MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

arwen 8 Eylül 2009 21:35

Yalnızlıklarım birikti yıllarıma..
Ben yalnız,yollar yalnız..
İçimdeki 'SeN'...
Yorgun sulardan..
Göçüp giden kuşlardan..

Hayallerimdeki kahramanlardan daha yalnız..
Kocaman bir yalnızlık..
Çöküverdi içime..
Elimde bastonumdan kalma kırıntılar,şahit buna..

Tahta bir taburede yalnızlık demini içiyorum..
Yalnızlık şarkısı besteliyorum..
Ve giderek yalnızlığa alışıyorum..zor olsa da..
Osman Gündüz


fadedliver 8 Eylül 2009 23:48

Sana şiirler okuyacağım, gitme
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan
Sana bir dolu umut getireceğim
Küçük ellerine sığmayacak
Sana Afrika gecelerini getireceğim
Sımsıcak
Sana çiçekler getireceğim
Bozulmuş güz bahçelerinden
Sana bir serinlik getireceğim
Yağmur tanelerinden
Sana avuç avuç yıldız getireceğim
Güneşimden başka
Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim
Köpük köpük dalga dalga
Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN


fadedliver 11 Eylül 2009 00:22

Sesinde ne var biliyor musun
Bir bahcenin ortasi var
Mavi ipek kis cicegi
Sigara icmek icin
Ust kata cikiyorsun

Sesinde ne var biliyor musun
Uykusuz Turkce var
Isinden memnun degilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar

Sesinde ne var biliyor musun
Eski opusler var
Banyonun buzlu cami
Birkac gun gorunmedin
Okul sarkilari var

Sesinde ne var biliyor musun
Ev daginikligi var
Ikide bir elini basina goturup
Ruzgarda dagilan yalnizligini
Duzeltiyorsun

Sesinde ne var biliyor musun
Soylemedigin sozcukler var
Kucucuk seyler belki
Ama gunun bu saatinde
Anit gibi dururlar

Sesinde ne var biliyor musun
Soyleyemedigin sozcukler var


reyan 15 Eylül 2009 02:09

Yak git
Sende yak beni ne farkeder?
Gelen yakar giden yakar
Sonu bitmeyen yol gibi aşklarım

Tut ellerimi bırakma desem yanımda yok
Bak gözlerime hiç gitme desem yok
Yok yok
Nereye baksam yok
Onu asla bulamayacağım
Derin çukurlaraıssız mezarlara attım sevdamı
Sevdamın içinde o da saklı
Sevdam nereye gitse;
O da gidiyor
Yakalayamam asla gittiği yere kadar gitsemde
Keşke hiç görmeseydim onu
Bakmasaydım yüzüne
Bir kez olsun gülmeseydim
O tatlı yüzüne
Ne olursa olsun duymasaydım adını
Anmasaydım hiç
Varlığını bilseydim ama görmeseydim
O zaman ne severdim onu
Ne de geceler arkadaşım olurdu
Uykumu bölmezdi o zaman hayali
Rüyalarıma girmezdi
Hep böyle oluyor benim sevdalarım
Sonu bitmeyen yol gibi aşklarım...



alıntıdır....


arwen 16 Eylül 2009 21:50

Yalnızlığın Reveransı



Tırnaklarımın yüzümde bıraktığı izdir kaşlarım ve gözlerim…
Özlemim var yokluğa soğuğa ve ölüme
Hayat benimle evlenir misin dedi
Yalnızca kâğıt üzerinde olur dedim.

Alıp başını gidesi gelir insanın
Bir çift pabuç misali yırtılır anlamlı kesitlerin
Tamiri güç, anımsaması zordur
Elini uzatsan ay ışığını örtebilirsin üzerine
Hilalle üşürsün koyun koyunayken...


Deniz Can Kutlu


reyan 25 Eylül 2009 21:22

Ve ben sensiz kalınca ;
Tellerini kopardım akordu bozuk kalbimin…

O beklemediğim gidişin ardından
İçimdeki çatlak sesler korosu
Oluşturdu “ hüzün senfonisini “
Her ses yansımasıydı oysa ki
Beynimin zifirinde saklı kalmış o “ benlerin “
İçimdeki “ benler “ bir olup isyan edince
Bozuluvermişti akordu kalbimin

Ve sen gidişinle beni
O gürültünün arasında bıraktın
Kulaklarıma hoş gelen o tınılar
Beynimi hapsetmeye başladı


En sonunda
seni çağıran her ses için
Kalbimin bir telini kopardım


Şimdi her ses kendini kaybetmiş
Rotasını şaşmış bir gemi gibi
Bense o geminin
Kaptanı sanırdım kendimi


Oysa okyanusa dağıldı sesler
Ya da gökyüzünün en mavisine
Ormanların en yeşili
Ya da güneşin en kızıl haline
Ama içimde bıraktığın o sen var ya
Onu sakladım benimle birlikte
Ve en uzaklara götürdüm
Hayat onu bir daha incitemesin diye
Ve beni senden ayıracak her sese rağmen
Yelken açtım özgürlüğe
Sadece siyahın olduğu
Ve sadece bize ait bir galaksiye


O ufak dünyamda “ seninle “ mutluyum ben
Sen “ yanımda olamasan bile “


Ve hiçbir eli tutamam bir daha
Senin ellerine benzemezler diye !


Oysa ben sensiz kaldım diye ;

Tellerini koparmıştım akordu bozuk bir kalbin...


alintidir


arwen 27 Eylül 2009 00:26

karanlıkta yalnızlığım
bulutlardan sökün eder
dambaşından aşağı inmez
indirmez de akın eder

yatağa sinlenir göremezsin
yatarsın çıkar hemen ortaya
kaldırır gezdirir seni oynatır elinde
uzakları getirir yakın eder

karanlık çökünce tingilder gelir
ar namus yoktur utanmaz hiç
ben de gizli sanırdım sana da gelir
pek vefalıdır hiç alınmaz sakın gider

ay dolanıp aşınca dağlardan
saltanatı kapar alır eline oyalar
şafakta biraz gevşetir uyur uyumaz
kaldırır gezdirir sakin gider


Ozan Efe


arwen 30 Eylül 2009 22:41

yalnızlık götürür seni uzaklara
koparır dalından bir gül gibi
beni atar vuslatın derinlerine
bir yangın misali,yakar ateş gibi

yalnızlık götürür seni başka diyarlara
ayırır seni benden bir ceylan gibi
bırakırım kendimi gecenin karanlığına
bir dalga misali yalanlar ayrı gibi

yalnızlık götürür seni başka rüyalara
denizden çıkmış bir balık gibi
giderim artık vecir'in ellerine
bir umut misali,gündüzler gece gibi
Haydeli


fadedliver 30 Eylül 2009 23:30

Her Gece Bir Baskın Yaşar Yüreğim / Abdülhekim Koçin

Dilimin ucunda sevdan var senin
Desem ben yanarım demesem kalbim
Ben de ne gelgitler ne yangınlar var

Buz tutan dağlardan sesler yükselir
Her gece bir baskın yaşar yüreğim
Üstüme her gece ne akınlar var

Yüreğim sıkışır bir terdir basar
Rüzgar açar kapar kapımı benim
Çevremde ne uzak ne yakınlar var

Seninse sevdanı yasakladılar
Seni köşe bucak hep sakladılar
Ülkemde ne cahil ne çılgınlar var


fadedliver 30 Eylül 2009 23:34

Tunçtan Bir Yalnızlık / Tuğrul Asi Balkar

ilk o geldi rıhtıma demirlediği umutlarıyla
durdu. artık yaşamaktan yoruldum
diye yanıtladı oğlunu
ufku izledikçe sonsuzluğun çizgileri
yerleşirken alnına
uykusuzluk, soluğunu kesen öksürük nöbetleri ve kan
sığ sularında tekneler yüzdürdüğü kasaba:
bodrum, her insan bir bodrum burada
bir yalnızlık kalesi ve poyraz
poyraz olmalıydı uykularımın son limanı
de oğul, kimin ağına takıldı ki
mutluluk, kimin
çekilirken deniz ağlardan.

tunçtan bir yalnızlık kalesi babam
gözleri çakır.


arwen 4 Ekim 2009 15:46

Yalnızım..kendimi bildim bileli...
Oysa hayallerim vardı...
Sevilmek diye bir gün...
Yalnızım ben beni bildim bileli...

Seviyorum diye haykıramadım doyasıya...
Kalbimi teslim edemedim sevgiliye...
Birde birini seviyorum demeye...
Tek başınayım kendimi bildim bileli...

Postacı buldu mu mutluluğun adresini...
Çok isterdim birinin beni sevmesini...
Sevmenin yüce olduğunu...
Hep yalnızdım ben beni bildim bileli...

Oysa seni seviyorum diyemedim kimseye...
Yalnızlık adresiyim...
Sevilmeye de hasrettim yıllardır...
Sevmek sevilmek istedim...
Beni de bir sevenim var demek istedim...yıllardır...
Ama kısmetten öteye yol yok bilirim....

Şair
Mehmet Sercan


arwen 10 Ekim 2009 22:06

Peşimde gölgemi sürükleye sürükleye
Koluma taktığım yalnızlığımla
Açıyorum kapımı yine
Hep aynı, anahtar tıkırtısı
Hep aynı, kapı gıcırtısı
Buyur ediyorum yine, yalnızlığımı
Sobası yanmayan evimin başköşesine
Korkuyorum
Sana hasret ölüp gitmiş bedenimi, alsınlar diye
Bir gün bu kapıyı, bir çilingir açacak
Korkuyorum
Son nefesimi verirken
Yalnızlığımdan başka, yanımda kimse olmayacak
Tutup nefesimi, dinliyorum, sessizliğin sesini
Dünkü bebek ağlaması
Bugün sarhoş narası
Ne çabuk değişiyor her şey
Ne çabuk büyüyor, ne çabuk yaşlanıyor insanlar
Kimsenin yüzü, hatırımda kaldığı gibi değil
N’olur yalnızlığım, kimseye korktuğumu belli etme
Ve sen ayna! Her gün tek tek saçıma düşen beyazları
Gösterip gösterip bana gülme
Şimdi yatıp uyumak
Uykunun o hiçliğinde kaybolmak, belki de en iyisi
Nede olsa, uyurken unutuyor insan, çok şeyi
Seni bile yalnızlığım, seni bile!
Unutuyor korkuyu, açlığı bile unutuyor
Bak, başımı yastığa koyuyorum
Haydi, yalnızlığım sus artık, sesiz ol, ben uyuyorum
Haydi, Allah rahatlık versin
Sana da iyi geceler diliyorum…



Gürsel İleri


reyan 10 Ekim 2009 23:20

Yalnizlik

Iste gun batiyor...
Gozlerim coktan daldi uzaklara
Kor kirmizi bir gunes aydinlatiyor denizin ustunu
Kucuk kucuk tekneler gorunuyor uzakta
Bulutlar kaplamis Sultanahmet’in ustunu
Yavastan hava karariyor
Ve huzunlu bir muzik
Ama kivrak
Yavas yavas isliyor icimize...

Kimbilir kac ayrilik yasaniyor su anda
Kimbilir daha niceleri yasanacak
Kirgin miyimhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif yoksa kirgin misiniz
Bosverin olmayin
Hayat guzel
Yasamak gerek her seyi acisiyla tatlisiyla...

Yalnizlik dusmanimiz
Tum guzellikler yoldasimiz
Kanmadim daha sana
Ordasin biliyorum
Ama icimizdeki bu kipirti oldukca
Kanmayiz sana…


reyan 16 Ekim 2009 11:23

Karanlık Geceler




Yanlızım bu karanlık gecede
Tek sadık dostum gözyaşım oldu
O hüzünlü şarkı sözleridagözyaşımda buldum seni
Sonu gelmeyen gecelerde buldum
İçimdeki acının cezasını çeker oldu gözlerim
Ben ise seni sevmenin cezasını çekiyorum
Hayata dair tutunacak dalım kalmamışken
Sen yaban ellerde yaşıyorsun
Bu yalancı dünyada yalnız bıraktın
Zorlu gecelerimde zindanlara kapattın
Yüreğimdeki bu acıyı hangi dağa haykırayım
Bu acıya hangisi dayanabilir
Sensiz bu hayatta aç köpekler işitsin
Nefesimin sesinikanımın kokusunu
Bu karanlık gecelerde
İstemiyorum sensiz bu hayatı..istemiyorum


arwen 16 Ekim 2009 21:29

karardı hava,bak oldu gece
haykırıyorum yine işte
sesimi duyan varmı
feryadımı duyan kim

yalnızlık mı hasret mi etti beni böyle
kimi görsem ne mutludurlar der de
varmıdır benim gibi düşen bu derde
akşam olupta kapanınca perde

herkesin sevinci kederi serde
çekmeyen anlamaz her demde
sorsam dermanım nerde
bulunur mu merhem a yar sende
Umudum Ol


arwen 18 Ekim 2009 14:05

Derdin yumak yığın yığın
Yağmur yağar ay yüzüne
Bir yürek ki darmadağın
Gölge düşer gündüzüne

Sevda mihman kalbe davet
Saadete yer mi olmaz
Kor yüreğin aşka mabet
İbadete yer mi olmaz

Hüvelbaki hüvelbaki
Sızlar yara çok derinde
Doldur iksir güzel saki
Ab-ı hayat demlerinde

Sensizliğin adı ferda
Aşka ayna derde sırsın
Başımdaki kara sevda
Öper öper çoğaltırsın

Al uykunu geceye sar
Ay şavkına sen de sığın
Güzel atlar şaha kalkar
Kırbaçlanır yalnızlığın
Mehmet Özdemir


arwen 20 Ekim 2009 21:32

Bir sonbahar akşamı gibi bazen soğuk bazen ılık
Yalnızlık kılıksız bir kılık.
Ferit Efiloğlu


Eschschaltzia 23 Ekim 2009 13:19

Ne bir şiir dizebilmiş,
Ne bir kalem yazabilmiş.
Ne anlatabilmiş Dede Korkut
Ne de derman olabilmiş Lokman Hekim .
Kıyamete dek kendi taşı olduğumuz bir mezarmış,
daha doğmadan içine gömüldüğümüz.
VE
adını Yalnızlık koyduğumuz


arwen 24 Ekim 2009 23:24

sen yoksun yine yalnızlığımda
kimsesiz sokaklarda
başımı yasladığım kaldırım taşlarında
sen yoksun artık hayatımda

ellerin eskisi gibi değil artık
bazen soğuk bazense karanlık
gözlerinde ben yokum artık
bazen kör bazen de bulanık

bakışların herzamankinden farklı sanki
karşındaki beni görmüyormuş gibi
aklın bende değildir belki
arıyorum artık o içimdeki seni

bazen terketmek istiyorum
hayatı yaşamı herşeyi
bazende durup düşünüyorum
acaba hala seviyor muyum seni?

sen yoksun artık dudaklarımda
aç kaldığım sofralarda
ölümüne adadığım aşkımda
sen yoksun artık yaşanacaklarımda..
İsmail Salcan


Daisy-BT 25 Ekim 2009 00:38

Kalbimden Dökülüyor Yalnızlık

Kalbimden dökülüyor yalnızlık
Siyah rengin kararmış daha da
Süzdüm gözlerimle ölümünü
Ben layık değilim birlikte ölmeye
Şimdi yalnız
Yoğun ışıklar altında sönmeliyim
Kupkuru ağzımda adın kalsın yeter
Güz doğar belki bana da başka bir hayatta
En azından bir ihtimal var diyebilirim
Yıkık her ruhun ardından söylenir
Bir sabahla birlikte doğacak olanım
Kan küsünce vücumdan ayrılacak
Akacak bir başka hürce sokaklarda
Özgürlük değecek ben'den ne bir din kalacak
Ne de başka bir değer yargısı temizlenmemiş
Şimdi ben giderken kuzular yine güçsüz
Şimdi ben giderken yine bir insan doğacak


Ekrem Ekici

(Bir yalnızım daha artık yalnız değil, darısı diğer yalnızlarıma, kendimden başka...!)


HackerInside 25 Ekim 2009 16:18

İnsanın bazı şeyleri değiştire bileceğine inandım yıllarca herkesin yapabileceğini düşündüm… Bazen zor olur bazen kolay ama insanın eksik gördüğü, yanlış gördüğü noktaları hep değişebilecek şeyler olduğunu fark ettim. Kendi hayatım kendi yaşantım hep buna güzel bir örnek oldu benim için. İnsanın ilk yapması gereken şey yanlışını eksiğinin farkına varması ve bunun üzerine gitmesidir.

Dedim ya buna en iyi örneği benim… Başkasına bakarak başkası bana söyleyerek olmadı. Kendi dünyamda kendi başarı hikâyemi yazdım kendime büyük bir ders olsun diye.

Ortaokula kadar neredeyse kekeme sayılacak bir haldeydim. En ufak bir heyecanlanma da en ufak üzüntüde ya da bir şeyi söylememem gerekliliği durumlarında hep kekelemeye ve teklemeye başlıyordum. İlkokulda istiklal marşının on kıtasını da ezberlemiştim hoca ödev verdi diye üstelik ödev sadece beş kıtaydı ama ben damarlarımdaki asil kanın hakkını vermeliyim demiştim ve on kıtayı da ezberlemiştim. İstiklal marşının okunacağı dersten önce her ilkokul çocuğu gibi bende teneffüste kudurdum ve sınıfımızın çok değerli şahsiyeti sınıf başkanımız her zamanki gibi tahtanın en başına ismimi yazdı… Nasılsa bir şey olmayacak diye düşündüm çünkü her seferinde isimler yazılır her seferinde bir daha gürültü yapmayın çocuklar yoksa cezalandırmak zorunda kalırım diye tahtadan silerdi isimleri. Ama o gün ne olduysa isimlerin hiç birini silmedi ve cetvel elimde patladı tahtadaki tüm isimlerin elinde patladıktan sonra derse geçti hoca… Ve madem kudurmayı biliyorsunuz ödevi de bilirsiniz diye ilk okutmaya tahtada yazanlardan başlatacağını söyledi. Tabi ki listenin başındaki isim ben olduğum için ilk ben kalktım ve değil bir kıta bir mısrasını bile okuyamadan beş dakika tüm sınıfın kahkahaları eşliğinde debelendim üzerine yediğim hoca lafları da çabası.

Ortaokula başladığım zaman bu kötü yanımın eksik yanımın düzelmesi gerektiğini düşündüm rahmetli teyzem bol bol oku eline ne geçiyorsa hatim et dedi çok çalışırsan istersen yapamayacağın hiçbir şey yoktur o an kazıdı beynime… O zaman ya biz çok fakirdik ya da ne bileyim kitap alacak lüksümüz yok olduğundan eve giren tek yazılı şey günlük gazetelere verdim kendim… İlk sayfanın en üst sol köşesinden en arka sayfanın sağ alt köşesine kadar yazı namına ne varsa hepsini normal bir ses tonuyla okudum. Günlerce haftalarca aylarca… Ve sonunda daha az takılan kekelemeyen bir ben çıktı ortaya… Hatta bir mısra istiklal marşı söyleyemeyen çocuk okulun her belirli gün ve haftasında kalktı şiir okudu o kadar kişinin karşısında…

Evet, inanıyorum insanın bir şeyleri değiştirebileceğine eğer hatanın yanlışın eksiğin ne olduğunu bilirse insan tamamen değiştiremese bile en azından daha kontrollü bir hal alıyor sonuç itibari ile…

Şimdi gene ara ara takıldığım anlar olmuyor mu oluyor heyecanlandım mı mutlu oldum mu oluyor ama o kadara zaten bir şey yapamam ama en azından şimdi derdimdi anlatabiliyorum…

İnsan isterse insan yapmak değiştirmek isterse bunu söyleme cesaretini gösteriyorsa yanlışının farkındaysa sonuna kadar bir şeyleri değiştirebilir…


Alıntıdır


-Eylül- 28 Ekim 2009 09:21

http://files.myopera.com/gencwertherinacilari/blog/don__t_look_at_me_that_way_by_batty_boy.jpg




Bilirim, aşk bana hep bir boy büyük...

Paçam ayaklarıma dolanır bazen düşerim.

Düşerken yırtılır giysim, kanar hep dizlerim...

Yeni bir giysi alanım olmaz benim.

Ağlarken gözlerimi silenim olmaz hiç yanımda...

Kendim silerim ıslak gözlerimi,kanayan dizlerimi.

Bir acıyanım okşayanım olmaz hiç.

Ama yine kendim kalkarım düştüğüm yerden.

Çocuk gibi küserim...bir ağlar,bir gülerim.

Dipsiz uçurumlara düşerim bazen.

İçimden haykırırım ben hep...

Feryadımı duyanım olmaz benim.

Üzülenim olmaz hiç.

Bir boy büyük giysimle...

Kendim taşırım aşkın yükünü.

Bilirim...

Aşk bana hep bir boy büyük.

Bilirim...yine de giyerim.


"Arzuhal´im Yaz Yar´e Böyle"
17.Ağustos.2008 ARZUHAL-Z.G.K.




http://img151.imageshack.us/img151/3616/290ef9a1394bg9tfrv3.gif


Ay ıŞığı 30 Ekim 2009 17:11

En kötüsü.
Kendi çaresizliğini kendinin yaratması.
Duvarlar örmüşsün etrafına.
Kimseyi almıyorsun içeri.
Girmek isteyenleri de elinle iteliyorsun
Çıkmayacak isteyeceksin bir gün.
Bakmışsın
Vurmuşsun dibe
Duyuramayacaksın sesini kimseye
Çığlıkların karşılıksız kalacak
Kocaman bir kalabalığın içinde yalnızlıktan kaçarken yalnız olduğunu anlayacaksın
Haykıracaksın susturduklarını kimseler ses vermeyecek
Yak kalk yeniden başla bir yerden ya da kal olduğun yerde.




*alıntı


reyan 30 Ekim 2009 19:43

Şehrin üzerine pusmuşkenhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif yalnızlığın korkutucu sisleri
ve üzerime devrilecek gibiyken
Ruhumun yalın duvarlarındaki çığ kitleleri
Önce gözlerime sonra damarlarıma akan; bir çiğ tanesi oluverdin bir anda.

Daha önce hiç yaşamadığım bir derin sızı çöküverdi
Kalbimin boş odalarına..
Bu adamı hiç kimse daha önce böyle görmedi
Hiç kimse beni boş pencereleri seyrederken yakalamadı..

Pervasız düşlerim oldu ama içinde sen yoktun
Bir anda çıkageldin
Karanlıklarımın arasından bir yıldız gibi
Mutsuzluğun ahından kararmış gözlerimi aydınlattın.

Duası bitmeyen dudaklarıma aşk kelimesini hatırlattın.
Şimdi minik bir kelebek gibihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Suretinin gölgesi; dans ediyor tenimde.

ve kalbim ellerimde;

Sana veriyorum


Ay ıŞığı 31 Ekim 2009 18:59

Ne anlatacak bir söz ne söylenecek bir kelime kaldı bende.
Vazgeçişlerde yüreğim.
Kendimden geçmişim
Kendimden kaçmışım daha ötesi var mı?


reyan 31 Ekim 2009 19:05

Kapat perdeleri !
Kapat kihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif yalnızlığın başlasın...
Ürkme !
İyidir insanın kendi kendine kalması.
Alışmalısın...

Mevsime pek gitmiyor
Şimdi o şarkıyı sustur !
Dinleme artık.
Sanma ki aylardan ağustostur...
Duvarlarına yüzümün gölgesi düşersehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Şaşırma !
Bazı geceler ruhumhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif göç edecektir evine.

Bu akşam tek kişilik yap kahveyi.
Masaya bir tabak eksik koy...
Şimdi rahatça seyret istediğin filmi...
Vaktinde yatıphttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Vaktinde günaydın diyeceksin.
Kurtuldun dırdırımdan.
Bundan sonra akşamları tek başına içeceksin...

Kitaplarım sana emanethttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Canın sıkıldığında okursun.
Baktın ki işe yaramıyorhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Sen de yırtıp atarsın.

Unutuyordum az daha...
Silme camdan o dörtlüğühttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif olur mu?
Nasıl olsa kaybolur kendiliğinden...
Bırakhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif ne olacak?
Hüznüm bir süre asılı kalsın.
Sen şimdi kapat perdeleri !
Kapat kihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif yalnızlığın başlasın..


arwen 1 Kasım 2009 01:07


Anlamsız Yalnızlıklar...





Gel, sevdasına ömrü hiçe saydığım can yar,
Bilirsin, yüreğimde daima has yerin var...
Ondan mıdır ukala suskunluğunla arsız,
Üzerine giydiğin anlamsız yalnızlıklar...

Gidene öfke duyma can...
Çevrene bakın sadece...
Ne kadar çok yaşama sebebin var?
Görsen, ah bir görsen, ne çok şaşırırsın...
Ve
En sonmuş gidene ağlamak fikri,
Sürgün sürerken beyninde,
Yemyeşil umutlara el çırparak...
Hayat…
Seviyorum seni diyerek,
İçinden haykırmak gelecek...
İşte o an, tutma kendini can, sakın tutma...
Haykır...
Haykır ki, yırtsın gökleri bu sevinçle,
Hep baskı altına aldığın o haklı ses...

Gel, yeşil gözlerinden cihana baktığım yar…!
Mecburum, bu gönlümde sevdana pekâlâ yer var.
Neyleyim süremezsen, sevilme sefasını
Senin olsun payına düşen kor yalnızlıklar…

_________yorgunkalem...
Celal Şahbaz


reyan 1 Kasım 2009 04:27

Tek Başına

Belki de budur yaşamak;
Hep yıkılmışlık içinde
Ve hep tek başına...


Ben bıktım bu odadan
Bıktım yalnız olmaktan
ağlamaktan...
artık hiç bir hüsran kelimesi anlatmıyor dramımı
hiç bir cümle çözemiyor beni
Ne yazsam boş!
Yineleyip duruyorum dün gece söylediklerimi
...
akın akın üstüm yükleniyor ölüm düşünceleri
seviyorum gibi geceleri...
Usandım desem de yok çaresi
Sırtıma alıp götürsem de ölümü
Yüreğime hapsetsem; saklasam dahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Ve her gece ben böyle sabahlara dek ağlasam da
yok olup gideceğim;
kuruyan bir nehir gibi
damla damla biteceğim
Alıp götürün beni buralardan
Bu olmamalı yaşamak !
kaderim de yazmamalı ayrılmak
Yar ‘ dan...


arwen 2 Kasım 2009 22:33

SANA YALNIZLIK YAKIŞIR


Fena çarpar adamı
Yalnızlık şarkıları.
İkinci dubleden sonra
Göz göze gelir bir acı hüzünle
Korku tabanlı evhamlarımız.


Tüm çaresizliklerin merkez üssü
Şefkatsiz geçen çocukluklar.
Korunmasız omuzlardaki bin ton.
Yalnızlıklar İktidar oldu
Çilingir sofralarında.


Yüzlerce yıldır aranan bir şiir gibi
Gece martılarının çığlıkları
Deniz üzerindeki son tekneler
Ufuklara çizilen kızıl çizgiler
Kapkara yalnızlığa selam duran geceler.



Ezelden satılmış tüm biletleri
Bütün kuytuların.
Sana yalnızlık yakışır
Sayın abim
Sana yalnızlık yakışır.

Oktay Kasman


reyan 7 Kasım 2009 01:43


Yitiriyorum bazen
sabır sandığım ümitleri..
Vakti çoktan geçmiş,
hangi yöne salsam bilemedim;
bahenesizim..
Kuytu karanlıklarımla bezenmiş
bir avuç yalnızlık örülü
tüm tercih sıralarında,
kendime rastlamamaktan yoruldum.
Tamamım sitemlerle örülü şimdilerde..
Sanki bütün o şarkılar benim için yazılmış,
boşa kürek sallayan vicdanından haberim yok yine..
Telefon desem, aramak istediğim kişiye
ulaşamıyorum ne zamandır..
Suçluyum aslında,
küfretmem lazımdı..

Bir avuç gece altı üstü,
'seni seviyorum'suz,
yorumsuz..
Kör savruluşları saklıyorum içine.
Öyle bakma,
eğilip parçalarını toplamadığın,
tüm kelimelerin üzerine,
içilen soğuk biraları sevmiştim ben..
İçmesem de dünya dönüyor oysa,
ama içince de başım..
Anlaşılmayınca,
bir anlamı kalmayınca,
dibine de vursan,
çekip kendini de vursan manasız zaten..

Tanımaya çalışıyorum hayal kırıklığını..
Haklı olduğum tüm hadiselerde,
geriye çekiyorum beklentilerimi..
Beklediklerim, söyleyemediklerim oluyor sonrasında
ve sanırım daha çok fırın ekmek lazım,
aynı yönden bakmaya,
ilk sırada olmaya,
aslında en çok da saçmalamamaya..

İllegal bir yalnızlık benimki,
ve şimdi anladım,
ağlamakla da geçmiyormuş ne yazıkki..


aLinti


arwen 20 Kasım 2009 22:52

İşte bu akşam yazdıklarım ve ben başbaşa
Tartışıyoruz özgürce..
Kimseler olmadan kimseler duymadan
Yalnızlığım ve ben..
Gökyüzünü sarmış yağmur bulutları
İçimde özlemlerim terkedilmiş sevdalar
Bir sonbahar hüznü ile çalan
Eskimiş şarkılar.
Birlikte kadehler kalkıyor peşi sıra
Camdan bakıyorum da inceden bir yağmur da var..
Ellerimde sararmış resimlerin mektupların
Yüreğimde öylesine işlenmiş derin yaraların..
Hüznüm yalnızlığım sensizliğim
Özleminle beraber şimdi
Anıların da var.

Boşver diyorum herşeye ama şarkılar öyle demiyor
Nağmeler inliyor patlıyorlar sanki kulaklarımda
Geçmişi silmek kolay mı..
Seni silmek kolaymı içimde büyüyen özlemini silmek
Asla..
İşte bu akşam yazdıklarım ve ben başbaşa
Tartışıyoruz özgürce..
Kimseler olmadan kimseler duymadan
Sadece yalnızlığım ve ben..
Semih Batman


arwen 22 Kasım 2009 00:17

Ben yalnızlıklar ülkesinin
Taçsız prensesi.
Ümitsizlik trenini bekliyorum
Yalnızlıklar ülkesine yolculuk için.
Dertler baş vezirimdi
Umursuzluk muhafızlarım.
Izdırap hancı başı,
Dadı kalfam acılar.
Karanlıklar gözcüm
Üzüntü ahçım
Gözyaşlarım kaynayan su.
Lanet etsem bağırsam
Hancı başı, vezire
Ne yazar kızsam dadı kalfaya.
Anlat dök içindekileri
En yakın dostun çile,
Doğacak sana güneş
Hele sen bir bekle.
Daver etsem sevinci
Mutluluğu saraya,
Hancı başı çevirir
Vezir sokmaz yanıma.
Aşçıya liste vermem
O bilir yemeğini,
Akşama pişirecek
En kuvvetli zehirini.
İçeçek yudum yudum
Geçeceğim kendimden.
Vücudum uyuşsada
Direnecek gücüm var,
Benim yalnızlıklar ülkesine
Bir tren biletim var.

Hatice Türkmen Yurtseven


fadedliver 27 Kasım 2009 22:00

uzun soğuk kış gecelerinde..
kendisinden başka dinleyeni olmayıpta
duvarlarla konuşanın halini..
ANLAYABİLİRMİSİN SEN

kırık dökük tencerede,kuru ekmekten başka
yiyeceği olmayan ,
etrafına toplanıpta paylaşamayan
o çocukların halini
ANLAYABİLİRMİSİN SEN


el bebek gül bebek bayramlarında
şen şakrak oynayan çocukların yanında
bir köşede boynunu bükmüş gözü yaşlı
o masumun halini..
ANLAYABİLİRMİSİN SEN

yazın plajlarda,kışın barlarda
elinde içki kadehi
eşitlik lakırdısı yapanların yanısıra
kucağında bebesiyle, soğuktan hıçkıran
o çaresiz ananın halini
ANLAYABİLİRMİSİN SEN


cebinde beş kuruş parası olmayan
evinde açlıktan çocukları ağlayan
yeni başlayan bir günü ölümden sayan
o yoksul babanın halini..
ANLAYABİLİRMİSİN SEN


fadedliver 2 Aralık 2009 19:54

Yanımda okul yıllığı
Önümde günlüğüm
Ve elimde resmin var
Anımsıyorum o yılları
Sen benim bense senin ilk askındım
Tanışmamız çok komikti
Tiyatroda sen Jülliyet bende Romeo’yu oynayacaktık
O öpüşme sahnesinde başladı her şey
Yıllar nasılda geçti dimi
Sanki o sahneyi dun oynadık
Simdi ise çok uzaklardayız
Sen şehrin bir ucunda bense diğer ucundayım
Sen beni unuttun mu bilmiyorum ama ben seni unutamadım
Derler ya insan ilk askını unutamaz
İşte bende unutamadım çoğu insan gibi


fadedliver 2 Aralık 2009 19:59

Evler büyük dedikçe büyük
Ben insanların en garibi
Uzağı ilk defa kavradım
Görür yahut dokunur gibi

Eski bir saçakta kuşlarla
Yele yağmura karşı oturdum
İç içe daireler çiziyor
İçine adımı yazıyorum

Gün uzun türküsünü bitirdi
Karlı dallara yürüdü karanlık
Yalnızlık çekilmez bu vakit
Delirdi denizde yosun çayda balık
Gel artık


arwen 2 Aralık 2009 21:42

Yanlızmısın Sende Benim Gibi?

Uzaklardayım Sessiz Sensiz,

Tatmadan Aşkı

Aşkı Tanımadan,

DoyDum HaYaTa

Sessiz ve Sensiz

Anladım Yine Yalnızım

Ve yine Sen Yoksun.
Ümit Eye


reyan 2 Aralık 2009 22:10

‘’Yalnızlığını anlat bana… ‘’

Aldım elime kalemi, boş bir sayfa buldum sen’li yazılarımın arasında…
Yalnızlığı beklemeye koyuldum, beyaz düşlerime esir olan karanlık odamda…
Geldi, sensizliğin çarpıcı boşluğunda..
Nefesim daraldı, yuttum içimde her ne varsa…
Dört duvar dillendi sessizliğimden !

Sustu yakarışlar…
Taştı sessizlik içimden…
Kelimeleri karanlığa bıraktım hissedilebildiğince !
Ben konuştum, ‘o’ dinledi…
Ansızın, sustum… Sessizliğini dinledim..
Dinledikçe,
Sevdim sonu çığlık olan yalnızlığı..

Sarıldım kuytu gecelerde birtek o’na…!
Ne bir şikayet ne bir bıkkınlık..
Sevdim gecelerimde, adı yalnızlık olan, sessiz çağrını…
O’na rehin bıraktım ruhumun derinliklerini..

Yine yalnızlığa alabildiğine konuştuğum bir gecede,
Hayallerim düştü gözlerimden birer birer..
Yüreğimi gördüm karanlığın en ücra köşesinde..
Lime lime oldu gözlerimin önünde..
Tutamadım..
Yetişemedim yüreğime !

İşte o gece, yalnızlığa yakardım sayfalarca..
Ben konuştum..
Yine ‘O’ dinledi..

Öyle sessizdi ki..
İsyana meyilli sorularıma, cevap olamadı yalnızlığım..
O sustukça, ben haykırdım çaresizce..
Olmadı..
Sensizliğe çare olamadı…

Duvarlarım yıkıldı benliğimin üzerine..
Nefesim daraldı, bu kez acıyla…
Yutkundum, her kelimeyi yüreğime batırırcasına !
Sebebim oldu, her hecesi yüreğimi yakan kelime…

Yalnızlığı, yalnızlığa anlattım gecelerimde...

Pabucu dama atılmış hayallerime ağladım karanlığın yaralayıcı boşluğunda …


alıntı


arwen 5 Aralık 2009 22:36

Ah bu yalnızlık
Biliyorum aslında
Belkide bunaltmıştır artık benim yalnızlığım
Her defasında yalnızlıkla savaşıyor olmam
Belkide sıkmıştır seni
Evet belkide sen haklısın
Belkide en doğrusu senin yaptıkların
Biliyor musun ben onu beceremedim galiba
Seni unutmayı..
Yokluğuna alışamadım hala
Her ne kadar yalnızlığımla baş başa kalsamda
Ve baktığım her yerde yaşatsamda seni
Sanırım ben bunu beceremedim
Sensizliğe alışmayı
Evet! dün de bugün de ve gelecekte bile..
Yalnızlığımdan bahsedeceğim
Evet belkide bunun esiri olmuşumdur..
Bunu biliyorum..
Ama kaleme aldığım her şiirin sonu
Nedense hep sana çıkıyor
Ve ben yine sensizliğin yalnızlığıyla savaşıyorum
Biliyor musun,bazen de ümit ediyorum
Bana döneceğin günlerin gelmesi dileğiyle
Yalnızlığıma mısralar yazıyorum..
İsmail Salcan


arwen 15 Aralık 2009 21:11

Yalnızlık bir yağmura benzer,
Yükselir akşamlara denizlerden
Uzak, ıssız ovalardan eser,
Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir

Yalnızlık bir yağmura benzer,
Yükselir akşamlara denizlerden
Uzak, ıssız ovalardan eser,
Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir
Ve kentin üstüne göklerden düşer.

Erselik saatlerde yağar yere
Yüzlerini sabaha döndürünce sokaklar,
Umduğunu bulamamış, üzgün yaslı
Ayrılınca birbirinden gövdeler;
Ve insanlar karşılıklı nefretler içinde
Yatarken aynı yatakta yan yana:

Akar, akar yalnızlık ırmaklarca.


Rainer Maria Rilke


arwen 18 Aralık 2009 21:18

Yalnızım
Kimsesiz bir dağ başında
Yapa yalnız
Gözüm ufuklara dalıyor
Aklımda sen varsın

Kalktım ayağa
Ellerim ceplerimde
Dilimde eski bir türkünün
Ufak ufak ıslıklanması
Yüzüm geleceğe dönük
Arkamda sen varsın

23/10/1999

Ersoy Oktay


arwen 25 Aralık 2009 21:54

Yalnızım yapayalnız yine bugünde.
Doğmuşum anamdan soğuk bir günde.
Kardaşım olmamış bir tek arkadaş nerde.
Yalnızlığa mahkum oldum yaban ellerde.

Candan sevenlere henüz rastlayamadım.
Sevenlerin gönlüne hala taht kuramadım.
Koskoca bir hayatı yalnız taşıyamadım.
Sahte gülücüklere doydum soldum yaban ellerde.

Sevdiklerim çok uzak elim ulaşamıyor.
Ana baba akraba mezarında yatıyor.
Tek başıma kaldım ben yaram derin kanıyor.
Kalabalık dar geldi bunaldım bu ellerde.

Gerçekler kaybolmuş yüzler yalancı.
Gülüşler sıradan herkes yabancı.
Korkular sevinçler yitik maske yalancı.
Yalnız yaşamaktan bıktım yaban ellerde.

İskenderun; 25 Aralık 2009
Tayfur Işıkoğlu


fadedliver 30 Aralık 2009 00:18

Yarım Bırakan Mı Üzülmeli Kalan İçin ?

Evet !
Böyle Büyük Bir Sevgiyi Göremeyecek Kadar
Kör Oldugu İçin,
Ardında Kanlı Gözyaşları Bıraktığı İçin,
Pişman Olmayacağını Düşündüğü İçin,
İçi Rahat Uyuyabilecegini Sandıgı İçin,
Başka Aşklarda Başka
Kokularda Aradıgı İçin Sevdayı

Yarım Bırakan Üzülmeli !

Kalan Mı Üzülmeli Yarım Bırakan İçin ?

Evet !
Böyle Zamansız Ortada Kaldıgı İçin,
Sevgisini Gösteremediği İçin,
Yıllarını Harcadıgı İçin,
Uğruna Gözyaşları Döktüğü İçin,
Pişman Oldugu İçin,
Herşeyden Çok Sevdiği İçin,
Bittiği İçin,
Terkedildiği İçin Belki de
Terketmek Zorunda Kaldıgı İçin,
Duvarlarla Konuşacağı İçin,
Tablalar Hiç Boş Kalmayacağı İçin,
Fotograflar Yaşanmışlar Düşler Hayaller Umutlar
Güller Sözler Gözler Hep Elinde Kaldıgı İçin

Kalan Üzülmeli !


arwen 1 Ocak 2010 23:24

Kocaman bir yalnızlık;
Dibi sonu olmayan,
Uzanılamayan,
Dokunulamayan bir yalnızlık.
Çığlıklar yükselen,
Ama duyulamayan bir yalnızlık.
Çölde serap gibi tanıdığım tüm insanlar;
Uzanınca kaybolan türden.
Var gibiler oysa yoklar.
Ben yaklaştıkça uzaklaşıyorlar sanki benden.
Ben tutmak, tutunmak istiyorum,
Onlarsa tutturmamak.
Mesafeler koyuyorlar araya,
Farkında olmadan,
Duvarlar örülüyor sonra,
Çin setlerine, Berlin duvarlarına inat.
Ben yıkmak, onlarsa yapmak yeniden.
Yeniden ve yenilmeden;
Yeniliyoruz oysa.
Azalıyoruz kütleler halinde.
Kutuplardan devasa buzullar eriyip,
Yalnızlık denilen okyanusun,
Tuzlu sularına karışıyor.
Tuzlu ve acı…
Tükeniyoruz çoğalmak sevdasını yaşamak,
Ve yaşatmak isterken.
Usul usul ve sessizce.
Farkında olmadan;
Fakat farklılaşarak.
Ademoğul ve kızlarından başkalarına dönüşerek;
Başkalaşım yani.
Boyuttan boyuta göç.
Düzlemsel değil,
Yüreksel bir yalnızlık.
En ıssızı bu gecenin,
Güneşin ışık sunamadığı,
Çaresiz seyrettiği.
Ve yalnızca yüreklerin yaklaşarak aydınlatabileceği;
Ancak bu gidişat süreci dâhilin de yaklaşamayacağı;
Muazzam bir boşluk,
Korkunç bir yalnızlık.
Orda mısınız?
Ey işitenler!
Ama işitmek istemeyenler.
Bitiyoruz!
Hem de birer birer değil,
Belki de biner biner.
Farkında değil misiniz?
Kaç nefesi daha kendi başınıza içinize çekeceksiniz?
Muharrem Abut


arwen 2 Ocak 2010 23:23

Senden kalan bir tek sen vardın
Anıların vardı birlikte yaşadığımız..
Ne kaldı geriye bir düşünsene..
Senden başka beni yaşatan..
Ne kaldı geriye sevgiden özlemden ve de..
Aşktan....başka.. ne kaldı..
Söylesene bir başıma kalan
Benden başka..ne kaldı anlasana.
Yapayalnız tek başıma...
Semih Batman


reyan 4 Ocak 2010 16:19

Yüreğimi kapında bıraktım, al senin olsun

Denizlerim vardı tükenmeyecek sandığım,

Özlenen umutlarım, sahile vuran hasretlerim,

Bir de köşede bekleyen ölüm, üçünü ayıramadım.

Ekranimda durur resmin özlemler arasında durur,

Birde avuçlarımda şiirlerin senden geriye kalan,

Diyorum ki; Işığım olsan, güneşin yerine,

Bir kez çıksan karşıma, görünsen bana

Aşkın sadece yüreğimde yaşayacak,

Sevmelerin yitik olduğunu bile bile

Belki de son kez, konuşuyorum

Gözyaşlarımı derelere bıraktım,bitiyorum..


Sahillerindeyim, kumlarınla savur dünyaya,

Çokça hüzün kaldı senden geriye.

Bırakılmış kuşlar gibi ağladım yüreğime,

Yüreğimi kapında bıraktım, al senin olsun

Artık yaşayamam sensizlik zor,

Adını bağıramam Eratam diye,

Bir ben kaldım zemheri ayazında yüreksiz.

Ben mutsuz sen umutsuz biliyorum..

Yüreğimi kapında bıraktım, al senin olsun,

Ne senden öncesi aklımda, ne senden sonrası,

Duramam vakit geldi artık Aşkım,

Ecelin koynuna girdim, ölüyorum.

Mevla mı alır beni yanına, melekler mi,

Bensiz Ankara sokakları mı? Bilemem.

Bu aşk bedensel değil, buralarda kalamam,

Gelirsen bir gün ruhunla, yanıma,

Seni bekleyen ölümsüz yüreğimi bulacaksin,

Yüreğimi kapında bıraktım, al senin olsun.....





alinti





arwen 4 Ocak 2010 22:44

Son tebessüm az önce geçti yüreğimden,
Ansızın bir nefese karışıp, tükendim.
Ben hem terk eden hem terk edilendim…
Bilemedim bu hikayenin böyle biteceğini.
Gözlerim; mağrur bir ayrılığın hüznüyle sırılsıklam,
Yüreğim; yalnızlığın sükûn bulduğu bir gurbet.
Ne zaman ki cümleye ben diyerek başlasam,
Cümleler yüreğimde, gözlerine ihanet…

Son yangındır bu besbelli,
Küllerimi savuruyor ayaz sokaklarda geceler,
Seni sensiz yaşadım yıllardır,
Senli hayallerin koynuna saklandım senelerce,
Bu son yangını yüreğimin, biliyorum.
Bir melâl zindanında boynu bükük,
Sustum ve kahrıma gömülüyorum…

Avutmuyor beni ne söz, ne şiir,
Pürtelaş bir yağmur bekliyorum,
Kahırlı bulutlardan yüreğime dökülecek.
Efsununa kapılsam diyorum vuslatın.
Ansızın gözlerin düşüyor gözlerime,
Vazgeçiyorum…
Anladım ki; sensizlik ülkesinde ben
Deliriyorum…

Yeni hüzünler birikiyor avuçlarıma,
Gece karası, gönül yarası hüzünler…
Son sevme tarihi geçmiş bir ömür yaşıyorum.
İsmine dair her harfi yüreğimde taşıyorum…
Bu ne onulmaz yaraymış diyorum kederime,
Bilmedim, yazan sensizliği yazmış kaderime…
Sensizliğimin son baharıdır bu,
Biliyorum…
Gözlerin değiyor gözlerime,
Can veriyorum…

04.01.2010


fadedliver 19 Ocak 2010 21:42

Ben Susayım / Sen Beni Dinle


Çıktığım her yolun mevsimi,
Güze düşer…
Senli düşüncelerden kurtaramam kendimi…
Umutsuz bir bahçe rengi,
Yüreğim izbe düşer…
Soğur sokaklarım/ Düştür…
Bir yıldız gibi aşkım,
Sebepsiz kayar düşer…
Gül düşer dillerinden…
Her sözünde gülüş diye,
Keder düşer…
Mahrem bakışlarında gözlerimin,
Ümide gölge düşer…
Ben susayım… İçimde ki yanar dağları anla, anlayabilirsen… Çözümsüzlüklerimde çırpınışlarımın temel taşlarını eşele… Gücün yeter mi? Her aklımdan geçen cümlenin kaynağını aktarayım sana… Her attığımın adımın nasıl boşlukta kaldığını? Her tutmak isteyip de tutamadığım elin, nasıl havaya asıldığını… Nelerin… Nelerin muhasebeleriyle canımı yaktığımı… Ben susayım…
Ben susayım… Feryat figan çalan şarkılara nasıl eşlik ettiğimi dinle… İçmişimdir muhakkak… Bi dolu düşünce devinimlerinde bulmuşumdur kendimi… Oturtmuşumdur çıkamadığım çemberin içine yüreğimi, Tepiniyorumdur… Buz kesmiştir ortalık… Ve alabildiğine sakin… Bir başıma ve sarhoşumdur, sığındığım bir kayanın kovuğunda… Haa o yaşayan rüzgârda yoktur, benim gibi kimsesiz o denizin kenarında… Sızmışımdır… Ben susayım…
Ben susayım… Al gel elinde biriktirdiğin hayâllerini… Göm toprağıma… Ve susuz bırak… Güneşe emanet et, hem de hiç batmamacasına… Gücün yeter mi? Var mısın, yok musun oynayalım mı seninle? Aç kutuyu öyle ise… Ama bal mumu kırıntılarını atma yerlere… Süpürmeye mecalim yok… Ben susayım…
Ben susayım… Bütün ölülerin yakarışlarını dinle içimde… Mezara girmemek için çırpınışlarını… Bir ayağın altında ezilmiş, bir sonbahar yaprağının hışırtılarını… O yaprağın altında ezilmiş, bir sebepsiz böceğin, canhıraş yalvarışlarını… Ve bir cenaze namazına muhatap olamayışlarını… Pisipisine… Sebepsiz… Ben susayım…
Beni bilirsin işte… Yani, az çok bilirsin… Ya da çok az… Aşk dolu sevişlere hürmet eder şiirlerim… Kölesidir susmamacasına, şu tükenmez kalemim… Beni bilirsin… Yani az çok ya da çok az bilirsin… Sustuğum zaman sevişir seninle hislerim… Elini tuttuğım ve dudakların niyetine içtiğim parmak uçlarında ki şarabın sarhoşluğudur, kelimelerim… Yani ben susayım… Ben susayım / Sen beni dinle…
Ben,
Su rengi bir gülüş olacaktım,
Dudaklarında…
Ve güneş rengi bir sıcaklık,
Sol yanında…
Uzanıp bir martıya sığındığında,
Boşlukları(nı) dolduran,
Bir çığlık olacaktım,
Sana aç bir martının,
Kanatlarında…
O zaman,
Ben susayım, sen beni dinle…



fadedliver 21 Ocak 2010 22:14

YASAK AŞK

Korkuyorum sevgilim….
Bir okuyan olacak kalbimi,
Seni ve aşkımızı bir bilen olacak.

Dudaklarımdan düşürmediğim ismini,
Bir duyan,
Gönlümdeki fırtınayı,
Bir hisseden olacak.

Sana dokunmaya korkuyorum sevgilim,
Bir gören olacak.

Kiraz dudaklarını öpmeye,
Pembe yanaklarını okşamaya,
Korkuyorum.
Bizi bir gammazlayan olacak....

Seni kollarıma almayı çok istiyorum sevgilim ama,
Bırakamamaktan korkuyorum.

Kulaklarına aşkımı fısıldamaya,
Korkuyorum.
Bütün dünya duyacak.

Korkuyorum her seferinde sevgilim,
Seni o benden geri alacak.

Sana olan aşkım korkutmaya başladı artık,
Ama yine de ben,
Onsuz yaşamaktan korkuyorum.

Ben bir çılgınım sevgilim,
Bir deli, bir mecnun,
Yasak aşkımızın senin de yaşamını,
Mahvetmesinden korkuyorum.

Bir gün ayrılmak zorunda kalırsak,
Anla beni sevgilim,
Bağışla beni,
Unutma beni,
Ne olur, sevmeye devam et beni.

Senin beni,
Unutmandan korkuyorum…


HACI


fadedliver 25 Ocak 2010 22:17

Bir düşe uyuyakalmakla başladı her şey…
Önce yavaş yavaş sancılar, sol yanımda,
Sonra sanki içimde devasa bir şey hissi..
Gittikçe büyüyen,kabuğuna sığmayan bir şey...
Sonra yarlar açılmaya başladı yüzümde,dudağımda,sırtımda..
Sonra tükendim,
Tükendim, tükendim de sen hiç bilmedin…
Yitik kentler aşığı gibi sevdim seni,
Kentine aşık bir yitik gibi…
Gözlerine bakınca kocaman bir boşluğa düşer oldum,sonra
Sonra Gözlerine baktıkça öldüm…
Sen içinden terk edip giderken
Ben hep bir “yol”dum,bir yol daha son buldum….
Şimdi tedavisi mümkün değil hastalığımın…
Ölüyorum(!)
Kulağımda çığlığın..
Gözüm toprağa bir adım daha yakın..
Dudağımı yakıyor, yokluğuna akıttığım son yaşlar
Ve ölüyorum…
Düşlere sensiz dalmak üzere…
Sana yeniden doğmak üzere…
Ölüyorum…

Alıntı


fadedliver 2 Şubat 2010 20:20

Kaçsamda Üzerime Yağıyor İhanetin

Yitip gittin benden ..
Yüreğim habersizdi bu gidişten ..
Gittin mi?
Bittim mi?
Bittin mi? Yoksa sende ..

Bir yalnız tebbessüm kaldı yüzümde ..
Hepsi bu ..
Bir de ihanet saklı kutular ellerimde ..
Önceleri içinde aşk sözcükleri sakladığım,
İçlerine bir bir ayrılık yağmurlarının biriktiğini
Gözlerimi yıldızlara sunduğumda gördüm;
Parlayan ışıkların karanlıklara gömülüşünü tek tek ..
Yalan mıydın?
Yalan mıydım?

Ben hiç ayrılıklara yürüyüşlere çıkmadım sevgilim !
Kimse incitmek için derinlerime koşmadı hevesle ..
Heceler bitti konuşamıyorum .
Son muydun?
Son muydum?

Ayrılıklarında adını aşk koy yüreğim;
Kaçsamda üzerime yağıyor ihanetin ..
Gittin mi?
Bittim mi?
Bittik mi biz şimdi ?..

Alıntı



Saat: 07:32

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık