![]() |
Bush`un Pulu http://www.herseynet.com/fikralar/resim/politik.gifBaşkan Bush'un yeni talimatı: - Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak. Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor. Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş; - Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi? - Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş; - Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..." |
Sınav Jack için çok önemliydi bu sınav. Hayatı boyunca tek bir hayali vardı. O şirkette çalışmak. Ve sınav açılmıştı. O şirkete girebilmesi için tek şansıydı bu sınav. Hemen boş zamanlarını geçirdiği kulübeye gitti. Yanına 1 Haftalık yiyeceğini, biraz su ve gerekli olan birkaç malzeme aldı. Bu pazar günüydü sınav. Sınav gününe kadar bu kulübede çalışacaktı. Tüm dünyayla ilişkisini kesti 5 gün boyunca. Saat tam 9.00'daydı sınav ve çok titiz bir şirket olduğunu biliyordu. 1 Dakika bile geç kalmamalıydı. Sonunda Pazar günü geldi. 5 gündür ilk kez çıkıyordu kulübeden dışarı. Ama çok iyi çalışmıştı. Sınavı kazanacağından emindi. Her ihtimale karşı yarım saat erken gitti sınava, hayret ortalıkta pek kimse yoktu, halbuki bu sınava çok kişi başvurmuş olmalıydı. Neyse dedi kendi kendine, biraz dolandı koridorda. 15 Dakika geçmesine rağmen pek bir hareketlilik göze çarpmıyordu. Dikkatini danışmada duran bayana çevirdi. Yavaşça yanına yaklaştı ve bayana "Afedersiniz Bayan, Bugün Saat 9.00'da sınav vardı ama pek bir hareketlilik yok" dedi. "Haklısınız" dedi bayan genç adama. "Bugün sınav vardı ama o sınav 45 Dakika önce başladı" dedi. Şaşırdı genç delikanlı. "Nasıl olur Hanfendi, Sınav Saat 9.00'da başlamalıydı, henüz saat 08.45"dedi. Bayandan gelen cevapsa genç adam için tam bir şoktu; "Bayım sanırım haberiniz yok, 3 Gün önce saatler 1 Saat ileri alındı...!" |
Yaş Öğretmen derste çocuklara dönerek sorar: - Söyleyin bakayim,kuzeyimizde karadeniz,güneyimizde akdeniz,batımızda ege denizi varsa BEN KAÇ YAŞIMDA OLURUM..? Arka sıralardan bir parmak kalkar: - Kırkdört öğretmenim.. Gerçekten de o yaşta olan öğretmen şaşırır: - Doğru..Ama nasıl bildin.?.. - Gayet kolay öğretmenim..Benim yarı manyak bir ağabeyim var;tam yirmiiki yaşında..Onun yaşını iki ile çarpınca sizin yaşınız çıkıyor.... |
öğrenci evine hırsız girerse Öğrenci Evine Hırsız Girerse -------------------------------------------------------------------------------- - abi sigaran var mı ya? - masanın üstüne bıraktım iki tane. sen uyumaya devam et, ben gidiyordum zaten. - eywallah abi. çıkarken kapıyı sıkı çek. biraz zor kapanıyor. - tamam oglum sen yat(..........sen mi beni ben mi seni soydun hipine) -abi merhaba naapıyosun -naapıyım lan bulasık yıkıyom -hayrola abi tanıyamadım -hırsızım lan ben utanın olm utanın -hıı abi sen devam et zaten sıra sendeydi bu gun bi de makarna suyu koysana -abi ne calcaksan cal işte ugrasma uyuyom -su delphi notları nerde onları söle bari kırtasiyeye satiyim bari 5 milyon eder belki -nahhh veririm onları ıkı saat yazdım ben -edebiyatı ver bari -masanın ustunde gıt al zzzzzzzz - kalk **** kalk! tü! allah belanızı versinl lan... bu ne pislik ne **** sordum arkadasına sıra sendeymiş - ?! noolyo lan - ver bakiim o sopayı... şu toza bak... - ama? - çekil... çekil... ulan şu dagınıklıga bak... la ya bi misafir gelse? - ha? -ben bulasıga gırıyom sende tuvaleti temizle pislik herif |
BİLGİSAYARLI TEDAVİ Adamın biri işyerindeki kantinde arkadaşıyla yemek yerken; "Kolumun ağrısından ölüyorum" diye arkadaşına dert yanmış. "Doktora gitsem iyi olacak" Arkadaşı da; "Yahu ne lüzum var" demiş, "İlerde köşedeki marketin çıkısında yeni bir bilgisayarlı cihaz koydular. Üç dolara bir jeton alıyorsun kasadan, atıyorsun, yanında getirdiğin idrar örneğini açılan kapaktan içeri veriyorsun, on saniye sonra neticeyi ve tedavi için yapman gerekenleri öğreniyorsun", "Gördüğün gibi ucuz ve çabuk" diye eklemiş. Adam hemen bir kaba idrarını doldurup arkadaşının dediğini yapmış ve Bilgisayar 10 saniye sonra yazılı olarak cevap vermiş: "Kolunuzda bir cins eklem ağrısı olan Teniselbo oluşmuş. Sıcak suya koyun, ağır işlerden kaçının, iki hafta sonra düzelecektir" Memnun biçimde eve dönen adam, bir yandan Bilgisayarın dediğini uygularken bir yandan da muzurca fikirlere kapılıp bu akıllı cihazın nasıl aldatılabileceğini düşünmeye başlamış. Ertesi gün olunca bir miktar çeşme suyuna köpeğinden alınmış bir kılı koymuş, üstüne bir şekilde elde ettiği karısının ve kızının idrar örneklerini eklemiş, tüm bu karışımın üzerine bir de mastürbasyon yapıp doğru cihazın yanına varmış. Jetonu atıp kabı makineye vermiş, on saniye sonra cihazdan yazılı yanıt gelmiş. 1. Çeşme suyunuz çok kireçli. Bir filtre cihazı almayı düşünün 2. Köpeğinizde kene var. Eczaneden özel bir şampuan alıp köpeğinizi yıkayın 3. Kızınız kokain bağımlısı. Bir psikiyatri kliniğine yatırın 4. Karınız hamile. ikizler. Sizden değil. İyi bir avukat bulun. 5. Kendinizi bu yolla tatmin etmeyi bırakmazsanız kolunuz iyileşmez LAZIN ORUCU Karadenizli çayını kurutuyormuş: Allah’ım, ne olursun çayım kurumadan yağmurunu yağdırma!...demiş. Çay kurudu kuruyacak, akşam üzeri, son yarim saatte yağmur yağmış, çürümüş tüm çay. Sabah olmuş, ahıra gitmiş. Bir de bakmış ki eşeği de ölmüş. Zaman geçmiş, Ramazan ayı gelmiş. İlk gün niyetlenmiş Karadenizli. İftara yarım saat kala bir sigara çıkartıp yakmış. İlk nefesini şöyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne bakarak üflemiş. - Nasıl, illet oluyorsun şimdi değil mi? demiş ve eklemiş; - Eşeği de kurbana saymazsam ********im!... YILIN FIKRASI Bir Amerikalı, bir İngiliz ve bir Iraklı kahvede oturmuş çay içiyorlar. Amerikalı çayını bitirince bardağı havaya fırlatmış, silahını çıkarıp bardağa ateş edip parçalamış: "Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da aynı bardakla iki kere çay içmeyiz" İngiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardağı havaya fırlatmış ve ateş ederek bardağı parçalamış: "Bizim İngiliz kumsallarında bardak yapacak cam için o kadar çok kumsal vardır ki, ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" Bunun üzerine Iraklı da çayını bitirmiş, bardağı havaya fırlatmış, silahını çekip Amerikalı ve İngiliz’i vurup öldürmüş : -"Bağdat’ta bu İngiliz ve Amerikalılardan o kadar çok var ki, biz ayni adamlarla oturup iki kere çay içmeyiz. KELİME BULMA OYUNU Kelime: Demeç - ben şimdi masada oturdum veriyorum - nasıl yaaa ?? - ya işte masada oturdum fotoğraf çekip yazı yazan tiplere veriyorum. - neee??? - ya alla alla masada oturdum böyle herkese veriyorum! - pas be pas! of.. demeçti. Kelime: Baraj - Hani futbolcular kalenin önüne kurar maçta.. - Pusu. - Yuh! Kelime: Helikopter - Savaşta yaralıları kurtarır! - Doktor! - Değil. - Sıhhiye! - Değil, yukardan gelen bir şey... - Ee... Allah? Kelime: Dergah - Hani böyle insanlar ulvi bir amaç için bir araya gelir aynı mekanda - Grup seks! - Çarpılırsın valla! - Ha... Tamam trafo! Kelime: Kadınbudu - Olum sen nesin? - Erkek! - Tersi? - Kadın! - Onun yeneni? - Çıtır Kelime: Eskimo - Kutupta yaşarlar... - (Hep bir ağızdan) Ayııııııı! -Yok insan olanları... - Heeee... Eskimo! Kelime: Repertuar -Anlatan, şarkı söylemeye meraklı bir hatundur ve kelimeyi görür görmez bu özelliğini iyi bilen hatun arkadaşına dönüp sorar: - Benim neyim geniş? - Kalçan! Kelime: Travma - Hani düşüp kafanı kaldırım taşına vurursun da bişey geçirirsin? - Film şeridi? Grup: Çüşşşşşşşş! Kelime: Terlik - neyle yürürsün - ayak!!! - hah hani böyle ayakların üşür altında onlar olur böle yumuşak yumuşak - koyun!! - yuh onun daha küçüğü ya, koyun dedi hödük! - kuzu!!! - Allah belanı versin pas! Kelime: Diz - pantolonu nereye giyeriz? - bacağa? - hah. bacaklarımızın ortasında ne vardır? - oha! Kelime: Zebani - Allah’ın meleklerinden biri. - Cebrail. - ilk üç harfi çizgili bir hayvanı çağrıştırıyor. - zebrail? Kelime: Duvak - kadınla erkek birleşmeden önce, erkeğin kaldırdığı şey - oha! Kelime: Iskalamak - dart oynarken neye atarsın hedef tahtasına - attın vuramadın mesela noldu? - hedefi vuramadım - tamam da nedir yani o olay - tutturamamak, kaçırmak - hayır nedir başka ismi var onun - tam 12'den vuramamak!.. - oldu... Kelime: Telepati -hani ben sana bir şeyi anlatmaya çalışıyorum ama sözle değil beyin dalgalarıyla falan... -ihihih neydiiii.. teletabi..! -tamam tele'si kalsın kedilerin eline ne denir? -buldum telepence -offf beee bi kere de bil be... Kelime- Timsah - abi bööle hani kertenkele nedir -hayvan -ne cins hayvani -sürüngen -yok abi bu kertenkelenin birkaç beden büyüğü - ejderha -?!???!!(yuhhh) son kelime eğer bilinirse oyun ve hesap girecektir. Süre son 10 saniye Kelime: Lambada. ekip1 bakan kişi: aha sıçtınız ekip2 anlatan kişi: sen öyle san. söyle bakalım alaaddinin cini nerede yaşar. ekip2 anlayan kişi: lambada ekip1 toptan: haskktirr... Kelime: Van Gogh(kulak tabu kelime) -abi bu kişi bir organını kesen bir sanatçı -Bülent Ersoy!!! Kelime: miras - simdi diyelim Mısır’da deden var, bu artık yaşamıyor, sana ne bırakır? - piramit.(dedesi tutankamon ya!) Kelime: Cumhuriyet -Atatürk ne kurdu? -kitap kurdu Kelime: Uğur Dündar - tv de program yapıyo hani yıllardır - Reha Muhtar? Ali Kırca? - yok yok sarışın mavi gözlü - Atatürk? biz: iptal! Kelime: Kramp - hani futbolculara girer - krampon gülme sesleri kesildiğinde süre çoktan bitmiş Kelime: Serüven - Abi Macellan nası biriydi? - Ne biliyim iyi biriydi helalde (birinci kopuş, ama duur) - Abi onu demiyorum neye düşkündü? - Karıya kıza bi de içkiye olabilir (pes) Kelime: Mısır -Keops nerde?? -Etiler!! -Allah cezanı versin Emre.... Kelime: Okul -biz nereye gideriz her gün -bara... diskoya... sinemaya.. cafeye... bowlinge.. alışverişe...gezmeye.. -ay olmuyo bööle başka şekilde anlat -ailemiz bizi nereye gidiyo biliyor -haaa okulaaa Kelime : Anneler Günü -cennet kimin ayakları altında ? -anne -tamam , hani onların özel bi zamanları var , ne o? - adet.. |
> >>koptummm :)))):D > >> > >> > >>>>Adam asiri kiloluymus. Sagligi tehlikeye düsünce doktoru >en kisa zamanda otuz kilo zayiflamasini söylemis. Nasil yapayim diye kara >kara düsünürken gazetede "Garantili zayiflatma" diye bir ilan görmüs ve >hemen basvurmus, "3 günde 5 kilo" programina yazilmis. > >>>>Ertesi günü sabah kapisi çalmis, açinca bir de ne görsün ! >Karsisinda 19 yaslarinda dünya güzeli, sportmen ve üzerinde giysi olarak >bir çift Nike ayakkabi bulunan bir kadin!!! Kadin kendini tanitmis, >zayiflama sirketinden geldigini söylemis, sirtini dönüp kosmaya baslamis, >sirtinda bir etiket varmis, "yakalarsan seninim". > >>>>Adam kizin arkasindan kosmaya baslamis, kilometrelerce >kosmus, kan ter içinde kalmis ama kizi ormanda yakalamis ve beraber olmus. >Programin dördüncü günü adam gerçekten >de 5 kilo zayifladigini görmüs. > >>>>Sirketin zayiflatma metodunu çok begendiginden ikinci bir >programa kaydolmus, "5 günde 10 kilo". Ertesi günü yine kapisi çalinmis, >karsisinda > >>>>daha da güzel genç bir kadin, üstelik üzerinde bir çift > >>>> > >>>>Reebok ayakkabidan baska bir sey yok ve sirtinda yine bir >etiket, "yakalarsan seninim". Adam yine canini disine takip kadinin >arkasindan kosmus ve kilometreler sonra yakalamis. Programi tamamlamis ve >altinci gün > >>>>hakikaten 10 kilo daha verdigini sevinçle görmüs. > >>>>Bu defa, sirketin "10 günde 20 kilo" programina kaydolmak >istemis ama sirket yetkilisi uyarmis, "emin misiniz, bu program gerçekten >çok zor bir > >>>>etaptir". Adam israr etmis, bütün zorluklara >katlanacagini > >>>> > >>>>söylemis. > >>>>Ertesi gün kapisi çalmis, heyecanla kosup açinca >karsisinda iri yari sportmen genç bir adam görmüs. üstelik adamin üzerinde >sadece kosu ayakkabilari varmis, onunde de da bir etiket > >>>> > >>>> > >>>>"yakalarsam benimsin" > >>>> > >>>> > >>>> > >>>> > >>>> > >>>> > >>>> > >>>> > >>>> |
TÜRKLER UZAYDA houston, ahmet kalemimi aldi vermiyor. - houston, abi uykum kacti ordaysaniz muhabbet edelim. - houston.. aloooo kime diyorum houstoooon!!! - eveeeet? - deniyorum abi orda misiniz diye.... yok bi sey. - Lpg gazi bitti amirim ne yapalim - yörüngeye otur Allahin mali... - hüsto abi ruslarla kenetlenme olayi vardi ya. - evet canim vardi, burda yaziyo raporda. - hah iste mehmet ruslara nah yapti camdan, herifler kenetlenmeyiz diyo. - aferin canim.. ben ariyorum konsolosu. - houston, abi kakam geldi nasi yapiyoduk bu olayi, egitimlere katilmamistim ben, bolum sefi tanidikti. - let it go. - hüstiiiinn, lan biz hakkaten uzayda miyiz simdi? - apollo 31, onaylandi. - vay be teknolojiye bak bee. - houston, fener maci kac kac? - hauston.. - buyur - nuriye'ye yollasak mi bi telsiz be... hadi aaaaabi be!!! - bu yukseklikten imkansiz - Allahindan gorursun isallah ! - apollo 31 napiyosunuz orda bu duman da ne? - mangal yakiyoruz guzel kardesim. hapla olmaz ki bu beslenme isi!!! - karbonmonoksitten zehirlenme ihtimaliniz var, derhal sondurun. - delikanli adama bi sey olmaz. - huston..abi oyun yok bu alette ?!? - anlasilmadi kasif 12.. - yok abi hasim diil.. Sevki ben.. hani tanismistik kokteylde.. - ne diyosun kardesim ? - oyun diyorum abi.. af buyur kicikirik telefonlarda bile snake var, raket var.. ayip valla.. - cikip istop oynayin siz, anca keser.. hadi bakim.. - houston, usudum olm ben gunese yaklasicam biraz. - apollo bu cok tehlikeli yapma. gemiye zarar verebilirsin. - ne degerli geminiz varmis yaaaa. - hüztin, simdi bu alet isik hizina cikabiliyo mu. zaman makinasi tadi yasayabiliyoz mu bununla? hani diyorum 2-3 at yarisi falan yapsak. - hayir zaten oyle bir sey mumkun olsaydi bile buna izin vermezdik zaman kirilmasi olurdu. - baba neyi kirdiysak oderdik parasini. simdi kesin olmuyor mu o iş? - olumsuz. - houston bir problemimiz war - o zaman hepberaber tekrar edin essedüenna ilahe.... - hoston? - sole guzelim? - guzelim diyen dillerini yirim ben senin! - demiyim su halde... - huztin? - (saskinlik ifadesi)soyle? - hamdi abinin koltugunda bi maymun oturuyo? ne is? - seni yanlis gemiye bindirmisiz.. aptes aldinmi cenabet gitme obur tarafa... - huztin.. sanirim kaybolduk.. ayni yildizin etrafindan 4. kez geciyoruz - ayni yildiz oldugunu nasil anladiniz? - ya ahmetle kavga etmiştik, kendisini o yildiza attikta.. ordan bize el sallayip duruyo - huztin pih pih huztiiiin sorun var - gene ne var? - ahmet yercekimi cihazini durdurdu - e acsıııın - ama hepimiz ucuyoruz.. ahmeti yakalasak zaten!!!... - peki ya gemi? - gemi de size...gidiyoruz guneşe dogru!!! - huso. kopyaliyormusunuz? - ne var be ne var ? - abi biz sirius 5'teyiz - biz de caddebostandayiz nevar? - abi bisey diycem ama kizmayin. - naaptiniz lan yine - abi esli king oynadik alien'larla. bizim gemiyi kaybettik - hustiin problem var kardesim - dinliyorum - biktim ben kardesim içme suyu diye sidik aritip içmekten adam gibi tasdelen yollayin buraya böbreklerim iflas etti be! - anlasildi tamam - çocuklar... - buyur hustin abi - yengeniz karpuz kestiydi sizin için...rus arkadaslar saolsun, rica ettim "su karpuzu bizim turk ekibine götürün giderken" diye, kirmadilar. orta modülün kapisinda bekliyo kozmonot arkadas. alin yiyin afiyet olsun.. - abijim var yaa!! senin gibi kiyak yer hostesi görmedi bu hustin be canim abicim benim!!! - tamam len ehe ehe...yalakaligin lüzumu yok, yiyin iste eferim. ha, gelen herife de bi dilim ikram edin adettendir. yuri mi ne adi. - ayip ediyon hustin abi. yengeye selamlar. - höst !!! OLAY BARBAROS BULVARINDA VE GERCEK :)) Arkadaslarla öyle Barbaros bulvarinda yürüyorduk. Bir anda yanimizdan son sürat bir minibüs geçti. Biz 'Freni patladi' filan demeye kalmadan, minibüs kafadan elektrik diregine bindirdi. Hemen kostuk, yardim edelim diye. Minibüse ulastigimizda manzara suydu: Yolcularin kiminin kasi açilmis, kiminin dudagi patlamis... Dagilmis vaziyetteler yani. Ama bir tuhaflik var. Çünkü o hallerine ragmen, gözlerinden yaslar gelecek sekilde gülüyorlar. Biz ne yapacagimizi sasirdik. 'Ne oldu?' diye sorduk.Bir iki tanesi, güçlükle 'So-för, so-för...' diyebiliyor ama yine gülmeye basliyorlar. Bu sarsici manzaranin aslini ögrenebilmek için 2-3 dakika geçmesi gerekti.Meger soför, tükürürken minibüsten düsmüs.Hani, bizim soförlere özgü, giderken kapiyi açip disari tükürme hareketi vardir ya. Baba, dengeyi tutturamamis, tükürükle beraber, gümbürt asagi düsmüs.Minibüs de kontrolden çikip direge bindirmis.." :))) Polis telsizleri - 5443 Merkez : Cemal Gursel caddesi'nde supheli bir paket var. - Anlaşildi, çevre güvenligini alin uzman gönderiyorum. - Merkez uzman ekibe gerek kalmadi, paket bos. - Bos oldugunu nasil anladiniz. - Efendim uzerinden kamyon gecti. Merkez ekiplerden sirayla mevkii ve yol durumu hakkinda bilgi aliyor : - 5945 Merkez : Hava yagisli, zemin kuru, yolda kalan arac yok. - Merkez 5945 : Hava yagisliysa zemin nasil kuru oluyor? - Anonsu yaparken tunelden geciyorduk - Merkez 4818 : Arac alkollu mu? - Olumsuz efendim, dizelmiş. Müşteri Hizmetleri -meraba ben batur nasil yardimci olabilirim? -benim telefonda bi problem var yönlendirmeynen ilgili... -peki ilk önce telefonunuzun ''menü' tusuna sonra da ''5'' tusuna basin... -evet... tamam... -ekran da ne var simdi? -show tv... -??? Şifre -iyi günler, hosgeldiniz, nasil yardimci olabilirim? -para çekemiyorum ben... -sifrenizi yanliş giriyormuşsunuz destur bey -sifremi?,benim sifrem hep aynidir,istanbulun kurtuluşu.... -bana söylemeyin lütfen sifreyi efendim. -heh,tamam hatirladim,1956!!! -efendim o istanbulun kurtuluşu değil ama... -ya kaçti istanbulun kurtulusu? -efendim ben malesef söyleyemem bunu size. -niye sendemi bilmiyosun?.. -biliyorum ama güvenlik açisindan benim sifreyi bilmemem gerekiyor. -ben sana sifreyi sormuyorum ki! istanbulun kurtuluşunu soruyorum. -evet,ama......... |
POSTACI NE İYİ ADAMDI Adam bakmış, küçük oğlu Hz. İsa'nin resmi önünde dua ediyor. - "Tanrım anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver. Güle güle anneanne..." Bir anlam verememiş bu duaya... Ancak ertesi gün acı haber gelmiş. Anneanne sizlere ömür... Ertesi hafta adam bakmış çocuk yine duada: - "Tanrım anneme babama uzun ömür ver. Güle güle büyükbaba..." Ertesi gün büyük baba da ölmüş... Bir hafta sonra adam bakmış küçük çocuk yine duada: - "Tanrım anneme uzun ömür ver. Güle güle baba..." Adam ertesi sabah bir hastaneye gitmiş yatmış. Tetkikler, tahliller, kalp elektrosu, röntgen çekimleri... Sapasağlam. Bakmış karısı iki gözü iki çeşme ağlıyor. - "Ne oldu hanım?" - "Bizim postacı", demiş hanım. "Ne iyi adamdı. Bugün haber aldım. Ölmüş!" |
SİNYAL |
Kanli Gomlek :( (mutlaka okuyun ) Bu olay, Marmara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü 1993 yılında bitiren Dilek isimli bir kızın başından geçmiş. > > > > > >> > > >(Böyle anlatılıyor, soyadı yok) Dilek bir gün okuldan çıkmış, durakta minibus bekliyomuş. Yalnız korkunç yağmur yağıyormuş bu arada. Kızın önüne bir araba yanaşmış. İyi giyimli, temiz yüzlü bir genç, "yanlış anlamayın n'olur. Ben de yakın zamana kadar öğrenciydim. ıslanmayın gelin ben sizi uygun bi yere kadar bırakayım" demiş. Dilek, başta biraz tereddüt etmiş ama çocuğun iyi niyetine inanmış ve arabaya binmiş.Yolda sohbet filan etmişler. Hoslanmışlar birbirlerinden. Çocuk, lütfen izin verin sizi evinize bırakayım. Bakın yağmurda iyice hızlandı" demiş, Dilek kabul etmiş tabii. Sohbet iyice koyulaşmış. Kızın evine gelmişler, bu arada telefon değiş tokuşu yapmayı da ihmal etmemişler. Dilek çok etkilenmiş çocuktan. O hafta her telefon çaldığında yüreği hop etmiş, "Ay benimki mi arıyor?" diye telefona koşmuş. Ama arayan olmamış maalesef. Dilek yüzünü kızartıp çocuğu aramaya karar vermiş, "Belki numaramı kaybetmiştir, n'olucak ki ben arasam" deyip kandırmış kendini. Telefonu ağlamaklı bi kadın sesi açmış. Meğer teyze, bizim çocuğun annesiymiş ve hıçkıra hıçkıra, oğlunun trafik kazasında öldüğünü söylemiş. Anlattıklarından Dilek anlamış ki, çocuk onu bıraktıktan 5 dakika sonra yapmış kazayı. "Keşke eve bırakmasaydı. Benim bunun sorumlusu" diyerek hemen kendini suçlamaya başlamış. Suçluluk duygusundan kurtulmak için teyzeden adresi almış, "En azından başsağlığına gideyim bari" diye düşünmşü. Ziyaret ağlamaklı ve de yaşlı geçmis. Ayrılma vakti geldiğinde iyice havaya giren kız, "Bana oğlunuzdan bi hatıra verir misiniz? Onu gerçekten çok sevmiştim" demiş.Bunun üzerine anne içeriye gitmiş, döndüğünde elinde çocuğun kaza günü üzerinde olan gömlek varmış. Üstelik de hala kanlar içindeymiş gömlek. Dilek çok kötü olmuş, gömleğin niye saklandığı! ve niye ona verildiği anlamsızlığına rağmen yine de kadını kıramayıp almış kanlı gömleği. Ama eve gelir gelmez ilk işi gömleği yıkayıp ütülemek olmuş. Bütün gece gömleğe baka baka, ağlamış. Sürekli de, "Onu ben öldürdüm, onu ben öldürdüm" diye tekrar ediyormuş kendi kendine. Artık ağlamaktan bitap düştüğünde gömleği yastığının altına koymuş ve yatmış. Sabah uyandığında kendini daha iyi hissediyomuş. Ama yastığı kaldırdığında bir de görmüş ki gömlek yine kanlar içinde. İnanamamış bu duruma. "Herhalde dün o kafayla iyi yıkayamadım" diyerek yeniden yıkamış gömleği. Ama ertesi sabah da hiç bi değişiklik yokmuş gömlekte, yine kanlar içindeymiş. Bunun üzerine Dilek girdiği ruhsal çöküntünün de etkisiyle bir hocaya gitmeye karar vermiş. Çünkü başına gelen olayı mantıksal olarak bir türlü açıklayamıyormuş. Çevresinden edindiği bilgiyle değerli bir insan olan Rıza hocayı bulup olayı başından sonuna anlatmış. Rıza hoca uzun uzun dualar okuduktan sonra Dilek? e gömleği neyle yıkadığını sormuş. Dilek de tam iki kez deterjanla yıkadığını, ilk başta gömleğin temizlendiğini fakat sabah tekrar kanlar içinde olduğunu ağlayarak anlatmış. Bunu duyan Rıza hocanın gözleri faltaşı gibi açılmış ve ellerini Dileğin kafasına dokundurarak sorunun çözümünü söylemiş : > > > >"A benim salak kızım, hiç normal deterjanla kan lekesi çıkar mı? >Hem renkli hem de renksiz çamaşırlarında ARİEL kullanmalısın! > > > > > >> > > > > > > > > >> > > > > > > > > >> > > >hehehehehe... > > > > > >> > > > > > > > > >> > > >nasıl??? > > > > > >> > > > > > > > > >> > > >Gıcık oldunuz değil mi? > > > > > >> > > > > > > > > >> > > >BEN DE OLMUŞTUM . |
YERDE PARA BULDUM Bir gün kayseri'lilerle lazlar savaş yapıyorlarmış.Kayserililerin aklına bir fikir gelmiş.Demişlerki; bu lazların hemen hemen yarısı Temel, diğer yarısıda Dursun'dur .Ve daha sonra savaşın ortasında bağırmaya başlamışlar: -temel! temel!!! Lazlardaki temeller kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar. Daha sonra kayserililer : -Dursun! dursun!!!! Diye bağırmışlar. Dursunlarda kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.Lazlardan çok az kişi kalmış ve onlarında aklına bir fikir gelmiş.Ve: -Yerde para buldum bu kimin? diye bağırmışlar. Bütün Kayserililer kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar. ARABA Bir hafta sonu, bir makine mühendisi, bir elektronik mühendisi ve bir bilgisayar mühendisi üç arkadaş arabayla, dağ evine pikniğe gitmek isterler. Giderlerken ıssız bir yerde arabaları bozulur. Hepsi de bunun nedeni hakkında kendi meslekii tecrübelerini de katarak yorum yapmaya başlarlar. Makine mühendisi: -Bunun mutlaka mekanik bir arızası vardıır. der. Elektronik mühendisi: - Yok yok bunun ateşlemesinde bir problem var, bujilerini temizleyelim. der. Bilgisayar mühendisi ise şöyle konuşur: -Çıkıp bidaha girelim belki düzelir !!! |
Satis Bir Sanattir > > Diplomatin biri, fakir bir adamin yanina gider ve ?Oglunun > evlenmesini saglayabilirim? der. > - Oglumun hayatina asla karismam... > - Ama, kiz Lord Rothschild'in kizi... > - Haaa! O zaman baska... > Diplomatin ikinci duragi, Lord Rothschild'in yanidir. > - Kiziniz için bir kismet buldum Lord?um.. > - Benim kizim evlenmek için henüz çok küçük... > - Ama, bu delikanli halihazirda Dünya Bankasi Baskan Yardimcisi... - Bak o > zaman baska... > Diplomat, Lord'un yanindan ayrildiktan hemen sonra solugu Dünya Bankasi > Baskani?nin yaninda alir. > - Size baskan yardimcisi olarak tavsiye edecegim, çok iyi bir delikanli > var. - Su an zaten ihtiyacimdan çok baskan yardimcim var, gerekmez? > - Ama, bu çocuk Lord Rothschild'in damadi? > - Bak o zaman oldu? Gelsin baslasin... > |
HEPSİ ERİDİ Bir gün bir deli tımarhaneden kaçmış ve bir kahveye giderek kendine bir çay istemiş.garson çayı getirmiş.çayın yanında iki tane şeker varmış.deli iki şekeride çayın içine atmış.bir kaç dakka sonrada garsondan iki şeker daha istemiş.garsonda getirmiş.daha sonra iki tane daha istemiş,garson yine getirmiş.bu böyle altı-yedi sefer sürmüş.en sonunda garson dayanamamış ve: ''Şimdiye kadar on altı şeker attınız '' demiş.Bunun üzerine deli de : ''Onların hepsi eridi.Sen şeker getirmeye dewam et!''demiş:) |
MANTIKLI VE YASAL Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına gider. - Siz beni sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz.İşin bu yanını hiç düşündünüz mü?.. - Tabi düşündüm. hocanın görevi bilgiyi ölçmek ve yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi? - İyi... O zaman size bir teklifim var. - Bir soru da ben size soracağım. Doğru cevabı verirseniz ben kötü notumu kabul edip sınıfta kalacağım. Bilemezseniz notumu düzeltecek ve sınıfı geçireceksiniz. Hocanın keyfi yerinde.. Teklifi kabul eder ve öğrenci sorar: - "Yasal olup mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olup, yasal olmayan nedir? Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir? Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddaa gereği öğrencisine iyi not verip sınıfı geçirir... Ama aklı hala sorudadır. Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar. Öğrenci hemen cevap verir: - "Siz 65 yaşındasınız ve 25 yaşında bir kadınla evlisiniz Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. Bu mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu ise ne mantıklı ne de yasal " |
Yine Temel…! 1 - Temel, Karisi ve Karisinin Aşigi… Temel, bir haftalığına gittiği memleketten, haber vermeden erken dönünce karisini evde başka bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde taşıdığı tabancasına davranan Temel, yatakta yakaladığı adamı alnının ortasından vurur. Tabancayı tam kendi kafasına doğrultmuşken, karisi haykırarak üzerine atlar: - Dur Temel im, kıyma kendine!.. Temel, sinirden titreyerek haykirir: - Sus kaltak, sira sana da gelecek!.. 2 - Temel in Arabası Temel Dursun a arabasının öyküsünü anlatıyordu : Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarini islatti ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim. Dursun : iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hic yakismazdi. 3 - Evde Kimse Olmayacak Temel Fadimeye demis ki; "Fadime, bu aksam bize gel. Evde kimse olmayacak." Fadime aksam gelmis kapiyi calmis calmis kimse acmamis... 4 - 2 Katli Otobüs Bir gün Temel le Dursun 2 katli otobüsle yolculuk ediyomuş. Temel cep telefonunu cikartip alt kattaki Dursun u aramis. - Orada havalar nasil Dursun kardesim? - Bizim şoför uyumuş otobüs kendi kendine gidiyo valla Temel ciğim... - O da birşey mi Dursun? Bizim katta şoför bile yok. Otobüs kendi kendine gidiyo... 5 - AIDS Temel birgün ölümcül hastalığa yakalanır. Dursun da yanında refakatçi olarak kalmaktadır. Temel gelen herkese ben AIDS im der. Dursun artık dayanamaz ve sonunda sorar : - Temel sen AIDS felan değilsin neden herkese yalan söylüyorsun? Temelde: -Hacen öylede ölücem böylede. En azinda kariyi sağlama alalim bari... |
BAKIS AÇISI... Adam komadadır, yanında ise karısı... Adamın gözleri nemli, kısık Sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya baslar; "ilk isten kovulduğum zaman yanımda idin.. iflas ettiğim gün oradaydın.. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm.. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede başucumdaydın.." Kadın takdir edilmenin mutluluğunda.. Adam devam eder, "Simdi komadayım yine başucumdasın.. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz kadınsın.." |
Serçenin biri bir bahar günü dalgın dalgın uçuyormuş. Bir anda fark etmiş ki, bir yolun bir metre üstünde uçuyo ve karşıdan da motorsikletli bir adam geliyo. Her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni yapmışlar... ama nafile... Serçe "çotaaank" diye kaska çarpıp düşmüş. Şimdi, motorcu sıkı bi hayvansever ya, doğal olarak hemen atlamış motordan; koşmuş serçenin yanına. Serçe baygın yatıyo.. kıyamamış, bırakamamış yolda; almış getirmiş eve. Eskiden kalma bi de kafesi var evde.. baygın serçeyi kafesin içine güzelce yerleştirmiş.. yanına da az biraz su, az biraz ekmek koymuş, vurmuş kafayı yatmış.... Bizim serçe bi müddet sonra ayılmaya başlamıs.. Daha tam seçemiyo ortalığı.. hafif bulanıklık var yani... Bi bakmıs ki parmaklık, ekmek, su falan var bulunduğu yerde... Birden dank etmiş vaziyet: -hay...Allah .....laann motorcuyu öldürmüşüz ....!!!! |
denemeye karar vermis. çikarmis leonardo'nun fotografini, kendi fotografini yapistirmis..
karsisina geçmis.. kim olabilir memur.. tabi ki temel... :-) Almis pasaportu eline. Temel adamin ismine bakmis: ''Leonardo di Caprio", fotografa bakmis, bir zenci. adama bakmis ayni zenci... bir kaç saskin bakistan sonra temel obur masaya seslenmis, "Ula Cemal, bu titanik batmis miydi, yanmis miydi?" |
KURUSUN DİE ASTIM jim ve mary akıl hastanesınde ıkı hastadır.birgun hastanenın yüzme hawuzunun etrafında dolaşırken jim anıden suya atlayıp en dibe batar. Bunu gören mary hemen ardından atlar ve d.be kadar yüzüp jim'i kurtarırı. tabıı mary'nın bu kahramanca dawranışı hastanede olay olur. bunu duyan başhekim de mary'nın artık iyileştiini düşünüp,derhal taburcu edilmesı emrını verır. işlemler yapılır,belgeler cıkartılır.başhekım aynı gun mary'nın --mary sana bir iyi bir kötu haberım var.iyi haberım,yaptığın kahramanca dawranışından ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylce hastanemızden taburcu oluyorsun. kötü habere gelınce,kurtardığın hasta,jimintihar etmiş.az önce odasınınbanyosunda kendısını asmış bulundu. mary gayet sakin yanıt verır: -- o intihar etmedi ki.ben onu astım kurusun die :) |
> > > > > Beyaz Ayı > > > > 8 - 9 yaşlarında bir çocuk var, bu çocuğun en sevdiği şey yatak odasındaki > dolaba girip > > oyuncak beyaz ayısı ile oynamak. Yalnız bu duruma annesi cok kızıyormuş > çünkü kocası > > yokken sevgilisini eve getiriyormuş. Yine bir gün annesi sevgilisi ile > dışarıda iş > > üzerindeyken çocuk dolapta beyaz ayısı ile oynuyormuş... Bu sırada kadının > kocası gelmiş > > kapı çalınmış, kadın panik ile adamı dolaba sokmuş. Bu sefer kocasıyla > dışarda sevişmeye > > başlamışlar. Bu sırada içerde çocuk ve adam karşı karşıya oturuyorlar.. > bir süre sonra > > > > * Amca, > > * Efendim? * Benim bi beyaz ayım var.. > > * Eee.? > > * Sen onu alıcaksın > > * çocuğum ben koca adamım ne yapıyım ayıyı? > > * yok yok alıcaksın.. * Almıcam ulan > > * Alıcaksın, yoksa çıkar babama söylerim > > * Peki peki sus... ne kadar ? > > * $50 > > * Hadi lan .. ben $50 vermem ona > > * Peki bende çıkar babama söylerim... > > * peki peki ... al şunu .. > > > > aradan bi süre geçmiş.. > > > > * Amca > > * ne var? > > * ayımı geri ver.. > > * hadi lan ben ona $50 saydım.. > > * vericeksin, yoksa çıkar babama söylerim.. > > * peki lan velet al sus şunu.. > > > > biraz sonra > > > > * Amca.. > > * ne var > > * benim beyaz ayı varya... > > * eee ..? > > * sen onu geri alıcaksın $100 > > * Hmmppf ! > > > > Bu böyle sabaha kadar devam etmiş.. çocuk adamın cebindeki tüm parayı > almış. Ertesi gün > > gitmiş... Paralarla kendisine bir bisiklet almış.. Eve dönmüş annesi > bisikleti görmüş > > *bunu nerden buldun? demiş > > O da > > *yerde para buldum onunla aldim demiş.. > > Annesi > > *Olmaz çocuğum sen günah işlemişsin, git bisikleti geri ver, parayı > geri al .. > > sonra o parayı kiliseye bağşsla.. > > gitmişkende parayı nasıl bulduğunu anlat ve günah çıkar demiş... > > > > Çocuk istemeye istemeye gitmiş, bisikleti geri vermiş, parayı almış.. > sonra parayı > > kiliseye bağışlamış ve günah çıkarma odasına girmiş... > > > > Rahip kabinin diğer tarafından seslenmiş > > *Buyur çocuğum > > * Rahip amca benim bi beyaz ayım var > > Rahipten gelen cevap: > > *S........ gitt laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan..!! |
TemeL FıkraLarı Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun; -Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış; - Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni.. Temel'in Kaynanası Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı yırtıkmış. Ne oldu diye sormuşlar. -Temel: "Kaynanamı gömdük."diye cevap vermiş. - Kahvedekiler: "İyi de bu halin ne?" -Temel: "Biraz direndi de." Şarap Temel çok para kazanmış. Ailece lüks bir lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip ısmarlamış. - Garson “ Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca, - Temel “ Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.” Siyah Beyaz Kadın Temel ve dursun yaz tatillerinde Antarktika'ya gitmeye karar vermişler. Uzun bir yolculuktan sonra buzlar diyarına varmışlar. Bir rehber bulamadıklarından kendileri gezmişler uzun buz ovalarını. ertesi sabah bir rehberle anlaşarak kıtanın en güzel yerlerini rehber eşliğinde gezip merak ettiklerini soruyorlarmış. Bir ara Temel rehbere seslenerek - " Pardon burada hiç beyaz kadın var mı ? " diye sormuş, - Rehber "Tabiî ki var, buradaki kadınların yüzde doksanı beyazdır" demiş. - "Peki siyah kadın var mi?" - "Eh bir kaç tane var bu civarda" - "Pekİ siyah beyaz kadın var mı" rehber son derece şaşkın bir şekilde - "Tabiî ki hayır ben hiçbir yerde rastlamadım böyle kadına" Cevaptan hiç de hoşnut kalmayan Temel Dursun'a dönerek - " Ula dursun yoksa dün akşamkiler penguen miydi?????". Temel Uçakta Temel Londra'ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta her şey normal iken birden pilotun sesi duyulmuş: - "Sayın yolcular, uçağımızdaki 4 motordan bir tanesi bozuldu, ama biz 3 motorla rahat iniş yapabiliriz" Neyse rahatlar herkes. 15 dakika sonra bir anons daha: - "Sayın yolcular maalesef 1 motorumuz daha bozuldu ama biz 2 motorla inişi yapacağız" Herkes rahat ama bir anons daha gelmesinden korkmaktadır. 20 dakika sonra bir anons daha gelir: -"Sayın yolcularımız 2 motordan biri daha bozuldu ama biz en iyisiyiz ve 1 motorla inişi size garanti ediyoruz" Herkes ohh çeker rahatlar. Temel ise panik içinde: - "Uyy bu motorda bozulursa havada kalacağuz" Parmak Temel oğluna parmakların isimlerini öğretiyormuş."Bak uşağum bu baş, bu işaret, bu orta, bu yüzük ve buda serçe parmak. Anladınmı?"oğlu kafasını sallayarak hayır demiş.Temel bir kez daha anlatmış ve tekrar sormuş " anladın mı uşağum?".Çocuk tekrar hayır demiş.Bir daha, bir daha derken en sonunda çocuk anladım deyince, Temel elini sallayarak "bak bakalım bir de karıştırarak sorayım" demiş... Tükürük Şampiyonu Temel Almanya'ya işçi olarak çalışmaya gider. Uçaktaki koltuğunun hemen yanında dünya tükürük şampiyonu oturmaktadır. Adam bir tükürür ve tükürük Temelin kulağının yanından mermi gibi geçer. - Adam: "Ben 96 olimpiyatları dünya şampiyonu Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır. Bir müddet sonra adam bir daha tükürür ve tükürük Temelin kafasını sıyırarak gider. -Hans: "Ben 2000 dünya tükürük şampiyonu hans"der. Temel artık dayanamaz ve Hans'ın suratının ortasına tükürür. -Temel: "Daha acemiyim." der. Süzme Temel'in 8 tane çocuğu varmış. Ama hepsi de birbirinden salak, geri zekalıymış. Temel ve karısı Fadime doktora gitmişler, durumu anlatmışlar. Böyle böyle biz artık çocuk istemiyoruz demişler. Doktor bunlara 1 -2 kutu *********** vermiş. Nasıl kullanılacağını falan anlatıp yollamış. Neyse bunlar kullana kullana bir gün ***********leri kalmamış. Temel kara kara düşünmeye başlamış . Ne yapsak ne etsek diye Fadime " Dur ben sana dantelden örüvereyim demiş." Ölçüyü falan almış 1 -2 gün içinde örmüş. Aradan 9 ay geçmiş. Temel ile Fadime nin 1 çocukları daha olmuş . Zamanla çocuk büyümüş, 9 -10 yaşlarına gelmiş. Ama nasıl bir çocuk zeki mi zeki, fırlama mı fırlama . Önceki 8 ine hiç benzemiyor. Tüm sınavlarda birinci, sporda tüm şehrin en iyisi, köyün en zeki, en atılgan çocuğu olmuş. Bir gün Temel kahvede otururken sormuşlar. " Ya Temel senin 9 çocuğun 8'i deli mi deli bu sonuncusu nasıl oluyor da bu kadar akıllı oluyor? " Temel gerine gerine cevap vermiş. " Süzme o, süzme..! " |
temelin vasiyeti |
Padisah birgun bir ferman yayinlayarak o haftaki cuma namazinda orada yasayan herkesin bulunmasini zorunlu kilmis. Dort bir yana haber salinmis ve cuma vakti gelmis. Bizim Temel disinda butun ahali cumaya katilmis. Ertesi gun padisah sadrazami yanina cagirip sormus: -Dunku cumaya ahaliden katilmayan var mi ? - Evet efendim, bir kisi katilmadi. Temel. - Tez getirin o deyyusu karsima Temel'i bulup yaka paca padisahin huzuruna cikarmislar.Padisah,Temel ve Sadrazam kaldiginda Padisah sormus, - Soyle bakalim neden gelmedin dunku cuma namazina ? - Cok onemli bir isim vardi padisahim - Himmm demek onemli bir isin vardi. Oyleyse sana olmeden once uc dilek dileme hakki taniyorum. Soyle bakalim ilk dilegini. - Yok padisahim ben en iyisi dilek dilemeyeyim siz beni oldurun. - Dile lan deyyus cabuk adami cileden cikartma. - Peki. Eeee sey padisahim. Ben sadrazamin karisina hastayim, madem oyle olmeden once bir yatsam onunla. Tabi bunu duyan sadrazam olaya siddetle karsi cikmasina ragmen, padisahin "Bosver takma kafana nasil olsa olecek" gibi sozlerinden sonra istemeye istemeye razi olmus. Ardindan sira ikinci dilege geldiginde Temel de yine ayni naz ve padisahin azarlamasi. Sonunda Temel ikinci dilegini soylemiş. - Eeee sey padisahim ben sizin kariniza da hastayim,olmeden once onla da... - Ne diyorsun lan sen (falan padisah kopurmus) Tabii bu kez de sadrazam telkinde bulunmus ve Temel Padisahin karisiyla da... Veee sira gelmis ucuncu dilege; - Soyle bakalim su ucuncu dilegini de bitirelim artik su isi. - Yok padisahim soylemeyeyim, ilk ikisini soyledim ama bunu nasil soylerim bilmiyorum. Ilk ikisinden daha kotu ne olabilir ki diye dusunen padisah kizarak - Oglum soyle bak iskence yaptiririm, soyletirim - Peki efendim, demis Temel ve devam etmis, - Ben sadrazamla size de hastayim. Ardindan kisa bir sessizlik ve Sadrazam : - Padisahim ben sanki Temel'i namazda gorur gibi oldum. Hatirliyor gibiyim. Padisah : - Nasil hatirlamazsin lan essoglu essek yanimda oturuyordu.! :) |
Kadın sevgilisiyle birlikteyken kocasının eve girdiğini duyar. - Çabuk! Köşeye geç ve bir heykel gibi davran. Bu arada adamın her yerine bebek yağı sürer, üzerine de bebe pudrası serper. - Sakın kımıldama ve heykelmişsin gibi davran! ... - "Bu nedir, hayatım?" diye sorar kocası kapıdan girer girmez. - O mu? Sadece bir heykel. Smith'ler yatak odaları için bir tane almışlardı. O kadar sevdim ki bir tane de ben ısmarladım... O gece heykel hakkında konuşulmaz; hatta herkes yatana kadar. Gece saat iki gibi koca kalkar ve mutfağa gider, bir kaç dakika sonra da elinde bir sandviç ve bir bira ile geri döner. - "Al bakalım" der, "bir şeyler ye. Ben 3 gün boyunca Smith'lerde idiyot gibi dikilirken kimse bana bir bardak su bile vermemişti |
HURİYE, NURİYE, DURİYE Huriye, Nuriye ve Duriye 75-80 yaşlarında çok eski üç arkadaştır. Bir gün Huriye Nuriye'ye telefon eder ve Duriye'ye gitmek için anlaşırlar ve giderler. Biraz muhabbetten sonra Duriye arkadaşlarına kahve yapar ve içerler. Biraz daha muhabbetten sonra Duriye: - "Ayy! Kusura bakmayın unuttum birer kahve yapayım da içelim." der. Huriye ve Nuriye birşey demezler ve içerler. Aradan biraz zaman geçtikten sonra Duriye: - "Size bir kahve bile yapmadım, hemen yapayım da içelim." der ve yapar getirir. Bizimkiler yine itiraz etmeden içerler. Akşama doğru Huriye ve Nuriye kalkarlar ve yolda bastonları ile tin tin yürürken aralarında şu konuşma geçer. Huriye: - "Kız Nuriye gördün mü Duriye'yi, ne kadar pinti olmuş bize bir kahve bile ikram etmedi." Nuriye: - "Duriye'yi ne zaman gördün ki?" :D :D :D ÖLMEDEN EVVEL SÖYLENEN SON SÖZLER · Postanede bana ait bir koli varmış onu almaya geldim... · Müjdemi isterim Burhan abi. Bir kızın daha oldu... · O irmikleri neden aldın Nurten? Helva mı yapacan? Niçin? · İnönü Beşiktaş'a mezar olacak! · Bak Sadıkçığım seninle ilgili bir dedikodu duydum ama önce sana sorayım dedim. Sahi senin Kontrgerilla ile ilişkin var mı? · Korkma hanım bu saatte kapımızı kim çalacak? Tanıdık biridir... · Hayatımda hiç bu kadar güzel bir yemek yememiştim... · Yalan söylüyorsam şuracıkta ölüyüm... · Tahliye mi oluyorum imam efendi? · Gel abi burası boyu geçmiyo... · Gelen şey köpek balığına ne kadar benziyo... · Help help borgkkkkkggggggz help help (hehe turiz karı bize el sallıyo) · Teker teker gelin lam... · Korkma ben attığımı vururum. · Suyun derinliği önemli değil, asıl iş atlamasını bilmek. · Yapma Hasan abi, şeytan doldurur... · Karıcım, son günlerde biraz kilo aldın galiba? · Elektrikçiye ne gerek var canım, ben şimdi hallederim... · Ben sarı ışıkta geçerim. · Çok kolay... · Düz mü yürüyeceğim?.. · Atlasam bir şey olmaz di mi?.. · Oğlum lan şu herife ayı deme bak · Dur basma o düğmeye · Hanııım, bi kibrit yak da bakalım bu ne kokusuymuş.... · Aya bak aya!! Kamyon farı gibi... · Ben denedim... Korkmayın... · Sonra görüşürüz... · Ben uçabilirim... · Yardımına ihtiyacım yok... · Senin için ölebilirim... · Yaklaşırsanız atlarım... · Korkmuyorum... · Oğlum beş taş çaldım, ruhun bile duymadı... · Ölmek istemiyorum. · Ben askere gidiyorum. · Evladım beni karşıdan karşıya geçirir misin? · Bakın çocuklar, bu deney seti, kapağı açılınca güvenlik önlemi olaraktan elektriği keser. · Ey ruuh... Geldiyseeeen......... · Yav Ruhi abi burası galiba Fener tribünü diil yav... · Şşşşşt... Sessiz olun şoför uyuyo... · Vakkas abi senin için öle böle diyolar... Doğru mu? · Çavuş bu fitilin uzunluğu ne kadardı? · Bence burada mayın yok · Dolmuş benim diil mi? İster arabesk çalarım ister klasik! http://www.kasva.net/images/smilies/frown.gif · Abiii, FORMAT /U ne demek? · Arkanda ayı var! · Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı? · Kanun namına dur diyorum! · Kanın yerde kalmayacak! · Çekilsene önümden kıro herif!.. · Bi kere yaptım, yine yaparım... · Bu kutunun içinden TIK TIK sesler geliyor yav... · Merak etme bizi vuramaz, menzilin dışındayız... · Erkeksen vur!.. · Yok oğlum elektrik gelmiyo şu anda... · Kadranda 260 km\h yazıyo ama ben bunu geçerim hoca... · Bungee jumping çok zevkli bi olaymış ya... · Boeing 747'lerin kaza olasılığı binde birmiş, iyi uçağa bindik ha... · Oğlum nitrik'le gliserol'ü karıştırınca bir şey olmaz, kimya okumadın mı?.. · Bak ellerimi bırakıp bisiklet sürebiliyorum... · Bu bir hesaplaşma, polisi işin içine karıştırmayalım... · Ne tatlı, ısırır mı? · Ya istiklal, ya ölüm! · He he he, adamın burnuna bak... · Tüplerimiz sigortalıdır hanımefendi, bakın deniyorum... · Parayı getirdik, kızı teslim edin! · Sevgilim benzin istasyonundan arıyorum... · Sevgilim uçaktan arıyorum.. · Aman şoför bey, yavaş git evladım... · Korkma sevgilim, benim yaptığım kapuskadan hiç bir şey olmaz... · Hocam burda el frenini bırakmam lazım di mi?.. · Korkma, bu tünelden yıllardır tren geçmiyor... · Sayın Milas halkı, huzurlarınızda ilk doğalgaz ocağını yakıyorum... · Abi ben bu ayıyı silah kullanmadan öldürürüm... · Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi... · Yok merak etme, formatlamam hard diskini, biliyom ben bu işi... · Polisi arayalım, mafya bizi bulamaz... · Anne, az önce üzerinde kızılay olan dolaptan bonibon alıp yedim... · Şu karşıdan gelen iki ışık da ne? · Sağ taraftaki fren di mi? · Burası gaz kokuyor, ışığı aç da bakalım. · Bu "çuf çuf" sesi de nereden geliyor? · Sarı kabloyu kesicem di mi? · Ben sarhoş değilim! (direksiyon başında) · Beni koru! · Bak şimdi telefonu elektrik prizine nasıl bağlıcam! · Bu yuvarlak halkayı çekince no luyo? (el bombası) · Abi, namludan bakınca dolu olduğu anlaşılıyor mu? · Boy veriyorum. · Tutmayın lan beni, bittin oğlum sen!!! · Göz Göz Göztepe!!! (Karşıyaka'da çarşıda) · Su şişesinin üstünde neden "Siyanür" yazıyor? · Şu anda konuştuklarımızı duysa bizi öldürür. |
YAŞLI AMCA WE EŞEĞİ Trakya'dan gerçek bir hikayedır! yaşlı bır amca eşeğinin üzerınde karayolunda seyretmektedır.bunu gören trafık polıslerı amcaya takılmak ısterler we durdururlar . POLİS:be amca,necin dakman golanı? (golan:emnıyet kemerı) AMCA:dakmam be işte! POLIS:e bak gördün mü,şimdi ceza keseceyik. AMCA:kes bakalım ne keseceysan da gidicem,acele işim war. POLIS:peki amca,cezayı sana mı yazalım yoğsam eşeğe mi?.. AMCA:??? POLIS:yanı cezayı sana yazarsak 5 mılyon ödeycen,eşeğe 3 milyon ödeycen AMCA:bana kes o zaman POLIS:neden sana keseyoz amca? AMCA:onun sicili temiz ossun trafık polısı yapçez onu...:rofl: |
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." |
Yaşlı ve çirkin bir kadın soluk soluğa karakola gelip şikayetçi olur : -Adamın biri beni bir saattir izliyor, kendimi buraya zor attım, galiba sarhoştu memur bey, der. Polis çirkin kadını tepeden tırnağa süzüp cevaplar : -Galiba değil, besbelli sarhoşmuş, der. --------------------- Temel ve Cemal zilzurna sarhoş, otellerine zor gitmişler. Cemal saati sormuş, -Cit pak pakayum, gece mi cündüz mi? Temel perdeyi açıp bakmış. Cemal, -Neymiş? Temel düşünmüş düşünmüş ve, -Hatırlamıyorum.. |
KARNE Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." |
ÇOORAAP
|
DUVAR YAZILARI *Başına gelenlerin daha korkuncu da olabilirdi . Mesela benim başıma gelebilirdi. *Benzinlikte sigara içmeyiniz. Hayatınız ucuz olabilir ama benzin pahalı... *Bu tüp bebek hatalı; hep gaz kaçırıyor... *İçerken araba kullanmayın. Bir yere çarparsanız biranız dökülür, ziyan olur... *Çok yaratıcıyımdır... Acayip sorun yaratırım! *Kız o kadar kekemeydi ki "ben senin bildiğin kızlardan değilim" diyene kadar bildiğimiz kızlardan oldu... * Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapın. Çok zevkli oluyor... * Delikanlı Pokemon toptan çıkmaz. * Babanın fakir olması senin suçun değil, ama kayınpederinin fakir olması senin suçun... * Adamın 1 i varmış,2, dönem düzeltmiş.... ** Gül'ü seven abisine katlanır. * Lütfen pisuara izmarit atmayın! Biz sizin kül tablanıza işiyoz mu..? |
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım |
Adamın biri iş müracaatına gitmiş. Bir grubun önünde görüşmeye almışlar. "Şimdi sana bazı sorularımız olacak bakalım bilebilecek misin?" demişler; adam da "sorun" demiş. "Yolcu taşır, karayolunda gider, şoför kullanır bil bakalım bu nedir?" Adam düşünmüş ve "yolcu otobüsü" demiş. "Tamam doğru ama hangi marka, Mercedes var, Mitsubishi var di mi? Bilemedin ama sana bir şans daha vereceğiz" demişler. "Söyle bakalım havada yolcu taşır, pilot kullanır bu nedir?" Adam hemen cevaplamış "yolcu uçağı"; "Tamam ama" demişler "Boeing var, Airbus var di mi hangisi?" Bunu da bilemedin deyip iş görüşmesini bitirip adamı gönderirlerken, adam dönmüş demiş ki "Bir soru da ben sorabilir miyim?" "Tabi buyur sor bu en doğal hakkın" demişler. "Kadınların iki bacağı arasında bulunur, üremeye yarar nedir bu?" demiş. Hemen herkes o malum kelimeyi söylemiş; adam "tamam bildiniz ama *****nki var ebeninki var di mi hangisi?..." https://www.msxlabs.org/forum/images/icons/grin.gif |
Bir bölükte ahçının yemekleri yüzünden millet hemoroid olmuş. Tam 107 kişi yatak yorgan yatıyormuş. Bir gün revire gezmeye gelen komutan her askerin önünde duruyor ve soruyormuş: - "Merhaba asker, hastalığın nedir?" - "Merhaba komutanım , hemeroidim var." - "Tedavi olarak ne yapıyorlar?" - "İlaçlı pamuk efendim." - "Bir arzun var mı asker?" - "Bir an evvel iyileşip tekrar vazifeme dönmek istiyorum komutanım." Komutan herkesin önünde durup aynı soruları sormuş ve hep aynı cevapları alınca memnun olmuş. Sıra en son sıradaki adama gelmiş. Ona da aynı soruları sormaya başlamış: - "Merhaba asker, hastalığın nedir?" - "Bademciklerimden rahatsızım efendim." - "Öyle mi? Peki ne ilaç kullanıyorlar?" - "İlaçlı pamuk efendim. - "Güzel. Peki bir isteğin var mı evladım?" - "Var, efendim. Mümkünse sıra bana gelince pamuğu değiştirseler diycektim.." |
YAŞLI HOROZ Çiftci, kümesine genç bir horoz almisş. Fakat kümesteki yaşli horoz kümesteki tavuklardan Fatmayı çok sevdiği için genç horozdan Fatmayı kendisine bırakmasını rica etmiş. Genc horoz da: -Olmaz kümesteki bütün tavuklar benim demiş. Bunun üzerine yaşli horoz - Bak, seninle bir yariş yapacaz, şu karşıdaki ağaca kadar koşucaz, eğerben kazanırsam Fatmayı alırım, yok eğer sen kazanırsan Fatmayla birlikte bütün tavuklar seninolur. demiş ve genç horoz da bu teklifi kabul etmiş. Tam koşmaya başlayacakları sırada yaşli horoz durarak. - Bak, ben çok yaşlıyım bana biraz avans verir misin demiş ve genç horoz da kabuledince yaşlı horoz başlamış koşmaya. Yaşli horozbiraz uzaklastıktan sonra genç horoz da peşinden ona yetişmek için hizli bir şekilde koşmaya başlamış ve birkaç adım attıktan sonra çiftci genç horozu vurmuş ve: - Ulan 1 ay içinde aldığım 3.horoz, bu da kanı bozuk çıktı......... |
TEMEL VE SEVGİLİLERİ Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir. Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye ögretmen de digerleri degil?" diye. Temel de ona döner: -Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha tekrarliyalim... |
BABA DA KALACAKTIR Boşanma davasında kadın hakime talebini gerekçesiyle açıklar; ' Sayın hakim ;Çocuğun bende kalması gerekir onu dokuz ay karnımda taşıdım. Hakim kocaya sormuş ; 'Karınızı duydunuz.Bir diyeceğiniz var mı? Adam var tabi demiş ve anlatmış; 'Sayın hakim ; Farzedin canınız bir kutu soğuk kola istedi.Makineye parayı attınız ve kola geldi.Şimdi siz karar verin bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mııdır? Hakim sekretere dönmüş; Yaz kızım çocuk babada kalacaktır...... BAKİRE Karadenizde bir adet varmis. Dügün zamani damat gerdege girince tüm köy halki evin önünde sessiz sekilde bekler. Damat eger gelin bakire çikarsa havaya bir el ates açarmis. Evin önündeki tüm köy halki baslarmis horon çekmeye. Temel bir gun evleniyormus girmis gerdek odasina tabii tüm köy halki disarda sessiz bi sekilde bekliyor. Aradan 5 dakika gecmis bir el silah sesi duyulmus. Demek kiz bakire diye butun köy halki baslamis oynamaya aradan bir 5 dakika daha gecmis bir el silah daha gelmis gerdek odasindan. Hemen gerdek odasinin kapisini calmislar damat temel acmis kapiyi sormuslar -Niye ikinci el silah sesi geldi? demisler Temel cevap vermis: - Ilkinde bakireydi. Ikincisinde bakire çikmadi, vurdim oni........ http://www.demirsite.com/Dost/images/smilies/teeth_smile.gif |
Gurur Kurbanı Temel at yarışında büyük paralar kazanmaktadır... çok iyi Temel bir arkadaşından tüyo veren bir adamın adını öğrenir. Hemen koşar: - Bugün yapılacak yarışta hangilerine oynamalıyım? der. Adam şöyle bir bakar: - Sen kaç yaşındasın? diye sorar. " 28 " der Temel. Adam da; " Tamam, git 2 ve 8' e oyna." Gerçekten adamın verdiği tüyo yarışlar sonunda tutmuştur. Temel ikinci hafta yine gider. Yine soru aynıdır. Adam: "Sen kaç kilosun? " der. Temel " 76 kiloyum." deyince; " Bu hafta da git 7 ve 6' ya oyna." der. Bu yarışınn sonuçlarını da adam doğru tahmin etmiştir. Arkadaşları da şaşkınlık içinde izlemektedirler. Bu kez Temel neyi var neyi yok satar. Parasını cebine koyar, yine aynı adamın yolunu tutar. Adam bu kez başka bir soru sorar (onu siz tahmin edin) Temel şaşkınlık içinde " 25 cm. " deyince adam da "Bu sefer de 2 ve 5'e oynayacaksın" der. Arkadaşları yarışınn sonuçlarını çok merak etmektedirler. Ertesi gün hemen Temel' in yanına koşarlar ki bir bakarlar Temel'in yüzü çok kötüdür. Hemen sorarlar ne oldu diye. Temel' in verdiği yanıt ise şudur: " Gururumun kurbanı oldum. 1 ve 3 kazandı." |
Erciyes'in Karı: Yıllarca Kayserililer ile ermeniler birlikte yaşamışlardır. Birbirleriyle sıkı münasebetlerinin fazla olduğu yıllarda, bir kayserili, ermeni arkadaşından borç para ister. Ermeni arkadaşı ne zaman ödeyeceğini sorar. Kayserili: -"Şu Erciyes Dağı'nın karı eriyince borcumu öderim." Ermeni, bir yıl bekler. Kayseriliden ses yoktur. Gider yanına ve alacağını ister. Kayserili, Erciyes'i gösterir ve daha üzerinde kar olduğunu söyler. Bir süre sonra ermeni, kayserilinin oyununa geldiğini anlar. Bunu içine sindiremez. Artık karar vermiştir ve o da bir başka kayseriliyi kandıracaktır. Gider bir arkadaşına ve borç ister. Kayserili ne zaman ödeyeceğini sorar ve o da aynı cevabı verir: -" Erciyes'in karı eriyince" "Pekiyi" der kayserili. Aradan bir yıl geçer ve kayserili hemşerim alacağını istemek için ermeniye gider. Ermeni vatandaşımız bu durumu beklediği için çok rahat bir tavırla Erciyes'i gösterir ve hâlâ karın erimediğini söyler. Kayserilinin de cevabı hazırdır: -"O gördüğün kar, bu yılın karı. Geçen yılın karı çoktaaaan eridi" Ermeni ne yapacağını şaşırır ve çaresiz borcunu öder. |
Müfettiş Bir işyerini, önümüzdeki on gün içinde vergi müfettişleri denetlemeye gelecektir. Müfettişler, mantık oyunlarını sevdikleri için işyeri yetkilisine telefon açarlar ve: -"Hangi gün geleceğimizi, o günün sabahında tahmin edebilirseniz, denetimden kurtulacaksınız" derler. Defterleri denetimden geçemeyecek kadar karışık olan işyerinin yetkilisi, biraz düşünür ve müfettişlere: -"Galiba bu denetimi yapamayacaksınız efendim. Çünkü buraya geleceğiniz günü çok kolay tahmin edebilirim. Şöyleki: Denetimi, onunucu ve sonuncu güne bırakmazsınız. Çünkü ben ilk dokuz gün gelmediğiniz takdirde onuncu gün geleceğinizi hemen bilirim. Dokuzuncu gün de gelmezsiniz. Çünkü ilk sekiz gün içinde gelmezseniz, dokuzuncu gün geleceğiniz açıkça belli olur. (Onuncu gün gelmeyeceğinizi az önce ispatlamıştım). Onuncu ve dokuzuncu gün gelemeyeceğinize göre denetimi, sekizinci güne de bırakamazsınız. Çünkü ilk yedi gün içinde gelmediğiniz takdirde sekizinci gün geleceğinizi hemen anlarım... Yetkili, mantık oyunlarına müfettişlerden daha meraklıymış:) |
Microsoft & General Motors Bu gerçek bir olay. Geçmiş yıllardaki bir COMDEX bilişim fuarında Bill Gates Bilgisayar endüstrisi ile araba endüstrisini kıyaslarken "Eğer General Motors araba teknolojisini bilgisayar teknolojisi kadar geliişmiş tutsaydı, hepimiz 25 dolara satın alınabilen ve bir litre benzinle bin kilometre yapan arabalar kullanıyor olurduk" demesiyle başlamış. Bunun üzerine General Motors bir basın bildirgesi hazırlamış ve bu bildirge General Motorsdan bay Welch tarafından okunmuş. Eğer General Motors teknolojiyi Microsoft gibi geliştirseydi şu karakteristiklerde arabalar kullanıyor olurduk: - Yol çizgilerinin her boyanışında yeni araba almak zorunda kalırdınız - Arabanız anayolda yoktan yere sık sık stop ederdi, siz de bunu doğal kabul eder, arabayı yeniden çalıştırır ve yolunuza devam ederdiniz - Çoğu zaman manevra yaparken arabanız stop eder ve tekrar çalışmazdı ve siz de motoru yeniden taktırmak zorunda kalırdınız. Her nedense bunu da doğal kabul ederdiniz. - Macintosh güneş enerjisiyle hareket eden, iki kat daha güvenilir, beş kat daha hızlı, iki kat daha kolay kullanılan bir araba yapardı, ama bu araba Microsoft tekelinden dolayı yolların ancak yüzde beşinde gidebilirdi. - Yağ, Isı, Benzin ve Sinyal göstergelerinin yerini tek bir "Genel Araba Hatası" göstergesi alırdı - Kaza anında Hava Yastığı açılmadan önce sorardı: "Emin misiniz?" - Eğer yeni bir araba almaya gücünüz yetmezse arkadaşınızınkini ödünç alıp kopyalardınız - Yeni bir araba aldığınızda çalışmaya başlaması için bir hafta boyunca ateşleme sistemi ayarlarıyla uğraşmanız gerekirdi - Eğer bir kaza geçirseydiniz, nasıl olduğu hakkında en ufak bir fikriniz olamazdı - Microsoft arabalarına koyacağı, ama diğer arabalarda çoktandır olan "Yeni" özelliklerle ilgili tantana yapardı. |
Parite Olayı Olay, henüz döviz kurlarının uygulanmadığı yıllarda ABD-Kanada sınırındaki bir şehirde geçmektedir: ABD ve Kanada malum ki para birimi olarak 'dolar' kullanmaktadırlar. Yalnız her iki ülke de kendi paralarının daha değerli olduğunu iddia etmektedirler. Şöyle ki Kanadalılara göre: 1 ABD Doları= 90 Kanada Centi, Amerikalılara göre ise : 1 Kanada Doları= 90 ABD Centi. Bir amerikalı, cebindeki 1 dolarla dolaşmaya çıkar. Bir ara karnı acıkır ve simit alır (amerikan simiti!). Simitin fiyatı 10 centtir. Cebindeki 1 doları verir. Simitçi bozuk para ararken cebinin bir köşesinde 1 Kanada doları bulur, onu verir (90 cente eşit ya!). Derken sınırı yürüyerek geçer ve Kanada da dolaşmaya başlar. Kaleme ihtiyacı olduğunu hatırlar. Girer bir kırtasiyeciye. Kalemin fiyatı da 10 Kanada centidir. Cebindeki 1 Kanada dolarını verir. Kırtasiyeci de para üstü olarak 1 ABD doları verir. Oradan da ayrılıp evine döner. Sonra düşünmeye başlar: - Yahu sabah evden çıkarken cebimde 1 ABD dolarım vardı, şimdi de 1 ABD dolarım var. Pekiyi simitle kalemin parasını kim verdi? Temelden: Temel, çalışmak için gittiği şehirden, köye babasına mektup yazar. Klasik mektup cümleleriyle başlayan mektup, şu notla biter: -"Babacuğum. Acele cevabini bekliyrum. Yalnız, zarfa biraz da para koyarsan iyi olir. Oğlin Temel." Aradan onbeş gün geçer ve mektubun cevabı gelir. Temel büyük bir heyecanla zarfı açar. İçinden sadece mektup çıkar. Mektubun sonunda da bir not vardır: -"Oğlim Temel. Sana para göndereceydum. Ama aha bu geri zekali anan zarfi kapatmiş. Bir daha ki sefere evladim. İmza:Buban." v Bir toplantıda bir genç, M. Akif'i küçük düsürmek için: - Afedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M.Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş: - Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?§ Bir doktor alkolsüz bira içilir mi? diye soran hastasına,Nasreddin Hoca’nın şu fıkrası ile cevap vermiş: -Adamın biri, Nasreddin Hoca’ya: -Tuvalette bir şey yemek caizmidir? diye sorunca, Hoca: -Caizdir, demiş. Ama içeride başka birşey yediğini zannederlerse,Ne diyeceksin?· N.Fazıl Kısakürek,vapurla Kadıköy’e geçerken,yanına biri yaklaşıp: - Üstad, - Peygamberlere ne diye gerek duyuldu? Biz yolumuzu bulabilirdik. diye sormuş -Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: -Ne diye vapura bindin ki, Yüzerek karşıya geçebilirdin. cevabını vermiş.· İmam-ı Azam hazretleri,üzerine doğru gelmekte olan bir hayvana yol vererek kenara çekildiğinde, yanındakiler neden böyle yaptığını sormuşlar. -Hazret, düşünmeden cevap vermiş -Onun boynuzları var, benim ise aklım. |
Bir toplantıda bir genç, M. Akif'i küçük düsürmek için: - Afedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M.Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş: - Evet, biryeriniz mi ağrıyordu? Bir doktor alkolsüz bira içilir mi? diye soran hastasına,Nasreddin Hoca’nın şu fıkrası ile cevap vermiş: -Adamın biri, Nasreddin Hoca’ya: -Tuvalette bir şey yemek caizmidir? diye sorunca, Hoca: -Caizdir, demiş. Ama içeride başka birşey yediğini zannederlerse,Ne diyeceksin? N.Fazıl Kısakürek,vapurla Kadıköy’e geçerken,yanına biri yaklaşıp: - Üstad, - Peygamberlere ne diye gerek duyuldu? Biz yolumuzu bulabilirdik. diye sormuş -Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan: -Ne diye vapura bindin ki, Yüzerek karşıya geçebilirdin. cevabını vermiş. İmam-ı Azam hazretleri,üzerine doğru gelmekte olan bir hayvana yol vererek kenara çekildiğinde, yanındakiler neden böyle yaptığını sormuşlar. -Hazret, düşünmeden cevap vermiş -Onun boynuzları var, benim ise aklım. |
......10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu olan adam hapisten kaçar. Kaçarken önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta olan bir çifti esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa bağlar. Bir an etrafına bakınıp kadının üstüne atlar ve boynunu öpmeye başlar. Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa fırlar ve odayı terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya başlar: - "Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl öptüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun olmasını sağla ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma ki hayatımız buna bağlı. Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!" Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur: - "Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı olduğunu, seni çok beğendiğini söylüyordu. Hemen ardından da bana vazelinin banyoda olup olmadığını sordu. Dayanıklı ol ve unutma, ben de seni seviyorum!" ......Çocuk okula gelir, tabii bizimki ilkokul talebesi, ama her tarafi yara bere icinde, hoca sorar -oğlum ne oldu sana?, -Babam dövmiştir. Hoca sorar: -Niye oğlum? -Valla bilmiyom hocam aksam evde yatiyik biraz sonra babamin sesini duyuyom, Ali uyudun mi Ali’den ses cikmiy Veli uyudun mi, e Veli’den de ses cikmiy Memed uyudin mi Memed’den de ses cikmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadim diyrem oda geliy beni döviy. Bunun uzerine hoca, bak Sehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazimdir der. Sehmus kafa sallar eve gider, ertesi gun okulda Sehmus daha fena dovulmus olarak gelir. Bunu goren hoca merakla gider yanina -Sehmus ne oldi kim yapti,der. Sehmus: -Bubam yapmistir. -Niye Sehmus ne oldi? Sehmus anlatir: -Hocam aksam evde yatiyik biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi Ali’ den ses cikmiy Veli uyudun mi e Veli’den de ses cikmiy Memed uyudin mi Memed’den de ses cikmiy Seyhmus uyudin mi diy, ben de uyumadim ama hic ses itmedim Bunun uzerine anam ile bubam bir giprasmaya basladiler anlamadim ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim... |
GENE Mİ?Sarışın yıldız adayı, üstü açık kırmızı arabasını gecenin bir vakti iyice tenhalaşmış ve loşlaşmış Hollywood Bulvarı’nda hızla sürerken trafik polisi çevirdi.. - "Hanımefendi, ehliyetiniz lütfen.." - "Ehliyet nedir, afedersiniz?." - "Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır, hanımefendi. Üzerinde resminiz vardır." Sarışın yıldız adayı cüzdanını çıkardı, içinden bir yığın kart döküldü Üzerinde resmi olanı buldu, uzattı. Polis "Teşekkür ederim" dedi, "Şimdi de ruhsatınız lütfen.." Sarışın mahçup mahçup sordu gene.. "Ruhsat nedir?.." "O da deyim yerinde ise arabanızın kimlik kartıdır. Genelde torpido gözünde durur" diye sabırla yanıtladı polis.. Sarışın torpido gözüne uzandı. Orada gerçekten öyle bir kart vardı. Onu da polise uzattı. Polis ehliyet ve ruhsatı inceledi. İkisi de mükemmeldi. Görünürde her şey normaldi ama ortada da bir gariplik vardı. "Bir dakika lütfen" dedi sarışına ve motosikletinin yanına gitti, telsizle merkezdeki nöbetçi arkadaşını aradı. Olanlari anlattı. Merkezdeki sordu: "Kadin sarışın mı?.." "Evet!.." "Mavi gözlü mü?.." "Evet!..""Süper mini mi giyiyor?.." "Evet.." "Göğüsleri kazağından fırlıyor mu?." "Evet.." "O zaman hemen arabanın yanına git ve fermuarını indir." "Ne çıldırdın mı sen?.. Ben bunu nasıl yaparım!" diye bağırdı trafik polisi. "Sen git dediğimi yap" dedi, merkezdeki.. Trafik polisi sarışının yanına geldi, fermuarını indirdi.. "Neee" diye bağırdı, sarışın.. "Gene mi alkol muayenesi.." |
<DIV align=center><STRONG><FONT face="Times New Roman" size=3> Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Feyzullah Arslan "Polisin Hatıra Defterinden" kitabından Heyecanlı bir ses: "Merkez tarandık". Merkez: "Hayır efendim aranmadınız". 4512: "Merkez! Alet kontrol" Merkez: "Elinizdeki alet değil, cihaz". 4512: "Aletin cihaz olduğu anlaşıldı merkez". Şöför: "Müdürüm, araç intikal etsin mi?" Müdür: "Etsin, ama içinde şöförüde olsun". <B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Comic Sans MS'"> |
Tip fakultesinde ilk kez kadavra basina toplanan ogrenciler, bayagi bir merak ve ilgiyle kadavrayi incelemektedirler. Profesor dersine baslar; "Tipta iki sey doktorlar icin cok onemlidir, ilki insan vucudu ile ilgili hicbir sey sizin icin igrenc olmamalidir. ornegin," der ve parmagini cesedin k...na sokar ve cikartip kendi agzina goturur. "Hadi bakalim simdi sizlerde ayni seyi yapiniz !" Ogrenciler sok icinde, hepsi duraksarlar ama bakarlar ki profesor cok ciddi, istemeye istemeye hepsi sirayla kadavranin k...ni parmaklayip sonrada emerler. ogrencilerin hepsi bu isin tadina bakip berbat bir hale gelmisken, profesor konusmasini surdurur; "Bir tip doktoru icin ikinci en onemli nokta gozlemdir" der ve devam eder; "Ben kadavranin k...na orta parmagimi soktum ama kendi agzima isaret parmagimi goturdum.. Simdi bir doktor icin, dikkat etmenin ne kadar onemli oldugunu da ogrenmis bulunuyorsunuz....! NEYMİŞ SONUÇ OLARAK İŞİMİZİ DİKKATLİ YAPMAZSAK............. . |
Beyaz Ayı 8 - 9 yaşlarında bir çocuk var, bu çocuğun en sevdiği şey yatak odasındaki dolaba girip oyuncak beyaz ayısı ile oynamak. Yalnız bu duruma annesi çok kızıyormuş çünkü kocası yokken sevgilisini eve getiriyormuş. Yine bir gün annesi sevgilisi ile dışarıda iş üzerindeyken çocuk dolapta beyaz ayısı ile oynuyormuş... Bu sırada kadının kocası gelmiş kapı çalınmış, kadın panik ile adamı dolaba sokmuş. Bu sefer kocasıyla dışarıda sevişmeye başlamışlar. Bu sırada içerde çocuk ve adam karşı karşıya oturuyorlar.. bir süre sonra * Amca, * Efendim? * Benim bi beyaz ayım var.. * Eee.? * Sen onu alıcaksın * çocuğum ben koca adamım ne yapıyım ayıyı? * yok yok alıcaksın.. * Almıcam ulan * Alıcaksın, yoksa çıkar babama söylerim * Peki peki sus... ne kadar ? * $50 * Hadi lan .. ben $50 vermem ona * Peki bende çıkar babama söylerim... * peki peki ... al şunu .. * aradan bi süre geçmiş.. * Amca * ne var? * ayımı geri ver.. * hadi lan ben ona $50 saydım.. * vericeksin, yoksa çıkar babama söylerim.. * peki lan velet al sus şunu.. biraz sonra … * Amca.. * ne var * benim beyaz ayı varya... * eee ..? * sen onu geri alıcaksın $100 * Hmmppf ! Bu böyle sabaha kadar devam etmiş.. çocuk adamın cebindeki tüm parayı almış. Ertesi gün gitmiş... Paralarla kendisine bir bisiklet almış.. Eve dönmüş annesi bisikleti görmüş *bunu nerden buldun? demiş O da *yerde para buldum onunla aldim demiş.. Annesi *Olmaz çocuğum sen günah işlemişsin, git bisikleti geri ver, parayı geri al .. sonra o parayı kiliseye bağışla.. gitmişken de parayı nasıl bulduğunu anlat ve günah çıkar demiş... Çocuk istemeye istemeye gitmiş, bisikleti geri vermiş, parayı almış.. sonra parayı kiliseye bağışlamış ve günah çıkarma odasına girmiş... Rahip kabinin diğer tarafından seslenmiş * Buyur çocuğum * Rahip amca benim bi beyaz ayım var Rahipten gelen cevap: *S..tirrrrr gitt laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan..!! |
TESADÜF BU YA! Kopenhag'da bir genç doğum kliniğine girip danışmaya başvurdu: — 48 numaralı odada yatan genç kızla görüşmek istiyorum. Nöbetçi hemşire sordu:
— Öyle mi? Çok memnun oldum tanıştığımıza. Ben de annesiyim... EVLİLİĞİN BÖYLESİ Nasrettin Hoca evlen meye niyetlenir. Eş- dost bir hatuncağızı öve öve göklere çıka rırlar.
Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Ho ca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Çirkin bir gelin. Gelin hanım, kocasına sadakatini göstermek için: — Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, ki me görünmeyeyim? diye sorar. Hoca şaşkın: — Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen görün... der. DOĞRU SÖZ Müfettiş, öğrencilere sorar: — İçinizde en uslu kim? Öğrenciler, hep bir ağızdan - cevap verirler: — Öğretmenimiz! GEZGİN Hoca'nın hanımı çok gezermiş. Düğün-dernek, bayram-seyran... dolaşırmış. Hoca'nın dostları: — Hocam, yenge biraz çok do laşmıyor mu? derler. Ne de olsa hatunu. Hiç laf söy- letir mi Hoca...
|
HACKER ŞARKILARI bir hackeri çok sevdim o beni hiç sevmiyor şifremi ona verdim artık qeri vermiyor klavyem mousem bağlanmış çaresizim adminim bu msni sen verdin benden almak istiyor (bir kuLunu çok sevdim) -------------------------- msn imi çaldın biliyorum çok sinirsin biliyorum bende seni hackliyorum biraz sabreeet o geceler geçmez bensiz titretiyorsun sessiz sessiz msn deyim ama virüssüz biraz sabreet (o şimdi asker) --------------------------- kaderimde bu da mı vardı msnimi başkalarıyla göreceksem eğer bozulsun mönitör görmeyeyim bir daha yaaar msnim nerde ya şifreyi ver ya da log out olma bilirsin msnsiz yaşayamamki ölürüm hasretinlee ----------------------------- Bir şifre bulacaksıın onun gibi birisi çalamayacak Gizli soruyu sallayacaksın Kimseler bilemeyecek.. ( Manga) ----------------------------- Çaldırmam sana şifremi Seni engeller giderim Beddua etmem üzülme Bende seni hacklerim Kolaymı sandınşifremi Ben bile zor hatırlarım. Gizli soruylaaa ugraşma Cünkü Onuda salladım (Kafama sıkar giderim) ----------------------------- Hacker olda düş peşimeee Lamel olda al şifremi Gidiyor msn gidiyor bilerek Yinede üzülüyorum sana ben Kimbilir kaç hacker daha çözecek şifremi Senide hacklemek var yaa Yeniden msn açmak var yaa :S (BayHan ) ------------------------ Yıllar geçsede üstünden Bu msn unutulurmu? Hacker diyip istemeden Bu msn unutulurmu? Oysa düşlerim başkaydı Bir sürü kız vardı Daha ekliyeceklerim vardııı (Bu Kalp Seni Unuturmu) ------------------------ Çilesiz günüm yok Hacker ararsan Çok Öyle kötüyüm kii Bana hacker ların bir oyunumu bu Al dı msn imi verdi sonumu Msn e doymadan Göçüp gidecegim Yoksa Adsl in bir anlamımı var Bıktım artık Hackerlardan Çalmakla biter mi bu Msn yolu OOoooOfffff Bu Adsl sizlik Bu dertt (Kaderimin oyunu=HalukLevent) ---------------------------- Kücçük hekır kücçük hekır virüsün nereede virüsüm yok virüsüm yok yüzerim nette |
| Saat: 06:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık