın, sonra sen geldin… Yalnızdık, ötede ve haydut duygular içinde, yalnızdık… Bitmeyen sesler duysak da zamana dair ve hayat hep zorlasa da bir diğeri olmaya yalnızdık aslında… Ali BALTACI |
Yalnızlık Ağladı Yılda iki bahar, yaz ve kış Dört mevsim Güneş, yağmur, kar kıyamet Sen ve ben bahardık desek Yılda iki defa olsun görüşsek Sen ve ben yaz desek Kavrulsa yüreğimiz Yansa bedenimiz, kalbimiz Sen ve ben kış desek Ben sonbahardan gelirim sana Yağmur gözyaşım olur Rüzgar içimde dinmeyen fırtınam Kış ocağıma düşer her zaman Kar yağar evimizin damına Tüter mi? Bizim de ocağımız Sorarım her sonbahar akşamında Olur mu hiç birlikte Kışa vedamız İlkbahara merhabamız Ne güzel di her şeye rağmen hayali Açtım o seni gören Lanet olası gözlerimi Açtım Odamda bir çığlık vardı Duvarlar da sesin Anlamıştı yalnızlık En sonunda Odam da bir hıçkırık Yalnızlık da ağladı Ben ağladım Semih Önder |
Bilmezler yanlız yaşamayanlar Nasıl korku verir sessizlik insana; İnsan nasıl konuşur kendisiyle Nasıl koşar aynalara Bir cana hasret Bilmezler.. Orhan Veli Kanık |
Yalnızlığımda__ Gecelerimin adı. Bitik saatlerhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Senin yokluğunsa bela__ Düşünceleriminhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Doludizgin çıkmazlarındahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif İşte! Ne oluyorsa Bu saatlerde oluyor banahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Yalnızlık nehir gibi çağlıyor yüreğimde. Sensizlik__ Duvarlarımda büyüyen gölge. Zaten! Bir sen gülmedin yüzümehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Bir de şu kahrolası gece__ Ayla Küçük |
Hayat Gül Kokulu Bir Sağanak Yine -------------------------------------------------------------------------------- gözlerimin önünde ıslak dağların kabaran yalnızlığı ne varsa uçurumlar eşiğinde hüzünlerle yalpalayan ne varsa gözlerimin önünde ve hayat gül kokulu bir sağanak yine birşeyler anlatmak istiyor hayat ve alıp götürmek bir şeyleri kurt sofralarına gün batıyor gün batıyor bukağısı paslı bir sevinç oluyor yalnızlığım unutuyorum sevgilim suretini durgunluğun "niçin"di unutuyorum gün batıyor ürkek yıldızlar dolanıyor yalnızlığıma umurumda değil ne yağmur ne ayaz ne de kerpiç kokusu havada unutuyorum/sabaha/kadar/ gün batıyor sonra bir akasyayı okşuyor gözlerim geciken sabahlara koşuyor kuşlar gözlerimin önünde ve hayat gül kokulu bir sağanak yine |
Dün gece yine yalnızdım. Sokağa çıktımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Ve kendime bir çiçek aldım. Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda... Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm... Ama her gece gibihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Dün gece de yalnızdım. Ve kendime bir çiçek aldım. Bir saat geri alınmış saatlerhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Ben geri almadım. Ve bir saat daha yalnız kalmadım. Bir masaya oturdumhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif İki çay ısmarladım. Ben içtim. Sen soğuttun. Sana söyleyeceğim her şeyi yuttum. Çok dert etmedimhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Çünkü yoktun. Dün gece yine yalnızdım. Rahat ağladım. Yokluğundan gizlemedim gözyaşlarımı. Ve lambaları hiç karartmadım. Dün gecehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Her gece gibi yalnızdım. Sokağa çıktımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Ve kendime bir çiçek aldım. Sen sandımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Koklamadım. |
Yalnızlık Kazanı Kâh ben sen oldum Kâh sen ben oldun Ama nedense B İ Z Olamadık hiç... Gelgitlerin gölgesinde Örselendi hep hayallerimiz Olmazlara uzanıp her seferinde Boşluğa dokundu ellerimiz Dolunaya aldanıp her gece Boğazın serin sularına uzandık İnci gerdanlığın gölgesinde Gerçek aşkı buluruz sandık Gelip geçen gemilere yükledik İçimizi ezen ne varsa hislerden Martıları esir edip söyledik Söyleyemediğimiz ne varsa sözlerden Kırılgan mevsimlerden geçtik Baharı yaşamadan erdik hazana Aşkı bulmak için nelerden geçtik Düştük yine yalnızlık denen kazana Saadet Gökçe |
BIRAKIYORUM.... NE SENİ NEDE SEVGİNİ İSTİYORUM SENDEN. SANAOLAN ÇOCUKSU SAF SEVDAMI SANA BAĞLI CANIMI İSTİYORUM. SANA EN BÜYÜK CEZA;YANLIZLIĞI BIRAKIYORUM..... GÖZLERİMDEN AKAN YAŞALARA DEĞİL.. SANA ACIYORUM.. YÜREĞİME SAPLADIĞIN HANÇERE DEĞİL SENSİZ GECELERDE KURDUĞUM HAYALLERE YANIYORUM... SANA OLAN SEVDAMDAN DEĞİL... KADERİMDEN KAÇIYORUM... SANA EN BÜYÜK CEZAYI YANLIZLIĞI BIRAKIYORUM SANA SENSİZ YAŞAYAMAM DEMİŞTİM... YAŞIYORUM... SENSİZ GÖZLERİM GÜLMEZ DEMİŞTİM... GÜLÜYORUM... SENSİZLİK NEFES ALMADAN YAŞAMAKSA, SENSİZLİK ACI ÇEKEREK GÜLMEKSE YAŞIYORUM GÜLÜM SENSİZLİĞE MAHKUM OLAN BENLİĞİMLE.... |
Heyecandan titremek nedir bilir misin? Dizlerinin bağı çözülürcesine... Milyonlarca volt elektriğe dokunmuşcasına ölür gibi.. Sen hiç sana dokundun mu?.. Aydınların içine düşmek nedir bilir misin? Hayatın bütün renklerini birarada görebildin mi? Bir ışığın içinde boğulurcasına... Parlak, ışık dolu ama körolurcasına... Sen hiç seni gördün mü?... Melodilerin en güzelini dinledin mi hiç? Sesler kulaklarında yankılanırcasına... Sesin yüksekliğinden hiçbir şey sağlam kalmamacasına.. Okyanusun en koyu sessizliğinde, en yoğun dalga sesleri arasında... Sen hiç seni duydun mu?.. Sellerin içinde kaldın mı hiç? Boğulurcasına... Tıkanırcasına... Nefessizliği iliklerine kadar hissederek... Sen hiç sana ağladın mı? Herşeyini kaybettiğini düşündüğün oldu mu hiç? Çırılçıplak kalırcasına... Tükenircesine... Dünyada yapayalnız kalmacasına... Yaşam hakkını tüketircesine... Sen hiç seni paylaştın mı?.. Dünyanın zirvesine ulaştığını hissettin mi hiç? Herkesten ve herşeyden yukarıda olurcasına... Bulutlara bile tepeden bakarcasına... Kimsenin ama hiç kimseninin buna ulaşamayacağını ve ulaşmaya da hakkı olmadığını düşünürcesine... Sen hiç seni yaşadın mı?.. Zaferlerin en büyüğünü hissettiğin oldu mu hiç? Kulaklarında hayranlık dolu seslerle kıskançlık çığlıkları arasında finale koşarcasına... Bütün engellere rağmen... Nefes nefese... Kimsenin tahammül edemeyeceği bir hızla... Sen hiç senin tarafından sevildin mi?.. Kutup soğuğundayken terledin mi hiç? Hiçbir güneşin veremeyeceği sıcaklığı iliklerine kadar hissederek... Kor ateşlerin içine düşercesine... Sen hiç sana sarıldın mı?.. Saatlerin durduğunu, zamanın donduğunu düşündün mü hiç? Endişeden ölürcesine... Saatin tiktaklarını hızlandırmak istercesine... Zembereğinden fırlamak için kıvranan yaycasına... Sen hiç seni bekledin mi?.. Çaresizliğin en yoğununu yaşadın mı hiç? Mümkün olsa canını verebilmecesine... Ama elden bir şey gelmemesinin verdiği acıdan çıldırmacasına... Sen hiç sana üzüldün mü?.. Haklıyken bile içindekileri anlatamayıp hak verdiğin oldu mu hiç? Haykırmak isterken içindekileri, çığlık çığlığa susarcasına... Sen hiç sana kırıldın mı?.. Kelimelerin yetersiz geldiği oldu mu hiç? Kafandan bir sürü şey geçerken, bomboş kağıda bakarcasına... Elin kalemi tutmaz olurcasına... Sen hiç sana yazdın mı?.. Öldün mü sen hiç yaşarcasına? Yükseklerden düşerken bir an zirvede bulurcasına... Issız bir adaya düşmek üzereyken, kıtaların en büyüğüne ulaşırcasına... Sen hiç seni sevdin mi?.. Yine kelimeler yetersiz, yine zaman akmıyor... Ve ben bakakalıyorum boş kağıtlara... İçim bir roman yazacak kadar doluyken, dökülmüyor bunlar yine kalemin ucundan... Ve ben yine anlatamıyorum seni umutsuzcasına.. Ve.. Sana en çok ihtiyacım varken; sen hiç sensiz kaldın mı?.. Pınar ERDEM |
Ne zaman ayrılık saati gelse En vazgeçilmez yerinde yaşamın Duysak ayak seslerini akşamın Ve sokaklardan el ayak çekilse Bir ürpertiyle duyarım o zaman Seni çağıran sesi uzaklardan Ne zaman ayrılık saati gelse Bir gariplik çöker içime birden Kalan tek anı gibi bir devirden Durmadan çalınır o gamlı beste Sanki bilir de hazin öykümüzü Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü Ne zaman ayrılık saati gelse Bir çaresizliği anlatır gibi Birden değişir gözlerinin rengi Mavi solar, koyulaşır yeşilse Sarınca ruhunu eski bir hüzün Uçar gider pembeliği yüzünün Ne zaman ayrılık saati gelse Uzatsan özlemle dudaklarını Tüm ağaçlar döker yapraklarını Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe Sadece uğultusu o rüzgarın Ve bir umut kırıntısı, belki yarın Ne zaman ayrılık saati gelse Bir fırtına çıkmışcasına, büyük Içimizdeki güllerin boynu bükük Bir zaman kalakalırım öylece Neden sonra gittiğini anlarım İçimde güller ağlar, ben ağlarım Alıntı |
İRDAP Seni koparıp atmak yaşantımdan Ne zor şeymiş meğer. Unutmak mümkün değil varlığını, Öptüğüm dudaklarını, Okşadığım saçlarını, Hele gözlerini unutmak mümkün değil. Ne çok sevmişim seni Nasıl bağlanmışım bu kadar. Öyle seviler Öyle umutlar etkinki gönlüme, Hep ayrılık, Hep hasret Hep gözyaşı biçtim hasat zamanında. Mümkün değil bu acıyı unutmam. Bir ruh nasıl bir bedende yaşıyorsa Ben ruhumla sende yaşıyorum. Bazen nefret duymak geliyor sana içimden En ağır suçlamalara mahkum ediyorum seni Sonra bir bakıyorum Her yerin prangalı, şaşırıyorum. Mümkün değil bu esreti unutmam Orhan KUTLU |
Yalnızlığım.. Uzun süredir sana küs bir yanım.. Şimdi ki aklım olsa, Seni bırakıp,başkasına aldanırmıydım! Yalnızlığım.. Can yoldaşım, Bir bilsen nasılda acıyor sol yanım.. Sana döndüm tekrar, Yaralarımı saracakmısın? Yalnızlığım.. Mutsuzluk kapladı her yanımı, Üşüyor gibiyim, Sevgisizlik fena çarptı kalbimi.. Hayatımın son anlarını yaşar gibiyim.. Ürkeklik hiç yakışmıyor bana, yavru bir ceylan kadar ürküyorum, Herkesten,herşeyden... Yalnızlığım.. Neden kapılarını kapatıp, Beni zindanlara vurmadın? Neden beni bu aşk hilebazlarının içine attın? Neden Neden Neden...?! Seni sana, Yüreğini bir yabancıya emanet edip gidiyorum... Arkama bakmadan, Geçtiğim her yeri hafızamdan silerek gidiyorum.. Kalbim; Yine yalan bir sevdanın, acıları sırtlanıp,birbirimize kaldık.. Alıntıdır.. |
| Saat: 14:18 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık