![]() |
Gidiyoruz, tozlanmış, onca yitirişten nicedir katılaşmış yüreklerimizle. Yalnız bizi dinlememeleri değil mesele, sağırlaşmışlar da üstelik, tozlanmış inlemeleri duyup yakınamayacak kadar. Şarkı söylüyoruz, ezgi yüreğimizde. Oradan çıkabildiği hiç duyulmamış. Yalnız arada bilenlere rastlanırmış: Tutan olmamıştı bizi, kalalım diye. Duyuyoruz. Paydos artık ağırdan yürümeye. İşin sonu da kalmayacak yoksa. Ve çeviriyoruz gözlerimizi Tanrıya: Alın terimizin karşılığıdır ayrılık! (Çeviren: Ahmet Cemal) Ingeborg Bachmann |
her şey güneşi seviyor hattâ denizler bile denizlerde nefes alan sen bile ve biz güneşi değil ışığını seven insanlarız güneş içime vuruyor güneşin ışığı var güneş yok güneşin ışığını kim anlatabilecek pazar pazar gezmek dağ dağ dolaşmak ve ormanlarda kalmak güneşin ışığını anlatabilecek olanı arıyorum güneş içime vuruyor Asaf Halet Çelebi |
Çok yalnızım Hayatta bu ilk aşkım kaderle ilk oyunum Kırılmış bir dal gibi büküldü kaldı boynum Çok yalnızım ama çok nasıl şey anlayamam Öldünmü hiç soran yok ben böyle yaşayamam Dünyada sanki bir ben birde bitmeyen çilem Gözyaşı seli basmış hala dolmuyor neden Çok yalnızım ama çok nasıl şey anlayamam Öldünmü hiç soran yok ben böyle yaşayamam Bu perişan halimden yalnız bulutlar anlar Bulutlar yapayalnız gökte gezerken ağlar Çok yalnızım ama çok nasıl şey anlayamam Öldünmü hiç soran yok ben böyle yaşayamam H. Münir Ebcioğlu |
Bilmiyorum ayrilik hangimizin gözünü açti. Yalniz kalmaktan hangimiz kârli çikti. Ben gözyaslarimi gizlemeye çalisirken. Senin sevinç çigliklarin bendimi asti. Gördümya senin benlik anlayisini. Umursamaz oldum senden kalan matemimi. Sevmisde olsam bir zamanki halini. Inan dinlemeyecegim gelecek olan feryadini. Ahmet Arslan |
Kimisi koca çığlık belki de bir fısıltı, Kimisi bir arayış kimi sonsuz parıltı. Zamansız ve mekansız,belki yalan dürtüsü, Kimi zaman güzellik;çirkinliğin örtüsü. Doğru,yanlış ve gerçek;geleceğin hayali, Uykulara boğulmuş görüntüler sahili. (2001) Celalettin Koz |
Yokluğunun Uykusuzluğundayım Seni ne kadar sevsem, O kadar pişman olacaksın, Acı çekmeni istemem; Ama gözyaşlarım yerde mi kalsın? Sen şimdi dönüşü olmayan bir zamansın, Seni bana unutturacak herşey,sensizliğinden utansın. Seni yazarken ağladığımı gizle, Kimse bilmesin. Damlalarca boğulmadan belki,belki birgün... Yok,hayır dönemezsin. Bir korku taşır gözlerin, Şimdi yükün benden ağır bilmezsin. Dudağında vakitsiz bir ayrılık türküsü kalırım belki, Belki yarım kalır herşey yine, Üşütür yabancı gözler seni,ellerin hiç ısınmaz. O zaman söylersin. Şimdi rüyalarının görülmemiş,en güzel yerindeyim; Geçtiğimiz yolların anısında, Söylenmemiş şarkıların tınısında. Sızısındayım yaramın Yokluğunun uykusuzluğundayım, Gözlerinin yasında... Seni,baktığım heryere çiziyorum Bana senden kalanlardan, Seni alıyorum,sonunda sensizlik. Sana bensiz olanlardan, Seni soruyorum,başında sonsuzluk kalıyorum. Bir soru arıyorum,bütün cevaplara. Seni gömmeye yer kalmadı yüreğimde,senden başka. Artık mezar aramıyorum. Akort İlker |
Odalarda Işıksızım Odalarda ışıksızım katıksızım Viraneyim Seni sensiz duvarlara yazan benim Divaneyim Kanım aksın ki Terketmem seni Peşindeyim yar Ellerimsin gözlerimsin İnanmazsın yar Ben perişan Günlerim dar Anlamazsın yar Bir ömür bu zindanlarda Ellerimsin gözlerimsin Mahkumum sana Davalı ben davacı ben yorgunum bu celselerden Dargınım sana Posta posta hatıralar Voltalarda yar Ben perişan günlerim dar Anlamazsın yar Kayahan Acar |
Efkarlanırım Mektup alir, efkarlanirim; Raki icer, efkarlanirim; Yola cikar, efkarlanirim. Ne olacak bunun sonu, bilmem. "Kazim'in" turkusunu soylerler, Uskudar'da; Efkarlanirim. Orhan Veli |
http://img260.imageshack.us/img260/3221/0000fs0vi7.jpg |
Adak yaptığım hüznüm kaybolacak hüznüm bir gün bu dağlarda sözüm şu ki arkamdan ağıt yakacak kadınlara ben neden cenge tutuşmuştum çürümüş zamanla öğretin kuşlara aşk derdiyle avunanlara söylediğim antika türküleri saydıkca, sayıları tükettim tükenmedim rüzgar törpüledikce taze ümitlerimi şiirim dedim can versin ağıtlarınıza. Şen kızlardan dinlediğim truvaya aşık adamın köhne hikayesine şimdi de dağlarda sadalarca rastlamak ne kötü bakışlarıyla türküleri altın yaldızlı yapan adamın sömürüşü yamalı urbalı sevgilileri ne kötü yavrusunu yüreğine saran ananın yanında kutsanmış ezgilere feda edilen anaları görmek ölüm gecesinde mutluydu dedem, ölüpte gidince yaş bilmeyen gözlerim sel oldu dedi ninem uysal kasırgalara yaktığım türkülerden beni azad edin kapanmış yaraları depreştirmemi hoş görün tabiblerin yaşamaz dediklerini kara bulutlarda saklayışımı da şanlı suları zafer fermanlarını yakışımıda olacaksa af'sız kalacak tek şeyim bir gün bu dağlarda kaybolacak hüznüm. Adem Özbay |
| Saat: 10:25 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık