![]() |
BABA MESLEĞİ İngiliz yazarlarından Bernard Shaw, bir akşam, İn giltere kraliçesinin bir ziyafetinde bulunuyordu. Bir aralık kendini beğenmiş genç bir Lord, ona: — Babanız küçük bir terzi idi, değil mi? diye küçüm ser bir tavırla sordu. Shaw: * Evet, diye cevap verdi. Lord: * O halde siz de ne diye terzi olmadınız? diye soru sunu yeniledi. ' Shaw gülümseyerek Lord'a: * Babanız herhalde centilmen bir adamdı, değil mi? dedi. * Ona ne şüphe, cevabını alınca sözlerine şöyle de vam etti: * O halde, siz de neden centilmen bir adam olma dınız? |
EVLİLİĞİN BÖYLESİ Nasrettin Hoca evlen meye niyetlenir. Eş- dost bir hatuncağızı öve öve göklere çıka rırlar.
Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Ho ca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Çirkin bir gelin. Gelin hanım, kocasına sadakatini göstermek için: — Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, ki me görünmeyeyim? diye sorar. Hoca şaşkın: — Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen görün... der. |
Güçlü Ol !!! > >Bir adam 15 yıldır tutuklu bulunduğu >>>hapishaneden >>>>>>>>kaçar. >Para ve Silah bulmak için bir eve >>>girer. >İçerde geniş bir >>>>>>>>yatakta bir çifti yakalar. >Adama >>>yataktan kalkmasını emreder ve onu >>>>>>>>bir sandalyeye >>> >bağlar.Adamın karısını yatağa bağlarken üstüne >>>>>>>>çıkar, >>> >boynunu öper, sonra kalkar ve banyoya gider. >O ordayken >>> >>>>>>>>adam karısına şöyle fısıldar; > >''Dinle, bu adam bir >>>kaçak. >Şu >>>>>>>>kıyafetlerebaksana.>>>>>>>> >Büyük ihtimalle >>>hapishanede çok fazla zaman geçirdi >ve yıllardır >>>>>>>>hiçbir >>>kadın görmedi. >Boynunu nasıl öptüğünü gördüm. eğer seninle >>> >>>>>>>>seks yapmak >isterse sakın karşı koyma yada şikayet >>>etme... >sana ne >>>>>>>>derse onu yap. >O sana ne yaparsa yapsın >>>onu mutlu et çünkü bu >adam >>>>>>>>kesinlikle çok tehlikeli. >>> >Eğer kızarsa ikimizi de öldürür. >Güçlü >>>>>>>>ol,tatlım >Seni >>>seviyorum.''. > >Karısı cevap verir: '' O benim >>> >>>>>>>>boynumuöpmüyordu,>>>>>>>> >kulağıma fısıldıyordu. >Bana >>>gay olduğunu, seni çok tatlı >>>>>>>>bulduğunu ve >hiç vazelin >>>olup olmadığını sordu. >Ben de banyoda >>>>>>>>olduğunu söyledim. >>> >Güçlü ol tatlım. >Ben de seni seviyorum. ''>>>>>>>> |
Soguk var midir ? sonu doğru olmasada temel olarak güzel bir yanıt Bir üniversite profesörü öğrencilerine şu soruyu sorar; - Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı? Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar. - Evet her şeyi Tanrı yarattı! Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine "evet efendim" diye yanıtlar. Profesör devam eder; - Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan varolduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız "Kesinleştirme" prensibine göre de Tanrı şeytandır. Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör ise öğrencilerine bir kez daha Tanrı'nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur. Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve - Bir soru sorabilir miyim profesör? der. Profesör de sorabileceğini söyler. Öğrenci ayağa kalkar ve "Soğuk var mıdır"? diye sorar. Profesör; - Nasıl bir soru bu böyle, tabi ki vardır, diye yanıtlar. "Sen hiç soğuktan üşümedin mi? Öğrenci; - Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur. Yaşamda / realitede biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (-460 derece F) sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç olmadığı seviyedir). Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir, der ve devam eder, - Profesör, karanlık var mıdır? Profesör ; - Tabi ki vardır. Öğrenci yanıtlar, - Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü, karanlık da yoktur.Yaşamda / realitede karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit ışık ışını karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekanın / uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçersiniz! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan bir kelimedir. Son olarak öğrenci profesöre gene sorar; - Efendim şeytan var mıdır? Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar; - Tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde onu görürüz. Şeytan / kötülük bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği insaniyetsizliğinin bir örneğidir. O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir, der. Öğrenci devam eder; - Şeytan yoktur efendim.Yani o kendi başına yoktur. Şeytan basit olarak tanrının yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir. Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan / kötülük insanın tanrısal sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur. O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir. Profesör yerine oturur. Genç öğrencinin adı ALBERT EINSTEIN'dır |
Bıll Gates Tanrı demiş ki: "Bill, senin durumun hakikaten karmaşık. Seni cennete mi cehenneme mi yollamalı bilemiyorum. Her eve bilgisayar girmesine yardımcı olarak insanlığa katkıda bulundun ama bir yandan da Windows gibi bir rezaleti de yarattın.Ben de senin özel durumuna göre bir şey yapacağım, cenneti de cehennemi de ziyaret et,hangisine gideceğine karar ver." "Tamam " demiş Bill Gates,"Önce cehenneme bir bakayım" ve inmiş cehenneme. Bir de bakmış berrak sulu bir kumsalda bir sürü güzel kız top oynuyor eğleniyor, güneş parlıyor hava süper. "Allah" demiş Bill Gates, "Cehennem böyleyse Cenneti hakikaten görmek isterim." Ve cennete çıkmış. Bir bakmış, bulutların üzerinde bir yer, etrafta melekler uçuşuyor, insanlar lir çalıyor, güzelce bir yer ama Cehennem kadar değil. "Tamam" demiş tanrıya Bill Gates, "Ben cehenneme gitmeye karar verdim." İki hafta sonra tanrı cehennemi ziyaret edip Bill Gatesçin nasıl olduğuna bakmaya karar vermiş. Gitmiş Bill'in yanına, Bill bir duvara zincirlenmiş, alevler içinde karanlık bir mağarada ve zebaniler işkence ediyor. - Nasılsın Bill? - Korkunç!!!! Burası iki hafta önce geldiğim cehennem değil ! Kızların oynaştığı o güneşli kumsala ne oldu? - Tanrı cevap vermiş: - O ekran koruyucusuydu... |
KIRKAYAK Lüks bir Mersedes Temel'e çarpar. Temel'in bacağı kırılır. Hastanede mersedesin sahibi hem özür diler hem de uzlaşma önerir. Temel: — Olur efendu, der. Bağa bir beşyüzmilyon pango- not verursen vazgeçerum davadan. * Yahu ne yapıyorsun ben milyarder miyim? * Ha sen milyarder değilsun da ben kırkayak mi- yum? |
Titanik Temel ve Cemal buzdaginin üstünde mahsur kalmislar. Zatüre, Grip... Birden bir gürültü duyulmus. Temel : - Kurtulduk Cemal, Titanik adinda bir gemi celiy... |
ZEKA Cemal İstanbul'a yeni gelmiştir. Şe hirde bir kilisenin çanını vakitli vakit siz çalarken görür. Temel'i bulur ve sorar: — Ulaa Temel, ha pu kilisenin çanu niye çalayuuu... Temel düşünür ve: — Görmeyi misun Çemaal, birisu ip unu çekeyu da ondan çalayuuu... der. |
Cemalle Temel bir gün yolda yürürken Temel'in kafasına kuş pislemiş.Temel: -Ula Cemal cit tuvalet kağıdı cetir,demiş.Cemal de: -Ula Temel kuş çoktan uçti citti,demiş . |
ZENCİ Pazarlı, köye gi derken yolda bir zenci ye rastlar ve sorar: — Hemşerum, Pazarli misin? * Yok, * Hemşinli? * Yok.. * Rizeli? * Yok.. * Anladum onun için boylesun... |
| Saat: 00:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık