![]() |
Kutlu nebi Kainatın efendisisin, İnsanlığın şerefisin. önder ve örnek sensin; AllahÂ’ın habibisin. Adının anıldığı mekandan, Uzaklaştırmasın, Yaradan. Cehaletin ve zulmÜn, En yaygın olduğu zaman; "Oku" emriyle, elinde KurÂ’an; Alemlere rahmet geldin sen. Adının anıldığı mekandan, Uzaklaştırmasın, Yaradan. Seni hakkıyla övemem ben, Sana övgÜ yÜce makamdan. Rabbim herkese nasip etsin. Gitmeyi senin izinden. Adının anıldığı mekandan, Uzaklaştırmasın, Yaradan. Göçeceğiz bir gÜn bu dÜnyadan; Hepimiz geçeceğiz, hesaptan. Senin şefaatın olmadan; Nasıl kurtuluruz azaptan. Adının anıldığı mekandan, Uzaklaştırmasın, Yaradan. ahmet,b |
HASAN DURSUN--SON DURAK Ne idin ne oldun kalk haline bak Bir kefenden başka ne var üstünde... Bitti yolculuğun işte son durak Getirdiler seni başlar üstünde Ne idin ne oldun kalk haline bak Bir kefenden başka ne var üstünde.. http://img231.imageshack.us/img231/7025/dividers109ap3.gif Şeytan düşmanındı onu dost bildin Bugün yarın derken geldi ecelin Tevbeden bir nasip almadan gittin Bir kefenden başka ne var üstünde http://img231.imageshack.us/img231/7025/dividers109ap3.gif Ne vicdan tanıdın nede dinini Doyurmak istedin hep sen nefsini Kalakta böyle bir yokla kendini Bir kefenden başka ne var üstünde.. Ne idin ne oldun kalk haline bak Bir kefenden başka ne var üstünde.. |
Niçin Ağlarsın Bülbül Hey Sen burda garip mi geldin Niçin ağlarsın bülbül hey Yorulup iz mi yanıldın Niçin ağlarsın bülbül hey Karlı dağlardan mı aştın Derin irmekler mı geçtin Yarinden ayrı mı düştün Niçin ağlarsın bülbül hey Hey, ne yavuz inilersin Benim derdim yenilersin Dostu görmek mi dilersin Niçin ağlarsın bülbül hey Kal'ali şehir mi yıkıldı Ya nam-u arin mi kaldı Gurbette yarin mi kaldı Niçin ağlarsın bülbül hey Gülistanlarda yaylarsın Taze gülleri yiylarsın Yavlak zarilik eylersin Niçin ağlarsın bülbül hey Uykudan gözüm uyandı Uyandı kana boyandı Yandı sol yüreğim yandı Niçin ağlarsın bülbül hey Ne oldu şu Yunus'a noldu Askın deryasına daldı Yine baharistan oldu Niçin ağlarsın bülbül hey Yunus Emre |
Bir Gece On dört asır evvel, yine böyle bir geceydi, Kumdan ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi! Lakin, o ne hüsrandı ki: hissetmedi gözler; Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi! Nerden görecekler? Göremezlerdi tabii Bir kere, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi; Bir kere de ma’mure-i dünya, o zamanlar, Buhranlar içindeydi, bu günden de beterdi. Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta; Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi! Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin, Salgındı, bugün Şark’ı yıkan, tefrika derdi. Derken, büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz, Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi! Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma’sum, Bir hamlede kayserleri, kisraları serdi! Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi; Zulmün; zeval aklına gelmezd, geberdi! Alemlere, rahmetti, ever Şer-i mübini, Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi Dünya neye sahipse, onun vergisidir hep; Medyun ona cem’iyyeti, medyun ona ferdi. Medyundur o ma’suma bütün bir beşerriyyet… Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret. Mehmet Akif ERSOY |
HASAN DURSUN--ANNECİĞİM Anneciğim kimi zaman Umutsuzca seni ararım Issız çölde serap misali Hayalini yaşarım.. Gözlerimde canlanır gülen gözlerin Kulaklarımda çınlıyor o sımsıcak sesin Alışmak zor sensizliğe anne nerdesin? Nerdesin anne?anne nerdesin?nerdesin anne? Anneciğim giriyorsun Kimi zaman rüyalarıma Yüzün solgun tedirginsin Sakın beni düşünme Ektiğin tohumlar bir bir yeşerdi anne Öğütlrin fidan oldu boy verdi anne Mekanın cennet olsun rahat uyu anne.. Rahat uyu anne..Rahat uyu anne.. |
http://www.genclereozel.net/images/trauer.jpgAh yazık! Ömrüm boş şeylerle geçti, ah yazık! Yarını hiç düşünmedim, ah yazık! Hep havaya bina kurdum, şaşkınca, din temeli çürük oldu, ah yazık! Affı sonsuzdur diyerek, pek azdım, Kahhar ismini unuttum, ah yazık! Daldım günaha, yapmadım hiç hayır niçin doğru yoldan saptım? Ah yazık! Mal için, makam için hep uğraştım, sonsuz nimetlerden oldum, ah yazık! Yol bozuk ve karanlık, önde şeytan, günah ağır, ağlarım hep, ah yazık! Hesap defterimde yok bir iyilik, nasıl kurtulur bu Halid? Ah yazık! |
GÜL YÜZÜNÜ Gül yüzünü rüyamızda Görelim yâ Rasûlallah Gül bahçene dünyamızda Girelim yâ Rasûlallah Sensin gönüller sultanı Getiren yüce Kur'anı Uğruna tendeki canı Verelim yâ Rasûlallah Aşkınla yaşarır gözler Hasretinle yanar özler Mübarek ravzana yüzler Sürelim yâ Rasûlallah Veda edip masivaya Yalvarıp yüce Mevlaya Şefaat-ı Mustafa' ya Erelim yâ Rasûlallah Levleke dedi sana hak Bağışla yüzümüze bak Huzurullaha yüzü ak Varalım yâ Rasûlallah Derviş derki kardeşlere Çok selavat ver peygambere Gül yüzünü göre göre Ölelim yâ Rasûlallah |
http://www.genclereozel.net/images/beyaz_gul_resimleri_04.jpg Âdem oğlu aç gözünü Âdem oğlu aç gözünü yeryüzüne kıl, bir nazar gör bu latif çiçekleri hangi kuvvet yapar, bozar. Her bir çiçek bir nâz ile över Hakkı, niyaz ile kurtlar, kuşlar, durmaz söyler ol Hâlıka âvâz ile. Eğer Onun kadirliğin Her bir işe hazırlığın illâ Onun kahirliğin anlayınca, rengi döner. Rengi döner günden güne toprağa dökülür yine bu ibrettir anlayana hakikati, ârif sezer. Ger bu sırrı duya idin yâ bu gammı yiye idin yerinde eriye idin insan değil misin, meğer. Bilir, gelen gider imiş konan geri göçer imiş mevt şerbetin içer imiş her kim, bu manadan geçer. yavuz k |
Allahu Ekber Gözlerim buğulu günah kesemde, Rahmânsın Rahîmsin Allâhu Ekber! Pişmanım ömrümü boş geçirsem de, Tevvâbsın Allahım Allâhu Ekber! Ruhum şahlanıyor cesedim yorgun, Hâlıksın Bârisin Allâhu Ekber! Beş vakit secdede Miracım her gün, Hâmidsin Allahım Allâhu Ekber! Adını anarım Azze ve Celle, Meliksin Kuddûssün Allâhu Ekber! Vuslatım düğündür gelir ecelle, Kâbidsin Allahım Allâhu Ekber! Hazırsın nazırsın her an her yerde, Semîsin Basîrsin Allâhu Ekber! Kapalı kalpgözüm günahtan perde, Habîrsin Allahım Allâhu Ekber! Aşkınla yak beni Şevval ayında, Celîlsin Kerîmsin Allâhu Ekber! Cesedim yıkansın hurma dalında, Kâdirsin Allahım Allâhu Ekber! Affedicisin Sen affı Seversin Berrusun Hâdîsin Allâhu Ekber! Hak yolunda ruhum Hakka canversin, Şekûrsun Allahım Allâhu Ekber! İstikbal pek vahim acı kulunu, Râufsun Vehhâbsın Allâhu Ekber! Nakşeyle banada Yunus yolunu, Râfisin Allahım Allâhu Ekber! Ürperir gözyaşım bekliyor sırat, Kahhârsın Kâbitsin Allâhu Ekber! Ya Allah Ya Fettâh senden mağfiret Halîmsin Allahım Allâhu Ekber! Beşikten mezara vuslata yoldur, Evvelsin Âhirsin Allâhu Ekber! Şahadetle Ya Rab! Ömer’i öldür, Mücîbsin Allahım Allâhu Ekber! |
öLMEDİN SEN BugÜn aramızdan ayrıldın ey şehidim, Seni uğurladık kalplerimiz dolu hÜzÜn, Bildiğimiz tek doğru o da sen ölmedin, Şimdi başın dim dik mevlaya yÜrÜdÜn. - İnkar edemem ki acını yakar kalbimizi , Mert****** yÜksekliği hafifletir acımızı, ölmedin yaşıyorsun gönÜllerimizde sen. Anlın açık şimdi , Allaha kavuştun sen. - Ağlmakala iyleşmez ki gönÜl yaramız, Bıraktığın emanet canımızdan da aziz, Eşin çocukların ise kutsal emanetimiz, Durma yÜrÜ bekliyor peygamberimiz. - Vatan,bayrak,ezan şimdi bize emanet, Gazi, şehit oluruz uğruna bize emanet. Kim cÜret eder ki vatan bize emanet, Vatan bize ey şehit sen Allaha emanet.. |
Ravzana varmaya geldim Aşkınla yanmaya geldim Günah yüklü omuzlarla Ravzana varmaya geldim Bursadan selam getirdim Salatü selamla geldim Dua eden ümmetinle Ravzana varmaya geldim Sıra sıra direklerin Cennet bahçesidir evin Mihrabınla mimberin Ravzana varmaya geldim Gördüm okçular tepesini Aşkınla yanan sahabeni Uhutta kırılan dişini Ravzana varmaya geldim Girdim cennet bahçesine Dua eden ümmetinle Şefaat bekleyen gönüllerle Ravzana varmaya geldim Ebubekir ile Ömeri Sadık dost ile adaleti Damadın haya abidesi Ravzana varmaya geldim Amca oğlundurH.Z Ali Gözbebeğindir onun zevcesi Hasan ile Hüseyini Ravzana varmaya geldim Ezan okuyan Bilali Aşkınla inleyen kütükleri Bastığın ogüzel yerleri Ravzana varmaya geldim |
Avare Gönül Gel artik aldanma divâne gönül; Pisman olup yoksa aglayacaksin. Oldun bir hayâle pervane gönül, BelkI bu hayalie hep yanacaksin.. Avare gönül divane gönül Gel artik aldanma divâne gönül; Bildim bileli her dem âvâresin, Yollarin yoldasi tam bîçâresin, Dertleri pek çok bir baht-i karesin; Ah bilsem ne zaman anlayacaksin.. Avare gönül divane gönül Gel artik aldanma divâne gönül; Her gün Ömrün mumlar gibi eriyor, Bak, feryadina kimse ses vermiyor Hasretlerin, hicranlarin bitmiyor. Acep sen ne zaman uyanacaksin Avare gönül divane gönül Gel artik aldanma divâne gönül; Arzularin hep ruhunu kanatti, Günahlarin ruh ufkunu karartti; Gelen günler geçenleri aratti, Bilmem buna nasil dayanacaksin? Avare gönül divane gönül Gel artik aldanma divâne gönül; F.GÜLEN |
AZRAİL öLÜM KAPINA GELDİĞİ ZAMAN ÜZÜLME AĞLAMA öLÜM KAPINA GELDİĞİ ZAMAN SEN çOKTAN AZRAİL LE HAŞİR NEŞİR OLACAKSIN Ş.URFA_2004 serhat |
Cürmüm İle Ey rahmeti bol padişah Cürmüm ile geldim sana Ben eyledim hadsiz günah Cürmüm ile geldim sana Rahman Allah Rahim Allah Tüm dertlere derman Allah Ben eyledim hadsiz günah Cürmüm ile geldim sana İsmin gani Gaffar iken Ayp örtücü Settar iken Kime gidem sen var iken Cürmüm ile geldim sana Senden uzak kaldım heman Ettim hata gizli ayan Vurma yüzüme el aman Cürmüm ile Geldim sana |
GONUL DOSTUM YA MUHAMMED GONUL DOSTUM YA MUHAMMED GONUL SEN YABAN ELLERE VARMA ICIN DARALTIP CANA KIRILMA CAHIL ILE MUHABBET BULBULU OLMA SEN RAHAT OL GONUL DOSTUM YA MUHAMMED AN GELIR DUZEN TUTMAZ TELIMIZ CAN YANAR BILINMEZ ASK GONUL HALIMIZ UCAN TURNAÂ’YA HABER SALIP DELME BAGRIMIZ SEN RAHAT OL GONUL DOSTUM YA MUHAMMED GUN DOGAR ONLAR DA ANLARLAR YUCE DIVANDA HESABINI DA SORARLAR SUKUT ALTINDIR BILIRSIN ERENLER SOYLERLER SEN RAHAT OL GONUL DOSTUM YA MUHAMMED SELMA U. |
Mest'ü Hayranım Mest'ü hayranım, zaru giryanım Hem dem lisanım, der Allah Allah Gözümden yaşlar akmaya başlar Cümle kurt kuşlar der Allah Allah İrfan isteyen, ihsan isteyen, Canan isteyen der Allah Allah İns cin melekler, yerler, felekler Suda semekler, der Allah Allah |
öLeN KiM AcAbA? Herkes etrafımda toplanmış Niye anam böyle içten ağlarmış Babam kimse sesimi duymazmış öLEN KİM ACABA? Yaşam yaşam dedikleri Biranda biter o amelleri Geri dönÜşÜ bile olmayan bu yolda.. öLEN KİM ACABA? Arkadaşlarım, hocalarım herkes burda Beni merak mı ettiniz iyiyim ben burda Herhalde uğramayınca ettiler merakta Bu selviler arasında öLEN KİM ACABA? Duyacağım ismi salanın sonunda ölmÜş olan bizden miydİ yoksa Anlam veremiyorum bu olanlara öLEN KİM ACABA? Bağırıyorum duyan yok mu sesimi Bir teneşir ve sıcak suyla Yıkadılar su bedenimi Salanın sonu gelsede duysam öLEN KİM ACABA? Bembeyaz birşeyle doladıkları da ne bana Ya o sandık kutuya giren kim acaba? Kalbimde atmamakta öLEN KİM ACABA? Ağlıyor anam kardeşlerim ve babam Nasıl gizli gizli ağlıyor yine babam Ebedi ayrılıklar diyarındayım babam Salanın ardından okundu isim anam Hayır olamazz öLEN öLEN BENMİŞİM ANAM... Ebru UYANIK |
EY ŞEHİT Hayat iman ve cihad alnımızın yazısı Gözlerimde bir hırsı kamçılayan bir arzu Sana ulaşan çağrı, ey şehid, ey şehid Alnı öpülesiler her biri bir dağ gibi Düşseler vurulupda, kanlarıyla boğacak Zulmün soluk sesini, ey şehid, ey şehid Gün geçtikçe büyüyor gönüllerin ateşi Taş yürek ses veriyor, doğan islâm güneşi Çağırsın ardımızdan, ey şehid, ey şehid |
İlahi ALLAH aşkıyla Ürperir hemen gönÜller Hep onu tespih eder bÜtÜn yerler ve gökler Alemlerin Rabbı şanı yÜce ALLAH Yeri göğÜ inletir La İlahe İllallah ALLAH'ı zikreder şakıyarak bÜlbÜller Sevgiyle dolup taşar iman dolu yÜrekler Alemlerin Rabbı şanı yÜce ALLAH Yeri göğÜ inletir La İlahe İllallah Hz. Muhammed'i görmek ister bu gözler Onun gÜzelliğine özenir gonca gÜller Alemlerin Rabbı şanı yÜce ALLAH Yeri göğÜ inletir La İlahe İllallah Timur İlikan |
Bir Güneş Doğuyor Zalimler zulmüne, kafirler küfrüne İnat edip devâm etse Allah nurun tamamlar, çünkü bir vaadi var Kafirler istemese bile. Bir güneş doğuyor, bir güneş Cezayir'de Bir güneş doğuyor, bir güneş Filistin'de Bir güneş doğuyor, bir güneş Türkiye'de Bir güneş doğuyor, bir güneş ülkemde. Mekkede başladı bu diriliş muştusu Bugün de devam eder Allah erleri canlarını seve seve Rahman'a teslim eder Bir güneş doğuyor, bir güneş Cezayir'de Bir güneş doğuyor, bir güneş Filistin'de Bir güneş doğuyor, bir güneş Türkiye'de Bir güneş doğuyor, bir güneş ülkemde. Onun için yaşamak güç veriyor bize Ve yolunda şehit vermek Meleklerle konuşup semaya yükselmek Ne güzel Resul'ü görmek. Bir güneş doğuyor, bir güneş Cezayir'de Bir güneş doğuyor, bir güneş Filistin'de Bir güneş doğuyor, bir güneş Türkiye'de Bir güneş doğuyor, bir güneş ülkemde |
SEN DOĞDUN YA RESULULLAH IV Beni SaÂ’d b.Bekir Kabilesinden, Halime binti Ebi ZÜeyb Seni alıyor, Sana sÜt annelik yapacak, Halime korkuyor, Beni SaÂ’d yurdu kıtlık kıran, Beni SaÂ’d yurdu perişan, Korkma ya Halime ! Korkma ya Halime ! Ya Resulullah, beni SaÂ’d yurduna geliyorsun, Beni SaÂ’d Seni Selamlıyor Ben SaÂ’d yeşilleniyor, Koyunların karnı doyuyor, Koyunların memeleri sÜt doluyor, HalimeÂ’ nin evi bereketleniyor ! Beni SaÂ’d bereketleniyor ! DÜnya bereketleniyor !.. Lokman Hamitoğlu |
Sevgi Bahtolmuş Ezelden BizeSevgi bahtolmuş ezelden bize Sizde bir türlü bizde bir türlü Alaca düşmüş gördüğümüze Sizde bir türlü, bizde bir türlü Donandı dağlar bahar olunca Gölgem kayboldu gönlüm dolunca Güzeli görmek boylu boyunca Sizde bir türlü bizde bir türlü İstemem versen cihan varını Gönül nakşetti, güle yarını Her yüzde görmek dost didarını Sizde bir türlü bizde bir türlü Sizde bir türlü bizde bir türlü Alaca düşmüş gördüğümüze Sizde bir türlü, bizde bir türlü Donandı dağlar bahar olunca Gölgem kayboldu gönlüm dolunca Güzeli görmek boylu boyunca Sizde bir türlü bizde bir türlü İstemem versen cihan varını Gönül nakşetti, güle yarını Her yüzde görmek dost didarını Sizde bir türlü bizde bir türlü |
Zeynebim GÜzel bir yoldasın Zeynebim Bu yoldan ayırmasın seni Rabbim İmanla dolu olsa da benim kalbim O yolda bir tÜrlÜ yÜrÜyemedim. Sapma sakın bu yoldan Zeynebim Uzak tutsun şeytandan seni Rabbim İnançla dolu olsa da benim kalbim Ben hep şeytana yenildim İnşallah beni de bir gÜn Zeynebim Doğru yolda yÜrÜtecek Rabbim Atacak imanla benim de kalbim İşte ben hep o gÜnÜ özledim. Sen sen ol, çok akıllı ol Zeynebim Akılsızlardan uzak tutsun seni Rabbim Aşkın darbesinde yaralanan bu kalbim Tekrar nasıl iyileşir bilemedim i.k |
Çeşitli nükteler Besmeleyle başlarız, hayırlı olsun kelâm, Allaha hamdü senâ, Resûlüne de selâm. Namaz dinin direği, kul olmanın gereği, Günahlara kefaret, ibadetin yüreği. Namaza mani işte, elbette hayır yoktur, Doğru namaz kılana müjdeler gayet çoktur. Araç değil amaçtır, İslam’ın binasıdır, Gözlerin nurudur, kalblerin cilasıdır. Namaza önem verip doğru dürüst kılmalı, Yalan yanlış kılmaktan utanıp sıkılmalı. Namaz kılmayanların kabul olmaz duası, İyi işler yapsa da, silinmez kalbin pası. Kişi namaz kılmazsa, imanı sağlam kalmaz, Kolayca küfre girer, farkında bile olmaz. Namaz kalbe şifadır, gönülleri şen eder, Doğru kılındığında, kötülükten men eder. Namazdır insanı Rabbine bağlayan, Namazdır ilahi rızayı sağlayan. Namaz en efdal amel, edası pek çok sevap, Kabirde nurlu ışık, münker nekire cevap. Her kim kötülüklerden değil ise selâmet, Namazını gafletle kıldığına alâmet. İhlasla namaz kılan, kavuşur her nimete, Hiç sıkıntı çekmeden, doğru girer Cennete. Namaz kılarak göster, Mevla’ya itaati, Fazileti büyüktür kaçırma cemaati! Oruç sabrın yarısı ateşe perde olur, Mükâfatı büyüktür oruçlu felâh bulur. Oruçlunun uykusu bile bir ibâdettir, Ramazan mümin için ne büyük saadettir. Buyuruldu ki: (Oruç zekâtıdır bedenin) Defteri sevap dolar onu edâ edenin. Sahur yemeklerinin fazileti pek çoktur, Sahur yemeği için sual ve hesap yoktur. Bin aydan faziletli, ne kadar kadri yüce! Sayısız günahkâr kul, affa uğrar bu gece. On bir ayın sultanı, bize veda ediyor, İçimiz kan ağlasın, sevab ayı gidiyor. Çok şükür Rabbimize orucu ettik edâ, Bugün ayrılıyoruz, yâ ramazan elvedâ. Ramazan-ı şerifi memnun ederek salan, Bugün artık sevinsin, orucu kabul olan. Evde saliha kadın, şüphesiz büyük nimet Yüce Rabbimizden o, erkeklere emanet Rabbin emanetine etmeli çok riayet Çok zarar görür elbet, ona eden hıyanet Erkek karışır ise, evin içine eğer, İki cihanda bunun sıkıntısını çeker. Mümin kadın sultandır onu üzmemek gerek, Belayı bulur er geç, sultanı üzen erkek, Dine zarar vermeyen kusuru görmemeli, Dünya işleri için hanımı yermemeli. Edepliyse, kusuru öyle kolay görülmez, Edepsizse iyilik etse değer verilmez. İstişâre sünnettir, danışan dağı aşar, Danışmayan zavallı, düz yolda bile şaşar. Şaşkınlık içindesin, sendeki bu çile ne? Eğer bin bilsen bile, gel danış bir bilene! Sapık şeyh çoğaldıkça, zil takıp oynar şeytan, Kurtulamaz pislikten, rehberi karga olan. İnsan öfkeli iken, çok yanlış karar verir, Unutma keskin sirke, küpüne zarar verir. Sevgi yakınlık ister, kaçan mahrûm kalırmış, Gözlerden ırak olan, gönülden de olurmuş. Mazlûm ol, zâlim olma! Üzül de üzen olma! Mahşerde hesap zordur, ezil de ezen olma! Kötü cezâsız kalmaz, eden bulur sonunda, Elbette su testisi kırılır su yolunda. Allah için sabreden, sıratta atlı olur, Sabır acı ise de, meyvesi tatlı olur. Dine hizmet ederken, sıkıntıyı nimet bil! Herkese nasip olmaz, hizmeti ganîmet bil! Îmân bir muma benzer, ibâdet ise fener, Fenersiz olursa mum, gün gelir birden söner. Kötü arkadaş seni, azdırır, yardan atar. Bir gün gelir, bakarsın, beş para için satar. Kalbi kara olana, günahlar kolay gelir, Kalbi temiz olanlar, günahı zehir bilir. Soğuk su katmayasın, hiç kimsenin aşına, Hayır dile komşuna, hayır gele başına. Zararın neresinden dönülse kârdır elbet. Henüz nefes alırken, durma hemen tevbe et! Eden kendine eder, belâyı bulur azan, Önce kendisi düşer, el için kuyu kazan. Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp olur, Ehline soran kişi, hakîkî yolu bulur. Cam sarayda oturan, rasgele taş atamaz, Dünyayı fâni bilen, gâilesiz yatamaz. Dünyadan âhirete, hâlis ameller taşı! Karıncadan ibret al, yazdan karşılar kışı! Kim ki öfkeyle kalkar, ahmak nefsine uyar, İstediğini söyler, istenmeyeni duyar. İlmihâlini öğren, geçip gidiyor zaman, (Elbette aldanmıştır, iki günü bir olan.) Sağlığını düşünen, mideyi az doyursun! Az yersen az uyursun, çok yersen güç uyursun. Kötü ile dost olan, umursamaz günahı, Hak sözü duymaz olur, hatırlamaz Allahı Pehlivan sayılıyor hasmını yere vuran, Öfkesini yenenler işte asıl pehlivan... Kıyâmet yaklaştıkça, güçleşir uymak dine, Ateş almaya benzer avucunun içine. Cenâb-ı hak her zaman sabreden kulu sever. Resûlü buyuruyor: (Sabreden bulur zafer.) Gafleti bırakmalı, ömür akar su gibi, Her yerde ve her zaman gözetmeli edebi. Paraya gönül veren, bürünür sonsuz yasa. Şifresi unutulur, kilitli kalır kasa. Hizmet, ganîmet iken, isteme istirahat, Dünya mihnet yeridir sâlihler etmez rahat. Cehenneme lâyıktır, Müslümana kin güden, Elbet sevilir seven, affedilir affeden. Allah lanet ediyor fitne fesat saçana, Fertlerin, toplumların arasını açana. Tedbîr dinin emridir, edilmeli riâyet, (Deveni sıkı bağla sonra da tevekkül et) Dünya nimet yeridir, âhiret âşığına, Ne koyarsan aşına, o gelir kaşığına. Hep aceleci olma, ayakların burkulur, Acele ile kalkan, pişmanlıkla oturur. Yakını görmüyoruz, gözlerimiz uzakta, Her ân dikkat etmeli, ayağımız tuzakta. Yavaş ol, tökezlersin, düşüp başın yarılır, Acele etsen de iş, olacağına varır. Her işinden bellidir, câhil olanın hâli, Dinden habersiz olur, bilmeyen ilmihâli. Huzur istersen eğer, fazîlet olsun yolun! Dînimiz emrediyor: (Güzel ahlâklı olun!) Acı söz çok kimseyi çekip çıkarır dinden, Tatlı söz de yılanı çıkarır deliğinden. Fen ve sanat müminin kaybettiği malıdır, Kimde, nerde bulursa, elbette almalıdır! Allahı tanısaydı, gafletteki insanlar, Âlem felâh bulurdu, tam olurdu noksanlar. Mütevazı olana, tevazu ile yaklaş! Kibirliyle dost olma, hemen ondan uzaklaş! Tevâzu fazîlettir, çirkindir büyüklenmek, Sadaka gibi sevap, kibirliye kibretmek. Rab, şekle, mala değil, sadece kalbe bakar, İmânsız olan kalbi, sonsuz ateşte yakar. Pişman olmamak için, artık uyanmalısın, Bâtılları bırakıp, hakka dayanmalısın. Ecelin şerbetini herkes bir gün içecek, Ettiğini bulacak, ektiğini biçecek. Anarşidir ikilik, her takımı yatırır, Şüphesiz iki kaptan, bir gemiyi batırır. İlim öğrenmek farzdır, kadına ve erkeğe, Emir vardır en uzak yere bile gitmeğe. Cenneti istiyorsan bırakmalısın nazı, Tadîl-i erkân ile kılmalısın namazı. Nasıl yaşarsan yaşa, muhakkak öleceksin! İstediğini topla, bir gün terk edeceksin! Şu dünya âhiretin tarlasıdır muhakkak, Bil ki tohum ekmeden mahsûl umanlar ahmak. Bugün ne ekmişsen, yarın onu biçersin, Yaşayışın nasılsa, elbet öyle göçersin! Sapıtmak istemezsen, önce îmânı düzelt! İlmihâlini öğren, emri yasağı gözet! Hızlı yaşayan kişi, ölüm ile yarışır, Unutma ki acele işe şeytan karışır. Kurtuluş kolaylaşır, secdeye değse başlar, Çünkü sonsuz mutluluk, ancak namazla başlar. Felsefeci sonradan olmayı inkâr eder. Der ki bu âlem böyle gelmiş böyle gider. Teşrîf ettiği zaman, değişmişti insanlar, Îmânla şereflendi nice puta tapanlar. Rabbimize kulluktur, yaratılış hikmeti. Dikkatli olmalı hep, bırakmalı gafleti! Öyle başıboş gezme, ölüm gelir muhakkak. Söndürme imânını, ibâdet zırhını tak! Rabbimizin emrini ihlâs ile edâ et! Allah rızâsı için neyin varsa fedâ et! Hayır ve şer Haktandır, takdire sabır gerek, Şerler hayra çevrilir, her hale şükür gerek. Ârife tarîf olmaz, sivri sinek saz gelir, Gâfile söz nâfile, davul zurna az gelir. Bil ki salih arkadaş, iyiye rehber olur, Kişi sevdiği ile elbet beraber olur. Salih zengin düşünür muhtaç olan fakiri Bilir ona aittir malının kırkta biri. Müjde doğru esnafa, eşi yok iyilikte, Mahşer günü haşrolur, şehitlerle birlikte. Hep gafletle dolaşma, biraz kendine acı, Artık bulmaya çalış, kalb yıkayan ilâcı. Allah imân vermişse, daha ne vermedi ki? Ya imân vermemişse, bu kula ne verdi ki? Düşmemek için asla harâma ve şüpheye, Zühd denir mubahların çoğunu terk etmeye. Takva sahibi ise, yazıp konuşan eğer, Nasihat ettiğine, sözü de tesir eder. Kendisi muhtaç iken, elindekini kişi, Başkasına verirse îsâr olur bu işi. Tefekkür düşünerek yaratıcıyı bilmektir, Batılları bırakıp gerçeğe yönelmektir. İhlâs; bir Müslümanın ziynetidir, süsüdür, Onda îmân nurunun dıştan görüntüsüdür. Şu olmalı ibâdet edenin düşüncesi; Bu, hem Allahın emri, hem kulluk vazifesi... Sacayağı gibidir; ilim, ihlas ve amel, Birisi noksan ise, dinimiz tutmaz temel. Âlimler buyurdu ki; “hikmet, şecaat, iffet, Bir araya gelince, buna denir adalet.” Resûlullah buyurdu, bir harpten geldiği gün; “Döndük küçük cihâddan, büyük cihâda bugün.” Kim ki Resulullaha, tâbi olursa eğer, Sâdıklardan olmanın, saadetine erer. Her hâliyle gösterir mümin sadâkatini, Doğruluk ve ihlasla yapar ibâdetini. Sabretmek; günahlardan sakınmaktır ilkönce, Sonra tahammül gerek, dert ve belâ gelince. Şecaat göstermenin gerektiği bir yerde, Korkaklık eden kimse, benzetildi merkebe. Fazla şaka ve alay câhillik alâmeti, Susmayı bilmelidir isteyen selâmeti. Çirkin olan şeylerden arınma duygusudur, Esâsı da, utanma ve Allah korkusudur. İyilik ve ihsanda yarışır mümin olan, Kin gütmez, dargın durmaz barışır mümin olan. Bir hadis-i şerifte şöylece buyurulur; (Mümin vakâr sahibi, yumuşak huylu olur.) Resûlullah buyurdu: (En kıymetli ibâdet, Hubb-i fillah ve bir de buğd-i fillahdır elbet.) Hikmet, hakkı batıldan ayıran bir kuvvettir, Ruhun idrâk gücünü gösteren bir haslettir. Allahü teâlâdan çok korkmalı Müslüman, Ümidi kesmemeli, rahmetinden de bir an. Dünya menfaatini kalblerinden çıkaran, Allah adamlarına denir sâlih Müslüman. Tevbe, pişman olmaktır, söz vererek Allaha, Yapmamaya çalışmak, o günâhı bir daha. Ne kadar çok yaşasan, ölüm vardır muhakkak, Gün gelir herkes için, vâki olur emr-i hak Tevâzu orta yoldur, ne gurur, ne de zül’dür, Zıddına kibir denir, çoğu da tezellül’dür. Mümin cenâb-ı Haktan diler af ve merhamet, Kendisi de herkese, aynı davranır elbet. Meşveret; kısacası ehline danışmaktır, Başlamadan bir işe sebebe yapışmaktır. Kalbin bütün işlerde, her şeyi Yaradan’a, Teslimiyet gösterip güvenmesidir Ona. Gelmiş-geçmiş-gelecek insanların cömerdi, Kâinatın serveri, hazret-i Peygamberdi. Elbette kaçınılmaz ecel gelince ölmek, Ama ne saadettir ölmeden önce ölmek. Önce Besmele ile kapıdan içeri gir, Rabbimiz şükredene, sayısız nimet verir. İstişare edenler, hiç pişman olmaz elbet, Danışacak bir yerin varsa ne büyük nimet. Dinimiz emrediyor, dikkat eyle şu sese: İlim öğrenmek farzdır, kadın erkek herkese. Şükreden kullarını cenâb-ı Allah sever, İmânsız ölebilir şükredilmezse eğer. Sabır, haktan gelene, razı olmak demektir, Her işte ve her zaman Allaha şükretmektir. İyi bil kibirdendir hep tevazu göstermek, Bu âciz bu günahkâr diye kendini yermek. Hayat imtihanının gayet zor olanı var: Herkese ömür boyu, namus imtihanı var. Haset etmemek için, o kimseyi metheyle, Hediye ver, öğüt ver, iyiliğini söyle. Bizlere esirdir söz, ağzımızdan çıkmadan, Biz onun esiriyiz, çıkınca ağzımızdan. Kötüleri yaşatmak, iyilere ölümdür, Zalimleri affetmek, mazlumlara zulümdür. Sırf yiyip içmek için, koca ömür taşınmaz, Yaşamak için yenir, yemek için yaşanmaz. Şu dünya bir binektir, taşır binersen seni; Bilmezsen binmesini, taşıttırır kendini. Öyle sözler vardır ki, keser kanlı savaşı, Yine sözler vardır ki, kestirir suçsuz başı. Göz iki, kulak iki, ağzımız ise tektir, Çok görüp, çok dinleyip, az söylemek gerektir. Gözü aç olan için, ömürde tokluk yoktur. Kanaatkâr olana, bir lokma bile çoktur. Güler yüzlü olmaya, geç kalmadan ver karar, Unutma tebessümden kimseye gelmez zarar. Bilinmez ölüm seni bekliyor nerelerde, O halde onu bekle her zaman ve her yerde. Bazıları sakindir, bazıları hep kızar, Bir kapta ne var ise, içinden hep o sızar. Kim iyilik ederse karşılığını alır, Gül ikram eden elde, gülün kokusu kalır. Vefalı olan kimse, hatayı görmez gider, Yapılan iyiliği her zaman takdir eder. Fakir, zengin olsa da, mal hırsıyla yanandır. Zengin, malı çok olan değil, kanaatkâr olandır. Elbette olur pişman düşünmeden konuşan, Ateş edene benzer bakıp almadan nişan. Herkesle iyi geçin, öfkelenip sert çıkma, Kalb Allahın evidir, Kâbe’yi sakın yıkma. Göz gibi olma sakın, ötesini göremez, Dünyaları görse de kendisini göremez. Nefse öyle güvenme, akıl her şeye ermez, Hep ayıp araştıran, kendinde ayıp görmez. Verimli kara toprak kumdan, çakıldan üstün, Bir bilene sormalı, akıl akıldan üstün. Bir sanat öğrenenler, kalmaz elbette naçar, Çünkü altın anahtar, her çeşit kapıyı açar. Hasır, ayı derisi olan posttan iyidir. Akıllı düşman bile, ahmak dosttan iyidir. Kitapları okurken not tutanı överler, Âlim unutur ama, kalem unutmaz derler. Çalışanın ziyneti alnındaki teridir, Unutma Cennet ancak salihlerin yeridir. Sakın kimseyi üzme, kulağın olmalı seste, Alma mazlum âhını çıkar aheste aheste. Hak irade edince her işi asan eder, Halk eder sebebini bir anda ihsan eder. İşte özlü nasihat bütün müminlere has, Kurtuluş için şarttır, ilim, amel ve ihlas. Akıllı hep sakindir, göstermez hemen hiddet, Öfkeli olanlardan elbet edilir nefret. Gayen hak rızası olsun, çalışma asla ün için, İktisat et, israftan kaç, ak akçe kara gün için. Dostunun dostluğuna itimat etmiyorsun, Düşmanın dostluğuna nasıl güveniyorsun? İhtiyaçla yanarken, bütün dostlar yok olur, Araba devrilince, yol gösteren çok olur. Yapılan kötülükler çıkacak teker teker, Akılsız başın cezâsını ayaklar çeker. Tatlı çok, bal başkadır, çiçek çok gül başkadır, Kitaplar pek çok ama, Tam İlmihal başkadır. Önce can gelir sonra canan demişler, Gemisini kurtaran kaptan demişler. Evde yapılan hesap, çarşıya uymaz elbet, Danışarak iş yapan, pişmanlık duymaz elbet. Tevbe kesin söz verip hep pişmanlık duymaktır, Günahlardan vazgeçip hak emrine uymaktır. Marifet sahipleri firasetle bakarlar, Kalblerdeki kirleri bir bakışta yıkarlar. Aldanmaman gerekir, her yüzüne gülene, İyi örnek olasın senden sonra gelene. Düşmanın olur dosta kötülük edersen, Düşmanın da dost olur iyilik edersen. Gençlik kitabımı okudum bitti, Ah bir ömür nasıl da uçup gitti. Hak sevgisinden başka, güzel olan ne varsa, Hepsi birer zehirdir, hatta şeker de olsa. Gonca gül ne yapar, bülbül de olmasa, Aşkı bilinir mi, sararıp solmasa. Garip bülbül ne yapar, gonca güle gitmese, Aşkı nasıl bilinir, gece gündüz ötmese. Ettiğin iyiliği başa kakıcı olma, Laf taşıma hiç onu buna takıcı olma. Haset etme kimseyi, niye onun var diye, Onu övmelisin hep, ayrıca ver hediye. Öfkelenmek insanı, ateş gibi yandırır, Hiddetin aşırısı hep nefret uyandırır. Kanaat her hâlinde Allaha şükretmektir, Her şartta ve her zaman mevcutla yetinmektir. Öyle kolay uyanmaz, ne söylesen gâfile, Eğer nasibi yoksa, ne söylesen nafile. İhlasla Allah’ı seven bir kişi Kelebekler gibi özler ateşi Sevip de ateşten kaçarsa eğer Roldür, gösteriştir onun bu işi Eşek eşektir olsa bile atlastan çulu, Adam adamdır olmasa da parası pulu. Başak boşsa dik durur, ona verilmez değer, Taneli başak ise, başı aşağı eğer. Unutmayın ki çocuk küçükken eğitilir, Odun bükülür mü hiç, ağaç yaşken eğilir. Dünyaya para için öyle dalınır mı hiç? Âhireti verip de, dünya alınır mı hiç? Dünya bir hana benzer, biz de yolcu gibiyiz, Dün geldik, bugün kaldık ve yarın gideceğiz. Midemiz gayet dolu, ruhumuz ise çok aç, İbadetler tevbeye, tevbe, tevbeye muhtaç. Tomurcuk gül de solar, bir gün kopar dalından, Elbet herkes ayrılır, sevdiğinden, malından!.. Unutma bu dünya boş, geçicidir sanma hoş, Ölümden kurtuluş yok, nereye koşarsan koş Ömür sermayesini sakın eyleme heder, Sayısız yol var ancak birisi Hakka gider, Sonsuz azap yanında her sıkıntı rahattır, Acı değil de sanki uygun istirahattır. Şeytan sinirleneni hemen kolay kandırır, Yüksek sesle bağıran hep nefret uyandırır. Dinde akla aykırı olan bir hüküm yoktur, Ama akıl ermeyen şeyler belki pek çoktur. Dindeki hükümleri akıl ile anlamak, Peygamberliğe olur elbette inanmamak. Salih âlim olmazsa yanlış fikre sapılır, Bid’at ehli övülür, tağutlara tapılır. Sevgi anlatılamaz, gelmez kaleme dile, Gül, demişler bülbüle, ağlamış feryat ile. Ruhun sağlığı, az günah işlemektedir, Bedenin sağlığı, az yiyip içmektedir. Halinizden bellidir, pek çok çaresizsiniz, Sebeplere yapışın, yine çare sizsiniz. Niye kurtuluştan bu kadar ümitsizsiniz, Haktan ümit kesilmez, yine ümit sizsiniz. Kişi, angarya ile hedefine varamaz, Hevessiz ve gönülsüz işini başaramaz. Faydalı ilimlerle kafa doldurmaya bak, Kafa sağlam dolunca, cep de dolar muhakkak. Kütükler yontulmadan düzgün tahta olamaz, Çile çekmeyen insan, rahata kavuşamaz. Ahlakça fakirseniz elbet servetsizsiniz, Güzel ahlaklı olun, artık servet sizsiniz. Herkes zanneder ki sıhhat gibi devlet olmaz, Ehli de bilir ki sohbet gibi nimet olmaz. Ne mutlu ona, maksadı Hak rızası ola, İlmihal okudukça, gönlü imanla dola. Dün öldü, bugün ise, sanki can çekişmede, Yarın henüz doğmadı, doğmayacak belki de. Bid’ati yaymak için çalışırsın dört koldan, Yol kesici olma sen, çekil mübarek yoldan. Dünyaya mâlik olsa, cimrinin gözü açtır, Sıkıntıları bitmez, o her zaman muhtaçtır. Kötüleri methetmek, iyilere sitemdir, Zalimi alkışlamak, mazlumlara matemdir. Aşırı ise hiddet, uyandırır hep nefret, Lüzumsuz şakalarda, elbet yok olur heybet. Bilmemek ayıp değil, sormamaksa ayıptır, İlimden mahrum kalmak elbet büyük kayıptır. Haramla yorulanın, akıttığı pis terdir, Günahlara alışan, kudurmuştan beterdir. İlimsiz ve ihlassız Cennet bulunur mu hiç? Amelsiz ilim ile âlim olunur mu hiç? Herkes aynı metotla, yola gelmez, tavlanmaz, Davul zurna çalarak dağda keklik avlanmaz. Avlanmayı bilene, ava gelmez kuş olmaz, Belalara hazır ol, başa gelmez iş olmaz. Dikensiz gül bulunmaz, hatasız da kul olmaz, Gönül sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz. Çorak toprağa tohum ekilmez, Aman diyene kılıç çekilmez. Çalışan, işleyen demir pas tutmaz, Âlim unutur da, kalem unutmaz. Dünya malı fanidir, bir hayal, bir yalandır, Fakir, parasız değil, arzusu çok olandır. Çok sevaba kavuşmak istiyor isen şayet, İyi kötü herkese, hakkın varsa helal et. Allah için muhabbet, elbette büyük nimet, Dünyada çile ise, ahirette ganimet. İnsanın halini ameli tartar, Emeli artanın elemi artar. Âlemde nice göz var, sözden iyi anlatır, Öyle söz de vardır ki, kuru gözü ağlatır. Tam zirvedesin ama, nasıl geldin oraya? Kimisi dimdik gelir, kimisi büzülerek, Hem yılan da, şahin de çıkar en yüksek dağa, Ama biri sürünerek, biri süzülerek. Eğer rast giderse işin Taşa bile geçer dişin Ama ters giderse işin Aş yerken kırılır dişin Hiç kimseden sakın beddua alma İyilik altında ezilip kalma Hakkımı sökerek alırım deme Her zaman mazlum ol da, zalim olma İnsan sahip olduğu nimeti hep küçümser Fakat sahip olmadığı şeyi ise önemser Mesela elin tavuğu ele kaz görünür Çok çirkin olsa bile karısı kız görünür Eğer gönlün bizim için çarparsa Fizan’da olsan da yanımızdasın Eğer gönlün başka diyarlardaysa Yanımızda olsan da uzaktasın Kaptırırsa bir âşık, gönlünü bir güzele Rahat edemez asla, başka güzel yanında Yüz demet fesleğen verseler de bülbüle Koklamaz hiç birini, yine gider o güle Hep düşünmelisin kışı ve yazı Kıl namazı bırak ahmakça nazı Hep "yarın kılarım" diyen kişinin Bugün kılındı cenaze namazı Rabbin ihsan eder, nimet verirse İyilik etmekten kaçıcı olma! İnsanın başına bir iş gelirse, Sırrını herkese açıcı olma! Ömrünü geçirme faydasız şeyle! Ya sükut et otur, ya hayır söyle! Yaptığını başa kakıcı olma Elinden geldikçe iyilik eyle! Resulullah efendimize Güzel yanağını bilen, güle bakar mı hiç? Senin sevginde eriyen, derman arar mı hiç? |
herkese oğradınsen bana yeminlimisin bir çoğuna göz kırptın bana köskünmüsün ben senin aşkın ile kavrulurken burada ey Şehadet sen bana nede nazlar edersin bilsemki nezamna denk gelecek ogelişin dağmat gibi hazırlanız güzelce süslenirim kanımın hıçkırması gelişine müjdedir ey Şehadet çabuk gel bana getir müjdemi gerçi her istiyene nasip olmadıysada du'am şudur rabbimden nasip olsun banada nasip olsun yarabi bu aşkla yananlara Şehadet kokusuyla bütün köfrü devirin KENCISii..>>mikail KENCISii: bu şiirin butun hakları saklıdır kol hakkı vardır lütfen almayın |
|
Bilmem nideyim, Allah Allah Aşkın elinden, hay hay Kande gideyim, aşkın elinden. Sallallahu alâ Muhammed Sallallahu aleyke Ahmed Meskenim dağlar, Allah Allah Gözyaşı çağlar, hay hay Durmaz kan ağlar, aşkın-elinden. Sallallahu alâ Muhammed Sallallahu aleyke Ahmed Varım vereyim, Allah Allah Kadre ereyim, hay hay Üryan olayım, aşkın elinden. Sallallahu alâ Muhammed Sallallahu aleyke Ahmed. Yunus'un sözü, Allah Allah Kül olmuş özü, hay hay Kan ağlar gözü, aşkın elinden. Sallallahu alâ Muhammed Sallallahu aleyke Ahmed. |
Sabır Sabrın kendisi acıdır ama meyvesi tatlı mı tatlıdır İnsanı kederden koruyan sabırla sÜslÜ aklıdır Bu bekleyişlerde kim bilir ne hikmetler saklıdır Her şey ALLAH'ın takdiri O her zaman haklı mı haklıdır Zorluklara sabreden yiğit kişi mahşerde koşan bir atlıdır Cennet semâlarında uçan melekler gibi kanatlıdır ( Timur İlikan |
Kul Nesimi cananı benim sevdiğimi can bilir ancak gönlüm dileğin dünyada canan bilir ancak bildim hem akl ile hem ilm ile hakkı şöyle bildim onu ki kuran bilir ancak ibdal oluben beyliğin eden arifi gör ki bu saltanatın kadrini sultan bilir ancak kim aşk denizine dalıp gark olagörsün bu aşk denizinin bahrini umman bilir ancak ey saki getir devr-i ayağın tozu ile sun ki bu devr-ayağın devrini devran bilir ancak işret meclisine gelip giden meyler içilir pinhane çeker şöyle ki şeytan bilir ancak hiç kimse Nesimi sözünü fehm edebilmez bu kuş dilidir bunu süleyman bilir ancak[/B][/B][/COLOR] |
lahut ses yükselir minarelerden 5 vakit ritimli bir ses semalara ruhumuza şevk katar lahut ses.. düz yolları,yokuş misali çıkarım ağır ağır ruhum yaslanır yorgun bedenime lahut ses sesini duymayan kalmasın şu fani alemde çık yokuşudan,indiren olsamsın imanını yüreğime uğra lahut ses gökelre uzan ruhum surf,fu üfleyecek unutma bir melek ey ezan,ey selalar akla kararan ruhlarımızı görsün ki şu halimizi gayri yaradan affetsin şu mücrimi bilalin sesiyle içime bir yangın düşsün ruhum azabta,besle sen yüreğimi fet eden lahut ses... yazar:selin deniz |
Demedim mi Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi? Yemeyenler kalır naçar Gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer Duyamazsın demedim mi? Aşıklar harabat olur Hakkın katında kutlu olur Muhabbet baldan tatlı olur Doyamazsın demedim mi? Çıkalım meydan yerine Erelim Ali sırrına Can-ü başı Hakk yoluna Koyamazsın demedim mi? Bu dervişlik bir dilektir Bilene büyük devlettir Yensiz yakasız gömlektir Giyemezsin demedim mi? |
Geliyorum Sana Ey Klavuz Bu ıssız yollarda Adım adım dolaşmışım Bir ışık misali gibi Hayalinle yanmışım Gözlerim sana yaşlı Dilim zikrinle uğraşlı yÜreğim senin için atışlı seni bulduğumum gÜn gibi tÜm hÜcrelerim sana yakarışlı. ... Yollar benim için mekan Dağlar benim için yorgan Geliyorum sana ey klavuz Merhametini esirgeme Benim gibi gÜnahkar kuldan. Fesih Mirzaoğlu |
Gaflet Uykusunda Yatar Uyanmaz (Rast) Gaflet Uykusunda Yatar Uyanmaz Can gözü kapalı gafilan çoktur Hak sözün dinlemez asla inanmaz Kalbi çürük fesat cahilan çoktur Genç Abdal herkesi mest olur sanma Her kurban derisi post olur sanma Her yüze güleni dost olur sanma İçi Kâfir, dışı müslüman çoktur. Beste: Hüseyin Sebilci |
İçindeDünya boşanıp doldu N’oldu cihan içinde Niceler toprak oldu Bu az zaman içinde O taze güller soldu Bülbüller ötmez oldu Gözümüz kanla doldu Kaldık zindan içinde Derin uykuya daldı Kuzuları kurt aldı Ardınca baka kaldı Âhu figan içinde Küskünler barışırlar Kabirde konuşurlar Belki de buluşurlar Yarın cinan içinde İpek kumaş giyenler En büyük ben diyenler Balla kaymak yiyenler Tenler kefen içinde Nerede ince kaşlar Dökülmüş inci dişler Zorlu bir azap başlar Yılan, çıyan içinde Çürümüş tutmaz eller Dökülmüş dudak diller O sevgili oğullar Kalmış viran içinde Bu dünyaya inanan Vefası olur sanan Ömrünü eder ziyan Çoğu pişman içinde Yunus söyler sözünü Aldanma aç gözünü Karartma sen yüzünü Koyma firak içinde i.k |
Derviş olan kişinin sözleri ümrân olur Sâlik-i Hak olanın râhına bürhân olur İlm-i ledün dersini ârif olan kişiler Haste-i dil olanlar derdine dermân olur Her seher efgân edip bülbülü hayrân eder Dîdeyi giryân edip sînesi büryân olur Beyt-i dili pâk olur zikr-i Hakk’ı işiten Sabr u karârı gider işleri devrân olur Şem’-i cemâle döner pervânedir âşıkûn Zanneder ol câhilûn devr ile isyân olur Münkirleri dahl eder kime sözünüz demez Yine işi anlara lûtf ile ihsân olur Sanma Niyazî özün derviş olupdur senin Derviş olan kişiler şöylece sultân olur. Ümran: saadet. Salîk-i Hak: Hak yolcusu. İlm-i ledün:batın ilmi. Haste-i dil:gönlü hasta. Dîde: göz. Giryân:ağlayan. Büryân:kebab Beyt-i dil: gönül evi Pâk:temiz Şem’: mum Âşıkun:aşıklar Câhilun:cahiller Münkir:inkarcı Dahl etme:azarlama |
sana yöneldim Densizin lafından hayır gelir mi? MÜnafığın sillesi bizi ezer mi? Kul hakkına Allah sabır eder mi? Sabredenlerden oldum sana yöneldim. Bin dertli bir devaya hasret, çölde susuz kaldım bir damlaya hasret. Aşkından divane oldum, gÜl yÜzÜne hasret, Bir seni dÜşÜndÜm, sana yöneldim. Kandillerini yaktın gecenin karanlığında, Cehaleti kovdun indirdiğin kur-an la. Hak aşkına geldim senin yanına, İnananlardan oldum sana yöneldim. Ektiğim tohumu hasat yaparken, Harmanda dahi seni anarken, Bir yetim uğruna bin terlerden, çalışanlardan oldum sana yöneldim. Bir sevap uğruna, gÜnahtan oldum, Bıraktım zevki, sefadan oldum. Seni her anışımda kendimden oldum, Ham iken piştim sana yöneldim |
Duy Şikayet Etmede Her An Bu Ney Duy şikayet etmede her an bu ney, Anlatır hep ayrılıklardan bu ney. Der ki feryadım kamışlıktan gelir, Duysa her kim, gözlerinden kan gelir. Ayrılıktan parçalanmış bir yürek İsterim ben, derdimi dökmem gerek. Kim ki aslından ayırmış canını, Öyle bekler, öyle vuslat anını. Ağladım her yerde hep ah eyledim, Gördüğüm her kul için dostum dedim. Herkesin zannında dost oldum ama, Kimse talip olmadı esrarıma. Hiç değil feryadıma sırrım uzak, Nerde bir göz, nerde bir candan kulak? Aynadır ten can için, can ten için, Lakin olmaz can gözü her kimsenin. Ney sesi tekmil hava oldu ateş, Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş! Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e, Cezbesi aşkın karışmıştır mey'e. Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem, Perdesinden perdemiz yırtıldı hem. Kanlı yoldan ney sunar hep arz-ı hal, Hem verir Mecnunun aşkından misal. Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var, Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar? Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile, Tek kulaktır müşteri, ancak dile. Gam dolu günler zaman hep aynı hal, Gün tamam oldu, yalan, yanlış, hayal. Gün geçer yok korkumuz, her şey masal, Ey temizlik örneği sen gitme, kal! Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan, Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can. Olgunun halinden ah, anlar mı ham? Söz uzar, kesmek gerektir vesselam. (Farsça, çev: F. Halıcı) Mevlana Celaleddin Rumi |
Lahin... Aklım! Senin olsun Lahin kıvırcık İnsan ol gel yanıma Mevlana sokağında... Aşk dediğimiz Allah’ı bulmakmış.... Ali Baksı |
Yakup aleyhisselamKimse bilmez onun acı halinden Hak ismini düşürmezdi dilinden Aldırdı oğlunu Kenan ilinden Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye Kardeşleri sözde onu aldattı Yusuf’u kuyunun içine attı Sandılar ki suyun dibine battı Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye Yusuf’u hocada okumaz oldu O güzel bülbülü şakımaz oldu Sokağa, oyuna çıkamaz oldu Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye Kırıldı kanadı, ağrıyor başı Hiç dinmiyor artık gözünün yaşı Ah çeker eritir dağ ile taşı Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye Attılar kuyuya ölüm kastına Cebrail yetişti Rabbin dostuna Hak izniyle çıktı suyun üstüne Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye Yusuf’un ismini her gün anıyor Oğul derdi ile her an yanıyor Bir gün çıkar gelir diye umuyor Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye Kardeşleri başvurdular yalana Gömleğini boyadılar hep kana Kurt yedi dediler babalarına Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye Sözlerinin hepsi elbet yalandı Kenan’ın kurtları gelip toplandı Biz yemedik diye içtiler andı Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye Daha sonra köle diye sattılar Kervandaki insanlara kattılar Hasetçilik acısını nasıl tattılar Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye Yıllar sonra oldu Mısıra sultan Kardeşleri görüp oldu bin pişman Hem özürlerini ettiler beyan Ağlar Yakup nebi, Yusuf’um diye tr |
Seni seven âşıklarınSeni seven âşıkların Gözü, gayra bakmaz imiş Seni maksut edinenler Dünya ahret anmaz imiş Sana gönül verenlerin İlmi sana erenlerin Gözü seni görenlerin Talihleri sönmez imiş Ölmez imiş âşık canı Hiç çürümez imiş teni Aşk her kimi kıldı fani Ona zevâl ermez imiş Emrine baş eğenlerin Vuslatına erenlerin Bülbül gibi ötenlerin Kimse dilin bilmez imiş Aşkın ile bilişenler Senin için sevişenler Halvetine erişenler Ölümden hiç korkmaz imiş Helal lokma yutmayanlar Gönülden kibri atmayanlar Aşk tadını tatmayanlar Kalbi temiz olmaz imiş |
DUYDUM Kİ BİZİ BIRAKMAYA Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme Mevlana Celaleddin Rumi |
Peygamber Efendimiz(SAV) için yazılmış bir Naat:Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed(SAV) Gönül hun oldu şevkinden boyandım Ya Rasûlallah(sav) Nasıl bilmem bu nîrana dayandım Ya Rasûlallah Ezel bezminde bir dinmez figandım Ya Rasûlallah Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah Yanan kalbe devasın sen, bulunmaz bir şifasın sen Muazzam bir sehasın sen, dilersen rehnümasın sen Habîb-i Kibriyasın sen, Muhammed Mustafa’sın sen Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah Gül açmaz çağlayan akmaz, İlâhi nurun olmazsa Söner âlem, nefes kalmaz, felek manzûrun olmazsa Firak ağlar,visal ağlar, ezel mestûrun olmazsa Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah Erir canlar o gül bûy’i revan bahşın hevasından Güneş titrer, yanar didarının bak ihtirasından Perişan bir niyaz inler hayatın müntehasından Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah Susuz kalsam, yanan çöllerde can versem elem duymam Yanardağlar yanar bağrımda, ummanlardan nem duymam Alevler yağsa göklerden ve ben messeylesem duymam Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah Ne devlettir yumup aşkınla göz, rahında can vermek Nasip olmaz mı sultanım haremgahında can vermek Sönerken gözlerim asan olur âhında can vermek Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah Boyun büktüm, perişanım, bu derdin sende tedbîri Lebim kavruldu ateşten döner pâyinde tezkîri Ne dem gönlün murad eylerse taltif eyle kıtmîri Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasûlallah(sav) YAMAN DEDE (1888-1963) Dahilek: Sana sığındım Hûn: Hor ve zelil olmak Şevk: Arzu Nîrân: Nurlar, ateşler Bezm: Sohbet meclisi Figân: Bağırıp, çağırma Cemâl: Güzellik, yüz güzelliği Ferah-nâk: Neşeli, sevinçli Muazzam: Büyük Sehâ: Cömertlik Reh (râh): Yol Reh-nümâ: Yol gösteren Habîb-i Kibriyâ: Hz. Peygamberimizin özel sıfatlarından Felek: Gök, devir Manzûr: Bakış Firâk: Ayrılık Visâl: Kavuşma Mestûr: Örtü Bûy: Koku Revân: Giden Dîdâr: Görünme, yüz İhtirâs: Arzu Müntehâ: Sona erme Messeylesem: Dokunsam Haremgâh: Kişinin kendisine özel, herkesin giremedigi yer Âsân: Kolay Leb: Dudak Pây: Ayak, takat, iz Tezkîr: Hatırlamak Taltîf: İltifat, değer Kıtmîr: Ashâb-ı Kehf'in köpeğinin adı |
Ey Gül Ey Gonca-i nur Meftun yaprak har Sana Sensin gönüller mahı Bu yaz bu bahar Sana Mucize saltanatın tasları ayna yapar Her ırmak ve her deniz her leyl-ü nehar Sana Senin zatı abdesin alemlere rahmettir Cibril vefalı yoldas Yüce Allah yar Sana Bu nice istiyaktır ey en güzel Sevgili Asırlardır kosuyor genç ve ihtiyar Sana Nazarın kalbe sifa sözün hikmet incisi Hangi dertli kavussa olur bahtiyar Sana Misk kapında karar kılmıstır Senin Nebilerin diliyle hep övgüler var Sana Ay, günes, zühre, ülke nuruna pervanedir Alemde olmak ister asıklar civar Sana Senin yolun hep açık gidisin Allah;adır Daglar ates kesilse olamaz duvar Sana Güzelligin alemde misli bulunmaz inci Ey gül hasret çekmede cennet o bulvar Sana Dedinki sükreden kul olmak istememmi ben Rabbin ihsan buyurdu hurma üzüm nar Sana Her mucizen parmakla gösterilmede Senin Çaglatmak öyle kolay çöllerde pınar Sana Hicranın bir kütügü dertle bi karar et Hep özlem duymadadır selvi ve çınar Sana Cennetin çiçekleri Senin kokunu tasır Benzemeye çalısır beyazlıkta kar Sana Günes güzel yüzünden parlaklık aldı ey Gül Acep hayran olmadan hangi göz bakar Sana Askının esiridir ne çöl ne de dag tanır Bu sevdalı gönüller su gibi akar Sana Varlık bahçesi Senin nurundan yaratıldı Hep medyum hep minnettar her can her nigar Sana Tebessümün ayların zührenin sevincidir Nice hasret çekmede bu bülbül-ü zar Sana Yusuf Senin dalında çig tanesidir sanki Divane kesilir göz etse bir nazar Sana Fazlının etegine akıllar erisemez Eli kalem tutanlar övgüler yazar Sana Haki payene sürsem bir kerecik yüzümü Bende olan sermaye hasret intizar Sana Haki payene sürsem bir kerecik yüzümü Bende olan sermaye hasret intizar Sana Dursun Ali Erzincanlı |
YÂ RÂB BU UĞURSUZ GECENİN YOK MU SABÂHI? "İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helâk eder misin, Allah’ım?" (A’râf 155) Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı! Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun! "Yandık!"diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun! Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında, Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında, Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm; Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm! Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i, En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn'i!... Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta? Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta? Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet, Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet? Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban? Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin, Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in? İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet? Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet? Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ? Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ! Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm! Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm? Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân; İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân! Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık; Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık! Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın... Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın! Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi: Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi! Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted: Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed! Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar, Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar! En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından, Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan! İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok... Nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok! Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi? Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî! 4 Cemaziyelevvel 1331 - 28 Mart 1329 (1913) |
Güller sümbüller Öter bülbüller Yanık gönüller Mevlayı sever Hu diyen canlar Candan ananlar Aşkla yananlar Mevlayı sever Pervane nare Demen ağyare Mest olan yâre Mevlayı sever Zikreden zakir Şükreden şakir Sabreden fakir Mevlayı sever Yüreği yanan Allahı anan Tevbeyle yunan Mevlayı sever |
Muhabbetsiz Çiçek, ağaç, ot ve orman Büyümüyor muhabbetsiz Gözlere nur, derde derman Verilmiyor muhabbetsiz Ömrün geçsin kuran ile Seher vakti figan ile Son nefeste iman ile Ölünmüyor muhabbetsiz Sakın kapılma cinnete Tut, yapış ehl-i sünnete Ahirette de cennete Girilmiyor muhabbetsiz |
Saadet ancak namazla başlarNamaz dinde direktir, elbet kılmak gerektir Günahlara kefaret, ibadette yürektir Felah istersen bırak bahaneyi ve nazı Tadil-i erkân ile kılmalısın namazı Kurtuluş kolaylaşır, secdeye değse başlar Çünkü sonsuz saadet, ancak namazla başlar Namaz ruha şifadır, gönülleri şen eder Doğru kılınan namaz, kötülükten men eder Namaz dinde gayedir, İslam’ın binasıdır Gözlerimizin nuru, kalblerin cilasıdır. Namaz en efdal amel, edası gayet sevap Kabirde ışıktır hem Münker Nekir’e cevap Kim ki kötülüklerden olmuyorsa selâmet Namazı gaflet ile kıldığına alâmet. Namaza önem verip doğru dürüst kılmalı Yalan yanlış kılmaktan utanıp sıkılmalı Namaz kılmayanların kabul olmaz duası İyi işler yapsa da, silinmez kalbin pası Beynamazın elbette imanı sağlam kalmaz Kolayca küfre girer, farkında bile olmaz |
Dünya Kimi zaman gülmektir Kimi zaman sevmektir Kimi zaman ölmektir Dünya Kimi zaman durmaktır Kimi zaman koşmaktır Kimi zaman kaçmaktır Dünya Hadi git sen de Ardına bakma Hadi kaç sen de Hiç korkma Kimi zaman bulmaktır Kimi zaman sunmaktır Kimi zaman sanmaktır Dünya Kimi zaman kanmaktır Kimi zaman ummaktır Kimi zaman yanmaktır Dünya MUSTAFA CİHAT |
ABDURRAHMAN ÖNÜL--ANAM Senin gibi yar bulunmaz. Anam sana hiç doyulmaz.. Sensiz cennet kazanılmaz Melek yüzlü canım anam... Anam anam canım anam.. Başucuma gelenim sen Gözyaşımı silenim sen Dertlerime devasın sen Canım gözüm nuru anam.. Anam anam canım anam.. Hergün halin soramadım Duanı tam alamadım Gül yüzüne doyamadım Cennet gülü canım anam Anam anam canım anam... |
Aman Afveyle Allahim Gİzlİ GÜnahlarim Çoktur,huzurunda YÜzÜm Yoktur İlahİ Rahmetİn Çoktur Aman Afveyle Allahim Rahmetİne Ümİt Varim Aman Afveyle Allahim Rahmetİne Ümİdİm Var Aman Afveyle Allahim GÜnahim Çok YÜzÜm Kara Aman Afveyle Allahim Onun İÇİn YÜreĞİm Yare Aman Afveyle Allahim GÜnahimi Bİlen Sensİn Feryadimi Duyan Sensİn Ümİdİm Var Afv Edersİn Aman Afveyle Allahim |
| Saat: 05:01 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık