![]() |
|
Yalnızlık Şiiri Bilmezler yalnız yasamayanlar, Nasıl korku verir sessizlik insana; İnsan nasıl konuşur kendisiyle; Nasıl koşar aynalara, Bir cana hasret, Bilmezler. Orhan Veli Kanık |
Gafil Durma Şaşkın Bir Gün Ölürsün Gafil durma şaşkın bir gün ölürsün Dünya sana baki değil ne fayda Ettiğin işlere pişman olursun Pişmanlığın ele girmez ne fayda Bir gün seni iletirler evinden Hakk'ın kelamını kesme dilinden Kurtulmazsın Azrailin dilinden Türlü türlü yolun olsa ne fayda Söylersin de sen sözünden şaşmazsın Helalini haramından seçmezsin Kepeğin tükenir su da içmezsin Hep deryalar senin olsa ne fayda Teslim Abdal eder çöksem otursam Cümle varlığımı ele getirsem Şu yalan dünyayı zapta getirsem Hep dünyalar senin olsa ne fayda Teslim Abdal |
Yalnızlık http://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif Yalnızlığımı büyütür kalabalık Gökdelen'in gölgesine siner Karanfil Sokak kalınlaşır yoksul kadın çocuklarıyla çöplerin üzerine konar gözleri cam kırıkları sevgilim gelir yalnızlığım büyür çocukken gökkuşağına düştüğüm gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle. Kimin öznesiydi mevsimler işkence öyküleri kimindi ayrılığın sesi miydi adımnlarım suyu bekleyen uçurum mu kanatlandım yalnızlığımla son mevsime içimde bir kedi yavrusu. http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif A. Kadir |
http://www.sevgidenizi.com/sizden_gelenler/images/cicek002.gif YALNIZLIK ÇEMBERİNDE Günlerim herzaman ki gibi karanlık yine acı ile geçiyor saatler özlem ile ne zaman dalmıyorki gözlerim senli sensizliklere durmuyor gözyaşlarım yalnızlık çemberinde. Yorulmuyor hayat dert çile vermeye şarkılar yoldasım sigaramla birlikte tükenmek bilmeyen bir boşluğun içinde savruluyorum rüzgarla birlikte farkında olmadan yalnızlıık çemberinde. Nedeni yok belki bu sensizliğin yada bana verdiğin bu ayrılık yelinin sana yazdığım ilk şiiri hatırlarmısın Ayrılıktı adı ayrılmam dediğin ayrılık yıkılmıştı o gün dünyam gözümde yalandı herşey sevda bile yıkmam demiştin ama bıraktın beni yalnızlık çemberinde. Şimdi soruyorum kendime neden sen, neden sevdim diyorum oysa ne mutluydum senden önce aradığım aramasını beklediğim düşündüğüm kimse yoktu mutluydum yinede yalnızlık çeberinde. Şimdi ise perişanım hasret rüzgarlarını saldın üstüme çaresizliği tanıttın derman bulamıyorum şimdi dertlerime öyle acımasızki şu hayat gelmiyor ECEL\'im YALNIZLIK ÇEMBERİNDE... |
Yoksun İsterdim her saatim. Her dakikam seninle olsun Ama yine saat yanlızlıga dönüyor Vakit yıne aynı ayrılık vaktı Saatlerı durdura bilirmiyim Sevgime dönüştüre bilirmiyim Ama saatler durmuyor Ve..... Saatler gece yarısını vurdugu zaman Yanlızlıgımla basbasa kalıyorum Sigaramın her nefesınde Sankı senı ıcıme cekıyorum Anılarım ıcımı yakıyor O gunleri hatırlamak Ölümden bile acı geliyor Ne varkı sen YOKSUN Gecenın karanlıgında |
Ifadesizligimiz gün eksikligi kendine mesken eylemiş yabancilaşiyor insan olan yanlarimiz duyamadigimiz seslere göremedigimiz yildizlara dokunamadigimiz tenlere adiyoruz düşlerimizi yapraklar dökülüyor gözlerimizden yaşlar gibi ama kuru ve cansiz bir gidişe ait gibiler aldigimiz kararlara kurban gidiyor gidişlerimiz suskunlugumuz ifadesizligimizdendir. Murat Tali | |
NASIL GİTTİYSEN ÖYLE GEL Nasıl gittiysen öyle gel Haydi gel ay gökyüzüne çıkmadan gel Sensiz bir kez daha sabah olmadan gel, Gün karamadan gel... Haydi çık gel...nasıl çekip gittiysen öyle gel Yine bakışlarınla ısıt içimi Yine sımsıkı sarıl yüreğime...yine Her şey ilk günki gibi de Sil gözyaşlarımı ellerinle eskiden olduğu gibi "Kıyamam ağlama bebeğim"de Haydi gel artık sabrın dağı taş oldu Gün geçti ay oldu Sustu gönlüm gülmez oldu Sevmek bu kadar zor muydu Söyle..söyle yar sana ne oldu Bitmez sandığım her şey yoksa bittimi Kalbine yoksa başkaları çoktan girdimi? Sana benim gibi:sevgiyi,saygıyı, Haklıda olsa af dilemeyi,gururunu silmeyi, Yalnız seni sevmeyi... Söyle birtanem oda bunları verdimi? Yalnız ama yalnız seni sevmeyi Benim gibi oda tercih ettimi Hayatını sana feda etti mi? Ayla Yaşar |
|
Hüzün .... Nikotin tadında bir şey bu Ve alışkanlık yapıyor. Hüzne alışık gönüller daha dayanıklı Bunu biliyorum. Hayata hep gözyaşı penceresinden bakmak Acıyı saklamak ve Onu mukaddes bir emanet gibi taşımak asilce “ardımda yangın sonrası bir şehir var... yıkıntıların üstünde hala dumanların tüttüğü... köşe başlarında yaralı ve gönlü yaralı insanların dalıp dalıp gittiği, sokak aralarında şaşkın kedilerin dolaştığı yangın yeri bir şehir... dönüp bakmıyorum sırtımda alevlerin sıcaklığı hala göz yaşı kaynağım kurumuş gözyaşı yollarımda sararmış otlar... gözlerim ufukta... kaçıp giden rüzgarı, yangını büyüten rüzgarı ve geciken yağmuru arıyorum...” hüzün… acının çiçeği... acı ve acılar,onlara esir olmak yerine oynaşmayı tercih edenleri bir heykeltıraş gibi biçimlendiriyor. Acılarla oynaşmak... Hüzün uzakların çağrısıdır... Her gün yüzlerce,binlerce defa Yollara düşerde düşünceleriniz, Bedeniniz hapistir ve kaçıp kurtulamazsınız Hüzün uzakların çağrısıdır.... Gidemezsiniz... Hüzün kaçıp giden son trenin ardından Bakakalmaktır gece yarıları garlarda... Hüzün üşümektir Gecenin bir vakti sizi almak için çırpınan Karanlık dalgalara ve Şehir ışıklarıyla oynaşan Yakamozlara cevapsız kalırken Hüzün ağlayamamaktır... Ağlamak için çırpınırken Ağlayamamaktır... Hüzün aşk satmaktır duvarlara Hüzün aşkta boğulmaktır ve Kimsenin anlamamasıdır feryatlarınızı Hüzün içten içe yanarken Üşümek ve ürpermektir... Hüzün yalnızlıktır Yalnızlıksa soylu bir duygudur Kristal kadehle size sunulmuş Ve alışkanlık yapar... Hüzün uzaklara ait olup Yakınlara hapsolmaktır... Murat BAŞARAN |
| Saat: 23:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık