MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

ScarletSunShine 21 Mart 2009 00:25

http://img389.imageshack.us/img389/3500/a351k49di4.jpg

Ben geldim bakkal amca..
Bu sefer can kırıklarımla geldim.
Verdiğin 'Aşk'ı geri getirdim.
Tembihlediğin üzere, gözüm gibi baktım ona.
"Çok iyi pişmiş, dolapta uzunca kalır, küflenirse şikayet edin, sıcakta bozulursa gel iade et' dediğin 'Yarım Kilo AşK' varya hani, dün avuçlarımın arasından kayıp düştü yere...
Engel olamadım..
Yüzlerce parçaya ayrıldı, yapıştırmak istedim, gözyaşlarım silip süpürdü 'O'nu. Kalan bikaç parçası ile geldim...
Sonra çok ağladım bakkal amca. Annemin elini tuttuğumda geçer sandım. Meğer ben ne çok büyümüşüm! Babam benden gittiğinde bile bukadar ağlamamıştım. Asıl vurgun buymuş bakkal amca, yürek ağlamandan yorulurmuş, gözyaşlarında boğulurmuş...
Nefes alamadığım da anladım..
Sizin zamanınızda iki bisküvi arası lokuma, bir baş soğana, bir demet ıspanağa, sevgiyi dillendirmek ayıpmış ama, en kalitelisinden saygıya, gönüller alınırmış. Verilen sözler tutulup, işin içine yalan dolan karışmayınca, bir de Allah can kattıkça cana, seneler hiçe sayılırmış.
Dün elimi tutarken anlattı annem bunları.. Zoruma gitti şimdilerde yaşamak..
Neyse bakkal amca.. Ben gideyim artık.
Aldığım 'AşK'ı tezgahın üstüne koydum. Kendi de istemedi zaten artık beni. Çok kırmışım 'O'nu. Sevgi dilenmek de istemedim. Ağladım bu sefer sadece bakkal amca.
Yeniden almak için gelmiştim aslında.. Ama bedelini ödeyemediğim bu aşkın ne günahını almak isterim, ne de bu aşka ihanet ederim...
Veresiye defterinden silme sakın.
Öderim elbet birgün..
Bitti bakkal amca. Hoşçakal.


Nisyan-ı Bâtın 22 Mart 2009 00:25

Sahilde kırık bir bankta oturuyorum.
Yalnızım.
Tenimi ısıran soğuk bir hava
Ve soğuktan uyuşmuş parmaklarımla
Sigaramı güçlükle içiyorum.
Bir nefes çekiyorum içime
Yalnızlığımın tütün kokusu sinmiş dudaklarıma
Ve elbette seni düşünüyorum.
Gözlerim sisler altında uyuyan
Kız kulesine takılı
Deniz kurşuni hırçın.
Haykırmak,sesimi sana duyurmak
Ve seni senle yaşamak istiyorum.
Ve sevgilim inan
Seni çılgınca seviyorum.


Alıntı.


arwen 24 Mart 2009 23:46

Geceye teslim olur senin zarif bedenin
Yapayalnız yaşanmaz şu üç günlük dünyada
Dövünmek çare değil dönmüyorsa gidenin
Sevgiye varmak için umut ara ziyada

Gecenin hüznü sarar küçücük yüreğini
Zor olur sabahları yapayalnız uyanmak
Soldurma yüreğinde açan aşk çiçeğini
Tükenmez acı verir hasret odunda yanmak

Fırtına sonrasında darmadağın ki gülşen
Güller belden kırılmış hayata küsmüş tek tek
Ağlayıp yakarsan da bir şey yok ki değişen
Sevince yorgun kalpler yaşama duyar istek

Hayat acımasızdır hasret ölümden beter
Çaresizlik içinde bedenin isyanlarda
Yüreğin yaslanmaya şefkatli omuz ister
Sevda yok olur gider bitimsiz nisyanlarda


İbrahim Coşar


Harry Kewell 25 Mart 2009 12:01

yalnızlıklara

Of be of geceler... sessizliğin sesini dinlediğim geceler
Sensiz bensiz savunmasız geceler
Kirpiklerimin uçlarından asılı geceler
Uzaklarda gözlerini aradığım geceler
Sevgilerimle sevgisizliğe yorgan olan geceler
Yaşamayı seninle süsleyip sevdiğim geceler

Ah be ah dünya... karalara bürünmüş beyazlarım
Efkarımda katmerli suskunluklarım
Akıl almaz sonsuzluklarım
Gecelerimde şafaksız selamım
Kaçışlarımda kaybettiğim hecelerim
Derinliklerimdeki doğru kelimelerim

Vah be vah yaşam... sahte olmayan boyutlarım
Yaşama sunduğum en insani yönlerim
Siyahtan zifirimi zifiri korkularım
Isınamadan çalınmış güneşim
Bana benden baskın bakışlarım
Neden ödülsüz darbelerim

Hey be hey aşk... özgür sevdam
Koparmayacaksan kasırgalar uğrama limanıma
Yaşamıyacaksan girme yüreğime
Her hücremi titretemeyeceksen değme hislerime
Unutacaksan bakma çaresizliğime
Olacaksan ayak izim yollarıma
Hoşgeldin yalnızlığıma...

Ayça Kargılı


Nephthys 27 Mart 2009 23:44

Yalnızlığımıda Alıp Gidiyorum


Erteliyorum Hayatımı
Sen olmadan gidebilmenin planını yapabilmek için
Beni sevmekten vazgeçersen,tutsaklığını yenersin derdin
Çoçukluğumu,gençliğimi aşkımı.....
Senin için aldattığımı düşünmeden

Dün Hisarüstünde,görmedin beni
Elin başka bir elin içindeyken
Görmemen değil,görünememem öfkelendirdi beni
Sana bakan erkeğin arzuladığını görerken,
gözlerinde....

Geçmişte; Ben seninle beraberken,
aşkımla aldatıyordum
Şimdi; Başka bir kadınla beraberken
kendimle aldatıyorum
Gelecekte; Ben seni sevdiğim için
hayatımı,yalanla aldatacağım

Seni unutabilmek için bir tek neden! bİr tek neden!
arıyorum
Buldum! Seni hayatımın başyapıtı yapabilmek için
YALNIZLIĞIMIDA ALIP GİDİYORUM!




Cengiz Tepe


arwen 27 Mart 2009 23:58

Yağan yağmurla birlikte
Su sesine karışırdı ortalık
Terimizde ten kokusu
Tenimizde maviküf kokusu

Yağan yağmurla birlikte
Gözlerimizden hüzün yağardı
Mavi denize dönerdi gözler
Mavi yazmalarda örtülüydü zaman

Yağan yağmurla birlikte
Bizden alıp giderdi mavi düşleri
Mutlu gülüşleri sırtlardı uzaklara
Gidişi erkendi gelişi geç

Yağan yağmurla birlikte
Sessizlik mavi boyalı pencerede
Çiçek açmıştı kardelence
Yalnız mavi emek görebilirdi

Yağan yağmurla birlikte
Yalnızlığımı maviliğe sardım
Bakışın sıcak gözlerin mavi bahar
Mavi yüreklere doğar
Ozan Efe


ScarletSunShine 28 Mart 2009 02:01

Beni de hayallerim ile bırak....
Gidişin susturdu parmaklarımı, ardından bakakaldı gözlerim...Gidişin kuruttu ilham kaynağımı, peşinden gitme diyemedi cılız kalan sesim... Küstüm kendime, karanlıklara hapsettim kalbimi, içerisine tıka basa doldurduğum düzensiz, bumburuşuk, paçavra benzeri artık sevdam ile yollardayım tekrar... Ne çok özenirdim bir limana sığınıp orayı kendi egemenliği ilan eden insanlara, buldum sanmışken tekrar arayışlara girmek üzüyor beni; yoksa gidişine değil isyanım...

Yokluğun öyle zor geliyor ki senden önce ne yaptığımı hatırlayabilsem, vakit geçirecek bir meşgale bulurdum kendime ama senden öncem yok ki benim...Yoksun yanımda, elin elimde gözün gözümde değil. Bir daha bana gelme, bir daha sana dönmeyeyim diye elim bir başkasının elinde artık... Arama beni ne olur! Daha fazla bitirme kuş kadar kalbimi, ömrüm erimesin sesini duyduktan sonra... Benim olduğunu sandığım "herşeyin" xxxxnda hayalden ve yalandan ibaret olduğu gerçeği acı bir tokat gibi yüzüme vurulduktan sonra ne yapabilirdim ki. Beni suçlamaktan vazgeç, "sen" beni öldürdükten sonra bile ben seni suçlamadım... Hep bir savunan tarafım oldu yüreğimde seni, sevgine inandım, beni sevdiğine inandım, benim olacağına inandım ama artık yoruldum, oysa hiçbir sebep benim deli ruhumu yormaya yetmedi yıllarca ,o gün o an o dakika duyduklarımdan sonra yılların yorgunluğu var, uyumak istiyorum kafamı yastıkların altına gömüp aylarca hatta yıllarca uyumak istiyorum, kalbim ağır geliyor bedenime taşıyamıyorum ya bu parçayı al benden ya da beni gerçekten bitir, yorgunum... Gittiğinden beri daha bir yakınız birbirimize, bana acıdığın için mi yanımdasın, kendime bir şey yapabilme ihtimalim mi seni benim yanımda tutuyor, ya da sevgin mi bilmiyorum ama artık yanımda olma, dimdik dikilemeyecek olsam da hayatın karşısına artık ,tekrar emeklemeyi öğrenebilirim. Beni bana bıraktıracak ne çok dengesizlikler yapıyorum görüyorsun ve üzülüyorsun değil mi? Hak etmediğim bir senaryo verdin ve oynamak zorundayım şimdi, lütfen biri çıkıp "dur" desin uyumak istiyorum... Ruhum üşüyor, kalbim yanıyor, ellerim tutmazken gözlerimden kıpkırmızı hayal damlacıkları akıyor, ben bunun için sevmedim seni, üzmek üzülmek istemedim. Kırmak istemedim kırılgan olan kalbimi. Hayatıma son noktayı kendim koymak istemedim. Sadece benim ol istedim. Benim için varolduğuna inanmak istedim inandım da, her güzel şeyin sonu var derler di, ben bunu hiç düşünmedim. Düşündüm ki bizim sonumuz bir çınar altında beraber bitecekti... Olmadı bir tanem, hayata benden çok önce başlamıştın sen ve benim hiç ama hiç hakkım yok benden önce yaşananları silip dağıtmaya, işte bu yüzden şimdi elim bir başkasında... Yaptıklarıma bir anlam yükleyebildiğin zaman ne kendini ne beni suçlayacaksın, beni canlandıran ve ardından dipsiz kör kuyulara atan senin hiçbir suçun yok bende... Tek suçlu sevmek idi, ben sevdim çok sevdim... Sevmek bir ateş oldu bende.... Sana çizmeye çalıştığın yolunda, bensiz ama benden öncekilerle mutluluklar dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden. Küçücük minicik gülümseyişi soldurmaya benim hakkım yok, hani demiştim ya geldiğin güne kadar bekleyeceğim diye, sakın gelme beklemeyeceğim. Benim hiç kimsem yok artık, istediğimi yapabilecek kadar özgürüm... Keşke kalbimde olmasa ve acı vermese. Git artık! Senin hala o sokakta olduğunu bilerek burada yaşamak en azından yaşamaya çabalamak çok zor hadi git artık. Ben ne yaptıysam seni öldürmek bendeki seni bitirmek için yaptım yoksa kalbim hala senin... Seni hak eden ben olsaydım yıllar önce beni buluştururdu kader seninle, benim önümde koskocaman bir hayat var sensiz, seninkindeyse gitmenle sevinecek minicik bir yürek onu bekletme git ,ben beklemeyeceğim hayal kurmayacağım artık... Bıraktım hayallerimiz sonsuzlukta yaşasın. Yaşamak istediğimiz şehirde yaşamak istediğimiz gibi yaşatsınlar hayallerimizi başkaları, sana kızsam da sinirden deliye dönsem de bitti artık ne ben geri dönebilirim sana ne de sen açabilirsin kapılarını artık bana, öyle ise durma git... Söz ağlamayacağım artık, aklın bende kalmasın... Adına sevgi denilen bir şey yaşamasam da bir kez daha hayat devam ediyor.... Sadece çok özleyeceğim seni, yapayalnız kalmış gibiyim belki geçecek bunlar ama yokluğuna alışamayacağım hiç kimsem yok olmayacakta, beni benden çok tanıyan bir sen çıkmayacak karşıma. Ben buna üzülüyorum sadece gidişine , gitmek zorunda kalışına değil. Git artık öykü'ne ...Beni de hayallerim ile bırak....


ahmed 2 Nisan 2009 23:26

Yalnızlığım Ve Ben




Biz iki gerçek dostuz
Hiç bırakmıyorsun beni sağol .
Hep yanımdasın günler geceler boyu
Bir ömür boyu

Ne zaman kalabalıklar içinde bunalsam
Sana koşuyorum
Ardıma bakmadan

Ne zaman incinsem/kırılsam
Seni arıyorum çevremde deli gibi
Senin omzunda ağlamak istiyorum

Ne zaman sevdiğimden ayrılsam
Biliyorum beklediğini
Avutmak için

Ne zaman anlaşılmadığımı hissetsem
Buluyorum kendimi yamacında
Hissediyorum sarıp sarmaladığını

Ne zaman sevsem/aşık olsam
Unutuyorum
Vefasızlar gibi...

Boğuluyorum suçluluk duyguları içinde
Ne olur affet beni !

YALNIZLIĞIM




Arzu Ayman


Nephthys 3 Nisan 2009 03:10

MAHŞER YALNIZLIKLARI


I
Akşamın alacası çöküyor şehrin üzerine
Sokaklarda melankolik bir vurdumduymazlık
Bahçelerde sükut
Yıkıntılarda sessizlik

İzin gitmiş kaldırımlardan
Hangi yağmurdur bu süpürüp götüren?
İnanmazdım sel olsalar bile sileceklerini

Yorgun bedenimi taşıyor avare adımlarım
Bedbin çaresiz nihayetsiz bir yalnızlık
Tüm bu çektiklerim.

II
Yürüyorum…
Mahşer yeri yalnızlığındayım
Kalabalık içinde kaybolmuş yön duygularım
Nereye baksam boşuna
Nereye baksam tanıdık bir yüz yok
Kaygılar çevrelemiş düşüncelerimi

Oysa…
Hesapsızdı sevmelerim
Hep veren ben olmuşum meğerse
Kendinden
Sahte aşklar sunulmuş önüme
Görmemişim
Boğulmuş sevgilerim yusuf’un kör kuyusunda

Boş yere vurmuşum kendimi ferhat’ın dağlarına
Masalmış mecnun misali yanmak, Leylaların yüreğinde
Beyhude imiş yaralı Mahmut’lar gibi elif’leri beklemek
Ve vuslat koskocaman bir yalanmış

III
İzbe sokakların yalnız yolcusuyum
Birazdan güneş doğar karanlık gecenin üstüne
Mahşeri bir kalabalık dökülür caddelere

Yolcu yolunda gerek
Yalnızken yalnızlık kalabalıklardaki yalnızlık değildir
Dertleşirsin kendinle
İsteyerek

Durma…
Neyine lazım senin insanları seyretmek
Her biri başka bir yöne gidiyor işte
Heyhat…
Nerde başlar nerde biter umut
Konuşmak mı lazımdır?
Yoksa
Lazım olan mıdır sükut

IV
Mahşer yalnızlıklarındayım
Gel ellerimden tut
Bırakma esfeli safilinde
Bırakma beni kalabalık güruhların seline
Ne olur al yanına
Ne olur,
Yüreğimden tut


HUSEYIN AKOVALI


arwen 15 Nisan 2009 22:42

Yanlızlığıma
Sende bırakıp gitti
Beni yanızlığımla başbaşa.
Ama olsun
Bu benim kaderim,
Alışığım nasılsa böyle hayata.

Ben gündüzleri yalnızım
Geceleri yalnızlık çekmiyorum.
Karanlık dost
Gözyaşlarım teselli diyor bana..

Birgün gelecek
Gündüzleride yalnız olmıycam,
Seninle paylaşcam dakikalarımı
Ve belkide karanlığa,
Gözyaşlarımada ihtiyacım olmıyacak
Çünki,sen olacaksın yanımda
Bana dost,teselli,belkide Sevgili...
Hatice Türkmen Yurtseven


ahmed 25 Nisan 2009 21:19

Yalnızım Aşk...





Yalnızım aşk...
İsyan kokan her gecede
Nefretimi döktüğüm
Her cümle her hecede
Hislerimi yitirdiğim
Puslu bahçelerde
Gölgemi bile kaybetmişim
Kahrolası gecelerde
Biçareyim ben
Yalnızım aşk
Hüzünlü bir şarkı
İsyan kokan bir çiçeğim
Biçareyim ben
Yalnızım aşk...

Kabir karanlığı sanki
Gözlerinim gördüğü her yer
Karanlık işlemiş iliklerime
Bilmem ki
Bu nasıl hayat nasıl kader
Gül geç dediler hayata
Her şey boş her şey loş
Gülemem ki
Bende her şey hüzün
Bende her şey keder
Ben her yerde
Biçareyim
Yalnızım aşk
Ben hüzünlü bir şarkı
Ben kapanmaz yarayım aşk
Ben biçareyim
Ben yalnızım aşk...



Enes Aktaş


ahmed 25 Nisan 2009 21:21

Senin Adin Yalnizlik





Sevgin tereddütlü senin,
Ömrümü gölgeler istemem,
Adın yalnızlıkmış senin,
Yeni öğrendim,
Herkesin kaderi adına benzermiş,
Kaderinde adına benzemiş,
İstesen de çok geç veremem,
Aşkım küflenir sende,

Ruhunda yalnızlık şarkısı çalınır.
Bir ses gelmez gönül telinden,
Bizim için çalmasın,
Üryan notalarında isimsiz bir senfoni...
bestelerim sayende hep nemli,
Hiç kurumaz artık, kuruyamaz...
Zamansız geldiğin şarkımda
Sesin yakışmaz artık
Sakın adımı söyleme...
Sözlerini tutmaz aynaların,
Küf kokulu bir yalnızlık seninkisi;
Ve için acımaz sadece acıtır,
Kimseyi istemez benliğin,
Çaresizce susar kalbin,
Suskunluğu bilirim asaletindendir.
Kendini gösterir yine benliğin
Kör olmuştur, aydınlığı yoktur
Ve rezilliğini ayyuka çıkarırken yalnızlık
Bir ayrılık daha yazılır sessiz notalarda...

Dağınık zamanların;
Toparlanamamış ruhusun sen.
Dünün olmadı, bugününde olmayacak, yarının da...
Zamanlarımızı birbirine yetiştirmeye çalışsam da,
Nafile; vakit farkıyız biz.
Ben gündüzle doğarken ömür şarkıma,
Sen gece ile gelmeyi şeçmişsin bile...

Beklemiyordum; zamansız geldiğin gibi
Zamansız gidişini aslında...
Gidişinde hazırlık telaşı başlamış,
Kaç gün olmuş, kaç gün batmış...
Zamansızız henüz dedim ya...

Her gece aramızda sessiz bir düet olacak...
Aşkta bir olsak da düşlerimiz ayrılacak,
Adın artık ağır gelir bana,
Gölgende küflenir aşk,
Küflü aşklara ayrılık yazılmıştır zaten,
Çöpler yine çığlık çığlığa...

Ömür melodin çalmadı hiç,
Nakarat sadece sende yalnızlık...
Hiçbir ayrılık yakışmaz bana ama,
Hiçbir şey hak etmez ayrılığı senin kadar.
Aşk içtim sayende, dilim yandı,
Ayrılığı şimdi üfleyerek içmeli,
Yalnızlık sende bir ayrıcalıksa,
Küflenen aşkımın şerefine son kez
Gözyaşı şarabımdan içelim mi?



A.Gülşah Türkyılmaz


arwen 4 Mayıs 2009 23:14

olmayan aşkım,
olmayan aldatan kadınım yoksun yine
bende yoksun işte,
yapayalnızım yine
üşüyorum belki de
alıştım ama üşümeye....


arwen 5 Mayıs 2009 22:51

Yalnızlık




Karanlıkta sessizliği dinliyorum pür-dikkat
Hiç bir ritim bozmuyor sükutun musikisini
Ruhumu esir eden eziyet artıyor kat kat
Kesiyor neşeye dair seslerin nefesini

Sanki bir ben varım bu gurbet diyarı dünyada
Renksiz fikirlerin tesiriyle hüzne gark oldum
İrkildim bir an bu kabusa dönüşen rüyada
Yalnızlık vahşetinden dolayı sararıp soldum
Mustafa Yıldırım


KENCISii 19 Mayıs 2009 14:17

Seni Seviyorum Yanlızlık
 
Seni Seviyorum Yanlızlık
bundan böyle benim yarim seni aldattığım yalnızlığım

yalnızlık değil senin gibi ardına kadar bana vefalı
hiç aldatmıyor beni
hiç kandırmıyor
hiç yalnız bırakmıyor
onsuz olamıyorum
kopamıyorum da bağrındaki abone mekanımdan

dikiliyorum çuvaldız iğnesiyle bir elbise yalnızlıktan
giyiyorum kat kat üstüme terliyorum yalnızlığın içinde
öyle bir ter ki sanki saunadan çıkmış gibi üşüyorum
dardır mekanım, sınırlı
çevrem mayın tarlası bir türlü aşıp ta çıkamıyorum

yalnızlık kor alev içimde
yalnızlık kat kat elbise üstümde
yalnızlık alnımda ter, süzülür akar yanaklarımdan
yalnızlık ufka yola çıkan bir gemi limanımdan
yalnızlık bir kaygı damarlarımdaki akan kanda
yalnızlık baharlara hasret bir ağaç çiçekleri açmak için bekleyip de
-kör sabahlarda açamayan
yalnızlık gözlerimde nem
yalnızlık kör topal gelen bir kurşun
yalnızlık vururda üşütür
yalnızlık soğuk bir serpinti verir döşüme
yalnızlık acı
yalnızlık özlem
yalnızlık yavan ekmek gibi bir şey
yalnızlık çok ***** bir kelime
yalnızlık kanser
yalnızlık dilim dilim ustura gibi adamın kalbini keser
yalnızlık tatsız, tuzsuz
yalnızlık işte böyle bir şey
yalnızlık sen
yalnızlık aşkımız
yalnızlık ben
oy yalnızlık
vicdansız sen
vicdansız

yanlızlığımsın


cimbom1 19 Mayıs 2009 14:28

YaLnIzLıK
olurya


cimbom1 19 Mayıs 2009 14:34

YaLnIzLıK
olurya yanlız kalırsın,
olurda bir gün kimsen olmazsa
umudunu yitirdiğini anlarsın ya..
hani herşeyin bittiği an vardır...
ümit eder beklersin...
bir gelsinde bana yanlızlığımı...
gidersin diye..
o zamanda kimse olmaz ya....
yanında kimse kalmamıştır.
can bu dersin...
elbet ki ben yanlız kamıyacağım dersin..
neden diye soracak olursan ki....
yanlızlık ALLAH'a mahsuzdur.
onun içinde bir ışık yanar...
sevinirsin umut edersin...
olur yaa o anda...
biri geliverir yanına...
sen üzülme der...
neden mi..
sen yanlız değilsin ki...
FAZLI ÖZCAN


ÖmÜrCeK 24 Mayıs 2009 15:47

BEN VE YALNIZLIĞIM

Yalnızlıgımla basbasayım yine
Hayaller ve anılarla
Yasamımı hatırlayıp
Agladıgım yalnızlıgımlayım
Sadece duygularımı paylasan
Kader var yanımda
Yalnizliga düşmüş bir kuş gibi
Çaresiz kanadı kırık
Yinede yılmadan ama gözyaşlarına yenilerek...
Terkedilip bırakılan bir güvercin gibi
Anılarımla ve kaderımle paylaşıyorum herşeyi...
Çaresizligimiumarsızlıgımı
Yalnız bırakılan fakat yılmayan
Kimseye muhtaç olmayan
Ama aglayan...
Bir dag yamacına oturmuş
Geceyi ve gündüzü düşünüyorum sadece...
Sadece içimi yakan ateş gibi
Kıvılcımlanıp yasadıgım acı günleri yakmak istiyorum...
Yakmak istiyorum ki
Kül olup ortadan kalksınlar diye
Beni sadece yalnızlıgımla bıraksınlar diye
Düşünüyorum.....
Seni düşünüyorum yinede Yılmadan bıkmadan
Damladamla dökülen yagmurlar gibi
İşte yine yanaklarım ıslandı
Yine aynı şey oluyor
Ne zaman seni düşünsem
Hep aynı şey oluyor bana
Ama sen beni hiç sevmedin ki
Beni yalnızlıgımla başbaşa bıraktın
Şimdi kuş olup uçmak isterdim
Bulutlarin üzerinde
Asagıya bakmak isterdim
Seni görürüm diye
Sevgimin bitmedigini
Sana göstermek için
Sensizligin acı yüzünü
Sevmenin şevkatsizligini
Göz yaşlarımın bile ezildigini
Sana göstermek için ...


Elçin 12 Haziran 2009 16:10

Yalnızlığın hangi tarafındayım bilinmez...
En çok da yabancıyım kendime.Saklandıkça yaşadığım yalanlardan...
Gözümü her açtığımda hissettiğim korku; avuçlarıma damlayan bir
hayal kırıklığı, bir acı oldu...

Nasıl yürüdüm, ne zaman geldim ben bu yalnızlığa?...
Daha kapıyı bile çalmamıştım, ne çabuk açtın... Müsadenle yüreğimi aramaya geldim, kendi kimliğimde yitirdiğim yalnızlığımda...
Doğuştan mı yalnızım, yoksa yalnızlığım da mı doğdum? Ne zaman geldim unuttuğum bu zaman kavramından, bu bomboş kalabalıklardan sıyrılıp... Beni buraya getiren hayallerim, umutlarım, göz yaşlarım, hayal kırıklıklarım ve yıkımlarım....biliyorsun...
Eğer gelmeseydim kalacaktım enkazın altında. Kusura bakma rahatsız ettim seni yalnızlığım. Eğer yalnız değilsen ben gideyim...Ama ben ne zaman gelsem sen yalnızsın...Yok hayır biliyorum, uzun zamandır buradayım. Her gitmek istediğimde senden, aslında hiç gidemediğimi anladım sana dönüşlerimde... Sanki bir kördüğüm oldun boğazıma düğümlenen...
Madem geldim anlatayım izninle...
Bir hayal kapısında doğdum.Yalan insanların adına sevgi dedikleri ve iki dudak arasında tükettikleri yaşamda buldum kendimi...
Neye uğradığımı anlamamıştım daha. Taptım, inandım, güvendim sadece iki dudak arasında dökülen cümlelere, harcanan yüreğimin eridiğini göre göre. Göz göre göre... Aslında gözüm kör olmuştu, kulağım duyardı sadece.
Bense yüreğimde yanan ateşin kor olmasını seyrettim ve kendi küllerimden yeniden doğmaya çalıştıkça, bir tokat daha yedim yalan hayattan. Öleceğimi bile bile, göre göre, göz göre göre, kör olduğumu bile bile...
Şimdi anlıyorum, çok iyi anlıyorum, ama neye yarar; kör olmuş gözlerim, yüreğimi arar olmuşum yalnızlığımda...
Ve yine ve şimdi yüreğimde yanan ateşin adına hayal koydum.
Çünkü sevgi sadece dudaklardaki cümlelerde yaşanan yalan olmuş...
Ne umut, ne sevgi cümlelerde anlam bulamazdı yüreğimdeki kadar...
Ama su gibi akan zaman, bir nehir oldu şimdi gözlerimde, gittikçe
uçuruma akan. Her geçen gün yaşadığım yaşanmamışlıkları, yalanları
tokat gibi vursan da yinede yanındayım yalnızlığım,

Yüreğimdeki Mavi için...

Umutlarımı aramaya geldim, hayallerimi, yüreğimi aramaya geldim...
Nasıl yürüdüm ne zaman geldim ben bu yalnızlığa...?


arwen 23 Haziran 2009 21:59

Evde bir sessizlik hâkim.
Odalar karanlık.
Herkes derin uykularda.
Annem, babam ve diğerleri...
Saatin tik tak sesini duyurum
Gecenin hangi mahrem saatindeyim
Bilmiyorum…

Penceredeyim.
Bir sigara yakıyorum.
Bir nefes çekiyorum.
Yüreğimde ki hazanı dağıtmak istercesine
Savuruyorum Gökyüzüne
Ciğerlerime gidip gelen dumanı...


Tüm ihtişamı ile ay
Ben buradayım diyor…
Yıldızlarda ona eşlik ediyor.
Canımı yakıyorlar.
Hatırlatıyorlar bana…
Sensizliğimi…
Yalnızlığımı…

Bir ses duymak istiyor kulaklarım
İçimdeki yarayı dağlayacak…
Ama hani nerde
Sokak köpekleri, Mart kedileri,
Her zaman esen rüzgâr.
O bile esmez olmuş bu gece.
Baş başa bırakmışlar beni…
Sensizliğimle…
Yalnızlığımla…

Gözlerim
Köşedeki sokak lambasına takılıyor…
Var ile yok arasında
Aydınlatmaya çalışıyor geceyi…
Ve seni bekliyor oda ben gibi
Işık tutuyor bekleyişlerime
Yaren oluyor sensizliğime…
Yoldaş oluyor yalnızlığıma…

Karanlığın içinden bir ses duyuluyor
Bir yüz beliriyor hayalet misali…
Git yat…
Gelmem.
Bekleme boşuna gelmem diyor…

Yüreğime dolan acı
Gözüme yaş olmadan
Kapatıyorum pencereyi
Sessizlik rahatsız olmasın diye usul usul…
Yatarken ışığı bile yakmıyorum
Karanlık bana gücenmesin diye…

Yatağım ve yorganım.
Her gece olduğu gibi beni bekliyorlar.
Yanlarına varınca
Önce hoş geldin diyorlar
Sonra sitem ediyorlar
Niye geç geldin diye…
Sarıyorlar sımsıkı sensiz bedenimi.
Avutmak istiyorlar
Senden doğan yalnızlığımı…
Unutturmak istiyorlar
Seni,
Sensizliğimi
Yalnızlığımı...
Salih Korkmaz


arwen 23 Haziran 2009 23:03

O kadar yalnızım ki
Sonsuzlukta kalan yıldız bile benden mutlu
Ruhumda isyan sesi
Son nefesi verecek ölümlü bile benden umutlu

Şarkılar susmuş
Bir kasvet kaplamış olmayan umudu
Yüreğimde isyan
Kalmamış bir nebze mutluluk umudu

Senmişsin her şeyin sebebi
Seninle yok olup gitti mutluluk
Gecenin zifiri karanlığındayım sensiz
Kalmadı artık güne güneş doğma umudu

Seninle güldüm, seninle şenlendim
Seninle doğdum, seninle tükendim
Varlığınla vardım, yokluğunla sona erdim
Kalmadı artık yarına ait bir umudu


Salih ÖZALAŞAN


arwen 2 Temmuz 2009 23:03

bu aralar

biraz yalnızım

yani

son 22 yıldır

ama

kendi içimde kalabalığım



kalabalıklar arasında en yalnız

yalnızlar arasında en kalabalığım



fahişeler arasında

yalnız bir bakire

şehvetliler arasında

yalnız bir aşığım



erkekler arasında

yalnız bir kadın

şeytanlar arasında

yalnız bir meleğim



maddeciler arasında

yalnız bir ruhçu

mühendisler arasında

yalnız bir şairim



rumlar arasında

yalnız bir türk

yahudiler arasında

yalnız bir müslümanım



paralar arasında

yalnız bir dilenci

karalar arasında

yalnız bir denizim



diriler arasında

yalnız bir ölü

kurtlar arasında

yalnız bir koyunum



yalnız yaşamışım,

ne önemi var ki

yalnızdım doğarken

ölürken ….

Ve dirilirken……
Mehmet Salih Yarğı


reyan 8 Temmuz 2009 09:49



Yalnızlıklarda Sensizlik Var

Bakma;
''Yalnızlığı seviyorum'' dediğime.
İçinde sensizlik te varken,
züğürtçe bir avuntu işte.

Sevmiyorum aslında,
senin olmadığın sokaklarda,
yağmurda yürümeyi de.
Gözlerinin derinlerinden
ödünç aldığım bakışlarım,
düşüyor, dökülüyor, kirleniyor
çamurlu su birikintilerinde.
Islak bir serçe gibi
üşüyor ellerim.
Ellerimde, ellerin yok diye.

Sevmiyorum, sensiz geceleri de.
Karası, gözlerinin rengine benzese de.
Omuzlarına şelale gibi dökülen
saçlarının kokusuyla örtüyorum karanlıkları.
Gün batımlarından çaldığım
ışıltıları sıvıyorum her bir teline.
Seni alıp götürmelerine
inat olsub diye.


Bakma;
''Yalnızlığı seviyorum'' dediğime.
Sevmiyorum, sevmiyorum işte.

İçinde sensizlik var diye.

Yaşar Yıldız


arwen 24 Temmuz 2009 23:32

Yalnızlar sokağında yürüyorum
Yüreğimde tarifsiz kederler
Derin derin yudumluyorum yalnızlığımı!

Kaldırımda saçı-başı dağınık
Bağrı açık bir adam
Kir-pas içinde…
Yüzüne bakıyorum
Belli ki aç…üstünde yırtık giysiler,
Gözlerinin feri sönmüş,
İçindeki hayat böceğini çoktan öldürmüş!

Büzülmüş kaldırımda, sabahın ayazında
Belli ki üşümüş.
Onu bu hale getiren
Kim bilir ne dertleri var!
Yaşamak buysa eğer, adam yaşıyordu
Aç-bi-ilaç, çulsuz ve damsız
Belli ki umutsuz, bir başına…

“Umudumu bıraktım ona
Yalnızlığımdan utandım! ...”

Yalnızlar sokağında evlerin damında kasvet
Yıkık-dökük, viran, ahşap evler
Ocağı sönmüş, bacası tütmez evler..
İçlerinde kim bilir?
Ne hayatlar sönmüş! ...

Yalnızlar sokağında bir çocuk
Yüreği büyümüş, kendi küçücük
Benzi solmuş, gözleri kocaman
Belki anası yok yada babası
Yada birinin eline emanet
Çocuk dünyasına küsmüş! ....
Başı önünde,
Kocaman gözlerinde korkular
Sevgileri yitirmiş
Yanağında yaşlar, yüreği acılar içinde…

“Sevgimi bıraktım ona,
Yalnızlığımdan utandım! ...”

Yalnızlar sokağında bir kadın
Kimsesi yok bir başına
Saksıda açmamış çiçekler
Penceresi kırık, bir göz odada…
Gözlerinde umutsuzluk,
Yüreğinde sonsuz acılar,
Yüzü bitkin, gözleri dolu dolu..
Belli ki yalnız,
Belli ki hayatın sillesini yemiş
Belli ki bir hayat kadını.
Yüzünde derin çizgiler,
Hayallerini yitirmiş
Hüzünlü bir yalnızlık şarkısı geliyor içerden…

“Hayallerimi bıraktım ona
Yalnızlığımdan utandım! ...”

Yalnızlar sokağında bir mezarlık
İki kişi mezar kazıyor, bir de imam.
Kimsesi olmayan yalnız birini gömüyorlar.
Ne umutları, ne sevgileri,
Ne hayalleri var artık…
Gitmiş bu dünyadan,
Dertlerini arkada bırakarak! ...
Şimdi uzun bir yolculukta,
Ebediyete kadar…

Yalnız geldik bu dünyaya,
Yalnız öleceğiz yine.
Oysa bizi bekleyen yepyeni umutlarımız var.
Düşündüm de o mezar başında…

“Yalnızlığımdan utandım,
Utandım yalnızlığımdan! ...”
Sema Zincir


arwen 28 Temmuz 2009 22:56

Kalabalıkta beni benden çalan yalnızlık.
Sisli, çiçeksiz dağların yamaçlarında,
Çığ düşmüş gibi eziyor beni yalnızlık.

Çoktan bendi yıkılmış,
Suyu boşalmış baraj gönlüm de,
Yıkık han duvarları gibi baykuşlar ötüyor.

Ne gecem gece, uyku tatmaz oldu gözlerim,
Ne de gündüzüm gündüz,
Güneş tutulur, her gün aydınlıkta.

Süzülür gözüm den yaş yerine,
Bin surat ve hep siyah renkte zehirli hüzün.
Yumuşacık yüreğim de konaklayan,
Çaresizliğimdir benim yalnızlığım.

Yalnızlık yok eder sığdırmaz beni koca evrene.
Yine de vardır elbet yerim atomun çekirdeğinde.
Bilmediğim esrik bir şarkının nağmeleri gibi,
Dilimde dolanır durur yalnızlığım.
.






Ümran Özlük


reyan 29 Temmuz 2009 17:20

Yaslarım Sırtımı(n) Yanlızlığ(ın)a !

Dağlardan uzak...
Dar yollara yakındı gözlerim...
Kanardıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Asfalta her çarptığın da dizlerim...
Dolu dizgin bir geçmişinhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Yosun hırkalıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif gençliğiydim !
Geçti dedim...
Artık yeter !
Dinmek bilmeyenhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Bu yangın yağmurlarıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Doludan da beter...

Saklanmakta yasak şemsiye altlarına !
Şehirler arası ıslanmakta...
Yaslarım sırtımı; Yanlızlığahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Yaslarımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif sırtımın yanlızlığına...

Yaşlarımı yırtamadım sayfa sayfa...
Her sayfa da sen vardın;
Her adımda da adın...
........

ALINTI..


reyan 2 Ağustos 2009 01:56

Öyle yalnızımki! ..sanki bir rivera’da…
tek başına kalmış kum taneciği gibi
yapayalnız…
öyle ki,
dalgalar bile azgınlıklarını gizliyorlar
ıslatmıyorlar beni…
ölü balıklar kumlanmıyorlar
ve martılar da yürümüyor üzerimde…

öyle yalnızım ki,
hala zoraki gülücüklerimle mutluluk saçıyorum
anlamasınlar diye,
anlamıyorlar da…
ama sen,
sen alınma sakın can
başını öne eğme
çakmak çakmak iri gözlerini bir noktada bırakma
hüzünlenme sakın
sil nemlenen gözlerini,sil! ..
duyuyorum kısık sesini,
‘’-ben varım ya “deyişini
tüm sıcaklığınla duyuyorum
-sen varsın bin an,
sen varsın bir an …

lakin;
beni koruyan sevgi şemsiyeni
güneş alıyor…
yağmur alıyor,
belki de kar alacak
fırtınasıyla götürüp atacak bir yerlere
ve belki de erimeyecek kar! ..
ebedi yalnızlıkta
bir daha bahar olmayacak...


Cemal Nalcı


reyan 6 Ağustos 2009 15:28

Garip Tutsak


Göremiyorum seni
Yalnız seni değil her şeyi göremiyorum.
Her yer karanlık,
Damla damla;
Zerre zerre sarmış yüreğimi
Actıyor...
Sızlatıyor....
Dayanamıyorum....
İçim ürperiyor,
Ansızın üşüyorum.
Ne bir ses ne bir ışık;
Ellerim kelepçeli,
Sanki her yan kol, sarmaşık.
Ve bir ışık yayılıyor ortama;
İçimden...
Tam sol kafesimden....
Benden yayılıp beni hapseden;
Beni gösterip seni kasteden.
Acı bir çığlık yankılanıyor karanlıkta,
Eller tutuklu, gözler kapalı...
Vah garip tutsak, o beklentin var ya,
Karanlık, o son ümidin;
Ne yazık ki o da sağır.
Vahlar sana ey garibim,
Kimbilir ne çıkmazdasın..
Hangi gönül kervanında,
Hangi zamanda kalmasın.
Işığın kaynağı olsan da
Sen- kanadı kırılan kelebek;
Yanmaktan kurtulamazsın.
Ve sen ey garip tutsak;
Aradan yıllar geçsede
Onu hep kalbinde sakladın.
Sen karanlık o ışık...
Senin olduğun yerde o,
Onun olduğu yerde hep sen vardın.
Ama yinede...
Yanmaktan kurtulamadın;
Yalnızlıktan kurtulamadın...
Kerim Demir


arwen 7 Ağustos 2009 00:08

neler geçiyor içimden
aşığınım gelmesen uzaktan
bir meyva nektarı ihtirasım
seninle ömür boyu bağım
gönül seninle kavuşur mesut güne
senden meltemle gelir
aşk rayihası,ateşten aşkın
gelmezsen kurtulamam
yalnızlığın ateşinden,dertten
dalarım bakışlarınla günbatımına
sen gönlümü sevmesende
sen memleketimden gitsende
sen başkasına aşkını versende
kendimi kaybetmem vefasızlığa
demir atsanda,sende göreceksin
aynı ızdırabı bunu bilmesende
Durdu Mehmet Güneş


reyan 7 Ağustos 2009 20:38

Geceler…
Ahh.. Geceler..
Kara dokulu
Hüzün buğulu
Hasret kokulu geceler…

Yüreğimde aşkın
Dudaklarımda adın
Ve sevdalı heceler
Seni çıldırasıya aradığım
‘’Sen… Sennn’’ diye ağladığım geceler…

Ayrılık…
Ahh.. ayrılık…
Geceye vurgulu
Acıya burgulu
Sancıya kurgulu ayrılık…

İçime sığmayan,
Sel gibi taşkın
Geceyle gelen baskın…
Hazan mevsimi fırtınada sallanan
Yaprak gibi titrer…
Titrer dudağımda şarkın..

(alıntı)


reyan 8 Ağustos 2009 18:25

Tek Başına

Belki de budur yaşamak;
Hep yıkılmışlık içinde
Ve hep tek başına...


Ben bıktım bu odadan
Bıktım yalnız olmaktan
ağlamaktan...
artık hiç bir hüsran kelimesi anlatmıyor dramımı
hiç bir cümle çözemiyor beni
Ne yazsam boş!
Yineleyip duruyorum dün gece söylediklerimi
...
akın akın üstüm yükleniyor ölüm düşünceleri
seviyorum gibi geceleri...
Usandım desem de yok çaresi
Sırtıma alıp götürsem de ölümü
Yüreğime hapsetsem; saklasam dahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Ve her gece ben böyle sabahlara dek ağlasam da
yok olup gideceğim;
kuruyan bir nehir gibi
damla damla biteceğim
Alıp götürün beni buralardan
Bu olmamalı yaşamak !
kaderim de yazmamalı ayrılmak
Yar ‘ dan...

(alıntı)


arwen 9 Ağustos 2009 00:53

Kadim dostum yanlızlığımla
Kadeh kaldıracağım sensizliğime
Acılarımı koyacağım masaya meze diye
Bir sigara yakıp..
Sen diye çekeceğim içime her nefesi..

İçkimin bitişiyle sensizliği
Mezemin bitişiyle acılarımı
Son sigaramlada seni söndürürken
Veda edeceğim
Kadim dostum yanlızlığıma
Safiye Özgöç


arwen 9 Ağustos 2009 23:32

Issızlığa adım atarken
Kimselerin olmadığı gökyüzünde
Umutlarıma doğru uçuyorum
Yorulmuş bedenimle beraber

Güneş batıyor her akşam
Sen yoksun yanımda
Sensizlikle Seyrediyorum
Sessiliğe Mahkum Geceleri

Yalnızlığa Sürükledin bedenimi
Dokunabilsen Acılarıma
Kanatsan Sana olan Yaralarımı
Sarılsam sana bütün varlığımla

Anlatsam Turuncuya
Sensizsiğe deliler gibi susamış
Kaldırmıyor beni yüreğim
Sensizlik Yorgun Düşürdü Beni
Umut Aksun


fadedliver 10 Ağustos 2009 13:35

Yalnızlığa Veda

Gidiyorum işte
Hayalde gör, düşte gör.

Yalnızlığın da ucuna geldim,
sırtımda kederin hançeri,
saplanmadan hep tehditle yürütür beni.
Bilmem neden ve nasıl çıktım bu yola,
vardır elbet başlangıcı bu halin;
ben de bir harmandan savruldum sonunda,
konmasız uçtum peşinden kadın denilen hayalin.

Hayatmış ama asıl beni kandıran cilve.
Yine de bir şey verdi diyemem bana bu derin tasavvur
ve yeryüzü meridyenlerle kestiğim özlü çamur
kerpici iliğimde kurur, ağrısı yüzüme vurur.

Ah ne vedadır ne vebadır ne vebaldir bu!
Gitmek değil, artık dağılmakbenimkisi
tozuyan aklım ve hafızamla.
Bitsin artık bu şiirler, bu kitap, bu içe dönük cihannüma
Hayalse katili bir insanın
cesedi vurmaz hiçbir kıyıya.
Adnan ÖZER


fadedliver 10 Ağustos 2009 22:57

Kaçsamda Üzerime Yağıyor İhanetin

Yitip gittin benden ..
Yüreğim habersizdi bu gidişten ..
Gittin mi?
Bittim mi?
Bittin mi? Yoksa sende ..

Bir yalnız tebbessüm kaldı yüzümde ..
Hepsi bu ..
Bir de ihanet saklı kutular ellerimde ..
Önceleri içinde aşk sözcükleri sakladığım,
İçlerine bir bir ayrılık yağmurlarının biriktiğini
Gözlerimi yıldızlara sunduğumda gördüm;
Parlayan ışıkların karanlıklara gömülüşünü tek tek ..
Yalan mıydın?
Yalan mıydım?

Ben hiç ayrılıklara yürüyüşlere çıkmadım sevgilim !
Kimse incitmek için derinlerime koşmadı hevesle ..
Heceler bitti konuşamıyorum .
Son muydun?
Son muydum?

Ayrılıklarında adını aşk koy yüreğim;
Kaçsamda üzerime yağıyor ihanetin ..
Gittin mi?
Bittim mi?
Bittik mi biz şimdi ?..


Alıntı


Elçin 11 Ağustos 2009 09:25

Sana Ait Bu Yalnızlık...
Gece,
Bugün bir başka sessiz sanki...

Yüreğime çarpan sesler mi çok yalnız?
Yoksa ben miyim her nefeste bu denli yalnızlığı soluyan!

Duyulması zor bir yokluğun ayak sesleri içimde…
Senin bu yalnızlık.
Senin bu yokluk.
Benim varlığına dair hiçbirşeyim yok ki,
Bir kuru sessizlikten başka…
‘’Hiç’’ olanlar bile sende tutuklu.
Oysa, kendime ait bir yalnızlığım bile yok!
Tüm yokluklar sana dair…
Varlığını ‘’ses’’ sayma, hiç olmadı ki konuşsun!

Anla yada anlama…
Unuttuğun bir çerçeve de silindi hayallerim!
Bir çizgi çektim gerçeklerin üzerine…
Karaladım kendimi, duygularım konuştu!
Sustu korkularım, seni ‘’hayat’’ bildi tüm çığlıklarım.
Oysa ki, ben duymak istememişim!
Onlar hiç susmamış…

Gece,
Bugün bir başka hüzne dayalı sanki…

Sensizlik koyu bir sessizlik bıraktı avuçlarıma.
Düz gittim, yoruldum…
Eğri gittim, yoruldun.
Bulamadım ben senin yolunu!
Savruldum sessizliğimin haklı/haksız savaşının içinde…

Ve gece, çok fazla ağladı bugün…
Biraz da ağlattı!
Korkma/düşünme…
Sana sığındım ama
Sen yine bilmedin!

'’Ah yüreğim’’ sus…
Bu gece de ölmedi ruhum…

Alıntı..


fadedliver 11 Ağustos 2009 16:29

Yalnızım..


umutlar,sevinçler,gülümsemeler yok olmuş dünyamda
bir taş bastım yüreğime yakmakta bedenimi
ne hıçkırıklar ne de gözyaşları
anlatıyor kırık kalbin bir intihar mektubunu..
Bir sevgiydin sen, adını koyamadığım
bir gül verip yüreğimi yakan bir ateştin
mutluluğu arıyordum hayatın çekilmez yalnızlarında
sana sığındım kanatlarının altına gizlenerek
göz göze gelip hissediyordum artık merhametliliğini..
Uzaklardasın şimdi
etrafıma baktığımda yetim bir çocuğun
bakışını andıracak artık gözlerim
saklı kalan hüzünleri yalnız paylaşacagım yüreğimde
sessiz sessiz..
kan ağlayacak kalbimdeki fırtınalar sorgusuz sualsizce
verdiğin gülle yanıp tutuşacak yüreğim alev alev..
Biliyorum, yollarını gözlesemde durmayacak zaman
akıp gidecek bilinçsizce
eski günlerdeki gibi bakmayacaksın sevgi dolu gözlerle
dudaklarının arasından dökülen sözcükler
yüreğimi okşamayacak artık
ve koca bir sitem olmaktan öteye
gidemeyeceksin hiçbir zaman...
Süzülürken gözyaşlarım damla damla yanaklarımdan
içimdeki senin ateşin bir kor gibi yakacak yüreğimi
özlemim, hayallerim rüzgar gibi savruluyor olsa da elinden
mutluluğun rüzgarları uzak değil bize
yeter ki yüreğini yüreğime bağla
bunu istiyorum senden sadece;Çok mu?
Bu şehirde;
kırık bir kalp taşıyorum acı hatıralarla birlikte
gözlerim yüreğime kazıdığın isminle ağlıyor şimdi
unutamamanın verdiği ıstırap ruhumu kemiriyor adeta
sen, bunlardan habersiz yaşıyorsun hayatı
bu şehirden uzakta
nasıl bilebilirsin ki bunları,aşkın doyumsuz acılarını
'hiçbir zaman'...


Hasan Sıddık ERSOY



fadedliver 11 Ağustos 2009 16:31

Bir gece, düş yorgunluğuyla uyandım...
Sessizce bir rüzgar geçiverdi penceremden.
Bir deniz kıyısı düşündüm,
Ve sen... kendinle başbaşa...
Bank üstünde yalnızlıklarını çoğaltırken,
İçinde benli duygular yoğunlaşır birden.
Alır seni dalgalar kıyımdan, kıyısına götürür hüznün...
Bedeninde sabah olur, ruhun karanlıkları çoğaltır.
Sonra ben yenilerim sende kendimi,
Sonra korkuların başlar, usulca irkilirsin.
Ölüm oyunları oynarsın kalbinle,
Beynin senden kaçar, düşersin kendinden...
Yine kaybetmek beni, sende maviyi siyaha dönüştürür...
Gecemde senden sokak yalnızlıkları dinliyordum,
Nakaratında denizler boyu gözyaşları...
Üşür gibiydi ruhum, üşütüyor gibi seni.
Bir gece sensizdim, en az senin kadar...
Düşler düşüyordu gözlerimden,
Sessiz bir ölüm gibi geçiverdin ruhumdan.

Hasan CAN


Elçin 11 Ağustos 2009 18:00

Esaret gözyaşları içindeydik hepimiz
Suskun bir nöbet tutuyordu gözlerimiz
Kilit altına alınmıştı tüm duygular ve
bitmek bilmiyordu gece…
Bitmek bilmiyordu hasretlik,
ve umursanmıyordu artık yokoluşu zamanın,
sonra sen geldin…
Yalnızdık, ötede ve haydut duygular içinde,
yalnızdık…
Bitmeyen sesler duysak da zamana dair ve hayat hep zorlasa da bir diğeri olmaya
yalnızdık aslında…

Ali BALTACI


arwen 12 Ağustos 2009 22:17

Yalnızlık Ağladı
Yılda iki bahar, yaz ve kış
Dört mevsim
Güneş, yağmur, kar kıyamet
Sen ve ben bahardık desek
Yılda iki defa olsun görüşsek
Sen ve ben yaz desek
Kavrulsa yüreğimiz
Yansa bedenimiz, kalbimiz
Sen ve ben kış desek
Ben sonbahardan gelirim sana
Yağmur gözyaşım olur
Rüzgar içimde dinmeyen fırtınam
Kış ocağıma düşer her zaman
Kar yağar evimizin damına
Tüter mi? Bizim de ocağımız
Sorarım her sonbahar akşamında
Olur mu hiç birlikte
Kışa vedamız
İlkbahara merhabamız
Ne güzel di her şeye rağmen hayali
Açtım o seni gören
Lanet olası gözlerimi
Açtım
Odamda bir çığlık vardı
Duvarlar da sesin
Anlamıştı yalnızlık
En sonunda
Odam da bir hıçkırık
Yalnızlık da ağladı
Ben ağladım
Semih Önder


Elçin 14 Ağustos 2009 09:05

Bilmezler yanlız yaşamayanlar
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle
Nasıl koşar aynalara
Bir cana hasret
Bilmezler..

Orhan Veli Kanık


reyan 21 Ağustos 2009 09:14

Yalnızlığımda__
Gecelerimin adı.
Bitik saatlerhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Senin yokluğunsa bela__
Düşünceleriminhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Doludizgin çıkmazlarındahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
İşte! Ne oluyorsa
Bu saatlerde oluyor banahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Yalnızlık nehir gibi çağlıyor yüreğimde.
Sensizlik__
Duvarlarımda büyüyen gölge.
Zaten!
Bir sen gülmedin yüzümehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Bir de şu kahrolası gece__




Ayla Küçük


reyan 27 Ağustos 2009 11:29

Hayat Gül Kokulu Bir Sağanak Yine


--------------------------------------------------------------------------------
gözlerimin önünde ıslak dağların kabaran yalnızlığı
ne varsa uçurumlar eşiğinde
hüzünlerle yalpalayan ne varsa
gözlerimin önünde

ve hayat gül kokulu bir sağanak yine
birşeyler anlatmak istiyor hayat
ve alıp götürmek bir şeyleri kurt sofralarına
gün batıyor
gün batıyor bukağısı paslı bir sevinç oluyor yalnızlığım

unutuyorum sevgilim suretini
durgunluğun "niçin"di unutuyorum

gün batıyor ürkek yıldızlar dolanıyor yalnızlığıma
umurumda değil ne yağmur ne ayaz
ne de kerpiç kokusu havada
unutuyorum/sabaha/kadar/ gün batıyor
sonra bir akasyayı okşuyor gözlerim
geciken sabahlara koşuyor kuşlar
gözlerimin önünde
ve hayat gül kokulu bir sağanak yine


reyan 29 Ağustos 2009 10:04

Dün gece yine yalnızdım.
Sokağa çıktımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Ve kendime bir çiçek aldım.
Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda...
Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm...
Ama her gece gibihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Dün gece de yalnızdım.
Ve kendime bir çiçek aldım.
Bir saat geri alınmış saatlerhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Ben geri almadım.
Ve bir saat daha yalnız kalmadım.
Bir masaya oturdumhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
İki çay ısmarladım.
Ben içtim.
Sen soğuttun.
Sana söyleyeceğim her şeyi yuttum.
Çok dert etmedimhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Çünkü yoktun.
Dün gece yine yalnızdım.
Rahat ağladım.
Yokluğundan gizlemedim gözyaşlarımı.
Ve lambaları hiç karartmadım.
Dün gecehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Her gece gibi yalnızdım.
Sokağa çıktımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Ve kendime bir çiçek aldım.
Sen sandımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Koklamadım.


ahmed 30 Ağustos 2009 05:08

Yalnızlık Kazanı



Kâh ben sen oldum
Kâh sen ben oldun
Ama nedense
B İ Z
Olamadık hiç...

Gelgitlerin gölgesinde
Örselendi hep hayallerimiz
Olmazlara uzanıp her seferinde
Boşluğa dokundu ellerimiz

Dolunaya aldanıp her gece
Boğazın serin sularına uzandık
İnci gerdanlığın gölgesinde
Gerçek aşkı buluruz sandık

Gelip geçen gemilere yükledik
İçimizi ezen ne varsa hislerden
Martıları esir edip söyledik
Söyleyemediğimiz ne varsa sözlerden

Kırılgan mevsimlerden geçtik
Baharı yaşamadan erdik hazana
Aşkı bulmak için nelerden geçtik
Düştük yine yalnızlık denen kazana

Saadet Gökçe


reyan 31 Ağustos 2009 11:20

BIRAKIYORUM....

NE SENİ NEDE SEVGİNİ İSTİYORUM SENDEN.
SANAOLAN ÇOCUKSU SAF SEVDAMI
SANA BAĞLI CANIMI İSTİYORUM.
SANA EN BÜYÜK CEZA;YANLIZLIĞI
BIRAKIYORUM.....

GÖZLERİMDEN AKAN YAŞALARA DEĞİL..
SANA ACIYORUM..
YÜREĞİME SAPLADIĞIN HANÇERE DEĞİL
SENSİZ GECELERDE KURDUĞUM HAYALLERE
YANIYORUM...
SANA OLAN SEVDAMDAN DEĞİL...
KADERİMDEN KAÇIYORUM...
SANA EN BÜYÜK CEZAYI YANLIZLIĞI
BIRAKIYORUM

SANA SENSİZ YAŞAYAMAM DEMİŞTİM...
YAŞIYORUM...
SENSİZ GÖZLERİM GÜLMEZ DEMİŞTİM...
GÜLÜYORUM...
SENSİZLİK NEFES ALMADAN YAŞAMAKSA,
SENSİZLİK ACI ÇEKEREK GÜLMEKSE
YAŞIYORUM GÜLÜM
SENSİZLİĞE MAHKUM OLAN BENLİĞİMLE....



-Eylül- 31 Ağustos 2009 20:52

Heyecandan titremek nedir bilir misin? Dizlerinin bağı çözülürcesine... Milyonlarca volt elektriğe dokunmuşcasına ölür gibi.. Sen hiç sana dokundun mu?..

Aydınların içine düşmek nedir bilir misin? Hayatın bütün renklerini birarada görebildin mi? Bir ışığın içinde boğulurcasına... Parlak, ışık dolu ama körolurcasına... Sen hiç seni gördün mü?...

Melodilerin en güzelini dinledin mi hiç? Sesler kulaklarında yankılanırcasına... Sesin yüksekliğinden hiçbir şey sağlam kalmamacasına.. Okyanusun en koyu sessizliğinde, en yoğun dalga sesleri arasında... Sen hiç seni duydun mu?..

Sellerin içinde kaldın mı hiç? Boğulurcasına... Tıkanırcasına... Nefessizliği iliklerine kadar hissederek... Sen hiç sana ağladın mı?

Herşeyini kaybettiğini düşündüğün oldu mu hiç? Çırılçıplak kalırcasına... Tükenircesine... Dünyada yapayalnız kalmacasına... Yaşam hakkını tüketircesine... Sen hiç seni paylaştın mı?..

Dünyanın zirvesine ulaştığını hissettin mi hiç? Herkesten ve herşeyden yukarıda olurcasına... Bulutlara bile tepeden bakarcasına... Kimsenin ama hiç kimseninin buna ulaşamayacağını ve ulaşmaya da hakkı olmadığını düşünürcesine... Sen hiç seni yaşadın mı?..

Zaferlerin en büyüğünü hissettiğin oldu mu hiç? Kulaklarında hayranlık dolu seslerle kıskançlık çığlıkları arasında finale koşarcasına... Bütün engellere rağmen... Nefes nefese... Kimsenin tahammül edemeyeceği bir hızla... Sen hiç senin tarafından sevildin mi?..

Kutup soğuğundayken terledin mi hiç? Hiçbir güneşin veremeyeceği sıcaklığı iliklerine kadar hissederek... Kor ateşlerin içine düşercesine... Sen hiç sana sarıldın mı?..

Saatlerin durduğunu, zamanın donduğunu düşündün mü hiç? Endişeden ölürcesine... Saatin tiktaklarını hızlandırmak istercesine... Zembereğinden fırlamak için kıvranan yaycasına... Sen hiç seni bekledin mi?..

Çaresizliğin en yoğununu yaşadın mı hiç? Mümkün olsa canını verebilmecesine... Ama elden bir şey gelmemesinin verdiği acıdan çıldırmacasına... Sen hiç sana üzüldün mü?..

Haklıyken bile içindekileri anlatamayıp hak verdiğin oldu mu hiç? Haykırmak isterken içindekileri, çığlık çığlığa susarcasına... Sen hiç sana kırıldın mı?..

Kelimelerin yetersiz geldiği oldu mu hiç? Kafandan bir sürü şey geçerken, bomboş kağıda bakarcasına... Elin kalemi tutmaz olurcasına... Sen hiç sana yazdın mı?..

Öldün mü sen hiç yaşarcasına? Yükseklerden düşerken bir an zirvede bulurcasına... Issız bir adaya düşmek üzereyken, kıtaların en büyüğüne ulaşırcasına... Sen hiç seni sevdin mi?..

Yine kelimeler yetersiz, yine zaman akmıyor... Ve ben bakakalıyorum boş kağıtlara... İçim bir roman yazacak kadar doluyken, dökülmüyor bunlar yine kalemin ucundan... Ve ben yine anlatamıyorum seni umutsuzcasına.. Ve.. Sana en çok ihtiyacım varken; sen hiç sensiz kaldın mı?..

Pınar ERDEM


fadedliver 2 Eylül 2009 00:49

Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman
Seni çağıran sesi uzaklardan

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir de hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliği anlatır gibi
Birden değişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün

Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgarın
Ve bir umut kırıntısı, belki yarın

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir fırtına çıkmışcasına, büyük
Içimizdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar, ben ağlarım

Alıntı


fadedliver 5 Eylül 2009 23:06

İRDAP

Seni koparıp atmak yaşantımdan
Ne zor şeymiş meğer.
Unutmak mümkün değil varlığını,
Öptüğüm dudaklarını,
Okşadığım saçlarını,
Hele gözlerini unutmak mümkün değil.

Ne çok sevmişim seni
Nasıl bağlanmışım bu kadar.
Öyle seviler
Öyle umutlar etkinki gönlüme,
Hep ayrılık,
Hep hasret
Hep gözyaşı biçtim hasat zamanında.
Mümkün değil bu acıyı unutmam.

Bir ruh nasıl bir bedende yaşıyorsa
Ben ruhumla sende yaşıyorum.
Bazen nefret duymak geliyor sana içimden
En ağır suçlamalara mahkum ediyorum seni
Sonra bir bakıyorum
Her yerin prangalı, şaşırıyorum.
Mümkün değil bu esreti unutmam

Orhan KUTLU


reyan 8 Eylül 2009 02:13

Yalnızlığım..
Uzun süredir sana küs bir yanım..
Şimdi ki aklım olsa,
Seni bırakıp,başkasına aldanırmıydım!

Yalnızlığım..
Can yoldaşım,
Bir bilsen nasılda acıyor sol yanım..
Sana döndüm tekrar,
Yaralarımı saracakmısın?

Yalnızlığım..
Mutsuzluk kapladı her yanımı,
Üşüyor gibiyim,
Sevgisizlik fena çarptı kalbimi..
Hayatımın son anlarını yaşar gibiyim..
Ürkeklik hiç yakışmıyor bana,
yavru bir ceylan kadar ürküyorum,
Herkesten,herşeyden...

Yalnızlığım..
Neden kapılarını kapatıp,
Beni zindanlara vurmadın?
Neden beni bu
aşk hilebazlarının içine attın?
Neden Neden Neden...?!


Seni sana,
Yüreğini bir yabancıya emanet edip gidiyorum...
Arkama bakmadan,
Geçtiğim her yeri hafızamdan silerek gidiyorum..

Kalbim;
Yine yalan bir sevdanın,
acıları sırtlanıp,birbirimize kaldık..


Alıntıdır..



Saat: 14:18

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık