![]() |
ay çok mu gecikti neredeyse çıkar sen yanlızlığıma varır varmaz az sonra yağmuru durduracaklar rüzgarı değiştirdim ustura ağzı poyraz yok canım yıldızları unutmadık mutlaka yerlerinde bulunacaklar kenarı yaldızlı mavi bir karanlık sütlü çıplaklığını örtecek kadar senin için olduğu asla bilinmeyecek yapraklarını birden dökecek dutlar şafak sökerken sekiz on kadar şimşek balkonda işlemeli müstesna bulutlar ayak bastığın an şehir de değişebilir yoksa Moskova mı belki berlin belki dakar belki 30'lardan mehtap yorgunu izmir körfez'de şerefine donatılmış vapurlar nerede ne zaman kaç kere yasadık nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık dudaklarımızda birbirimizden mısralar http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifAttila İLHAN |
Yalnızlığımdaki Adın Yalnız seni düşünüyorum umutsuzluğumda Gözlerimin yorgunluğu kadar aşığım sana Yollarım sana bağlanıyor. Karanlık gecelerimde Bir mumun aleviyle Bir ağaç yeşertiyorum Aşkında... Adının harflerini kazıyorum .......... .......... |
giderken hep bekledim belki basarsın diye kenarlarını bir göçerin işlediği gölgemin sürüklenen eteğine Barış Gültekin... |
Ö.L.Ü.M Hayat sıkmaya başladı artık, Gidiyorum sensizken sensizliğe, Bir masal gibiydi sen ve dünya Bir varmış bir yokmuş diye başlayan, Ve sona doğru yaklaşılan. Ölümden korkmuyorum artık, Korkularımı sende bıraktım, Ölmekten korkmuyorum artık, Ben ölümü ilk seninle tattım. İlk gördüğümde gözlerini, Dünya sanki cennet oldu bana, Kalbini tanıdığımda Düşlerim yoluma çıktı her sokakta Seninle tanışmam bir anlıktı Kaybetmem de bir anlık oldu. Ölümden korkmuyorum artık, Ölmekten korkmuyorum, Ben ölümü ilk gözlerinde tattım. Kaybetmekten korkmuyorum artık, Ben hayatımı sayende kaybetmeye kalktım. Ne gurur, ne derman kaldı dizlerimde, Uğrunda yıllarımı harcadım, Anlatmaya kalktım aşkımı, Ya ben anlatmayı başaramadım, Ya sen anlamamayı başardın. Ölümden korkmuyorum artık, Son satırlarını yazıyorum, Sensiz hayatın. Ölümden korkmuyorum artık, Ben uğruna canımı adadım. Sevdiğim, gözlerin hiç geceleri Ağlamaktan ağrıdı mı senin. Hiç elin kolunun, bağlı olduğu oldu mu, Sen dünyanın en kalpsiz insanını Sevdin mi hiç, Uğrunda ölmeyi düşündün mü, Bu dünyanın yalan olduğunu, Geç olsa da anladın mı sen. Ölümden korkmuyorum artık, Alıştım ben her gün ölmeye, Ölümden korkmuyorum işte Benim ruhum zaten hiç bedenimde değil ki Senin hep o gözlerini izlemekte. Ölümden korkmuyorum artık, Yaklaşıyorum her geçen dakika, Bu dünyadan göçüp gitmeye. Ölümden korkmuyorum artık, Korkuyorum dünyada sana birşey olmasından, Korkuyorum canının acımasından, Ölümden korkmuyorum artık, Son satırları yazıyorum, Korkmadığım ölüme yaklaşırken, Sana ve hayata. Ben hep gülümseyeceğim, O yaşlarla dolu gözlerimle, Bulutların arasından, Sana ve yalan insanlara.! Eren Özen |
Bekleyenler İçin Bir ayak sesi duymayayım Kapıya koşuyorum Gelen sen misin diye Bir sarı saç görmeyeyim Yüreğim burkuluyor Ağlamaklı oluyorum Her şey bana seni hatırlatıyor Gökyüzüne baksam Gözlerinin binlercesini görürüm Bir rüzgar değse yüzüme Ellerini düşünmeden edemem Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer Tadı senden gelir Yediğim yemişlerin İçtiğim içkilerin Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı Bu emsalsiz hüzün Seni beklediğim içindir Resmine bakamaz oldum Uykulardan korkuyorum artık Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada Ve şu saat geldiğin anda Durabilir sevincinden Zaman çıldırabilir Çünkü benim dünyamda Ölümsüzlük, seni sevmek demektir. Bir çocuk doğmayı bekler Bir ağır hasta ölmeyi Bitkiler yağmur ve güneşi bekler Yalnız bir kadın sevilmeyi Ve düşün ki bir adam İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi Seni bekler Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi Sen gelinceye kadar Pencerem kapalı duracak Rüzgar gelmesin diye Artık perdeleri açmayacağım Gün ışığı girmesin diye Sonra kahrolacağım Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta Ve günlerce gecelerce haykıracağım Nerdesin diye, Nerdesin? Bir gün bu kapıdan sen gireceksin Biliyorum Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek Yıllarca sonra Öldüğüm gün bile gelsen Bütün bu bekleyişimi ve öldüğümü unutup Çocuklar gibi sevineceğim Kalkıp sarılacağım ellerine Uzun uzun ağlıyacağım. |
bazı sözler karanlıkta söylenir, diyorum uykularımın birinde bazı sözler hiçbir zaman, diyorum kendi sesime uyanırken bazı sözler karanlıkta söylenir bazı sözler hiçbir zaman diyorum armaların birinde öyledir, iki yanı ağaçlı yollar, arasından geçip gitmektir şiir ağaçla, yolla, ne tarafa ve hangi zaman imgenin şiddetiyle çoğalır anlam parçalana parçalana geçtiğimiz yollardan onca yaprak düşer birkaç şiir kalır yalnızca o derin ağaçlardan kendi sesimize uyandığımız rüyalarda http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifMurathan MUNGAN |
Şiirler Şairler Sizler Y a r ı m K a l a n İntikam çanları çalıyor beynimde Şimşekler çakıyor yıldırımlar düşüyor Zehrini akıtan bir yılan oluyor yüreğim Vefasızlığının ilk gecesinde Umutlarımız vardı henüz çiçek açmayan Dağlar kadar yüce bir de sevdamız Yaprak dökümünü yaşatmaz mı yokluğun Paslı düşünceler kemirmez mi yüreğimi Nasıl çiçeklenir umutlarım sensiz Aşkın olmasa nasıl çekilir bu ruhsuz dünya Üstüme gelmez mi bu koca şehir Bu sokaklar nasıl gezilir sensiz Hayata küskün ağlamaklı bu gece İçimde yaşama savaşının yenilgisi Ruhumun son direnişi umuda Gülüşlerim yarım kaldı Hasretinin ilk gecesinde Hatice Göksu |
Yalancı Hayat, Yalancı İnsanlar ömrüm geçti neşesiz tatsız tuzsuz,ve yavan bulamadım kafama göre bir post bir dost herkes yalancı herkes vasıfsız kalitesiz bu alemde dostluklar ve arkadaşlıklar hissiz ve duygusuz menfaatler on planda kankalarım satılmış insanlar birbirinin üstüne çıkmış altta kalan cansız sende ciğne geç be PATRON yoktur birbirinizden farkınız bu dünya böyle gelmiş böyle gider hissiz ve duygusuz kandırmaca on planda gerçekler saptırılmış ıs yapanlar ise çoktan açıkta kalmış ellerinde dostlarım bir o yana bir bu yana savrulmuş bir koşuşturmadır bu hayat böyle başlamış gerçekler gizlenmiş yalancı gülücükler çıkmış herkes onlara kanmış dostlar hep aldanmış adam satmak ,kayırmak günlük moda olmuş yalakalar bas tacı çalışanlar amele kalmış yalancı hayatta yalancı insanlar çoğalmış değerler kaybolmuş yerini yalanlar almış vasıfsız ve torpilliler makama çalışanlar açlığa mahkum kalmış GERÇEK DOSTLAR BU ORTAMA AYAK UYDURAMAYIP RABBİNE KOŞMUŞ. |
Karanlığın insanı delişrten bir ihtişamı vardır Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım Bu gece dağ başları kadar yalnızım Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından Dudaklarımda eski bir mektep türküsü Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim Gözlerim gözlerini arıyor durmadan Nerdesin Atilla İlhan |
Hayal ve Gerçek Ay ışığı pencereden girende Senden yana hayal kurmak ne güzel Ya bir otobüste ya bir trende Gurbet ilden sana varmak ne güzel Aşkın mayasını senden alıp ta, Şekillendim sevda denen kalıpta Evinizin kapısını çalıp ta, İlk çıkandan seni sormak ne güzel Umudu yoksula bol verir Hüda Bin tohuma can var bir damla suda Gerek uyanık ol gerek uykuda Benden bakıp seni görmek ne güzel Kurumadan daha yolculuk teri Gel diye yanına çağırsan beni Bırakıp bir yana gamı kederi Doya doya seni sarmak ne güzel Aşk deyince anlattığı her şeydir Öldürdükçe tadı gelen bir şeydir. Azraile can vermesi zor şeydir Sen istersen sana vermek ne güzel. |
| Saat: 07:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık