![]() |
Sana Dönecegım! Olup bitmekte hersey... Geceden sonra yine gündüz olmakta... Günes dogmakta, ve ömrüm bir gün daha kisalmakta. Yillandikça düsmekte degeri bir çok seyin... tükenmekte ümidim... Pahasi eksilmekte bir zaman ki servetlerin.. ve Sen hâlâ varsin efendim.. Son gördügüm yerdesin.. böylesi sadakât! Hak ettimmi acaba efendim?! Ben böyle mahçup.. Utanip, ezilmekte bir sözün altinda. Gonlüm hep mahsus, sevgilere inanip, gülümseyisine kanmakta! Adimlarim sana yönelmeye mecbur... Sana dönecegim efendim. Hem suçluyum hem de magdur.. Hos görüne siginacagim efendim! Ahmet Arslan |
Ağlarım Neden gülmesin gül gibi yüzler; Niçin ağlasın o güzel gözler, Niye sevgiye sevimsiz sözler, Söylenir diye şaşar ağlarım. Şu gördüğümüz rengarenk, çiçek, Sevdalı bülbül, arı, kelebek, Yekdiğerini bırakıp gidecek: Vefasızlığa bakar ağlarım. Solmasın dersin sünbülüm, gülüm; Yarin elinden alacak ölüm; Bütün dünyayı inletse ünüm; Çaresizlikten coşar ağlarım. Neş'e gizlenir çöker bir melal; Her vücud, her şey mahkum zülal; Son nefese kadar tükenmez cidal, Tükenmez derdim sayar ağlarım. Aklım ermiyor of, ne haldir bu! Yaşamak için dert, mihnet kaygu; Bir zevke bedel bin acı duygu; Duygusuz felek sorar ağlarım. Zalimler ceza görmeli elbet. Mazlumlar niçin çeksinler zahmet? Hak çiğneniyor, nedir bu hikmet? Haksızlıklara yanar ağlarım. (Gözyaşları adlı kitabından) İhsan Raif Hanım |
Giden Onun gittiğinde: Gözlerin yollarda sense çok uzaklarda Onu ararsın, belki de sorarsın Özlemin dayanamaz, hasretinse kolay olmaz O hep aklına gelir gelir... Gelir ama o gelmez. Gitti iste bu dünyadan gitti Bir daha gelmez Senin ateşin yanar yanar sönmez Kimse onun yerine tutamaz Çünkü o bir gidendir gider... gider dönmez O gitti bir daha gelmeyecek Senin yüzünü asla göremeyecek Dünya sana bos gelecek Hayatında kimse onun gibi seni sevmeyecek İçin kan ağalar gözyaşların damlar O Bir Gidendir Gider... Gider Gelmez Canan Uluçay |
Kaçtık kentin bizi sarmayan sesinden denizin kış artığı sessizliğine izlendiğimizi biliyorduk, hem de kendimiz kendimizi bir umut, bu kez böyle olmayabilir ve öteki susar bağışlarız biz bizi gece kuşu aynı zaman aralığını kullanıyor çığlığını boşaltırken yeryüzüne yüreğin ve saatın kullandığı aralığı yıkılmış köyleri, göçmüş olanları yollarda çocukları, ruhlarını o doğulmuş yerde bırakılmış gözlerinin ardı boşalmış yaşlıları erkekleri, utangaç kadınları, öfkesi kendini bitiren onları onları onları taşıdığımızı her çığlıkta yeniden anımsaya çoğalta. yargılanmış, hükmü hayatına düşülmüş biri halinde.. gece acı azığımızı paylaşıyor bizimle uyumuyor uyutmuyor uslu durmuyor oysa güller vardı önce aklımızda iğdeleri gördük zambakları da ayartıldığımız güzel kokulara kök edinmiş aşka, derin buluşmaya biz onları bulurduk bulmasına gece, kuş çığlığı yüreği çıldırtan aralıklarla yiten dinginlik -gündüzü bekledik, Gülten Akın |
Git” Desen de Ne Fayda... İç/tim ırmaklar akan gözlerinde Bir kırık buse Her gece lâl Her bakış yetim bilmece İsminin zihnimdeki gel-gitlerinde Benden ötede Huysuz kayalıkların uysal bağrında Saklı, umudun yediveren gülü Çilesini biriktiriyor mor bakışlarının “Git” desen de şehrengiz kuşanmış her yanımı hüküm giymiş imkansıza sensizlik varlığınla azad kimsesizlik güneş yoksa ay da mahkum med cezirin tahtına gece yoksa gündüz de kilitli aşka sağır sayfalara “git” desen de ne fayda! gitmeler inanmaz gözlerindeki o yalancı yolculuklara... |
Geri Dönülmez mi Dersin? Ben böyle sevdayı kolundan tutup, Gönül deryamın taaa içine atsam, Sonra seni hepten, içimden atıp, Ardıma bakmadan; çekip te gitsem... İçimde ateşin dönse de kor'a, Seni unutması kolay olmasa, Şu sensiz yüreğimi; hasretin yora, Soranlara artık o bitti desem, Sensizlik ölüm ya, ona mı gitsem... |
gitme kal benimle bu söz niye zorlar yüreğimi neden çıkamaz dudaklarımdan yüreğim çırpınırken gitme diye sessiz çığlıklar atıyorum ama sana bi türlü gitme diyemiyorum. canım çok acısada... mutsuz olsamda... seni kaybetmekten korksamda... bi türlü söyleyemiyorum ki kırdıysam seni özür dilerim sen beni kırsanda mühim değil bi tanede sen vur nolurki ben bunuda yutarım. susmalarım boşa değil kalp kırmak çok basit onu tamir edememekten korkum... bak artık söylüyorum gitme lütfen kal benimle... ama sen beni artık duymuyorsun bunu biliyorum herşey için çok geç... |
Durakta üç kişi Adam kadın ve çocuk Adamın elleri ceplerinde Kadın çocuğun elini tutmuş Adam hüzünlü Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü Kadın güzel Güzel anılar gibi güzel Çocuk Güzel anılar gibi hüzünlü Hüzünlü şarkılar gibi güzel Cemal Süreya |
Tutsak Bu gece; Olta atıp, topladım gökyüzünden yıldızları Mandalladım güneşi geceye tüm aydınlık günlere inat. Kimbilir...... Kaç zaman asılı tutacağım güneşi o yerde. Gelmelisin, Sen bana özgür sevinçler vermelisin Ben de güneşe Tutsaklığımızı bitirmelisin Geceler yine bizim olmalı yıldızlarıyla Güneş de gündüzlerimizin. |
gitme kal benimle bu söz niye zorlar yüreğimi neden çıkamaz dudaklarımdan yüreğim çırpınırken gitme diye sessiz çığlıklar atıyorum ama sana bi türlü gitme diyemiyorum. canım çok acısada... mutsuz olsamda... seni kaybetmekten korksamda... bi türlü söyleyemiyorum ki kırdıysam seni özür dilerim sen beni kırsanda mühim değil bi tanede sen vur nolurki ben bunuda yutarım. susmalarım boşa değil kalp kırmak çok basit onu tamir edememekten korkum... bak artık söylüyorum gitme lütfen kal benimle... ama sen beni artık duymuyorsun bunu biliyorum herşey için çok geç... |
| Saat: 21:50 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık