MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Gitmek mi Kolay? Yoksa Kalmak mı? (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/3960-gitmek-mi-kolay-yoksa-kalmak-mi.html)

Mystic@L 24 Mart 2007 12:39

Gitmek

İnce ince yağar kar
Rüzgar savurur
Çarpar yüzüme
Duydukça içimde;
Kemiklerime kadar üşürüm
Ve ben;
Önünü görmeyen yolcu
Hem gider,
Hem düşünürüm!

Bin belaya karşı koyup dururken
Yine de hayatın manası vardı
Ama bir tek bela, bir cevr-i canan
Hüzünle sarılı bir uyuşukluk
Manayı, ümidi sildi gönlümden
Aşk girdaplarına
Batıp çıktıkça
İliklerime kadar üşürüm
Ve ben;
Sevgi sıcağından ümidsiz yolcu
Hem gider,
Hem düşünürüm!

Hünkar Dağlı


NiliM 24 Mart 2007 12:57

Uzun uzun yollar

Uzun uzun yolları aştım geldim
Gözümü kararttım kaçtım geldim
Bana bir kez gülesin diye
Beni sarıp sevesin diye vay


Yandım derdinle yar
Vay aman yar
Beni ele güne mahçup etme
Beni boynu bükük geri gönderme
Of yar zalim yar

Yerden yere vursan da sevdalım sensin
Halim ne sormasan da dermanım sensin

Göksel


Mystic@L 24 Mart 2007 20:31

Gün ışığına söyle
Boğamaz içimin karanlığını,
Hep yağmurun sesine karışır,
Hüzün dolu bir şarkı.
Ve hep bir şeyler eksik kalır,
Sende ben,
Bende sen...
Umutsuzca özleriz birbirimizi....


Gün ışığına söyle
Gökyüzü çılgın mavileri de bilir.
Atamadıkça birbirimizi yüreğimizden
Ve vurdukça yüreğimiz birbirimizi
Sokakları sarmışken yağmur bulutları
O çılgın bir mavi yüreğimizde dururken,
Gülüşlerim çok uzaklarda kalır.
İçimdeki tamtamlar ayrılık çığlıkları atar,
Ama bu hayattan çalınmış zamanlar.
Bizi yine ayıramazlar.

Gün ışığına söyle
Vedalar kavuşmak içindir,
Bir yanılgı,
Bir saçmalık,
Bir pişmanlık değil,
Bu bir sevgi,
Belki ölümsüz de değil.
Her şeyimizi kaybettiğimiz bu hayatta.
Hep bir şeyler eksik kalacak bil...
Bende sen,
Sende ben...
Bu yaşadığımız dayanılmaz hasret,
Ayrılık değil...


-Ayrılık Gözyaşına Sığmaz isimli kitabından

Ahmet Beltekin


Mystic@L 24 Mart 2007 22:07

Zamanı çaldığımız bedenlerimizde
geçmişin düşlerini büyütüyorduk yeniden
Çay içmek için değildi verdiğimiz molalar.

Issız sokaklardan dönüşlerimde
bensiz bulurdum seni
Bensiz yükselmiş olurdu gözlerinde binalar
Bensiz okunmuş akşam şiirleri
Bensiz bırakıldığın akşamların
rakı sofralarında örgütlediğin suç ortaklarının
yatak odalarında boyanıyordun kırmızıya.
(Haydut yanaklarında ıslanan geçmişinin
ağıtlarında yitiremediğin korkularına alış
yağmurdan koruyamazsın yolları.)
Bu yüzden kırmızıya boyanıyordun...
Bu yüzden aynalardan bakıyordum sana...
ve aynalar olmadan bakamıyordum artık.

Selçuk Yamen


Pollyanna 24 Mart 2007 23:49

Gidiyorum
İşte sırıl sıklam yalnızlıkla gidiyorum
Ardımda geleceğim önümde serin karanlıklara
Sırtımda hançerin kan revan dinlemiyorum
Ben bu gece yarısı gidiyorum.
Şehir uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Eylül yaprağı gibi savrularak
Usulca akan nehir gibi durularak
Ben bu gece yarısı gidiyorum.
Güneş uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Roman gibi sessiz sedasız
Zaman gibi zamansız
Bu gece yarısı ben gidiyorum.
Gece uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Nefesimi tutarak ama seni içime binlerce kez çekerek
Kendimi senden ederek son sigaramı içerek
Ben bu gec yarısı gidiyorum.
Güller uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Gidenler sokağından son kez geçerek
Bir sevdayı kara toprağa gömerek
Ben bu gece yarısı gidiyorum.
Şehir uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Cebimde son mektubumla sönmüş mehtabımla
Şu sokakta sol yanımla
Ben bu gece yarısı gidiyorum.
Volkan dudakların uyuyor sen uyuyorsun ben gidiyorum
Bu gece yarısı birtek ben gidiyorum
İstanbul uyuyor sen uyuyorsun
Bu gece yarısı ben gidiyorum.
Mert Yağmursuz


Nephthys 25 Mart 2007 01:15

. Ne kadar kolay kırıp gitmek değil mi?



Ne kadar kolay kırıp gitmek değil mi?
çarpınca kırılıyor işte yere düşüp,
tökezleyince düşmemek için
sarılıp çekiyorsun kendine,
neye dokunuyorsan bir bir
sesli sessiz ayrılıyor ikiye, üçe, beşe...
Bin parça oluyor neye dokunsan
her biri ayrı bir gözyaşı
her biri ayrı bir kan damlası sanki

Ne kadar kolay kırıp gitmek değil mi?
suçlamak
temiz kalmak
kirli bırakmak onu öylece...
her biri ayrı bir mendil
her biri ayrı bir kantaşı

en az O'nun kadar suçluyum kırıp dökerken...
kırıp gidenin elinden tutamamak...
ne kadar zor değil mi?


Okan Köroğlu


Mystic@L 25 Mart 2007 07:57

Ben ilkbaharı yaşarım
Güneş bronzlaştırırken tenini)

Ey doğa güzeli sevdiğim
Belirsizliğin kıyameti
Anla resimlerdeki soluk renkleri
Anla dudaklardaki hüzünlü sloganları
Topraklara serpiştirilmiştir çiçek tohumlarını
Yüreğimde yangınlar tutuşur, ölürüm
İki Temmuz'un coşkusuyla ve hüznüyle
Daha coşkulu dinlerim sevdiğim
Islıklaşan türkülerini

Halk çatışırken düzenle
Hâla düşünceler demir parmaklıklarda
Üstelik HASRET'ler yangın çığlığında Madımak'ta
Kimileri ağlarken evlat acısına
Ve fuuş batağındayken zaman
Gecenin tüm barut kokan sessizliğinde
Tüm yasaklarına rağmen bebek çıngırakları kadar
Masum hayat.

Jale Bektaş


NiliM 25 Mart 2007 09:38

Buralardan Gitme

Çok su verince ölür ya çiçekler.
Çok ağlarım, çürür gözlerim gidersen eğer.
Ben senin gülbahçende oyunlarıyla mutlu
Ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum.

Sen ne güzel güldün, solmuyordun.
Sem çok seviyordun hem beni yormuyordun.
Çiçekler....
Çiçekler sevildikçe büyür.
Gitme diyorum sana gitme!
....Çiçeklerim benimle ölür.

Buralardan gitme.
Buralar gitsin, sen gitme.
Gitmek çözecekse...
Ve biri gidecekse...
Buralar gitsin, sen gitme...
....Sen gitme!


{yazarı bilinmiyor}


Mystic@L 25 Mart 2007 18:26

Elde Var Hüzün

söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüsürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler
zamanlar değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün
ah nerde gençliğimiz
sahilde savruluşları başıboş dalgaların
yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
elde var hüzün

o şehrayin fakat çıkar mı akıldan
çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
sırılsıklam aşık incesaz
kadehlerin mehtaba kaldırılması
adeta düğün
hayat zamanda iz bırakmaz
bir boşluğa düşersin bir boşluktan
birikip yeniden sıçramak için
elde var hüzün

Atilla İlhan


Mystic@L 25 Mart 2007 19:07

Her Aşk Bir İnsan

sonunda sen üfledin üfledikçe
susamların peşine takıldım
gittim ben de
istiridye mevsimlerine

her aşk bir insan
her insan bir aşktan artakalan
yaşam, iki susam tanesi
nefesinden gelen fırtınayla
yuvarlanıp uçan
uçup kaybolan

bitti bir gece de
gitti her yarına herkes
kalan sen
yerindesin biliyorum ama
sormuyorum kimliğini artık;
artık "kimselik" in kimlik

demek ki, her aşk bir insan
her insan bir aşktan arta kalan

Ömer Serdar



Saat: 00:26

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık