![]() |
http://www.izedebiyat.com/ikon/23.gif Ey Rabbim! Sana “Sen” diye hitap edebilmek ne güzel!... Senin, Kainatların sahibinin, Yaratıcı’mızın Huzuruna “Ya Rabbi” diyerek ulaşabilmek ne güzel!... Allah’ım.... Sana “Allah’ım”” diyerek seslenmek ne güzel!... Her an, her yerde sesimi işittiğini bilmek, Yardım istediğimde icabet ettiğini ve Benim gibi sayısız kuluna cevap verdiğini düşünmek ne güzel!... Ey Halık! Herşeyi mükemmel yarattığını görmek ne güzel! Yarattıklarını şefkat ve merhametinle sardığını, Tüm mahlukatına rızık verdiğini ve Onların işlerine ve gönüllerine vekil olduğunu düşünmek ne güzel!... Rabbim!..Beni ve kardeşlerimi, Rahman ve Rahim sıfatınla sevginle yaşat ve öldür... Rabbim!...Canımı verdiğin ve alacağın günler için, Nefes aldığım ve rızkınla doyup barındığım için, Sana hamd ve selam olsun... Günahlarımla vardım huzuruna, Merhametinle yıka beni Kevser Havuzu’nda... Ve tertemiz yaklaştır beni, Sonsuz Rıza’na.... |
GONUL DOSTUM YA MUHAMMED GONUL SEN YABAN ELLERE VARMA ICIN DARALTIP CANA KIRILMA CAHIL ILE MUHABBET BULBULU OLMA SEN RAHAT OL GONUL DOSTUM YA MUHAMMED AN GELIR DUZEN TUTMAZ TELIMIZ CAN YANAR BILINMEZ ASK GONUL HALIMIZ UCAN TURNA’YA HABER SALIP DELME BAGRIMIZ SEN RAHAT OL GONUL DOSTUM YA MUHAMMED GUN DOGAR ONLAR DA ANLARLAR YUCE DIVANDA HESABINI DA SORARLAR SUKUT ALTINDIR BILIRSIN ERENLER SOYLERLER SEN RAHAT OL GONUL DOSTUM YA MUHAMMED |
Gelseydin Sevgili! Ümmü Mektum gibi Seni görmeden sana sesleniyoruz Alıp verdiğin nefesi duyar gibi Sanki açınca gözlerimizi Seni görecekmişiz gibi Sana sesleniyoruz. Senin huzurunda ses yükselmez. Edeple konuşulur; edeple susulur. Hele biz ki bu kapının dilencileri, El açıp beklemekten başka Bize bir şey düşmezdi ama Şu araya giren yıllar olmasa Medine’ne uzak yollar olmasa İsmin anılınca yürek yanmasa Kapında beklemekten başka Bize bir şey düşmezdi. Bekliyoruz Sultânım! Rüyada olsa bile Belki teşrif edersin diye Hem de hiç kimseyi beklemediğimiz gibi. Seni bekliyoruz. Gelseydin, Bizim için cennet olurdu gelişin. Gelseydin, Saadetli asrından gönderdiğin selâmını, 'Kardeşlerim' deyişini Birbirimize nasıl anlattığımızı görürdün. Gelseydin, Dolaşsaydın sofralarımızı, Bir tabak fazla görecektin, Bir bardak, bir kaşık fazla... Ve sofrada bir yer boş, Baş köşe! .. Ola ki Sen(A.S.M.) lutfeder gelirsin diye. Gelseydin, Dolaşsaydın gecelerimizi, O 'Kutlu Doğum' gecelerini, Anneler görecektin. Yeni doğmuşsun gibi, Yeryüzünü yeni teşrif etmişsin gibi, Mışıl mışıl uyuyasın diye Seni sabahlara kadar Hayalen ayaklarında sallayan anneler görecektin. Sevgili! Gelseydin, Medine-i Münevvere'den dünyaya yayılan Ashabın gibi, Eyyüb Sultan gibi, Kab bin Malik gibi, Bir fecir vaktinde, Henüz yirmisinde yirmi beşinde, Bırakarak yurtlarını ocaklarını, Hedeflerine ilahi rızayı koyan, Arkalarına bakmayı ar sayan, Yiğitler görecektin. Onlar senin yiğidin, Elleri, o öpülesi elleri, Kimbilir hangi memleketin zemheri soğuklarında üşürken, Senin köyünün hayaliyle ısındılar. Gelseydin, Gecenin zifiri karanlığında, Uykunun en tatlı aralığında, Rabiatül Adeviyye gibi Rabbiyle başbaşa Gençler görecektin. Gözyaşı dökerken günahlarına, Veysel Karani'den istediğin gibi, İnsanlığa dua eden gençler görecektin. Gelseydin, Asr-ı saadet gibi olmasa da, Koklanmaya değer güllerimiz vardı. Yine senin ikliminde yetişen. Ama sen gelseydin, Dikenler bile gül kokardı EFENDİM(A.S.M.) ! ! ! Seninle göz göze gelmeden gizli gizli seni seyretmek... Hz.Vahşi gibi... Hani sen Hane-i Saadet'ten Mescid-i Nebevi'ye giderken Aişe annemiz ardından hayran hayran bakardı. Seni mescidin önünde bekleyen Ashabı'nınsa Bakışları yerdeydi. Edepten göz göze gelmezlerdi. Sende(A.S.M.) tebessüle nazar ederdin. Mütebessim çehreni bir Ebu Bekir(R.A.) görürdü, Bir de Ömer(R.A.) ... Şimdi okununca Ezan-ı Muhammedi Pencerelerde, kapı önlerinde, Seni(A.S.M.) bekleyen nemli gözler var. Gelseydin, Ve yürüyüp geçseydin önümüzden, Gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize. Sevgili! Hakiki aşıkların sana doğru uçarken Bizim bu yaptığımız yolda emeklemekti. Dünya güzelliğiyle kollarını açarken Bize düşen el açıp kapında beklemekti. Sevgili! Bekliyoruz! ... :: Dursun Ali ERZİNCANLI::.. |
HAKKA GİDEN YOL Kör kuyulara mı atılsak Yusuf gibi, Çarmıhlara mı gerilsek İsa gibi, Denizler mi yarsak Musa gibi, Hakka giden yolda biz ne yapsak Tekbirlerle yaşasak Mücahit gibi, Beş vakit eksik etmesek hafızlar gibi, Zekâtlar versek Karun gibi, Yüz mü sürsek Kabe'ye hacılar gibi Ateşlere mi atılsak İbrahim gibi, Balıklarla mı Konuşsak Yunus gibi, Ezanlar mı okusak Bilal gibi, Hakka giden yolda biz ne yapsak Mor sümbüllü bağlardan güller mi dersek, Köz olan ateşlere alev mi olsak, Bilmem ki senin için neler yapsak, Başına papatyalardan taç mı yapsak İLAHİ AŞKA VESİLEM SEN OL! İLAHİ AŞKA VESİLEM SEN OL! Ninnilere çoktan bıktı bebek gönlüm. Sütlerin üstünde ki kaymağı yoktan çekip tattı gönlüm. Derdimi ona anlatamadım! Baktıkça kendimi buldum. Zümrüt gözlüm... Meçhulde yürüyenler göre kefenlenmeden gömülürüm! Aşkı dilinden kalbine geçiremeyenlere göre de sürünürüm! Nerde o günler ! Hayalimden başka nerede görürüm!!! İlahi Aşka Vesilen Sen Ol! Şu dikenli dertlerimi kalp gözünde ki bakışınla yol! Düşüncelerin incinmesin, Nasırlı duygularda bile bahtiyar ol1 En neşeli anımda ki terk edilişime; Tercih ederim Kötü anımda ki bana verdiğin teselliye... Gözüm gözümde olsada hasretim bakışına, Şu Gökhan'ın yaslı tasasına, Vesile-i sabır ol ALLAH aşkına! Bir müzik ritmiyle dolaştım zamanında; Samsun dağların da... Bir seçenek daha koydum bahtıma, Nefes darlığı çeksem de; Maltepe yokuşların da... Şumısralarımı okuyup anlarsan! Köle olurum!!! Beni aşan yakut duygularına... |
Gül Kasîdesi Bir damla düşer toprağa bak hâresi güldür Pervâne döner harda fakat, çâresi güldür! Bülbül, sana yâr olmak için nârlara düştü Dâim yakışan hep sana, bir kırmızı güldür. Dünyâ ki harâp olsa yeter gûl-i Muhammed (s.a.v) Billûr dudağından dökülen her sözü güldür. Kim derse eğer, nerde alâmet bize O’ndan? Baksın hele dünyâya da her gördüğü güldür. Hem kan tükürenlerle zaman kardeş olunca Şâhid sana, ardında bu çöl kumları güldür. Sensiz bu mekânlar karadır, darmadağındır Dünyâdaki tüm renklerin en kutsalı güldür. Aşk sende bulur kendini, yurdun ki gülistân Âlemleri aydınlatacak gözyaşı güldür. Ey gül! Yok olur yokluk eğer sen var olunca Cân buldu cihân, âb-ı hayât varlığı güldür. Taştan taşa çarpıp su, gülistâna akar hep, Fermân tanımaz kalplere, aşk âteşi güldür. Sen, yağmur olup sîneye şefkat bırakırsın, Aşk bahçesinin sâhibi sen, sunduğu güldür. Çağlar kapanır gitme, kıyâmet kapımızda Ey yâr! Gidişin gurbet olur, vuslatı güldür. Ardında hüzünler bırakıp gitme efendim Efsûn mu değil, bizde karanlık sızı güldür. Güller küle râm oldu firâkınla, bizi güldür Bu âteş-i aşkın, gece yıldızları güldür. Gül yüzlüyü yazmakla biter sancılı günler Sevdâların en kutsalı kalplerdeki güldür. Tarife ne hacet gülü, meydanda bütün gün İnsanlığı kurtarmak için sunduğu güldür. |
Allahım" 2 Kendi varlığındır cihan aşkına, Yarattığın bunca insan aşkına, Zebur, Tevrat, İncil, Kur’ân aşkına, İslâm’a gerçekçi yol ver Allah’ım. Ağladı bacılar, dertli analar, Çok geline siyah oldu kınalar, Her şeyi götürsün geçmiş seneler, Hayırlı, uğurlu yıl ver Allah’ım. Şeref der ki gönül eylemek için, Millete muhabbet paylamak için, Dilimde türkümüz söylemek için, Sazıma da üç beş tel ver Allah’ım. |
ALLAH’IM Ellerim Sana açık, kalbim Senden duacı Affet benim günahım, dursun artık bu acı. Yabancı her şey bana, ah bu dünya yabancı, Şu günahkâr hâlimden kurtar beni ey Şahım. Ayırma daim beni Senden rahim Allah’ım. Geldim nurlu yoluna, ilâhî kelâmınla Nasıl çıkarım Yarab, bu hâlle huzuruna. Mağfiret kıl ilâhi, şu günahkâr kuluna, Mağfiret kıl, bağışla dursun artık hep acım, Göster bana doğru yol, ey benim kurtarıcım. İstemem artık Yarab,ne eğlence, ne de mal Bir tek istediğim var, bulsun imanım kemâl Sensiz bana bu dünya, hem cehennem, hem zindan, Ayırma beni Senden yol bulamam penahım, Yardım et hem bağışla, kurtar beni Allah’ım. YUNUS TENER |
Benim olacak Yürü dünya dön dünya Sana sevgim son dünya Senin gibi on dünya En az benim olacak Senden bıktım diyorum Bırakıp gidiyorum Seni terkediyorum Bu naz benim olacak Ben seni boşuyorum Menzile koşuyorum Bir umut taşıyorum Niyaz benim olacak Seni sevmek pişmanlık Bu dünya da sultanlık Verilse de bir anlık Biraz benim olacak Yıllar gün gibi geçti Beni ayakta biçti Kazandığım bir hiçti Ayaz benim olacak İstersen unut beni İster isen yut beni Bağrında uyut beni Son gaz benim olacak Dürülmüştür sahifen Yok senin ağan, efen Kara bağrında kefen Beyaz benim olacak Bal der bitti savaşım Ahirettir telaşım Hayırlı bir ulaşım Feyyaz benim olacak Mikdat Bal |
SONSUZ NUR Sonsuz bir nura yolculuk Sadece Allah için yollara düşmek Bir secdemiz dünyaya yağan nur yağmuru sanki Bulutlar ise gökyüzünde kapıları açan melekler Dualarımız senin için Sen olunca gece gündüz yok bizim için Her an sevmek Her dakika gönlümüze söylemek güzelliğini Kerimsin her an kalbimizde Bir ikramın evrene sığmaz Seni sevmek cenneti sığdırmak dünyamıza Sultanını sevmek sana ulaşmanın ilk adımı Üzüntümüz bir an dalgınlığımızdır Ve bunu için yaptığımız günahlardır boynumuzu saran Biliriz ne kadar bağışlayıcı olduğunu Affet Affet Ya Rab Et ki Dinsin bu aciziyetimiz Yaklaşsa da ölümümüz Korkumuz olmasın Çünkü senin için dualarımız var yıllardır Sana kavuşmak hasretimizi dindirir Ya Rab |
ALLAH’IM Ellerim Sana açık, kalbim Senden duacı Affet benim günahım, dursun artık bu acı. Yabancı her şey bana, ah bu dünya yabancı, Şu günahkâr hâlimden kurtar beni ey Şahım. Ayırma daim beni Senden rahim Allah’ım. Geldim nurlu yoluna, ilâhî kelâmınla Nasıl çıkarım Yarab, bu hâlle huzuruna. Mağfiret kıl ilâhi, şu günahkâr kuluna, Mağfiret kıl, bağışla dursun artık hep acım, Göster bana doğru yol, ey benim kurtarıcım. İstemem artık Yarab,ne eğlence, ne de mal Bir tek istediğim var, bulsun imanım kemâl Sensiz bana bu dünya, hem cehennem, hem zindan, Ayırma beni Senden yol bulamam penahım, Yardım et hem bağışla, kurtar beni Allah’ım. |
| Saat: 13:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık