![]() |
Haydi Başla! Sen orada, bir yerlerde Bana yakın, bana uzak Yaşıyorsun hayatını Adım adım, kucak kucak Aklımın düz durmadığı Gönlün boyun burmadığı Ayağımın varmadığı Duygularım salkım saçak Bilinmezin berisinde Ne gördün ki gerisinde Şehrin batı yarısında Yağmur yağar, mevsim kurak Ay doğduğu gecelerde Şiirlerde hecelerde Bilinmeyen nicelerde Kuruyorsun bana tuzak Hala anlamadın beni Ne eskiyim, ne de yeni Görmesek de biz dikeni Gülleri koparmak yasak Azar azar versen bile Sana rahmet, bana çile Ne oyun var, ne de hile Herşey açık, hepsi berrak Tamam artık bu son fasıl Nasıl istiyorsun, nasıl Madem sizde böyle usul Hadi başla, buyur ortak! Hünkar Dağlı |
Neredesin? Burkulur yüreğim, gözlerim muhtaç Nerdesin sevgili, hani nerdesin? Ellerim yumrukta, ihtirasım aç Nerdesin sevgili, hani nerdesin? Yokluğun ufkumda satır be satır Yürür, etrafımı zulmet kapatır Yüzünden yayılan nur aydınlatır Nerdesin sevgili, hani nerdesin? Isınmaz ortalık etraf hala kar Düşer vücut ısım, yüreğim donar Biraz ateş getir, az ısıt ne var! Nerdesin sevgili, hani nerdesin? Bozuldu, kalmadı ağzımın tadı Uçmaz gönül kuşum, kırık kanadı Bütün bedenimin ortak feryadı Nerdesin sevgili, hani nerdesin? Muhtacım sesine ve sohbetine Gül yüzünde açan gül demetine Çöllerde Mecnunun su niyetine Nerdesin sevgili, hani nerdesin? Saçımda gezmiyor sihirli elin Kollarımdan çokca uzakta belin Nedir meşakkatin, nedir engelin Nerdesin sevgili, hani nerdesin? Ne tatlı buse var, ne hırslı öpme Kendini saklama, hainlik etme Benden tarafa gel, uzağa gitme Nerdesin sevgili, hani nerdesin? Bir keyiftesin sen, bir kederdesin Tarif olunmayan bir eserdesin Herhalde dönülmez bir seferdesin Nerdesin sevgili, hani nerdesin? Hünkar Dağlı |
Evet yalnızım... Sadece bunu söyleyip susmak isterdim.. Ebediyen susmak.. Çünkü canım acıyor.. Konuştukça, arzuladıkça, özledikçe, en kötüsü yaşadıkça canım acıyor.. İyiliklerim bile güçsüzlüğümden.. Güçsüzlüğümdendi, beni daha çok kırmasınlar diye kendimi adamalarım olmadık insanlara!.. Evet yalnızım... Çünkü ne zaman aşkla büyülensem, o çok eski korkum bana yaralı kendimi hatırlattı.. Ne zaman aşkla büyülensem, aynı anda ayrılığın o korkunç hüznü kalbimi yaraladı. Suç senin değil, özlemek değil, en büyük acı, bu giderek büyüyen boşlukmuş.. En büyük dert KİMİ ÖZLEDİĞİNİ, KİMİ SEVDİĞİNİ BİLEMEMEKMİŞ. Sevgili, öyle yanlış bir yerdi ki bu dünya, ben seni en çok karanlıkta kaldığım zamanlarda özlüyordum. Geceleri, kokuna hasret yatağımda ter içinde uyanmak, kendimin bile affetmediği bir bencillikle, KALBİNDEKİ TEK AŞKIN BENİM Kİ OLMASI İÇİN GÖZ YAŞLARI İÇİNDE ALLAH'A YALVARMAK OLDU... |
http://www.balcanet.net/resima/jpg/dagarcik10117.jpg Çiçekler, meyveler gibi... Yaz, sonbahar ya da kış. Nedense duygu rüzgârları hep ilkbahara yakıştırılır. Coşkular, tutkular hep baharı simgeler. Gürül gürül akan sel sularına pek yaraşsa da bir mevsimle sınırlandırılamaz duygular. Ne zamanı ne de yeri vardır sevginin. Ne de kuralı... Ilık bir rüzgârda olabilir, savurup götüren bir fırtına da. Buz gibi yalnızlıkları da yaşatır, sıcacık özlemleri de... Gün ışığı olur, süzülür yüreğinize, ısıtır kavurur belki de yakar. Yine de onu arar, ona koşar insanoğlu. Yakınsa da bıkmaz. Ya yüreğinde saklar sımsıkı ya da kaçırır parmaklarının arasından... Çünkü özgürdür sevgi. Tutsak edilmeyi sevmez. Neden ille de ilkbahar rüzgârları?... Oysa hemen ardından yaz gelir. Ve gerçek sevgi yaza daha yakındır. Yakan, kavuran yine de iyi ki var denilen sevgi... Buğday güneşsiz olgunlaşamaz. Ve sevgi, ekmek gibi, su gibi gerçeğidir insanın... Acı da çektirse, ısıtır, yüceltir, olgunlaştırır sizi. Anılarınızda neler var? Neler kaldı kocaman yazdan? Yüreğinizde sakladığınız yıldızlar mı? Yoksa bir mevsimlik Yaz duygusu mu? Hani yaz yağmurları gibi geçiveren... Olsun... Yaşanılan her güzelliğe saygı göstermek gerek. Yaşamının baharında olan da, Sonbahara doğru yol alan da ıslanabilir bu yağmurlardan. Olsun varsın. Sevgi yağmur gibi yağacaksa ve sırılsıklam ıslatacaksa sizi, bırakın yağsın gönlünce... Sevebilen bir yüreğiniz varsa, sevgiye saygınız da varsa eğer, dört mevsim bahar ve yazdır sizin için. Kışlardan korkmanıza hiç gerek yok! Sevgi kaynağınız ısıtır sizi... Suna TANALTAY |
Ayrı Ayrı Kaçamak bakışlarımız dokunurdu birbirine suçlu suçlu yürürdük gülmeyi konduramadan dudaklarımıza acılarla delik deşik bir olgunluk izlerdi gölgelerimizi yağmur ıslatırken kaçak evi kimsesizliğimiz ayrı ayrıydı. Aslında yakamıza yapışmasaydı aşk sahtekarlar cennetinde çakışmasaydı yollarımız sen ve ben pekala kandırabilirdik kendimizi mutluluk oynayarak ayrı ayrı yas içimizde uzun yolculuğa çıkmış olurdu ve bitmemiş olurdu takas. A.Kadir Bilgin |
Yalnızlık Şiiri Bilmezler yalnız yasamayanlar, Nasıl korku verir sessizlik insana; .......... .......... Orhan Veli Kanık |
Yağıyor bu Şehire!.. Ve Sen Yoksun Senden ayrılalı kaç yıl oldu, kaç asır geçti, kaç yaz, kaç kış, kaç gün, kaç ay..? Saymadım.. Sen giderken ardında bir dağbaşı yalnızlığı bıraktın bana. Bir çöl ıssızlığı, yokluğun kimsesizliğim oldu, yokluğun kederim, söyle şimdi ben nereye giderim… Yağmurlar bu şehre kızgın artık, yağmıyor sokaklara… Şimdi kar içinde bedenim, buza döndü dünya... Sen gittin kar yağıyor bu kente! Gökyüzü yere dökülüyor sanki, bembeyaz bir gülücükle, nazla... Bir eski hikaye geziniyor sokakları gözlerimin içinde... İnsanlar farkında değil, bilmiyorlar bu hikâyeyi… Hani hayallerimiz vardı geleceğe dair, mutluluk dolu. Rüzgarlar savurdu, ulaşamayacağımız yüksek dağlara yağdı. Öylede olsa hala koynumda mavi mavi hayaller taşıyorum sana dair... Sen gideli yüreğim yangın, gözlerim buğuludur benim... Kar yağıyor bu şehire, üşüyorum!.. Ve sen yoksun! .. Kar yağıyor!.. Giderken ardından son bir çığlığımı ekleyebilmiştim sadece... Giderken "beni de al" diye bağırabilmiştim sadece... Ama nafile duymamıştın... Yıllarca hayalinle yaşadım bu kahrolası yerde, hayalinle avundum senden uzaklarda, bir tatlı sözüne, bir tebessümüne hasret kaldım…. Sen bir serap gibi yıllardır içimin çöllerinde; yaklaştıkça uzaklaştın, uzaklaştıkça yaklaştın... Bilki hayalin bile serinliktir kavrulan ruhuma, üşüyen yüreğime sıcaklıktır… Gel ey sevgi meleğim, cangülüm, bir bahar sabahı toprağıma can olmak için gel!.. Damarlarıma kan olmak için gel!.. Hasretlik boyu uzayan raylarda gönlünün sıcaklığına muhtacım. Bilki, kaynağı sendedir mutluluğumun, çaresi sendedir yüreğimin. Uzaklığın çekilmiyor, uzaklığın işkence… Ne zaman seni düşünsem şiirler dökülüyor kar gibi kaldırımlara, şarkılar ağlıyor yokluğuna.. Uzak dağbaşlarının serin seherlerinde gökyüzünü süsleyen gözlerini aradım kaç kez. Seni ararken ırmaklara döktüm derdimi, rüzgârlara döktüm. Bin 'âh'la iniledi dağlar, bin 'âh'la aktı pınarlar, 'âh'ımdan kan damladı gül yapraklarından, yaralı bülbüller figan etti… Özlemin bir bulut gibi sardı beni, bir yağmur gibi üstüme yağdı her gece. Damlalar yüreğime vurdukça, seni sevmek her gün biraz daha büyüdü içimde. Gel ey gül-i rana; gel ey cangülüm, ayakların kanasa da dikenlerden, binbir pusu kurulsada yollara, prangalar vurulsada ayaklarına, kırıp zincirleri gel… Gelmezsen yok olurum, tükenirim. Gelmezsen bil ki, ölüme savurur beni hayat… Geceler boyu hayalinin peşinden koşarken şaşırdım yolumu... Bir uçuruma düştüm, canım yandı, kanadı her yerim... Gel ki, uzak dağyollarında küçük bir su olup, sevda pınarı gönlüne akayım… Ürkek ceylanlar gibi sokulayım yanına. Gel koru beni zamanın zulmünden, merhametinin gölgesine al… Kucakla beni şefkatinle, yüreğime bıraktığın o kutsal ışık için, aşk için kucakla… Her gece ismini anarım gecenin en ıssız saatlerinde. Korkuyorum senden uzaklarda sensiz, yüreğim sensiz dağbaşı ıssızlığı, yüreğim sensiz en karanlık gece... Sana doğru kayıyor gönlümün bütün yıldızları, sana doğru akıyor gönlümün ırmakları… Uykusuzum her gece böyle, yorgunum sensiz. Hani diyorum bir gece hasretini yüklenerek çıkıp gelsen, ısınsa üşüyen duygularım. Sonra başımı koysam dizlerine kapansa kirpiklerim; bird aha hiç uyanmasam… Ey öksüzlere yüreğinden merhamet pınarları akıtan sevgili! Gel tut ellerimi, beni sensiz bırakma. Rüzgarlara yükledim özlemimi her gece sevgimi yolladım sana. Yalnızlığımda nice dilek ipleri bağladım ulu ağaçlara, ikimiz için. Belki dönersin ve yeşerir tüm hayallerimiz yeniden, diye... Gel, adını ‘’Can Gülü’’ koyduğum can’ımın gülü... Gel, zamansız da olsa, kimseciklere görünmeden, bir gölge gibi, sır gibi, rüya gibi, rüzgar gibi, meltem gibi... Gel... Gitme bir daha… |
El Gibisin İçimde sızlayan yarama diken, Olarak peş peşe batmış gibisin. Gözlerim gözüne bakıyor iken, Kalbinden çıkarıp, atmış gibisin. Ne yeminler ettin, ne sözler verdin. Hani ya, ben seni unutmam derdin? Sevda çarşısına tezgahı kurdun, Beni ilk gelene satmış gibisin. Sevgim yüce ama kaderim rezil, Beni kölelikten etmedin azil, Sanki sana ait, gönlümde değil, Bir başka yatakta yatmış gibisin. Hüzün kılıçları durmadı kında, Biçmeye başladı, ayrıldığında. Bende başlattığın sönmez yangında, Beyaz duman olmuş, tütmüş gibisin. Ruhum serseridir, gönlüm budala, Sevgi bilginiyim, bahtım ukala, Bıraktığın yerde, beklerim halâ, Dönmemeye yemin, etmiş gibisin. Gaziantep Mehmet Nacar |
Yalnızlık Başka özün, başka sözün, Çok farklı şeylerde gözün, Görmedim maskeli yüzün, Sen bir yaren olamazsın.... Ağzından çıkar hep yalan, zehirlisin aynen yılan, Nedir ki elinde kalan, Sen bir yaren olamazsın... Kimi aşktan, kimi dertten, Tattığın her haram etten, Şairlik hanki niyetten, Sen bir yaren olamazsın... Bırak yazmayı çizmeyi, Masum kulları ezmeyi, Dağda, ormanda gezmeyi, Sen bir yaren olamazsın... Herkes gülerken haline, Biraz sahip ol beline, Kırmamak için diline, Sen bir yaren olamazsın... Gözün hep metaryellerde, Hiç olmadı helallerde, Varacağın baki yerde, Sen bir yaren olamazsın... Amacın hep para ve pul, Herkese ediyorsun zul, Yazık; olmuşsun kula, kul, Sen bir yaren olamazsın... Yazarı bilinmiyor |
Neyleyim baharı Sensiz baharın ne tadı var Gönlümde yazı yaşamayınca Güzel güzel olmuş neyleyeyim Sarı saçlarını sevip okşamayınca Bahçen cennet bahçesi olmuş neyleyeyim İçinde huriler gülüp oynamayınca Terli turnam havalanmiş sazlı göle Neyleyeyim gelip bizim elde ötmeyince Yeşil yayla benim olsa neyleyeyim İçinde mor koyunlar olmayınca Beylerbeyi ben olsam neyleyeyim İçinde çifte benlim olmayınca Ellerin gülü açmış neyleyeyim Benim gülüm açmadıktan sonra Ak gerdanda benler sıra olmuş neyime Çifte benli benim olmadıktan sonra Yunus Aslan |
| Saat: 17:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık