![]() |
Kahraman Tazeoglu'nun Seni Intihar ettim isimli Siirine yapmis oldugum calismayi burdan paylasmak istedim http://img207.imageshack.us/img207/7105/dsnebilmek.png http://img408.imageshack.us/img408/3982/infaz.png http://img151.imageshack.us/img151/2015/ogece.png http://img361.imageshack.us/img361/687/len.png http://img87.imageshack.us/img87/2195/81394984.png http://img139.imageshack.us/img139/3603/intihar.png http://img4.imageshack.us/img4/9206/katil.png deli dolu geçtik ateş hatlarından sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde sevdikçe korktum korktukça daha çok sevdim er geç birbirini boğacaktı bu duygular biliyordum neden sonra farkına varıyor insan ayağına takılan bütün taşları yoluna kendi döşediğinin senin yarınlara inancın benden yüklüydü daha cesaretliydin planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar er geç açacaktı biliyordun deli sevdalı çocuk ruhumun nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı değersiz değerlere sırt dönmüş güvenli saflığında bir sonsuzluk buldun kendine ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza sonra birden yeşil bir kentte ılık bir yaz gecesine astın beni sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi ödedim cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü son sözün ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim anılar kemirdi yüreğimi felç oldu hislerim zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden tek bir saniye bile süzülmüyordu ters çevirmeye cesaretim yoktu çünkü yeniden başlayacak bir hayatın korkağı olmuştum aşkların sonrasında hüzün vardır ya sen hüznü boğarsın ya da hüzün seni boğar ama birisi kanatlarını kırarsa eğer yaralı kuş rolüne soyunacağına yürümeyi denemelisin hayata dönmelisin bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü ve sonunu infaz ediyordu içimde o gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer ölen ben olurdum o gece hayatın lekesiz bir anında seni intihar ettim şimdi katil benim artık güncemde bir boşluksun yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun ve sana ait sandığım her şeyin aslında benim olduğunu öğreniyorum hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin kendimi keşfettikçe seni kaybediyorum ve ufkuma sensizliği korkusuzca geriyorum KAHRAMAN TAZEOGLU |
Düşkavuran Gittiğine inansam dönmeni beklerdim Köhne gemiler geçiyor içimden Hangi sokağa dalsam hangi kapıyı açsam Ardında sen Hep sesine bir kulaç kala boğuluyorum Bilmem Sen mi erken demir alıyorsun Ben mi geç kalıyorum Ellerimi bıraktığın yerden Çığlar yuvarlanıyor ta şurama Her gece fırlatıp denizlere Yitirilmiş tebessumleri bir cigarayla parmak uçlarımı öldürüyorum çürümüş rüyalardan arta kalan mirasınla yolcusuzu yollara döndüm alnımdaki girdaplar şimdi kan tarlası fırtınalar kopuyor demişsin yüreğinin en rüzgarsız yerlerinde oysa ben bin mevsim sana fırtınalandım sen bilmedin gittiğine inansam dönmeni beklerdim Kahraman Tazeoğlu |
Usta Umrumdan taşıyor zamansızlığım. İsmin içimde titriyor sesin sesime düşüyor; ses veriyorum... Oysa sen en sağır yarasın yüreğimde... Gözlerini günceme düşürdüğümden bu yana yorgunum gitmelerin tümüne. Gözlerini günceme düşürdüğüm günden bu yana dipnotlarda çürüyor sevda adına ne varsa... Meğer ne çok beklemişim gelmeyişlerini. Sen beni anlarsın be usta ne garip sıkıntıdır şu suskunluğuma en uygun makamı bulamamak. İçimin buz kestiği yerden çıkıp geliyorsun gözlerime. Sen geldiğinde ise düşürmüş oluyorum düşünden kendimi... Kahraman Tazeoğlu |
Bir şeyler eksik Belki de her şey. Varsın yokmuş gibi. Bu yüzden seviyorum seni. Gözlerine son kez batıp çıkmadan yaşadım demeyeceğim seni Gelişin bir bayram sevinciyle dokunacak yüreğime. Uğursuz bir düşüncerahat bırakmayacak beynimi. Gelişinle aslında en çokta gidişine asacaksın boynuma. Sevgin düğümlenecek boğazıma. En çok sana yakıştırdığım için aşkı ‘’AŞKIM’’ diyeceğim yeniden. AŞKIM seviyorum seni YENİLMEDEN Per perişan geçtim gözlerinin karanlık mavisinden.. Kaç zamandır yangınlardan kaçıyorum. Korkaklığımın acılığı dilimin ucunda. Yüzüm kaldırım taşlarının ezikliğinde toz toprak içinde. Koşuyorum alabildiğine yüreğine. Resmin elimden düşüyor istanbul ölüyor koynumda. Seni seviyorum. Baktı gözlerime güldü. “ÇOCUK” dedi git başımdan bakma öyle gözlerime. Yorgunum açma yüreğimi. Dokunma. Yaralıyım geçmişten yana Ben bir ağlasamsele karışır bedenim. Ağlatma çocuk git dedim sana. Bak çaresizliğim aldı başını yürüdü. Senden ÇOCUK sen gibilerden medet umar oldum. Nasıl büyüklük bu söyle! Senin masallarında büyükler ağlar mıydı Boyun eğer miydi? Eğdim! Çocuğum ben Boyun eğdim.. Utanıyorum Bedenim binlercesinin ayağı altında. Canım yandı bağıramadım ÇOCUK. Büyüklerin canı yanar mıydı senin masallarında. Kahramanlar ağlar mıydı? Ağlarsam kan kokar bedenim. İnsanlar kanar kan selleri çocuk denizime karışır en çok ondan korkarım. Denizim bir gün bırakıp gidecek beni. Bağrını binlerce gemi parçalamış dün söyledi. Suyunu kirletmişler utanıyormuş benim yüzüme bakmaya. Ne istiyorlar ÇOCUK benden. Ben istemedim ki bu yazgıyı Ben yazmadım Tarihe yazıldığı gün adım işgale yeltendi gözünü hırs bürümüş insanoğlu. Yağmalandım hırpalandım yenildim. Güçlüyüm hala Nice kötülüğü nice iyiliği gördüm geçirdim. Aşklar yaşadım çoktular aşklar yaşadım azaldılar…’’ Adını sordum sustu Anladım adı İSTANBULDU Kahraman Tazeoğlu |
|
Beni Susarken Bölme!Yüzünün hangi oylumuna takılsam Uçsuz uçurumlara düşüyorum Ağlayınca şişen göz kapaklarında Hangi tankerleri yüzdürdün bu akşam? Sığınağımıza kaçan birkaç damla yağmur Gözyaşına mı karıştı yoksa? Fazla değil mi bu sessizlik ikimize?! Beni susarken bölme! Satır aralarındaki sızıntıdan kendimi ele veriyorum Ben sana, seni gösteren bir aynaydım Dökülseydi sırlarım sen de göremeyecektin Ben ki kendimi yine sırlardım Sen kendine yeni aynalar bakmasaydın Buldun mu yüzüne en uygun olanını? Ve ağrılarını saklayabildin mi, sırsız aynaların sırrına? Kulaklarıma sağır sesler peydahladım Beni susarken bölme! Az daha doğduğumuz öykü de ayaküstü ölüverecektik; Anamızdan emdiğimiz acılar burnumuzdan gelecekti az daha… Dipsizliğinde dibi tutarmış sandık, sanma oyunlarımızda Meğer suskunluğumun dibi karaymış Ben kuyu sanmışım Beni susarken bölme! Merhemine biraz Ağrı sür biraz Toros Yol ortasında adresim yutuluyor bırakma ellerimi Duru durdurmaya duramıyor, durak sandığımda köprüleri Oysa her şeyi birleştiren köprüler yine ayırdı bizi Saçlarını sakladığın rüzgarı biraz savursan Açılmayacaktı bu kıyı şeridinden Zulamdaki sardunya suskuları Beni susarken bölme! Ellerin büyükken ellerimden Hangi coğrafyama sakladın, mendilleşen parmaklarındaki yaşları? Bana do minör bağırma Uslu bir su kuşuyken bünyemde Verdiğin geçici rahatsızlık için, ömür dilerim senden sadece! Ben sana ne yaptımların kaldı bak Bu ucube caddelerde Susmanın onaylamak olduğunu hatırlattığın bir gecede Beni susarken bölme! Kahraman Tazeoğlu |
| Saat: 23:13 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık