![]() |
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş... Can Yücel |
Yalanı yakalamanın 10 yolu Tutarsızlık Yaptıkları ile anlattığı arasında tutarsızlık varmı yok mu bakabilirsin En ummadığı soruyu sor yalan söyleyen bir insanın mutlaka iyi ve sağlam bir hikayesi vardır.Ve sizin ne sorabileceğinizi bilerek yanıt verirler İnternetteki web yalanlarını yakalamak için yalan söylediğiniz kişiyi iyice izleyin. En umulmadık bir anda hazır olmadıkları bir konuda bir soru yöneltin Davranışlarını değerlendir Yalanın en önemli göstergelerinden biri davranışlardaki değişiliktir Genel olarak heyecanlı olan biri sakinse veya sakin biri heyecanlıysa dikkat edin farklı birşeyler oluyor demektir Duygulardaki samimiyetsizlik Çoğu insan sahte gülümseyemez Zamanlama hatası vardır ve normal gülümsemeden çok daha uzun sürer veya diğer davranışlarla karışır Bazen kızgın yüzle, gülümseme iç içedir Dudaklar doğal gülümsemeden daha küçük ve daha cansızdır İçten gelen tepkilere dikkat İnsanlar genellikle yalanlarını geçiştirirken şöyle der; 'İçten gelen bir tepki veya kadına, erkeğe özgü bir sezgi' ama bu doğru duyguların sapmasından başka bir şey değildir İçgüdüler yalanların açıklamasında inandırıcı değildir Çok küçük hareketleri izle Çok küçük hareketler mimikler ifadelerin ön açıklamasıdır Genellikle ikinci dakikanın 25. sn civarında bir gizli duyguyu anlatır Yani bir kişi çok çok mutlu görünüyorsa gerçekte bazı şeyler için üzülüyor olabilir Gerçek duygusunun anlaşılmasından duyduğu korku bir an için yüzünde belirir. Gizlenen korku, mutsuzluk, kızgınlık, kıskançlık her neyse bir göz kırpması anı kadar kısa sürede yüze yansır Bunu yakalamak büyük bir hünerdir Yapılan araştırmalarda hemen hemen katılanların %99'u bu mikro mimikleri işaretleri göremedi fakat bu bir saatten daha kısa zamanda öğrenilebilir Mikro hareketler sebebi söylemez Sadece gizlenen bir duygu olduğunu gösterir İnkar etme Yalan söyleyen kişinin hareketleri, söyledikleri, ses tonu, mimikleri birbirini tutmaz İnkarı gösteren bazı davranışlar vardır. Endişe veya tedirginlik Karşınızdaki konuşurken gözlerinize bakamıyorsa ve bu onun her zaman ki hali değilse yalan söylediğinden şüphelenebilirsiniz Uzağa bakıyor terliyor ve tedirgin endişeli bakıyorlarsa hiçbirşey normal değildir Çok çok fazla detaycılık Eğer birisine 'Nerede kaldın?' diye sorduğunuzda karşınızdaki 'Markete gittim ve yumurta süt şeker almam gerekiyordu ve bir köpeğe çarptığım için çok yavaş gitmek zorunda kaldım' gibi detaylı olarak birşeyler anlatıyorsa yalan söylediğinden şüphelenebilirsiniz Çok fazla detay onları içinde bulundukları durumdan kurtulmak için düşünülen bütünlük içeren bir yalan olabilir Gerçeği görmemezlikten gelme Birisine gerçeği anlatmak yalan söylemekten daha fazla kabul edilir Herkesin bildiği bir şeyin arkasına sığınarak yalan söylenebilir Böylece insanların kafası karışır ve söylenilenin doğru olabileceği düşünülür |
Yasam hakkı elinden alınan her çocuk anısına.... Kasımın çaresizliginde,acı bir çıglık yayıldı odama. Tanıdık bir hıçkırıs,bozgun saatler ve acı bir topraga verme merasimi. Ayaz yüzümün kivrimlarini biçakliyordu, konusamiyordum, susmuyordu yüregim Dogumunla baslar sana dikte ettirilen acılar. Ilk gözyasların ne içindir hala bilinmez. Sonuçta ne kadar igrenç bir dünyaya geldigini anlayamazsın ama aglarsın. Biyolojik bir tepki demek ne kadar ikna edicidir bilmiyorum. Iste gelirsin ya dünyaya, birde kimlik verilir sana adini,soyadini,dogum yerini yazarlar. Bunu sen seçemezsin bahtina ne düserse artık. Bu kimlikle büyümeye baslarsin ilk kelimelerin,ilk adimlarin,ilk anlamli bakısın Sonra savasın baslar hayatla. Sana güzel ve temiz görünen herkes kirli,her sey acıdır. Bunu ögrenecek vakit bile taninmayacaktir sana. Tutundugunu sandigin her dal kırık yada çürüktür. Belki bir düsüste gidersin belki birkaç... Küçügüm ! Sana dev gibi görünür degil mi? gördügün her sey senin küçüklügüne zarar verilmez,sana kıyılmaz sanırsın degil mi? Bir bilsen ne kadar kalles oldugunu o devlerin. Seni yüreginden vuracak kadar devdirler. Senin ırzına geçecek kadar devdirler. Seni duvara çarpacak kadar devdirler. Senin bedenini parçalayacak kadar devdirler. Bedeninin üzerine bomba yagdiracak kadar devdirler. Küçügüm ! Hep küçük kaldın. Büyümeden öldürüldün. Hesap soramayacak, lanet edemeyecek kadar küçüktün öldürüldügünde Sen dogdugunda bir hayat verilmisti sana. Düsüp dizini kanatacagin oyuncak bir bebek için aglayacagin ilk askını okul sıralarında yasayacagın acı çekecegin gülecegin sevinecegin sevecegin sevilecegin ve düsünecegin bir hayat. Duygularini ve fikirlerini yarıstıramadan yasama hakkını aldılar elinden Sonbaharın sararmıs bir kösesinde yagmurlarla bir yol çizememe hakkını, tütün tadında demli bir çayi yudumlayıp hüzünlenmek hakkını aldılar elinden. Sözlerimin tükendigi vakit tükürme ve lanet etme hakkımı kullanıyorum onların yapamadıgını. Yüzünüze tükürüyorum, varlıgınıza tükürüyorum. alıntı |
Eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire o'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın o olduğunu adınız gibi biliyorsanız... Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona o diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi o'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke o anlatsa" diye iç geçiriyorsanız... .. |
"Ben kimim, kime anlatıyorum, neyi anlatıyorum ayrıca Neyim ben, bu olanlar ne, ya kimdir tüketen isteklerimi tüketen kim. Hani bir yarışın sonuna varmış gibi Hani görmeden daha sezmeden her şeyin bittiğini ama ne zaman saçları kurularken çok eski bir alışkanlıkla çökerken üstümüzde bir sözün, bir gümüş kupanın o sebepsiz inceliği ansızın bir ürperişle: bitti mi, her şey bitti mi yoo, hayır! Öyleyse kimdir tüketen isteklerimi? Bir rüzgar, duyulup binlercesi birden bir rüzgar Bırakıp beni bir kenara, bir uzağı, ya da bir boşluğu bırakır gibi Ve ben hazırımdır bir süre unutulmaya Ama hep sorulur gibidir benden: Ben şimdi ne yapsam acaba Ben şimdi ne yapsam, Ben işte ne yapsam kaç kere yalnız kaç kere yalnız, ama kaç kere yalnız, gene kaç kere insan olmalarımla." Edip Cansever... |
Hayatın Riskleri ve Risklerin Hayatı Gülmek “SAFTIR” denme riskini göze almaktır. Ağlamak ise “DUYGUSAL” görünme riskini… Birine yakınlaşmak “KENDİNİ KAPTIRMA” riskini göze almaktır. Sevdiğini söylemek “SEVİLENİ YİTİRME” riskini… Düşüncelerini söylemek ise “DOKUZ KÖYDEN KOVULMA” riskini… Umutlanmak “HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMA” riskini göze almaktır. Sevmek ise “KARŞILIK GÖRMEME” riskini… Ama riskler alınmalıdır, çünkü hayatımızın en büyük riski hiç risk almamaktır. Çünkü yaşamak “ÖLMEK” riskini göze almaktır. |
Elimden, dilimden, gözümden sakındığım sen.. |
Sabahın erken saatlerinin yorgun uyanışlarına, bütün gün süren koşuşturmalara, sırt ağrılarına, kendi seçimim olmayan muhataplara, isteksiz baş çevirmelere ve verilen cevaplara, yorgun argın eve dönüşlere rağmen yatağa uzandığımda aklımda olan; ...SEN... |
Avuçlayabilir misin karanlığı? Sonlandırabilir misin bıçaksırtı bekleyişleri? Durdurabilir misin kendini? HAYIR! Kaybedişlerin efendisisin sen... ... Çarmıha çivilenmiş iraden Düşlerinin etrafını çevreleyen dikenli tellerin var. Geçmişte yaşadıkların ile geleceğe ait ipoteklerin. Her an patlamaya hazır..... Korkma! Aynalar yalan söylemez sana... Gözyaşların imrendirir Timsahları. Kabil'in Habil'i öldürmesi kadar Acımasız! nurdan yoksun vicdanın Durmaksızın yokluğunun acısını içersin beyaz yürekli ülkenin. Ve bilirsin; Ayrılığın sertliğini, Kendi ölümünün yumuşaklığı bertaraf eder yalnızca |
Sen ‘Sen’ Ol Herkes biliyor ki: Herkes için her şey olamazsın Herşeyi bir anda yapamazsın. Herşeyi mükemmel yapamazsın. Herşeyi herkesten iyi yapamazsın. Sen`de herkes gibi bir insansın. O zaman: Kim olduğunu bil ve öyle ol. Senin için öncelikli olanı bil ve onu yap. Güçlü yanlarını keşfet ve onları kullan. Başkalarıyla rekabet etmemeyi öğren. Çünkü hiç kimse “senin gibi” olmaya çalışmayacaktır. |
| Saat: 00:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık