![]() |
Unuttum Seni bir kış günü ve keskin ayazı şubatın seninle yine bir vurgun yerinde gözlerinde kaybolmuşken unutup şubatın soğuğunu; unutamam seni demiştim, unutamam seni hiç bilmeden benden kopup gitmelerini ama işte unuttum belki sordu belki ihtiyacım vardı sana rağmen sana ihtiyacım vardı belki sana rağmen sana ihtiyacım vardı belki şimdi eser yok şubatın ayazından ve senden sen koptun gittin benden yok yere belki bir hiç uğruna belki o hiç şimdi sana azap veren yapacak hiç birşey bırakmayan ve senin gibi unutulan bir herşey.. senin gibi belki ihtiyacım vardı sana rağmen sana artık herşey bir sokak lambasının donuk ışığı altında ve şubat rüzgarının soğuğu; artık herşey unutulsa senin gibi ve seni unutamamalar yok olsa şunu hiç unutma unuttum seni hatırlamamacasına Ömer Seydi Ekinci |
UNUTULMUŞ BİR AKŞAM TÜRKÜSÜ Yalnızlığın üstüne incecik bir beyazlık Örtüsü örttü karlar Şimdi kar tanelerini kocaman rüzgarlarda Eğiriyor kemanlar Aramasan da olur bozuldu büyü Aramasan iyi olur kar başladı Uzun günlere çok var Az önce doğan gün aydınlanmadan Kararmaya başladı. Ben bu karlarda sessizce eskidim Kemanlar arka çıkınca sessizliğime Göz gözü görmez kemanlar Yokluğunu adınla çalmaya başladı Yalnızlığın üstüne koyu bir korkusuzluk Örtüsü örttü camlar Ölümümü sıcacık yünler gibi Eğiriyor kemanlar ADNAN YÜCEL |
Hüznün Yağmur Olur Yalnızlığıma Tek başına dünyada çocuğunla bir Olduğunu sanırsın yok alnında bir kir Azap içindesin ihtirasın tekdir Hüznün azap olur yalnızlığıma Dostluğunu dilenirken düştüm aşkına Mercan ile lal ile doyurdun beni Ezeldendir aradığım tözümün eşi Hüznün katık olur yalnızlığıma Bu nasıl birikimdir saygı uyandıran Taşlıcalı Yahya’dan Emre Divanından Saygı sevgi aşktan Bahamalar’dan Hüznün mercan olur yalnızlığıma Gözlerinden okurum bana sevdanı Bana mı aşka mı duyduğun tutku Ben acizim sen ayırdedeceksin bunu Hüznün isyan olur yalnızlığıma İstersin ki sana şiir yazayım Derdimi döküp de ilan edeyim Murat alıp murat veremediğim Hüznün şiir olur yalnızlığıma Kartal bakışlım şahin görüşlüm Vuruldum vuruldun aşka gömüldün Hayalim hayalin sevda gönüllüm Hüznün hülya olur yalnızlığıma Erkek gibisin sulta durduran Otorite akar dört bir yanından Naifliğindir tül altında kalan Hüznün tutku olur yalnızlığıma Gezersin kırlarda çiçek derlersin Çiçekler ile türlü süsler eylersin Kız sen beni böyle ne edersin Hüznün murat olur yalnızlığıma Keder bilmez gibisin hep neşelisin Zorlarsın kendini şarkı dinlersin Kulağımda neşe gönlümde dertsin Hüznün keder olur yalnızlığıma Seni seviyorum der iken sesin Nedir haykırışın nedir muradın Anladım tutkunu inkar edersin Hüznün şiar olur yalnızlığıma Derdimi atarım kırlara çıkıp Hep seni düşünür bu abdal aşık Tutkunu tutkumla söndürmeye açık Hüznün yağmur olur yalnızlığıma İbrahim Balcı |
Gecenin Gölgesinde Cahit BOZKURT eksik günün eskitemediği güneş çekti gitti martılarla çaresiz bunca anlamsızlığa aldırmadan şapkamda sokak lambalarının ışığı elimde tükenmeye hazır karakalem kilitliyorum gözlerimi geceye sürüklüyorum benden ne varsa aksayan gölgem bile peşimde tövbesi yok artık dönmenin hoyrat gece ahh deli hüznüm nasıl hakettim seni ah esrik ömrüm |
YALNIZLIK Yalnız kaldınız sanırsınız, Biliyorum. Yalnız bırakılmışsınız, Biliyorum. Ötesi yok. II Ötesi var: Yalnızlık Müziğin bile seni dinlemesidir. Yalnızlık İnsanin kendine mektup yazması Ve donup-donup onu okuması Yalnızlığın da ötesidir. ÖZDEMİR ASAF |
Yalnızlıkla sevişir oldum; karanlık hep zifir Ve gökyüzünde güneşin doğum sancılarını bekletir Doğmamış güneşti doğacak her ışık Asi zehir ki hediye olacak her yarın Manevi hazinedir Vasiyetimdir cümlelerimin her kelimesi Sahi asi sagopa yorgun tek tabanca Yirmialtı arifesi Kimler önüne geçebilir zamanın akışının Cümlelerimin noktalarına kaç zamanda ulaşır...::Sagopa KajmeR:: |
Umutsuz hiç olamadım hiç küçüğüm kırda pınar başı doygunluk akamadım bir orkideye su olup olsa ne olur böyle özgürlüğüm bahçeler dizildi çitleri yok yok sınırlarım da kadınım da yok küçüğüm çıkış yok hiç olsa ne olur yatağım tok göklere daldım ufuk uçuşlarda hiç olmadı sevdalı kanatlarım kahraman olamadım küçüğüm olsa ne olur yıldızlar madalyada dudak dudağa küçücük ateşim kıvılcım korda çakan umutlar küçücüktüm onunla büyüdüm umut yakan ateşler gördüm yansam ne olur ona yürürüm yürürüm küçüğüm yürürüm Ömer Serdar |
http://img224.imageshack.us/img224/3644/antepliseytansitemhu1.jpg Konuşmak gerekir bazen,susmak artık çare değilse… Anlatmaya başlamalı bi yerden,en başta kendinden, Başlıyorum öyleyse dur ve dinle; Ardından değişti hayatım,bütün değişime mahkum hayatlar gibi,geceler değişti kara kuru oldu biraz daha çok acı verir oldu…mevsimim yıllardır sonbahar rengi soluk,yüreğim yorgun ayazda kalmış bi-çare donuk. Aynı şarkılar farklı anlamlar kazandı,oysa şarkılar bu kadar içimi acıtmazdı,güneşi seven ben,ay ışığında aydınlatmaya çalıştım dünyamı ve yıldızlar başka türlü parladı gökyüzünde…yalnızlığımı anlatmak istercesine.. Ağır ağır çektim perdeleri Çekmeceye gizledim çocuksu sevinçleri Büyüdüm sanki harcadım yılları Umduğumdan olgun yaşadım ayrılığı Beyaz örtüler örttüm eşyaların üstüne Kapadım kapıları topladım anıları Döktüm denizlere Ve sen hala varsın,gidip gelirsin içim de bir yerde ama hep aynı yerde… Payını almış olmalısın değişimden, İlgili sen olmak üzere bir sözleşme hazırladım içimde, Sen aklıma gelecektin sadece,yüreğime uğramayacaktın, Düşünecektim ama dokunamayacaktım, Üzülecektim belki ama ağlamayacaktım… Öyle yaptım ve altına imzamı attım… Ve sen tüm kuralları ihlal ettin,infaz ettin yüreğimi,sana gel dedim gelmedin…rahat bırak gecelerimi uykularımı böyle kabus olma,hala içimdesin gitmiyorsun,bit…bit lütfen… Yar! Terk-i Diyar yollarında şimdi kalbim Tuzla buz oldum,incindim örselendim Elimde tek kalan darmadağın ümitlerim Başardın en sonunda Oldu bak istediğin Yaralı Hayallerim Hep aynı olmak zorunda mı ayrılıklar,yalnızlığımın sesini kimse dinlemedi… Ben yalnızlığımı haykırdım ama kimse duymak istemedi…. [Alıntı] |
Yalnızım aşk mıdır söyle seni sensiz yaşamak yokolmak sensiz sevişmelerde uykusuz bu gece sensizlik ülkesinin sessiz boğucu karanlıkları içinde sular gibi yalnızım sular gibi kimsesiz akıyorum toprağı ve havayı soluyarak sensin diye bu gece bu gece allahlar kadar allahsızım uzaklardan gelen köpek havlamalarına yağmurun son damlalarına ağaçların en incecik dallarına tutunacak kadar yalnızım Celal Kabadayı |
İşte bir aradayız! Sağlığından haber beklediklerimiz yanımızda; Ve aramızda uzun zamandır Yüzünü görmediklerimiz! Kimimiz mah****an dönmüşüz Kimimiz sürgünden! Bu akşam keyfimiz yerinde, Günlük dertlerimizden sıyrılmışız, Nasıl kazanıldığını unutmuşuz paranın Elimiz o kadar açık; Harcayalım neşemiz için! İyisi gelsin şarabın, Yüklü olsun mezeler! Nöbetçisiz geçiyor akşamımız demek, Kilitsiz, demir parmaklıksız; İstersek burda keser konuşmamızı, Çıkarız kol kola, kelepçesiz. Dolaşırız canımızın çektiği sokakta. Özlemini çekmişiz uzun zaman Dostların ve aydınlığın. Duymuşuz her çeşit yalnızlığı Tek başımıza. İki çift laf etmenin karşılıklı, Ne demek olduğunu öğrenmişiz. Konuşalım, Bir suç olduğunu bilerek her sözümüzün Güzel günlerin yaklaştığını söyleyelim, Dört yanımızı kollayarak. Ne olacak, bilir miyiz birazdan? Belki hesabı sorulacak neşemizin. Kaldıralım son kadehleri, Ayrılalım arkadaşlar, Ayrılırken öpüşelim! Rıfat Ilgaz |
| Saat: 18:58 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık