![]() |
HEPSİ SENİN İÇİN Dualar şahlandı mı gönüllerde Bir tek sen gelirsin aklımıza Ya Rab Günahlarımız sarsa da gönüllerimizi İçten içe ağlarız senin için Senden başka aşk var mı yeryüzünde Cennet cehennem için değil Senin rızan için Yükselir ellerimiz semaya İçimize verdiğin huzurla Tatlı bir tebessüm saçarız yeryüzüne İçimize verdiğin güvenle Dilimizden dökülen sözlerle anlatırız seni Seni anlatmaya sonsuzluk yetmez Bağışlayıcı nurunu anlatmaya diller yetmez Aşkını yaşamaya ömürler yetmez Sevginin, adeletin en güzel adısın Seni sevmek Dünyadan vazgeçmek Geçici olan âleme gözlerini yummak demek Ne olursa olsun Hangi dert olursa olsun yüreğimizde Yine sabırla sevmek var Aşkını dünyaya yansıtmak var Ya Rab Bir kez olsun gazapla bakışını düşünerek Küfrü kuytu topraklara gömmek var Hepsi senin için Gözlerimiz bir kez görse yüceliğini Biliriz bu diller susmaz hayranlığından Biliriz gözlerimiz görmez bir daha Güzelliğinin verdiği ışıktan |
http://img159.imageshack.us/img159/1773/70kucuk8ub1en.jpg TUTKU Gözlerimden gözlerine akan bir nehir olsa, Damarlarında dolaşıp, yüreğinde son bulsa, Sevgiden bir şelale akardı o kalbine, İnan ki bu aşk değil, Bir tutku aştan öte... |
BEDİR Hazırlanın uzunca bir yolculuk var şimdi. Asr-ı saadete Cezîretü’l-Araba gidiyoruz. Bismillah deyin Bedir’e öyle girin Gökte melekler, yerde siz Ve bekleyin sessiz... Gelince İyi bakın onlara; Hem kendi zamanlarının Hem tüm zamanların en cesur yiğitleridir onlar Gökte yıldız; yerde arslandır onlar Yüzyirmibeşbin beden Ama bir tek ruh, Muhammedî ruhtur onlar |
DAHİLEK YÂ RESÛLALLÂH DİYAMANDİ “YAMAN DEDE” (1888-1963 Gönül hûn oldu şevkinden boyandım yâ Resûlallâh Dahilek: Sana sığındımNasıl bilmem bu nîrâna dayandım yâ Resûlallâh Ezel bezminde bir dinmez figândım yâ Resûlallâh Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh Yanan kalbe devâsın sen, bulunmaz bir şifâsın sen Muazzam bir sehâsın sen, dilersen reh-nümâsın sen Habîb-i Kibriyâsın sen, Muhammed Mustafâ’sın sen Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh Gül açmaz, çağlayan akmaz, İlâhî nûrun olmazsa Söner âlem, nefes kalmaz, felek manzûrun olmazsa Firâk ağlar, visâl ağlar, ezel mestûrun olmazsa Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh Erir cânlar o gül-bûy-ı revân-bahşın hevâsından Güneş titrer, yanar dîdârının, bak, ihtirâsından Perîşân bir niyâz inler hayâtın müntehâsından Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh Susuz kalsam, yanan çöllerde cân versem elem duymam Yanardağlar yanar bağrımda, ummanlardan nem duymam Alevler yağsa göklerden ve ben messeylesem duymam Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh Ne devletdir yumup aşkınla göz, râhında cân vermek Nasîb olmaz mı Sultânım haremgâhında cân vermek Sönerken gözlerim âsân olur âhında cân vermek Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh Boynu büktüm, perîşânım, bu derdin sende tedbîri Lebim kavruldu âteşden döner pâyinde tezkîri Ne dem gönlüm murâd eylerse taltîf eyle Kıtmîr’i Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım yâ Resûlallâh Hûn: Hor ve zelil olmak Şevk: Arzu Nîrân: Nurlar, ateşler Bezm: Sohbet meclisi Figân: Bağırıp, çağırma Cemâl: Güzellik, yüz güzelliği Ferah-nâk: Neşeli, sevinçli Muazzam: Büyük Sehâ: Cömertlik Reh (râh): Yol Reh-nümâ: Yol gösteren Habîb-i Kibriyâ: Hz. Peygamberimizin özel sıfatlarından Felek: Gök, devir Manzûr: Bakış Firâk: Ayrılık Visâl: Kavuşma Mestûr: Örtü Bûy: Koku Revân: Giden Dîdâr: Görünme, yüz İhtirâs: Arzu Müntehâ: Sona erme Messeylesem: Dokunsam Haremgâh: Kişinin kendisine özel, herkesin giremedigi yer Âsân: Kolay Leb: Dudak Pây: Ayak, takat, iz Tezkîr: Hatırlamak Taltîf: İltifat, değer Kıtmîr: Ashâb-ı Kehf’in köpeğinin adı |
Beyitler Göklere yükselen şerefelerden Ezan, kurtuluşa çağrı sesidir. Şahadet parmağı şu minareler Yerlerin göklere seslenmesidir. Şadırvanda şırıl şırıl akan su Abdestle günahın dökülmesidir. Şu masmavi, yeşil, renkli çiniler Solgun bahçelerin yeşermesidir. Günde beş kez kılınan namaz Ruhun ötelere yücelmesidir. Gönül gönül, dil dil söylenen tekbir Ezelin ebede seslenmesidir. Secdeyle yıkanan müminin yüzü Kulluğun ışıkla bezenmesidir. Tövbe, sonsuzluğa açılan kapı Günahsa, ruhların kirlenmesidir. |
(F) (F) FARAN DAĞLARINDA AÇAN SEVGİLİ(F) (F) Selam sana nazlı Nebi Selam sana gözbebeği Mevla'nın kudretiyle selam. Selam sana nur-i dilara Selam sana Hakk habibi Rahman'ın kudretiyle selam. Selam sana Andelib_i Zişan Selam sana Muhammedi Cebrail'in yüreğiyle selam İbrahimce selam sana Rahimce selam sana Gafurca selam. Selam sana ey yetimler padişahı Selam sana Ahmedi nefesli yar Eyyupça selam sana Selam sana ya Habiballah Selam sana ya Nebiallah Selam sana ya Resulallah. Ya Resulallah Sen, sevmek için istenen Can, dudakta istenen Sevda ikliminin en güzel mevsiminin En güzel çiçeğisin. Cemre gibi düştün kainatın kışına Bahar, senin elinde doğdu Senin elinle indi toprağa Öyle bir sevildin ki Candan aziz bilerek Uğruna can verildi Ama bu, ölüm değildi Adını bir kez anan Bir kez gönülden anan Rahmetin nur kaynağı gözlerinde dirildi Şimdi biz de seni anıyoruz Mevla'mızın yeminleriyle anıyoruz seni Ey Faran Dağları'nda açan sevgili Fecre On geceye Her şeyin çiftine ve tekine Akşamın alacakaranlığına Kararıp bürüdüğü zaman geceye Açılıp aydınlattığı zaman Gündüze and olsun ki Sen olunca sitem yok Serzeniş yok Eyvah yok Alemlere ambersin O'ndan başka ilah yok Sen, en son peygambersin. Beni ilk öksüz oluşun vurdu Yetim kalışın yaraladı önce Elden ele dolaşmıştın Herkesin gözbebeğiydin Ama mahzun Ama kederli Bir yanın arşa kadar azamet Bir yanın ürkek Mekke akşamları yanar Verdiğin her nefeste Ve gökten inen bir sesle Allah korumasına alır. Senin derdin Allah'tı Hüznün kederin Allah Senin dostun Allah'tı Sana en yakın Allah. Biz seni göremedik ya Resulallah Uhud Dağı'nı seyrettik Okçular tepesinden bir sabah Bir Medine sabahında Uhud'u seyrettik Seni göremedik Ebu Ubeyde bin Cerrah sanki ordaydı Sanki mübarek yüzüne batan miğfer halkalarını Dişleriyle sökmek için nefes nefeseydi Kalbi yerinden fırlayacakmış gibiydi Seni öyle seviyordu ki Tenine bir dikenin batması bile O kalbi durdururdu. Biz seni göremedik ya Resulallah Uhud'u gördük bir sabah Malik bin Sinan olamadık Mübarek kanının, kanına karıştığı Malik bin Sinan sanki oradaydı Ve inemedik okçular tepesinden Sanki sen inin demeden inersek Uhud tekrar cehenneme dönerdi. Ey Faran Dağları'nda açan sevgili Güneşe ve onun ışığına Ardından gelmekte olan aya Onu ortaya koyan gündüze Onu bürüyen geceye Göğe ve onu meydana koyana Yere ve onu yayana and olsun ki Sen olunca sitem yok Serzeniş yok Eyvah yok Alemlere ambersin O'ndan başka ilah yok Sen, en son peygambersin Vazgeçtim seni hep ötelerde aramaktan Seni yüzyıllar öncesine hapsetmekten vazgeçtim Mesafelerden usandım ya Resulallah Sana sesleniyorum Alemlere rahmetsin Seslenince yanımdasın Burdasın Günahkarım Ama sen günahkarların umudusun Temizle beni ya Resulallah! Temizle beni ya Resulallah! Temizle beni ya Resulallah! Mescid-i Nebevi'de gördüm Mübarek sözlerinden birini süsleyip duvara asmışlar: "Benim şefaatim, ümmetimden büyük günahları olanlar için." Buyurmuşsun İçimde her şey üşür Rüzgar üşür Yağmur üşür Dua üşür Melekler üşür Isıtırsan bir sen ısıtırsın Medine'ye akan nur gibi ak kalbime Ey ban u cihan Yorgunum Güçsüzüm Çaresizim Sen çaresizlerin yardımcısısın Yüreğimi koşturdum Sana doğru Çatlarcasına koşturdum Kimseye hakkım yok Huzurunda sana ait varlıkları dava etmem Ben bir davalıyım Tükendim ya Resulallah Hicretimi kabul et ya Resulallah! Hicretimi kabul et ya Resulallah! Hicretimi kabul et... |
Büyüklük taslayan Şeytan iblis oldu, kibri yüzünden Nâr’ım deyip gurur duydu özünden Lanete uğradı tek bir sözünden Büyüklük taslayan, sonu böyledir Kibir taslayanlar boşa gerinir. Maymun yerde hoştur, gezer sürünür Yükseğe çıkınca kıcı görünür Artık arkasıyla önü böyledir Ben buyum ben şuyum, deyip avunan Her meziyetini sayıp savunan Sonra birden gözden kayıp dövünen Çatlak ses çıkarır tonu böyledir Tavus kuşu gibi gösteriş yapar Malına mülküne işine tapar Gururu yüzünden toplumdan kopar Kabesi nefsidir, yönü böyledir Mikdat der makamlar adam etmez ki Dünya onun olsa yine yetmez ki Onun bu gururun hoşa gitmez ki Öylesi alçaktır, ünü böyledir |
eline saglık güzel olmuş |
BEN_BİR "BAŞÖRTÜLÜYÜM" ELİMİZDE İSLAM SANCAKLARI GÖNLÜMÜZDE UMUT PARILTILARI HERGEÇEN GÜN KAYBOLAN ÜMİTLERLE BEN BİR BAŞÖRTÜLÜYÜM PAÇAVRA GİBİ YERLERE ATILAN ÖRTÜMÜZ HABİBİN MİRASIDIR BİZE BAŞÖRTÜMÜZ İTİLİP ÇEKİŞTİRİLMEKLE GEÇEN BU ÖMRÜMÜZ SÖYLÜYORUM BİZ BAŞÖRTÜLÜYÜZ İÇİMİZ YANIYOR BU ZULÜMLERE AYŞE FATMA,ZEYNEPLERE... DAVAMIZDAN HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEYE TAKTINIZ SİZDE BİR BAŞÖRTÜYE İSLAM SANCAĞI ELİMİZDE KOR GİBİ TAŞIRIZ ONU YÜREĞİMİZDE BU MİRASDIR EBEDE GÖTÜRÜLEN ÖMRÜMÜZDE KURAN ,SÜNNET, BAŞÖRTÜMÜZLE MAPUSLARA GİRİLDİ ÇİLELER ÇEKİLDİ.. KALBİMİZDE YANKILANAN İSMİN LE DUALAR EDİLDİ MÜSLÜMAN GENÇLERİZ DUA EDERİZ BAŞÖRTÜMÜZE LEKE SÜRDÜRMEYİZ OKUL KAPILARINDAN DÖNDÜRDÜLER PAÇAVRA GİBİ SAÇIMIZDAN ÇEKTİLER GÖNÜLLERİ SIZLAMAYAN O KARDEŞLERE EDİVERDİK ÇOK DUA BİZLERDE.. BAŞÖRTÜLÜYÜM ÇEKİYORUM ÇİLELERİ BAŞÖRTÜLÜYÜM GURURLA SÖYLÜYORUM BU SÖZLERİ EBRU KARDEŞİNİZ SESLENİVERDİ TÜM İMANSIZLARA BİTMİYECEK BİLSİNLER Kİ BU DAVAMIZDA -EBRU UYANIK- |
SADIK İNSAN (Doğru İnsan) Doğru insan belli olur sohbetinden sözünden, Doğruluk ayna gibi görünür cemalinden yüzünden. Özü doğru olanın sözü de doğru olur, Zira kişinin içindeki ne ise dışına o vurur. *** Menfeatini aramak her kişinin kârıdır, İyilik ile mertlik, er kişinin kârıdır. Eğriler menfeat çabasıyla ölürler, Doğru olanlar menfeati aramadan bulurlar. *** Doğru olanlar birer birer dizilir, Bu gün kıymeti bilinmese yarın bilinir. *** İnsan olan zarar görse bile doğru söyler, Doğru gideni Canabü Allah yardım eder. Doğru olsun her zaman sözünüz, Hiç bir yerde kızarmaz yüzünüz. *** Doğrulukla yürürse özünüz, Hakkı görür her zaman gözünüz. |
| Saat: 09:13 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık