![]() |
Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun; -Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış; - Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni.. |
Erzurumda bir Ramazan akşamı Teravih namazı sırasında gürültü yapan ve hocadan evvel veya sonra secdeye varan; caminin mahfel denilen üst kısmındaki kadınları şöyle uyarır Hoca: -Mahfildeki garılar. Ele kendi başıza tek tek yatıp galhmak yok. Bundan sonra bennen yatıp, bennen bereber galhacahsız...:) SÖZLÜ SINAV Erzurum lisesinde Erzurumlu Öğretmen , Erzurumlu öğrenciyi sözlü sınavı yapıyor : -Arhadaçi - Buyur hocam neci? -Adın neçi? -Mehmet Zeçi -Numaran neçi? -içiyüz içi -Memleçetin nereçi? -Erzürümün içi -Soriyi bilirmisen peçi? -Hocam sori neçi ? -Erzürümün nüfüsi neçi? -Hocam bilmemçi -Eleyse otur içi -hocam neyettimçi alıntı |
fati ürek Bir gün erkeklerle kadınlar bir cafede oturuyorlarmış. Erkekler demiş: - Biz kahve içeceğiz. Bayanlar demiş: - Biz süt içeceğiz. Aralarında böylece tartışma başlamış. Aralarından biri demiş ki - İçeri ilk gelen erkek ise hepimiz kahve içeceğiz. Eğer kadın gelirse süt içeceğiz. Biraz beklemişler kapıdan bir gölge belirmiş. Fatih Ürek'in geldiğini görünce hepsi sütlü kahve içmişler. |
Bu hikaye Trakya'da geçmis gerçek bir olay; Yasli bir amca, eşeğinin üzerinde karayolunda seyretmektedir. Bunu gören trafik polisleri, amcaya takılmak isterler ve durdururlar. Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan: Emniyet kemeri.) Amca: Dakmam be işte! Polis: E bak gördün mü, simdi ceza keseceyik. Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele isim var. Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege mi? Amca:? ? ? Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon ödeycen, esege üç milyon ödeycen. Amca: Bana kes o zaman. Polis: Neden sana keseyon amca? Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu Pois: ! ! ! ? ? ? alıntı |
Askerde kamuflaj yarışması var... Herkes çuvallara giriyor,, komutan gelip tekme atıyor onlarda hayvan sesleri çıkarıyorlar komutan onaylıyor... Birinci çuvala vuruyor.. Hav hav hav. Komutan aferin diyor köpek çuvalı.... İkinci çuvala vuruyor, miyav miyav.. Komutan gene beğeniyor.. Böyle on onbeş çuval geziyor. Hepsi çok iyi taklit yapıyorlar... En son çuvala vuruyor ses yok... Daha sert vuruyor gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok... Askerlere emir veriyor iyicene tekmeleyin... Çuvaldan kan sızmaya başlıyor.. Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses: "Patateeeeeees" Yağmurlu, soğuk bir günde Amerika'da dünya polis teşkilatlarının yarışması vardır. Yarışmada Amerikan polisleri, Alman polisleri, Rus polisleri, İtalyan polisleri ve Türk polisleri yarışmaktadır. Yarışmanın amacı ormanda bir fili hangi ülkenin polis teşkilatı daha az sürede yakalayacaktır. Yarışma başlar ve Alman polisleri ormana girerler aradan 30 dakika geçer ve Alman polisleri gelir. Sıra Rus polislerine gelir ve aynı şekilde ormana girerler aradan 15 dakika geçer ve Rus polisleri gelir. Amerikan polislerine sıra gelince üstün elektronik aletleriyle fili 10 dakikada ormandan çıkarırlar. Sıra gelir Türk polisine ormana girerler ve aradan 3 dakika geçer ve beraberinde'de bir ayı getirirler, bütün polis teşkilatları şaşkınlık içerisinde Türklere sorarlar biz sana fil dedik siz bize ayı getirmişsiniz diyince Türkler daha cevap vermeden ayı atılır söze abi anam avradım olsun ki ben filim der. |
Birgün bilim adamları erkek neden kadının elini öper konusunda > >araştırma yaparlar, Prof.lar Fransızlara sorar, ortak yanıt: kibarlık olur, > >nezaketen öperim. Almanlar, Kadın kutsaldır diyerek cevap verir bu yüzden > >öpülür, Temel'e sorarlar, Temel der ki: Bir yerden başlamak lazım .. > >Genç iş adami uçağa binmek üzere havaalanına gelir ve bilet kontrolü > >yapılan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder. Görevli; > >"Biletinizi alabilir miyim?" Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden > >göreceginiz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdiğim yesil valizin > >Londra'ya, mavi olanin da Paris'e gitmesini istiyorum". Görevli kiz > >şaşkınlıkla; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün degil". Bunun üzerine > >genç adam; "Bunu duyduguma çok sevindim.Geçen sene yapmistiniz da! |
Temel'in annesi ölmüş. Cenaze namazında bir kenarda duruyormuş. Soranlara: -Pen cenaze namazi kilmasini pilmeyrum" diyormuş. Bir müddet sonra kayınvalidesi ölmüş. Namazda Temel'i en ön sırada görenler: -Hani sen çenaze namazi pilmezdun? -Pu çenaze namazu tegil çi, payram namazu. |
Övüleceği öven , sövüleceğe söven Mustafa Cansız ismi, eğer Trabzonlu değilseniz size pek bir şey ifade etmeyecektir. Fakat onun yetiştirdiği din profesörü, günümüzün parti lideri Yaşar Nuri Öztürk'ü ise bilmeyen yoktur. Trabzon'da bir efsane gibi anlatılan, dini sorulara nükteyle, küfürle cevap vermesiyle meşhur Cansız Hoca, 1990'larda ses kayıtları ortaya çıkan ama varlığı kanıtlanamayan Oflu Hoca'nın aksine gerçek. Karadeniz fıkralarını çağrıştıran dini yorumları da. Mustafa Cansız, 1895-1975 yılları arasında yaşadı. Arapça, Farsça, Çağatayca, Rumca bilgisi, koyu CHP'li olması, akademisyenlere taş çıkarır kültürüyle her yönden farklı bir din adamı. Öğrencisi Prof. Dr. Öztürk'e göre müstesna bir şahsiyet: "Sadece ilim ve irfan birikimiyle değil, büyük zekası, hayranlık veren esprileri, hala yararlandığımız öngörüleri ve engin insan sevgisiyle müstesnaydı. İslam adına sergilenen saptırma, uydurma ve yanlışların altını çizer, bunları yaparken övülecek olanı cömertçe över, sövülecek olana müstahak olduğu şekilde söverdi. Bana Kursi derdi ve hep şunu tembihlerdi: "Kursi, oğlum layık olandan layık olduğunu, müstahak olandan da müstahak olduğunu esirgemek namussuzluk ve dinsizliktir. Bunu sakın unutma." Bu sıradışı din aliminin hayatı ölümünden yıllar sonra, Kahramanmaraş Sütcü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim görevlisi Mehmet Günaydın tarafından kaleme alındı. ALT-ÜST Kadının biri hayatını ******lik yaparak kazanmaktadır. Öldüğünde cenaze namazı için camiye getirilip musalla taşına konulur. İmam, kadının cenaze namazını kıldırmak istemez. Mesele büyür, Trabzon Müftülüğü'ne intikal eder. Müftü telaşlanır. Cansız Hoca'ya haber verilir. Durum izah edilir. Olay mahalline geldiğinde cenaze namazını kıldırmayan hocayla aralarında şu diyalog geçer : - Bu kadının cenaze namazını niçin kıldırmıyorsun? - Hocam bu kadın hayatında hep fuhuş yapmış. Böyle birisinin cenaze namazı kılınmaz. - Ulan, üstte yatan ********lerin cenaze namazlarını kılıyorsunuz da altta yatanlarınkini niçin kılmıyorsunuz? EDİSON CENNETE GİRECEK Mİ? Cansız Hoca'nin bulunduğu bir yerde kimlerin çennete gireceği konusu tartışılıyormuş. Mollalardan biri Cansız Hoca'ya: - Hocam, Edison bütün dünyayı aydınlatan buluşu gerçekleştirdi ama yine cehenneme gidecek. - Sen Edison'un cehenneme gideceğini nereden biliyorsun? - O bizim Peygamber'e inanmadı. Onun için cennete giremez. Bunun üzerine Cansız Hoca, cevap verir: - Bakara Suresinin 62. ayetinde şöyle der: Şüphesiz iman edenlerle, Yahudiler, Hıristiyanlar ve sabilerden kimler Allah'a ve ahiret gününe inanıp salih ameller işlerlerse onların ecirleri Allah katındadır. Onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de. Yani, bu ayette Allah insanlara "Allah'a ve ahiret gününe inanıp hayırlı işler yapmaları " şartını getiriyor. Ayni ayet Maide Suresinin 69. ayetinde de tekrar edilmektedir. Sonra büyük alimlerin ekseriyetinin iman sahibi oldukları bilinen bir husustur. Ayrıca Edison'un son nefesinde nasıl gittiğini ne biliyorsun?" Ancak adam ikna olmamış. İlla cehenneme gidecek, diye israr edince Cansız Hoca sinirlenmiş : "Allah, senin gibi beş milyon eşşeoğlueşşeği cennetine koyacağına bir Edison'u koysun daha karlıdır." KURAN SAYFALARI Cansız Hoca'ya yerli yersiz herkes dini sorular soruyormuş. - Hocam, yeryüzünün her tarafına Kuran sayfaları serilse ve büyük abdest ihtiyacın gelse bu ihtiyacı nerede gidereceksin? Cansız Hoca çok sinirlenerek şu cevabı vermiş: - İhtiyaç giderecek yer kalmadığına göre, senin ağzına sıçmaktan başka çare yok. HOCA ÇIKTI, MANDALAR YESİN Cansız Hoca, vali ve üst düzey bürokratlarla bir yemeğe katılır. Hocaların çok yemek yemesiyle ilgili bir fıkra anlatılır: - Hoca ile manda bostana düşmüş. Görenler, hangisini çıkaralım demişler. Kimileri mandayı çıkarın o çok yer demiş, kimileri de yok hoca daha fazla yer onu çıkarın demiş." Fıkrayı dinleyen Cansız Hoca masadan kalkmış, bir kenara oturup sigarasını yakmış, Masadakilerden biri Cansız Hoca'ya, "Hocam niçin kalktınız" diye sorunca, Cansız Hoca şu cevabı vermiş: "Hoca çıktı mandalar yesin." OKUNAN DUA ÖLÜ RUHUNA GİDER Mİ ? İzmirli bir avukat dava için Trabzon'a gelmiş. Sohbet esnasında, okunan duaların ölünün ruhuna gidip gitmeyeceği tartışılmış. Avukat, okunan duaların ölülerin ruhuna gitmeyeceğine inanıyormuş. "Seni ancak Cansız Hoca ikna edebilir" demişler. Hocanın tavla oynadığı kahveye gidilmiş. Adam sorusunu yineleyince, aralarında şu diyalog geçmiş. - Elbette gider. - Peki nasıl gider? - Senin anan, eşin, kızın var mı ? - Var. - Nerede oturuyorlar? - İzmir'de. - Senin *****, avradını, kızını ...... - (Adam sinirlenerek hocanın üzerine yürümüş) Ne biçim konuşuyorsun sen ? - Niye sinirleniyorsun? Duaların buradan ahirete gittiğine inanmıyorsun da, küfürlerin buradan İzmir'e gittiğine niye inanıyorsun ? |
Karne https://www.msxlabs.org/forum/images/t_sagkose.gif https://www.msxlabs.org/forum/images/bir_piksel.gif Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." |
|
| Saat: 00:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık