![]() |
bu kadarda olurmu >>İLK GECE >>TEMEL KARISI NATASAYA GERDEK GECESI SORMUS >>- ILK UYUDUGUN ERKEK BENMIYUM >>NATASA - UYURSAN EVET >> >>****************** >> >>APTAL >>TEMELE SORMUSLAR APTALMI GUZELMI OLMAK ISTERSIN >>- GUZELLIK GECICIDUR. >>DEMIS. >> >>***************** >> >>TARIH DERSI >>TEMELE HOCASI SORMUS >>- 1881 DE NE OLDU? >>- ATATURK DOGDI. >>- 1914 NE OLDU? >>- ATATURK 33 YASINA BASTI >> >>****************** >> >>TUVALET KAGIDI >>FADIME ILE TEMEL BUYUK ADADA DOLASIYORLARMIS >>BIR MARTI TEMELIN KAFASINA PISLEMIS >>FADIME - TEMEL GIT SU TUVALETTEN TUVALET KAGIDI AL >>TEMEL - GEREK YOKTIR KUS COKTAN UCUP GITTU >> >>****************** >> >>BOSANMA DAVASI >>TEMEL FADIMEYE BOSAN MA DAVASI ACMIS VE HAKIME >>- SAYUN HACUM BEY KARIM UC YILDUR EVDE NE BULURSA >>USTUME >>FIRLATIYU NE OLUR BIZU BOSAT >>HAKIM SORMUS ; >>- PEKI EVLADIM NIYE BUNUN ICIN UC YIL BEKLEDIN? >>TEMEL - YENU YENU ISABET ETTURMEYE BASLADUDA! >> >>****************** >> >>PIYANGO >>BUYUK IKRAMIYE CIKAN TEMELI UC AY SONRA BAKKAL,KASAP >>VEBORCLU >>OLDUGU DIGER ESNAF YOLDA CEVIRMIS ; >>- ULA TEMEL SANA IKRAMIYE CIKTUGU HALDE UC AYDIR NIYE >>BORCUNU >>ODEMIYOSUN? DIYE SORMUSLAR >>- ZENCUN OLDI DEGISTU DEMESUNLAR DIYE DEMIS. >> >>****************** >> >>IDAM MAHKUMU >>IDAMA MAHKUM OLAN TEMELE SON ARZUSUNU SORMUSLAR >>- BENU OGLUMIN YANUNA GOMIN DEMIS OGLUNUN YASADIGI >>ORTAYA CIKINCA , >>- BEN BEKLERUM DEMIS. |
bir daha yapmayın lütfen Ses Gelmiyorsa! Bir kadının çok sevgilisi varmış... Temel bizim çapkın hatunun ağına düşmüş. Tam işe koyuluyorlar biri geliyor bir süre geçiyor, kapı calıyor, kadın "eyvah kocam " deyip Temeli bir torbaya sokuyor... Hatun kişi kapıyı açıyor kapıyor... Her seferinde başka bir sevgilisi... İkinciyi içeri alıyor. Bir kapı sesi daha... Kadın yine "eyvah kocam" diyor, onu da bir torbaya atıyor... Açıyor kapıyı başka bir sevgilisi... Onu da içeri aliyor bir süre sonra gene kapı. Yine önce oda sonra torbaya.. Kadın tam kapıyı açıyor cidden kocası karşısında... Herif bir bakıyor evde kocaman üc torba "bunlar ne "diye soruyor... Karısı - Pazardan alışveriş yaptım hayatım! diyor. Adam gidiyor birinci torbaya sıkı bir tekme sallıyor. Torbadan "gıtgıdak" sesi geliyor... İkinciye koyuyor tekmeri "meeee " sesi geliyor... Üçüncüye bir tekme atıyor... Ses yok... Bir tekme daha gene ses yok... Sert bir üçüncü tekme daha... Ve torbadan Temel'in sesi. -Ula hayvanoğlu hayvan ne tekme atiysin ses gelmiyse ya soğandır, ya patatestir da. ATM kullanma kılavuzu Erkekler için: 1- Aracınızla bankamatiğe yanaşın. 2- Sol ön camı açın. 3- Kartınızı yuvaya sokup şifrenizi girin. 4- Çekmek istediğiniz tutarı girin. 5- Kartınızı, paranızı ve fişinizi alın. 6- Camı kapatın. 7- Yolunuza devam edin. Bayanlar için: 1- Aracınızla bankamatiğe yanaşın. 2- Geri vitese takıp camla makine aynı hizaya gelmesi için gereken miktarda geri gelin. 3- El frenini çekin, camı açın. 4- Çantanızı bulun, kartınızı bulmak için ön koltuğa boca edin. 5- Radyonuzu kapatın. 6- Kartı makineye takmaya çalışın. 7- Arabadan bariz miktarda uzak kalan makineye daha rahat ulaşabilmek için arabanın kapısını açın. 8- Kartı yerleştirin. 9- Doğru tarafından tekrar yerleştirin. 10- İç kapağında şifrenizin yazılı oldugu telefon defterinizi bulmak için çantanızı kurcalayın. 11- Şifrenizi girin. 12- İPTAL tuşuna basın ve doğru şifrenizi girin. 13- Çekmek istediğiniz tutarı girin 14- Yan aynadan makyajınızı kontrol edin. 15- Paranızı ve fişinizi alın. 16- Çantanızı tekrar koltuğa boşaltarak cüzdanınızı bulun ve paranızı içine koyun. 17- Fişinizi fermuarlı bölüme yerleştirin. 18- Makyajınızı tekrar kontrol edin. 19- 1 metre ilerleyin. 20- Bankamatiğe doğru geri geri gelin. 21- Kartınızı alın. 22- Çantanızı tekrar döküp kredi kartlığınızı bulun ve kartınızı uygun yere yerleştirin. 23- Arkanızda söylenmekte olan erkek sürücüleri kızdırmak için uygun el hareketini yapın. 24- Motoru tekrar çalıştırın ve yola devam edin. 25- 5-6 kilometre ilerleyin. 26- El frenini indirin Çalışıyorken Dene! Dünyanın en ünlü kalp cerrahı De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey'e dönerek: - "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?" Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş: - "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!" Ah bu Temel ah! Temel yere bir daire çizip bu dairenin içinde horon tepmeye baslamış. Niçin? Kendi çapında eğlenmek için. Temel sigarasini bir metre uzunlugundaki ağızlığa takıp içiyormus. Niçin? Doktoru sigaradan uzak durmasını söylediği için. Temel her gece yatmadan önce ayaklarına böcek ilacı sıkıyormuş. Niçin? Ayaklarında karıncalanma olduğu için . Temel hamile karısının çok su içmesine izin vermiyormus. Niçin? Bebek yüzme bilmiyordur diye... Temel her yemekten sonra cebine bir kaşık koyuyormus. Niçin? Doktoru yemeklerden sonra bir kaşık almasını söylediği için... Temel hasmına tehtid mektuplari yazarken eldiven giymiş. Neden? El yazısı tanınmasın diye. Milyarder Temel'in çocukları, derslerini villalarinin bahçesinde yapıyorlarmış. Niçin? Temel'e "zengin adamsın, çocuklarını dışarıda okut " dedikleri için ... Temel dolmakalemiyle mektup yazarken birden çok hızlı yazmaya baslamış. Neden? Dolma kalemin mürekkebi bitmek üzereymis. Temel doktorunun muayenehanesine kocaman bir fıçı ile gitmis. Niçin? Doktoru altı ay sonra idrarınla birlikte gel demiş Temel saçını ıslatmadan şampuanlıyormuş. Niçin? Sampuanın etiketinde "kuru saçlar içindir" diye yazdığı için. Atletizim şampiyonasına katılan Temel, doping yapmasına rağmen sonuncu olmuş. Neden? Doping yaptığı anlaşılmasın diye. Temel yeni satın aldığı arabasını kullanırken kahkahalarla gülüyormus. Niçin? Dostlari güle güle kullan demis. Temel yeni aldığı ayakkabısını bir hafta giymemiş Neden? Satıcı bir hafta kadar ayağınız sıkabilir dediği için. Temel araba kullanırken sık sık cebinden küçük bir kağıt cıkarıp okuduktan sonra tekrar cebine koyuyormuş. Ne mi yaziyormus bu kağıtta? Gaz pedali sağda, fren solda. Fıkra gibi Olay Genç adam; İstanbul'dan Ankara'ya otobüs ile giderken, Bolu dağında verilen molada hemen tuvalete koşturdu. Korkunç sıkışmıştı. Şansına boş kabin bulup kendini oraya attı.. Tam oturmuştuki yan kabinden bir ses "Merhaba" dedi.Adam şaşkın şaşkın "Merhaba" diye cevap verdi.. Ses devam etti "Nasılsın...? " İlk defa başına böyle birşey geliyordu... Yine şaşkın şaşkın cevap verdi "Sağol iyiyim...... Sen nasılsın....?" Ses sordu "Ne yapıyorsun...? " Bir an tereddüt geçirdi. Adam onun tuvalette olduğunu bildiği için mutlaka ne yaptığını da biliyordu. Başka birşey anlatmak istedi ve "Ben" dedi "İstanbul'dan gelip, Ankara'ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun...?" Adamın sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi."Hayatım, telefonu kapatıyorum. Yandaki tuvalette bir gerizekalı var. Sana sorduğum sorulara cevap verip duruyor. Ben seni daha sonra ararım." ÇAY DEMLERİZ Temel uzun yoldan gelir ve yol boyunca da eşini hayal eder durur. Ama eve geldiğinde çok yorgundur ve bu yüzden performansı ile ilgili tereddütleri vardır... Ya yorgunluktan bir şey olmazsa, ya yapamazsam rezil olurum diye düşünür. Sonunda ne yapacağına karar verir ve Fadime’ye seslenir... - Fadime suyu ocağa koy! Olmazsa çay demleruz! |
dünya hali işte.... Serçe Serçenin biri bir bahar günü dalgın dalgın uçuyormuş. Bir anda farketmiş ki, bir yolun bir metre üstünde uçuyo ve karşıdan da motorsikletli bir adam geliyo. Her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni yapmışlar... ama nafile... Serçe "çotaaank" diye kaska çarpıp düşmüş. Şimdi, motorcu sıkı bi hayvansever ya, doğal olarak hemen atlamış motordan; koşmuş serçenin yanına. Serçe baygın yatıyo.. kıyamamış, bırakamamış yolda; almış getirmiş eve. Eskiden kalma bi de kafesi var evde.. baygın serçeyi kafesin içine güzelce yerleştirmiş.. yanına da az biraz su, az biraz ekmek koymuş, vurmuş kafayı yatmış.... Bizim serçe bi müddet sonra ayılmaya başlamıs.. Daha tam seçemiyo ortalığı.. hafif bulanıklık var yani... Bi bakmıs ki parmaklık, ekmek, su falan var bulunduğu yerde... Birden dank etmiş vaziyet: -hass.....ir..... motorcuyu öldürmüşüz ...!!!! ******************** Nemfoman kadın, akşam dolaşırken, birden korkunç bir sex yapma isteği gelir kendisine. Etrafta kimse yok, çıldıracak. Bir kilise görür ve içeri dalar. Kilisede kimse yok ama nöbetçi papazı görür. Papaz : - Kızım gecenin bu vakti ne istiyorusun ? - Seni istiyorum seniiiiii. Al beni al !!! - Kızım neler saçmalıyorsun burası kilise ! - Umurumda değil, benimle seviş. Hemen Şiimdi !! - Kızım saçmalama ben bir papazım ! Yapamam ! Kız s oyunur ve yere uzanır. Muhteşem güzeldir de. kendini okşamaya başlar. Bizim papaz terlemeye başlar. Ne yapacağını bilemez halde, çarmıhtaki isaya döner. -Yüce isa ne yapmam lazım? Bana söyle ne olur !! İsa seslenir: - Çöz beni salak. Çabuk çöz beni !!!!!!!!!! :turkiye: kompetankedi:turkiye: |
> >Alisveristen sonra evine dönen kadin, kocasiniyatakta genc veguzel>bir kadinla yakalayinca dehsete düser. Ortaligidagitmaya kalkisacagi sirada kocasi onu durdurur. "..Söyleaciklayabilirim..." der.. "Eve donerken bu zavalli kizi gordum. Cok yorulmustu. Onuarabama aldim. Karni da acikmisti, o yüzden onu eve getirdim vesenin buzdolabinda unuttugun rostoyu pisirdim. Kizin ayakkabilaridelinmisti. Modasi gectidiye artik giymedigin ayakkabilarindan bir ciftverdim ona. Üsümüstü, oyüzden sana dogum gününde aldigim fakat rengini>begenmedigin icin hic giymedigin suveteri ona verdim. Kizin pantolonu parca parca olmustu, artik senin kalçalarinin siggmadigi bir>pantolonunu da verdim. Tam çikmak uzereyken bana"Karinizin artik kullanmadigi baska birsey var mi bu evde?" diyesordu.. ve iste buradayiz.. :D |
:D Yeni tabular..______________________________________________ yemekler yenmis tabu basina oturulmustur... kelime: doymak - abi biz demin naptik? - yemek yedik... - hah, yemek yeyince nasil olursun? - tok? - evet, onu mastar yap simdi... - tokmak!!! ________________________________________ kelime : sigara - kanser olmanın en kisa yolu... - ..sevgili.. - peki... ___________________________________________ kelime : eczane : hafiz simdi vermidon ne : agri kesici : ya tamam da yani prozac, diazem felan ne bunlar (boyle ilaclar secersem...) : ha, hap lan eheh. kafa mi ne, duman, esrar, ... : yok be hafiz iste hap. nerden aliriz biz hapi? : buldum lan torbaci __________________________________________ kelime-timsah -- abi boöle hani kertenkele nedir ---hayvan --ne cins hayvani ---surungen --ok abi bu kertenkelenin birkac beden buyugu --- ejderha --?!???!! _____________________________________________ kelime : mustehcen erkek: hani sen benim izlememe kiziyosun ya?! kiz : o? kizlar :ohaa! erkek:hee, onun genel adi? kiz :sanat? ______________________________________________ kelime : susi + hani olum varya ya gozleri cekik kim onlar - caponn ! + hah !. ne yer bunlar abi - iiiih, neydi la... tsunami.. ___________________________________________ son kelime eger bilinirse oyun ve hesap girecektir. sure son 10 saniye kelime: lambada. ekip1 bakan kisi: aha sictiniz ekip2 anlatan kisi:** sen öyle san. söyle bakalim alaaddinin cini nerede yasar. ekip2anlayankisi: lambada ekip1toptan: haskktirr... ___________________________________________ kelime: van gogh -abi bu kisi bir organini kesen bir sanatcı (kulak tabu kelimedir) -bülent ersoy!!! ________________________________________________ anlatan "tavuk"tan bir yere ulasmak gayesindedir. anlatan: yumurtayı yapan? anlayan: anne! sonuç: toplu dagilma. _________________________________________________ kelime: kurbaga - canlıyı siniflandirir boyle bitki.... -hayvan! -tamam abi, bi hayvan var hani opunce daha yakisiki oluyo -at! ________________________________________________ (kelime:katır) - simdi bu bir hayvan bole dana gibi ama ****! ................ _________________________________________________ (kelime:göcmen) -ördekler kısın ne yapar? -göc eder. -adamin ingilizcelisini bunun sonuna getir. -ordekmen? -error verdim!!! __________________________________________________ kelime: kara delik anlatan*: ya bu boyle cok buyuk, hup diye icine cekiyor... anlayan*: tarkan!!! ____________________________________________________ kelime : homeros anlatıcı : hani gecenlerde tarihi bi film oynadi dinleyen : truva anlatıcı : hah çabuk bulacaz bu kez.. truva kimin yazdigi bir destan? dinleyen : ne bileyim bee anlatıcı : hay allah.. peki, erkekten hoslanan erkege ne denir? dinleyen : ip… anlatıcı : sensin o ! baska ne denir olum ? dinleyen : gay anlatıcı : başka başka !! dinleyen : homo anlatıcl : hah ! ingilizcede gul ne demek dinleyen : roz anlatıcı : birlestir iste ! dinleyen : homoroz !! ( kopmaya burdan baslayin !! ) ___________________________________________________ kelime: ugur dundar anlatan: tv de program yapiyo hani yillardir anlayan: reha muhtar? ali kırca? anlatan: yok yok sarısın mavi gozlu anlayan: ataturk? biz: iptal! ___________________________________________________ kelime: kramp anlatan: hani futbolculara girer dinleyen: krampon gülme sesleri kesildiginde sure coktan bitmistir __________________________________________________ kelime : hostes a ve b turk dili ve edebiyati okumaktadirlar. a : gok goturu konuksal avrat b : hostes grup : 15 saniyelik error verdikten sonra. "nasil laaaaaan ??!?!?!?!" __________________________________________________ kelime: tabela ben: boyle otoyol kenarlarında olur, 10-20 merte araliklarla filan? oyunla ilgisi olmayan ve orgu oren anne : oros…! hepbirden: ohaaa ___________________________________________________ kelime: kontrol kulesi anlatan: biz neyle seyahat ederiz, x kişi: otobus an.: baska g.maximus.: ucak an.: ucagin inis kalkisina kim yon verir g.m.: kule an: ne kulesi x: galata kulesi tabu kartlari kahkaha esliğinde havalarda ucusur ________________________________________________ kelime: seruven a: abi macellan nası biriydi? b: ne biliyim iyi biriydi heralde (birinci kopus, ama duur) a: abi onu demiyorum neye düskündü? b: kariya kiza bi de ickiye olabilir (pes ________________________________________________ kelime:sehvet - tecavuzcu coskun nasil tecavuz eder? - ooo.. atlar, parcalar, bacak omuza... - hayır hayir, bi seyle yaa... neyle tecavuz eder? - yok artik! - ulen ib*eler sure akiyoooo!!! __________________________________________________ kelime:pelus -hani dogum gunlerinde, sevgililer gununde falan alirsin. -kalpli yastık. -hayır ya. ustunde seni seviyorum falan yazar. ayili, tavsanlı falan olur? -doldurulmus hayvan. etrafta ne kadar adam varsa yarilir ___________________________________________________ kelime: gayrimesru rakip cift (evli) k: eeee simdi ben baskasindan hamile kalsam ne olur? e: oros…. !??! __________________________________________________ kelime : tren (anlatma konusunda kendini asmis bir arkadasin agzindan) -abi simdi bu bir cesit geyik. -ren -heh, tut onu aklinda, hani teknik cizim dersinde bi cetvel kullanilir, nedir? -t cetveli, -ulan aslansiniz, birlesitirin simdi ikisini! -toren, taren, teren... -allah cezanizi vermesin, ulan sirkeciden ne kalkar? -vapur! -allahim oldur beni! -treeeeeeeeeeeeeeeen, tren tabi ya, olley! -aferim bide sevinin tabi!!! ___________________________________________________ kelime: misir kiz:keops nerde?? cocuk:etiler!! kiz:allah cezani versin emre.... ___________________________________________________ kelime: otomatik pilot erkek bir miktar anlattiktan sonra sorar; -e iste o havada hareket eden alet onu süren kisi olmadan giderse ne dersin? kız:oha derim! |
Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla birlikte oldum, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu..." ************************************************************************* Telesekreterlere konulmus enteresan mesajlar: "Merhaba.. karim ve ben su an size cevap veremiyoruz.. ama numaranizi birakirsaniz isimiz biter bitmez sizi arariz.." "Merhaba..Ben John.. Telefon sirketinden ariyorsan, faturanizi odedim merak etme... Anne Baba eger sizseniz, bana acilen para gonderin.. Yatirim danismanim eger arayan sensen, bana yeteri kadar para gondermemissin.. Erkek arkadaslarimdan biriysen, bana borcun var halaparami vermedin.. Kiz arkadaslarimdan biriysen, hic endiselenme bende para bol" "Merhaba.. simdi de sen bisey soyle.." "Merhaba.. ben su anda evde diilim ama telesekreterim evde, benim yerime onunla konusun..simdi size biiip diycek" " Merhaba,ben David'in telesekreteriyim siz kimsiniz??" " Merhaba.. mesaj birakirsaniz sizi ararim.. "seksi" bir mesaj birakirsaniz, sizi HEMEN ararim" " Merhaba!!! John'un telesekreteri bozuldu.. ben buzdolabındayım..." " Merhaba.. bu konusan bir makinedir.. ben mesajlari anlayabilirim.. sahiplerim cok temiz insanlardir,evimiz cok zevkli dosenmistir... Bir sürü yardim kurumuna bagista bulunmuslardir.. hey hala ordaysaniz mesaj birakin, onlar sizi geri ariycak kadar naziktirler" "Bu bir telesekreter degildir.. bu bir telepatik dusunce okuma makinesidir. bip sesinden sonra adinizi,neden aradiginizi ve numaranizi dusunun, ben de sizi aramayi dusunucem" "Merhaba.. buyuk ihtimalle evdeyim, ama hoslanmadigim birinin aramasindan korkuyorum.. Mesajinizi birakin, size geri donmezsem demek ki o korktugum sizsiniz" "Merhaba.. ben George!! Su anda size cevap veremiyorum.. mesajinizi birakin, ben size geri donene kadar telefonun basindan ayrilmayin" "Lutfen sinyalden sonra mesajinizi birakin.. yine de sessiz kalma hakkiniz var.. cunku soylediginiz hersey kaydedilecek ve aleyhinize delil olarak kullanilacaktir..." "Merhaba!! Biz Jim ve Sonya'yiz.. Su anda telefonu acamiyoruz cunku yapmayi cok sevdigimiz biseyle mesguluz... Sonya'nin tarzi yukari asagi, benim tarzim soldan saga ve yavas yavas... Neyse siz mesajinizi birakin, biz disimizi fircalamayi bitirince sizi arariz.." |
----- SENDEN ELEKTRIK ALAMIYORUM *.-senden elektrik alamiyorum -ben pil degilim! *.-senden elektrik alamiyorum kamil -yok oyle bele$e! *.-senden elektrik alamıyorum ilhan -başka bişey vereyim? *.-senden elektrik alamiyorum -kac gundur ugrasiyoruz burda, fisi prize bi taktirmadinki yavrum *.- senden elektrik alamıyorum... - çok zorlama, çarpılacaksın... *.senden elektrik alamiyorum -bi saniye izin ver? ben simdi duygularimi yogunlastirma karari aldim sen de elektrigin kralini alacaksin. *.-senden elektrik alamıyorum? -nasıl vermemi istersin? *.- senden elektrik alamiyorum - bir de surtunmeyi denesen? statik.. belki? *.-senden elektrik alamiyorum -sana kablo takmaya niyetim yok da ondan... *.-ay ben senden elektrik alamıyorum ayhan. -yüksek gerilim hattı mıyım lan ben!! -ay ne bağırıyorsun beee.. -çarparım *.-senden elektrik alamiyorum. -kontrol kalemi soktun mu? *.-senden elektrik alamıyorum tamer. -önemli olan voltaj değil akımdır... *.- senden elektrik alamiyorum kaan. - kimden alabildin ki ?! *.-senden elektrik alamıyorum .. -fişi takmamışımdır o zaman... *.- senden elektrik alamıyorum tamer?? - iyi de önce şalteri kaldırman lazım *.-senden elektrik alamıyorum erkan? -motor musun? *.- senden elektirik alamiyorum. - alamazsin tabi cunku sendeki tesisat bendeki elektirigi almaya yeterli degil... - nasil yani? - fisinin boyu cok kisa, yetismiyor prize!!! - (aglamakli bir sesle) hani boyu degil islevi onemliydi? - aglama sus!...lafa bak benden elektirik alamiyormus. sinirlerimi de bozma. hayir sonunda prize uzatma kablosu cekecegim o olacak... :D |
Başarı Adam gazete okuyordu, karısına döndü : - Burada bütün basarılı ve ünlü erkeklerin silik ve önemsiz babaları olduğu yazıyor, dedi. Kadın gülümsedi : - Oğlumuzun bir şansı var öyleyse... Temel ve Kraliçe Elizabeth Temel Istanbul a gelmiş, yürüyormuş.Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyul- maktaymış. Merak edip sormus. "Hemşerim bu top atışları neyin nesi?" diye. Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atışı yapıldığı anlatılmış. Aradan yarım saat geçmiş ve top atışları halen sürmekteymiş. Temel yine sormuş bir baskaşına "Bu top atışları neden?" diye. Aynı cevabı alınca söylenmiş"Ulan, yarım saattir bir kariyi vuramadılar, be!" Paraşitçü Temel Temel Nato da havaci olarak askerligini yapiyormus. Komutan askerlere parasütle nasil atlanacagini ögretmis. - "Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz. Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz." Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi çeker yine açilmaz. O sırada yere yavas yavas süzülen komutaninin yanindan geçerken sorar: - "Komutanim, komutanim.. O karinin adi neydi ?" Pilot Temel Pilot Temel telsize var gücüyle bağiriyordu : - "Ula, sağ motor bozuldu. Düşeyrum, düşeyrum. Meydey düşeyrum. Kule düşeyrum." Kule hemen cevapladi : - "Mesaj anlaşildi. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin." Temel gayet ciddi : -"Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk." Nasıl Vazgeçerim Genç kadin doktora sikayetlerini anlatiyordu : - Birincide yoruluyorum. Ikincide gögsümde ve bacaklarimda agrilar basliyor, üçüncüsünde bayilacak gibi oluyorum, kalp çarpintilarim ve nefes almam fazlalasiyor. Doktor sordu : - Neden birincisinden sonra vazgeçmiyorsunuz? Genç kadın : -Nasil vazgeçerim doktor bey, apartmanin dördüncü katinda oturuyorum... 24 Saat Doktor hastasina o güne degin yapilan tahlillerin sonuçlarini açiklamaktadir; -Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var... Önce kötü haberi vereyim. Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmış. Adam yıkılır ve doktora dönüp : "Hayir olamaz. Buna inanamiyorum. Fakat, fakat bundan daha kötü bir haber olamaz ki? Doktorun yanıtı kısa olur : -Dünden beri size ulasmaya çalışıyorum... Yanlis Bacak Doktorun biri hastasinin yanina gelir ve konusmaya baslar : - Size bir iyi, bir de kötü haberim var. Önce kötü haberi soyleyeyim isterseniz... Himm, maalesef yanlis bacaginizi kesmisiz... Çok üzgünüz... Ama iyi habere sevineceksiniz!.. Öteki bacaginiz iyilesiyor... Ne Zamandan Beri Adam ruh doktoruna gitmis, - Bende unutkanlik basladi doktor bey, demis - Ne zamandan beri, diye sormus, doktor, - Ne, ne zamandan beri, doktor bey? Şaplak Ilk dogumunu yaptiran stajyer doktor, yaninda kendisini izleyen hocasina sordu : - Nasil buldunuz hocam? Profesör : - Iyi, iyi... dedi. Yalniz, dogumdan sonra annenin poposuna degil, bebegin poposuna saplak vurulur !.. Dilinizi Çikartin Hekim sikayeti dinledikten sonra kiza dönmüs, "******n" demis... "Fakat doktor" demis kiz "hasta olan ben degilim, annem..." Doktor anneye donmus,"Dilinizi çikarin bakayim hanimefendi...". Morg - Doktor beni morga mi goturuyorsunuz?.. - Evet. - Ama ben daha olmedim ki... - Olsun biz de daha gelmedik zaten.... Uykusuzluk Doktor, uykusuzluktan yakinan isadamina : - Her gece, dedi, yataga yattiktan sonra 25 bin koyun sayin. Ilaçtan daha etklidir bu yöntem. Üç gün sonra hasta yeniden geldi : - Söylediginiz gibi 25 bin koyun saydim, doktor. Sonra bunlardanyün elde ettim. Egirip kumas dokuttum. 20 bin takim elbise çikacagini hesapladim. Simdi terzi parasi ile astari nereden bulacagimi düsünüyorum. Yine uyku tutmuyor!.. Yorgunluk Genç bir sanatçi adayi kiz, doktoruna telefon açip aldigi randevuya gelemeyecegini söyledi. Doktor sordu : - Neden çok mu hastasiniz? - Yoo degilim. Yalniz bugün bir prodüktöre gidip bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha sonra ev sahibiyle kira meselesini tartistik. Kisacasi doktor bey, bir defa daha soyunacak halim kalmadi... Kızamık Adam Doktor`a telefonda derdini anlatıyordu: - Doktor Bey, bizim oğlan kızamık. - Biliyorum, dün sizin eve girip gerekli şeyleri söyledim, kendisini kimseyle temas ettirmeyin ve... - Ama doktor bey, oğlanhizmetçiyi öpmüş bir kere... - Ya bu fena işte... Öyleyse hizmetçiyi de karantinaya almalı. - Doktor bey, bir şey daha var, sonra hizmetçiyi bende öptüm... - O... İşler çatallaştı, hastalık herhalde size de bulaşmış olmalı. - Yaaa.. Sonra ben karımı da öptüm... - Ne diyorsun yahu? Öyleyse ben de kızamık olacağım demek... |
Adamcagiz hayli alkollü ve de bitkin üstelik gecenin saat üçünde evine gelir. Karisi son derece zinde, duruma kesinlikle hakim, kocasini sorgulamaya baslar. - Söyle bakalim Süpermeeen. Neler yaptin bu aksam? - Valla karicim, patronla beraber müsterileri yemege çikarttik. - Eeee, sonra ne yaptiniz süpermen? - Oradan striptize gittiiik... Ben sadece seyrettim. - Yani sen bisiyler yapmadin degil mi, süpermen ??!!! - Ben hiç bisicikler yapmadim, ama sen niye bana ikidebir süpermen diyorsun? - Valla, ben bir seni bir de süpermeni gördüm donunu pantolonunun üstüne giyen !!! |
_ETEKLİ RAHİBE_ Iki rahibe varmis biri matematikçi biri mantikli. Bunlar bir aksam karanlikta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe mantikliya dönerek ; -"Yaklasik 20 dakikadir bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklasiyor su anda aradaki mesafe 50 metre" der. Bunun üzerine mantikli rahibe bunun tek mantikli açiklamasi olabilecegini ve adamin kendilerine tecavüz edecegini ve daha hizli yürümeleri gerektigini belirtir.Rahibeler daha hizli yürümeye baslarlar. 2 dakika sonra matematikçi rahibe: -"Adam da hizlandi ve aradaki mesafeyi kapatiyor, su anda 30 metre arkamizda... O zaman mantik olarak kosmamiz gerekir." Rahibeler kosmaya baslar ve 3 dakika sonra matematikçi rahibe -"O da kosuyor ve arayi kapatiyor su anda mesafe 10 metre.O zaman mantik olarak bizi yakalayacak birimiz saga digerimiz sola saparak kiliseye ulasmaya çalisalim en az birimiz kurtulur.". Ve matematikçi saga dogru kosmaya mantikli sola dogru kosmaya baslar. Matematikçi 20 dakika sonra kiliseye ulasir ve telas içinde beklemeye baslar. Aradan 40 dakika geçtikten sonra mantikli rahibe gelir. Matematikçi sorar ; -"Ne oldu ne yaptin ?" -"Adam beni takip etti artik mesafe üç-bes adima kadar azalmisti, mantik olarak daha fazla kosmanin anlami yoktu... -"Eeee..." "Mantik olarak ben durdum adamda durdu." -"Sonra..." -"Mantik olarak ben etegimi kaldirdim oda pantolonunu indirdi." -"Peki daha sonra...." -"Daha sonra ne olacak etegini kaldirmis bir rahibe pantolonunu indirmis bir adamdan DAHA HIZLI KOSAR..." :naughty: |
2 haftalik evli bir cift.. Adam bir aksam yalniz basina cikip arkadaslariyla eglenmek ister.. Karisina der ki : "Sevgilim, ben çikiyorum" Karisi sorar: "Nereye gidiyorsun hayatim?" "Bara gidiyorum birtanem arkadaslarimla biseyler icecegiz.." Karisi : "Aman da aman benim kocacigim içki mi istiyormus" diye hemen minibar'a kosar ve 12 ülkeden 25 degisik icki cesidini adamin karsisina koyar... Adam bunun uzerine : "Benim düsünceli tatli sevgilim" der.. "cok tesekkur ederim, ama barda... biliyosun.. buz gibi bardakta...." Adam daha cumlesini bitiremeden kadin hemen mutfaga kosar, derin dondurucudan cikardigi bardagi kosa kosa adama getirir.. "Aman da aman benim askim ickisini buz gibi bardakta mi icmek istiyormus.. al bakalim" diye bardagi adama verir... Adam sokta.. "Benim güzel kurabiyem" der.. "ama barda buz gibi ickimi icerken yaninda yedigim cerezler.. Bilsen canim nasil cekti.. Sana söz, 2-3 saat icinde dönecegim." "Aman da aman benim canimin içi kocacigim cerez mi istiyormus" diye kosa kosa iceri gider... Döndügünde bir tepside 15 cesit cerez fistik, findik, ne ararsaniz tabaklara konmus olarak adama getirir... Adam artik dudaklarini isirmaya baslamistir ve son bir güçle kadina der ki : "Ama benim güzel melegim, barda biliyorsun hani arkadas arkadasa ortamda.. yaw erkek erkege bi muhabbet vardir bilirsin, hani biz kendi aramizda biraz "rahat" konusuruz.. Ve kadin ona gülümser : "Aman da aman benim bitanecik kocacigim erkek erkege rahat muhabbet etmek mi istiyormus... o zaman... BANA BAK OGLUM AL SU LANET OLASI ICKINI BARDAGINA DOLDUR VE CEREZLERINI DE YE ZIKKIMLAN, HICBIRYERE GITMIYORSUN!! ANLADIN MI |
***Istiklal'in oralarda, 9-10 yaslarinda, buyuk olasilikla tinerci,iki cocukla konusuyor polis. Birisine sordu, "Nerede oturuyorsun sen, evin nerede senin?". Cocuk: "Evim filan yok, orada burada uyuyorum". Polis oburune dondu: "Peki sen?".Ikinci cocuk:........... "Komsuyuz!" ***is icabi Isparta'da bir musterimizi aradim. Telefonu acan kibar bayana ilgili kisinin mail adresini sordum. Hanimefendi gayet kibarca "Bizim burada internet cekmiyor" dedi. Cuma aksami gecenin bir yarisi Arnavutkoy'de taksi ariyordum. Fakat etrafta bir tane bile yoktu. Arabasini park etmis yemek yiyen bir taksi soforu gordum. Adama yaklasip, "Abi musait misin?"dedim. O da, "Ehliyetin var mi?" diye sordu. Taksim'e kadar taksiyi ben kullandim,o pasa pasa yemegini yedi. ***Bir arkadas anlatti.Gecenlerde Taksim'de yururken SIKISINCA McDonalds'in tuvaletine girmis. Tuvaletten sonra elini kolunu sallaya sallaya restorandan cikarken elemanlardan biri arkasyýdan seslenmis: "Bir gun yemege de bekleriz..." ***Izmirliler bilir, toplu tasimada Kentkart uygulamasi Vardir. Karta para yuklersiniz, otobuslerde manyetik okuyucuya tutarsiniz ve okuyucu okuduguna dair sinyal sesi verir. Kentkart uygulamasinin ilk yili idi. Yasli ama cok tonton bir teyze elinde Kentkartla otobuse bindi. Nedense karti soforun suratina dogru Tuttu (Herhalde paso gibi gosterilecek zannetti). Sofor iki-uc saniyelik saskinlik periyodunu atlattiktan sonra, "Biiiiip!" dedi. Teyze bi sey olmamis gibi gecip soforun arkasina oturdu. Otobusteki herkes kahkahalarla gulerken bense soforun zekasina hayran olmustum. |
ÇAY BARDAĞI Bir Amerikalı, bir Ingiliz ve bir Irak'li kahvede oturmus çay içiyorlarmis. Amerikali, çayını bitirince bardagi havaya firlatmis,silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis; "Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demis. Ingiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates ederek bardagi parçalamis; "Bizim Ingiltere kumsallarinda bardak yapacak cam için o kadar çok kum vardir ki, ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demis. Bunun üzerine Irakli da buz gibi sogukkanli bir sekilde çayını bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini çekerek Amerikali ve Ingilizi vurup öldürmüs ve silahın namlusunu üflerken mırıldanmış. " Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar çok var ki, biz ayni adamlarla iki kere çay içmeyiz." demiş. |
Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış: - "Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım." Hakim kocaya sormuş: - "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?" Adam "Var tabii" demiş ve anlatmış: - "Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?" Hakim sekreterine dönmüş: - "Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır..." Birgün kadın kocasına -"Bey musluk bozuk,gel şunu tamir et" demiş.Adam da -"Ben muslukçumuyum!" demiş.Ertesi gün kadın yine kocasına -"Bey şu elektrikleri tamir et" demiş adamda -"Ben elektrikçimiyim!" demiş.Birgün adam bi bakmış ikisi de tamir edilmiş.Karısına -"Ben sana para bırakmadım.Nasıl yaptırdın bunları?" demiş.Kadın da -"Üst komşu geldi.Ya benimle birlikte olursun yada pasta yaparsın dedi" Adamda -"Peki sen neli pasta yaptın?" demiş. -"BEN PASTACI MIYIM?" Bir golf kulübünün soyunma odasında bir sürü adam giyiniyormuş. Ortada duran bir cep telefonu çalmış. Yakınındaki bir adam hands-free konuşma düğmesine basmış ve giyinirken konuşmaya başlamış. Adam: Alo Kadın: Merhaba şekerim, kulüpte misin? Adam: Evet. Kadın: Ay ben burada süpper bir deri ceket gördüm. 1000 dolarcık. Alabilir miyim? Adam: Oluur, madem çok sevdin, al tabii. Kadın: Aslında buradan önce de galeriye uğradım. 2002 modelleri gelmiş, tam istediğim renkte bir tane buldum. Adam: Ne kadar? Kadın: 60 bin dolarcık. Adam: O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını isterim ama... Kadın:Yaşasınnn! Bir şey daha var. Geçen sene beğendiğimiz ev yine satılık ve 450 bin dolar istiyorlar. Adam: Tamam, ama 420 bin dolardan fazla verme sakın. Kadın: Oldu şekerim. Sonra görüşürüz. Seni seviyorum. Adam: Ben de seni... Görüşürüz. Adam telefonu kapatıp afallamış şekilde onu seyreden topluluğa döner ve sorar: -"Bu telefon kimin, bilen var mı?" Adamın birinin canı mercimek corbası çekmiş.Kalkmış çorbacıya doğru gitmiş.İçeri girdiğinde garsona -"Bana merçimek çorbası getir" demiş ve garsondan -"Biraz önce bitti" cevabinı almış.Başka bir lokantaya gider adam garsona yine sorar ama yine kalmadı cevabını alır birkaç lokanta gezdikten sonra son bi lokantaya girmeye karar verir içeri girer garsona merçimek çorbası varmı diye sorar.garsonda -"Son tabagı şu karşı masada oturan beyfendie verdim.Sanırım o daha yemedi" der.Adam yavaşça adama dogru yaklaşır bakar adam gazete okumakta.Sesizce adamın önündeki corbayı kaşıklamaya başlar.Adam çorbayı bitirince tabagın dibinde kıl görür ve midesi bulanarak bütün yediklerini cıkartır.Masada oturan adam gazetesini toplar ve -"Sende mi gördün o kılı.." Temel ile Dursun yıkanmak için hamama gider. Temel soğuk duş alır kese taşında yatan arabın önüne oturur. Dursun ise duştadır. Temel dursunun yanına koşa koşa gelir. Dursun; -"Nere cidiysun da!" -"Kese taşında yilan vardi.Pen paşına furdum kaçtım ama arabı soktu galiba arap kaçamadi." Adamınbiri ,hasbelkadermi yoksa kendi seçimi sonucumu bilmem ,cehenneme gider.Görevli melek kendisine bir topuz vurur ve yedi kat yerin dibine girer çıkar,tam dizlerinin üzerine doğrulur ateşten bir kamçı suratını ve sırtını yakıp geçer,toza toprağa bulanıp neye uğradığını anlamadan elini uzatır ve ağlamaklı bir şekilde -"Ula zebani efendi! İşte,böyle yapıyorsunuz, vatandaşa kötü muamele yapıyorsunuz,hiç kimse gelmek istemiyor bu cehenneme.." Atatürk'ün öldügü 1938 yilinin 10 Kasim günü, Istanbul Üniversitesi'nde ders okutan bir Alman profesörü, derse girdiginde ögrencilerinin üzgün halini görünce, yüregi paramparça olmus bir halde, üniversite rektörüne telefon ederek: -Bugün ders vermeyecegim, ne yapayim dersiniz? -Sizin memleketinizde büyük bir adam ölünce ne yapilirsa onu yapin. Rektörün bu sözlerine karsilik profesörün cevabi su olur: -Almanya'da hiç bu kadar büyük bir adam ölmedi... New York`tan Los Angeles`e giden ucakta cingoz bir avukat ile sarisin aptal gorunuslu bir hanim yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanimla yakinlasmak hem de hosca vakit gecirmek icin bir oyun teklif ediyor. Kabul gorunce oyunu anlatiyor: -Size bir soru soracagim, cevabi bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksiniz bilemezsem ben size 50 dolar verecegim. Ve ilk soruyu soruyor: -Ay ile dunya arasindaki uzaklik ne kadardir? Kadin tek soz soylemeden cantasindan 5 dolar cikarip adama uzatmis. Soru sorma sirasi sarisina gelmis: -Tepeye 3 ayakla tirmanip 4 ayakla asagi inen sey nedir? Adam dakikalarca dusunmus... Yaniti bulamamis... Cuzdanindan 50 dolar cikarip kadina uzatmis. Kadin parayi kibarca alip cantasina koyarken avukat merakla sormus: -Cevap ne? Kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5 dolar cikarip adama uzatmis... |
Temel arkadasina hakaret ettigi için yargilaniyomus, mahkemede kendisini savunmus: -Yok hakim bey, ben kendusuna sadece hayvan dedim -Iyi ya, hayvan demek hakaret degil mi? -Ne demek hakim bey... Yanlis anlasiliyi... Insan kurnaz bir dilkidur. Kurnazlikta ileri gidersa kurttur, pek cesur ve heybetli olursa aslan, uysal olursa kuzi, korkak olursa tavsan, inatçi olursa esek, güzel sesli olursa bülbül... velhasili kelam, hakim bey, insan hiçbir zaman heyvanluktan kutulamaz. Avrupa Birligi Dışişleri Bakanlarının bir araya geldiği Meis Adası'nda,Verhaugen, bakanlara bir öneri sunar: - "Sayın bakanlar, son aday ülkeler olan Romanya,Bulgaristan ve Türkiye Dışişleri Bakanlarına birer soru yöneltelim ve soruların cevaplarını bilen bakanların ülkelerini gelecek sene AB'ye alalım, ne dersiniz?" Öneri kabul edilir ve Verhaugen ilk sorusunu Romanya Dışişleri Bakanı'na yöneltir: -"Sayın Bakan, Amerikalılar ilk atom bombasını kaç yılında kullandı lütfen söyler misiniz?" -"1945 yılında." Romanya alkışlarla Birliğe kabul edilir ve ikinci soru Bulgaristan Dışişleri Bakanı'na yöneltilir: -"Sayın Bakan ilk atom bombası nereye atıldı, lütfen söyler misiniz?" -"Hiroşima'ya atıldı." Bulgaristan alkışlarla birliğe kabul edilir ve üçüncü soru Türkiye Dışişleri Bakanına yöneltilir. -"Siz de lütfen Hiroşima'da kaç kişi öldü, ölenlerin isimlerini ve adreslerini söyler misiniz?" Bir Amerikali, bir Ingiliz ve bir Irakli kahvede oturmus çay içiyorlarmis. Amerikali çayini bitirince bardagi havaya firlatmis, silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis -"Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demis. Ingiliz de bunun üzerine çayini bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates ederek bardagi parçalamis -"bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam için o kadar çok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demis. Bunun üzerine Irakli da buz gibi sogukkanli bir sekilde çayini bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini çekip Amerikali ve Ingilizi vurup öldürmüs -"Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar çok var ki,biz ayni adamlarla iki kere çay içmeyiz.." Adam barda gördügü güzel bir bayanla konusmanin yollarini ariyordu.Sonunda cesaretini toplayarak kiza yaklasti ve, -"biraz konusabilir miyiz, acaba?" dedi.Kiz birden haykirdi: -"Terbiyesiz! Ben senin bildigin kizlardan degilim!" Adam utancindan yerin dibine girmisti. Herkes ona bakiyordu. Gitti ve masasina oturdu. Bir süre sonra kiz ona yaklasti.Gülümseyerek, -"Az önceki olay için özür dilerim.Ben psikoloji ogrencisiyim ve utandirici durumlarda insanlarin nasil davrandiklarini inceliyordum." dedi.Adam avaz avaz bagirarak cevap verdi: -"Ne? Gecesi 200 dolar mi? Deli misin sen Hergün hastenenin önünden geçen adam bahçeden 16 16 16 diye sesler duyuyordur. bir gün merak eder ve bahçenin duvarına tırmanıp bahçenin içindeki delilere bakar tam bu sırada deliler bunu içeri çeker ve -"17 17 17 .." |
1 - Içki Öldürür Albay askerlerin içki içmelerine engel olmak için kantinin duvarina bir yazi asar. Yazida : - Içki öldürür, yazmaktadir... Ertesi gün oradan geçen albay ne görsün? Biri yazinin altina sunlari ilave etmemis mi : - Askerler ölmez!.. 2 - Firariler Kore de Türk Tugayindan iki Anadolu lu asker biraz gezmek için firar ederler. Sehirde bir asagi bir yukari dolasirken, inzibat subayi bunlari yakalar ve sorar : - Hani sizin izin kagitlariniz? Erler subayi atlatiriz umuduyla : - Biz Amerikaliyiz, diye cevap verirler. Subay durumu anlar, ama hiç bozuntuya vermez : - Amerikanin neresindensiniz? diye sorunca : - Içindenik kumandanim!...diye yanit verirler... 3 - Tokat Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman karardigi zaman, MUCCK bir öpücük sesi ve ardindan SIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden ciktiktan sonra yasli kadin : - Aferin genc kiza, nasil yapistirdi tokadi, diye düsünmekte ve kafasini sallamaktadir.Genc kiz da : - Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye kalkti ama kadin da iyi yapistirdi, diye dusunmektedir. - Albay ise : - Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz yedik, diye yanarken er de icinden söyle düsünmektedir : - Hehe. Aferin lan bana. Elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi albaya... 4 - Son Arzu Gardiyan ile idama mahkum bir tutuklu konusuyorlardi. Gardiyan : - Bunca ay dost geçindik seninle, dedi. Sen de giderayak bir iyilik yap bana. - Ne gibi? - Idam sehpasinin yanina gelince savci sana son arzun nedir diye soracak. Sen debeni gösterip, sesini de yükselterek su gardiyanin ayliginin arttirilmasini istiyorum dersin... 5 - General Motors Iki erden birisi, geçen kamyona selam durunca öbürü sordu : - Neden selem verdin? -Görmedin mi? Kamyonun üzerinde General Motors yaziyordu... 6 - Insan Kilçigi Yeni erler egitim görüyordu. Ders veren üstegmen, karadenizli bir ere insan iskeletini göstererek ne oldugunu sordu. Er : - Insan kilçigidir komutanim, dedi... 7- Tek Ben miyim? Manevra varmis. Mehmet elde tüfek yerde yatiyormus. Komutan gelip sormus : - Düsman önden gelirse ne yaparsin? Mehmet cevaplamis. Su yandan, bu yandan, arkadan gelirse, diye tekrar sormus komutan. Mehmet bunlari da cevaplamis. Komutanen sonunda : - Ya düsman tepeden gelirse? deyince. - Bu memleketin tek askeri ben miyim komutanim? 8 - Pasayla General Astsubay, acemi erlere ilk dersini verirken sordu : - Pasayla general arasinda ne fark vardir? Memo ayaga kalkip cevap verdi : - Pasa yaslidir, sismandir, babadir, izin çoktir. General gençtir, zayiftir, serttir, nöbet çoktir!.. 9 - Karavana Teskere zamani yaklasmistir. Ayni tertip askerlerden bazilari oturup karar alirlar. Bir daha saf asker Mehmet e ayak isleri yaptirmayacaklardir. Karari Mehmet e açiklarlar. Bu habere çok sevinen Mehmet yine de dogrulatmak için tek tek sorar: - Sen Ali, ayakkabilarini bana boyattirmayacaksin degil mi? - Evet. - Sen Osman, benim sigaralarimdan otlamayacaksin degil mi? - Otlamayacagim. - Sen Hasan, çoraplarini bana yikattirmayacaksin degil mi? - Yikattirmayacagim.Herkesten gerekli yaniti alinca Mehmet : - Iyi, bundan sonra ben de karavanalarin içine isemiyecegim... 10 - Yeniçeriler Osmanlinin balkanlara dogru yeni yeni yayilmaya basladigi dönem. Yeniçeriler Balkanlarin iç kisimlarina dogru yavas yavas ilerken Balkan halkinin Osmanli hakkindaki düsünceleri ve korkulari degisip evlerinden disariya çikmaya basliyorlar. Ozamana kadar böyle cengaverler görmemis olan halkin dikkatini en çok yeniçerilerin gögüs killari çekiyor ve bir yeniçeri ile halktan bir kisi arasinda söyle bir diyalog geçiyor : - Hiç böyle gögüs killari görmemistim bir tane hatira olarakalabilirmiyim? Yeniçeri : - Vitrini bozma bacim depodan verelim!.. 11 - Vatan Topragi Karavana saatinde askerlerden bazilari, yemeklerin içinden tas ve kum çiktigi için sikayette bulunurlar. Komutan kizar ve : - Kesin lan, buraya ziyafet için degil, vatani korumak için geldiniz. Bunun üzerine askarlerin arasindan bir ses yükselir : - Vatan topragini da yemeye gelmedik... 12 - Ördek Böregi Acemi er, levazim basçavusuna yakinir : - Basçavusum, bize yemekte ördek böregi verdiler. Yemin ederim ki, içinde bir gram bile ördek eti yoktu. - O halde? diye yanitlar basçavus. Sen hiç asker bisküvisi yedin mi? - Sey... Yani evet, basçavusum. - Içinden hiç asker çikti mi, ulan! 13 - Uzman Askerin biri bir bakista herkesin boyunun ölcüsünü tam olarak dogru söylüyormus ve arkadaslari buna çok sasiriyorlarmis. Bir gün bunu komutana götürmüsler ve olan biteni anlatmislar. Komutan inanmamis ve : - Söyle bakalim benim boyumunölçüsü kaç? Asker asagidan yukariya komutani süzmüs ve : - 1.75 efendim, demis. - Dogru hayret nasil bildin? Asker : - Bilirim tabi efendim ben kereste uzmaniyim... 14 - Geride Kal Ikinci Dünya Savasi nda Italyan birligi saldiriya geçiyordu. Komutan : - Ileri, mars mars!.. diye bagirdi. Sonra savasa katilan yanindaki ogluna döndü, sesini alçaltti : - Alberto, sen geride kal... 15 - Kim Daha Cesur Kimin askeri daha cesur yarismasi varmis. Karacinin komutani : - Oglum su tankin altina atla!, demis. Asker atlamis ölmüs. Havacinin komutani : - Oglum su uçaktan betona parasütsüz atla!, demis. Asker ölmüs. Denizcinin komutani : - Oglum su geminin altina atla!, demis. Asker : - Naah atlarim, demis. Denizci komutani diger komutanlara dönüp : - Bakin, benim askerim daha cesur, komutanina nah çekiyor! 16 - Özel Yöntem Cimriligi ile ünlü Iskoçya da, polis okulunda okumakta olan ögrenciye sordular : - Büyük bir kargasa basgösterdi. Herkes birbirine giriyor, silahlar patliyor... Söyle bakalim, bu topluluk nasil dagitilir? Ögrenci hiç düsünmeden : - Hemen boynuma bir kutu asarim, dedi. Ve bagis toplamaya baslarim!.. 17 - Bascavus Temel askerdeyken yeni basçavus gelir ve tüm bölüge söyle der : - Sakin benim adimi unutmayin, benim adim Arslan Oglu Arslan...Eger adimi unutursaniz geldigimde caniniza okurum... Aradan haftalar geçer ve Basçavus gelir herkeze adini sorarve hepsi bilir. Sira Temel e gelir... Temel : - Bi hayvan oglu hayvandi ama haçen ismini bilemiyrum... 18 - Sokakta - Beyefendi, etrafta bekçi ya da polis var mi? - Hayir, evladim. - Öyleyse cüzdaninizla saatinizi bana verin... 19 - Kavga Sebebi Karakolun kapisindan içeri bir küçük oglan girmis; - Polis amca, lütfen yardim edin babam sokakta 3 kisiyle kavga ediyo... Ve birlikte sokaga inmisler gerçekten de çocugun babasi 3 tane adamla tekme tokat dövüsüyo, polis sormus : - Peki hangisi senin baban?.. Çocuk cevap vermis : - Bilmiyorum, zaten bu yüzden kavga ediyolar... 20 - Izin Zorunlu askerligini yapmakta olan genç, babaannesine koli içerisinde bir el bombasi yollar, pimine yapistirdigi kagitta : - Babaannecigim, benim acilen izine gelmemi istiyorsan lütfen bu halkayi yerinden çekip çikar!.. 21 - Modern Hapishane Modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çigliklarin geldigi bir odanin önünde durdu : - Bu çiglik da ne?.. Hapishane yetkilisi : - Burasi elektirikli sandalye odasi. Bir zenciyi idam ediyoruz... - Peki niye çiglik atiyor? - Eletirikler kesildide mumla idare ediyoruz... 22 - Terfi Terfi edecegini ögrenen Fransiz albay, sevinçle eve geldi ve durumu karisina bildirdi : - Sevgilim, aybasindan itibaren bir generalle yatacaksin. Karisi biraz saskin cevap verdi : - Peki öyle olsun, ama merak ettim, o mu buraya gelecek, yoksa ben mi onun evine gidecegim?.. 23 - Tutuklayin - Komiser bey, beni tutuklayin. Karima bes el ates ettim. - Öldü mü? - Hayir, hiçbiri isabet etmedi. - Öyleyse neden tutuklanmayi istiyorsun? - Karim beni ariyor da... |
Lamba Cini Kadinin biri temizlik yaparken bir lamba bulmus. Bunun tozunu alirken icinden bir Cin çikmis ve "Dile benden ne dilersen..." demis. "Ama sakin unutma, benden sadece üç dilek dileme hakkin var ve de her isteginin iki katini kocana verecegim" demis. Kadinda "Tamam" demis. Ve ilk dilegi "Beni dünyanin en guzel kadini yap" olmus. Cin, "Bak ama kocan iki kat daha yakisikli olacak" demis. Kadin "Sorun degil." demis. Ikinci dilegini, dünyanin en zengin kadini olmak olmus. Cin kadini yine uyarmis... "Bak kocan senin iki katin kadar zengin olacak" demis... Kadin yine "Sorun degil." demis... Sira üçüncü ve sonuncu dilege gelmis ve kadin gülerek; "Simdide beni öldurmeyecek hafiflikte bir kalp krizi geçirmemi sagla..." demis. Aydinlikta; Nasreddin Hoca kapisinin önünde bir seyler araniyormus. Komsulari : - Hayrola Hoca efendi, demisler, birsey mi kayip ettin? - Mühürüm düstü de... - Nerede düsürdün? Söyle, biz de bakiverelim... - Içeride düsürdüm, avluda... - Avluda kayip olan sey sokakta aranir mi be Hoca? - Avlu karanlik. Burasi daha aydinlik da onun için burada ariyorum... Görenler Ne Sanir? Halktan bir grup toplanmis, merak ettikleri bir soruyu Nasreddin Hoca ya sormuslar : - Hocam, helada sakiz çignemek haram midir? Hoca, biraz düsündükten sonra : - Kara kapli, bu konuda bir sey demez. Ama çignememek iyidir. - Neden? - E, agizda sakizla heladan çiktigini görenler b.k yedigini sanabilirler... |
_GENEL MÜDÜR_ Öğretmen kompozisyon dersinde soruyu sorar; “Bir şirkete Genel Müdür olsaydınız neler yapardınız?” Herkes harıl harıl yazarken, bizim küçük Temel oturmaktadır… Öğretmen merakla sorar; “Sen niye yazmıyorsun?” Temel yanıt verir; “Genel Müdür oldum daa! Sekreterumi bekliyrum…” _KAYNANA_ Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve aşık olduğunu, evlenmek istediğini ve tanıştırmak istediğini söyler. Ama sadece eğlence olsun diye eve 3 kız getireceğini ve annesinin evleneceği kızı tahmin etmesini ister. Ertesi gün 3 güzel kızla eve gelir. Otururlar, bir süre sohbet ederler. Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar "Tahmin ettin mi"diye. Anne duraksamadan cevap verir: "Ortadaki kızıl saçlı." Oğlan hayretle annesine sorar: "İnanılmaz, nasıl bildin?" Anne cevap verir: "Bir tek ondan hoşlanmadım'' |
YANLIŞ NUMARA "Alo efendim" "Pardon galiba yanlis numarayi çevirdim" "Dikkat etsene geri zekali " "Geri zekali sensin, üstüne birde bit beyinlisin" "Ne sen kiminle konustugunu biliyormusun???" "Hayir" "Ben istanbul emniyet müdürüyüm" (biraz sesizlikten sonra) "Sen kiminle konustugunu biliyormusun" "Hayir" "Ohhh çok sükür" |
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......" |
Bir Çiftçi Üç Nokta Motor şirketinden yeni bir E sınıfı Mersedes alır. Standart ekipman olmayan ekstraların fiyatından rahatsız olmuştur. Bir süre sonra Üç Nokta Motor un yöneticisi kendi hobi çiftliği için çiftçiden bir inek alır. Çiftçi aşağıdaki faturayı düzenler: Fatura: 1 inek (standard versiyon) tabanfiyat $ 2.400 2 renkli (Black/White)ekstra $ 150 Deri kaplama $ 100 Yaz kış kullanım için süt depolama $ 50 4 tane süt musluğu,her biri $12,50 dan $ 50 2 tampon, boynuzda biter,tanesi $ 17,50 $ 35 Sinek vurucu, yarı otomatik $ 30 Doğayla dost ekzos katalizörü $ 60 Her türlü hava ve arazi koşulu için botlar $ 100 2 devre fren sistemi (ön ve arka bacaklar) $ 400 Çeşitli korna melodileri $ 135 Gözler , HALOJEN $ 150 Farklı yakıt kullanabilme imkanı $ 1.250 Toplam $ 4.910 |
Genç adam yaşlı karı-kocanın evlerine misafir olur. 75 yaşındaki amca karısından bir fincan daha çay isterken "Çiçeğim, bir bardak daha verir misin?" der.Sonra da "peteğim, hiç şekersiz lütfen" diye ekler. Kendisine 65 yaşındaki tatlı karısının getirdiği tavşan kanı çayı alırken de "bebeğim, sana çok zahmet oldu" diye ekler. Genç adam, yaşlı amcanın karısına kullanıdığı sevgi sözcüklerinden çok etkilenir "Amcacığım, kaç yıllık evlisiniz?" diye sorar. Yaşlı ama dinç adam,"40 seneyi geçti evladım der. Genç adam: "Vallahi maşallah, Allah muhabbetinizi arttırsınız.Sürekli çiçeğim, peteğim, bebeğim gibi güzel sözlerle hitap ediyorsunuz galiba" Yanakları pembeleşmiş teyze "Doğru, bir kaç yıldır hep bana böyle hitap ediyor" deyip mutfağa doğru yöneldiğinde yaşlı amca genç adamın kullağına doğru eğilerek: "Şiişşt, çaktırma, 2 sene önce adını unuttum, hala hatırlayamıyorum" der.. |
Yasli kadin oldukça dini bütün bir insanmis... Her sabah kapisinin önüne çikar ve bagira bagira dua edermis: 'Allah'im bize verdiklerin için sana sükürler olsun' Ve ardindan her seferinde de yan komsusunun sesi duyulurmus:Tanri yok kadiiin Tanri yok!!!' Yasli teyze ne kadar sinirlense de yine her sabah dua edermis,öteki komsuda inadindan her seferinde ona öyle bagirirmis... Neyse, bir aksam, komsusu yasli teyzeye bir oyun etmeye kalkmis... Markete gidip bir sürü meyve sebze ekmek vs. alip torbalara doldurmus,yasli teyzenin kapisinin önüne birakmis. Ertesi sabah teyze kapiyi açip da yiyecekleri görünce çok sasirmis ve sevinçle bagirmis: Sana sükürler olsun Allah'im, bu gönderdigin yiyecekler için sana sükürler olsun!!!' Ve agacin arkasindan onu seyreden komsusu seslenmis: Tanri yok kadiiin Tanri yok!!! O yiyecekleri ben aldiiiiim!!!' Yasli teyze hiç istifini bozmamis: 'Yüce Allah'im sana ne kadar sükretsem azdir!!!! Hem bu yiyecekleri göndermissin hem de parasini seytana ödetmissin!!! |
Yeni Evli Genç adam evlenmişti. Ertesi gün arkadaşlarından birine rastladı. -"Nasıl geçti?" diye sordu arkadaşı. -"Sorma birader..." dedi,damat üzüntüyle başını sallayarak. -"Feci birşey oldu." -"Ne oldu?" -"Gece gayet iyi geçti. Sabahleyin kalkınca nerede olduğumu hatırlayamadım. Bekarlıktan kalma alışkanlıkla karımın eline para tutuşturup gitmeye kalktım." -"Deme...Peki karın ne yaptı?" -"O da uyku sersemliğiyle kalkıp paranın üzerini geri vermez mi?.." :D |
DİNDAR Genc kiz genc asigina telefon acmis : -Jean, demis, seni cok arzuluyorum, geceleri uyku uyuyamiyorum.Ne olur bu hafta sonu bize yemege gel.Seni annem babamla tanistirayim. Sonra benim odamda ders calisiyor gibi yapar doya doya sevisiriz... Jean omrunde hicbir kizla sevismemis, toy bir delikanli. Bir eczaneye gitmis.Babacan eczaciya : -Bu hafta sonu once bir aile yemegi , pesinden atesli bir ask yasayacagim, demis, o yuzden iyisinden iki kutu *********** istiyorum... Babacan eczaci kutulari vermis, oglanin sirtini sivazlayip yolcu etmis. Jean hafta sonunda bir buyuk buket cicekle Francoise"nin kapisini calmis. Genc kiz kapiyi acmis.Jean"i dogrudan yemege almis. Delikanli cok mahcup bicimde masaya oturmus. Kizin ana babasinin yuzune soyle bir baktiktan sonra basini onune egmis. Baslamis dua etmeye.Ancak dua bir turlu bitmiyor.Francoise sonunda dayanamamis, fisiltiyla : -Ben senin bu kadar dindar oldugunu hic bilmiyordum Jean, demis... Jean adeta inlemis : -Ben de babanin eczaci oldugunu.. |
Temel Temel tarikata girmek icin başvurmuş. Şeyhin karşısına çıkarmışlar. - Şeyhim, tarikata girmek istiyorum. - Olur, ama 3 hafta boyunca karınla yatmayacaksın. Neyse aradan 3 hafta geçmiş ve Temel Şeyhin önüne tekrar gelmiş. Şeyh sormuş: - Temel tamam mı? Sabredebildin mi? - Valla, ilk hafta hiç problem yoktu. İkinci hafta sabrım çok zorlandı. Ama dayandım. Üçüncü hafta bir gün Migros'a gitmiştik. Benim karı üst raflardan iki paket almaya çalışıyordu. Hatunun bacakları gözükünce içim gitti. Daha sonra paketler yere düştü. Benim karı da paketleri almak için eğilince dayanamadım, daldım. - Aaaa olmadı. Simdi biz seni tarikata alamayız. Temel: - S..tir et tarikatı bizi artık Migros'a bile almıyorlar. :D |
Eşkiya - Eski ama cok eski zamanlarda er kişi entari giyer imiş. O zaman eşkiyalar entarinin altına iç çamaşırı giymezlermiş. Alimallah bir rüzgar estiğinde bağrışan kadınlar mı istersin, kaçışan çocuklar mı. Ortam bir felaket! Bu durum bizim Padişahın kulağına gider. Padişah emir buyurur: "Her kim don giymez entarinin altına kadı önüne çıkarılacak." Günler geçer bir rüzgar eser, kimseden çıt yok. Herkes don giyer. Padişah emin olmak icin vezirini kontrol icin çarşıya gönderir. Vezir rüzgarlı bir havada iner çarşıya bi de ne görsün, bizim palabıyık okkalı Abdullah don giymez. Abdullah kadı önüne çıkar. Kadı sorar: "Adın?" "Abdullah" "Baba adın?" "Abdülmecid" "Karın var mı?" "Var; 5 tane." "Çocuk kaç tane?" "Birinciden 7, ikinciden 8, üçüncüden 5, dördüncü karı kısır ama beşinciden 2 tane, bir dane de yolda kadı efendi." "Yaz katip; Abdülmecid oğlu Abdullahın don giymeye vakti olmadığından beraatine?" |
Bılgisayar ASAĞIDA OKUYACAĞINIZ HERŞEY GERÇEKTiR...VE HACETTEPE ÜNiVERSiTESi EDEBiYAT FAKÜLTESi BiLGiSAYARLARINDA ÖĞRENCiLER iLE GÖREVLiLER ARASINDA GEÇMEKTEDiR. 1-Bilgisayarda çalışan öğrencinin elektrik kesildikten 15 dakika sonraki sorusu; - Elektrik mi kesik? 2- Boş bilgisayar yok mu? - Yok - Hiçmi yok? 3- Word'lü bilgisayar var mı? - Hayır çilekli ve vanilyalı var sadece. 4-çıkıntı alabilirmiyim?(Printerdan çıktı almak için öğrencinin sorusu) 5- Disketi print alabilir miyim? 6-çıktılar hep siyah beyazmı oluyor? -Hayır ara sıra yeşil üzerine eflatun ordek desenli de çıkıyor. 7- 14 numaralı bilgisayar çok salak hocam yaaaaa.... 8-Chat yapabilirmiyim hocam? -Hayır! -Ama niyeeeee?... 9- Bilgisayarında resimli ekran koruyucusu çıkan öğrenci koşarak gelir; -Hocam bilgisayarıma bişey oldu!! 10-Bilgisayar alabilirmiyim? -Tabi 1 mi olsun 1,5 mu 11-Bos masa var mı? -Masa değil bilgisayar var. 12-internet geri geldimi? 13-Hocam 1 saat sonra bu ödevi teslim etmem lazım. 4 sayfa yazılacak. Ay ne yapıcam ben? -Son 1 saate kadar aklın nerdeydi? 14-içeriye yiyecekle girme lütfen arkadaşım!.. -Hocam hemen cikicam -E herhalde çıkacaksın. Yatıya gelmedin di mi? 15-Hocam ....... adlı sarkıyı çalar mısınız? -Peçeteye yaz ver... 10 dakika sonra öğrenciden peceteye yazılı olarak şarkı isteği geldi. 16-Hocam sınavdan çıktım çok kötü geçti... -Olsun mühim olan katılmaktı... 17-Saat başlarına çeyrek kala dağıtılan bilgisayar kartlarını almak için öğrenciler çeyrek gecelerde sıraya giriyorlar... 18- Hoca; - Ama tezgahın onünü kapatıyorsunuz... 19-internet yok mu? -Hayır erişim şu an yok. Sorun bizden kaynaklanmıyor. -Niye Superonline kullanmıyormusunuz? -internet baglantısı geldimi? -Bugün internete giremeyecekmiyiz yani? -internet düzeldi mi? -internetler açık mı? -Bağlantı gelmedi mi? -Gelmeyecekmi hiç? -Ne zaman gelecek? -Niye kesik? -Ne zaman kesildi? -1 saate kadar gelirmi? 20-Ben sabah geldim. Diğer amca vardı. O amca varken......... -O amca değil Erol Hoca 21-Disketle birliktemi yazmaya başlayacağım? -Evet bir iki üç diyince aynı anda başlayacaksın.. 22-3.5 A'yı bulamıyorum (öğrenci disket sürücüyü soruyor) 23-A 3.5'mu atıyor??? 24-internet var mı? -Hayır kesik.. 30 dakika sonra aynı insan -internet geldimi? -Hayır hala yok. 30 dakika sonra aynı insan -Hocam baktım ama internet hala yok galiba! -internet var mi? -Hayir kesik -Peki ne zaman geleyim? 25) 2-3 dakika yazıcıya çıktı göndermeyin... -Yani yazıcıya çıktı göndermiyecekmiyiz? 26-çikolata ikram edilen öğrencinin ilk sözleri; -Ellerim çukulata olucak 27-Masa alabilirmiyim? -Sitelerden bulabilirsin 28-Telnet geldimi? 29-Word'un oldugu bir yere oturup yazi yazabilirmiyim? -Word'e sor kabul ederse oturursun 30-internet baglantısı kesik. -Ben telnet kullanacaktım ama... 31-Ders mi var? -Hayır internet kesik. -O zaman girmeyeyim. 32-internet hala gidik mi? -Hayır gelik. -Hii?! 33-Bilgisayara disket sokabilirmiyiz? 34- Pardon 11 numara nerde oluyor? -Buyrun ben göstereyim.. 35-Bilgisayar disketi hapsetti vermiyor.. naapicam? 36-Yeni seansa uzatabilirmiyim? -Yeni seans ne zaman başlıyacak? 37-Printer sayfası ne kadar? -40 bin -25'di artmış dimi? -Afferin 38-Bir word'lü birde internet'li bilgisayar alabilirmiyim? -Ortaya karışık yaptıralım istersen 39-çıktı alamazsınız. Toner yok -Niye yok? -Ne niye yok? -çıktı -Toner yok -Haaa 40-internet kesikmi? -Kesik -Hepsindemi kesik? -Hayır.. Sırayla gidiyor..1 kesik 1 bağli.... 41-internet kesikmi? -Kesik -E-maillerimize bakamazmiyiz?? 42-Sadece bilgisayar istiyorum. -Ama biz yanında plastik tarak, 10 tane çengelli iğne, birde limon internet bağlantısı var mı? -Yok -LES sonuclarına bakacaktım -Ama internet kesik işte.. bakamayacaksın -Hemen bir baksak?? -Yaw iyide internet kesik amaaa -Gerçekten yok mu? Yanındaki diğer öğrenci; -Bak bak orayada yazmışlar zaten -Daha ne diyim bilmiyorum valla. Yok işte internet.. -E peki aksam evden bakarım o zaman -En iyisi 43-çıktı veriyormusunuz? -Veriyoruz.. ne kadar lazımdı? -Yaaa çıktı almam lazım benim -Tamam 3 numaralı bilgisayara geçebilirsin -Ama tek başıma yapamam -O zaman 2-3 arkadasını daha çağır.. 44-Burdaki amca nereye gitti? -Ne amcası? -Bi dayı vardı ya -O dayı veya amca değil Erol Hoca -Yaw bizim hemşehri oluyorda.. -Gene de Erol Hoca 45-Bilgisayarda ne yapabilirim? -Valla bilmiyorum senin yeteneğine kalmış 46-Bilgisayar alabilirmiyim -Tabii 47-internete giricem.. ilk defa geliyorum -Heyecanlımısın? 48-Hocam yazıcı çalışıyormu? -Hayır bugün izinli.. -Nasıl yani??? 49 -internete girmek istiyorum.. Girebilirmiyim? -Tabii ama bu kıyafetle giremezsin.. Üstünü değiştirmen lazım 50 -Ama bu printer basıyoooorr -Ne yapmasını bekliyordunuz? -Ama durduramazmısınız.. Ben sadece baştaki sayfayı göndermek istemiştim -Bunu daha önce söylemeliydiniz -Ama ne yapayım o kadar çok işim var ki... -Sormayın bizim de... bizim de.... 51- 6 numaraı bilgisayarı alabilirmiyim? -4 numara boş.. ama merak etmeyin 6 no.lu bilgisayarla özellikleri aynı -Ama onda chat yapamıyorum da -Chat zaten yasak..yapmayın lütfen -Peki o zaman bende microsofta bakayim (Gözler alternatif görsün) 52- Monitorün üzerinde takılı duran kağıt tutacağını gören öğrenci; -Hocam bu dikiz aynası mi???? 53-Görevli bilgisayarında içide @ işareti bulunan bi salyangoz resmini çizmekte ve beğenmeyip yeniden çizmekte, çizilen bu salyangozlar A4 boyutunda bir kağıt üzerinde birikmektedir. öğrenci görevliye sorar; -Afedersiniz bu salyanozları ne yapacaksınız? -Aksama misafir var da,salata yapıp yiyicez -Fransız mısınız?? 54- öğrenci bilgisayar kartı almak için numara soruyor; -3 ve 4 arasında en iyisi hangisi? -Valla 3.5 ve 3.7 en iyileri 55-Elektrikler kesikken öğrenci gelir; - Aaa ne kadar boş - Evet bos - çalışabilirmiyim - Olmaz - Niye hocam... Hemen maillerime bakip çıkıcam - Olmaz mümkün değil - Ama niye hocam - çünkü elektrikler kesik - Hadi yaaaa... - Yaaaaa 56- internet var mı? - Var.. Ne kadar lazım? 57-Yer var mı? -Var..Pencere kenarımı olsun koridor mu? -Hii?.. |
Bakan olan görgüsüz birisi soförüne sorar. "Soför söyle bakalim esekle soför arasinda ne fark vardir? " Soför bir süre düsündükten sonra mahcup bir sekilde; "Bilemedim bakanim" diyor Bakan cevap olarak: "Esege çüs diyince, soföre ise dur diyince durur" demis. Bunun üzerine soför çok sinirlenmis ama karsidaki bakan oldugu için bir sey söyleyememis. Belirli bir süre sonra bu defa soför bakana: "Bir soru sorabilir miyim bakanim" der. Bakan da: "Sor bakalim" der. Soför sorar: "Esekle bakan arasinda ne fark vardir?" Bakan bir süre sonra: "Bulamadim soför söyle bakalim" diyor. Bunun üzerine soför de: " Vallahi bakanim ben de bulamadim... " |
Aydın'ın köylerinden birinde köylüler her zamanki gibi oturmuş TV seyrediyolarmış. O sırada TV'de Ecevit çıkmış. Mustafa abi onu görünce az ekmeğimi yemedi zamanında şimdi bi hal hatır sorduğu yok ıbynenin demiş. köylüler atma Mustafa abi demişler. Mustafa abi de inanmıyosanız gidelim size göstereyim demiş. köylüler atlamışlar bi otobüse tutmuşlar ankara'nın yolunu. TBMM'nin önünde beklerlerken Ecevit çıkmış dışarı Mustafa abiyi görünce hemen gelmiş yanına elini öpmeye kalkışmış. nasılsın abicim kusura bakma işler yoğun sana gelemiyoruz demiş. köylüler şaşırıp kalmışlar. sonra bi gün yine kahvede TV seyrederlerken o zamanki cumhurbaşkanı demirel çıkmış TV'ye Mustafa abi yine aynı şeyleri söylemiş. köylüler ecevit belki akrabasıdır bunu da tanıyacak değil herhalde diye yine tutmuşlar Ankara'nın yolunu. yine demirel mustafa abi'yi görünce elini öpmeye kalkmış. köylüler mustafa abiye büyük saygı duymaya başlamışlar. derken bi gün TV'ye dönemin ABD başkanı clinton çıkmış. herkes susmuş Mustafa abiye bakmış. mustafa abi yine elimde büyüdü diye başlamış konuşmaya. köylüler yuh artık o kadarda olamaz demişler. toplanıp borç harç ABD'ye gitmişler. beyaz sarayın önüne geldiklerinde korumalar sadece mustafa abinin içeri girmesine izin vermişler. o da köylülere siz aşağıda bekleyin biz size balkondan el sallarız demiş. 10-15 dakika sonra balkonda iki kişi belirmiş. köylüler suratları tam seçemiyolarmış. o sırada oradan geçmekte olan micheal jordan'a senin boyun uzun şu balkonda el sallayan kim bi bakıver demişler. jordan bi süre bakmış sonra valla el sallayanı bilmiyorum ama yanındaki bizim mustafa abi demiş. |
"Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir de kurdun ağzından dinleyelim : Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kere... Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum. Neyse uzatmayayım... Gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda "evet o küçük kız benim torunum" dedi. Ben de sorumlu bir kişi olarak; "bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!..." dedim ve anlattım küçük kızla karşılaşmamı... Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik. O yatağın altına saklandı, ben Onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük kız birazdan içeri girdi. Seslendi cevap verdim. Ne şaşkın bir çocuk!.. Beni büyükannesi sanıvermişti. Ben benim büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki. Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz. Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç sorulur mu!... Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. "Seni iyi dinlemek için"... Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı!.. Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, öz-güvenim sallantıda. Psikologlar, estetikçiler... Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı! Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız? O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir kocaman avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni "seni hain kurt, büyükanneyi yedin değil mi?.." diye suçlamaz mı !.. Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık,kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi. Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün - bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine çıktı. Yeter Artık... Ben Suçsuzum... |
POLİTİKACILAR 1) “Füzelerle savaş kazanabilirsiniz, ama füzelerin üzerine oturamazsınız...” (Deniz Baykal) 2) “Afrikalı zombiler gibi...” (Bülent Arınç) 3) “Sekiz yıl Özal’a verdiniz, onun iki yılını *****za verin, o zaman Türkiye şahlanır...” (Tansu Çiller) 3) “Powell’ın ziyareti daha önce yapılsaydı daha iyi olurdu, ancak bu ziyaret tam zamanında yapılmıştır...” (Abdullah Gül) 5) “Ben 1960’larda çalışma bakanlığı yapmıştım. Yani tam hatırlamıyorum ama 1995’e kadar sürdü bu görevim...” (Bülent Ecevit) KADIN SUNUCULAR 1) “Evet, bugün perşembe, haftanın son günü, yani bugünü saymazsak...” (Pınar Altuğ, TRT’deki programında) 2) “Sıfır puan kazanırsaniz toplam puanınıza sıfır puan ekleriz...” (Ebru Şallı, Pazar Yıldızı adlı yarışmada) 3) “Siz ben olmuşum, ben siz olmuşsunuz...” (Esra Ceyhan, Huysuz Virjin’e rüyasını anlatıyor) 4) “Tuğba Özay’ı alkışlayan gruba bakıyorum. Büyük bir çoğunluğunu kadın ve erkekler oluşturuyor...” (Ece Erken, Passaparola’da) 5) “Bütün o elektronik şeyler aslında biraz mekanik kaçıyor...” (Gülben Ergen, SMS, e-card gibi yöntemlerden hoşlanmadığını belirtmek istiyor) ERKEK SUNUCULAR 1) “Yani şimdi sizin annenizin bütün evliliklerinden elde ettiği toplam çocuk sayısı kaç?” (Sinan Çetin, Film Gibi programında konuğa) 2) “Süreyya Ayhan sizin cinsiniz bilirsiniz...” (Tarik Tarcan, En Büyük Yarışma’da kadın yarışmacıya) 3) “Makul ağla!..” (Savaş Ay, A Takımı’nda sinir krizi geçirttiği Niran Ünsal’a) 4) “Ben, aşki iki kişinin yaşamasından yanayım...” (Vatan Şaşmaz) 5) “Bu çocuk üçünüzden!..” (Erman Toroğlu, Karar Anı adlı programda, karı-koca ve sevgiliye söylüyor) ERKEK ŞARKICILAR 1) “Siz düşük yapma halini, her şeyi olan Richard Gere’in mutluluğu Hindistan’da aramasına da benzetebilirsiniz. Düşünsenize, her şeyiniz var ama mutlu degilsiniz...” (Çelik Erişçi) 2) “Müzikte tek eksiğim opera...” (Doğuş) 3) “İlham kaynağım şu gördüğünüz Boğaz. Bu deniz, öküze bile ilham verir...” (Serdar Ortaç) 4) “Her sene bir sene daha geçiyor...” (Tarkan) 5) “Ben, yıllardır süregelen ve gitgide gerileyen arabesk türkücü imajını roketlemek istiyorum. Arabaların torpidolarında en arkada duran kasetleri önlere çıkartmak istiyorum...” (Özcan Deniz) KADIN ŞARKICILAR 1) “Estetik haramsa bütün hastaneleri kapatsınlar...” (Petek Dinçöz) 2) “Ses, bedende en geç yaşlanan organdır...” (Nükhet Duru) 3) “Yıllardır olmamıştı, uzun zamandan beri ilk defa tek partili koalisyon oluyor...” (Nil Karaibrahimgil, Bogaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu) 4) “Afrika’dan yamyam getireceğiz...” (Ebru Gündeş, balayına giderken) 5) “Benim o kültürsüz insanlarla işim olmaz, zaten şimdi ultrasyondan çıktım çok mutluyum...” (Ceylan) MANKENLER 1) “Kel miyim, topal mıyım gidip de yasak bir ilişki yaşayayım...” (Didem Taslan) 2) “Birçok arkadaşımın içime girmesine izin verdim, ve ben öyle her arkadaşımı içime alan biri değilimdir...” (Deniz Akkaya) 3) “Şimdiye kadar beraber olduğum erkek arkadaşlarım beni darmadağın etti...” (Gizem Özdilli) 4) “Bu tür şeyler gerçek hayatta da, normal hayatta da yanına yaklaşmam artı sevmem...” (Tuğba Özay) 5) “Erkeğimi asla kahvaltısız bırakmam!..” (Şenay Akay) DİZİ OYUNCULARI 1) “Tangoya başlarken kadınlar sağ ön, erkekler sol arka ayaklarıyla başlar...” (İpek Tuzcuoğlu) 2) “Laf olsun diye bir şey söyleyecek bir kadın değil o, mutlaka altını doldurur!..” (Tamer Karadağlı, Hülya Avşar için) 3) “Şimdi ben gitsem Amerika’yı ikna etmeye çalışsam beni iplemeyecektir...” (Mehmet Ali Alabora) 4) “Atatürk yaşasaydı, magazin gazetecileri onun da bir frikiğini yakalardı...” (Nurseli İdiz) 5) “Filmin finalini soran anketler internetlerde yayınlandı...” (Özcan Deniz) SPOR YORUMCULARI 1) “Ağzınla kuş tutsan... ne kuşu?! Ejderha tutsan bunlara yaranamazsınız...” (Ahmet Çakar) 2) “Hayırlı vilayetler...” (Ziya Şengül, İstanbul Valisi ile konuşurken) 3) “İyi püskürtmüş!..” (Şansal Büyüka, hakeme tüküren oyuncu için) 4) “İkinci gol de Boer’un ayağının şeyinden oldu, üçüncü gol gene de Boer’un şeyinden oldu...” (Turgay Şeren) 5) “Bakirelik yalnız bayanda mı olur? Mesela hakemin bakiresi olmaz mı? Yani bozulmamış bir hakem...” (Erman Toroğlu) HABER SPİKERLERİ 1) “İnsan, hayvan... her canlının yavrusu ne güzel, öyle değil mi sevgili seyirciler?” (Defne Samyeli, Show Haber) 2) “Bu akşam oynanacak olan Beşiktaş-Galatasaray derbisinin sonucu henüz belli değil...” (Zeynep Kasımlıoğlu) 3) “Bugün çok şey oldu sayın seyirciler...” (Can Ataklı, ana haberi açış cümlesi) 4) “Babayı buldunuz mu?” (Reha Muhtar, haber sunduğu günlerde babasıyla buluşturduğu kıza) 5) “Bize nasıl kullanıldığını gösterebilir misiniz lütfen?” (Gülgün Feyman, kadınlar için üretilmiş ***********i tutarak, üretici firma yetkilisine) 2) Erman Toroğlu: Ben sana andan gelir Şansal bi korum, seni kaleye sokarım. KARIŞIK ÜNLÜLERDEN Gülben Ergen: Aslında maymun oynatacaktık ama bulamadık biz de zenci çocuk oynatalım dedik(Klibinde oynattığı çocuk için). Esra Özmen: (Seyircilere bakarak) Ayy ne hoş, bugün hem erkekler hem kadınlar çoğunlukta. İbrahim Tatlıses: Ben yellenebiliyorum, ya siz? . Özcan Deniz: Bana kurulan komploların haddi var hesabı yok. Ebru Akel: Bu ödüller arasında sizi en çok cazip eden balayı oldu sanırım. Seda Sayan: Bugün çok önemli bir konuğum var, ama önce daha önemsiz biri gelecek: Safiye Soyman. Hulki Cevizoğlu: Sayın Bush isterlerse cevap haklarını kullanmak üzere stüdyomuza konuk olarak gelebilir. Yıldız Tilbe: Hiç üç çocuk babası gibi durmuyorsun... hakan Ural: Zaten iki çocuğum var... Özcan Deniz: Valla kıllarım diken diken oldu. Tamer Karadağlı: Matrix 2'yi beğenmeyenler, Matrix 3'ü daha çok beğenecekler. Şenay Akay: Beni kötü aletlerine emel etmeye çalışanlar var. Sinan Çetin: Peki karınıza ‘Yahu karıcığım ben seni seviyorum, biz niye ayrılıyoruz’ adlı soruyu sordunuz mu? Candan Erçetin: Albümün Fransızca olmasının nedeni, benim şarkıları Fransızca söylemiş olmamdandır... İsmail Türüt: Ben de simetri(k) hastalığı var. Misal evde bir ampul yansın, yenisini takmadan uyuyamam... Ece Erken: Boyunda çıkan atadamarlardan her biri? Tuğba Altıntop: Ben kiralık anne miydim? Çocuklarımı yedi yıl karnımda taşıdım... Yasemin Bozkurt: (Kadının Sesi programında) Aman Allah’ım, yakışıklı bir kadın görüyorum... İbrahim Tatlıses: Arka kafamı nereye vurduğumu hatırlamıyorum... Çağla Şikel: Naomi’nin yanında 10 dakika kaldıysam, 80 dakika telefonla konuşmuştur... Gökhan Özen: Kadınlar benim için çok önemli, onlar benim ilhan kaynağım! Mahmut Tuncer: Onun adı bir balık, onun adı balıkta yüzen bir şey, onun adı Yunus Bülbül geliyor... Petek Dinçöz: Ramazan bizim estetik tarihimizdir (Sanatçıların ramazan ayında estetik yaptırmalarına yorumu). Yeliz Yeşilmen: Ben böceklerden çok korkuyorum. Onların boynuzları beni çok etkiliyor... Asena: Elimde olmayaraktan dilim sürtmüş olabilir... Ceylan: Benim kitleyicim türkü söylememi istiyor... Özcan Deniz: Seyirciyle izledik, çok interaktif bir izleme oldu... Hilal Cebeci: Yani ben katil değilim ki, katil olsam seve seve gelirdim ama bu sebebten dolayı gelmek olmadı... Nehir Erdoğan: Sette Metin Akçatepe abimiz ile çok iyi anlaştık. (Halit Akçatepe’den bahsediyor) Ebru Gündeş: Sade, sadelikten gelir. O yüzden sadeyi tercih ettim... Emrah: Bugünkü gün, çok önemli gün... Gizem Özdilli: Ben deniz ürünlerini severim. Mesela balık, tavuk yerim... Ebru Yaşar: Türkiye’de erkek ses sanatçısı çok fazla. Zaten erkekler pek showgirl’lük yapmıyor. Sibel Turnagöl: Zaten her zaman ya onu bana soruyorlar ya da bana onu soruyorlar. İbrahim Tatlıses: Lütfen sanatçının motorizasyonunu bozup demorize etmeyin!_ |
Fare misin Yoksa Insan mi? Adamin biri kendini fare zannettigi için akil hastenesine düsmüs. Tedavisi bittikten sonra doktor sormus. Simdi sen bir fare misin yoksa insan mi? Deli : Fare olur mu doktor bey ben bir insanim. Doktor : O zaman artik gidebilirsin iyilestinartik demis. Deli kapidan çikmis ve imdaaaaaat diye bagirarak tekrar içeri girmis doktor ne oldu demis... Deli : Bir kedi gördüm de ondan korktum demis. Doktor : Sen hani sen artik kendini bir fare zannetmiyordun demis. Deli : Ben fareolmadigimi biliyorum da kedi nerden bilsin demis... Miyav Dedik ya! Iki deli, akil hastahanesinden kaçmaya karar vermisler. Gece vakti hizli bir sekilde duvardan atlayarak bosluktaki tarlaya çikmislar. Tellerin arasindan sürünerek ilerlerken bir bekçi bunlarin hisirtisini duymus. Hemen bagarmis : - Kim varorada? Delilerden biri hemen : -Miyav, miyavvv... Diye seslenmis. Hisirtiyi kedinin çikardigini sanan bekçi tam geri dönecekken deliler yine sürünmeye ve hisirtilar çikartmaya baslamislar. Bekçi hemen dönmüs ve bagarmis : - Kim var orada? Iyice sinirlenen deli : -Miyav dedik ya len... Saglik Bakani Akil hastenesini gezen saglik bakani bir hastanin yanina yaklasmis. Hasta ona bakmis, - Yeni mi düstün?.. - Hayir, ben saglik bakaniyim. Buraya sizleri ziyaret etmek için geldim... - Heh heh heh, saglik bakaniymis... Bende Napolyon Bonapart, memnun oldum. Çay Sekerleri Deli , kahveye girdiginde soluk solugaydi. Bos bir masaya oturup ocaga seslendi : - Bana bir çay!.. çay geldi , sekerleri atip karistirdi. Garsonadan yine seker istedi. Onlari da atip karistirdi, yeniden istedi. Garson : - Sekiz seker koydun çaya, dedi saskin saskin, - Koydum ama , iste görüyürsun, hepsi eriyor!.. Hamamböcekleri Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda "Sunlara son bir test yapalim da görelim akillari baslarina gelmis mi."demisler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa basina çagirmislar. Masanin üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamamböcegi dökmüsler ve "Buyrun beyler, yiyiniz." demisler. Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, ötekisi araya girmis, "Önce kaçanlari yiyelim, öburleri nasil olsa duruyor!" Sayi Akil hastanesini gezmekte olan gazeteci, bir kogusta rastladigi hastaya sordu: - Burada kaç kisisiniz? Karsisindaki, elini bos ver anlaminda salladiktan sonra: - Asil, dedi, siz disarida kaç kisisiniz? Tatlanmamis Akil hastanesinin bahçesinde geziyorlardi. Durdu, havuza egilip agzina biraz su aldi, dogrulup püskürttü. Yanindaki arkadasi sordu : - Ne oldu? - Sabah iki seker attim, su hala tatlanmamis. - Elbet tatsiz olacak. Karistirdin mi ki? Gökkusagi Iki deli, yagmurdan sonra, kumasi yirtik, pasli bir semsiyeyi açmislar, yolda gidiyorlardi. Birincisi, gökkusagini gösterdi : - Bak bak... Ikinci bakti ve birden sinirlendi : - Hükümet böyle seyler için para harciyor da, bizim gibi deliler için dogru dürüst bir hastane bile yaptirmiyor... Saati Kurmak Delinin biri bir gün havuza bir saat atmis ve daha sonra beklemeye baslamis. Bunu gören diger arkadasi yaklasarak : - Ne yapiyorsun? - Hiç. Havuza saat attim, yüzüyor mu diye bakiyordum. - Peki, saati kurdun mu, diye sormus digeri de. - Hayir! - Be deli, kurmassan nasil yüzsün?.. Sapan Adamin biri aklini sapanla bozmus. Nerede bir karis lastik bulsa hemen sapan yapip evlerin camina tas atiyormus. Sonunda akil hastanesine kapatmislar. Gel zaman git zaman adam birgün bashekimin odasina gitmis - Ben artik akillandim. Beni çikarin, demis. Bashekim : - Peki seni çikarirsak ne yapacaksin? - Evlenecegim. - Evlenince ne yapacaksin? - Gelini alip gerdek odasina getirecegim. - Sonra? - Önce duvagini sonra gelinligini çikaracagim. Doktor heyecanlanmis : - Sonra, sonra? - Sonra sütyenini çikaracagim. - Eee, sonra? - Sonra kilotunu çikaracagim. Doktor iyice heyecanlanis artik : - Anlat, anlat sonra? - Kilotunun lastigini çikarip sapan yapacagim... Sinema Bileti Adamin biri sinemaya gitmis. Giseden bilet almis ve içeri girmis. Çikmis, tekrar almis, içeri girmis, biraz sonra tekrar çikmis ve bilet almak giseye gelmis. Gisedeki adam dayanamayip sonunda sormus : - Bu kaçinci biletiniz beyefendi? Adam cevap vermis : - Içerde bir deli var biletimi durmadan yirtiyor!.. Masraf Kapisi Iki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle saatte 160 la uzunca bir süre yol aldiktan sonra benzicinin önünde durdular. Arabayi süren : - Yüz bin liralik, dedi. Süper olsun. Benzinci ikisini de tepeden tirnaga süzdükten sonra : - Gidin isinize be!.. diye bagidi. Sizin civatalariniz gevsek !.. Ikincisi , araba kullanana döndü : - Gördün mü! Araba masraf kapisi açti bile!.. |
Bir kız ve bir delikanlı, bir motosikletin üzerinde 180 km. hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor; Kız: Lütfen yavaşla, ben korkuyorum... Delikanlı: Hayır, bak ne kadar eğlenceli... Kız: Lütfen, lütfen, çok korkuyorum... Delikanlı: Peki, beni sevdiğini söyle Kız: Seni çok seviyorum, lütfen yavaşla... Delikanlı: Şimdi de bana sıkıca sarıl... Kız delikanlıya sıkıca sarılır... Delikanlı: Kaskımı alıp, kendine takar mısın?... Başımı çok sıktı.. Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı: “Motosiklet Kazası; Motosiklet, fren arızası nedeniyle, bir binaya çarptı... Üzerindeki iki kişiden sadece biri kurtuldu...” Gerçek ise şöyleydi; Yolun yarısında, delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kıza belli etmek istememişti.... Bunun yerine, kızdan kendisini sevdiğini söylemesini istemişti. Sonra da kendi ölümü pahasına, kendi kaskını kızın takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı. Gerçek aşkın anlamı da buydu... |
Ölmeden hemen önce son sözler.... SON SÖZLER..... :banana: - Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim. :rofl: - Teker teker gelin layn...:rofl: - Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı? :rofl: - Korkma, bu tünelden yıllardr tren geçmiyor... :rofl: - Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi... :rofl: - Geeel, geeel, sağ yap gel. :rofl: - Abi çok seri bi araba bu yaaa... :rofl: - Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo. :rofl: - O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye? :rofl: - Burası Fener tribünü değil mi? :rofl: - Bah bah bah hala uzunlarla geliyo... :rofl: - Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.:rofl: - Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah... :rofl: - Kim bekler lan yeşilin yanmasını?! :rofl: - Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam. :rofl: - Hala karlı gösteriyor mu hanım? :rofl: - Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim. :rofl: - Gel abi burası boyu geçmiyo. :rofl: - Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu? :rofl: - Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor. :rofl: - Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?:rofl: - Baba... Ben hamileyim. :rofl: - Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur. :rofl: - Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu? :rofl: - Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor. :rofl: - Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül.. :rofl: - Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle... :rofl: - Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün. :rofl: - Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun... :rofl: - Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, *****! Kes şu mavi teli! :rofl: - Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum. :rofl: - Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma... :rofl: - Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır. :rofl: - Paraşütü en aşağıda ben açacağım. :rofl: - Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık? :rofl: - Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum. :rofl: - Amma keskin virajmış yav!! :rofl: - Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel) :rofl: - Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma? :rofl: - Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış. :rofl: - Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi. :rofl: - Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak... :smiley9: |
Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: Nasıl oldu? Cevap: 30.kattan aşağıya düştü... Adam: Vah vah desene çok feci ölmüş... Temel: Yok yok öyle ölmedi... tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi... Adam: Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman. Temel: Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına... Adam: Demek çatıya çarpıp öldü. Temel: Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti... Adam: Deme ya! Çarpıldı o zaman... Temel: Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı. Adam: 200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık... Temel: Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye... Adam: Orda mı öldü? Temel: Yooo... Ordanda yine kasaba... En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu: Ulan nasıl öldü bu adam? Temel: "Baktık durmuyo... Vurduk!" http://www.klavye.com/Forum/images/smilies/smiley4.gif http://www.klavye.com/Forum/images/smilies/smiley4.gif http://www.klavye.com/Forum/images/smilies/smiley4.gif |
Türkleri Anlama Sanatı adlı kitaptan Madde 3: Çocuk yüzmeyi çabuk öğrensin diye babası tarafından kucaklanıp denize atılır..Türkiye'de babalar sahillerin olmazsa olmazlarıdır. Yüzme öğrensin diye çocuklarını kucaklar ve 'Sıkma kendini, rahat bırak diye suya atarlar. Bahane de hazırdır. 'Olur mu? Bak Rusya'ya. Orada çocukları doğar doğmaz havuza atıyorlar, yüzmeyi öğrensin diye.Olimpiyatlarda görüyoruz herhalde...' Madde 7: Hesap ödeyen erkek, hesabı ödemek için gereken işlemi masanın altında yapar.Türk erkeği ödediği hesabı masadakilerin görmesini istemez.Eğer görürlerse ayıp olacağını düşünür ve karşıdakilerin 'Ulan amma da görgüsüz herif, hem ısmarlıyor hem de hesabı gözümüze sokuyor' demesinden çekinir. Böyle bir davranışa bir de Eskimo erkeklerinde rastlanılabilir.Hesabı açıkta ödeyen Eskimo'nun eli haliyle donacaktır. Madde 11: Türkiye'de ilk, orta, lise, üniversite, yüksek lisans,doktora fark etmez, sınav kağıtları dağıtılırken, bir öğrenci mutlaka "Hocam istediğimiz sorudan başlayabilir miyiz?' sorusunu sorar.Aynı öğrenci,öğretmen haftaya sınav yapacağını bildirdiğinde kaçıncı sayfaya kadar sorumluyuz hocam' sorusunu soran ama yine de sınava çalışmayan öğrencidir. Madde 25: Tüm ısrarlara rağmen misafir 'Yemeyeceğim yeter!' diyorsa,Ev sahibi son kozunu değerlendirir ve ilahi gücü cümle içinde kullanıp Bak Allah'ın adını verdim' diyerek misafiri köşeye sıkıştırır. Misafir bunun üzerine midesi dolu olsa da, ilahi kudret korkusundan mıdır kaçış yolu kalmamasından mıdır, ne var ne yoksa bir çırpıda yer.> Madde 31: İşyeri açılışının yapıldığı gün satılan ilk üründen elde edilen para (siftah parası) bereket getireceğine inanılıp çerçeveletilir ve işyerinin duvarına asılır. İşyerleri açılışı çok önemlidir. Alışveriş yapanlar ürünlerin gerçek karşılığını değil, gönüllerinden geçeni kasaya bırakırlar. İlk alışveriş parası herkese gösterilir. Madde 34: Üzerinden araç geçsin ve temizlensin diye işyeri paspasları cadde ortasına fırlatılır. Sinek avlayan esnaf Türkiye'de temizlik hastası kesilir. Alır eline hortumu baştan aşağı dükkanının bulunduğu caddeyi,kaldırımları bir güzel sular. O da yetmez, yandaki caddeleri ve sokakları da sulamayı iş edinir. O arada paspaslar da temizlikten payını alır. Madde 42: Misafirlikte kolonya ikram edilirken büyüklerin ellerine çocukların kafasına dökülür. Aynı misafirlikte biraz büyük bir çocuk varsa mutlaka 'Geçen bunu hamama götürdük.Babasını da getirseydin bari dediler' geyiği mutlaka yapılır. Madde 46: Durakta değil de, her el kaldıran yolcu gördüğünde duran otobüse halk otobüsü denir. Halk otobüsü halkı kırmaz, durur. Halk otobüsünün belediye otobüsünden tek farkı budur. Madde 49: Şehirler arası otobüs yolculuklarında kan bağı yoksa (karı,koca, yeğen, yenge gibi) bayan yanına erkeğin oturması firma tarafından kabul edilmez.. Türkiye'de en önemli namus bekçileri otobüs muavinleridir. Muavinlere göre birbirlerini hiç tanımayan iki karşı cinsin,mesafe olmaksızın seyahat etmesi, ateşle barutun birbirine bitişik iki koltuktan bilet alması gibi bir şeydir. Buna asla izin vermezler. Ancak gidilecek yol boyunca erkeğin yanına oturtmadıkları genç kızı kesmeyi de ihmal etmezler. Madde 63: Gelinin belinde yer alan kırmızı kuşak bekareti simgeler. Damadın elbisesi üzerinde renkli bir çaput parçası, herhangi bir işaret bulunmadığından cinsel geçmişi hakkında fikir yürütmek mümkün değildir.Aslında bu geçmişle pek ilgilenen de yoktur. Madde 64: Kafa bir yere çarptığında şişmesin diye çiğnenmiş ekmekle ovalanır.Türklerin 'Kendi kendine tedavi' yöntemleri sadece bunlarla bitmez.Ağrıyan yere sıcak tuğla konur. Isıtılmış çay bardakları ile sırt çekilir.Arpacık çıkmış göze sarımsak sürülür. Sarılık olmuş kişiye kendi idrarı içirilir. Kesilen ve kanayan yere tütün basılır. Paslı çivi batan yer sopayla dövülür. Burkulan yere biftek bağlanır. Yanan yere diş macunu sürülür. Madde 66: Bütün ilaçlar buzdolabında saklanır.Buzdolabının kola, su, gazoz koyulan bölgesi ilaçlara yetmeyince, ilaçlar yumurtaların bulunduğu alanda, kurumuş yarım limonlara komşuluk yapar. Madde 75: Sokak ortasında aşka gelip sevişen, kedi, köpek at gibi hayvanlar önce 'Hoşt, kışt, pişt, aloooo' denilerek uyarılır. Sevişme halinin devam etmesi durumunda hayvanlar sopa benzeri bir cisim kullanılarak ayrılır. Üç-beş güvercin bir araya gelip, buldukları kırıntıları kafalarını delirmişçesine öne arkaya sallayarak tetikte yerken, kendilerine doğru aniden koşan birini gördüklerinde topluca kaçarlar. Güvercinler neden böyle bir davranışla karşılaştıklarını anlamazlar. Kışşşt' diye ses çıkarıp güvercinlerin ortasına dalan bir Türk'ün de anlaşılacak bir hali yoktur zaten. alıntıdır |
Genc kiz, asigina telefon acmis: Tankut, demis, seni cok arzuluyorum, geceleri uyku uyuyamiyorum. Ne olur bu hafta sonu bize yemege gel. Seni annem babamla tanistirayim. Sonra benim odamda ders calisiyor gibi yapar doya doya sevisiriz... Tankut omrunde hicbir kizla sevismemis, toy bir delikanli. Bir eczaneye gitmis.Babacan eczaciya : -Bu hafta sonu once bir aile yemegi, pesinden atesli bir ask yasayacagim, demis, o yuzden iyisinden bir kutu *********** istiyorum... Babacan eczaci kutulari vermis, oglanin sirtini sivazlayip yolcu etmis. Tankut hafta sonunda bir buyuk buket cicekle kizin evinin kapisini gelmis. Genc kiz kapiyi acmis. Tankut'u dogrudan yemege almis. Delikanli cok mahcup bicimde masaya oturmus. Kizin ana babasinin yuzune soyle bir baktiktan sonra basini onune egmis. Baslamis dua etmeye. Ancak dua bir turlu bitmiyor. Kiz sonunda dayanamamis, fisiltiyla: Ben senin bu kadar dindar oldugunu hic bilmiyordum Tankut, demis... Tankut adeta inlemis -Ben de babanin eczaci oldugunu ....... |
40 yaşlarındaki kadın kalp krizi nedeniyle hastaneye yatırılmıştı.Kendinden geçmis durumdaydı. Doktorlar kurtarmak için çilgınlar gibi uğraşıyordu..Tam bu sırada Tanrı kadına göründü. -"Yanına geliyorum Tanrım," diye inledi kadın. -"Hayır," diye cevap geldi yücelerden,"daha önünde 35 yıl, 2 ay, 8 gün var..." Kadın nihayet kendine gelmişti. Doktorlar mutluydu. Kadın daha da mutluydu. Biraz iyileşince kesenin ağzını açtı. Yüzünü gerdirdi.Liposuction yaptırdı.Göğüserini silikonla dikleşirildi.Kadının ısrarlarına dayanamayan hastane yönetimi bir kuaförün gelip saçlarını platine boyamasına izin vermişti.Artık bomba gibiydi kadın. Kendini çok iyi hissediyordu. Hayatının kalan bölümünü mutlu bir biçimde geçirmeye hazırdı.Nihayet taburcu oldu. Dışarıya çıkıp temiz havayı içine çekti. Taksiye binmek üzere caddenin karşısına geçerken bir ambulans çarptı kadına. Vahimdi durumu. Derin karanlığa doğru kayarken sordu: -"Ulu Tanrım, sen her şeyi daha iyi bilirsin, ama hani önümde daha 35 yıl vardı?" Tanrı'nin cevabı şöyle oldu: -"Tanıyamadım..." |
Temel ve Sevgilileri Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir. Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye ögretmen de digerleri degil?" diye. Temel de ona döner: -Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha tekrarliyalim... Pilot Temel Pilot Temel telsize var gücüyle bagiriyordu : - "Ula, sag motor bozuldu. Düseyrum, düseyrum. Meydey düseyrum. Kule düseyrum." Kule hemen cevapladi : - "Mesaj anlasildi. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin." Temel gayet ciddi : -"Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk." |
Aşırı sinirli biri, havalimanında Check-in Bankosu'ndaki ilgili memura hak etmedi halde, etmediği hakareti bırakmamış. Müşterinin abartılı kabalığı karşısında, banko memuru sakin ve güleryüzlü bir şekilde davranıyor, hiç cevap vermeden işine devam ediyormuş. Adam işi bitip gidince, bir arka sıradaki müşteri: -"Sizi tebrik ederim..! Hiç tahrike kapılmayıp nezaketinizi sürdürdünüz.. Ama bu kadarı da yanlış.. Yapabileceğiniz bir şeyler olmalı.." demiş,memura. - "Olmaz olur mu, var efendim.." demiş, memur gülümseyerek, - "Şerefsiz New York' a gidiyor, Bavulları Bangkok'a :) |
Hediyeler 3 adam oturmus eslerine aldiklari hediyelerden bahsediyorlarmis Birincisi demis ki, "karima öyle bir hediye aldim ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çikiyor." Diger kisi anlamamislar. "Ne aldin?" diye sormuslar. "Beyaz bir Porsche aldim. Çok mutlu oldu." diye cevap vermis. Ikinci adam demiski, "Ben de geçen dogum gününde karima 4 saniyede 0'dan 100'e çikan bisey almistim." Hemen anlamislar tabi ki: "Heey, yoksa Ferrari mi aldin?" Adam gülümsemis: "Evet, kipkirmizi bir Ferrari aldim. Gerçekten de ona çok yakisti." demis. Bu sefer üçüncü adama sormuslar: "Peki sen ne aldin karina?" Adam demis ki: "Ben öyle bisey aldim ki; sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çikiyor." Adamlar sasirmislar: "Atiyorsun!" demiser, "Öyle bir araba olmaz ki!" Adam cevap vermis:"Araba aldigimi kim söyledi? Iste bunu aldim demis ne aldigini görmek için tiklayin... http://img193.echo.cx/img193/7475/adsz8oj.jpg |
İdeal Erkekİdeal Erkeğim Nasıl Biri (Yaş 22) Yakışıklı, sempatik, maddi durumu iyi, beni ilgiyle dinleyecek, espri anlayışı gelişmiş, gücü kuvveti yerinde, iyi giyinen, her konuda zevk sahibi, sürpriz yapmayı seven, romantik ve hayal gücü gelişmiş biri... İdeal Erkeğim Nasıl Biri (Yaş 32) İyi görünümlü, kafasında saçı olan, arabadan inerken kapımı açan, yemeğe gittiğimizde sandalyemi tutan, pahalı bir restorana götürecek kadar parası olan, konuşmaktan çok dinleyen, fıkra anlattığımda katıla katıla gülen, alışverişte paketlerimin hepsini zahmetsiz taşıyacak kadar gücü kuvveti yerinde, en az 1 kravata sahip, yaptığım yemekleri beğenen, doğum günü ve yıl dönümlerini unutmayan, haftada en az 1 kez romantik olabilen biri... İdeal Erkeğim Nasıl Biri (Yaş 42) Çok da çirkin değil, tamam kel olabilir, ben binmeden arabayı hareket ettirmeyen, işinde disiplinli, fırsat oldukça aksam yemeğine köşedeki köfteciye götüren, beni dinlerken başını sallayan, anlattığım fıkraların can alıcı yerlerini hatırlayan, evdeki eşyaların yerini değiştirmeme yardim edecek kadar gücü kuvveti yerinde, göbeğini kamufle edecek şekilde kıyafet seçen, çoğu hafta sonu traş olan biri... İdeal Erkeğim Nasıl Biri (Yaş 52) Burnunun ve kulağının içindeki kılları fazla uzun olmayan, topluluk içinde gaz çıkarmayan, para isteme alışkanlığı edinmemiş, ben bir şey anlatırken uyuyakalmayan, aynı fıkrayı tekrar tekrar anlatmayan, hafta sonları poposunu koltuktan kaldırabilecek kadar gücü kuvveti yerinde, aynı renk çorapları seçebilen, ve temiz iç çamaşırı giyen, televizyon karşısında akşam yemeğinden hoşlanan, adımı unutmayan, bazen tıraş olan biri... İdeal Erkeğim Nasıl Biri (Yaş 62) Küçük çocukları ürkütmeyen, banyonun nerede olduğunu hatırlayan, bakımı fazla masraflı olmayan, mümkün olduğu kadar gürültüsüz horlayan, neye güldüğünü birden unutmayan, yardım almadan ayağa kalkabilecek kadar gücü kuvveti yerinde, lapa yiyeceklerden hoşlanan, dişlerini nereye koyduğunu unutmayan biri... İdeal Erkeğim Nasıl Biri (Yaş 72) Yaşayan ve arada bir nefes alan biri... |
HURİYE-DÜRİYE-NURİYE Huriye, Nuriye ve Duriye 75-80 yaşlarında, çok eski üç arkadaştır. Bir gün Huriye Nuriye'ye telefon eder ve Düriye'ye gitmeye karar verirler ve giderler. Biraz muhabbetten sonra Düriye kahve yapar ve içerler. Biraz sonra Düriye yine "ay kusura bakmayın unuttum, birer kahve yapayım da içelim" der. Huriye ve Nuriye bir şey demezler ve içerler. Aradan biraz zaman geçer. Düriye yine "size bir kahve bile yapmadım hemen yapayımda içelim" der ve yapar getirir. Bizimkilerde yine itiraz yok. Akşama doğru Huriye ve Nuriye kalkarlar, yola düşerler. Yolda bastonları ile yavaş yavaş yürürken aralarında şu konuşma geçer; Huriye : "Kız Nuriye, gördün mü Düriye'yi..!!! Ne kadar pinti olmuş. Bize bir kahve bile ikram etmedi" Nuriye : "Kızzz Düriye'yi ne zaman gördün?? ". |
New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın bir hanım yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor: -Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim. Ve ilk soruyu soruyor: -Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır? Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış. Soru sorma sırası sarışına gelmiş: -Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla asağı inen şey nedir? Adam dakikalarca düşünmüş. Yanıtı bulamamış... Cuzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş: -Cevap ne? Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış...:banana: |
Amerika’da ölen bir kadın için kilisede cenaze töreni düzenlenmişti. Tören sonunda cenaze görevlileri tabutu taşırken, tabutun ön bölümünü yanlışlıkla kilisedeki sütunlardan birine çarptılar. Bu olaydan sonra tabuttan bir inilti sesi duyuldu. Tabut açıldı ve öldüğü sanılan kadının yaşadığı anlaşıldı. Bir süre hastanede tedavi edilen kadın iyileşti ve 10 yıl daha yaşadı. 10 yıl sonra öldüğünde ise cenaze töreni yine ayni kilisede yapıldı. Tören sonrası görevliler tabutu taşırken, kilisedeki aynı sütunun önüne geldiklerinde, ölen kadının kocasının, arkalardan sesi duyuldu; "Lütfen sütuna dikkat ediniz...":) Temel ıssız dağlarda gezerken ayağı kayar ve bir uçurumdan asağı düşerken, yamaçtan dışarı doğru büyümüş bir ağaca zorlukla tutunur.tek eli ile asılı vaziyette başlar bağırmaya "KİMSE YOK MİDUUUUR KİMSE YOK MİDUUUUR!" yakınlarda sesini duyacak kimse yoktur. Temel saatlerce aynı pozisyonda bağırmaya devam eder. "KIMSE YOK MIDUUUUR ! KIMSE YOK MIDUUUUR!" Aslen keyfine düşkın olan bu kulunun zor durumunu ve feryatlarını duyan Tanrı dayanamaz ve gik gürlemesini andıran bir ses duyulur "EEEY KULUM TEMEL SEN DE BİLİYORSUN BUGÜNE KADAR BENİM EMİRLERİME PEK RİAYET ETMEDİN, RAKI İÇTIİN, KUMAR OYNADIN, BAŞKASININ MALINA GÖZ DİKTİN, ÇAPKINLIK YAPTIN. ANCAAAAK ŞU HALİNE DAYANAMADIM VE SANA BIR SANS DAHA VERMEK İSTERİM. EĞER İYİ BİR KUL OLMAYA SÖZ VERİRSEN SENİ KURTARACAĞIM!" Ses kesilir. Bir sure daha sessiz kalan Temel başlar tekrar bağırmaya: "BAŞKA KİMSE YOK MİDUUUUUR! BAŞKA KİMSE YOK MİDUUR!" Soğuk ve karlı bir günde bir iş adamıyla sarışın sekreteri yollarını kaybetmişler ve bir ormanda kaybolmuşlar. Bir süre sonrada arabalarıda bozulmuş ve arabayı terk etmek zorunda kalmışlar.Zor ve uzun bi yürüyüşten sonra ormanın içinde bir kulübe bulmuşlar ve kendilerini hemen bu kulubenin içine atmışlar.Kulübede bir yatak bir tulum bir sürüde battaniye oldugunu görmüşler.Adam bir centilmen olarak sekretere onun yatakta yatabileceğini söylemiş ve kendide uyku tulumunu alıp yere yatmış. Adam yattıktan bir kaç dakika sonra sarışından ses gelmiş.. -efendim ben çok üşüyorum Adam tulumun fermuarını açmış ve kalkıp sarışına bir battaniye vermiş ve sonra yine yatmış..tam uyumak üzereyken sarışın yine -Efendim ben hala çok üşüyorum! demiş Adam yine fermuarını açmış kalkmış sarışına bir battaniye daha vermiş. Sonra aynı sakinlikte uyku tulumunun içine girip fermuarı çekmiş tam uykuya dalacagı zaman sarışın yine, -Efendim ama ben çoooooooook üşüyorum..demiş adam sarışına dönüp, -burası ıssız bi yer ne oldugunu kimse görmez.İstiyorsan bir geceleğine karı-koca gibi davrana biliriz demiş. sarışın cilveleşerek, -tabi efendim siz nasıl isterseniz demiş bunun üzerine adam avazı çıktıgı kadar bagırmış Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al!!!:rofl: Kucuk ahmet abisinin hergun ayri bir kizlla neler yaptigini merak eder. bir sabah abisinin arabasinin arka koltuguna gizlenir, abisi o gun fix bir kizi evinden alir. vurur dag tarafina arabayi. issiz bir yere ceker ve kiza sorar "veriyor musun vermiyor musun?" kizin cevabi"hayir" olur. abisi hic bozuntuya vermeden "in arabamdan ben gidiyorum o zaman ,yuruyerek kac gunde eve gidersin bilemem hehehh!" der kiz aglaya aglaya iner.abisi oylece birakir kizi geri eve doner. Ayni gece ahmet senaryoyu kendine uydurmaya calisir ve sabah her sey planlanmistir. bisikletine biner gider komsunun kucuk kizini bisikletinin arkasina bindirir ve abisinin gittigi yonde gucunun yettigi yere kadar gider.aynen issiz bir yerde durur ve kucuk kiza sorar "veriyoy musun vermiyoy musun?" . Kizin cevabi "evet " olur ahmet'te bozuntuya vermeden "tamam o zaman sen bisikleti al git,ben yuyuyerek kac gunde geliyim allah biliy"....:rofl: Jim ile Mary akil hastanesinde iki hastadir. Birgun hastanenin yuzme havuzunun etrafinda dolasirken Jim aniden suya atlayip en dibe batar. Bunu goren Mary hemen ardindan atlar ve dibe kadar yuzup Jim'i kurtarir. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranisi hastanede olay olur. Bunu duyan bashekim de Mary'nin artik iyilestigini dusunup, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. Islemler yapilir, belgeler cikartilir, Bashekim ayni gun Mary'nin yanina gider: -Mary, sana bir iyi bir de kotu haberim var. Iyi haberim, yaptigin kahramanca davranistan oturu anladik ki akli dengen tamamen yerinde ve boylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kotu habere gelince, kurtardigin hasta, Jim, intihar etmis. Az once odasinin banyosunda kendisini asmis bulundu. Mary gayet sakin yanit verir: -O intihar falan etmedi ki. Ben onu astim kurusun diye.:P |
Cvp:Tanrıya Mektup Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan çocuklar, büyüklerin değil kendi kafalarının, çocuk dünyalarının tanımladığı, büyük bir güven duyup,büyük bir umutla bağlandıkları "çocukların tanrısı"na bir dolu mektup yazmışlar. Eric Marshall ve Stuart Hample adlarında iki yazar da bu mektuplar arasında uzun bir çalışma yapıp bazılarını kitaplaştırmışlar. Çoğu inanılmaz saflık ve ciddiyet içinde. Ama yine de ister istemez gülümsetiyor insanı. (Lütfen bunları sadece küçük çocukların yazdığını unutmayın, kesinlikle dini herhangi bir yön aramaya çalışmayın.) - Sevgili tanrı, geçen hafta Newyork'a gittiğimizde Sen Patrick Kilisesini gördüm. Bayağı güzel bir evde oturuyorsun (Frank). - Sevgili tanrı. Eğer ben tanrı olsaydım, bu kadar iyi olmazdım. Bunu aklından çıkarma (Michelle). - Canım tanrı. Kucaklaşmayı sen mi buldun? Çok güzel bir şey (Brenda). - Sevgili tanrım niçin hiç TV'ye çıkmıyorsun? (Kim). - Sevgili tanrı öğretmen günlerin önce kısaldığını, sonra uzadığını söyledi. Artık bir karar vermelisin (Mindy). - Sevgili tanrı. Eğer öldükten sonra yaşayacaksak, niye öldürüyorsun? - Sevgili tanrı sen zengin misin, yoksa sadece ünlü mü? (Steven). - Sevgili tanrı bu soğuklar ne işe yarar? (Rodaw). - Sevgili tanrı yeni öyküler yazamaz mısın? Yazdıklarının hepsini okuyup, bitirdik ve yeniden başa döndük (Terry). - Sevgili tanrı yağmur yağdığında ne kadar süreceğini nereden biliyorsun? Kitabını okudum ve beğendim. O kadar fikirler nereden aklına geldi? (John). - Doktor olmak istiyorum. Ama o aklına gelen nedenden değil (Fred). - Niçin daha sonra yeni hayvanlar bulup göndermedin? Hâlâ eskileri ortada dönüp dolaşıyorlar (Johny). - Şu her gün ezip durduğum karıncaların umarım sence bir önemi yoktur (Alis). - Gönderdiğin bebeği geri almazsan, odamı temizlemem (Joy). - Kiliseye sözüm yok, ama kuşkusuz daha iyi müzikler yazabilirsin. Umarım yazdıklarıma kırılmazsın (Dostun Barry). - Eğer hiç kimse bilmeyecekse, iyi olmanın ne yararı var? (Mark). - Sevgili tanrı hıncımı aldım, teşekkürler (Raymond). - Ne olur beni kuş yap. Söz veririm senden uzun süre bişi istemiycem (Lee). - Bi kere kar yağdırdın okul kapandı. Bi daha yapsana (Guy) ... |
YeşiL Maymun Penisi bir yılan tarafından sokulan temel acı içinde yerde kıvranmaktadır. Arkadaşı Dursun telefonla yardım almak için bir doktoru aramıştı, Doktor; -Yılanın soktuğu yer ağız vasıtasıyla emilerek...... Dursun yüzü sapsarı bir şekilde telefonu kapatır Temel; Dursun ne oldu doktor ne dedi Dursun; S..... et i..... gebersin, dedi (Siz şimdi yeşil maymun ne alaka diyorsunuzdur, yok öyle birşey ben uydurdum:))) |
AMERİKALI İNGİLİZ VE IRAKLI Bir Amerikalı, bir Ingiliz ve bir Irakli kahvede oturmus çay içiyorlarmis. Amerikali çayını bitirince bardagi havaya firlatmis, silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis "Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demis. Ingiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates ederek bardagi parçalamis "bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam için o kadar çok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demis. Bunun üzerine Irakli da buz gibi sogukkanli bir sekilde çayını bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini çekip Amerikali ve Ingilizi vurup öldürmüs Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar çok var ki, biz ayni adamlarla iki kere çay içmeyiz" demis. |
HİTLER Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi. - "Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis. Ingiliz'e sormus - "Titanik kaç yilinda batti?" Ingiliz hemen cevap vermis - "1912" diye. Hitler göndermis Ilgiliz'i. Fransiz'a sormus bu kez: - "Titanik'te kaç kisi öldü?" Fransiz cevap vermis - "1050". - "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis. Ve Yahudi'ye dönmüs; - "Say lan isimlerini!" |
| Saat: 06:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık