![]() |
29 Ocak 2007 DÜNYA TURİZM ÖRGÜTÜ GENEL SEKRETER YARDIMCISI LIPMAN: -''TÜRKİYE'NİN 2007 YILINDA, TURİZM AÇISINDAN PARLAK BİR SEZON YAŞAYACAĞINI ÖNGÖRÜYORUZ'' -''TÜRKİYE'NİN DOĞAL VE TARİHSEL ZENGİNLİKLERİNİN YANI SIRA FARKLI DİN VE KÜLTÜRLERİ BİR ARADA BULUNDURMASI, DÜNYANIN EN CAZİP TURİZM MERKEZLERİNDEN BİRİ OLMASINI SAĞLAYACAK''DAVOS (A.A) - Dünya Turizm Örgütü Genel Sekreter Yardımcısı Geoffry Lipman, Türkiye'nin, 2007 yılında turizm açısından 'parlak bir sezon' yaşayacağını öngördüklerini söyledi. Geoffry Lipman, Dünya Ekonomik Forumu toplantılarına katılmak için geldiği Davos'ta A.A muhabirinin, Türkiye'nin turizm sektörüne ilişkin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin çok büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Lipman, bu potansiyelinin karşılığını henüz alamadığını kaydetti. Türkiye'ye gelen turist sayısı ve turizm gelirlerini de vurgulayan Lipman, ''2006 yılında sadece Türkiye'nin turizm gelirleri düşmedi, dünyada genel olarak bir düşüş yaşandı. Çünkü 2006 yılında, dünya genelinde terörist faaliyetler ile doğal afetlerde artış görüldü. Bu nedenle, turist sayısı ve turizm gelirlerinde genel olarak bir düşüş görüldü'' dedi. 2015 yılına kadar, dünya turizm faaliyetlerinde bir artış olacağını tahmin ettiklerini belirten Lipman, ancak bazı öngörülemeyen durumların turizm konusundaki beklentilerin tersine gerçekleşmesine neden olabileceğini de vurguladı. -TÜRKİYE'NİN ZENGİNLİKLERİ- Türkiye'nin çok zengin bir kültürel ve dini mozaiğe sahip olduğunu belirten Lipman, ''Türkiye'nin doğal ve tarihsel zenginliklerinin yanı sıra farklı din ve kültürleri bir arada bulundurması, dünyanın en cazip turizm merkezlerinden biri olmasını sağlayacak'' dedi. Lipman, cami, kilise ve sinagogların, Türkiye'de, farklı din ve kültürlerin bir arada yaşadığının en güzel örneğini oluşturduğunu ifade etti. -TURİZMDE ALTYAPI YATIRIMLARI ARTTI- Türkiye'nin son yıllarda, turizmdeki yatak kapasitesini arttırdığını, konaklama tesislerinin kalitesini uluslararası standartlara yükselttiğini ve turizm altyapısına önemli yatırımlar yaptığını ifade eden Lipman, bütün bu gayretlerin sonuçlarının alınacağını kaydetti. Türkiye'nin alternatif turizme de ağırlık verdiğini belirten Lipman, alternatif turizm yatırımları sonucunda, Türkiye?de tüm sezonlarda turistik faaliyet imkanının sunulduğunu söyledi. Lipman ayrıca son yıllarda Türkiye'nin, hızla gelişen bir havayolu filosuna sahip olduğunu, bunun daha çok turist gelmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti. -İSTANBUL'UN BENZERİ YOK- İstanbul'un, dünyanın en gözde şehirlerinden birisi olduğunu ifade eden Lipman, tüm kültürler ve dinlerin bir arada bulunduğu, tarihsel olarak bir çok medeniyete başkentlik yapmış İstanbul gibi bir şehrin dünyada benzerinin bulunmadığını da vurguladı. -TURİZM SEKTÖRÜNE YABANCI YATIRIM ARTACAK- Türkiye'ye AB sürecinde, yabancı turizm yatırımcılarının geleceğini, turizm sektörüne yabancı sermaye yatırımının artacağını belirten Lipman, turizm bölgelerindeki yazlıkların da yabancı yatırımcıların ilgisini çektiğini, çünkü Türkiye'deki yazlık konutların fiyatlarının, AB üyesi ülkelere göre çok ucuz olduğunu kaydetti. |
29 Ocak 2007 AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI... -TÜRK-İŞ'İN ARAŞTIRMASINA GÖRE, OCAK AYINDA AÇLIK SINIRI 618 YTL'YE, YOKSULLUK SINIRI 2 BİN 13 YTL'YE ÇIKTIANKARA (A.A) - Türk-İş, Ocak ayında açlık sınırının 617 YTL 94 YKr, yoksulluk sınırının 2 bin 12 YTL 83 YKr'ye yükseldiğini bildirdi. Türk-İş Araştırma Merkezi'nce yapılan araştırmaya göre, 4 kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için aylık zorunlu gıda harcaması tutarı, bu ay bir önceki aya göre 0.44 oranında arttı. Gıda harcaması tutarında son 12 ay itibariyle artış oranı yüzde 12.73 olurken, geçen yıl bu oran yüzde 5.41 düzeyinde gerçekleşti. Açlık sınırı tutarındaki artış 2.71 YTL ve yoksulluk sınırı tutarındaki artış 8.81 YTL düzeyinde olurken, yıllık artış tutarı ise sırayla 69.80 YTL ve 225.36 YTL hasaplandı. Gıda harcaması çalışmasına temel alınan beslenme kalıbındaki ürünlerden süt, yoğurt, peynir grubunda sütün fiyatı bu ay artarken, peynirin fiyatı değişmedi, yoğurdun fiyatında ise düşüş tespit edildi. Et, tavuk, balık, sakatat grubunda et fiyatı değişmezken, geçen ay yüzde 12.8 oranında ucuzlayan tavuk fiyatları bu ay yüzde 8.56 arttı. Balık fiyatları genelde aynı kalırken, sakatat ürünlerinin fiyatı bu ay yine değişmedi. Bakliyatlardan kuru fasulye fiyatı yüzde 1.27 oranında düştü, kırmızı mercimekte ise yüzde 17.59 oranında artış görüldü. Meyve sebze grubunda bu ay ortalama itibariyle önemli bir fiyat değişikliği yaşanmazken, geçen ay 1.74 YTL olarak hesaplanan ortalama meyve sebze fiyatı bu ay 1.76 YTL olarak belirlendi. Ekmek, makarna, pirinç, un gibi ürünlerin bulunduğu grupta da makarna fiyatı yüzde 2.74 oranında arttı. Margarin fiyatı yüzde 2.33 oranında yükselirken, fındık, fıstık ve kimyonun fiyatı da arttı. |
29 Ocak 2007 TAHVİL-KOTASYONLAR-REPO-PARİTE... -26 KASIM 2008 VADELİ, BUGÜN VALÖRLÜ TAHVİLİN BİLEŞİK FAİZİ 0,25 PUAN AZALARAK YÜZDE 20,10'A GERİLEDİİSTANBUL (A.A) - İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarında işlem gören 26 Kasım 2008 vadeli, bugün valörlü tahvilin bileşik faizi, Cuma günü kapanışa göre 0,25 puan azalarak yüzde 20,10'a geriledi. Bu tahvilin basit getirisi de yüzde 21,75'ten kapandı. Bu kağıdın Cuma günü kapanıştaki basit getirisi yüzde 22,06 , bileşik getirisi yüzde 20,35 olmuştu. -KOTASYONLAR- Bankalararası piyasada dolar kotasyonları, saat 14.30 itibariyle, alışta en düşük 1,4225 YTL, en yüksek 1,4260 YTL, satışta en düşük 1,4269 YTL, en yüksek 1,4320 YTL seviyesinde bulunuyor. -REPO- İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Repo-Ters Repo Pazarında gecelik işlemler tek orandan yüzde 17,50'den yapılıyor. -PARİTE- Uluslararası piyasalarda avro-dolar paritesi 1,2922 , sterlin-dolar paritesi 1,9570 , yen-dolar paritesi ise 122,00 düzeyinde seyrediyor. |
30 Ocak 2007 ANTALYA HALİNDE SEBZE MEYVE FİYATLARI... -SOĞUK HAVA NEDENİYLE FİYATLARDA ARTIŞ BEKLENTİSİ YANILTTI -ANTALYA TOPTANCI HALİNDE DOMATESİN FİYATI, GEÇEN HAFTAYA GÖRE 50 YKR DÜŞTÜ, ISPANAK, KABAK, KARNABAHAR VE PIRASA FİYATLARI DA GERİLEDİANTALYA (A.A) - Soğuk hava ve kar yağışı nedeniyle sebzede fiyatlarda artış beklentisi yanılttı. Antalya Toptancı Halinde domatesin fiyatı geçen haftaya göre 50 YKr düştü, ıspanak, kabak, karnabahar ve pırasa fiyatları da geriledi. Yurdun büyük bölümünde etkisini sürdüren soğuk havanın sebze ve meyve fiyatlarında artışa neden olacağı beklentisinin aksine, Antalya Toptancı Halinde sebze ve meyve fiyatları düştü. Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Zabıta ve Denetim Daire Başkanı Uğurcan Ecemiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, seralarda ikinci ekim ürünlerin bol miktarda pazara girdiğini belirterek, bu nedenle sebze ve meyve fiyatlarında geçen haftaya göre düşüş yaşandığını söyledi. İkinci ekim ürünün piyasaya girişinin önümüzdeki 10-15 gün içinde daha da artacağına işaret eden Ecemiş, fiyatların daha da düşebileceğini kaydetti. Domatesin fiyatının geçen haftaya göre 50 YKr düştüğünü ifade eden Ecemiş, ihracatın da oldukça iyi gittiğini vurguladı. Antalya Toptancı Halinde geçen haftaya göre, kapya biberin 30, brokolinin 40, domatesin 50, ıspanağın, baklanın, kabağın, karnabaharın, düz marulun 20, kıvırcık marulun ve pırasanın 10, patlıcanın fiyatı ise 30 10 Ykr ucuzladı. Buna karşılık dolmalık ve muhacir biberin 20, sivri biberin 30, taze fasulyenin 100, topak patlıcanın 90, salatalığın fiyatı ise 10 YKr arttı. Toptancı Halinde birinci kalite bakla 1,80, dolmalık biber 2,20, Kaliforniya biberi 4, kapya biberi 2,70, muhacir biber 2, sivri biber 2,20, brokoli 0,40, domates 1,70, taze fasulye 6, ıspanak 0,80, kabak 1,30, karnabahar 0,80, kereviz 0,70, aysberk marul 2,30, düz marul 1,30, kıvırcık marul 0,80, patlıcan 1,30, topak patlıcan 2,50, pırasa 0,40, salatalık 1,70, sarımsak 6 YTL'den işlem gördü. -PAPAYANIN TANESİ 10 YTL- Antalya Toptancı Halinde tropikal meyvelerden papaya tanesi 10 YTL'den alıcı bulurken, muzun kolisi 2 YTL ucuzladı. Ananasın tanesi 8, Hindistan Cevizinin tanesi 2,30, kivinin tanesi 0,80, mangonun tanesi 6,50, ithal muzun kolisi 46, papaya tanesi 10, ithal sarımsak 8 YTL'den alıcı bulurken zencefilin kilogramı ise 12,50 YTL'den işlem gördü. |
30 Ocak 2007 SERMAYE PİYASALARINDA DERECELENDİRMEDE YENİ DÖNEM... -SPK, SERMAYE PİYASASINDA DERECELENDİRME FAALİYETİ VE DERECELENDİRME KURULUŞLARINA İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİNİ GÖZDEN GEÇİRİYOR -DEĞİŞİKLİK İLE DERECELENDİRME KURULUŞLARI İÇİN DERECELENDİRME KOMİTESİ KURMA VE KONTROLÖR İSTİHDAM ETME YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİLİYOR -TALEBE BAĞLI OLMAYAN DERECELENDİRME NOTUNUN KAMUYA AÇIKLANMASINDA, BELİRLİ KOŞULLARDA MÜŞTERİ İZNİ KALDIRILIYORANKARA (A.A) - Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), sermaye piyasasında derecelendirme faaliyeti ve derecelendirme kuruluşlarına ilişkin tebliği gözden geçiriyor. Alınan bilgiye göre Kurul, tebliği, Uluslararası Menkul Kıymetler Kurulları Örgütü (IOSCO) tarafından yayımlanan kredi derecelendirme kuruluşlarına ilişkin etik ilkeler, AB'nin İlgili Direktifleri ve Düzenlemeleri ile Kurulca tespit edilen ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden düzenleyecek. Değişiklik ile derecelendirme faaliyetinin tarafsız, şeffaf, kaliteli ve güvenilir bir biçimde yürütülmesinin sağlanması amaçlanıyor. -HANGİ DEĞİŞİKLİKLER YAPILACAK?- Bu kapsamda, derecelendirme faaliyetinin bağımsız, tarafsız ve çıkar çatışmasından uzak bir şekilde ve kaliteli olarak gerçekleştirilmesini sağlayacak etik ilkeler başta olmak üzere hükümler getiriliyor. Derecelendirme kuruluşları için derecelendirme komitesi kurma ve kontrolör istihdam etme yükümlülüğü de getirilmesi düşünülen hükümler arasında. Talebe bağlı olmayan derecelendirme notunun kamuya açıklanmasında, belirli koşullarda müşteri izni kaldırılıyor. Kurulca kabul edilen uluslararası derecelendirme kuruluşu olabilmek de belli koşullara bağlanıyor. Kurulca kabul edilen uluslararası derecelendirme kuruluşlarının, faaliyette bulunabilmesi için Türkiye?de şube, temsilcilik ya da ofis açmaları gerekli görülüyor. Derecelendirme kuruluşlarına mesleki sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu da getiriliyor. Derecelendirme uzmanı olabilmek için aranan eğitim şartı, alan belirtilmeksizin en az 4 yıllık lisans düzeyi olarak belirleniyor. Derecelendirme sözleşmeleri için bağımsızlığın sağlanmasını teminen azami süre öngörülüyor. Söz konusu tebliğ taslağına ilişkin görüşlerin, 16 Mart 2007 tarihine kadar SPK'ya iletilmesi gerekiyor. |
31 Ocak 2007 TÜTÜN VE SİGARA İTHALİNİN SERBEST BIRAKILMASI.... -TÜTÜN ÜST KURULU BAŞKANI ADALI: -''İTHALATIN SERBEST HALE GETİRİLMESİNDE ENDİŞE ETMEYE GEREK YOK'' -''PAKETİ 28 YKr'DEN İTHAL EDİLEN BİR SİGARANIN VERGİ VE FONLARLA 4 YTL'DEN AŞAĞI SATIŞ ŞANSI YOK'' -''DOLAYISIYLA ÖZELLEŞTİRME SÜRECİNDEKİ TEKEL'İN İTHALATTAN ETKİLENMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL''ANKARA (A.A) - Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) Başkanı Niyazi Adalı, tütün ve sigara ithalatının serbest hale getirilmesinden endişe etmeye gerek olmadığını bildirdi. A.A muhabirinin üreticiler dışında tütün ve sigara ithalatının serbest bırakılmasına getiriler eleştirilere ilişkin sorularını yanıtlayan Adalı, bugünkü fon vergi yapısı içinde ithalattan korkmanın yersiz olduğunu vurguladı. İthalatta, şu anda üreticilerin muhatap olmadığı Tütün Fonu kesintisi olduğunu hatırlatan Niyazi Adalı, ayrıca gümrük vergisi bulunduğunu da kaydetti. ÖTV matrahı bakımından, yurt içindeki üretici ile ithalatçı açısından bir fark bulunmadığının altını çizen Adalı, ''Dolayısıyla ithalatın daha ucuza mal olduğu ve ithal ürünün daha ucuza satılabileceği endişesi yersiz'' diye konuştu. -28 YKr'LİK SİGARA 4 YTL'YE SATILABİLECEK- Niyazi Adalı, sevkedilen kararnamede ince bir nokta olduğuna işaret ederek, Bakanlar Kurulu'nun nasıl fiyatlama yapılacağı konusunda yetkili olduğunu hatırlattı. Dolayısıyla içerideki fiyata müdahale imkanları bulunduğunu anlatan Adalı, damping yapmayacak şekilde bir fiyat önerilmesi gerektiğini vurguladı. Bunun yanında, ithal edilen ürününün perakende satış fiyatının, mal bedeli ile gümrükte olsun, içeride olsun ödenen her türlü vergi ve fonlardan aşağı olamayacağı hükmünü de getirdiklerini anlatan Adalı, şöyle konuştu: ''Bu bizi 4 YTL rakamına getiriyor. Örneğin 28 YKr'ye ithal edilen bir sigaradan 56 YKr Tütün Fonu alınacak, 4 YTL üzerinden ÖTV alınacak, bu da 232 YKr eder, bunların toplamından ithalde ve içeride alınan KDV var, bu da 61 YKr tutar. Böylece 377 YKr ulaşırsınız. Burada ithalatçı, distribütör ve bakkal için çok küçük rakam kalıyor. Yani en iyimser tahminle 28 kuruşa getirilen bir sigaranın 4 YTL'den aşağı satılma şansı yok.'' Dolayısıyla bu durumun özelleştirme sürecindeki TEKEL'i olumsuz etkilemesinin söz konusu olmadığı vurgulayan Niyazi Adalı, ''TEKEL'in ürünleri ve pazar payı bundan zarar görmez'' diye konuştu. |
31 Ocak 2007 DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ ARALIK/2006 2006 yılında 2005 yılına göre ihracat % 15,9, ithalat %17,3 oranında arttı.. Geçici verilere göre 2006 yılı Aralık ayında; 2005 yılının aynı ayına göre ihracat %16,6 oranında artarak 8.447 Milyon Dolar, ithalat %1,3 oranında azalarak 11.530 Milyon Dolar olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde dış ticaret açığı %30,5 oranında azalarak 4.436 Milyon Dolardan 3.084 Milyon Dolara düşmüştür. 2005 Aralık ayında %62 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2006 Aralık ayında %73,3 olarak gerçekleşmiştir. 2006 Ocak-Aralık döneminde; 2005 yılının aynı dönemine göre ihracat %15,9 artarak 85.142 Milyon Dolar; ithalat ise %17,3 artarak 137.032 Milyon Dolar olarak gerçekleşmiştir. 2005 Ocak-Aralık döneminde 43.298 Milyon Dolar olan dış ticaret açığı, 2006 yılı Ocak-Aralık döneminde % 19,8 oranında artarak 51.891 Milyon Dolara yükselmiştir. 2006 yılında ihracatımızın %51,6’sı Avrupa Birliği’ne yapıldı.. 2006 Ocak-Aralık döneminde de Avrupa Birliği’nin (AB) ihracattaki ağırlığı devam etmektedir. 2005 yılının aynı dönemine göre AB ülkelerine yapılan ihracat %14,4 artarak 43,936 Milyon Dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Toplam ihracat içinde AB ülkelerinin payı %51,6, Türkiye Serbest Bölgelerinin payı %3,5, Diğer ülkelerin payı ise %44,9 olmuştur. 2006 Ocak-Aralık döneminde en fazla ihracat yapılan ülke 9.673 Milyon Dolarla Almanya olmuştur. 2005 yılının aynı dönemine göre bu ülkeye gerçekleştirilen ihracat %2,3 artmıştır.2006 Aralık ayında Almanya’ya yapılan ihracat %3 artarak 931 Milyon Dolar olmuştur. Aralık ayında Almanya’yı sırasıyla İngiltere (743 Milyon Dolar), İtalya (638 Milyon Dolar), Fransa (498 Milyon Dolar), Amerika Birleşik Devletleri (404 Milyon Dolar) ve İspanya (336 Milyon Dolar) izlemiştir. 2006 Ocak-Aralık döneminde; ithalatın %39,3’ü Avrupa Birliği ülkelerinden yapılmıştır (53.850 Milyon Dolar). AB’ye dahil olmayan diğer Avrupa ülkelerinden 29.541 Milyon Dolar, Asya ülkelerinden 35.797 Milyon Dolar ve Türkiye Serbest Bölgelerinden 935 Milyon Dolar ithalat yapılmıştır. 2006 Aralık ayında en fazla ithalat yapılan ülke Rusya Federasyonu’dur (1.674 Milyon Dolar). Bu ülkeyi Almanya (1.243 Milyon Dolar), Çin (849 Milyon Dolar), İtalya (783 Milyon Dolar), Amerika Birleşik Devletleri(570 Milyon Dolar) izlemiştir. Fasıllara göre ihracatta motorlu kara taşıtları ilk sırada... 2006 Ocak-Aralık döneminde fasıllar bazında en büyük ihracat kalemi Kara taşıtları ve bunların aksam, parçaları (11.882 Milyon Dolar) olurken, bu fasılı örme giyim eşyası (6.936 Milyon Dolar), makinalar, mekanik cihazlar, kazanlar, aksam ve parçaları (6.502 Milyon Dolar) izlemiştir. Aynı dönemde, ithalatta ise en büyük kalem mineral yakıtlar, mineral yağlar (28.553 Milyon Dolar) olmuştur. Bu fasılı makinalar, mekanik cihazlar, kazanlar, aksam ve parçaları (18.711 Milyon Dolar) izlemiştir. Geniş ekonomik grupların sınıflandırmasına göre ise; ithalattaki payı %71,7 olan ara mallarının 2006 yılı toplam ithalatı 2005 yılına göre %20 oranında artarken, sermaye malları ithalatı %8,7,tüketim malları ithalatı %14,2 artmıştır. Kaynak: TÜİK |
01 Şubat 2007 İHRACAT RAKAMLARI (1) -TİM VERİLERİNE GÖRE, OCAK AYINDA İHRACAT YÜZDE 34,2 ORANINDA ARTARAK 6 MİLYAR 606 MİLYON DOLAR OLDU -OCAK AYI İTİBARİYLE SON BİR YILLIK İHRACAT İSE 87,4 MİLYAR DOLARA ÇIKTI(A.A) - Türkiye'nin Ocak ayı ihracatı, yüzde 34,2 oranında artarak 6 milyar 606 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Ocak ayı ihracat rakamlarını, Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Genel Sekreterliği'nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Ocak ayı itibariyle son bir yıllık ihracat ise yüzde 19,18'lik artışla 87,4 milyar dolara ulaştı. 01 Şubat 2007 EMİSYON HACMİ AZALDI (A.A) - Dolaşımdaki kağıt para miktarını gösteren emisyon hacmi, dün 101 milyon 127,3 bin YTL azalarak, 21 milyar 143 milyon 687,4 bin YTL olarak gerçekleşti. Merkez Bankası verilerine göre, emisyon hacmi 30 Ocak Salı günü 21 milyar 244 milyon 814,7 bin YTL düzeyindeydi. Bu arada, dün interbank işlemleriyle piyasadan 635 milyon 233,1 bin YTL çekilirken, açık piyasa işlemleriyle de 628 milyon 101,5 bin YTL verildi. |
01 Şubat 2007 VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ...Maliye Bakanlığı, vergi beyannameleri ve bildirimlerinin internet ortamında gönderilmesine açıklık getirdi. Maliye Bakanlığı'nın konuya ilişkin Vergi Usul Kanunu genel tebliği Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Vergi beyannamelerinin ve bildirimlerinin internet ortamında gönderilmesi uygulaması ile ilgili düzenlemelerin 340, 346 ve 357 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yapıldığı hatırlatılan tebliğde, 346 Sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan düzenleme ile '' Beyannameleri Elektronik Ortamda Göndermek Zorunda Olanlar'' bölümünde yer alan hadlerde değişiklik yapıldığı kaydedildi. Buna göre tebliğde, ''Ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinden, 31 Aralık 2006 tarihi itibariyle aktif toplamı 50 bin YTL veya 2006 takvim yılına ait ciroları toplamı 100 bin YTL'yi aşanların yıllık gelir vergisi beyannamesini ve geçici vergi beyannamelerini, kurumlar vergisi mükellefleri ise hiçbir hadle sınırlı olmaksızın kurumlar vergisi beyannamesini ve geçici vergi beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorundadır'' şeklinde değişiklik yapıldı. Tebliğe göre, yapılan düzenlemelerle elektronik ortamda beyanname verme mecburiyeti getirilen mükelleflerden, 31 Aralık 2006 tarihi itibariyle, belirlenen hadleri aşan ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen Gelir Vergisi mükellefleri ile bu hadlerle sınırlı olmaksızın kurumlar vergisi mükelleflerinin, -2006 yılına ilişkin olup, 15 Mart 2007 tarihine kadar verilecek olan Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesini, -2006 yılı hesap dönemine ilişkin olup, 25 Nisan 2007 tarihine kadar verilecek olan Kurumlar Vergisi Beyannamesini, -2007 yılının birinci geçici vergi dönemine ilişkin olup, 10 Mayıs 2007 tarihine kadar verilecek olan Geçici Vergi Beyannamesini 340 ve 346 Sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yapılan açıklamalar doğrultusunda elektronik ortamda göndermeleri uygun görüldü. Söz konusu dönemleri izleyen dönemlerde verilecek mezkur beyannameler de elektronik ortamda gönderilecek. İstanbul'da kurulan Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı mükelleflerine, tüm vergi beyannamelerini elektronik ortamda gönderme mecburiyeti getirildi. Beyannamelerini elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilen Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı mükellefleri, bu başkanlıklara elektronik ortamda verilebilen tüm vergi beyannamelerini 340 ve 346 Sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yer alan usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda gönderecekler. |
03 Şubat 2007 2007'DE DOĞAL GAZ TÜKETİMİ YÜZDE 20 ARTACAK... -EPDK'NIN SEKTÖREL DOĞAL GAZ TÜKETİM TAHMİNLERİNE GÖRE, 2007 YILINDA TÜRKİYE'DE DOĞAL GAZ KULLANIMI, GEÇEN YILA KIYASLA YÜZDE 20 ARTARAK 36,2 MİLYAR METRE KÜPE ULAŞACAK -BUNA GÖRE 2007 YILINDA ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİNDE 18,2 MİLYAR METRE KÜP, KONUTTA 8,9 MİLYAR METRE KÜP, SANAYİDE 9 MİLYAR METRE KÜP, GÜBRE SEKTÖRÜNDE İSE 16 MİLYON METRE KÜP DOĞAL GAZ TÜKETİLECEK -BU YIL İSTANBUL'DA 4,8 MİLYAR METRE KÜP, ANKARA'DA 1,9 MİLYAR METRE KÜP, BURSA'DA 607 MİLYON METRE KÜP, İZMİT'TE 578 MİLYON METRE KÜP DOĞAL GAZ TÜKETİLMESİ BEKLENİYOR. -EPDK BAŞKANI GÜNAY: ''BU YIL KONUTLAR VE SANAYİDE TÜKETİLEN DOĞAL GAZ MİKTARI, ELEKTRİK ÜRETİMİNDE KULLANILAN DOĞAL GAZ MİKTARINA ULAŞACAK'' Türkiye'de 2007 yılında doğal gaz kullanımı, 2006 yılına kıyasla yüzde 20 oranında artacak. A.A muhabirinin edindiği bilgiye göre, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu(EPDK) ''2007 Yılı Doğal Gaz Tüketim Tahmini'' çalışmasını tamamladı. Buna göre, 2007 yılında kullanılan doğal gaz miktarı geçen yıla oranla yüzde 20 artarak 30,1 milyar metre küpten, 36,2 milyar metre küpe çıkacak. EPDK'nın tahminlerine göre, bu yılın sonunda konutlarda 8,9 milyar metre küp, sanayide 9 milyar metre küp, elektrik enerjisi üretiminde de 18,2 milyar metre küp, gübre sektöründe de 16 milyon metre küp doğal gaz tüketilecek. Türkiye'de 5 yıl önce, konutlarda 2,9 milyar metre küp, sanayide 2,2 milyar metre küp, toplamda ise 17 milyar metre küp doğal gaz tüketiliyordu. Bu da, doğal gaz kullanan bölge sayısı 43'e ulaşırken doğal gazın şehirlerde yaygınlaştırılması sayesinde son 5 yılda konutlarda ve sanayide kullanılan doğal gaz miktarının yaklaşık üç kat artması anlamına geliyor. -HANGİ ŞEHİR NE KADAR DOĞAL GAZ TÜKETECEK?- EPDK'nın tespitlerine göre, 2007 yılında İstanbul'da 4,8 milyar metre küp, Ankara'da 1,9 milyar metre küp, Bursa'da 607 milyon metre küp, İzmit'te 578 milyon metre küp doğal gaz tüketilecek. Eskişehir'de 266 milyon, Çorlu'da 200 milyon, İzmir'de 180 milyon, Erzurum ve Konya'da 158 milyon, Trakya'da 157 milyon, Kayseri'de 152 milyon, Çorum'da 130 milyon, Samsun'da 102 milyon, Sivas'ta ise 47 milyon metre küp doğal gaz tüketimi bekleniyor. -ÜRETİM İSE 1,2 MİLYAR METRE KÜPÜ AŞACAK- 2006 yılında 862 milyon metre küp olan doğal gaz üretimi de 2007 yılında toplam 1 milyar 161 milyon metre küpe çıkacak. Türkiye'de doğal gaz üretimini TPAO, Amity Oil ve Thrace Basin şirketleri yapıyor. -EPDK BAŞKANI YUSUF GÜNAY- EPDK Başkanı Yusuf Günay, son 5 yılda yıllık doğal gaz tüketiminin yıllık yüzde 15-20 gibi yüksek oranlarda arttığına dikkat çekerek, bu yıl konutlarda ve sanayide tüketilen doğal gaz miktarının elektrik üretiminde kullanılan doğal gaz miktarına ulaşacağını bildirdi. EPDK'nın doğal gaz ihaleleri sayesinde artık Türkiye'nin hemen hemen her yerinde doğal gaz kullanıldığını belirten Günay, şunları kaydetti: ''İhalelerimiz sayesinde artık Türkiye'nin her yerinde doğal gaz kullanma imkanına kavuşuldu. 55 bölgenin ihalesine çıktık ve 48'ini sonuçlandırdık. Bunun etkisiyle son 3 yılda tahminlerimizin üzerinde bir doğal gaz tüketimi ve yatırım hareketliliği oluyor. Dağıtım şirketlerinin şebeke yatırımları hızlandı. Örneğin sayın Başbakan ihalesini yaptığımız Manisa'nın doğal gaz şebekesinin ilk kaynağını bugün yapacak. Bu yıl Manisa'da 17 milyon metre küp doğal gaz tüketilecek. Yeni yeni doğal gaz kullanmaya başlayan şehirlerdeki 2007 yılı satış projeksiyonlarını da dikkate aldığımızda Türkiye çapında dağıtım şirketleri konutlara 8,9 milyar, sanayiye 1,5 milyar metre küp olmak üzere toplam 10,4 milyar metre küpün üzerinde doğal gaz satacaklar.'' -DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU'DA DOĞAL GAZ YAYGINLAŞACAK- İhalesi yapılmamış bir kaç şehrin çalışmalarını bu yıl tamamlamayı planlandıklarını belirten Günay, bu dönemde doğal gazın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaygınlaşmasını da sağladıklarını söyledi. Elazığ, Adıyaman, Diyarbakır gibi şehirlerin ihalesini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Günay, önümüzdeki aylarda Siirt, Batman, Ağrı ve Van ihalelerini yapmayı kararlaştırdıklarını bildirdi. Çukurova bölgesinin ihalesi ile ilgili de çalışmaların devam ettiğini kaydeden Günay, Türkiye'nin konutlarında ve sanayisinde doğal gaz kullanımının yaygınlaşmasının doğal gaz fiyatları ve temini konusundaki hassasiyeti arttırdığına dikkat çekti. EPDK Başkanı Günay, ''Kim doğal gazı en ucuza nereden getiriyorsa getirsin. Burada özel sektör şirketlerini devreye almak ve onların finans güçlerini yatırımlara yönlendirmek gerekiyor'' diye konuştu. |
Oluk oluk dolar geliyor http://www.vatanim.com.tr/pics/news/106871000.jpg http://www.vatanim.com.tr/pics/clear_pixel.gif Ne Cumhurbaşkanlığı seçimi, ne de genel seçim riski yabancıların Türkiye’ye olan ilgisini azaltamıyor. Hazine ihalelerinde talep rekoru kırılıyor, borsa yükseliyor. Ocak’ta 5 milyar $ para geldiği tahmin ediliyor. Para girişinin ardında ABD var http://www.vatanim.com.tr/pics/clear_pixel.gif 03.02.2007 3 yılda 2.5 trilyon dolar açık veren Amerika piyasalara likidite pompalıyor. Önce petrol ve emtiaya koşan yatırımcı şimdi borsa ve bonoya döndü. Chavez’in ülkesi Venezuela’ya bile dolar yağıyor.Son üç yıldır toplam 2.5 trilyon doların üzerinde cari açık veren ABD’nin kredi sistemi yoluyla piyasaya enjekte ettiği dolarlar, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu gelişen ülkelere yağmur gibi yağmaya başladı. Yabancı sermaye girişiyle Türkiye’den Güney Afrika’ya, Brezilya’dan Güney Kore’ye kadar tüm gelişen piyasalarda para birimleri ve borsalar zirve seviyelerde seyrediyor. Sermaye girişi sadece gelişmekte olan ülkelerle de sınırlı değil. Dünyanın en büyük borsası Wall Street rekor üstüne rekor kırarken, Almanya, Fransa ve İnglitere’de hisse senedi fiyatları son 6 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Yatırım yapacak yer bulamayan para bir ay önce petrol şirketlerini kamulaştırma kararı alan Venezuela’ya bile akın ediyor. Risklere aldıran yok Petrol ve emtia yatırımlarından yavaş yavaş çekilmeye başlayan uluslararası sermaye, 2007 başından itibaren özellikle hisse senedi ve tahvil piyasalarına hücum ediyor. Bundan en büyük payı alan ülkelerden biri ise Türkiye. Bu yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin yarattığı belirsizlikler, Kuzey Irak ile Kıbrıs gibi tırmanışta olan jeopolitik risklere karşı yabancı yatırımcının iştahı giderek artıyor. Öyle ki, Irak gerginliğinin başladığı son iki haftada Türkiye’ye giren yabancı sermaye tutarı 3 milyar dolara yaklaştı. Bankacılara göre son bir ayda portföy yatırımı yoluyla piyasalar giren yabancı sermaye tutarı 5 milyar dolardan fazla. Bu rakam en iyimser tahminlerin üzerinde. Türkiye’yle ilgili bu yıl en olumlu tahminleri yapan Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) bile, yıllık portföy yatırımının 2006’ya göre 1.2 milyar dolar daha artarak 3.7 milyar dolara yükselmesini beklendiğini açıklamıştı. Dalga öncesine döndük Yabancı girişiyle Türk piyasalarında son yılların en bereketli Ocak ayı yaşanırken, yılbaşından bu yana İMKB’de yaşanan yükseliş yüzde 10.2’yi buldu. Yaıbancı alımlarıyla 43 bin puanı geçen İMKB-100 Endeksi, geçen yıl 47 bin 385 puanla kırdığı rekor seviyenin sadece yüzde 11 altında bulunuyor. Yabancı yatırımcıların alımları bono faizlerini de hızla düşüşe geçirdi. Hazine faizi geçen Eylül’den itibaren ilk kez yüzde 20’nin altını görürken, 2006 yılındaki faiz düşüşü 1.7 puanı buldu. Türkiye’ye girmek için döviz bozduran yabancıların etkisiyle dolar da 1.40’taki direncin altına geriledi. Goldman Sachs, “İMKB’de yükseliş daha sürer” dedi Dünyanın en büyük yatırım bankası ABD’li Goldman Sachs, yılbaşından bu yana yüzde 10’un üzerinde prim yapan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’ndaki yükselişin sürmesini beklediğini açıkladı. İtalya’da yayımlanan ekonomi gazetesi Finanza&Mercati’nin Goldman Sachs analistlerine dayandırdığı haberde, 2001 krizinin ardından ulusal ekonomide sağlanan konsolidasyonun ve 2006’daki ekonomik büyümenin tatmin edici olmasının borsayı olumlu etkilediği belirtildi. Haberde, İstanbul Borsası’nda gelecek aylarda beklenen yükselişin itici gücünün ’bankacılık sektörü’ olacağı da ifade edildi. ABD’de işsizlik arttı, Türkiye’de borsa uçuşa geçti ABD’den iki gün içinde gelen ikinci olumlu veri dün piyasalarda yeni bir coşku dalgasına daha neden oldu. ABD Merkez Bankası FED’in 2004 Haziran’ından bu yana sürdürdüğü yüksek faiz politikasından dönüş yapacağı sinyalinin ardından dün de ABD işsizlik rakamları piyasalardaki yükseliş trendini destekledi. ABD’de Ocak ayında yüzde 4.5 çıkması beklenen işsizlik oranı yüzde 4.6 açıklandı. Bu rakamları ABD’de olası bir faiz indiriminin hızla yaklaştığı şeklinde yorumlayan dünya piyasalarında yeni zirvelere ulaşıldı. Wall Street açılışta 12 bin 683 puanla rekor kırarken, Avrupa piyasaları da yüzde 1’e yakın yükseldi. Dolar 1.40’ın altına indi ABD’de açıklanan rakamlar Türkiye’de ise borsayı uçuşa geçirdi. Endeks dün yüzde 1.92 daha yükselerek 43 bin 112 puanla son 8 ayın zirvesine ulaştı. Bono faizleri ise yüzde 19.45’ten kapandı. Dövizde düşüş hızlanırken dolar gün içinde 1.3970’i gördü. Haber: Oğuz KARAMUK |
03 Şubat 2007 DIŞ BORÇ GERİ ÖDEMESİ... -HAZİNE GELECEK HAFTA, 2 MİLYAR 91,4 MİLYON DOLAR DIŞ BORÇ SERVİSİ YAPACAKANKARA (A.A) - Hazine gelecek hafta 2 milyar 91,4 milyon dolar genel bütçe ve hazine garantili dış borç servisi yapacak. Hazine haftanın en büyük dış borç geri ödemesini 1 milyar 658,5 milyon dolar ile 6 Şubat Salı gününde yerine getirecek. Hazine, 5 Şubat'ta 145,8 milyon dolar, 7 Şubat'ta 2,7 milyon dolar, 8 Şubat'ta 94,7 milyon dolar, 9 Şubat'ta 189,9 dış borç geri ödemesi gerçekleştirecek. Ocak ayında 1 milyar 246,7 milyon dolar dış borç ödemesi yapan Hazine Şubat ayının ilk iki gününde 209,6 milyon dolar ödeme yerine getirdi. Böylelikle Hazine'nin bugüne kadar yaptığı bu çerçevede yaptığı ödeme tutarı 1 milyar 456,3 milyon doları buldu. 2002 yılında 9 milyar 567,9 milyon dolar, 2003'de 11 milyar 498,3 milyon dolar, 2004'de 11 milyar 749 milyon dolar ve 2005 yılında da 16 milyar 23,4 milyon dolar dış borç geri ödemesi yapan Hazine, bu çerçevede geçen yıl 18 milyar 7,6 milyon dolar ödeme gerçekleştirdi. |
Davos’ta CEO’lar anket yaptı Türkiye’ye daha para akacak http://www.vatanim.com.tr/pics/news/106870000.jpg http://www.vatanim.com.tr/pics/clear_pixel.gif Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos zirvesine katılan ulsuslararası şirketlerin yöneticileriyle yapılan anketten ‘Türkiye’ye 2007’de daha çok yatırım yapılır’ sonucu çıktı http://www.vatanim.com.tr/pics/clear_pixel.gif 03.02.2007 Her yıl Davos’ta yaptığı zirveyle iş dünyası ve politikada dünya ekonomisinin nabzını tutan liderleri birararaya getiren Dünya Ekonomik Forumu, Türkiye’yi yabancı sermaye açısından yıldızı en çok parlayacak ülkelerin başında gösterdi. Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan araştırmada Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgedeki birleşme ve satın alma faaliyetlerinin, 2007den başlayarak, önümüzdeki yıllarda daha da artış göstereceği kaydedildi.Bankalar yine cazip Davos’taki zirvenin hemen ardından dünyanın önde gelen çokuluslu şirketlerin yetkililerine sorularak yapılan araştırmaya göre, Türkiye’ye, başta bankacılık ve enerji olmak üzere oldukça önemli düzeyde yabancı yatırımcı ilgisinin bulunduğu ve bu yatırımcıların, Türkiye’de birleşme ile satın alma girişimlerinde bulunmayı planladıkları vurgulandı. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa ve Ortadoğu bölgesinde, Alman bankaları başta olmak üzere Avrupa bankaları arasındaki birleşme ve satın almaların hızlanacağı, Rusya ve diğer Ortadoğu bölgesindeki enerji şirketlerinin birleşmesinde de artış görüleceği ifade edildi. Raporda ABD’de satın alma ve birleşmelerin aynı hızla devam edeceği belirtilirken, bu türden faaliyetlerin ağırlıklı olarak medya ve eğlence sektöründe gerçekleşeceği kaydedildi. Dünya Ekonomik Forumu’nun raporunda Asya ve Pasifik bölgesindeki satın alma ve birleşmelerin otomotiv, ulaştırma, altyapı, savunma, inşaat ve finans sektöründe seyredeceğine işaret edildi. Gelişen ülkeler yine en gözde pazarlar AraştIrmada sınır ötesi birleşme ve satın alma faaliyetlerinde gelecek 5 yıl içinde, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yükselen piyasalara yönelik trendlerin artış göstereceği de vurgulandı. Küresel satın alma ve birleşmelerdeki en büyük payın yine menkul kıymetler olacağı ve bu faaliyetlerin menkul kıymet hareketleriyle gerçekleştirileceği, son 10 yıldaki birleşme ve satın almalarda menkul kıymetlerin devriyle gerçekleşen işlemlerin de yüzde 3 seviyelerinden yüzde 20 düzeyine çıktığı ifade edildi. Çalışmaya göre geçen yıl, satın almalar, bir önceki yıla oranla yüzde 38 oranında artış gösterdi. |
2007'DE DOĞAL GAZ TÜKETİMİ YÜZDE 20 ARTACAK http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2009/dogalgaz_ocak.jpg ANKARA - Zeynep Akyıl - Türkiye'de 2007 yılında doğal gaz kullanımı, 2006 yılına kıyasla yüzde 20 oranında artacak. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ''2007 Yılı Doğal Gaz Tüketim Tahmini'' çalışmasını tamamladı. Buna göre, 2007 yılında kullanılan doğal gaz miktarı geçen yıla oranla yüzde 20 artarak 30,1 milyar metre küpten, 36,2 milyar metre küpe çıkacak. EPDK'nın tahminlerine göre, bu yılın sonunda konutlarda 8,9 milyar metre küp, sanayide 9 milyar metre küp, elektrik enerjisi üretiminde de 18,2 milyar metre küp, gübre sektöründe de 16 milyon metre küp doğal gaz tüketilecek. Türkiye'de 5 yıl önce, konutlarda 2,9 milyar metre küp, sanayide 2,2 milyar metre küp, toplamda ise 17 milyar metre küp doğal gaz tüketiliyordu. Bu da, doğal gaz kullanan bölge sayısı 43'e ulaşırken doğal gazın şehirlerde yaygınlaştırılması sayesinde son 5 yılda konutlarda ve sanayide kullanılan doğal gaz miktarının yaklaşık üç kat artması anlamına geliyor. EPDK'nın tespitlerine göre, 2007 yılında İstanbul'da 4,8 milyar metre küp, Ankara'da 1,9 milyar metre küp, Bursa'da 607 milyon metre küp, İzmit'te 578 milyon metre küp doğal gaz tüketilecek. 2006 yılında 862 milyon metre küp olan doğal gaz üretimi de 2007 yılında toplam 1 milyar 161 milyon metre küpe çıkacak. |
Günde 1 YTL’ye ’tektaş’la 40 milyon YTL’yi yakalarız http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/2822516.jpg Türkiye’nin altın ihracatının yüzde 15’ini yapan Atasay Kuyumculuk, taksitle pırlanta satışını başlattı. Şirket, 5 Şubat’ta Türkiye çapındaki 115 mağazasında başlatacağı kampanyayla, bir yıl içinde 50 bin ’Atasay Tektaş’ satmayı hedefleniyor. Sıfır faizle 12 ay ve 36 aya varan taksit seçenekleri sunulan kampanyada, günlük 1 YTL karşılığında tektaş sahibi olmak mümkün hale gelecek. Taksit kampanyasının tanıtıldığı basın toplantısında konuşan, Atasay Kuyumculuk’un CEO’su Cihan Kamer, 2007 yılı sonuna kadar devam edecek ’Atasay Tektaş’ kampanyasından 50 bin adetlik ve 40 milyon YTL’lik satış beklediklerini kaydetti. İHRACATTA DÖRT KAT ARTIŞ: 500 YTL-10 bin YTL arasındaki ürünlerin sıfır faizle taksitlendirileceğini dile getiren Kamer, kredi kartına taksitlendirmede çeşitli bankaların kartlarının kullanılabileceğini aktardı. Kamer, 25 yıl önce pırlantada satış sonrasında yaşanan talihsizliklerin güven kaybına neden olduğunu hatırlatarak, ancak son 15 yılda markaların artmasıyla mücevherde pırlantanın satış trendinin arttığını kaydetti. Kamer, pırlanta satışlarının ağırlıklı olarak Sevgililer, Anneler, Babalar Günü gibi özel günlerde yapıldığını dile getirdi. Gelecek on yıldaki hedefleri hakkında da bilgi veren Kamer, Atasay’ın 2007-2017 döneminde ihracatını dört kat artırmayı hedeflediğini dile getirerek, "2007’de 125 milyon dolara çıkacak ihracatı, 2017’de, 500 milyon dolara çıkarmayı planlıyoruz. Ciromuz 2007 yıl sonu itibariyle 178 milyon doları bulacak. Ciromuzu, 2017 yılında 714 milyon dolar seviyesine çıkarmayı planlıyoruz" diye konuştu. ULUSLARARASI MARKA OLACAĞIZ: Atasay Kuyumculuk’u uluslararası marka yapmak istediklerini belirten Kamer, "Bu sadece şirketimiz için değil Türkiye için de önemli. Türkiye’nin artık dünyada tüm sektörleriyle tedarikçi ülke olmaktan öte yarattığı markalarıyla öne çıkması gerekiyor. Bu nedenle tasarımlarımızla, mağazalarımızla, moda akımlarını belirleyen çalışmalarımızla adımızdan söz ettirmemiz gerekiyor" diye konuştu. Kamer, dünya kuyum sektöründe marka olmanın yolunun pırlantada da varolmaktan geçtiğini vurgulayarak, uluslararası marka olma yolunda attıkları en önemli adımın Nisan 2005’de pırlanta sektörüne girmeleri olduğuna dikkat çekti. Türk kadını tektaş istiyor: ATASAY Kuyumculuk Pırlanta Mücevher Genel Müdür Yardımcısı Haldun Ulutürk, Türkiye’de son dört yılda pırlanta satışlarının iki kat arttığını belirterek, "Son yıllarda pırlantalı mücevher pazarındaki büyümenin en önemli nedeni, kadınların pırlantalı mücevhere olan güveninin artması. Türk kadınlarının almak istedikleri hediye sıralamasında tektaş pırlanta ilk sırada yer alıyor" dedi. |
KURŞUNSUZ BENZİNİN LİTRESİ 2 YKr. ARTTI http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2010/benzin_pompa_12.jpg ANKARA - Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketinin (TÜPRAŞ) rafineri çıkış fiyatında yaptığı ayarlamanın ardından, 95 oktan kurşunsuz benzinin pompa fiyatına litrede 2 YKr. zam geldi. Rekabet ve serbestlik nedeniyle şirketler ve şehirlere göre değişen benzinin pompa fiyatındaki artış, bugünden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Yeni ayarlama ile OPET, POAŞ, BP ve Shell bayilerinde kurşunsuz benzinin litre fiyatı Ankara ve İzmir'de 2,67 YTL, İstanbul'da ise 2,68 YTL'ye çıktı. |
Baymak, İngiliz ortağı Baxi’nin 6 fabrikasını Türkiye’ye taşıyor http://www.vatanim.com.tr/pics/news/107223000.jpg http://www.vatanim.com.tr/pics/clear_pixel.gif 2002 yılında İngiliz Baxi Group ile ortak olan Baymak, bu şirkete ait Avrupa’daki 6 fabrikayı Türkiye’ye taşıyarak çelik kazan, kombi ve panel radyatörde üretim üssü olacak http://www.vatanim.com.tr/pics/clear_pixel.gif 06.02.2007 Isıtma sektöründeki önemli oyuncular arasında yer alan Baymak, 2002 yılında ortak olduğu İngiliz Baxi Group’un Avrupa’daki fabrikalarını Türkiye’ye taşıyacak. İlk etapta bu ay içinde Fransa’daki fabrikanın taşınması için start verilecek. Nisan ayına kadar fabrika Tuzla’ya taşınmış olacak. Ardından Danimarka’daki tesis sökülerek getirilecek ve 2010 yılına kadar Türkiye’ye taşınan fabrika sayısı 6’yı bulacak.Baxi Group’un Baymak’la ortaklığının tamamen Avrupa’daki üretimin Türkiye’ye kaydırılmasına yönelik olduğunu söyleyen Baymak Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Murat Akdoğan, “Biz onlara dünya çapında rekabet gücü kazandıracağız. Gerek onların markalarıyla gerek Baymak markasıyla ürünler dünya pazarına Türkiye’de üretilip sunulacak” dedi. İlk fabrika Nisan’da 2010 yılında Baymak’ın Avrupa’da en büyük çelik kazan üreten şirket olacağını kaydeden Akdoğan, Türkiye’nin grubun üretim üslerinden biri olarak seçildiğini anlattı. Akdoğan, şöyle konuştu: “Bu çerçevede Fransa’daki bir fabrika Türkiye’ye taşınıyor. Bu ay tesis tamamen duracak ve cihazlar Nisan ayı sonuna kadar Baymak’a getirilip kurulmuş olacak. Bundan sonra Danimarka’daki bir tesis sökülüp Türkiye’ye getirilecek. Amacımız Türkiye’yi üretim üssü yapmak ve 6 tane fabrika söktürüp getirmek. Çelik kazan, panel radyatör ve kombi fabrikaları olacak bunlar. 50-55 bin kazan üretimine ulaşacağız. İlk 15 bini 2007’de üretilecek ve 2010’a kadar 55 bine ulaşacak ve bunlar Almanya, Fransa ve İspanya’ya ihraç edilecek.” Tüm grup içinde İtalya, İngiltere ve Türkiye’nin kombide üretim üssü seçildiğini de belirten Murat Akdoğan, bu üç merkezden tüm dünya pazarları için üretim yapılacağını söyledi. Akdoğan, “Bu da 2010’a kadar kademeli olarak artarak 400-450 bin adet olacak. Bu rakam sadece Türkiye’de üretilecek olan kombiler” diye konuştu. Klima üretimine hazırlanıyor Panel radyatörde grubun İspanya, Fransa ve Almanya’da tesisleri olduğunu anlatan Murat Akdoğan, İspanya’daki üretimin Türkiye’ye taşınması için görüştüklerini kaydetti. Akdoğan, “Hedefimiz 3.5 milyon metretül panel radyatör kapasitisine ulaşmak” diye konuştu.Klima ile ilgili Türkiye’de üretim projeleri olduğunu söyleyen Akdoğan, 2007’de bu projenin de netleşeceğini belirterek, en geç 2008 başında klima üretimine başlayacaklarını, 100 bin adet gibi rakamlarla başlayıp 300 bin adet üretime ulaşacaklarını vurguladı. Çalışan sayısı üçe katlanacak 2010 yılına kadar yapacakları yatırımlarla personel sayılarını 550’den 1.500’e çıkaracaklarını anlatan Akdoğan, “Yani bin kişiye yeni istihdam yaratacağız. Bu Türkiye’ye muazzam bir teknoloji, 150-200 milyon dolar ihracat geliri kazandırmak demek. Bu bizim için çok önemli bir proje. İstihdam yaratıyoruz, teknoloji getiriyoruz ve ihracat yapıyoruz” dedi. 1991’den batarken devraldıkları Baymak’ı bugün zirveye taşıdıklarını da belirten Akdoğan, şöyle konuştu: “Batan bir şirketi kurtardık ve yabancıları ortak ettik. Bu efsane başka yabancıların Türkiye’ye yatırım yapmasının önünü açtı. Örneğin İtalyan bir rakibimiz Düzce’de yatırıma başladı, bir başkası başlamak üzere.” GAZETE İLANIYLA İŞE GİRDİ, PATRON OLDU Murat Akdoğan, gazete ilanıyla başvurarak girdiği Baymak’ın patronu oldu. Şirketi kurtarmak için çalışırken bir dönem ciddi sağlık problemleri yaşadı ve kelimenin tam anlamıyla ölümden döndü. Haber: Necla DALAN |
07 Şubat 2007 TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde, ''asgari geçim indirimi'' uygulanmasına ilişkin düzenleme kabul edildi. Asgari geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının, mükellefin kendisini için yüzde 50, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için yüzde 10, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk 2 çocuk için yüzde 7.5, diğer çocuklar için yüzde 5 olarak uygulanacak. Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın, asgari ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla, asgari geçim indirimi oranlarını artırmaya ve kanuni oranına kadar indirmeye yetkili olacak. Kaynak: Meclishaber |
07 Şubat 2007 ABD EKONOMİSİ... -2006 YILINDA VERİMLİLİK ARTIŞ HIZI YAVAŞLADI, İŞÇİLİK MALİYETLERİ YÜKSELDİ WASHINGTON (A.A) - ABD'de geçen yıl, tarım dışı verimlilik artış hızı yavaşlarken, işçilik maliyetleri yükseldi. ABD Çalışma Bakanlığının açıkladığı verilere göre, 2006 yılında verimlilik artış hızı bir önceki yıla göre yüzde 2,3'ten yüzde 2,1'e düştü. Böylece, son 9 yılın en yavaş verimlilik artışı yaşanmış oldu. 2006 yılı genelinde verimlilik artış hızında yaşanan yavaşlamaya karşın son çeyrekte artış yüzde 3 düzeyinde gerçekleşti. Enflasyon açısından yakından takip edilen bir veri olan işçi maliyetlerinde ise 2006 yılında yüzde 3,2 oranında artış yaşandı. Böylece, işçi maliyetlerinde son 6 yılın en hızlı artışı gerçekleşmiş oldu. Son çeyrekte ise işçi maliyetleri sadece yüzde 1,7 oranında ılımlı bir şekilde arttı. 2005 yılında işçi maliyetleri yüzde 2 artmıştı |
LPG'YE İNDİRİM, MOTORİN VE FUEL OIL'E ZAM http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2010/benzin_pompa_12.jpg ANKARA - Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (TÜPRAŞ), likit petrol gazın (LPG) rafineri çıkışını yarından geçerli olmak üzere yüzde 3,34 indirdi. TÜPRAŞ, yine yarından geçerli olmak üzere motorinin rafineri çıkışına yüzde 3,87, 6 numaralı fuel oil'in rafineri çıkışına da yüzde 6,28 zam yaptı. LPG'nin ''çıplak'' rafineri çıkış ton fiyatları yüzde 3,34 indirimle 769,95 YTL'den 744,22 YTL'ye düştü. Perakende fiyatları ilgilendiren ''vergili'' rafineri çıkış fiyatı ise tüplü, sanayi ve ısınma amaçlı kullanımlarda 1.818,64 YTL oldu. LPG-Otogaz fiyatları ise 1.898,88 YTL oldu. Öte yandan motorinin çıplak rafineri çıkış fiyatı yüzde 3,87 artışla metreküpte 628,71 YTL'den 653,06 YTL'ye yükseldi. Motorinin pompa fiyatlarını ilgilendiren vergili rafineri çıkış fiyatı ise yüzde 1,66 artışla metreküpte 1.728,09 YTL'den 1.756,82 YTL'ye çıktı. 6 numaralı fuel oil'in çıplak rafineri çıkış fiyatına yüzde 6,28, vergili rafineri çıkış fiyatına ise yüzde 4,01 oranında arttı. a.a. |
08 Şubat 2007 İSTANBUL MODA FUARI AÇILDI... -DEVLET BAKANI TÜZMEN: -''2007 YILI DAHA BAŞARILI OLACAK. YENİ SİPARİŞLER TEKRAR TÜRKİYE'YE DÖNMEYE BAŞLADI''İSTANBUL (A.A) - Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, tekstil ve konfeksiyon sektörü açısından 2007 yılının daha başarılı olacağını, yeni siparişlerin Türkiye'ye dönmeye başladığını söyledi. CNR Expo'da düzenlenen 9'uncu Uluslararası İstanbul Moda Fuarının açılışında konuşan Tüzmen, fuarın oluşumunda özveri ile çalışan 14 derneği çalışmalarından dolayı kutladı. CNR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda Erem'in de fuara destek verdiğini ifade eden Tüzmen, ''9'uncu Uluslararası İstanbul Moda Fuarını yaparken Türkiye üzerine gelen güneşi en iyi noktada yakaladı'' dedi. Çok önemli gelişmeler içinde olan dünyada en hızlı küreselleşmenin tekstil ve konfeksiyon sektöründe yaşandığını, böyle bir ortamda daha aktif olmak ve devamlı hücum oynamak gerektiğine işaret eden Tüzmen, şunları kaydetti: ''Dünyanın artık ağırlık merkezlerinde belli değişiklikler olmaya başladı. Bu ağırlık merkezinin ismi Çindistan. Çin ve Hindistan yeni bir ağırlık merkezi oluştururken, batıdaki o ağırlık yavaş yavaş doğuya kaymaya başladı. İşte bu alanda Türkiye çok önemli rol oynuyor. Avrupa'daki fuar organizasyonlarından çok daha büyük fuar organizasyonlarını Türkiye başarabilir hale geldi.'' Bugünkü fuar organizasyonu ile İstanbul'un dünyanın moda merkezi olmasındaki en önemli adımlardan birinin atılmış olduğunu, Fas asıllı Portekizli ünlü modacı Fatima Lopez'in dünya prömiyerini bu akşam İstanbul'da yapacağını vurgulayan Tüzmen, tekstil ve konfeksiyon sektörünün yaşadığı bütün sıkıntılara rağmen 20 milyar dolar ihracat hedeflediğini hatırlatan Tüzmen, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''2006'da tekstilde yüzde 8, konfeksiyonda yüzde 2'lik büyüme hızımız yaşandı. En zor senemizdi. 2007 daha başarılı olacak. 2006'da siparişler Uzak Doğu ülkelerine ve bazı Asya ülkelerine kaymıştı. Kuzey Afrika ülkeleri ihracatlarında yüzde 40-50 azalma yaşadılar, biz ona rağmen daha da ileri noktalara gidiyoruz. Yeni siparişler tekrar Türkiye'ye dönmeye başladı. Çünkü Türkiye çok kısa zamanda, bütün iş gücü ile modaya hızlı şekilde yön vermesiyle atık kendisini ispatlamış durumdadır. Bu sene 100 milyar dolar ihracat rakamını sizlerle beraber kucaklayacağımıza inanıyorum.'' -''MODAYI TAKİP EDİYORUM''- Açılışın ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Tüzmen, dünyada özellikle fuarlarda batıdan doğuya doğru bir kayış olduğunu belirterek, ''Türkiye bu ara noktada olduğu için şu anda güneşi üstüne alan ülke haline geldi. Bizim de amacımız bu fırsatı çok iyi değerlendirmek. Dünya ekonomisinin ağırlık merkezi batıdan doğuya doğru kayarken mutlaka Türkiye'den geçiyor. Güneşi ne kadar üstümüzde tutarsak o zaman dilimi içinde büyük ataklar yaparız'' diye konuştu. |
08 Şubat 2007 2006 BÜTÇE UYGULAMA SONUÇLARI... -MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ 3,9 MİLYAR YTL AÇIK VERDİ -FAİZ DIŞI FAZLA TUTARI 41,9 MİLYAR YTL'YE ULAŞTI -2006 YILINDA, 137,4 MİLYAR YTL VERGİ TOPLANDI -GEÇEN YIL BÜTÇEDEN, SAVUNMA VE GÜVENLİK İÇİN 7,5 MİLYAR YTL, SAĞLIK HARCAMALARI İÇİN 5,3 MİLYAR YTL, TARIMSAL DESTEKLEME İÇİN DE 4,7 MİLYAR YTL ÇIKTI 2006 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi, 3 milyar 994 milyon 664 YTL açık verdi, bütçedeki faiz dışı fazla tutarı da 41,9 milyar YTL'ye ulaştı. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2006 yılı Merkezi Yönetim bütçe gelirleri 171 milyar 309 milyon 331 YTL, bütçe giderleri ise 175 milyar 303 milyon 995 YTL oldu. Buna göre, 2006 yılı başında 13 milyar 996 milyon 91 YTL olarak tahmin edilen bütçe açığı, 3 milyar 994 milyon 664 YTL düzeyinde kaldı. -BÜTÇE GİDERLERİ VE GELİRLERİ- Bütçeden, 2006 yılında, personel giderleri için 37 milyar 732 milyon YTL çıkarken, devletin mal ve hizmet alımları giderleri 18 milyar 646 milyon YTL, cari transferler 49 milyar 603 milyon YTL ve sermaye giderleri 11 milyar 934 milyon YTL olarak gerçekleşti. Geçen yıl, 45 milyar 945 milyon YTL tutarında da faiz ödemesinde bulunuldu. 171 milyar 309 milyon YTL tutarında bütçe geliri bulunan 2006 yılında, 137 milyar 474 milyon YTL vergi toplandı. Vergi dışı gelirler, 26 milyar 435 milyon YTL, sermaye gelirleri 1 milyar 841 milyon YTL, özel gelirler ile alınan bağış ve yardımlar da 869 milyon YTL oldu. -HARCAMA KALEMLERİ- Bu arada, 2006 yılı bütçesinden, savunma ve güvenlik için 7 milyar 493 milyon YTL çıktı. Sağlık harcamalarının 5 milyar 344 milyon YTL'yi aştığı 2006 yılında, bunun 1 milyar 629 milyon YTL'sini genel tedavi ve sağlık malzemesi giderleri, 2 milyar 910 milyon YTL'sini yeşil kart sağlık hizmetleri, 804 milyon YTL milyon YTL'sini genel ilaç, 922 milyon YTL'sini ilaç, geri kalan bölümünü de tedavi ve sağlık malzemesi giderleri oluşturdu. Geçen yıl, Emekli Sandığına 5 milyar 687 milyon YTL, Bağ-Kur'a 4 milyar 330 milyon YTL, SSK'ya da 8 milyar 526 milyon YTL Hazine yardımı yapıldı. 4 milyar 746 milyon YTL tutarında da tarımsal destekleme ödemesinde bulunuldu. |
08 Şubat 2007 BAŞBAKAN ERDOĞAN, 2006 BÜTÇE SONUÇLARINI AÇIKLADI: (1) -''BÜTÇE GİDERLERİNİN 175,3 MİLYAR YTL, FAİZ HARİÇ GİDERLERİN 129,4 MİLYAR YTL, FAİZ GİDERLERİNİN 45,9 MİLYAR YTL OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ'' -''BÜTÇE GELİRLERİNİN 171,3 MİLYAR YTL, VERGİ GELİRLERİNİN 137,5 MİLYAR YTL, BÜTÇE AÇIĞININ 3,9 MİLYAR YTL, FAİZ DIŞI FAZLANIN 41,9 MİLYAR YTL OLDUĞU GÖRÜLÜYOR'' -''BÜTÇE AÇIĞI HEDEFİMİZ 13,9 MİLYAR YTL İDİ, SADECE 3,9 MİLYAR YTL OLARAK GERÇEKLEŞTİ'' -''BİZ BURADA BİRAZ DİKKATLİ DAVRANALIM VE BAŞARIMIZI GÖLGELEMESİN DEDİK VE HAMDOLSUN BUNU BU YIL BAŞARDIK'' ANKARA (A.A) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2006 yılı bütçe giderlerinin 175,3 milyar YTL, faiz hariç giderlerin 129,4 milyar YTL, faiz giderlerinin 45,9 milyar YTL olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, Başbakanlık Merkez Bina'da 2006 yılı bütçe sonuçlarına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Devlet Bakanı Ali Babacan ile Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da katıldı. Erdoğan, bütçe gelirlerinin 171,3 milyar YTL, vergi gelirlerinin 137,5 milyar YTL, bütçe açığının 3,9 milyar YTL, faiz dışı fazlanın 41,9 milyar YTL olduğunu bildirdi. Bütçe açığının sadece 3,9 milyar YTL olarak gerçekleştiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: ''2006 yılbaşında bütçe açığı hedefimiz 13,9 milyar YTL idi, hedefi böyle belirledik, gerçekleşme ise bunun çok altında 3,9 milyar YTL oldu. Biz burada biraz dikkatli davranalım ve başarımızı gölgelemesin dedik ve hamdolsun bunu bu yıl başardık. 2006 bütçesi halkımızın refahına ve ülkemizin kalkınmasına önemli katkıların sağlandığı bir bütçe oldu.'' -''SONUÇLAR YÜZ AĞARTICIDIR''- Erdoğan, Türkiye'nin imkanlarını ve kaynaklarını millete kazandırmak yolunda ulaşılan sonuçları kamuoyu ile paylaşmaya bugüne kadar özen gösterdiklerini ve özen göstermeye devam ettiklerini kaydederek, ''Çok şükür bugüne kadarki bütün göstergeler yüzümüzü ağartan sonuçlar vermiştir. Bütçe sonuçları da ülkemiz adına, hükümetim adına yüz ağartıcıdır'' dedi. İktidara geldiklerinde hükümet olarak fiyat istikrarının sağlanması, ekonominin sürdürülebilir büyüme ortamına kavuşturulması ve rekabet gücünün artırılmasını en öncelikli hedefler olarak belirlediklerini anlatan Erdoğan, bu hedeflere ulaşma yolunda mali disiplinin sağlanmasına büyük önem verdiklerini ifade etti. Mali disiplinin sadece giderlerin kısılması ya da gelirlerinin artırılması değil, gelir ve gider politikaları arasındaki uyumun sağlanması olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Yani hesabını bilmektedir. Bizden önceki hükümetlerin yapamadıkları, başaramadıkları şey bu. 1994, 2000 ve 2001 yıllarında patlak veren ve milletimize ağır bedeller ödeten ekonomik ve mali krizlerin en büyük nedenlerinden biri mali disipline riayet edilmemesidir. İktidara geldiğimizde, 2002 yılında GSMH'ye oranı açısından bütçe açığının payı yüzde 14,6, faiz harcamalarının payı yüzde 18,8, kamu net borç stokunun payı yüzde 78,4, kamu kesimi borçlanma gereğinin payı ise yüzde 12,6 idi. Devraldığımız bu trajik tablonun açık anlamı şuydu, nereden nereye geldik diyoruz ya bu hesabı yapmak durumundayız. Nasıl bir ekonomi aldık, nasıl bir maliye aldık, şimdi neredeyiz. Bu hesabı göreve geldiğimiz anla bugün arasında yapmak durumundayız. Eğer geri gidiyorsak bunu da ortaya koymak durumundayız. Ama ileri gidiyorsak, başladığımız nokta bizim için çok önemli.'' Başbakan Erdoğan, devletin 2001 yılında toplanan her 100 YTL vergiye karşılık, 104 YTL faiz ödediğini hatırlatarak, ''Yani toplanan vergiler faizlere bile yetmiyordu. 100 YTL vergiye karşılık 104 YTL faiz ödenmesi bir ülkenin nasıl bir sıkıntının, nasıl bir kriz içinde olduğunun en açık ifadesidir... Bugün ise bu tablo tamamen tersine dönmüştür. Artık böyle bir durumla karşı karşıya değildir, Türkiye bunu aşmıştır'' diye konuştu. |
08 Şubat 2007 MERKEZ BANKASI VERİLERİ... -BANKALARDAKİ MEVDUAT 289 MİLYAR 969,6 MİLYON YTL'YE ÇIKTI (A.A) - Bankalardaki mevduat, 19 - 26 Ocak tarihleri arasında 7 milyar 102,6 milyon YTL artarak 289 milyar 969,6 YTL oldu. Merkez Bankasının haftalık verilerine göre, bankalardaki toplam mevduat, 19 Ocak tarihi itibarıyla 282 milyar 867 milyon YTL idi. Bankalardaki toplam mevduatın 107 milyar 122,4 milyon YTL'si yabancı para, 177 milyar 522,3 milyon YTL'si de YTL cinsinden bulunuyor Toplam 5 milyar 324,9 milyon YTL olan bankalararası mevduatın ise 3 milyar 686,3 milyon YTL'si Türk parası, 1 milyar 638,6 milyon YTL'si de yabancı paradan oluştu. -KREDİ HACMİ- Bankaların kredi hacmi, 26 Ocak tarihi itibarıyla 3 milyar 25,9 milyon YTL artarak 184 milyar 17,7 milyon YTL'ye çıktı. Bankaların kredi hacmi 19 Ocak tarihi itibarıyla 180 milyar 991,7 milyon YTL idi. Bankaların 26 Ocak tarihi itibarıyla kesime verilen kredilerin 715 milyon YTL'si mevduat bankaları, 2 milyar 825,6 milyon YTL'si de kalkınma ve yatırım bankaları kredilerinden oluşuyor. Mali olmayan kesime verilen kredilerin dağılımına bakıldığında da 43,4 milyon YTL'sinin Merkez Bankası, 173 milyar 629,4 milyon YTL'sinin mevduat bankaları, 6 milyar 804,2 milyon YTL'sinin de kalkınma ve yatırım bankaları kredilerinden oluştuğu görüldü. -TÜKETİCİ FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN KREDİ HACMİ- Tüketici finansman şirketlerinin kredi hacmi, 11,7 milyon YTL azalarak 2 Şubat tarihi itibarı ile 3 milyar 187,2 milyon YTL oldu. Tüketici finansman şirketlerinin kredi hacmi, 26 Ocak'ta 3 milyar 198,9 milyon YTL düzeyinde idi. Toplam kredinin 2 milyar 231,8 milyon YTL'si bireysel kredi, yaklaşık 955,3 milyon YTL'si de kurumsal krediden oluştu. |
08 Şubat 2007 AVRUPA YATIRIM BANKASI'NDAN TÜRKİYE'YE REKOR KREDİ... -BANKA, TÜRKİYE'YE GEÇEN YIL 1,8 MİLYAR AVROLUK KREDİ SAĞLADI -AVRUPA YATIRIM BANKASI BAŞKAN YARDIMCISI KOLLATZ-AHNEN: -''BU YIL, TÜRKİYE'DE İSTANBUL VE ANKARA OLMAK ÜZERE TEMSİLCİLİK AÇIYORUZ''(A.A) - Avrupa Yatırım Bankası (AYB), Türkiye'ye geçen yıl 1,8 milyar avroluk rekor kredi sağladı. AA muhabirinin sorularını yanıtlayan AYB'nin genişleme ülkelerinden (Türkiye ve Batı Balkanlar) sorumlu Başkan Yardımcısı Matthias Kollatz-Ahnen, görevine Ekim ayında atanığını ve bunun hemen ardından Aralık ayında Türkiye'yi ziyaret ettiğini belirterek, ''Türkiye'den gerçekten çok etkilendim. Türk muhataplarımızla birçok projede çok başarılı çalışmalar yürütüyoruz. AB üyelik sürecinde Türkiye'ye daha çok destek vermeyi planlıyoruz'' dedi. Kollatz-Ahnen, bu yıl içinde İstanbul ve Ankara'da olmak üzere Türkiye'de iki temsilcilik açacaklarını bildirdi. Bugüne kadar AB dışında sadece birkaç Afrika ülkesinde ofislerinin bulunduğuna dikkat çeken Kollatz-Ahnen, büyük ekonomisiyle Türkiye'nin kendileri açısından çok önemli bir ülke olduğunu vurguladı. AYB Başkan Yardımcısı Kollatz-Ahnen, ''Türkiye'de aynı anda iki ofis açmamız tabi ki şaşırtıcı gelebilir. Ama ekonomik başkentin İstanbul, idari başkentin Ankara olduğu düşünülürse böyle olması gerekiyor. Çünkü çalışmalarımızı daha iyi yönetebilmek için hem özel sektöre hem de idareye yakın olmamız lazım. Türkiye'nin çalışanlarımız için diplomatik tanımlama gibi yasal hazırlıklarını tamamlamasının ardından ofislerimizi hemen açacağız'' dedi. Son 2 yıldaki ihraçlarında Türk Lirası (YTL) üzerinden de borçlanmaya başladıklarını anımsatan Kollatz-Ahnen, Türkiye'de ekonomik istikrarın daha da güçlenmesi halinde orta vadede 5-10 yıl vadeli YTL tahvilleri çıkarabileceklerini kaydetti. -TÜRKİYE'YE YILLIK 2 MİLYAR AVRO KREDİ- AYB yönetiminin 2007-2013 döneminde Türkiye'ye yıllık ortalama 2 milyar avro kredi sağlamayı hedeflediğini anlatan Kollatz-Ahnen, Türkiye'ye son 5 yılda toplam 4,6 milyar avro kaynak aktardıkları dikkate alınırsa, bunun önemli bir artış anlamına geldiğine dikkat çekti. Kollatz-Ahnen, Türkiye'nin nükleer santral kurmayı planladığının hatırlatılması üzerine, ''Bu konu somut olarak önümüze gelirse tabii ki inceleyip kredi için süreci başlatırız. Ama sonucu şimdiden söyleyemem. AB üyesi ülkelerin temsilcilerinden (governor) oluşan yönetim kurulunun karar vermesi gerekecektir'' diye konuştu. AYB, 2006 yılında AB'ye aday ve katılımcı ülkelere (Bulgaristan, Romanya, Türkiye, Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Bosna Hersek, Arnavutluk ve Makedonya) toplam 3,25 milyar avro kredi sağlarken, bunun yarıdan fazlası (1 milyar 827 milyon avro) Türkiye'ye tahsis edildi. |
ENFLASYON BEKLENTİSİ % 7,16 http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2010/enf_bek_08_02.jpg ANKARA - Merkez Bankası tarafından düzenlenen beklenti anketine göre, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 7,16'ya çıktı. Merkez Bankası, Şubat ayı 1. dönem beklenti anketi sonuçlarını açıkladı. Buna göre yıl sonu enflasyon beklentisi, tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) bazında, yüzde 7,16 olarak belirlendi. Beklenti bir önceki ankette yüzde 7,04 oranında bulunuyordu. a.a. Yıl sonu cari işlemler dengesinde meydana gelecek açık beklentisi, 32 milyar 13,6 milyon dolara indi. Cari açık beklentisi 32 milyar 466,8 milyon dolar düzeyindeydi. |
09 Şubat 2007 IMF, GELİRİNİ ARTIRMAK İÇİN ALTINLARINI SATMAYI DÜŞÜNÜYOR... (A.A) - Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Rodrigo Rato, gelirleri artırmak için altın rezervlerinin bir kısmını satabileceklerini söyledi. Rato, Reuters Haber Ajansına yaptığı açıklamada, hatalı olan gelir sistemlerini düzeltmek amacıyla altın rezervlerinin bir kısmını satmanın mantıklı olabileceğini ifade etti. Rodrigo Rato, IMF'nin yeni gelir sisteminin çok kaynaklı olması gerektiğini de vurguladı. Küresel ekonomik büyüme nedeniyle gelirlerinde belirli bir azalma görülen IMF'nin, bu yıl 105 milyon dolarlık bir fon sıkıntısı çekeceği belirtiliyor. ABD ve Almanya, altın rezervlerinin satılmasına karşı çıkarken, İngiltere ve Fransa ise satılma fikrine sıcak bakıyorlar. |
09 Şubat 2007 DENK BÜTÇEYE ENGEL OLDULAR... -TÜRKİYE, 2006 BÜTÇESİNDE SAĞLIK, TARIM VE GÖREV ZARARLARINDA SAPMA OLMASAYDI, ÇOK UZUN YILLAR SONRA TEKRAR DENK BÜTÇE İLE TANIŞABİLECEKTİ -SAĞLIKTA 2006 BÜTÇESİNDE 4 MİLYAR YTL'LİK ÖDENEĞE KARŞILIK, 5 MİLYAR 344 MİLYON YTL HARCAMA YAPILDI -GÖREV ZARARI 5,3 MİLYAR YTL ÖNGÖRÜLÜRKEN, 7,2 MİLYAR YTL'LİK GÖREV ZARARINA ULAŞILDI -TARIMSAL DESTEKLEME İÇİN BÜTÇEYE 3 MİLYAR 999 MİLYON YTL KONULURKEN, HARCAMA TUTARI 4 MİLYAR 746 MİLYON YTL'Yİ BULDU -GEÇEN YIL BÜTÇEDEN SAVUNMA VE GÜVENLİK İÇİN 7 MİLYAR 493 MİLYON YTL ÇIKTI (A.A) - Merkezi yönetim bütçesinde sağlık, tarım ve görev zararlarındaki sapma olmasaydı, Türkiye çok uzun yıllar sonra geçen yıl yeniden denk bütçe rakamlarına ulaşabilecekti. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2006 yılı bütçesini en fazla sağlık ve tarım harcamaları ile görev zararları zorladı. Bütçeden, 2006 yılına girilirken 4 milyar 54,7 milyon YTL sağlık gideri öngörüldü. Bunun 1,6 milyar YTL'sini de yeşil kartlıların sağlık harcamalarının oluşturacağı hesaplandı. Ancak, yıl sonunda toplam sağlık harcamaları 5 milyar 344 milyon 560 bin YTL'yi buldu. Yeşil kartlıların sağlık giderleri için bütçeden çıkan para da 2 milyar 910 milyon 611 bin YTL olarak gerçekleşti. Devletin ödediği ilaç parası, 1 milyar 727 milyon 22 bin YTL, genel tedavi ve sağlık malzemesi giderleri 1 milyar 629 milyon 800 bin YTL, tedavi ve sağlık malzemesi giderleri de 1 milyar 987 milyon 738 bin YTL oldu. 2006 yılında yüzde 9,65'lik enflasyona karşılık, sağlık harcamalarındaki artış yüzde 32,5'e ulaştı. -GÖREV ZARARLARINDA BÜYÜK ARTIŞ- Bu arada, geçen yıl görev zararları da bütçe dengelerini olumsuz etkiledi. 2005 yılında 522 milyon YTL olan KİT'lerin toplam görev zararı, geçen yıl 710,7 milyon YTL olarak gerçekleşti. Emekli Sandığının 2005'te 3 milyar 397,9 milyon YTL olan görev zararları, 2006'da 4 milyar 975,2 milyon YTL'ye yükseldi. Halk Bankasının 106,7 milyon YTL, Ziraat Bankasının da 129,9 milyon YTL görev zararının olduğu 2006 yılında, diğer görev zararları da bütçeye 1 milyar 319,4 milyon YTL yük getirdi. Böylece 2006 yılı bütçesindeki toplam görev zararları, 7 milyar 242,2 milyon YTL olarak belirlendi. -TARIMSAL DESTEKLEMELER...- 2006 yılı bütçesinde, 3 milyar 999,8 milyon YTL'lik ödenek ayrılmasına rağmen, tarımsal destekleme ödemelerinin toplam tutarı 4 milyar 746,7 milyon YTL oldu. Geçtiğimiz yıl, çiftçilere 2 milyar 725,2 milyon YTL doğrudan gelir desteği, 1 milyar 204,8 milyon YTL ürün destekleme, 660,9 milyon YTL hayvancılık destekleme, 140 milyon YTL de çay destekleme ödemesi yapıldı. Bütçeden Tarım Reformu Uygulama Projesi için 13,6 milyon YTL, tarım ürünleri sigortası için de 1,9 milyon YTL çıktı. Bu 3 kalemdeki sapma, bütçe açığının 3 milyar 994 milyon YTL olduğu 2006 yılında, Merkezi yönetim bütçesine 3 milyar 962,4 milyon YTL fatura çıkardı. Sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi ödemelerindeki 92,6 milyon YTL'lik fazla harcama da dikkate alındığında, 4 milyar 55 milyon YTL'lik bir sapma rakamına ulaşıldı. -FAİZ ÖDEMELERİ DÜŞTÜ- Öte yandan, bütçedeki bazı harcama kalemlerindeki yıl sonu gerçekleşmeleri ise başlangıç ödeneklerinin altında kaldı. Bu şekilde, devlet 2006 yılında 314,8 milyon YTL daha az faiz ödedi. Savunma ve güvenliğe 352 milyon YTL, sosyal güvenlik kuruluşlarına 336 milyon YTL, mahalli idarelere de 151 milyon YTL daha az para aktarımında bulunuldu. Bütçedeki toplam savunma ve güvenlik harcaması tutarı da 7 milyar 493,4 milyon YTL olarak gerçekleşti. |
09 Şubat 2007 HAZİNE İHALELERİ... -HAZİNE, GELECEK HAFTA, 6 AYDA BİR SABİT KUPON ÖDEMELİ YTL CİNSİNDEN DEVLET TAHVİLİ İHALESİ YAPACAK(A.A) - Hazine, gelecek hafta, 6 ayda bir sabit kupon ödemeli YTL cinsinden devlet tahvili ihalesi yapacak. Hazine'den yapılan açıklamaya göre, 13 Şubat 2007 Salı günü 14 Şubat 2007 valör ve 19 Ocak 2011 itfa tarihli olmak üzere, 6 ayda bir sabit kupon ödemeli Yeni Türk Lirası cinsinden devlet tahvili ihalesi yapılacak. Söz konusu tahvil ''TRT190111T13'' tanımlı senedin yeniden ihracı olacak. Piyasa yapıcılığı sistemi çerçevesinde, söz konusu ihale için değişim işlemine konu geri alınacak DİBS'lere ilişkin fiyat listesi de açıklamada yer aldı. 09 Şubat 2007 PİYASALARDA BUGÜN... -HİSSE SENETLERİ GÜNLÜK BAZDA ORTALAMA YÜZDE 1,30 DEĞER KAZANDI -PETKİM KARARI, PİYASAYI OLUMLU ETKİLEDİ İSTANBUL (A.A) - İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB)işlem gören hisse senetleri, bugün ortalama yüzde 1,30 değer kazandı. İMKB Ulusal-100 Endeksi, birinci seansta 643,31 puan artarak 42.288,52 puana yükseldi. İkinci seansta 103,06 puan düşen endeks, 42.185,46 puandan kapandı. İMKB Ulusal 100 Endeksi, dünkü kapanışa göre 540,25 puan yükseldi, hisse senetleri yüzde 1,30 değer kazandı. Hisse senetleri piyasasında toplam 1 milyar 729 milyon 449 bin 9 YTL'lik günlük işlem hacmi oluştu. İMKB-100 endeksinde haftanın son işlem günü alım ağırlıklı seyir etkili oldu. Bugün gözlemlenen yukarı yönlü hareketi destekleyen en önemli gelişme Özelleştirme Yüksek Kurulunun (ÖYK) Petkim'in yüzde 51'nin blok satışı için karar vermesi oldu. Hafta başından beri düşüş eğiliminde hareket eden endeks, haftanın son işlem gününü yükselişle tamamladı. Petkim kararı piyasayı olumlu etkilerken, Petkim'deki alıcılı seyir, diğer hisselere de yansıdı. Hafta içinde en düşük 41,091 seviyesini gören endeks, bu seviyeden gelen tepki alımlarıyla toparlanmaya başladı. Tepki alımlarının bugün de devam etmesiyle endeks, 42,380 puana çıktı. İkinci seansta hafif kar satışı görülmesine karşın endeks haftayı 42,000 seviyesinin üzerinde tamamladı. -DÖVİZ- Serbest piyasada, dünkü kapanışta 1,4040 YTL olan dolar güne 1,4020 YTL'den, 1,8250 YTL olan avro güne 1,8270 YTL'den başladı. Doların bugünkü kapanıştaki satış fiyatı 1,3980 YTL, avronun satış fiyatı 1,8170 YTL oldu. Merkez Bankası, doların bugünkü efektif kurunu alışta 1,3916 YTL, satışta 1,4014 YTL olarak açıkladı. Merkez Bankası dünkü efektif kurunu alışta 1,3970, satışta 1,4068 olarak belirlemişti. -FAİZ - İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarında işlem gören 26 Kasım 2008 vadeli bugün valörlü tahvilin basit getirisi yüzde 21,16, bileşik getirisi yüzde 19,64 oldu. Bu kağıdın bileşik getirisi, önceki kapanışa göre 0,13 puan geriledi. İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Repo Pazarında 3 günlük işlemlerde faiz ortalama yüzde 17,51'den gerçekleşti. 3 günlük işlemlerde en düşük oran yüzde 17,25, en yüksek oran yüzde 17,65 oldu. |
12,8 MİLYAR YTL VERGİ ÖDENMEDİ http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2010/para_4.jpg ANKARA - Türkan Al-Gökçen Çamlıyurt - Kayıp ve kaçak bir yana, mükellefler 2006 yılında devlete beyan ettiği 150 milyar 304 milyon 839 bin YTL verginin 12 milyar 830 milyon 514 bin YTL'sini ödemedi. Ülke genelinde tahsil edilen vergilerin yüzde 56,9'unu da özel tüketim vergisi ile katma değer vergisi oluşturdu. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerine göre, geçen yıl tahakkuk eden verginin yüzde 91,46'lık bölümü yatırıldı. TÜPRAŞ'ın özel durumu nedeniyle yüzde 97,79'luk tahsilat oranına ulaşan Kocaeli, hariç tutulduğunda, İstanbul, Türkiye'nin vergi tahsilatında en başarılı ili oldu. Vergi tahakkuku 62 milyar 832 milyon YTL, vergi tahsilatı ise 58 milyar 663 milyon YTL olan İstanbul'da yüzde 93,37'lik tahsilata rağmen, 4 milyar 168 milyon YTL tutarında vergi toplanamadı. Tahsilat oranında Kocaeli, İstanbul ve Tunceli'nin hemen arkasında yer alan İzmir'de de 14 milyar 917 milyon YTL'lik verginin, 1 milyar 24 milyon YTL'si tahsil edilemedi. Bu rakam, yüzde 90,29 tahsilat oranına sahip Ankara'da da 1 milyar 774 milyon YTL olarak belirlendi. 2006 yılında, Hazine'nin yüzünü, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi güldürdü. Gelir vergisinden Hazine'nin kasasına 28 milyar 983 milyon YTL girerken, beyan edildiği halde ödenmeyen gelir vergisi tutarı 4 milyar 467 milyon YTL'yi buldu. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/haberayrinti.gif PETROL 60 DOLARI GEÇTİ http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Ekonomi/2006/petrol_kuyusu_6.jpg SEUL - Uluslararası ham petrolün varil fiyatı, bir aydan bu yana ilk kez 60 doları geçti. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü OPEC'in ham petrol üretimini kısması ve ABD'deki petrol stoklarının azalması sonucu, ABD Ham Petrolünün varil fiyatı 44 sentlik artışla 60,15 doları geçti. Brent türü Kuzey Denizi ham petrolünün varil fiyatı da 29 sentlik artışla 59,32 dolara yükseldi. |
12 Şubat 2007 DIŞ BORÇ GERİ ÖDEMESİ... -HAZİNE, BU HAFTA, 217 MİLYON DOLAR DIŞ BORÇ SERVİSİ YAPACAK(A.A) - Hazine, bu hafta, 217 milyon dolar genel bütçe ve hazine garantili dış borç servisi yapacak. Edinilen bilgiye göre Hazine, haftanın en büyük dış borç geri ödemesini 118,7 milyon dolar ile 14 Şubat Çarşamba günü yerine getirecek. Hazine, bugün 60,2 milyon dolar, yarın 25,2 milyon dolar, 15 Şubat'ta 4,4 milyon dolar, 16 Şubat'ta 8,6 milyon dolar dış borç geri ödemesi gerçekleştirecek. Ocak ayında 1 milyar 246,7 milyon dolar dış borç ödemesi yapan Hazine, Şubat ayının ilk 10 gününde 2 milyar 310,3 milyon dolar ödeme yerine getirdi. Böylelikle Hazine'nin bugüne kadar, bu çerçevede yaptığı ödeme tutarı 3 milyar 557 milyon doları buldu. 2002 yılında 9 milyar 567,9 milyon dolar, 2003'de 11 milyar 498,3 milyon dolar, 2004'de 11 milyar 749 milyon dolar ve 2005 yılında da 16 milyar 23,4 milyon dolar dış borç geri ödemesi yapan Hazine, bu çerçevede geçen yıl 18 milyar 7,6 milyon dolar ödeme gerçekleştirdi. |
12 Şubat 2007 TÜRKİYE'NİN KÜRESEL EKONOMİDEKİ YERİ... -REINVENTING BRETTON WOODS KOMİTESİ BAŞKANI MARC UZAN: -''TÜRKİYE, YENİ ŞEKİLLENMEKTE OLAN ULUSLARARASI FİNANS COĞRAFYASININ EN ÖNEMLİ AKTÖRLERİNDEN BİRİSİ OLACAK'' -''TÜRKİYE, AVRUPA'NIN YÜKSELEN KISMINDA YER ALAN STRATEJİK BİR ÜLKEDİR''PARİS/ANKARA (A.A) -Reinventing Bretton Woods Komitesi Başkanı Marc Uzan, Türkiye'nin, yeni şekillenmekte olan uluslararası finans coğrafyasının en önemli aktörlerinden birisi olacağını söyledi. IMF, Dünya Bankası başta olmak üzere, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından oluşturulan uluslararası finansal sistemin yeniden şekilendirilmesi için çalışan ve çok sayıda uluslararası kuruluşun üye olduğu Reinventing Bretton Woods Komitesi'nin Başkanı Marc Uzan, Türkiye'nin küresel ekonomideki yeri konusunda A.A muhabirinin sorularını yanıtladı. Uluslararası finans coğrafyasının yeniden şekillenmekte olduğunu ve bu şekillenme içinde G-7 dışındaki yeni yükselen güçlerin yer alacağını vurgulayan Marc Uzan, bu yeni coğrafya içinde, Türkiye, Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya ve IMF içinde kotası artırılan Güney Kore ile Meksika gibi ülkelerin bulunduğunu kaydetti. -TÜRKİYE'NİN ARTAN KÜRESEL AĞIRLIĞI...- G-20 içinde bulunan Türkiye gibi ülkelerin, küresel ekonomideki artan güçleri çerçevesinde uluslararası finans kuruluşlarında daha çok söz sahibi olacaklarını belirten Marc Uzan, bunun doğal bir sonuç olduğunu ifade etti. Türkiye'nin, Avrupa'nın yükselen kısmında yer alan stratejik bir ülke olduğunu belirten Marc Uzan, Türkiye'nin üyeliğinin, Avrupa Birliğine yükselen bir piyasa dinamizmi getireceğini söyledi. IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarının ardından, G20 Toplantılarında da, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu yükselen piyasalara, IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlarda daha çok söz hakkı verilmesi benimsenmişti. -IMF'DEKİ KOTA PAYININ ARTMASI...- Uluslararası Para Fonundaki (IMF) kota payının artmasının, Türkiye ekonomisinin dünya ekonomisi içinde artan rolünün uluslararası karar mekanizmalarına daha iyi yansımasına fırsat vereceği belirtiliyor. Reinventing Bretton Woods Komitesi de yükselen piyasa ekonomilerinin göstermekte olduğu hızlı büyüme ve gelişme performansına bağlı olarak, kota dağılımının bu ülkelerin dünya ekonomisi içinde artan ağırlığını ve rolünü yansıtmadığını vurguluyor. G-20, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye, İngiltere, ABD ve AB'den oluşuyor. (MSE-TLN) |
12 Şubat 2007 PETROL PİYASASINA YENİ DÜZENANKARA - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 5576 sayılı ''Petrol Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''u onayladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Sezer, kanunu yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununu değiştiren kanuna göre, akaryakıt dışında kalan solvent, madeni ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinden elde edilen akaryakıt ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca belirlenen seviyede ''ulusal marker'' içermeyen akaryakıt, petrol boru hatlarında yapılacak tahribat ile petrol ürünü hırsızlığı da kaçak petrol kapsamında olacak. Kaçak petrolü satışa sunan, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın alan, taşıyan veya saklayanlar, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Kaçak petrole ilişkin mahkumiyet hükmü veya müsadere kararı kesinleşenler, varsa lisansları iptal edilerek, kamuoyuna ilan edilecek; bu kişilere, yeniden lisans verilmeyecek |
12 Şubat 2007 TAHVİL-DOLAR-REPO-PARİTE... -26 KASIM 2008 VADELİ, BUGÜN VALÖRLÜ TAHVİLİN BİLEŞİK GETİRİSİ YÜZDE 19,71 SEVİYESİNDE BULUNUYORİSTANBUL (A.A) - İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarında 26 Kasım 2008 vadeli, bugün valörlü tahvilin saat 11.55 itibariyle basit getirisi yüzde 21,22, bileşik getirisi yüzde 19,71 seviyesinde bulunuyor. -DOLAR KOTASYONLARI- Bankalararası piyasada dolar kotasyonlarında fiyat, alışta en düşük 1,4040 YTL, en yüksek 1,4075 YTL, satışta en düşük 1,4085 YTL, en yüksek 1,4125 YTL olarak belirlendi. -REPO- İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Repo-Ters Repo Pazarında gecelik işlemler tek orandan yüzde 17,50'den gerçekleşiyor. -PARİTE- Uluslararası piyasalarda avro-dolar paritesi 1,2986, sterlin-dolar paritesi 1,9467, yen-dolar paritesi ise 122,05 düzeyinde seyrediyor. |
12 Şubat 2007 BDDK AYLIK BÜLTENİ... -BANKACILIK SEKTÖRÜ TOPLAM AKTİFLERİ, GEÇEN YIL KASIM AYINDA, 482,2 MİLYAR YTL SEVİYESİNE YÜKSELDİ -BANKACILIK SEKTÖRÜ DÖNEM NET KARI YÜZDE 81 GİBİ YÜKSEK BİR ORANDA ARTARAK, 2006 KASIM AYINDA 10,7 MİLYAR YTL'YE ÇIKTI -------------------------------------------------------------------------------- (A.A) - Türkiye'de 2006 yılı Ekim ayında 467,4 milyar YTL seviyesinde olan bankacılık sektörü toplam aktifleri, yüzde 3,2 oranında artarak Kasım'da 482,2 milyar YTL seviyesine yükseldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) Ocak ayı Aylık Bültenine göre, Ekim döneminde 208,6 milyar YTL olan bankacılık sektörü toplam kredileri yüzde 2,7 oranında artarak, Kasım ayında 214,3 milyar YTL'ye çıktı. Bankacılık sektörü aktif dağılımı incelendiğinde, Kasım döneminde sektörün toplam aktiflerinin yüzde 4,1'inin duran değerlerden oluştuğu görüldü. Nakit ve nakit benzeri varlıkların toplam bilanço içerisindeki payı incelenen dönemde yüzde 11 seviyesine yükseldi. Kredilerin aktif toplamı içindeki payı incelenen dönemde yüzde 44,7 iken menkul değerler cüzdanının toplam aktifler içerisindeki payı yüzde 32,8 olarak gerçekleşti. Bankaların kaynak yapısına bakıldığında, Kasım ayında döneminde toplam pasiflerin yüzde 77,8'i yabancı kaynaklardan, yüzde 12,2'si özkaynaklardan oluştu. Bankaların en büyük fon kaynağı durumunda olan mevduatın bankacılık sektörü toplam pasifleri içindeki payı yüzde 62,9 seviyesinde gerçekleşti. Bankacılık sektörü yabancı kaynakları açısından bakıldığında, bankalara borçlar kaleminin mevduatın ardından yüzde 12,9'luk pay ile ikinci sırada yer aldığı görüldü. 2006 yılı Ekim döneminde 296 milyar YTL seviyesinde olan bankacılık sektörü toplam mevduatı (toplanan fonlar) son bir aylık dönemde yüzde 2,4 oranında artarak 303,1 milyar YTL seviyesine yükseldi. İncelenen dönemde yabancı para mevduatların toplam mevduatlar içerisindeki payının yüzde 39,1 seviyesinde gerçekleştiği görüldü. Bir önceki yılın aynı döneminde 15,1 milyar YTL seviyesinde olan bankacılık sektörü provizyonlar sonrası net faiz (kar payı) gelirleri yüzde 14,3 oranında artarak Kasım ayında 17,2 milyar YTL seviyesine yükseldi. Kasım 2005 döneminde yüksek gerçekleşen faiz (kar payı) dışı giderler toplamı incelenen dönemde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 oranında azaldı. Faiz (kar payı) dışı gelirler toplamında gerçekleşen yüzde 55,7 oranındaki artış faiz (kar payı) dışı giderlerde meydana gelen azalışla birleşince, yüksek miktarlı kambiyo zararına karşın bankacılık sektörü vergi öncesi karındaki artış yüksek oranlı gerçekleşti. -BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN KARI- 2005 yılının Kasım döneminde 9 milyar YTL seviyesinde gerçekleşen bankacılık sektörü vergi öncesi karı, yüzde 48,2 oranında artarak Kasım ayında 13,3 milyar YTL'ye yükseldi. Ancak, vergi provizyonunda bir önceki yılın aynı dönemine göre gerçekleşen yüzde 14,2 oranındaki azalışın katkısıyla bankacılık sektörü dönem net karı yüzde 81 gibi yüksek bir oranda artarak, 2005 yılı Kasım dönemindeki 5,9 milyar YTL seviyesinden incelenen dönemde 10,7 milyar YTL'ye yükseldi. İncelenen dönemde mevduat bankaları, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının bankacılık sektörü toplam aktif büyüklüğü içindeki payları sırasıyla yüzde 94,1, yüzde 2,8, ve yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşti. Banka sahipliği açısından bakıldığında, Kasım ayında yerli özel bankaların, kamu bankalarının ve yabancı bankaların toplam aktif büyüklüğü içesindeki payları Denizbank ve Bank Pozitif Kredi ve Kalkınma Bankası'nın yabancı grubuna alınmasının da katkısıyla sırasıyla yüzde 55,4, yüzde 31,5 ve yüzde 13,1 oldu. |
12 Şubat 2007 Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı ANKARA, TOBB Hisarcıklıoğlu: “Türkiye’nin küresel piyasalardaki yarışta öne çıkması, rekabet gücünü artırması, bilgi, bilgi teknolojileri ve yenilikçiliğe yapılacak yatırımlarla mümkün olacaktır. Günümüz dünyasında rekabet gücünün ana unsurunu “bilgi ve bilgiye dayalı ekonomi” oluşturuyor.” 1 Ocak 2007 tarihinde başlayan Avrupa Birliği Yedinci Çerçeve Programı, TÜBİTAK, TOBB ETÜ ve TURBO-ppp işbirliğiyle düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. İşletmeler, gerçek kişiler ve üniversitelere araştırma geliştirme alanında kaynak sağlayacak olan 7. Çerçeve Programı, ilk kez yedi yıl süreli olarak ve bütçesi yükseltilerek uygulanacak. TOBB ETÜ sosyal tesisler toplantı salonunda yapılan toplantıya, Devlet Bakanı Ali Babacan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Nükhet Yetiş, TOBB ETÜ Rektörü Prof. Dr. Tahsin Kesici, AB Komisyonu Araştırma Genel Müdürü Jose Manuel Silvia Rodriguez ve NOKIA teknoloji politikalarından sorumlu Başkan Yardımcısı Erki Ormala katıldı. Toplantının açılışında konuşan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, bilgiye yapılan yatırımın, geleceğe yapılan yatırım olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin küresel piyasalardaki yarışta öne çıkması, rekabet gücünü artırması, bilgi, bilgi teknolojileri ve yenilikçiliğe yapılacak yatırımlarla mümkün olacaktır. Günümüz dünyasında rekabet gücünün ana unsurunu “bilgi ve bilgiye dayalı ekonomi” oluşturuyor” dedi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşması şöyle: “Çerçeve programları KOBİ’lerimize büyük fırsatlar sunmaktadır. Bunlardan yararlanmak veya sadece seyretmek de bizim elimizdedir. 6'ncı çerçeve programına yapılan başvuruların sadece yüzde 17'si KOBİ’lerimize aitti. Demek ki, KOBİ’lerin çok daha aktif bir şekilde hazırlanması gerekiyor. Bu konudaki en büyük sıkıntımız, çerçeve programlarına yönelik çabaların, dağınık ve belli bir stratejiden yoksun bulunmasıydı. Bu yüzden Türk iş camiası olarak, TÜBİTAK’ın, bu konuda liderliği üstlenmesinden memnuniyet duyuyoruz. TÜBİTAK’ı, sanayiden, özel sektörden kopuk, bürokrasiye boğulmuş eski yapısından kurtararak, bilimi ve inovasyonu destekleyen, çağdaş bir yapıya kavuşturulmasında büyük emeği olan, sayın başkan Nüket Yetiş’e de ayrıca teşekkürlerimizi sunuyoruz. Çerçeve programları Avrupa ülkelerinde 25 yıllık süreci ifade ediyor. Türkiye ise ilk defa 6'ncı Çerçeve Programına katılmıştı. Bu bir öğrenme süreciydi. Elimizdeki bilgilere göre, 6'ncı programa başvuran 1,217 projeden 847’sinin, yani % 70’nin geri çevrildiği görüyoruz. Demek ki proje hazırlamanın teknik altyapısında, çözmemiz gereken sorunlar var. Toplam 370 proje için sağlanan yaklaşık 50 milyon Euro’nun, Türkiye’nin programa sağladığı maddi katkının ancak beşte biri düzeyinde kalması, üzüntü vericidir. Yani biz kendi cebimizden, Avrupa Birliği ülkelerinin araştırma geliştirme projelerini finanse etmişiz. Türkiye'nin bu programa katılmama lüksü yok. Araştırma ve geliştirme konusunda zaten çok geride kalmış durumdayız. Üniversitelerimizdeki akademisyen başına düşen bilimsel yayın sayısı, yılda ancak 0,52 düzeyinde, yani yılda bir tane bile değil. Araştırmacı sayımız az. Üniversite-Sanayi ilişkisi kurulmadığından, sanayicimiz bu süreçleri bilmiyor ve bilmedikleri bir alana da doğal olarak para yatırmak istemiyorlar. Oysa bilgiye yapılan yatırım, ülkemizin ve işimizin geleceğine yapılan yatırımdır. Bilgiye yapılan yatırımın önemi, ülkemizde anlaşılmaya başlanmıştır. Nitekim hükümetimiz özel sektörün AR-GE çalışmalarına destek olmak amacıyla çok önemli bir finansal desteği TÜBİTAK’a aktarmıştır. Bu aktarılan kaynağın önemini özellikle dikkatlerinize sunmak istiyorum. Türkiye’nin küresel piyasalardaki yarışta öne çıkması, rekabet gücünü artırması, bilgi, bilgi teknolojileri ve yenilikçiliğe yapılacak yatırımlarla mümkün olacaktır. Günümüz dünyasında rekabet gücünün ana unsurunu “bilgi ve bilgiye dayalı ekonomi” oluşturuyor. Nitekim Avrupa Birliği’nin Lizbon Stratejisi ile üye devletlerin önüne koyduğu hedef de, dünyanın bilgiye dayalı en rekabetçi ekonomisi” haline gelmektir. Ülkemizin sahip olduğu genç nüfusunun, küresel piyasada Türkiye için rekabet avantajı haline dönüşmesi, genç nüfusun eğitimine ve toplumun bu kesimine beceri kazandırılmasına yapılacak yatırımla mümkün olacaktır. Rekabet gücü yüksek ülkelerin bu güçlerinin arkasındaki itici gücü, tesadüf veya mucize değildir. Mucize, ülkelerin araştırmaya, araştırmacıya ve yenilikçiliğe yaptıkları yatırımla mümkün olmaktadır. Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki yüksek teknoloji ürünlerinin payı yüzde 7 seviyesindedir. Buna karşın orta teknolojinin payı yüzde 31, düşük teknolojinin payı yüzde 44’tür. Dış ticaretteki açığımızı azaltmak ve küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmek için bu yapıyı iyileştirmek zorundayız. Global piyasalardaki güçlü rekabet baskısıyla baş edebilmek ve Türk firmalarının bu piyasalardaki varlığını sürdürebilmek, teknolojik alandaki güçlü alt yapının oluşturulmasıyla mümkün olacaktır. Ayrıca Türkiye, 2005–2010 yılları arasında araştırmacı sayısını 40 bine, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine milli gelir içinde ayıracağı payı da yüzde 2’ye çıkarmayı hedeflemektedir. Bu açıdan, Avrupa Birliği’nin 7’nci çerçeve programına iş dünyası olarak çok önem veriyoruz. Yedi yıllık dönemde, Türk araştırma kuruluşlarının, KOBİ’ler başta olmak üzere, ülkemiz girişimcilerine yönelik, ciddi bir kapasite oluşturabileceklerine inanıyorum. Değerli bakanımız Ali Babacan, hem ekonomiden sorumlu olması hem de AB Baş müzakerecisi olması açısından, Türk ekonomisinin AR-GE ihtiyaçlarını en iyi bilen siyasetçimizdir. Avrupa Birliği’nin 7. çerçeve programından iş dünyasının azami ölçüde yararlanması için gayret göstermektedir. Kendisine teşekkür ediyorum.” Kaynak: TOBB |
12 Şubat 2007 KAPALIÇARŞI'DA DÖVİZ... -KAPANIŞ SAATLERİNDE DOLAR 1,4100 YTL, AVRO 1,8270 YTL OLDU İSTANBUL (A.A) - İstanbul serbest piyasada kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,4100 YTL, avronun satış fiyatı 1,8270 YTL oldu. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, piyasanın kapanışı itibarıyla Kapalıçarşı'da 1,4080 YTL'den alınan dolar 1,4100 YTL'den satılıyor. 1,8250 YTL'den alınan avronun satış fiyatı ise 1,8270 YTL oldu. Serbest piyasada Cuma günkü kapanışta 1,3980 YTL olan dolar güne 1,4080 YTL, 1,8170 YTL olan avro 1,8320 YTL'den başlamıştı. |
13 Şubat 2007 KTB BAŞKANI ÇELİK: -''KARS-TİFLİS-BAKÜ DEMİRYOLU PROJESİYLE KARS CAZİBE MERKEZİ HALİNE GELECEK'' KARS (A.A) - Kars Ticaret Borsası (KTB) Başkanı İsmet Çelik, Kars-Tiflis-Bakü demiryolu projesinin tamamlanmasıyla Kars'ın cazibe merkezi haline geleceğini kaydetti. Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, Kars-Tiflis-Bakü demiryolu projesinin, iki yıl içerisinde tamamlanmasıyla Kars ekonomisini şahlandıracağını belirterek, Kars'ın eskiden olduğu gibi Doğu'nun ticaret merkezi olacağını ifade etti. Komşu ülkelerden gelecek ziyaretçilerin esnafın yüzünü güldüreceğini ifade eden Çelik, şunları kaydetti: ''Kars-Tiflis-Bakü demiryolu projesinin tamamlanmasıyla Kars cazibe merkezi haline gelecektir. Projenin başarıya ulaşması için halkın yerel yönetimlerle birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerekir. Bakü-Kars arası uçak seferlerinin de başlaması için girişimlerde bulunulmalı ve bir Gümrük Müdürlüğü'nün kurulması için harekete geçilmelidir.'' Açıklamada ayırca, yerel yönetimlere, alt yapı çalışmalarına hız vermeleri ve proje hakkında Ar-Ge çalışması yapmaları çağrısında bulunuldu. |
13 Şubat 2007 PETROL KAÇAKÇILIĞINA AĞIR CEZA... -PETROL KAÇAKÇILARINA AĞIR CEZALAR VERİLMESİNİ DÜZENLEYEN PETROL PİYASASI KANUNU, RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANDI -KAÇAK PETROLÜ SATIŞA ARZ EDEN, SATAN, BULUNDURAN, BU ÖZELLİĞİNİ BİLEREK TİCARİ AMAÇLA SATIN ALAN, TAŞIYAN VEYA SAKLAYAN KİŞİ, 2 YILDAN 5 YILA KADAR HAPİS CEZASI VE 20 BİN GÜNE KADAR ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILACAK -KAÇAK PETROLÜ İHBAR EDENLERE VE BU PETROLÜN YAKALANMASINDA GÖREV ALANLARA, PETROL BEDELİNİN YÜZDE 25'İNE KADAR İKRAMİYE VERİLEBİLECEK (A.A) - Kaçak petrolün tanımını yeniden yaparak, petrol kaçakçılığına ağır cezalar getiren, Petrol Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanuna göre, ''EPDK tarafından belirlenen seviyede ulusal marker içermeyen akaryakıt, yasal yollarla Türkiye'de serbest dolaşıma girdiği belgelendirilemeyen veya menşei belli olmayan petrolü ve petrol ürünleri, kurumdan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madeni ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinden elde edilen akaryakıtı ya da akaryakıta dönüştürmek maksadıyla kullanılan veya bulundurulan akaryakıt haricinde kalan solvent, madeni ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünleri'' de kaçak petrol sayılacak. Kaçakçılık Mücadele Kanunu'na göre kaçak olan petrol ve petrol ürünleri, sıvı veya gaz halindeki hidrokarbonlarla, hidrokarbon türevi olan yakıtları nakleden boru hatlarından (her türlü üretim, iletim ve dağıtım hatları dahil) veya bunların depolarından veya kuyulardan yasalara aykırı şekilde alınan petrolü ve petrol ürünleri de kaçak petrol hükümlerine göre cezalandırılacak. Dağıtıcı lisansı sahipleri, EPDK tarafından belirlenen esaslara uygun olarak, bayilerinde kaçak petrol satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kuracak ve uygulayacak. Kaçak petrol, kanunun hükümleri dışında satışa arz edilmeyecek, atılmayacak, bulundurulmayacak. Bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın alınması, taşınması veya saklanması da yasaklandı. -KAÇAK PETROLE EL KONULMASI VE TASFİYESİ- Kaçak petrol yakalandığında derhal el konulacak ve yakalandığı ildeki il özel idaresine, miktarını, cinsini ve özelliklerini gösterir bir tutanakla teslim edilecek. Kaçak petrol hakkında tasfiye kararı, soruşturma evresinde hakim tarafından verilecek. Bu karar, kaçak petrole el konulduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde, eşyadan numune alınmasının mümkün olduğu durumlarda numune alınarak, mümkün olmaması halinde ise gerekli tespitler yaptırılarak verilecek. Kaçak petrolden alınacak numunelere ilişkin usul ve esaslar, EPDK tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek. Kaçak petrolün teknik düzenlemelere uygunluğunun tespiti, EPDK tarafından belirlenen akredite laboratuvarlar tarafından yapılacak. Bu çerçevede gönderilen numunelerin tetkik ve tahlil giderlerini EPDK karşılayacak. Laboratuvarlar, bunlara ilişkin tetkik ve tahlil işlemlerini öncelikle ve ivedilikle sonuçlandıracak. Kaçak petrolün tasfiyesi, ilgili il özel idaresi tarafından bu kanun hükümlerine göre yapılacak. Kaçak petrolden, teknik düzenlemelere uygun olanlar, EPDK tarafından belirlenen usul ve esaslara göre ilgili il özel idaresi tarafından, teknik düzenlemelere uygunluğunun tespiti tarihinden itibaren en geç bir ay içinde açık artırma suretiyle satışı yapılarak veya yaptırılarak tasfiye edilecek. Bir ay içinde satılamayan kaçak petrol, pazarlık usulü ile satılacak. Kaçak petrolden teknik düzenlemelere uygun olmayanlar, EPDK tarafından belirlenen usul ve esaslara göre ilgili il özel idaresi tarafından, teknik düzenlemelere uygun olmadığının tespiti tarihinden itibaren en geç bir ay içinde, satılmak üzere Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri (TASİŞ) Genel Müdürlüğü'ne devredilecek ve TASİŞ tarafından satışa ilişkin masraflar düşüldükten sonra, bakiye bedel ilgili il özel idaresine aktarılacak. -KAÇAK PETROLÜN PARASININ DEĞERLENDİRİLMESİ- İlgili il özel idaresi tarafından, kaçak petrolün satışından elde edilen gelirden, kaçak petrole ilişkin vergiler ilgili vergi dairesine yatırıldıktan sonra kalan para, bankada açılacak bir emanet hesaba yatırılacak. Kaçak petrolün tasfiyesine ilişkin düzenlenmeyen diğer usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı'nın ve Gümrük Müsteşarlığı'nın görüşü alınarak, EPDK tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek. Yargılamanın, tasfiye edilen kaçak petrolün sahiplerinin lehine sonuçlanması halinde; toplam satış bedelinden vergiler düşüldükten sonra kalan tutar, satış tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için kanuni temerrüt faizi oranında hesaplanan faiz de ilave edilerek hak sahibine ödenecek. Emanet hesabında bulunan tutarın hak sahibine yapılacak ödemeyi karşılamaması halinde, aradaki fark Maliye Bakanlığı'nca genel bütçeden karşılanacak. Kaçak petrole ilişkin mahkumiyet hükmünün veya müsadere kararının kesinleşmesinden sonra emanet hesaptaki tutar, genel bütçeye gelir olarak yatırılacak. Kaçak petrole ilişkin mahkumiyet hükmü veya müsadere kararı kesinleşenler, EPDK tarafından, varsa lisansları iptal edilerek kamuoyuna ilan edilecek. Ayrıca kanun kapsamında bu kişilere hiçbir şekilde yeniden lisans verilmeyecek, teminatla iade hükümleri uygulanmayacak. Kaçak petrole ilişkin olarak kanunda yer almayan hususlarda, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uygulanacak. Bu madde kapsamında veya kaçak petrol ile mücadele konusunda; EPDK, TASİŞ, il özel idarelerince yapılacak her türlü mal, araç-gereç ve hizmet alımlarında, Kamu İhale Kanunu; kaçak petrolün satışında, Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanmayacak. -İHBAR EDENLERE İKRAMİYE- Kanun uyarınca, kaçak petrolün yakalanması halinde, ihbar edenlere ve yakalayan kamu görevlilerine ikramiye verilecek. İhbar sonucunda kaçak petrolün sahipli yakalanması halinde, kaçak petrolün satışından sonra vergiler dahil elde edilen toplam gelirin yüzde 10'u tutarında ihbar edene, yüzde 10'u tutarında kaçak petrolün yakalanması eylemine bizzat ve fiilen katılan kamu görevlilerine ikramiye ödenecek. Kaçak petrole ilişkin mahkumiyet hükmünün veya müsadere kararının kesinleşmesini takip eden bir ay içerisinde kaçak petrolün satışından vergiler dahil elde edilen toplam gelirin yüzde 15'i tutarında ihbar edene, yüzde 15'i tutarında kaçak petrolün yakalanması eylemine bizzat ve fiilen katılan kamu görevlilerine ilave ikramiye verilecek. Bir ihbar olmadan kaçak petrolün sahipli yakalanması halinde; kaçak petrolün satışından sonra vergiler dahil elde edilen toplam gelirin yüzde 10'u tutarında kaçak petrolün yakalanması eylemine bizzat ve fiilen katılan kamu görevlilerine ikramiye ödenecek. Kaçak petrole ilişkin mahkumiyet hükmünün veya müsadere kararının kesinleşmesi halinde de bu görevlilere, petrolün satışından elde edilen gelirin yüzde 15'i kadar ek ikramiye verilecek. Yakalanan kaçak petrolün sahipli olmaması halinde; ihbar edenlere ve yakalayan kamu görevlilerine ödenecek ikramiyeler yüzde 50 eksik ödenecek. Yapılacak ikramiye ödemeleri, ilgili il özel idaresi tarafından öncelikle emanet hesaptan karşılanacak, emanet hesaptaki paranın ikramiye ödemelerine yetmemesi halinde aradaki fark derhal Maliye Bakanlığı'nca ilgili il özel idaresine aktarılacak. Kaçak petrole ilişkin mahkumiyet hükmünün veya müsadere kararının kesinleşmesini takip eden bir ay içerisinde kaçak petrolün satışının yüzde 25'i kadar ilgili il özel idaresi bütçesine gelir kaydedilmek üzere, Maliye Bakanlığı'nca genel bütçeden ödeme yapılacak. Bu maddeye göre ödenecek ikramiyeler damga vergisi hariç vergi, resim ve harca tabi olmayacak. İhbar edenlerin kimlikleri, izinleri olmadıkça veya ihbarın niteliği haklarında suç oluşturmadıkça açıklanmayacak. -PETROL KAÇAKÇILARINA VERİLECEK CEZALAR- Kaçak petrolü satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 20 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak. Kaçak petrol ve kaçakçılıkta kullanılan suç araç ve gereçleri müsadere edilecek. Ulusal markeri yetkisiz olarak üreten, satışa arzeden, satan, yetkisiz kişilerden satın alan, kabul eden, bu özelliğini bilerek nakleden veya bulunduran kişiye de 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Ulusal markerin kimyasal özelliklerini taşımasa bile, bu madde yerine kullanılmak amacıyla üretilen kimyasal terkipler hakkında da bu hüküm uygulanacak. Kanunen daha ağır cezayı gerektirmeyen hallerde; EPDK tarafından, kaçak petrolü taşıyan ve piyasaya arzedenlere, saklayanlara ve bulunduranlara, tasfiye edilen kaçak petrolün vergiler dahil satış bedelinin 3 katı tutarında ayrıca idari para cezası verilecek. Kanunda çıkarılması öngörülen yönetmelikler ve düzenlemeler, 2 ay içinde yürürlüğe konulacak. |
13 Şubat 2007 AB EKONOMİSİ -2006 YILINDA AB'DE YÜZDE 2,9, AVRO BÖLGESİ'NDE YÜZDE 2,7 BÜYÜME GÖRÜLDÜBRÜKSEL (A.A) - AB ve ortak para Avro Bölgesi, 2006 yılını yüzde 3'e yakın güçlü ekonomik büyümeyle tamamladılar. Resmi istatistik kurumu Eurostat'ın verilerine göre, AB son çeyrekte yüzde 0,9 ve geçen yılın tamamında yüzde 2,9 büyürken 13 ülkenin dahil olduğu Avro Bölgesi'nde bu oranlar sırasıyla yüzde 0,9 ve yüzde 2,7 düzeyinde gerçekleşti. Büyüme oranları bir önceki yıl AB'de yüzde 1,7 ve Avro Bölgesi'nde yüzde 1,4 olmuştu. AB'nin en önemli ekonomik rakibi ABD ise 2005 yılında yüzde 3,2 olan büyüme hızını geçen yıl yüzde 3,4'e çıkardı. AB böylece 2006'da, uzun bir aradan sonra ABD'nin ekonomik performansına oldukça yaklaşmayı başardı. Bu arada yıllardır AB ortalamasının altında büyüyen Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya, 2006 yılında yüzde 2,7 büyüme oranıyla Avro Bölgesi ortalamasını tutturdu. Dünya ihracat şampiyonluğunu elinde bulunduran Almanya'da iç talebin de canlanmaya başlaması, güçlü büyümeye katkı sağladı. |
13 Şubat 2007 İNSAN KAYNAKLARI ZİRVESİ... -OXFORD LİDERLİK AKADEMİSİ KURUCUSU BACON: -''LİDERİN EN KÖTÜ DAVRANIŞI, ÇALIŞANLARI DIŞLAMASI, ONLARI OLAYLARA DAHİL ETMEMESİDİR'' -''BİR POZİSYONA YENİ GETİRİLEN LİDER, TIPKI RODEO YAPAN BİRİ GİBİ ATIN ÜSTÜNDEN DÜŞMEMEK İÇİN ÇABALAMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMAYACAKTIR''(A.A) - Oxford Liderlik Akademisi Kurucusu Brain Bacon, bir liderin en kötü davranışının, çalışanları dışlaması, onları olaylara dahil etmemesi olduğunu kaydetti. Management Centre Türkiye ve Evensus tarafından düzenlenen ''12. İnsan Kaynakları Zirvesi'' İstanbul'da başladı. Teması ''Pozitif Değişime Çağrı'' olarak belirlenen zirvede, 56 ülkede verdiği 100 binin üzerindeki mezun sayısı ile dünyanın en başarılı liderlik geliştirme programlarından sayılan Oxford Liderlik Akademisi'nin yaratıcısı Brian Bacon, ''Değişim Rüzgarlı'' başlıklı bir sunum yaptı. Sunumuna İstanbul'u dünyanın en romantik şehri diye tanımlayarak başlayan Bacon, dünyanın her tarafında yönetimde ortaya çıkan sorunları; organizasyonlarda yönetim ve yürütmenin baskı altında olması, çalışanları vizyona çekme ve uygulamada karşılaşılan güçlükler olarak sıraladı. Geleneksel olarak yönetimin, değişimi işletmekle ve bunu planlarla ortaya koymakla başladığını dile getiren Bacon, ekip içinde yöneticinin hafta içinde farklı görüşler belirtmesinin, çalışanların kafasını karıştırdığını ve bunun bir süre sonra çalışanların fazla öne çıkmamayı tercih etmesine neden olduğunu anlattı. Bacon, şirketlerin ya da hükümetlerin başına yeni geçen kişilerin ilk vizyonunun ''ekibi harekete geçirmeliyim, direksiyon bende olmalı, dizgini nereye çevirirsem ekip oraya gitmeli'' düşüncesinden kaynaklandığını aktardı. Bir pozisyona yeni getirilen kişinin bu vizyonla hareket etmesinin, organizasyon yapısını kısa vadede değiştirmesinin mümkün olmadığına dikkat çeken Bacon, ''Çünkü işler daha önce nasıl yapılıyorsa öyle devam edecektir. Ve bu lider tıpkı rodeo yapan biri gibi atın üstünden düşmemek için çabalamaktan başka bir şey yapmayacaktır'' dedi. -EN KÖTÜ LİDERLİK DAVRANIŞI ÇALIŞANI DIŞLAMAK- Brian Bacon, bu konumdaki bir yöneticinin stratejisini, organizasyonu bir aysberg gibi görüp, öyle değerlendirmesi gerektiğini görerek belirlemesi gerektiğine işaret ederek, şöyle konuştu: ''Burada rüzgar ve akıntılar sizi etkileyecektir. Rüzgar, strateji, amaç ve planlarınızdır. Akıntı ise organizasyonun var olan kültürüdür. Rüzgarlardan etkilenmek tabii ki önemlidir. Ama bunlar organizasyonu değiştirmeyecektir. Önemli olan yüzeyin altında var olan kültürü, alışkanlıkları nasıl etkileyeceğinizdir.'' Bacon, organizasyonun değiştirilmesinde insanların bir amaçları olması ve kendilerine güvenmelerinin önemli olduğuna işaret ederek, ''İnsanların hayatına anlam katmanız gerekir. Onlara bir yere ait olduğunu hissettirin. Liderlerin bunu geliştirmesi lazım. Liderin en kötü davranışı, çalışanları dışlaması, onları olaylara dahil etmemesidir' 'dedi. İnsanların risk almasının önemine de değinen Bacon, güven ortamı sağlandığında birbirlerinden hoşlanmasalar bile ekip üyelerinin verimli çalışabileceği görüşünü aktardı. -AHLAKİ PUSULA- Bacon, sunumunda, insanların iç pusulasındaki sınırların önemine de değinerek, bir kaç yıl önce meydana gelen Enron skandalını hatırlattı. Buradaki olaydan sorumlu tutulan yöneticinin, ''Hepimiz ahlaki pusulamızı kaybetmiştik'' dediğini ifade eden Bacon, ahlaki pusulanın, hangi noktada geliştirildiğinin önemli olduğunu söyledi. Bacon, ABD'nin dünyanın en zengin ülkesi olduğunu, 1989'dan 2006'ya kadar bu ülkede 300 milyarder, 2 milyon milyoner yaratıldığını belirterek, 10 milyon kişinin ise çok düşük gelir seviyeleriyle hayata başladığını aktardı. Dünyanın en zengin üç kişisi olan Bill Gates, Warren Buffet ve Carlos Slim Helu'nun servetinin, dünyadaki en fakir 2,5 milyar insanın gelirinden fazla olduğunu vurgulayan Bacon, ''O zaman burada bir sistem sorunu var'' dedi. Bacon, dünyadaki her insanın temel eğitimi için harcanacak kaynağın, ABD'de makyaj malzemesine harcanandan az olduğuna dikkat çekti. -''GÜVEN ALMADAN DEĞİŞİM OLMAZ''- Brain Bacon, bir kaç yıl önce katıldığı bir konferanstan örnek vererek sözlerini tamamladı. Bacon, aralarında kendisinin de bulunduğu bir çok tanınmış kişinin değişim konusunda konuştuğu bu konferansta, katılımcıları en çok etkileyen kişinin Rahibe Teresa olduğunu kaydetti. Başka bir toplantıdan, bahsettiği bu konferansa davet edilen Rahibe Teresa'nın ayağının altına konulan bir platformun üzerine çıktığını, uzun süre bir şey söylemeden herkese tek tek baktığını belirten Bacon, şöyle konuştu: ''Rahibe Teresa, insanlara bakarken öyle bir hava yarattı ki, sanki herkesin kalbinin içine bakıyordu. Ve şöyle dedi; İnsanları mı değiştirmek istiyorsunuz? Onları tanıyın, onları sevin. Onları tanımıyorsanız, anlamıyorsanız, güven olmaz. Güven olmadığı zaman değişim olmaz. Yaptığınız işte sevgi yoksa, güç de olmaz. Güç olmayınca risk de olmaz, heves de, ilgi de. Kimse riske girmezse hiçbir şey değişemez. İnsanları değiştirmek istiyorsanız onları tanıyın, onları sevin.'' |
13 Şubat 2007 İŞ BANKASI, KONUT KREDİSİ FAİZ ORANLARINI DÜŞÜRDÜ İSTANBUL (A.A) - Türkiye İş Bankası, konut kredisi faiz oranlarını düşürdü. İş Bankasından yapılan açıklamaya göre, bugünden geçerli olmak üzere 120 aya kadar vadeli konut kredisi faiz oranı, yüzde 1,65'ten yüzde 1,55'e çekildi. ''Maksimum Ev Paketi'' faiz oranı da, 120 aya kadar vadede yüzde 1,64'ten yüzde 1,54'e indirildi. |
14 Şubat 2007 GAP'IN İHRACAT PAYI AZALDI -GAP İLLERİNİN TÜRKİYE İHRACATINDAKİ PAYI YÜZDE 3'TEN YÜZDE 2,8'E GERİLEDİ -GAZİANTEP, BÖLGENİN İHRACAT MERKEZİ OLMA KONUMUNU GEÇEN YIL DA SÜRDÜRDÜ GAP illerinin ihracat içindeki payı yüzde 3'ten yüzde 2,8'e geriledi. Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine göre, Türkiye ihracatının 85 milyar 141 milyon 517 bin dolar olarak gerçekleştiği geçen yıl, GAP illerinden toplam 2 milyar 413 milyon 363 bin dolarlık ihracat yapıldı. Bölge illerinden yapılan ihracatın ülke ihracatı içindeki payı yüzde 2,8 oldu. Türkiye ihracatının 73 milyar 476 milyon 408 bin dolar olarak gerçekleştiği 2005 yılında, bölge ihracatı 2 milyar 246 milyon 618 bin dolar, bölge ihracatının toplam ihracat içindeki payı yüzde 3 olmuştu. Uygulanmasına devam edilen Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında bulunmaları nedeniyle ''GAP illeri'' olarak da adlandırılan Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin ve Şanlıurfa, önceki yıla oranla geçen yıl ihracatını artırmayı başarırken, Batman, Siirt ve Şırnak'tan yapılan ihracatta düşüş oldu. -ÖNCÜ İL GAZİANTEP- Bölgenin sanayi ve ticaret merkezi Gaziantep, aynı zamanda bölgenin ihracat merkezi olma konumunu geçen yıl da sürdürdü. Geçen yıl, GAP illerinin ihracatla sağladığı 2 milyar 413 milyon 363 bin dolar döviz girdisinin, 1 milyar 860 milyon 952 bin dolarlık bölümü, bir başka ifadeyle yüzde 77,1'i Gaziantep'ten gerçekleştirilen dış satımla elde edildi. |
14 Şubat 2007 (A.A) - İyi tarım, organik tarım, süt sığırcılığı, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, kanatlı sektörüne yönelik bio güvenlik, arıcılık gibi alanlarda kredi kullandırılacak. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın ''Tarımsal Üretime Yönelik Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Uygulama Esasları Tebliği'', Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Tebliğ ile iyi tarım uygulamalarında, organik tarımda, sertifikalı tohum ve fide kullanımında, sertifikalı tohum ve fide üretiminde, sertifikalı meyve fidanı üretiminde ve kullanımında, ar-ge faaliyetlerinde, süt sığırcılığı, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, kanatlı sektörüne yönelik bio güvenlikte, arıcılık, tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde yapılacak besicilikte ve süt hayvancılığında, su ürünleri yetiştiriciliğinde, tarımsal sulamada, tarımsal mekanizasyonda, kontrollü örtüaltı tarımında, ihracatı yapılan doğal çiçek soğanlarının üretiminde ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğinde kullandırılacak yatırım ve işletme kredilerinin hangi koşullarda sağlanacağı belirlendi. Yatırım ve işletme kredisi başvuruları, Ziraat Bankası'na ve Tarım Kredi Kooperatiflerine yapılacak. Tebliğ, 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bugünden itibaren yürürlüğe girdi. |
Mardin logosunu arıyor 7 bin yıllık tarihi, mimari ve kültürel dokusuyla kültür ve inanç turizminin gözde mekanı Mardin için logo hazırlama yarışması yapılacak. Mardin Valiliği tarafından düzenlenecek olan yarışma hakkında bilgi veren Vali Mehmet Kılıçlar, binlerce uygarlığın beşiği, farklı dinlerin ve kültürlerin mozaiği, ihtişamlı mimarisiyle bir açık hava müzesi olan Mardin'in özgün bir logoya sahip olmasını sağlamak için bir ödüllü yarışma hazırladıklarını söyledi. Son günlerde artış gösteren turist sayısıyla gündeme gelen Mardin için düzenlenen yarışmanın seçici kurul ve seçici kurulun birinci dereceden yakınları dışında herkese açık olduğunu açıklayan Vali Kılıçlar, her katılımcının en fazla 3 adet çalışma ve rumuzla katılabileceğini aktardı. Logoların, A4 boyutundaki kağıt üzerinde uzun kenarı 14 santimetreyi geçmeyecek şekilde renkli ve siyah-beyaz olarak ayrı ayrı hazırlanması gerektiğini anlatan Vali Kılıçlar, logoda yer alan obje veya nesnelerin ne için konulduğu, varsa tarihi gerekçeleriyle yazılı olarak izah edilmesi gerektiğini kaydetti. Logonun çok çeşitli amaçlar için kullanılacağı göz önünde bulundurularak basıma uygun nitelikte hazırlanması, büyültülüp küçültüldüğünde bozulmaması gerektiğine vurgu yapan Kılıçlar, yarışma için oluşturulan seçici kurulda, "Mardin Belediye Başkanı Metin Pamukçu, Çekül Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, Marev Başkanı Fehmi Tahincioğlu, Hacettepe |
14 Şubat 2007 KAMU VE YEREL YÖNETİM FİNANSMANI KONGRESİ... -MALİYE BAKANI UNAKITAN: -(TUTSAT) FAİZLERDE VERGİ MUAFİYETİNE BİZ KARŞIYIZ'' -''HALK BANKASI BÜYÜK BİR LOKMA, BURAYI ALMAK İSTEYEN BANKALARIN BİRİSİ HARİÇ HEMEN HEMEN TAMAMI BELKİ SERMAYELERİNİ ARTIRMAK MECBURİYETİNDE OLAN BİR YAPIDA'' -''EĞER ALTINDAN KALKILAMAYACAK YÜKSEK FAİZLER ÖDENMEK İSTENMİYORSA FİŞ VE FATURA ALINMALI"(A.A) - Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, tutsat sistemine ilişkin faizlerde vergi muafiyetine karşı olduklarını kaydetti. 4. Uluslararası Kamu ve Yerel Yönetim Finansmanı Kongresi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Unakıtan, Halk Bankasına ilişkin sorular üzerine, hükümet olarak özelleştirmeden asla taviz vermediklerini, bundan vazgeçmeyeceklerini ve aynı kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayarak, ''İnşallah bundan sonra da devam edeceğiz. Hükümetimiz seçimlerden sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir. Bundan vermek istediğimiz mesajı da vermiş olayım'' diye konuştu. Halk Bankası konusunda danışmanların kendilerine söylediğine göre Türkiye'deki ekonomik gerçeklere bakıldığında bunun önce belli bir kısmının özelleştirilmesi, daha sonraki stratejilerin de bunun ardından tayin edilmesiyle daha iyi bir sonuca varılabileceği yönünde olduğunu ifade eden Unakıtan, hükümet olarak da böyle düşündüklerini ve doğru yolun bu olduğuna inandıklarını, bu şekilde karar verdiklerini söyledi. Bakan Unakıtan, daha önce beklentilerin blok satış yönünde olması nedeniyle keskin değişimden dolayı hükümetin neden karar değiştirdiği şeklinde bir soruyla muhatap olduklarını kaydederek, ''Hükümet karar değiştirmedi. Doğru yol olduğuna inanarak bu kararı verdi. Bunu böyle yorumlamanızda büyük fayda var'' dedi. Kemal Unakıtan, ''Halk Bankası büyük bir lokma, burayı almak isteyen bankaların birisi hariç hemen hemen tamamı belki sermayelerini artırmak mecburiyetinde olan bir yapıda'' dedi. Türkiye'de hızlı yükselme görülen Borsanın derinliğinin az olduğunu, sığ bir borsada spekülatif hareketlerin çok daha fazla görülebileceğini aktaran Unakıtan, Halk Bankası'nın halka arzının aynı zamanda Borsanın da derinliğini sağlayacağını, dolayısıyla ne tarafından bakılırsa bakılsın bu kararın doğru bir karar olduğuna inandıklarını söyledi. Unakıtan, başka bir soruya da, ''Biz ne zaman verdik bu kararı? Diyelim ki 15-20 gün önce. Yani bir gün önceye kadar böyle şeyler söylenip bir gün sonra da buna karar verilebilir. Söylemler hükümetimizin özelleştirmelerdeki kararlılığını gösteriyor'' yanıtını verdi. -''FAİZLERDE MUAFİYET OLMASIN İSTİYORUZ''- Maliye Bakanı Unakıtan, Tutsat (Mortgage) sisteminde faiz harcamalarının vergiden düşürülmesiyle ilgili soru üzerine de, ''Faizlerde vergi muafiyetine karşıyız. Herhangi bir şekilde faizlerde muafiyet olmasın istiyoruz. Arzumuz düşüncemiz o yöndedir'' dedi. Türk Telekom'da kamudaki hisselerin halka arzına ilişkin sorular üzerine ise Unakıtan, Özelleştirme İdaresi olarak çalışmalar belli bir olgunluğa geldikten sonra zamanlama bakımından uygun zaman neyse ona göre bir karar verileceğini ifade etti. Türk Telekom'da yüzde 45'lik devlet payı bulunduğunu hatırlatan Unakıtan, ''Bu bir gün nasıl olsa muhakkak surette halka arz veya başka yolla özelleştirilecektir. Şu andaki çalışmalar henüz bitmediği için herhangi bir takvim veremiyorum'' diye konuştu. Kemal Unakıtan, seçimlerden önce hangi özelleştirmelerin gerçekleştirileceği sorusu üzerine de büyük limanların özelleştirilmesi çalışması bulunduğunu, İzmir Limanı özelleştirmesinin ihale sürecinde olduğunu, bunun için Danıştay'ın Mersin Limanı kararının beklendiğini kaydetti. Ayrıca otoyolların özelleştirilmesi Tekel ve Milli Piyango'da da bu yönde çalışmalar bulunduğunu anımsatan Unakıtan, ''Seçimi kendimize bir takvim olarak koymadık. Seçim bizim özelleştirme çalışmalarımızın önemli mihenk taşı değil. Seçim gelir gider ama Türkiye'nin özelleştirmeye devam etmesi lazım. Nereye kadar devam etmeli. Devleti ekonomik faaliyetlerden kurtarana kadar devam etmeli'' şeklinde konuştu. -TÜPRAŞ'LA İLGİLİ YARGI KARARI- Unakıtan, Tüpraş'ın yüzde 14,76'lık hissesine ilişkin yargı kararıyla ilgili sorular üzerine de yargı kararlarına saygılı olduklarını ve özelleştirme idaresi başkanlığının bunları yerine getirmek durumunda olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: ''Fakat idarenin de elinde bazı imkanlar var. İdare de belli noktaları yapabilir. Bu vazifeleri yerine getirirken de kimsenin gidip boğazını sıkacak hali yok. Özelleştirme İdaresi hukuk ölçüleri dahilinde ne yapması gerekiyorsa yapıyor ve yapmaya devam ediyor.'' -FİŞ TOPLAMA KONUSU- Maliye Bakanı Unakıtan, fiş toplama alışkanlığında bir azalma gözlendiği yönündeki değerlendirmelerin hatırlatılması üzerine, Türkiye'de fiş toplama alışkanlığını bir vergi şuuru olarak yerleştirmek istediklerini ifade etti. Alınmayan fiş ve faturaların bedelini toplumun ödediğine ve bunun çok ağır bir bedeli bulunduğunu belirten Unakıtan, şöyle devam etti: ''Fiş alınmayınca vergisi devlete gitmiyor. Devlet vergi toplayamayınca hizmetini borçlanarak yapmak zorunda, başkasına el açmak zorunda kalıyor. Bu durumda da vergiden bin beter kat be kat faiz ödüyor. Türk milletinin 2006'da ödediği faiz 46 milyar YTL civarında. Eğer altından kalkılamayacak yüksek faizler ödenmek istenmiyorsa fiş ve fatura alınmalıdır.'' Bu konudaki denetimlerin devam ettiğine ve yüksek teknolojik altyapıyla artık denetimlerin daha etkin yapılabildiğini vurgulayan Unakıtan, ''Bunun cezası olacaktır. Ama konuya bu şekilde bakmamak gerekir. Eğer Türkiye'nin geleceğinin daha parlak olmasını istiyorsak fiş ve fatura alma işine dikkat etmeliyiz'' dedi. |
14 Şubat 2007 TBMM SANAYİ VE TİCARET KOMİSYONU.. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, indirimli satışları, 15 Ocak-1 Mart ve 15 Temmuz-1 Eylül tarihleri arasında sınırlandıran kanun teklifini kabul etti. Teklif, indirimli satışları, ''perakende satışlarda geçerli olmak üzere, mevsim değişmeleri, ticari işletmelerin tasfiyesi, işyeri değişikliği ya da benzer nedenlerle indirim miktarı veya oranıyla yapılan satışlar'' olarak tanımlıyor. Buna göre, mevsim değişmesi nedeniyle öngörülen indirimler, kış mevsimi sonunda 15 Ocak-1 Mart, yaz mevsimi bitiminde ise 15 Temmuz-1 Eylül arasında yapılabilecek. Diğer nedenlerle yapılan indirimlerin süresi 2 ayı aşamayacak. İndirimli satışa konu edilen mal veya hizmetlerin indirimli satış fiyatı ve etiket fiyatı, tarife listelerinde indirimden önceki ve indirim oranıyla birlikte gösterilecek. İndirimli satışlara ilişkin ticari reklam ve ilanlarda, indirim döneminin başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilecek. Bir ticari işletmenin tasfiye nedeniyle indirimli satış yapabilmesi için, indirimli satılacak ürünlerin envanterini, üyesi olduğu ticaret ve sanayi veya esnaf ve sanatkarları odalarına verecek. Ticari işletme, buradan gerekli izni aldıktan sonraki 6 aylık sürede, tasfiye nedeniyle indirimli satışları 2 ayı aşmayacak bir sürede tamamlayacak. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, indirimli satışların usul ve esaslarını, bir yönetmelikle düzenleyecek. Bakanlık, ticaret ve sanayi odaları veya esnaf ve sanatkarları odalarını, indirimli satışların uygulanması ve izlenmesine ilişkin işlemleri yürütmede, ayrı ayrı görevlendirilecek. Komisyonda verilen bir önergeyle, getirilen kısıtlama ve düzenlemelerin bütün satış tekniklerinde geçerli olması benimsendi. İndirimli ve tasfiye nedeniyle yapılacak satışlarda kurallara aykırı hareket edenlere 10 bin YTL para cezası verilecek. -KOMİSYONDA GERGİNLİK- Tüketici Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ali Çetin, oturduğu milletvekili sıralarından yer yokluğu nedeniyle kaldırılınca, ''tüketicilerle ilgili kanun çıkıyor ama tüketici temsilcileri masadan kaldırılıyor'' diyerek salonu terk etti. Çetin, salon dışında da kanun teklifini eleştirirken, AK Parti Malatya Milletvekili Fazlı Erdoğan, yanına gelerek, ''O sıralar milletvekillerine ayrılmıştır. Sizin arkalarda oturmanız gerekiyordu. Gereksiz yere provokasyon yapmayın. Görüş açıklayacaksanız gelin benim yerine oturun'' diyerek salona davet etti. Çetin, salona gelerek, kanun teklifiyle ilgili görüşlerini açıkladı. Komisyon, gündeminde yer alan Türk Petrol Kanununun görüşmelerini ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in yurtdışında olması nedeniyle yarına erteledi. Kaynak: Meclishaber |
14 Şubat 2007 ÖDEMELER DENGESİ (1) -2006 YILINDA CARİ AÇIK, YÜZDE 37,2 ARTIŞLA 31 MİLYAR 316 MİLYON DOLAR OLDU -ARALIK AYI CARİ AÇIĞI İSE YÜZDE 55 AZALIŞLA 1 MİLYAR 772 MİLYON DOLAR OLDU (A.A) - Türkiye'nin cari işlemler açığı, 2006 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 37,2 artışla 31 milyar 316 milyon dolara ulaştı. Merkez Bankası, 2006 yılı Ödemeler Dengesi Gelişmeleri Raporunu açıkladı. Buna göre, 2005 yılı Aralık ayında 3 milyar 940 milyon dolar olarak gerçekleşen cari açık, 2006 yılının aynı döneminde ayında yüzde 55 azalışla 1 milyar 772 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu azalışta başlıca etken, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49,6 azalarak 1 milyar 858 milyon dolara düşmesi oldu. Sonuç olarak, 2005 yılında 22 milyar 824 milyon dolar olarak gerçekleşen cari işlemler açığı, 2006 yılında yüzde 37,2 artışla 31 milyar 316 milyon dolara ulaştı. 14 Şubat 2007 (A) - ABD'de Ocak ayında perakende satışlar, otomotiv sektöründeki gerilemenin etkisiyle durgun bir seyir izledi. Ticaret Bakanlığının açıkladığı verilere göre, ABD'de perakende satışlar, Ocak ayında beklentiler dışında, yatay bir seyir izledi. Otomotiv sektörü dışarıda tutularak hesaplandığında, Ocak ayında perakende satışlar yüzde 0,3 oranında arttı. Motorlu taşıt ve parçaları satışları, 2006 yılı Aralık ayındaki yüzde 1 oranındaki artıştan sonra, Ocak ayında yüzde 1,3'e düştü. ABD'de toplam ekonomik aktivitenin üçte ikisini oluşturan tüketici harcamaları, ekonomiye yön verme açısından temel verileri sağlıyor. |
T.C. BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI Sayı: 2006/ 17 15 ŞUBAT 2007 BASIN DUYURUSU Hazine Müsteşarlığı bugün HSBC ve UBS yatırım bankalarına 5 Haziran 2020 vadeli Dolar cinsi tahvilin artırımı (reopening) için yetki vermiştir. Kamuoyuna duyurulur. 15 Şubat 2007 ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI BAŞESGİOĞLU: -''(SSK PRİMİNİN İNDİRİLMESİ İLE İLGİLİ) DAHA 10 PUAN, 5 PUAN GİBİ RAKAMSAL BİR İFADE SÖZ KONUSU DEĞİL AMA BİR ŞEKİLDE MALİYETLERİ AZALTMA KONUSUNDA HEDEFİMİZ VAR'' -''TÜRKİYE'DE GENÇ İŞSİZLER HEDEFİYLE BİZ BU İNDİRİMLERİ VEYA DEVLETİN YAPABİLECEĞİ FEDAKARLIKLARI ÇALIŞIYORUZ'' (A.A) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, SSK priminin indirilmesi ile ilgili, ''Daha 10 puan, 5 puan gibi rakamsal bir ifade söz konusu değil ama bir şekilde maliyetleri azaltma konusunda hedefimiz var'' dedi. Başesgioğlu, TİSK ve Türk-İş tarafından düzenlenen ''Yerel Düzeyde İş Gücü Piyasasını İzleme ve Yönlendirme Mekanizmalarının Etkinleştirilmesi Projesi''nin tanıtım toplantısına katılmak üzere geldiği Sheraton Otel'de basın mensuplarının hazırlıkları süren ''İstihdam Paketi''ne ilişkin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisinin işsizlik ve istihdamın geliştirilmesi olduğunu söyleyen Başesgioğlu, bunu başından beri kendilerine öncelikli hedef olarak koyduklarını ifade etti. İşsizliği yenmek için sadece ekonomik büyümenin yeterli olmadığını vurgulayan Baseşgioğlu ayrıca iş gücü piyasasına müdahil olmak ve aktif istihdam politikaları uygulamak gerektiğini kaydetti. Başesgioğlu bu noktadan hareket ederek Türkiye'deki işletmelerin rekabetlerini engelleyen hususları ve iş gücü piyasasında hangi katılıklar olduğunu belirlemeye dönük kapsamlı bir çalışma yaptıklarını bildirdi. Başesgioğlu, ''Bu kapsamlı paket içerisinde henüz daha netleşmemiş olmakla birlikte öncelikle istihdam maliyetleri nerelere çekilebilir, SSK primleri, vergilerde neler yapılabilir buna bakıyoruz. Buradaki hedefimiz bizim, genç işsizlerdir. Türkiye'de genç işsizler hedefiyle biz bu indirimleri veya devletin yapabileceği fedakarlıkları çalışıyoruz'' diye konuştu. İş Kanunu'nda işverenlere spor tesisi yapma, kantin açma gibi bazı yükümlülükler yüklendiğini anımsatan Başesgioğlu, bunları ne derece hafifletebileceklerine baktıklarını anlattı. Paket içerisinde değerlendirilen konulardan birinin de işsizlik sigortası olduğunu söyleyen Başesgioğlu, ''Şu andaki haliyle İşsizlik Sigortası Fonu'na kayıtlı işsizler bu fonun imkanlarından yararlanabiliyor. Bunu bütün işsizlere yaymak istiyoruz. İşsizlik Sigortası Fonundan yararlanma imkanlarını da biraz esnetmek ve artırmak istiyoruz'' dedi. Bakan Başesgioğlu, söz konusu çalışmanın bir çok yasal ve kurumsal tartışmayı gerektirdiğini, 4-5 bakanlık arasında bu çalışmaları sürdürdüklerini ifade ederek, çalışma belli olgunluğa geldiğinde sosyal taraflarla paylaşacaklarını kaydetti. ''SSK priminin 2013'e kadar 10 puan indirileceği şeklinde bir duyum var. Bu doğru mu?'' şeklindeki soruya karşılık Başesgioğlu, ''Daha 10 puan, 5 puan gibi rakamsal bir ifade söz konusu değil ama bir şekilde maliyetleri azaltma konusunda hedefimiz var. Buna aktüeryal hesap çerçevesinde bakmamız lazım. Nereye kadar inebilir, bunun karşılığı ne olur, bunları hesap sonunda göreceğiz'' yanıtını verdi. Başesgioğlu, çalışmanın bir ay içerisinde toparlanabileceğini bildirdi. Murat Başesgioğlu, Sosyal Güvenlik Reformu ile ilgili bir soru üzerine, konuyla ilgili çalışmaların devam ettiğini, önümüzdeki günlerde kamuoyuna bir açıklama yapacaklarını kaydetti. ''Yeni bir erteleme olabilir mi'' sorusuna Başegioğlu, ''Şu anda hiçbir şey diyemem'' cevabını verdi. |
15 Şubat 2007 TARIM ÜRETİCİLERİ HİBELERİ KULLANAMADI -KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİ PROGRAMI KAPSAMINDA GEÇEN YIL ÜRETİCİLERE HİBE İÇİN AKTARILAN KAYNAKTAN 129 MİLYON YTL'NİN YETERLİ PROJE OLMAMASI NEDENİYLE KULLANILAMADIĞI BİLDİRİLDİ ANTALYA (A.A) - Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında geçen yıl üreticilere hibe için aktarılan kaynaktan 129 milyon YTL'nin yeterli proje olmaması nedeniyle kullanılamadığı bildirildi. Antalya Tarım İl Müdürü Bedrullah Erçin, düzenlediği basın toplantısında, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca geçen yıl uygulanmaya başlanan ve 2010 yılına kadar sürecek Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı ile ilgili bilgi verdi. Erçin, üreticilerin, tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması, ambalajlanması ve paketlemesi amacıyla yeni, yarım kalan veya kapasite artırımını talep eden yatırım projelerinin desteklendiğini söyledi. Alternatif enerji kaynaklarını kullanan seralar ile basınçlı sulama tesislerinin yapımına yönelik bireysel ve grup başvurularının da kabul edildiğini belirten Erçin, kabul edilen projelerin bedellerinin yüzde 50'sinin hibe olarak verildiğini vurguladı. Erçin, bu yıl başvuracak üreticilerin 16 Nisan tarihine kadar projelerini Tarım İl Müdürlüğüne ulaştırmalarını istedi. -GEÇEN YILKİ PROJELER- Tarım İl Müdürü Erçin, geçen yıl Türkiye genelinde destek sağlanan 1256 projenin yatırım miktarının 334 milyon YTL olduğunu ve bunun 151 milyon YTL'sinin hibe edildiği söyledi. Erçin, geçen yıl üreticilere hibe için aktarılan kaynaktan 129 milyon YTL'nin yeterli proje olmaması nedeniyle kullanılamadığına da dikkati çekti. Antalya'da geçen yıl program kapsamında 38 projenin hayata geçtiğini belirten Erçin, bunların yatırım tutarının 12 milyon 400 bin YTL olduğunu ve bunun yaklaşık 5 milyon YTL'sinin hibe edildiğini bildirdi. Erçin, geçen yıl en çok proje üreten ilin Diyarbakır, en çok hibe alanın ilin ise Antalya olduğunu sözlerine ekledi. |
| Saat: 12:00 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık