![]() |
Farkında Değiliz Sanık içerde. Kapılar kapalı, Yüzü ateşe dönük, İçi yangın yeri. Uçları açık kalemlerin. Kayıtlar günü gününe... Süslü gözler yaralı. Adı konmuş her şeyin. Yüksek yerde, geçmiş. Uzanmak zor elbette. Uyarmak da zor, Her şey çoktan bitmiş. Emrah Gürbüz |
YALNIZLIK (10496 Hit) Yalnız kaldınız sanırsınız, Biliyorum. Yalnız bırakılmışsınız, Biliyorum. Ötesi yok. II Ötesi var: Yalnızlık Müziğin bile seni dinlemesidir. Yalnızlık İnsanin kendine mektup yazması Ve donup-donup onu okuması Yalnızlığın da ötesidir. http://www.siirperisi.net/images/sair.gif ÖZDEMİR ASAF |
Yalnızlık Bundan sonra benim yarim Seni aldattığım yanlızlığım Yalnızlık değil senin gibi Ardına kadar bana vefalı Hiç aldatmıyor beni Hiç kandırmıyor Hiç yanlız bırakmıyor Onsuz olamıyorum Kopamıyorumda bağrındaki abone mekanımdan Dikiliyorum çuvaldız iğnesiyle, bir elbise yalnızlıktan Giyiyorum kat kat üstüme Terliyorum yanlızlığın içinde Öyle bir ter ki; Sanki saunadan çıkmış gibi üşüyorum Dardır mekanım Sınırlı Çevrem mayın tarlası Bir türlü aşıpta çıkamıyorum Yalnızlık kor alev içimde Yalnızlık kat kat elbise üstümde Yalnızlık alnımda ter, süzülür akar yanaklarımdan Yalnızlık ufka yola çıkan bir gemi limanımdan Yalnızlık bir kaygı damarlarımdaki akan kanda Yalnızlık baharlara hasret bir ağaç Çiçekleri açmak için bekleyipte kör sabahlarda açamayan Yalnızlık gözlerimde nem Yalnızlık kör topal gelen bir kurşun Yalnızlık vururda üşütür Yalnızlık soğuk bir serpinti verir döşüme Yalnızlık acı Yalnızlık özlem Yalnızlık yavan ekmek gibi bir şey Yalnızlık çok ***** bir kelime Yalnızlık kanser Yalnızlık dilim dilim ustura gibi adamın kalbini keser Yalnızlık tatsız, tuzsuz Yalnızlık işte böyle bir şey Yalnızlık sen Yalnızlık aşkımız Yalnızlık ben Oy yalnızlık Vicdansız sen Vicdansız... Kibar Tavasav |
Aşk Bana Senden Kaldı ... Usulca geçtim bu şehrin sokaklarını, Akşama vardım. Şiirler yazdım sevdiğim sana, Anladım ki, Seni sevmek bambaşka bir mevsimmiş bana. Takvimlere bıraktım yalnızlığı, Yağmurlardan düştüm yokluğuna, cümlelerinden içtim, Sabahlara saklandı ayışığı, Usulca unuttum bu şehrin sessizliğini. Yanımda sen, Ellerimde yüzüne gülümseyen zamanlarım, Onca sevda vardı şafaklara sevdiğim, Ben yalnız seninkini seçtim. Çocukluğundan sıyrıldım sana aşkların, Çabaladım kapıların dışında, Yalnızlığıma ok gibi saplanan yarınlar vardı, Anlaşılmamış, paylaşılmamış, Gecelerce saçlarına karışan yıldızların koynunda, Bir ben vardım, birde sen, Bakışırdık sabahlara kadar aynalarda. Yani sevdiğim, Zaman aldı uykularımı, İçime sancı doğuran bütün sabahlardan, Göremesemde seni, kendimden vazgeçtim. Usulca bitirdim bu şehri seni düşünerek, Bir seni sevdim. Ardımızda, Gündüze bırakılan nice aşklar vardı özlenmemiş, Devrik cümlelerinde aşk, henüz yüzümü görmemiş, Sen vardın bana herşeyden önce sevdiğim, Seni sevmeyi öğretti bana gecelerce, Sende aşk'ı bulan yüreğim. Ve anladım ki sevdiğim, Sevdaların şimdi bana herşeymiş, Aşk yalnız sende gerçekmiş, Seninle aşk'ı yaşamak, Hiç birşeye değişilmezmiş. |
Sen ki elleri ipek, bakışı sedeftendin... İçimdeki kıraçlık sayende yok olmuştu!. Kimse bilmez, bulunmaz bir benzerin, menendin... Ruhuma sonsuz sevgi gözlerinden dolmuştu!. Anlayamaz hâlimi, özümseyemez kimse... Sensizlik dayanılmaz!. hadi gülüm, gülümse!. Anlamsız, yalan her şey, ayrılık ebet değil... Sen var isen hiçbir dert inanırsan dert değil... Ne yapayım çâreler kalleş, korkak... mert değil... Nâmertlerin yüzünden ümitlerin solmuştu!? Yanayım, tek uğruna, elzem olan külümse... Sensizlik dayanılmaz!. hadi gülüm, gülümse!. Varlığınla var olan, yokluğunla yok olur!. Gel artık, gel geriye!. ayrılığın çok olur!. Sen olmazsan karanlık inan ki zor ak olur!. Bilirsin kâlbim niye saç, başını yolmuştu.!? Gözlerim konuşamaz, düğümlenmiş dilimse... Sensizlik dayanılmaz!. hadi gülüm, gülümse!. Hasretinle yanmaktan, susuzluksa çektiğim... Gelmen için, yollara gözyaşımla ektiğim Kirlenmemiş hislerim... sanmayasın taktiğim... Vaad ettiğin zaman, gölge gölge gelmişti... Canım telaş içinde, çok müşküldü hâlimse Sensizlik dayanılmaz!. hadi gülüm, gülümse!. Her başlangıç her sonun tükendiği ilk nokta... İrâdem kasırgalı hâlâ benliğim şokta!. Bırakma canımı, ne olur, senden uzakta!. Kaybetti istemeden, oysa çok zor bulmuştu!. Öleyim tek uğruna, özlediğin ölümse!. Sensizlik dayanılmaz!. hadi gülüm, gülümse!. 25.11.2002 Kadir Karaman |
Ümide Yalnızlık Canparesi'ne Yalnızım şimdi artık. Ayrılığın titrek kaldırımlarında gezerken bedenim Ben hala senden arta kalan hatırları besliyorum son kalan sigaramla Bu kadar kolay nasıl vazgeçilir almışken her şeyi göze Bir şelaleden atlarcasına dalmışken varlığının satır aralarına Kayan yıldızlar bile kayarken görülürken O kadar sessiz oldu ki hayatımdan çıkışın Bekleyip bir can kıyısında Geleceğinin ümidini büyütmek bile yetmişti oysa Doludizgin sevdalar, çiçekli baharlar Kayıp şehre söylerken son şarkımı Yalnızlığıma mahşer günüme kabus oluyorsun Her beklediğim durakta seni görüyorum Bildiğim onca şeyi unuttum ama seni silemiyorum Bilmem neye geç kaldım ama seni çok seviyorum... İzmit - 20.06.2006 Gültekin Yazıcı |
Kuytu köşelerde Bir yalnızlık bekler durur beni Bilmem neden böyleyim Hep hüzne mi açılmalı kapılarım? Yoksa bir arayış mıdır bu? Senden sonra Seni anlamaya adamak mı kendimi? Bir boşluk ki büyür de büyür içimde Ne şehir yatıştırır beni Ne de gülmek için yazılmış cümleler Kitaplar arasına sıkıştırılmış Kuru bir yaprak misali Sanki kalabalıklara düşmüş Dilenen aciz bir ihtiyarım Küçük bir su birikintisiyim belki de Bundandır her hal korkularım Yaklaştıkça yaklaşır hayalin Yaklaştıkça yakar kavurur içimi Kızıl bir kor gibi varlığın Oysa daha düne kadar Sokaklara dökülmüştü gülücüklerimiz Umursamaz adımlar atıyorduk seninle Yarına yaklaşmak için bugünü satıyorduk Telaşlı ama kalabalık bir hayat yaşıyorduk Mavi kapaklı defterime Pembe notlar düşmüşüm senli Saçının bir teli kalmış yapraklar arasında Oysa ben senin saçını hiç görmedim ki Kuytu köşelerde Bir yalnızlık bekler durur beni Neden bilmem ki bu kalp ağrılarım Neye uzanmak istiyor ellerim Bilemiyorum Tek bildiğim Senden önce yalnızdım Sen vardın yalnızdım Sen yoksun yine yalnızım.. |
http://img411.imageshack.us/img411/9073/yalnizligimmhm8.jpg Yalnızlığımla Başbaşa Bir mum yaktım, bugüne inat... Ve gizlendim gecenin büyüsüne... Yalnızlığımın koynuna sokulup, yalnızlığı düşündüm... *** Herşey belli belirsiz... Herşey, bir garip mumun zayıf ışığına teslim ve titrek... Odamın sahibi ve hayaletiyim şimdi... Korkanı ve korkutanı... Elimi uzatsam, aydınlığa boğabilirim herşeyi bir anda... Ve herşey ortaya çıkmanın ve kendini göstermenin kibriyle beynime üşüşür... Önce kitaplar... Duvardaki saat ve sesi... Yerdeki halı... Hatta duvarın rengi... *** Ama bu zayıf ışık... Herşey, bir garip mumun zayıf ışığına teslim ve titrek... Ben bile... Yüzüm geçmişin ağırlığı, geleceğin belirsizliği altında ezilmiş... Yüzümde karanlık... Gözlerim, karanlığın korkusuna sinmiş eşyalarımda, beni arıyor... Bu odada ne varsa; hepsi benim maceram... Hepsini esir aldım... *** Şu kitapların herbirini ben seçtim... Burada olmalarının sebebi benim... Değer verdim onlara... Onların macerasına talip oldum... Paylaştım duygularını... Sevgilerini ve ayrılıklarını... Kahramanlarına yol arkadaşı oldum... Hepsini tanıyorum işte... Belki sadece sırtları görünüyor... Belki bir çoğunu uzun zamandır elime bile almadım ama... Hepsini tanıyorum işte... Cömertçe bakıştım onlarla... Hergün defalarca... Bir kez okudum belki ama, bin kez yaşadım... *** Şimdi inadına bir mum yakışım... Yalnızlığımı özlemekten... Yüzlerce yazar... Binlerce kahraman... Ve o kadar macera.. İşte hepsine, “Bugün izinlisiniz” diyorum... Bugün ben, bana lazımım... Yalnızlığımı özledim... *** Ne kadar titreseler de , müşfik bir karanlığa teslim ettim onları... Uykuya yatırdım... Belki gözucuyla seyredeceğim yine de... Severek... Ama... O kadar işte... *** Boş verin şimdi yerdeki halının, oturduğum sandalyenin, üzerine abandığım masanın macerasını... Bitmez... Tam kendimi dinlemeye koyulmuşken, başlarsam anlatmaya... Mesela şu içinde kalemler olan kavanozu bile... Ve hatta arka ucunda diş izlerim olan boyasız kurşun kalemi... Bitmez... Bu odanın her satırında... Her harfinde... Ömrümden kattığım... Feda ettiğim zamanlar ve duygular var... Koşar adım giderken ölüme, “Hayata neresinden başlamalıyım” diye düşünüyorum hala... Ve yorulup... Bir mum yakıyorum işte... Karanlığın aynasında kendimi seyrediyorum... Yalnızlığımın koynuna sokulup... *** Biliyorum... Ölüm bana geliyor... Ben ona gidiyorum... Her saniye kısalıyor hayatım... Gönlümün heybesi ağırlaşıyor... Biraz daha fazla şey götürmek için belki... Daha çok şey yaşayıp... Daha çok anlamak için.. Ama... Cevabı zor sorular birikiyor... *** Kendime anlatırken bütün bunları... Kime anlatıyorum aslında... “Er kişi niyetine” dediklerinde... Hangi dağın taşından kesilmiş bir mermer hazırlanır başucuma... Hangi yürek yanar? Hangi yürek yanması serinletir içimi?.. Kuruyan dudaklarıma miras kalır?.. *** Ben... Zamanın, mekanın ve eşyanın kucağından sıyrılıp... Yalnızlığıma sığındım şimdi... Birazdan ezan okunacak... Bu karalama kağıtlarını buruşturup fırlatacağım... Bir daha başlamak için yaşamaya... Şafak sökmeden... Şimdi ezan okunacak... |
O Gece O gece ben olmayacağım. Utancımdan bakamadığım aynalarda Güldüğünüzü görecek Anlayacaksınız. Her gece birinin olmadığı gecedir. Gecelerinizi karıştıracak gitgide Olmayanlarınızın çoğalması. Benim olmadığımı duyduğunuz bir gece Korkacaksınız. Şimdiden düşünüyorum son kalanımızı Son gidenimizin bu gecesinde. Ama bir gece olacak, ortalarda bir gece.. İçinde siz de olmayacaksınız, Ayrıca. Kaynak: Dünya Kaçtı GözümeÖzdemir Asaf |
O Nice zamandır arar dururdum hazineyi Çekti beni hemen verdi nişaneyi Geçtim gülüstanlardan,girdim kara bağlara İçtim suyundan bağlandım cümle esrarına Kan-hayran etti beni,ağlattı gnlümü o Kendime geldim ayıldım çok şükür var hep o Hapsettim zarımı dilime,oldum divane Çözdürdü kilitleri tenle,oldum şahane Damlaya damlaya aktım oluktan geriye Düştüm gülistana şenlendim bütün halimle! Tuna Kalafat |
| Saat: 16:44 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık