MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Fıkralar/Komik Olaylar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/6307-fikralar-komik-olaylar.html)

Mystic@L 13 Eylül 2006 01:37

ZEKA

Cemal İstanbul'a yeni gelmiştir. Şe­ hirde bir kilisenin çanını vakitli vakit­ siz çalarken görür. Temel'i bulur ve sorar:

— Ulaa Temel, ha pu kilisenin çanu niye çalayuuu...

Temel düşünür ve:

— Görmeyi misun Çemaal, birisu ip unu çekeyu da
ondan çalayuuu... der.



kambis 13 Eylül 2006 02:57

HOCA
Nasrettin Hoca bir Cuma günü camide cemaate
namaz kıldırmak üzere ezan okunsun diye bekliyormuş.
Bir adam gelmiş.
"Hocam" demiş! "Eşeğimi yitirdim..." Hoca da adama;
"Şu namazı kıldıralım, senin eşeğin çaresine bakarız" demiş.
Hoca namazı kıldırmış,vaazını vermiş ve cemaate dönmüş:
"İçinizde hiçbir dostuyla bir bardak çay içip saatlerce
konuşmamış, dostuyla sekiz saatlik yürüyüşe çıkıp hiç
konuşmadığı halde sıkılmadan yürüyüşünü tamamlamamış ve
komşunun kızına kem gözle baktı diye dost bildiği
arkadaşını arkadaşlıktan silmiş biri var mı?" diye
sormuş.Arka sıralarda saf tutmus, sümsük tipli biri
parmağını kaldırıp,
"Ben varım Hocam." demiş. Hoca eşeğini yitiren
adama dönmüş,
"Al bu adamı git, bundan büyük eşek olur mu?
Yitirdiğin eşeğin yerine kullanırsın" demiş.
Dostun yoksa... Eşekten farkın ne?


Mystic@L 13 Eylül 2006 10:50

NİÇİN FENER TAŞIYORMUŞ?

Adamın biri, bir gece, elinde fener, omuzunda kova ile bir âmâya rast gelir. Âmâ yakınlardaki bir ırmağa varıp kovayı doldurmuş geri dönmektedir.

Kendisine:

— Sen âmâ (gözleri görmeyen) bir adamsın. Gece ile
gündüz senin için birdir. Niçin fener taşıyorsun?

Âmânın cevabı ibretli olur:

— Ey boş kafalı adam! Feneri senin gibi kalbi âmâ
(kör) olanların karanlıkta bana çarpıp ta su kabımı kır­
mamaları için taşıyorum...



TheGrudge 13 Eylül 2006 21:57

Bush ve Şoförü

http://www.herseynet.com/fikralar/resim/politik.gifGeorge W. Bush şoförüyle bir kır gezisine çıkar. Arabayla giderken bir tavuğu ezerler. Meseleyi tavuğun sahibi olan çiftçiye kim anlatacak diye düşünürken Bush âlicenap bir tavırla şoförüne şöyle der:

"Bana bırak. Ben Dünya'nın en güçlü adamıyım. Çiftçi bana muhakkak anlayış gösterecektir." Bush çiftçinin evine girer ve bir dakika sonra da nefes nefese koşarak geri döner.
Göz morarmış, surat dagılmış haldedir. Şoförüne "Çabuk toz olalım burdan!" der.

Aksilik bu ya, arabayla daha 20 metre gitmeden bu defa da orada gezen bir domuzu ezerler. Bush korkulu gözlerle şoförüne bakar ve "Şimdi adama gidip söyleme sırası sende!" der.

Şoför çiftliğe gider. Bush da arabada bekler. 10 dakika, 20 dakika 30 dakika derken....Şoför bir saat sonra sarkı söyleyerek, gülerek, cepleri para dolu ve kolunda irice bir meyve sepeti ile geri gelir.

Bush şaşkın bir halde sorar: "Çiftçiye ne dedin ki bu kadar ikrama boğdu seni?" "Valla ben de anlamadım" der Şoför. "Ben ona sadece şöyle dedim:
Iyi günler. Ben George Bush'un şoförüyüm. Domuz öldü!


Pollyanna 13 Eylül 2006 22:22


****** Papağan


İş adamı Temel Amerika'ya gider, işlerini bitirdikten sonra alış veriş merkezlerinde dolaşmaya başlar. Pet shoplardan birinde akıllı ve hazır cevap bir papağan görür, papağanla biraz sohbet ettikten sonra yetkiliye gider ve papağanı satın almak istediğini söyler. Satıcı papağanın satılık olmadığını söyler fakat Temel bir türlü vazgeçmez paraysa para illaki bunu bana satacaksınız diye ısrar eder. Satıcı bakmış kurtuluş yok Temel'e, bak bizde papağanın dört tane yumurtası var bu yumurtaları sana verelim hem daha ucuz olur hemde dört tane birden papağanın olur demiş. Temel biraz düşünüp kabul etmiş. Trabzon'a döner dönmez hemen yumurtaları kuluçkaya yatırmış. Bir süre sonra yumurtalar çatlamaya başlamış. Birinciden civciv, ikinciden güvercin, üçüncüden muhabbet kuşu, dördüncüden ise ördek çıkmış. Temel bu işe epey bozulmuş. Bir kaç ay sonra Temel yine Amerika'ya gitmiş, işlerini bitirince doğru papağanın olduğu dükkana gitmiş. Papağan Temeli uzaktan görür görmez başlamış kahkahalar ile gülmeye. Temel ne güleysun ula demiş. Papağan niye gülmeyeyim, New York'da herkes senin enayiliğini konuşuyor deyince Temelde, oda bir şeymi ulan Trabzon'da herkes senin ******liğini konuşuyor demiş.


Mystic@L 13 Eylül 2006 22:51

BANA SOR

Bir adamın gayet huysuz bir hanımı varmış. Kadın bir gün Cenazesini kaldıracakları vakit imam, âdet gereği:

— Ey cemaat! Şu hatunu nasıl bilirsiniz? deyince, adam imama:

Be hocaefendi! Cemaat ne bilsin, onu bana sor!

demiş.



TheGrudge 14 Eylül 2006 03:53

Bush`un Pulu

http://www.herseynet.com/fikralar/resim/politik.gifBaşkan Bush'un yeni talimatı:
- Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..."


Mystic@L 14 Eylül 2006 12:37

TİCARETE DÖKMENİN ANLAMI YOK

Köyden şehire göçmüş cahilin biri, camiye pek gitmediği gibi, za­man zaman din adamları aleyhinde de lâflar edermiş. Bir ğün, ondan alacaklı ve bakkal dükkânı sahibi olan hoca bunu sıkıştırmış:

* Ula Memo! Sen müslüman
değil misin?
* Elhamdülillah müslümanım.
* Niye öyleyse, namaz kılmı­
yorsun?
* Kılacağım.
* Oruç?
* Tutacağım.
* Karma iyi davranacak mısın?
* Davranacağım.
* Komşularla da iyi geçinecek misin?
* Geçineceğim.

— Borçlarını da ödeyecek misin?

Sözün buraya gelmesine fena halde sinirlenen Memo:

— Hoca efendi, hoca efendi! demiş. îşi ticarete dök­
menin âlemi yok.



Misafir 21 Eylül 2006 21:22

* 80'li yılların sonların bir Beşiktaş-Boluspor maçı sırasında hakem Beşiktaş'ın net 2 golünü vermez, Boluspora havadan bir penaltı verir. maç çığrından çıkmıştır. Beşiktaşlılar neredeyse sahayı terk etmeyi düşünürler. Boluspor 2. golü de atar.
metin tekin santrayı yapmaz bekler. hakem düdüğü bir daha çalar, ama metin hala topa dokunmaz.
hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der.
metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım"



* Show TV'deki ateş hattı programında reha muhtar prens Charles'ın Müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir. konuyu diyanet işleri başkanıyla tartışmaktadır:
-efenim prens Charles'ın Müslüman olduğunu söylüyorlar. peki ama öyle bir adamdan Müslüman olur mu?
-olur tabi neden olmasın?
-ama efenim nasıl olur?
-reha bey siz Müslüman mısınız?
-tabi Müslümanım efendim.
-siz namaz kılıyor musunuz?
-hayır.
-oruç tutuyor musunuz?
-hayır.
-içki içiyor musunuz?
-evet.
-e sizden nasıl Müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar Müslüman olur.



* muhafazakar insanların uğradıkları,tellerle çevrili bir plaja bikini ile girmek isteyen bir bayanı, plajın girişinde bekleyen görevli durdurur ve şöyle der :
bekçi: hanfendi bu plaja 2 parçalı mayo ile girmek yasaktır!!!
kadın: peki o zaman hangisini çıkarayım?
bekçi:........!!!


* hülya avşar: "hiç aynaya baktın mı? sen de popstar hali var mı?"
ajdar: "aynaya değil ama size bakınca kendimi bayağı star gibi hissediyorum"





peacerap 21 Eylül 2006 21:38

bir qün temel hastahaneye qider ... kapıda aglayan bır adam qörür we yanına qider .. usagumm neden aglıyorsun da.. adam bı ara aglamayı kesıp temele cewap werır kan tahlılıne qeldım parmagımı kestıler der ... sonra temel adamın aglayısını bastıracak sekılde aglamaya baslar ... adamda merak eder tabı sen nıe aglarsın der ? temelde cewap werır.. BENDE IDRAR TAHLILI ICIN GELMISTIM : ) : )



Saat: 14:49

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık