![]() |
DAVA...YÜREK İSTER Dava Bilal gibi kızgın kumlara ve taşlara rağmen ALLAH diyerek ölmektir Dava Yusuf gibi imtihana göğüs germek... Köle olarak girdiği zindandan Peygamber gibi çıkmaktır Hamza gibi binlerce can feda etmektir Dava Halit Bin Ziyat gibi şehitlere karışmak Dava Ebu Bekir gibi sadakat ister Cenneti değil yalnız ALLAH'ın rızasını diler Dava Sahabe açken karnına iki taş bağlayan Peygamberin davasıdır Dava atılan taşları tutup güller sunmaktır Dava düşman olarak girilen kapıdan dost çıkmaktır Dava bırakılan emaneti canı gibi korumaktır Dava Sümeyye'nin örtüsü için canını vermesi ALLAH'a canlarla gitmesidir Dava adaletin,sevginin,aşkın,dostluğun,sadakatin annesidir Dava yüz yaşında bile olsa ALLAH'tan şehadeti dileyen Ebu Eyüp El-Ensari'nin mücadelesidir... Dava ezanlarda tek yürek olmak secdelerde ALLAH'a varmaktır Ebu Cehil'lere dur deme... Zalimlere göğüs germe... Zulme direnme,haklının yanında,haksızın karşısında olmaktır Dava bir yetim görüldü mü koruma ve okşama Resul'ün bile Bir yetim olduğunu unutmama davasıdır Bu dava gönül ister,çokluk değil ,birlik ister;bu dava yüreğiyle sevgiyle Devleşerek iman ister... Dava safını belirlemek ,imanını güçlendirmek Senin rızan için ben buradayım ya Rabbim diyebilmektir... Dava çakıl taşları kadar,denizler kadar çok günahı bile olsa Onu affederek bir ALLAH'a sahip olduğunu bilme davasıdır... ALLAH sabrınızı daim,azminizi baki,davanızı mübarek kılsın (AMİN) |
ben dini şiir aramıyorum..... gezegenlerle ilgili arıyorum.!!!!!!!!! |
SEN YOKTUN! Dursun Ali Erzincanlı Sen yoktun...Hz Adem'deydi nurun Önce cenneti, Sonra yeryüzünü şereflendirdin. Adem nuruna affedildi Arafat bu affa şahitti. Sen yoktun Nuh'un gemisindeydi Nurun... Dalgalar yeryüzünü boğarken Toprağın bağrındaki su Gökyüzüyle buluşurken Ve bu bir ilahi azap derken, Allah nurunu taşıdı binbir sebeble Tufan,nurunu selamladı edeple... Sen yoktun... Hz.İsmail'in alnındaydı Nurun İbrahimi bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden "Rabbimiz" dedi, " Onlara kendi içlerinden Senin ayetlerini okuyacak Kitap ve hikmeti öğretecek onlara, Onları temizleyecek bir elçi gönder "; Amin dedi on sekiz bin alem Nurunla aydınlanan minicik ellerini Semaya kaldırarak Amin dedi İsmail. Hira Nur dağı amin diyerek ayağa kalktı Medine'den adı Uhud olan bir amin yankılandı Sevr dağında. Sen yoktun Sultanım... Hz.İsa Ahmed diye muştuladı seni Alemlerin efendisi diye sana seslendi " Artık ben sizinle çok söyleşmem "dedi havarilerine Çünkü bu alemin reisi geliyor... Bekleyin Ahmed geliyor Kainata Rahmet geliyor... Havarilerin yüzünü okşayan, ölüleri dirilten bir nefes oldun. Ama sen yoktun. Sen yoktun.... Hz.Abdullahın alnındaydı Nurun Başı eğik gezerdi mazlum Put eyle göklerden seni sorardı Varaka seni arardı sema'da Anneler kız çocuklarını hep ağlayarak sevdiler. Ağlayarak süslediler ölüme!... Ağlayarak “hadi dayına gidiyorsun” dediler. Sen yoktun Sultanım... Canlı canlı toprağa gömülmenin adı idi dayıya gitmek, Anne yüreğinin çıldırtan çaresizliği idi, Ve yavrusunun ölüme gidişini seyretmesiydi. En son çocuk atılırken çukura, Annesinin suretinde bir melek tuttu onu Ve tebessüm ederek Hira Nur dağını gösterdi Melekler süslüyordu Hira'yı, Efendisine hazırlanıyordu Cebel-i Nur Efendisine hazırlanıyordu Mekke Alem, efendisine hazırlanıyordu. Kainatın gözü Hz.Amine'deydi Toprak yalvarıyordu Rabbine... Gel diye ağlıyordu mazlumlar Gözleri Sema'da Ve bir gelişin vardı Ya Resülallah Bir inişin vardı yeryüzüne Ve cebrail ardında yalın kılıç melekler Bir inişin vardı yeryüzüne Yetimler en huzurlu geceyi geçirdiler belki de...doya doya. Sonra bir sessizlik kapladı seher vaktini Herşey sus pus olmuştu. Hadi diyordu yıldızlar, hadi diyordu Ay, Kainat bir isim duymak istiyordu Ve bir ses yükseldi Amine’nin evinden Muhammed... Karanlıklar aydınlığa bıraktı yerini Muhammed... Seni yaratan Allah'a kurbanız Ey Dürr-i Yekta... Sana O adı veren Rahman’a kurbanız. Artık sen vardın... Susuz topraklara rahmet indi seninle Annenden sonra, anne Halime sevindi seninle Yağmura mı ihtiyaç var?... Kaldır şehadet parmağını... Yağmuru salsın Allah Sonra tut ağacın yaprağını Köklerini çıkarttırıp yanında yürütsün Allah. Yeter ki sen iste Sen iste Ya Resülallah Deki; ben kimim?... Dağlar, taşlar dile gelsin... Dilsiz çocuklar ellerinden tutup "ente resülallah" desin. Sen vardın... Bedir kârdı, Uhud dardı, Hendek yardı, Yiğitlerin vardı. Ölmek için yarışan yiğitlerin Hele bir Enes'in vardı Ya Resülallah Uhud'da öldüğünü duyunca arkadaşlarına; " Niye burada oturuyorsunuz ? " diye sordu... Onlarda ;" Allah'ın resül-ü öldürülmüş ! " deyince... " Peki O öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız, Kalkın ve O'nun gibi ölün." demişti. Ve savaşın en yoğun olduğu yerde şehit düşmüştü. Hem de ne şehit Ey Nebi... Vücudu yaralardan tanınmaz halde idi Kız kardeşi ancak parmaklarından tanıdı onu... Musab bin Umeyer'in vardı senin... Uhud'da sancağını taşıyan, öyle bir aşkla sana bağlıydı ki!... Allah o gün meleklerini Musab'ın suretinde indirdi. Ebu Hureyre'n vardı... Acıkınca mescidin önünde durur Sana bakardı, sen anlardın. " Ya Ebahir!..gel " derdin. Ve sen gittin... Bir gidişle gittin. Ardında hüznün kaldı, Hasretin kaldı göklerde, Bilal ezan okuyamaz oldu Ne zaman teşebbüs etse " Muhammed resülallah " demeye... Dizinin üstine çöker kendinden geçerdi. Sonra günler ay, aylar yıl oldu. Asırlar oldu... Sensizliğe açtık gözlerimizi Ama sen bırakmazsın bizi!... Sen varsın... Ey şehitlerin Sultanı sen varsın Bir şehit bile ölmezken Sana nasıl yok deriz. Ebu Talip Şam'a giderken, devesinin önüne geçip; " Beni burada kime bırakıp da gidiyorsun " demiştin " Ne anam var ne babam..." Ebu Talip bırakmamıştı bu yüzden Sensizliğin ızdırabı ile inleyen Ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya Resülallah Bırakma bizi ki ; Allah " Sen onların içindeyken onlara azap edecek değiliz." buyuruyor. Bırakma bizi !... Hayatı seninle öğretti Rahman Kulluğu seninle tanıdık Duayı senden öğrendik sevgili, Hz.Ömer umre için senden izin isteyince, Kardeşcik dedin ona; " Duanda bana da yer ayırır mısın ? " Bizler Ömer değiliz ama bütün dualarımız senin için. Ey Rabbimiz!... Resülünü anışımızdan haberdar et... O'na binler salat,binler selam... Habibine Makam-ı Mahmud-u ver... O'na Vesile-i lütfet... O'nu Refik-i Ala'ya yükselt.... Bizi de affet... O'nun hatırına affet... Zatının hatırına affet... Ne olur affet bizi... Bizi affet.... |
RABBİM BANA ÖYLE BİR GÖNÜL VER Kİ: Bir kuruluşun tepe noktasında yetkili olsam bile, bunu asla başka şekilde kullanmamalıyım. Günlük yaşamda "ben" yerine, daha çok "sen" sözcüğünü kullanabileyim... BANA ÖYLE BİR SEVGİ VER Kİ: Sonsuz bir hazine gibi bitmesin, çoğalsın daha da sevdikçe, doldursun sarsın çevremi. Hatta düşmanlarımı da sevebileyim... BANA ÖYLE BİR GÜÇ VER Kİ: Herkesten daha çok çalışabileyim, tutsak düşmeyeyim doğanın koşullarına, eşim ve çocuklarımı da mutlu et ki, mutluluğu başkalarına da götürebileyim... BANA ÖYLE BİR SAĞLIK VER Kİ: Düşünebileyim, konuşabileyim. BANA ÖYLE BİR ERDEM VER Kİ: İbadet edebileyim, iyilik etmeyi ve sevinçten buğulanmış gözlerle, teşekkür edenlere; bir şey yapmadım, anımsamıyorum diyebileyim. BANA ÖYLE BİR YETENEK VER Kİ: İyi eş, baba, anne, iyi komşu, iyi arkadaş, iyi vatandaş olabileyim. BANA ÖYLE BİR UMUT VER Kİ: Bugüne kadar yapmış olduğum hatalar için karamsarlığa düşmeyeyim, herşeyden aklanmış olarak yaşama yeniden başlamak üzere bağışlanabileceğimi bileyim. BANA ÖYLE BİR ANLAYIŞ VER Kİ: düşünebildiğim, yargılayabildiğim, inandığım, kahrolduğum, varolduğum şu anda bu sözleri söyleyebildiğim için şükredebileyim. BANA ÖYLE BİR TALİH VER Kİ : Yıllar sonra beni hatırlayanlar "herkese iyilik eden, tüm insanları seven,o düzeyde de sevilen bir kişiydi " diye konuşsanlar ve ben de huzur içinde olabileyim. BANA ÖYLE BİR İRADE VER Kİ: Birgün yenilip, içimdeki şeytanın kurallarına doğru yönelirsem; bu bir düşünce ise düşüncemi, bu bir adım ise ayağımı, bu bir uzanma ise elimi durdurabileyim. BANA ÖYLE BİR SABIR VER Kİ: Sükûneti bulayım, durabileyim, düşünebileyim |
Söz uçar dua kalır Nice sözler söylenir ama unutulur bir zaman sonra... Kalpten gelemeyen sözlerin ömrü bir nefesliktir. Bir nefes sonra kaybolup giderler ama kalbin sözü unutulmaz. Kalp sözünü hiç unutmaz. Kalbin sözü hedefine ulaşmadan yere düşmez. Kalbin sözü kalpten bir ruhla doğar ve ulaştığı yere hayat verir. Kalbin sözü hiç ölmez.Hatta kalp söze ihtiyaç bile duymaz, kalbin sözü sevgidir. İşte bu yüzden: SÖZ UÇAR SEVGİ KALIR... Bazı sözler vardır kalbe iner. Kalbi diriltir o sözler. Semalardan kalbe gelir, ruh beslenir. O sözden herbir harf bir meleğin omuzlarında iner. Ve insanın ayaklarını dünyadan keserler. O sözlerki taşa değse, taş parça parça olur, göz göz olur ağlar, yürek olup toza döner, semaya uçar. O sözler ki semanın kalbinden gelir. Bu yüzden: SÖZ UÇAR VAHİY KALIR... Sözle vardır dünyadan öte, kalpten içeri....... Sözler vardır yerden gelen ama semaya emanet edilen.... Cennetin duvarları o sözlerle örülür. Gözyaşları o sözlere eşlik eder. O yaşlar toplanır, cennetin ırmakları olu verirler. Bu yüzden o sözler dudaklardan çıkar çıkmaz meleklerin kanatlarında semalara yükselir, Rabbin kapısına serilir. O'nun cevabı özlenir. Özlenesi söslere hasret ve hayretle beklenen cevap iliştirilir. Dua edenin kalbine iletilir. İşte bu yüzden: Söz uçar dua kalır... Söz kalbin duasıdır... |
SENİ SEVİYORUM YA.. Hani gıpta ediyorum ya ashabına Hani Hz.Fatıma'yı anam, Hz.Hasan Hüseyin'i kardeşim olarak görüyorum ya! Hani ne zaman hüzünlensem, Sen geliyorsun ya aklıma Görmeden hayranım Ya cemaline Kalbin kadar güzel yüzünün hayalini kuruyorum ya... Hani ne zaman çok gülsem Sen'in hafif kızgın bana baktığını görüyorum ya! Hani bana diyorsun ya" Yerinde olsam, az güler çok ağlardım " diye Sonra nerede bir yetim görsem Sen'i buluyorum ya yanımda Hani bana diyorsun ya "Beni istiyorsan onun başını okşa Hani hep bir özlem var ya içimde Hep vuslat varya hayalimde Hani gözyaşları içinde, yeşil kubbenin resmine bakıyorum ya Hani hayal ediyorum ya hep Efendim Safa-Merve arasında, önümde Sen varmışsın gibi koştuğumu.. Hani uzun boylu, siyah saçlı, beyazlar içinde birine Sen diye sesleniyorum ya! Sonra adam arkasını dönünce Senin olmadığını görüyorum da eğiyorum ya başımı, Sevincim yerini hüzne bırakıyor ya Hani Sana gidecek her yolcuyla selam yolluyorum ya Sonra da selamımı almışsın gibi seviniyorum ya Hani kalbimin bir yanı "Ümit" derken, Bir yanı korkuyla atıyor ya Hani Seni Seviyorum Ya Efendim Hani günahlarımı unutup, Seninde beni sevdiğini düşünüyorum ya! Duyuyorum ya "ÜMMETİ" diye seslenişini Ne zaman bir yüzük alsam elime Senin yüzüğün geliyor ya aklıma Hani üzerinde Muhemmedun ResulAllah yazılı olduğunu düşünüp, Ebu Bekir ve ashabına selam yolluyorum ya Sonra hep hayal ettim ya Efendim, arkanda namaz kıldığımı Hani anam, babam, canım Sana feda olsun dedim ya Hani ben varım ya... Seni Seviyorum ya... Çok Seviyorum ya... Selat, Selam üzerine olsun Ya ResulAllah... Ben kim miyim? 1400 yıl öncesinde Selam ettin ya.. Kardeş belledin ya.. SENİ SEVIYORUM YA.. |
valla süper ödevimi yapmama yardımcı oluo :$:$:D:D:Dvalla ödevimi yaptım inanmassanız inanmayın |
YAĞMUR Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat En müstesna doğuşa hamiledir kainat Yıllardır bozbulanık suları yudumladım Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Hasretin alev alev içime bir an düştü Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla Evlerin anasına dikilir yeşil bayrak Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım Heyula, bir ağ gibi ördü rüyalarımı Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım Yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe Her sayfada talihsiz binlerce kurban düştü Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına Yayılır o en büyük muştu, pazartesinden Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamış, mazide Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım Sensiz kaldırımlara nice güzel can düştü Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar Mutluluk nağmeleri işitirler Hıra'dan Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri Paramparça, ateşler şahının hayalleri Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım O mücella çehreni izleseydim ebedi Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü Katil sinekler deldi hicabın perdesini İstiklal boşluğuna arılar nadan düştü Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin Ebedi aşka giden esrarlı yollarında Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü On asırlık ocağın savururdum külünü Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü Badiye yaylasında koklasaydım izini Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar Seninle yıkasaydım acılar dehlizini Ne kaderi suçlamak kalırdı, ne intihar Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım Haritanın en beyaz noktasına kan düştü Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi Hakların temeline sanki bir volkan düştü Firakınla kavrulur çölde kum taneleri Ahuların içinde sevdan akkor gibidir Erdemin, bereketin doldurur haneleri Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir Şemsiyesi altında yürürsün bulutların Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların Devlerin esrarını aynalara sorsaydım Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir Yıldırımlar parçalar çirkefin gölgesini Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir Yağmur, birgün kurtulup çağın kundaklarından Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından Madeni arzuların ardında seyre daldım Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini Senin için görülen bir düş de ben olsaydım Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali Hazindir ki, dertleri aşmaya umman düştü Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur Sensiz doğrular eğri, beyaz bile karadır Sesini duymayanlar girdabında boğulur Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin Saatlerin ardında hep kendimi aradım Bir melal zincirine takıldı parmaklarım Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü Sensiz, kıtalar boyu uzayan vatan düştü Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin Mekanın fırçasında solmayan resim senin Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü İniltiler geliyor doğudan ve batıdan Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü Islaklığı sanadır ahımın, efganımın İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın Nazarın ok misali karanlıkları deler Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü Nefesinle yeniden çizilecek desenler Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler Anneler çocuklara hep seni içirecek Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım Kardeşler arasına heyhat, su-i zan düştü Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım Senin için görülen bir düş de ben olsaydım Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım Nurullah Genç |
Ellerimizin Büyük Boşluğu http://img17.imageshack.us/img17/4764/eleminaz9c471af1718b0b3.jpg Burası dünya ve biz artık çok sıkıldık.. Alıp başımızı sana gelmek istiyoruzhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Sana gelmekhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif orada kalmak istiyoruz.. Çok unuttukhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif hatırlamak istiyoruz.. Başımızın okşanmasınıhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif gözyaşımızın silinmesinihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gifkolumuza girilmesini istiyoruz Yağmurunu ve meleklerini yeniden istiyoruz.. Rüzgarın sesinihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif ırmağın sesini Dağların dağhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif denizlerin denizhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif kadınların kadınhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif çocukların çocuk Erkeklerin erkekhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif ekmeğin ekmekhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif olduğu bir dünyayı yeniden isterken Seni istiyoruz aslında.Bunu söyleyemiyoruz.. Her yer gecehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif çok gece.. Ve biz meleklerini istiyoruz Rabbim Çok yenildik yetmez mi ? Bir bankanın önündehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif bir koltuğun altındahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif bir ziyafetin ortasındahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif bir günahın tenhasında Büyütüp durduk siyahı.. Gece.. gece.. gece... Her yağmur tanesini bir melek indirirken yeryüzünehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Her yalanı yüz şeytan taşıyor olabilir mi? Bilmiyoruz.. Çünkü Bilincimiz içerken binlerce yılın karmaşık şurubunuhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Kameraya bakıp kalabalık şeyler söylemek ve gülümsemekle meşgulüz şuan. Sonra oturup düşüneceğiz bütün bu olanları Yusuf’u düşüneceğizhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Yakup’uhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Musa’yı İsa’yı düşüneceğizhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Nuh’u ve öbürlerini Ve Efendimizi.. Efendimizi... Kuyularhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif kuyularhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif kuyular kazdık.. Bir nefes üflemen için yeryüzü bataklığında sazdık.. Kestik kendimizihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif deldik yaktık Sonra sana değil dünyaya aktık.. Dünya ki mescid dir biz onu otel yapmışız Kalktık ki yenilmişizhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif değişmişizhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif azmışız.. Bir sızı kalmış içimizde başka şey yok Bu sızıdan yol bulup kapına dayanmışız... Bir çocuk oyuncağını alamamışhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Bir kız sevdiğini saramamışhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Bir anne yıllardır kolları açık bekliyor oğlunuhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Bir adam paramparça bir çift göz içinhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Birisi ekmek götürememiş evinehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Birisi aşk.. Birimiz dünyayı kurtaracakhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Birimiz yarını.. Birimizin aklı tutuşmuş yanıyorhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Birimiz bomboş kalbine bakıp birini anıyor Birimiz ayrılığın ilk günü gibi her akşam kanıyor.. Birimiz kıyametin koptuğuna inanıyor Birimiz çekip gitmiş yeryüzünden ellerini hala açık sanıyor.. http://img17.imageshack.us/img17/5728/yokolu.jpg Geldik işte bunlar ellerimiz.. Açılmış bak bilirsinhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif ne diye? Ki bilirsin biz bu ellerle neler işledik.. Açtık işte bunlar ellerimiz Burası dünyahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Şu bizizhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Bunlarda ellerimiz.. Öyle açıkhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif öyle acemi http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.giföyle boş.. Öyle mahcuphttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif öyle dalgınhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif öyle boş.. Öyle boş... Senin değil miyiz hepimiz? Senin değil mi her şey ? Alırsın kime nehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif verirsin kime ne? Ve bu açtığımız eller senin değil mi ? Senin değil miyiz hepimiz Rabbim ? Bir yıldızhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif bir ağaç http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif bir buğday tanesi kadar.. Kimsesiziz kime gidelim ? Yaralarımız var kime ? Sıcak birşey arıyoruz kime ? Merhamet istiyoruz kime ? Bağışlanmak istiyoruz kime gidelim ? Sorumuz ve cevabımız sen değil misin ? Yorgunuzhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif kaybetmişiz http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gifdalgınızhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif kırgınızhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif küsmüşüz.. Bu çocuklar birer birer kaybolurken sisler içindehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif kime gidelim ? Çok yürüdükhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif yollar kaybolduhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif yol olduk sana geldik.. Ne getirdim deme bizehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif senden başka neyimiz varsa o bizim yokumuzdur... http://img17.imageshack.us/img17/9233/ellb.png Geldik işte bunlar ellerimiz Bunlarda ellerimizin büyük boşluğu.. Beş duygum haraphttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif altı yönüm harap On parmağımda on acı Ya Rab!.. Denize dalan bir testi nasıl tahammül etsin suya ? Fırlattın beni dünyaya.. Yeniden al kucağınahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif çağır beni yeniden Bu saman çöpünü kasırgada bırakma... Büyük bir kapının önünde bir karıncahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif vurmuş kapıyı bekliyor Kapı açılacak yoksa niye var ? Rahmet örtecek günahı.. Geride kalacak gazabın adımları.. Duyulacak büyük bahçenin o büyük şarkıları.. Sunulan şarabı çekinmeden içeceğiz Görüneceksinhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif durmadan kendimizden geçeceğiz... Görüneceksinhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif her şeyimizle sana göçeceğiz... Ol dedinhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif olduk senden.. Gel dedinhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif geldik sana.. Başımız yerde Açtık ellerimizi sevgilinle birlikte.. Bize bakhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif çekip çıkalım uçurumlardan.. Bize bakhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif çıkalım dünyanın bütün kulluklarından... Parçansak al bizihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif bir daha ayırma evinde uyuyalım Yabancıysak dost ol bizehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif senden ayrılmayalım.. Elimiz açıkhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif başımız ve ruhumuz secdede durmuşhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif bekliyoruz .. Sevdiklerin aşkınahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif sevenlerin aşkınahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif İnşirah.. inşirah... inşirah.... Ayetin değil miyiz seninhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Ya Allah(cc)(cc)(cc) ? http://img17.imageshack.us/img17/3585/kopyasems.png |
Çağırayım Mevlam seni Dağlar ile, taşlar ile, Çağırayım Mevlâm seni. Seherlerde kuşlar ile, Çağırayım Mevlâm seni. Gökyüzünde İsa ile, Tur dağında Musa ile, Elindeki asa ile, Çağırayım Mevlâm seni. İsm-i azam okuyarak, Günahları bırakarak, Başıkabak, yalınayak, Çağırayım Mevlâm seni. Yunus her renk güller ile, Şakıyan bülbüller ile, Hakk’ı seven kullar ile, Çağırayım Mevlâm seni. |
| Saat: 13:21 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık