MsXLabs
Sayfa 6 / 28

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Fıkralar/Komik Olaylar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/6307-fikralar-komik-olaylar.html)

Misafir 4 Mart 2006 00:52

Karne

http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."


Temel ve maymun
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"



Hakemler bizde

Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..."


Misafir 4 Mart 2006 00:54

Allah şimdi ne yapıyor

Bir gün yolda yaya giden bir bektaşinin önüne bir atlı çıktı: - "Baba" dedi, "bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?" Bektaşi yanıt verdi: - Elimden gelen bir şeyse, hay hay oğlum. - Şunu öğrenmek istiyorum: Şu anda Allah ne yapıyor? Sualin münasebetsizliğine içerleyen derviş, hiç belli etmemiş: - Yanıt veririm ama bir şartla, sen o attan in, ben bineyim. - Neden? - Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir de ondan! Adam attan inmiş, Bektaşi binmiş. Adam: - "Hadi" demiş "söyle bakalım. Allah şimdi ne yapiyor?" Bektaşi: - "Ne yapacak" demiş, "atı senin gibi bir budalanın elinden alıp, benim gibi bir akıllıya veriyor". Ve çalakamçı uzaklaşmış.



Kurşun

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"




Kadın için

Kayserili Pire Memet, istasyonda çok sıkışınca, gözü hiçbir şeyi görmez olup kadınlar tuvaletine doğrulmuş. Bir hemşehrisi önüne geçmiş: - Ne yapıyorsun, burası kadınlar için... Uçkurunu eline almış olan Pire Memet: - "Bu da kadınlar için!" deyip içeri dalmış.


NihLe 4 Mart 2006 14:02

Hocaya sormuslar
- Hocam dunyanin merkezi neresi.
Hoca demis.
- Google da girip "dunyanin merkezi" diye arattir demis.


:banana: :rofl: :banana:


semiramis_sem 8 Mart 2006 13:54

Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına gider..

-Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz mü?..

-Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?.

-İyi.. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracağım. Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz.

-Hocanın keyfi yerinde.. Teklifi kabul eder ve öğrenci sorar -Yasal olup, mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olup, yasal olmayan nedir?
-Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?

Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir..

Ama aklı da soruda kalır.. Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar.

Öğrenci hemen cevap verir;

"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz. Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. Bu mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu ise ne mantıklı, nede yasal."


msnci artist 8 Mart 2006 14:29

bir gün bisiklet sürüyoz arkadasla güm deyi ses bir baktim tekerlek patladimi diye tekerlekte bisey yok meersem arkadas bomba patlatmis


akalla 8 Mart 2006 18:48

ADAMIN BİRİ HER GÜN AYNI BARA GİDİP SÜREKLİ ÜÇ TANE BİRA SÖYLER OTURUR HER BİRİNDEN YUDUM YUDUM İÇER BİTİRİR GİDERMİŞ BİR GÜN GARSON DAYANAMAMIŞ SORMUŞ KUSURA BAKMAYIN ÇOK MERAK ETTİM NEDEN SÜREKLİ ÜÇ BİRAYI AYNI ANDA İSTİYORSUNUZ TEKER TEKER NEDEN SÖYLEMİYOSUNUZ DİYE ADAM BENİM İKİ KARDEŞİM DAHA VAR ONLAR UZAKTALAR BEN ONLARLA İÇİTİĞİMİ HAYAL EDİYORUM İYİ OLUYOR DEMİŞ NEYSE ADAM BİR GÜN YİNE GELMİŞ BU SEFER İKİ BİRA SÖYLEMİŞ GARSON PANİKLE BİRAYI GETİRMİŞ VE SORMUŞ AFEDERSİNİZ KARDEŞLERİNİZDEN BİRİNE BİŞEY Mİ OLDU? ADAM GÜLÜMSEYEREK YOK YOK PANİK YAPMA BEN İÇKİYİ BIRAKTIM DEMİŞ...:D :D :D :)


Misafir 8 Mart 2006 21:40

Bir gece.. Genç kız evine biraz üzgün dönmüştü... annesine, "Bir saat önce Kemal evlenme teklif etti" dedi... Annesi ; "Peki neden böyle üzgün duruyorsun o zaman?" diye sordu... "Kemal ateist olduğunu itiraf etti. Cehennemin varlığını bile inkar ediyor"... Annesi cevap verdi... "Sen yine de evlen kızım... ikimizin arasında kalsın... Nasıl olsa kısa zamanda yannıldığını ispatlarız biz ona".


Pollyanna 9 Mart 2006 17:43

elma şekeri
Kel ve tahta bacakli bir adam, kiyafet balosuna davet
edilir. Kel
kafasindan ve tahta bacagindan utandigi igin ne yapacagini
bilemez ve kiyafet balosu icin kiyafetler satan bir firmaya mektup
yazip sorununu anlatir. Bir sure sonra firmadan bir paket ve
yaninda bir mektup gelir:

"Sayin Bayim, Lutfen ekteki pakette bulunan korsan kostumunu
kontrol ediniz.

Bandana, kelliginizi saklayacak, kiyafeti giyince de tahta
bacaginizla, tam bir korsana benzeyeceksiniz."

Adam gozlerine inanamaz. Firma, takma bacagini iyice
vurgulamistir >>bu kiyafetle. Hemen kaleme kagida sarilir ve
oldukca agir bir mektup yazar ve kiyafeti de geri gonderir.

Birkac gun sonra, firmadan baska bir paket ve mektup alir:

"Sayin Bayim, onceki hatamiz icin ozur dileriz. Lutfen ekteki
pakette bulunan papaz kostumunu kontrol ediniz.

Uzun cuppe, takma bacaginizi saklayacak ve kel kafanizla, tam
bir papaza benzeyeceksiniz.

Adam kopurur. Bu sefer de kafasini iyice ortaya cikarmislardir..

Oturup hakaret dolu bir mektup yazar ve kiyafeti de tekrar
geri gonderir.

Birkac gun sonra firmadan tekrar bir mektup ve yaninda cok
kucuk bir paket gelir:

"Sayin Bayim, onceki hatalarimiz icin uzgunuz. Lutfen size
ekte gonderdigimiz visne receli kavanozunu kontrol ediniz, receli
kel kafaniza dokun, tahta bacaginizi kiciniza sokun, ve baloya
elma sekeri kiliginda gidin."



Misafir 10 Mart 2006 03:54

AMERİKAN ŞAKASI
John'la James kır gezintisine çıkmışlardı. Bir ara John, James'e yerdeki sığır tersini gösterdi: - Bak James... Günün birinde öleceksin, mezara koyacaklar, mezarının üstünde otlar bitecek. Otları inekler yiyecek. İnekler işte böyle pisleyecek. Ben, bunu görünce, "Yazık... Ne kadar değişmissin James," diyeceğim. James dedi ki:
- Önce sen öleceksin, John. Mezara gireceksin. Mezarının üstünde otlar bitecek. Onları inekler yiyecek. İnekler işte böyle pisleyecek. Ben, bunları görünce "Hiç değişmemissin be John!" diyeceğim


ARASI YOKMUŞ
Gözü, bankta oturmuş portakal soyan adama takıldı. Soyuyor, tuzluyor, yanındaki çöp kutusuna atıyor... Bir süre izledikten sonra yanına gidip sordu:
- Afedersiniz, güzelim portakalları tuzlayıp çöpe atmanız garibime gitti de...
- Efendum, penum tuzlu portakalla aram eyu değuldur da...

ASKER N'APMAZ?
Komutan içkiyi yasakladı ve duvara "Alkol öldürür" diye yazdırdı.
Ertesi sabah, bu yazının altına bir cümle eklenmişti: "Asker ölümden korkmaz".

CENAZE
Hindistan'a, kaplan avına giden John'un ailesine gelen telgrafta şunlar yazılıydı:
"John, avda öldü. Cenazesi ayın 17'inde Londra'da olacak."
Ayın 17'sinde John'un ailesine kafes içinde büyük bir Bengal kaplanı geldi. Bunun üzerine aile, Hindistan'a telgraf çekti:
"Kaplanı aldık. John'un cenazesini bekliyoruz."
Cevap geldi:
"John'un cenazesi kaplanın karnında."

ÇOCUK MOCUK
Adanalı İsmail Safa Beye dostlarından biri sormuş:
- Adanalılar neden hep çatal matal, bacak macak diye konuşurlar?
- Öyle söyleyenler çocuk mocuktur!


Misafir 10 Mart 2006 03:56

ENAYİ
Bir yığın sebze yüklenmiş el arabasını kan ter içinde yokuş yukarı çıkarmaya çabalayan manav çırağına acıdı, yardım etti. Güç bela yokuşun başına geldiler. Geniş bir soluk alarak sordu: - Oğlum, tek başına bu kadar yükü taşıyamayacağını ustana söylemedin mi? - Söyledim ama... - Öyleyse niye taşıttı? - "Sana yardım edecek bir enayi bulunur" dedi.

EŞEK BOYAMAK

Kayseri'ye yeni gelen yabancı, ayakkabısını boyatırken boyacıya takılmış:
- Siz Kayserililer eşeği boyayıp babanıza satar mısınız. Nasıl yapılır bu is?
Boyacı, fırça sallamayı sürdürerek:
- İşte, demiş, eşeği böyle boyarız!

HAP
Bir adam uçağıyla Afrika'nın üzerinde gezerken birden uçağı arızalanır ve ormanlık bir alana düşer. Üstüne üstlük bir afrika kabilesinin ona doğru yaklaştığını görür. Adam içinden "İste şimdi hapı yuttuk" der. O anda düşüncesinde Nur yüzlü dedenin sesini duyar.
- Hayır evladım henüz hapı yutmadın.
- Peki ne yapmam gerek ?
- Şuradaki mızrağı görüyormusun? - Evet.
- Al onu öndeki renkli giysili adamın tam kalbine batır.
Adam mızrağı alır ve adamın tam kalbine batırır.
-Evladım işte şimdi hapı yuttun.

İSİM
Adamın biri birgün yolda giderken bir çocuk görür ve çocuğu çok sevimli bulur çocuğa senin adın ne der çocuk tam söyleyeceği sırada dur ben tahmin edeyim der ama baş harfini söyle der çocuk -y der adam başlar saymaya -yasin çocuk başını sallar -yusuf çocuk gene başını sallar adam y ile başlayan tüm isimleri sayar çocuk her seferinde başını sallar adam iyice sinir olur kız isimleride saymaya başlar çocuk gene başını sallar adam en sonunda bilemedim ne lan senin ismin der çocuk -yamazan der

KIRK YILLIK SİRKE
Bir dostu, Hoca'ya sormuş: - Sende kırk yıllık sirke varmış? - Var. - Biraz versene. İlaç yapacağım. - Yoo... Her isteyene verseydim kırk yıldır durur muydu?


kambis 11 Mart 2006 00:41


Denize girmek yasak
Bir grup İngiliz, Amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. Birden şiddetli bir fırtına kopmuş. Geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş. Fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmemiş. Bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış. "Git bir de sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeyi" demiş. Tayfa gitmiş ve kısa bir süre sonra geri dönmüş. Kaptan merakla sormuş:
-Eee, noldu?
-Hepsi atladılar efendim.
Kaptan çok şaşırmış:
-Nasıl olur, daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı. Ne dedin onlara?
-Çok kolay. İngilizlere "Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalılar" dedim.
Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu için çok faydalı olduğunu söyledim.
-Peki ya Türklere ne dedin?
-Onlara da "Denize girmek yasak! " dedim.



kambis 11 Mart 2006 00:53

Safari
Bir Amerikali ile Japon safari'ye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik silahlarıda birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş....
Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş :
-Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın ?
-Yoo, senden hızlı koşsam yeter.

Ekmek ve Ördek
Ördek bara girer ve barmen'e:
- ekmek var mı
- yok
- ekmek var mı
- yok
- ekmek var mı
- yok
- ekmek var mı
- yok dedik ya
- ekmek var mı
- eğer bir daha sorarsan seni duvara çivilerim
- çivi var mı
- yok
- ekmek var mı



Misafir 11 Mart 2006 12:21

SÜPER KOCA


Çok zengin bir kadin kocası öldükten sonra uzun yıllar yalnız yaşar ve sonunda dayanamayıp koca aramaya başlar. Tüm adaylari eler fakat kimseyi begenemez ve Japon kızı Kuni'den ilham alıp gazeteye ilan vermeye başlar.
Gazete ilanında da şu bilgiler yer alır:
1. Beni asla dövmeyecek
2. Asla sıkılıp kaçmayacak
3. Yatakta muthiş olacak
Derken bir gün kapı çalar ve kapıya koşan kadın elleri
ayaklari olmayan bir adam bulur karsisinda. Dayanamaz
sorar:
- "Kimsin ve ne istiyorsun?"
- "Kocanız olmak istiyorum" der adam.
- "Ellerim yok sizi dovemem, bacaklarim yok kacamam"..
Kadin sorar:
Peki yatakta iyi olduğunu nasıl ispat edeceksin?
Adam cevap verir:
- Kapıyı nasıl çaldım zannediyorsun?!


venüsün_kızı 11 Mart 2006 14:36

Enayimiyim Ben

http://www.herseynet.com/fikralar/resim/deli.gifDelinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş.
Bunu gören doktor: - Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı. Deli hemen cevap verir: - Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben!



venüsün_kızı 11 Mart 2006 14:44





TEMEL VAMPİR

Bir İngiliz vampir, bir Fransız vampir, bir de Temel vampir
Uçakta gidiyorlarmış. Bir sure sonra İngiliz vampir aralarından ayrılmış, aşağılara dalmis. Bir sure sonra geri gelmiş ki, ağzı yüzü kan içinde.
Sormuşlar: - Ne oldu, nereye gittin?
İngiliz vampir : - şu aşağıdaki beyaz evi gördünüz mü?
Cevap:- Gördük.
İngiliz Vampir : - Onun yanındaki duvari gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
İngiliz vampir : - Onun yaninda uyuyan küçük çocuğu gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
İngiliz vampir : - İşte ben o çocuğun kanını içtim, geldim.

Yolculuk devam eder. Bir süre sonra Fransız vampir de ayni şekilde ayrılıp aşağılara gider ve geldiginde onun da yüzü gözü kan icindedir.
Yine sorarlar: - Nereye gittin?
Fransiz Vampir: - Şu aşağıdaki ağacı gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransiz Vampir: - Onun yanındaki küçük kutuyu gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransiz Vampir: - O kutuya yaslanmış yatan adamı gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransız Vampir : - İşte ben o adamın kanını içtim geldim.

Yolculuk yine devam eder. Bir sure sonra Temel Vampir ayni şekilde ayrılır ve o da ağzı yüzü kan içinde geri gelir.
Ona da sorarlar: - Nereye gittin?
Temel Vampir: - Şu aşağıdaki evi gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Temel Vampir: - Peki onun yanındaki direği gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Temel Vampir: - İşte ben o direği görmedim.........

ansız vampir, bir de Temel vampir
Uçakta gidiyorlarmış. Bir sure sonra İngiliz vampir aralarından ayrılmış, aşağılara dalmis. Bir sure sonra geri gelmiş ki, ağzı yüzü kan içinde.
Sormuşlar: - Ne oldu, nereye gittin?
İngiliz vampir : - şu aşağıdaki beyaz evi gördünüz mü?
Cevap:- Gördük.
İngiliz Vampir : - Onun yanındaki duvari gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
İngiliz vampir : - Onun yaninda uyuyan küçük çocuğu gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
İngiliz vampir : - İşte ben o çocuğun kanını içtim, geldim.

Yolculuk devam eder. Bir süre sonra Fransız vampir de ayni şekilde ayrılıp aşağılara gider ve geldiginde onun da yüzü gözü kan icindedir.
Yine sorarlar: - Nereye gittin?
Fransiz Vampir: - Şu aşağıdaki ağacı gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransiz Vampir: - Onun yanındaki küçük kutuyu gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransiz Vampir: - O kutuya yaslanmış yatan adamı gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransız Vampir : - İşte ben o adamın kanını içtim geldim.

Yolculuk yine devam eder. Bir sure sonra Temel Vampir ayni şekilde ayrılır ve o da ağzı yüzü kan içinde geri gelir.
Ona da sorarlar: - Nereye gittin?
Temel Vampir: - Şu aşağıdaki evi gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Temel Vampir: - Peki onun yanındaki direği gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Temel Vampir: - İşte ben o direği görmedim.........





Misafir 11 Mart 2006 15:27

TESADÜF BU YA!

Kopenhag'da bir genç doğum kliniğine girip da­nışmaya başvurdu:
— 48 numaralı odada
yatan genç kızla görüşmek
istiyorum.
Nöbetçi hemşire sordu:
  • Hay hay! Siz nesi oluyorsunuz hastanın?
  • Ben mi? Erkek kardeşi?
Bu sırada hemşirenin yanında duran hanım hemen atıldı:
— Öyle mi? Çok memnun oldum tanıştığımıza. Ben
de annesiyim...
EVLİLİĞİN BÖYLESİ

Nasrettin Hoca evlen­ meye niyetlenir. Eş- dost bir hatuncağızı öve öve göklere çıka­ rırlar.
  • Şöyle huylu!
  • Böyle soylu!
— Dünyalar güzeli... Hoca'nın gönlünü çelerler.

Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Ho­ ca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Çirkin bir gelin.
Gelin hanım, kocasına sadakatini göstermek için:
— Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, ki­
me görünmeyeyim? diye sorar.
Hoca şaşkın:
— Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen
görün... der.
DOĞRU SÖZ

Müfettiş, öğrencilere sorar:
— İçinizde en uslu kim?
Öğrenciler, hep bir ağızdan - cevap verirler:

— Öğretmenimiz!
GEZGİN


Hoca'nın hanımı çok gezermiş. Düğün-dernek, bayram-seyran... dolaşırmış.
Hoca'nın dostları:
— Hocam, yenge biraz çok do­ laşmıyor mu? derler.
Ne de olsa hatunu. Hiç laf söy-

letir mi Hoca...
  • Hiç sanmıyorum, der ve ekler:
  • O kadar dolaşsaydı, bazen bize de uğrardı...
EŞEK BAŞI

İstanbul'a yeni gelen köylü, ku­ yumcu dükkânının vitrinini merakla inceliyordu. Kuyumcunun çırağı, onunla alay etmek için:
  • Hemşerim, dedi, ne bakıyor­
    sun öyle?
  • Hiç... Bu dükkânda ne satılır
    diye merak ettim de...
Çocuk güldü:
  • Eşek kafası satılır.
  • Allah versin... Alışverişiniz yolunda olmalı...
  • Nereden bildin, dayı?
  • Baksana, koca dükkânda seninkinden başka kal­
    mamış!


shaggy 12 Mart 2006 14:17

TARİHTE LAFI GEDİĞİNE OTURTANLAR
 
1. Churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif
partiden bir kadın milletvekili, Churchill' e kızgın kızgın şöyle
seslenir:
-"Eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."

Churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır:
- "Hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."


2. Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş.
Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni
söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu
alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrates, gayet sakin:
- "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak
zaten bekliyordum" demiş.

3. Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sık sık
birbirlerini iğnelermiş. Bernard Shaw, bir oyununun ilk
gecesine, Churchill' i davet etmiş ve davetiyeye de
bir pusula iliştirmiş:
- "Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp
gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa."

Churchill, hemen cevap göndermiş:
- "Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için
oyununuzu
seyretmeye gelemeyeceğim. İkinci gece gelebilirim,
tabii oyununuz ikinci
gece de oynarsa."


4. Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve
felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta
zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır.
İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. Mağrur zengin,
hor gördüğü filozofa:
- "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der.
Diyojen,
kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:
- "Ben çekilirim."


5. Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye
hasımlarından biri:
- "Efendim" demiş, "Kulaklarınız, bir insan için
biraz büyük değil mi?"
Galile: - "Doğru" demiş, "Benim kulaklarım bir
insan için biraz
büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük
sayılmaz mi?"



Misafir 12 Mart 2006 14:46

Bush`un Pulu

http://www.herseynet.com/fikralar/resim/politik.gifBaşkan Bush'un yeni talimatı:
- Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..."

Bush ve Şoförü

http://www.herseynet.com/fikralar/resim/politik.gifGeorge W. Bush şoförüyle bir kır gezisine çıkar. Arabayla giderken bir tavuğu ezerler. Meseleyi tavuğun sahibi olan çiftçiye kim anlatacak diye düşünürken Bush âlicenap bir tavırla şoförüne şöyle der:

"Bana bırak. Ben Dünya'nın en güçlü adamıyım. Çiftçi bana muhakkak anlayış gösterecektir." Bush çiftçinin evine girer ve bir dakika sonra da nefes nefese koşarak geri döner.
Göz morarmış, surat dagılmış haldedir. Şoförüne "Çabuk toz olalım burdan!" der.

Aksilik bu ya, arabayla daha 20 metre gitmeden bu defa da orada gezen bir domuzu ezerler. Bush korkulu gözlerle şoförüne bakar ve "Şimdi adama gidip söyleme sırası sende!" der.

Şoför çiftliğe gider. Bush da arabada bekler. 10 dakika, 20 dakika 30 dakika derken....Şoför bir saat sonra sarkı söyleyerek, gülerek, cepleri para dolu ve kolunda irice bir meyve sepeti ile geri gelir.

Bush şaşkın bir halde sorar: "Çiftçiye ne dedin ki bu kadar ikrama boğdu seni?" "Valla ben de anlamadım" der Şoför. "Ben ona sadece şöyle dedim:
Iyi günler. Ben George Bush'un şoförüyüm. Domuz öldü!

Bakan

http://www.herseynet.com/fikralar/resim/politik.gifBir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.Ne yapsa makbule geçmiyor,

basın hergün kendisiyle uğraşıyordu.Nihayet :

-Öyle bir şey yapayım ki,gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve ilan etti :

-Pazar günü saat 10`da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.

Pazar sabahı saat 10`da tüm basın mensupları toplandılar orada.Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı.Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti.Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı.

Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu :

-Bakan yüzme bilmiyor!


Misafir 15 Mart 2006 15:49

Deriyi sertleştiriyor


Bir genç berbere gider ve koltuğa yerleşir.Beş dakika sonra kendisini traş etmekte olan gencin tam sarhoş olduğunu farkeder....
İyi kalpli adamın yüzü her yandan başlar kanamaya.Çok çekingen olmasına rağmen, yavaşça der :
-Görüyormusun insan çok içince neler oluyor!...
Berber yanıt verir :
-Ben de size tam bunu söyleyecektim!Deriyi sertleştiriyor!...




Uzun Bacaklı Piliç


Adam bara gitmis tam arkasinda bir devekusu..
- "Bir bira..!" demis adam..
- "Ben de..!" demis devekusu.
Barmen servisi yapmis..
- "Hesap üç dolar kirkiki!" demis..
Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip bara koymus. Saymis barmen.. Kurusu kurusuna 3 dolar 42!..
Ertesi gün
- "Viski!" demis adam.
- "Ben de!" demis, devekusu.
- "Yedi dolar ondört!" demis Barmen..
Yine elini cebine atmis adam.. Pat!. Çikartmis parayi. Tami tamina 7 dolar 14.. Günlerce devam etmis bara gelisler.. Içki.. Aynisi devekusuna.. Aynen cepten para..
Merak etmis barmen sonunda..
- "Kuzum nedir bunlar..
Parayi saymadan tami tamina çikariyorsun cebinden.."
- "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam..
- "Ne alirsam.. Bir bardak su veya bir Rolls Royce cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!"
- "Peki.. Peki bu devekusu?" diye sormus Barmen..
- "Haa o mu?!" demis adam.. "Bir de benimle ayni zevkleri paylasan uzun bacakli bir piliç dilemistim..!"



kambis 15 Mart 2006 18:06

Ağanın Ayrıcalığı
Irgat koşa koşa ağasının yanına gelir;
-Ağam akşam rüyamda seni gördüm
-Hayırdır len nasıl gördün?
-İkimizde aynı uçakta seyahat ediyorduk.
-Eeee
-Sonra uçak arıza yaptı ve düştü.
-Hayırdır inşallah,ne oldu sonra?
-Ben b.. çukuruna, sen de bal çukuruna düştün.
-Olacak di mi o kadar fark. Ağalığım rüyada bile belli olmuş.
-Sonra birbirimizi yalaya yalaya temizledik.


Renk insanı değiştirir
Amerika'da bir fuar açılmıştı. Fuarda zencileri beyaza dönüştüren bir makine tanıtılıyordu. Denemek 10 dolardı. iki zenci fuarı gezerken bu makineyi gördüler ve denemeye karar verdiler. Birinin 11 doları diğerinin ise 9 doları vardı. 9 doları olan arkadaşına dönüp
-Sen 1 dolarını bana ver. Gidip birlikte beyaz olalım. dedi. Arkadaşı ise :
-Dur! Önce ben gireyim, deneyeyim. Eğer memnun kalırsam sana 1 dolarımı veririm. Sen de beyaz olursun. dedi.
Anlaştılar. Zenci gidip makineye girdi ve bir süre sonra beyaz olarak çıktı. Dışarıda kalan zenci duruma çok sevinmiş olarak arkadaşının yanına gidip :
-Hadi dedi. 1 doları ver ben de beyaz olayım.
-Hadi oradan pis zenci!




KA_JiN 15 Mart 2006 18:25

Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun;

-Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış;
- Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni..


pasaklikedi 18 Mart 2006 15:29

Dede Torun..
 
dede bahçede oynayan torununu izler.
torunu bahçede kazma kürek oynarken bi deliğin için de solucan bulur çekip
çıkarır solucanı o sıra dedesi bunu fark eder ve torunun zekiliğini olçmek
için yanına gidip - "o solucanı tekrar deliğe sokabilirmisin" der.
torunu:
-"evet dede" der.
dedenin suratında hafif bi tebessümle:
-"sen onu tekrar deliğe sok benden sana 10 lira " der.
çocuk içeri annesinin odasına koşar saç spreyini kaptığı gibi solucana
sıkmaya başlar solucan kalem gibi düzleşir.
geri bahçeye döner ve aynen çıkardığı gibi deliğe sokar dede şaşkın şaşkın
10 lirayı torununa verir..
ertesi gün çocuk gene bahçede oynar bu sefer ninesi yanına gelir çocuğun
eline 20 lira sıkıştırır ve:
-"sen dedene neler öğretmişin öyle" der...:naughty:




İşte Kadın Zekası

Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:

"Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der.

Müthiş heyecanlanan adam: "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir şaşkınlıkla.

"Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir.Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar:

"Sen içmeyecek misin?"

Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!"



http://www.mavikurgu.com/email/fikralar/resim/fikra%20adami.gif


Misafir 18 Mart 2006 23:12

HALİNE ŞÜKRET
Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
-Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!
Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata:
-Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak.
Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...
Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır:
-Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar:
-Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum.


venüsün_kızı 19 Mart 2006 18:10

6-0

6-0 biten galatasaray fenerbahçe maçından sonra gs li arif tanınmamak için yaşlı bir adam kılığına girer ve bır cafe ye gider. Cafe de yanına yaşlı bır bayan yanaşır ve : -"naber Arif" der.

Bunun uzerıne arif delirir nasıl tanıdı bu kadın beni diye düşünüp durur. Ertesi gün yine aynı cafede aynı kadın yanaşır arifin yanına yine -"naber arif" der.

3.gün arif cok değişik bır kılıkta gider cafeye ve yine aynı kadın yanaşır ve yine -"naber arif" der. Arif dayanamayıp sorar nerden tanıyosun beni diye.
Yaşlı teyze : -"olum ben bülent len" der.


melish 19 Mart 2006 19:08

Adamın teki iflas etmiş karısı yanında olmuş

Adam kaza geçirmiş karısı onu hiç bırakmamış

Adam ayağını kırmış karısı başından ayrılmamış

Adam sonunda kanser olmuş;
"Sen ne uğursuz kadınsın be bırakta son nefesimi rahat vereyim demiş...


pasaklikedi 20 Mart 2006 12:01

Bir çift küpe..
 

Bir çift küpe

Kuyumcuya giren kadın 'Şu nikah yüzüğümü kesip
bana bir çift küpe yapar mısınız?' diye sormuş?.
Kuyumcu yüzüğü eline alıp bakmış, yüzüğün üstünde
'Seni seviyorum' yazıyormuş.
Kuyumcu 'Hanımefendi, neden bu yüzüğü kestirmek istiyorsunuz? Belli ki bir hatırası var' diye sormuş?.
Kadın 'Bu benim nikah yüzüğüm.

Kocamdan ayrıldım. ?
şimdi küpe istiyorum. 'Seni' kelimesi
küpenin bir tanesinde, 'seviyorum' kelimesi de
diğerinde olsun.'
Kuyumcu yine sormuş 'Neden acaba?'
Kadın 'ileride böyle cümlelerin bir kulağımdan girip
digerinden çıkacağını göstermek için.'



http://www.mavikurgu.com/email/fikralar/resim/fikra%20adami.gif


kambis 21 Mart 2006 18:09

OTOBÜS
Hollywood’un 46 kez işlediği, "uçakta pilotlar ölür ya da bayılır, yolculardan biri (mümkünse bir çocuk) telsiz talimatlarıyla uçağı sağ salim indirir" klişesinin otobüse uyarlanmış hali.

- aloo, aloo, abi ben kamil koc istanbul-ankara otobüsünden arıyorum. kaptan molada içkiyi fazla kaçırdı herhalde, uyuyor şimdi.

+ evlat sakin ol, muavin orda mı?

- hayır, otobüste değil, tanrım ona ne olduğu konusunda hiçbir fikrim yok!

+ tamam evlat, hiç korkma, sizi kurtaracağız. şimdi şoförü yavaşça koltuktan yana çek, sen oturacaksın onun yerine.

- ama onu yana çekersem düşer, kendinde değil!

+ düşsün pez....enk! oraya senin oturman lazım.

- tamam, oturdum. şimdi ne yapmalıyım?

+ direksiyonu tut, ne çok sıkı ne çok gevşek.

- tuttum. çok eğlenceli görünüyor ehu
+ evlat, ciddi ol, 40 yolcunun hayatı senin elinde. şimdi; önündeki panelde bir çok gösterge var değil mi? tam ortadaki büyük olana bak, ne yazıyor orda?

— bismillahirrahmanirrahim.

+ hayır, göstergenin üstündeki yazıya değil göstergeye bak! hız göstergesine bak, kaçla gittiğinizi görebiliyor musun?

— sıfır.

+ nasıl sıfır? Dikkatli bak.

- sıfır, gerçekten sıfır. ölecek miyiz?

+ otobüs duruyor mu gidiyor mu bunu söyle bana seni kuş beyinli!

- duruyooor

+ kalk sitt..r git eşşoğlueşşek! bize de panik yaptırdın. şoför uyanınca devam edersiniz.


arwen 23 Mart 2006 18:49

Adamın birisi Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş.

Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan leopar geliyor, belli ki günlük yiyeceğini arıyor. "Şimdi başım dertte" diye düşünmüş minik köpek. Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş.

Hemen arkasını leoparın geldiği yöne dönerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; "Ne kadar lezzetli bir leoparmış, acaba bundan bir tane daha var mı?" Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakandaki ağaca tırmanmış. "Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım" diye düşünmüş.

Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak leopardan nasıl kurtulacağını düşünmüş. Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış, leopar çok sinirlenmiş ve maymuna "atla sırtıma gidip şunu yakalayalım" demiş.

Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla beraber hızla kendine geldiğini fark etmiş, "şimdi ne yapacağım" diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş, bunun yerine arkasını yine leopara dönerek kemikleri kemirmeye devam etmiş.

Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş; "bu aptal maymun nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hala haber yok”


venüsün_kızı 24 Mart 2006 11:14

Karne

http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."



Misafir 24 Mart 2006 20:35

Yeni Evlenen çift Duyduklari Mutluluğun Sevinci Ve Telaşiyla şehirden Uzak Bir Yere Taşinmak Istemişler. Ama Bulabildikleri Tek Boş Ev Bir Demiryolunun Yaninda Küçük Bir Evmiş. çaresiz Taşinmişlar. Tabi Akillarindaki Iki Gönül Bir Olunca Samanlik Seyran Olur Düşüncesi. Herneyse Bunlar Yerleşmeye Başliyorlar. Tabi Yeni Evliler Ya Evin Içine Bir Marangoz Tutup Mobilya Döşetiyorlar. Marangoz Yemek Odasi Yatak Odasi Fln Filn Derken Heryeri Hallediyor Ve Gidiyor. Aradan Birkaç Gün Geçmeden çiftlerden Erkek Olan Bir Iş Seyahatine çikmasi Gerektiğini Söylüyor Karisina Ve Gidiyor.
Kadin Evde Uyurken Gecenin Bir Yarisi Geçen Trenin Sarsintisindan Düşen Gardrop Un Sesiyle Uyaniyor. O Günün Sabahi Hemen Marangoza Telefon Açiyor. Marangoz Geliyor Ve
- Allah Allah Her Yeri Sağlamdi Nasil Oldu Da Düştü?
Diyor. Gardrop U Kaldirip Gidiyor Ama Ertesi Akşam Yine Ayni Olay Oluyor. Kadin Yine Marangozu çağiriyor Ve Düzelttiriyor. Olay Bir Kere Daha Tekrar Edince Artik Marangoza Gina Geliyor Ve
- Abla Bu Tren Saat Kaçta Geçiyor?
-gece 2:30 Da
-abla Müsaden Olursa Ben Bu Gece Geleyim Gardropun Içine Gireyim Tren Geçincede Nereden Destek Vurulmasi Gerektiğine Bakayim Der.
Kadinda Kabul Eder. Marangoz O Akşam Başlar Gardopun Içinde Treni Beklemeye....
Tam Bu Siradada Kadinin Kocasi Gelir Eve Ve üstünü Değiştirmek Için Gardopu Açar...
Marangozun Lafi Da şudur Adama
-abi, Tren Bekliyom Desem Inanmazsin Dimi


venüsün_kızı 9 Nisan 2006 20:36

1 - Temel ve Kraliçe Elizabeth

Temel Istanbul a gelmis, yürüyormus.Bu arada 5 dakikada bir top atislari duyul-
maktaymis. Merak edip sormus. "Hemserim bu top atislari neyin nesi?" diye.
Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapildigi anlatilmis.
Aradan yarim saatgeçmis ve top atislari halen sürmekteymis. Temel yine
sormus bir baskasina "Bu top atislari neden?" diye. Ayni cevabi alinca
söylenmis: "Ulan, yarim saattir bir kariyi vuramadilar, be!"


2 - Temel ve Sevgilileri

Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye
ögretmen de digerleri degil?" diye. Temel de ona döner:
-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an
mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha
tekrarliyalim...


3 - Parasitçü Temel

Temel Nato da havaci olarak askerligini yapiyormus. Komutan askerlere
parasütle nasil atlanacagini ögretmis.
- "Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi
çekeceksiniz. Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi
çeker yine açilmaz. O sırada yere yavas yavas süzülen komutaninin
yanindan geçerken sorar:
- "Komutanim, komutanim.. O karinin adi neydi ?"



asla_asla_deme 10 Nisan 2006 23:48

Saunada teknoloji
 
Bir Turk, bir Amerikali ve bir Alman birlikte saunaya gitmisler. Bellerinde birer havlu saunada oturmuslar ter atarlarken, bip bip bip diye ses duyulmus. Amerikali, sag eliyle sol koluna dokunup, "Cagri cihazim caldi. Derimin altinda elektronik devre var da..."demis.

Aradan biraz zaman gecmis, bu sefer bir cep telefonu calmaya baslamis. Bunun uzerine Alman, sol avuc icini kulagina goturmus ve konusmaya baslamis. Görusmesi bitince, Turk'e ve Amerikaliya donup,"Avcumun icinde cep telefonu devresi var da..." demis.

Teknolojik olarak geri kalmayi gururuna yediremiyen Turk, "Bana bir dakika izin verin" demis ve disari cikmis. Birkac dakika sonra dondugunde poposunun arasina sikismis tuvalet kagidi sarkiyormus. Amerikali ve Alman'in kendisine garip garip baktigini gorunce "Faks geliyor da..''


http://img413.imageshack.us/img413/1351/cooltext89926444qv.gif


Her gün yamaçtan tarlalarına ekine giden bi gelin-kaynana varmış.. İki adam gelinle kaynanayi gözlerine kestirmişler.. Bunları alıp kaldıralım, diye düşünmeye baslamışlar.. Bi gün, gelinle kaynana tarlaya giderken ortaligi yikan bi aglama duymuslar..dinlemisler ki, klübeden geliyor..çikalim bi bakalim, demisler..gidip kapiyi çalmışlar.. adamlardan biri açmış..
Kaynana "hayirdir" demis "ne oldu ? "
Adam demis ki "cenazemiz var...buyrun içeri"
Gelin kaynana içeri girmişler...giriş o giriş...!!!! adamlar işlerini halletmişler.. neyse.. gelin kaynana evden çikmislar..
Gelin sormus,
- Ana be, naapcaz simdi ? "
Kaynana cevap vermis,
- Valla gelin seni bilmem ama, ben yedisine de gelicem kirkina da"


asla_asla_deme 11 Nisan 2006 00:58

Temel'in güzel karısı
 
Temelin çok güzel bir karısı varmış. Köydeki bütün erkekler karısını gorunce iç çekerlermiş. Bir süre sonra kadın köydeki erkeklerle beraber olmaya başlamış. Evin önünde uzun kuyruklar oluşmuş. Bunu goren Temelin arkadasi Dursun dayanamamis Temele:
-Ula Temel karinin neler yaptigini gormuyormusun.Bu kadini neden bosamiyorsun?

Temel sinirli bir sekilde cevap vermis.

-Ula kariyi bosayayimde digerleri gibi siraya mi geceyim?


Misafir 11 Nisan 2006 15:47

TEMEL VE AYI

Temel sahilde oturan idris'i ağlar halde görür ve yanına gider:
-ne oldi idris?
İdris "anlatamam" der. temel de "anlat" der. idris sonunda anlatmaya başlar:
-haturlar misun temel? pen geçen yıl safariye çıkmüştum. ayı avına çıktuk. baktum pir ayı. tüfeği doğrulttum ama ateş almadu ve ayı beni kovaladı, kaçtum, uçurumdan düştum, yaralandım. ayı beni aldı, mağaraya götürdü, yaralarumu yaladu, iyileştirdu ve penu her cun *ikti. ben iyileunce celdum memlekete.
Temel atılır:
-e iyi ya, işte kimse bunu bilmiyorve ayı orada kaldı, taa afrikalarda, sen puradasun. idris:
-kötüsü de bu ya, o orda, ben burada, çekilmezki pu hayat. yaaaa.


Mystic@L 11 Nisan 2006 20:54

KARA BULUTLAR

Öğretmen, Hayat Bilgisi dersinde bulutların yeryüzündeki suların buharlaşmasından oluştuğunu uzun uzun anlattıktan sonra, ön sırada oturan öğrencilerden birini kaldırarak sorar;
"Söyle bakalım oğlum, kara bulutlar neden olur?"
Çocuk düşünür yutkunur ve birşey diyemez.
Bir başka öğrenci parmak kaldırır öğretmen aynı soruyu ona sorar;
"Peki sen söyle bakalım kara bulutlar neden olur?"
Öğrenci hemen cevap verir;
"Kirli sulardan oluşur öğretmenim!"


Misafir 11 Nisan 2006 21:02

KARNE

Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."

Eczaci baba

Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana *********** verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Çocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!"


Mystic@L 11 Nisan 2006 22:34

Akıllı sarışın
Casino'da 2 görevli sıkıntıdan patlamış bi şekilde rulet masasında
dikiliyorlarmış. derken içeri fıstık bir sarışın girmiş, masaya
10.000 dolar koymuş veee;
- ''Baylar,umarım sizin için sorun olmaz ama ben çıplakken kendimi daha şanslı hissediyorum'' diyerek oracıkta çırılçıplak soyunmuş..
Sonra elindeki zara bir öpücük kondurmuş ve;
- ''haydi tatlım bana yeni kıyafetler lazım'' diye zarı fırlatmış.
- ''evet evet kazandım'' diye sevinç çığlıkları atarak 2 adama sarılıp
öpmüş, kıyafetlerini toplamış, masadaki bütün paraları almış ve koşa
koşa gitmiş... iki adam bakakalmış.
Biri;
- ''vaavv ne kadındı be peki kaç atmıştı?''.
Öteki cevap vermiş;
- ''bilmemm''...



Pollyanna 12 Nisan 2006 02:14

Gece yarısı tuvalete kalkan bir adam lavaboya giderken evin içinde birini
görmüş ve bu kişiye yumruk atmış .
Meğerse gördüğü aynadaki yansımasıymış.Yumruğu aynaya gelince kesilen
eli
kanamaya başlamış.Gürültüye eşi uyanmış ve Eşinin elini görünce koşmuş
alkollü Pamuk yapıp eşinin yarasına basmış.
Adamın açık,kanayan yaralası alkolle daha da acımış ve adam sinirlenerek
tuvalete atmış pamuğu.Sonra sıkıştığı için tuvalete oturmuş bu arada
da bir
sigara yakmış.kibritini de tuvalete atınca poposu alkollü pamukla
tutuşmuş.Can havliyle fırlayınca kafasını banyodaki dolaba çarpmış kafası
da kanamaya başlamış.adamı yüzü koyun yatıran eşi 112 sağlık servisini
aramış.Gelen 112 ekibi karşılarında eli kesik, poposu yanık, kafası kanayan
bir adamı görünce şaşkın bir şekilde adamı apartman dairesinden indirirken
merdivenlerde olayın oluşunu sormuşlar.Olayları anlatan hastayı dinleyince
gülme krizine girip sedyeyi ve adamı düşürmüşler.yeni bir 112 getirmişler
ki böylece adamı hastahaneye götürmüşler .Adamı ziyaret eden yakınlarına
eşi hastahanede sakın olayın nasıl olduğunu sormayın diye sıkı sıkı tembih ediyormuş...


Mystic@L 12 Nisan 2006 15:36

Dile benden ne dilersen

Yaşlıca bir bayan evindeki koltuğunda oturup uzun geçmiş hayatını gözden geçirirken birden bir peri karşısına çıkıverir ve ona 3 dilekte bulunabileceğini söyler.
- ''Peki'' der yaşlı kadın.
- ''Zengin olmak istiyorum''.
Peri bir el hareketiyle kadının koltuğunu som altına çevirir.
- ''ikinci olarak'ta güzel ve genç bir prenses olmak istiyorum'' der.
Birden başında paha biçilemez bir tacı olan dünya güzeli bir prenses oluverir.
- ''üçüncü ve son olarak ne istersin'' diye sorar peri.
O sırada yaşlı köpeği ağır bir şekilde kafasını kaldırır ve zayıf bir "hav" sesi çıkartır.
Prenses çok sevdiği köpeğine bakar ve şöyle der;
- ''Kopeğimi yakışıklı bir prense dönüştürebilirmisin?''.
Tam o anda, şimdi güzel bir prenses olan yaşlı kadının önünde dünyada hiç kimsenin görmediği kadar yakışıklı bir prense dönüşür köpek.
Hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar yakışıklıdır bu prens.
Kadın ona büyük bir hayranlıkla bakar ve o anda ona aşık oluverir. Prens ona doğru yaklaştığında kadının heyecandan dizleri titremeye başlar.
Prens ona doğru eğilir ve dudakları neredeyse kadının kulağına değecek şekilde şöyle fısıldar;
- ''Eminim şimdi, zamanında beni hadım ettirdiğine çok pişmansın''...



NihLe 13 Nisan 2006 11:27

Dile benden ne dilersen
Temel, Dursun'a arabasının öyküsünü anlatıyordu :
-"Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasını aldım."
Dursun : -"iyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakışmazdı!." :smiley32:


Misafir 13 Nisan 2006 12:04

http://www.fikrabul.com/images/yesil.gif Hatalıysam [#5127]
Bu sabah bir kamyonetin arkasında şu yazıyı gördüm:
- "Hatalıysam cep telefonuna hata yazıp bir boşluk bırak 9999'a gönder ,Hatasız Kul Olmaz melodisi cebinize gelsin."
Eyvallah!...


Misafir 13 Nisan 2006 13:57

FBI sınavı

FBI eleman alimi icin duyuru yapar. Uc kisi basvurur. FBI
binasinda adaylarin hepsiyle tek tek gorusmeler yapılmaktadir. Ilk adam
iceri alinir ve su sorular sorulur. "Karini seviyormusun?"
"Evet, efendim". "Ulkeni seviyormusun?" "Evet , efendim" "Pekala ,
biz karini da getirdik.Su an yan odada." der ve masanin uzerine bir
tabanca koyar. "Simdi odaya gir ve karini oldur!" Adam silahi alir yan
odaya gecer. 5 dakika hic ses duyulmaz. Adam tekrar ilk odaya geri
doner.Kravati gevsemis,ter icinde kalmistir. "Yapamiyacagim efendim."
der ve orayi terk eder. Ikinci adam iceri alinir. Ayni sorular
sorulur.ayni yanitlar. Ve ona da iceri girip karisini oldurmesi
soylenir. Adam yapamayacagini soyler ve ayrilir.
Son adam girer. Ayni sorular.Ayni cevaplar. Ona da iceri girip
karisini oldurmesi soylenir. Adam iceri girer.5-10 saniye sonra icerden
silahsesleri gelmeye baslar. BAM, BAM, BAM, BAM, BAM, BAM ....
Derken kisa bir sessizlik ve ardindan gurultulu bir cam kirilmasi
duyulur. Adam iceri girer, biraz terlemistir. FBI personeli
sorar "Ne oldu?" Adam cevaplar.."Efendim bana verdiginiz silah
kurusiki cikti, o yuzden karimi pencerden asagiya atmak zorunda kaldim



akalla 13 Nisan 2006 14:31

Bir GS'li, bir Fener´li ve BJK´li Arabistan'da yasak
olmasina ragmen bir otelde içki içerken yakalanirlar...
Mahkemeye çikarilirlar...
Karar İDAM...
Itiraz ederler ve karar ömür boyu hapis cezasina çevrilir.
Ama o gün, bayrama denk geldigi icin Prens Hazretleri cezayi kaldirip hepsine 20 kirbaç ceza verir.
Bizimkileri sempatik buldugu için de bir kıyak daha yapıp herkese cezasini hafifletmek için bir istek hakki tanir.
BJK li: "Sirtima bir yastik baglayin" der.
10 kirbaçtan sonra yastik paramparça olur ve pek fayda etmez.
Uyanik Fenerbahçe' li bunu görünce:
"Sırtıma iki yastik baglayin" der.
Ama iki yastik bile 10 kirbaca dayanmaz.
Sira Galatasaray' lıya gelince Prens Hazretleri:
"Bak ben de Galatasaray' lıyım:smiley32:
Sana ceza vermek istemezdim ama ne yaparsın kurallar böyle.
Bu yüzden sana iki istek hakki veriyorum.'':smiley32:
Peki der Galatasaray' lı: "O zaman bana 40 kırbaç vurulsun".
Herkes şaşkina döner.
Prens Hazretleri: "Peki ikinci isteğin nedir?" diye sorar...
Galatasaray'lı
pis pis siritarak: "FENERBAHÇE´liyi sırtıma baglayın" :D :D :D



Mystic@L 13 Nisan 2006 15:09

Deli

Delinin biri tımarhanenin bahçesinde yürürken bakmış başka bir deli ağacın altında oturmuş kahkahalar atıyor. Hemen yanına kosmuş ve sormuş "hey sen niye gülüyorsun öyle?", öbür deli "hiç, ben hep kendi kendime fıkra anlatırım ama bu seferkini hiç duymamıştım".



Misafir 13 Nisan 2006 15:43

ATLARSAN VURURUM


Eylül ayinin ikinci pazari olmasi lazim , Trabzonun Hacikasim mahallesindeki evimizin salonunda arkadaslarimla geyik yaparken disaridan gelen seslere kulak kabarttim . biraz ilerideki apartmanin 3. katinda bir adam intihar girisiminde bulunuyordu , bizler de balkona çikip merak içerisinde olayi seyretmeye basladik . Adamin intihar etmeye hiç de niyeti yoktu.intihar girisimi ertesi gün haberlere yazildi ama o sirada bizim balkonda olan bir olay karadeniz fikra tarihine yazildi ;
Benim üniversite yillarindan sinif arkadasim Akçaabatli Taner , odamda bulunan ve uzaktan gerçeginden ayirdedilemeyen kurusiki tabancami kapip balkona geldi ve bagirdi ;


Mystic@L 13 Nisan 2006 16:01

Uyanik Dursun

Dursun Temel'in karısına kafayı takmıştır. Onu s*km*k için herşeyi yapıyor, ama bir türlü olmuyordu. Sonunda Dursun evin balkonundan karşıki evde oturan Temel ile Fadimeyi gözetliyormuş. Beş on dakika sonra onlarda balkona çıkmışlar. Fadime ile Temel karşılıklı çay içiyorlarmış. Dursunun aklına bir fikir gelmiş ve Temel'e doğru:
- Ula Temel ne yapaysinuz? Bari balkonda yapmayin çok ayip.
Temel şaşkın bir şekilde:
- Ula ne yapayik ki? Şurda çay içeyruk.
Dursun:
- Burdan pek çay içmeye benzemeyi. İnanmazsan gel yer değiştirelim kendi gözünle bak.
Temel ile Dursun yer değiştirirler.
Temel birde baksınki, Dursun Fadimeyi s*k*y*r ve sakin bir şekilde bağırmış:
- Ula Dursun hakkatende hakliymissun da, bir daha olmaz özür dilerim...




NihLe 14 Nisan 2006 17:24


Bir Karadenizli, bir Kayserili ve bir Diyarbakırlı aynı trafik kazasında ölmüş. Cenazeleri dualarla, göz yaşlarıyla kaldırılmış. İki üç gün geçmiş, bir de bakmışlar ki Karadenizli, çıkmış mezardan, üstünü silkeleyerek geliyor. Önce büyük bir panik yaşanmış haliyle, sonra bakmış zombi mombi değil, bayağı kanlı canlı, cesaret edip yanına yanaşmış ve merakla sormuşlar:
- Yahu sen öteki dünyadan nasıl geri döndün?
Anlatmış:
- Öte tarafta da işler buradaki gibi yürüyormuş meğer,rüşvet, haksızlık, yolsuzluk... Geri göndermek için 5 bin dolar istediler, bastım parayı geri geldim.
- Eee, diğer iki arkadaş niye gelmedi?
- Vallahi ben gelirken, Kayserili hâlâ 3.500 dolara olmaz mı, yap bir indirim de ayağımız alışsın!' diye pazarlık ediyordu.
- Ya Diyarbakırlı?
- O da 'Ben vermem, Devlet versin!' diye inat ediyordu...

:smiley32: :smiley9:


Mystic@L 14 Nisan 2006 18:05

Hasan Sen misin?

Adamın biri sinemaya gider. Tam sinemada film başlarken önüne saçını kazıtmış biri oturur ve sinemanın işıkları bu saçını kazıtmış adamın kafasına vurur... Arkasındaki adam bir türlü filmi izleyemez. Adam içinden "şunun ensesine bi tane yapıştırayım" der sonra "Oğlum adam iri yarı...
Ellese bile beni parçalar" diyip vazgeçerken yanına Temel oturur..
Adam Temel'e donup "Şu kafasını kazıtmış adamın ensesine bi tane vur sana 5 milyon verecem" der. Temel de dayanamaz adamın ensesine bi tane yapıştırır ve devam eder "Ulan Hasan sen burada mıydın" der. Adam dönüp "Ne Hasanı kardeşim" der Temel de "Pardon kardeşim karıştırdım" der ve adam önüne dönünce 5 milyonunu alır.
Adam dayanamaz ve Temel'e donup "Kardeş bi tane daha yapıştır sana 10 milyon verecem" der. Temel bi tane daha adamın ensesine vurur ve ilave eder
"Hasan sensin be yeme beni" Adam dönüp "Hasan değilim kardeşim be " diyip ön koltuklardan birine oturur.
Temel'in yanindaki adam artık filmi bırakıp bu kafasını kazıtan adamı
aramaya başlar ve bulur hemen Temel'e dönüp "Bak kardeşim işte oraya oturmuş. Git ensesine bi tane daha vur sana cebimdeki tüm parayı
verecem" der. Temel hemen kafasını kazıtmış adamın arkasına geçip ensesine bi tane yapıştırıp "Ulan Hasan burda mıydın, ben de yarım saattir arkadaki adamı sen sanıp ensesine vuruyorum" der...




venüsün_kızı 15 Nisan 2006 19:28

Eczacı baba
http://www.fikralar.com/images/t_sagkose.gif
http://www.fikralar.com/images/bir_piksel.gif
Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana *********** verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Çocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!"


arwen 15 Nisan 2006 19:40

AT KENDİNİ

Öbür dünyaya gelenler sıraya sokuluyor, uygun adım yürüyüşle Sırat köprüsü başına sevkediliyordu. Baş melek Saint Pierre, gelen bir grup erkeğe "Durr!!" buyruğunu verdikten sonra:
- Karısını aldatanlar kendilerini buradan aşağıya, cehenneme atsınlar!!
Gelenlerin hepsi kendini attı, bir kişi kaldı. Saint Pierre ona döndü:
- Hey sen! Sağır numarası yapma! At kendini sen de!



Saat: 14:33
Sayfa 6 / 28

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık