![]() |
Alî b. Ebî Tâlib (r.a.)'dan : Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'den işitdim, buyurdu ki benim ağzımdan yalan uydurmayınız. Her kim benim ağzımdan yalan söylerse Cehennem'deki yerine hazırlansın. Buhârî'ye göre: Rib'ıyy b. Hırâş, Alî b. Ebî Tâlib (r.a.)'den Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'in "Benim ağzımdan yalan uydurmayınız. Her kim benim ağzımdan yalan söylerse Cehennem'e girsin." buyurduğunu işittiğini kendisinden duymuş. http://img170.imageshack.us/img170/4981/a168kb.gif Sizden önceki ümmetlerden bir adam ölümünden sonra kabrinde hesaba çekildi, fakat amel defterinde ibadet namına bir şey bulunamadı.Yalnız bu kişi insanlarla sık sık ilişki içinde bulunan zengin biriydi.Veresiye mal satardı.Alacaklarını toplayan uşağına da şöyle tembihlerdi:"Eli dar olan yoksul ve çaresizlere zaman tanıyın, gerekirse onların borçlarını silin." İşte Yüce Allah onun bu davranışını beğendiği için hesap meleklerine şöyle buyurdu:"Hoşgörülü davranma konusunda biz bu kulumdan daha öndeyiz.Silin onun bütün günahlarını."(Müslim,Müsakat,30) http://img170.imageshack.us/img170/6695/b62nk.gif EY İNSANLAR! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz. Umulur ki, böylece korunmuş olursunuz. O Rab ki, yeryüzünü sizin için bir döşek ve göğü de bir tavan yaptı; gökten su indirerek onunla size besin olsun diye çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah`a ortaklar koşmayın. (Bakara Suresi, Ayet 21-22) http://img170.imageshack.us/img170/7636/b277nc.jpg BU HADİSİ ŞERİF'TE Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Süresi 107.)yazılmaktadır. http://img481.imageshack.us/img481/2661/b55mu.gif''Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, Ayet :107) http://img481.imageshack.us/img481/3875/b186uk.jpg BU AYETTE;Güllü arka plan üzerinde 3 boyutlu olarak Muhammed Aleyhisselam ismi yer almaktadır. İsmin solunda yavruağzı renk ile "Sallallâhu Aleyhi Ve Sellem" ifâdesi yazılıdır. |
Bütün inanlar hasedçidir. Ancak diliyle onu ifade ve eliyle de gereğini yapmadıkça hased, hasedçiye zarar vermez. Hadis (Ebu Nuaym) Bütün işler; hayır olanı da, şer olanı da Allah’tandır. Hadis (Taberani). |
574. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin, dizlerini bükerek oturduğunu gördüm. Oturuşunda onu öyle saygılı bir durumda görünce korkudan titremeye başladım. Kayle radıyallahu anha. Ebû Dâvud. 575. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem oturduğunda biz de etrafına otururduk. Geri gelmek niyetiyle kalkmış ise, bir eşyasını orada bırakırdı. Sahabiler de onu anlar, yerlerinden kımıldamaz, dönüşünü beklerlerdi. Ebû Derda radıyallahu anh. Ebû Dâvud. 576. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Diğer bir kişi katılmaksızın, iki kişi aralarında fısıldaşmasın!" İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî. 577. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Biriniz, kendisinin oturması için, kimseyi yerinden kaldırmasın! Lâkin meclisi genişletip, gelene yer açın ki, Allah da sizin yerinizi genişletsin!" İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî. 578. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Biriniz yerinden kalkıp tekrar geri dönerse, oraya oturmakta herkesten daha fazla hak sahibidir." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim. 579. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Oturulan yerlerin hayırlısı, en geniş olanıdır." Ebû Saîd radıyallahu anh. Ebû Dâvud. 580. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "İzinleri olmadan iki kişi arasında oturma!" İbn Şuayb radıyallahu anh. Ebû Dâvud. 581. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, beni karnım üzerinde yatarken gördü, "Bu yatış, Allahın nefret ettiği bir yatıştır," buyurdu. Yaîş radıyallahu anh. Ebû Dâvud. 582. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yatağı, insanın kabrine konduğu şekildeydi. Mescid ise başı tarafındaydı. Ümmü Seleme ailesinden bir ravi. Ebû Dâvud. |
Allah (tedbir almakta) yetersiz (aciz) davranmayı kınar. Sen yapmak istediğin işin gereklerini yerine getir. Buna rağmen o işi neticelendirmeye gücün yetmezse, şöyle de: Hasbiyallahu ve ni’me’l-vekil... Allah bana yeter. O ne güzel vekildir. hadis (Ebu Davud). |
Allah katında en sevgiliniz,ahlâkı güzel olan,halk ile geçinenler ve kendisiyle geçinilen,yumuşak huylu olanlardır.Ve Allâh yanında buğz . . edilenlerinizde, insanla arasında biribirine lâf götürüp getirmekle uğraşan, onların kusurlarını arayarak din kardeşlerinin aralarına tefrika sokanlardır.(Hadis-i Şerif) Beş günah vardır ki,keffâreti yoktur.Bunlar; Allâh'a şerik koşmak,bi-gayri hakkın adam öldürmak,mü2mine bühtan ve iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin ile hakkı iptal etmek.(Hadis-i Şerif) -Herhangi bir kimse,bir şahsı içlerinde bu şahıstan daha ehil kimse bulunduğunu bildiği halde , on kişi üzerinde âmir tayin ederse,Allah ve . . Resûlu'llah'a ve müslümanlara hıyanet etmiş olur..(Hadis-i Şerif) Allahu Teâlâ zâlimi imhâl eder (bir müddet cezasını tehir eder),taki gazabına uğrayınca onu kimse kurtaramaz.(Hadis-i Şerif Sizin hayırlınız,kadınlarına ve kızlarına hayırlı olandır..(Hadis-i Şerif) Sizin hayırlınız,hayrı umulan ve şerrinden emin olunan kimsedir.Şeririniz ise,hayrı umulmayan ve şerrinden emin olunmayandır.(Hadis-i Şerif) Bir kul ki,Allâhü Teâlâ onun kalbinden beşere merhamet yaratmamıştır,haib ve hâsir olmuştur(Hadis-i Şerif) http://img254.imageshack.us/img254/8163/dua165on8jo.jpg |
''KURAN'DA MELEK VE CİNLER'' MELEKLER İmanın şartlarından ikincisi meleklere inanmaktır. Melekler, nurdan yaratılmış varlıklardır. Onlar yemezler, içmezler, erkeklik ve dişilikleri yoktur. Melekler, Allah'ın sevgili kullarıdır. Allah'ın emirlerini kusursuz yerine getirirler, hiç günah işlemezler. Yüce Allah, varlıkları çeşitli şekillerde yaratmıştır. Bunlardan kimisi bizim görebileceğimiz, kimisi de göremiyeceğimiz şekildedir. İnsan, bazı varlıkları göremiyor. Çünkü, insanın gözü her şeyi görebilecek durumda yaratılmamıştır, görme yeteneği sınırlıdır. Meselâ; çok küçük bir cismi göremediğimiz gibi; havayı, rüzgârı, rûhumuzu ve aklımızı da göremiyoruz. Telden geçen elektrik akımı da görülmüyor. Halbuki göremediğimiz bu şeylerin var olduğunu biliyoruz. İşte melekler de var olduğu halde görülmeyen varlıklardır. Melekler nurdan yaratılmış lâtif varlıklar oldukları için biz onları göremiyoruz. Fakat meleklerin varlığına inanıyoruz, çünkü meleklerin varlığını Allah Teâla Kur'an-ı Kerim'de haber vermiş, Peygamber Efendimiz de melekleri hem görmüş, hem de bize bildirmiştir. Yüce Allah'ın ve sevgili Peygamberimizin bildirdiği her şey doğrudur. Bu sebeple biz, meleklerin varlığına kesin olarak iman ediyoruz. Melekler: yerde, göklerde, çevremizde ve her yerde bulunurlar. Sayılarını ancak Allah bilir. Her birine Allah'ın verdiği görevler vardır. Bazıları devamlı olarak Allah'a ibadet eder. Bazıları da kâinatın tertip ve düzeni ile vazifelidirler. İnsanların gücünün erişemiyeceği büyük işler yaparlar. İnsanlara iyiliği telkin eden, kötülüklerden koruyan, sıkıntılı zamanlarda müminlerin yardımına gönderilen melekler de vardır. Yüce Allah, meleklerin varlığı ile sonsuz kudretini göstermiştir. http://img186.imageshack.us/img186/9971/3ddf13ym.gif http://img186.imageshack.us/img186/3604/3dde13ke.gif http://img186.imageshack.us/img186/7710/3ddf28ix.gif http://img186.imageshack.us/img186/8832/3ddf32pc.gif BÜYÜK MELEKLER VE GÖREVLERİ 1) Cebrâil: Meleklerin en büyüğüdür. Görevi: Allah ile peygamberler arasında elçilik yapmak, Allah'ın kitaplarını peygamberlere getirmektir. Kitabımız Kur'an-ı Kerim'i Allah'tan Peygamberimize getiren Cebrâil'dir. 2) Mikâil: Tabiat olaylarının idaresi ile görevlidir. (Yağmur yağması, rüzgâr esmesi, ekinlerin bitmesi v.s. gibi) 3) İsrâfil: Kıyametin kopması ve insanların öldükten sonra tekrar dirilmeleri ile görevlidir. 4) Azrâil: Ömrü sona eren insanların canlarını almakla görevlidir. Bu dört büyük melekten başka, diğer meleklerden bazıları da şunlardır: Kirâmen Kâtibin: Her insanın biri sağında, diğeri solunda iki melek bulunur. Bunlara Kirâmen Katibin denir. Sağındaki melek, insanın yaptığı iyi işleri, solundaki ise kötü işleri yazar. Böylece her insana ait iyiliklerin ve kötülüklerin yazıldığı "Amel defteri" meydana gelir. Münker ve Nekir: Bunlar, öldükten sonra kabirde insanlara soru sormakla görevli meleklerdir. Rıdvan: Cennetteki meleklerin başkanıdır. Mâlik: Cehennemde görevli olan meleklerin başkanıdır http://img186.imageshack.us/img186/6834/04050yy0jn.jpg http://img186.imageshack.us/img186/932/040338ba.jpg CİNLER İnsanın yeryüzündeki serüveni ile birlikte gözle görülemeyen bir üçüncü varlıktan söz edilegelmiştir. İnsanlığın binlerce yıllık tarihinde işte bu gözle görülemeyen varlıklara her toplumda farklı isimler konulmuş, farklı nitelendirmelerde bulunulmuştur. En ilkel toplumlardan, en gelişmiş toplumlara kadar her ülke folklöründe, kültüründe, mitolojisinde de yer alan bu varlıklar, cinler ve periler olarak adlandırılmıştır. Başta Müslümanlık olmak üzere semavi dinlerde de bu varlıklardan bahsedilmektedir. Kur´an da cin olarak bahsedilen bu varlıklara Batı´da ``genie'' ve ``genius'' denilmektedir. Peki bu varlıklar, insanların durduk yerde uydurdukları, hayali varlıklar mıdır, yoksa gerçek varlıklar mıdır? Kuşkusuz bu sorulara verilecek cevaplar, insanların inanç sistemiyle yakından alakalı olacaktır. İnsanlardilediklerine inanırlar, dilemedikleri şeylere inanmazlar. Kimseye zorla birşeyi inandırmak mümkün değildir, doğru da değildir. Ama bazı insanlar inanmıyor diye, ahiret günü, cennet, cehennem de yoktur, melek ve cin diye varlıklar da yoktur denilemez. Bu bütünüyle bir inanç konusudur. Kuran'ı Kerim'de geçen Cinlerle ilgili ayetler En’âm Sûresinin 100 . Ayetinde Bir de cinleri Allah’a bir takım ortaklar yaptılar. Oysa onları o yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir. En’âm Sûresinin 112 . Ayetinde İşte böylece biz her Peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları iftiralarıyla baş başa bırak. En’âm Sûresinin 128 . Ayetinde Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir. En’âm Sûresinin 130 . Ayetinde (O gün Allah şöyle diyecektir:) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler. A’râf Sûresinin 38 . Ayetinde Allah şöyle der: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver” derler. Allah der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz.” A’râf Sûresinin 179 . Ayetinde Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.26 Hûd Sûresinin 118-119 . Ayetinde Rabbin dileseydi insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım” sözü kesinleşti.10 Hicr Sûresinin 27 . Ayetinde Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık. İsrâ Sûresinin 88 . Ayetinde De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.” Kehf Sûresinin 50 . Ayetinde Hani biz meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir! Neml Sûresinin 17 . Ayetinde Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı. Neml Sûresinin 39 . Ayetinde Cinlerden bir ifrit4,”Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi. Secde Sûresinin 13 . Ayetinde Eğer dileseydik herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir.3 Sebe’ Sûresinin 12 . Ayetinde Süleyman’ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa ona alevli ateş azabını tattırırız. Sebe’ Sûresinin 13 . Ayetinde Cinler Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davûd ailesi şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır. Sebe’ Sûresinin 14 . Ayetinde Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı. Sebe’ Sûresinin 41 . Ayetinde (Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu.” 37 - SÂFFÂT SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 182 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “es-Sâffât” kelimesinden almıştır. Sâffât, sıra sıra dizilenler, saf saf duranlar demektir. Sûrede başlıca, meleklerden, cinlerden kıyamet ve ahiret olaylarından söz edilmekte; Nûh, İbrahim, İsmail, İshak, Mûsâ, Hârun, İlyas, Lût ve Yûnus peygamberin kıssalarına yer verilmektedir. Sâffât Sûresinin 158 . Ayetinde Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah’ın huzuruna getirileceklerini bilirler. Fussilet Sûresinin 25 . Ayetinde Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları ile ilgili o söz (azap), onlar için de gerçekleşti. Çünkü onlar ziyana uğrayanlardı. Fussilet Sûresinin 29 . Ayetinde (Ateşe giren) inkârcılar şöyle derler: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar.” Ahkâf Sûresinin 18 . Ayetinde İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır. Ahkâf Sûresinin 29 . Ayetinde Hani Kur’an’ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince3 birbirlerine, “Susun!” dediler. Kur’an’ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler. Zâriyât Sûresinin 56 . Ayetinde Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Rahmân Sûresinin 15 . Ayetinde “Cin” i de yalın bir ateşten yarattı. Rahmân Sûresinin 31 . Ayetinde Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar! Rahmân Sûresinin 33 . Ayetinde Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz. Rahmân Sûresinin 39 . Ayetinde İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak. Rahmân Sûresinin 56 . Ayetinde Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur. Rahmân Sûresinin 74 . Ayetinde Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur. 72 - CİN SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 28 âyettir. Ağırlıklı olarak cinlerden bahsettiği için “Cin sûresi” adını almıştır. Sûrede ayrıca tevhit, peygamberlik ve öldükten sonra dirilmek gibi meseleler konu edilmektedir Cin Sûresinin 1,2 . Ayetinde (Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.” Cin Sûresinin 5 . Ayetinde “Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.” Cin Sûresinin 6 . Ayetinde “Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.” Cin Sûresinin 19 . Ayetinde “Allah’ın kulu (Muhammed), O’na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur’an’ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.” Nâs(*) Sûresinin 1,2,3,4,5,6 . Ayetinde De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.” http://img253.imageshack.us/img253/5339/040497jf.jpg |
Resulullah ile beraberdik. Yer – gök tüm vadiyi tekbir seslerimizle inletip bağıra bağıra dua ediyorduk. Resulüllah bize yaklaştı ve şöyle dedi: Ey insanlar! Siz yanınızda olmayan uzaktaki birine veya sağır bir varlığına seslenmiyosunuz. Hemen yanı başınızdaki sizi işitene (size sizden yakın olana) yalvarıp yakarıyorsunuz. (Duada bu şiddet ve gürültüye gerek yok). Hadis (Hilye). |
Din kardeşinin yüzüne gülümsemen senin için bir sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman, bir sadakadır.Yolunu kaybetmiş kişiye doğru yol göstermen bir sadakadır.İnsanların gelip geçtiği yoldan, taşı, dikeni, kemiği, (eziyet verici her türlü nesneyi) kaldırman bir sadakadır. Kuyudan kova ile çektiğin sudan,din kardeşinin kovasına su dökmen, yine senin için bir sadakadır |
Size şerri dokunabilecek kötü adamlara rastladığınızda, onlara selam veriniz. Ta ki, size karşı olan kötü düşünce ve düşmanlıkları dinsin. Hadis (Beyhaki). Hz. Peygamberi korumak için, insanlar itilip kakılmaz, yanından kovulmaz ve dövülmezlerdi. hadis (Taberani). |
Allah katında en sevgiliniz,ahlâkı güzel olan,halk ile geçinenler ve kendisiyle geçinilen,yumuşak huylu olanlardır.Ve Allâh yanında buğz . . edilenlerinizde, insanla arasında biribirine lâf götürüp getirmekle uğraşan, onların kusurlarını arayarak din kardeşlerinin aralarına tefrika sokanlardır.(Hadis-i Şerif) |
İnsana dinini yaşamak için yeterli gelecek 4 söz vardır. Onlar da şunlardır. Ameller (eylemler) niyetlere göredir. Kendini ilgilendirmeyen (malayani) şeyleri terketmesi, kişinin güzel (akıllı, bilinçli) müslüman olduğunu gösterir. Bir mü’min, kendi için istediğini din kardeşi için de istemelidir. Bunu yapmadıkça imanda olgunluğa eremez. Allah’ın koyduğu helaller bellidir, haramlar da bellidir. İkisi arasında şüpheli şeyler vardır. (Onları insan açıkça bilemez, ama vicdanı bir kanaat belirler). Hadis (Ebu Davud). |
Kıyâmet gününde Âdemoğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılmaz; 1.Ömrünü nerede ve ne sûretle harcadığından, 2.Yaptığı işleri ne maksatla yaptığından, 3.Malını nereden kazandığından ve nerelere sarfettiğinden, 4-5.Vücudunu, sıhhatini nerede ve ne sûretle yıprattığından. Kim, insanların dînî işlerinde Allah'ın faydalı kıldığı bir ilmi gizlerse, Allah, Kıyâmet günü onu ateşten bir gem ile gemler. Dostunu zaman zaman ziyaret et ki sevgin artsın Müslümanların derdini dert edinmeyen onlardan değildir. Çok gülmeyin, çünkü çok gülmek kalbi öldürür. Kalplerinizi az gülmek ve az yemekle ihyâ ediniz, açlıkla temizleyiniz ki yumuşasın ve parlasın. Akılca en mükemmeliniz, Allah'tan en çok korkanınızdır. Sabah namazına çok dikkat ederek geçirmemengerekir. Çünkü sabah namazında çok büyük faziletler vardır. |
Günahlarını azaltki, ölüm sana kolay gelsin. Hadis-i Şerif (Beyhaki). Allah Resülü: Herc artmadıkça kıyamet kopmaz,buyurdu.Herc nedir, ya Resulallah?diye soruldu. Allah Resulu: Herc,ölüm demektir... Cevabını verdi Hadis-i Şerif (Ramuz). |
http://www.kalbinsesi.com/ana/logo.gif Ebu Sa'id Ibnu Malik Ibni Sinan el-Hudri (radiyallahu anh) hazretleri demistir ki: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) soyle buyurdular: "Kalbinde zerre miktari iman bulunan kimse atesten cikacaktir." Ebu Sa'id der ki: "Kim (bu ihbarin ifade ettigi hakikatten) supheye duserse su ayeti okusun: "Allah suphesiz zerre kadar haksizlik yapmaz..." (Nisa, 40). Tirmizi Sifatu Cehennem 10, (2601).Tirmizi hadis icin "sahihtir" http://www.kalbinsesi.com/ana/logo.gif Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Muhammed'in nefsini kudret eliyle tutan zata yemin ederim ki, bu ummetten her kim -Yahudi olsun, Hristiyan olsun- beni isitir, sonra da bana gonderilenlere inanmadan olecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktir". Muslim, Iman http://www.kalbinsesi.com/ana/logo.gif Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatiyor: Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular: "Allah'in en cok sevdigi yerler mescidlerdir. Allah'in en ziyade nefret ettigi yerler de carsi ve pazarlardir." Muslim, Mesacid 288, (671). http://www.kalbinsesi.com/ana/logo.gif ölü iseniz kabre giriniz çocuk iseniz mektebe gidinizdeli iseniz tımarhaneye gidiniz kul iseniz kulluk görevinizi yapın http://www.kalbinsesi.com/ana/logo.gif CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDADIR ... (hadis-i şerif) BEN SADECE HERŞEYİ BİLENİ (ALLAH) ı BİLİRİM (ufuk) Müslüman müslümanin kardeşidir.Ona hıyanet etmez,onu yalanlamaz http://www.kalbinsesi.com/ana/logo.gif NEFSİNİZE UYMAMAK İÇİN ORUÇ TUTUNUZ. EN BÜYÜK CİHAT NEFİSLE YAPILAN CİHATTIR. Ey İman edenler! Çokça zannetmekten kaçınınız. Şüphe yok ki, zannın bazısı günahtır ve araştırmakta bulunmayınız ve bazınız bazınızı gıybet etmeyiniz. Sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? (Bilakis) onu kerih görmüş olursunuz. Artık Allahtan korkunuz, şüphe yok ki, Allah Teala tövbeleri kabul edicidir, çok esirgeyicidir. (Hucurat,12) Ölümü unutmak demek, kalbin paslanması demektir. (Hz. Ali) '(Ey Muhammed)sabırlı ol, çünkü Allah güzel iş yapanların mükafatını zayi etmez.)' (Hud suresi) |
İki müslüman karşılaşır, birbirlerinin ellerini tutar, tokalaşırlarsa, Allah mutlaka onların bu halde iken yaptıkları dualarını kabul eder. Ellerini birbirinden ayırmadan günahlarını affeder. Hadis (Ahmed, Bezzar). Hizmetçisi (veya işçisi) ile yemek yemek, tevazudandır. Hadis (Deylemi). |
40 HADİS 1 اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi. Müslim, İmân, 95. 2 اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ İslâm, güzel ahlâktır. Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225. 3 مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez. Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16. 4 يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz. Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6. 5 إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ: إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür. Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6. 6 اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. Tirmizî, İlm, 14. 7 لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez) Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63. 8 اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran. Tirmizî, Birr, 55. 9 إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur. Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334. 10 اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır. Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58. 11 مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir. Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248. 12 عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz. Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12. 13 لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur. İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31. 14 لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz. Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71. 15 اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter. Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58. 16 لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız. Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56. 17 اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8. 18 لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz. Buhârî, Edeb, 57, 58. 19 إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır. Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104. 20 لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme. Tirmizî, Birr, 58. 21 تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır. Tirmizî, Birr, 36. 22 إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar. Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539. 23 رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir. Tirmizî, Birr, 3. 24 ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ: دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası. İbn Mâce, Dua, 11. 25 مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez. Tirmizî, Birr, 33. 26 خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır. Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50. 27 لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir. Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66. 28 كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur. Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42. 29 اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu. Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144. 30 مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75. 31 مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim. Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141. 32 اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir. Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78. 33 كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir. Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30. 34 عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur. Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61. 35 مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا Bizi aldatan bizden değildir. Müslim, Îmân, 164. 36 لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler. Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79. 37 أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz. İbn Mâce, Ruhûn, 4. 38 مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır. Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10. 39 إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir. Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107. 40 اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz. Tirmizî, Cum’a, 80. |
Adamın biri Hz. Peygamber’e: Allah dilemedi, ben diledim, demişti. Allah Resulü ona şu uyarıyı yaptı: Allah’a ortak koştun bu sözünle. Sadece Allah diler (Allah dilemezse hiçbir şey olmaz). Hadis (İbn-i Abbas). Kadere iman, Allah’ın birliği (tevhid) inancı ile irtibatlıdır. Hadis (Deylemi). |
965. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Düşmanla karşılaşmayı dilemeyin! Şâyet karşılaşırsanız, sabredip dayanın." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî. 966. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Olur ki, siz bir toplumla savaşırsınız. Canlarını ve çocuklarını kurtarmak için, sizinle malları ile barışa kalkışırlar. Bunun üzerine onlara ilişmez ve barış yaparsınız. işte bundan sonra onlara saldırmanız, sözleşmede yazılanlar dışında bir şey almanız da doğru olmaz." Cüheyneli bir adam. Ebû Dâvud. 967. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Allah yolunda yola koyulmak, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır." Sehl radıyallahu anh. Müslim. |
Kadere iman, kaygı ve üzüntüyü giderir. Hadis (Hakim). Baba cennetin orta kapısıdır (Tirmizi). Dinde aşırı gitmekten sakının. Çünkü sizden öncekiler, ancak dinde aşırı gitmekle yok oldular. Hadis -i Şerif (Nesei). |
ÖLÜMÜ İSTEMEK ""Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek: -İzin ver yâ Resulallah, ölümümü temenni edeyim. Peygamber efendimiz: -Ölüm öyle bir şeydir ki onun için hazırlıklı ol! Yol uzun, azık ister. Ölümü temenni edenin on hediye hazırlaması lazım. O kimse sordu: Hediyeler kime yâ Resulallah? Peygamber efendimiz buyurdu: 1- Azrail’in hediyesi. 2- Kabrin hediyesi 3- Münker ve Nekir’in hediyesi. 4- Mizanın hediyesi. 5- Sırat köprüsünün hediyesi 6- Malik’in hediyesi. 7- Rıdvan’ın hediyesi. 8- Rûhun hediyesi. 9- Peygamberinin hediyesi. 10- Rabbinin hediyesi. - Bu hediyeler nelerdir, ya Resulallah? Azrâil’in hediyeleri dörttür: 1- İyi huylu olmak. 2- Geçirdiğin ibadetleri kaza etmek. 3- Ölüme hazırlanmak, sefere çıkacak yolcu gibi. 4- Kalbinde Allah aşkını taşımak. Kabrin hediyeleri de dörttür. 1- Söz taşımayı terk. 2- Elbiseye idrar sıçratmamak. 3- Kur’an-ı Kerimi okumak. 4- Salevât-ı şerifeyi çok okumak. Münker ve Nekir’in hediyeleri; 1- Doğru konuşmak. 2- Gıybeti terk etmek. 3- Hakkı kabul etmek. 4- Tevazu sahibi olmak. Mizanın hediyesi: 1- Amelini ihlâs ile yapmak. 2- Başkasına eza yapmaktan sakınmak. 3- Güzel ahlak sahibi olmak. 4- Allahı çok zikretmek. Sırat Köprüsü’nün hediyesi: 1- Gadabını yutmak, kızmamak. 2- Takva sahibi olmak. 3- Cemaate devam etmek. 4- İbâdetlere ara vermeden devam etmek. Malik’in hediyeleri: 1- Allah korkusundan ağlamak. 2- Gizli sadaka vermek. 3- İsyanı terk etmek. 4- Anne ve babaya iyilik etmek. Cennet meleği Rıdvan’ın hediyesi: 1- Kötülüklerden kaçınmak. 2- Ni’metlere şükretmek. 3- Malını Allah yolunda infak etmek. 4- Emaneti muhafaza etmek. Rûhun hediyesi: 1- Az yemek. 2- Az konuşmak. 3- Az uyumak. 4- İstiğfara devam etmek. Peygamberin hediyesi: 1- Ehl-i beyti sevmek. 2- Sünnete uymak. 3- Peygamberin sevdiklerini sevmek. 4- Sahabe-i kiramı sevmek. Allah zülcelalin hediyeleri: 1- Allah’ın emirlerini yapmak. 2- Nehyettiği, yasak ettiği şeylerden kaçınmak. 3- İnsanlara nasihat etmek. 4- Bütün mahlûkata karşı merhametli olmak. Bunlara hazırsan ölümü temenni et! Bu yazının kaynağını bilmiyorum ama çok hoşuma gittiği için sizlerle paylaşmak istedim. Duayla kalın... ........................................................................... ........................................................................... ............. Ahmed b.Hanbel(r.aleyh)’den:Halid b. Velid(r.a)’den rivayet edildiğine göre,bir a’râbî Resûlullâh(s.a.v)’e geldi: -Yâ Resulullah,beni dünya ve ahiret’de müstağni kılacak (amelden) sormak için,size geldim.’’dedi. Resulullah(s.a.v)’de ‘’soracaklarını sor.’’buyurdular: - İnsanların en bilgini olmak istiyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Allah’dan kork ki, insanların en bilgini olasın;buyurdu. - İnsanların en zengini olmak istiyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Kanaatkar ol ki, insanların en zengini olasın;buyurdu. - insanların en âdili olmayı arzu ediyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Kendin için arzu ettiğini,insanlar içinde iste ki, İnsanların en âdili olasın;buyurdu. - insanların hayırlısı olmayı arzu ediyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :İnsanlara faydalı ol ki, insanların hayırlısı olasın;buyurdu. - Allah katında,insanların en seçkini olmayı arzu ediyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Allah’ı zikretmeyi çoğalt ki,Allah katında,insanların en seçkini olasın;buyurdu. - İmânımı tamamlamak istiyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Ahlakını güzelleştir ki,İmanın tamam olsun;buyurdu. - İhsan ehlinden olmak istiyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Allah’ı görüyormuş gibi ibadet et ki, Sen O’nu göremesen bile,O seni görür. ihsan ehlinden olasın;buyurdu. - İtaatkarlardan olmak istiyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Allah’ın farzlarını eda et ki,İtaatkârlardan olasın;buyurdu. - Allah’ın huzuruna günahlardan arınmış olarak varmak istiyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Cenabetten temizlenmek için guslet ki,Günahlardan temizlenmiş olarak, Allah’a kavuşasın. - Kıyâmet gününde nûr içerisinde haşrolunmayı arzu ediyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Hiçbir kimseye zulmetme(haksızlık yapma) ki,Kıyâmet gününde nûr içerisinde haşrolunasın. - Kıyamet gününde Rabbimin merhamet etmesini arzu ediyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Nefsine ve Allah’ın kullarına karşı merhamet et!Rabbinde sana Kıyamet günü merhamet eder. - Günahlarımın az olmasını istiyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :İstiğfarı çoğalt ki,günahların azalsın;buyurdu. - İnsanların en şereflisi olmayı istiyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :İnsanlara işin hakkında şikayetçi olma ki,İnsanların en şereflisi olasın;buyurdu. - İnsanların en kuvvetlisi olmayı arzu ediyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Allah’a tevekkül et ki,İnsanların en kuvvetlisi olasın;buyurdu. - Allah’ın rızkımı genişletmesini istiyorum;dedi. - Temizliğe devam et!Allah senin rızkını genişletir. - Allah ve Resulünün sevdiklerinden olmak istiyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Allah ve Resulünün sevdiğini sev ki,Onların sevgililerinden olasın;buyurdu. - Kıyamet gününde Allah’ın gazabından emin olmak istiyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Allah’ın yarattıklarından hiçbirine öfkelenme ki,Kıyamet gününde Allah’ın gazabından emin olasın. - Duamın müstecap olmasını arzu ediyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Haram yemekten sakın ki,duan müstecap olsun;buyurdu. - Kıyamet gününde rabbimin ayıplarımı örtmesini arzu ediyorum;dedi. - (Resulullah s.a.v) : Din kardeşlerinin ayıplarını ört ki,Allah’da Kıyamet gününde senin ayıplarını örtsün. - Günahlardan veya hatalardan kişiyi ne kurtarır;dedi. - (Resulullah s.a.v) :Göz yaşı dökmek,hudu’(Allah’a boyun eğmek) ve hastalıklardır;buyurdu. - Hangi hasene Allahû Tealâ katında (sevap olarak)daha büyüktür?dedi. - (Resulullah s.a.v) :Güzel Ahlak,Tevazu ve belalara sabretmektir;buyurdu. - Hangi seyyie(kötülük),Allahû Tealâ katında (günah olarak)daha büyüktür?dedi. - (Resulullah s.a.v) :Kötü Ahlak,Açgözlülük ve cimriliktir,buyurdu. - Dünya ve Ahirette Allah’ın gazabını gideren şey nedir?dedi. - (Resulullah s.a.v) :Gizli sadaka vermek ve Sılay-ı rahim yapmak(akraba ziyareti),buyurdu. - Kıyamet gününde Cehennem ateşini ne söndürür?dedi. - (Resulullah s.a.v) :Dünyadaki bela ve musibetlere sabretmektir;buyurdu. İmam-ı Müsteğfiri:Bundan daha büyük,dinimizin güzelliklerini daha iyi özetleyen,daha faydalı bir hadis-i şerif görmedim demiştir... |
ÖFKE, KİBİR, HASET, KORKAKLIK, ZAN... 414. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Öfke şeytandandır. Şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateşi söndüren de sudur. Onun için, biriniz öfkelenince hemen abdest alsın!" Ebû Vail radıyallahu anh. Ebû Dâvud. 415. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Biriniz ayaktayken öfkelenirse, hemen otursun. Öfkesi giderse iyi, gitmezse hemen yatsın." Ebû Zer radıyallahu anh. Ebû Dâvud. 416. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kim, öfkesinin gereğini yerine getirmeye gücü yettiği hâlde, kendini firenlerse, Allah onu, kıyamet gününde, yaratıkların huzurunda çağırır ve hurilerden dilediğini almakta serbest bırakır." Sehl radıyallahu anh. Tirmizî. |
Ashaptan Muğire anlatıyor: Bir gün sarımsak yedim, Allah Resulünün namaz kıldığı yere geldim; baktım ki bir rek’at kılmışlar. Mescide girdiğimde (bendeki) sarımsak kokusu (etraftan) hissedildi, namazını tamamlayınca, Allah Resulu şöyle buyurdu: Kim bu bitkiden yerse, kokusu kendinden iyice gitmedikçe bize yaklaşmasın. Namazı kılıp Resulullah’ın yanına geldim. Bana elini ver! dedim. Elini alıp gömleğimin yeninden sokarak ta göğsüme kadar götürdüm. Göğsümdeki çarpıntıyı görünce, Allah Resulü şöyle buyurdu: Sen sarımsak yemekte haklısın, çünkü özrün var. Hadis (Ebu Davud) |
وَنُصِرْتُ عَلَى الْأَنْبِيَاءِ بِسِتٍّ أُعْطِيتُ جَوَامِعَ الْكَلِمِ فُضِّلْتُ بِالرُّعْبِ وَأُحِلَّتْ لِيَ الْغَنَائِمُ وَجُعِلَتْ لِيَ الْأَرْضُ طَهُورًا وَمَسْجِدًا وَأُرْسِلْتُ إِلَى الْخَلْقِ كَافَّةً وَخُتِمَ بِيَ النَّبِيُّونَ Diğer Peygamberlere verilmeyen altı şey bana verilmek suretiyle üstün kılındım: Bana az sözle çok mana ifade etme gücü verildi. (Düşmanlarımın kalbine) korku salmam hususunda bana yardım edildi. Ganimetler bana helal kılındı. Yer (yüzü) bana bir temizlik vasıtası ve bir mescit kılındı. Tüm insanlığa Peygamber gönderildim. Benimle Peygamberler sona erdi Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 812 |
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem sordu: "Siz kime pehlivan dersiniz?" "Yenilmeyen kişiye." "Hayır, asıl pehlivan, kızgınlık anında öfkesine hâkim olan kimsedir," buyurdu. İbn Mesûd radıyallahu anh. Müslim. 418. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem sordu: "içinizde kimi müflis sayarsınız?" "Malı kalmayan kimseyi." "Hayır, asıl müflis, kıyamet gününde, ona sövmüş, buna zulmetmiş, berikinin malını almış olarak gelen kimsedir. Orada ne dinar vardır, ne de dirhem. Sevapları alınıp o kimselere verilir. Yetmez, bu defa onların günahları sırtına yüklenir. işte müflis odur. İbn Mesûd radıyallahu anh. Rezîn. |
Hiçbir müslüman yoktur ki, Allah’a dua atsin de, Allah duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin: Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen (peşin) verir. Duanın karşılığını ahirete erteler. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir. Bu sözü işitince sahabiler sevinç içinde: Öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur. Hadis (Müsned). |
İMAN, MÜMİN, YAKİN... 23. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kim Allahtan başka hiçbir ilah olmadığına, Muhammedin de Onun Resûlü olduğuna şehadet ederse, Allah ona ateşi haram eder." Ubâde radıyallahu anh. Tirmizî. 24. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kalbinde zerre kadar îmanı olan kimse, cehennemden çıkar." Ebû Saîd radıyallahu anh. Tirmizî. |
Din kardeşine gelen bir dert ve kötülükten dolayı sakın sevinme. Sonra Allah, onu rahmetiyle kuşatır da, seni imtihan eder (aynı derdi senin başına verir). Hadis (Tirmizi). |
25. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Şüphesiz Allah, yalnız kendi rızasını isteyerek, "Lâ ilâhe illallah" diyen kimseye, ateşi haram etmiştir." İbn Şihâb radıyallahu anh. Buhârî. 26. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Muhammedin nefsi elinde olana yemin ederim ki, yahudi olsun, hıristiyan olsun, bu insanlardan beni duyup da, getirdiğim kitaba îman etmeden ölen kimse, kesinlikle cehennemlik olur." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim. |
Hiçbir müslüman yoktur ki, Allah’a dua atsin de, Allah duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin: Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen (peşin) verir. Duanın karşılığını ahirete erteler. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir. Bu sözü işitince sahabiler sevinç içinde: Öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur. Hadis (Müsned). |
27. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "iman, cennete, cehenneme, hesap gününe, yaptıklarını tartan mîzana ve iyisiyle kötüsüyle kadere, inanmandır." İbn Abbas radıyallahu anh. Ahmed. 28. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Allah, şüphesiz kıyamet gününde ümmetimden bir adamı ortaya çıkartacak. Herkesin gözü önünde, herbiri gözün görebildiği kadar büyük olan tam doksandokuz dosya açılacak. Sonra ona şöyle diyecek: "Bunlardan bir şeyi inkâr edebilir misin? Yazıcı meleklerim sana haksızlık ettiler mi?" "Hayır, ya Rabbi!" diyecek. Allah, "Evet, katımızda senin sevabın vardır. Bugün sana hiçbir haksızlık yapılmayacaktır," diyecek ve ona içinde "Eşhedü en Lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resûlüh," yazılı bir kâğıt çıkartacak ve "Haydi tartıya hazırlan!" diyecek. "Ya Rabbi, bu kadar dosyanın yanında bu kâğıt neye yarar ki?" der demez, kendisine şu söylenecek: "Sen bugün haksızlığa uğratılmayacaksın." Terazinin bir kefesine dosyalar, diğer kefesine de şehadet kelimesi yazılı kâğıt konacak ve kâğıt, dosyalara ağır gelecektir. Zira, Allahın ismini hiçbir şey tartamaz." İbn Amr radıyallahu anh. Tirmizî. |
Ekmeğe saygı gösterin. Çünkü Allah onu değerli kılmıştır. Kim ekmeğe değer verirse, Allah da ona değer verir. Hadis (Taberani). Cenaze namazı kıldığınızda, ölen için gönülden ve samimi dua ediniz. Hadis-i Şerif (Ebu Davud). |
Kullarin kendisinde sabaha erdigi her bir günde muhakkak iki melek iner. Bunlarin birisi: Ey Allah'im! Malindan infak edene bir bedel ver, diye dua eder. Digeri de: Ey Allah'im! (Mali) tutucu olana da telef ver, diye beddua eder Sahih-i Müslim'deki hadis numarasi : 1678 |
Hz. Peygamber: Biriniz hergün Uhud Dağı gibi bir amelde bulunmaktan aciz mi olur? buyurdu. Buna kimin gücü yeter ki? diye soruldu. Allah Resulü: Hepinizin gücü yeter buna! Cevabını verdi. Nedir o amel? Denildi. Allah Resulü şu açıklamayı yaptı: Sübhanallah sözünün sevabı Uhud’dan büyüktür. La ilahe illallah sözünün sevabı Uhuddan büyüktür. Allahü Ekber sözü de uhuddan büyüktür. Hadis (Ramuz). |
لُّ بَنِي آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ Her insan hata eder hata isleyenlerin en hayirlisi tevbe edenlerdir. Tirmizi kiyame 49, ibn mace zühd 30 |
Geveze, utanmaz ve cimri olması, kişiye kötülük olarak ona yeter. Hadis (Beyhaki). İyilikller cennetin kapılarından bir kapıdır. Kötü ölümünü önler Hadis-i Şerif (Ebuşşeyh). |
Ebû Zer radıyallahu anh şöyle dedi: -Yâ Resûlallah! Hangi amel daha faziletlidir? diye sordum, -"Allah'a iman ve Allah yolunda cihaddır" buyurdular. Riyauz Salihin 1290,Buhârî, Itk 2, Keffârât 6; Müslim, Îmân 136. Ayrıca bk. İbni Mâce, Itk 4 |
53. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Her kim ilim istemek için bir yola girerse, cennet yollarından birine girmiş olur. Ondan hoşlandıkları için, melekler ilim arayanın üzerine kanatlarını gererler. ilim isteyene, göklerdekiler, yerdekiler ve sudaki balıklar bile günahının affı için yalvarırlar. Alimin ibadet edene üstünlüğü, dolunayın yıldızlara üstünlüğü gibidir. Alimler, hiç şüphe yok ki, peygamberlerin mirasçılarıdırlar. Peygamberler, ne dinarı, ne de dirhemi miras bırakmışlardır. Onların mirası ilimdir. Kim o ilmi alırsa, çok büyük bir nasibi elde etmiş olur." Ebû Derda radıyallahu anh. Tirmizî. 54. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Tek bir dini anlayıcı fakih, şeytana bin tane ibadet edici abidden daha çetindir." İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî. |
Allah birinizin gelir kaynağını bir işe bağlamışsa, geçimini sağlamakta zorlanmadıkça, kişi o kazanç kapısını terketmesin. Hadis (İbn-i Mace). Ey Ademoğlu, Rabbine itaat et ki, sana akıllı denilsin. Ona isyan etme ki, sana ahil denilmesin. Hadis (Ebu Nuaym). |
Her Peygamberin bir duası vardır. Onunla Allah'a dua edegelmiştir. Fakat ben duamı Kıyamet gününde ümmetime şefaat etmek için saklıyorum Sahih-i Müslim'deki hadis numarası : 293 |
Doğru bir sözü işitip sonra da onu din kardeşine ulaştırarak öğretmen, ne güzel bir hediyedir Hadis-i Şerif (Taberani). Resulüllah, kafa karıştırıcı, anlaşılması zor sözler söylemekten (mü’minleri) menetti. Hadis (Ebu Davud). |
Diğer Peygamberlere verilmeyen altı şey bana verilmek suretiyle üstün kılındım: Bana az sözle çok mana ifade etme gücü verildi. (Düşmanlarımın kalbine) korku salmam hususunda bana yardım edildi. Ganimetler bana helal kılındı. Yer (yüzü) bana bir temizlik vasıtası ve bir mescit kılındı. Tüm insanlığa Peygamber gönderildim. Benimle Peygamberler sona erdi Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 812 |
Birinizin yamalı bir elbise giymesi, kendisine güven duyuran bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir Hadis-i Şerif (Müsned). |
55. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kim ilimsiz ibadet ederse, bozdukları düzelttiklerinden çok olur. Kim söylediklerini uygularsa, kendisini ilgilendirmeyen boş sözü az bulunur. Kim dinini tartışmalara hedef ederse, bir kararda kalamaz daldan dala atlar durur." Ömer radıyallahu anh. Dârimî. 56. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Şüphesiz Allah, ilmi insanların ellerinden çekerek almaz, ilmi, âlimleri almakla alır. Alimlerden kimse kalmayınca, insanlar câhil başkanlar edinirler, onlara sorarlar, onlar da fetva verirler, hem kendileri saparlar, hem de onları saptırırlar." İbn Amr radıyallahu anh. Buhârî. |
Boğularak ölen şehiddir. Yanarak ölen şehiddir. Gurbette ölen şehiddir. Yılan gibi bir haşeratın sokup zehirlemesinden dolayı ölen şehittir. Karın sancısından ölen şehiddir. Çöken evin altında kalan şehiddir. Damdan düşüp ayağı veya boynu kırılarak ölen şehiddir. Üzerine taş yuvarlanarak ölen şehiddir. Canını korurken öldürülen şehiddir. Malını korurken öldürülen şehiddir. Din kardeşini savunurken ölen şehiddir. Komşusunu savunma uğrunda öldürülen şehiddir. İyiliği emredip kötülükten sakındırırken ölen şehiddir. Hadis (İbn-i Asakir). |
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Şüphesiz Allah, biçimlerinize ve sözlerinize bakmaz, işlerinize ve kalblerinize bakar." Ebû Hureyre radıyallahu anh. İbn Mâce. 103. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kişi, insanların gözünde cennetliklerin işi gibi iş yapar, oysa o cehennemliktir." Sehl radıyallahu anh. Buhârî. 104. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Ameller, sonlara bağlıdır, ya da sonlarına göredir." Sehl radıyallahu anh. Müslim. 105. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "ihsan, Allaha sanki Onu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Zira, sen Onu görmesen de, O seni kesinlikle görür." Yahya radıyallahu anh. Müslim. |
RESULULLAH (s.a.v.) ŞÖYLE BUYURDU: " GÖKTEN YAĞMUR YAĞDIKÇA CİHAT TATLI VE HOŞTUR. iNSANLAR ÜZERİNE ÇOKÇA KUR'ANI OKUYANLARIN " BU ZAMAN CİHAT ZAMANI DEĞİLDİR" DEDİKLERİ ZAMAN GELECEKTİR. KİM BU ZAMANA ULAŞIRSA BİLİN Kİ BU NE GÜZEL CİHAD ZAMANIDIR. - DEDİLER Kİ: YA RESULULLAH (s.a.v.) BUNU SÖYLEYECEK KİMSE VAR MIDIR? - EVET. BU KİMSE ALLAH'IN, MELEKLERİN VE BÜTÜN İNSANLARIN LANETLEDİĞİ TAİFEDEKİ KİMSELERDİR (İMAM NEBEVİ; TAĞRİBUL TEZHİB, ŞİFA ESSUDUR, MENARİUL ESVAĞ İLA MESARİ SAĞ) |
Boğularak ölen şehiddir. Yanarak ölen şehiddir. Gurbette ölen şehiddir. Yılan gibi bir haşeratın sokup zehirlemesinden dolayı ölen şehittir. Karın sancısından ölen şehiddir. Çöken evin altında kalan şehiddir. Damdan düşüp ayağı veya boynu kırılarak ölen şehiddir. Üzerine taş yuvarlanarak ölen şehiddir. Canını korurken öldürülen şehiddir. Malını korurken öldürülen şehiddir. Din kardeşini savunurken ölen şehiddir. Komşusunu savunma uğrunda öldürülen şehiddir. İyiliği emredip kötülükten sakındırırken ölen şehiddir. Hadis (İbn-i Asakir). |
Her iyilik sadakadır kardeşine güleryüzgöstermen kovandaki suyu kardeşinin kabına boşaltman da sadakadandır Tirmizi birr 36 |
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kıyamet gününde, Allahın huzurunda, insanların en kötüsü, bir kısım insanlarla başka türlü, ötekilerle başka türlü konuşan ikiyüzlülerdir." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî. 112. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: Allah teâlâ buyurmuştur: "Ben kulumun zannı üzereyim. Nasıl isterse beni öyle sansın." Hayyan radıyallahu anh. Ahmed. 113. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin evine bazı insanlar geldiler ve onun ibadetlerini sordular. Onunkiler anlatılınca kendi ibadetlerini azımsadılar. "Biz nerede, o nerede! Onun tüm günahları affetilmiştir," dediler. Biri, "Ben bütün gece uyumayıp namaz kılacağım," dedi. Diğeri, "Ben devamlı oruç tutacağım," dedi. Öbürü de, "Ben kadınlardan uzak duracağım," dedi. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem geldi ve onlara: "Bu sözleri söyleyenler siz misiniz? Bana gelince, ben Allahtan hepinizden daha fazla korkarım ve Ondan hepinizden daha çok çekinirim. Orucu hem tutarım, hem de tutmam. Namazı hem kılarım, hem uyuduğum da olur. Hanımlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir!" buyurdu. Enes radıyallahu anh. Buhârî. |
Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki : Bana bir koyunun inciğe kadar ayağı hediye edilse kabul ederim, böyle bir yemeği yemeye çağırılsam icabet ederim. Tirmizi, Ahkam 10 |
| Saat: 13:02 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık