MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Sizin Şiirleriniz (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/361-sizin-siirleriniz.html)

necmidayan 22 Mart 2009 13:20

Bir Tutam
 
sana yasağım
birbirimize suskunuz
açılmıyor kapılar
içimiz dışımız
yanmışız işte
çöllerde vahasız yüreğimiz
alabildiğine düşlerde
parçalanmış duruşumuz

ne desen boş
ne desem sarsıntılarda
elmalar yemyeşil dallarında
yıldızların keyfi yok
nehirler akıntısız sevilerde
gecelerse gözlerimde mayhoş.




necmi dayan


necmidayan 24 Mart 2009 01:49

Katil olmanın başka yolları da var
 

kocaman bir yalan
dünya küçüktür diyorlar
sanki bir adım ötedeymişsin gibi
neden söylüyorlar böyle bir şeyi
inan bilmiyorum

inan bilmiyorum
bak yine öldürecekler fokları
yetişemiyorum

karlar içinde ki o fok
gözlerinin içine bakıyor
yüreğinin gözeneklerine
ve neden diye soruyor sana
neden
tükürüyor o aşağılık
o utanmaz uygarlığına


necmi dayan


necmidayan 25 Mart 2009 00:57

Yaklaşırken
 

boş sayfalar
döküntü beyazlıklar
aşkın yaşı
esnek güneşin sıcaklığı
kırılgan gece
kayaların gözyaşı
sığıntı ilişkiler
yalnızlığın tek başınalığı
ölüm çiçekleri
duvarda ki afişler

ve bitmekte olan bir yaz
eylüle kapısını açar
ve senin aşığın
o hüzünlü kurşun
yüreğinden sessizce çıkar


necmi dayan


necmidayan 25 Mart 2009 01:14

Ruhlar içinde
 

olaylarla oyalanıyor meydanlar
suçları yok aslında taşların asfaltların
birikiyorlar işte yalanları dinlemek için
renkli olmak güvenmenin
renksiz olmak
belki ölmenin bir diğer adı
ama ne farkeder bu mutsuz bu ölü yığınlar için
ne farkeder
kanları kurumuştur
unutulmuştur menekşelerin kokuları
üstelik yüreklerinde yosun tutmuş
zincirlere vurulmuştur
tutuklanmıştır koruyoruz sandıkları sevdaları


necmi dayan


necmidayan 27 Mart 2009 00:12

Kısa çöp
 
üzgündü gerçekler konuşulmamıştı
girdapların şekli nasılı ölümcülü
tartışılmadan bitmişti
ve işte gidiyordu geldiği gibi dümdüz
sırtında ah'lar bırakıyordu
kuyruklu bananeler
bahanelerle akıyordu

ürperiyordu geceler
yoktu etrafta bulutlardan giysiler
kefenler üretilmemişti
düşünülmemişti her nedense
gecelerin ortasında kalan
öylece kalakalan geridekiler
giydirilememişti
dilsiz deliler


necmi dayan


necmidayan 27 Mart 2009 01:00

AVLU
 





Aslında gelmemeliydi

iki kişilik masada
tek kişi
iki kahve fincanı
yoksun
biri senin içindi.

tepemde masmavi gök yüzü
sarmaşıklar
sırılsıklamım, keşkelerle
akıp giden zaman
ellerin uzansa şimdi
ellerin ellerime dokunsa
sabah suskunluğu
taş duvarlarına vuran güneş
avlu, ne garip
üşüyorum...

kalkıp gitmeyi
fincanların boşluğunda
bilinmeyen bir yolculuğa...
ne garip
nasıl inandırmışım kendimi
sevdalanmadığıma,
avlu sen gibi
gizemli
hasret yüklemiş sırtıma....


necmi dayan 26.5.2007


necmidayan 27 Mart 2009 01:03

AVLU-3
 


(Atlıları bekliyorum.Belki karşımdaki kapıdan girecekler diye. Soluk soluğa... yorgun argın... Atlılar, atlayıp atlarının sırtından, Hancı hazırla yemeklerimizi acıktık deyişlerini…)

Yazı yazmak acı veriyor anla
tenim de derim acıyor artık anla
bitirmek istiyorum bu şiir’leri
sana değil, kendime mi yenilmek
en beteri?

Oysa/ inişini beklediğim...
taş merdivenlerinden çıkıp da avlu’nun
bir serçenin kanatlarına takılıp
yaşadığın kentte olmayı
düşlerken...
resimlerinde seni aramıştım
yaramazca…

ben de ki sen/
sen de ki ben/
bizi mi oluşturuyor?

Ve durgunluk..
çekilen dalga
dağılan bulut
engin deniz
şımarık mavi
kuyu/girdap/sis…
ve durgunluk
içinde biz/
yalnızız…)


necmi dayan 27.5.2007


necmidayan 27 Mart 2009 01:05

ŞİKAYETLER
 


1
çağla yeşiline dalgın
bu çıldırışlar
dilsiz mi?
ya bu çöküşler
balkonlar da….

ağla şimdi
çağla çağla…
damlalar toprak da
ya bu topraklar bizi örtsün
ya da AŞK!
öldürsün.

2
(masum yüzlerin üzgün duruşlarına)

anlamsız,
bırak aksın o nehir.
kesme,
bulanık bulanık…

yani o ruhların dünyasında
bir asma dalında biz
birer salkım da olsaydık
duasız asılırdık.

3
(son’dan kaçış mı var? senin hakkında…)

bildiklerin saklandı,
dallarında kuşlar sustu.
o sabah,
günebakanlar açmadı
kimse vurulmadı,
yaralanmadı…

senin hakkında susulmak
konuşulmamak vardı.
erdem ve gurur
ve aşk/
kireçde çözülmedi.

biz!
birbirimizin içinde öldük
kimseler bilmedi…

necmi dayan 28.5.2007


necmidayan 27 Mart 2009 01:07

SIRMIYDILAR
 


su dondu.
sayfalar kan lekesi…
söylenmemiştin
kapalı kutu,
gözleri bağlı
çam kokusu,
çekilmemiştin..

(gel gör ki tutsaklık
kan’la yazılmayan
geçici özgürlüktü
bize yansıyan.)

ve alevler sordu
dilsizlere
Kutsal’ına
kurumuş pınarına
akalım mı?

deli us
sözler kimde saklı?
ki karanlık konuşmaz da
çoğalmaz da
kalır ayak sesleri
gri sokaklarda..

necmi dayan 30.5.2007


necmidayan 27 Mart 2009 01:09

KIRILMALARSA…
 

o Atlılar
açtılar!

oysa geceye ihanetti
serilen sofralar.

kutlamalarsa şaraplaştı
yapışkan dillerde
unutuldu arınmalar…

tutku, kutsal
gecede Anka kuşuydu..

ölümlü Sonbahar’a dönüldü
birlikte aşk yutuldu.
yerin dibine mi batsın
ufuktan mı doğsun?..
şapşal güneş bile utandı…

tapınaklar boşlukta asılı,
yakarışlarla kaldı.
ne bir uğultusu Rüzgar’ın
ne de gürültüsü vardı
o karanlık karamsar
yazgının…

necmi dayan 31.5.2007



Saat: 17:56

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık