![]() |
Padişahın biri: - "Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!" demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana; 1.Yalancı: - "Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü." Padişah: - "Bunun neresi yalan?" Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!" 2.Yalancı: - "Komsu ülkede bir eşeği kral yaptılar!" Padişah: - "Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin basına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!" 3.Yalancı: - "Padişahîm, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!" Padişah: - "Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir." Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün bir Karadenizli gelmiş; - "Padişahîm, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!" |
Zamanın birinde istanbulda pastahaneleri teftişe giden müdürün biri pasta ustasına sormuş: "bu pastalara hangi yağ kullanıyorsunuz"? demiş. usta da "sana koyuyoruz efendim" demiş. mudur de demişki: "bende bütün pastacılara şöyleyim bundan sonra "sana koysunlar"... |
Ben yumurtlamadım Neyzen Tevfik'e muharrir yazacağı romanı anlatıyordu. Sonuna gelince Neyzen yüzünü buruşturdu: -Bu mevzuu beğenmedim!.. -Öyle ama, siz hiç roman yazmadınız. Nasıl fikir yürütüyorsunuz?!. Neyzen Tevfik kızdı: -Ben yumurtanın da iyisini, bayatını anlarım. Fakat hiç yumurtlamadım!.. Talat Paşa ve Neyzen Talat Paşa, bir gün Neyzen Tevfik'e memuriyet almasını teklif etmişti.Neyzen, Paşanın bu nazik iltifatına gülerek şu cevabı verir: -Memur olursam sonunda ne olacağım? Talat Paşa memurluk silsilelerini saydıktan sonra: -Hiç!..der. Neyzen, Paşaya dönerek: -İşte ben bugün de (hiç)im!. Neyzen TEVFİK |
efenim bizede türkçe öğretmenimiz anlattı. 1980 yıllarında köylerde durumu iyi olanlar televizyon almışlar.daha sonra çalıştırmasını unutmuşlar.efenim bunlar televizyona anten bağlamayı hatırlamışlar.sonra televizyonu açınca karşılarında trt tv haber sunucusu görmüşler.sonra başlamışlar adam hakkında konuşmaya.kendi aralarında tabi şivesi farklı olduğundan farklı konuşuyorlar -la bu telavazyonunnun içine adam nasıl girmiş diye başlamış konuşmaya.sonra adama bağırmaya başlamışlar -şşş adam çıksana dışarı iki laf edem leyn çık dışarı.başlamışlar televizyonu yumruklamaya.sonra bozmuşlar.bu sefede televizyonun o karıncalı ekranını adam çıkacak diye saatlerce izlemişler. |
Çinli'nin biri of'da bir kahvehaneye girer yüksek bir sesle - Içinizde bana yan bakan delikanli varmi diye sorar, tabi bizim sazan temel, - Ben varim diye atlar, Ikisi beraber disariya çikar,aradan bes dakika geçer ve temel gözü morarmis bir halde kahveden içeri girer,hemen ardindan giren çinli'de kasila kasila temeli göstererek - Ona yokohamanin tekmesi teknigiyle vurdum der, Ertesi gün çinli yine kahveye gelir,herkese meydan okur,temel tekrar kalkar,disariya çiktiktan bes dakika sonra temel burnu kirilmis diger gözü morarmis bir vaziyette içeri girer,arkasindan içeri giren çinli yine temeli göstererek - Bukez ona ejderin yumrugu teknigiyle vurdum der' Üçüncü gün çinli'nin restini yine temel görür,ikisi beraber disari çikarlar,herkes temeli beklerken,çinli agzi burnu kirilmis,üstü basi kan revan içinde içeri girer,hemen arkasindan kasila kasila kahveye giren temel,eliyle çinliyi isaret ederek - Ona toyota'nin kirikosuyla vurdum' der !... |
Temel Kanada'da balık tutarsa Temel dünya turuna çıkar ve yolu Kanada'ya düşer. Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha degişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur, tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur: -Oğlum burada balık yok! Temelaz öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler, -Burada balık yok dedim sana... Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir: -Tanrım, senmisun yoksa ? Ses yeniden duyulur, -Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim |
beşiktas baskanı yıldırım demirören bigün bi berbere gider.berberde bi güzel traş olur tam çıkacakken elini cebine atar o sırada berber aman efendim siz besiktaşın koskoca başkanısınız sizden para almam der.bunun üzerine yıldırım demirören ertesi gün berbere hediye olarak tüm futbolcularının birer üniformasını gönderir. sonra fenerbahçeden aziz yıldırım bu berbere gider tabiki aynı muamele.bi güzel trasını olur çayını içer tam çıkacakken elini cebine atar ama nafile berber yine parayı almaz.bunun üzerine ertesi gün aziz bey hediye olarak bir yıllık kombine biletini hediye olarak berbere yollar. bu seferde özhan canaydın bu berbere gider trasını olur çıkarken tabiki bizim berber yine para almaz.siz ki avrupa fatihi cimbomunun baskanısınız efendim sizden para almak olur mu der.bunun üzerine ertesi sabah bi bakarki dükkanın önünde cimbomlu yöneticilerin hepsi kuyruğa geçmis.....beleş ya...) |
Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsun hemşerim. Bir yeri mi arıyorsun? Temel yanıt verir: - Sol sinyal takıldı da.. |
Bir gün bir kurbağa, bir pire,bir tahta kurusu kadının organına yerleşmişler..Kurbağa hemen dışında, pire kılların içinde tahtakurusuda içine girmiş.Ve kadın biriyle ilişkiye girmiş ilişki sonrası bizimkiler biraraya gelip olanları birbirlerine anlatmaya başlamışlar.Kurbağa, -"Ya demiş ben kapının ağzındayken bir silindir geçti nerdeyse beni ezecekti."diyor.Pire: -"Aynı şey beni çıktığım daldan düşürecekti" diyor ve sıra geliyor tahta kurusuna o da diyorki -"O şey bana çok kızdı ben içerdeydim bana yetişemedi itti itti uzaşamadı itti itti uzaşamadı en sonunda tükürdü gitti" |
Dört üniversite öğrencisi sabahleyin uyanamayarak matematik finalini kaçırırlar, sınav ertesinde hocalarını yakalayıp, zar zor bindikleri arabanın lastiği patladığı için sınavı kaçırdıklarına ikna ederler. Kadın, yalvarmalarına dayanamayarak, bu dört arkadaşa sınavı 3 gün sonra yapacağını söyler. sınav günü geldiğinde, matematik hocası bizim dörtlüyü sınıfın dört köşesine oturtur. Finali geçmek için de en az 50 almak lazımdır, sınavda da 5 soru vardır. Sayfanın önündeki 4 matematik sorusu basit sorulardır ve her biri 10 puanlıktır. Kağıdın arkasındaki soru ise 60 puanlıktır ve de soru aynen şöyledir Hangi lastik patladı? |
| Saat: 10:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık