![]() |
YALNIZLIK Yalnızlığımı büyütür kalabalık Gökdelen'in gölgesine siner Karanfil sokak kalınlaşır Yoksul kadın çocuklarıyla Çöplerin üzerine konar Gözleri cam kırıkları Sevgilim gelir yalnızlığım büyür Çocukken gökkuşağına düştüğüm Gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle. Kimin öznesiydi mevsimler İşkence öyküleri kimindi Ayrılığın sesi miydi adımlarım Suyu bekleyen uçurum mu Kanatlandım yalnızlığımla son mevsime İçimde bir kedi yavrusu.. A.Kadir |
YALNIZLIK Can sıkıcı yalnızlık Bu nasıl şansızlık Olur mu böyle yalnızlık İlle de diyorsan şansızlık Olur mu böyle kansızlık Yakışır mı çileli boynu bükük Her gün mutsuz kederli Unutturdu gülmeyi Vefasız bu kaderim Hayatım karanlık Aydınlanmıyor kaderim Ne yapsam yalnızlık Şansızlık şansızlık Her gün içiyorum Derdim çok ağlayanım çok Kaderime yanıyorum Ah yalnızlık şu yalnızlık Şair: Bülent Mutlu |
Vuslat Yeminim Yüreği bahar kokan bir yâr, Gözlerinde Cenneti hayal ettiğim Kücücük bir kız cocuğu, Bir nefes yakınında hayallerim... Elele tutuşup Cennete koşuyoruz... Saçlarınızda yıldızlar, Avuçlarınızda baharlar, Şahit oluyor mutluluklarımıza... Güller dokunuyor ilmek ilmek Yüreklerimizin hücrelerine.. Acılara inat, Koşuyoruz mavi okyanuslara.. Kana kana zemzemi iciyoruz, Nazlı ciceklerin kirpiklerinden... Yürüyoruz ağır aksak. Dilimizde şarkılar , Dudaklarımızda dualar, Gülümsüyoruz baharlara.. Uçurumları aşıyoruz. Geçtigimiz yollara, Yüregimizin sevdalarını ekiyoruz.. Susasak bir an, Mutlulukları iciyoruz bulutlardan. Bazen yağmur oluyor bahar, Sağnak halinde cicekler süzülürken, Saçlarımıza doluyor vuslatlar. Bereketler düşüyor avuçlarımıza.. Nisan yağmurları süzülüyor yollarımıza.. Umursamadan karanlığa, Yıldızları soluyoruz her nefes aldığımızda.... Gökkuşakları gülümserken bizlere, Renk renk kelebekler şahit oluyor Vuslat yolculuğumuza... Aşıyoruz karlı dağları... Toprakta yeni filizlenmiş Ebegümeciler, kardelenler Zikrederken Yaradana, Kokluyoruz naif yüreklerini Ve dualarını alıyoruz. Yürürken vuslat denizine, Gözyaşlarımızla siliyoruz Zümrüd- ü Ankanın kanlı gözlerini.. Hüzünleri asıyoruz Azap güllerinin boynuna. Gökkubbeyi dinlerken Yaradan''a zikrinde, Ezanların huzurunda soluklanıyoruz... Güneş doğarken kına ciceklerin üzerine Rüzgarla mutluluklara kanatlanıyoruz. Ay, gülümsediğinde yüzümüze, Karanlıkları elekten geciriyoruz . Yıldızları toka niyetine saçlarınıza takarken, Ben, yetim ceylanların dualarını alıyorum. Ve koşarken vuslatlara, Güller ağlıyor gönül bahçelerinde.. Ateşler küserken denizlere, Sen, ben ve kızımız Gülümsüyoruz Misk-i Anber kokan ciceklere... |
YELKENSİZ GEMİ... "Kal" deseydin, kalırdım. Demedin oysa... Kuru bir "Bitmesin"den başka hiçbir şey demedin. Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki, ondaki anlam! Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma? Savunmayacak mıydın sevgimizi? "Kal" diye haykırmayacak mıydın ardımdan? Düşündüğüm bu değildi... Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden, Mücadele beklemiştim oysa... Yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım... Kıyıya ulaştırırsın sanmıştım... Oysa, onu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun... Bu kadar yıpratıcı olamazsın... Oysa, bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda! Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı. Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, Geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı. Duygularımızın bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki tüm martıları uçurdun şimdi... Hangi yöne gittiler bilmiyorum, Geri dönerler mi bilmiyorum. Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam, Neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde? Neden artık rüzgar esmiyor, Her şey seninle mi kaldı yoksa? Mantığım... Mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var. Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var! Evet! Ben istedim ayrılığı, çıkmaz yollara yönelen bendim, Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim... Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum. Ve senin buna nasıl göz yumduğunu... Tıpkı balkondaki akasyaları sularken, Fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi... Su, onun için hayat olmalıydı oysa... Ve... Sen de benim tutunacak dalım! Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, Olmaması gereken ama daima varolan. Farklı uçlardaydık seninle, Farklı mevsimleri seviyorduk, farklı zamanlarda.... Sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum.. Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, Daha doğrusu öyle sanıyordum... Binlerce yıldız arasında, Ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım... Yıldızları söndürmekti... Sorunları yok etmekti... "Bitti" deyişim öylesine bir şeydi, öylesine, sıradan, şakacıktan... "Hayır" demeliydin! Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde, Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye. Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye... Beni yolumdan alıkoymalıydın... "kal" demeliydin... Defalarca "kal" demeliydin... Oysa, demedin... Belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben Akasyaları kışın yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim... Belki böylesi daha iyi oldu... "Kal" deseydin kalırdım... Hem de seve seve kalırdım. Martılarla kalırdım. Yakamozlarla kalırdım. Demedin oysa! Bilir misin? Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken... Bilir misin? Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek... Bilir misin? Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek... 'KAL' desen kalacaktım... DEMEDİN OYSA!!! Fatoş YILDIZ |
Suskun Yüreğim Oysa yalnızlıkmış sevdanın bir adıda Beklenendin, hasrettin, özlemdin Yıllardırca yüreğimde birikendin İlk gözlerine baktığım gündü ilk nefesim Ben yalnızlığı sende sevdim Suskun yüreğim Kasım rüzgarlarıyla üşürken bedenim Sonbahar yağmurlarıyla buz tutmuşken içim Bir masum tebessümdü içimi ısıtan Öncesinde başlayan sonrasında içimi alev alev yakan Ben yalnızlığı sende sevdim suskun Yüreğim Gecelerdi yoldaşım Sigaramdı sırdaşım İçtiğim her kadehte Dinlediğim şarkılardı feryadım İçten bir merhabaydı ilk duyduğum Ve Her şeyi unuttuğum Ben yalnızlığı sende sevdim Suskun yüreğim Yoktu bu beden Yoktu yürek Anlamsızdı nefes almalar Anlamsızdı bakışlar Duyulmazdı hiçbir zaman haykırışlar Sıcacık bir buseydi ilk hissettiğim ve O an ruhumu teslim ettiğim Ben yalnızlığı sende sevdim Suskun yüreğim Donuktu bakışlar soğuktu gözlerden akan yaşlar Ruhsuzdu beden taştı bu yürek Şefkatli bir eldi ilk dokunan Taa yüreğime uzanan ruhumu sızlatan Ben yalnızlığı sende sevdim Suskun yüreğim Şimdi yoksun Gelişin gibiydi gidişin Yalnızlıkmış dokunmak bir yüreğe Yalnızlıkmış ilk bakış ilk tebessüm Yalnızlıkmış ilk merhaba ve o masum büse Oysa yalnızlıkmış sevdanın bir adıda Ben yalnızlığı sende sevdim suskun yüreğim Sebahattin Abi |
Ecelim Olur Musun? Hayret! Nasıl da ışıldıyor yüreğin Sen gerçekten kul musun Sevdanı gördüm gözlerinde Yoksa ulaşamayacağım nur musun? Çırpınır güzelliğinin yakamozunda şiirler Nakarat nakarat yakar bedenimi şarkılar Mısra mısra, mızrak mızrak Saplanır gözlerime güzelliğin. Gülüşün bir çocuğun sevinciyle Bayram öncesi arifeleri hatırlatır Öyle özlem, öyle elbise, öyle pabuç Her açılan kapıda şefkatinle karşılaşmak Öyle şeker, öyle fıstık; öyle lokum Hasretinin hararetiyle buğulanmış bir cama, İsminin baş harfini yazınca büyürüm yeniden Öyle mecnun, öyle Ferhat, öyle kerem Sen yüreğimdeki iklimin baharı Sen lisanı olmayan dillerin alfabesi Sen, yavan bir hasretin sevda katığı Sen bir ilâha niyetlendiğim sahurum. Gitme sakın yüreğimden âşık sana bu şehir Asılmış suratların boynundaki ilmik Çatılmış kaşların şakağındaki kurşun Bükülmüş dudakların isyandaki dilleri Yokluğunla savaşmanın, çırılçıplak kışı Hep mahcubiyet doğurur güneş yerine. Oysa güneşimsin sen Uslanmaz ki sensiz bu beden Bir tebessüm et yeter Bakışındaki nakışa gölge olmam ben. Fesat bir yalnızlık var içimde Yoksun ya yanımda olmasın kimse mutlu Şimdi sensiz açan çiçekler solsun Ağustos ayında, el ele tutuşmuş âşıklar donsun NEYSE! Hepsi bir yana dursun, Sadece sana öleceğim ecelim olur musun? Korkmaz Bıçkın |
Çok yalnızım' 16 yaşımdayım, ama şimdiye kadar kimseyle çıkmadım. Bazen beni seven birilerinin olduğunu hissediyorum, ama bir türlü bana açılmıyorlar. Belki de ben öyle sanıyorum. Çoğu kişi güzel olduğumu söylüyor; ama kimse beni sevmiyor. Anlamıyorum, erkeklere, bilmediğim bir negatif elektrik mi yayıyorum? Herkesin bir sevgilisi var, ama benim yok. Çok yalnızım, yardım edin. Gerçekten anlattığın kadar yalnız mısın? Bahsettiğin bunun paniği mi, yoksa kendini diğer arkadaşlarına göre eksik mi hissediyorsun? Geçenlerde bir kitapta şöyle bir şey okudum: Bazen hedefi ıskalamamıza sebep olan şey, hedefi vurma isteğimizdeki aşırılıktır, diyordu. Sadece böyle bir duruma fokuslanman, seni tam da bu konu hakkında başarısız yapmış olabilir. Üstelik tüm dikkatin burada olduğu için, özel bir arkadaşlık kuramama durumun zaman içinde özgüvenini, özsaygını yani benlik değerlerini olumsuz etkileyecektir. Bu da etrafın seninle ilgilense bile, sen kendini bu duruma layık göremeyeceğinden çevrendeki insanlardan kopma, uzaklaşma gibi bir sonuç ortaya çıkabilir. Bir de dikkate alınması gereken, “iletişim kurma” ve “ilişki yaşama” biçimin gibi konular var. Ancak bunlar için buradan bir tahminde bulunmak ve bir şeyler yazmak doğru değil. Güvendiğin bir büyüğün ya da okulunun danışmanı ile bu konuyu tartışabilirsin. ALINTI |
Yolculuk Nedense isyankar olurum Bir yolculuk başlarsa yağmurlu bir gecede Bir siren acı acı öterse vakitsiz Ve bir kadın görsem saçları dağınık Bir kadın...mahzun, çaresiz, ümitsiz... Nedense kederli olurum Ağlayan bir çift göz bulsam sokaklarda Bir mendil sallayanı olmazsa ardından Ve bir adam..küfür etse kadere Bir adam..elleri yumruk yumruk hırsından. Nedense efkarlı olurum Bir gurbet şarkısı duysam sokaklarda Bir 'ahh' inlese derinden Ve bir çocuk 'baba' derse ansızın Bir çocuk..Görmeden,sevmeden,bilmeden Nedense darmadağın olurum Anılar bir bir dolarken gözlerime Geçmişe bir yolculuk başlarsa sessiz Ve ben yılların yorgun yolcusu Ben ki.. yitik, ben ki yalnız, ben ki onsuz. http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifAhmet Selçuk İLKAN |
Yoksun Üzerime devirip dağ gibi hüzünleri böyle çekip gitmek var mıydı? var mıydı böyle bitirmek? hani söz vermiştik birbirimize kaç zaman geçti aradan sen yoksun sana sığındığım geceler alevleri gökyüzünde bir kumsal ateşiydi günahları yaktığımız. ve kan rengi şarapla yıkanmış bir hasret şimdi göğsümüze taktığımız. bilirim dönmeyeceksin artık uzun zaman oldu belki çoktan unuttun. adın kaldı soğuk duvarlarında odamın sigara paketlerinde şiirlerin resimlerin bana gülen cüzdanımda saç telin bir veda o geceden aklımda kalan kekremsi bir tat bir med cezir yüreğimde ben vurgun yemiş bir yaralı gemiler bana taşır bütün aşk yorgunlarını sen yoksun.... hayatımın ilkbaharında tanısaydım seni yasak umutlara ve acılara inat buruk bir şarap tadında olsaydı sevdamız yıllandıkça güzelleşen ve sen şiirler okusaydın geceleri saçlarımı okşarken ellerimi tutsaydın ansızın yüreğim eriseydi gözlerinde yansaydım ateşinden sen ağlasaydın mutluluktan ben ölseydim yalnızca beni sevdiğini bilseydim. seviyorum deseydin bir kere söyleseydin yanmazdım yanmazdım böyle çekip gitmeseydin.... bir veda o geceden aklımda kalan bir günah belki yasak yanımda olsan şimdi hiç konuşmasak ağlasak bin kere pişman olsak sonra yine bozsak yeminleri sarılsak sımsıkı öylece kalsak... gittin.. kim bilir kaç deli sevda sığdırdın yüreğine ışığa üşüşen pervaneler gibi sardılar seni körkütük aşkların ortasına düştün yalanların pençesine belki bir gün bir gece dar bir vakitte belki hiç beklemezken seni gelirsin diye ben hala buradayım sen yoksun lanet olsun. (Şebnem Kısaparmak ...) |
Ağıt Gökte yıldız vardı gece Memur dedi bana çiçek ondan kalan tek hatıra İrem ağlar emre ağlar Eş dost ağlar duyan ağlar Serviste bir bayan ağlar Bir şeyler götüremedin Her şey zamanda kaldı Hele bak ne görüyorsun Mavi gök kara toprak Didikliyor yontuyor bil Baş ucunda bir karınca Sen mezarda eller evde Uzanıyor yorganınca Söyle nasıl nerde eskiler Hani amca hani dede Bu böyledir giden gelen Kimi çalar kimi söyler Hadi şimdi söyle bana Kinler haset ve intikam Nerde mal nerde mülk Hani şöhret nerde makam De ne zaman geleceksin Ötelerden haber var mı Kabir azabı zor mu Ne diyor bak yaşlı annen Yaptıkların örtü olsun Yorganını ört te uyu Sevmediğin adamların Sana rahmet okuyor Mezarına gidip her gün Bre şair iyi dedin Sana sağlık diline de |
| Saat: 23:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık