![]() |
Hayat bazen umulmadık işler açar başına Ağladığın beklediğin anlar gelir aklına Evet üzülmüşüz sızlamışız bir anı olarak sakla Ben sensizliğin çilesine isyan ettim Ben kalbimi sana teslim ettim Ama senin üzerinede yemin ettim Sevgilinim herşeyinim özlediğinim Hayat bazen umulmadık işler açar başına Şansızlığın yalnızlığın dostların ihanet eder sana Bir tek sana inandım bir seni sevdim Dedimya beynimde şimşeklere Ruhumda uçurumlara Kalbimde bir tek sana yer açtım Bakma böyle suskun durduğuma Ben hep içimden şunu haykırdım Gitme; Beynimi ruhumu attım Kalbimide söküp atmayayım Bu canıda yok yere yakmayayım Bu üç günlük hayatımı seninle yaşayıp Seninle çekip gideyim Hayat bazen umulmadık işler açar başına İşin yoksa vur başını taşlara Bir öpücük masum olsun dudaklara Yine de umut olsun yarınlara http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Yalnızım Yalnızsın Yalnızız https://www.msxlabs.org/forum/metin.gif kimse içimdeki boşluğu görmüyor bir adresi yitirmek neler hissettirir insana kalp atışlarından uzak olmak soluğunda duyamamak mevsimleri, düşünmüyor çok şey bilmenin hoş karşılanmadığı zamanlardayız ciddiye alınmıyor sorularımız gün afrikalı kalmaya kararlı bu dünyadan olmamak da yetmiyor ve siz geliyorsunuz, sarı elbisenizle bir silüet hayatımdaki eksikleri gösteriyorsunuz küçülüp silikleşiyorum, hafifliyor bedenim yalnızlığım dağılıp çoğalıyor sesinizde ben artık sadece kuşların şarkısını dinliyorum |
gözlerin düşüyor önüme gözlerinden görüyorum ardımı yalnızım dehliz boyunca itiyor bir çocuk ihtiyarın önüne (gözlerin alacası uzun ince zifirin dehlize beni karanlıktan sor diyorum) tamam tebessümü haddinden doğurgan ki o çocuk mutlu bir aile fotoğrafı acelen ne? sustum çocuk... ve ihtiyar âh ile sayıklar yirmili yaşlarını |
Dostum dostum güzel dostum Bu ne beter çizgidir bu Bu ne çıldırtan denge Yaprak döker bir yanımız Bir yanımız bahar bahçe http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Kan Rengi Bir Sahildeyiz Güneş ikindi vaktinden iznini alır, Usulca süzülürdü ufuktan Her akşam, böyle çökerdi üstüne Yalnızlar şehri İzmir'in Dalga dalga... Ve ardından bir kızıllık yağmalar, Sahil sanki kana bürünürdü. Kaldırımda aşıklar, Rıhtımda yalnızlarla Yavaş yavaş gece görünürdü... Alsancak'ta devam ederdik Çetrefilli masalımıza, Hiç bitmesin isterdik Bu siyah burada güzel, Bu siyah, beyaz gibi aynı İçimizi ferahlatıyor. Kordon'da akşam güzel ancak, Denizde alaca geceler güzel... Bir avuç dert küpü liseliydik biz Siyah suları boyunca dolanan sahillerin, Akşamları çok seven, Sevdadan olsa gerek Ya da hasretten Vuran kendini Bu deli kıyılarına deli şehrin Kimseden bir şey beklemeden Umuda tutunmuş hayatseverlerdik biz Şikayetçisi bile olmadan Saklanmış hüzünlerin... Yine de kendi kendime fısıldarım bazen, Öğrenci olmak kolay değilmiş. Bunca demir misali acıların arasında, Hele İzmir'de... |
Seninle sensizlik arasında gidip gelen ben... Tek korkum, Seninle bensiz kalmak... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Yalnızlıgıma Dost Susuzluğumu dindiren avuçlarında Hasretimi bıraktım hatırlarmısın Yağmur altı hayallerimde kaldın sen Sensizliğin mırıltısında çıkarken basamakları Hep aşk dolandı ayağıma Ansızın patlayan gök gürültüleri misali Titredi kalbim sen geçtikçe anılarımdan Gözlerin değildi beni etkileyen Saçların bakışların veya adımın Hiçbiri bir kıpırtı bile yaratmadı gönlümde Aşık olmak istiyordu kalbim Sen vardın yakında Gözlerim ilk seni yakaladı bilinçsiz bakışlarında Seni düşünmedim geceler boyu Hiç biri sana değildi gözyaşlarımın Yalnızlığımı dolduruyordu her damla Yoldaş misali uçsuz bucaksız yolculuklarda Nefes almama neden oluyor seni bulma umudu Kalbimde hala bi kaç kıpırtı varsa Ve dimdik duruyorsa ölümün karşısında Azrail varlığımı ürpertemediyse daha Bu sana aşkımdan ileri geliyordur Daha fazla kalem harcamak istemiyorum sensizliğe Sen yanımdayken titresin kalemim Sözcüklerim yokluğunda kaybolmasın Bir köşe başında çık artık karşıma Seni bekliyorum... |
SENİ DÜŞÜNDÜKçE GEçMİYOR ZAMAN, GÜLLER AçMIYOR DİKENLİ YAŞAM. NE ZAMAN DÜŞÜNSEM GEçMİŞ GÜNLERİ, SENİN HASRETİNLE YANIYORUM BEN. ZAMANI DURDURDUM ELLERİM KANLI, UĞRUNA öLDÜRDÜM TÜM YAŞAMIMI. GöNLÜM SANA YAZILDI KARA SEVDALI, BU FANİ DÜNYADA TÜM öMRÜM BOYU. DAYAMIŞIM SIRTIMI MUSALLA TAŞINA, BEKLERİM SENİ YANLIZLAR RIHTIMINDA, KADEHLERLE ARKADAŞ OLDUM SENİ HER ANIŞIMDA, BEKLERİM SENİ YANLIZLAR RIHTIMINDA |
köklerini cakillara batirmis tekbasina tutunuyor ay altinda yamacin sirtina denize sevdali bu agac yapraklari sandal sefasinda dolaniyor dallari uykusuz baliklarin kuyruklarina kara gölgesi devrilmis kiyiya düsünen bir adam gibi gecenin koynunda denize sevdali bu agac yosun kokan kovugunda sakliyor dalgalar ona kum tasiyor dalgalar yarasina tuz basiyor kus görmez olmus karalari hatirlamiyor denize sevdali bu agac http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
SURU KALABALIGINDAN, BIR KARTALIN YALNIZLIGIDIR BENIMKISI.YAGMUR SONRASI GOZYASI GIBI CIG TANESININ YALNIZLIGIDIR , ASK ICIN SOLAN YALNIZLIGIDIR. |
Gün salınırken pespaye bir sona doğru Nafile ömrümün son yarısında Çalıyor yalnızlık çanı... Kaç bahar eskittim Kaç aşka eksildim Ve kaç şiirin duvarlarına astım hüznü! Daha dündü, soluk sokak lambası altında Kendime söz verişim Söz! ? ... Anlatabilmek Kaybediyor anlamlarını! ... Şiir önlerini kesiyorum Bulabilmek için tutsaklığı Barikatlarımda hep bir mermi çığlığı var aşkın! Darmadağın isyanlarımla Özgürlük bedel istemiyor oysa ki! ... Yabancı saçaklarda, gördüm yalancı gülüşleri Ve uykuya dalmış ölülerin silüetleri geziyordu Ahmak özlemlerle çatılarda.. Saklıyorum köklerimi, ölü denizlere Salıyorum, kurşun askerlerimi Eskittiğim anıların üzerine... Boşluklarımı dolduruyorum Kekre bir sonbahar hezimetiyle Her kaybedişim, kazanımları çoğaltıyordu belki de.. Çekip gidiyor ruhum uzaklara Çok uzaklara... Gerçeklerle yüzleşmek yerine Büyüleri sevmişim Ne güzel... |
-1. açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın en görkemli saatinde yıldız alacasının gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın -2. rüzgâr uzak karanlıklara sürmüş yıldızları mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan onu çok arıyorum onu çok arıyorum heryerinde vücudumun ağır yanık sızıları bir yerlere yıldırım düşüyorum ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan -3. ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var çünkü ayrılık da sevdâya dahil çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili hiç bir anı tek başına yaşayamazlar her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu yıldızlar inanılmayacak bir irilikte yansımalar tutmuş bütün sâhili çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil çünkü ayrılık da sevdâya dahil çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili -4. yalnızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık hava ağır toprak ağır yaprak ağır su tozları yağıyor üstümüze özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı karanlık çöktü denize yalnızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle -5. sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız ikimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi tuz parça kırılsak da hâlâ içimizde o yanardağ ağzı hâlâ kıpkızıl gülümseyen -sanki ateşten bir tebessüm- zehir zemberek aşkımız http://img231.imageshack.us/img231/568/forestzm1.gif |
gece derin uykuda iken ayak sesleri çekilmiş kaldırımlarda karanlığın koynuna yürüyorum sıkı kapatılmış perdelerden sızan ışıklar sarı birer leke gibi yoluma çıkar yüzlerini yitirmiş kimliksiz hayaller bir hüzünlü şarkının nakaratını bin yıllık yalnızlığıma katık eder kaç kişiler ve nereden geldiler bağdaş kurup ayak yorgunu kaldırımlara sorguya çekilir yalnızlığım terklerime vedalarıma otopsiler yapılır yürek kanlarımın damladığı masalarda neşterler dokunur yalnızlığın sardığı tenime yüreğim tutunmaya çalışır bir sevdanın sıcaklığına kibritin göz kamaştıran ışığından korkar yüzlerini yitirmiş kimliksiz hayaller nasıl geldilerse yalnızlığıma kelebeğin kanat çırpması kadar kolayca çıkıp giderler yalnızlık yüreğimi titretir bir acı kahvenin dostluğunu ararım sıkı kapatılmış perdelerin sakladığı evlerde dokunurum zillere kapıları açan olmaz |
Ben seni, uzakta olduğun için seviyorum. Ben seni, uzakta kaldığın için özlüyorum. Böylesi daha iyi aslında. Bana uzak olman senin değerini daha iyi bilmemi öğretiyor bana her zaman. Şimdi yanımda olman işime gelir belki. Ama ya sonrası? Yanımdayken sıkıca sarılabilirim sana. Koklayabilirim, belki de ısıtabilirim seni. Bunların hepsi işime gelir benim. Sana bir saniye bile dokunabilmeyi kar sayabilirim kendime. Ama ya sonrası ? Sonrası ne olacak bilirmisin? Sana hasret kalmanın, seni özlemenin ve sana yanmanın verdiği hazzı sana dokunmak bana verebilirmi sence ? Yanımdaykende uzakta olduğun gibi düşleyebilirmiyim seni ? Gözlerini gözlerimin önüne getirebilirmiyim gece gündüz. Sen yanımdaykende aynaya baktığında seni görebilirmiyim kendimde? Özleyebilirmiyim acaba seni ? Ben seni, uzakta olduğun için seviyorum. Ben sana dokunamadığım zaman seni daha çok özlüyorum. Başını göğsüme yaslayışını hayal etmek, sevinç gözyaşlarını ufak ellerimle yanağından toplamak, ellerine ellerimi değdirmek sen uzaktayken daha da özlem dolu seni sevebilmeyi öğretti bana. Sen uzakta kal... Çünkü ben seni, uzaktan seviyorum..... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
İşte gemiler gidiyor, Bırakıp beni kumsalda. Kırık gönlüm ; Koskoca bir ıssız ada Her yanda yalnızlık Her yanda hüzün var. Ne sevenim Ne gülenim yüzüme Yalnızım,yalnızlıklar içinde |
Resim Yağmurun içine de yağdığı Gri bozgun günler vardır ya. O günlerden birindeydim Belki seni gördüğümde. Seni önceden de tanıdığımdan korktum. Aşk sonludur diye. Sonra, Üstümdeki küçük hayaller tablosunu Senin için baştan yaptım; biliyorsun Boyası bizden - içinde küçüklüğümüzü görürdük... - Ellerimizden ev yaptık / içine bile girdik sevgilim. Hiç üşümedik; Belki sevgidendir. Ve hiç üşümeyeceğiz Belki de gidene dek! |
puslu bir akşam alacasında havada uçuşuyor harfler, kelimeler, imgeler uzak yıldızlarda dansediyor siyahlarım, beyazlarım, grilerim bölük - pürçük dökülüyor içimden acılar, umutlar, çocuksu seviler, ayrılıklar, yalnızlıklar sessiz dizelerime suya yazıyorum kendimi usulca dağılan izlerde arıyorum yüreğimin en gizil yerini düşsel dünyamda buluyorum en yakın beni - bana kendim oluyorum, dörtnala koşuyorum dehlizlerinde kayboluyorum yalnızlığımın her dönemeçte soluklanıp bakıyorum ardıma doğumla – ölüm çemberinde suya yazıyorum kendimi birçok ben çıkarıyorum kendimden sancılı bir doğumla seyredalıyorum sonra onları bazen ağlayıp , bazen coşarak kendimle, yalnızlığımla oynuyorum çocuksu bir sevinçle dokunuyorum umutsuzluğun gözyaşlarına; siliniyor dingin bir suda görüyorum aksimi suya yazıyorum kendimi bir bulup, bir yitiriyorum hüzünlerimi, sevinçlerimi, yarınlarımı çakıl taşlarının esrarlı gözlerinde bir bahar akşamında yitik yaşamları soluyorum durmadan en onulmaz acıları demliyorum kuytularımda ölümü görüyorum burnumun dibinde; burnumun direği sızlıyor suya yazıyorum kendimi azgın dalgalara çarpa çarpa örseleyerek, acıtarak, kanatarak ruhumu karışıyorum engin denizlere sonra bir dağ sümbülü kokusunda yaşamı karşılıyorum yeniden binbir umutla binbir umutla “MERHABA” diyorum tüm güzelliklere bir oğlan çocuğun kapkara gözlerinde eritiyorum tüm acıları, tüm korkuları keyifli bir şarkı mırıldanıyorum ardından masmavi bir gökyüzüne suya yazıyorum kendimi rengârenk bir deniz kabuğunda geçiyorum karşı kıyıya demir atıyorum sevginin, barışın, umudun limanına dizeler yağmuruna tutuluyorum ansızın açmıyorum şemsiyemi ıslanıyorum sırılsıklam kutsanıyorum şiirle suya yazıyorum kendimi akıp gidiyorum kimse farketmiyor....... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Yalnız Kalınca Bir ıstırap yalnızlık, dinmek bilmez acısı. Her gün artar biraz daha, eksilmeden sancısı. Kül bassan da yarana, için için,hep kanar. Hiç anlamaz halinden, ne yatak,ne taş duvar. Göz yaşları içinde, sürüp gider,şu ömrün. Ne şarkıyla,ne sazla, teselli olmaz gönlün. Artık son bulsun,dersin, yalnızlığın bu zulmü. Pervazsızca beklersin, gelsin diye ölümü. |
Mutluluğun gözü kördür, Yalnızlık sağır. Ondandır biri tökezleyerek yürür, Öbürü uykusunda bile bağırır. Mutluluk yalnız kendisini görür; Unutur bu yüzden ilkin kendisini. Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür, Boyuna bekler dönsün diye sesini. Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter; Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz. Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur; Boyuna kapısına döner, açan olmaz. Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var... Her ikisinin de saksılarında çiçek. Biri hep başka bir renkle solar, Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak. http://img231.imageshack.us/img231/568/forestzm1.gif |
Yalnızım sevdiğim. Hem de çok yalnız... Gün batımında seninle hayal kurduğumuz Deniz sahiline gidiyorum. Yüksek kayalıkların üstüne çıkıyor, Denizin üzerinden süzülerek batan, güneşi seyrediyorum. İnanmazsın ama, sanki burası kendimle hesaplaştığım yer Sen gittin gideli hayatımda çok şey değişti. Senden sonra Güneşin ilk doğuşunu hiç seyretmedim. Çünkü o bana, seninle tanıştığım günün başlangıcını hatırlatıyor Birde güneş tam tepedeyken hiç sokağa çıkmadım. O da seninle dolaştığım şehri anımsatıyor. Senden sonra Sadece güneşin batışını izlemeye geliyorum buraya Benden ayrılışın, derin derin gözlerime bakışın, sebepsiz gidişin var ya İşte o anı tekrar yaşıyor, isyan ediyorum. Uçsuz bucaksız deryaya burada haykırıyorum, neden neden diye Denizin üstünden yükselen dalgalar Büyüyerek oturduğun kayalara vuruyor Çığlık çığlığa üzerimde uçuyor martılar Denizin kıyıda bıraktığı çakıl taşları, Hepsi bir şeyler anlatıyor, Hepsinin de bir anlamı bir nedeni var Anlamsız olan tek şey senin beni terk edip gidişin, Yalnızım sevdiğim hem de çok yalnız Bazen çoraplarımı çıkarıp sahil boyu yürüyorum Dalgalarla kucaklaşıyor onların dilini çözmeye çalışıyorum. Denizin kıyıya gönderdiği o çakıl taşlarını birer birer topluyor Onlara saatlerce bakıyor, sonrada onları denize fırlatıyorum Bazı çakıl taşları var ki onlar diğerlerinden çok farklı Onlara bir türlü kıyamıyorum Denize atmak içimden gelmiyor. İşte sen sana kıyamadığım o çakıl taşlarından biriydin. Ben seni denize atmamıştım Nasıl oldu bilmiyorum belki benim ihmalim Belki de sen derin sularda kaybolup gittin, İşte sevgilim o gün bu gün bu sahilde Senin bir gün kıyıya vurmanı bekliyorum. Yalnızım sevgilim. Hem de çok yalnız.... <a href="http://kazancortakligi.hemalhemsat.com" target="_blank">Kazanç Ortaklığı</a> |
Yalnızdım İlkokulda, Annemin verdiği harçlıkla, Aldığım simidi paylaşmak istedim, Yalnızdım... İlk haftalığımla aldığım uçurtmanın, Gökyüzünde salınışını, izlemek istedim. Yalnızdım... Kumsala uzanıp, Yıldızların altında dalgaların sesini dinlemek istedim, Yalnızdım... Çılgınca yağan yağmur altında, Çılgınlar gibi dans etmek istedim, Yalnızdım... |
Yalnız Bir sabah Dalgalarla, çekip gideceğim. Ne arayanım olacak, ne soranım Bir sabah, bir sabah... Ne kadar yalnız yaşadımsa O kadar yalnız ...öleceğim. |
uzun bacaklı bir kadındır yaz gizlice uzanan yalnızlığıma güznihal zaman alevidir, geçmez yine bir güznihal daha bırakır ardında elveda dudağımda uzun öpme imleriyle söylüyorum son sözlerimi yalnızlığa |
Öylesine Sevmiştim Ki Öylesine sevmiştim ki her şeyden öte Gizli gizli ağlardım sensiz her gece Hatıra defterimin sayfaları Sararmış gözyaşlarıyla doluydu Ya kurumuş güller onlar zaten kurumuştu Öylesine sevmiştimki her şeyden öte Vazgeçmiştim dünyadan; Sensiz kalmak ekmeksiz susuz kalmak gibiydi Artık benim için sen dünya dünya sendin Öylesine sevmiştimki her şeyden öte Gecenin bir yarısı kavgalar etmiştim kendimle Berabere kalmıştık Ne kendimi yenebiliyordum,nede kendim beni Öylesine sevmiştim ki herşeyden öte İki ayrı kişi olmuştum benliğimde Onu çok ama çok seven Ve elde edemediği için nefret eden Öylesine sevmiştim ki herşeyden öte Artık ölüm bile vız gelirdi Nemi oldu;EWLENDİN:*( Benim için ölüm demekti.. |
sevmek; bakmak değil görmekse eğer, sevmek; yanındayken başını omuzuna koyabilmekse eğer, sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer, SENİ SEVİYORUM.... |
Elveda Gülüm Bir gece sen uyurken, Yalnızlık şarkısı söyleyip O hiç bilmediğim sokağın O hiç bilmediğim evinin önünden geçeceğim. Ama sen görmeyeceksin... Bir sabah, Yine karşılaşacağız seninle, Yine merhaba deyip, konuşacağız belki de, İçimdeki sana dokunmak arzusunu, Dizginleyeceğim kendi elimle, Hayalinde tutacağım ellerini, Ama sen hissetmeyeceksin... Bir akşam üstü, Bir kadeh koyacağım masama, Bir de senin için... Kadehinle dertleşeceğim, Hatta alacağım yanıma, Ona seni sevdiğimi söyleyeceğim, Ama sen bilmeyeceksin... Bir gün, Gideceğim bu şehirden, Bütün güzellikler seninle kalacak. Sonra arkama dönüp Sana "Elveda gülüm" diyeceğim, Ama sen duymayacaksın... |
Yalnızlığın kadarsın Yalnızlığın mis kokmalı Yalnızlık dediğin büyük bir zindan Dünyanın en kalabalık zindanı Dinden imandar çıkarır Ama öyle bir adam ederki insanı. |
bir kırbaç gibi çarpan dalgaların yaladığı kıyılardan söküldü arta kalan her şeyden dönmedi uçurumlardan intiharları gözyaşlarının ve susmadı yüreğime işleyen inleyen melodi kan damladı güneşten vurduğunda saatler zifirî karanlığı hüzne düştü dirilişimin diğer yarısı eriyen bir mum misâli geçti ömür…gitti sorgusuz sualsiz kuru bir ayaz eser şimdi penceremden içeri geç saatlerin erken çalışları harmanladı delilsiz dışlanışları düşünsel bir ıssızlığın ortasında çıktı zıvanadan kırgınlık koptu teller artık delirme zamanı geldi ne bir kuruntu bu duyumsamaların had safhası ne de paranoyası yaşanıyor suskunluğun görüyorsan istenmediğini savuruyorsun lanetleri havalara hırsla…yüreğin yara almış bundan işte suskunluğum ve yalnızlığım kendi kabuğunda çıldıran bir şiirin içinde yol alıyorum sessizim .. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Yanlızlık paylaşılmaz Paylaşılırsa yanlızlık olmaz Yanar sobasında Yalnız'ın üşüyen bakışları Lambasında karanlığa dönük Bir ışık titrek sönük sönük Penceresi dışına kapanmıştır Kapısı içine örtük Bir sözde saklanmış bir yalanı Bir gözde okuduğundan Bakmaz kendi gözlerine bile |
yanlızlık kimi insanın çok değerli bir elmasmış gibi arayıpta bulamadığı kiminise hiç peşini bırakmayan kara bi gölge gibidir bizler yanımızdakini değerini onu kaybettikten sonra anlayan insanlarız işte kimileride vardır hep yanlızlık korkusu içinde yaşarlar ya kaybedersem ya giderse ya bitese........ bu endişeyle yaşanır mı bir hayat boyu hayatı hiç bşr korku gütmeden yaşayacaksın bırak giderse gitsin bıoterse bitsin sende seni kaybetmeyi göze alanı kaybetmekten korkma!!!!!!!! alıntıdır... |
Bir ihtimaldir sevmek canım, Bir ihtilalden ayaklanıştır, Yüreğin özlemezse zamansızca,bil ki kurşunlanmıştır Ve suskunluk içinde geçilen ırmakların kuşatmalarında canım, Bir ihtimaldir beklemek, Bağıra çağıra severek,sessizce yitip gitmek, Yetim bırakılan çocukların gözyaşlarındadır sevilebilmek Okunan dilsiz şiirlerin içinden dokunabilmektir sevmek Bir ihtimaldir canım doyasıya öpüşebilmek, Uykulardan uyanıştır yağmurlu sabahlarda üşüyerek Ve düşünerek geçilmeyecek bütün yolları Kenarı olmayan bir haritadan düşünmeden silebilmek Uzatmalı gecelerde sabahlamaktır sevmek canım, Bir ihtimal,oturup şiir yazmak leylak kokusu kağıtlara En sevdiğin şarkılarda isyana tutkun çoğalmaktır sevilebilmek, Bir coğrafyadan diğerine kanatlanıp uçabilmek Ve,sevmek canım, Bir ihtimal, Yüreğinin yalnızlıklarına karşı Yüreğinle başedebilmek.. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Elimde hür güvercinler can çekişir. Bir şehir bu kadar mı acımasızlaşır? Güller bir günlük ömürlere mahkum. Şairler gül şiirleri yazmaz olur artık. Karınları üzerinde yürüyen ucubeler her yanda. Ayyaş sevimsizliğinde tüm sokak köşe başları. Kurtuluş göklere doğru gitmekte mi aranmalı? Hangi sabahtır ki isyankar firarın doğuşuna gebe? Sancılar var, tasvirine kelimeler kifayetsiz. Bu şehrin bütün ışıklarını söndürmeli sinsice. Güneş tülû etmeden kaldırımlarına elveda demeli. Dönmek de yakışmamalı, bir kere yola çıkana artık Ve namusunu, geride bıraktığı yollara dökene. -II- Dağlar, yuvarlayın taşlarınızı mazimin kubbelerine.. Cinnetin kollarında bir şehirden kaçış bu, sereserpe. Bunun için ey dağ, ey yol ve sen ey vahşi orman! Sizi aşmak da su içer gibi olmalı, tek yudumda. Tek celsede atmalıyız köprülerini sun’i tutunmaların. Yüzüklerimizin renklerini ayrılığın mührüne çalmalıyız. Kırmalıyız yamaçlarda tüllenen birliktelik zincirlerini. Miadını doldurmalıyız iki ömrün en ücra tenhalarda. Akıp gitmeli ömürlerimiz kendi yataklarında. Birbirinden habersiz ve birbirinden umarsız. Kalmalı kaderde yalnızlık… Yalnızca yapayalnızlık… |
Gözlerimi kapadım da bildim Gözünü kapamak içine açmakmış gözünü İçimde gümbür gümbür bir deprem Seller götürüyor duygularımı Oradan oraya savururken ruhumu Dökülmüş bir yerlere düşüncelerim Toplamaya vakit yok Sokaklarda bulamadım özgürlüğü Dört duvar arasında benim imparatorluğum Vize vermedim nicedir kimselere Yalnızlık ve yalınlık desturum olmuş Şimdi çıksam dışarı Dökülen yaprakları, eylül yapraklarını toplasam Bir bir ayıklasam içinden hüzünleri Ruhuma bassam onları Kendimi kışın soğuğuna hazırlıyorum Hazan mevsimi içimde Sigarayı bırakmalıymışım, ölürmüşüm Oysa ben Ölmeye sebep yaratıyorum Allah korusun ya ölmezsem… Gözümü kapadım da bildim Gözünü kapamak Dünyayı damla damla içine akıtmakmış… http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Gecenin karanlığı Kalbimin sızısı, Sensizliğin acısı, Her günün akşamında, Her güneşin batışında, Beraberiz onlarla, Elime aldığım kalemim, Bir de yanımda sigaram, Diğer yanımda resmin Sigaramı yak diyemem Öyle bir yola girdim ki; İstesem de artık dönemem.. Yalnızlık benim kaderim... |
Kim unutturdu adımı ağaçlara Rüzgara kim fısıldadı. Ürkek saçlarımı hoyrat dağlarda Mermer parmaklarıyla kim taradı. Şarkı mırıldanıyor gecenin ağrılı kadınları Itırlı dudaklarıyla kırık dökük acımsı Sünepe yalnızlığım sarkıyor geceden Kadehlerde şarap ölesiye kırmızı… Kurulmuş darağacı kimi bekler şafakta Bir gerilla karanlıkta kurşun yakmakta Şarkılar düşürsem de alnıma güneş gibi Aklımın yatağından ığıl ığıl ölüm akmakta… tütsülü mumlar yakarım odalarda çarmıhlara gençliğimi asarım kör bir kurşun… baharı vururlar en taze dalından çığlık çığlığa susarım !! http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
adını sonbahar koydum omzuma yüklediğim sancıların yolum sevda yokuşu yönüm yanlızlık adını yağmurun sesi koydum yüreğimden süzülen çığlıkların baharım gelmeyecek yönüm yalnızlık adını çare koydum beklediğim durakların gelmedi gelmeyecek,, bilirim bayramlarım alabora olmuş sevdam yönüm yanlızlık |
şimdi her şey ben gibi...... şimdi her şey anlamsız keyifsiz bir yalnızlık hakim yağmur değmeyen dallarıma şimdi her şey yalın ve daha öncesiz gibi daha bir sakin batarken güneş daha aşksız günlerin ötesinde kalmak geliyor aklıma aşksızlıktan öte bir durgunluk halinde içim, yaprakların ezilmesinde saklı çıtırtıları sonbaharın ve ben anlamsız bir akşamda ve yaşam keyifsizden öte renksiz aynı noktadan baktıkça evrene aynı renkler görülmez her seferde dünya bile değişkenken kendi içinde ben nasıl güveneyim ki kendime adını koyamadığım bir ıssızlıkta kalbim ne kimsesiz ne kimseli ne yalnız ne birlikte ne yakın ne uzak şimdi şimdi herşey anlamsız şimdi herşey ben gibi sessiz , kimsesiz... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
|
Sensizlik Sensizlik bir ölüm biliyormusun, En büyük acilardan biri, Seninle olup, seninle yasamak varken, Sensiz olup sensiz ölüyorum. Düsüncelerimden çikmiyorsun, Beni bir türlü anlamiyorsun. Seni nasil sevdigimi, Sensiz yapamayacagimi, Anlamiyorsun hemde hiç. Sensiz gecen yillarim sessiz, Kalbimde yanan bir ates, Sirtimdan vurdu senin gibi bir kalles. Ölümü düsündüm sensiz gecelerde, Derdimi anlatamadim kimseye, Kendimi verdim siirlerime, Bagirarak sarki söyler, Duygularimi bir kadiga yazarak, Derdimi anlatmak istedim herkeze. Beni dinleyen olmadi, Artik dayanacak gücüm kalmadi, Beni bütün acilar sardi, Dört duvar arasi kalmis gibi, Acilarimla yalniz kaldim. Acimadan terk ettin beni, Oysa çok sevmistim seni. Simdi yoksun yanimda, Ölüme biraktin beni sonunda. Hani bana söylemistin ayrilmayacaktik, Hani hep beraber olacaktik, Simdi gözlerim sensiz agliyor, Bir türlü gülmüyor. Elimden tutup o gezdigimiz günler, Basini göysüme yaslayip uyuyusun, Hiç aklimdan çikmiyor. O günleri unutmak kolay degil, Yasadiklarimizi nasil unuturuz, Simdi daha iyi anladimki, Sensizlik bir ölüm gibiymis. Tarih Ve Saati: 28/06/2004 12:30 Mustafa Aslan (Dertli Şair) |
Sen mi bana geldin ben mi sana, nasılsın gece? Sanki hep kederlisin ya da kızgın, eksiksin ama mağrur. Bilmem ki kızar mısın güneşe, seni her gün öldürüp yeniden diriltmesine. Sen hiç görmedin çocukların hür vakitlerini. Bir çiçeğin toprağa başkaldırışını, yağmurların gökkuşağına el sallayışını... Bak köşende üşüyor iki çocuk Bir mahkûm sabahların getireceği hürriyeti düşünüyor... Annem seni yolcu edecek ezana hazırlanıyor bak ışıktan bıçağını hazırlamış güneş esmer benzin yavaş yavaş soluyor yeniden doğana kadar günaydın sana gece... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Beklerim Seni Ziyaret Gününde Açtım da ucunu yazmıyor kalem Söyleme suçumu bilmiyor alem Derdimi dermeden bitseydi çilem Benim yarim duydu, geldi mi bilem Dört duvarın dördü birden önümde Beklerim seni ziyaret gününde Açtım da ucunu yazmıyor kalem Söyleme suçumu bilmiyor alem Demirdendir kapı hepten kapanmış Suçlu, yoksulluğu kader yapanmış Dört duvarın dördü birden önümde Beklerim seni ziyaret gününde Hür söyleme kelepçeyi vurdular Köşklerini sırçadan da kurdular Açtım da ucunu, yazmıyor kalem Söyleme suçumu bilmiyor alem Bu cefayı çeken elbet yorulur Yetimlerin hakkı kimden sorulur Hür söyleme kelepçeyi vurdular Köşklerini sırçadan da kurdular Hep zenginden yana oldu adalet Biri yerken binler çekti sefalet Gerçekse; ne ilimde ne bilimde Bu diyarda hep kürkteydi keramet Dört duvarın dördü birden önümde Beklerim seni ziyaret gününde... Ankara, Mart 2006 İrfan Kayagil |
Bütün eskilerimi veriyorum eskiciye, /Karşılıksız, Birtek yüreğim, Para etmezmiş kaldığında, Aşksız.. Bu yüreği şimdi ben, Ne kadar bölsem, ne kadar çıkarsam, İçimden, Neyle toplayıp, neyle çarpsam, Yüzümden, Anlamsız.. Ellerim acaba, Şiirini yazan, Şimdi kimin, Kimin, görebildiğim uzakları sahiplenen, Gözlerim, Dudaklarım, Ki bir işe yaramaz, Bilirim, Nerede şu an, Şu an hangi sessizliğin.. Bütün eskilerimi veriyorum eskiciye, Şimdi, Eskisinden daha yeniyim, Eskiyene kadar. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Sensiz Geçen Günlerin... Şerefsizliğin ne demek olduğunu bilmeyenler varsa yapanlardan öğrensinler. Bu ********leri hiç istemeden çok seviyoruz biliyorum. Hepimizin kuyruk acısı da var onuda biliyorum. Köpekler için üzülmeye değmez, Köpekler; burunlarının dibinde bile olsa Renk körü oldukları için, Gökkuşağının o güzel renklerini göremezler. Bizde zamanında bir köpeğe; Gökkuşağının renklerini gördüğümüzü anlatmaya çalıştık ama Hiçbir köpeği inandıramadık arkadaşlar. Sizi üzenin… Sizi üzenin Ta ……. …….! ! ! ! ************************************ SENSİZ GEÇEN GÜNLERİN ************************************ Dumansız sigaranın Köpüksüz biranın Sensiz şu hayatın Ta …… ………! ! ! ! Sigara bırakılır Bira bırakılır Ama sen var ya sen Gülüm… Bırakılmazsın! ! ! ! Sözlerin bıçak gibi Deldi geçti ciğerimi Sana verdim yüreğimi Tüh ……. ………! ! ! ! Seni gördüm bir cafe’de Yanında beş ***** ile Selam verdin S…… çektim Yuh …….. ………! ! ! ! Gözyaşlarımla birlikte yağan yağmur damlalarını Meğer aşkımızmış bilemedim ben Ben seni sevdiğimde ağlama, Renk ver köpek Sende beni terk edip S…. Olup gittinya Bende senin gibilerin Ta ……. ……..! ! ! ! Sana verdim yüreğimi Tüh ……. ………! ! ! ! Taşkın Tohumcu |
Öylesine yalnızım ki bu gece Öylesine yalnızım ki bu gece, Gecenin mavisini bölen sokak lambalarını bile farkettim. Öylesine yalnızım ki... Öylesine yalnızım ki bu gece, Sokakta nara atanların ne kadar haklı olduklarını farkettim. Yıldızların ne kadar parlak olduğunu, Gecenin ölümden bile korkutucu olduğunu, Hayatın aslında ne kadar sahte olduğunu, İçinden geçip gittiğimiz zamanın aslında hiç olmadığını, Ölümün ne kadar sessiz ve ürkütücü olduğunu farkettim. Öylesine yalnızım ki bu gece, Hayatımın senden ibaret olduğunu farkettim. Öylesine yalnızım ki... |
sizi yalnızlığa bırakıyorum durmayın kuşanın tüm silahları hırs deyin adına gurur deyin isterseniz onur veya bilgelik kendinizle bırakıyorum sizi yapayalnızlığınızla sürdürülmeli içinizdeki savaşlar atın yavruları yuvadan bir bir büyüyün gelişin serpilin sığmayın sakın yerlere göklere! benzerlerinizi yaratın hemen koşun gölgelerde aleme hükmetmeye duvarlarla konuşun hepiniz ve yapayalnızlığınızla insan arıyorum doğru söz ve insaniyet bıkar sonunda kendi sesini duymaktan kişi gönül dilidir kaybedip de bulamadığım sevgi adına utanç dostluk adına hicapla yüreğimde seçilmiş bir yalnızlıkta yapayalnızlıktan kaçıyorum bildiğim bir şey var ama bilmediğiniz sevgiyi yalnızlıklar bile öldüremez!... http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gif |
Yalnız Ağaç Acı, acı esme rüzgar Kıracaksın dallarımı Merhabayı kesti o yar Döktüm zaten yaprağımı Bu bahar da yalnız kaldım Ne bir selam, ne dost buldum Yağmuru bile unuttum Açamadım çiçeğimi Hasret kaldım aşıklara Sevgi dolu bakışlara Bir başıma, gönlüm kara Kuramadım düşlerimi |
Y o k l u ğ u n yokluğun, bir iç savaştır yüreğimde sevgilim geri çekildim seni beklemeye gidiyorum ayrılık değil ki bu bir uzun hava çalınacak son bulacak hicran makamında kadehler vurulacak özlem geceleri kapımıza dayanacak sevgilim susturma bizi... |
Sesin Uzun namlulu Bir silah gibi Soğuk ve zalim Menzili yüreğim Sesim Değmez sesine şimdi Şiirim Adresini yitirmiş mektup Düşer kuytu sessizliklere… Mevsimsiz zamanlardı Kalkıp sana gelmiştim Yitik zamanların ekspresiyle Bir masal başlangıcıydı Havada akasya, saçlarımda bahar vardı Yıldızları indirip gökyüzünden Göğsüme takmıştım gözlerin diye Hiç bir şey almamıştım yanıma Yüreğim senden başka herşeye dardı… Sorsaydın hatırımı Yüreğini koyup sesine Böyle koymazdı elbette suskunluğun Bir fincan kahvenin hatırını Sarardım incinen ellerime. Mevsimsiz zamanlardı Kalkıp sana gelmiştim Çocuk yüreğimde küçük sevinçler vardı İpek tüllerde gülüşler getirmiştim Oysa bilmezdim Sesinde gizli hançerler taşıdığını Bilmezdim Sözcüklerin böylesi kanatıldığını… Sevseydin beni Bu şehrin gecelerine Böyle yazmazdım seni Gözümü yatırıp lila rengi ufuklarıma Sevsedin beni Bu şehrin sokaklarına Böyle düşürmezdim beni Sesini saklayıp titreyen soluklarıma… Mevsimsiz zamanlardı Aşk diye tutuşan bir meşaleydi mehtap Ben kalkıp sana gelmiştim Ardımda bıraktığım sadece korkularımdı Kemanlar uğulduyordu göğsümde Çelik aynalarda yankılanan adındı Oysa bilmezdim Dudağındaki ıslıkla gövdem kesik içinde kalırdı… “bu sevda bu şehre sığmaz” Göğsüm hüznün yatağı artık Kalkıp gidemem şimdi Sevinçlerim satılık Veda Uzun namlulu bir silah Menzili yüreğim Mermisi ayrılık… http://img231.imageshack.us/img231/568/forestzm1.gif |
Yalnızım Gökyüzü ne kadar masum ve sessiz senin yokluğuna benimse yalnızlığıma inat Dün gece seni aradım ıslak kaldırımların üstünde kör lambaların altında el açtım Allah'a gözlerim yaşlı dualar ettim ondan seni seni ve seni bir tanem binlerce kez istedim ama olmadı nasip değilmiş seninle sensizliği öğrendim sayende nasıl mi sensiz kaldığım her gün ömrümden ömür canımdan can vererek göz yaşlarımla kalbimi ve gönlümü ve sana sana vefasız olan sevgimi aşkımı taptaze içimde göz yaşlarımla besleyeyim sevmek ve sevilmek ne kadar güzeldi seninle be gülüm |
Yalnızlık Yalnızlık, yalnızlık Bari sen elimden tut Geceyarısı aynalarda Suçlu ve ezik Gözlerim kan çanağı Cinnete dönüşen bir dinginlik Duruyorum karşında Şarap taşlaşıyor Midemde ve beynimde Mavi mavi tüten sigara Giderek mora çalıyor Yalnızlık, yalnızlık Bari sen elimden tut Suflör kullanma Dost seslerini dudağınla ısıtıp Gece hep aynı gece Karbon kağıdıyla çoğaltılmış Gibi kara ve soğuk Ellerim beynime alkol serpiyor boyuna Niye böyle, neden Sormuyorum artık Yalnızlık, yalnızlık Bir kez olsun kuğuların türküsünü Tersinden söyleyeyim Ölümse ölüm Yaşamsa yaşam Ayna hep ayna ayna... Ahmet Erhan |
| Saat: 00:46 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık