MsXLabs
Sayfa 7 / 22

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Gitmek mi Kolay? Yoksa Kalmak mı? (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/3960-gitmek-mi-kolay-yoksa-kalmak-mi.html)

Mystic@L 12 Mart 2007 14:14

Adı Yalnızlık

Gölgen gibidir yalnızlık
Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk.
Sarılırsın ararsın tutamazsın
yoktur çaresi.
Adı Yalnızlık
Yazılmıştır birkere
Yiğit olsan da büker bileği,
Cesur olsan da sızlatır yüreği.
İçindedir sevgi, insanın tek dileği
Ateşten gömlek misali
SEVGİ... SEVGİ... SEVGİ…

Murat İnce


the_pretty 12 Mart 2007 20:43

http://www.imagestr.com/imagestr/4282006/11/632818202845378999.jpg


Misafir 12 Mart 2007 22:03

Noktasız
 
Biri gelir sorarsa
Sana beni sorarsa
Gitti der misin
Gittiğimi söyler misin
Gidiyorum ben sana
Benimle gider misin.
http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifÖzdemir ASAF


Mystic@L 12 Mart 2007 23:10

Ağır günlerin altında kalıyoruz.
Puslu havanın soluğumuzu kestiğini
Ve bir sanatçı fırçasından çıkmamış göğün,
Üzerimize yıkıldığını,
Şimdi şimdi söylüyoruz;
Şarkılarımızı nasıl söylediysek.
Oysa, çocukluk, oysa mutluluk,
Ne kadar yakındır?
Bir elmaya uzanmacasına,
Bir elma ağacının dallarından sarkmacasına.
Ağır günlerin altında adam oluyoruz.
Yağmurlu ve kirli.
Düşlerimizden yaratılmamış bir dünya bu!
Sellerinde; küçük, kağıtdan yapılmış gemilerimizle,
Birbirimize sevgi taşıyoruz.
Zaman nasılsa aleyhimizde,
Tam denize atlayacağız derken,
Ağır günlerin altında kayboluyoruz...

Ekim - 1998

Albatros


Mystic@L 13 Mart 2007 17:42

Ufukta kaybettim onları.
Meçhulde miyim? acaba,
Şimşekler çaktı derinlerde,
Salındım aniden.
Ne aradığımı biliyor muydum?
Ya da neyi öğrenmek istediğimi?
Ne fark eder ki?
Düzen böyle kurulmuş,
Böyle devam etmiyor mu?
Kimin elinden ne geliyor,
Bir şeyleri düzeltmek adına?
Hainler, yalancılar, düzenbazlar
Arasında yaşıyoruz zamanı.
Yosunlaşmaya bıraktığımız
Tüm güzellikler!
Evet hepsi yosunlaştı birer birer
Bunu biz başardık
Dünyaya, kendimize,
Bizden sonrakilere kattığımız,
Yılların temizleyemeyeceği bir durum
Maalesef ki durup düşünüldüğünde
Hakikatten ne acı bir durum.

İstanbul - 28.10.2004
Hüsnü Çelebi


Mystic@L 14 Mart 2007 14:12

Gittin sen,tüm gidenler gibi…beni tamamladığını düşünürken,yine yarım kaldım.
Tebessümün takılı kaldı yüreğimde…
sonu yok,ışığı yok,ıssız bir yolda sessiz kaldı sevdam.
Korkup kaçtın beklide bu sevda dan !
Sığdıramadın kalbine,taşıyamadın doğru dürüst…
Bu kadar çabuk pes edişinde bundandı belki ?
Başka cümlelerin ardına sığınman,yalan sevdalara kapılman bundandı işte.

Gözlerine baktığım zaman hayat bulurdum.
Öyle güzeldiler ki…sanki hayat saklıydı içlerinde !
Birden kapattın o gözleri…aldın benden hayatımın en beyaz siyahını.
İşte ondan sonra başladı her şey;kalp ağrılarım,baş ağrılarım,haykırışlarım,hıçkırıklarım….
Benden aldığın en beyaz siyahtı bunlara sebep.
Yaşadıklarımın kötü bir kabus olduğunu düşleyip,geçecek diyordum,
Olmadı,geçmedi her şey artarak daha da çoğaldı.
Pişmanlıklar sardı çevremi,keşkeler birikti içimde,acabalar dolaşıp durdu beynimde…ama yinede hep sen vardın düşlerimde,hep sen çoğaldın,hep sen büyüdün içimde…

TANER DOĞAN


Misafir 14 Mart 2007 15:54

Gidişin
 
Gidişin ölümüydü umutlarımın
Güllerin yüreğimde can verisiydi
Ufkumda her aksam hüzünlü ve dalgın
Seninle batan ömrümün güneşiydi

Ardında bir İstanbul bıraktın öksüz
içimde yokluğun ateşini yaktın
Karanlıklar ortasında güpegündüz
Yıkılmış dağılmış bir adam bıraktın

Gün, Gün yaklaşan bir şey var; ölümü mü ne?
Değilse içimde bu ürperti neden!
Dolasan kim benimle deli divane

Güzel olan herseldi seninle giden
Simdi butun hayallerim yoksul kaldı
gittin..bana bu rezil İstanbul kaldı!!!
http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifÜ.Y.O.


Mystic@L 14 Mart 2007 22:06

Hadi Git
Hadi Git..
Bavulun kapının önünde
Vefasızlıkların
Zalimden sonra gelen adın
Yok ettiğin umutlarım
Akıttığın gözyaşlarım
Ve yüreğimin yanıkları var içinde
Hadi git.,

Hadi git
Batık bankalar gibi
Haraç mezat sat beni
Ve kundaklanan bir evde
Yanan çocuğun ki gibi
Uzaktan duy,
Feryad eden sesimi.
Git hadi.

Hadi git.
Topladım valizini
İçine doldurdum mazimizi
O ecel gözlerini
O sinsi gülüşünü
Kanımı kaynatan öpüşünü
Git hadi, giitt.

Hadi git
Umutlarımı siyaha boyadığın gibi.
Kadehindeki kanımı iç
Aç bir yarasa gibi.

Hadi git
Sevmediğin sanatçının
Posterini ezer gibi.

Hadi git
Gözyaşlarım kurumadan
Yüreğimin közü soğumadan git.

Hadi git
Bavulunu koydum kapıya
Taksi de bekliyor dışarıda
Biletin hazır otogarda.

Git hadi git
Ardına bakmadan
Son kez el sallamadan
Kokunu bırakmadan git.

Hastane kapısındaki
Cansız bir beden gibi
Otel odasındaki bir ****** gibi
Sahipsiz bırak beni.
Hadi giit.
Sonsuza kadar git,
Balayınız da benden
Sonsuza kadar git
Güle güle git.

"Tonmaister kardeşim Nevzatın gözlerinden dökülen yaşlarla, Vefasız Barmen
kıza yazıldı".
20.03.2004 -- 22:35
<a href="http://kazancortakligi.hemalhemsat.com" target="_blank">Kazanç Ortaklığı</a>

Gökhan Karaduman


Nephthys 15 Mart 2007 00:42

Senden Ayrılıp da Gitmek Kolay mı?


Kalbine girdiğim aşk kapısından
Geriye dönüpte çıkmak kolay mı
Bunca yıl yaşanmış mazi ardından
Seni terkedipte, gitmek kolay mı?

Sevda denizinde, kürek çekeriz
Bazen fırtınalı, bazen süt liman
Darılır, barışır, yaşar gideriz
Senden ayrılıpta, gitmek kolay mı?

Sevinçle hüzünle bir ömür geçti
Bir kalemde silip atmak kolay mı
Mahzun bakışların '-gitme! ...' der gibi
Seni bırakıpta, gitmek kolay mı?


Sedat Erdoğdu


Mystic@L 15 Mart 2007 13:36

Aşk adımları

bilsem adını
yollara düşeceğim
kervankıran yollara!

1.
hangi rüzgarsa yüreğimin yelkenlerinde
sürükler suların ışıklı yolunda beni
iklimden iklime taşır, dönenceden dönenceye

kimdir beni böyle görüngesine çeken
uzay taşları kadar karanlık ve yalnızken

bilirim, adı konamaz düşlerde yaşayanın
ansızın yerleşir yüreğimize büyülü gizemi
saklı çiçeğidir içten içe süren baharımızın

2.
önce denizler olmalı, ak denizler
kumsallarında koşup oynaşacağımız
çakılların çıkırtıları arasında
güneşin altında, çamların gölgesinde
önce denizler olmalı
ve unutulmuş koyları o denizlerin

teninde damlacıklar domur domur
yosunlara değmeli ayakları
bir ürperti gibi gezinmeliyim tüp diplerinde
birden ufuklar yıkılmalı ki
ötesi yurdu olsun sevgimizin

önce denizler olmalı, ak denizler
sözlerimizde suların yalınlığı
kavuşmalıyız iki ırmak gibi çağıldayarak
yataklarımız değişmeli coşkumuzdan
birbirimiz olmalıyız kimliklerimizden sıyrılarak

3.
ıssız bir köy evinde
ocak başında
türküsü olup gecenin
yeniden yakılalım
alevlerin dilinde

üşüdünse sokul bana
örtün olayım
dünyama sunulmuş biricik meyvem
haramım
seni koruyan kabuğun olayım
üşüdünse sokul bana

ıssız bir köy evinde
yüzlerimizde yalazların yansıması
geçelim çağların itesine
iki masal kahramanı gibi
anlatılsın öykümüz
dilden dile

4.
yollardayız
eli elimde
fundalıklar arasından yürüyoruz
çiçekler öpüyor eteklerini

yollardayız
sevinci sağıyoruz günün göğsünden
üstümüz başımız çengi ışık
aşkın yolcularıyız

yollardayız
yüreklerimizde nice esinti
çiçek tozlarıyla yüklü
uçuyoruz düşlerin çavlanında

5.
kentin sokakları aydınlanıyor birden
yine yakalanıyoruz bakışların yağmuruna
kıskançlığın kıskacındayım
gir koluma
aç adımlarını
tenhalarda yürüyelim

haydi

yolumuz denizler olsun yoldaşımız martılar
birer çarpıntı gibi geçelim günlerin solgun yüzünden
esriyen yanımızda dalga dalga sevgiler
ardımızda anılarımızın açık sözlü yalınlığı
tenhalarda yürüyelim

haydi

en bildik sözlerle geçelim sevdanın çöllerini
bir ışık yağsın sonra sussun her şey
kanat vuralım yeşillikler arasında
solukları turunç kokan güneyli çocuklar gibi
tenhalarda yürüyelim

haydi

gümüş çizgilerini yoklayalım ufukların
sevginin yıldırımlarıyla yırtılsın içimizin karanlığı
yağmura hazırlanır gibi dolu dolu ve çoşkun
tenhalarda yürüyelim

haydi

6.
söyle
hangi denizlerin çocuğusun
görüyorum yüzünde
tirşe mavi yansımalarını dip dalgalarının

bu aşk derinliğindir senin

7.
kaç aşkın günbatımını yaşadım
çekildim yıkıntılarımın içinde
yürüdüm anıların tozlarına bulana bulana
içim boz duman

-oysa sen
beni kaçırdın benden-

türkülendim ansızın
şimdi bütün uçurumların çiçek
ve bu aşk
bu aşk sevgilim
senin kadar gerçek!

(Kod Adı: Mansur)

Hüseyin Yurttaş


Mystic@L 15 Mart 2007 13:56

Ahvalim var

Karar kıl gönül ikrara,
Murşidler şahı hünkara.
Kamil olup hak yoluna,
Gelen bilsin ahvalimiz..

Arif ile kıl pazarı,
Göresin aşkı nazarı.
Bülbül olup zarı,zarı,
Yanan bilsin ahvalimiz...

Çirkin ile aç arayı,
Melhem ile sar yarayı.
Sıratı geçip sılayı,
Bulan bilsin ahvalimiz..

Dost yolunda olak sefil,
Düşünme hiç boşa gafil.
Çağlarim der söze dahil,
Olan bilsin ahvalimiz.

Aşık Çağları (Muammer Çalar)


Misafir 15 Mart 2007 14:10

http://gallery.istanbul.gov.tr/Portals/FotoIstanbul/images/b/1777.jpg
Bu zamansız gidişin
Umurumdamı sanki
Neler neler yaşadık
Silemezmiyim seni

Gerçek aşkı bul ama
Hüzünlerinle yaşa
Ağlarımmı sanmıştın
Ne farkederki bana

Gidene dur diyemem
Giden gider zaten
Sevene sevme demem
Seven sever zaten

vurdum duymaz yaramaz
seveceksen sev biraz
ben seni seviyorum
ne olur anla biraz

anlaki gel gör halimi
ne hallere düşmüşüm
aşkından yanmışım
söndürsene sen beni


Mystic@L 15 Mart 2007 14:15

Madem sonunda ayrılık vardı
Söyle gülüm sevda neden yaşandı
Madem ayrılık sonumuz gözyaşı mahsulümüz olacaktı
Söyle gülüm sevda neden yaşandı.

Madem gitmek için gelmiştin bana
Söyle gülüm sevda neden yaşandı
Madem ardında bir dalı kırık bırakmaktı niyetin
Söyle gülüm sevda neden yaşandı.

Madem kanlı hançerini kalbime batıracaktın acımadan
Söyle gülüm sevda neden yaşandı
Madem sevgiye inanmıyordun
Söyle gülüm sevda neden yaşandı.


Misafir 15 Mart 2007 14:35

http://img287.imageshack.us/img287/2460/a13qa.jpg
Bir asktan bir aska geçmek olmaz ki
Her gün yeni bir sevgili seçmek olmaz ki

Gitmek en kolay yol sen kalmayi dene
Çok ihtiyacim var beni bugün sevmene
Gitmek en kolay yol sen kalmayi dene
Çok ihtiyacim var beni bugün sevmene


Yanimda olsan sana dokunsam biraz oksasam yar
Ipek tenine deniz gözlerine bakip dalsam yar
Elini tutsam sana sarilsam hatta aglasam yar
Korkularim bitse yalnizligim gitse ben hep sende kalsam yar


Verdigin ask sözü caymak olmaz ki
Vari yok yoku var saymak olmaz ki
Gitmek en kolay yol sen kalmayi dene
Çok ihtiyacim var beni bugün sevmene

Yanimda olsan sana dokunsam biraz oksasam yar
Ipek tenine deniz gözlerine bakip dalsam yar
Elini tutsam biraz sarilsam hatta aglasam yar
Korkularim bitse yalnizligim gitse ben hep bu evde kalsam yar


Mystic@L 15 Mart 2007 14:41

Çifte koştuğun öküzler,
Senin kadar yorgun değil kardaş!
Sen ki kış ve yaz düşünceli
Sen ki kış ve yaz yalınayak!

Ne esnaf ne tüccar ne efendi
Senin kadar değil düşünceli
Senin kadar yorgun değil kardaş!
Sen ki kış ve yaz düşünceli
Sen ki kış ve yaz yalınayak!

Sevmesi sana mahsustur
Yüreğin hükmedince,
Boynun damarları kabararak
Türkü söylersin söyleyince,
En iyi sen gülersin,
Ölürsün öl deyince,
Sana mahsus çalışmak.
Sen ki kış ve yaz düşünceli
Sen ki kış ve yaz yalınayak!

Cahit Külebi


Misafir 15 Mart 2007 15:01

http://img258.imageshack.us/img258/6299/genclereozelgulveresimler292lo.jpg
Yitirilmiş yılların ardından bakma ne olur
Öyle hadi gel yeniden
Karanlık gecelerin içinden çıkar al beni
Hadi sarıl yeniden

Ben böyle çaresizken
Sen öyle kayıtsız olmaz bir tanem
Unuttum geçenleri sende affet beni
Hadi vur aşkı en derinden son defa

Yeniden yeniden denesek bir daha
Yeniden kadehi vuralım gel aşka
Sınırsız hesapsız olacak herşey
Bu defa bu defa başka

Yeniden yeniden denesek bir daha
Yeniden kadehi vuralım gel aşka
Sınırsız hesapsız olacak herşey
Bu defa teslim ol aşka


Mystic@L 15 Mart 2007 15:35

Ayrılık şiiri

Her satırı
mendireğe dizili karabatağa benzeyen
bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler içinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan

Bütün yolcularını
boğaz köprüsünün çaldığı
araba vapurunun
boş seferleri
gibi yalnızca rüzgar
gezinir sensiz
yüreğimde

Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların
acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdığım
ayrılık şiirini okudukça
dalgalanır

Sunay Akın


Misafir 15 Mart 2007 16:10

Gitmek geliyor içimden… Belli bir mekâna değil, belli bir zamana. Teknoloji bu kadar gelişirken, uzayın derinliklerine gidilip, kim var kim yok diye araştırılırken, neden zamanı geriye alma girişiminde bulunmaz ki bilim adamları.



Bu mucizenin gerçekleşebileceğini düşününce heyecanlanıyorum. Bir an ne kadar geriye gitmek istediğimden emin olamıyorum.


Acaba anne karnına mı geri dönsem? Yoksa cinsiyetimi belirleyen babamın hayalarına mı? Galiba hiç doğmamış olmak istemek biraz fazla kaçar, kaderi değiştirmek olurdu. Eyvah! Kader, yazgı! Ben bunları geriye dönüş heyecanı içinde atlamışım. Onlar devreye girince yaşanmışlık aynı olacak. Fotokopisi gibi. Ama bu geri dönüşlüğün, aynı şekilde bir yaşanmışlığı olacaksa; acısı, hüznü, hayal kırıklığı çok, sevinci, mutluluğu az…


Ya bir de kaybettiklerim ve kazandıklarım. Geçmişe intikal eden akrabalarım, arkadaşlarım, eşim, dostum. Kaybettiğim değerlerim, gururum, umutlarım. Ya kazandıklarım? Nerdeyse yarım asra ulaşacak yaşım her şeye rağmen beklemeyi ve umut etmeyi öğrenmek ve çocuklarım.


Hayır hayır! Artık emin değilim, başımı alıp gitmekten. O yorgunluğu bir daha yaşamaktan. Yaşanmışlığın terazisini ayarlamak zor. Ne yaparsak yapalım kaybettiklerimizin kefesi ağır geliyor.


Galiba en güzeli kahvemi elime alıp, bir de sigara yakıp Hüsnü Şenlendirici’den ‘Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime’ klarnet taksimini dinleyerek geçmişe yolculuk yapmak. Hüznü, sevinci, heyecanı, ayrılıkları anımsarken o günlere geri dönmek ve özeleştiri yapıp geleceğe yön vermek. Yolculuk uzun sürse de eminim buna değecek. Çünkü işin içinde gelecek için beklentiler, umutlar, geçmişteki keşkeler var.


Umarım keşkelerin olmadığı bir yön bulurum geleceğime. Kahveler, sigaralar ve klarnetten yayılan ses bir çok kez tekrarlansa da…

Alıntıdır...


Misafir 15 Mart 2007 16:14

Seni sevdim diyenler çekip giderse
Buda geçer birtanem boşver üzülme

Seni güneşin batışını seyrederken görüyorum
Seni yağmurun akışını dinlerken duyuyorum
Seni yollarda dolaşırken hayal ediyorum
İnan, inan ki seni seviyorum
İnan, inan ki seni seviyorum

Akan gözyaşların durmak bilmezse
Şu yalan dünyada yüzün gülmezse
Seni sevdim diyenler çekip giderse
Bu da geçer birtanem boşver üzülme
Seni sevdim diyenler çekip giderse
Bu da geçer birtanem boşver üzülme
Bir dileğim olsaydı eğer tanrıdan seni dilerdim
Uğrunda ölüm olsa seve seve giderdim
Kadehime şarap olsan seni doya doya içerdim
İnan, inan ki sensizliği nasıl sürerdim
İnan, inan ki sensizliği nasıl sürerdim

Akan gözyaşların durmak bilmezse
Şu yalan dünyada yüzün gülmezse,
Seni sevdim diyenler çekip giderse
Buda geçer birtanem boşver üzülme
Seni sevdim diyenler çekip giderse
Buda geçer birtanem boşver üzülme...


MYDMR 15 Mart 2007 16:16

ne kadar da kal demek gelsede icimizden genellikle dudaklarımız arasından cıkan keime git tir..mesela gitle yazılmıs bi sürü sarkı war.inasn gururuna yedirip kal demeyi cok fazla beceremiyor.o yüzden kal ile ilgili sarkılar cok degil..
git gideceksen bekleme.baska birşey söleme..
git hadi git istemiyorsan.git git hic sevmiyorsan.
git bir daha dönme geri.istemem bundan gayri ellerini..
git git geri dönme bir daha,git git aramam asla..........
gibi....bi sürü sarkı var.bunlar sadece bi kacıydı..iste kalmak yürek istio abi...herseyi bir anda bırakıp gitmek cok kolay....:D


Misafir 15 Mart 2007 16:19

http://img128.imageshack.us/img128/5004/vrltz5.jpg

Her yürek kayıp verir
Ağır olur yenilgi
Kabullenmek zor gelir
Adı aşk bu hatır değil ki
Sevmedim sevemedim
Kabul etmek suçtu sanki
Hep vermeden istedim,
Bu kalp benim ödünç değil ki

Bu kadar anla yeter
Acı zamanla geçer
Bilmiyorsan
Hiç değilse, hasrete saygı göster

Yürü yüreğim gidelim buralardan
Aşk bizimle değil
Sana buralarda bişey olsa,
Kimsenin umurunda değil
Anıları, acıları, biraraya topla
Yak, dağıt külleri
Bize de güler bu hayat nasıl olsa
Hiç umurumda değil


Mystic@L 15 Mart 2007 23:04

Kalp kalesi

kalp kalesi! ben sana
sürgün, sen bana hüzün
dayanır mı hüsn ü aşk bu
kırgındır yollar döndükçe
burçları bengisuyunda Aşk'ın
ve kimbilir hangi soyunda güzün

kalp kalesi! sen yaşlı Söz'ün
kopar zincirlerini
hem oğlun hem mahpusun
olan Söz bu! hem gece
hem gündüzün kanadını aç
atım, geç ateşi ve... Hüsün

kalp kalesi! her dize
bir gizli bahçedir
sevda senin hisarın
âh çeken kılıcın
bir düğüm olan adın
sonunun başındadır yaz
ve güller çözülsün

Hilmi Yavuz


HayLaZ61 16 Mart 2007 02:20

Kalan olmamak için gitmeliyim.. Bu sefer kolayı seçmeliyim..

Aramaz oldun günlerce, aramadın, sormadın, aradığımda ‘neden? Demesen de, gariptin, anlamsız uzaktın, belki de anlamlı ama bana anlamsız geldiğinden öyle dedim. Amuda kalktı tüm duygusal tepkilerim. Herşey allak bullaktı hatıralarımda..

Neden aşık oluruz? Sevgilimiyiz biz? Diyen sen, sevgilim olan ben, sevgili olamayan sendin doğru ya da hiçbirisi, ya da kimbilir hepsi. Yoksa gökkuşağı renklerini içinde barındırınca mı aşk olur olan ne ise? Tüm renkleri içime emip kaybolmak isterdim, bazende; sağanak yağmur altında koşmak, coşku ve sevinçle kanat takıp uçmak isterdim masmavi gökyüzüde. Bazen de… geri geri gelmek isterim, arkama dönüp dönüp bakmak; saniyeler yıllara bedeldir o an, saatler işlemez, yollar kapalıdır 4 kavşak, gönderilen çiçekler solmuş, kalbimin ritm sesleri duyulmaz olmuştur.

Kafam karışık; karışık olan ne? Neden karışık? Niye? Ne zaman oldu?‘Kafanın karışıklığı ben miyim?’ diyen kim? sen misin? Akrep ve yelkovanın birbirini sürekli takibi gibi kaçar-kovalar bir yaşam. Kahvenin kokusu mis gibi yüklesirken hatırlarım hep seni. Neden hatırımda hep mis gibi koku? Neden? Neden unutamıyorum? Tatile çıkmayan düşüncem seni unutamıyor oysa. Gitmeliydi her dem desem de olmuyor işte.

Yaşamadığımız, doyamadığımız anlara, yaşamdaki güzellikleri yaşamak varken neden gitmek derim, isyan ederim, gitmeme, kendime. İsyanımla yola çıkmışımdır mecburen. Salt bedenimdir giden, ama yaşanacak anlar, yaşanmışlıklar, tüm benliğim orada kalmıştır.

Yüreğimle kavgalıyımdır, güzel yarınlar var iken neden? Diye sorar, umuda sarılırım, kopmamacasına.

Bir katre su olup akmışımdır yaprakların ucuna. Bir mumluk ışık olup aydınlatmışımdır gecelerini.

Gitsem de dönmek için çaresiz çırpınacam elbet. Kim engel olacak buna. Kim dur diyebilecek yaralı yüreğime. Kim? Neden döndün? diyebilir. Kim? Kim? Kim? Diye çınlar kulaklarımda. Eğer gidilen yer sonsuzluk değil ise dönüş kaçınılmazdır. Doya doya yaşamak, yarıda kalan çılgın kahkahaları tamamlamak, gözlerden akan 2 damla yaşı kurutabilmek için dönmek isterdim. İçime akıttığım göz yaşları gidişime değil kendimedir.

Boğazımdan haykırarak çıkan çığlığım geceyi böler sarsarak, gece sus****ur. En güzel anları yaşadığımız, sarıldığımız, güldüğümüz gece karanlık, gece yalnızdır… Giderken yalnız koyduğumuz kalandır. Gözlerimle kahkaha atarken senle olan anları hatırlar, hüzünlenir, müjgandan damla damla yaş akıtırım.

Kasırgaların azgın sesiyle yol alırım bilinmeze doğru. Gitmem gerek biliyorum, sen söyleyemesen de? . Git!.. diyemiyorsun ama kal!.. da demiyorsun biliyorum.

Birbirimizi yakarak ve kanatarak yoruluruz. Yüreğim ağır ağır, inceden inceye kimseye belli etmeden kanar.

Bıçak sırtı gibi kesildi yaşanan anlar. Gürül gürül akan sesin kısıldı bir an ‘Sevdiğim gidecem’ desen dayanamayacağımı biliyorum. Seni arkamda bırakmak için giden ben olayım istiyorum. Bu yürek lime lime parçalansa da bu kez kolayı ben seçeyim diyorum. Kalbimin kapakçıklarını kapatıyorum. Çökmesin kalbimin dört bloğu, içime akıp acıtmasın istiyorum.

Kararın kesinse dönüşü yok anlıyorum. Farkına varıp ben gideyim istiyorum. Yüreğim ile aklım hep karmaşık olsa da biletim kesilmiş bir kere, yolcuyum, hüznü çantama koyup gitmeliyim.

Karanlıkta, yol iz bilmeden, rehbersiz kalmak güzeldir bazen. 'Yalnız kaldığın bir labirentte dolaşmak keyifli midir dersin? '



Mystic@L 16 Mart 2007 13:23

ADIMIZ SERSERİ

BİZDEKİ ACIYI ÇEKMEYEN BİLMEZ,
ELİMİZDE KADEH BİRGÜN EKSİLMEZ
BİZ SEVERİZ BİZİ KİMSELER SEVMEZ
ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL

DERTLİDİR ŞARKILAR DİLİMİZDEKİ
BİR ÖMÜR ÇİZGİSİ YÜZÜMÜZDEKİ
YAĞMUR DEĞİL YAŞTIR GÖZÜMÜZDEKİ
ADIMIZ SERSERİ KALBİMİZ DEĞİL.

Hakkı Yalçın


Mystic@L 16 Mart 2007 14:11

Anlat

kuş ağzıyla anlat o masalları
o masal çocuklarına
sesine imbatı kat
göz göz nilüferler açsın gözlerinde
akşam, sefalar getirsin
ocakta alevden yazılar
gaibi oku!

seni susmak karanlık olur
ihanet kadar puslu
o yürek ansızın soğur
enlemleri boylamlar boyunca
bir çığlık yayılır ki
kutuplardan duyulur

kuş ağzıyla anlat o masalları
o masal çocuklarına
düşleri benzesin yaşamın güzellikleriyle
özlerine özlemler sinsin
bu ıssız geceyi kuşat
şafağı doku

kuş ağzıyla anlat o masalları
o masal çocuklarına

(Kod Adı: Mansur)

Hüseyin Yurttaş


Mystic@L 16 Mart 2007 18:56

Öyle gel gecelere

Ten kokunu tenime, gece rüzgarı taşır.
Ilgıt, ılgıt esip de , öyle gel gecelere...
Sığınacak yer yoksa, sana sinem yaraşır.
Gündüzlere küsüp de, öyle gel gecelere...

Gözlerden ateşlenir, sevda bir kurşun olur.
Suya eğilirken de, güzel ceylan vurulur.
Sevdalandın bir kere, söyle nasıl durulur,
Yalnızlıktan kaçıp da, öyle gel gecelere...

Sığınmışız bir kere, gök kubbenin altına.
Yalnızlık akkor olur,içte eser fırtına.
Sevdaların yakarken, varmaz mısın farkına.
Alev,alev yanıp da, öyle gel gecelere...

Mevla aşık olana,güçlü bir sabır versin.
Ayrılık ateşine, dayanılır mı dersin.
Yemeninin ucuna, sevdanı düğümlersin.
Düğüm, düğüm çözül de, öyle gel gecelere...

Yürekte bu haykırış, hançer de çığlık varken.
Sinende olan ateş, seni durmaz yakarken.
Gözlerdeki özlemi, ay ışığı yıkarken.
Işık ,ışık süzül de, öyle gel gecelere...

Elmadağ
12/08/1996

Metin Uz


Mystic@L 16 Mart 2007 19:48

İçimdeki Boşluk!

Bencileyin şöyle garib var mı ki
Anlatamam ne menemdir hallerim
Yerim yurdum bir kör kuyu dibi ki
Hep çıkmaza gider gelir yollarım

Yumaklanmış yüreğimde acılar
Ucu kayıp bulamam ki çözeyim
Çaresizlik hükmediyor tabi ki
Gözyaşıyla her gece gözgözeyim

Hissiyatım ısyan eder aklıma
İçimde bir bitmek bilmez savaş var
Bir kararda eğleyemem kendimi
Yürek sever dilim söver karalar

Bir çıkmaza düşmüş gönül döneler
Beden mülküm yangınlarda kavrulur
Şu boşluk ki bir doldurmuş içimi
İçimdeki her şey dışa savrulur

Bir çıkmaza düşmüş gönül döneler
Çelişkiler benliğime kök salmış
Şu boşluk ki bir doldurmuş içimi
Şişmiş şişmiş patlamaya an kalmış

Hünkar Dağlı


Pollyanna 16 Mart 2007 19:49

Gittttt
GİT!!!
GİT...
DÜŞÜNME SAKIN ÜZÜLECEĞİMİ
BU AŞKA YENİLİP TÜKENECEĞİMİ
ALIŞKINIM BEN GİTMELERE
HEP KALANLARDAN OLDUM
HEP AĞLAYANLARDAN OLDUM
DÜŞÜNME GİT!
KALANLARDANIM YİNE
SEVENLERDEN DEĞİLİM ARTIK...MERAK ETME
AĞLAMAM ARDINDAN... GİTMEK İÇİN BEKLEME
SEVMİYORUM SENİ
GİT İSTEDİĞİN GİBİ
ÇIK HAYATIMDAN!
DÖK HAYALLERİMİZİ
ONARACAK BİRİ ÇIKAR NASILSA
BENİ BEN YAPACAK BİRİ ÇIKAR KARŞIMA
SEN DEVAM ET YOLUNA
BEN YENİLMEM SANA, HAYATA......



Mystic@L 16 Mart 2007 19:54

Gitmek

Bu vadideki karanlığı
ve büyük soğuğu düşün
B. Brecht

Gitmek. Bir hançeri inceltip
Okyanusa daldırmak isteği
Ya da düşebilmek atlasların
Dışına ki ey kalbim
Yalnızsın bu yolculukta da

Gitmek. O kaos duygusu, aklın
Sarsıntılarla yorgun düşüşü
Bilincin kamaşması belki de.
Rehin bırakılacak bir şey yok
Unuttuklarından başka.

Gitmek. Bir büyü gibi saran
Ağrılar yumağı, kışkırtılmış
Düşlerdir ki sen şimdi
Esirgeme kendini kalbim
Kederin o derin yalnızlığından

Ahmet Telli


Pollyanna 16 Mart 2007 19:57

gitme!
figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları, kelebekler ölür.

gitme!
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm.

gitme!
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah, gülüm!

gitme!
acılara mahkum olur yüreğim
ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar
boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar
alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm.

gitme!
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm.

gitme!
kal, menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam, yokluğun ölüm.

gitme!
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlar da gider bu kent de, ölürüm.


Mystic@L 16 Mart 2007 20:02

yüzün halisina dökülen zeytinyagi
askin dikis izleri

ya tamamiyle degistirmek lazim deriyi
ya da temizlemeye calismak, çullardan çaputlarla
gün gün
biraz allik
biraz agri
biraz suyla
bilerek gitmeyecegini
ve daha beter kusacagini aslinda
uzak bir 'sonra'da

Ilgım Veryeri


Pollyanna 16 Mart 2007 20:20

ELVEDA

bu son şiirim,
son bakışım sana...
hoşçakal sevgilim!
sonunda sana da elveda!

sev..! diye yalvarmıyorum,
bu sefer sana ..git! diyorum.
gel... demiyorum işte!
unutalım herşeyi bir darbede.

sandığım bir ömürdü belki,
sana saatler bile uzun geldi.
bana verdiğin birkaç dakika,
diğer aşklarını geciktirdi.

elveda!
avuçlarına sevgiler doldurduğum...
yüzüne vuran günışıgıyla,
mutluluklar gönderdiğim zalim...
elveda sana!

bana sevgi öğrettin,
bana gülmeyi öğrettin...
ellerimi tuttun,
yürümeyi öğrettin...
ama,
ama sen...
bugünden sonra çoğalan sevgimi...
bulmadan kaybettin...

sevgin kurumus bir çiçek şimdi,
sararmış bir kitap,
kağıtlarda kalan şiirler..
birkaç sözcük.
sevgin şimdi,
birkaç sözcük.

elveda!
boynumu büktüren sözlerine,
gözlerimi yaşartan gidişine,
sana...sana ve herşeyine elveda!

avuçlarımda eriyen,
yaşamadığım yıllarıma...
seni düşündükçe çoğalan kabaran sevgime,
özlemlerime,
elveda!

hoşça kal!
çektiğim acıları sana bırakıyorum,
bir ömür onlarla sarmaş dolaş kal,
hoşçakal!
hayatın boyunca,
terkedilişlerle
vedalarla kal..
elveda diyorum sana anlıyormusun!
hadi...kendini yalnızlık denizine Sal!


cesur_erkek 16 Mart 2007 20:30

Kalmak daha zordur.Gidenin ardından bakmak çok çok zor.


DrAm3vLH 16 Mart 2007 20:44

kalanda üzülür birgün pişman olur gidende!!!!!!!


Mystic@L 16 Mart 2007 21:33

gülsün artık yüzün
bundan böyle yokum ben
olmayacağım
istesende olmayacağım
istesemde olamayacağım
artık sana çok uzağım
başını kaldırdığında
benim baktığım yere
bakıyor olacaksın
gecenin bir vakti
ama artık beni bulamayacaksın
dilerim
bu seni yaralamaz
beni yaraladığı kadar
umarım
bu aşkın cezası sadece
benim omuzlarımda olandır
özlemek bana kalsın
özlenmek sana
beklemek bana kalsın
beklenmek sana
ama şunu unutma
bir gün
mutlaka
karşında bulacaksın beni,
unutulmuşluğumu
ansızın bir günbatımı
herşey yoluna girmişken
karşında bulacaksın beni
şimdi ben nasılsam
öyle olacaksın
ve tüketmiş olacaksın
bana dair herşeyi
benden olan herşeyi
özgürlük bana kalmış olacak
o an
yapayanlızlık sana
yapayanlızlık
sana....

Ömer Seydi Ekinci


Mystic@L 16 Mart 2007 21:56

aşkımız yasak, umutlar uzak, yollar tuzak
yaşamak artık gereksizdir biz kavuşmazsak
ellerim sana, gözlerim sana, yüreğim sana
beni ben ne yapan ne varsa sana tutsak
gel ecelim ol, ölümüm ol, sonum ol
seni yapayalnız, savunmasız bekliyorum

seni sabahın köründe gecenin yarısında
uykunun arasında günün tam ortasında
olduğun ve olmadığın her yerde bekliyorum
üşümüş bir çocuk gibi yüreğim
gel yorganım ol, saranım ol, örtüm ol
seni kimsesizce, sessizce bekliyorum

hiç gelmesen de gelemesen de
beni sevmesen de istemesen de
bekliyorum seni ve hep bekleyeceğim
susamışım atlar gibi, acıkmışım kurtlar gibi
gel suyum ol, aşım ol, arkadaşım ol
seni dörtgözle, özlemle bekliyorum

çağırmamı bekleme çağırmadan gel
sağa sola görünmeden inceden inceden
pazartesi gel, salı gel, çarşamba gel
perşembe gel, cuma gel, cumartesi gel
gelebilirsen pazar günü de gel
seni her gün her gece bekliyorum

Celal Kabadayı


Mystic@L 16 Mart 2007 23:40

Sen Yoksan

Musikisi bitti rüzgarın,

Uğultusu başladı.

Şimdi saadet, kapanan bir kapı,

Açılan bir pencere.

Masal kuşları gibi zaman,

Hep saçlarımızda pençeleri.

Yıldızları söndürmüş fırtına...

Sen yoksan, söylesene

Sevgin kalır mı yarına...

Ahmet Beltekin


Mystic@L 17 Mart 2007 00:39

Öldürmeyeceksin

"Asla öldürmeyeceksin"
Tevrat, Göç 20
"Senden önce inenlere, sana inen kitaba da inanırlar...
Onlar Tanrının gösterdiği yoldadır, onlar kurtulurlar..."
Kur’an, Bakara suresi


Dinlerin buyruğuydu
Öldürmeyeceksin
Tapınaklarda çaktılar çarmıhları
Elleri kanlı camilerden çıktılar
kalem kırdılar yargı yerlerinde
Peygamberlerini dinlemediler

kudurgan dalgalar
Tekneleri yutar denizlerde
Çöllerden esen yeller
Ekinleri kurutur
Bil ki umut yeşildedir
Yenilmeyen yeşilde

Benim küçük serçem
kanaryam bülbülüm
Kuru dal çalı diken
Konmuş ötersin

Öt sen, öt, kardeş sesin
Sulara rüzgarlara karışsın
Zalim ürksün sağır işitsin
Öldürmeyeceksin!

Necati Cumalı


tikkymelike 17 Mart 2007 01:14

GİTMEK Mİ ZOR KALMAK MI?

Bir akşam üstü gitmek...kalkıp gitmek bir gece yarısı veya şafağa kucak açarken karanlık...gitmek mi kolay olan,geride kalmak mı?Bunu sorarız kendimize..birbirimize sorarız sormasına da..cevap alabilir miyiz soruya verilen yanıt ne derece gerçeği yansıtır,gerçeğin yanına yaklaşır?İşte bu tartışılır gideni yolcu geride kalmak zor olsa gerektir.El sallamanın acı burukluğu,boğazda düğümlenen hıçkırıkların görünmezliğini sağlama çabası..ve bunu başarmak için dudağa yerleştirilen sahte bir tebessüm..gözler!..ya gözler?gülermiş gibi görünen fakat dikkatli bakan diğer bir gözün rahatlıkla yakalayabileceği,derine gizlenmiş acı bir gölge durur ve mahzun bakar gözbebeklerinin derininde."Hadi git" dersiniz.."Git artık yolun açık olsun"Diliniz bunu telafuz ederken yüreğinizde yangınlar başlamştır bile çoktan,kalmak zordur..zorlu bir yoldur..bilseniz de gitmenin gerekli olduğunu,güzel geleceklerin doğumu için gidişlerin bir başlangıç hatta zorunluluk olduğunu..katlanılası değildir,çekilesi değildir.Bedenin içine yerleşmiş yüreğin onunla birlikte gideceği korkusu mudur bu endişe?Ateşi yakan kıvılcım bu korku mudur?
Bu şehrin kaldırımları...kaldırım taşları da alışmışsa yolcunun varlığına,nefes alışına,koşuşuna,üzerlerinde...sonra koşmayı bırakıp(sözünü tutmak adına) yürüyüşlerine"ben bu şehri sevmiştim" diyorsa yürek..gitmek kolay mıdır acaba?geride kalmak zordur da!ya bir de beden ile yürek aynı mekanı paylaşmaktan yoksunsa!...yüreği bırakıp gitmek..akşamın karanlığında..her ne kadar sabah olacak da olsa,şafağın sökmesi yakın da..dost dediyse giden,geride bırakıp gittiklerine,dağlarına,kaldırım taşlarına,yaşlı kadınlarına,yetim çocuklarına...her biri tutup çekmez mi yüreğinin uçlarından sündürerek"kal! kal ne olur" diye feryat etmez mi?
Gündoğumu yakındır artık..geceler sabahlara gebe..gitmemek olmaz ki "kal"diyen sesin büyüsüne kapılmak olmaz ki..! acılar diner mi yaraya merhem çalmadan?güneşler doğar mı sabah olmadan?
Ha yüz kilometre ötede olsun beden,ha bu miktarı katlayın istediğiniz kadar.Yüreğin bedende hapsolmadığı sürece gidiş değildir gitmeler.Ağlayışlar gereksiz,üzülmeler yersizdir,fakat;mücessem varlığın içinde sıkışıp kalmışsa can;bir nefeslik mesafede olsa da yakın değildir.
gidenler ten olsun,etle kemik...
canlar burda dursun yeter...
hatıralar canlı kalsın,bunu istedik...
mesafeler dediğin nedir ki,nedir kilometreler?


Mystic@L 17 Mart 2007 11:09

Ayrılırken

Dinle sevdigim bu ayrilik saatidir
Dunya var olali beri cirkin ve soguk
Ergec icecegimiz bir ilac gibi
Tadi dudaklarimizda acimsi, buruk
Bu saatte gozyaslari, yeminler
Bos bir tesellidir inandigimiz
Perde kapaniyor, filim bitiyor iste
O hic bitmeyecek sandigimiz
Goruyorsun konusacak bir seyimiz kalmadi
Sadece bakislarimizda huzun
Iste ayrilik bu; hic beklemedigimiz
O ikiz kardesi olumun
Anliyorum bir daha gorusemeyecegiz
Bu son bulusmamizdir seninle
Yeni bir hayata basliyacaksin artik
Onunla, o yeni sevgilinle.
Anliyorum artik o opecek ellerini
Kulagina aski o fisildayacak
Icinde bir pismanliktan baska
Benden eser kalmayacak.
Sigarani sondur, kalkabiliriz
On adim sonra yollarimiz ayrilmali
Sakin aglama ve bir sey soyleme bana
Insan ayrilirken bile buyuk olmali.

Ümit Yaşar Oğuzcan


Misafir 17 Mart 2007 13:36



http://img56.imageshack.us/img56/2154/vrlwo4.jpg

Aşk aşk diye yollara düştüm
Gitme seninle gelemem artık

Acısı tarifsiz hallere düştüm
Her yolun sonunu bilemem artık

Aşkın beni parça parça ayırsın
Feryadımı yıldızlara duyursun
Ecel gelmiş kapım açık buyursun
Fakat sen yokken ölemem artık


Topaldır yürümez bahtımın atı
Kimi sevsem yüreği kayadan katı
Beni bir hiç eden sensiz şu hayatı
Sevmek istesemde sevemem artık

Aşkın beni parça parça ayırsın
Feryadımı yıldızlara duyursun
Ecel gelmiş kapım açık buyursun
Fakat sen yokken ölemem artık...


DrAm3vLH 17 Mart 2007 14:07

git gideceksen sende farklı diilsn


Misafir 17 Mart 2007 14:56

http://img457.imageshack.us/img457/6426/gemipy5.jpg





Bir beyaz gemiydi ayıran onları ;
Kadın güvertedeydi , adam rıhtımda
Şimdi unuttum yüzünü kadının ..
Adamın gözleri aklımda......


Kana bulanmış bıçaklar gibi
Uzun kirpikleri ıslaktı
Adam dertli , adam darmadağın
Dokunsalar ağlayacaktı !


Adam bitkindi , adam seviyordu
Kalan kederdi giden gemiyse
Taş olduğu içindir dedim
Rıhtım taşları erimediyse.......


Derken bir düdük öttü ansızın
Koskoca gemi gitgide ufaldı
Korkunç yalnızlığıyla başbaşa
Rıhtımda bir adam kaldı.....


Ümit Yaşar OĞUZCAN


yemin 17 Mart 2007 15:00

BEN SUSTUM UZAKDAKI YAR SEN SOĞLE


Misafir 17 Mart 2007 15:04

http://img129.imageshack.us/img129/7545/gitmeat4.jpg



Çok su verilince ölür ya çiçekler
Çok ağlarım çürür gözlerim gidersen eğer
Ben senin gül bahçende oyunlarıyla mutlu
Ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum

Sen ne güzel güldün solmuyordun
hem çok seviyordun hem beni yormuyordun
Çiçekler.. çiçekler sevildikçe büyür
Gitme diyorum sana gitme çiçeklerim benimle ölür

Buralardan Gitme Buralar gitsin sen gitme
Buralardan gitme buralar gitsin sen gitme
Gitme çözecekse biri gidecekse buralar gitsin
Sen gitme... Sen gitmee

Sen ne güzel güldün solmuyordun
hem çok seviyordun hem beni yormuyordun
Çiçekler.. çiçekler sevildikçe büyür
Gitme diyorum sana gitme çiçeklerim benimle ölür

Buralardan Gitme Buralar gitsin sen gitme
Buralardan gitme buralar gitsin sen gitme
Gitme çözecekse biri gidecekse buralar gitsin
Sen gitme... Sen gitmee


NiliM 17 Mart 2007 16:59

Sitem

Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim
Yar yoluna dökülmedik dilleri neyleyim
Yar yar... Seni karasaplı bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım
Yar yar... Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var


Bedri Rahmi Eyüboğlu


Mystic@L 17 Mart 2007 21:31

Yasak

Bir yanım deniz
Bir yanım orman
Almış başımı gidiyorum
Zeytinlerden bir zeytin
Kulağıma eğildi
Bahçemizden geçerken
Hüzünlenmek yasak dedi

Güldüm de geçtim

Celal Vardar


qüLoSh22 17 Mart 2007 21:42

Gitmek kOLay.. kaLirsan müCadeLe edeCeksin.. ugRuna savaStigin DegerLer iCin.. ama GiderSen herSeyi arkanDa ßirakip.. herSeyin ßittigini düSüneCeksin.. OySaki OnLar Seni hiC ßirakmayaCaq (;


Mystic@L 17 Mart 2007 21:54

korkak değilim umutsuz değilim bundan böyle
değiştirdim sana yaraşmayan günlerimi verdiklerinle

sana yaraşmayan ne varsa bir bir çıkarıp attım
yeller esiyor şimdi o büyük karanlığımın yerinde

geldin kutsal bildiklerimi yeniden tanımladın
ülkemi bir bakışta bağladın güzelliğine

en varılmaz yerlere vardırdın ellerimi
en gizli denizleri açtın gemilerime

sensin artık adı bir dönülmezliği çağıran
kelimeleri ölümsüz kılan şiire

Kemal Özer


Mystic@L 17 Mart 2007 23:03

Senden Sonra Buraları

senden sonra buraları
bildiğin gibi işte
seller mi istersin
yangınlar mı?
sonra, artık yok o martılar
martılar
aşkımızı göklere yazan
bizimle ağlayıp bizimle gülen
martılar
artık,
yoklar
Ve o kırmızı güllerden arta kalan
yanlız dikenleri
kan rengi
senden sonra buraları
sonra, köşedeki dükkanı kapandı
hüzün babanın;
hani şu mavi boyalı,
senden sonra buraları
bildiğin gibi işte
biraz suskun, biraz küskün
biraz umutsuz, biraz bahtsız
yanlız anlayacağın
yanlız;
zaman,
geri iade mektupları kadar değersiz
senden sonra
buralarda
bir sandalda yatmaya başladım
denizin koynunda
hani o günkü gibi
demiştin ya
koynunda ölsek
denizin
kimse bizi bulamasa
ama
bir terslik var
evet koynundayım denizin
ve görünen o ki
ecel de pek uzak değil
peki
sen nerdesin!!!

Ömer Seydi Ekinci



Saat: 14:33
Sayfa 7 / 22

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık