![]() |
Şu insan bin türlü hülyaya dalar Zerreyi katreyi sele çevirir Kimi de boşboşa fikrini yorar Harcanıp tükenmiş pile çevirir Bazıları koşar bir uğraş verir Her sözü fikriyle çamlar devirir Kimisi uslanmaz dümen çevirir Bazısı sırımı tüle çevirir çicekler dökülür gelinir sona Dallarda meyvalar can verir cana Bir gülücük bile yeter insana Arifler manayı dile çevirir Vakit gelir yaprak solmaya başlar Uğraşıp rızkını almaya başlar Ol deyince yoklar olmaya başlar Rahmet kesilince küle çevirir Güz gelir tabiat çulunu soyar Gökteki yıldızlar duramaz kayar İnce her taşı da yerine koyar Koca kainati sala çevirir Sabit İnce |
Kıyamam Sana ismail sarıgene Sevsen de , hadi git ne olur Yağmurlarda üşümeni istemem gülüm. Kıyamam sana , bilirsin. Senin gözlerine yağmurlarım inmesin. Kara bulutlarım yüreğini incitmesin. Ben yağmurlarda yaşamaya alışkınım. Sen güneşli sabahlara uyanmaya layıksın gülüm. Hadi koş ne olur aydınlık sabahlara.. Kıyamam sana bilirsin, Dokunma seni seven yüreğime. Dikenimle kanamasın narin ellerin, Acılarımla yanmasın yüregin. Daha fazla ağlamadan gözlerin, Hadi git ne olur. Sen, baharların kınalı çiceği, Ben, karlı dağların yaralı dikeni. Ben acılarla yaşamaya alışkınım. Sen ise baharlara layıksın gülüm. Hadi koş kırlara, mevsim baharlara Her sabah, Sen gözlerinle baharlara uyanırsın. Ben ise karakışlara... Kıyamam sana, bilirsin. Karakışlarda üşümesin ellerin Ayazlarım üşütmesin yüreğini. Seni ölümüne sevsem de Hadi gine olur git. Ben karakışlarda yaşamaya alışkınım. Baharlarına hazanlarım erişmeden Hadi koş kınalı saçlarınla Güneş huylu yetimlerin pembe düşlerine... Su, hiç ateşi ağlatabilir mi ? Yağmur, hic güneşi ıslatabilir mi ? Hadi git ne olur. Durma daha fazla karanlıklarımda. Hadi koş ne olur güneşli sabahlara. Mutluluklar sadece sana yakışır gülüm. Merak etme sen beni, Baharın koynunda gülümsüyorsan, Gülüşünle ayazlarda ısınırım ben... |
http://img410.imageshack.us/img410/6268/gidiyorsunxg2.jpg gidiyorsun bugün; arkanda seni hatırlatacak bir resim bile bırakmadan, isterdim ki; senden bana hatıra kalsın, seni her özlediğimde ona bakıp ta avunayım, sen yanımda olmadığın zamanlarda senin yerine onu kollarıma sarayım. Gidiyorsun bugün; bir elveda bile demeden, neden? niye ki? Ben sana ne yaptım seni ölümüne sevmekten başka, ölümüne sevmemin bedeli bumuydu? Gidiyorsun bugün… Gitmesen olmaz mı ? Bu mu yani? Sevenlerin sonu bu mu? Elbet bir gün gidecektin ama ; BU KADAR ÇABUK BEKLEMİYORDUM. SEN YOKSUN YA BENDE YOKUM ARTIK. AMA NE OLURSA OLSUN YİNEDE SEVİYORUM SENİ... |
adımı unuttum adı olmayan yerlerde ne in ne cin ne benî adem zamanlar içinde kuşlar uçuyor kervanlar geçiyor bir iğne deliğinden çarşılar kuruluyor sarayları oyuncak insanları karınca şehirler zamanları gördün mü bir iğne deliğinden adımı unuttum adı olmayan yerlerde geçip gidenlere bakarak Asaf Halet Çelebi |
vazgeçtim gitmek zor mesafeler uzaksa birde gitmek isteyipte gidemiyosan gitmek zor olanı :D geniş bakıyom olaya |
Efkarlanırım Mektup alir, efkarlanirim; Raki icer, efkarlanirim; Yola cikar, efkarlanirim. Ne olacak bunun sonu, bilmem. "Kazim'in" turkusunu soylerler, Uskudar'da; Efkarlanirim. Orhan Veli |
Hicrannâme Aynalarda seni hissediyorum, Hayal ırmağının çağıltısında Umutların mecnun parıltısında Rüyalarda seni hissediyorum... Ey dost en güzelin nakışındasın, Nurun karanlığa akışındasın, Bir denizin şehlâ bakışındasın Dalgalarda seni hissediyorum... Şûledar eyleyip sundun elini, Tayfuna çevirdin sevda yelini, Tutuşturdun yüreğimin külünü, Nevalarda seni hissediyorum... Yürürken gecenin kalbine doğru, Gönlümden beynime vuruyor ağrı, Yalnızlık bir çöldür, ayrılık uğru, Tenhalarda seni hissediyorum... Akşamın renginde ay ışığında, Bir gül yaprağının kırışığında, Bulutta, yağmurda, gökkuşağında, Semalarda seni hissediyorum... Hüzün gözlerinden ruhuma düşer, İçim acılarla yoğrulur pişer, Ey hicran yıldızı ahsen-i beşer, Dualarda seni hissediyorum. Nurullah Genç |
Acının Duvarı Aşılınca Kendisi çatlamadan Toprağı çatlatamaz tohum Asmışım sinirini mutsuzluğun Ayrımsayamıyorum bile öyle mutsuzum Acısını artık duyamıyorum Ki kendim öyle bir acı olmuşum Nasıl görmezse göz kendini Kendimi arıyor bulamıyorum. Aziz Nesin |
http://img358.imageshack.us/img358/6539/elifkendineiyibaklh6.jpg Kendine iyi bak" bir "Veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde... "Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum." "Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum." "Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum." "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine "Kendine İyi Bak" gözleriyle ayrılırlar. At ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…At ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar… Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez "Kendine İyi Bak " derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacakları nı bilirler. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler. Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, "kendine iyi bak" derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeler... Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıkları nı görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktı r, bilirler. "Kendine iyi bak" bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma... Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?………. Peki o zaman... Senin istediğin gibi olsun... Öyleyse...Sen de "Kendine İyi Bak." "Kendine Iyi Bak" derler, kurşunu kafana sıkıp giderler!!! (alıntıdır) |
Akşamı geciktirebilirsin belki - Feride için Gün batarken sula fesleğenleri balkonun kokusu sokağa taşsın sokaklar kayıp çocuklar gibi hırçındır, ürkek ve biraz şaşkın Sular bulutlanır sen susarsın ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpusken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar Acılar katlanır mendil yerine sarışınlaşırsın bu kaçıncı güz ellerin üşür, çiy düşer çiçeklere beklediğin mektuplar da gelmez Bomboş sayfalara dönerken aklın tecrit’teki kitabı fareler kemiriyor ve düşlerin sonsuz bir boşluktayken bir sigara yakıyorsun, tutuşuyor sular Akşamı geciktirebilirsin belki suladığın fesleğenlerle, kimbilir ama vaktin ayırdındadır şimdi kuşlar, çocuklar ve mahpuslar Usulca inse de koldemirleri Ahmet Telli |
| Saat: 13:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık