MsXLabs
Sayfa 8 / 11

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Müslümanlık/İslamiyet (https://www.msxlabs.org/forum/muslumanlik-islamiyet/)
-   -   Dini Şiirler / İlahiler (https://www.msxlabs.org/forum/muslumanlik-islamiyet/1092-dini-siirler-ilahiler.html)

Misafir 2 Kasım 2007 12:35

Kutlu nebi
Kainatın efendisisin,
İnsanlığın şerefisin.
önder ve örnek sensin;
AllahÂ’ın habibisin.
Adının anıldığı mekandan,
Uzaklaştırmasın, Yaradan.

Cehaletin ve zulmÜn,
En yaygın olduğu zaman;
"Oku" emriyle, elinde KurÂ’an;
Alemlere rahmet geldin sen.
Adının anıldığı mekandan,
Uzaklaştırmasın, Yaradan.

Seni hakkıyla övemem ben,
Sana övgÜ yÜce makamdan.
Rabbim herkese nasip etsin.
Gitmeyi senin izinden.
Adının anıldığı mekandan,
Uzaklaştırmasın, Yaradan.

Göçeceğiz bir gÜn bu dÜnyadan;
Hepimiz geçeceğiz, hesaptan.
Senin şefaatın olmadan;
Nasıl kurtuluruz azaptan.
Adının anıldığı mekandan,
Uzaklaştırmasın, Yaradan.


ahmet,b


Misafir 2 Kasım 2007 23:53

HASAN DURSUN--SON DURAK
Ne idin ne oldun kalk haline bak
Bir kefenden başka ne var üstünde...

Bitti yolculuğun işte son durak
Getirdiler seni başlar üstünde
Ne idin ne oldun kalk haline bak
Bir kefenden başka ne var üstünde..
http://img231.imageshack.us/img231/7025/dividers109ap3.gif
Şeytan düşmanındı onu dost bildin
Bugün yarın derken geldi ecelin
Tevbeden bir nasip almadan gittin
Bir kefenden başka ne var üstünde
http://img231.imageshack.us/img231/7025/dividers109ap3.gif
Ne vicdan tanıdın nede dinini
Doyurmak istedin hep sen nefsini
Kalakta böyle bir yokla kendini
Bir kefenden başka ne var üstünde..

Ne idin ne oldun kalk haline bak
Bir kefenden başka ne var üstünde..


yüksel2 3 Kasım 2007 00:58

Niçin Ağlarsın Bülbül Hey

Sen burda garip mi geldin
Niçin ağlarsın bülbül hey
Yorulup iz mi yanıldın
Niçin ağlarsın bülbül hey

Karlı dağlardan mı aştın
Derin irmekler mı geçtin
Yarinden ayrı mı düştün
Niçin ağlarsın bülbül hey

Hey, ne yavuz inilersin
Benim derdim yenilersin
Dostu görmek mi dilersin
Niçin ağlarsın bülbül hey

Kal'ali şehir mi yıkıldı
Ya nam-u arin mi kaldı
Gurbette yarin mi kaldı
Niçin ağlarsın bülbül hey

Gülistanlarda yaylarsın
Taze gülleri yiylarsın
Yavlak zarilik eylersin
Niçin ağlarsın bülbül hey

Uykudan gözüm uyandı
Uyandı kana boyandı
Yandı sol yüreğim yandı
Niçin ağlarsın bülbül hey

Ne oldu şu Yunus'a noldu
Askın deryasına daldı
Yine baharistan oldu
Niçin ağlarsın bülbül hey

Yunus Emre


Demir YumruK 3 Kasım 2007 12:09

Bir Gece

On dört asır evvel, yine böyle bir geceydi,
Kumdan ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!
Lakin, o ne hüsrandı ki: hissetmedi gözler;
Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi!
Nerden görecekler? Göremezlerdi tabii
Bir kere, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi;
Bir kere de ma’mure-i dünya, o zamanlar,
Buhranlar içindeydi, bu günden de beterdi.
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin,
Salgındı, bugün Şark’ı yıkan, tefrika derdi.


Derken, büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma’sum,
Bir hamlede kayserleri, kisraları serdi!
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;
Zulmün; zeval aklına gelmezd, geberdi!
Alemlere, rahmetti, ever Şer-i mübini,
Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi
Dünya neye sahipse, onun vergisidir hep;
Medyun ona cem’iyyeti, medyun ona ferdi.
Medyundur o ma’suma bütün bir beşerriyyet…
Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.

Mehmet Akif ERSOY



Misafir 3 Kasım 2007 15:22

HASAN DURSUN--ANNECİĞİM
Anneciğim kimi zaman
Umutsuzca seni ararım
Issız çölde serap misali
Hayalini yaşarım..

Gözlerimde canlanır gülen gözlerin
Kulaklarımda çınlıyor o sımsıcak sesin
Alışmak zor sensizliğe anne nerdesin?
Nerdesin anne?anne nerdesin?nerdesin anne?

Anneciğim giriyorsun
Kimi zaman rüyalarıma
Yüzün solgun tedirginsin
Sakın beni düşünme

Ektiğin tohumlar bir bir yeşerdi anne
Öğütlrin fidan oldu boy verdi anne
Mekanın cennet olsun rahat uyu anne..
Rahat uyu anne..Rahat uyu anne..








Misafir 3 Kasım 2007 16:40

http://www.genclereozel.net/images/trauer.jpgAh yazık!


Ömrüm boş şeylerle geçti, ah yazık!
Yarını hiç düşünmedim, ah yazık!
Hep havaya bina kurdum, şaşkınca,
din temeli çürük oldu, ah yazık!

Affı sonsuzdur diyerek, pek azdım,
Kahhar ismini unuttum, ah yazık!
Daldım günaha, yapmadım hiç hayır
niçin doğru yoldan saptım? Ah yazık!

Mal için, makam için hep uğraştım,
sonsuz nimetlerden oldum, ah yazık!
Yol bozuk ve karanlık, önde şeytan,
günah ağır, ağlarım hep, ah yazık!

Hesap defterimde yok bir iyilik,
nasıl kurtulur bu Halid? Ah yazık!


yüksel2 3 Kasım 2007 20:53

GÜL YÜZÜNÜ Gül yüzünü rüyamızda
Görelim yâ Rasûlallah
Gül bahçene dünyamızda
Girelim yâ Rasûlallah

Sensin gönüller sultanı
Getiren yüce Kur'anı
Uğruna tendeki canı
Verelim yâ Rasûlallah

Aşkınla yaşarır gözler
Hasretinle yanar özler
Mübarek ravzana yüzler
Sürelim yâ Rasûlallah

Veda edip masivaya
Yalvarıp yüce Mevlaya
Şefaat-ı Mustafa' ya
Erelim yâ Rasûlallah

Levleke dedi sana hak
Bağışla yüzümüze bak
Huzurullaha yüzü ak
Varalım yâ Rasûlallah

Derviş derki kardeşlere
Çok selavat ver peygambere
Gül yüzünü göre göre
Ölelim yâ Rasûlallah


Misafir 4 Kasım 2007 11:24

http://www.genclereozel.net/images/beyaz_gul_resimleri_04.jpg
Âdem oğlu aç gözünü


Âdem oğlu aç gözünü
yeryüzüne kıl, bir nazar
gör bu latif çiçekleri
hangi kuvvet yapar, bozar.

Her bir çiçek bir nâz ile
över Hakkı, niyaz ile
kurtlar, kuşlar, durmaz söyler
ol Hâlıka âvâz ile.

Eğer Onun kadirliğin
Her bir işe hazırlığın
illâ Onun kahirliğin
anlayınca, rengi döner.

Rengi döner günden güne
toprağa dökülür yine
bu ibrettir anlayana
hakikati, ârif sezer.

Ger bu sırrı duya idin
yâ bu gammı yiye idin
yerinde eriye idin
insan değil misin, meğer.

Bilir, gelen gider imiş
konan geri göçer imiş
mevt şerbetin içer imiş
her kim, bu manadan geçer.

yavuz k


KENCISii 4 Kasım 2007 15:47

Allahu Ekber

Gözlerim buğulu günah kesemde,
Rahmânsın Rahîmsin Allâhu Ekber!
Pişmanım ömrümü boş geçirsem de,
Tevvâbsın Allahım Allâhu Ekber!

Ruhum şahlanıyor cesedim yorgun,
Hâlıksın Bârisin Allâhu Ekber!
Beş vakit secdede Miracım her gün,
Hâmidsin Allahım Allâhu Ekber!

Adını anarım Azze ve Celle,
Meliksin Kuddûssün Allâhu Ekber!
Vuslatım düğündür gelir ecelle,
Kâbidsin Allahım Allâhu Ekber!

Hazırsın nazırsın her an her yerde,
Semîsin Basîrsin Allâhu Ekber!
Kapalı kalpgözüm günahtan perde,
Habîrsin Allahım Allâhu Ekber!

Aşkınla yak beni Şevval ayında,
Celîlsin Kerîmsin Allâhu Ekber!
Cesedim yıkansın hurma dalında,
Kâdirsin Allahım Allâhu Ekber!

Affedicisin Sen affı Seversin
Berrusun Hâdîsin Allâhu Ekber!
Hak yolunda ruhum Hakka canversin,
Şekûrsun Allahım Allâhu Ekber!

İstikbal pek vahim acı kulunu,
Râufsun Vehhâbsın Allâhu Ekber!
Nakşeyle banada Yunus yolunu,
Râfisin Allahım Allâhu Ekber!

Ürperir gözyaşım bekliyor sırat,
Kahhârsın Kâbitsin Allâhu Ekber!
Ya Allah Ya Fettâh senden mağfiret
Halîmsin Allahım Allâhu Ekber!

Beşikten mezara vuslata yoldur,
Evvelsin Âhirsin Allâhu Ekber!
Şahadetle Ya Rab! Ömer’i öldür,
Mücîbsin Allahım Allâhu Ekber!


Misafir 4 Kasım 2007 18:46

öLMEDİN SEN

BugÜn aramızdan ayrıldın ey şehidim,
Seni uğurladık kalplerimiz dolu hÜzÜn,
Bildiğimiz tek doğru o da sen ölmedin,
Şimdi başın dim dik mevlaya yÜrÜdÜn.
-
İnkar edemem ki acını yakar kalbimizi ,
Mert****** yÜksekliği hafifletir acımızı,
ölmedin yaşıyorsun gönÜllerimizde sen.
Anlın açık şimdi , Allaha kavuştun sen.
-
Ağlmakala iyleşmez ki gönÜl yaramız,
Bıraktığın emanet canımızdan da aziz,
Eşin çocukların ise kutsal emanetimiz,
Durma yÜrÜ bekliyor peygamberimiz.
-
Vatan,bayrak,ezan şimdi bize emanet,
Gazi, şehit oluruz uğruna bize emanet.
Kim cÜret eder ki vatan bize emanet,
Vatan bize ey şehit sen Allaha emanet..


KENCISii 4 Kasım 2007 19:11

Ravzana varmaya geldim
Aşkınla yanmaya geldim
Günah yüklü omuzlarla
Ravzana varmaya geldim

Bursadan selam getirdim
Salatü selamla geldim
Dua eden ümmetinle
Ravzana varmaya geldim

Sıra sıra direklerin
Cennet bahçesidir evin
Mihrabınla mimberin
Ravzana varmaya geldim

Gördüm okçular tepesini
Aşkınla yanan sahabeni
Uhutta kırılan dişini
Ravzana varmaya geldim

Girdim cennet bahçesine
Dua eden ümmetinle
Şefaat bekleyen gönüllerle
Ravzana varmaya geldim

Ebubekir ile Ömeri
Sadık dost ile adaleti
Damadın haya abidesi
Ravzana varmaya geldim

Amca oğlundurH.Z Ali
Gözbebeğindir onun zevcesi
Hasan ile Hüseyini
Ravzana varmaya geldim

Ezan okuyan Bilali
Aşkınla inleyen kütükleri
Bastığın ogüzel yerleri
Ravzana varmaya geldim


yüksel2 4 Kasım 2007 21:12

Avare Gönül

Gel artik aldanma divâne gönül;

Pisman olup yoksa aglayacaksin.

Oldun bir hayâle pervane gönül,

BelkI bu hayalie hep yanacaksin..

Avare gönül divane gönül
Gel artik aldanma divâne gönül;

Bildim bileli her dem âvâresin,

Yollarin yoldasi tam bîçâresin,

Dertleri pek çok bir baht-i karesin;

Ah bilsem ne zaman anlayacaksin..

Avare gönül divane gönül
Gel artik aldanma divâne gönül;


Her gün Ömrün mumlar gibi eriyor,

Bak, feryadina kimse ses vermiyor

Hasretlerin, hicranlarin bitmiyor.

Acep sen ne zaman uyanacaksin

Avare gönül divane gönül
Gel artik aldanma divâne gönül;

Arzularin hep ruhunu kanatti,

Günahlarin ruh ufkunu karartti;

Gelen günler geçenleri aratti,

Bilmem buna nasil dayanacaksin?

Avare gönül divane gönül
Gel artik aldanma divâne gönül;
F.GÜLEN


Misafir 5 Kasım 2007 18:15

AZRAİL
öLÜM KAPINA GELDİĞİ ZAMAN
ÜZÜLME AĞLAMA
öLÜM KAPINA GELDİĞİ ZAMAN
SEN çOKTAN AZRAİL LE HAŞİR NEŞİR OLACAKSIN
Ş.URFA_2004


serhat


yüksel2 5 Kasım 2007 23:48

Cürmüm İle

Ey rahmeti bol padişah
Cürmüm ile geldim sana
Ben eyledim hadsiz günah
Cürmüm ile geldim sana

Rahman Allah Rahim Allah
Tüm dertlere derman Allah
Ben eyledim hadsiz günah
Cürmüm ile geldim sana

İsmin gani Gaffar iken
Ayp örtücü Settar iken
Kime gidem sen var iken
Cürmüm ile geldim sana

Senden uzak kaldım heman
Ettim hata gizli ayan
Vurma yüzüme el aman
Cürmüm ile Geldim sana


Misafir 6 Kasım 2007 18:31

GONUL DOSTUM YA MUHAMMED
GONUL DOSTUM YA MUHAMMED

GONUL SEN YABAN ELLERE VARMA
ICIN DARALTIP CANA KIRILMA
CAHIL ILE MUHABBET BULBULU OLMA
SEN RAHAT OL GONUL DOSTUM YA MUHAMMED


AN GELIR DUZEN TUTMAZ TELIMIZ
CAN YANAR BILINMEZ ASK GONUL HALIMIZ
UCAN TURNAÂ’YA HABER SALIP DELME BAGRIMIZ
SEN RAHAT OL GONUL DOSTUM YA MUHAMMED


GUN DOGAR ONLAR DA ANLARLAR
YUCE DIVANDA HESABINI DA SORARLAR
SUKUT ALTINDIR BILIRSIN ERENLER SOYLERLER
SEN RAHAT OL GONUL DOSTUM YA MUHAMMED

SELMA U.


yüksel2 10 Kasım 2007 11:32

Mest'ü Hayranım

Mest'ü hayranım, zaru giryanım
Hem dem lisanım, der Allah Allah

Gözümden yaşlar akmaya başlar
Cümle kurt kuşlar der Allah Allah

İrfan isteyen, ihsan isteyen,
Canan isteyen der Allah Allah

İns cin melekler, yerler, felekler
Suda semekler, der Allah Allah


Misafir 10 Kasım 2007 15:00

öLeN KiM AcAbA?
Herkes etrafımda toplanmış
Niye anam böyle içten ağlarmış
Babam kimse sesimi duymazmış
öLEN KİM ACABA?

Yaşam yaşam dedikleri
Biranda biter o amelleri
Geri dönÜşÜ bile olmayan bu yolda..
öLEN KİM ACABA?

Arkadaşlarım, hocalarım herkes burda
Beni merak mı ettiniz iyiyim ben burda
Herhalde uğramayınca ettiler merakta
Bu selviler arasında öLEN KİM ACABA?

Duyacağım ismi salanın sonunda
ölmÜş olan bizden miydİ yoksa
Anlam veremiyorum bu olanlara
öLEN KİM ACABA?

Bağırıyorum duyan yok mu sesimi
Bir teneşir ve sıcak suyla
Yıkadılar su bedenimi
Salanın sonu gelsede duysam
öLEN KİM ACABA?


Bembeyaz birşeyle doladıkları da ne bana
Ya o sandık kutuya giren kim acaba?
Kalbimde atmamakta
öLEN KİM ACABA?

Ağlıyor anam kardeşlerim ve babam
Nasıl gizli gizli ağlıyor yine babam
Ebedi ayrılıklar diyarındayım babam
Salanın ardından okundu isim anam
Hayır olamazz öLEN öLEN BENMİŞİM ANAM...

Ebru UYANIK


yüksel2 10 Kasım 2007 23:04

EY ŞEHİT
Hayat iman ve cihad alnımızın yazısı
Gözlerimde bir hırsı kamçılayan bir arzu
Sana ulaşan çağrı, ey şehid, ey şehid

Alnı öpülesiler her biri bir dağ gibi
Düşseler vurulupda, kanlarıyla boğacak
Zulmün soluk sesini, ey şehid, ey şehid

Gün geçtikçe büyüyor gönüllerin ateşi
Taş yürek ses veriyor, doğan islâm güneşi
Çağırsın ardımızdan, ey şehid, ey şehid


Misafir 11 Kasım 2007 15:21

İlahi

ALLAH aşkıyla Ürperir hemen gönÜller
Hep onu tespih eder bÜtÜn yerler ve gökler

Alemlerin Rabbı şanı yÜce ALLAH
Yeri göğÜ inletir La İlahe İllallah

ALLAH'ı zikreder şakıyarak bÜlbÜller
Sevgiyle dolup taşar iman dolu yÜrekler

Alemlerin Rabbı şanı yÜce ALLAH
Yeri göğÜ inletir La İlahe İllallah

Hz. Muhammed'i görmek ister bu gözler
Onun gÜzelliğine özenir gonca gÜller

Alemlerin Rabbı şanı yÜce ALLAH
Yeri göğÜ inletir La İlahe İllallah

Timur İlikan


yüksel2 11 Kasım 2007 17:39

Bir Güneş Doğuyor

Zalimler zulmüne, kafirler küfrüne
İnat edip devâm etse
Allah nurun tamamlar, çünkü bir vaadi var
Kafirler istemese bile.

Bir güneş doğuyor, bir güneş Cezayir'de
Bir güneş doğuyor, bir güneş Filistin'de
Bir güneş doğuyor, bir güneş Türkiye'de
Bir güneş doğuyor, bir güneş ülkemde.

Mekkede başladı bu diriliş muştusu
Bugün de devam eder
Allah erleri canlarını seve seve
Rahman'a teslim eder


Bir güneş doğuyor, bir güneş Cezayir'de
Bir güneş doğuyor, bir güneş Filistin'de
Bir güneş doğuyor, bir güneş Türkiye'de
Bir güneş doğuyor, bir güneş ülkemde.

Onun için yaşamak güç veriyor bize
Ve yolunda şehit vermek
Meleklerle konuşup semaya yükselmek
Ne güzel Resul'ü görmek.
Bir güneş doğuyor, bir güneş Cezayir'de
Bir güneş doğuyor, bir güneş Filistin'de
Bir güneş doğuyor, bir güneş Türkiye'de
Bir güneş doğuyor, bir güneş ülkemde


Misafir 11 Kasım 2007 21:56

SEN DOĞDUN YA RESULULLAH

IV

Beni SaÂ’d b.Bekir Kabilesinden,
Halime binti Ebi ZÜeyb Seni alıyor,
Sana sÜt annelik yapacak,
Halime korkuyor,
Beni SaÂ’d yurdu kıtlık kıran,
Beni SaÂ’d yurdu perişan,
Korkma ya Halime !
Korkma ya Halime !
Ya Resulullah, beni SaÂ’d yurduna geliyorsun,
Beni SaÂ’d Seni Selamlıyor
Ben SaÂ’d yeşilleniyor,
Koyunların karnı doyuyor,
Koyunların memeleri sÜt doluyor,
HalimeÂ’ nin evi bereketleniyor !
Beni SaÂ’d bereketleniyor !
DÜnya bereketleniyor !..

Lokman Hamitoğlu


yüksel2 11 Kasım 2007 23:57

Sevgi Bahtolmuş Ezelden BizeSevgi bahtolmuş ezelden bize
Sizde bir türlü bizde bir türlü
Alaca düşmüş gördüğümüze
Sizde bir türlü, bizde bir türlü

Donandı dağlar bahar olunca
Gölgem kayboldu gönlüm dolunca
Güzeli görmek boylu boyunca
Sizde bir türlü bizde bir türlü

İstemem versen cihan varını
Gönül nakşetti, güle yarını
Her yüzde görmek dost didarını
Sizde bir türlü bizde bir türlü
Sizde bir türlü bizde bir türlü
Alaca düşmüş gördüğümüze
Sizde bir türlü, bizde bir türlü

Donandı dağlar bahar olunca
Gölgem kayboldu gönlüm dolunca
Güzeli görmek boylu boyunca
Sizde bir türlü bizde bir türlü

İstemem versen cihan varını
Gönül nakşetti, güle yarını
Her yüzde görmek dost didarını
Sizde bir türlü bizde bir türlü


Misafir 12 Kasım 2007 16:38

Zeynebim
GÜzel bir yoldasın Zeynebim
Bu yoldan ayırmasın seni Rabbim
İmanla dolu olsa da benim kalbim
O yolda bir tÜrlÜ yÜrÜyemedim.

Sapma sakın bu yoldan Zeynebim
Uzak tutsun şeytandan seni Rabbim
İnançla dolu olsa da benim kalbim
Ben hep şeytana yenildim

İnşallah beni de bir gÜn Zeynebim
Doğru yolda yÜrÜtecek Rabbim
Atacak imanla benim de kalbim
İşte ben hep o gÜnÜ özledim.

Sen sen ol, çok akıllı ol Zeynebim
Akılsızlardan uzak tutsun seni Rabbim
Aşkın darbesinde yaralanan bu kalbim
Tekrar nasıl iyileşir bilemedim



i.k


yüksel2 12 Kasım 2007 23:05

Çeşitli nükteler

Besmeleyle başlarız, hayırlı olsun kelâm,
Allaha hamdü senâ, Resûlüne de selâm.

Namaz dinin direği, kul olmanın gereği,
Günahlara kefaret, ibadetin yüreği.

Namaza mani işte, elbette hayır yoktur,
Doğru namaz kılana müjdeler gayet çoktur.

Araç değil amaçtır, İslam’ın binasıdır,
Gözlerin nurudur, kalblerin cilasıdır.

Namaza önem verip doğru dürüst kılmalı,
Yalan yanlış kılmaktan utanıp sıkılmalı.

Namaz kılmayanların kabul olmaz duası,
İyi işler yapsa da, silinmez kalbin pası.

Kişi namaz kılmazsa, imanı sağlam kalmaz,
Kolayca küfre girer, farkında bile olmaz.

Namaz kalbe şifadır, gönülleri şen eder,
Doğru kılındığında, kötülükten men eder.

Namazdır insanı Rabbine bağlayan,
Namazdır ilahi rızayı sağlayan.

Namaz en efdal amel, edası pek çok sevap,
Kabirde nurlu ışık, münker nekire cevap.

Her kim kötülüklerden değil ise selâmet,
Namazını gafletle kıldığına alâmet.

İhlasla namaz kılan, kavuşur her nimete,
Hiç sıkıntı çekmeden, doğru girer Cennete.

Namaz kılarak göster, Mevla’ya itaati,
Fazileti büyüktür kaçırma cemaati!

Oruç sabrın yarısı ateşe perde olur,
Mükâfatı büyüktür oruçlu felâh bulur.

Oruçlunun uykusu bile bir ibâdettir,
Ramazan mümin için ne büyük saadettir.

Buyuruldu ki: (Oruç zekâtıdır bedenin)
Defteri sevap dolar onu edâ edenin.

Sahur yemeklerinin fazileti pek çoktur,
Sahur yemeği için sual ve hesap yoktur.

Bin aydan faziletli, ne kadar kadri yüce!
Sayısız günahkâr kul, affa uğrar bu gece.

On bir ayın sultanı, bize veda ediyor,
İçimiz kan ağlasın, sevab ayı gidiyor.

Çok şükür Rabbimize orucu ettik edâ,
Bugün ayrılıyoruz, yâ ramazan elvedâ.

Ramazan-ı şerifi memnun ederek salan,
Bugün artık sevinsin, orucu kabul olan.

Evde saliha kadın, şüphesiz büyük nimet
Yüce Rabbimizden o, erkeklere emanet
Rabbin emanetine etmeli çok riayet
Çok zarar görür elbet, ona eden hıyanet

Erkek karışır ise, evin içine eğer,
İki cihanda bunun sıkıntısını çeker.

Mümin kadın sultandır onu üzmemek gerek,
Belayı bulur er geç, sultanı üzen erkek,

Dine zarar vermeyen kusuru görmemeli,
Dünya işleri için hanımı yermemeli.

Edepliyse, kusuru öyle kolay görülmez,
Edepsizse iyilik etse değer verilmez.

İstişâre sünnettir, danışan dağı aşar,
Danışmayan zavallı, düz yolda bile şaşar.

Şaşkınlık içindesin, sendeki bu çile ne?
Eğer bin bilsen bile, gel danış bir bilene!

Sapık şeyh çoğaldıkça, zil takıp oynar şeytan,
Kurtulamaz pislikten, rehberi karga olan.

İnsan öfkeli iken, çok yanlış karar verir,
Unutma keskin sirke, küpüne zarar verir.

Sevgi yakınlık ister, kaçan mahrûm kalırmış,
Gözlerden ırak olan, gönülden de olurmuş.

Mazlûm ol, zâlim olma! Üzül de üzen olma!
Mahşerde hesap zordur, ezil de ezen olma!

Kötü cezâsız kalmaz, eden bulur sonunda,
Elbette su testisi kırılır su yolunda.

Allah için sabreden, sıratta atlı olur,
Sabır acı ise de, meyvesi tatlı olur.

Dine hizmet ederken, sıkıntıyı nimet bil!
Herkese nasip olmaz, hizmeti ganîmet bil!

Îmân bir muma benzer, ibâdet ise fener,
Fenersiz olursa mum, gün gelir birden söner.

Kötü arkadaş seni, azdırır, yardan atar.
Bir gün gelir, bakarsın, beş para için satar.

Kalbi kara olana, günahlar kolay gelir,
Kalbi temiz olanlar, günahı zehir bilir.

Soğuk su katmayasın, hiç kimsenin aşına,
Hayır dile komşuna, hayır gele başına.

Zararın neresinden dönülse kârdır elbet.
Henüz nefes alırken, durma hemen tevbe et!

Eden kendine eder, belâyı bulur azan,
Önce kendisi düşer, el için kuyu kazan.

Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp olur,
Ehline soran kişi, hakîkî yolu bulur.

Cam sarayda oturan, rasgele taş atamaz,
Dünyayı fâni bilen, gâilesiz yatamaz.

Dünyadan âhirete, hâlis ameller taşı!
Karıncadan ibret al, yazdan karşılar kışı!

Kim ki öfkeyle kalkar, ahmak nefsine uyar,
İstediğini söyler, istenmeyeni duyar.

İlmihâlini öğren, geçip gidiyor zaman,
(Elbette aldanmıştır, iki günü bir olan.)

Sağlığını düşünen, mideyi az doyursun!
Az yersen az uyursun, çok yersen güç uyursun.

Kötü ile dost olan, umursamaz günahı,
Hak sözü duymaz olur, hatırlamaz Allahı

Pehlivan sayılıyor hasmını yere vuran,
Öfkesini yenenler işte asıl pehlivan...

Kıyâmet yaklaştıkça, güçleşir uymak dine,
Ateş almaya benzer avucunun içine.

Cenâb-ı hak her zaman sabreden kulu sever.
Resûlü buyuruyor: (Sabreden bulur zafer.)

Gafleti bırakmalı, ömür akar su gibi,
Her yerde ve her zaman gözetmeli edebi.

Paraya gönül veren, bürünür sonsuz yasa.
Şifresi unutulur, kilitli kalır kasa.

Hizmet, ganîmet iken, isteme istirahat,
Dünya mihnet yeridir sâlihler etmez rahat.

Cehenneme lâyıktır, Müslümana kin güden,
Elbet sevilir seven, affedilir affeden.

Allah lanet ediyor fitne fesat saçana,
Fertlerin, toplumların arasını açana.

Tedbîr dinin emridir, edilmeli riâyet,
(Deveni sıkı bağla sonra da tevekkül et)

Dünya nimet yeridir, âhiret âşığına,
Ne koyarsan aşına, o gelir kaşığına.

Hep aceleci olma, ayakların burkulur,
Acele ile kalkan, pişmanlıkla oturur.

Yakını görmüyoruz, gözlerimiz uzakta,
Her ân dikkat etmeli, ayağımız tuzakta.

Yavaş ol, tökezlersin, düşüp başın yarılır,
Acele etsen de iş, olacağına varır.

Her işinden bellidir, câhil olanın hâli,
Dinden habersiz olur, bilmeyen ilmihâli.

Huzur istersen eğer, fazîlet olsun yolun!
Dînimiz emrediyor: (Güzel ahlâklı olun!)

Acı söz çok kimseyi çekip çıkarır dinden,
Tatlı söz de yılanı çıkarır deliğinden.

Fen ve sanat müminin kaybettiği malıdır,
Kimde, nerde bulursa, elbette almalıdır!

Allahı tanısaydı, gafletteki insanlar,
Âlem felâh bulurdu, tam olurdu noksanlar.

Mütevazı olana, tevazu ile yaklaş!
Kibirliyle dost olma, hemen ondan uzaklaş!

Tevâzu fazîlettir, çirkindir büyüklenmek,
Sadaka gibi sevap, kibirliye kibretmek.

Rab, şekle, mala değil, sadece kalbe bakar,
İmânsız olan kalbi, sonsuz ateşte yakar.

Pişman olmamak için, artık uyanmalısın,
Bâtılları bırakıp, hakka dayanmalısın.

Ecelin şerbetini herkes bir gün içecek,
Ettiğini bulacak, ektiğini biçecek.

Anarşidir ikilik, her takımı yatırır,
Şüphesiz iki kaptan, bir gemiyi batırır.

İlim öğrenmek farzdır, kadına ve erkeğe,
Emir vardır en uzak yere bile gitmeğe.

Cenneti istiyorsan bırakmalısın nazı,
Tadîl-i erkân ile kılmalısın namazı.

Nasıl yaşarsan yaşa, muhakkak öleceksin!
İstediğini topla, bir gün terk edeceksin!

Şu dünya âhiretin tarlasıdır muhakkak,
Bil ki tohum ekmeden mahsûl umanlar ahmak.

Bugün ne ekmişsen, yarın onu biçersin,
Yaşayışın nasılsa, elbet öyle göçersin!

Sapıtmak istemezsen, önce îmânı düzelt!
İlmihâlini öğren, emri yasağı gözet!

Hızlı yaşayan kişi, ölüm ile yarışır,
Unutma ki acele işe şeytan karışır.

Kurtuluş kolaylaşır, secdeye değse başlar,
Çünkü sonsuz mutluluk, ancak namazla başlar.

Felsefeci sonradan olmayı inkâr eder.
Der ki bu âlem böyle gelmiş böyle gider.

Teşrîf ettiği zaman, değişmişti insanlar,
Îmânla şereflendi nice puta tapanlar.

Rabbimize kulluktur, yaratılış hikmeti.
Dikkatli olmalı hep, bırakmalı gafleti!

Öyle başıboş gezme, ölüm gelir muhakkak.
Söndürme imânını, ibâdet zırhını tak!

Rabbimizin emrini ihlâs ile edâ et!
Allah rızâsı için neyin varsa fedâ et!

Hayır ve şer Haktandır, takdire sabır gerek,
Şerler hayra çevrilir, her hale şükür gerek.

Ârife tarîf olmaz, sivri sinek saz gelir,
Gâfile söz nâfile, davul zurna az gelir.

Bil ki salih arkadaş, iyiye rehber olur,
Kişi sevdiği ile elbet beraber olur.

Salih zengin düşünür muhtaç olan fakiri
Bilir ona aittir malının kırkta biri.

Müjde doğru esnafa, eşi yok iyilikte,
Mahşer günü haşrolur, şehitlerle birlikte.

Hep gafletle dolaşma, biraz kendine acı,
Artık bulmaya çalış, kalb yıkayan ilâcı.

Allah imân vermişse, daha ne vermedi ki?
Ya imân vermemişse, bu kula ne verdi ki?

Düşmemek için asla harâma ve şüpheye,
Zühd denir mubahların çoğunu terk etmeye.

Takva sahibi ise, yazıp konuşan eğer,
Nasihat ettiğine, sözü de tesir eder.

Kendisi muhtaç iken, elindekini kişi,
Başkasına verirse îsâr olur bu işi.

Tefekkür düşünerek yaratıcıyı bilmektir,
Batılları bırakıp gerçeğe yönelmektir.

İhlâs; bir Müslümanın ziynetidir, süsüdür,
Onda îmân nurunun dıştan görüntüsüdür.

Şu olmalı ibâdet edenin düşüncesi;
Bu, hem Allahın emri, hem kulluk vazifesi...

Sacayağı gibidir; ilim, ihlas ve amel,
Birisi noksan ise, dinimiz tutmaz temel.

Âlimler buyurdu ki; “hikmet, şecaat, iffet,
Bir araya gelince, buna denir adalet.”

Resûlullah buyurdu, bir harpten geldiği gün;
“Döndük küçük cihâddan, büyük cihâda bugün.”

Kim ki Resulullaha, tâbi olursa eğer,
Sâdıklardan olmanın, saadetine erer.

Her hâliyle gösterir mümin sadâkatini,
Doğruluk ve ihlasla yapar ibâdetini.

Sabretmek; günahlardan sakınmaktır ilkönce,
Sonra tahammül gerek, dert ve belâ gelince.

Şecaat göstermenin gerektiği bir yerde,
Korkaklık eden kimse, benzetildi merkebe.

Fazla şaka ve alay câhillik alâmeti,
Susmayı bilmelidir isteyen selâmeti.

Çirkin olan şeylerden arınma duygusudur,
Esâsı da, utanma ve Allah korkusudur.

İyilik ve ihsanda yarışır mümin olan,
Kin gütmez, dargın durmaz barışır mümin olan.

Bir hadis-i şerifte şöylece buyurulur;
(Mümin vakâr sahibi, yumuşak huylu olur.)

Resûlullah buyurdu: (En kıymetli ibâdet,
Hubb-i fillah ve bir de buğd-i fillahdır elbet.)

Hikmet, hakkı batıldan ayıran bir kuvvettir,
Ruhun idrâk gücünü gösteren bir haslettir.

Allahü teâlâdan çok korkmalı Müslüman,
Ümidi kesmemeli, rahmetinden de bir an.

Dünya menfaatini kalblerinden çıkaran,
Allah adamlarına denir sâlih Müslüman.

Tevbe, pişman olmaktır, söz vererek Allaha,
Yapmamaya çalışmak, o günâhı bir daha.

Ne kadar çok yaşasan, ölüm vardır muhakkak,
Gün gelir herkes için, vâki olur emr-i hak

Tevâzu orta yoldur, ne gurur, ne de zül’dür,
Zıddına kibir denir, çoğu da tezellül’dür.

Mümin cenâb-ı Haktan diler af ve merhamet,
Kendisi de herkese, aynı davranır elbet.

Meşveret; kısacası ehline danışmaktır,
Başlamadan bir işe sebebe yapışmaktır.

Kalbin bütün işlerde, her şeyi Yaradan’a,
Teslimiyet gösterip güvenmesidir Ona.

Gelmiş-geçmiş-gelecek insanların cömerdi,
Kâinatın serveri, hazret-i Peygamberdi.

Elbette kaçınılmaz ecel gelince ölmek,
Ama ne saadettir ölmeden önce ölmek.

Önce Besmele ile kapıdan içeri gir,
Rabbimiz şükredene, sayısız nimet verir.

İstişare edenler, hiç pişman olmaz elbet,
Danışacak bir yerin varsa ne büyük nimet.

Dinimiz emrediyor, dikkat eyle şu sese:
İlim öğrenmek farzdır, kadın erkek herkese.

Şükreden kullarını cenâb-ı Allah sever,
İmânsız ölebilir şükredilmezse eğer.

Sabır, haktan gelene, razı olmak demektir,
Her işte ve her zaman Allaha şükretmektir.

İyi bil kibirdendir hep tevazu göstermek,
Bu âciz bu günahkâr diye kendini yermek.

Hayat imtihanının gayet zor olanı var:
Herkese ömür boyu, namus imtihanı var.

Haset etmemek için, o kimseyi metheyle,
Hediye ver, öğüt ver, iyiliğini söyle.

Bizlere esirdir söz, ağzımızdan çıkmadan,
Biz onun esiriyiz, çıkınca ağzımızdan.

Kötüleri yaşatmak, iyilere ölümdür,
Zalimleri affetmek, mazlumlara zulümdür.

Sırf yiyip içmek için, koca ömür taşınmaz,
Yaşamak için yenir, yemek için yaşanmaz.

Şu dünya bir binektir, taşır binersen seni;
Bilmezsen binmesini, taşıttırır kendini.

Öyle sözler vardır ki, keser kanlı savaşı,
Yine sözler vardır ki, kestirir suçsuz başı.

Göz iki, kulak iki, ağzımız ise tektir,
Çok görüp, çok dinleyip, az söylemek gerektir.

Gözü aç olan için, ömürde tokluk yoktur.
Kanaatkâr olana, bir lokma bile çoktur.

Güler yüzlü olmaya, geç kalmadan ver karar,
Unutma tebessümden kimseye gelmez zarar.

Bilinmez ölüm seni bekliyor nerelerde,
O halde onu bekle her zaman ve her yerde.

Bazıları sakindir, bazıları hep kızar,
Bir kapta ne var ise, içinden hep o sızar.

Kim iyilik ederse karşılığını alır,
Gül ikram eden elde, gülün kokusu kalır.

Vefalı olan kimse, hatayı görmez gider,
Yapılan iyiliği her zaman takdir eder.

Fakir, zengin olsa da, mal hırsıyla yanandır.
Zengin, malı çok olan değil, kanaatkâr olandır.

Elbette olur pişman düşünmeden konuşan,
Ateş edene benzer bakıp almadan nişan.

Herkesle iyi geçin, öfkelenip sert çıkma,
Kalb Allahın evidir, Kâbe’yi sakın yıkma.

Göz gibi olma sakın, ötesini göremez,
Dünyaları görse de kendisini göremez.

Nefse öyle güvenme, akıl her şeye ermez,
Hep ayıp araştıran, kendinde ayıp görmez.

Verimli kara toprak kumdan, çakıldan üstün,
Bir bilene sormalı, akıl akıldan üstün.

Bir sanat öğrenenler, kalmaz elbette naçar,
Çünkü altın anahtar, her çeşit kapıyı açar.

Hasır, ayı derisi olan posttan iyidir.
Akıllı düşman bile, ahmak dosttan iyidir.

Kitapları okurken not tutanı överler,
Âlim unutur ama, kalem unutmaz derler.

Çalışanın ziyneti alnındaki teridir,
Unutma Cennet ancak salihlerin yeridir.

Sakın kimseyi üzme, kulağın olmalı seste,
Alma mazlum âhını çıkar aheste aheste.

Hak irade edince her işi asan eder,
Halk eder sebebini bir anda ihsan eder.

İşte özlü nasihat bütün müminlere has,
Kurtuluş için şarttır, ilim, amel ve ihlas.

Akıllı hep sakindir, göstermez hemen hiddet,
Öfkeli olanlardan elbet edilir nefret.

Gayen hak rızası olsun, çalışma asla ün için,
İktisat et, israftan kaç, ak akçe kara gün için.

Dostunun dostluğuna itimat etmiyorsun,
Düşmanın dostluğuna nasıl güveniyorsun?

İhtiyaçla yanarken, bütün dostlar yok olur,
Araba devrilince, yol gösteren çok olur.

Yapılan kötülükler çıkacak teker teker,
Akılsız başın cezâsını ayaklar çeker.

Tatlı çok, bal başkadır, çiçek çok gül başkadır,
Kitaplar pek çok ama, Tam İlmihal başkadır.

Önce can gelir sonra canan demişler,
Gemisini kurtaran kaptan demişler.

Evde yapılan hesap, çarşıya uymaz elbet,
Danışarak iş yapan, pişmanlık duymaz elbet.

Tevbe kesin söz verip hep pişmanlık duymaktır,
Günahlardan vazgeçip hak emrine uymaktır.

Marifet sahipleri firasetle bakarlar,
Kalblerdeki kirleri bir bakışta yıkarlar.

Aldanmaman gerekir, her yüzüne gülene,
İyi örnek olasın senden sonra gelene.

Düşmanın olur dosta kötülük edersen,
Düşmanın da dost olur iyilik edersen.

Gençlik kitabımı okudum bitti,
Ah bir ömür nasıl da uçup gitti.

Hak sevgisinden başka, güzel olan ne varsa,
Hepsi birer zehirdir, hatta şeker de olsa.

Gonca gül ne yapar, bülbül de olmasa,
Aşkı bilinir mi, sararıp solmasa.

Garip bülbül ne yapar, gonca güle gitmese,
Aşkı nasıl bilinir, gece gündüz ötmese.

Ettiğin iyiliği başa kakıcı olma,
Laf taşıma hiç onu buna takıcı olma.

Haset etme kimseyi, niye onun var diye,
Onu övmelisin hep, ayrıca ver hediye.

Öfkelenmek insanı, ateş gibi yandırır,
Hiddetin aşırısı hep nefret uyandırır.

Kanaat her hâlinde Allaha şükretmektir,
Her şartta ve her zaman mevcutla yetinmektir.

Öyle kolay uyanmaz, ne söylesen gâfile,
Eğer nasibi yoksa, ne söylesen nafile.

İhlasla Allah’ı seven bir kişi
Kelebekler gibi özler ateşi
Sevip de ateşten kaçarsa eğer
Roldür, gösteriştir onun bu işi

Eşek eşektir olsa bile atlastan çulu,
Adam adamdır olmasa da parası pulu.

Başak boşsa dik durur, ona verilmez değer,
Taneli başak ise, başı aşağı eğer.

Unutmayın ki çocuk küçükken eğitilir,
Odun bükülür mü hiç, ağaç yaşken eğilir.

Dünyaya para için öyle dalınır mı hiç?
Âhireti verip de, dünya alınır mı hiç?

Dünya bir hana benzer, biz de yolcu gibiyiz,
Dün geldik, bugün kaldık ve yarın gideceğiz.

Midemiz gayet dolu, ruhumuz ise çok aç,
İbadetler tevbeye, tevbe, tevbeye muhtaç.

Tomurcuk gül de solar, bir gün kopar dalından,
Elbet herkes ayrılır, sevdiğinden, malından!..

Unutma bu dünya boş, geçicidir sanma hoş,
Ölümden kurtuluş yok, nereye koşarsan koş

Ömür sermayesini sakın eyleme heder,
Sayısız yol var ancak birisi Hakka gider,

Sonsuz azap yanında her sıkıntı rahattır,
Acı değil de sanki uygun istirahattır.

Şeytan sinirleneni hemen kolay kandırır,
Yüksek sesle bağıran hep nefret uyandırır.

Dinde akla aykırı olan bir hüküm yoktur,
Ama akıl ermeyen şeyler belki pek çoktur.

Dindeki hükümleri akıl ile anlamak,
Peygamberliğe olur elbette inanmamak.

Salih âlim olmazsa yanlış fikre sapılır,
Bid’at ehli övülür, tağutlara tapılır.

Sevgi anlatılamaz, gelmez kaleme dile,
Gül, demişler bülbüle, ağlamış feryat ile.

Ruhun sağlığı, az günah işlemektedir,
Bedenin sağlığı, az yiyip içmektedir.

Halinizden bellidir, pek çok çaresizsiniz,
Sebeplere yapışın, yine çare sizsiniz.

Niye kurtuluştan bu kadar ümitsizsiniz,
Haktan ümit kesilmez, yine ümit sizsiniz.

Kişi, angarya ile hedefine varamaz,
Hevessiz ve gönülsüz işini başaramaz.

Faydalı ilimlerle kafa doldurmaya bak,
Kafa sağlam dolunca, cep de dolar muhakkak.

Kütükler yontulmadan düzgün tahta olamaz,
Çile çekmeyen insan, rahata kavuşamaz.

Ahlakça fakirseniz elbet servetsizsiniz,
Güzel ahlaklı olun, artık servet sizsiniz.

Herkes zanneder ki sıhhat gibi devlet olmaz,
Ehli de bilir ki sohbet gibi nimet olmaz.

Ne mutlu ona, maksadı Hak rızası ola,
İlmihal okudukça, gönlü imanla dola.

Dün öldü, bugün ise, sanki can çekişmede,
Yarın henüz doğmadı, doğmayacak belki de.

Bid’ati yaymak için çalışırsın dört koldan,
Yol kesici olma sen, çekil mübarek yoldan.

Dünyaya mâlik olsa, cimrinin gözü açtır,
Sıkıntıları bitmez, o her zaman muhtaçtır.

Kötüleri methetmek, iyilere sitemdir,
Zalimi alkışlamak, mazlumlara matemdir.

Aşırı ise hiddet, uyandırır hep nefret,
Lüzumsuz şakalarda, elbet yok olur heybet.

Bilmemek ayıp değil, sormamaksa ayıptır,
İlimden mahrum kalmak elbet büyük kayıptır.

Haramla yorulanın, akıttığı pis terdir,
Günahlara alışan, kudurmuştan beterdir.

İlimsiz ve ihlassız Cennet bulunur mu hiç?
Amelsiz ilim ile âlim olunur mu hiç?

Herkes aynı metotla, yola gelmez, tavlanmaz,
Davul zurna çalarak dağda keklik avlanmaz.

Avlanmayı bilene, ava gelmez kuş olmaz,
Belalara hazır ol, başa gelmez iş olmaz.

Dikensiz gül bulunmaz, hatasız da kul olmaz,
Gönül sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz.

Çorak toprağa tohum ekilmez,
Aman diyene kılıç çekilmez.

Çalışan, işleyen demir pas tutmaz,
Âlim unutur da, kalem unutmaz.

Dünya malı fanidir, bir hayal, bir yalandır,
Fakir, parasız değil, arzusu çok olandır.

Çok sevaba kavuşmak istiyor isen şayet,
İyi kötü herkese, hakkın varsa helal et.

Allah için muhabbet, elbette büyük nimet,
Dünyada çile ise, ahirette ganimet.

İnsanın halini ameli tartar,
Emeli artanın elemi artar.

Âlemde nice göz var, sözden iyi anlatır,
Öyle söz de vardır ki, kuru gözü ağlatır.

Tam zirvedesin ama, nasıl geldin oraya?
Kimisi dimdik gelir, kimisi büzülerek,
Hem yılan da, şahin de çıkar en yüksek dağa,
Ama biri sürünerek, biri süzülerek.

Eğer rast giderse işin
Taşa bile geçer dişin
Ama ters giderse işin
Aş yerken kırılır dişin

Hiç kimseden sakın beddua alma
İyilik altında ezilip kalma
Hakkımı sökerek alırım deme
Her zaman mazlum ol da, zalim olma

İnsan sahip olduğu nimeti hep küçümser
Fakat sahip olmadığı şeyi ise önemser
Mesela elin tavuğu ele kaz görünür
Çok çirkin olsa bile karısı kız görünür

Eğer gönlün bizim için çarparsa
Fizan’da olsan da yanımızdasın
Eğer gönlün başka diyarlardaysa
Yanımızda olsan da uzaktasın

Kaptırırsa bir âşık, gönlünü bir güzele
Rahat edemez asla, başka güzel yanında
Yüz demet fesleğen verseler de bülbüle
Koklamaz hiç birini, yine gider o güle

Hep düşünmelisin kışı ve yazı
Kıl namazı bırak ahmakça nazı
Hep "yarın kılarım" diyen kişinin
Bugün kılındı cenaze namazı

Rabbin ihsan eder, nimet verirse
İyilik etmekten kaçıcı olma!
İnsanın başına bir iş gelirse,
Sırrını herkese açıcı olma!

Ömrünü geçirme faydasız şeyle!
Ya sükut et otur, ya hayır söyle!
Yaptığını başa kakıcı olma
Elinden geldikçe iyilik eyle!

Resulullah efendimize
Güzel yanağını bilen, güle bakar mı hiç?
Senin sevginde eriyen, derman arar mı hiç?


KENCISii 13 Kasım 2007 09:36

herkese oğradınsen bana yeminlimisin
bir çoğuna göz kırptın bana köskünmüsün
ben senin aşkın ile kavrulurken burada
ey Şehadet sen bana nede nazlar edersin


bilsemki nezamna denk gelecek ogelişin
dağmat gibi hazırlanız güzelce süslenirim
kanımın hıçkırması gelişine müjdedir
ey Şehadet çabuk gel bana getir müjdemi


gerçi her istiyene nasip olmadıysada
du'am şudur rabbimden nasip olsun banada
nasip olsun yarabi bu aşkla yananlara
Şehadet kokusuyla bütün köfrü devirin

KENCISii..>>mikail

KENCISii:
bu şiirin butun hakları saklıdır kol hakkı vardır lütfen almayın


ReD_EyE 13 Kasım 2007 09:47



yüksel2 13 Kasım 2007 19:53

Bilmem nideyim, Allah Allah
Aşkın elinden, hay hay
Kande gideyim, aşkın elinden.
Sallallahu alâ Muhammed
Sallallahu aleyke Ahmed

Meskenim dağlar, Allah Allah
Gözyaşı çağlar, hay hay
Durmaz kan ağlar, aşkın-elinden.
Sallallahu alâ Muhammed
Sallallahu aleyke Ahmed

Varım vereyim, Allah Allah
Kadre ereyim, hay hay
Üryan olayım, aşkın elinden.
Sallallahu alâ Muhammed
Sallallahu aleyke Ahmed.

Yunus'un sözü, Allah Allah
Kül olmuş özü, hay hay
Kan ağlar gözü, aşkın elinden.
Sallallahu alâ Muhammed
Sallallahu aleyke Ahmed.


Misafir 13 Kasım 2007 20:30

Sabır

Sabrın kendisi acıdır ama
meyvesi tatlı mı tatlıdır
İnsanı kederden koruyan
sabırla sÜslÜ aklıdır
Bu bekleyişlerde kim bilir
ne hikmetler saklıdır
Her şey ALLAH'ın takdiri
O her zaman haklı mı haklıdır
Zorluklara sabreden yiğit kişi
mahşerde koşan bir atlıdır
Cennet semâlarında uçan
melekler gibi kanatlıdır

(

Timur İlikan


yüksel2 13 Kasım 2007 21:51

Kul Nesimi

cananı benim sevdiğimi can bilir ancak
gönlüm dileğin dünyada canan bilir ancak

bildim hem akl ile hem ilm ile hakkı
şöyle bildim onu ki kuran bilir ancak

ibdal oluben beyliğin eden arifi gör ki
bu saltanatın kadrini sultan bilir ancak

kim aşk denizine dalıp gark olagörsün
bu aşk denizinin bahrini umman bilir ancak

ey saki getir devr-i ayağın tozu ile sun ki
bu devr-ayağın devrini devran bilir ancak

işret meclisine gelip giden meyler içilir
pinhane çeker şöyle ki şeytan bilir ancak

hiç kimse Nesimi sözünü fehm edebilmez
bu kuş dilidir bunu süleyman bilir ancak[/B][/B][/COLOR]


Misafir 14 Kasım 2007 14:13

lahut ses
yükselir minarelerden 5 vakit
ritimli bir ses semalara
ruhumuza şevk katar
lahut ses..

düz yolları,yokuş misali
çıkarım ağır ağır
ruhum yaslanır
yorgun bedenime

lahut ses
sesini duymayan kalmasın
şu fani alemde
çık yokuşudan,indiren
olsamsın imanını
yüreğime uğra
lahut ses
gökelre uzan ruhum
surf,fu üfleyecek
unutma bir melek
ey ezan,ey selalar
akla kararan ruhlarımızı
görsün ki şu halimizi
gayri yaradan
affetsin şu mücrimi
bilalin sesiyle içime
bir yangın düşsün
ruhum azabta,besle
sen yüreğimi fet eden
lahut ses...

yazar:selin deniz


yüksel2 14 Kasım 2007 16:39

Demedim mi

Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi?

Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi?

Aşıklar harabat olur
Hakkın katında kutlu olur
Muhabbet baldan tatlı olur
Doyamazsın demedim mi?

Çıkalım meydan yerine
Erelim Ali sırrına
Can-ü başı Hakk yoluna
Koyamazsın demedim mi?

Bu dervişlik bir dilektir
Bilene büyük devlettir
Yensiz yakasız gömlektir
Giyemezsin demedim mi?


Misafir 17 Kasım 2007 18:41

Geliyorum Sana Ey Klavuz
Bu ıssız yollarda
Adım adım dolaşmışım
Bir ışık misali gibi
Hayalinle yanmışım
Gözlerim sana yaşlı
Dilim zikrinle uğraşlı
yÜreğim senin için atışlı
seni bulduğumum gÜn gibi
tÜm hÜcrelerim sana yakarışlı.
...
Yollar benim için mekan
Dağlar benim için yorgan
Geliyorum sana ey klavuz
Merhametini esirgeme
Benim gibi gÜnahkar kuldan.



Fesih Mirzaoğlu


yüksel2 18 Kasım 2007 22:40

Gaflet Uykusunda Yatar Uyanmaz (Rast) Gaflet Uykusunda Yatar Uyanmaz
Can gözü kapalı gafilan çoktur
Hak sözün dinlemez asla inanmaz
Kalbi çürük fesat cahilan çoktur

Genç Abdal herkesi mest olur sanma
Her kurban derisi post olur sanma
Her yüze güleni dost olur sanma
İçi Kâfir, dışı müslüman çoktur.

Beste: Hüseyin Sebilci


Misafir 22 Kasım 2007 14:43

İçindeDünya boşanıp doldu
N’oldu cihan içinde
Niceler toprak oldu
Bu az zaman içinde

O taze güller soldu
Bülbüller ötmez oldu
Gözümüz kanla doldu
Kaldık zindan içinde

Derin uykuya daldı
Kuzuları kurt aldı
Ardınca baka kaldı
Âhu figan içinde

Küskünler barışırlar
Kabirde konuşurlar
Belki de buluşurlar
Yarın cinan içinde

İpek kumaş giyenler
En büyük ben diyenler
Balla kaymak yiyenler
Tenler kefen içinde

Nerede ince kaşlar
Dökülmüş inci dişler
Zorlu bir azap başlar
Yılan, çıyan içinde

Çürümüş tutmaz eller
Dökülmüş dudak diller
O sevgili oğullar
Kalmış viran içinde

Bu dünyaya inanan
Vefası olur sanan
Ömrünü eder ziyan
Çoğu pişman içinde

Yunus söyler sözünü
Aldanma aç gözünü
Karartma sen yüzünü
Koyma firak içinde




i.k


yüksel2 23 Kasım 2007 23:35

Derviş olan kişinin sözleri ümrân olur

Sâlik-i Hak olanın râhına bürhân olur


İlm-i ledün dersini ârif olan kişiler

Haste-i dil olanlar derdine dermân olur


Her seher efgân edip bülbülü hayrân eder

Dîdeyi giryân edip sînesi büryân olur


Beyt-i dili pâk olur zikr-i Hakk’ı işiten

Sabr u karârı gider işleri devrân olur


Şem’-i cemâle döner pervânedir âşıkûn

Zanneder ol câhilûn devr ile isyân olur


Münkirleri dahl eder kime sözünüz demez

Yine işi anlara lûtf ile ihsân olur


Sanma Niyazî özün derviş olupdur senin

Derviş olan kişiler şöylece sultân olur.


Ümran: saadet.
Salîk-i Hak: Hak yolcusu.
İlm-i ledün:batın ilmi.
Haste-i dil:gönlü hasta.
Dîde: göz. Giryân:ağlayan.
Büryân:kebab
Beyt-i dil: gönül evi
Pâk:temiz
Şem’: mum
Âşıkun:aşıklar
Câhilun:cahiller
Münkir:inkarcı
Dahl etme:azarlama


Misafir 25 Kasım 2007 20:49

sana yöneldim





Densizin lafından hayır gelir mi?
MÜnafığın sillesi bizi ezer mi?
Kul hakkına Allah sabır eder mi?
Sabredenlerden oldum sana yöneldim.

Bin dertli bir devaya hasret,
çölde susuz kaldım bir damlaya hasret.
Aşkından divane oldum, gÜl yÜzÜne hasret,
Bir seni dÜşÜndÜm, sana yöneldim.

Kandillerini yaktın gecenin karanlığında,
Cehaleti kovdun indirdiğin kur-an la.
Hak aşkına geldim senin yanına,
İnananlardan oldum sana yöneldim.

Ektiğim tohumu hasat yaparken,
Harmanda dahi seni anarken,
Bir yetim uğruna bin terlerden,
çalışanlardan oldum sana yöneldim.

Bir sevap uğruna, gÜnahtan oldum,
Bıraktım zevki, sefadan oldum.
Seni her anışımda kendimden oldum,
Ham iken piştim sana yöneldim


yüksel2 25 Kasım 2007 21:42

Duy Şikayet Etmede Her An Bu Ney

Duy şikayet etmede her an bu ney,
Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.

Der ki feryadım kamışlıktan gelir,
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.

Ayrılıktan parçalanmış bir yürek
İsterim ben, derdimi dökmem gerek.

Kim ki aslından ayırmış canını,
Öyle bekler, öyle vuslat anını.

Ağladım her yerde hep ah eyledim,
Gördüğüm her kul için dostum dedim.

Herkesin zannında dost oldum ama,
Kimse talip olmadı esrarıma.

Hiç değil feryadıma sırrım uzak,
Nerde bir göz, nerde bir candan kulak?

Aynadır ten can için, can ten için,
Lakin olmaz can gözü her kimsenin.

Ney sesi tekmil hava oldu ateş,
Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!

Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e,
Cezbesi aşkın karışmıştır mey'e.

Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem,
Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.

Kanlı yoldan ney sunar hep arz-ı hal,
Hem verir Mecnunun aşkından misal.

Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var,
Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?

Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile,
Tek kulaktır müşteri, ancak dile.

Gam dolu günler zaman hep aynı hal,
Gün tamam oldu, yalan, yanlış, hayal.

Gün geçer yok korkumuz, her şey masal,
Ey temizlik örneği sen gitme, kal!

Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,
Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.

Olgunun halinden ah, anlar mı ham?
Söz uzar, kesmek gerektir vesselam.

(Farsça, çev: F. Halıcı)

Mevlana Celaleddin Rumi


yüksel2 26 Kasım 2007 22:28

Lahin...

Aklım!
Senin olsun
Lahin kıvırcık
İnsan ol gel yanıma
Mevlana sokağında...

Aşk dediğimiz Allah’ı bulmakmış....

Ali Baksı


Misafir 27 Kasım 2007 18:28

Yakup aleyhisselamKimse bilmez onun acı halinden
Hak ismini düşürmezdi dilinden
Aldırdı oğlunu Kenan ilinden
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Kardeşleri sözde onu aldattı
Yusuf’u kuyunun içine attı
Sandılar ki suyun dibine battı
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Yusuf’u hocada okumaz oldu
O güzel bülbülü şakımaz oldu
Sokağa, oyuna çıkamaz oldu
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Kırıldı kanadı, ağrıyor başı
Hiç dinmiyor artık gözünün yaşı
Ah çeker eritir dağ ile taşı
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Attılar kuyuya ölüm kastına
Cebrail yetişti Rabbin dostuna
Hak izniyle çıktı suyun üstüne
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Yusuf’un ismini her gün anıyor
Oğul derdi ile her an yanıyor
Bir gün çıkar gelir diye umuyor
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Kardeşleri başvurdular yalana
Gömleğini boyadılar hep kana
Kurt yedi dediler babalarına
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Sözlerinin hepsi elbet yalandı
Kenan’ın kurtları gelip toplandı
Biz yemedik diye içtiler andı
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Daha sonra köle diye sattılar
Kervandaki insanlara kattılar
Hasetçilik acısını nasıl tattılar
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye

Yıllar sonra oldu Mısıra sultan
Kardeşleri görüp oldu bin pişman
Hem özürlerini ettiler beyan
Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye



tr


yüksel2 27 Kasım 2007 19:27

Seni seven âşıklarınSeni seven âşıkların
Gözü, gayra bakmaz imiş
Seni maksut edinenler
Dünya ahret anmaz imiş

Sana gönül verenlerin
İlmi sana erenlerin
Gözü seni görenlerin
Talihleri sönmez imiş

Ölmez imiş âşık canı
Hiç çürümez imiş teni
Aşk her kimi kıldı fani
Ona zevâl ermez imiş

Emrine baş eğenlerin
Vuslatına erenlerin
Bülbül gibi ötenlerin
Kimse dilin bilmez imiş

Aşkın ile bilişenler
Senin için sevişenler
Halvetine erişenler
Ölümden hiç korkmaz imiş

Helal lokma yutmayanlar
Gönülden kibri atmayanlar
Aşk tadını tatmayanlar
Kalbi temiz olmaz imiş


yüksel2 29 Kasım 2007 22:31

DUYDUM Kİ BİZİ BIRAKMAYA

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme

Mevlana Celaleddin Rumi


yüksel2 6 Aralık 2007 22:51

Peygamber Efendimiz(SAV) için yazılmış bir Naat:Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed(SAV)

Gönül hun oldu şevkinden boyandım Ya Rasûlallah(sav)
Nasıl bilmem bu nîrana dayandım Ya Rasûlallah
Ezel bezminde bir dinmez figandım Ya Rasûlallah
Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

Yanan kalbe devasın sen, bulunmaz bir şifasın sen
Muazzam bir sehasın sen, dilersen rehnümasın sen
Habîb-i Kibriyasın sen, Muhammed Mustafa’sın sen
Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

Gül açmaz çağlayan akmaz, İlâhi nurun olmazsa
Söner âlem, nefes kalmaz, felek manzûrun olmazsa
Firak ağlar,visal ağlar, ezel mestûrun olmazsa
Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

Erir canlar o gül bûy’i revan bahşın hevasından
Güneş titrer, yanar didarının bak ihtirasından
Perişan bir niyaz inler hayatın müntehasından
Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

Susuz kalsam, yanan çöllerde can versem elem duymam
Yanardağlar yanar bağrımda, ummanlardan nem duymam
Alevler yağsa göklerden ve ben messeylesem duymam
Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

Ne devlettir yumup aşkınla göz, rahında can vermek
Nasip olmaz mı sultanım haremgahında can vermek
Sönerken gözlerim asan olur âhında can vermek
Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah

Boyun büktüm, perişanım, bu derdin sende tedbîri
Lebim kavruldu ateşten döner pâyinde tezkîri
Ne dem gönlün murad eylerse taltif eyle kıtmîri
Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah(sav)

YAMAN DEDE (1888-1963)

Dahilek: Sana sığındım
Hûn: Hor ve zelil olmak
Şevk: Arzu
Nîrân: Nurlar, ateşler
Bezm: Sohbet meclisi
Figân: Bağırıp, çağırma
Cemâl: Güzellik, yüz güzelliği
Ferah-nâk: Neşeli, sevinçli
Muazzam: Büyük
Sehâ: Cömertlik
Reh (râh): Yol
Reh-nümâ: Yol gösteren
Habîb-i Kibriyâ: Hz. Peygamberimizin özel sıfatlarından
Felek: Gök, devir
Manzûr: Bakış
Firâk: Ayrılık
Visâl: Kavuşma
Mestûr: Örtü
Bûy: Koku
Revân: Giden
Dîdâr: Görünme, yüz
İhtirâs: Arzu
Müntehâ: Sona erme
Messeylesem: Dokunsam
Haremgâh: Kişinin kendisine özel, herkesin giremedigi yer
Âsân: Kolay
Leb: Dudak
Pây: Ayak, takat, iz
Tezkîr: Hatırlamak
Taltîf: İltifat, değer
Kıtmîr: Ashâb-ı Kehf'in köpeğinin adı


yüksel2 13 Aralık 2007 14:00



Ey Gül

Ey Gonca-i nur
Meftun yaprak har Sana
Sensin gönüller mahı
Bu yaz bu bahar Sana
Mucize saltanatın tasları ayna yapar
Her ırmak ve her deniz her leyl-ü nehar Sana
Senin zatı abdesin alemlere rahmettir
Cibril vefalı yoldas
Yüce Allah yar Sana
Bu nice istiyaktır ey en güzel Sevgili
Asırlardır kosuyor genç ve ihtiyar Sana
Nazarın kalbe sifa sözün hikmet incisi
Hangi dertli kavussa olur bahtiyar Sana
Misk kapında karar kılmıstır Senin
Nebilerin diliyle hep övgüler var Sana
Ay, günes, zühre, ülke nuruna pervanedir
Alemde olmak ister asıklar civar Sana
Senin yolun hep açık gidisin Allah;adır
Daglar ates kesilse olamaz duvar Sana
Güzelligin alemde misli bulunmaz inci
Ey gül hasret çekmede cennet o bulvar Sana
Dedinki sükreden kul olmak istememmi ben
Rabbin ihsan buyurdu hurma üzüm nar Sana
Her mucizen parmakla gösterilmede Senin
Çaglatmak öyle kolay çöllerde pınar Sana
Hicranın bir kütügü dertle bi karar et
Hep özlem duymadadır selvi ve çınar Sana
Cennetin çiçekleri Senin kokunu tasır
Benzemeye çalısır beyazlıkta kar Sana
Günes güzel yüzünden parlaklık aldı ey Gül
Acep hayran olmadan hangi göz bakar Sana
Askının esiridir ne çöl ne de dag tanır
Bu sevdalı gönüller su gibi akar Sana
Varlık bahçesi Senin nurundan yaratıldı
Hep medyum hep minnettar her can her nigar Sana
Tebessümün ayların zührenin sevincidir
Nice hasret çekmede bu bülbül-ü zar Sana
Yusuf Senin dalında çig tanesidir sanki
Divane kesilir göz etse bir nazar Sana
Fazlının etegine akıllar erisemez
Eli kalem tutanlar övgüler yazar Sana
Haki payene sürsem bir kerecik yüzümü
Bende olan sermaye hasret intizar Sana
Haki payene sürsem bir kerecik yüzümü
Bende olan sermaye hasret intizar Sana


Dursun Ali Erzincanlı


yüksel2 24 Aralık 2007 23:16

YÂ RÂB BU UĞURSUZ GECENİN YOK MU SABÂHI?

"İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden,
bizi helâk eder misin, Allah’ım?"
(A’râf 155)

Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!

Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!
"Yandık!"diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!

Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,
Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,

Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;
Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!

Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i,
En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn'i!...

Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın
Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın

Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta?
Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta?

Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet,
Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet?

Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman
Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?

Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin,
Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in?

İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?
Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet?

Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?
Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ!

Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm!
Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?

Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân;
İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!



Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;
Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık!

Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın...
Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın!

Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:
Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi!

Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted:
Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!

Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,
Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar!

En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından,
Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!

İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...
Nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok!

Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?
Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!

4 Cemaziyelevvel 1331 - 28 Mart 1329 (1913)


arwen 27 Aralık 2007 02:17

Güller sümbüller
Öter bülbüller
Yanık gönüller
Mevlayı sever

Hu diyen canlar
Candan ananlar
Aşkla yananlar
Mevlayı sever

Pervane nare
Demen ağyare
Mest olan yâre
Mevlayı sever

Zikreden zakir
Şükreden şakir
Sabreden fakir
Mevlayı sever

Yüreği yanan
Allahı anan
Tevbeyle yunan
Mevlayı sever


yüksel2 27 Aralık 2007 20:10

Muhabbetsiz
Çiçek, ağaç, ot ve orman
Büyümüyor muhabbetsiz
Gözlere nur, derde derman
Verilmiyor muhabbetsiz

Ömrün geçsin kuran ile
Seher vakti figan ile
Son nefeste iman ile
Ölünmüyor muhabbetsiz

Sakın kapılma cinnete
Tut, yapış ehl-i sünnete
Ahirette de cennete
Girilmiyor muhabbetsiz


arwen 4 Ocak 2008 04:20

Saadet ancak namazla başlarNamaz dinde direktir, elbet kılmak gerektir
Günahlara kefaret, ibadette yürektir

Felah istersen bırak bahaneyi ve nazı
Tadil-i erkân ile kılmalısın namazı

Kurtuluş kolaylaşır, secdeye değse başlar
Çünkü sonsuz saadet, ancak namazla başlar

Namaz ruha şifadır, gönülleri şen eder
Doğru kılınan namaz, kötülükten men eder

Namaz dinde gayedir, İslam’ın binasıdır
Gözlerimizin nuru, kalblerin cilasıdır.

Namaz en efdal amel, edası gayet sevap
Kabirde ışıktır hem Münker Nekir’e cevap

Kim ki kötülüklerden olmuyorsa selâmet
Namazı gaflet ile kıldığına alâmet.

Namaza önem verip doğru dürüst kılmalı
Yalan yanlış kılmaktan utanıp sıkılmalı

Namaz kılmayanların kabul olmaz duası
İyi işler yapsa da, silinmez kalbin pası

Beynamazın elbette imanı sağlam kalmaz
Kolayca küfre girer, farkında bile olmaz


yüksel2 4 Ocak 2008 16:47




Dünya
Kimi zaman gülmektir
Kimi zaman sevmektir
Kimi zaman ölmektir
Dünya
Kimi zaman durmaktır
Kimi zaman koşmaktır
Kimi zaman kaçmaktır
Dünya
Hadi git sen de
Ardına bakma
Hadi kaç sen de
Hiç korkma
Kimi zaman bulmaktır
Kimi zaman sunmaktır
Kimi zaman sanmaktır
Dünya
Kimi zaman kanmaktır
Kimi zaman ummaktır
Kimi zaman yanmaktır
Dünya
MUSTAFA CİHAT



Misafir 4 Ocak 2008 20:35

ABDURRAHMAN ÖNÜL--ANAM
Senin gibi yar bulunmaz.
Anam sana hiç doyulmaz..
Sensiz cennet kazanılmaz
Melek yüzlü canım anam...

Anam anam canım anam..

Başucuma gelenim sen
Gözyaşımı silenim sen
Dertlerime devasın sen
Canım gözüm nuru anam..

Anam anam canım anam..

Hergün halin soramadım
Duanı tam alamadım
Gül yüzüne doyamadım
Cennet gülü canım anam

Anam anam canım anam...


yüksel2 6 Ocak 2008 21:02

Aman Afveyle Allahim
Gİzlİ GÜnahlarim Çoktur,huzurunda YÜzÜm Yoktur
İlahİ Rahmetİn Çoktur Aman Afveyle Allahim

Rahmetİne Ümİt Varim Aman Afveyle Allahim
Rahmetİne Ümİdİm Var Aman Afveyle Allahim

GÜnahim Çok YÜzÜm Kara Aman Afveyle Allahim
Onun İÇİn YÜreĞİm Yare Aman Afveyle Allahim

GÜnahimi Bİlen Sensİn Feryadimi Duyan Sensİn
Ümİdİm Var Afv Edersİn Aman Afveyle Allahim



Saat: 05:01
Sayfa 8 / 11

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık