![]() |
Kanoute iddiası bitmiyor! Fenerbahçe´nin Sevillalı Frederic Kanoute ile ilgilendiği iddiası, İspanyol basınının ardından Fransız ve İtalyan medyasında da geniş yer buldu. 3.5.2008 Fenerbahçe’nin, Sevilla’da forma giyen Frederic Kanoute ile ilgilendiği iddiaları, İspanyol basınının ardından Fransız ve İtalyan medyasına da sıçradı. Sarı-lacivertlilerin Juventus ile karşı karşıya geldiğini belirten gazeteler, Fener’i bir adım önde gösterdiler. Avrupa’nın önde gelen spor gazetelerinden Fransız L’Equipe, Fenerbahçe ile Kanoute arasında, alacağı para ile ilgili küçük pürüzlerin kaldığını iddia etti. Gazetede, “Avrupa yakasında olmasa da Kadıköy, Boğaz’da ve Avrupa’ya çok yakın. Büyüyen kulüp yapısı ile Kanoute, Fenerbahçe’ye uzak değil” yorumu yapıldı. İtalyan Tuttomercato adlı internet sitesi de, Fenerbahçe’nin elinin Juventus’a oranla daha güçlü olduğunu yazdılar. Fener'in gözü Sivas'ta! Süper Lig´de yarın Sivasspor ile Galatasaray arasında oynanacak maçın sonucunu Sivassporlu ve Galatasaraylı taraftarların yanı sıra Fenerbahçeli futbolseverler de merakla bekliyor. 3.5.2008 Türkiye’de tüm futbolseverlerin ve spor kamuoyunun gözü, şampiyonluk yarışı açısından büyük önem taşıyan Sivasspor-Galatasaray maçına çevrildi. Yarın Sivas 4 Eylül Stadyumu’nda saat 19.00’da başlayacak olan maçın skorunu, Sivassporlu ve Galatasaraylı taraftarların yanı sıra Fenerbahçeli taraftarlar da merak ediyor. Fenerbahçeli taraftarlar, geçen hafta Ali Sami Yen Stadyumu’nda 1-0 yenilerek şampiyonluk yarışında 3 puan gerisine düştükleri ezeli rakipleri Galatasaray’ın, Sivas’ta puan kaybetmesini bekliyor. FENERBAHÇE’DEN PUAN ALANI SİVASSPOR CEZALANDIRIYOR Ligde bu sezon fikstürde Fenerbahçe’yi takip eden Sivasspor, şu ana kadar sarı-lacivertli ekipten puan kazanan tüm ekipleri bir sonraki hafta mağlup etmeyi başardı. Sivasspor, Fenerbahçe’yi bu sezon mağlup eden ekiplerden İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Bursaspor, Kayserispor’u sezonun ilk yarısında ve ikinci yarısında da yenmeyi başardı. Yiğidolar, yine Fenerbahçe ile berabere kalan Gençlerbirliği OFTAŞ Spor’u 2 maçta, Çaykur Rizespor, Vestel Manisaspor, Ankaragücü ve Ankaraspor’u ise 1 maçta mağlup etti. Sivasspor, yarın Fenerbahçe’yi en son mağlup eden Galatasaray’ı sahasında konuk edecek. SİVASSPOR, FENERBAHÇE’YE ŞAMPİYONLUK TURU ATTIRMIŞTI Geçen sezonun 32. haftasında Galatasaray ile sahasında 1-1 berabere kalan Sivasspor, sarı-kırmızılı takıma şampiyonluk yolunda büyük bir darbe vurmuştu. Galatasaray, Sivasspor ile berabare kalınca, İzmir’de Trabzonspor ile 2-2 berabere kalan Fenerbahçe, Beşiktaş’ın da Bursaspor’a 3-0 yenilmesi üzerine bitime 2 hafta kala şampiyonluğunu ilan etmişti. Galatasaray’ın Ümit Karan ile 1-0 öne geçtiği maçta, Yiğidolar’ın golünü şu anda Fenerbahçe forması giyen Gürhan Gürsoy 90. dakikada atmıştı. Gürhan’ın attığı beraberlik golü, Fenerbahçe’ye şampiyonluğu getirmişti. Fenerbahçe'de Vederson şoku! Fenerbahçe'nin Brezilyalı asıllı futbolcusu Gökçek Vederson'un, dünkü antrenmanda meydana gelen sakatlığının ardından sezonu kapattığı açıklandı. 3.5.2008 Fenerbahçe'nin Brezilyalı asıllı futbolcusu Gökçek Vederson'un, dünkü antrenmanda meydana gelen sakatlığının ardından sezonu kapattığı açıklandı. Takım doktoru Piyer Arzuman, Fenerbahçe Kulübü'nün internet sitesi aracılığıyla yaptığı açıklamada, Vederson'un 4 hafta içinde iyileşebileceğini ve tedavisine başlandığını kaydetti. Dr. Arzuman, Vederson'un MR çekiminden sonra yaptığı açıklamada, Brezilya asıllı futbolcunun sol diz kısmı iç yan bağlarda yırtık tespit edildiğini ve bu oyuncunun 4 hafta süreyle sahalardan ayrı kalacağını ifade etti. Fenerbahçe'de milat 12 Mayıs Galatasaray yenilgisiyle şampiyonluk yolunda ağır bir darbe alan Fenerbahçeliler'in gözü Sivas'ta, aklı ise 12 Mayıs'ta... 3.5.2008 Galatasaray yenilgisiyle şampiyonluk yolunda ağır bir darbe alan Fenerbahçeliler’in gözü Sivas, aklı ise 12 Mayıs’ta... Sivasspor’un Cim Bom’u yenmesi halinde mutlu son için yeniden avantajlı duruma geçecek olan Sarı-Lacivertliler’de; iç ve dış transfer görüşmeleri ise resmen 12 Mayıs’ta başlatılacak. Son iki haftada Gençlerbirliği ve Trabzonspor maçlarının kazanılması gerektiğini vurgulayan yöneticiler, “Her şey için 180 dakika kaldı. Lig biter, düğmeye basarız. Bu sezon Avrupa’daki eksiklerimizi gördük. Planlarımız zaten hazır. Ancak harekete geçmek için son düdüğü bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak :Fanatik |
Aşığım sana Bomba patlıyor Fenerbahçe, yeni sezonun bombasını patlattı patlatacak! Şampiyonlar Ligi ön eleme maçlarına birinci torbadan girmesi kesinleşen sarı-lacivertli ekip, bu sezon yakaladığı çeyrek final başarısını daha ileriye taşımak için dört koldan harekete geçti. Kanarya'nın listesinin ilk sırasındaki isim ise bilindiği gibi Sevilla'nın dünya çapındaki yıldızı Frederic Oumar Kanoute. Bu futbolcuyla ilgili girişimlerinde önemli mesafeler kateden Kanarya, bombayı patlatmak üzere! Kanoute, Fenerbahçe'ye artık çok yakın. Bu ne sevgi ah... Bunun nedeni ise Kadıköy'ün baş döndüren o "doğa üstü" büyüsü! "Orada olmak bile ayrıcalık" diyerek Saracoğlu Stadı'nın atmosferine methiyeler düzen Malili yıldız, Fenerbahçe'ye şartların oluşması halinde gelmeye sıcak baktığını bildirdi. Sarı-lacivertlilerin Kanoute ısrarı Avrupa basınında da yankı bulmaya devam ediyor. İspanyol, İngiliz ve Fransız yayın organları, müslüman olan ve yeniden Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmek için can atan siyahi futbolcunun yönünün İstanbul'a döndüğünü yazıyor. Çok az fark kaldı Son olarak İngiltere'de yayın yapan "tribalfootball.com" sitesi, Fener'in Kanoute girişimini gündeme taşıdı. Sitede, "İş bitti. Kanoute Fenerbahçeli oluyor" yorumları yapıldı. Sarı-lacivertli yöneticiler, İtalya'dan Juventus, Fransa'dan Lyon'un da kıskaca aldığı 30 yaşındaki füzeciyi, yıllığı 3 ya da 3.5 milyon euro'ya iknaya çalışıyor. Sevilla ile bonservis şartları neredeyse oluşurken, Kanoute 4 milyon euro'dan geri adım attığı anda bomba patlayacak ve Fenerbahçe bir dünya yıldızını daha kadrosuna katacak. Kanoute kimdir? * 2 Eylül 1977 Fransa doğumlu Fredric Oumar Kanoute, 1.92 metre boyunda ve 2005'ten beri Sevilla'da oynuyor. 2004'ten bu yana Mali Milli Takımı formasını giyiyor. Milli formayla 8 golü var. 2007'de Afrika'da 'yılın futbolcusu' seçildi. Özellikle hava toplarında çok etkili olan Kanoute, bu sezon 36 maçta 20 gol attı. * Oynadığı takımlar ve golleri: 1997-2000 Lyon (40 maç, 9 gol), 2000-2003 West Ham Utd. (84 maç, 29 gol), 2003-2005 Tottenham (60 maç, 14 gol), 2005- Sevilla (83 maç, 37 gol) Kaynak :Fotomac |
En iyisi F.Bahçe "Şampiyonlar Ligi çeyrek finali küçümsenecek bir başarı değil". F.Bahçe Teknik Direktörü Zico, bu sezonun en iyisi olarak kendi takımını gösterdi. Öğrencileri ile yaptığı toplantılarda, "Şampiyonluk şansımız devam ediyor. Son düdüğe kadar mücadelenizi sürdürün. Başınız dik olsun" ifadelerini kullanan Brezilyalı teknik patron, neden en iyi olduklarını ise şöyle açıkladı: ALTIDA 5 YAPTIK "Sezonu kupasız kapatsak bile özellikle Şampiyonlar Ligi'nde oynadığımız futbolla Türkiye'nin en iyisi olduğumuzu gösterdik. Dünyanın en büyük kulüplerine kafa tutup, çeyrek finale yükselmek küçümsenecek bir başarı değil. Süper Lig'de de ilk 4'teki takımlarla oynadığımız 6 maçın 5'ini kazandık." Fenerliler'e Dino müjdesi Roberto Carlos'un menajeri Dino Pasaliç, katıldığı bir radyo programında "Fenerbahçe'nin transfer listesinde birbirinden ünlü birçok süper oyuncu var" açıklamasını yaptı. Hepsi süper Carlos'un menajeri Dino Pasaliç, F.Bahçe'ye bazı yıldızlar için aracı olduğunu itiraf edip "Listede birçok süper oyuncu var" müjdesi verdi. Sarı-lacivertli ekibin Brezilyalı süper starı Roberto Carlos'un menajerliğini yapan Dino Pasaliç'in Best FM'in spor servisine yaptığı açıklamalar, Fenerbahçe'nin transferde belirlediği stratejiye ışık tuttu. Fener'e bazı oyuncular için aracı olduğunu itiraf eden Pasaliç, futbolcu ismi vermekten kaçınsa da transferlerin "şifrelerini" verdi. SHEVA OLUR MU? Listede süper isimler olduğunu açıklayan ünlü menajer, bu oyuncularla ilgili girişimlerin sezon sonunda hızlanacağını kaydetti. Pasaliç, Chelsea'nin Ukraynalı golcüsü Shevchenko ve Malili Kanoute ile ilgili olarak ise şöyle konuştu: "Sheva olayını bilmiyorum. Kanoute'yi ise Sevilla bırakır mı. Bilemem." Kaynak :Fotomac |
Herşeyimsin FENERBAHÇE'mmm Tüm fenerbahçe camiasına çok teşekkür ediyorum ve gönlümüzün hakimi olan FENERBAHÇE'mize yeni sezonda başarılar diliyorum... Seyirci değil , T A R A F T A R... Bayramda değil , K A R A G Ü N D E... Moda için değil , F O R M A için... Kupa için değil , A R M A için... Hava için değil , S E V D A için... Ayrı ayrı değil , O M U Z O M U Z A... 90dk. değil , Ö M Ü R B O Y U... Yalanla değil , K A N I M L A... Şerefsizce değil , O N U R L A... Utanarak değil , G U R U R L A... Eğilerek değil , D İ M D İ K ... Sefada değil , C E F A D A... Koltukta değil , B E T O N D A... Minderde değil , Ç A M U R D A... Skorda değil , V E F A D A... Bazen değil , H E R - M A Ç T A... Yuhalayan değil , A L K I Ş L A Y A N... Oturan değil , Z I P L A Y A N... Puroyla değil , A T K I Y L A... Çekirdekle değil , B A Y R A K L A... Muhabbetle değil , T E Z A H Ü R A T L A... Köstekle değil , D E S T E K L E... İhanetle değil , S A D A K A T L E... Kendime değil , FENRBAHCEYE... Söverek değil , T A P A R A K... Zaferde değil , H E Z İ M E T T E... Şampiyonken değil , H A S R E T K E N... Görüntüde değil , Ö L Ü M Ü N E... HERSEYİNLE SARI KANARYAM ...... |
Şimdi av zamanı Kanoute, Eto'o, Baptista, Ronaldo, Gomis ve Love seçenekleri baş döndürüyor. Yerlilerden Mehmet Topuz ve Fatih Tekke en gözde isimler. Son iki sezondur transferde geç kalan Fenerbahçe, bu kez işi sıkı tutacak. Sarı-lacivertliler bugünden itibaren 4 koldan "saldırı" hareketi başlatıyor. Sevilla'dan Malili Kanoute, Real Madrid'den Brezilyalı Baptista ile Fransa'nın St. Etienne takımında top koşturan Gomis, sarı-lacivertlilerin transferini en çok istediği isimler. Zico'nun vatandaşları olan gözdeleri Milan'lı Ronaldo ile CSKA'lı Wagner Love da listenin "favorileri" arasında. KEZMAN BELİRLEYİCİ Fenerbahçe, bu forvetlerden en az birisini, şartların oluşması halinde transfer etmeyi planlıyor. Kanarya, Kezman'ı iyi fiyata satabilirse ikinci bir ismi daha renklerine katma arzusunda. Üç kulvarda mücadele için bu kez daha güçlü bir kadro oluşturmayı amaçlayan sarılacivertliler, yerli takviyelere de yönelecek. Favori, Kayserispor'dan Mehmet Topuz, Zenit'ten Fatih Tekke, Sivas'tan Mehmet Yıldız. Manisalı Selçuk da seçenekler arasında. Kaynak :Fotomac |
'Kanoute-Fatih bize çok yakın' Fenerbahçe, yeni sezonun ilk bombasını patlatmaya artık çok yakın. Adının açıklanmasını istemeyen bir Divan Kulübü üyesi, sarı-lacivertli ekibin Sevilla'nın Malili yıldızını almaya kararlı olduğunu açıkladı. Söz konusu kişi, "Duyduğuma göre listede Fatih Tekke ile birlikte ismini bilmediğim bir yerli oyuncu daha var. Başkanımızın çok yakında bombaları http://ads.sabah.com.tr/adserver/view.ads?d2hhdD16b25lOjI1NyZhbXA7bj1hZjU3ODQ1NA== patlatacağından eminim" iddiasında bulundu. Kaynak :Fotomac |
Sheva'nın imzası Yıldırım'ın kasasında Kalou ve Drogba'nın gölgesinde kaldığı için Chelsea'den ayrılmasına kesin gözüyle bakılan Ukraynalı füzeci Fenerbahçe kıyılarına yelken açtı... Kanarya, ön protokol yaptığı Andriy Shevchenko bombasını her an patlatabilir Büyük taarruz başladı Şampiyonluğun Galatasaray'a kaptırılmasıyla büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Fenerbahçeliler'e bunu unutturacak büyük müjde! Transfer taarruzu başlatan sarı-lacivertli yönetim, iddialara göre Premier Lig ekiplerinden Chelsea'nin golcüsü Andriy Shevchenko ile her konuda anlaştı. Hatta Ukraynalı yıldız ile ön protokol yapıldığı, imzaların başkan Aziz Yıldırım'ın özel kasasında saklandığı ileri sürüldü. FBTV kaset hazırlıyor Ancak bu anlaşma, kamuoyundan sır gibi saklanıyor. Çünkü bonservisi için Chelsea ile yapılan pazarlıklar henüz sonuçlanmadı. Ayrıca yabancı kontenjanının şu anda dolu olması, bu müthiş transferin gizli tutulmasında bir diğer etken olarak göze çarpıyor. FBTV'nin, Shevchenko ile ilgili kaset hazırlığında olduğu ve bombayı patlatmaya hazırlandığı ise gelen iddialar arasında yer alıyor. Shevchenko kimdir? Doğum tarihi: 29 Eylül 1976 Doğum yeri: Ukrayna Boy: 1.83 m Kilo: 78 kg Mevki: Forvet Kariyeri: 536 maç / 289 gol Milli takım: 80 maç / 37 gol Başarıları: Dinamo Kiev: Lig şampiyonluğu (1995, 1996, 1997, 1998, 1999), Ukrayna Kupası (1996, 1998, 1999), Milan: Serie A (2004), İtalya Kupası (2003), İtalya Süper Kupası (2004), Şampiyonlar Ligi (2003), Süper Kupa (2003), Chelsea: Carling Cup (2007), FA Cup (2007) Kişisel başarıları:Ukrayna gol krallığı, Serie A gol krallığı (2 kez), Avrupa'da yılın futbolcusu (2004), Şampiyonlar Ligi gol krallığı (1999, 2001, 2006), Ukrayna'da ylın futbolcusu (1997, 1999, 2000, 2001, 2004, 2005), Şampiyonlar Ligi en iyi forvet (1999), Serie A'da yılın yabancı futbolcusu (2000) Kaynak :Fotomac |
Yönetimin Dikkatine Da Vinci komşum olsaydı, eline fırça almasaydı, heykel nedir bilmeseydi sihirli ellerindeki o gücü kullanmasaydı sümüklü komşum olarak hayatına devam ederdi. Şişko Leo olarak hatırlardım onu. Güç ellerindeydi beynindeydi kullandığı için efsane oldu. Peki Türkiye’nin en büyük sportif gücü kim? Fenerbahçe SK. Bunu yaratan kim? Aziz Yıldırım ve ekibi. Tam olarak kullanılyorlar mı? Tartışmaya açık. Bu imkanlar eğer kullanılırsa bir anlam ifade eder, kullanılmadığı müddetçe zayıfla farkın olmaz olsa bile belli olmaz. Fenerbahçe bir spor kulübüdür, Ltd şirket veya A.Ş. değil öyle olsaydı başarı karlılık Ciro ve büyüme ile ölçülebilirdi ama burada kriter sportif başarı ve prestij. Dikkat edin kupa demiyorum, çeyrek final de bir başarıdır, büyük stadyum prestijdir. Günümüz spor dünyasında başarıyı elde etmenin tek yolu bu gücü yaratmak. O zaman aslında yolun yarısı geçilmiş durumda şimdi diğer yarısı onu kullanma şekli var. Bugün transfer zamanı. Ligde hani oyunculara kızıyoruz ya puan farkını açamadınız diye, işte şimdi de yönetimin sırası transfer sezonunda farkı fark ettirmek için. Benim inancım şudur; göz önünde bildiğin el adamdan duyduğundan her zaman iyidir. Yabancı sınırın var ise, Türkiyenin en güçlü kulubü olarak önce en bu ülkenin en iyilerini alacaksın. Fenerbahçe bu sezon tam 37 gol yemiş çift önlibero ile oynamış ki biri Aurelio, sağ beki hayatının sezonunu çıkarırken sol bekleri de parmak ısırtacak kadar değerli oyuncularmış. Kalecisi çok büyük skandal olmadığına göre bu sezon Fenerbahçe’nin en büyük zaafı defans göbeğinde yaşanmış. Bu teşhis! Oftaş bu sene harika bir savunma anlayışı ile sezonu 36 gol yiyerek bitirdi, göbeğindeki iki savunmacı Giray ve İlhan Eker kesinlikle listenin başında. Bu da tedavi. Öyle iki oyuncu al ki Edu’da Lugano’da o formanın değerini anlasın kıymetini bilsin. Not: Yasin Fenerbahçe’nin defansın da yedek dahi olamaz. Önder Zico sayesinde kişiliğini kaybetti aslında en iyi alternatif kulübede duruyordu ama bir sezon boyunca Gökhan’ın arkasında tükendi gitti. Orta sahaya gelince düşünmeye gerek yok neyse bedeli vererek bir oyuncu alacaksın ama gözünün önündekinin alacaksın, Mehmet Topuz’dan başka isim Fenerbahçe’ye yakışmaz alınmaz. Diğer önemli konuda Appiah. Bana kalırsa ne yapıp edip Appiah’ın takımda kalması sağlanmalı ancak böylesi güçlü ve oyunun iki yönünü de oynayan oyuncularla Avrupa da devlerle boy ölçüşebilirsin. Essien’in kaptanı takımda ama iki senedir doğru düzgün verim alamıyoruz. Appiah kalırsa en büyük transfer yapılmış olur. Ama giderse de Topuz mutlaka alınmalı. Gelelim forvet hattına, en kritik bölgeye. İki senedir izlediğim bir oyuncu için herhalde artık yorum yapabilirim diye düşünüyorum. Kezman, gözümün gördüğü Fenerbahçe’ye gelmiş geçmiş en kötü santrafor! Kezman’ı beğenen takımda kalsın, hala oynasın bir de çift forvet deneyelim, 3.5 milyon euro almaya devam etsin diyen bu kulübün kötülüğünü isteyendir ve kim olursa olsun derhal Fenerbahçe sahillerinden uzaklaştırılmalıdır. Alex varsa sistem belli, o sistemin santrafor tipi de belli. Bazen para oyuncu almaya yetmez o yüzden dişine göre adam seçeceksin. Şu anda piyasa da Fenerbahçe’nin dişine göre bu sisteme uyan 2 tane adam var. Birinci tercih ve herkesi ayağa kaldıracak transfer 31 yaşındaki Kanoute olur, Olmazsa Türkiye’yi seven Aston Villa’da başarılı bir sezon geçiren Norveç milli takımının yıldızı 28 yaşındaki John Carew olur. Birde alternatif hem Türk hem de büyük potansiyeli olan Gökhan Ünal ve Fatih Tekke var, onlar da büyük takımda patlama yapabilecek cinsten forvetler, ben hala ikisinin de gol kralı olmasına rağmen potansiyellerini tam olarak yansıttıklarına inanmıyorum. İkisinden bir tanesi alınırsa büyük katkı sağlarlar. Olay bu kadar! Bütün hadise iç transferde kilit adamları tutmak ve 4 yerli artı 1 yabancı forvet ile transfer sezonunu kapatmak. Peki soruyorum ütopya bir isim söyledim mi Fenerbahçe’nin G. Ünal, Topuz, Giray, İlhan’ı alacak gücü yok mu? Peki Kezman’a verilen para Kanoute’ye verilse Sevilla’dan buraya parandeler atarak gelmez mi? E o zaman durmayın lütfen yoksa bu alınan kombineler, formalar neye yarar kimse Kezman’ı seyretmek Edu ile tansiyon yükseltmek, Maldonado ile saç baş yolmak için beklemiyor. |
Alex'ten Yönetime Mesaj http://www.internetspor.com/images/news/18635.jpg Fenerbahçe'nin Brezilyalı kaptanı Alex, Zico'ya veda mesajı gönderirken, sarı lacivertli yönetimin en çabuk şekilde yeni bir teknik adamla anlaşmasını istedi. Lig TV'nin haberine göre Alex, kendisine ait internet sitesinde yaptığı açıklamada, Fenerbahçe ile yolları ayrılan Zico'ya başarılar diledi ve "Yeni teknik direktörün takıma uyum sağlayabilmesi için kamp dönemine yetişmesi gerekiyor. Fenerbahçe yönetiminin profesyonelce davranıp bu sorunu çözeceğine inanıyorum" dedi. |
Aragones ile ön kontrat yapıldı 25 Haziran 2008 Çarşamba http://fenerbahce.org/pic_lib/2008-06-25_aragones.jpg Kulübümüz, yeni sezonda Profesyonel Futbol Takımımızı çalıştırmak üzere, şu an İspanya Milli Takımı'nın teknik direktörlüğünü yapan Luis Aragones ve ekibi ile 2 yıllık ön kontrat yapmıştır. Aragones, ekibi ile birlikte gelecektir. Bu ekip; antrenör, kondisyoner, izleme ve istatistik antrenörü ile kaleci antrenörü olmak üzere 4 kişiden oluşmaktadır. Nihai sözleşme ve diğer bürokratik işlemler Avrupa Futbol Şampiyonası'nın sona ermesinin ardından yapılacaktır. Spor kamuoyuna duyurulur. Fenerbahçe Spor Kulübü |
Aragones Fener'de Sarı-Lacivertliler, resmi internet sitesinden İspanyol teknik adamla 2 yıllık ön protokol yaptığını duyurdu. 26.6.2008 Ve beklenen gün geldi. Teknik direktör arayışlarını uzun süredir sürdüren Fenerbahçe Kulübü’nün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, önümüzdeki sezon İspanya Milli Takımı’nın 70 yaşındaki hocası Luis Aragones’le 2 yıllık ön protokol imzalandığı belirtildi. Açıklamada, “Aragones, ekibi ile birlikte gelecek. Bu ekip, antrenör, kondisyoner, izleme ve istatistik antrenörü ile kaleci antrenörü olmak üzere 4 kişiden oluşmakta. Nihai sözleşme ve diğer bürokratik işlemler Avrupa Şampiyonası’nın sona ermesinin ardından yapılacak” denildi. Deneyimli teknik adamın, Sarı-Lacivertliler’e yıllık maliyetinin 3.2 milyon Euro olduğu kaydedildi. Aragones: Kimseyle anlaşmadım Fenerbahçe tarafında bu gelişmeler yaşanırken, Viyana’dan kafa karıştıran bir açıklama geldi. Aragones, Avusturya’da haberlere çok şaşırdığını belirtip, “Ben hiç kimseyle bir sözleşme imzalamadım” dedi. Ancak ünlü çalıştırıcının yarı final öncesi takımının motivasyonunu bozmamak için böyle konuştuğu iddia edildi. Guiza ve Burak tamam Başkan Aziz Yıldırım'ın, alınacağının müjdesini verdiği yabancı ünlü golcü de kesinleşti; Daniel Guiza... 26.6.2008 Başkan Aziz Yıldırım’ın, alınacağının müjdesini verdiği yabancı ünlü golcü de kesinleşti; Daniel Guiza... İspanyol La Liga’da geçen sezon ‘penaltısız’ 27 golle krallığını elde eden 28 yaşındaki yıldız futbolcuya, daha önce imza attırıldığı belirlendi. Yine Başkan Aziz Yıldırım’ın sözünü ettiği yerli isimler de netleşti. Milli futbolcumuz Emre Belözoğlu’nun ardından, bir dönem Beşiktaş formasını da giyen Manisasporlu Burak Yılmaz’ın transferi de gerçekleşti. Eren ve kaleci sırada Yönetimin hedefinde şimdi, Euro 2008’de İsviçre Milli Takımı’nın formasını giyen Türk asıllı forvet Eren Derdiyok bulunuyor. Genç futbolcu, daha önce Fenerbahçe’de oynama isteğini dile getirmişti. Görüşmelerin halen sürdüğü, ancak gerek kulübü Basel’in fazla para koparmaya çalışması, gerekse Newcastle United’ın da devreye girmesi nedeniyle transferin henüz kesinlik kazanmadığı belirtildi. Bu arada Fenerli Yöneticiler, bir yerli kaleci alınması için de çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. 'Guiza'yı Arsenal de istiyor' İspanyol ve İngiliz gazeteleri, Fenerbahçe'nin transfer etmek istediği Mallorca takımında oynayan Dani Güiza'ya İngiltere'nin Arsenal kulübünün de teklifte bulunduğunu yazdı. 25.6.2008 Fenerbahçe’nin Güiza için sezon başına 3 milyon Avro’dan 4 yıllık sözleşme teklifi getirdiği ve transferin gerçekleşmek üzere olduğuiddiası yinelenirken, "İspanyol futbolcunun fikrini sadece güçlü bir kulüp olan Arsenal değiştirebilir" denildi. Arsenal’in fiyat yükselterek Güiza’ya toplamda 15 milyon Avro’dan fazla önerdiği ileri sürüldü. Luis Aragones kimdir? Fenerbahçe'yle anlaştığı açıklanan İspanyol teknik adam Aragones, kariyerininin en parlak dönemini Atletico Madrid'te yaşadı... 25.6.2008 Asıl adı Jose Luis Aragones olan İspanyol teknik adam, 28 Temmuz 1938'de Madrid'te dünyaya geldi. Futbolcu olarak Real Betis, Real Oviedo ve Huelva takımlarında forma giyen Aragones, Atletico Madrid'teki çıkışıyla adından çok söz ettirdi. 'Zapatones' lakabıyla ün salan Aragones, 1964-1974 yılları arasında Madrid fornması alında 265 lig maçında 123 gole de imzasını attı. Futbolculuk kariyerinde Atletico Madrid'le 4 lig şampiyonluğu yaşayan deneyimli teknik adam, 11 kez de İspanya Milli Takımı formasını giydi. Teknik direktörlük kariyerine 1974 yılında A.Madrid'te başlayan Aragones, Real Betis, Barcelona, Espanyol, Sevilla, Valencia, Oviedo, Mallorca gibi kulüplerde görev yaptı. Teknik direktör olarak en büyük başarısını 1977'de Atletico Madrid'i La Liga Şampiyonu yaparak kazanan Aragones, 1976, 1985 ve 1992'de İspanya Kral Kupası'nı, 1974'te Kıtalararası Kupa'yı 1985'te ise İspanya Süper Kupası'nı kazandı. Aragones Barcelona'yla 1988 yılında Kral Kupası'nı kazanırken, EURO 2004 finallerinden sonra Inaki Saez'den devraldığı görevle İspanya Milli Takımı'nın başına geçti. Luis Aragones'in teknik direktörlük kariyeri: 1974-1980 A. Madrid 1981-1982 Real Betis 1982-1987 A. Madrid 1987-1988 Barcelona 1990-1991 Espanyol 1991-1993 A. Madrid 1993-1995 Sevilla 1995-1997 Valencia 1997-1998 Real Betis 1999-2000 R. Oviedo 2000-2001 Mallorca 2002-2003 A. Madrid 2003-2004 Mallorca 2004-2008 İspanya Milli Takımı Fanatik |
Disiplin Aziz Yıldırım'ın Luis Aragones'i getirmesinin en önemli nedeni... Geçen sezon kaçan şampiyonluğu disiplinsizliğe bağlayan Yıldırım'ın, İspanyol'u bu nedenle seçtiği belirtiliyor. Marca gazetesine göre Luis Aragones'in Fenerbahçe'yi tercih etmesinin nedeni ise 2 yılda alacağı 12 milyon Euro. 27.6.2008 Eksiklik hissediliyordu Sarı-Lacivertli ekibin 2 yıllık ön protokol yaptığı yeni hocası Luis Aragones hakkındaki tartışmalar sürerken, Başkan Aziz Yıldırım’ın İspanyol çalıştırıcıyı disiplinel yapısı nedeniyle göreve getirdiği belirtildi. Özellikle son dönemde takım içinde disiplin eksikliğinin büyük ölçüde hissedilmesinden rahatsızlık duyan Yıldırım’ın bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak nedeniyle böyle bir karar aldığı bildirildi. Başkanın, Aragones ile Samandıra’da tekrar disiplini ön plana çıkarmayı amaçladığı kaydedildi. ‘10 yılda kazanamazdı’ Bu arada Avrupa Şampiyonası yarı finalinde dün Rusya ile karşılaşan İspanya’da bu tarihi maçın yanı sıra Luis Aragones’in Fenerbahçe’ye transferi gündemin ilk sıralarında yer alıyor. 70 yaşındaki teknik adamın, Sarı-Lacivertli ekibin başına geçeceğini ilk duyuran gazete olan Marca, Aragones’in İstanbul’da çok para kazanacağını yazdı. Haberde, “Luis, Fenerbahçe’de 2 yıl için toplam 12 milyon Euro olacak. Bu kadar parayı İspanya Milli Takımı’nı 10 yıl daha çalıştırsaydı kazanamazdı” ifadesini kullandı. FANATİK yazarları diyor ki: Her şey yönetime bağlı Kimi beğendik ki! Futbol adına dünyaya pek çok yenilik, pek çok teknik adam ve futbolcu armağan eden bizler kolay beğenebilir miyiz? Rausch kupa kazanmış bir takım hocası olarak gelmişti. Hiddink de... Rıdvan’ın muazzam yorumlarına bayılıyoruz, ama o teknik adamlığa Fenerbahçe’de yalnızca 5 hafta dayanmadı mı? ‘2 Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu’ apoletine rağmen sezon bitmeden kovulan ‘Yeniköy kasabı’ Bosque Aragones’in veliahtı değil mi? ‘İspanya Milli Takımı’nın teknik direktörü Fenerbahçe’de başarılı olabilir mi?’ sorusunun cevabı elbette evet... Ancak koşulları var! Yönetim hocaya ne kadar alan bırakacak? Orada Raul’ü oynatmayan, burada pekala Alex’i kesebilir. O zaman ne olacak? Futbol felsefesinden ziyade disiplini ve tersliği, ‘sertliği’ ile anılan bir teknik adamın ‘ülkemizde’ başarılı olması yönetimin duruşuna bağlıdır... Dilerim Aragones de, Del Bosque gibi 6 ayda 9 milyon Euro kazanmaz! Hakan CAN İstikrar huzurevinde Scolari, Lüxemburgo, Hidding, Laudrup, Daum, Löw gibi isimler konuşulurken aradan Aragones’in çıkması camiada şok etkisi yaptı. Yöneticiler dünya kulübü olmayı vurguluyor. Büyük hedefleri ve 26 bin kombinenin hocası Aragones olamaz. Dünya futbolunda herkesin saygı duyduğu Zico’dan sonra hiç olmaz. Fenerbahçe, 70’lik Aragones ile istikrarı ancak huzurevinde yakalar. İspanyol başarılı da olsa farketmez, yönetim teknik direktör sınavında sınıfta kalmıştır. Yalçın TÜRK Samandıra’da yeni dönem Kariyerinden çok, yaşı ve ağzından kaçırdığı ırkçı sözle yargılanacak bir isim. Zico gibi, insani yönü yöneticiliğinden daha ağır basan bir kişilikten sonra, yöneticilik yönü insani yönünden daha ağır basan bir karakter. Futbolcular bu değişime uyum sağlamakta zorlanacak. Yönetim, Samandıra’da mutlak bir hakimiyet kuracağı ve asla suiistimal edilemeyecek bir disiplin getireceği konusunda hemfikir. Bütün kuşkular, keşkeler ve sorular lig başladıktan sonra yanıtını bulacak. Hasan Ali ATASOY Dikkat! Ters tepebilir Oyuncular idmanlarda aşırı yüklenme ve yanlış antrenman yaptıkları zaman sürantrene olurlar. Yıldırım, Zico’nun ‘hoşgörü’ takımı güleryüzlü Fenerbahçe’yi ‘despotluğuyla’ bilinen bir teknik adama emanet ediyor. Aragones, kişisel yapısının etkisiyle aşırı disiplin yüklemesi yapacaktır. Belli kaidelere uyarak, sistemli çalışmak profesyonel yaşamın gereğidir. Ancak bu disiplin yüklemesinin ayarı kaçarsa büyük zarar verebilir. Çünkü Fenerbahçe, Latin kökenli ve ağırlıklı olarak da Brezilyalı oyunculardan kurulu. Aragones, yaşının verdiği babacanlıkta biri değil. Zico’nun oluşturduğu huzur ortamına alışan futbolcular, geçimsizliği ve kendiyle kavga eden yapısıyla tanınan Aragones’le ne yapar, bilinmez. Kaan BORA Eski başkanlar diyor ki: Ali Şen: Zico gitsin dedim de... Ali Şen, Aragones’in doğru seçim olmadığını söyledi. Şen, “Zico iyi bir insan, ama büyük antrenör değildi. Gönderilmesini istiyordum. Ama ‘Zico gitsin, Aragones gelsin’ demedim. Aragones, Yılmaz Vural’ın yaşlısı. Bugüne kadar 22 takım çalıştırmış, sadece birini başarıya ulaştırmış. Fenerbahçe taraftarı Zico’yu çok seviyordu. Taraftarın benimsemediği bir hocayı takımın başına getirmek çok riskli. Hiç olmazsa, Real Sociedad’da altyapı antrenörlüğü yapan Tayfun Korkut yardımcı hoca olarak alınsın” dedi. Sazak: Yaşı büyük handikap Eski başkanlardan Güven Sazak, İspanyol hocanın yaşının handikap olduğunu belirtti. Sazak, “Bu andan itibaren ‘Hayırlı olsun’ deyip, bekleyeceğiz. Ama Luxemburgo daha genç ve dinamikti. Üstelik takımdaki Brezilyalı futbolcuların çokluğu nedeniyle de tercih edilmeliydi” ifadesini kullandı. Eski yöneticilerden Şevket Yılmaz da, “65 yaşından sonra dünyanın her yerinde insanlardan heyet raporu isterler. Umarım Fenerbahçe de bu belgeyi Aragones’ten istemiştir” sözleriyle İspanyol’un yaşına gönderme yaptı. Taraftar istemiyor Anketler de, taraftarların teknik adam seçiminden memnun olmadığını gösteriyor. Antu.com’da taraftarlara ‘Aragones’in teknik direktörümüz olmasını ister misiniz?’ sorusu yöneltildi. Cevap veren 39 bin 886 kişinin 29 bin 990’nı (yüzde 75.22) ‘hayır’ yanıtını verirken, ‘evet’ diyenlerin sayısı 9 bin 876’da (yüzde 24.77) kaldı. Cisse sürprizi Yabancı santrfor arayışını sürdüren Fenerbahçe'nin, Marsilya'nın 26 yaşındaki Fransız golcüsünün transferini bitirmek üzere olduğu bildirildi. 27.6.2008 Teminat verildi Teknik direktör Aragones ile anlaşan Fenerbahçe yabancı oyuncu transferine hız verdi. Bu doğrultuda çalışmalarını sürdüren Sarı-Lacivertli ekibin O. Marsilya’nın 26 yaşındaki golcüsü Cisse’yi almasının an meselesi olduğu bildirildi. Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk takımının istediği Kezman’ın yerine düşünülen Cisse için Sarı-Lacivertli ekibin Fransa’ya bir de teminat mektubu gönderdiği öğrenildi. 10 milyon Euro’luk teminat mektubu veren Fenerbahçe’nin transferde ne kadar ciddi olduğunu gösterdiği ve bonservis bedelinde indirim yapılmasını istediği kaydedildi. Güçlü ve hızlı 2012 yılına kadar Marsilya ile sözleşmesi olan Cisse’ye verilecek ücret açıklanmazken, Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek olması nedeniyle Fransız oyuncunun Fenerbahçe’ye sıcak baktığı belirtildi. Daha önce yine Fransa’da Auxerre ve İngiltere’nin Liverpool takımlarında top koşturan Cisse özellikle üstün fiziği ve hızlı sürati ile dikkat çekiyor. Bu arada Sarı-Lacivertli ekibin İspanyol golcü Guiza’da çıkabilecek bir son dakika pürüzü halinde bu futbolcunun yerine Cisse’yi kadroya katma hesapları da yaptığı bildirildi. Djibril Cisse kimdir? Ülkesi: Fransa Yaşı: 26 Boyu: 1.82 cm Kilosu: 78 Takımı: Marsilya Milli Takım: 37 maçta 9 gol Oynadığı kulüpler: Auxerre, Liverpool. Fanatik |
İşte F.Bahçe'nin rakibi! Fenerbahçe'nin Avrupa Şampiyonlar Ligi 2.ön eleme turundaki muhtemel rakibi belli oldu. İsviçre'nin Nyon kentindeki UEFA merkezinde yapılan kura çekimine geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale çıkan Fenerbahçe seri başı olarak katıldı. Şampiyonlar Ligi 1.ve 2. ön eleme turlarındaki eşleşmelerin belli olduğu kura çekiminde Fenerbahçe MTK Budapeşte ile eşleşti! Kura çekiminde Fenerbahçe'yi, Asbaşkan Şekip Mosturoğlu ile Dış İlişkiler Müdürü Turgut Acar temsil ederken Şampiyonlar Ligi 1. ön eleme turu maçları 15-16 ve 22-23 Temmuz, Fenerbahçe'nin de dahil olacağı 2. ön eleme turu maçları ise 29-30 Temmuz ile 5-6 Ağustos tarihlerinde oynanacak. |
Son aday Maniche fotomac Marco Aurelio'nun boşluğunu daha büyük bir isimle doldurmak isteyen Fenerbahçe, listeye aldığı Senna ve Alonso'nun maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle yön değiştirdi. Sarı-lacivertliler eski gözdeleri Maniche için yeniden devreye girdi İKİSİ DE BEKLEMEDE Mehmet Aurelio'yu Real Betis'e kaptırarak büyük darbe yiyen Fenerbahçe, bu oyuncunun yerini daha iyisiyle doldurmak için hummalı bir çalışma içinde. Gündeme önce Aragones'in İspanya Milli Takımı'ndan öğrencisi olan Villarreal'li Senna geldi. Ancak İspanyol kulübü, uçuk rakamlar isteyince bu transfer donduruldu. Liverpool'un İspanyol yıldızı Xabi Alonso da yine aynı gerekçeyle beklemeye alındı. Bunun üzerine daha ucuz bir ismin peşine düşen yönetim, geçen sezonun ikinci yarısını İnter'de kiralık geçiren Atletico Madrid'in Portekizli yıldızı Maniche'yi yeniden listeye aldı. FİYATI DAHA UYGUN Fenerbahçe, Zico'nun çok istediği Maniche'ye geçen mayısta da teklifte bulunmuş ancak 30 yaşındaki futbolcu, Fransa ya da İngiltere'ye gitmek istediği için teklifi reddetmişti. Maniche, Atletico Madrid'te kalmak istemiyor. İspanyol ekibi de 8 milyon euro fiyat biçtiği oyuncusuna "Kulüp bul" dedi. Ancak Maniche'ye bu fiyata alıcı çıkmadı. İştahı kabaran Fenerbahçe, ünlü oyuncuya bir kez daha 'Bize gel' dedi. Maniche, Aragones faktörü nedeniyle Fener'in teklifine bu kez sıcak bakıyor. Üstelik fiyatı da 4 milyon euro seviyelerine düştü. Sarı-lacivertliler, Madrid ile tekrar pazarlığa oturdu. MANİCHE KiMDiR? * Tam adı: Nuno Ricardo Oliveira Ribeiro (Maniche) * Doğum Tarihi: 11 Kasım 1977 * Doğum Yeri: Lizbon-Portekiz * Ülkesi: Portekiz * Boy: 1.73 * Kilo: 69 * Mevki: Orta saha * Forma numarası: 28 * Sözleşmesi: 30 Haziran 2009'da bitiyor. * İlk milli maçı: 2003 Mart-Brezilya * Milli takım kariyeri: 47 maçta 7 gol, 2006 Dünya Kupası 4.'lüğü OYNADIĞI TAKIMLAR: SEZON KULÜP MAÇ GOL 2007-08 İnter 8 1 2007-08 A. Madrid 15 2 2006-07 A. Madrid 28 4 2005-06 Chelsea 8 0 2005-05 D. Moskova 12 2 2004-05 Porto 20 3 2003-04 Porto 31 7 2002-03 Porto 29 7 2001-02 Benfica 0 0 2000-01 Benfica 26 1 1999-00 Benfica 28 10 1998-99 Alverca 26 3 1997-98 Alverca 29 5 1996-97 Alverca 23 2 KULÜP BAŞARILARI: 2003 UEFA Kupası şampiyonluğu, 2004 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, 2004 İntercontinental Kupası şampiyonluğu, 2003, 2004 Portekiz Ligi şampiyonluğu, 2004 Portekiz Süper Kupa şampiyonluğu, 2006 İngiltere Premier Ligi şampiyonluğu, 2008 İtalya Ligi şampiyonluğu. |
“Bir an önce sezon başlasın istiyoruz” http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2008-07-11_cesarmendiondo446.JPG Fenerbahçe Profesyonel Futbol Takımımızın Avusturya Kampı tüm hızıyla devam ediyor. Teknik direktörümüz Luis Aragones'in yardımcılarından Cesar Mendiondo Kamp Günlüğü programının konuğu oldu. Mendiondo, takımımızın yeni sezona nasıl hazırlandığını, hedeflerini ve kamp sürecini anlattı. Cesar Mendiondo takımın geride kalan kamp süresince durumunu şöyle anlattı: "Şu anda ilk haftayı tamamladık. Şu an için takımı izliyoruz ve tüm oyuncularımızın hepsini gözlemleyip analizlerini yapıyoruz. Buna göre de bir envanter hazırlıyoruz." Fenerbahçe'yi geçtiğimiz yıl Şampiyonlar Ligi'nden takip ettiklerini dile getiren İspanyol teknik adam, "Geçen yıl Şampiyonlar Ligi'nden takip ediyorduk. Belli düşüncelerimiz ve görüşlerimiz vardı ama önemli olan onlarla birlikte olup burada çalışmak. Bu sayede her oyuncuyu yakından tek tek tanıyoruz. Öncedeki görüşlerimizden daha iyi bir ekiple çalıştığımızı düşünüyorum. Fizik ve kondisyon olarak daha iyi olduklarını gördüm. Fiziksel olarak daha iyiyi elde etmek için daha da iyi yerlere gelmek için çalışacağız" diye konuştu. Kampın ilk günlerinde yağmur yağmasının çalışmalara etkisi konusunda ise antrenörümüz "Yağmur çalışmalarımızı etkiledi. Çünkü programımızı yağmuru da hesaba katarak planlamak durumunda kaldık. Bu tip yerlerde kamp yaptığınızda böyle şeyler olabiliyor ama çalışma açısından bizi kötü etkilediğini söyleyemem" dedi. Deivid'in durumu ile ilgili olarak ise Cesar Mendiondo, "Deivid'in durumu için çok üzgünüz. Diğer taraftan da şükretmemiz gerekir ki iyi bir takımımız var. Onun yerine düşünebileceğimiz ve yerine monte edebileceğimiz oyuncularımız var. Gönül isterdi ki Deivid bu sakatlığı geçirmesin ama biz yine de onun telafisini bulacağız" diye konuştu. Futbol ve antrenörlük kariyeriyle ilgili bir soruya İspanyol teknik adam, "Atletico Madrid'in altyapısında futbolcu olarak yetiştim. Luis Aragones tarafından yetiştirildim, o dönemin oyuncusuyum. Atletico Madrid'in A takımına kadar yükseldim. Sonrasında 7 yıl boyunca Katalan takımı olan Espanyol takımında oynadım, sonrasında da Medina takımında futbol hayatımı sona erdirdim. Antrenörlük hayatıma da Medina takımında ikinci antrenör olarak başladım. Atletico Madrid takımında sahadan sorumlu kişi olarak görev yaptım. Son olarak Luis Aragones beni Milli Takım için çağırdı. Antrenörlük kariyerimi de böyle tanımlayabiliriz" yanıtını verdi. Luis Aragones ile Fenerbahçe'ye gelmeye karar vermesinin nedenleriyle ilgili olarak ise Mendiondo, "İnsanın kariyerinde çok önemli kararlar vermesi gerekiyor. Ben Milli Takım'da çalışırken durumumdan mutluydum. Luis Aragones gibi sizi yetiştiren size değer veren bir hoca 'Seni istiyorum' dediğinde hocanıza hayır cevabını veremezsiniz. Ben de onu geri çevirmedim" dedi. Fenerbahçe'ye gelmekten dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen teknik adam "Sadece ben değil, tüm ekip arkadaşlarım çok mutlu. Geldiğimiz andan itibaren bize gösterilen ilgiden ve davranışlardan çok mutlu olduk. Herkese teşekkür ediyoruz. Buradaki olanaklar ve kulübün, takımın durumundan da gayet mutluyuz. Hepimiz biran önce Türkiye ve Avrupa Ligi'nin başlamasını bekliyoruz. Bu güzel kulüpte çalışma zamanımızı sürdürmek istiyoruz" dedi. Luis Aragones'e El master denmesinin nedenini ise Mendiondo şöyle açıkladı: "El master dememizin nedeni İspanya'da kullanılan bir ifade. İngiltere'de coach denilmesi gibi bir terim. Tabii ki daha önce söylediğimiz gibi onu maestro olarak görüyoruz. Senelerdir bu işi yaptığı için ve başarılı bir teknik adam olduğu için İspanya'da da teknik adamların saygısını kazanmış birisidir ve bunun örneğini en son Avrupa Şampiyonası'nda yaşadık. Ne kadar başarılı ve saygın bir hoca olduğunu bir kez daha kanıtladığını düşünüyorum. Tabi ki en önemlisi bir kez daha söylemek istiyorum Luis Aragones'in bizlerle çalışmak istemesi ve ekibine bizleri kabul etmesi." Mendiondo, "İspanya'dan arkadaşlarınız arayıp Fenerbahçe'yi soruyorlar mı, siz neler anlatıyorsunuz" sorusuna "Tabi ki arkadaşlarımız arıyor ve merak ediyor. Biz buraya gelmeden önce belki İspanya'da Türk futbolu daha az merak ediliyordu, daha az takip ediliyordu. Açıkça söyleyebilirim ki; bizler burada olduktan sonra bütün İspanya'nın ilgisini çekeceğimizi düşünüyorum. Bizim burada olmamızın Türk futboluna iyi etki edeceğini düşünüyorum ve bu kadar büyük ve köklü bir tarihe sahip kulüpte yer almamız tabi ki İspanya'da ki futbolseverlerin ilgisini çekecektir" yanıtını verdi. "Fenerbahçe'yi İspanya'da hangi kulübe benzetiyorsunuz" sorusuna ise Mendiondo "Fenerbahçe için Barcelona ve Real Madrid örneğini verebilirim. Çünkü burada Fenerbahçe'nin büyüklüğünden bahsediyoruz. Onlarda Fenerbahçe gibi büyük hedeflere sahip olan her zaman her kupayı kazanmak isteyen takımlardır. Bu iki kulüple karşılaştırabilirim" şeklinde yanıtladı. Takımımızın idmanlara topla çalışmaya hemen başlamasının nedeni ve yararları ile ilgili bir soruya İspanyol teknik adam, "Aslında bu İspanya'da her zaman için yaptığımız bir çalışmadır. Kamp çalışmalarda topu hiçbir zaman elinizden bırakmazsınız. Carlos Cassalana'nın da bir çalışma düzenidir topla çalışma. Her zaman yüksek tempo ile çalışmayı sever ve böyle bir fizik kondisyoner ile çalışıyorsak bu şekilde bir çalışma kaçınılmazdır. Tabi ki bundan sonrada taktik çalışmalarımız başlayacak fakat taktik çalışmalar başlayana kadar fizik kondisyonu belirli bir seviye getirmek çok önemlidir. Futbolcuları iyi hazırlamamız gerekiyor ki taktik antrenmanlarında herhangi bir problemle ve zorlukla karşılaşmamak için" yanıtını verdi. Teknik adam, takımımızın yeni transferi Güiza ile ilgili olarak ise "Çok büyük bir oyuncu. Çok büyük bir golcü ve geçen bunu İspanya liginde bir kez daha kanıtladı, İspanya Ligi'nin gol kralı oldu. Fenerbahçe içinde çok yararlı olabileceğini düşünüyorum. Zaten bir golcü için en önemli şey istatistikler ve sayılardır, zaten Güiza'da bunu ispat etmiş ve kanıtlamış bir golcü" diye konuştu. Yasir Kaya'nın "Fenerbahçe tek santraforla mı oynayacak? Oyun felsefeleri ve sistemleri nelerdir?" sorusuna ise Mediondo, "Bunu şimdiden yanıtlamak güç olur. Fakat şunu söyleyebilirim ki; Luis Aragones'in aklında hiçbir zaman tek bir oyuncu stili yoktur, her zaman aklında alternatifler vardır. İlk önce futbolcuları tanımamız gerekiyor, futbolcuların bizlere neler verebileceğini görmemiz gerekiyor. Bunları gördükten sonra Fenerbahçe'ye en uygun oyun stilini uygulamaya çalışacağız. Önümüzde hazırlık maçları var ve bu maçlarda oyuncuları daha iyi tanıdıktan sonra oyun stilimizin gelişeceğine inanıyorum" yanıtını verdi. Şampiyonlar Ligi'nde oynayacağımız MTK maçıyla ilgili İspanyol teknik adam, "MTK takımıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor, tanımaya ve gözlemlemeye çalışıyoruz. Onlarında hazırlık maçları var ve takip ediyoruz. Bir hazırlık karşılaşmalarında bir Romen ekibine karşı oynadılar ve yenildiler. Bundan sonrada çalışmalarımız devam edecek" dedi. Özel hayatıyla ilgili olarak ise Mendiondo, "Özel hayatımla ilgili şunları söyleyebilirim. İlk önce ailem İstanbul'da benimle birlikte yaşayacak. Onlarla birlikte yeni bir şehirde yeni bir yaşama adapte olacağız. Çalışmalarım dışında onlarla birlikte vakit geçirmek benim için keyif verici" dedi. Cesar Mendiondo, taraftarlarımızla ilgili ise "Taraftarımızla henüz buluşma ve tanışma imkanımız olmadı fakat daha önceden TV'den ve gazetelerden takip ettiğimiz kadarıyla Fenerbahçe'nin çok ateşli bir taraftarı var. Öncelikle onlara şunu söylemek istiyorum. Bizler buraya çalışmaya geldik. Birinci hedefimiz çalışmak ve takımı en ileri seviyelere götürmek ve alabildiğimiz kadar kupa almak" diye konuştu. |
Heyecan verici Fener geliyor! Her şey bir antrenörün kulüp başkanına ‘Eyfel Kulesi’ duruşuyla başlamıştı. Ama Aziz Yıldırım’dı o başkan ve yeter ki devirecek birşeyler gösterile kendisine. Tam bir bowling üstadı! Zico barbut oldu gitti. Ve sebep, kendi kanından olan yardımcılarıydı... “Bilmediğini okuyup öğrenen, bildiğini de ‘okuyup’ öğreten” Aziz Yıldırım, kulüp tarihinin en kariyerli hocasını getirdi. Allah yardımcısı oldu ki, İspanya yarı finalde elenmedi. Yoksa büyük yazarlar Aziz Yıldırım’a ‘üç kulhüvallah bir elham’ okuyup üstüne bir de üflerlerdi. Aragones de dualarla Valencia’ya kaçardı istavroz çıkara çıkara. “Dede” geldi. Huzurevlerinde yaşıtları ölümü beklerken O dünyanın en büyük futbolcularıyla koşularda aşık atmaya çalıştı, ‘Ortada sıçan’da ortaya geçmeye kalktı. Carlos’un 90’a attığı frikikte baraja geçti. Atıştan sonra da fırçayı bastı. Alex’in koltuk altından tutup itekledi. Can Arat’a markaj yaptı, yol gösterdi. Bir tek kaleye geçerken görmedim. Korkudan birkaç kez gözlerimi kapatmadım desem yeridir. Tabii ki birşey olacağı yoktu ama alışmışım bizim dedelere ninelere!... Basına kapalı kisvesi altında çoğu idmanı izledik. Artık İstanbul’dakiler problem olacaktır. Ve bu açık antrenmanlarda takıma çalıştırdığı taktik şablonu çıkardım. Çok enteresan kurallar getirdi. Alex’in korner atarken yapacağı işaretler, özelikle serbest atışlardaki bazı cinlikler vb... Ama o kadar da değil. Onları ifşa edersek Fenerbahçe’nin çalışmalarına haksızlık etmiş oluruz. Eğer sistemi oturursa gözlere bayram var. Geçeyim dedeyle geçen 15 kara güne. Kara derken yanlış anlamayın havadan bahsediyorum. 15 günün 2 gününü güneşli geçirince otomatik olarak insanın içi kararıyor da! Her kampta gençler olur ve onların değerlendirmesini iki satırla geçeriz. Öyle bir takım oldu ki Fenerbahçe, geçiştirecek iki isim var genç olarak, onlar da kaleci. Gerisi taş gibi futbolcular... Rıdvan Dilmen Ağabey kızmazsa bir cümlem var: Belki sakatlar moral bozuyor ama Fenerbahçe gerçekten heyecan veriyor. İşte kampın A’sı Z’si... Volkan Demirel: 7 “Susarım, işimi yaparım” moduna girmiş. Kesinlikle büyüdü. Bakışları bile daha profesyonel. Artık öyle sağa sola laf yetiştirmeyle birşey olmayacağını anlamış. Sadece çalışıyor ve kalitesini ortaya koyuyor. Daha ne istenir ki bir profesyonelden. Haa, bir de Aragones, Volkan diyemiyor. Demirel aşağı Demirel yukarı. Hayır Süleyman diyebilse daha net olacak. Kafamız karışmayacak. Alışamadık. Volkan Babacan: 5 Daha çok genç. Güzel kurtarışları var ama Fenerbahçe kalesi O’nun için Babil Kulesi... Şampiyonlar Ligi maçında O’nu kalede düşünemiyorum. Zamana ve deneyime ihtiyacı var. Swindon Town maçında öyle bir hata yaptı ki, topu çıkarmamak için, aldı rakibin ayağına verdi. Pırasa gibi doğrarlar Volkan seni aman ha! Mert: ? Bu gençler için buraya ne yazsak üzeceğiz biliyorum ama gelecekleri var. İyi niyetliler. Deneyimlerini artırsınlar yeter. Önder: 6 </STRONG>‘Moskovalı Önder nereden döner’ dedik. Gitmeden döndü. Gökhan Gönül’ü kessin diye bakıyor herkes. Ama öyle birşey yok. İkisi o kulvarın ağası. Bu senesi farklı olacak belli ki. Ayrıca Aragones’in beğendiği futbolcu tiplerinden olması avantajı. Hazırlık ve idman maçlarında kramponlarını az ve öz eskitti. Gökhan Gönül: 6 Hep yazıyorum futbola gönüllü bu Gökhan. Kulvarında top rahat salınamıyor. Kim geçse karşısında Gökhan’ı görüyor. Başlarda biraz Aragones’i takmaz havası vardı ama Carlos gibi o da durumun vehametini anladı. Buram buram kalite kokuyor. Can Arat: 7 İşte bu sene gerçek futbolcu oldu. Duruşu bile değişti. Şimdi kafaya oynar. Takıma girmek için fırsat kollayacak ve bence aldığı zaman da formayı bırakmayacak. Bilinçli vuruyor toplara. Edu ve Lugano kadar ofansa katılıyor, yerine çabuk dönüyor. Edu: 7 Aragones’in vazgeçilmezlerinden. Yerine oturmuş bir futbolcu. Eksiği yok fazlası var. Bence tüm eleştiriler boşa. Zaten çok taktığını da zannetmiyorum. Kendi havasında. Yasin: 6 Kendine güveni var. İyi çalışıyor. O da Can Arat gibi bulduğu şansı değerlendirir. Haddini biliyor. Kalitesinin farkında ve fırsat kollayacak. İyi bir kamp dönemi geçirdi. Lugano: 9 Dünyanın en profesyonel, en iyi çalışan futbolcularından olduğu kesin. Profesyonelliği, beyefendiliğiyle takıma örnek oluyor. Açıkçası bir gün Fenerbahçe’den giderse en üzüleceğim oyuncuların başında geliyor. Defansta müthiş bir güvence ve hücumda kafa adam! Gürhan: 9 Baştan beri inandığım bir futbolcu. Kampın en çalışkan ismiydi. Ceske Budejovice maçındaki performansı ve özellikle Guiza’nın golüne ortası ayakta alkışlanır. Semih gibi bir gün hakettiği yere gelecek. Carlos: 7 Uçmuş... Hayat dolu. İdmanlarda oturup sadece onu izleyip güldüm. Aragones’ten öyle fırçalar yedi ki görmeliydiniz. Bir yandan bozuluyor bir yandan durumu kurtarıyor. Argoyla geçiştireyim, tam bir fırlama. Büyük futbolcu böyle olur. Burak Yılmaz: 5 Hâlâ Beşiktaş’ta oynuyor. İstekli ama ne yaptığını bilmiyor. İsabetsiz pas şampiyonu. Maç sırasında hocası ne yap dediyse yapamıyor. Ya anlamıyor ya da dinlemek istemiyor. Aragones’le yontulursa benliğine kavuşur ve kendini gösterebilir. Yoksa Fenerbahçe’den ikinci sınıf bir takımın yolunu tutar. Çok çalışmalı, yeteneğini pozitif kullanmalı. Colin Kazım: 7 Varyeteci, iyi de kıvırıyor ama futbolunu beğenmeme rağmen kendisinin çocukça hareketleri beni itiyor. Dünyaca ünlü bir futbolcu olursa çekilmez bu adam. Fenerbahçe’nin 1 numarası da olsa böyle davranmaya devam ederse bu formayı giymemeli. Deniz: 6 Swindon Town maçında çok iyi değildi. Çok top kaybetti. Onsuz geçen Zicolu maçlar kendini çok aratmıştı. Daha iyi olabileceğini biliyor ve Deniz, Aragones’in baş adamlarından birisi olabilir. Fakat sakatlıktan yeni çıkmış olması zorluyor. Selçuk: 8 Bu sezon Selçuk’un yılı olacaktır. Kendine güveni üst düzeye çıktı. Kendisini anlayan bir hocayla çalıştığını düşünüyor. Aragones’in istediği tüm özellikler onda var. Sakatlık yaşamazsa 11’in değişmez elemanıdır. Çok iyi bir çalışma dönemi geçirdi. Yüzü gülüyor. Maldonado: 5 Hazırlık maçlarında iyi değildi. İdmanlardaki çift kale maçlarda da garanti paslar yapmasına rağmen Aragones ondan artı şeyler istiyor. Performansı çok da içaçıcı değil. Toparlaması çok önemli çünkü mevkisi kritik. Vederson: ? Fenerbahçe’nin doktorları bir garip. Bir tek ‘verem’ demediler bu adam için. Hafif sakatlıktan bahsederken bir anda ameliyat oldu. 1.5 ay yokken şimdi 3-4 aylardan bahsediliyor. ‘Gong’un sesini duydunuz, süre başladı. Bakalım ne kadar sürede geri gelecek. Ali Bilgin: 6 Sessiz sakin çalışıyor. Formayı istiyor. Hazırlık maçlarında da hata oranı düşüktü. Pres konusunda kondisyon eksikliği neden olsa gerek hocasının isteklerini diğer arkadaşları gibi yerine getiremiyor. İstanbul’daki rahatlama dönemiyle MTK maçında hazır olacaktır. Bu yoğun tempoya hiçbir kas, hiçbir hücre dayanmaz o kesin. Uğur Boral: 7 Milli takım moralli. Genelde asık suratlıdır ama bu kampta güldü eğlendi. Bir futbolcunun egosunu tatmin etmesi kadar büyük doping yoktur. O da kendini ispat ettiğine inanıyor ama yolundan da kendini alıkoymuyor. As takımda yeri hazır. Diğer milliler gibi geç katılsa da kampa, hemen toparladı. Tümer: ? Milli takımdan sakat geldi. Nasıl geldi, niye sakatlandı belli değil. Basın mensuplarına, taraftarlara, çevresine tavrı hiç hoş değil. Ağabeylik yapması lazım. İçeride iyi gözüküyor olabilir ama futbolcu olmak için önce dünyayla barışık olmak lazım. Carlos’tan ders alsın, eline su dökemez. Alex: 8 10 numara yakıştı. O’ndan görmediğimiz espriler, hareketler, sesler... Takım kaptanı olarak hocayla futbolcuların bağını kuruyor. İdmanlardaki ara pasları insanın rüyasına giriyor. Ustalık dönemini yaşıyor ve bunu herkese yaşatacak. Türkiye’de mutlu bir Brezilyalı. İlhan: 6 Ceske Budejovice maçında orta sahada görev yaptı Kezman ile birlikte. Forvette tüm isteğine ve becerisine rağmen son vuruşları yapamıyor. Yapabileceğini biliyor ama olmuyor. Galiba Semih’in eski hali gibi biraz stres yapıyor. İnançlı. Deivid: ? Neredeyse ayağına değen ilk topta ayağı kırıldı. Aurelio’nun gidişinden sonraki en ağır durum Deivid’in olmayışıdır. Annesinin ölüm haberiyle ikinci kez yıkıldı. Kısa sürede toparlamaya çalışacak. Kezman: 5 Bir depar atıyor gereksiz, sonra 5 dakika nefesini toparlamaya çalışıyor. Ne yapmaya çalışıyor anlamıyorum. Futbolu unutmuş gibi. Swindon Town maçında attığı gole rağmen kendisinden eser yoktu. Bir süre sonra problem çıkarmaya başlayabilir. Çünkü Guiza’yı geçmesi zor. Semih: 8 Alex gibi o da ustalığını konuşturuyor artık. Kafa golleri bir DVD’de toplanır güzellikte. Baktığınız zaman oyun karakterini bir adım ileriye götürdüğünü açık olarak görebiliyorsunuz. Sorumluluk almaya başladı. Kendini aşıyor. Avrupa’nın en önemli golcülerinden birisi Semih’tir. Guiza: 7 Tek maçta izledik ve birkaç idman hareketi. Basına kapalı antrenmanlarda bundan sonra da pek görme şansımız olmayabilir. İspanyollar onun için ‘Killer’ yani öldürücü diyorlar. Hava toplarını kesinlikle bırakmıyor. Yetenekleriyle dalga geçilmesinden hoşlanmıyor. Carlos ve Alex’in kendisiyle dalga geçmesine son idmanda çok sinirlendi. Gollük pası verin atsın. O kadar. Yenilgiyi kabullenecek bir tip değil. Aranan adam. Kaynak: Fanatik |
Maldonado'nun Gözyaşları...! http://www.ajansspor.com/resim/maldonado_aragones_gozyasi.jpg Aurelio'nun ayrılmasıyla oluşan açığı kapatmak için arayışlarını sürdüren Fenerbahçe’de yabancı kontenjan dolu olduğu için kadrodaki futbolculardan birinin gönderilmesi gerekiyor. Birinci sıradaki isimse Maldonado. Avusturya kampı sırasında yaşanan bir olay, bu konuyu iyice netleştirdi. Teknik direktör Aragones’in, Şilili oyuncuyu odasına çağırıp, 15 dakika başbaşa görüştüğü, Maldonado’nu toplantı bitiminde odadan, gözyaşları içinde ayrıldığı belirlendi. Arayışlar hızlandı Geçen sezon devre arasında büyük umutlarla alınmasına karşın, bekleneni veremeyen Şilili’nin, teknik direktör Aragones’in kendisini kadroda düşünmediğini söylediği için ağladığı iddia edildi. Bu olay sonrası Maldonado’nun menacerinin perşembe ya da cuma günü İstanbul’a geleceği öğrenildi. Bu arada İspanyol hocanın, ön liberoda elinde bir tek Selçuk olduğunu ifade edip, mutlaka takviye yapılması gerektiğini söylemesi üzerine yönetimin çalışmaları hızlandırdığı kaydedildi. |
Kraliyet ailesi İspanya gol kralı Güiza transfer edildiğinde soru işaretleri vardı. F.Bahçe'nin aradığı golcü müydü? Bu konuda mesafeli yorumlar yapılıyordu. Ancak ona boşuna "okçu" dememişlerdi. Önce Ceske, ardından Shakhtar'a iki akıl dolu gol attı. Herkes derin bir 'ohh' çekti. İkinci en çok merak edilen ise İspanyol boğası ile Süper Lig'in kralı Semih'in yan yana http://ads.sabah.com.tr/adserver/view.ads?d2hhdD16b25lOjI1NyZhbXA7bj1hZjU3ODQ1NA== oynayıp oynamayacağıydı. Aragones, bu merakı da giderdi. İkili, Ukrayna şampiyonu karşısında art arda golleri sıralayıp büyük işler yaptı. 40 YILLIK FENERLİ GİBİ İki krala, bir diğer kral Alex eşlik etti. Kaptan, bu kez bambaşka bir göreve soyunmuştu. Fizik olarak güçlenmiş, rakibe pres bile koyar olmuştu! Semih de orta sahaya kadar gelip, Alex'in pas trafiğini yönlendirişine yardımcı oldu. Güiza ise 40 yıllık Fenerli gibiydi. Semih'le iyi anlaşması, onsekiz içinde kendini unutturması, öldürücü gol vuruşları ve fırsatçılığıyla 'yatırımları boşa çıkarmayacağını' gösterdi. Otoriteler, dünyanın sayılı hücum hatlarından biri olan üçlü için "En az 60 gol atarlar" diyor. |
Yıldırım: "İki transfer daha yapabiliriz" Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 2008-2009 sezonu için yaptıkları transfer çalışmalarında 50 milyon Avro'luk bir harcama yaptıklarını belirterek, ''Parayı sokağa atmadık. Alınan verilen hepsi birer değerdir. Fenerbahçe'ye katkı yapacaklardır'' dedi. Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde yapılan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nın son bölümünde konuşma yapan Aziz Yıldırım, bazı eleştirilere yanıt verdi. Transferler için yüksek bedeller ödendiği yönündeki eleştirilere verdiği yanıtta Yıldırım, ''50 milyonluk, 60 milyonluk transferler yapıldı deniliyor. Fenerbahçe büyüyor diyoruz. 250 milyon dolar bütçelere geldik. Parayı saklayacak halimiz yok, yetkiyi sizden aldık. 50 milyon Avro harcandı, evet harcadık. Emre'nin 4,5 milyon Avro bonservisine verdik. Güiza'nın bonservisine 14 milyon Avro verdik. Aragones ve ekibine 3,5 milyon Avro veriyoruz. Bunların anlaşmaları 3-4 yıl. Parayı sokağa atmadık. Alınan verilen hepsi birer değerdir, kulübümüze katkı yapacak'' diye konuştu. Mehmet Aurelio'yu takımda tutamadıkları yönündeki eleştirilere de Yıldırım, ''Marko gitti, kıymete bindi. Eskiden bu kadar kıymetli değildi. Gidenin yeri dolmaz diye bir şey yok, biz doldururuz'' dedi. Gerekirse 1 veya 2 transfer daha yapacaklarını ifade eden Aziz Yıldırım, ''İstediğiniz zaman istediğiniz parayı verebilirseniz transfer yaparsınız. Bizim o gücümüz var'' diye konuştu. Başkan Yıldırım, kaleci transferi yapmayacak olmaları nedeniyle yapılan eleştirileri de yanıtladı. ''Kaleci sorunumuz yok. Gazetelerin yazdıklarıyla devam edersek bu işleri yapamayız. 20 yaşında kaleci, 1988 doğumlu Volkan Babacan. Ümit Milli Takım'ın kalecisi. Niye korkuyoruz kaleye geçmesinden. Real Madrid'deki Casillas örneği... Barcelona 20 yaşında vatandaşını koydu kaleye, Rüştü gitti oynayamadı. Niye korkuyoruz? Korkmayın. Biz korkmuyoruz, siz niye korkuyorsunuz? Sonra hesabı ben vereceğim, arkadaşlarımız verecek. Gazetelerin yazdıklarına fazla itimat etmeyin.'' Ezeli rakiplerinin stat projeleriyle ilgili karşılaştırmaların kendisini üzdüğünü ifade eden Aziz Yıldırım, şunları kaydetti: ''Statla ilgili karşılaştırma yapılması beni üzer. Biz Fenerbahçeliler'in gücüyle stadı yaptık. Türkiye'de bir çivi çakılmadığı zaman yaptık. Süsleme kısmını bundan sonra biz yaparız. Bizim stadımız, kim gelirse gelsin çok muhteşem olduğunu söylüyor. Bizim stat gerçek kullanımlığı olan bir stattır.'' Amatör şubelere daha çok yatırım yapacaklarını anlatan Yıldırım, futbol takımından beklentilerin büyük olduğunu ifade ederek, ''Şampiyonluktan başka bir şey düşünmediğimizi bilmenizi isterim. 10 yıldır, şahsım için söylüyorum, izin yapmadım. Fenerbahçe için hepimiz çalışıyoruz, müsterih olun'' diye konuştu. 1 milyon üye projesiyle ilgili olarak da gerekli çalışmaların yapıldığını anlatan Yıldırım, bugün bunun mümkün olmadığını, hukuki altyapısının hazırlanması gerektiğini anlatarak, ''Bunun için Sayın Bakan'la görüşme yaptık. Yeni bir spor yasası hazırlanıyor. Biz de çıkacak yasaya göre tüzüğümüzde ne yapacağımızı gelip genel kurulda anlatacağız. Genel kurul kabul ederse gerekli çalışmaları yapacağız'' diye konuştu. Yüksek Divan Kurulu Üyesi Ali Vatan'ın, formaların 9 misli fazlasıyla satıldığı iddiasına tepki gösteren kulüp başkanı Aziz Yıldırım, bunun doğru olmadığını söyledi. Yıldırım, forma fiyatlarının ''Üç Büyük'' kulüpte de aynı düzeyde olduğunu (75-80 YTL) ifade ederek, ''Adidas ile bir anlaşmanız var. Her yıl belli şartlarda fiyatlara ilaveler yapılır. 9 misli denilir mi?'' dedi. Fenerbahçe Sportif A.Ş.'nin 2 milyar dolar değerini aştığını kaydeden Yıldırım, bununla gurur duyduklarını ifade etti. Aziz Yıldırım, Ataşehir'de yapılması planlanan spor salonu ve tesisler için imar konusunun tamamlandığını, stadın arkasındaki Kenan Evren Lisesi'nin, lisenin başka bir yere yapılmak üzere arazisinin alınarak iş merkezi yapılması projesinde sorunların giderildiğini, yakın zamanda temel atacaklarını ifade etti. Yönetim Kurulu faaliyet raporunu okuyan Genel Sekreter Vedat Olcay, sözlerine vefat eden Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan'ı anarak başladı. Spor camiası ve Doğan'ın kederli ailesine başsağlığı dileyen Olcay, daha sonra şubelerdeki faaliyetlerle ilgili bilgiler verdi. Amatör şubelerde elde edilen şampiyonluklar, kupalar ve madalyalarla ilgili Yüksek Divan Kurulu üyelerini bilgilendiren Olcay, Pekin'de yapılacak Olimpiyat Oyunları'na katılacak milli takım kafilesinde 17 Fenerbahçeli sporcunun bulunacak olmasının kendileri için büyük bir gurur olduğunu kaydetti. Yüksek Divan Kurulu üyelerinin görüş ve temennileri bölümünde konuşan Ziya Bayatlı, kulübün kaleci transferi yapmama kararını eleştirdi. Sarı-lacivertli ekibin zorlu 3 kulvarda mücadele edeceğini hatırlatan Bayatlı, ''Kaleci konusunda başkan ve yönetim kurulunun acilen tedbir alması gerekiyor. Yoksa bir sakatlık durumunda sıkıntılı bir dönem yaşayabiliriz'' dedi. Konuşmacılardan Ali Vatan da konuşmasının bir bölümünde forma fiyatlarının yüksekliğini dile getirip, maliyetin 9 katı karla satıldığı iddiası üzerine kulüp başkanı Aziz Yıldırım ile kısa süreli tartışmaya girdi. |
Fenerbahçe'de borç bitti bitecek Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu'nda kulübün mali durumu açıklandı. Divan Kurulu başkanı, borcun 11 milyon 70 bin dolar azaldığını ve kulüp gelirlerinin de arttığını duyurdu. Toplam borcun 84 milyon 693 bin dolara düştüğü, kulüp gelirlernin de 550 bin ytl artışla 78 milyon 290 bin ytl'den 123 milyon 840 bin ytl'ye çıktığı belirtildi. Günay, bu tablonunu oluşmasında emeği geçen herkese teşekkür ettiklerini ve Fenerbahçe'yi aydınlık yarınların beklediğini açıklayarak, günden güne kulübün mali durumunun iyiye gittiğini ve Fenerbahçe'nin yakın bir gelecekte de dünya devleri arasına gireceğini söyledi. Öte yandan geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Futbol Federasyonu başkanı Hasan Doğan da unutulmadı. Spor camiası ve Doğan'ın kederli ailesine başsağlığı dileyen genel sekreter Vedat Olcay, Hasan Doğan'ı anan bir konuşma yaptı. |
Semih’in ÖSS sonucu 12 Temmuz’da milli oyuncumuz Semih Şentürk'ün ÖSS sonuçları belli oldu. Fenerbahçe’nin ve milli takımın golcü oyuncusu, nam-ı diğer “nöbetçi golcü” Semih Şentürk, Servet Çetin ve Uğur Boral ile birlikte Öğrenci Seçme Sınavı’na (ÖSS) girmişti. 12 Temmuz’da açıklanan sonuçlara göre Semih, Eşit Ağırlık 1’de ek puanlı olarak 288.848 puan yaptı. Eğitimini sürdürmek isteyen nöbetçi golcü, ÖSS’de aldığı bu puanla Marmara Üniversitesi’nde bir bölüme girmeyi hedeflediğini açıkladı. Semih Şentürk’ün aldığı bu puandan memnun olduğu belirtiliyor. Öte yandan Semih’le birlikte sınava giren Servet Çetin ve Uğur Boral’ın Öss sonuçlarını açıklamaktan kaçındıkları ya da gizli tutmayı tercih ettikleri öğrenildi. Xabi Alonso Pazartesi İstanbul'da! İspanya’dan gelen haberlere göre Xabi Alonso bugün Fenerbahçe ile masaya oturacak... Aston Villalı Gareth Barry’de ısrar eden Rafa Benitez, futbolcuları Xabi Alonso’nun gitmesine izin verdiğinden beri İspanyol oyuncunun talipleri bitmiyor. Juventus’un transfer etmeye çok yakın olduğu ancak son anda vazgeçtiği Alonso için Fenerbahçe’nin girişimlerini hızlandırdığı bildirildi. Mirror gazetesinin haberine göre Şampiyonlar Ligi’nde başarı hedefledikleri için Aurelio’nun yerini kaliteli bir yabancıyla doldurmak isteyen sarı lacivertlilerin İspanyol futbolcuyla bugün görüşeceği iddia edildi. fenerbahçe için tarihi bir gün olabilir. Bakalım Alonso’yu Kadıköy’de izleyebilecek miyiz... Kaynak: Goal.com |
Konsantrasyonumuz üst düzeyde http://www.fenerbahce.com/images/haber/2005/aragones002_2907.jpg Teknik direktörümüz Aragones çarşamba günkü maça hazırız mesajı verdi Fenerbahçemizin Teknik Direktörü Luis Aragones, Avrupa Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turundaki rakipleri Macar MTK Budapeşte'ye saygı duyduklarını ve hiçbir biçimde küçümsemediklerini söyledi. Luis Aragones, İspanyol futbolcumuz Daniel Güiza ile birlikte Samandıra Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında, yarınki maça iyi konsantre olmaları gerektiğini ifade ederek, ''Öncelikle MTK takımına saygı duyuyorum. Hiçbir biçimde rakibimizi küçümseme gibi bir düşüncemiz yok. Sahaya ilk adımımızı attığımız andan itibaren konsantrasyonumuzun en üst düzeyde olması gerekiyor. Rakibimiz de lige katılabilmeyi en az bizim kadar istiyor'' diye konuştu. Takımımızın yarınki maç için ne denli hazır olduğu sorusuna İspanyol teknik adamımız, ''Hazırlık kamplarındaki maçlar genelde oyuncuları görmem açısından önemliydi. Sonuç anlamında yorum yapmak istemiyorum. Shakhtar Donetsk maçında gördüm ki takım yavaş yavaş forma girmeye başladı. Yarınki maç hakkında da o istediğimiz formu yakalayıp sahaya çıkacağız'' dedi. Aragones, transfer isteyip istemediği, isterse hangi mevkiye olacağı sorusu üzerine de şunları kaydetti: ''Özellikle benim takımımdaki oyuncuların yaptıkları işlerden, formlarından, benim oyun yapıma ayak uydurmaya çalışmalarından çok memnunum. Her ekibin eksikleri olur. Bu başkan ve yönetimle yapacağımız konuşmalar ve oradan çıkacak kararlarla gerçekleştirebileceğimiz birşeydir. Bu, yönetim kuruluyla alacağımız ortak bir karar olacaktır.'' -KEZMAN KONUSU- Aragones, yabancı oyuncu kontenjanını açmak için Kezman ve Maldonado'nun gönderileceği yönünde spekülasyonların yapıldığının hatırlatılması üzerine, ''Kezman ile ilgili her ne denli basında ayrılmak istiyormuş gibi haber çıksa da, onunla yaptığım konuşmalarda ayrılmakla ilgili bir konu geçmedi. Maldonado ve Kezman, antrenmanlarda çok iyi çalışıyor fakat ilerleyen günler neyi gösterir bilinmez'' diye konuştu. Kezman'ın, gitmek istemesi durumunda gönderip gönderilmeyeceği sorusuna İspanyol çalıştırıcı, ''Kezman gibi bir oyuncu gitmek isterse takımda tutmak zorlaşır ama ben şu ana dek yaptığım konuşmalarda böyle bir izlenim almadım. Tabii her zaman için önce Fenerbahçe'nin çıkarlarını düşüneceğiz, sonra antrenörün kararı gelir'' diye yanıt verdi. Soruların ardından İspanyol teknik adam Türkçe ''İyi günler'' diyerek toplantıyı bitirdi. Maldonado ve Kezman'ın yarınki maçın 18 kişilik maç kadrosunda olup olmayacağı sorusuna ise Aragones ''Net birşey söyleyemem'' yanıtını verdi. -GUIZA: ''ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ''- Fenerbahçemizin İspanyol futbolcusu Daniel Güiza ise MTK Budapeşte karşısında turu geçmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Fenerbahçemize gelmekten memnun olduğunu ifade eden Güiza, ''Arkadaşlarımla uyumum da çok iyi. Yarın da önemli bir maç var. Rövanş maçı için avantajlı bir skor elde etmek ve turu geçmek için elimizden geleni yapacağız. Tüm gücümüzle sahada varolmamız gerekiyor'' dedi. İspanyol futbolcumuz, yanında Semih'in mi Kezman'ın mı oynaması gerektiği yönündeki soruya, ''İkisiyle de uyum konusunda sıkıntım yok. İkisi de büyük oyuncular. Hangisiyle daha iyi anlaşacağım zamanla belli olacak. Ama şu anda uyum konusunda ikisiyle de iyi anlaşıyorum'' diye konuştu. Daha önce oynadığı takımlara oranla Fenerbahçemizin hedeflerinin daha büyük olduğunun belirtilip, bunun kendisinde baskı yaratıp yaratmadığının sorulması üzerine Güiza, ''Fenerbahçe, hedefleri çok daha yüksek olan bir kulüp. Takımımın başarılı olması adına elimden gelenin en iyisini yapacağım. Bu benim için de fazla bir baskı unsuru oluşturmuyor, tersine beni kamçılıyor ve daha ilerilere doğru itiyor'' dedi. -KEZMAN VE MALDONADO ANTRENMANDA YOKTU- Basın toplantısının ardından sarı-lacivertlilerimiz, Samandıra Tesisleri'nde antrenmana çıktı. İlk 15 dakikası basına açık olan antrenmanda, Kezman ve Maldonado'nun yer almadıkları görüldü. Antrenmana 18 futbolcumuz katılırken, bu 2 futbolcumuzun, yarınki maçın 18 kişilik kadrosunda da yer alması beklenmiyor. |
Bir annenin oğluna mektubu :( CANIM OĞLUM Seni doğurduğum gün, Birkez daha doğmuştum. Seninle beraber tekrardan tadacaktım bazı duyguları Annelik duygusu hariç tabi Müsade et o da bana özel olsun Kişiliklerimiz o kadar zıttı ki oğlum Beni hiç umursamazdın Hep tartışırdık seninle Anlaştığımız tek konu Fenerbahçemiz'di O fanatik gs li babana rağmen Sen Fenerliydin Sana hamileyken hep FB marşlarını dinlerdim İçimde dönüp dururdun Doğmuştun nihayet Çok ağlayan bir bebektin FB marşlarını dinlemeden susmazdın Ve o marşlar çalmadan uyumazdın Babansa delirirdi Benim oğlum doğuştan Fenerli dedirtmem derdi Ama sadece demekle yetinirdi 4 yasındaydın bebeğim Dayın sen ve ben maça gitmiştik Senin ilk maçındı Şaşkın gözlerle izlemiştin etrafını Ve maçtan çok taraftarlara bakmıştın Maç bittiğinde Uche abin formasını fırlatmıstı Hala duvarında asılı o forma Binlerce taraftar içinden sana gelmişti Sen daha da büyüdüğünde gittiğimiz mçlarda Hep aynı tezahuratı ederdin Kadıköye ölmeye ölmeye geldik Belki şimdi hak veriyosundur Kadıköyde ölünmez yaşanır sözlerime Sence haklımıydım bebeğim? Sen iyice büyüdüğünde Fenerium mağazası açılmıştı Sürekli t-shirt alırdın oradan Sana sormadan dolabından alıp giyerdim onları Sense hep aynı seyi söylerdin Leş gibi kadın parfümü kokuttun t-shirtümü Sonra Fenerium alısverişlerine bende katıldım Gittiğimizde genelde günlerden salı olurdu Çünkü ben salı pazarına giderdim sen de direk Feneriuma giderdin Ben de işimi bitirince gelirdim Aklım zaten o sarı lacivert dünyada olduğundan pazarda fazla oyalanmazdım Ama nedense o gün sende benimle pazara gelmek istedin bebeğim Yaya yolunda bir karmaşamı çıktı Yoksa ışıklardamı bir sorun vardı Tam olarak hatırlamıyorum Hani seni doğurduğum gün bende doğdum dedim ya O arabanın seni öldürdüğü gün Bende öldüm Suçluydum evet suçluydum bebeğim Seni pazara sokmamalıydım Hemen Feneriuma gitmeliydik affet beni bebeğim Şimdi sen söyle bebeğim Kadıköyde yaşanır mı ölünür mü? Ben inancımı kaybetmedim Sen hala Kadıköydesin biliyorum Sen öldükten sonra içimdeki sarı lacivert tuz buz oldu Ve bütün dünyama sıçradı babana bile sıçradı Seni kaybedeli uzun yıllar oldu bebeğim Keşke milli takımımızın dünya üçüncülüğünü gs nin 6-0 lık yenilgisini görebilseydin Ama bir yerlerden görüyorsun buna eminim bebğim Fener güç Fenerli güç derdin hep Ben Fenerliyim bebeğim Ama herşeyden önce bir anneyim Kendine iyi bak bebeyim... ANNEN NOT: FB dergisinin taraftar mektupları bölümünden ALINTIDIR |
Bu sevda bitmez İspanya'nın Diariosport gazetesi, Luis Aragones'in, Barcelona'lı Samuel Eto'o'yu Fenerbahçe'ye istediğini ve beklediğini yazdı. Heyecanlı bekleyiş Milyonlarca Fenerbahçe taraftarı, yabancı forvet olarak kimin alınacağını büyük bir merakla beklerken, İspanya'dan heyecan dolu bir haber geldi. İspanya'nın Diariosport gazetesinin haberine göre Fenerbahçe, Barcelona'nın golcüsü Eto'o'nun peşine tekrar düştü. Gazete, "Aragones kollarını açmış onu Fenerbahçe'ye bekliyor" http://ads.sabah.com.tr/adserver/view.ads?d2hhdD16b25lOjI1NyZhbXA7bj1hZjU3ODQ1NA== başlığıyla verdiği haberde, İspanyol hocanın, Kamerunlu yıldızı istediğini yazdı. Alonso da sırada Gazete, bir süre önce Eto'o'nun Fenerbahçe'nin teklifini reddettiğini ancak sarı-lacivertli kulübün bu futbolcuda hâlâ istekli olduğunu vurguladı. Fenerbahçe kulübünün, daha önce Eto'o ile ilgilenmediğini açıklamasına rağmen, Kezman'ın takımdan ayrılmasından sonra Barcelona'lı golcü için girişimlerini hızlandıracağı belirtildi. Fener, ayrıca Alonso'yu getirmek için de Maldonado'nun satılmasını bekliyor. fotomac |
Goller uzak... Tur yakın... Fenerbahçe 2 kez kabusa dönüşen MTK macerasına iyi başladı !.. Sarı lacivertli yıldızlar topluluğu, Şampiyonlar Ligi 2. Ön Elemesi 1. maçında ağırladığı MTK'yı Roberto Carlos ve Selçuk'un ceza sahası dışından golleriyle 2-0 yendi. Bir çok gol pozisyonundan da yararlanamayan Fenerbahçe, bu sonuçla turu geçmek için büyük avantaj yakaladı. FENERBAHÇE: 2 - MTK BUDAPEŞTE: 0 STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu HAKEMLER: Serge Gumienny, Walter Vromans, Mark Simons (Belçika) FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Lugano, Edu, Roberto Carlos, Kazım, Selçuk, Alex, Uğur, Semih, Güiza MTK: Vegh, Horvath, Lambuliç, Balogm, Pollak, Nagy, Zsidai, Pinter, Patkai, Bori, Urban GOLLER: Dk. 15 Roberto Carlos, Dk. 59 Selçuk Şahin (Fenerbahçe) İLK YARIDAN DAKİKALAR Fenerbahçe maça yeni çubuklu formasıyla çıkıyor. Formanın çubukları alışılandan daha kalın. Tribünlerde büyük bir coşku var. Maça MTK'nın vuruşuyla başlandı. 2. Dakikada Alex'in kullandığı kornerin ardından Roberto Carlos'un kale sahasına havalandırdığı topa kaleci ve Semih birlikte yükseldiler. Belçikalı hakem, Semih'in rakibine faul yaptığına karar verdi. 5. Dakikada Alex rakip ceza sahasına sokulurken yerde kaldı. Fenerbahçeliler faul bekledi ama hakem devam dedi. 6. Dakikada Volkan, kendisine atılan geri pasını uzaklaştıramadı ama Bori'nin vuruşu üstten farklı şekilde auta gitti. 7. Dakikada Uğur Boral'ın soldan ortasında Güiza kafaya yükseldi ama savunma son anda topu uzaklaştırdı. 9. Dakikada Güiza soldan ceza sahasına girdi, sağ ayağının dışıyla ortaladı. Top, Kazım'ın başının biraz üzerinden geçti. 14. Dakikada Kazım iki rakibini birden çalımladı. Uzak mesafeden çok isabetli bir orta çıkardı, Güiza'nın sert kafa vuruşu üstten auta çıktı. GOL 16. Dakikada Roberto Carlos'un muhteşem güzesi geldi ve Fenerbahçe 1-0 öne geçti. Uğur Boral'ın geriye çıkardığı topta Roberto Carlos yaklaşık 30 metreden nefis vurdu. MTK'lı bir oyuncuya da çarpan top köşeden ağlarla buluştu. 20. Dakikada Alex serbest vuruşta Gökhan Gönül'ü kaçırdı, onun ortasında Edu arka direkte kafayı vurdu ama top auta çıktı. 21. Dakikada Uğur rakibini geçip ortaladı ama top kaleci Vegh'de kaldı. 26. Dakikada Roberto Carlos bir kez daha uzaktan vurdu ama bu kez isabeksiz. 30. Dakikada Semih topla ceza sahasına girdi, zor bir açıdan vurdu ama savunmaya da çarpan top kalecide kaldı. 32. Dakikada Semih'in ortasında Güiza kale sahası ön çizgisinden kafayı vurdu ama yandan auta çıktı. 34. Dakikada Uğur Boral ile Roberto Carlos arasındaki anlaşmazlıkta top kaptırıldı. Hızlı gelişen MTK atağında Fenerbahçe savunmasının arkasına atılan pasa Lugano ve Urban birlikte hareketlendi. Lugano'nunayak koyduğu topa Urban da dokundu ve atak autla sonuçlandı. 36. Dakikada ceza sahasının önünden kaleyi sol çaprazdan gören bir noktadan kazanılan serbest vuruşu Bori kullandı. Baraja çarpan top kornere çıktı. Köşe vuruşunda Balogm kale sahası içinde kafayı vurdu ama top kaleyi bulmadı. SARI KART 40. Dakikada Alex'in pasını eliyle kesen Bori sarı kart gördü. 42. Dakikada Alex ceza sahası dışından vurdu, kaleci Vegh 2 hamlede kontrol etti. 45. Dakikada Alex sağ kanattan korneri kullandı. Kaleciyi de geçen top kalenin önünde savunma oyuncularına çarptı ama kalecinin kucağına gitti. Hakem 1 dakika uzatma verdi. MAÇIN İLK YARISI 1-0 FENERBAHÇE'NİN ÜSTÜNLÜĞÜYLE SONA ERDİ. İKİNCİ YARIDAN DAKİKALAR İkinci yarı Fenerbahçe'nin vuruşuyla başladı. DEĞİŞİKLİK MTK'da Patkai oyundan çıktı Szabo girdi. 49. Dakikada Selçuk'un ceza sahası dışından şutu kalecide kaldı. 53. Dakikada bu kez Kazım şutunu çekti top yandan auta çıktı. 54. Dakikada Gökhan Gönül ceza sahası içinde topu kontrol etti, ekseni etrafında döndükten sonra ortaladı. Semih'in penaltı noktası yakınlarından vurduğu kafa kalecinin kontrolünde auta çıktı. SARI KART 55. Dakikada Selçuk sarı kart gördü. DEĞİŞİKLİK 57. Dakikada MTK'nın gol kralı futbolcusu Urban çıktı, yerine Pal girdi. GOL 59. Dakikada Fenerbahçe Selçuk'un golüyle 2-0 öne geçti. İlk golde olduğu gibi yine ceza sahası dışından vuruldu ve savunmaya da çarpan top ağlarla buluştu. SARI KART 63. Dakikada Pollak Kazım'a faul yaptığı için sarı kart gördü. 64. Dakikada MTK ceza sahasındaki karambolde Lugano'nun şutu direği yalayarak auta çıktı, Fenerbahçe 3. golden oldu. 66. Dakikada Semih zor pozisyonda çok güzel ortaladı, Güiza arka direkte iyi yükseldi ama kafa şutu yandan auta çıktı. DEĞİŞİKLİK 67. Dakikada Fenerbahçe'de Uğur Boral'ın yerine Gürhan oyuna girdi. 70. Dakikada ceza sahası dışına yönelen topa gerilerden gelen Gürhan gelişine vurdu ama üstten auta çıktı. 73. Dakikada ceza sahası sağ yan çizgisinden kazanılar serbest vuruşu Alex kullandı. Brezilyalı yıldızın ceza sahası ön çizgisine paralel pasında ceza sahası içindeki Kazım gelişine nefis vurdu. Ama top üst direkten geri geldi. DEĞİŞİKLİK 76. Dakikada Semih çıktı Emre Belözoğlu girdi. Emre ilk kez Fenerbahçe formasıyla sahada !.. DEĞİŞİKLİK 84. Dakikada bir başka yeni Fenerbahçeli oyuna girdi. Kazım'ın yerine Burak oyuna dahil oldu. 85. Dakikada Burak'ın ortasında top kalecide kaldı. SARI KART 87. Dakikada seri çalımlarla ceza sahasına sokulan Alex'i indiren Balogm sarı kart gördü. 88. Dakikada Roberto Carlos frikiği kullandı, baraja çarpan top kornere çıktı. MAÇI FENERBAHÇE 2-0 KAZANDI... Fenerbahçe sezonun, teknik direktör Luis Aragones de takımının başındaki ilk resmi maçına Avrupa kupası mücadelesiyle çıktı. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki son Avrupa kupası maçını geçen sezon Avrupa Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk karşılaşmasında Chelsea ile yapan sarı-lacivertliler, yeni sezonu da bir Avrupa kupası maçıyla resmen açtı. Fenerbahçe, UEFA Kupası 1. tur mücadelesinde MTK Budapeşte ile 30 Eylül 1999'da Kadıköy'de yaptığı rövanş karşılaşmanın ardından 9 yıl sonra rakibini yine Kadıköy'de konuk etti. Fenerbahçe Teknik Direktörü Aragones, MTK Budapeşte karşısında, hazırlık maçında Ukrayna'nın Shakhtar Donetsk'i 2-1 mağlup eden ilk 11 kişilik kadrosunu değiştirmedi. Sarı-lacivertli ekibin ilk 11'inde yeni transferlerden sadece Güiza yer alırken, Emre Belözoğlu ve Burak Yılmaz yedekler arasında yer buldu. İspanyol teknik adam, askerlik görevi nedeniyle takımın çalışmalarına geç katılan Emre'ye bu maçta ilk 11'de şans vermedi. Emre, MTK Budapeşte maçında Fenerbahçe formasıyla ilk kez Kadıköy'de bir karşılaşmanın kadrosunda yer aldı. Sarı-lacivertli ekipte, Kezman, Ali, Yasin, Deniz, Mert ve Maldonado'nun yanı sıra sakatlıkları bulunan Deivid, Tümer ve Vederson maç kadrosuna alınmadı. Fenerbahçe'nin eski Macar teknik direktörü Karlman Meszöly de karşılaşmayı izledi. Macaristan Futbol Federasyonu'nun genel sekreterliğini yapan Meszöly, MTK Budapeşte kafilesinin başkanı olarak İstanbul'a gelerek, Kadıköy'de iki ekibin mücadelesini izledi. Karşılaşmada tribünlerin büyük bir bölümü dolarken, özellikle migros kale arkası tribünü olmak üzere bazı tribünlerde yer yer boşluklar göze çarptı. Fenerbahçe'nin Brezilyalı savunma oyuncusu Edu, forma numarasını değiştirerek MTK Budapeşte maçına 4 numaralı yeni formasıyla çıktı. |
Şükrü Saraçoğlu kullanım klavuzu Fenerbahçe Kulübü, futbol takımının bu akşam Avrupa Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turunun ilk maçında MTK Budapeşte ile mücadelesi öncesi yaptığı açıklamayla Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı yönetiminin aldığı yeni sezonla ilgili önlemleri ve uygulamalarla ilgili taraftarını bilgilendirdi. Dumansız Hava Sahası' uygulamsına dahil edilen Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda artık sigara içilemeyecek. Kulübün internet sitesinde yapılan açıklamada, öncelikle 4207 sayılı yasa ile kamunun ortak kullanım alanlarında ve iş yerlerinde sigara ve diğer tüm tütün ürünlerinin kullanılmasının yasaklandığı hatırlatılarak, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın da 'Dumansız Hava Sahası' uygulamasına dahil edildiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, taraftarların sezonluk kombine kart veya biletlerinde yazan numaralardaki yerlere oturmalarının, herhangi bir kargaşa yaşanmasını önleyeceği, bu uygulamayla kimsenin zor durumda kalmayacağı vurgulandı. Maraton üst ve Fenerium üst tribünlerindeki taraftarların özellikle can güvenlikleri açısından balkon kısmında ayakta durmamaları gerektiğin belirtilerek, ''Taraftarlarımızın sarkma, birbirlerinin üzerine yüklenmeleri gibi durumlar istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Ayrıca, bu davranış tribünde oturan diğer taraftarların karşılaşmaları izlemesini de engellemektedir. Bu konuda diğer taraftarlarımızın haklarına göstereceğiniz özen ve hassasiyete şimdiden teşekkür ederiz'' denildi. UEFA ve Türkiye Futbol Federasyonu uygulamaları gereği merdivenlerin, giriş ve çıkış kapılarının boş bırakılması gerektiği hatırlatılan açıklamada,''Merdiven boşluklarında oturan, diğer taraftarlarımızın huzurlu bir şekilde maç izlemesini engelleyen ve kurallara uymayan izleyicilerimiz güvenlik kameraları ile tespit edilecek, biletli izleyicilerimiz maçtan çıkarılacak, kombine kart sahibi taraftarlarımızın ise kombine kartları iptal edilecektir" ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, "2008-2009 futbol sezonu için çocuk bileti uygulaması kaldırılmıştır. 0-6 yaş grubundaki çocuklar bilet sahibi refakatçileriyle birlikte stadımıza ücretsiz girebilecektir. Ancak stadyuma gelecek çocuklarımızın kimlik kartları velilerinin yanlarında olmalıdır. 6 yaş üzeri çocuklar için ise bilet alınması gerekmektedir. Yeni sezonla birlikte, maraton tribününün altındaki loca otoparkında bulunan stada giriş turnikesinden, sadece loca sahipleri giriş yapabilecektir. Maraton alt tribününden kombine kart sahibi olan taraftarlarımız bu girişi kullanamayacaktır. Çünkü, maraton alt tribününe ait kartlar, otoparktaki turnikelerde okunmamaktadır" denildi. Açıklamada stada giriş hakkında da bilgi verilirken, "Maraton Üst A-B-C-D-E bloklarından kombine kartı olan taraftarlarımız sadece 26 ve 27, maraton üst F-G-H-I bloklarından kombine kartı olan taraftarlarımız ise 32 ve 33 no'lu kapılardan stada giriş yapabilecektir. Fenerium alt D ve Fenerium alt özel tribünde kombine kartı olan taraftarlarımız, stada girişlerde 1 no'lu protokol ve basın giriş kapısını kullanacaklardır'' ifadeleri kullanıldı. KAYNAK: Goal |
“Heyecanlanmadım dersem yalan olur” 30 Temmuz 2008 Çarşamba Oyuncularımızdan Emre Belözoğlu, Fenerbahçe formasıyla ilk kez sahaya çıktığı zaman tatlı bir heyecan yaşadığını, taraftarın da kendisine yardımcı olduğunu söyledi. İlk kez Fenerbahçe formasını giydiği MTK maçı sonrası FB TV'ye açıklamalar yapan Emre Belözoğlu, "Her şeyin hayırlı ve iyi olmasını diliyorum. Değişikliğin yapıldığı ve oyuna girdiğim dakikalarda heyecanlanmadım dersem yalan olur. Bunlar tatlı heyecanlardı. Taraftarlar da yardımcı oldu. Çok güzel dakikalardı" diye konuştu. Maçı da değerlendiren Emre, "Biz sezona yavaş yavaş hazırlanan bir takımnız. Bizim bu takıma göre çok güçlü olduğumuz aşikar. Sadece konsantre olmadığımız dakikalarda biraz sıkıntı oldu. Konsantre olduğumuz anlarda ise etkili olduk. Daha fazla Daha fazla gol atabilirdik. Onların ise gol pozisyonu yok. Budapeşte'de turu çok rahat geçeriz. Artık bundan sonraki maçlara konsantre olmalıyız" diye konuştu. |
31.temmuz.2008 - perşembe (Yorum) Fenerbahçe’de neler değişti?Fenerbahçe, MTK Budapest karşısında aldığı 2-0’lık galibiyetle tura fazlasıyla yaklaştı. Yeni transfer Guiza’nın golsüz geçtiği gecede, Fenerbahçe’nin yeni oyun yapısı akıllarda soru işaretleri bıraktı. Ve nihayet Fenerbahçe’yi bir resmî maçta izleme fırsatı bulduk demek isterdim ama Fenerbahçe, MTK karşısında biraz ciddileştirilmiş bir hazırlık maçı performansıyla oynadı. Maç boyunca sahada çokça dinlendi, istediği bölümlerde oyunun temposunu yükseltti, sadece bir ciddi pozisyon verdi. Attığı iki golün yanı sıra net pozisyonlar bulan Fenerbahçe, iki defa rakip fileleri havalandırarak, kendini sıkmadan tur için avantajlı bir sonuç almayı bildi. Bu şekilde geçen bir maçtan sonra ancak Fenerbahçe’nin nasıl bir kurguyla sezonu sürdüreceğine dair ipuçlarına bakalım. Alex kimdir, ne işe yarar? Alex bu sezon, geçen yıllara göre gole daha uzak oynayacak gibi görünüyor. Geçen yıl tek santraforla oynayan Fenerbahçe’de, tek hücumcuya en yakın oynayan isim Alex’ti. Oysa bu yıl sarı-lacivertliler iki santraforla oynadığı için, Alex topla daha geride buluşuyor ve hücuma yönelik ilk toplar ondan çıkıyor. Guiza-Semih ikilisinden biri, sıklıkla Guiza sırtı dönük olarak Alex’ten top alıp, kanat hücumcularıyla beraber hücum varyasyonları geliştiriyor. Asist işi kimde? Alex, son pasçı olmadığına göre, oraya dikilen iki santraforun bir şekilde asiste maruz kalması lazım ki gol olsun. O işler artık kanatlara düşüyor. Fenerbahçe’nin bu sezon oyunu domine edebilmesi için Kazım’ın ve Uğur’un kıvraklığına çok ihtiyacı var. Bu maçta karşılarında kendilerinden çok daha zayıf oyuncular bulan iki açık oyuncusu rakiplerinin izzet-i nefisleriyle oynadılar. Ancak turlar ilerledikçe bu işlerin bu kadar kolay olmadığını biliyoruz. Vederson ve Deivid’in sakatlıkları işin başında sorun yaratabilir çünkü bu oyuncuların alternatifleri ya da mevkinin gerçek sahipleri onlar. Kanatlar tıkandığı zaman oralara nefes aldıracak alternatif modeller şart. Semihsiz, Emreli zamanlar Maçın son 15 dakikasında Fenerbahçe maça Semih’in yerine Emre’yi alarak devam etti. Yani forvet teke inmiş, orta alan üç kişiye çıkmış oldu. 15 dakikalık oyun bize bu yapıyla Fenerbahçe’nin zorlanıp zorlanmayacağı konusunda net bir görüntü vermedi. Ancak Guiza’nın fizik gücünün Kezman’a göre çok daha fazla olduğunu söylemek mümkün. Dolayısıyla tek forvet ihtimalinde geçen sezona göre bir avantaj sağlanmış olduğu ortada. Savunma dolayları Maçtan önce de Goal.com’da belirttiğimiz gibi savunmanın sağındaki ve solundaki tedbirsizlik hâli, hâlâ bizler için soru işareti. Beklerin fazlaca hücum katkısı yapması, Edu-Lugano ikilisini fazlaca yalnız bırakabilir. MTK, Fenerbahçe’nin üzerine gelemediği için bu durumun nasıl sonuç vereceği konusunda fikir edinmek zordu. Daha güçlü bir takım olsaydı taktik anlayış farklı olur muydu mesela? Bilmiyoruz. Tur değerlendirmesi Fenerbahçe’nin rakibinden açık ara daha üstün olduğu ortada. İç sahada gol yemeden iki farklı galibiyet de alındığına göre, bu aşamada sorun olmaz. Bu kadro kalitesiyle 3. öneleme turunda da sorun yaşanacağını sanmıyorum. Ancak hâlâ Fenerbahçe’nin gerçek gücü hakkında bir fikir edinmek için erken. KAYNAK. Goal |
|
31.temmuz.2008 - perşembe F.Bahçe'den Hakan Şükür açıklaması Fenerbahçe Kulübü'nün resmi sitesinden yapılan açıklamada, ''Hakan Şükür ile kulübümüz arasında hiçbir görüşme yoktur ve olmamıştır'' dendi. Galatasaray'la sözleşmesi sona eren Hakan Şükür'ün, Fenerbahçe'ye gitmesi için çalışmalar başlatıldığı yönünde medyada yer alan haberler üzerine yapılan açıklamada, "Milli futbolcunun kendisinin de açıklama yapmasına ve söylentilere açıklık getirmesine rağmen, hala daha Hakan Şükür ile kulübümüz hakkında haberler yapılması yakışık almamaktadır. Hakan Şükür ile kulübümüz arasında hiçbir görüşme yoktur ve olmamıştır" denilerek söylentilere son nokta konulmuş oldu. Hakan Şükür geçtiğimiz günlerde futbol kariyeri ile ilgili nihai kararı önümüzdeki hafta açıklayacağını belirtmişti. KAYNAK: Goal |
|
31.temmuz.2008 - perşembe İspanyol basınından Aragones ve Fenerbahçe üzerineFenerbahçe'nin 2-0lık MTK Budapeşte galibiyeti İspanyol basınında geniş yer buldu. UEFA, Fenerbahçe'nin MTK Budapeşte'ye 2-0 galibiyeti için, ''Luis Aragones, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndaki başarısından sonra kendini bir kez daha gösterdi'' yorumunu yaptı. Türk devi' Fenerbahçe'nin, Macaristan şampiyonu MTK Budapeşte'yi yenerek, önemli bir avantaj sağladığı belirtilen haberde, ''Evsahibi takım, daha maçın 15. dakikasında Brezilyalı veteran Roberto Carlos'un 35 metreden attığı muhteşem golle 1-0 öne geçti'' denildi. Aragones farkı Fenerbahçe bu galibiyetle İspanyol basınından da olumlu not aldı. Teknik direktör Luis Aragones ve futbolcu Daniel Güiza'dan dolayı Fenerbahçe'yi çok yakından takip eden İspanyol basını, MTK Budapeşte karşısında, ''Luis'in Fenerbahçesinin iyi bir futbol ortaya koyduğunu ve turu neredeyse garantileyen bir sonuç aldığını'' yazdı. Marca gazetesi, ''Luis kazanıyor ve hoşa gidiyor'' başlığını atarken, Güiza'nın da 5 gol pozisyonuna girerek, futboluyla taraftarlardan büyük alkış aldığını belirtti. AS gazetesi de, ''Luis ve Güiza ilk sınavlarını geçiyorlar. Fenerbahçe rahat kazandı'' derken, ABC ve El Mundo Deportivo da ''Fenerbahçe'de Luis ve Güiza'dan iyi başlangıç'' yorumunda bulundu. KAYNAK: Goal |
1.ağustos.2008 - cuma Söz sizde: Üç büyükler Avrupa’da ne yapar?Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın Avrupa kupalarındaki rakipleri, bugün çekilen kurayla belli oldu. Turkcell Süper Lig’in 2007/2008 sezonu şampiyonu olan Galatasaray, Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Romanya ekibi Steaua Bükreş ile eşleşti. Birçok zorlu rakip arasından nispeten kolay bir eşleşme çıkmış gibi gözükse de, Romanya futbolunun lokomotifi Steaua hafife alınacak bir takım değil. Lacivert kırmızılılar geçen yıl, 18 takımlı Romanya Ligi’ni şampiyon CFR 1907 Cluj’un 8 puan gerisinde 2. sırada tamamladılar. Steaua, şampiyonluğu önceki sezon da ezeli rakibi Dinamo Bükreş’e kaptırmıştı. Fener’e muhtemelen Partizan Turkcell Süper Lig’i 2. sırada tamamlayan Fenerbahçe, ilk maçta 2-0 mağlup ettiği MTK Budapeşte’yi geçerse, İnter Bakü-Partizan Belgrad eşleşmesinin galibiyle oynayacak. İnter Bakü, geçen sezon 14 takımlı Azerbaycan Ligi’ni, Olimpik Bakü ile aynı puanda bitirerek averajla şampiyon oldu. 1997 yılında kurulan lacivert beyazlı ekip, maçlarını 15.000 kişilik Shafa Stadı’nda oynuyor. 1945 yılında kurulan Partizan ise Yugoslav futbol ekolünün Kızılyıldız ile beraber en büyük iki isminden biri. Çok ateşli bir taraftar desteğine sahip olan Partizan, maçlarını 32.887 kişilik Partizana Stadı’nda oynuyor. Belgrad ekibi, geçen yıl ligi en yakın rakibine 5 puan fark atarak şampiyon tamamladı. Kartal’a Boşnak rakip UEFA Kupası’nda mücadele eden Beşiktaş ise, Bosna Hersek temsilcisi NK Siroki Brijeg ile eşleşti. Siroki Brijeg, 10.000 nüfuslu küçük bir kasabanın takımı. Geçen yıl 16 takımlı ligde, FK Modrica’ya şampiyonluğu 1 puanlık farkla kaptırdılar. Bosna ekibi, bundan önceki turda Arnavut temsilcisi Partizani Tiran’ı eledi. Üç takım da dişine göre rakiplerle eşleşmiş gibi gözüküyor. Şimdi söz sözde; Türk futbolunun lokomotifleri Avrupa kupalarındaki bu sınavlarında ne yaparlar? KAYNAK: Goal |
AÇIK ARA FARK ATARIZ http://www.fenerbahce.com/images/haber/2005/volkan038_0108.jpg Fenerbahçemizin milli kalecisi Volkan Demirel, iyi bir hazırlık dönemi geçirdiklerini ifade ederek, ''Hem hocalarımız bizi tanıdı, hem de biz onlara alıştık. Böyle giderse bu sezon rakiplerimizin korkulu rüyası olacağız. Açık ara fark atarız bence'' dedi. Fenerbahçe Kulübümüzün aylık dergisinin ağustos sayısında röportajı yer alan Volkan, yeni sezonla ilgili iddialı konuştu. Hedeflerinin mücadele ettikleri kulvarlardaki bütün kupaları almak olduğunu kaydeden Volkan, şunları söyledi: ''Hazırlık kampı çok yüksek düzeyde kondisyon yüklediğimiz bir dönem oldu ve belli ki sezon hazırlığımız böyle sürecek. Bu tempoya takım olarak ayak uydurduk, istediğimiz de buydu, çok memnunuz. Hem hocalarımız bizi tanıdı, hem de biz onlara alıştık. Böyle giderse, bu sezon rakiplerimizin korkulu rüyası olacağız. Açık ara fark atarız bence.'' Avrupa hedefi olup olmadığı ve hangi takımın formasını giymek istediği sorulan Volkan Demirel, ''İleride Avrupa'da bir takım da oynamak isterim ama takım ismi veremem. İngiltere veya İspanya ligi tercihim olabilir'' dedi. -''O AN HAYATIMDAN SİLİNSİN İSTİYORUM''- Volkan, A Milli Futbol Takımı'nın Avrupa Şampiyonası'nda Çek Cumhuriyeti ile yaptığı maçta rakip futbolcu Jan Koller'i iterek kırmızı kart gördüğü pozisyonla ilgili, ''O an hayatımdan silinsin istiyorum'' dedi. Yaptığı bu hareketten dolayı pişman olup olmadığı sorulan sarı-lacivertli file bekçisi, ''Evet hem de çok. O an hayatımdan silinsin istiyorum'' diye yanıt verdi. |
Colsa Fener'de Aurelio'nun boşluğunu doldurmak için bir süredir arayışta olan sarı-lacivertli ekip, Xabi Alonso transferi gerçekleşmeyince, Aragones'in eski öğrencisi Colsa'yı renklerine bağladı 5 MİLYON EURO F.Bahçe, Güiza'dan sonra kadrosuna bir İspanyol daha katıyor. Real Betis'e giden Aurelio'nun yerine bir süredir ön libero arayışında olan http://ads.sabah.com.tr/adserver/view.ads?d2hhdD16b25lOjI1NyZhbXA7bj1hZjU3ODQ1NA== ve öncelikle Xabi Alonso'yu almak isteyen F.Bahçe, bu transferin gerçekleşmemesi üzerine Racing Santander'in orta saha oyuncusu Gonzalo Colsa'yu renklerine bağladı. Dün iki kulüp yöneticileri arasında yapılan görüşmede her konuda anlaşma sağlandı. Buna göre F.Bahçe, İspanyol kulübüne Colsa için 5 milyon euro ödeyecek. İSTİKRAR ABİDESİ 2001-02 sezonunda Atletico Madrid'de Aragones'in öğrencisi olan ve İspanyol çalıştırıcının 2003- 04'te Mallorca'ya aldırdığı 29 yaşındaki Colsa, Güiza ile de yan yana oynadı. Santander'in en istikrarlı ve başarılı isimlerinden biri olan İspanyol futbolcu, geçen sezon takımının 35 maçında ilk 11'de forma giydi. Üç maçta ise sonradan oyuna giren Colsa'nın iki de golü bulunuyor. Teknik direktör Luis Aragones'in, Colsa transferini sevinçle karşıladığı öğrenildi. COLSA KiMDiR? * Doğum tarihi: 02.04.1979 * Doğum yeri: Santander * Uyruğu: İspanya * Boy: 1.85 * Kilo: 83 * Mevki. Orta saha * Forma no: 8 KULÜP BAŞARILARI: 1.85 boyunda ve 83 kilo ağırlığındaki orta saha oyuncusu 1997-98'in ikinci yarısında Racing'de profesyonel kariyerine başladı. İspanya Ligi'nde ilk maçına 22 Şubat 1998'de Deportivo La Coruna karşısında çıkan Colsa, Atletico Madrid'e transferinden önce dört yıl aynı ekibin formasını giydi. 2002'de Valladolid'e giden ve burada 37 maçta oynayan Colsa beş gol attı. Ertesi yıl Mallorca'ya transfer olan Colsa bu takımda da 32 maçta 3 gol kaydetti. 2004'te tekrar Atletico Madrid'e dönen Colsa 2005- 2006'da 15 maçta bir gol attı. 2006- 2007'de ise takımı Racing'e döndü. BARIŞ ERTÜL Son saatleri Fenerbahçe yönetiminin teklifi kabul edeceği ve ülkesine giden Sırp oyuncunun başkent Paris'e geçerek imza atacağı öğrenildi. YÖNETİM DE RAZI Fenerbahçe Kezman'dan, Kezman da Fenerbahçe'den kurtulmak üzere! PSG, geçen hafta sarı-lacivertli yöneticilerle İstanbul'da yaptığı görüşmelerden sonuç alamadığı Sırp futbolcu için yeni bir girişim başlatmaya hazırlanıyor. Fransız ekibinin bu kez 4 milyon euro'luk bir teklifle Fenerbahçe'nin kapısını http://ads.sabah.com.tr/adserver/view.ads?d2hhdD16b25lOjI1NyZhbXA7bj1hZjU3ODQ1NA== çalacağı öğrenildi. Kulislerden sızan bilgilere göre sarı- lacivertli yönetimin 4 milyon euro'yu kabul edecek. BAĞLANTIYA GEÇTİ Fenerbahçe, istediği fiyattan çok aşağıda teklifle geldiği için PSG'li yöneticileri geri çevirmişti. Önceki gün ülkesine giden Sırp oyuncunun, menajeri kanalıyla PSG ile temasa geçip, "Gerekirse kendi alacağım paradan fedakârlık ederim. F.Bahçe için rakamı biraz daha yükseltin" dediği ileri sürüldü. Transferin her an sonuçlanabileceği, Mateja Kezman'ın imza için Paris'e geçmeye hazırlandığı belirtiliyor. fotomac |
3.AĞUSTOS.2008 - PAZAR Psg Kezman'dan vazgeçmiyor Fenerbahçeli futbolcu Kezman’ı transfer etmek isteyen Paris Saint Germain vazgeçmiyor. Fransa'nın dünyaca ünlü futbol dergisi France Football bu haftaki sayısında Sırp futbolcunun bir kaç güne kadar resmen Parisli olacağını iddia etti. France Football'da çıkan habere göre Kezman'ın Fenerbahçe'den yıllık 2. 5 milyon Euro almasına karşı, yine de ilk 11 de oynayabilmek için Paris Saint Germain'in daha düşük teklifini kabul edeceğini, Fransız kulübünün Fenerbahçe ile de anlaşmak üzere olduğunu ileri sürdü. Dergi haberinde Fenerbahçe ile Paris Saint Germain kulüplerinin anlaşmaya çok yakın olmasına kanıt olarak, Kezman'ın MTK maçında oynatılmayarak, Fransız Kulübü ile UEFA kupasında mücadele etmesine olanak tanınmasını gösterdi. Ayrıca France Football’da Fenerbahçe'nin Kezman için 3-4 milyon civarı bir bonservis bedeli istediğini, Paris Saint Germain'in ise önümüzdeki yıl satın alma opsiyonlu kiralama formulünü önerdiğini yazdı. İki kulüp arasında telefon trafiğinin devam ettiğini iddia eden dergi, görüşmelerin olumlu devam ettiğini ve önümüzdeki günlerde Fransız Yöneticilerin İstanbul'a gelerek bu transferi noktalayacaklarını ileri sürdü. KAYNAK: Goal |
4.ağustos.2008 - pazartesi Kurum olmadan büyük olunmaz! Uğur Meleke, “Şampiyonlar Ligi’nde Çeyrek Final takımı olmak için nasıl bir tutuma ihtiyaç var” sorusunu futbol kamuoyunun tartışmasına açtı. Fenerbahçe, Avrupa’da daha sağlam bir konuma doğru ilerlerken, kurum kültürünü ticarî bir perspektifin üzerine kuruyor. Appiah gibi yüreğini sahaya koyan oyuncuları geride bırakmak pahasına. Milliyet Gazetesi’nin futbol yorumcularından Uğur Meleke, Fenerbahçe’nin dünya kulübü olma hedefinden yola çıkarak, Şampiyonlar Ligi’nde ilk sekiz mücadelesi veren takımların nasıl tutumlar geliştirmesi gerektiği yönünde bir yazı kaleme aldı. Meleke, yazısının son bölümünde, büyük bir kulübün, Avrupa’da ilk sekiz kovalayan bir kulübün futbolcularıyla ne tür ilişkiler kurması gerektiğinden yola çıkarak, Appiah’ın geçen hafta içinde yaptığı açıklamaları ve Emre geldikten sonra 5 numaralı formanın Yasin’den alınmasını örnek gösteriyor. Karşı örnek olarak da 10 numarayı Seedorf’tan almayarak, Ronaldinho’ya boş numaralardan birini önermesini gösteriyordu. Aslında Meleke’nin verdiği örnekler son derece doğru ve bir tutarlılık arz ediyor. Ancak eksik olan kısımlar var. Düzenli olarak Avrupa’nın üst düzey takımlarıyla mücadele etmenin yolu, bir kurum kültürüne sahip olmaktan geçiyor. Meleke bu anlamda son derece haklı. Fenerbahçe’de forma giymiş, sarı-lacivertlilerin Avrupa vizyonunu A noktasından B noktasına taşımasında önemli katkılar sağlamış Appiah’ın sakatlanmasından ve ölümle baş başa bırakılmasından Fenerbahçe sorumludur. Neyse ki bu oyuncu sağlığına kavuşmuş durumda. Emre gibi Fenerbahçe’nin bu yılki sükseli transferi 5 numarayı isterken formayı Yasin’e bırakmaksa ticarî açıdan Fenerbahçe’ye zarar getireceği (daha doğrusu daha az kâr getireceği) ortada. Ancak bu durum başka bir sakatlığı beraberinde getiriyor. Emre’nin 5 numarayla olan ‘kurumsal’ bağı, Fenerbahçe’nin sözleşmeli oyuncularıyla olan kurumsal bağından daha güçlü görünüyor. Yani sorun bir kurum olmaktan, kurum olarak bir kültür üretememekten kaynaklanıyor. Baktığımız zaman Fenerbahçe’nin her geçen yıl daha büyük bütçeler, daha ‘Avrupai’ transferler yaptığını görüyoruz. Marka bilinirliği açısından da Fenerbahçe aşama kat etti kuşkusuz. Ve Fenerbahçe bu yıl da Şampiyonlar Ligi’nde geçen yıl gösterdiği performansın bir benzerini gösterirse, Lyon’un girdiği kanala çok yaklaştığını gösterecek. Fakat Fenerbahçe’den Milanvari yaklaşımlar beklemek şu an için mümkün görünmüyor. Çünkü bir futbolcu Milan formasını üzerine giydiğinde, kendi değerine değer katıyor. Fenerbahçe bir yıldız futbolcuyu kadrosuna kattığındaysa, bu oyuncunun Avrupa piyasasındaki kredibilitesi, Fenerbahçe’nin imajına katkı sağlıyor. İşte aradaki fark buradan çıkıyor. Appiah’ın sakatken Fenerbahçe tarafından ‘işe yaramaz’ damgası yemesi de bundan. Tavır tamamen insanlık dışı, kabul edilemez bir tavır. Fenerbahçe forması altında sakat sakat forma giyen ve yaşamının tehlikeye atılması gibi bir durumla karşılaşan Appiah için hiçbir şey yapılmamasının altında, ‘kulübe faydası olmayanın gözümüzde değeri yoktur’ algılaması bulunuyor. Ezcümle; Fenerbahçe’nin ilk sekiz kovalayan kulüp olmaktan, ticaret dışında başka değerleri olan bir kurum kimliğine kavuşmaya ihtiyacı var. Bu kimlik sağlandığında zaten büyük futbolcular seve seve bu kulübe gelip, Fenerbahçe’nin ‘uygun olan’ formasını giymekten keyif alıyor olacaklar. İşte çeyrek finaller yarı finaller öyle zamanlarda daha kolay gelecek. Uğur Meleke’nin bu konuyu kamuoyunun tartışmasına açması da sığ futbol iklimimiz açısından oldukça ‘klas bir hareketti’. Oyunun güzel olması için yazılan her kelimenin destekçisi ve takipçisiyiz. KAYNAK: Goal |
6.ağustos.2008 - çarşamba Fener’de ön libero arayışıFenerbahçe, İspanya’dan ön libero bakıyor. Aurelio'nun Real Betis'e gitmesinin ardından bu futbolcunun yerine oyuncu arayan Fenerbahçe'nin Villarreal'de forma şansı olmadığı söylenen ''Josuco'' lakaplı Jose Joaquin Moreno Verdu'yu istediği iddia edildi. Villarreal teknik direktörü Manuel Pellegrini'nin gelecek sezon için kadrosunda düşünmediğini belirtilen 33 yaşındaki orta saha oyuncusu Josuco'nun kendisine kulüp aradığı ve gelen tekliflerin arasında Fenerbahçe'nin de adının geçtiği bildirildi. İspanyol basını, Villarreal ile bir yıllık daha kontratı olan Josuco'nun gitmek istemesi halinde kulübün transferinde kolaylık sağlayacağını öne sürdü. KAYNAK: Goal |
MTK : 0 – 5 : F-E-N-E-R-B-A-H-Ç-E http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2008-08-06_mac0446.jpg Şampiyonlar Ligi 2. Ön Eleme Turu rövanş maçında Fenerbahçemiz, deplasmanda Macaristan'ın MTK Budapeşte takımıyla karşılaştı. Takımımız karşılaşmadan 5-0 gibi net bir skorla galip ayrılarak bir üst tura çıkmaya hak kazandı. Takımımız bir üst turda PArtizan takımı ile karşı karşıya gelecek. Karşılaşmanın dakikaları şöyle: 1. dakikada Roberto Carlos'un uzun ortasıyla ceza sahasına hareketlenen Güiza, penaltı noktası üzerinde sağ ayağının dışıyla dokundu, kaleci Vegh son anda topu kornere çeldi. 5. dakikada Fenerbahçe'nin geliştirdiği atakta Kazım'ın sağdan ortasında, uzak direkte Güiza'nın vuramadığı top Semih'in önünde kaldı. Semih, topu kale önünde düzelttikten sonra sol ayağıyla düzgün bir vuruşla ağlara gönderdi. 0-1 9. dakikada Roberto Carlos'un derinleme pasında soldan ceza sahasına giren Güiza'nın vuruşunda top yandan auta çıktı. 12. dakikada Bori'nin yaklaşık 25 metreden kullandığı serbest vuruşta kalecimiz Volkan topa sahip oldu. 40. dakikada soldan kullanılan serbest vuruşta ceza sahası içinde topu önünde bulan Balogh'un dönerek vuruşunda Volkan'ın çeldiği topu, savunmamız uzaklaştırdı. İKİNCİ YARI 55. dakikada MTK Budapeşte atağında Urban'ın ceza yayı üzerinden dönerek vuruşunda Volkan topu kontrol etti. 57. dakikada Roberto Carlos'un sağ çaprazdan kullandığı serbest vuruşta, top direğin yanından auta çıktı. 61. dakikada Fenerbahçemizin geliştirdiği atakta Gökhan'ın pasıyla ceza yayı üzerinde topla buluşan Semih, aşırtma bir vuruşla topu filelerle buluşturdu. 0-2 67. dakikada MTK Budapeşte defansında Zsidai'nin ceza sahası içinde topa elle müdahale etmesi sonucu hakem penaltı noktasını gösterdi. Penaltı atışını kullanan Emre, topu ağlara göndererek, Fenerbahçemizin 3. kendisinin ise takımımızdaki ilk golünü kaydetti. 0-3 70. dakikada sağ kanattan gelişen MTK Budapeşte atağında Pal, Roberto Carlos'tan sıyrıldıktan sonra ortasını yaptı, arka direkte Urban topa vuramadı. 76. dakikada Fenerbahçe'nin kontratağında Burak'ın pasıyla hareketlenen Semih, kaleciyle karşı karşıya kaldı oyuncumuzun vuruşu yandan auta çıktı. 79. dakikada Emre'nin pasıyla topla buluşan Roberto Carlos'un ceza sahası dışından sert şutunda defansa çarpan top Semih'in önünde kaldı. Semih'in dönerek vuruşunda top ağlarla buluştu. 0-4 81. dakikada Burak'ın sağdan ortasında arka direkte iyi yükselen Semih, topu ağlara gönderdi. 0-5 90. dakikada Uğur'un soldan kullandığı kornerde Semih ön direkte kafayla vurdu, kaleci Vegh topu kornere çeldi. STAT: Ferenc Szusza HAKEMLER: Martin Atkinson , David Richardson , Ian Gosling (İngiltere) MTK BUDAPEŞTE: Vegh , Horvath , Lambulic , Balogh , Pollak , Pinter , Nagy , Zsidai , Pal (Kulcsar dk. 71), Bori , Urban FENERBAHÇE: Volkan , Gökhan , Lugano , Edu , Roberto Carlos , Kazım (Burak dk. 65 ), Selçuk , Uğur , Alex (Emre dk. 65), Semih , Güiza (İlhan dk. 75 ) GOLLER: Semih (dk. 5, 61, 79 ve 81), Emre (dk. 67 pen.) SARI KARTLAR: Urban (MTK Budapeşte), Gökhan, Kazım, Burak (Fenerbahçe) |
7.ağustos.2008 - perşembe Semih Şentürk tarihe geçti Semih Şentürk, MTK ağlarına gönderdiği dört golle bir Avrupa müsabakasında en çok gol atan Türk oyuncu oldu MTK maçının kahramanı olan Semih Şentürk, bir Avrupa karşılaşmasında dört gol atan ilk Türk oyuncu oldu. 5-0 sona eren karşılaşmanın ardından konuşan Semih Şentürk "Benim gol atmam önemli değil. Takımımız galip geldiği ve benim de buna katkı sağlamam beni mutlu etti. İlk yarıda Güiza'ya yardımcı olmay çalıştım. İkinci yarıda da gelen toplarda akıllı davrandım ve golleri attım" dedi. Aragones'in yeni sisteminde kendisini Güiza'nın arkasında bulan Semih Şentürk "Milli takımdan dönüp takıma katıldığımdan beri Aragones benle çok görüştü ve yeni pozisyonumda çok iyi oynayacağımı söyledi. Ve ben de hocamın verdiği taktikleri yerine getirmeye çalıştım" diye konuştu. Geçtiğimiz sezon adı 'Nöbetçi Golcü'ye çıkan Semih Şentürk "Benim için 'Nöbetçi golcü', 'Sonradan giren', ' ilk 11'de oynayınca yapamıyor' dediler. Ama ben bu söylenenler hiç kulak asmadım. Hocam bana şans verdiğinde görevimi yerine getirmeye çalıştım. Kötü oynadığımda eleştiriliyim elbette. Ama iyi olduğumda da insanlar iyi şeyler söylesin" dedi. KAYNAK: Goal |
Semih'in Bonservisi Acıklandı..!! http://www.tumspor.com/photos/295575696.jpg Semih’in fiyatı 13 milyon euro Kanarya ile 3+1 yıllık anlaşma yapan golcünün MTK maçı sonrası bonservis bedeli tavan yaptı TÜRKİYE’DE taraflı-tarafsız herkes bu büyük başarıyı konuşuyor... Euro 2008 öncesinde Semih Şentürk, gol krallığının da büyük rolüyle Fenerbahçe ile olan sözleşmesini 3+1 yıllığına uzatmıştı. Avrupa Şampiyonası’nda harikalar yaratan ve yıldızını daha da parlatan Milli futbolcu, sıfırdan başlayıp hızla tırmandığı zirve öyküsünde değerini de fena katladı! MTK maçında 4 gol atarak Türk Futbol Tarihi’nin, Fethi Heper’den sonra bir Avrupa kupası maçında en çok gol atan ikinci futbolcusu unvanını alan Semih, değerini 4 kat arttırdı. Fenerbahçe Yönetimi, Semih Şentürk için 13 milyon euroluk bonservis bedeli belirledi. Yıldız oyuncuya bir çok teklifin geldiği, ancak Başkan Aziz Yıldırım’ın satmamakta kararlı olduğu belirtildi. |
Aragones: '' Maldonado'yu Satmayın '' http://foto.fanatik.com.tr/Article/2008/4/7_209640_Maldonado2800.jpg Fenerbahçe Teknik Direktörü Luis Aragones yönetimin satış kararı aldığı Claudio Maldonado'nun takımda kalmasını istedi. Sezon başındaki Avusturya kampında Şilili futbolcuyu gözden çıkaran İspanyol çalıştırıcı, hazırlık maçları ve Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda oynanan karşılaşmalar sonrasında fikrini değiştirdi. Maldonado'nun son günlerde gösterdiği performanstan memnun kalan tecrübeli teknik adam, Partizan maçında sonradan oyuna soktuğu Şilili'nin iyi bir profesyonel olduğunu açıkladı. EN FORMDA OLANI SELÇUK Satılması gündemde olan Mateja Kezman'ın ayartmaya çalıştığı Maldonado'nun antrenmanlardaki hırsı ve saygılı tavırlarını dikkate alan Aragones, yönetimle yaptığı görüşmede, "Şu aşamada Maldonado'nun satılması doğru olmaz. Elimizde aynı bölgede oynayabilecek üç oyuncumuz var. Selçuk çok formda olduğu için ilk onbire daha yakın. Ancak uzun bir maratona giriyoruz. Deniz Barış ile Maldonado iyi profesyoneller. İkisi de görev adamı. Bu yüzden Maldonado'nun kalmasını istiyorum" dedi. ALEX'TEN GÖRÜŞ ALDI Takım kaptanı Alex de Souza'dan da Maldonado için görüş alan İspanyol çalıştırıcı, geçen yıl Deivid de Souza'nın yaşadığı uyum sorununu Şilili oyuncunun da yaşadığını öğrendi. Alex, hocasına Maldonado'nun Güney Amerika'nın en iyi ön liberolarından birisi olduğunu belirterek, "Deivid takımdan gönderilmek üzereyken, patlama yaptı. Geçtiğimiz yıl Şampiyonlar Ligi'nin en iyi futbolcuları arasına adını yazdırdı. Bu yüzden Maldonado'ya yeterli şansın verilmesi gerektiğini düşünüyorum" yorumunu yaptı. |
bu topraklar içinde tek bir cumhuriyet vardır oda TÜRKİYE CUMHURİYETİ kimse kusura bakmasın... |
Senna tamam Riera sırada Ön libero transferinde Aurelio'nun yerine İspanya Milli Takımı ve Villarreal'in yıldızı Marcos Senna ile üç yıllığına prensipte anlaşan ve bu transferi bitiren Fenerbahçemiz bir bomba daha patlatmaya hazırlanıyor. "Villarreal ile Şampiyonlar Ligi'nde oynamak istiyorum" diyerek Kanaryamıza soğuk bakan yıldız futbolcu araya teknik direktörümüz Aragones'in girmesiyle "Evet" dedi. Senna için Fenerbahçemiz, İspanyol kulübüne 10 milyon euro bonservis bedeli ödeyecek. Senna'nın alacağı rakamın ise yılda 1.8 milyon euro olduğu öğrenildi. Bu transferi bitiren sarı-lacivertli kulübümüz şimdi de rotayı İspanya La Liga ekibi Espanyol'da forma giyen Albert Riera'ya çevirdi. Aragones'in de transferine oldukça sıcak baktığı 26 yaşında, 1.88 boyundaki İspanyol oyuncunun transferi gerçekleşirse sol açıkta Uğur Boral ile forma savaşı verecek. İngiliz ekibi Liverpool'un da istediği fakat transferini gerçekleştirmediği oyuncunun Espanyol ile 2011'e kadar sözleşmesi bulunuyor. GÖZE GİRME HAFTASI Bu arada milli maç nedeniyle dinlenen Kanarya çalışmalara yarın eksik kadroyla başlayacak. Milli Takım'a çağırılmayan futbolcularımızın hedefi özellikle yapılacak taktik çalışmalarda kendilerini gösterip Luis Aragones'in gözüne girmek. |
Fark yaratırız İspanyol hoca, vatandaşının F.Bahçe'ye büyük güç katacağını söyledi, "Hedeflerimiz için Riera'nın alınmasını istiyorum" dedi. Fenerbahçe'nin gündeminde olan Espanyol'un sol kanat oyuncusu Albert Riera için teknik direktör Luis Aragones, yönetime geniş içerikli ve övgü dolu bir rapor sundu. İspanyol hoca raporunda, vatandaşının La Liga'nın en önemli futbolcularından biri olduğunu belirterek, "Riera gerek tek forvet, gerekse de çift forvetli sistemlerde başarıyla oynayabilen bir oyuncu. Hırsı, sürati, kazanma azmi üst seviyede. Bize çok büyük bir güç katar" dedi. VERİLECEK PARAYA DEĞER Aragones'in, raporunda Riera ile ilgili şu bilgilere ve ifadelere yer verdiği öğrenildi: "Arkasında Roberto Carlos gibi bir dünya yıldızının oynayacak olması vereceği faydayı daha da artırır. Ön liberoda Senna benim için neyse, sol kanatta da Riera o. Transfer edilirse büyük güç kazanırız. Maliyeti biraz yüksek ama verilecek paraya kesinlikle değer. Büyük hedeflerimiz için Riera'nın kesinlikle alınmasını istiyorum. Bunun için her türlü fedakârlık yapılmalı." KAYNAK:fotomac |
Fenerbahçe, Real Madrid DEĞİL Fenerbahçe’nin en büyük hastalığı olan maçı kafada kazanmaya olan inanç, kendine yeni bir kimlik arayan takımda olumsuz sonuçlar doğuruyor. Gaziantepspor’a yenilerek lige puan kaybıyla başlayan Fenerbahçe’nin sorunu kulübeden değil, yönetim katından kaynaklanıyor. Fenerbahçe son yıllarda taraftarını iyice alıştırdığı sezona puan kaybıyla başlama alışkanlığını bu yıl da sürdürdü. Ligin ilk haftasında baktı ki deplasmanda Gaziantep’le oynuyor, puan kaybetmeye çok müsait bir deplasman, bu fırsatı kaçırmadı ve Fenerbahçe 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından Alex ve teknik direktör Aragones’in yaptığı açıklamaları birleştirince Fenerbahçe’nin sorununu çok net bir şekilde anlaşılıyor. Alex “Bundan daha iyi oynayabildiğimizi biliyoruz” dedi. Aragones’se sadece ileri uçta değil, orta saha ve savunmada da hızla iyileştirmeler yapılması gerektiğini söyledi. Geçen yılın taktiği Başarılı bir takımın teknik direktörünün yerine gelmek gerçekten zor bir iş. Aragones de şimdi bu zorluğu yaşıyor. Fenerbahçe, Avrupa Kupası maçlarında kadro kalitesi olarak kendinden zayıf takımlarla karşı karşıya geldi. Bu maçlarda sıkıntılı dakikalar yaşasa da sarı-lacivertliler oyunu bir şekilde çevirmeyi becerdiler. Ancak o maçlardan sonra da ısrarla takımın orta saha direncinin düşük olduğunu, sıkı bir takıma karşı bu zaafın daha da netleşeceğini belirttik. Aragones de bunu görüyordu ki; ilk maçı fazla risk almadan atlatmak istedi. Bunun için de takımın son derece alışık olduğu Zico’nun geçen yıl kullandığı sistemle maça başladı. Oysa takıma başka bir kimlik kazandırmaya çalıştığını defalarca göstermişti. Şimdi hem kendi sistemini tam anlamıyla oturtamadığını ne de geçen yılki yaklaşımdan destek alarak sonuç alamayacağını gördü. Kafalar rahat değil Şimdi Fenerbahçe’nin önünde son derece kritik bir maç var. İlk maçında 2-2’lik deplasman beraberliği aldığı Partizan, Fenerbahçe’nin konuğu olacak. Avantajlar açıkça ortada. Deplasmandan gollü beraberlik getirmişsin, kendi sahanda seyircin önünde oynayacaksın, önceki maçlarda olduğu gibi yine daha deneyimli bir kadroyla sahadasın. Kafan rahat mı? Değil. Üstelik bu sezon Fenerbahçe çok da büyük bir transfer sarsıntısı da yaşamadı. Marco’nun yerine Emre, Kezman’ın yerine Guiza geldi. Güzel bir anlaşma. “Bizden büyük kimse yok” anlayışı Fenerbahçe’nin sorunu artık çok açık. Kendinden zayıf takımlara karşı konsantrasyon problemi yaşıyor. Bu sorunun nedeni ne geçen yıl Zico’ydu ne de bu yıl Aragones. Fenerbahçeli futbolcular, bir kulübün büyüme sancıları içinde performans sergiliyor. Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe’yi dünyanın sayılı takımlarından biri haline getirme rüyası, futbolcuların kafasını ziyadesiyle karıştırıyor. Takım, otobüsten bir iniyor sanırsınız Real Madrid, Gaziantep’e gelmiş. Hem takımın kurumsal kimliği (kıyafetler, dış görünüş vb.) hem de kurumsal yönetim stratejisi “Bizden büyük kimse yok” anlayışına dayanıyor. Oysa Fenerbahçe “Bizden büyük kimse yok” diyecek bir başarıyı ortaya koymadı. Sadece Avrupa’da önemli bir yükseliş trendinde olduğunu hem yurt içinde hem yurt dışında gösterdi. Avrupa transfer borsasında hatrı sayılır bir yer edindi. Hem oyuncu alarak hem de oyuncu satarak. Fakat rakiplerini rakip yerine koymak zorunda. Eğer sahada kendi oyun özelliklerini defalarca denemezse, bir mahalle takımı bile Real Madrid’i yenebilir. Futbolun sonuç getirmesi için takımın sportif olarak biriktirdiklerini sahada icra etmesi gerekir. Eğer böyle olmasaydı herkes bütçesini ve marka değerini çıkarırdı, büyükten küçüğe sıralayıp şampiyonu belirlerdik. Fenerbahçe’nin ayakları yere basmalı. Yoksa geçen sezonki gibi yine şampiyonluk kaçar ve “Ama biz hak ediyorduk” diye ağlar durur sarı-lacivertliler. Onur Yazıcıoğlu / Goal.com |
Alex: '' Bahaneye Gerek yok '' http://www.ajansspor.com/resim/alex_sevinc_08.jpg “Bahanelerin arkasına sığınmaya gerek yok. Sıcak hava, topla çok oynamanın önüne geçen bir etkendi. Ama dediğim gibi bahanelere gerek yok. Bu şartlar iki ekip için de geçerliydi. Sıkıntılı bir maç geçti iki takım açısından da. Saha içinde doğru işleri yapan takım kazanacaktı. Rakip de çok koştu ve mücadele etti, sonuçta da kazandılar. Kendilerini tebrik ediyoruz..” “Bugün sahaya çıktığımız düzen, geçen seneden kalan oyun tarzımızdı. İkinci yarıda değişik bir oyun tarzına büründük. Ama bunlara takılmaya gerek yok. Gelecek hafta daha iyi oynayacağız ve giderek de daha iyi duruma geleceğiz..” “Özellikle şuan bizim için dinlenme zamanı. İyi bir dinlenme ile yarından itibaren hafta içindeki maça en iyi şekilde hazırlanacağız. İyi bir çalışma ile, hocamızın bizden isteklerini en iyi şekilde yerine getirerek, maçtan iyi bir sonuçla ayrılmak istiyoruz. Partizan maçının önemini çok iyi biliyoruz" |
Josico F.Bahçe'de 33 yaşındaki İspanyol ön liberonun yarın İstanbul'a gelerek 2 senelik sözleşmeye imza atacağı açıklandı. Ve Josico! 33 yaşındaki İspanyol ön liberonun bugün İstanbul'a gelerek 2 senelik sözleşmeye imza atacağı açıklandı. Aurelio'nun boşluğunu Senna ve Alonso gibi dünya çapında isimlerle doldurma girişimleri sonuç vermeyen, son olarak De Jong ve Maduro'yu gündemine alan F.Bahçe, daha sürpriz bir isimle anlaşma sağladı: Jose Joaquin Moreno Verdu! İspanyol futbolcunun bugün Madrid'den İstanbul'a uçacağı ve sarı-lacivertliler ile 2 senelik sözleşme imzalayacağı belirtildi. İki oyuncu daha istedi Nihat Kahveci'nin takımı Villarreal'de Senna'nın yedeği olan Josico'nun İspanyol ekibi ile 1 daha kontratı bulunuyor. 2. kaptan olan Josico, geçen sezon sadece 13 maçta forma giyme şansı bulmuş ve başarısız bir sezon geçirmişti. Marca'nın haberinde, F.Bahçe Teknik Direktörü Aragones'in yönetimden ayrıca bir kaleci bir de sol kanat istediğine yer verildi. Jose Joaquin Morenoverdu Kimdir? Doğum tarihi: 6 Ocak 1975 Doğum yeri: İspanya Boyu: 1.75 Mevki: Defansif orta saha Profesyonel kariyeri: Sezon Kulüp Maç Gol 1995-98 Albacete 97 7 1998-2002 Las Palmas 129 12 2002- Villarreal 134 5 |
Fenerbahçe'nin rakipleri belli oldu Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi 1. tur grubundaki rakipleri belli oldu. Sarı-lacivertliler G Grubu'nda Arsenal, Porto ve Dinamo Kiev ile eşleşti. http://www.ntvspor.net/Images/34592.jpg http://www.ntvspor.net/i/blank.gif Şampiyonlar Ligi'nde 2. ve 3. ön eleme turlarını geçerek gruplara kalmayı başaran Fenerbahçe'nin bu turdaki rakipleri belli oldu. Monaco'da gerçekleştirilen kura çekimine 3. torbadan giren temsilcimiz Fenerbahçe, G Grubu'nda İngiltere'nin Arsenal, Portekiz'in Porto ve Ukrayna'nın Dinamo Kiev takımlarıyla mücadele edecek. Şampiyonlar Ligi birinci tur gruplarında ilk maçlar 16-17 Eylül'de başlarken, grup mücadeleleri 9-10 Aralık tarihlerinde oynanacak son hafta maçlarıyla tamamlanacak ve ikinci tura yükselen 16 takım belli olacak. Final mücadelesi ise 22 Mayıs 2009 tarihinde İtalya'nın başkenti Roma'da oynanacak. Geçtiğimiz yıl elde ettiği çeyrek final başarısını tekrarlamak isteyen Fenerbahçe, gruptaki ilk maçını 17 Eylül Çarşamba günü deplasmanda Porto ile oynayacak. FENERBAHÇE'NİN MAÇ PROGRAMI 17 Eylül / Porto - Fenerbahçe 30 Eylül / Fenerbahçe - Dinamo Kiev 21 Ekim / Fenerbahçe - Arsenal 5 Kasım / Arsenal - Fenerbahçe 25 Kasım / Fenerbahçe - Porto 10 Aralık / Dinamo Kiev - Fenerbahçe USLU: ÖNEMLİ YERLERE GELECEĞİMİZE İNANIYORUM Fenerbahçe Kulübü yöneticileri, sarı lacivertlilerin Şampiyonlar Ligi kurasını değerlendirdi. Fenerbahçe Kulübü asbaşkanlarından Mahmut Uslu, Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde yer alacakları G Grubu'ndan çıkacaklarına inandığını söyledi. Mahmut Uslu, Arsenal, FC Porto ve Dinamo Kiev takımlarıyla birlikte yer alacakları grubu değerlendirirken, ''Hangi gruba kalırsanız kalın, elit takımlarla karşılaşıyorsunuz. Geçen yıl da karşımıza önemli takımlar çıktı, çeyrek finalde elendik. Aldığımız oyuncularla başarı kazanacağımıza inanıyorum'' dedi. ''Bu gruptan çıkabileceğimize inanıyorum'' diyen Uslu, ''Bu gücümüz var. En zor maç Partizan maçıydı. Kendi sahamızda 3 maç alırsak bir üst tura çıkarız. Rakiplerimizin hepsini sahamızda yenmeliyiz. Bu seyirciyle de yeneriz. Hocamızın istediği her oyuncuyu transfer ettik. Önemli yerlere geleceğimize inanıyorum. Bu gruptan çıkıp ilerlememize devam edeceğiz'' diye konuştu. MOSTUROĞLU: EVİMİZDEKİ MAÇLARI KAZANIRSAK ÇIKARIZ Asbaşkanlardan Şekip Mosturoğlu da konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, ''Şampiyonlar Ligi'nin son 4-5 yılında, hemen hemen hep aynı takımlar katılıyor. Fenerbahçe, 2 yıldır gruplara kalıyor. Geçen yıldaki başarımıza bakılırsa, kolay diye bir grup olmadığını görebilirsiniz. Taratarımızın desteğiyle buradaki maçları kazanırsak gruptan çıkarız'' dedi. YALÇIN: EN İYİ ŞEKİLDE TEMSİL EDECEĞİZ Monaco'daki kura çekiminde Fenerbahçe'yi temsil eden asbaşkan Neşet Yalçın ise, elit takımların toplandığı bir alanda takım ayırmanın doğru olmayacağını, Fenerbahçe'nin, yarıştığı her kulvarda başarıyı hedeflediğini bildirdi. Yalçın, Şampiyonlar Ligi'nin kendileri için çok önemli olduğunu da vurgularken, gruptaki takımlardan Dinamo Kiev ile daha önce oynadıklarını, FC Porto ve Arsenal'in de kendi liglerinin güçlü ekipleri olduğunu vurguladı. Hedeflerinin bir üst tura çıkmak ve ardından yarı final ve final hedeflerine ulaşmak olduğunu belirten Yalçın, ''Gruplardan çıkmanın formülü, iç sahadaki tüm maçları kazanmak. Taraftarlarımızın desteğiyle mutlaka iyi yerlere geleceğiz. Çıkıp en iyi şekilde oynayıp, Fenerbahçe'yi en iyi şekilde temsil edeceğiz'' dedi. |
F.Bahçe'ye golcünün daniskası! Fred Sarı-lacivertli ekip, hem forvet hattını iyice güçlendirmek hem de Galatasaray'ın Baros transferinin gölgesinde kalmamak için Lyon'un yıldızına kancayı taktı. Operasyon başladı Büyük bir heyecanla beklenen ön libero transferinde tercihini Josico'dan yana kullanınca taraftarı hayal kırıklığına uğratan Fenerbahçe müthiş bir operasyon için düğmeye bastı. Sarı-lacivertli ekip, geçen sezon prensipte anlaştığı ancak daha sonra transferinden vazgeçtiği Lyon'un golcüsü Fred için yeniden harekete geçme kararı aldı. Güiza ve Semih'in varlığına rağmen Şampiyonlar Ligi'ndeki zorlu maratonu göz önüne alan teknik direktör Aragones, yönetimden forvet hattına takviye isteyince Fred tekrar gündeme geldi. Bir taşla üç kuş F.Bahçe'nin 25 yaşındaki Brezilyalı yıldız için ilk temaslara başladığı belirtilirken Lyon'un bu futbolcuyu satmaya sıcak baktığı öğrenildi. Uzun süredir Fred'i elden çıkarmaya çalışan Fransız ekibinin sarı-lacivertlilere kolaylık sağlamaya hazır olduğu vurgulandı. Fenerbahçe, Fred transferinin gerçekleşmesi halinde hem forvet hattını iyice güçlendirecek, hem son transfer Josico konusunda hayalkırıklığına uğrayan taraftarını sevindirecek hem de ezeli rakibi Galatasaray'ın Baros transferinin gölgesinde kalmamış olacak. Başkan korktu "Yıldırım, benimle 1 yıl konuşmadı. Çünkü yıldız futbolcularla anlaşamayan bir yapısı var. Aurelio'nun gidişi de onun hatası". Fenerbahçe'den PSG'ye transfer olan Mateja Kezman, gündemi karıştırıcak, ortalığı tozu dumana katacak laflar etti. İşte ana hatlarıyla Sırp futbolcunun açıklamaları: "Fenerbahçe'nin bir parçası olduğum için her zaman gurur duyacağım. İyi ve kötü zamanlarım oldu. 100. yıl şampiyonluğu, Beşiktaş maçları benim için çok iyi zamanlardı. 100 yıllık camianın en başarılı iki sezonunda takımda yer aldım." Ben çok farklıyım "F.Bahçe'de kalsaydım banko oynardım. Başkan Aziz Yıldırım benimle 1 yıldır görüşmüyordu. Çünkü ben farklıyım ve açık konuşuyorum. Gerçekleri duymaktan korktu. Yıldız futbolcularla anlaşamayan yapısı var. Başarılı ve büyük insanlarla çalışamıyor. Appiah, Rebrov, Ortega, Hooijdonk bunlara örnek. Aurelio'nun gidişi de onun hatası. Yine de hakkında iyi düşünüyorum. Kendisine teşekkür ediyorum." Kadıköy'de şenlik var Yeni sezona G.Antepspor yenilgisiyle başlayan F.Bahçe, bugün Kadıköy'de İstanbul Büyükşehir Belediye'yi konuk ediyor. Mutlak üç puan hedefleyen F.Bahçe sahaya hafta içindeki Partizan maçı 11'iyle çıkacak. Şükrü Saracoğlu Stadı'nda saat 21.00'de başlayacak mücadele, Lig TV'den naklen ekranlara gelecek. Yola devam Gaziantep yenilgisini Partizan zaferiyle unutturan Fenerbahçe evinde Belediye'yi de yenip galibiyet serisi başlatmak istiyor. Ligin ilk haftasında deplasmanda Gaizantepspor'a 1-0 yenilerek 2008-2009 sezonuna yenilgiyle başlayan Fenerbahçe, bugün kendi seyircisi önünde İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u yenerek 3 puanla tanışmak istiyor. Partizan'ı mağlup ederek Şampiyonlar Ligi'ne kalan sarı-lacivertliler, bugün de sahadan galibiyetle ayrılarak "zafer" serisi yakalamak istiyor. http://ads.sabah.com.tr/adserver/view.ads?d2hhdD16b25lOjI1NyZhbXA7bj1hZjU3ODQ1NA== Semih belirsiz Fenerbahçe'de tedavileri süren Deivid, Vederson, Tümer'in yanı sıra, Emre, Selçuk ve Edu'nun sakatlıkları bulunuyor. Semih'in durumu maç saati belli olacak. Partizan karşısında iyi bir futbol sergileyen Maldonado da teknik direktör Luis Aragones tarafından bugünkü maçın 11'ine dahil edildi. İspanyol hoca, "Sizden savaşmanızı istiyorum" diyerek oyuncularından 3 puan istedi. Fenerbahçe Volkan Gökhan Lugano Yasin Roberto Carlos Kazım Alex Maldonado Uğur Semih Güiza İstanbul BŞB Hasagiç Kerim Metin Mahmut Ekrem Okan Efe Tjikuzu Erman Serhat Adriano Koyu Fenerli! İmzayı atıp resmen Fenerbahçeli olan Kanarya Adaları doğumlu Josico, tam 10 yıldır sarı-lacivert forma giyiyor. F.Bahçe'nin Villarreal'den transfer ettiği Jose Joaquin Moreno Verdu, 2 yıllığına resmen Kanarya oldu. Saracoğlu Stadı'ndan düzenlenen imza töreninin ardından konuşan 'Josico' lakaplı oyuncu, hedefleri daha büyük bir kulübe geldiği için çok mutlu olduğunu söyledi. 33 yaşındaki Josico, son 10 yılda oynadığı kulüplerin formasının hep sarı-lacivert olduğu belirterek, "Ben, eşim ve çocuğum Kanarya Adaları'ndanım. Şimdi de Sarı Kanarya oldum. Şampiyonlar Ligi'nde gruptan 1. ya da 2. çıkarız" şeklinde konuştu. İspanyol oyuncunun imza töreni, bankada yaşanan sorun yüzünden 3.5 saat geç yapıldı. Güiza var Raul yok İspanya Teknik Derektörü Vicente del Bosque, takımının 6 Eylül'de Bosna- Hersek ve 10 Eylül'de Ermenistan ile yapacağı maçların kadrosuna Fenerbahçeli Dani Güiza'yı da dahil etti. Real Madrid'in yıldız futbolcusu Raul Gonzales ise yine kadroya dahil edilmedi. fotomac |
| Saat: 11:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık