![]() |
ANLATAMADIM Bu gün yüreğim yine taş kesildi, Kırdım galiba ben de kırılarak birilerini Anlatmak zor oldu Yapılan iyiliğe karşılık duyulan minneti Önemsindiğimi hissettim Değer verildiğini bildim ama Teşekkürüm havada kaldı İsyan ettim zannedildi Oysa kalbim nasılda hüzünlendi Göz yaşlarım içime aktı Sevincim,mutluluğum Üzüntüye kilitlendi, Keşke anlasaydı beni Keşke anlatabilseydim kendimi Kimbilir! Belki de güzdür Bu günkü hüznümün Anlaşılmazlığımın nedeni Olsun,sevgim yine içimde Hayallerim saklı içimde Bekliyorum... Bir gün anlayacaktır beni Zaman akıp gitsede İnanan gözler bana dönecek, Hüznümü sevince bırakacaktır Yine hüzünlü bir güz günü. Kırgınlığın ardında ki o büyük sevgi Kırgınlığı yendiğinde, El olmadan ellerimiz,el ele olacak biliyorum Kaybetmedim henüz ümidimi... DARUMA |
sen yoksun deniz yok yıldızlar arkadaşım ya bu gece harikalı bir şeyler olsun yahut bir bomba gibi infilak edecek başım ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım istanbul minareler odamda gibi gökyüzü temiz ve parlak işte kol kola girmiş en mesut günlerimiz muhalif bir rüzgar karşı sahilden fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz havada kanat sesleri ve çılgın kokular deniz yok yıldızlar uzaklaşıyor ben yine yalnız kalıyorum istanbul minareler kaybolmuş sen yoksun http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifAttila İLHAN |
Umar Mıydık Hiç Umar mıydık hiç Hazan rüzgarı bizi de vursun, ayrılık uğrasın iklimimize, yaprak dökümü olsun Umar mıydık hiç, sevgi için akan gözyaşları, sel olsun Bakışlar çatılsın masumca bakan, sevgiyle çarpan yürekler dursun. Dokununca titreyen dudaklar, yasak olsun umar mıydık hiç, Umar mıydık, sevişmelerimiz bitsin kapılsın fırtınalara ve gitsin bakışmalar Umar mıydık hiç, unutulsun meltemli akşamlarda sarfedilememiş seni seviyorumlar. Unutulsun ayrılık acılarında, dökülen yaşlar. Umar mıydık hiç, umar mıydık hiç bu kadar kolay bitsin geçmişi hatırlamayalım ve tarihin lekeliymiş sayfalarında kalalım, umar mıydık hiç. Arda Yılmaz |
Ay Sevdalıları Dağların ardına çekildiğin de güneşin ışıkları Ay yerini alır gökte çağırır sevdalılarını yüreğimizi kaplayan kasvetle dalar şehir uykusuna zakkum ağaçlarından olmuş meyve tadında düşen yalnızlıklarımızı dişleriz hep olmaz sevdaları düşleriz |
YALNIZLIK.. Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum Ne tuhaf, vaktim olmazdı yalnızlığı bunca bilirken kendimi hiç yalnız sanmazdım çevremde hep birileri vardı, ben hep birilerinin yanındaydım günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık elde olmayan nedenle sudaki halkalar gibi genişleyen küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar birbirimizi çok sevdik hep yıllarla azala azala şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem, yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım, şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara telefonun başına geçiyorum alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası gün ölüyor meşgul numaralarla şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem, şimdi ne kadar yalnız... yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız. Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum her zaman yalnızdım, bunu biliyorum büyücü ellerimin kara sanatı yazı en çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu bağışlamasız sanarken kendimi en çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini denenmemiş başlangıçları göze aldım, hafifletilmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı mutfağı beklemek hep bana kaldı bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp her seferinde aydınlık bir inat gibi yeniden karıştım hayata hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim odalarınıza, ruhlarınıza buraya eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi çok özledim. Şimdi birdenbire bir köşeden çıkıp bana, yalnızca, Merhaba, deseniz, o zamanlar hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz, bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size sağ olun demenk isterim, sağ olun, sağ olun sanki beni yeniden sevdiniz ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda, yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de isterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna ne kadar ıslansam, o kadar çıkacağım sanki bir zamanlar çok daha bütün olduğumu sandığım o yıkanmış zamanlara... yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler her zaman yalnızdım kitaplar kadar yalnız yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına her zaman yalnızdım yanardağlar kadar yalnız ey kafiye sevenler, şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız! nankörlük etmeyeyim gene de, yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde yalnızlık için çalar telefonlar kapılar İstersen bana uğra, ya da, Akşama buluşalım, ölmeden yapacak çok iş var murathan mungan |
ya kendını bırak bana yada benı bana bırakta yaşayayım..bu nsl ayrılık bırdaha gelme gelme de alısayım..ben senn yalnız kalışlarında tek adresının olamam..ya bnm ol herseynle yada unut herseyımle..yıllardır denedık olmadık..suc bırz sende bıraz bende..ama uzatmayım artık sakın bırdaha gelme.. Sönmuyor Atesımız..Ama Alev Alevde Yanmıyor..Ayrılık Zor Ama..Beraberkende Olmuyor..Yazılmıssaa Bırkez..İnanki Kalemle Kaderımız.. Hiçbir Kalem Kaderi Sılıp Baştan Yazmıyor.. |
sen unutulmuş bir adamsın şu yarım milyonluk şehirde gençligini bir deli rüzgar götürmüş umutların kim bilir nerede hangi sevgilinin kollarında kalmış sen çok gezmiş çok görmüş şimdi alabildiğine yanlız adam hatıralar eski bir şarkıdır dudaklarında söylemek istersin söyleyemezsin kahreder kahreder seni zaman bu şehrin aşina sokaklarında ölesiye ağlamak istiyordun bilmedigin bir şey değildi ağlamak kaderinin agırlıgınca sarhoştun hayalerinin genişligince dünyadan uzak seni tozlu aynalarda tanıdım sacların anlına dökülmüştü tel tel gözlerin göz olduklarından uzak kederliydin sonbahar akşamları gibi ve sonbahar akşamları kadar güzel yorgun ellerin ceplerindeydi varlıgından utuanırcasına saklı ellerin ki bir keman kadar hassas bir şarkı gibi dokunaklı sen unutulmuş bir adamsın anlaşılmamış şiirlerim gibi bütün güzelligiyle unutulmuş şiirlerim ki yanlızlıga benzer öylesine mahsun öylesine kahrolmuş http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifÜmit Yaşar OĞUZCAN |
G i d e r e k O pırıl pırıl, sedef kakmalı Kanatlarını, koparıp attığında, Nasıl bir tırtıl’a Dönerse kelebek... Ve tırtıl o muhteşem İpekli bomboşluğun İçerisinde nasıl erirse Usul usul intihar ederek... İşte öyle, anlaşılmaz Ve öyle bir döngüde Toparlanıp gitmedeyiz Herşeyimizi terk ederek!. Hüseyin Gündüz Öklem | |
... Tek başıma içtiğim votka limonum ve tek başıma yattığım bir yatağım, Tek başıma yaptığım yollar ve tek başıma söylediğim şarkılarım var. Tek kişilik aşklarım ve Adını bile bilmediğim bir sevgilim var. Tek başıma sardığım bir sigaram ve yalnızlıktan zehirlenmiş bir beynim, Tek kişilik hayallerim ve acıdan uyuşmuş duygularıma düşman, Tek kişilik bir hayatım var. Tek başıma ağladığım gözyaşlarım ve Dibinde ancak beş altı fırtı kalmış acı bir sigaram var. Gözlerimin önünde akan ve ancak bir kısa filmin jeneriği kadar uzun hayatım, Ve acıdan uyuşmuş kollarımda bir ceset var. Buz gibi bedeninde taşıdığı acıları ve Özgür bırakamadığı acılar içindeki ruhunun çırpınışlarıyla titreyen kolları var. Beyaz teninde yüzünün, görünmeyen pençe izleri var acının. Ölü gözlerinde acı, yıkıntı ve çığlık, Tek başına yatacağı bir mezarı var; Benimse elimde tuttuğum bir aynam… |
Daha kaç geceler böyle sessiz, böyle sensiz yaşayacağım? Bilmiyor musun ki ey yar, beni ne çok mahvediyor uzaklığın, ne çok bölüyor kalbimi kalbin... Bir gece daha başlıyor... Önümde upuzun yaşayacağım bir gecem, bir karanlığım daha var. Saatlere, saniyelere gireceğin; damarımdaki kanıma kadar işleyeceğin bir gecem daha başlıyor... Bir gecem, bir sevdam daha başlıyor ama yazık ki gözyaşları ma giren olmayacaksın yinede. Beni artık acılarımla baş başa bıraktı ağlamalarım. Gözyaşlarım bile beni terketti.Sen geldiğinden, sen olduğundan beri tüm herşey beni terketti. Ben de tükettim onları zaten. Evet artık geceleri uyuyamıyorum. Karanlıklar başlar başlamaz başlıyor kalbimin aglamaları.Önceleri onları dinlemeye, onlara ses vermeye çalışıyordum. Farketmiyormuşum gibi davranıyordum. Sırf o karanlık geceyle yüz yüze gelmemek için. |
| Saat: 22:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık