![]() |
Ağlamalıyım Yalnızlığıma Bazen sıkıldığımda, Alıp başımı gitmek isterim uzaklara. Kimseler olmamalı orda. Sadece ben, Bir de yalnızlığım olmalı. Yalnızlığım, Bir de ben olmalıyım. Ve... Haykırmalıyım, Bağırmalıyım olağan gücümle! Haykırmalıyım yalnızlığıma Ağlamalıyım! .. Gözümde tek bir damla Yaş kalmayıncaya kadar ağlamalıyım. Bütün sinirimi atmalıyım üzerimden. Sonra seni düşünmeliyiz; Ben ve yalnızlığım... Anlatmalıyım yalnızlığıma, Seni ne kadar SEVDİĞİMİ. Anlatmalıyım yalnızlığıma, Seni neden SEVDİĞİMİ. Anlatmalıyım yalnızlığıma, Bütün umutlarımın sende olduğunu. Anlatırken ağlamalıyım yalnızlığıma... Soner Alıç |
TUTSAĞIN OLMASAM Tutsağın olmasam senin Bu gece de tüm geceler gibi Kıyısız okyanuslara düşerim Dalgasız denizlere. Tutsağın olmasam senin Kanayan kanatlarımla Enlemsiz boylamsız gezerim Ülkesiz atlaslarda. Tutsağın olmasam senin Yaşadığım uçlar arasında Çılgınlığı ararım Sığamam küçük kalıplara. Tutsağın olmasam senin Çıktığım yazılarda İsmini ve ismimi kazırım Duvarlara yanyana. Tutsağın olmasam senin Yaşayamam Tutsak et beni Yoksa savaşamam. A.Kadir Bilgin |
Güllerin ağladığı bir saat vardır hani Büyür o saatte yalnızlığı bahçelerin Düşer korkusu kalbe yaklaşan gecelerin Bir dev uzatır gökten o çirkin ellerini Gullerin ağladığı bir saat vardır hani Her şey o saatlerde merhametsiz ve soğuk Gitgide uzaklaşır batan güneşle sesin Bir bakarım ki benden en uzak çizgidesin Baslar geceye doğru upuzun bir yolculuk Her şey o saatlerde merhametsiz ve soğuk Yüzünü hatırlatır gökyüzünde ne varsa Gözlerin bu saatte kopkoyu elemlidir Dudakların kim bilir şimdi nasıl nemlidir Ellerin öyle yanar ufuk nasıl yanarsa Yüzünü hatırlatır gökyüzünde ne varsa Bir çıngırak sesidir uzaklarda kaybolan Umulmadık bir anda bitiverir şarkılar Kapanır yüzümüze o mermer kapılar Özlemler ateş simdi anılar duman duman Bir çıngırak sesidir uzaklarda kaybolan Ak köpükler kararır deniz görünmez olur Çağırır yasamaya bizi tek-tuk ışıklar Böylece üstümüze çöker de karanlıklar Camlar, bir kapanır, odalar, evler uyur Ak köpükler kararır deniz görünmez olur Gullerin ağladığı bir saat vardır hani Cıvıl cıvıl bahçelerden el-ayak çekilir Yapraklar düşünceli, dallar hüzün kesilir Her aksam uzaklara alır oturur seni Gullerin ağladığı bir saat vardır hani. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifÜmit Yaşar OĞUZCAN |
Kurban bu can "Dost" diyen dillerine, Kurbandır can "Post" olan tenlerine, Aşksa, ta ciğerden, Yakınlıksa sarıp sarmalayarak! Bir kitap gibi okuyarak, Tüm dudak kıpırtılarını, Yazarak en usta harflerden, Anıtsal sözler yaratarak! Gece yolculukları başlıyor, En ızdırablı yanları testereye sürtüyor, Ruhum sen odada yoksun, Nerede bekleyenin, yok sa Orada mısın? Taş yerinde, ruh gönülde, Seven sevdiği yerde, Sevdiklerinin yanında, Ruhum sen bugün burda değilsin! Bazen böyledir işte! Kent kalabalığına karışan bir çoban, Nasıl hasret duyar, Kuzularının boynunda çan seslerine? Durur bir bakar çoban! İnsan kalabalığının ta orta yerinde, Trafiğin kilitlendiği yerde, yapayalnızdır! Kayıp bir an, dağlar çok uzakta! Kurban bu can "Dost" diyen dillerine, Kurbandır can "Post" olan tenlerine, Aşksa, ta ciğerden, Yakınlıksa sarıp sarmalayarak! Oysa ne yamçısı sırtında sıcacık! Ne bastığı yerde otlar! Sevenler, sevilenler ve dehşetli sevişkenler! Ruhum sen burada yoksun! Yalınayak sokaklardasın! Acılı başın, eğelerle öğütülüyor! Üretmek ne güzel ammaaaa! Sürekli üretmek ve tüketmek! Sonunda farkında mısın? Bunlara programlısın! Ne kimseyi okuyabiliyorsun burada, Ne kimse anlayabiliyor, yüreğinin kımıltısını! Ruhum sen kendini tanırsın! Sen burayı terkedeli çok oldu! Cesedini gezdiriyorsun epeydir sokaklarda! İstanbul - 2005 Semih Seyyid |
Hepsi Bu Değişen ben değilim Dönüşen savaş Yaşlanmakla ıslanmak aynı şey: Bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlamak Şimdi ölüm bile yetmiyor Acılarımzı tartmaya Dostlar Alıngan bir sahili pinekliyorlar Bir merhaba'yı bıçaklar gibi artık Selamlaşmalar Değişen ben değilim Dönüşen savaş Artık zaman bile yetmiyor Yaşadığımızı sanmaya Yine de ışıklar bu kenti Güzelmiş gibi gösteriyor Geceleri Geceler Yani Ahmet Haşim'in kafiyeleri Seni aklıma düşüren Yerçekimi değil Yalancı yıldızlar Öyle uzaksın ki Üflesem soğuyacaksın Sarılsam okyanus Bir aşka yetecek kadar Ve anımsatacak kadar Sebebsiz bir ölümü, Acılarımız Ve kafiyelerimiz var İşte hepsi bu kadar Yılmaz Erdoğan |
Sensizlik ve Yalnızlık Sensizlik nedir bilirmisin? Odanda tekbasına otururken Birden gökyüzünden süzülen O güzelim kar tanelerini Yalnız ve sensiz seyretmenin Ne demek olduğunu bilirmisin? Sıcacık sobanın önünde oturup Eriyeceklerini bile bile toprağa düşen Ve hatta düşmek için yarışan O saf kar tanelerini Seninle paylaşamamanın Ne demek olduğunu bilirmisin? Birden canın sıkılıp bi sigara yakarsın Yanına içini ısıtması için bi içki alırsın Seni çürüteceğini bile bile Bi nefes çekersin sigaradan Bi yudumda içkinden alırsın Yalnızlığın ne demek olduğunu bilirmisin? Gözün dalar uzaklara Eski günleri hatırlarsın Ve sonra Üzülmeye başlarsın istemeden Sobanın yanı başındaki kedini alırsın kucağına Yaşanılanları unutmaya çalışırsın Bi yudum daha alırsın içkinden Ve bi nefes daha sigarandan Senin yalnızlığını paylaşmaya çalışır kedin Mırıl mırıl şarkılar söyleyerek Anlamazsın belkide o mırıltıları Ama hoşuna gider Bir de bakmışsın ki Unutuvermişsindir Sensizliği ve yalnızlığı Seni unutmanın Yalnızlığı unutmanın En güzel anlarıyla yaşanan Hatıraları unutmanın Ne demek olduğunu bilirmisin? Erdoğan Tuğsuz |
AYRI AYRI Kaçamak bakışlarımız dokunurdu birbirine, Suçlu suçlu yürürdük Gülmeyi konduramadan dudaklarımıza Acılarla delik deşik Bir olgunluk izlerdi gölgelerimizi Yağmur ıslatırken kaçak evi Kimsesizliğimiz ayrı ayrıydı Aslında yakamıza yapışmasaydı aşk Sahtekarlar cennetinde çakışmasaydı yollarımız Sen ve ben Pekala kandırabilirdik kendimizi Mutluluk oynayarak ayrı ayrı Yas içimizde uzun yolculuğa çıkmış olurdu Ve bitmemiş olurdu takas A.Kadir Bilgin |
Saatler bitmiyor yapayalnızım Gülmek istiyorum,gülemiyorum Sensiz olmak mıdır hep alınyazım Bilmek istiyorum,bilemiyorum. Esirgedin nazlı,hilal kaşını Harap ettin çiçek kokan başını Yüreğime akan gözüm yaşını Silmek istiyorum,silemiyorum. Sanki her şey efsaneydi,masaldı Ayrılık ruhumu elimden aldı Gözlerim yollara takılıp kaldı Gelmek istiyorum,gelemiyorum. Göğüs germek için acılarıma Titreyişlerime,sancılarıma Seni bir kez olsun avuçlarıma Almak istiyorum,alamıyorum. Saçılan bir köpük olmak dilinde Boğulmak saçının ince telinde Sır gibi sonsuza değin kalbinde Kalmak istiyorum,kalamıyorum. Unutuyor beni sırlı gözlerin İçimde bir yara işliyor derin Kulakların,dudakların,ellerin Olmak istiyorum,olamıyorum. Bölerek uykunu rüyalarına O kucak dolusu hülyalarına Gece gündüz uçup aynalarına Konmak istiyorum,konamıyorum. Deli gibi aşık olsa da güle Kim acır çöllerde öten bülbüle Bir gün alev alev yanıp da küle Dönmek istiyorum,dönemiyorum. Hıçkıra hıçkıra ağlamaktansa Başına karalar bağlamaktansa Bu yüreği her gün dağlamaktansa Ölmek istiyorum ölemiyorum. http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifNurullah GENÇ |
HALİL CİBRAN'DAN Yaşam kalbini okuyacak bir şarkıcı bulamazsa,aklını konuşacak bir filozof yaratır. Zihnimiz bir süngerdir,yüreğimizse bir nehir. Çoğumuz akmak yerine,sünger gibi emmeyi seçmesi ne garip! Yürüyenlerle birlikte yürümeyi yeğlerim,durup yürüyenlerin geçişini seyretmeyi değil. Esin daima şarkı söyler;asla açıklamaya çalışmaz. Eğer ağzın yemekle doluysa nasıl şarkı söyleyebilirsin? Ve elin altınla yüklüyse,şükretmek için nasıl kaldırabilirsin? Güneş'e arkanı dönersen,ancak kendi gölgeni görürsün. Ben onlara güneş'i gösterim. Aptallar parmağıma baktılar. Yüreğin bir volkansa eğer,avuçlarında çiçekler açmasını nasıl umabilirsin? Bana"seni anlamıyorum"demen,hak etmediğim bir övgü,hak etmediğin bir yergidir. Yanlışlarımızı doğrularımzdan daha büyük bir coşkuyla savunmamız ne gariptir! Suskunluğu gevezeden,hoşgörüyü,hoşgörüsüzden ve kibarlığı kaba olandan öğrendim. Ne garip ki,tüm bu öğretmenlerime karşı oldukça nankörüm. Her insan iki insandır;biri karanlıkta uyanık,diğeri ise aydınlıkta uykudadır. Düzenbazlık bazen başarılı olur,ama her zaman kendini öldürür. Diğer yanımla hiç bir zaman tam bir uyum içinde olamadım. Görünen o ki maddenin özü aramızda uzanmakta. Bir gerçek her zaman bilinmek,ama arasıra söylenmek içindir Eğer sırrını rüzgara açarsan,sırrını ağaçlara söyledi diye rüzgarı suçlayamazsın. En acınacak kişi,düşlerini altın ve gümüşe dönüştürmüş olandır. Eğer insanlara boş elimi uzatır ve bir şey alamazsam çok üzücü;ama asıl ümitsiz durum,dolu elimi uzatıp kabul edecek kimseyi bulamamdır. Halil Cibran |
tekli yalnızlığımı çift kişilik yaşarsın sen yine kararıyor işte, sanki yüreğim kararıyor.. olmasın gece, gelmesin karanlık, sabaha uzanan iniltili saatin sesi.. yastığım, yorganım, yatağım yalnız.. onlar bensiz, ben sensiz.. düşüm.. düşünü kurduğum.. nerdesin? hangi çift kişilik yalnızlıkla avutuyorsun kendini? kim alıyor seni? kim saklıyor..? kimin teninde kanıyor ruhun? bilesin; ben hiç kanatmadım sensiz yanımı.. sardım sarmaladım sana sakladım yalnızlığımı.. ne yalancı sevdalara takıldı aklım.. hiçbirini yüreğime koy(a)madım.. ben mi yalancıydım? onlar mı kandı? bunu da hiç sormadım.. yabancı aşıklara bel bağlamadım.. hayalim.. açık gözlerimin bebeği.. nerdesin ? hangi trenin rayı ayrı düşürdü seni benden? ben seni tüm istasyonlarda ararken? hangi dağın ardındasın? hangi köy, hangi şehir? yıldızlara düşmanım senin yüzünden.. çoban yıldınızını ne severim oysa! onlar mı ayrı koyan seni benden? yoksa güneş mi? hep güneş gelince geleceksin sandım bekledim.. ya bana yıldızlar getirecekse seni? yanlış yerde mi durdum? zaman mı yanlış? sen yalnız, ben yalnız.. sen yalancı aşkların bedeninde soğurken, ben sana yandım yalnız.. küçük kağıtlara notlar yazdım sana dair.. çöp bidonlarında dolaştılar sözlerim.. şişeledim denize saldım, kuşun kanadına bağladım.. kaderi değişmedi sözlerimin.. ne onlar bulabildi seni, ne ben aradım.. bir gelseydin.. bir tutsaydın.. bir dokunsaydın.. bir soyunsaydın.. çırılçıplak ruhunu göğsüme bıraksaydın.. bildim.. bildim... sen hiçbir istasyonda inmedin trenden.. ben de hiç trene binmedim.. ondan bu ayrılık.. tekli yalnızlığımı çift kişilik yaşarsın sen.. beni bulamadın.. hayat kısaldı.. geleceksin... bildiğimden hiç ağlamadım...! |
| Saat: 19:06 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık