![]() |
Adı Yalnızlık Gölgen gibidir yalnızlık Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk. Sarılırsın ararsın tutamazsın yoktur çaresi. Adı Yalnızlık Yazılmıştır birkere Yiğit olsan da büker bileği, Cesur olsan da sızlatır yüreği. İçindedir sevgi, insanın tek dileği Ateşten gömlek misali SEVGİ... SEVGİ... SEVGİ… Murat İnce |
|
Noktasız Biri gelir sorarsa Sana beni sorarsa Gitti der misin Gittiğimi söyler misin Gidiyorum ben sana Benimle gider misin. http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifÖzdemir ASAF |
Ağır günlerin altında kalıyoruz. Puslu havanın soluğumuzu kestiğini Ve bir sanatçı fırçasından çıkmamış göğün, Üzerimize yıkıldığını, Şimdi şimdi söylüyoruz; Şarkılarımızı nasıl söylediysek. Oysa, çocukluk, oysa mutluluk, Ne kadar yakındır? Bir elmaya uzanmacasına, Bir elma ağacının dallarından sarkmacasına. Ağır günlerin altında adam oluyoruz. Yağmurlu ve kirli. Düşlerimizden yaratılmamış bir dünya bu! Sellerinde; küçük, kağıtdan yapılmış gemilerimizle, Birbirimize sevgi taşıyoruz. Zaman nasılsa aleyhimizde, Tam denize atlayacağız derken, Ağır günlerin altında kayboluyoruz... Ekim - 1998 Albatros |
Ufukta kaybettim onları. Meçhulde miyim? acaba, Şimşekler çaktı derinlerde, Salındım aniden. Ne aradığımı biliyor muydum? Ya da neyi öğrenmek istediğimi? Ne fark eder ki? Düzen böyle kurulmuş, Böyle devam etmiyor mu? Kimin elinden ne geliyor, Bir şeyleri düzeltmek adına? Hainler, yalancılar, düzenbazlar Arasında yaşıyoruz zamanı. Yosunlaşmaya bıraktığımız Tüm güzellikler! Evet hepsi yosunlaştı birer birer Bunu biz başardık Dünyaya, kendimize, Bizden sonrakilere kattığımız, Yılların temizleyemeyeceği bir durum Maalesef ki durup düşünüldüğünde Hakikatten ne acı bir durum. İstanbul - 28.10.2004 Hüsnü Çelebi |
Gittin sen,tüm gidenler gibi…beni tamamladığını düşünürken,yine yarım kaldım. Tebessümün takılı kaldı yüreğimde… sonu yok,ışığı yok,ıssız bir yolda sessiz kaldı sevdam. Korkup kaçtın beklide bu sevda dan ! Sığdıramadın kalbine,taşıyamadın doğru dürüst… Bu kadar çabuk pes edişinde bundandı belki ? Başka cümlelerin ardına sığınman,yalan sevdalara kapılman bundandı işte. Gözlerine baktığım zaman hayat bulurdum. Öyle güzeldiler ki…sanki hayat saklıydı içlerinde ! Birden kapattın o gözleri…aldın benden hayatımın en beyaz siyahını. İşte ondan sonra başladı her şey;kalp ağrılarım,baş ağrılarım,haykırışlarım,hıçkırıklarım…. Benden aldığın en beyaz siyahtı bunlara sebep. Yaşadıklarımın kötü bir kabus olduğunu düşleyip,geçecek diyordum, Olmadı,geçmedi her şey artarak daha da çoğaldı. Pişmanlıklar sardı çevremi,keşkeler birikti içimde,acabalar dolaşıp durdu beynimde…ama yinede hep sen vardın düşlerimde,hep sen çoğaldın,hep sen büyüdün içimde… TANER DOĞAN |
Gidişin Gidişin ölümüydü umutlarımın Güllerin yüreğimde can verisiydi Ufkumda her aksam hüzünlü ve dalgın Seninle batan ömrümün güneşiydi Ardında bir İstanbul bıraktın öksüz içimde yokluğun ateşini yaktın Karanlıklar ortasında güpegündüz Yıkılmış dağılmış bir adam bıraktın Gün, Gün yaklaşan bir şey var; ölümü mü ne? Değilse içimde bu ürperti neden! Dolasan kim benimle deli divane Güzel olan herseldi seninle giden Simdi butun hayallerim yoksul kaldı gittin..bana bu rezil İstanbul kaldı!!! http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifÜ.Y.O. |
Hadi Git Hadi Git.. Bavulun kapının önünde Vefasızlıkların Zalimden sonra gelen adın Yok ettiğin umutlarım Akıttığın gözyaşlarım Ve yüreğimin yanıkları var içinde Hadi git., Hadi git Batık bankalar gibi Haraç mezat sat beni Ve kundaklanan bir evde Yanan çocuğun ki gibi Uzaktan duy, Feryad eden sesimi. Git hadi. Hadi git. Topladım valizini İçine doldurdum mazimizi O ecel gözlerini O sinsi gülüşünü Kanımı kaynatan öpüşünü Git hadi, giitt. Hadi git Umutlarımı siyaha boyadığın gibi. Kadehindeki kanımı iç Aç bir yarasa gibi. Hadi git Sevmediğin sanatçının Posterini ezer gibi. Hadi git Gözyaşlarım kurumadan Yüreğimin közü soğumadan git. Hadi git Bavulunu koydum kapıya Taksi de bekliyor dışarıda Biletin hazır otogarda. Git hadi git Ardına bakmadan Son kez el sallamadan Kokunu bırakmadan git. Hastane kapısındaki Cansız bir beden gibi Otel odasındaki bir ****** gibi Sahipsiz bırak beni. Hadi giit. Sonsuza kadar git, Balayınız da benden Sonsuza kadar git Güle güle git. "Tonmaister kardeşim Nevzatın gözlerinden dökülen yaşlarla, Vefasız Barmen kıza yazıldı". 20.03.2004 -- 22:35 <a href="http://kazancortakligi.hemalhemsat.com" target="_blank">Kazanç Ortaklığı</a> Gökhan Karaduman |
Senden Ayrılıp da Gitmek Kolay mı? Kalbine girdiğim aşk kapısından Geriye dönüpte çıkmak kolay mı Bunca yıl yaşanmış mazi ardından Seni terkedipte, gitmek kolay mı? Sevda denizinde, kürek çekeriz Bazen fırtınalı, bazen süt liman Darılır, barışır, yaşar gideriz Senden ayrılıpta, gitmek kolay mı? Sevinçle hüzünle bir ömür geçti Bir kalemde silip atmak kolay mı Mahzun bakışların '-gitme! ...' der gibi Seni bırakıpta, gitmek kolay mı? Sedat Erdoğdu |
Aşk adımları bilsem adını yollara düşeceğim kervankıran yollara! 1. hangi rüzgarsa yüreğimin yelkenlerinde sürükler suların ışıklı yolunda beni iklimden iklime taşır, dönenceden dönenceye kimdir beni böyle görüngesine çeken uzay taşları kadar karanlık ve yalnızken bilirim, adı konamaz düşlerde yaşayanın ansızın yerleşir yüreğimize büyülü gizemi saklı çiçeğidir içten içe süren baharımızın 2. önce denizler olmalı, ak denizler kumsallarında koşup oynaşacağımız çakılların çıkırtıları arasında güneşin altında, çamların gölgesinde önce denizler olmalı ve unutulmuş koyları o denizlerin teninde damlacıklar domur domur yosunlara değmeli ayakları bir ürperti gibi gezinmeliyim tüp diplerinde birden ufuklar yıkılmalı ki ötesi yurdu olsun sevgimizin önce denizler olmalı, ak denizler sözlerimizde suların yalınlığı kavuşmalıyız iki ırmak gibi çağıldayarak yataklarımız değişmeli coşkumuzdan birbirimiz olmalıyız kimliklerimizden sıyrılarak 3. ıssız bir köy evinde ocak başında türküsü olup gecenin yeniden yakılalım alevlerin dilinde üşüdünse sokul bana örtün olayım dünyama sunulmuş biricik meyvem haramım seni koruyan kabuğun olayım üşüdünse sokul bana ıssız bir köy evinde yüzlerimizde yalazların yansıması geçelim çağların itesine iki masal kahramanı gibi anlatılsın öykümüz dilden dile 4. yollardayız eli elimde fundalıklar arasından yürüyoruz çiçekler öpüyor eteklerini yollardayız sevinci sağıyoruz günün göğsünden üstümüz başımız çengi ışık aşkın yolcularıyız yollardayız yüreklerimizde nice esinti çiçek tozlarıyla yüklü uçuyoruz düşlerin çavlanında 5. kentin sokakları aydınlanıyor birden yine yakalanıyoruz bakışların yağmuruna kıskançlığın kıskacındayım gir koluma aç adımlarını tenhalarda yürüyelim haydi yolumuz denizler olsun yoldaşımız martılar birer çarpıntı gibi geçelim günlerin solgun yüzünden esriyen yanımızda dalga dalga sevgiler ardımızda anılarımızın açık sözlü yalınlığı tenhalarda yürüyelim haydi en bildik sözlerle geçelim sevdanın çöllerini bir ışık yağsın sonra sussun her şey kanat vuralım yeşillikler arasında solukları turunç kokan güneyli çocuklar gibi tenhalarda yürüyelim haydi gümüş çizgilerini yoklayalım ufukların sevginin yıldırımlarıyla yırtılsın içimizin karanlığı yağmura hazırlanır gibi dolu dolu ve çoşkun tenhalarda yürüyelim haydi 6. söyle hangi denizlerin çocuğusun görüyorum yüzünde tirşe mavi yansımalarını dip dalgalarının bu aşk derinliğindir senin 7. kaç aşkın günbatımını yaşadım çekildim yıkıntılarımın içinde yürüdüm anıların tozlarına bulana bulana içim boz duman -oysa sen beni kaçırdın benden- türkülendim ansızın şimdi bütün uçurumların çiçek ve bu aşk bu aşk sevgilim senin kadar gerçek! (Kod Adı: Mansur) Hüseyin Yurttaş |
Ahvalim var Karar kıl gönül ikrara, Murşidler şahı hünkara. Kamil olup hak yoluna, Gelen bilsin ahvalimiz.. Arif ile kıl pazarı, Göresin aşkı nazarı. Bülbül olup zarı,zarı, Yanan bilsin ahvalimiz... Çirkin ile aç arayı, Melhem ile sar yarayı. Sıratı geçip sılayı, Bulan bilsin ahvalimiz.. Dost yolunda olak sefil, Düşünme hiç boşa gafil. Çağlarim der söze dahil, Olan bilsin ahvalimiz. Aşık Çağları (Muammer Çalar) |
http://gallery.istanbul.gov.tr/Portals/FotoIstanbul/images/b/1777.jpg Bu zamansız gidişin Umurumdamı sanki Neler neler yaşadık Silemezmiyim seni Gerçek aşkı bul ama Hüzünlerinle yaşa Ağlarımmı sanmıştın Ne farkederki bana Gidene dur diyemem Giden gider zaten Sevene sevme demem Seven sever zaten vurdum duymaz yaramaz seveceksen sev biraz ben seni seviyorum ne olur anla biraz anlaki gel gör halimi ne hallere düşmüşüm aşkından yanmışım söndürsene sen beni |
Madem sonunda ayrılık vardı Söyle gülüm sevda neden yaşandı Madem ayrılık sonumuz gözyaşı mahsulümüz olacaktı Söyle gülüm sevda neden yaşandı. Madem gitmek için gelmiştin bana Söyle gülüm sevda neden yaşandı Madem ardında bir dalı kırık bırakmaktı niyetin Söyle gülüm sevda neden yaşandı. Madem kanlı hançerini kalbime batıracaktın acımadan Söyle gülüm sevda neden yaşandı Madem sevgiye inanmıyordun Söyle gülüm sevda neden yaşandı. |
http://img287.imageshack.us/img287/2460/a13qa.jpg Bir asktan bir aska geçmek olmaz ki Her gün yeni bir sevgili seçmek olmaz ki Gitmek en kolay yol sen kalmayi dene Çok ihtiyacim var beni bugün sevmene Gitmek en kolay yol sen kalmayi dene Çok ihtiyacim var beni bugün sevmene Yanimda olsan sana dokunsam biraz oksasam yar Ipek tenine deniz gözlerine bakip dalsam yar Elini tutsam sana sarilsam hatta aglasam yar Korkularim bitse yalnizligim gitse ben hep sende kalsam yar Verdigin ask sözü caymak olmaz ki Vari yok yoku var saymak olmaz ki Gitmek en kolay yol sen kalmayi dene Çok ihtiyacim var beni bugün sevmene Yanimda olsan sana dokunsam biraz oksasam yar Ipek tenine deniz gözlerine bakip dalsam yar Elini tutsam biraz sarilsam hatta aglasam yar Korkularim bitse yalnizligim gitse ben hep bu evde kalsam yar |
Çifte koştuğun öküzler, Senin kadar yorgun değil kardaş! Sen ki kış ve yaz düşünceli Sen ki kış ve yaz yalınayak! Ne esnaf ne tüccar ne efendi Senin kadar değil düşünceli Senin kadar yorgun değil kardaş! Sen ki kış ve yaz düşünceli Sen ki kış ve yaz yalınayak! Sevmesi sana mahsustur Yüreğin hükmedince, Boynun damarları kabararak Türkü söylersin söyleyince, En iyi sen gülersin, Ölürsün öl deyince, Sana mahsus çalışmak. Sen ki kış ve yaz düşünceli Sen ki kış ve yaz yalınayak! Cahit Külebi |
http://img258.imageshack.us/img258/6299/genclereozelgulveresimler292lo.jpg Yitirilmiş yılların ardından bakma ne olur Öyle hadi gel yeniden Karanlık gecelerin içinden çıkar al beni Hadi sarıl yeniden Ben böyle çaresizken Sen öyle kayıtsız olmaz bir tanem Unuttum geçenleri sende affet beni Hadi vur aşkı en derinden son defa Yeniden yeniden denesek bir daha Yeniden kadehi vuralım gel aşka Sınırsız hesapsız olacak herşey Bu defa bu defa başka Yeniden yeniden denesek bir daha Yeniden kadehi vuralım gel aşka Sınırsız hesapsız olacak herşey Bu defa teslim ol aşka |
Ayrılık şiiri Her satırı mendireğe dizili karabatağa benzeyen bir mektup bırakarak balıkçı koyundan sisler içinde uzaklaşan kayık gibi bir sabah usulca ayrıldın koynumdan Bütün yolcularını boğaz köprüsünün çaldığı araba vapurunun boş seferleri gibi yalnızca rüzgar gezinir sensiz yüreğimde Durgun bir sudur aslında deniz ki çocukların acemi oltalarını denedikleri kuytu bir iskelenin tahtaları altına yazdığım ayrılık şiirini okudukça dalgalanır Sunay Akın |
Gitmek geliyor içimden… Belli bir mekâna değil, belli bir zamana. Teknoloji bu kadar gelişirken, uzayın derinliklerine gidilip, kim var kim yok diye araştırılırken, neden zamanı geriye alma girişiminde bulunmaz ki bilim adamları. Bu mucizenin gerçekleşebileceğini düşününce heyecanlanıyorum. Bir an ne kadar geriye gitmek istediğimden emin olamıyorum. Acaba anne karnına mı geri dönsem? Yoksa cinsiyetimi belirleyen babamın hayalarına mı? Galiba hiç doğmamış olmak istemek biraz fazla kaçar, kaderi değiştirmek olurdu. Eyvah! Kader, yazgı! Ben bunları geriye dönüş heyecanı içinde atlamışım. Onlar devreye girince yaşanmışlık aynı olacak. Fotokopisi gibi. Ama bu geri dönüşlüğün, aynı şekilde bir yaşanmışlığı olacaksa; acısı, hüznü, hayal kırıklığı çok, sevinci, mutluluğu az… Ya bir de kaybettiklerim ve kazandıklarım. Geçmişe intikal eden akrabalarım, arkadaşlarım, eşim, dostum. Kaybettiğim değerlerim, gururum, umutlarım. Ya kazandıklarım? Nerdeyse yarım asra ulaşacak yaşım her şeye rağmen beklemeyi ve umut etmeyi öğrenmek ve çocuklarım. Hayır hayır! Artık emin değilim, başımı alıp gitmekten. O yorgunluğu bir daha yaşamaktan. Yaşanmışlığın terazisini ayarlamak zor. Ne yaparsak yapalım kaybettiklerimizin kefesi ağır geliyor. Galiba en güzeli kahvemi elime alıp, bir de sigara yakıp Hüsnü Şenlendirici’den ‘Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime’ klarnet taksimini dinleyerek geçmişe yolculuk yapmak. Hüznü, sevinci, heyecanı, ayrılıkları anımsarken o günlere geri dönmek ve özeleştiri yapıp geleceğe yön vermek. Yolculuk uzun sürse de eminim buna değecek. Çünkü işin içinde gelecek için beklentiler, umutlar, geçmişteki keşkeler var. Umarım keşkelerin olmadığı bir yön bulurum geleceğime. Kahveler, sigaralar ve klarnetten yayılan ses bir çok kez tekrarlansa da… Alıntıdır... |
Seni sevdim diyenler çekip giderse Buda geçer birtanem boşver üzülme Seni güneşin batışını seyrederken görüyorum Seni yağmurun akışını dinlerken duyuyorum Seni yollarda dolaşırken hayal ediyorum İnan, inan ki seni seviyorum İnan, inan ki seni seviyorum Akan gözyaşların durmak bilmezse Şu yalan dünyada yüzün gülmezse Seni sevdim diyenler çekip giderse Bu da geçer birtanem boşver üzülme Seni sevdim diyenler çekip giderse Bu da geçer birtanem boşver üzülme Bir dileğim olsaydı eğer tanrıdan seni dilerdim Uğrunda ölüm olsa seve seve giderdim Kadehime şarap olsan seni doya doya içerdim İnan, inan ki sensizliği nasıl sürerdim İnan, inan ki sensizliği nasıl sürerdim Akan gözyaşların durmak bilmezse Şu yalan dünyada yüzün gülmezse, Seni sevdim diyenler çekip giderse Buda geçer birtanem boşver üzülme Seni sevdim diyenler çekip giderse Buda geçer birtanem boşver üzülme... |
ne kadar da kal demek gelsede icimizden genellikle dudaklarımız arasından cıkan keime git tir..mesela gitle yazılmıs bi sürü sarkı war.inasn gururuna yedirip kal demeyi cok fazla beceremiyor.o yüzden kal ile ilgili sarkılar cok degil.. git gideceksen bekleme.baska birşey söleme.. git hadi git istemiyorsan.git git hic sevmiyorsan. git bir daha dönme geri.istemem bundan gayri ellerini.. git git geri dönme bir daha,git git aramam asla.......... gibi....bi sürü sarkı var.bunlar sadece bi kacıydı..iste kalmak yürek istio abi...herseyi bir anda bırakıp gitmek cok kolay....:D |
http://img128.imageshack.us/img128/5004/vrltz5.jpg Her yürek kayıp verir Ağır olur yenilgi Kabullenmek zor gelir Adı aşk bu hatır değil ki Sevmedim sevemedim Kabul etmek suçtu sanki Hep vermeden istedim, Bu kalp benim ödünç değil ki Bu kadar anla yeter Acı zamanla geçer Bilmiyorsan Hiç değilse, hasrete saygı göster Yürü yüreğim gidelim buralardan Aşk bizimle değil Sana buralarda bişey olsa, Kimsenin umurunda değil Anıları, acıları, biraraya topla Yak, dağıt külleri Bize de güler bu hayat nasıl olsa Hiç umurumda değil |
Kalp kalesi kalp kalesi! ben sana sürgün, sen bana hüzün dayanır mı hüsn ü aşk bu kırgındır yollar döndükçe burçları bengisuyunda Aşk'ın ve kimbilir hangi soyunda güzün kalp kalesi! sen yaşlı Söz'ün kopar zincirlerini hem oğlun hem mahpusun olan Söz bu! hem gece hem gündüzün kanadını aç atım, geç ateşi ve... Hüsün kalp kalesi! her dize bir gizli bahçedir sevda senin hisarın âh çeken kılıcın bir düğüm olan adın sonunun başındadır yaz ve güller çözülsün Hilmi Yavuz |
Kalan olmamak için gitmeliyim.. Bu sefer kolayı seçmeliyim.. Aramaz oldun günlerce, aramadın, sormadın, aradığımda ‘neden? Demesen de, gariptin, anlamsız uzaktın, belki de anlamlı ama bana anlamsız geldiğinden öyle dedim. Amuda kalktı tüm duygusal tepkilerim. Herşey allak bullaktı hatıralarımda.. Neden aşık oluruz? Sevgilimiyiz biz? Diyen sen, sevgilim olan ben, sevgili olamayan sendin doğru ya da hiçbirisi, ya da kimbilir hepsi. Yoksa gökkuşağı renklerini içinde barındırınca mı aşk olur olan ne ise? Tüm renkleri içime emip kaybolmak isterdim, bazende; sağanak yağmur altında koşmak, coşku ve sevinçle kanat takıp uçmak isterdim masmavi gökyüzüde. Bazen de… geri geri gelmek isterim, arkama dönüp dönüp bakmak; saniyeler yıllara bedeldir o an, saatler işlemez, yollar kapalıdır 4 kavşak, gönderilen çiçekler solmuş, kalbimin ritm sesleri duyulmaz olmuştur. Kafam karışık; karışık olan ne? Neden karışık? Niye? Ne zaman oldu?‘Kafanın karışıklığı ben miyim?’ diyen kim? sen misin? Akrep ve yelkovanın birbirini sürekli takibi gibi kaçar-kovalar bir yaşam. Kahvenin kokusu mis gibi yüklesirken hatırlarım hep seni. Neden hatırımda hep mis gibi koku? Neden? Neden unutamıyorum? Tatile çıkmayan düşüncem seni unutamıyor oysa. Gitmeliydi her dem desem de olmuyor işte. Yaşamadığımız, doyamadığımız anlara, yaşamdaki güzellikleri yaşamak varken neden gitmek derim, isyan ederim, gitmeme, kendime. İsyanımla yola çıkmışımdır mecburen. Salt bedenimdir giden, ama yaşanacak anlar, yaşanmışlıklar, tüm benliğim orada kalmıştır. Yüreğimle kavgalıyımdır, güzel yarınlar var iken neden? Diye sorar, umuda sarılırım, kopmamacasına. Bir katre su olup akmışımdır yaprakların ucuna. Bir mumluk ışık olup aydınlatmışımdır gecelerini. Gitsem de dönmek için çaresiz çırpınacam elbet. Kim engel olacak buna. Kim dur diyebilecek yaralı yüreğime. Kim? Neden döndün? diyebilir. Kim? Kim? Kim? Diye çınlar kulaklarımda. Eğer gidilen yer sonsuzluk değil ise dönüş kaçınılmazdır. Doya doya yaşamak, yarıda kalan çılgın kahkahaları tamamlamak, gözlerden akan 2 damla yaşı kurutabilmek için dönmek isterdim. İçime akıttığım göz yaşları gidişime değil kendimedir. Boğazımdan haykırarak çıkan çığlığım geceyi böler sarsarak, gece sus****ur. En güzel anları yaşadığımız, sarıldığımız, güldüğümüz gece karanlık, gece yalnızdır… Giderken yalnız koyduğumuz kalandır. Gözlerimle kahkaha atarken senle olan anları hatırlar, hüzünlenir, müjgandan damla damla yaş akıtırım. Kasırgaların azgın sesiyle yol alırım bilinmeze doğru. Gitmem gerek biliyorum, sen söyleyemesen de? . Git!.. diyemiyorsun ama kal!.. da demiyorsun biliyorum. Birbirimizi yakarak ve kanatarak yoruluruz. Yüreğim ağır ağır, inceden inceye kimseye belli etmeden kanar. Bıçak sırtı gibi kesildi yaşanan anlar. Gürül gürül akan sesin kısıldı bir an ‘Sevdiğim gidecem’ desen dayanamayacağımı biliyorum. Seni arkamda bırakmak için giden ben olayım istiyorum. Bu yürek lime lime parçalansa da bu kez kolayı ben seçeyim diyorum. Kalbimin kapakçıklarını kapatıyorum. Çökmesin kalbimin dört bloğu, içime akıp acıtmasın istiyorum. Kararın kesinse dönüşü yok anlıyorum. Farkına varıp ben gideyim istiyorum. Yüreğim ile aklım hep karmaşık olsa da biletim kesilmiş bir kere, yolcuyum, hüznü çantama koyup gitmeliyim. Karanlıkta, yol iz bilmeden, rehbersiz kalmak güzeldir bazen. 'Yalnız kaldığın bir labirentte dolaşmak keyifli midir dersin? ' |
ADIMIZ SERSERİ BİZDEKİ ACIYI ÇEKMEYEN BİLMEZ, ELİMİZDE KADEH BİRGÜN EKSİLMEZ BİZ SEVERİZ BİZİ KİMSELER SEVMEZ ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL DERTLİDİR ŞARKILAR DİLİMİZDEKİ BİR ÖMÜR ÇİZGİSİ YÜZÜMÜZDEKİ YAĞMUR DEĞİL YAŞTIR GÖZÜMÜZDEKİ ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL. Hakkı Yalçın |
Anlat kuş ağzıyla anlat o masalları o masal çocuklarına sesine imbatı kat göz göz nilüferler açsın gözlerinde akşam, sefalar getirsin ocakta alevden yazılar gaibi oku! seni susmak karanlık olur ihanet kadar puslu o yürek ansızın soğur enlemleri boylamlar boyunca bir çığlık yayılır ki kutuplardan duyulur kuş ağzıyla anlat o masalları o masal çocuklarına düşleri benzesin yaşamın güzellikleriyle özlerine özlemler sinsin bu ıssız geceyi kuşat şafağı doku kuş ağzıyla anlat o masalları o masal çocuklarına (Kod Adı: Mansur) Hüseyin Yurttaş |
Öyle gel gecelere Ten kokunu tenime, gece rüzgarı taşır. Ilgıt, ılgıt esip de , öyle gel gecelere... Sığınacak yer yoksa, sana sinem yaraşır. Gündüzlere küsüp de, öyle gel gecelere... Gözlerden ateşlenir, sevda bir kurşun olur. Suya eğilirken de, güzel ceylan vurulur. Sevdalandın bir kere, söyle nasıl durulur, Yalnızlıktan kaçıp da, öyle gel gecelere... Sığınmışız bir kere, gök kubbenin altına. Yalnızlık akkor olur,içte eser fırtına. Sevdaların yakarken, varmaz mısın farkına. Alev,alev yanıp da, öyle gel gecelere... Mevla aşık olana,güçlü bir sabır versin. Ayrılık ateşine, dayanılır mı dersin. Yemeninin ucuna, sevdanı düğümlersin. Düğüm, düğüm çözül de, öyle gel gecelere... Yürekte bu haykırış, hançer de çığlık varken. Sinende olan ateş, seni durmaz yakarken. Gözlerdeki özlemi, ay ışığı yıkarken. Işık ,ışık süzül de, öyle gel gecelere... Elmadağ 12/08/1996 Metin Uz |
İçimdeki Boşluk! Bencileyin şöyle garib var mı ki Anlatamam ne menemdir hallerim Yerim yurdum bir kör kuyu dibi ki Hep çıkmaza gider gelir yollarım Yumaklanmış yüreğimde acılar Ucu kayıp bulamam ki çözeyim Çaresizlik hükmediyor tabi ki Gözyaşıyla her gece gözgözeyim Hissiyatım ısyan eder aklıma İçimde bir bitmek bilmez savaş var Bir kararda eğleyemem kendimi Yürek sever dilim söver karalar Bir çıkmaza düşmüş gönül döneler Beden mülküm yangınlarda kavrulur Şu boşluk ki bir doldurmuş içimi İçimdeki her şey dışa savrulur Bir çıkmaza düşmüş gönül döneler Çelişkiler benliğime kök salmış Şu boşluk ki bir doldurmuş içimi Şişmiş şişmiş patlamaya an kalmış Hünkar Dağlı |
Gittttt GİT!!! GİT... DÜŞÜNME SAKIN ÜZÜLECEĞİMİ BU AŞKA YENİLİP TÜKENECEĞİMİ ALIŞKINIM BEN GİTMELERE HEP KALANLARDAN OLDUM HEP AĞLAYANLARDAN OLDUM DÜŞÜNME GİT! KALANLARDANIM YİNE SEVENLERDEN DEĞİLİM ARTIK...MERAK ETME AĞLAMAM ARDINDAN... GİTMEK İÇİN BEKLEME SEVMİYORUM SENİ GİT İSTEDİĞİN GİBİ ÇIK HAYATIMDAN! DÖK HAYALLERİMİZİ ONARACAK BİRİ ÇIKAR NASILSA BENİ BEN YAPACAK BİRİ ÇIKAR KARŞIMA SEN DEVAM ET YOLUNA BEN YENİLMEM SANA, HAYATA...... |
Gitmek Bu vadideki karanlığı ve büyük soğuğu düşün B. Brecht Gitmek. Bir hançeri inceltip Okyanusa daldırmak isteği Ya da düşebilmek atlasların Dışına ki ey kalbim Yalnızsın bu yolculukta da Gitmek. O kaos duygusu, aklın Sarsıntılarla yorgun düşüşü Bilincin kamaşması belki de. Rehin bırakılacak bir şey yok Unuttuklarından başka. Gitmek. Bir büyü gibi saran Ağrılar yumağı, kışkırtılmış Düşlerdir ki sen şimdi Esirgeme kendini kalbim Kederin o derin yalnızlığından Ahmet Telli |
gitme! figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker sabah kervanları, kelebekler ölür. gitme! bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm. gitme! öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde ah, gülüm! gitme! acılara mahkum olur yüreğim ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm. gitme! içimdeki bütün vagonlar devrilir bir kar yağar istasyonlara, üşürüm. gitme! kal, menevşeler açsın dağlarda sevince dönüşsün gökyüzü iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm yokluğuna alışamam, yokluğun ölüm. gitme! bütün ormanlar ateşe verilir kuşlar da gider bu kent de, ölürüm. |
yüzün halisina dökülen zeytinyagi askin dikis izleri ya tamamiyle degistirmek lazim deriyi ya da temizlemeye calismak, çullardan çaputlarla gün gün biraz allik biraz agri biraz suyla bilerek gitmeyecegini ve daha beter kusacagini aslinda uzak bir 'sonra'da Ilgım Veryeri |
ELVEDA bu son şiirim, son bakışım sana... hoşçakal sevgilim! sonunda sana da elveda! sev..! diye yalvarmıyorum, bu sefer sana ..git! diyorum. gel... demiyorum işte! unutalım herşeyi bir darbede. sandığım bir ömürdü belki, sana saatler bile uzun geldi. bana verdiğin birkaç dakika, diğer aşklarını geciktirdi. elveda! avuçlarına sevgiler doldurduğum... yüzüne vuran günışıgıyla, mutluluklar gönderdiğim zalim... elveda sana! bana sevgi öğrettin, bana gülmeyi öğrettin... ellerimi tuttun, yürümeyi öğrettin... ama, ama sen... bugünden sonra çoğalan sevgimi... bulmadan kaybettin... sevgin kurumus bir çiçek şimdi, sararmış bir kitap, kağıtlarda kalan şiirler.. birkaç sözcük. sevgin şimdi, birkaç sözcük. elveda! boynumu büktüren sözlerine, gözlerimi yaşartan gidişine, sana...sana ve herşeyine elveda! avuçlarımda eriyen, yaşamadığım yıllarıma... seni düşündükçe çoğalan kabaran sevgime, özlemlerime, elveda! hoşça kal! çektiğim acıları sana bırakıyorum, bir ömür onlarla sarmaş dolaş kal, hoşçakal! hayatın boyunca, terkedilişlerle vedalarla kal.. elveda diyorum sana anlıyormusun! hadi...kendini yalnızlık denizine Sal! |
Kalmak daha zordur.Gidenin ardından bakmak çok çok zor. |
kalanda üzülür birgün pişman olur gidende!!!!!!! |
gülsün artık yüzün bundan böyle yokum ben olmayacağım istesende olmayacağım istesemde olamayacağım artık sana çok uzağım başını kaldırdığında benim baktığım yere bakıyor olacaksın gecenin bir vakti ama artık beni bulamayacaksın dilerim bu seni yaralamaz beni yaraladığı kadar umarım bu aşkın cezası sadece benim omuzlarımda olandır özlemek bana kalsın özlenmek sana beklemek bana kalsın beklenmek sana ama şunu unutma bir gün mutlaka karşında bulacaksın beni, unutulmuşluğumu ansızın bir günbatımı herşey yoluna girmişken karşında bulacaksın beni şimdi ben nasılsam öyle olacaksın ve tüketmiş olacaksın bana dair herşeyi benden olan herşeyi özgürlük bana kalmış olacak o an yapayanlızlık sana yapayanlızlık sana.... Ömer Seydi Ekinci |
aşkımız yasak, umutlar uzak, yollar tuzak yaşamak artık gereksizdir biz kavuşmazsak ellerim sana, gözlerim sana, yüreğim sana beni ben ne yapan ne varsa sana tutsak gel ecelim ol, ölümüm ol, sonum ol seni yapayalnız, savunmasız bekliyorum seni sabahın köründe gecenin yarısında uykunun arasında günün tam ortasında olduğun ve olmadığın her yerde bekliyorum üşümüş bir çocuk gibi yüreğim gel yorganım ol, saranım ol, örtüm ol seni kimsesizce, sessizce bekliyorum hiç gelmesen de gelemesen de beni sevmesen de istemesen de bekliyorum seni ve hep bekleyeceğim susamışım atlar gibi, acıkmışım kurtlar gibi gel suyum ol, aşım ol, arkadaşım ol seni dörtgözle, özlemle bekliyorum çağırmamı bekleme çağırmadan gel sağa sola görünmeden inceden inceden pazartesi gel, salı gel, çarşamba gel perşembe gel, cuma gel, cumartesi gel gelebilirsen pazar günü de gel seni her gün her gece bekliyorum Celal Kabadayı |
Sen Yoksan Musikisi bitti rüzgarın, Uğultusu başladı. Şimdi saadet, kapanan bir kapı, Açılan bir pencere. Masal kuşları gibi zaman, Hep saçlarımızda pençeleri. Yıldızları söndürmüş fırtına... Sen yoksan, söylesene Sevgin kalır mı yarına... Ahmet Beltekin |
Öldürmeyeceksin "Asla öldürmeyeceksin" Tevrat, Göç 20 "Senden önce inenlere, sana inen kitaba da inanırlar... Onlar Tanrının gösterdiği yoldadır, onlar kurtulurlar..." Kur’an, Bakara suresi Dinlerin buyruğuydu Öldürmeyeceksin Tapınaklarda çaktılar çarmıhları Elleri kanlı camilerden çıktılar kalem kırdılar yargı yerlerinde Peygamberlerini dinlemediler kudurgan dalgalar Tekneleri yutar denizlerde Çöllerden esen yeller Ekinleri kurutur Bil ki umut yeşildedir Yenilmeyen yeşilde Benim küçük serçem kanaryam bülbülüm Kuru dal çalı diken Konmuş ötersin Öt sen, öt, kardeş sesin Sulara rüzgarlara karışsın Zalim ürksün sağır işitsin Öldürmeyeceksin! Necati Cumalı |
GİTMEK Mİ ZOR KALMAK MI? Bir akşam üstü gitmek...kalkıp gitmek bir gece yarısı veya şafağa kucak açarken karanlık...gitmek mi kolay olan,geride kalmak mı?Bunu sorarız kendimize..birbirimize sorarız sormasına da..cevap alabilir miyiz soruya verilen yanıt ne derece gerçeği yansıtır,gerçeğin yanına yaklaşır?İşte bu tartışılır gideni yolcu geride kalmak zor olsa gerektir.El sallamanın acı burukluğu,boğazda düğümlenen hıçkırıkların görünmezliğini sağlama çabası..ve bunu başarmak için dudağa yerleştirilen sahte bir tebessüm..gözler!..ya gözler?gülermiş gibi görünen fakat dikkatli bakan diğer bir gözün rahatlıkla yakalayabileceği,derine gizlenmiş acı bir gölge durur ve mahzun bakar gözbebeklerinin derininde."Hadi git" dersiniz.."Git artık yolun açık olsun"Diliniz bunu telafuz ederken yüreğinizde yangınlar başlamştır bile çoktan,kalmak zordur..zorlu bir yoldur..bilseniz de gitmenin gerekli olduğunu,güzel geleceklerin doğumu için gidişlerin bir başlangıç hatta zorunluluk olduğunu..katlanılası değildir,çekilesi değildir.Bedenin içine yerleşmiş yüreğin onunla birlikte gideceği korkusu mudur bu endişe?Ateşi yakan kıvılcım bu korku mudur? Bu şehrin kaldırımları...kaldırım taşları da alışmışsa yolcunun varlığına,nefes alışına,koşuşuna,üzerlerinde...sonra koşmayı bırakıp(sözünü tutmak adına) yürüyüşlerine"ben bu şehri sevmiştim" diyorsa yürek..gitmek kolay mıdır acaba?geride kalmak zordur da!ya bir de beden ile yürek aynı mekanı paylaşmaktan yoksunsa!...yüreği bırakıp gitmek..akşamın karanlığında..her ne kadar sabah olacak da olsa,şafağın sökmesi yakın da..dost dediyse giden,geride bırakıp gittiklerine,dağlarına,kaldırım taşlarına,yaşlı kadınlarına,yetim çocuklarına...her biri tutup çekmez mi yüreğinin uçlarından sündürerek"kal! kal ne olur" diye feryat etmez mi? Gündoğumu yakındır artık..geceler sabahlara gebe..gitmemek olmaz ki "kal"diyen sesin büyüsüne kapılmak olmaz ki..! acılar diner mi yaraya merhem çalmadan?güneşler doğar mı sabah olmadan? Ha yüz kilometre ötede olsun beden,ha bu miktarı katlayın istediğiniz kadar.Yüreğin bedende hapsolmadığı sürece gidiş değildir gitmeler.Ağlayışlar gereksiz,üzülmeler yersizdir,fakat;mücessem varlığın içinde sıkışıp kalmışsa can;bir nefeslik mesafede olsa da yakın değildir. gidenler ten olsun,etle kemik... canlar burda dursun yeter... hatıralar canlı kalsın,bunu istedik... mesafeler dediğin nedir ki,nedir kilometreler? |
Ayrılırken Dinle sevdigim bu ayrilik saatidir Dunya var olali beri cirkin ve soguk Ergec icecegimiz bir ilac gibi Tadi dudaklarimizda acimsi, buruk Bu saatte gozyaslari, yeminler Bos bir tesellidir inandigimiz Perde kapaniyor, filim bitiyor iste O hic bitmeyecek sandigimiz Goruyorsun konusacak bir seyimiz kalmadi Sadece bakislarimizda huzun Iste ayrilik bu; hic beklemedigimiz O ikiz kardesi olumun Anliyorum bir daha gorusemeyecegiz Bu son bulusmamizdir seninle Yeni bir hayata basliyacaksin artik Onunla, o yeni sevgilinle. Anliyorum artik o opecek ellerini Kulagina aski o fisildayacak Icinde bir pismanliktan baska Benden eser kalmayacak. Sigarani sondur, kalkabiliriz On adim sonra yollarimiz ayrilmali Sakin aglama ve bir sey soyleme bana Insan ayrilirken bile buyuk olmali. Ümit Yaşar Oğuzcan |
http://img56.imageshack.us/img56/2154/vrlwo4.jpg Aşk aşk diye yollara düştüm Gitme seninle gelemem artık Acısı tarifsiz hallere düştüm Her yolun sonunu bilemem artık Aşkın beni parça parça ayırsın Feryadımı yıldızlara duyursun Ecel gelmiş kapım açık buyursun Fakat sen yokken ölemem artık Topaldır yürümez bahtımın atı Kimi sevsem yüreği kayadan katı Beni bir hiç eden sensiz şu hayatı Sevmek istesemde sevemem artık Aşkın beni parça parça ayırsın Feryadımı yıldızlara duyursun Ecel gelmiş kapım açık buyursun Fakat sen yokken ölemem artık... |
git gideceksen sende farklı diilsn |
http://img457.imageshack.us/img457/6426/gemipy5.jpg Bir beyaz gemiydi ayıran onları ; Kadın güvertedeydi , adam rıhtımda Şimdi unuttum yüzünü kadının .. Adamın gözleri aklımda...... Kana bulanmış bıçaklar gibi Uzun kirpikleri ıslaktı Adam dertli , adam darmadağın Dokunsalar ağlayacaktı ! Adam bitkindi , adam seviyordu Kalan kederdi giden gemiyse Taş olduğu içindir dedim Rıhtım taşları erimediyse....... Derken bir düdük öttü ansızın Koskoca gemi gitgide ufaldı Korkunç yalnızlığıyla başbaşa Rıhtımda bir adam kaldı..... Ümit Yaşar OĞUZCAN |
BEN SUSTUM UZAKDAKI YAR SEN SOĞLE |
http://img129.imageshack.us/img129/7545/gitmeat4.jpg Çok su verilince ölür ya çiçekler Çok ağlarım çürür gözlerim gidersen eğer Ben senin gül bahçende oyunlarıyla mutlu Ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum Sen ne güzel güldün solmuyordun hem çok seviyordun hem beni yormuyordun Çiçekler.. çiçekler sevildikçe büyür Gitme diyorum sana gitme çiçeklerim benimle ölür Buralardan Gitme Buralar gitsin sen gitme Buralardan gitme buralar gitsin sen gitme Gitme çözecekse biri gidecekse buralar gitsin Sen gitme... Sen gitmee Sen ne güzel güldün solmuyordun hem çok seviyordun hem beni yormuyordun Çiçekler.. çiçekler sevildikçe büyür Gitme diyorum sana gitme çiçeklerim benimle ölür Buralardan Gitme Buralar gitsin sen gitme Buralardan gitme buralar gitsin sen gitme Gitme çözecekse biri gidecekse buralar gitsin Sen gitme... Sen gitmee |
Sitem Önde zeytin ağaçları arkasında yar Sene 1946 Mevsim Sonbahar Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim Dalları neyleyim Yar yoluna dökülmedik dilleri neyleyim Yar yar... Seni karasaplı bıçak gibi sineme sapladılar Değirmen misali döner başım Sevda değil bu bir hışım Gel gör beni darmadağın Tel tel çözülüp kalmışım Yar yar... Canımın çekirdeğinde diken Gözümün bebeğinde sitem var Bedri Rahmi Eyüboğlu |
Yasak Bir yanım deniz Bir yanım orman Almış başımı gidiyorum Zeytinlerden bir zeytin Kulağıma eğildi Bahçemizden geçerken Hüzünlenmek yasak dedi Güldüm de geçtim Celal Vardar |
Gitmek kOLay.. kaLirsan müCadeLe edeCeksin.. ugRuna savaStigin DegerLer iCin.. ama GiderSen herSeyi arkanDa ßirakip.. herSeyin ßittigini düSüneCeksin.. OySaki OnLar Seni hiC ßirakmayaCaq (; |
korkak değilim umutsuz değilim bundan böyle değiştirdim sana yaraşmayan günlerimi verdiklerinle sana yaraşmayan ne varsa bir bir çıkarıp attım yeller esiyor şimdi o büyük karanlığımın yerinde geldin kutsal bildiklerimi yeniden tanımladın ülkemi bir bakışta bağladın güzelliğine en varılmaz yerlere vardırdın ellerimi en gizli denizleri açtın gemilerime sensin artık adı bir dönülmezliği çağıran kelimeleri ölümsüz kılan şiire Kemal Özer |
Senden Sonra Buraları senden sonra buraları bildiğin gibi işte seller mi istersin yangınlar mı? sonra, artık yok o martılar martılar aşkımızı göklere yazan bizimle ağlayıp bizimle gülen martılar artık, yoklar Ve o kırmızı güllerden arta kalan yanlız dikenleri kan rengi senden sonra buraları sonra, köşedeki dükkanı kapandı hüzün babanın; hani şu mavi boyalı, senden sonra buraları bildiğin gibi işte biraz suskun, biraz küskün biraz umutsuz, biraz bahtsız yanlız anlayacağın yanlız; zaman, geri iade mektupları kadar değersiz senden sonra buralarda bir sandalda yatmaya başladım denizin koynunda hani o günkü gibi demiştin ya koynunda ölsek denizin kimse bizi bulamasa ama bir terslik var evet koynundayım denizin ve görünen o ki ecel de pek uzak değil peki sen nerdesin!!! Ömer Seydi Ekinci |
| Saat: 14:33 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık