![]() |
Yalnızlıklarım birikti yıllarıma.. Ben yalnız,yollar yalnız.. İçimdeki 'SeN'... Yorgun sulardan.. Göçüp giden kuşlardan.. Hayallerimdeki kahramanlardan daha yalnız.. Kocaman bir yalnızlık.. Çöküverdi içime.. Elimde bastonumdan kalma kırıntılar,şahit buna.. Tahta bir taburede yalnızlık demini içiyorum.. Yalnızlık şarkısı besteliyorum.. Ve giderek yalnızlığa alışıyorum..zor olsa da.. Osman Gündüz |
Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan Sana bir dolu umut getireceğim Küçük ellerine sığmayacak Sana Afrika gecelerini getireceğim Sımsıcak Sana çiçekler getireceğim Bozulmuş güz bahçelerinden Sana bir serinlik getireceğim Yağmur tanelerinden Sana avuç avuç yıldız getireceğim Güneşimden başka Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim Köpük köpük dalga dalga Sana bir rüzgar getireceğim Dağlardan, tepelerden Gitme, sana zamanı getireceğim Zamanın bittiği yerden ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
Sesinde ne var biliyor musun Bir bahcenin ortasi var Mavi ipek kis cicegi Sigara icmek icin Ust kata cikiyorsun Sesinde ne var biliyor musun Uykusuz Turkce var Isinden memnun degilsin Bu kenti sevmiyorsun Bir adam gazetesini katlar Sesinde ne var biliyor musun Eski opusler var Banyonun buzlu cami Birkac gun gorunmedin Okul sarkilari var Sesinde ne var biliyor musun Ev daginikligi var Ikide bir elini basina goturup Ruzgarda dagilan yalnizligini Duzeltiyorsun Sesinde ne var biliyor musun Soylemedigin sozcukler var Kucucuk seyler belki Ama gunun bu saatinde Anit gibi dururlar Sesinde ne var biliyor musun Soyleyemedigin sozcukler var |
Yak git Sende yak beni ne farkeder? Gelen yakar giden yakar Sonu bitmeyen yol gibi aşklarım Tut ellerimi bırakma desem yanımda yok Bak gözlerime hiç gitme desem yok Yok yok Nereye baksam yok Onu asla bulamayacağım Derin çukurlaraıssız mezarlara attım sevdamı Sevdamın içinde o da saklı Sevdam nereye gitse; O da gidiyor Yakalayamam asla gittiği yere kadar gitsemde Keşke hiç görmeseydim onu Bakmasaydım yüzüne Bir kez olsun gülmeseydim O tatlı yüzüne Ne olursa olsun duymasaydım adını Anmasaydım hiç Varlığını bilseydim ama görmeseydim O zaman ne severdim onu Ne de geceler arkadaşım olurdu Uykumu bölmezdi o zaman hayali Rüyalarıma girmezdi Hep böyle oluyor benim sevdalarım Sonu bitmeyen yol gibi aşklarım... alıntıdır.... |
Yalnızlığın Reveransı Tırnaklarımın yüzümde bıraktığı izdir kaşlarım ve gözlerim… Özlemim var yokluğa soğuğa ve ölüme Hayat benimle evlenir misin dedi Yalnızca kâğıt üzerinde olur dedim. Alıp başını gidesi gelir insanın Bir çift pabuç misali yırtılır anlamlı kesitlerin Tamiri güç, anımsaması zordur Elini uzatsan ay ışığını örtebilirsin üzerine Hilalle üşürsün koyun koyunayken... Deniz Can Kutlu |
Ve ben sensiz kalınca ; Tellerini kopardım akordu bozuk kalbimin… O beklemediğim gidişin ardından İçimdeki çatlak sesler korosu Oluşturdu “ hüzün senfonisini “ Her ses yansımasıydı oysa ki Beynimin zifirinde saklı kalmış o “ benlerin “ İçimdeki “ benler “ bir olup isyan edince Bozuluvermişti akordu kalbimin Ve sen gidişinle beni O gürültünün arasında bıraktın Kulaklarıma hoş gelen o tınılar Beynimi hapsetmeye başladı En sonunda seni çağıran her ses için Kalbimin bir telini kopardım Şimdi her ses kendini kaybetmiş Rotasını şaşmış bir gemi gibi Bense o geminin Kaptanı sanırdım kendimi Oysa okyanusa dağıldı sesler Ya da gökyüzünün en mavisine Ormanların en yeşili Ya da güneşin en kızıl haline Ama içimde bıraktığın o sen var ya Onu sakladım benimle birlikte Ve en uzaklara götürdüm Hayat onu bir daha incitemesin diye Ve beni senden ayıracak her sese rağmen Yelken açtım özgürlüğe Sadece siyahın olduğu Ve sadece bize ait bir galaksiye O ufak dünyamda “ seninle “ mutluyum ben Sen “ yanımda olamasan bile “ Ve hiçbir eli tutamam bir daha Senin ellerine benzemezler diye ! Oysa ben sensiz kaldım diye ; Tellerini koparmıştım akordu bozuk bir kalbin... alintidir |
karanlıkta yalnızlığım bulutlardan sökün eder dambaşından aşağı inmez indirmez de akın eder yatağa sinlenir göremezsin yatarsın çıkar hemen ortaya kaldırır gezdirir seni oynatır elinde uzakları getirir yakın eder karanlık çökünce tingilder gelir ar namus yoktur utanmaz hiç ben de gizli sanırdım sana da gelir pek vefalıdır hiç alınmaz sakın gider ay dolanıp aşınca dağlardan saltanatı kapar alır eline oyalar şafakta biraz gevşetir uyur uyumaz kaldırır gezdirir sakin gider Ozan Efe |
yalnızlık götürür seni uzaklara koparır dalından bir gül gibi beni atar vuslatın derinlerine bir yangın misali,yakar ateş gibi yalnızlık götürür seni başka diyarlara ayırır seni benden bir ceylan gibi bırakırım kendimi gecenin karanlığına bir dalga misali yalanlar ayrı gibi yalnızlık götürür seni başka rüyalara denizden çıkmış bir balık gibi giderim artık vecir'in ellerine bir umut misali,gündüzler gece gibi Haydeli |
Her Gece Bir Baskın Yaşar Yüreğim / Abdülhekim Koçin Dilimin ucunda sevdan var senin Desem ben yanarım demesem kalbim Ben de ne gelgitler ne yangınlar var Buz tutan dağlardan sesler yükselir Her gece bir baskın yaşar yüreğim Üstüme her gece ne akınlar var Yüreğim sıkışır bir terdir basar Rüzgar açar kapar kapımı benim Çevremde ne uzak ne yakınlar var Seninse sevdanı yasakladılar Seni köşe bucak hep sakladılar Ülkemde ne cahil ne çılgınlar var |
Tunçtan Bir Yalnızlık / Tuğrul Asi Balkar ilk o geldi rıhtıma demirlediği umutlarıyla durdu. artık yaşamaktan yoruldum diye yanıtladı oğlunu ufku izledikçe sonsuzluğun çizgileri yerleşirken alnına uykusuzluk, soluğunu kesen öksürük nöbetleri ve kan sığ sularında tekneler yüzdürdüğü kasaba: bodrum, her insan bir bodrum burada bir yalnızlık kalesi ve poyraz poyraz olmalıydı uykularımın son limanı de oğul, kimin ağına takıldı ki mutluluk, kimin çekilirken deniz ağlardan. tunçtan bir yalnızlık kalesi babam gözleri çakır. |
Yalnızım..kendimi bildim bileli... Oysa hayallerim vardı... Sevilmek diye bir gün... Yalnızım ben beni bildim bileli... Seviyorum diye haykıramadım doyasıya... Kalbimi teslim edemedim sevgiliye... Birde birini seviyorum demeye... Tek başınayım kendimi bildim bileli... Postacı buldu mu mutluluğun adresini... Çok isterdim birinin beni sevmesini... Sevmenin yüce olduğunu... Hep yalnızdım ben beni bildim bileli... Oysa seni seviyorum diyemedim kimseye... Yalnızlık adresiyim... Sevilmeye de hasrettim yıllardır... Sevmek sevilmek istedim... Beni de bir sevenim var demek istedim...yıllardır... Ama kısmetten öteye yol yok bilirim.... Şair Mehmet Sercan |
Peşimde gölgemi sürükleye sürükleye Koluma taktığım yalnızlığımla Açıyorum kapımı yine Hep aynı, anahtar tıkırtısı Hep aynı, kapı gıcırtısı Buyur ediyorum yine, yalnızlığımı Sobası yanmayan evimin başköşesine Korkuyorum Sana hasret ölüp gitmiş bedenimi, alsınlar diye Bir gün bu kapıyı, bir çilingir açacak Korkuyorum Son nefesimi verirken Yalnızlığımdan başka, yanımda kimse olmayacak Tutup nefesimi, dinliyorum, sessizliğin sesini Dünkü bebek ağlaması Bugün sarhoş narası Ne çabuk değişiyor her şey Ne çabuk büyüyor, ne çabuk yaşlanıyor insanlar Kimsenin yüzü, hatırımda kaldığı gibi değil N’olur yalnızlığım, kimseye korktuğumu belli etme Ve sen ayna! Her gün tek tek saçıma düşen beyazları Gösterip gösterip bana gülme Şimdi yatıp uyumak Uykunun o hiçliğinde kaybolmak, belki de en iyisi Nede olsa, uyurken unutuyor insan, çok şeyi Seni bile yalnızlığım, seni bile! Unutuyor korkuyu, açlığı bile unutuyor Bak, başımı yastığa koyuyorum Haydi, yalnızlığım sus artık, sesiz ol, ben uyuyorum Haydi, Allah rahatlık versin Sana da iyi geceler diliyorum… Gürsel İleri |
Yalnizlik Iste gun batiyor... Gozlerim coktan daldi uzaklara Kor kirmizi bir gunes aydinlatiyor denizin ustunu Kucuk kucuk tekneler gorunuyor uzakta Bulutlar kaplamis Sultanahmet’in ustunu Yavastan hava karariyor Ve huzunlu bir muzik Ama kivrak Yavas yavas isliyor icimize... Kimbilir kac ayrilik yasaniyor su anda Kimbilir daha niceleri yasanacak Kirgin miyimhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif yoksa kirgin misiniz Bosverin olmayin Hayat guzel Yasamak gerek her seyi acisiyla tatlisiyla... Yalnizlik dusmanimiz Tum guzellikler yoldasimiz Kanmadim daha sana Ordasin biliyorum Ama icimizdeki bu kipirti oldukca Kanmayiz sana… |
Karanlık Geceler Yanlızım bu karanlık gecede Tek sadık dostum gözyaşım oldu O hüzünlü şarkı sözleridagözyaşımda buldum seni Sonu gelmeyen gecelerde buldum İçimdeki acının cezasını çeker oldu gözlerim Ben ise seni sevmenin cezasını çekiyorum Hayata dair tutunacak dalım kalmamışken Sen yaban ellerde yaşıyorsun Bu yalancı dünyada yalnız bıraktın Zorlu gecelerimde zindanlara kapattın Yüreğimdeki bu acıyı hangi dağa haykırayım Bu acıya hangisi dayanabilir Sensiz bu hayatta aç köpekler işitsin Nefesimin sesinikanımın kokusunu Bu karanlık gecelerde İstemiyorum sensiz bu hayatı..istemiyorum |
karardı hava,bak oldu gece haykırıyorum yine işte sesimi duyan varmı feryadımı duyan kim yalnızlık mı hasret mi etti beni böyle kimi görsem ne mutludurlar der de varmıdır benim gibi düşen bu derde akşam olupta kapanınca perde herkesin sevinci kederi serde çekmeyen anlamaz her demde sorsam dermanım nerde bulunur mu merhem a yar sende Umudum Ol |
Derdin yumak yığın yığın Yağmur yağar ay yüzüne Bir yürek ki darmadağın Gölge düşer gündüzüne Sevda mihman kalbe davet Saadete yer mi olmaz Kor yüreğin aşka mabet İbadete yer mi olmaz Hüvelbaki hüvelbaki Sızlar yara çok derinde Doldur iksir güzel saki Ab-ı hayat demlerinde Sensizliğin adı ferda Aşka ayna derde sırsın Başımdaki kara sevda Öper öper çoğaltırsın Al uykunu geceye sar Ay şavkına sen de sığın Güzel atlar şaha kalkar Kırbaçlanır yalnızlığın Mehmet Özdemir |
Bir sonbahar akşamı gibi bazen soğuk bazen ılık Yalnızlık kılıksız bir kılık. Ferit Efiloğlu |
Ne bir şiir dizebilmiş, Ne bir kalem yazabilmiş. Ne anlatabilmiş Dede Korkut Ne de derman olabilmiş Lokman Hekim . Kıyamete dek kendi taşı olduğumuz bir mezarmış, daha doğmadan içine gömüldüğümüz. VE adını Yalnızlık koyduğumuz |
sen yoksun yine yalnızlığımda kimsesiz sokaklarda başımı yasladığım kaldırım taşlarında sen yoksun artık hayatımda ellerin eskisi gibi değil artık bazen soğuk bazense karanlık gözlerinde ben yokum artık bazen kör bazen de bulanık bakışların herzamankinden farklı sanki karşındaki beni görmüyormuş gibi aklın bende değildir belki arıyorum artık o içimdeki seni bazen terketmek istiyorum hayatı yaşamı herşeyi bazende durup düşünüyorum acaba hala seviyor muyum seni? sen yoksun artık dudaklarımda aç kaldığım sofralarda ölümüne adadığım aşkımda sen yoksun artık yaşanacaklarımda.. İsmail Salcan |
Kalbimden Dökülüyor Yalnızlık Kalbimden dökülüyor yalnızlık Siyah rengin kararmış daha da Süzdüm gözlerimle ölümünü Ben layık değilim birlikte ölmeye Şimdi yalnız Yoğun ışıklar altında sönmeliyim Kupkuru ağzımda adın kalsın yeter Güz doğar belki bana da başka bir hayatta En azından bir ihtimal var diyebilirim Yıkık her ruhun ardından söylenir Bir sabahla birlikte doğacak olanım Kan küsünce vücumdan ayrılacak Akacak bir başka hürce sokaklarda Özgürlük değecek ben'den ne bir din kalacak Ne de başka bir değer yargısı temizlenmemiş Şimdi ben giderken kuzular yine güçsüz Şimdi ben giderken yine bir insan doğacak Ekrem Ekici (Bir yalnızım daha artık yalnız değil, darısı diğer yalnızlarıma, kendimden başka...!) |
İnsanın bazı şeyleri değiştire bileceğine inandım yıllarca herkesin yapabileceğini düşündüm… Bazen zor olur bazen kolay ama insanın eksik gördüğü, yanlış gördüğü noktaları hep değişebilecek şeyler olduğunu fark ettim. Kendi hayatım kendi yaşantım hep buna güzel bir örnek oldu benim için. İnsanın ilk yapması gereken şey yanlışını eksiğinin farkına varması ve bunun üzerine gitmesidir. Dedim ya buna en iyi örneği benim… Başkasına bakarak başkası bana söyleyerek olmadı. Kendi dünyamda kendi başarı hikâyemi yazdım kendime büyük bir ders olsun diye. Ortaokula kadar neredeyse kekeme sayılacak bir haldeydim. En ufak bir heyecanlanma da en ufak üzüntüde ya da bir şeyi söylememem gerekliliği durumlarında hep kekelemeye ve teklemeye başlıyordum. İlkokulda istiklal marşının on kıtasını da ezberlemiştim hoca ödev verdi diye üstelik ödev sadece beş kıtaydı ama ben damarlarımdaki asil kanın hakkını vermeliyim demiştim ve on kıtayı da ezberlemiştim. İstiklal marşının okunacağı dersten önce her ilkokul çocuğu gibi bende teneffüste kudurdum ve sınıfımızın çok değerli şahsiyeti sınıf başkanımız her zamanki gibi tahtanın en başına ismimi yazdı… Nasılsa bir şey olmayacak diye düşündüm çünkü her seferinde isimler yazılır her seferinde bir daha gürültü yapmayın çocuklar yoksa cezalandırmak zorunda kalırım diye tahtadan silerdi isimleri. Ama o gün ne olduysa isimlerin hiç birini silmedi ve cetvel elimde patladı tahtadaki tüm isimlerin elinde patladıktan sonra derse geçti hoca… Ve madem kudurmayı biliyorsunuz ödevi de bilirsiniz diye ilk okutmaya tahtada yazanlardan başlatacağını söyledi. Tabi ki listenin başındaki isim ben olduğum için ilk ben kalktım ve değil bir kıta bir mısrasını bile okuyamadan beş dakika tüm sınıfın kahkahaları eşliğinde debelendim üzerine yediğim hoca lafları da çabası. Ortaokula başladığım zaman bu kötü yanımın eksik yanımın düzelmesi gerektiğini düşündüm rahmetli teyzem bol bol oku eline ne geçiyorsa hatim et dedi çok çalışırsan istersen yapamayacağın hiçbir şey yoktur o an kazıdı beynime… O zaman ya biz çok fakirdik ya da ne bileyim kitap alacak lüksümüz yok olduğundan eve giren tek yazılı şey günlük gazetelere verdim kendim… İlk sayfanın en üst sol köşesinden en arka sayfanın sağ alt köşesine kadar yazı namına ne varsa hepsini normal bir ses tonuyla okudum. Günlerce haftalarca aylarca… Ve sonunda daha az takılan kekelemeyen bir ben çıktı ortaya… Hatta bir mısra istiklal marşı söyleyemeyen çocuk okulun her belirli gün ve haftasında kalktı şiir okudu o kadar kişinin karşısında… Evet, inanıyorum insanın bir şeyleri değiştirebileceğine eğer hatanın yanlışın eksiğin ne olduğunu bilirse insan tamamen değiştiremese bile en azından daha kontrollü bir hal alıyor sonuç itibari ile… Şimdi gene ara ara takıldığım anlar olmuyor mu oluyor heyecanlandım mı mutlu oldum mu oluyor ama o kadara zaten bir şey yapamam ama en azından şimdi derdimdi anlatabiliyorum… İnsan isterse insan yapmak değiştirmek isterse bunu söyleme cesaretini gösteriyorsa yanlışının farkındaysa sonuna kadar bir şeyleri değiştirebilir… Alıntıdır |
http://files.myopera.com/gencwertherinacilari/blog/don__t_look_at_me_that_way_by_batty_boy.jpg Bilirim, aşk bana hep bir boy büyük... Paçam ayaklarıma dolanır bazen düşerim. Düşerken yırtılır giysim, kanar hep dizlerim... Yeni bir giysi alanım olmaz benim. Ağlarken gözlerimi silenim olmaz hiç yanımda... Kendim silerim ıslak gözlerimi,kanayan dizlerimi. Bir acıyanım okşayanım olmaz hiç. Ama yine kendim kalkarım düştüğüm yerden. Çocuk gibi küserim...bir ağlar,bir gülerim. Dipsiz uçurumlara düşerim bazen. İçimden haykırırım ben hep... Feryadımı duyanım olmaz benim. Üzülenim olmaz hiç. Bir boy büyük giysimle... Kendim taşırım aşkın yükünü. Bilirim... Aşk bana hep bir boy büyük. Bilirim...yine de giyerim. "Arzuhal´im Yaz Yar´e Böyle" 17.Ağustos.2008 ARZUHAL-Z.G.K. http://img151.imageshack.us/img151/3616/290ef9a1394bg9tfrv3.gif |
En kötüsü. Kendi çaresizliğini kendinin yaratması. Duvarlar örmüşsün etrafına. Kimseyi almıyorsun içeri. Girmek isteyenleri de elinle iteliyorsun Çıkmayacak isteyeceksin bir gün. Bakmışsın Vurmuşsun dibe Duyuramayacaksın sesini kimseye Çığlıkların karşılıksız kalacak Kocaman bir kalabalığın içinde yalnızlıktan kaçarken yalnız olduğunu anlayacaksın Haykıracaksın susturduklarını kimseler ses vermeyecek Yak kalk yeniden başla bir yerden ya da kal olduğun yerde. *alıntı |
Şehrin üzerine pusmuşkenhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif yalnızlığın korkutucu sisleri ve üzerime devrilecek gibiyken Ruhumun yalın duvarlarındaki çığ kitleleri Önce gözlerime sonra damarlarıma akan; bir çiğ tanesi oluverdin bir anda. Daha önce hiç yaşamadığım bir derin sızı çöküverdi Kalbimin boş odalarına.. Bu adamı hiç kimse daha önce böyle görmedi Hiç kimse beni boş pencereleri seyrederken yakalamadı.. Pervasız düşlerim oldu ama içinde sen yoktun Bir anda çıkageldin Karanlıklarımın arasından bir yıldız gibi Mutsuzluğun ahından kararmış gözlerimi aydınlattın. Duası bitmeyen dudaklarıma aşk kelimesini hatırlattın. Şimdi minik bir kelebek gibihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Suretinin gölgesi; dans ediyor tenimde. ve kalbim ellerimde; Sana veriyorum |
Ne anlatacak bir söz ne söylenecek bir kelime kaldı bende. Vazgeçişlerde yüreğim. Kendimden geçmişim Kendimden kaçmışım daha ötesi var mı? |
Kapat perdeleri ! Kapat kihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif yalnızlığın başlasın... Ürkme ! İyidir insanın kendi kendine kalması. Alışmalısın... Mevsime pek gitmiyor Şimdi o şarkıyı sustur ! Dinleme artık. Sanma ki aylardan ağustostur... Duvarlarına yüzümün gölgesi düşersehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Şaşırma ! Bazı geceler ruhumhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif göç edecektir evine. Bu akşam tek kişilik yap kahveyi. Masaya bir tabak eksik koy... Şimdi rahatça seyret istediğin filmi... Vaktinde yatıphttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Vaktinde günaydın diyeceksin. Kurtuldun dırdırımdan. Bundan sonra akşamları tek başına içeceksin... Kitaplarım sana emanethttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Canın sıkıldığında okursun. Baktın ki işe yaramıyorhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Sen de yırtıp atarsın. Unutuyordum az daha... Silme camdan o dörtlüğühttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif olur mu? Nasıl olsa kaybolur kendiliğinden... Bırakhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif ne olacak? Hüznüm bir süre asılı kalsın. Sen şimdi kapat perdeleri ! Kapat kihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif yalnızlığın başlasın.. |
Anlamsız Yalnızlıklar... Gel, sevdasına ömrü hiçe saydığım can yar, Bilirsin, yüreğimde daima has yerin var... Ondan mıdır ukala suskunluğunla arsız, Üzerine giydiğin anlamsız yalnızlıklar... Gidene öfke duyma can... Çevrene bakın sadece... Ne kadar çok yaşama sebebin var? Görsen, ah bir görsen, ne çok şaşırırsın... Ve En sonmuş gidene ağlamak fikri, Sürgün sürerken beyninde, Yemyeşil umutlara el çırparak... Hayat… Seviyorum seni diyerek, İçinden haykırmak gelecek... İşte o an, tutma kendini can, sakın tutma... Haykır... Haykır ki, yırtsın gökleri bu sevinçle, Hep baskı altına aldığın o haklı ses... Gel, yeşil gözlerinden cihana baktığım yar…! Mecburum, bu gönlümde sevdana pekâlâ yer var. Neyleyim süremezsen, sevilme sefasını Senin olsun payına düşen kor yalnızlıklar… _________yorgunkalem... Celal Şahbaz |
Tek Başına Belki de budur yaşamak; Hep yıkılmışlık içinde Ve hep tek başına... Ben bıktım bu odadan Bıktım yalnız olmaktan ağlamaktan... artık hiç bir hüsran kelimesi anlatmıyor dramımı hiç bir cümle çözemiyor beni Ne yazsam boş! Yineleyip duruyorum dün gece söylediklerimi ... akın akın üstüm yükleniyor ölüm düşünceleri seviyorum gibi geceleri... Usandım desem de yok çaresi Sırtıma alıp götürsem de ölümü Yüreğime hapsetsem; saklasam dahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Ve her gece ben böyle sabahlara dek ağlasam da yok olup gideceğim; kuruyan bir nehir gibi damla damla biteceğim Alıp götürün beni buralardan Bu olmamalı yaşamak ! kaderim de yazmamalı ayrılmak Yar ‘ dan... |
SANA YALNIZLIK YAKIŞIR Fena çarpar adamı Yalnızlık şarkıları. İkinci dubleden sonra Göz göze gelir bir acı hüzünle Korku tabanlı evhamlarımız. Tüm çaresizliklerin merkez üssü Şefkatsiz geçen çocukluklar. Korunmasız omuzlardaki bin ton. Yalnızlıklar İktidar oldu Çilingir sofralarında. Yüzlerce yıldır aranan bir şiir gibi Gece martılarının çığlıkları Deniz üzerindeki son tekneler Ufuklara çizilen kızıl çizgiler Kapkara yalnızlığa selam duran geceler. Ezelden satılmış tüm biletleri Bütün kuytuların. Sana yalnızlık yakışır Sayın abim Sana yalnızlık yakışır. Oktay Kasman |
Yitiriyorum bazen sabır sandığım ümitleri.. Vakti çoktan geçmiş, hangi yöne salsam bilemedim; bahenesizim.. Kuytu karanlıklarımla bezenmiş bir avuç yalnızlık örülü tüm tercih sıralarında, kendime rastlamamaktan yoruldum. Tamamım sitemlerle örülü şimdilerde.. Sanki bütün o şarkılar benim için yazılmış, boşa kürek sallayan vicdanından haberim yok yine.. Telefon desem, aramak istediğim kişiye ulaşamıyorum ne zamandır.. Suçluyum aslında, küfretmem lazımdı.. Bir avuç gece altı üstü, 'seni seviyorum'suz, yorumsuz.. Kör savruluşları saklıyorum içine. Öyle bakma, eğilip parçalarını toplamadığın, tüm kelimelerin üzerine, içilen soğuk biraları sevmiştim ben.. İçmesem de dünya dönüyor oysa, ama içince de başım.. Anlaşılmayınca, bir anlamı kalmayınca, dibine de vursan, çekip kendini de vursan manasız zaten.. Tanımaya çalışıyorum hayal kırıklığını.. Haklı olduğum tüm hadiselerde, geriye çekiyorum beklentilerimi.. Beklediklerim, söyleyemediklerim oluyor sonrasında ve sanırım daha çok fırın ekmek lazım, aynı yönden bakmaya, ilk sırada olmaya, aslında en çok da saçmalamamaya.. İllegal bir yalnızlık benimki, ve şimdi anladım, ağlamakla da geçmiyormuş ne yazıkki.. aLinti |
İşte bu akşam yazdıklarım ve ben başbaşa Tartışıyoruz özgürce.. Kimseler olmadan kimseler duymadan Yalnızlığım ve ben.. Gökyüzünü sarmış yağmur bulutları İçimde özlemlerim terkedilmiş sevdalar Bir sonbahar hüznü ile çalan Eskimiş şarkılar. Birlikte kadehler kalkıyor peşi sıra Camdan bakıyorum da inceden bir yağmur da var.. Ellerimde sararmış resimlerin mektupların Yüreğimde öylesine işlenmiş derin yaraların.. Hüznüm yalnızlığım sensizliğim Özleminle beraber şimdi Anıların da var. Boşver diyorum herşeye ama şarkılar öyle demiyor Nağmeler inliyor patlıyorlar sanki kulaklarımda Geçmişi silmek kolay mı.. Seni silmek kolaymı içimde büyüyen özlemini silmek Asla.. İşte bu akşam yazdıklarım ve ben başbaşa Tartışıyoruz özgürce.. Kimseler olmadan kimseler duymadan Sadece yalnızlığım ve ben.. Semih Batman |
Ben yalnızlıklar ülkesinin Taçsız prensesi. Ümitsizlik trenini bekliyorum Yalnızlıklar ülkesine yolculuk için. Dertler baş vezirimdi Umursuzluk muhafızlarım. Izdırap hancı başı, Dadı kalfam acılar. Karanlıklar gözcüm Üzüntü ahçım Gözyaşlarım kaynayan su. Lanet etsem bağırsam Hancı başı, vezire Ne yazar kızsam dadı kalfaya. Anlat dök içindekileri En yakın dostun çile, Doğacak sana güneş Hele sen bir bekle. Daver etsem sevinci Mutluluğu saraya, Hancı başı çevirir Vezir sokmaz yanıma. Aşçıya liste vermem O bilir yemeğini, Akşama pişirecek En kuvvetli zehirini. İçeçek yudum yudum Geçeceğim kendimden. Vücudum uyuşsada Direnecek gücüm var, Benim yalnızlıklar ülkesine Bir tren biletim var. Hatice Türkmen Yurtseven |
uzun soğuk kış gecelerinde.. kendisinden başka dinleyeni olmayıpta duvarlarla konuşanın halini.. ANLAYABİLİRMİSİN SEN kırık dökük tencerede,kuru ekmekten başka yiyeceği olmayan , etrafına toplanıpta paylaşamayan o çocukların halini ANLAYABİLİRMİSİN SEN el bebek gül bebek bayramlarında şen şakrak oynayan çocukların yanında bir köşede boynunu bükmüş gözü yaşlı o masumun halini.. ANLAYABİLİRMİSİN SEN yazın plajlarda,kışın barlarda elinde içki kadehi eşitlik lakırdısı yapanların yanısıra kucağında bebesiyle, soğuktan hıçkıran o çaresiz ananın halini ANLAYABİLİRMİSİN SEN cebinde beş kuruş parası olmayan evinde açlıktan çocukları ağlayan yeni başlayan bir günü ölümden sayan o yoksul babanın halini.. ANLAYABİLİRMİSİN SEN |
Yanımda okul yıllığı Önümde günlüğüm Ve elimde resmin var Anımsıyorum o yılları Sen benim bense senin ilk askındım Tanışmamız çok komikti Tiyatroda sen Jülliyet bende Romeo’yu oynayacaktık O öpüşme sahnesinde başladı her şey Yıllar nasılda geçti dimi Sanki o sahneyi dun oynadık Simdi ise çok uzaklardayız Sen şehrin bir ucunda bense diğer ucundayım Sen beni unuttun mu bilmiyorum ama ben seni unutamadım Derler ya insan ilk askını unutamaz İşte bende unutamadım çoğu insan gibi |
Evler büyük dedikçe büyük Ben insanların en garibi Uzağı ilk defa kavradım Görür yahut dokunur gibi Eski bir saçakta kuşlarla Yele yağmura karşı oturdum İç içe daireler çiziyor İçine adımı yazıyorum Gün uzun türküsünü bitirdi Karlı dallara yürüdü karanlık Yalnızlık çekilmez bu vakit Delirdi denizde yosun çayda balık Gel artık |
Yanlızmısın Sende Benim Gibi? Uzaklardayım Sessiz Sensiz, Tatmadan Aşkı Aşkı Tanımadan, DoyDum HaYaTa Sessiz ve Sensiz Anladım Yine Yalnızım Ve yine Sen Yoksun. Ümit Eye |
‘’Yalnızlığını anlat bana… ‘’ Aldım elime kalemi, boş bir sayfa buldum sen’li yazılarımın arasında… Yalnızlığı beklemeye koyuldum, beyaz düşlerime esir olan karanlık odamda… Geldi, sensizliğin çarpıcı boşluğunda.. Nefesim daraldı, yuttum içimde her ne varsa… Dört duvar dillendi sessizliğimden ! Sustu yakarışlar… Taştı sessizlik içimden… Kelimeleri karanlığa bıraktım hissedilebildiğince ! Ben konuştum, ‘o’ dinledi… Ansızın, sustum… Sessizliğini dinledim.. Dinledikçe, Sevdim sonu çığlık olan yalnızlığı.. Sarıldım kuytu gecelerde birtek o’na…! Ne bir şikayet ne bir bıkkınlık.. Sevdim gecelerimde, adı yalnızlık olan, sessiz çağrını… O’na rehin bıraktım ruhumun derinliklerini.. Yine yalnızlığa alabildiğine konuştuğum bir gecede, Hayallerim düştü gözlerimden birer birer.. Yüreğimi gördüm karanlığın en ücra köşesinde.. Lime lime oldu gözlerimin önünde.. Tutamadım.. Yetişemedim yüreğime ! İşte o gece, yalnızlığa yakardım sayfalarca.. Ben konuştum.. Yine ‘O’ dinledi.. Öyle sessizdi ki.. İsyana meyilli sorularıma, cevap olamadı yalnızlığım.. O sustukça, ben haykırdım çaresizce.. Olmadı.. Sensizliğe çare olamadı… Duvarlarım yıkıldı benliğimin üzerine.. Nefesim daraldı, bu kez acıyla… Yutkundum, her kelimeyi yüreğime batırırcasına ! Sebebim oldu, her hecesi yüreğimi yakan kelime… Yalnızlığı, yalnızlığa anlattım gecelerimde... Pabucu dama atılmış hayallerime ağladım karanlığın yaralayıcı boşluğunda … alıntı |
Ah bu yalnızlık Biliyorum aslında Belkide bunaltmıştır artık benim yalnızlığım Her defasında yalnızlıkla savaşıyor olmam Belkide sıkmıştır seni Evet belkide sen haklısın Belkide en doğrusu senin yaptıkların Biliyor musun ben onu beceremedim galiba Seni unutmayı.. Yokluğuna alışamadım hala Her ne kadar yalnızlığımla baş başa kalsamda Ve baktığım her yerde yaşatsamda seni Sanırım ben bunu beceremedim Sensizliğe alışmayı Evet! dün de bugün de ve gelecekte bile.. Yalnızlığımdan bahsedeceğim Evet belkide bunun esiri olmuşumdur.. Bunu biliyorum.. Ama kaleme aldığım her şiirin sonu Nedense hep sana çıkıyor Ve ben yine sensizliğin yalnızlığıyla savaşıyorum Biliyor musun,bazen de ümit ediyorum Bana döneceğin günlerin gelmesi dileğiyle Yalnızlığıma mısralar yazıyorum.. İsmail Salcan |
Yalnızlık bir yağmura benzer, Yükselir akşamlara denizlerden Uzak, ıssız ovalardan eser, Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir Yalnızlık bir yağmura benzer, Yükselir akşamlara denizlerden Uzak, ıssız ovalardan eser, Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir Ve kentin üstüne göklerden düşer. Erselik saatlerde yağar yere Yüzlerini sabaha döndürünce sokaklar, Umduğunu bulamamış, üzgün yaslı Ayrılınca birbirinden gövdeler; Ve insanlar karşılıklı nefretler içinde Yatarken aynı yatakta yan yana: Akar, akar yalnızlık ırmaklarca. Rainer Maria Rilke |
Yalnızım Kimsesiz bir dağ başında Yapa yalnız Gözüm ufuklara dalıyor Aklımda sen varsın Kalktım ayağa Ellerim ceplerimde Dilimde eski bir türkünün Ufak ufak ıslıklanması Yüzüm geleceğe dönük Arkamda sen varsın 23/10/1999 Ersoy Oktay |
Yalnızım yapayalnız yine bugünde. Doğmuşum anamdan soğuk bir günde. Kardaşım olmamış bir tek arkadaş nerde. Yalnızlığa mahkum oldum yaban ellerde. Candan sevenlere henüz rastlayamadım. Sevenlerin gönlüne hala taht kuramadım. Koskoca bir hayatı yalnız taşıyamadım. Sahte gülücüklere doydum soldum yaban ellerde. Sevdiklerim çok uzak elim ulaşamıyor. Ana baba akraba mezarında yatıyor. Tek başıma kaldım ben yaram derin kanıyor. Kalabalık dar geldi bunaldım bu ellerde. Gerçekler kaybolmuş yüzler yalancı. Gülüşler sıradan herkes yabancı. Korkular sevinçler yitik maske yalancı. Yalnız yaşamaktan bıktım yaban ellerde. İskenderun; 25 Aralık 2009 Tayfur Işıkoğlu |
Yarım Bırakan Mı Üzülmeli Kalan İçin ? Evet ! Böyle Büyük Bir Sevgiyi Göremeyecek Kadar Kör Oldugu İçin, Ardında Kanlı Gözyaşları Bıraktığı İçin, Pişman Olmayacağını Düşündüğü İçin, İçi Rahat Uyuyabilecegini Sandıgı İçin, Başka Aşklarda Başka Kokularda Aradıgı İçin Sevdayı Yarım Bırakan Üzülmeli ! Kalan Mı Üzülmeli Yarım Bırakan İçin ? Evet ! Böyle Zamansız Ortada Kaldıgı İçin, Sevgisini Gösteremediği İçin, Yıllarını Harcadıgı İçin, Uğruna Gözyaşları Döktüğü İçin, Pişman Oldugu İçin, Herşeyden Çok Sevdiği İçin, Bittiği İçin, Terkedildiği İçin Belki de Terketmek Zorunda Kaldıgı İçin, Duvarlarla Konuşacağı İçin, Tablalar Hiç Boş Kalmayacağı İçin, Fotograflar Yaşanmışlar Düşler Hayaller Umutlar Güller Sözler Gözler Hep Elinde Kaldıgı İçin Kalan Üzülmeli ! |
Kocaman bir yalnızlık; Dibi sonu olmayan, Uzanılamayan, Dokunulamayan bir yalnızlık. Çığlıklar yükselen, Ama duyulamayan bir yalnızlık. Çölde serap gibi tanıdığım tüm insanlar; Uzanınca kaybolan türden. Var gibiler oysa yoklar. Ben yaklaştıkça uzaklaşıyorlar sanki benden. Ben tutmak, tutunmak istiyorum, Onlarsa tutturmamak. Mesafeler koyuyorlar araya, Farkında olmadan, Duvarlar örülüyor sonra, Çin setlerine, Berlin duvarlarına inat. Ben yıkmak, onlarsa yapmak yeniden. Yeniden ve yenilmeden; Yeniliyoruz oysa. Azalıyoruz kütleler halinde. Kutuplardan devasa buzullar eriyip, Yalnızlık denilen okyanusun, Tuzlu sularına karışıyor. Tuzlu ve acı… Tükeniyoruz çoğalmak sevdasını yaşamak, Ve yaşatmak isterken. Usul usul ve sessizce. Farkında olmadan; Fakat farklılaşarak. Ademoğul ve kızlarından başkalarına dönüşerek; Başkalaşım yani. Boyuttan boyuta göç. Düzlemsel değil, Yüreksel bir yalnızlık. En ıssızı bu gecenin, Güneşin ışık sunamadığı, Çaresiz seyrettiği. Ve yalnızca yüreklerin yaklaşarak aydınlatabileceği; Ancak bu gidişat süreci dâhilin de yaklaşamayacağı; Muazzam bir boşluk, Korkunç bir yalnızlık. Orda mısınız? Ey işitenler! Ama işitmek istemeyenler. Bitiyoruz! Hem de birer birer değil, Belki de biner biner. Farkında değil misiniz? Kaç nefesi daha kendi başınıza içinize çekeceksiniz? Muharrem Abut |
Senden kalan bir tek sen vardın Anıların vardı birlikte yaşadığımız.. Ne kaldı geriye bir düşünsene.. Senden başka beni yaşatan.. Ne kaldı geriye sevgiden özlemden ve de.. Aşktan....başka.. ne kaldı.. Söylesene bir başıma kalan Benden başka..ne kaldı anlasana. Yapayalnız tek başıma... Semih Batman |
Yüreğimi kapında bıraktım, al senin olsun Denizlerim vardı tükenmeyecek sandığım, Özlenen umutlarım, sahile vuran hasretlerim, Bir de köşede bekleyen ölüm, üçünü ayıramadım. Ekranimda durur resmin özlemler arasında durur, Birde avuçlarımda şiirlerin senden geriye kalan, Diyorum ki; Işığım olsan, güneşin yerine, Bir kez çıksan karşıma, görünsen bana Aşkın sadece yüreğimde yaşayacak, Sevmelerin yitik olduğunu bile bile Belki de son kez, konuşuyorum Gözyaşlarımı derelere bıraktım,bitiyorum.. Sahillerindeyim, kumlarınla savur dünyaya, Çokça hüzün kaldı senden geriye. Bırakılmış kuşlar gibi ağladım yüreğime, Yüreğimi kapında bıraktım, al senin olsun Artık yaşayamam sensizlik zor, Adını bağıramam Eratam diye, Bir ben kaldım zemheri ayazında yüreksiz. Ben mutsuz sen umutsuz biliyorum.. Yüreğimi kapında bıraktım, al senin olsun, Ne senden öncesi aklımda, ne senden sonrası, Duramam vakit geldi artık Aşkım, Ecelin koynuna girdim, ölüyorum. Mevla mı alır beni yanına, melekler mi, Bensiz Ankara sokakları mı? Bilemem. Bu aşk bedensel değil, buralarda kalamam, Gelirsen bir gün ruhunla, yanıma, Seni bekleyen ölümsüz yüreğimi bulacaksin, Yüreğimi kapında bıraktım, al senin olsun..... alinti |
Son tebessüm az önce geçti yüreğimden, Ansızın bir nefese karışıp, tükendim. Ben hem terk eden hem terk edilendim… Bilemedim bu hikayenin böyle biteceğini. Gözlerim; mağrur bir ayrılığın hüznüyle sırılsıklam, Yüreğim; yalnızlığın sükûn bulduğu bir gurbet. Ne zaman ki cümleye ben diyerek başlasam, Cümleler yüreğimde, gözlerine ihanet… Son yangındır bu besbelli, Küllerimi savuruyor ayaz sokaklarda geceler, Seni sensiz yaşadım yıllardır, Senli hayallerin koynuna saklandım senelerce, Bu son yangını yüreğimin, biliyorum. Bir melâl zindanında boynu bükük, Sustum ve kahrıma gömülüyorum… Avutmuyor beni ne söz, ne şiir, Pürtelaş bir yağmur bekliyorum, Kahırlı bulutlardan yüreğime dökülecek. Efsununa kapılsam diyorum vuslatın. Ansızın gözlerin düşüyor gözlerime, Vazgeçiyorum… Anladım ki; sensizlik ülkesinde ben Deliriyorum… Yeni hüzünler birikiyor avuçlarıma, Gece karası, gönül yarası hüzünler… Son sevme tarihi geçmiş bir ömür yaşıyorum. İsmine dair her harfi yüreğimde taşıyorum… Bu ne onulmaz yaraymış diyorum kederime, Bilmedim, yazan sensizliği yazmış kaderime… Sensizliğimin son baharıdır bu, Biliyorum… Gözlerin değiyor gözlerime, Can veriyorum… 04.01.2010 |
YASAK AŞK Korkuyorum sevgilim…. Bir okuyan olacak kalbimi, Seni ve aşkımızı bir bilen olacak. Dudaklarımdan düşürmediğim ismini, Bir duyan, Gönlümdeki fırtınayı, Bir hisseden olacak. Sana dokunmaya korkuyorum sevgilim, Bir gören olacak. Kiraz dudaklarını öpmeye, Pembe yanaklarını okşamaya, Korkuyorum. Bizi bir gammazlayan olacak.... Seni kollarıma almayı çok istiyorum sevgilim ama, Bırakamamaktan korkuyorum. Kulaklarına aşkımı fısıldamaya, Korkuyorum. Bütün dünya duyacak. Korkuyorum her seferinde sevgilim, Seni o benden geri alacak. Sana olan aşkım korkutmaya başladı artık, Ama yine de ben, Onsuz yaşamaktan korkuyorum. Ben bir çılgınım sevgilim, Bir deli, bir mecnun, Yasak aşkımızın senin de yaşamını, Mahvetmesinden korkuyorum. Bir gün ayrılmak zorunda kalırsak, Anla beni sevgilim, Bağışla beni, Unutma beni, Ne olur, sevmeye devam et beni. Senin beni, Unutmandan korkuyorum… HACI |
Bir düşe uyuyakalmakla başladı her şey… Önce yavaş yavaş sancılar, sol yanımda, Sonra sanki içimde devasa bir şey hissi.. Gittikçe büyüyen,kabuğuna sığmayan bir şey... Sonra yarlar açılmaya başladı yüzümde,dudağımda,sırtımda.. Sonra tükendim, Tükendim, tükendim de sen hiç bilmedin… Yitik kentler aşığı gibi sevdim seni, Kentine aşık bir yitik gibi… Gözlerine bakınca kocaman bir boşluğa düşer oldum,sonra Sonra Gözlerine baktıkça öldüm… Sen içinden terk edip giderken Ben hep bir “yol”dum,bir yol daha son buldum…. Şimdi tedavisi mümkün değil hastalığımın… Ölüyorum(!) Kulağımda çığlığın.. Gözüm toprağa bir adım daha yakın.. Dudağımı yakıyor, yokluğuna akıttığım son yaşlar Ve ölüyorum… Düşlere sensiz dalmak üzere… Sana yeniden doğmak üzere… Ölüyorum… Alıntı |
Kaçsamda Üzerime Yağıyor İhanetin Yitip gittin benden .. Yüreğim habersizdi bu gidişten .. Gittin mi? Bittim mi? Bittin mi? Yoksa sende .. Bir yalnız tebbessüm kaldı yüzümde .. Hepsi bu .. Bir de ihanet saklı kutular ellerimde .. Önceleri içinde aşk sözcükleri sakladığım, İçlerine bir bir ayrılık yağmurlarının biriktiğini Gözlerimi yıldızlara sunduğumda gördüm; Parlayan ışıkların karanlıklara gömülüşünü tek tek .. Yalan mıydın? Yalan mıydım? Ben hiç ayrılıklara yürüyüşlere çıkmadım sevgilim ! Kimse incitmek için derinlerime koşmadı hevesle .. Heceler bitti konuşamıyorum . Son muydun? Son muydum? Ayrılıklarında adını aşk koy yüreğim; Kaçsamda üzerime yağıyor ihanetin .. Gittin mi? Bittim mi? Bittik mi biz şimdi ?.. Alıntı |
| Saat: 07:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık