![]() |
Ağlayacaksın BİR KÖŞE BAŞINDA RASTLARSAN BANA. ARDINA DÖNÜP DE SAKIN AGLAMA. SORARLARSA SANA BU KİMDİR DİYE. TANIMIYORUM DERKEN AGLAYACAKSIN. SENİ CANIMDAN ÇOK SEVDİGİM İÇİN. KİMSEYLE PAYLAŞAMADIGIM İÇİN. HER ZAMAN AGLATTIGIN İÇİN. DOSTLAR GÜLERKEN SEN AGLAYACAKSIN. BİR ANLASAN NE ÇOK SEVDİGİMİ. BİR BİLSEN NASIL ÖZLEDİGİMİ. BİR GÖRSEN NE HALE GELDİGİMİ. GÖREMEZSİN ÇÜNKÜ AGLAYACAKSIN.. |
Sen beni asla unutamazsın.. Bilirim geceleri uykun kaçar, Dayanamazsın ararsın! Kalbin ağlar ama, sen ağlayamazsın! Bensizliğe bir türlü alışamazsın! sen beni asla unutamazsın! Gururun hayır dese de, kalbin kan kusar. Ateşin söndü!desen de, küllerim bağrını yakar! Maziye dalıp her gece resmime bakar, bir türlü ağlayamazsın! Sen beni asla unutamazsın! Unutabilsen,gece yarısı telefonlarımı çaldırmazdın! Unutabilsen,böyle isyankar olmazdın! Sen beni unuttum desen de unutamazsın! Kalbini başka gönüllerde asla avutamazsın!. Zeynep Orcanel |
Hasret değil mi? Uzaklara dalip giden gözlerin Umutlari sönen mâsum yüzlerin Alevlerle kucaklasan közlerin Anlattigi tek sey hasret degil mi? Barajlari törpüleyen sellerin Suya muhtâc, vahâlarin, çöllerin Savrulup da toz koparan küllerin Anlattigi tek sey hasret degil mi? Yalin ayak, nasir taban ko$anin Bir yâr için, kaf dagini a$anin Gözü kara, mangal yürek ta$anin Anlattigi tek sey hasret degil mi? Aydinliga kucak açan gecenin Mehtâblari, kendine dost seçenin Arsinlayip, sahrâlari geçenin Anlattigi tek sey hasret degil mi? Aksam günes gurûbunu süzenin Sâhillerde tek basina gezenin Urbasinda süslü, ürkek tâzenin Anlattigi tek sey hasret degil mi? 26.08.2000 Landsberg 01:10 M. Engin Karatay |
ağlıyorsun ya kimi zaman sessizce iniyor gözyaşların kirpiklerinden usul usul, yavaş yavaş öyle çok kıskanıyorum ki seni ağlarken bile gözyaşlarından aktıkları için tatlı yanaklarından Celal Kabadayı |
Acı Bahar şurada burada sıkılmış limon kesikleri paslanmaya bırakılmış demir çubuklar tertemiz kaynaklara atıksu tarifesi taze sürgünlerin ince boyunlarında ağır kementler henüz sıcaklığı soğumamış körpe cesetler karanlıklar ortasında bir ışık adası gibi talancıların gözünden nasılsa kaçmış çimenler birkaç tomurcuk üç-beş yeşil yaprak ıslak bir kağıt gibi yırtıp atmış kentin dokusunu acımasız kasırgalar arıtmıyor sabun çıkartmıyor sular giysilerden yalnızlığın kokusunu aşk mevsimi değil miydi bahar elele tutuşmaktan korkan ürkek ceylanlar hani nerede eşlerine kur yapan kumrular kuş cıvıltılarına hasret kulaklar denizler denli derin içezikliği geleceksen sekizinci günde gel sevgilim burada haftanın yedi gününde de aşka geçit vermiyor yağmurlar yalnızca bir ad yaraşabilir bu mevsime: “acı bahar” Mustafa Yıldız |
Karar kıl gönül ikrara, Murşidler şahı hünkara. Kamil olup hak yoluna, Gelen bilsin ahvalimiz.. Arif ile kıl pazarı, Göresin aşkı nazarı. Bülbül olup zarı,zarı, Yanan bilsin ahvalimiz... Çirkin ile aç arayı, Melhem ile sar yarayı. Sıratı geçip sılayı, Bulan bilsin ahvalimiz.. Dost yolunda olak sefil, Düşünme hiç boşa gafil. Çağlarim der söze dahil, Olan bilsin ahvalimiz. Aşık Çağları (Muammer Çalar) |
Gökte kanatlar bizimdi...bilmezdik Bu hafiflik kanat mı yelken mi; Anlamaz,anlamazdık Allahım Böyle yekpare can mıyız ten mi? Söyle:Memnun musun uzaklarda Yuvan aydın gönülcüğün şen mi? Bilemem:Gizli gizli'gel'dediğin Başka bir aşina mıdır,ben mi; Kadehinden mi sarhoşum hala Kadahlerinden mi? Söyle:Memnun musun uzaklarda Yuvan aydın gönülcüğün şen mi? Arif Nihat Asya |
Dün gece düşüncelerim yine sen kokuyordu Beynimin her köşesini esir almıştın Yine içime girmişti yokluğun Yine kendi kendimle seni konuşmaya başladım Biliyor musun, sen gittikten sonra hayat bulanık bir hayal Ev soğuk, çayın tadı yok Sen gittikten sonra ne uyku var gözümde Ne de merakla okuduğum kitabın son yedi sayfası Sarı bir hüzün şimdi firara meyilli aklımın rakibi Seni daha da ısıtmak için içimde Gözlerimi kapatıp yüzüne sürüyorum yüzümü Sözlerin gözlerimde birkaç damla yaş Dudağında bakire bir gülümseme Ve tenime işliyor tenin kokusu Ellerin ateş topu sen dokundukça ben eriyorum Gözlerimi açsam gideceksin, biliyorum Dün gece kafatasım dar geldi beynime Beynim dar geldi düşüncelerime Bir infilak arifesi terkettim evimi Yollara düştüm, şuursuzca değil Dümeni sana kırdım Rotam geçici vuslat, yalancı bahar, bir kelebeğin hiç göremiyeceği mevsim Yağmur başlamadı ben yürürken Hani filmlerdeki gibi Kuruydu hava, kuruydu yollar, kuruydu gözlerim Nasıl bir cesaretti dün geceki bilemezsin Gel yine bir parçam ol, demeye gelmemiştim Senden aşka dair hiçbir şey istemiyecektim Geldim çünkü sen herşeyimi bilenimsin Sen benim kapısı olmayan, duvarı olmayan Dört bir yanı açık hanemsin Dün gece bildik bir yüz görmek istedim En bildik yüz sendin Aşka mı esirim sana mı bilemedim Aşk sende mi anlam buluyor dersin ? İşte dün gece sana bunları anlatmaya geldim Defalarca çaldım kapını Kapı aşındı, elim aşındı, yüreğim aşındı Dün gece sana geldim, çaldım kapını Açan olmadı... Funda Güven |
Gün olur kar da yağar buralarda Güneşe de kavuşursun Ama tanıyamazsın bile bir acımasız rüzgar savurur deli dalgalar boğuverir vicdanını o hep masmavi sandığın kara sularının içinde ve hep sarı bildiğin güneş kızıllaşır birden Ben bunu tanıyorum dersin ateş bu; Ama nafile hepsi birer azılı düşmanın oluverir Sonra bir de bakarsın etrafında kimsecikler kalmamış işte o zaman hatırla beni yanlız o zaman Ömer Seydi Ekinci |
Bir hazan mevsiminde çıktığında karşıma, bilir miydim bu kadar yaralayacağını yüreğimi? Ah sevgili… Bilir miydim defalarca gidip geri geleceğini ve her gidişinde bir parça daha götüreceğini yüreğimden? Bilir miydim her gidişinde daha büyük olacağını o parçanın söyle? Halbuki sen değil miydin tüm yaşadıklarımı bilen ve sen değil miydin bana zarar gelmesini istemeyen? İstemezken hiçbir acıyı çekmesini yüreğimin neden yaktın sevgili, neden kışa döndürdün bendeki sevgini? Çok mu şey istemiştim senden? Neden bu kadar ağır gelmişti herşey ikimize? Yapmamız gereken tek şey sevmekken birbirimizi, biz, neden sevgi dışında herşeyi dolu dolu yaşadıkta hep erteledik söylenmesi gerekenleri ve neden sakladık sevgimizi? Bir senin yanında yaşarken saflığı, bir senin yanında güçsüzken ve ilk senin yanında ağlamışken savunmasız; neden hep kelime artlarına sakladık yüreğimizi? Çok mu şey istemiştim gerçekten hayattan? Koluna girip yürürken yolda, yüzüme yansıyan tebessüm müydü fazla kaçan mutluluk? Yoksa uzaktayken , bir çağrının gelmesiyle sana ait olan,; yüreğime düşen heyecan parçası mı ağır gelmişti de, bu hale düşmüştü sevdamız? Hayat ne istedi bizden, yoksa biz mi hayatı yok ettik erkenden? Neden birden değişti her şey? Bahar neden kışa dönüştü aniden? Halbuki sen bilirdin , kıştan ne çok korktuğumu sevgili..Halbuki en çok sen bilirdin, kışları üşüyen ellerimin yüreğimi de vurduğunu ve o yüreğin sadece senin gözlerinde huzur bulduğunu… Biliyorsun değil mi? Bunu benden de iyi biliyorsun sevgili… Bildiğin halde yapıyorsun, inat uğruna yaşatıyorsun tüm acıları bana.. Acı çekmem için gelip gelip gidiyorsun yüreğime… Her gelişinde bir parça mutluluk çalıyorsun ağzıma ve her gidişinde yüreğimden bir parça daha götürüyorsun yanında… Neden sevgili? Neden yapıyorsun? Nedir istediğin ve benim bir türlü bilemediğim? Hani bir çocuk vardı yüreğimde; senin gelişinle canlanan ve her gidişinde gözyaşları sel olan yoluna.. O çocuk bile büyüdü bilir misin sevgili.. Büyüdü o çocuk..Büyüdü, çok sevdi, ayrı düştü, mutsuzlaştı… Gitgide yaşlandı… Halbuki hep çocuk kalması gerekiyordu onun, halbuki savaşabilmesi için hep gülmesi… O ise hep ağladı sen giderken sevgili, sonunda gücü bitti, tövbe etti..Vazgeçti çocuk olmaktan..büyüdü.. Saçları aklaştı, yüreği katılaştı… Ne güzeldi sana dair olan hayallerim, ne büyüktü o hayallerin verdiği mutluluk yüreğime… Halbuki seninle şiir gibi bir hayat yaşayacaktım sevgili.. Sen 29 harftin dilimde, bir anlam katabilmek adına hayatın içine… Ve sen her gittiğinde bir harf intihar etti kendi zehiriyle… Neden yar? Ah yar neden? Neden gelip gelip gidersin hala yüreğimden? Neden azad etmezsin ellerindeki yüreğimi yada neden öldürmezsin acımadan insafsızca? Git sevgili, git… Git artık… Hiç düşünmeden, tüm “sen”i sırtla bendeki ve bakmadan ardına git… Yüreğini yüreğimden al ve git… Yada gel be sevgili.. Sebep aramadan, sual sormadan gel… Sadece sevmek adına gel..Sadece benim olmak, sadece senin olmak adına gel… Biz olmak adına gel… Gelebilir misin? Hayır… Gelebilir miyim? Hayır… Gelme artık yalvarırım yar… Gelme ama gitme de… Dokunma içimdeki “sen”e.. Ben mutluyum böyle.. Bırak içimdeki “sen” kalsın bana sen gitsen de yüreğimden, ben üşüsem de peşinden… Yada hiçbiri işte…. ………….. Tıkanıyor sonu sen olunca kelimeler..Ardından intihar eden harfler tükeniyor, kağıda değer değmez yok oluyor.. Artık anlatamıyorum hiçbir şeyi eskisi kadar güzel..Artık yüreğim dökülmüyor sayfalara… Ah yar… Alışmışken senin kalbimdeki sessiz usul haline, gelip gelip daha ileriye itiyorsun ya hançerini kalbime, sözlerinle bitiriyorsun ya beni.. Diyecek söz bulamıyorum yüreğine.. Susuyorum artık..Susturuluyorum belki de… Gelme artık yar..Yalvarırım gelme ama gitmede… Yada boş ver,düşünme..Ve al her şeyi git bırakıp beni…Çık hayatımdan.. GİT…….. |
| Saat: 09:46 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık