![]() |
5 dolar New York`tan Los Angeles`e giden ucakta cingoz bir avukat ile sarisin aptal gorunuslu bir hanim yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanimla yakinlasmak hem de hosca vakit gecirmek icin bir oyun teklif ediyor. Kabul gorunce oyunu anlatiyor: -Size bir soru soracagim, cevabi bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksiniz bilemezsem ben size 50 dolar verecegim. Ve ilk soruyu soruyor: -Ay ile dunya arasindaki uzaklik ne kadardir? Kadin tek soz soylemeden cantasindan 5 dolar cikarip adama uzatmis. Soru sorma sirasi sarisina gelmis: -Tepeye 3 ayakla tirmanip 4 ayakla asagi inen sey nedir? Adam dakikalarca dusunmus... Yaniti bulamamis... Cuzdanindan 50 dolar cikarip kadina uzatmis. Kadin parayi kibarca alip cantasina koyarken avukat merakla sormus: -Cevap ne? Kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5 dolar cikarip adama uzatmis... |
Bir anne 8 yasindaki kiziyla otobuste gidiyorlar. duraklarin birinde bikac tane hayat kadini, musteri bekliyorlar. Kiz annesine; -"bunlar kim? ne diye bekliyorlar?" diye soruyor. Anne de -"Bunlar kocalarini bekleyen kadinlardir" der. Bunu duyan otobus soforu donup, -"Cocuga boyle sacma sapan sey anlatmayin, Bunlar ******dur ve para icin erkeklerle yatiyorlar" der. Cocuk da; -"Anne bunlar erkeklerle yatarlarsa, o zaman da cocuklari olur, bu cocuklar sonra ne oluyor Annenin yaniti -"Otobus soforu |
Adana genelevi onunde taksicilik yapan amcayi mahallenin yeni yetmeleri kandiriyorlar, yalvar yakar edip ve bir kac sise de raki hediye edince yaslari tutmayan genc grubunu geneleve sokmaya calisiyor taksici. Kapida aksi mi aksi bir de bekci olunca isler epey zorlasiyor, yine raki hediyeleri, yine yalvarmalar... Bekci razi oluyor ve kurban bayrami sabahi getir gencleri diyor. Gencler hevesli, bunca yildir duyduklari mekani gorecekler vs. (ote tarafini da siz tahmin edin). Sabah namaz sonrasi taksici bunlari genelevin kapisinda birakiyor. Kapida bir kuyruk ki sormayin gitsin. Gencler taksiden inip, bekci ile bir selamlasip siraya girmeden kut giriyorlar kapidan iceri. Siradaki kuyruk homurdaniyor, sesi yuksek cikanlar itiraz ediyor. "Olur mu ya boyle, hem sira bekletmedin, hem de yasi tutmaz gencleri aldin" diye bekciye ver yansin... Bizim bekci de zaten aksi, basliyorbagirmaya: -''Bunlar ****** cocuklari. Bayram sabahi analarinin elini opmeye geldiler. Size ne ulan!.. :P |
ŞARAP Temel çok para kazanınca, ailece en lüks bir gazinoya giderler. En pahalı şarabı seçerler. Garson sorar : -Hangi yıl tercih ederdiniz ? Temel : -Pi mahsuru yoksa hemen isteyrum |
Dikkatli koca Kari koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gününün aksamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam uyku sersemidir; güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır: - "Ne oldu? Ne istiyorsun?" diye sorar. -"Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle." Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir: -"Bunun için mi uyandırdın beni?. Baktım iste. Bir sürü yıldız görüyorum, ışıl ışıl parlayan milyonlarla yıldız. Karisi tekrar sorar: Peki, bu sana neyi gösteriyor?" Artik iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir: -"Teolojik olarak Tanrının kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun karsısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Astronomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 , Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum. > Niye sordun bunu bana? Sana neyi gösteriyor?" -"Necati, çadırımızı çalmışlar..." |
Temel'in inegi Temel'in inegi hastalanmis. Komsusu Cemal'e gitmis. - Ula inegun hastalandugunda ne vermistun? - Tuz ruhi... - Eyi...... Temel ertesi gun kosa kosa geri donmus... - Ula inegum oldi... - O zaman benimci de olmisti... |
APTALCA DÜŞÜNMEK Federal Almanya vatandaşı dış yolculuktan döndü. Getirdiği papağanla kendi gümrüğüne girdi. Muayene memuru işin gereğini anlattı: — Canlı papağana, yüz mark gümrük ödeyeceksiniz. Cansız içi doldurulmuş papağan olsaydı gümrüksüzdü. Adamın bir anlık tereddütü üzerine papağan söze karıştı: — Bana bak Hans! Öyle aptalca şeyler düşünme! |
Temel ve Maymun http://www.fikralar.com/images/t_sagkose.gif http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!" :P Karne Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." |
YAŞLILIK Bir adam, arkadaşına hastalığından dert yanıyordu: — Hele şu sağ bacağımdaki romatiz manın verdiği acıya hiç dayanamıyo rum, dedi. Nedeni nedir, acaba? — Neden olacak, dedi öteki. Yaşlılıktan. Bunların hepsi yaşlılık alâmetleri. Adam: — Saçma, diye yanıt verdi. Sol bacağım da sağ ba cağım ile aynı yaşta. O neden ağrımıyor? |
ROMAN YAZMIŞ Bir akıl hastanesinde bir deli, öteki deliye: - Ben bir roman yazdım, al oku; bakalım beğenecek misin, demiş. Ve kendisine kalınca bir kitap vermiş. Öteki deli, bir hafta boyunca okumuş romanı. Sonunda arkadaşı deliye: - Romanın çok ilginç, demiş; yalnız biraz kalabalık, çok isim var içinde. Kitabı veren deli: - Al, demiş, ikinci cildini de oku. Ve kalınca bir kitap daha vermiş. Yine aradan bir zaman geçmiş. Romanın ikinci cildini de alan deli: - Bunu da okudum, demiş; gerçekten çok ilginç ama, bu da çok kalabalık; çok isim var içinde... O sırada akıl hastanesinin doktoru gelmiş üstlerine: - Verin bakayım, demiş, o telefon rehberlerini. Ne zaman aldınız bunları; ben de kaç gündür onları arıyordum |
| Saat: 04:57 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık