![]() |
GiT - Me Bana gel, sadece bana... Yıllardır içinde sakladığın ve haykırmak için biriktirdiğin sevda sözlerinle gel. Ya da konuşma, tek bir söz bile söyleme, suskunluğunla gel. Utangaçlığın, güçsüzlüğün, üzerini yalanlarla örttüğün hatalarınla gel... Sana kendini anlatman için hiç fırsat vermeyen insanları bırak bir kenara. Onlar hep zamanını çaldı senin. Sen aşkını saklarken hoyrat ellerden, onlar her seferinde bir çentik açıp yüreğine, büyüttüler yaranı, kanattılar. Sen paylaşmak adına içindeki mavilikleri sunarken onlara, yıldızsız gecelerin karanlığına çektiler seni. Kimliğini çaldılar. Uyuyamadığın bütün uykuları, üşüdüğün kış sabahlarını, iç sıkıntısıyla geçirdiğin bütün akşamları, seni yatağından sıçratan kabuslarını topla öyle gel. Arzuladığın ama ertelediğin ne varsa hepsini alıp gel. Ben koşulsuzca sevmeye hazırım seni. Sorgulamadan, yargılamadan, değiştirmeye çalışmadan seni, sevmeye hazırım. Hayatı seninle yeniden keşfetmeye, seninle yaşanacak sevdanın isimsiz neferi olmaya hazırım. Gel ve sarıl bana. Bu sahte hayatların ortasında inandığım tek gerçek sen ol. Suç ortağım ol, aşık olmak suçunu birlikte işleyelim. Bekleyişle tüketme beni. Gel ve sarıl, son bulsun kalabalığın ortasında asırlardır süren korkunç yalnızlığım. Vazgeçilmezim olmak için gel. Seni kaybetmekten öyle korkayım ki, düşüncesi bile titretsin yüreğimi. Sen olmadan yaşanmayacağını bileyim, sen olmadan geçecek bir gün bile yaralasın, acıtsın kalbimi. Bekleme artık gel. Başkalarının asla göremediği, bir tek benimle konuşan içindeki o deli çocuğu ortaya çıkartmak için gel. Korunmaya muhtaç bir çocuk o biliyorum. Korkma, kimsenin onu incitmesine izin vermem. Güven bana. Birine güvenmenin insanda yaratacağı o müthiş huzuru duyarak gel. Gel ve ağla. Bunca yıl çektiğin acılardan bir çırpıda sıyrılmak için sarıl boynuma ve ağla. Gözyaşlarınla birlikte akıp gitsin hepsi. Seninle ağlarım ben de. Ben de sıyrılırım yüreğimi sömüren kimliksiz sevdalardan. Bir tek sana kalırım kendim olarak. Bir tek sana hiçbir şey beklemeden sunabilirim benliğimi. Sadece bana gel yar... Yıllardır ışık girmemiş karanlık odalarımı aydınlatmak için sadece bana gel. Ben sevmeye hazırım seni... Sonsuza dek... |
git diyemem ama "git"..:( Vazgecmeyi bastan kabullenmis,nasir tutmus bir yuregim var artik! Her zaman vazgecmek icin sevmistim seni;Cunku birgun bir yerlerde bitecegini,bitmese bile bitirilecegini biliyordum;ama hicbir zaman unutmak icin sevmemistim seni.... Bastan kabullenmistim gidecegini,yuregimin alevlerle yanacagini. herseye ragmen baslamistim bu sevdaya,goze almistim beni bekleyen alevleri,yuregime saplanmayi bekleyen sivri oklari.... Butun eksiklerinle kabul etmis;Butun saf duygularimla sevmistim seni... Delilik miydi? Bilmiyorum.... Ve simdi gidisini sessiz soluksuz izliyorum. Diyecek tek bir sozum yok;Cunku bunu biliyordum:Gidecegini,ardindan yasli gozlerle baka kalacagimi!! Canim cok yaniyor ama susuyorum,seninde canin yansin istemiyorum.Konussam,gozlerimden bosalacak caglayani tahmin edebildigim icin susuyorum.Icimde ciglik atan kalbimi susturmak icin derin bir nefes aliyorum.... Git demek gelmiyor icimden ama gitmen gerek biliyorum. "Aglama sakin ardimdan,sonumuz yoktu bizim,erken olmasi iyi oldu.Biraz canimiz aciyacak ama alisacagiz" diyorsun. "Biraz mi??" diyorum icimden BIRAZZ!!! ve ekliyorsun "Aglama,agladigini gormeye dayanamam,uzulurum.... Yuzumde zoraki bir tebessum susuyorum....Icimden bir ciglik kopuyor:"Mutlu ol iki gozum aglamiyorum.....Herseye ragmen sevdim seni seviyorum..... Ama birsey soylememek,aglamamak icin sıktıgım dudaklarim mani oluyor sozcuklerin disari cikmasina susuyorum.... "Git kendini fazla sevdirmeden....." gidiyorsun....... susuyorum..... |
Sorma Beni benden sorma bende değilim Neyimi söyleyim, nasıl söyleyim Yalancı dünyaya yok ki meyilim Sana ne söyleyim, nasıl söyleyim Mansur olup dara oturmayınca Sevda belasından yatılmayınca Mizana konulup, tartılmayınca Kilo mu söyleyim, ton mu söyleyim Şeriat kapısı belimi büktü Tarikat kapısı iflahım söktü Marifet kapısı sevdayı döktü Hakikat mı deyim, yokluk mu deyim Varlığımda yokum, yoklukda varım Güllerde kokuyum, bülbülde zarım Elest-ü bezminde vardır ıkrarım Sözle mi söyleyim, hal mi söyleyim Dolap gibi her girdabı dolandım Mecnunun çölünde leyla arandım Ne İsa'ya ne Musa'ya yarandım Çarmıhdan mı deyim, turdan mı deyim Alem benim ben alemim diyemem Dillerim kilitli yarim övemem Sonsuz bir yoldayım geri dönemem Sonu mu söyleyim, baştan mı deyim Ne vermişse geri verdim yarime Gel istersen senle gidek pirime. Narın ateşiyle gel de erime, Pervane mi deyim ateş mi deyim. Yaşarken ölüyüm, ölünce diri, Muhabbet bağının oldum esiri. Balçık tezgahının silik teksiri, İNCE'den mi deyim telden mi deyim. Sabit İnce |
Gitmek Gitmek o kadar kolay mı Bir kentin o dapdar sokaklarından O gepgeniş pembemsi kırlara Gitmek o kadar kolay mı Ya dumanı tütmeyen ruhumun Hayat belirtisi sıradanlığını taşımak Bin bir karmaşasını bir nefeslik şehirden Bin nefeslik doğalara Yaratmak kolay mı Yoklardan bir ormanı Ya inşa etmek şehri Kabasından çizgilerine yepyeni Ya her defasında vazgeçemediğin Ama asla bulup bütünlenemediğin Kaf dağı ötesi aşkı hayalini Sesini nefesinden atmak O kadar kolay mı Selim Bayrak Bırakıp Gitmek öylesine yerleşmiştinki öylesine ölüm bile kayıplar ülkesinde saklanıyorsa buzdansa çiçekler buzdansa çelenkler buzdansa soluduğunuz hava bölmek benim işim değil dikip gitmek çarmıhları mabetlerin tozlu kapılarında gözü yaşlı bir halk... dikenli tel gibi yırtarken yeryüzünü böyle öfkeli Beşparmağı böyle yanlız... deniz, okyanus ve ötesi bırakıp gitmek..... Yalova 12 Temmuz 2001 Meryem Kuzu Acılar denizi ben acılar denizinde boğulmuum işitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni duyarım yosunların benim için ağladıklarını ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle bütün gemiller söndürmüş ışıklarını ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma sularım tuzlu, sularım zehir zemberek baksana; herkes içime dökmüş artıklarını bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse yılların içimde bıraktıklarını... Ataol Bayramoğlu |
Sana Yakın Birdostun sıcaklığın Öylesine Yaslamak istiyorumki başımı Ya omzunu uzat sevgilim Ya da telleri kopuk Bir kemanı Kanadının altına sığınacak Bir kuş arayan Eskimiş saçak gibiyim sensiz Yada bütün balinalarının Kıyıya vurup intahar ettiği Bir deniz Bir hitit çanağıyım Toprağa gömülü Ve sen İlk kazısını yapan Bir arkeolog ürkekliğiyle Ellerinin arasına Al beni Tek dileğimdir çünkü benim Sana yakın bir sunay akın. Sunay Akın |
Eskisi Gibi Seneler sürer her günüm, Yalnız gitmekten yorgunum; Zannetme sana dargınım, Ben gene sana vurgunum. Başkalarına gülsem de, Senden uzakta kalsam da, Sevmediğini bilsem de Ben gene sanavurgunum. Dağları aşınca başım, Geri kaldı her yoldaşım, Gerl sevgilim, gel kardaşım, Ben gene sana vurgunum. Gönlüm seninkine yardı, Aynı şeyleri duyardı; Ayaklarımız uyardı... Ben gene sana vurgunum. Sabahattin Ali |
Sana Ulaşmak Bir gün bir yangın yerinde buldum ben bu aşkı Belki Umudum vardı yalanlamak için aşk yok diyenleri Umudum vardı Diyebilmek ne güzel; bir umutsuz için ne manalı. Belki birgün bir yangın yeri daha bulabileceğim yine bir yangın yerinde bulduğum bu sevdadan kurtulmak için Ömer Seydi Ekinci |
Gidişini Anlatıyorum Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için Saçlarını, gözlerini, ellerini Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak Termometrede yükselen çizgi çizgi Kim bilir nerelerde soğuyorsun Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen İnsan insan bakan gözbebeklerin Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder Ne gelirse onlardan gelir bana Çalışma gücü yaşama direnci Mutluluk gibi kazanılması zor Mutluluk gibi yitirilmesi kolay Bir açarsın ki mutluyum Bir kaparsın her şey elimden gitmiş Rıfat Ilgaz |
Git Derdim sen değilsin. Dersem gücenme. Dirhem dirhem gitmiş tutkum, Farkettirmeden... Seline kaptırmış hayat, Sen arkada bırakmış, Bak başının çaresne, Derdetmeden... Havada kar, kuşlar yok, Yeşil beyazı terketmiş. Git kuşların peşisıra, Özgürlüğüne... Reşide Sarıkavak |
Sabahları tükettim kapı önünde bekledim seni Duvarlarda yer kalmadı tepeşirler bitirdim Bu günde geçti böyle ümidimi yitirdim Gelmeyeceksen söylede boşuna bekletme beni... Ah ne zor şeymiş umutsuzca beklemek seni Dertlerime boncuk boncuk eklemek seni Bu sabahta her zamanki yerimde beklemekteyim Gelmeyeceksen söylede boşuna bekletme beni... (Küller Ateşe Dönecek Birgün) Emre Vehbi Alkan |
| Saat: 17:00 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık