![]() |
ölmek bitmek tükenmek anlamında kullanılan bir terima ama bilinmelli ki ölüm yanlız bitiş değil aynı zamandadır başlangıçtır şöyle diyelim felsefede bir netliğe ulaşmak ne kdar yanlışsa ölümde de bitime ulaşmak o kadar zor bir yarış düşünün bit yerinde aksama olsa ara veya erteleme olur ama kesinlikle bitti denilmez erteleme yerine çömzüm üretildiğin de de aynı yerden başlanılır tekrar işte hayat nasıl bir gerçekse ölüm de öyle gerçek istesek de istemesektre kuralları konumuş bir sitemin temel yapı taşlarındadır... |
Yaşamak için zaman kalmıyor... Ölüm değil beni korkutan ! Boş bir yaşamın ardından varacağım yer olması sıkıyor canımı. Nedir ki? Kırk yıllar , elli yıllar, billahi çok değil ! Hele hele çizilen bu yolda, bize hiç gelir. Ne beklersin yaşamdan ÇORBACI ?! Ne bekler yaşam senden? İkiniz de tüketirsiniz hoyratça zamanı, işte geride kalanlar sıkar canımı.. Yedi yaşında başlarsın okula, sayma ondan öncesini. Sonra, yıllar yılı gider gelirsin, kara tahtalı değirmene, berrak zamanını öğütmek için. Yirmi iki civarı alırken diplomanı, tüketivermişsindir üçte birlik zamanını... Diploma yetmeez!!, diyor Topal Şarapçı; "İyi bir iş bul gel hele bakalım.! Askerliğini de yap birde, sonra evlen bakalım.." İşte bir on yıl daha uçuveriyor ansızın. Yaş oluveriyor otuz beş! Gerçekten yarısı mıdır yolun?! Belki de yarısından da yakın geriye bakma sakın küheylan ! Kopuverir zincirleri yaşamın, bir iplik gibi ansızın. "Hele bir borçlarımızı ödeyelim, sonra daha iyi yaşarız. Şimdilik biraz sabır" diyor karım Nazife! "Hele bir başımızı sokacak yuva olsun da, gerisi kolay diyor. Eee..bu da doğru hani.. İşte böyle yitiyor hep on seneler, eriyen buzlar misali. Karım, çocuklarım, kooperatif başkanım, yardımcım, tek tük arkadaşlarım..ve...TV'deki haber sipikeri! Bu kadar çevremdekiler. Bunlara bakıyor yıllardır gözlerim. İşte bu yüzdendir ki, Miyopsun! Diyor doktorum. Tak.....'ne iki numara.. Ellinci yaş günümü, kimse fark etmiyor bile. Ufaklığın diploma töreni var. Ne biçim alış veriş bu? Anlayamadım gitti.! Yapmak istediğim bir çok şey, özlem kapısında yitti.. Hırs ile mutfağa., ne varsa atıştırmak için, sıcacık bir el tutuyor elimi "Perhiz yapmalısın artık !" diyor Karım Nazife. Eee..doğru da söylüyor hani. Kalan on yılımın birkaç yılı hastalıkla geçiyor. Gerisi de torunların peşinde.. Eee, "Ulan hani yaşayacaktık!!! " diye bağırıyorum. "Sakin ol ! Tansiyonun yükselecek" diyor karım Nazife. Eee.doğru da söylüyor hani. Nedir yaşamın kısır döngüsü anlayamadım gitti. "İyi yaşadık, hoş yaşadık" diyor karım Nazife "Patronların da pek severlerdi çok da çalışırdın hani. Bak herşeyimiz var, büyüdü sayılır çocuklar da, daralacak ne derdin var? Haydi neşelen artık. " Eee.. Doğru da söylüyor hani Bir karı, birkaç çocuk, bir ev ve araba, işte yaşamın bilançosu.. Hayır hayır ! Korkuyorum ölümden!! Boşa geçen bir yaşamın ardından nasıl gidilir oraya?! Özgürce çizmeliydim yaşamımı zorda olsa, özgürce ulaşmalıydım sona. Yalnızlıkla yaşansa..kanaviçe gibi dokumalıydım, güzelikleri, gizemleri. Ter basıyor fırlıyorum yataktan. "Dönüp durma" diyor, karım Nazife, yarı uykulu "Sıkıca örtün de uyu" Tüketmek için bunca acele ettiğimiz takvim yapraklarına.. Onca hızla çevirdiğimiz akreplere yelkovanlara.. İçine gönüllü daldığınız o insafsız rutin çarkına.. Söyle bir uzaktan baktığınızda, ne hissediyorsunuz ? "Ne kadarı benim hayatım diye " soruyor musunuz? Ne kadarını başkaları yaşamış benim yerime..Ya da Ben başkalarının ? "Aynadakinin ne kadarı benim, ne kadarı oynadıklarım?.." Sevgiyi koydum, kum saatının dolu dizgin akıp giden kumlarının her bir zerresine. Çünkü bir tek sevgi var elimizde; bunca yıldan damıtılıp gelen.. Yine bir tek o kalacak, yaşanacak yıllarından geriye... Ötesi yalan... |
Ölüm bir sondur kimilerine göre yeni bir başlangıç... ben ölümün son olduğunu düşünenlerden değil yeni bir başlangıç olduğuna inananlardanım.. ölüm bence gerçege varış... yalan dünyadan kurtuluş... ölümsüzlük bence... peki neden hala ölmekten korkar insan işte asıl cevap bekleyen soru bu ... |
Ölüm Nedirki? Ölüm,ölüm nedir ki? Bir hırsından,biri aşkından,diğeri ise hasedinde öldüde bu dünya kimlere kaldı Kazığı en derine kim çaktı? Sona yaklaştım En iyisi ışıkları söndürüp Oyunu bitirelim Son görevimizi yerine getirdik Hadi Azrail kafaları çekmeye Hilmi amcaya gidelim... Ölüm kokusu sardımı etrafı Hadi gidelim diye tutturdumu azrail Korkular dizginlenirde şaha kalkar Kalp atışlarının hızı artar Yaptığın hatalar aklına geldiğinde Af dileyeceğine kalkta son küfrünü et hayata Bir daha yapamayacaksın nasıl olsa 'Duvar kağıtlarım ve ben ölümle düello yapıyoruz. Birimizden biri yolcu' Oscar Wilde |
Ölüm aldi seni elimden Gözlerini öyle özledimki Nezaman Günesin parladigini görsem Senin piriltili gözlerin gelir aklima Her zaman aklimdasin Gözlerimin yaslarini durdurdum Ya Yüregimin acisini kim durduracak ?? Ben bu dünyada seninle güldüm Seninle agladim Simdi sensiz gülemiyorum ,aglayamiyorum sensiz bu dünyanin anlami yok bebegim aglama sakin sen bebegim sensin benim tek yeminim Bu yüregimi sen yaktin birtanem Simdi sensizligin acisinida ben cekiyorum O bombos sokaklarda yanlizim Güller etrafimda aglarken Ben sensizlige yaniyorum Hani ne olursa olsun ama ne olursa olsun ayrilmicaktik bu sözler ikimizindi ölüm bile canimizi alsa ayrilmicaktik bu sözler bos birtanem ölüm seni benden aldi senden kalan son hatiralar gözyaslarimdan akti Benim canim senin canin demistim sana simdi ölüm benim canimi aldi Sensiz kaldim bu sahte dünyada Artik aglasam gülsem sen yoksun kötü günümü iyi günümü paylasacak Senin gibi biri yok bu Dünyada Artik benim icin hayat denilen birsey yok sen varken bu dünya cenneti simdiyse bir Yalan Dünya O yalan dünyada sen yoksun Cünki sen yalan degilsin Unutmaz seni yüregim sen varsin cünki icinde Bu Yürek sensiz yasiyamiyorum Artik kalbim dayanamiyor Sensizlige alisamiyorum Benden günah gitti seni seninle yasamak istiyor |
neden korkarki insan ölümden ölüm yeni bir başlangıç değilmidir hemde gerçek yaşama başlangıç yalanlardan kurtulmak gerçeklerin kollarına bırakmak kendimizi ÖLÜMÜN NERDE VE NE ZAMAN HANGİ ŞEKİLDE GELECEĞİ BİLİNMEZ SÖZÜM SANA EY ÖLÜM ÖYLE Bİ ZAMANDA GELKİ YAŞANACAK BİŞEY KALMAMIŞ OLSUN DÜNYADA YAŞAMAK ARTIK BOŞ OLSUN |
Ölüme yalnızca tıbbi değil, hukuksal, ekonomik, antropolojik, dini, sosyal ve diğer açılardan yaklaşmak mümkündür. Doktorların, ölümün yalnızca tıbbi yönüyle ilgilenmeleri onları eksik ve yetersiz kılar. Çünkü, hasta-doktor ilişkisi bir teknisyen-makine ilişkisine indirgenemez; doktorlar, hastalarının bir insan olarak gereksinmelerini dikkate almak zorundadırlar. Daha ileri giderek, bunu dikkate almadan doktorluk yapılamayacağı bile söylenebilir. Doktor-hasta ilişkisinin son yarım asırdır gittikçe artan biçimde mekanikleşmesinde; doktorların eğitilmelerindeki yanlışlar kadar, toplumların yaşama bakışlarında maddeciliğin egemen olması da önemli bir etkendir. Karşılıksız veya karşılığı maddi olmayan bir iyi eylem, düş ürünü olmak zorunda değildir. Doktorluk; ne kadar gelişmiş teknolojiler kullanılırsa kullanılsın, özde, iki insan arasındaki özel ve çok yakın bir ilişki olma konumunu sürdürmelidir. |
Ölüm Meleği Uçurumun kenarından sesleniyorum sana Her şeye inat yürümeye devam ediyorum. Tutmaya geliyorlar bırakın diyorum, bırakın. Beni çoktan attılar şimdi atlasam ne olacak! Biliyorum söylemiştin gülleri sevmiyormuşsun. Ama güllerde senin kadar güzel olsaydı açmazdı Nazar değer diye… Uçurumun kenarından atladığımda , Biriyle tanıştım. Fazla sürmedi tanışmamız zaten tanıttı kendini bana Hadi gidelim dedi, Nereye dedim. Gidelim dedi, Sonra fark ettim o sandığım melek değilmiş Ölüm Meleğiymiş. |
Son putumu da sen kır Ey yar bildiğim Yıllarca özenle büyüttüğüm Yüreğimin ta dibine Kök salan son putumu Her dağ gördüğümde Birlikte siper alacağımız Uhud’u şahlandıran Her yol gördüğümde Birlikte yürüyeceğimiz Sonu Mekke’ye varan Her şafağın kızıllığında Birlikte yanacağımız Arkası aydınlık olan Kevserlerle yunan Son putumu Ne Süleyman’ın hükmü geçer buna Ne Eyyüb’ün sabrı dayanır Hayber’lerde bileği bükülmeyen Ali Neden sırtından vurulur Gayrı dayanamam belki bir yol bulunur Son putumu da sen kır ey yar bildiğim Bilirim Elindeki ne İbrahim keseridir Bilirim Gönlümdeki ne put resmidir Çare yok kader yazmış Hüküm kesindir Daha ne beklersin haydi vur Son putumu da sen kır Ey yar sandığım Bak açtım göğsümü hazırım İsmail gibi vurulmaya razıyım Kaldır hançerini sıkı tut Son sözüm; La habibe illa Vedud |
Ölüm Mevla ölüm ile bu dünyayı yarattı Adem için semavatı ihtişamla donattı İbret için tüm canlıya ölüm halk etti Vuslattır hasrettir terhistir ölüm Tevhid-i kelamla pekhoştur ÖLÜM Amelim tamammı bilmem gözlerim dolu Sefer başlarsa heran ölüme doğru Bu gün Allah için ne yaptın İbrahim oğlu Vuslattır hasrettir terhistir ölüm Tevhid-i kelamla pekhoştur ÖLÜM Tefekkür yaptıkça gözlerim çağlar Ana baba evlat alyazmalı siyahlar bağlar Her ölümde bin ibret var uyanın sağlar Vuslattır hasrettir terhistir ölüm Tevhid-i kelamla pekhoştur ÖLÜM Azrail gelmeden tövbe de müminin hası Son pişmanlık fayda vermez yoktur kısası İhlasla yap amelin kalbinin silinir pası Vuslattır hasrettir terhistir ölüm Tevhid-i kelamla pekhoştur ÖLÜM Bilki ab-ı hayat ölüm düşün settarı Mümin müslümansan bulursun yarı Kabre hazır ol Ömer unutma narı Vuslattır hasrettir terhistir ölüm Tevhid-i kelamla pekhoştur ÖLÜM Ölüm korkmuyorum öldürdüm seni Bilirmisin büyük klavuzu önde gideni İnandım şefaat edeni himmet edeni Vuslattır hasrettir terhistir ölüm Tevhid-i kelamla pekhoştur ÖLÜM Ömer Ekinci Micingirt |
| Saat: 14:18 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık