![]() |
Alışkanlık işte bir ışık bekledi durdu gözlerim gözlerinden her gün yakmadın be gülüm ama olsun ben karanlıklara da alışkınım bir kelam duymak istedi yüreğim dilinden her gün demedin be gülüm ama olsun ben sessizliğe de alışkınım bir sıcaklık diledi avuçlarım ellerinden her gün tutmadın be gülüm ama olsun ben ayazlara da alışkınım bir çokluk olmayı arzuladı tekilliğim senden her gün sarmadın be gülüm ama olsun ben yalnızlığa da alışkınım bir kırıntı aşk dilendi sevdam sevginden her gün vermedin be gülüm ama olsun ben SENSİZLİĞE DE alışkınım alışkanlık işte Cengiz ŞAHİN |
Alışkanlık İşte Alışkanlık işte çocukluğumdan kalma ne kadar sevdiğimi soruyorsun ya! bana şöyle kollarımı uzatıyorum açabildiğimce açıyorum iki yana koskoca bir sonsuzu sığdırıp arasına şımarıkça işte bu kadaaaar, diyorum sana. Demir Mutlugil |
http://img263.imageshack.us/img263/2782/laviniahq1.jpg Sana gitme demeyeceğim Ama gitme lavinia Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim İncinirsin yine de sen bilirsin Sana gitme demeyeceğim Ama gitme lavinia Üşüyorsun ceketimi al günün en güzel saatleri bunlar Lavinia yanımda kal Sana gitme demeyeceğim Ama gitme lavinia Adını gizleyeceğim Sende bilme bilme lavinia Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim İncinirsin yine de sen bilirsin Adını Gizledim Sen de Bilme Lavinia |
Sahte Ümit Ali Yüksel Mert Sana bir şarkının orta yerinde, Rastlamak isterdim Sonunu birlikte getirmek için. Kıyısından uzağında bir denizin, Beraber ayak basmak için toprağa. Bir gecenin en karanlık anında, Işıltılı bir sabahı karşılamak için. Hazan bitmeye yaklaşmışken, Baharı saçlarından yakalamaya. Bu fırtına dinmeden bulmalı seni, Sakinleşmek ve durulmak, Güzel olacaksa kollarında. Nasıl kaybettiysem hiç birşeyin başlangıcında Bulmalı seni, Başlamayan herşeyin orta yerinde |
Alıştım Sana Mahsun gözlerde yanlızlık okunur ya öyle, Sonbahar hüznünü yaşatıyorsun. Bende alıştım senin edalarına. Sabahları şen ve ürkek çırpınışlar, Ürkekliğim ya gelmezsen diyedir. Bülbülün güle ahuzarından, Gül ölüm sesizliğine bürünür. Deprem olmuş,iş bitmiştir, Yüreğim çırpınır gelmezsin diye. Sabahları şen nameler dökülünce dudaktan, Bil ki kapıdasın diyedir. Düşündükçe düşünür, gözyaşları dökülür. Ta...ki uzaklardan meltem eserde, Kokun gelmiştir, gül diyarından,yardan Gelebilseydim kaldırım taşlarını beraber adımlardık Sen özlüyorsun ben çılgınları oynuyorum Bekliyorum......beklerim.....bekleyeceğim..... Penceremden uzaklara dalacağım, Seni tutuğum gibi, bağrıma saracağım Koklayacağım tıpkı alıştırdığın gibi Sensiz içmiyorum sabah kahvemi. Gün başlamıyor sen olmayınca Denizler, dalgalar şarkılar nerde.. Viran olmuş bir evin penceresinde, Beklemek ateşten gömlekmiş meğer Sen yüreğimde korsun,yanarda yanarsın. Mevlüde Demir |
Alışkanlık - Ümit Yaşar OĞUZCAN http://www.diyadinnet.com/modules/Siir_Bahcesi/images/siirler.gif Gitgide alışıyorum sana. Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun Durmadan başım döüyor verdiğin hazdan Alışkanlıklar daima korkutur beni Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır Fakat şimdi sana alışıyorum Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim "Bana alış" demeyeceğim Nasıl olsa alışacaksın bir gün Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden! İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz. Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öcesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dömesi içindeyim Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi södüremez artık. Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sömeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı öleyemez artık |
Alışmayacağım Yıldızları saymaktan usandım Ilık yaz akşamlarında senin yokluğuna ağladım, Lakin sensizliğe hiçbir zaman alışmadım, Dünya dursa da alışmayacağım. Ilgaz gibi karlı dağlarda kaybettim seni Rastlamak mümkün olmadı bir daha Işıksız kaldım şu yalancı dünyada Mutluluğa elveda derken sensizliğe merhaba dedim. Keziban Üstündağ |
ALIŞKANLIK Bu kirli düzenin düzenbazları Azrail'e rüşvet vermeyi dener Ölünce dünyanın en kurnazları Torpille cennete girmeyi dener |
Alışkanlık Ben seni melalinde sevmişim , Gülsen de olur gülmesen de . Ben seni yokluğunda sevmişim , Gelsen de olur gelmesen de . Fena alıştım sana Bir buhurdan gibiyim duman duman Senin için tüten , senin için yanan Bilsen de olur bilmesen de . Taş bile daha sert değil Yalınız çekilir dert değil Bölsen de olur bölmesen de . Akar gözyaşlarım geceler içre Silsen de olur silmesen de Muammer Çelik |
Biz alışkanlıklarımıza yenilmişiz! ... Ahhhh! Beni esir alan alışkanlıklarım deryanın farkında olmayan balık gibiyim ‘’dile benden, ne dilersin’’ dediklerinde su ve hava gelmez aklıma, ilk istediğimiz de, para. Frensiz arabaya binmeyiz de öyle bir zamana binmişiz ki… altımızdan kayıp gidiyor zaman biz üstünde, bir hiçiz be… hiç kimse şikayet etmez ondan. Alışkanlık yapmış bizde, bu hal… Gücümüz yetmeyen her şeye, ‘’Dikilmek kaderde varsa, zevk almasını bileceksin’’ deyip kaderimiz bu deriz, boyun eğip, Zamanlar akıyor bizi iplemeden Biz kutluyoruz. Bir karışını vermemek için Ant içtiğimiz topraklar Satılıyor bir, bir Biz alkışlıyoruz. Alın terlerimizle yükselen Bacalar şimdi alafranga oldu. Bütün markalar yabancı dilden. Güzel kokuyor, yabancı olunca *** kokusu. Geleneklerimize çok bağlıyız sözde yabancı markalar alışkanlık yapmış. kaderde, geleneklere bağlı kadınlarımızı boşayıp Nataşalarla evlenmek varmış. Suç bizde değil Alnımıza yazan, böyle yazmış. Avrupalılık da varmış kaderde Avrupa’dan gelen hastalık bile Başköşe de, yada başımızın üstünde Ama! .... Kardeşlerimizi, linç etmeye gelince ‘’kaderde beraber yaşamak varmış’’ diyemiyoruz. Avrupa’daki, düşünce özgürlüğünü, Hazmedemiyoruz. Kullanmalarına alıştıklarımız, bizi kullansın Kullanmaya alıştıklarımız, kullanılsın Alışkanlıklarımız bozulmasın. Tesbit edilmiş günlere sakladık Mutluluklarımızı ve üzüntülerimizi Kendimize zaman ayıramadık Güçlere/güçlülere feda ettik kendimizi Böyle doğduk, böyle büyüdük, böyle alıştık. Büyüklerimizden, Askere giderken de öyle öğüt aldık, ‘’Aman oğlum! ... Ne önde ol, ne de arkaya kal, ne fazla uyanık görün, ne fazla aptal’’ ve öyle eğitildik askerde önde ve arkada giden, sopa yedi her seferinde. Bize her buyrulana, ‘’eyvallah’’ demişiz. Hiç araştırmak olmamış, derdimiz, Alışkanlık haline gelmiş tembellik, Biz alışkanlıklarımıza yenilmişiz… Mehmet Halil |
| Saat: 20:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık