![]() |
Ne Olur Semanın kapılarının açıldığı an.. Ümmetim diye haykıran peygamberin,Rabbine kavuştuğu an.. Meleklerin sonsuz ibadetlerine ara verdikleri an.. Ey Nebiyyullah diye Resûle aşık oldukları an... Ya Rabbi..Habibin hürmetine beni de al yanına ne olur.. Ya Rabbi..Onu sevdiğin gibi beni de sev ne olur... Ey alemlerin rabbi affına sığınıyorum.. Çile yolunda savruldum yarimi arıyorum.. Eşi benzeri olmayan yar..Yani Seni.. Lahza da olsa bir kez olsun kalbime tecelli et İlk ve son olsa da Cemalini göster beni kendine aşık et... Kül oldum yandım beni aşkında varet... |
Gaflet Garibin hakkını elinden alıp Ekmeği harama banmaktır gaflet Yalanla, hileyle günaha dalıp İblisi can dostu sanmaktır gaflet Âlemi seyreder kemter gözünden Masum beşer titrer şerli sözünden Âdil davranmayan hain yüzünden Cürüm isnadıyla yanmaktır gaflet Kökü şükrederek iner derine Tesbihat kuşları tüner serine İmanla yükselen çınar yerine Kaktüs dikenine konmaktır gaflet Kavimler yok eden bir kadîm belâ İbretlik sonları teşhirde hâlâ Melânet üstüne fitneden cilâ Sürerek mazluma sunmaktır gaflet Terazi bozuldu âhir zamanda Cevher aranıyor kirli samanda Gülistan tutuşmuş! Yer gök dumanda Kundakçıya şartsız kanmaktır gaflet Kim cennet isterse ihlâs dilesin Muteber elekte nefsi elesin Razı gelmez Rabb’im, böyle bilesin Kötüyü methedip anmaktır gaflet |
Gerçek Dost Geceymiş ben gÜndÜz sandım, Ateş böceklerini yıldız sandım, Bir kabus görmÜşÜm uyandım, Huzura Gerçek Dost ile vardım. DÜnyayı gerçek sanıp aldandım, Mavisi yeşilinde gaflette daldım, Şu ömrÜm bitmez ebedi sandım, Gerçek Dosta gözÜmÜ kapadım. Nefis verildi insana ama bir de akıl, Nefis şımartıldı susturuldu hep akıl, Hep nefsi dinledi, şeytana uydu kul, Gerçek Dosta değil nefsine oldu kul. Sensiz yapılanlar yıkıldı anlamadım, BÜtÜn tatların tadı kaçtı anlamadım, TÜm gÜzeller çirkin oldu anlamadım, Gerçek Dostu sağır olup duyamadım. Her nefes de hayatı yeniden vermişsin, Ben kördÜm, bu gerçeği görememişim, İnsan olabilmenin sırrına erememişim, Gerçek o Dosta gerçek kul olamamışım. Selin Deniz |
ilahiler gerekten çok güsel ilahiler elinize sağlık mükemmel benim en sevdiğim ilahilerden biri de bir ömür geçti aldandık gaflet uykusuna daldık hilekar şeytana kandık merhamet et bize...... :( çok güsell bir ilahi yaa :'( |
Bundan sonra Perişandır benim işim Ağla artık bundan sonra! Irmak olsun, aksın yaşım Çağla artık bundan sonra!! Huda bize verdi sevda Sevmek oldu, artık gıda Ele geçmez bu dünyada Gülme artık bundan sonra! Düşün hâlin n’olduğunu Ömür gülü solduğunu Gece gündüz olduğunu Bilme artık bundan sonra! Aldanma nefsin hâline! Zehirdir sunma balına Düşüp onun hayaline Dalma artık bundan sonra! Sözün olsun, öze uygun Hak olmalı senin kaygın Yunus sarpa düştü yolun Dönme artık bundan sonra! |
Canım Kurban Olsun Senin Yoluna Canım Kurban Olsun Senin Yoluna Canım, kurban olsun senin yoluna Adı güzel, kendi güzel Muhammed Gel şefaat eyle kemter kuluna Adı güzel, kendi güzel Muhammed Mümin olanların çoktur cefası Ahirette olur zevk-u safası Onsekizbin âlemin Mustafası Adı güzel, kendi güzel Muhammed Yedi kat gökleri seyran eyleyen Kürsinin üstünde cevlan eyleyen Miracda, ümmetin Haktan dileyen Adı güzel, kendi güzel Muhammed Yunus neyler iki cihanı sensiz Sen hak Peygambersin şeksiz şüphesiz Sana uymayanlar, gider imansız Adı güzel, kendi güzel Muhammed |
....RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA... Bir yerlerde tıkanıp kaldıysa hayat, soluk almak güçleştiğinde, Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını, Dağlara dönmeli yüzünü insan. Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak; Yeni insanlarla tanışmalı, yeni kesifler yapacak.... Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli! Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; Zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı. Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler, Her aksam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa, Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri; Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini; Gördüğünü hissedebilmeli! Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce, Değerli olabilmeli hayat! İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için! Başkasının yerine koyabilmeli kendini; Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli! Ağlayana omuz, inleyene çâre olabilmeli! Şu adâletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak! Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden, Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine... Güneşin doğusunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını... Karda yağmurda sevincine, coşkusuna; Fırtınada boranda öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın! Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği; Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, Mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli! Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı! Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, Hiç çâresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; Ağlamayı bilmiyorsan, neşesizdir kahkahaların; Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların... Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne kendini düşünmekten herkesi unutmamalı! Bilmeli çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için... Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil, Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli! Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere... Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları,aynı bahanelerle tekrarlamaması için! Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak! Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi; Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin; Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için... Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten; Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan! Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi... Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...! * Can Dündar |
Ey Şefeat Pınarı Efendimiz! Vuslat arzusuyla, tutuşmuş gönlümüz, Taze duygularla sevilen gönül gülümüz. Göster görelim yüzünü canım peygamberim. Şefkat dolu bakışların gönül doldurur. Güzelliğin sır. Ey Arş’dan gelen nur! Göster görelim yüzünü canım peygamberim. Rahmet, hikmet yüklü, fazilet güneşisin. Ezel sırlarının şahidi, alemlere ambersin. Göster görelim yüzünü canım peygamberim. Ey Sultanı Ezel! Yüreğimizde sevdan var. Havzının başında içenler kana kana doyar. Göster görelim yüzünü canım peygamberim. Sevenler bulur seni yüce Arşın gölgesinde. Gül gülümse dur, ümitsin kalplerimizde. Göster görelim yüzünü canım peygamberim. Ey şefeat pınarı! dönüp baksan bir daha. Çağırdın bizleri kudreti sonsuz Allaha. Göster görelim yüzünü canım peygamberim. Ey iki cihan gülü! Tebliğin nur ışık olsun. Üzerimize sağnak sağnak, yağsın nurun. Göster görelim yüzünü canım peygamberim. İstanbul / 1985 Ali Kılıç Kakiz |
DÜŞÜNDÜNMÜ Bir yolcuyuz bu dünyada, Hak sahibi ol dünyada. Dünya malı kal dünyada, Dünya kimin düşündün mü ? Malın nerde mülkün nerde, Çok sevdiğin eşin nerde. Anan nerde baban nerde, Nerde diye düşündün mü ? Kimi yaşlı ahret ister, Kimi güzel şöhret ister, Kimileri rahmet ister, Rahmet kimden düşündün mü ? Kimi fakir kimi zengin, Kimi kırğın kimi darğın, Kimi mutlu kimi üzgün, Üzülen kim düşündün mü ? Bilge nin dertleri çoktur, Malda mülkte gözü yoktur, Şükün Hakka gözü toktur, Hikmetini düşündün mü ? |
SENİ BİLDİM ALLAH'IM Aşıkım kâinatı ve beni yaratana, Kini kalpten, gıybeti dilden sildim Allah’ım. Ne varsa, sevgi, şefkat ile dostluktan yana, Kudretini gördüm ve seni bildim Allah’ım. Her bir canlıya hüner verdin yüce katında, Yaratanı bulma var insan tabiatında, Hele bal arısının o ince sanatında Kudretini gördüm ve seni bildim Allah’ım. Önce yeşerip sonra sararan her yaprakta, Bir ekince bin veren bereketli toprakta, Kurtuluş yollarını gösteren dört kitapta, Kudretini gördüm ve seni bildim Allah’ım. Bütün yüz yirmi dört bin peygamberin izinde, Ruhlar âlemindeki kalubela sözünde, Ayda, yıldızda, güneş ile tüm gökyüzünde, Kudretini gördüm ve seni bildim Allah’ım. Hüner ibret almaktır bize gelen haberde, Ne hikmetler gizlidir her hayır ile şerde, Kalp gözüyle bakınca her zaman ve her yerde, Kudretini gördüm ve seni bildim Allah’ım. Din ve vatan uğruna yapılan türlü cenkte, Kuran tilavetinde olan kutsi ahenkte, Bin bir çeşit bitkide mevcut nakış ve renkte, Kudretini gördüm ve seni bildim Allah’ım. Bir böceğin yaptığı koza ile ipekte, Rengârenk çiçekte, hem balda hem de petekte, Dev bir ağacı depo eden her çekirdekte, Kudretini gördüm ve seni bildim Allah’ım. Mustafa Turan |
| Saat: 23:13 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık