![]() |
Bir yanımız ölür bir yanımız doğar şimdi gidenlerimiz var birde gelenlerimiz birde gelmek nedir bilmeyenlerimiz saniye mi desem dakika mı saat mi desem gün mü hafta mı desem ay mı mevsim mi desem yıl mı kimi kısa kimi uzun sırası gelince birer birer elimizden kayıp gittiler bir yanımız giden olmuş bir yanımız kalan bir yanımız ölür bir yanımız doğar şimdi süregelen bir ölüm gibidir yaşam giden bu kaçıncı günümüz uçupta elimizden sessiz bir ölüme kalan dün gibi sanki duymuştuk yaşamamıştık gibi ağlamamıştık gülmemiştik gibi anılar oldu hepsi kalan bir fatura bize artı eksi başka nesi İbrahim Düşkün |
kime gore seven gitmez gizmişse zaten seni sevmiyodur |
Sana bir gül vereceğim Ne seveceksin ne de üzeceksin Sadece bakacaksın ona amaçsızca ve Koruyacaksın sadece Ağlayacak kimi zaman Yüzüne bile bakmayacaksın! Kimi zaman gülecek Sıcak bir bakış atacak Ve sen yine Görmezden geleceksin Acı çekecek kimi zaman Sense sadece arkanı dönüp Gideceksin !! Asla düşünmeyeceksin Sonra ne mi olacak ? Kuruyarak bitecek Ölecek… Sonra düşüneceksin İstemesen de engel olamayacaksın Bu kez keşke diyeceksin İşte o zaman anlayacaksın Her şeyi… Boşa geçmiş günleri Ve sensiz beni… Çağrı KIRILMAZ .. |
Gülü vurmuşlar Gül Sokağı’nda, Uzanmış üç adım yatıyordu gül... Bir adam usulca bir uçuruma, "Sevi için" deyip atıyordu gül... Ve bir kız kanatıp hüznü boyuna, Hepten sevgisizlere satıyordu gül... Gülü vurmuşlar Gül Sokağı’nda, Uzanmış üç adım yatıyordu gül... 1 Aralık 1997, Londra Bülent Özcan |
GİTTİN İÇİMDE KALDI AYRILIK Gittin Ayrilirken buz tutmus biyikti gözlerin Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandi Dudaklarimizda siradan sözcükler Vedalasmayi bile beceremedik Son bir bakis kaldi arkanda Kalabaliga karisan Her sey düzmece bir dinginlige gömüldü Gittin. Içimde Yiginlarca kitap kaldi uçusan Sözcükler beynimin köselerinden Çikip korkuttular gecelerimi Pesimden geldi gölgeler Aynalara bakamaz oldum Hiçbir oyun avutmadi beni Yasamima sigmayan bir sey kaldi Içimde. Kaldi Yeni bir kent iskenceye hazir Ödesemedim gittigin mevsimlerle Bellegimi silkeleyip anilardan Tik tak çaldin uzun zaman Alisamadim yarimliga Düslerimde intihar tutkulari Sirtimda hançerinin oydugu bosluk Kaldi. Ayrilik Çogalarak giriyor günlerime Senden baska kim bilebilir Geçmisin dökümünü yaptigimi Agir agir pulsara dönüsürken günesler Sonbahar hüznüne benziyor pencerede Artik konuk beklemeyen gözlerim Sayfalar da bitti isik da her yani kapladi Ayrilik. A. Kadir Bilgin |
Gidişini Anlatıyorum Sen gidiyorsun ya işşine yetişmek için Saçlarını, gözlerini, ellerini Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak Termometrede yükselen çizgi çizgi Kim bilir nerelerde soğuyorsun Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen İnsan insan bakan gözbebeklerin Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder Ne gelirse onlardan gelir bana Çalışma gücü yaşama direnci Mutluluk gibi kazanılması zor Mutluluk gibi yitirilmesi kolay Bir açarsın ki mutluyum Bir kaparsın her şey elimden gitmiş. Rıfat Ilgaz |
GiTMEK gün gelir insan anlayıverir tek başına yaşlanan bir ağaç olduğunu o yüzden kederi yazmak isteyebilir rüzgârın gövdesinde açtığı yaralara sonbaharda şaşarak öğrenirsin yaprakların rengine inanmamayı ve zamanın o müthiş yalanını o müthiş yalanını tutkunun, ihtirasın anların, anıların, çılgın bir nehir gibi kör koşularda yaşadıklarının ve yaşayamadıklarının dağlarda, odalarda, avunmalarda çoğaldın sandığın azalmalarda ışığını yitirmiş o ölü yıldızlarda düşen bir yaprağın son gülüşünde açan yankısız çığlıklarda şaşarak öğrenirsin zamanın ve hayatın büyük sırrını gök sadece yağmura anlatır sonsuzluğu oysa unutur damla toprağa değer değmez yağmurun da kederli bir ülke olduğunu unutmaktan başka güz yokmuş gibi ve hayattan daha gerçek bir yalan toprağa ne söyler yağmurun sesi bir şarkı mı, bir şiir mi, bir güz hikayesi mi yaşlı bir ağaç olsan, çırılçıplak bir ağaç ne söylerdin, kalbinde esip duran rüzgâra? "beni terk et içimde sonbahardan başka bahar kalmadı" belki de gitmektir aşk, sadece gitmek avare bir kederi sarıp yaralarına rüzgârın devirdiği bir ağaç gibi köklerini sessizce bırakarak toprağa
|
Seziyorum ki kaçacaksın.. Yalvaramam koşamam Ama sesini bırak bende Biliyorum ki kopacaksın Tutamam saçlarından Ama kokunu bırak bende Anlıyorum ki ayrılacaksın Cok yıkkınım yıkılamam Ama rengini bırak bende Duyumsuyorum ki yiteceksin En buyuk acim olacak Ama isini birak bende Ayrimsiyorum ki unutacaksin Aci kursun bir okyanus Ama tadini birak bende Nasil olsa gideceksin Hakkim yok durdurmaya AMA KENDINI BIRAK BENDE Aziz Nesin |
Fotoğraf Resmine baktığım güzel kız, genç kız Unuttum, Unuttum, Unuttum seni Eski bir albümde durursun yalnız Unuttum, Unuttum, Unuttum seni İki harf, bir imza, bir tarih; garip Besbelli üçü de mutsuz muzdarip Aklımı zorlama karşımda durup Unuttum, Unuttum, Unuttum seni Bilemem aradan geçti kaç sene Memleketin nere, kimsin adın ne ? "Hatırla" diyerek bakma yüzüme Unuttum, Unuttum, Unuttum seni. Abdurrahim Karakoç |
Boşaltmak takvimden günleri Günlerin üstünden yollara bakmak Rüzgarla esmek, sularla akmak... Baharı yollamak yollara Alıkoymak bir nisanın tadını... Dışarda herkes gibi seslenmek sana Ve koynunda söylemek asıl adını... İnanmak,inanmak,inanmak Ninnilerinle uyuyup,türkülerinle uyanmak... Arif Nihat Asya |
| Saat: 07:57 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık