MsXLabs
Sayfa 5 / 38

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Yalnızlığıma (Yalnızlık) (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/8336-yalnizligima-yalnizlik.html)

Misafir 9 Kasım 2006 13:53

Hayat bazen umulmadık işler açar başına
Ağladığın beklediğin anlar gelir aklına
Evet üzülmüşüz sızlamışız bir anı olarak sakla
Ben sensizliğin çilesine isyan ettim
Ben kalbimi sana teslim ettim
Ama senin üzerinede yemin ettim
Sevgilinim herşeyinim özlediğinim
Hayat bazen umulmadık işler açar başına
Şansızlığın yalnızlığın dostların ihanet eder sana
Bir tek sana inandım bir seni sevdim
Dedimya beynimde şimşeklere
Ruhumda uçurumlara
Kalbimde bir tek sana yer açtım
Bakma böyle suskun durduğuma
Ben hep içimden şunu haykırdım
Gitme; Beynimi ruhumu attım
Kalbimide söküp atmayayım
Bu canıda yok yere yakmayayım
Bu üç günlük hayatımı seninle yaşayıp
Seninle çekip gideyim
Hayat bazen umulmadık işler açar başına
İşin yoksa vur başını taşlara
Bir öpücük masum olsun dudaklara
Yine de umut olsun yarınlara
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


BARIŞ 9 Kasım 2006 14:17

Yalnızım Yalnızsın Yalnızız https://www.msxlabs.org/forum/metin.gif
kimse içimdeki boşluğu görmüyor
bir adresi yitirmek neler hissettirir insana
kalp atışlarından uzak olmak
soluğunda duyamamak mevsimleri, düşünmüyor

çok şey bilmenin hoş karşılanmadığı zamanlardayız
ciddiye alınmıyor sorularımız
gün afrikalı kalmaya kararlı
bu dünyadan olmamak da yetmiyor

ve siz geliyorsunuz, sarı elbisenizle bir silüet
hayatımdaki eksikleri gösteriyorsunuz
küçülüp silikleşiyorum, hafifliyor bedenim
yalnızlığım dağılıp çoğalıyor sesinizde

ben artık sadece kuşların şarkısını dinliyorum


Misafir 9 Kasım 2006 17:13

gözlerin düşüyor önüme
gözlerinden görüyorum ardımı
yalnızım
dehliz boyunca
itiyor bir çocuk
ihtiyarın önüne
(gözlerin alacası
uzun ince zifirin
dehlize beni karanlıktan sor
diyorum)
tamam
tebessümü haddinden doğurgan
ki o çocuk
mutlu bir aile fotoğrafı
acelen ne?
sustum çocuk...

ve
ihtiyar
âh ile sayıklar yirmili yaşlarını


Misafir 9 Kasım 2006 20:54

Dostum dostum güzel dostum
Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe

http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


recruit87 9 Kasım 2006 22:55

Kan Rengi Bir Sahildeyiz

Güneş ikindi vaktinden iznini alır,
Usulca süzülürdü ufuktan
Her akşam, böyle çökerdi üstüne
Yalnızlar şehri İzmir'in
Dalga dalga...
Ve ardından bir kızıllık yağmalar,
Sahil sanki kana bürünürdü.
Kaldırımda aşıklar,
Rıhtımda yalnızlarla
Yavaş yavaş gece görünürdü...

Alsancak'ta devam ederdik
Çetrefilli masalımıza,
Hiç bitmesin isterdik
Bu siyah burada güzel,
Bu siyah, beyaz gibi aynı
İçimizi ferahlatıyor.
Kordon'da akşam güzel ancak,
Denizde alaca geceler güzel...

Bir avuç dert küpü liseliydik biz
Siyah suları boyunca dolanan sahillerin,
Akşamları çok seven,
Sevdadan olsa gerek
Ya da hasretten
Vuran kendini
Bu deli kıyılarına deli şehrin
Kimseden bir şey beklemeden
Umuda tutunmuş hayatseverlerdik biz
Şikayetçisi bile olmadan
Saklanmış hüzünlerin...

Yine de kendi kendime fısıldarım bazen,
Öğrenci olmak kolay değilmiş.
Bunca demir misali acıların arasında,
Hele İzmir'de...


Misafir 9 Kasım 2006 23:12

Seninle sensizlik arasında
gidip gelen ben...
Tek korkum,
Seninle bensiz kalmak...
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Pollyanna 10 Kasım 2006 01:08

Yalnızlıgıma Dost
Susuzluğumu dindiren avuçlarında
Hasretimi bıraktım hatırlarmısın
Yağmur altı hayallerimde kaldın sen
Sensizliğin mırıltısında çıkarken basamakları
Hep aşk dolandı ayağıma
Ansızın patlayan gök gürültüleri misali
Titredi kalbim sen geçtikçe anılarımdan
Gözlerin değildi beni etkileyen
Saçların bakışların veya adımın
Hiçbiri bir kıpırtı bile yaratmadı gönlümde
Aşık olmak istiyordu kalbim
Sen vardın yakında
Gözlerim ilk seni yakaladı bilinçsiz bakışlarında
Seni düşünmedim geceler boyu
Hiç biri sana değildi gözyaşlarımın
Yalnızlığımı dolduruyordu her damla
Yoldaş misali uçsuz bucaksız yolculuklarda
Nefes almama neden oluyor seni bulma umudu
Kalbimde hala bi kaç kıpırtı varsa
Ve dimdik duruyorsa ölümün karşısında
Azrail varlığımı ürpertemediyse daha
Bu sana aşkımdan ileri geliyordur
Daha fazla kalem harcamak istemiyorum sensizliğe
Sen yanımdayken titresin kalemim
Sözcüklerim yokluğunda kaybolmasın
Bir köşe başında çık artık karşıma
Seni bekliyorum...


Pollyanna 10 Kasım 2006 09:59

SENİ DÜŞÜNDÜKçE GEçMİYOR ZAMAN,
GÜLLER AçMIYOR DİKENLİ YAŞAM.
NE ZAMAN DÜŞÜNSEM GEçMİŞ GÜNLERİ,
SENİN HASRETİNLE YANIYORUM BEN.

ZAMANI DURDURDUM ELLERİM KANLI,
UĞRUNA öLDÜRDÜM TÜM YAŞAMIMI.
GöNLÜM SANA YAZILDI KARA SEVDALI,
BU FANİ DÜNYADA TÜM öMRÜM BOYU.

DAYAMIŞIM SIRTIMI MUSALLA TAŞINA,
BEKLERİM SENİ YANLIZLAR RIHTIMINDA,
KADEHLERLE ARKADAŞ OLDUM SENİ HER ANIŞIMDA,
BEKLERİM SENİ YANLIZLAR RIHTIMINDA


Misafir 10 Kasım 2006 11:58

köklerini cakillara batirmis
tekbasina
tutunuyor ay altinda
yamacin sirtina
denize sevdali bu agac
yapraklari sandal sefasinda
dolaniyor
dallari uykusuz baliklarin kuyruklarina
kara gölgesi devrilmis kiyiya
düsünen bir adam gibi gecenin koynunda
denize sevdali bu agac
yosun kokan kovugunda
sakliyor
dalgalar ona kum tasiyor
dalgalar yarasina tuz basiyor
kus görmez olmus karalari hatirlamiyor
denize sevdali bu agac
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Pollyanna 10 Kasım 2006 13:12

SURU KALABALIGINDAN, BIR KARTALIN YALNIZLIGIDIR BENIMKISI.YAGMUR SONRASI GOZYASI GIBI CIG TANESININ YALNIZLIGIDIR , ASK ICIN SOLAN YALNIZLIGIDIR.


Pollyanna 11 Kasım 2006 00:16

Gün salınırken pespaye bir sona doğru
Nafile ömrümün son yarısında
Çalıyor yalnızlık çanı...

Kaç bahar eskittim
Kaç aşka eksildim
Ve kaç şiirin duvarlarına astım hüznü!

Daha dündü, soluk sokak lambası altında
Kendime söz verişim

Söz! ? ...

Anlatabilmek
Kaybediyor anlamlarını! ...

Şiir önlerini kesiyorum
Bulabilmek için tutsaklığı
Barikatlarımda hep bir mermi çığlığı var aşkın!

Darmadağın isyanlarımla
Özgürlük bedel istemiyor oysa ki! ...

Yabancı saçaklarda, gördüm yalancı gülüşleri
Ve uykuya dalmış ölülerin silüetleri geziyordu
Ahmak özlemlerle çatılarda..

Saklıyorum köklerimi, ölü denizlere
Salıyorum, kurşun askerlerimi
Eskittiğim anıların üzerine...

Boşluklarımı dolduruyorum
Kekre bir sonbahar hezimetiyle
Her kaybedişim, kazanımları çoğaltıyordu belki de..

Çekip gidiyor ruhum uzaklara
Çok uzaklara...
Gerçeklerle yüzleşmek yerine
Büyüleri sevmişim
Ne güzel...


AriThmetiCs 11 Kasım 2006 00:34

-1.
açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın

-2.

rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan

-3.


ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili

telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili

-4.

yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle

-5.

sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız


http://img231.imageshack.us/img231/568/forestzm1.gif


Pollyanna 11 Kasım 2006 01:24

gece derin uykuda iken
ayak sesleri çekilmiş kaldırımlarda
karanlığın koynuna yürüyorum

sıkı kapatılmış perdelerden sızan ışıklar
sarı birer leke gibi yoluma çıkar

yüzlerini yitirmiş
kimliksiz hayaller
bir hüzünlü şarkının nakaratını
bin yıllık yalnızlığıma katık eder

kaç kişiler
ve nereden geldiler

bağdaş kurup ayak yorgunu kaldırımlara
sorguya çekilir yalnızlığım
terklerime
vedalarıma otopsiler yapılır
yürek kanlarımın damladığı masalarda

neşterler dokunur yalnızlığın sardığı tenime
yüreğim tutunmaya çalışır
bir sevdanın sıcaklığına

kibritin göz kamaştıran ışığından korkar
yüzlerini yitirmiş
kimliksiz hayaller
nasıl geldilerse yalnızlığıma
kelebeğin kanat çırpması kadar kolayca
çıkıp giderler

yalnızlık yüreğimi titretir

bir acı kahvenin dostluğunu ararım
sıkı kapatılmış perdelerin sakladığı evlerde
dokunurum zillere
kapıları açan olmaz


Misafir 11 Kasım 2006 05:57

Ben seni, uzakta olduğun için seviyorum.
Ben seni, uzakta kaldığın için özlüyorum.
Böylesi daha iyi aslında.
Bana uzak olman senin değerini daha iyi bilmemi öğretiyor bana her zaman.
Şimdi yanımda olman işime gelir belki.
Ama ya sonrası?
Yanımdayken sıkıca sarılabilirim sana. Koklayabilirim, belki de ısıtabilirim seni.
Bunların hepsi işime gelir benim. Sana bir saniye bile dokunabilmeyi kar sayabilirim kendime.
Ama ya sonrası ? Sonrası ne olacak bilirmisin? Sana hasret kalmanın, seni özlemenin ve sana
yanmanın verdiği hazzı sana dokunmak bana verebilirmi sence ?
Yanımdaykende uzakta olduğun gibi düşleyebilirmiyim seni ?
Gözlerini gözlerimin önüne getirebilirmiyim gece gündüz.
Sen yanımdaykende aynaya baktığında seni görebilirmiyim kendimde?
Özleyebilirmiyim acaba seni ?
Ben seni, uzakta olduğun için seviyorum.
Ben sana dokunamadığım zaman seni daha çok özlüyorum.
Başını göğsüme yaslayışını hayal etmek, sevinç gözyaşlarını ufak ellerimle yanağından toplamak,
ellerine ellerimi değdirmek sen uzaktayken daha da özlem dolu seni sevebilmeyi öğretti bana.
Sen uzakta kal...
Çünkü ben seni, uzaktan seviyorum.....
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Pollyanna 11 Kasım 2006 11:39

İşte gemiler gidiyor,
Bırakıp beni kumsalda.
Kırık gönlüm ;
Koskoca bir ıssız ada
Her yanda yalnızlık
Her yanda hüzün var.
Ne sevenim
Ne gülenim yüzüme
Yalnızım,yalnızlıklar içinde


Misafir 11 Kasım 2006 12:21

Resim

Yağmurun içine de yağdığı
Gri bozgun günler vardır ya.
O günlerden birindeydim
Belki seni gördüğümde.
Seni önceden de tanıdığımdan korktum.
Aşk sonludur diye.

Sonra,
Üstümdeki küçük hayaller tablosunu
Senin için baştan yaptım; biliyorsun
Boyası bizden - içinde küçüklüğümüzü görürdük... -

Ellerimizden ev yaptık / içine bile girdik sevgilim.
Hiç üşümedik;
Belki sevgidendir.

Ve hiç üşümeyeceğiz
Belki de gidene dek!




Misafir 11 Kasım 2006 15:58

puslu bir akşam alacasında
havada uçuşuyor
harfler, kelimeler, imgeler
uzak yıldızlarda dansediyor
siyahlarım, beyazlarım, grilerim
bölük - pürçük dökülüyor içimden
acılar, umutlar, çocuksu seviler,
ayrılıklar, yalnızlıklar
sessiz dizelerime
suya yazıyorum kendimi
usulca dağılan izlerde arıyorum
yüreğimin en gizil yerini
düşsel dünyamda buluyorum
en yakın beni - bana
kendim oluyorum, dörtnala koşuyorum
dehlizlerinde kayboluyorum
yalnızlığımın
her dönemeçte soluklanıp
bakıyorum ardıma
doğumla – ölüm çemberinde
suya yazıyorum kendimi
birçok ben çıkarıyorum kendimden
sancılı bir doğumla
seyredalıyorum sonra onları
bazen ağlayıp , bazen coşarak
kendimle, yalnızlığımla oynuyorum
çocuksu bir sevinçle
dokunuyorum umutsuzluğun gözyaşlarına;
siliniyor
dingin bir suda görüyorum aksimi
suya yazıyorum kendimi
bir bulup, bir yitiriyorum
hüzünlerimi, sevinçlerimi, yarınlarımı
çakıl taşlarının esrarlı gözlerinde
bir bahar akşamında
yitik yaşamları soluyorum
durmadan
en onulmaz acıları demliyorum
kuytularımda
ölümü görüyorum burnumun dibinde;
burnumun direği sızlıyor
suya yazıyorum kendimi
azgın dalgalara çarpa çarpa
örseleyerek, acıtarak,
kanatarak ruhumu
karışıyorum engin denizlere
sonra bir dağ sümbülü kokusunda
yaşamı karşılıyorum yeniden
binbir umutla
binbir umutla “MERHABA” diyorum
tüm güzelliklere
bir oğlan çocuğun kapkara gözlerinde
eritiyorum tüm acıları, tüm korkuları
keyifli bir şarkı mırıldanıyorum ardından
masmavi bir gökyüzüne
suya yazıyorum kendimi
rengârenk bir deniz kabuğunda geçiyorum
karşı kıyıya
demir atıyorum
sevginin, barışın, umudun limanına
dizeler yağmuruna tutuluyorum ansızın
açmıyorum şemsiyemi
ıslanıyorum sırılsıklam
kutsanıyorum şiirle
suya yazıyorum kendimi
akıp gidiyorum
kimse farketmiyor.......
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Pollyanna 12 Kasım 2006 01:10

Yalnız Kalınca
Bir ıstırap yalnızlık,
dinmek bilmez acısı.
Her gün artar biraz daha,
eksilmeden sancısı.

Kül bassan da yarana,
için için,hep kanar.
Hiç anlamaz halinden,
ne yatak,ne taş duvar.

Göz yaşları içinde,
sürüp gider,şu ömrün.
Ne şarkıyla,ne sazla,
teselli olmaz gönlün.

Artık son bulsun,dersin,
yalnızlığın bu zulmü.
Pervazsızca beklersin,
gelsin diye ölümü.


AriThmetiCs 12 Kasım 2006 01:18

Mutluluğun gözü kördür,
Yalnızlık sağır.
Ondandır biri tökezleyerek yürür,
Öbürü uykusunda bile bağırır.

Mutluluk yalnız kendisini görür;
Unutur bu yüzden ilkin kendisini.
Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür,
Boyuna bekler dönsün diye sesini.

Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter;
Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz.
Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur;
Boyuna kapısına döner, açan olmaz.

Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var...
Her ikisinin de saksılarında çiçek.
Biri hep başka bir renkle solar,
Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak.



http://img231.imageshack.us/img231/568/forestzm1.gif


Pollyanna 12 Kasım 2006 01:55

Yalnızım sevdiğim. Hem de çok yalnız...
Gün batımında seninle hayal kurduğumuz
Deniz sahiline gidiyorum.
Yüksek kayalıkların üstüne çıkıyor,
Denizin üzerinden süzülerek batan, güneşi seyrediyorum.
İnanmazsın ama, sanki burası kendimle hesaplaştığım yer
Sen gittin gideli hayatımda çok şey değişti.
Senden sonra
Güneşin ilk doğuşunu hiç seyretmedim.
Çünkü o bana, seninle tanıştığım günün başlangıcını hatırlatıyor
Birde güneş tam tepedeyken hiç sokağa çıkmadım.
O da seninle dolaştığım şehri anımsatıyor.
Senden sonra
Sadece güneşin batışını izlemeye geliyorum buraya
Benden ayrılışın, derin derin gözlerime bakışın, sebepsiz gidişin var ya
İşte o anı tekrar yaşıyor, isyan ediyorum.
Uçsuz bucaksız deryaya burada haykırıyorum, neden neden diye
Denizin üstünden yükselen dalgalar
Büyüyerek oturduğun kayalara vuruyor
Çığlık çığlığa üzerimde uçuyor martılar
Denizin kıyıda bıraktığı çakıl taşları,
Hepsi bir şeyler anlatıyor,
Hepsinin de bir anlamı bir nedeni var
Anlamsız olan tek şey senin beni terk edip gidişin,
Yalnızım sevdiğim hem de çok yalnız
Bazen çoraplarımı çıkarıp sahil boyu yürüyorum
Dalgalarla kucaklaşıyor onların dilini çözmeye çalışıyorum.
Denizin kıyıya gönderdiği o çakıl taşlarını birer birer topluyor
Onlara saatlerce bakıyor, sonrada onları denize fırlatıyorum
Bazı çakıl taşları var ki onlar diğerlerinden çok farklı
Onlara bir türlü kıyamıyorum
Denize atmak içimden gelmiyor.
İşte sen sana kıyamadığım o çakıl taşlarından biriydin.
Ben seni denize atmamıştım
Nasıl oldu bilmiyorum belki benim ihmalim
Belki de sen derin sularda kaybolup gittin,
İşte sevgilim o gün bu gün bu sahilde
Senin bir gün kıyıya vurmanı bekliyorum.
Yalnızım sevgilim. Hem de çok yalnız....
<a href="http://kazancortakligi.hemalhemsat.com" target="_blank">Kazanç Ortaklığı</a>


iraLoS 12 Kasım 2006 02:10

Yalnızdım

İlkokulda, Annemin verdiği harçlıkla,
Aldığım simidi paylaşmak istedim,
Yalnızdım...

İlk haftalığımla aldığım uçurtmanın,
Gökyüzünde salınışını, izlemek istedim.
Yalnızdım...

Kumsala uzanıp,
Yıldızların altında dalgaların sesini dinlemek istedim,
Yalnızdım...

Çılgınca yağan yağmur altında,
Çılgınlar gibi dans etmek istedim,
Yalnızdım...



iraLoS 12 Kasım 2006 02:58

Yalnız

Bir sabah
Dalgalarla, çekip gideceğim.
Ne arayanım olacak, ne soranım
Bir sabah, bir sabah...
Ne kadar yalnız yaşadımsa
O kadar yalnız ...öleceğim.




arwen 12 Kasım 2006 03:07

uzun bacaklı
bir kadındır yaz
gizlice uzanan yalnızlığıma

güznihal

zaman alevidir, geçmez
yine bir güznihal
daha bırakır ardında

elveda

dudağımda uzun öpme
imleriyle söylüyorum
son sözlerimi yalnızlığa


iraLoS 12 Kasım 2006 03:31

Öylesine Sevmiştim Ki


Öylesine sevmiştim ki her şeyden öte
Gizli gizli ağlardım sensiz her gece
Hatıra defterimin sayfaları
Sararmış gözyaşlarıyla doluydu
Ya kurumuş güller onlar zaten kurumuştu

Öylesine sevmiştimki her şeyden öte
Vazgeçmiştim dünyadan;
Sensiz kalmak ekmeksiz susuz kalmak gibiydi
Artık benim için sen dünya dünya sendin

Öylesine sevmiştimki her şeyden öte
Gecenin bir yarısı kavgalar etmiştim kendimle
Berabere kalmıştık
Ne kendimi yenebiliyordum,nede kendim beni

Öylesine sevmiştim ki herşeyden öte
İki ayrı kişi olmuştum benliğimde
Onu çok ama çok seven
Ve elde edemediği için nefret eden

Öylesine sevmiştim ki herşeyden öte
Artık ölüm bile vız gelirdi
Nemi oldu;EWLENDİN
:*(
Benim için ölüm demekti..



arwen 12 Kasım 2006 03:41

sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
sevmek; yanındayken başını
omuzuna koyabilmekse eğer,
sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,
SENİ SEVİYORUM....



iraLoS 12 Kasım 2006 04:21

Elveda Gülüm

Bir gece sen uyurken,
Yalnızlık şarkısı söyleyip
O hiç bilmediğim sokağın
O hiç bilmediğim evinin önünden geçeceğim.
Ama sen görmeyeceksin...

Bir sabah,
Yine karşılaşacağız seninle,
Yine merhaba deyip, konuşacağız belki de,
İçimdeki sana dokunmak arzusunu,
Dizginleyeceğim kendi elimle,
Hayalinde tutacağım ellerini,
Ama sen hissetmeyeceksin...

Bir akşam üstü,
Bir kadeh koyacağım masama,
Bir de senin için...
Kadehinle dertleşeceğim,
Hatta alacağım yanıma,
Ona seni sevdiğimi söyleyeceğim,
Ama sen bilmeyeceksin...

Bir gün,
Gideceğim bu şehirden,
Bütün güzellikler seninle kalacak.
Sonra arkama dönüp
Sana "Elveda gülüm" diyeceğim,
Ama sen duymayacaksın...



Pollyanna 12 Kasım 2006 11:51

Yalnızlığın kadarsın
Yalnızlığın mis kokmalı
Yalnızlık dediğin büyük bir zindan
Dünyanın en kalabalık zindanı
Dinden imandar çıkarır
Ama öyle bir adam ederki insanı.


Misafir 12 Kasım 2006 13:39

bir kırbaç gibi çarpan
dalgaların
yaladığı kıyılardan
söküldü
arta kalan
her şeyden

dönmedi uçurumlardan
intiharları gözyaşlarının
ve susmadı
yüreğime işleyen
inleyen melodi
kan damladı güneşten
vurduğunda saatler
zifirî karanlığı
hüzne düştü
dirilişimin diğer yarısı
eriyen bir mum misâli
geçti ömür…gitti
sorgusuz sualsiz
kuru bir ayaz eser şimdi
penceremden içeri
geç saatlerin erken çalışları
harmanladı delilsiz dışlanışları
düşünsel bir ıssızlığın ortasında
çıktı zıvanadan kırgınlık
koptu teller
artık
delirme zamanı geldi
ne bir kuruntu
bu duyumsamaların had safhası
ne de paranoyası yaşanıyor
suskunluğun
görüyorsan istenmediğini
savuruyorsun lanetleri havalara
hırsla…yüreğin yara almış
bundan işte
suskunluğum
ve yalnızlığım
kendi kabuğunda çıldıran bir şiirin içinde yol alıyorum
sessizim ..
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Pollyanna 12 Kasım 2006 19:31

Yanlızlık paylaşılmaz
Paylaşılırsa yanlızlık olmaz
Yanar sobasında
Yalnız'ın üşüyen bakışları
Lambasında karanlığa dönük
Bir ışık titrek sönük sönük
Penceresi dışına kapanmıştır
Kapısı içine örtük
Bir sözde saklanmış bir yalanı
Bir gözde okuduğundan
Bakmaz kendi gözlerine bile


Misafir 12 Kasım 2006 19:46

yanlızlık kimi insanın çok değerli bir elmasmış gibi arayıpta bulamadığı kiminise hiç peşini bırakmayan kara bi gölge gibidir bizler yanımızdakini değerini onu kaybettikten sonra anlayan insanlarız işte kimileride vardır hep yanlızlık korkusu içinde yaşarlar ya kaybedersem ya giderse ya bitese........ bu endişeyle yaşanır mı bir hayat boyu hayatı hiç bşr korku gütmeden yaşayacaksın bırak giderse gitsin bıoterse bitsin sende seni kaybetmeyi göze alanı kaybetmekten korkma!!!!!!!!

alıntıdır...


Misafir 12 Kasım 2006 21:18

Bir ihtimaldir sevmek canım,
Bir ihtilalden ayaklanıştır,
Yüreğin özlemezse zamansızca,bil ki kurşunlanmıştır
Ve suskunluk içinde geçilen ırmakların kuşatmalarında canım,
Bir ihtimaldir beklemek,
Bağıra çağıra severek,sessizce yitip gitmek,
Yetim bırakılan çocukların gözyaşlarındadır sevilebilmek
Okunan dilsiz şiirlerin içinden dokunabilmektir sevmek
Bir ihtimaldir canım doyasıya öpüşebilmek,
Uykulardan uyanıştır yağmurlu sabahlarda üşüyerek
Ve düşünerek geçilmeyecek bütün yolları
Kenarı olmayan bir haritadan düşünmeden silebilmek
Uzatmalı gecelerde sabahlamaktır sevmek canım,
Bir ihtimal,oturup şiir yazmak leylak kokusu kağıtlara
En sevdiğin şarkılarda isyana tutkun çoğalmaktır sevilebilmek,
Bir coğrafyadan diğerine kanatlanıp uçabilmek
Ve,sevmek canım,
Bir ihtimal,
Yüreğinin yalnızlıklarına karşı
Yüreğinle başedebilmek..
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


arwen 12 Kasım 2006 23:07

Elimde hür güvercinler can çekişir.
Bir şehir bu kadar mı acımasızlaşır?
Güller bir günlük ömürlere mahkum.
Şairler gül şiirleri yazmaz olur artık.
Karınları üzerinde yürüyen ucubeler her yanda.
Ayyaş sevimsizliğinde tüm sokak köşe başları.
Kurtuluş göklere doğru gitmekte mi aranmalı?
Hangi sabahtır ki isyankar firarın doğuşuna gebe?
Sancılar var, tasvirine kelimeler kifayetsiz.
Bu şehrin bütün ışıklarını söndürmeli sinsice.
Güneş tülû etmeden kaldırımlarına elveda demeli.
Dönmek de yakışmamalı, bir kere yola çıkana artık
Ve namusunu, geride bıraktığı yollara dökene.

-II-
Dağlar, yuvarlayın taşlarınızı mazimin kubbelerine..
Cinnetin kollarında bir şehirden kaçış bu, sereserpe.
Bunun için ey dağ, ey yol ve sen ey vahşi orman!
Sizi aşmak da su içer gibi olmalı, tek yudumda.
Tek celsede atmalıyız köprülerini sun’i tutunmaların.
Yüzüklerimizin renklerini ayrılığın mührüne çalmalıyız.
Kırmalıyız yamaçlarda tüllenen birliktelik zincirlerini.
Miadını doldurmalıyız iki ömrün en ücra tenhalarda.
Akıp gitmeli ömürlerimiz kendi yataklarında.
Birbirinden habersiz ve birbirinden umarsız.
Kalmalı kaderde yalnızlık…
Yalnızca yapayalnızlık…


Misafir 13 Kasım 2006 03:12

Gözlerimi kapadım da bildim
Gözünü kapamak içine açmakmış gözünü
İçimde gümbür gümbür bir deprem
Seller götürüyor duygularımı
Oradan oraya savururken ruhumu
Dökülmüş bir yerlere düşüncelerim
Toplamaya vakit yok
Sokaklarda bulamadım özgürlüğü
Dört duvar arasında benim imparatorluğum
Vize vermedim nicedir kimselere
Yalnızlık ve yalınlık desturum olmuş
Şimdi çıksam dışarı
Dökülen yaprakları, eylül yapraklarını toplasam
Bir bir ayıklasam içinden hüzünleri
Ruhuma bassam onları
Kendimi kışın soğuğuna hazırlıyorum
Hazan mevsimi içimde
Sigarayı bırakmalıymışım, ölürmüşüm
Oysa ben
Ölmeye sebep yaratıyorum
Allah korusun ya ölmezsem…
Gözümü kapadım da bildim
Gözünü kapamak
Dünyayı damla damla içine akıtmakmış…
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Pollyanna 13 Kasım 2006 13:40

Gecenin karanlığı
Kalbimin sızısı,
Sensizliğin acısı,
Her günün akşamında,
Her güneşin batışında,
Beraberiz onlarla,
Elime aldığım kalemim,
Bir de yanımda sigaram,
Diğer yanımda resmin
Sigaramı yak diyemem
Öyle bir yola girdim ki;
İstesem de artık dönemem..
Yalnızlık benim kaderim...



Misafir 13 Kasım 2006 17:08

Kim unutturdu adımı ağaçlara
Rüzgara kim fısıldadı.
Ürkek saçlarımı hoyrat dağlarda
Mermer parmaklarıyla kim taradı.
Şarkı mırıldanıyor gecenin ağrılı kadınları
Itırlı dudaklarıyla kırık dökük acımsı
Sünepe yalnızlığım sarkıyor geceden
Kadehlerde şarap ölesiye kırmızı…
Kurulmuş darağacı kimi bekler şafakta
Bir gerilla karanlıkta kurşun yakmakta
Şarkılar düşürsem de alnıma güneş gibi
Aklımın yatağından ığıl ığıl ölüm akmakta…
tütsülü mumlar yakarım odalarda
çarmıhlara gençliğimi asarım
kör bir kurşun…
baharı vururlar en taze dalından
çığlık çığlığa susarım !!

http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Misafir 13 Kasım 2006 20:17

adını sonbahar koydum
omzuma yüklediğim sancıların
yolum sevda yokuşu
yönüm yanlızlık


adını yağmurun sesi koydum
yüreğimden süzülen çığlıkların
baharım gelmeyecek
yönüm yalnızlık


adını çare koydum
beklediğim durakların
gelmedi gelmeyecek,, bilirim bayramlarım
alabora olmuş sevdam
yönüm yanlızlık


Misafir 13 Kasım 2006 23:50

şimdi her şey ben gibi......
şimdi her şey anlamsız
keyifsiz bir yalnızlık hakim yağmur değmeyen dallarıma
şimdi her şey yalın ve daha öncesiz gibi
daha bir sakin batarken güneş
daha aşksız günlerin ötesinde kalmak geliyor aklıma
aşksızlıktan öte bir durgunluk halinde içim,
yaprakların ezilmesinde saklı çıtırtıları sonbaharın
ve ben anlamsız bir akşamda
ve yaşam keyifsizden öte renksiz
aynı noktadan baktıkça evrene
aynı renkler görülmez her seferde
dünya bile değişkenken kendi içinde
ben nasıl güveneyim ki kendime
adını koyamadığım bir ıssızlıkta kalbim
ne kimsesiz ne kimseli
ne yalnız ne birlikte
ne yakın ne uzak şimdi
şimdi herşey anlamsız
şimdi herşey ben gibi
sessiz ,
kimsesiz...
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


recruit87 13 Kasım 2006 23:53



MARLON 13 Kasım 2006 23:54

Sensizlik

Sensizlik bir ölüm biliyormusun,
En büyük acilardan biri,
Seninle olup, seninle yasamak varken,
Sensiz olup sensiz ölüyorum.

Düsüncelerimden çikmiyorsun,
Beni bir türlü anlamiyorsun.
Seni nasil sevdigimi,
Sensiz yapamayacagimi,
Anlamiyorsun hemde hiç.

Sensiz gecen yillarim sessiz,
Kalbimde yanan bir ates,
Sirtimdan vurdu senin gibi bir kalles.

Ölümü düsündüm sensiz gecelerde,
Derdimi anlatamadim kimseye,
Kendimi verdim siirlerime,
Bagirarak sarki söyler,
Duygularimi bir kadiga yazarak,
Derdimi anlatmak istedim herkeze.

Beni dinleyen olmadi,
Artik dayanacak gücüm kalmadi,
Beni bütün acilar sardi,
Dört duvar arasi kalmis gibi,
Acilarimla yalniz kaldim.

Acimadan terk ettin beni,
Oysa çok sevmistim seni.
Simdi yoksun yanimda,
Ölüme biraktin beni sonunda.

Hani bana söylemistin ayrilmayacaktik,
Hani hep beraber olacaktik,
Simdi gözlerim sensiz agliyor,
Bir türlü gülmüyor.

Elimden tutup o gezdigimiz günler,
Basini göysüme yaslayip uyuyusun,
Hiç aklimdan çikmiyor.
O günleri unutmak kolay degil,
Yasadiklarimizi nasil unuturuz,
Simdi daha iyi anladimki,
Sensizlik bir ölüm gibiymis.


Tarih Ve Saati: 28/06/2004 12:30

Mustafa Aslan (Dertli Şair)


Misafir 13 Kasım 2006 23:58

Sen mi bana geldin ben mi sana,
nasılsın gece?
Sanki hep kederlisin ya da kızgın,
eksiksin ama mağrur.
Bilmem ki kızar mısın güneşe,
seni her gün öldürüp yeniden diriltmesine.
Sen hiç görmedin çocukların hür vakitlerini.
Bir çiçeğin toprağa başkaldırışını,
yağmurların gökkuşağına el sallayışını...
Bak köşende üşüyor iki çocuk
Bir mahkûm sabahların getireceği
hürriyeti düşünüyor...
Annem seni yolcu edecek ezana hazırlanıyor
bak ışıktan bıçağını hazırlamış güneş
esmer benzin yavaş yavaş soluyor
yeniden doğana kadar
günaydın sana gece...

http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif



MARLON 13 Kasım 2006 23:59

Beklerim Seni Ziyaret Gününde

Açtım da ucunu yazmıyor kalem
Söyleme suçumu bilmiyor alem
Derdimi dermeden bitseydi çilem
Benim yarim duydu, geldi mi bilem
Dört duvarın dördü birden önümde
Beklerim seni ziyaret gününde
Açtım da ucunu yazmıyor kalem
Söyleme suçumu bilmiyor alem
Demirdendir kapı hepten kapanmış
Suçlu, yoksulluğu kader yapanmış
Dört duvarın dördü birden önümde
Beklerim seni ziyaret gününde
Hür söyleme kelepçeyi vurdular
Köşklerini sırçadan da kurdular
Açtım da ucunu, yazmıyor kalem
Söyleme suçumu bilmiyor alem
Bu cefayı çeken elbet yorulur
Yetimlerin hakkı kimden sorulur
Hür söyleme kelepçeyi vurdular
Köşklerini sırçadan da kurdular
Hep zenginden yana oldu adalet
Biri yerken binler çekti sefalet
Gerçekse; ne ilimde ne bilimde
Bu diyarda hep kürkteydi keramet
Dört duvarın dördü birden önümde
Beklerim seni ziyaret gününde...

Ankara, Mart 2006

İrfan Kayagil


Misafir 14 Kasım 2006 00:15

Bütün eskilerimi veriyorum eskiciye, /Karşılıksız,
Birtek yüreğim,
Para etmezmiş kaldığında, Aşksız..
Bu yüreği şimdi ben,
Ne kadar bölsem, ne kadar çıkarsam, İçimden,
Neyle toplayıp, neyle çarpsam, Yüzümden,
Anlamsız..
Ellerim acaba, Şiirini yazan, Şimdi kimin,
Kimin, görebildiğim uzakları sahiplenen, Gözlerim,
Dudaklarım, Ki bir işe yaramaz, Bilirim,
Nerede şu an, Şu an hangi sessizliğin..
Bütün eskilerimi veriyorum eskiciye,
Şimdi, Eskisinden daha yeniyim,
Eskiyene kadar.
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


MARLON 14 Kasım 2006 00:18

Sensiz Geçen Günlerin...



Şerefsizliğin ne demek olduğunu bilmeyenler varsa yapanlardan öğrensinler.
Bu ********leri hiç istemeden çok seviyoruz biliyorum.
Hepimizin kuyruk acısı da var onuda biliyorum.
Köpekler için üzülmeye değmez,
Köpekler; burunlarının dibinde bile olsa
Renk körü oldukları için,
Gökkuşağının o güzel renklerini göremezler.
Bizde zamanında bir köpeğe;
Gökkuşağının renklerini gördüğümüzü anlatmaya çalıştık ama
Hiçbir köpeği inandıramadık arkadaşlar.
Sizi üzenin…
Sizi üzenin
Ta ……. …….! ! ! !


************************************
SENSİZ GEÇEN GÜNLERİN
************************************
Dumansız sigaranın
Köpüksüz biranın
Sensiz şu hayatın
Ta …… ………! ! ! !

Sigara bırakılır
Bira bırakılır
Ama sen var ya sen
Gülüm…
Bırakılmazsın! ! ! !

Sözlerin bıçak gibi
Deldi geçti ciğerimi
Sana verdim yüreğimi
Tüh ……. ………! ! ! !

Seni gördüm bir cafe’de
Yanında beş ***** ile
Selam verdin
S…… çektim
Yuh …….. ………! ! ! !

Gözyaşlarımla birlikte yağan yağmur damlalarını
Meğer aşkımızmış bilemedim ben
Ben seni sevdiğimde ağlama,
Renk ver köpek
Sende beni terk edip
S…. Olup gittinya
Bende senin gibilerin
Ta ……. ……..! ! ! !

Sana verdim yüreğimi
Tüh ……. ………! ! ! !



Taşkın Tohumcu


Pollyanna 14 Kasım 2006 10:46

Öylesine yalnızım ki bu gece
Öylesine yalnızım ki bu gece,
Gecenin mavisini bölen sokak lambalarını bile farkettim.
Öylesine yalnızım ki...
Öylesine yalnızım ki bu gece,
Sokakta nara atanların ne kadar haklı olduklarını farkettim.
Yıldızların ne kadar parlak olduğunu,
Gecenin ölümden bile korkutucu olduğunu,
Hayatın aslında ne kadar sahte olduğunu,
İçinden geçip gittiğimiz zamanın aslında hiç olmadığını,
Ölümün ne kadar sessiz ve ürkütücü olduğunu farkettim.
Öylesine yalnızım ki bu gece,
Hayatımın senden ibaret olduğunu farkettim.
Öylesine yalnızım ki...


Misafir 14 Kasım 2006 16:54

sizi yalnızlığa bırakıyorum
durmayın kuşanın tüm silahları
hırs deyin adına gurur deyin
isterseniz onur veya bilgelik
kendinizle bırakıyorum sizi
yapayalnızlığınızla
sürdürülmeli içinizdeki savaşlar
atın yavruları yuvadan bir bir
büyüyün gelişin serpilin
sığmayın sakın yerlere göklere!
benzerlerinizi yaratın hemen
koşun gölgelerde aleme hükmetmeye
duvarlarla konuşun hepiniz
ve yapayalnızlığınızla
insan arıyorum doğru söz ve insaniyet
bıkar sonunda kendi sesini duymaktan kişi
gönül dilidir kaybedip de bulamadığım
sevgi adına utanç dostluk adına hicapla yüreğimde
seçilmiş bir yalnızlıkta yapayalnızlıktan kaçıyorum
bildiğim bir şey var ama bilmediğiniz
sevgiyi yalnızlıklar bile öldüremez!...
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif


Pollyanna 14 Kasım 2006 19:57

Yalnız Ağaç
Acı, acı esme rüzgar
Kıracaksın dallarımı
Merhabayı kesti o yar
Döktüm zaten yaprağımı

Bu bahar da yalnız kaldım
Ne bir selam, ne dost buldum
Yağmuru bile unuttum
Açamadım çiçeğimi

Hasret kaldım aşıklara
Sevgi dolu bakışlara
Bir başıma, gönlüm kara
Kuramadım düşlerimi


NyMpH_ 15 Kasım 2006 00:07

Y o k l u ğ u n

yokluğun,
bir iç savaştır yüreğimde
sevgilim geri çekildim
seni beklemeye gidiyorum
ayrılık değil ki bu
bir uzun hava
çalınacak son bulacak
hicran makamında kadehler vurulacak
özlem geceleri kapımıza dayanacak
sevgilim susturma bizi...


AriThmetiCs 15 Kasım 2006 02:56

Sesin
Uzun namlulu
Bir silah gibi
Soğuk ve zalim
Menzili yüreğim
Sesim
Değmez sesine şimdi
Şiirim
Adresini yitirmiş mektup
Düşer kuytu sessizliklere…

Mevsimsiz zamanlardı
Kalkıp sana gelmiştim
Yitik zamanların ekspresiyle
Bir masal başlangıcıydı
Havada akasya, saçlarımda bahar vardı
Yıldızları indirip gökyüzünden
Göğsüme takmıştım gözlerin diye
Hiç bir şey almamıştım yanıma
Yüreğim senden başka herşeye dardı…

Sorsaydın hatırımı
Yüreğini koyup sesine
Böyle koymazdı elbette suskunluğun
Bir fincan kahvenin hatırını
Sarardım incinen ellerime.

Mevsimsiz zamanlardı
Kalkıp sana gelmiştim
Çocuk yüreğimde küçük sevinçler vardı
İpek tüllerde gülüşler getirmiştim
Oysa bilmezdim
Sesinde gizli hançerler taşıdığını
Bilmezdim
Sözcüklerin böylesi kanatıldığını…

Sevseydin beni
Bu şehrin gecelerine
Böyle yazmazdım seni
Gözümü yatırıp lila rengi ufuklarıma

Sevsedin beni
Bu şehrin sokaklarına
Böyle düşürmezdim beni
Sesini saklayıp titreyen soluklarıma…



Mevsimsiz zamanlardı
Aşk diye tutuşan bir meşaleydi mehtap
Ben kalkıp sana gelmiştim
Ardımda bıraktığım sadece korkularımdı
Kemanlar uğulduyordu göğsümde
Çelik aynalarda yankılanan adındı
Oysa bilmezdim
Dudağındaki ıslıkla gövdem kesik içinde kalırdı…

“bu sevda bu şehre sığmaz”
Göğsüm hüznün yatağı artık
Kalkıp gidemem şimdi
Sevinçlerim satılık
Veda
Uzun namlulu bir silah
Menzili yüreğim
Mermisi ayrılık…


http://img231.imageshack.us/img231/568/forestzm1.gif


Pollyanna 15 Kasım 2006 09:57

Yalnızım
Gökyüzü ne kadar masum ve sessiz
senin yokluğuna benimse yalnızlığıma inat
Dün gece seni aradım ıslak kaldırımların üstünde
kör lambaların altında
el açtım Allah'a gözlerim yaşlı dualar ettim
ondan seni seni ve seni bir tanem binlerce kez istedim
ama olmadı nasip değilmiş
seninle sensizliği öğrendim sayende
nasıl mi sensiz kaldığım her gün ömrümden
ömür canımdan can vererek göz yaşlarımla
kalbimi ve gönlümü ve sana sana vefasız
olan sevgimi aşkımı taptaze içimde göz yaşlarımla besleyeyim
sevmek ve sevilmek ne kadar güzeldi seninle be gülüm


gizem_mechul 15 Kasım 2006 10:58

Yalnızlık

Yalnızlık, yalnızlık
Bari sen elimden tut
Geceyarısı aynalarda
Suçlu ve ezik
Gözlerim kan çanağı
Cinnete dönüşen bir dinginlik
Duruyorum karşında

Şarap taşlaşıyor
Midemde ve beynimde
Mavi mavi tüten sigara
Giderek mora çalıyor
Yalnızlık, yalnızlık
Bari sen elimden tut
Suflör kullanma
Dost seslerini dudağınla ısıtıp
Gece hep aynı gece
Karbon kağıdıyla çoğaltılmış
Gibi kara ve soğuk

Ellerim beynime alkol serpiyor boyuna
Niye böyle, neden
Sormuyorum artık
Yalnızlık, yalnızlık
Bir kez olsun kuğuların türküsünü
Tersinden söyleyeyim
Ölümse ölüm
Yaşamsa yaşam
Ayna hep ayna ayna...

Ahmet Erhan



Saat: 00:46
Sayfa 5 / 38

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık