![]() |
Geçmiş zamanda düşülen ...şöyle bir şey çiziktirmişim okuduğum bir kıtabın iç sayfasına... sabah yapışıp kalırsa olduğu yerde zoraki ilerlerse bedenin dalganın gücüyle iteklerse sırtından yürü o zaman kardeşim zararı yok... seninse devam etsin kinin ve devam etmişim (kendi yazımı okuyamıyorum ya...) kendi namıma üzülmüyorum (burası da böyle yazılmış...) nasıl olsa sürer giderim (ne süreceksem tarla mı kaldı?) bir dilim kuru ekmekle (artık burası da klasik oldu değil mi?) boğazıma kadar sıkıntı içinde (hele burası bir sen varmışsın gibi..) yine sana sana yine bildiğimce karşı gelirim (kime karşı geliyorsun? .Hak-huk-ad...varken...) ve devamı var... dedim ya midemi kazmalarla tehdit etsen de topunla tüfeğinle tankınla roketlerinle görkemler içinde Allah'ın mavi göğü altında yatırıp kessende (sizi değil beni...Öyle anlaşılmalı...) dedim ya kendi namıma üzülmediğimi (tekrar yok...Al sana hata...) hayatında bir taş kırıntısını sevmesende (taş kırıntısı...size bıraktım sevilir mi sevilmez mi?) kardeşim sürer giderim (nereye gidiyorsun? Sür sür bakalım...) siyah bir zeytin çekirdeğine (anama yaptıkları işkence geldi usuma...) zülmünün fotoğraflarını akıttığın kanlarla oluk oluk çizerim...(ne anlatmak istemişim ki? Tuhaf ben de anlamadım..?) tarih karalamışım...okuyamadım... anladıysam arap olayım necmi dayan |
Yağan Kar Tanelerinde Sen Ve Ben Yağan kar tanelerinde dilek tutuyorum. Önce düşeni ben, sonra gelen sen. Erirdik beraber, karışırdık derelere. Hemen eriyen ben, peşim sıra sen. Hava soğuksa birleşirdik kartopu gibi. Avuçları açık ben, kapalı sen. Beklerdik ayazları, dört gözle donsun diye. Göllerdeki su ben, kristali sen. Dağlardaki beyaz kar, doruklara yayılmış Çam ağaçları ben, dalları da sen. Oluvermiş çağlayan ırmaklar başlangıcı. Dalgaları ben, çakıl taşları sen. Buluşma yerimiz olacak büyük denizler. Fırtınaları ben bulutları sen. Yağacağız bir ocak gecesi gökyüzünden. Yağan kar tanelerinde sen ve ben. Beyas 06-01-2010 Çorlu YILMAZ BARITLI |
YILMAZ BARITLI-Mutluluk Cennetinde Melekler Bizi Bekler Anladım gözündeki, ışıltıdan sevdayı Konuşurken kahkaha, havayı anlatırdı. Kızarmış yüzün rengi, gece lambası gibi Her şeyinle beraber dünyalar aydınlandı. Sevmeseydim ben seni alamazdım ışığı. Karanlıklar basınca gecemin ay ışığı. Denizlerden korkunca cankurtaran kayığı. Arasam da bulamam senden daha layığı. Yalnızlığım içinde sevgi meşalesisin. Sevgimin sönmemesi, yanan lav ateşimsin. Küllerinle ört beni, vezüv gibi olalım. Varsa günahlarımız beraberken yanalım. Birleşen ellerimiz aşkımızı bütünler. Verilecek selalar, beraberce gittiler. Tek yaşanmaz diye de birbirini sevdiler. Mutluluk cennetinde melekler bizi bekler. Beyas Çorlu YILMAZ BARITLI |
Damla'nın Şiirleri (Benim Şiirlerim) SEVGİ GÖKYÜZÜNDE BİR YILDIZ VAR SAPSARI TENİ PARILDAYAN KALBİ VAR YEMYEŞİL AĞAÇLARDAN DAHA GÜZEL NE OLABİLİR? GÖKYÜZÜNDEKİ YILDIZLAR BUNA TALİPTİR.... DAMLA GÜNEŞ |
Sen Hiç SEN HİÇ Sen hiç akşam üstü güneşin batışını, Gözledinmi? Yaz yağmurunda torağın, Ozon kokusunu çektinmi içine. Çalışıp tarlada sildinmi,alın terini, Sevgilinin verdiği mendille. Çocukken koştunmu sen hiç harman yerinde, Çiğnedinmi yürürken ayrık otlarını. İçtinmi sarı ineğin sütünden, Elleri nasırlı anneyin helkesinden. Yürüdünmü köy içine şöyle, Sezsiz ve sakin eli arkasında, Kışın çamurlu,yazın tozlu köy yolunda. Hasretlik çektinmi yabandakine, Bekledinmi ağlayarak geceleri, Sessizce içinden. Baktınmı ninene,dedene hasta yatağında, Kahırlanmadan,yüksünmeden. Kaybettinmi hiç yakınlarını, O gidipte dönülmez yolda. Bilirmisin kör olası yoksulluğun, Düşürdüğü gurbet acısını. Hüzün dolu bu kısa hayatta. Durmuş Karabağlı Yeniköy-1991 |
VERANDADAKİ ADAM VERANDA DAKİ ADAM Dolmadır Anadolu’mda verandanın adı, Otururdu her sabah ihtiyar dolmada, İç çekerek hüzünle seyrederdi kuru avluyu. Avlu kuru avlu boş yok güzellik, Ne bir gül ne çimen ne çiçeklik, Canlanır hayalinde istediği yeşillik, Hüzünlenir kurak ve bakımsızlığına avlunun. Bir tarafta kendi çocuğu yanında oğlundan torunu, Oynarlar bu kurak ve boş avluda. Yine hüzünlenir adam bakar onların geleceğine, Yoktur hiç ümit yeşersin bu çoraklık, Sıkıntıdan olsa gerek ter basar adamı, Beklentisi yok ki gelecekten umut bağlasın. Ruhu sıkılı paylaşmak gerekir birileri ile, Yalnızlığı uzak kılmak için yarene dosta, Gözleri dolar ağlamaklı dolmadaki koltuğunda, Ne ahbabı kalmıştır ne de dertleşeceği yoldaşı, Hepside fani olup terk eylemişler dünyayı. Oğlu ve torunu oynaşır boş avluda, Paylaşmak için geleceği anısında sessizce, Pekte parlak görmez sonucu seyreyler sessizce. Su çeken kadının çığrıktan çıkardığı gıcırtısı, Uyandırır adamı hayal aleminden, Çeker içini derin bir ah ile siler mendili ile, Kuruyan gözlerindeki umutsuzluk yaşını. Senelerin acıları omuzlarında yük gibidir, Yaşlı köhne hatıralarına gebe gibi, Ona da babadan mirastır bu boş ve kurak avlu, Baktıkça dolmadan bu virane avluya, Geçmişi görür canlanır iyi ve kötü günleri. Kendiside miras bırakacaktır oynayan iki küçüğe, Yine dalar eskilere böyle gelmiş böyle gitmemeli, Doldurmalı içini yeşertmeli avluyu, Uyarmalı gençleri kararmasın içleri. Babam oturmuş ben devam ettiriyorum bu adeti, Değiştirmeli bu düzeni bu zihniyeti. Durmuş Karabağlı Yeniköy-1985 |
Bırak Sende Git BIRAK SENDE GİT Sevmiyorsan bırak sende git. Kalmadı ise kalbinde sevgim, Kurudu mu dinmeyen gözyaşların, Bırak sevmiyorsan koyda sende git. Hazana döndürdün döküldü aşkım, Sarardı sevgim kırıldı dalım, Ne mecalim kaldı ne derman, Unutulduysa aşkımız sende git. Yalnız seni sevdim delicesine, Hasret acılarımı umut yaptım, Mehtaplı gecelerde hayalim oldun, Kuruyan göz yaşımı boş ver sende git. Alıştım yokluğuna dert edinme, Bırak beni sevgimle baş başa, Hasret bırakıp ela gözüne,kalem kaşına, Düşünme beni bırak sende git Yaralı ceylan gibi perişan, Bi çare divane eyleme yalnızlığı mı, Çektirme boşu boşuna feryadı figanı, Yeter artık dedirt me bırak sende git. Ayrılıktan söz etme Allah aşkına, Ya kal benimle yarenim ol, Başka bir sen olmasın aramızda, Beni bana bırak durma sende git. Karanlık gecelerin ışığı bildim, Yağmur damlaları gibi göz yaşların, Islattı yalnızlığımı sessiz ve sensiz, Bitti diyorsan eylenme sende git. Zelzeleler yarattın yüreğimde, Rüyalarımı süsleyen anıların, Şifası olmayan dertlerimle sensiz, Sevgimiz ağır geliyorsa bırak sende git. Durmuş Karabağlı Kütahya 2011 |
Dürüstülük ve doğruluk ile ilgili şiirler(Kendi Şiirim) Doğruluğu bilmeli, Dürüstlüğü öğrenmeli. Eğer bilmiyorsan, Koşup annene söylemeli. ---**-***-*-**-*-** Doğru olda dert görme, Dürüstlük olda tehlike öğrenme Eğer uyursan kurala Hiç bela aranmaz sende Dedi annem. --*-**---**-**---**--*--***- Sınıf panosuda doğluk maddi Dürüstlüğü öğrenmeli Bunu her an akılımıza yazmalı Lazım olunca kullanmalı |
Başlığını unutmuşum: Doğruluk ve Dürüstlük Birde 2. katırda dedi annem i yazmayın okumayın! ---------- Mesaj tarihi 23:20 ---------- Önceki mesaj tarihi 23:05 ---------- Bu benim kendi şiirim. Çevreni hoş gör Çevresini hoş gören Layıklara örgü ören Bahçesini temiz tutmaya çalışan Ellerinin titizliğine baksın. -***-*-*-*-*-***--**-**-**--* O bahçeyi temiz tutarken Bilsinki doğayı temiz tutuyor Yardım edip,; Doğayı çok seviyor.. |
23 Nisan İle İlgili Kendi Şiirim(Not: Bir şiir sitesin de de paylaşmıştım) 23 Nisan Geldi Yanımıza 23 Nisan geldi yanımıza Güzel oyunlarla güzel şiirlerle İşte 23 Nisan geldi yanımıza Sevindirdi herkezi 23 Nisan Atamdan armağan 23 Nisan en güzel bayram 23 Nisanda çoğu kişi katılır oyunlara şiirlere 23 Nisan geldi yanımıza Bugün 23 Nisan herkez sevinsin İşte 23 Nisan en güzel bayram 23 Nisan bu bayram atadan armağan 23 Nisan geldi yanımıza Bugün 23 Nisan coşsun insan İşte 23 Nisan herkeze armağan Atamdan armağan çok güzel bir bayram 23 Nisan geldi yanımıza |
| Saat: 19:05 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık