![]() |
Gidiyorsun tam sana ihtiyacım oluyor ölüyorsun tam sana tutunacağım tutuyor düşüyorsun akıl danışacakken deliriyorsun tam seni sevecekken buz gibi bakıyorsun ne kadar güzelsin diyecek oluyorum çirkinleşiyorsun sana ihtiyacım oluyor gidiyorsun suratını ekşitiyorsun tam gülen bir yüz beklerken ellerini tutarken elimi kolumu bağlıyorsun bir çocuk gibi zavallı oluyorum kucağını arıyorum bir bebeğe dönüşüyorsun tam sana ihtiyacım oluyor kayboluyorsun tam yolumu buluyorum derken gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun tam sana hazır olduğumu hissetmişken.. isimsiz kral |
Tüm ışıkları söndürdüler yine Benim karanlıktan korktuğumu bile bile Ben bu gece de sensizim yine Karanlıkların içinde bir yerde Hayalin canlandı yine gözlerimde. Seni sevdiğimi söylediğim bu yerde, Şimdi duvarlarla paylaşıyorum bunu sessizce. Yine seni düşünüyorum ve seviyorum seni delice Senin beni sevmediğini bile bile, Bilmem ki böylesine sevda niye? Söz geçmiyor deli gönlüme, Adete yaşamıyorum sensiz geçirdiğim günlerde, Bugün yine seni gördüm düşümde, Bir türlü uzanamadım ellerine. Ayırdılar bizi, seni de verdiler ellere. Kader dediler bu ettiklerine! Sevgimi silemezler, ne yapsalar ne etseler de. Birgün gelip ölsem de, Sevgim yaşayacaktır tüm aşıkların yüreğinde. |
http://s.azbuz.com//uploads/p/62/6/457/626457/5369347.jpg GİDEN SEVGİLİ: Aşkı ben mi tanımlayacağım şimdi ve bu bitmez soruların cevaplarını… Aşk bana göre bir tutku, bir macera ve hayal ürünüydü sadece o kadar… Biri çıkmıştı karşıma yalnızlığın en ağır idamlarında… Sevmeli miydim ve sevgili olmalı mıydım bir türlü karar veremiyordum… Ama onun o manalı gözleri ve içten gülümsemesi içimi ısıtıyordu… Belki de tutunacak dalımı da bulmuştum, yalnızlığın en ağır idamından beni kurtaracak… Sevgilim olur musun demiştim umarsızca ve kaygısızca… Kabul etmişti o da, aslında edeceğini en baştan biliyordum çünkü gözler hiçbir zaman yalan söylemezdi insana… Beni benden daha çok seviyordu ve beni mutlu edecekti bundan adım gibi emindim… Her şey mükemmeldi ilk başlarda, sevdiğini söylüyordu ve açıkçası bu da egomu tatmin ediyordu… Ben seviyor muydum aslında bu da tartışılırdı… Bende ki sadece hoşlantıydı ve öyle de kalacaktı bana göre… Sevmiyordum aslında onu çünkü kolaydı ve her istediğimi koşulsuz yerine getiriyordu, bana göre zor olmalıydı çünkü aşk zoru severdi… Kavgalarımız bile hep tek taraflıydı, hatalı olsam bile sevgisi her şeyi alttan almasına sebep olduruyordu açıkçası bu da beni korkutuyordu… Bir gün el ele dolaşırken sahil kenarında, gözlerimin içine bakarak “ beni yüreğinin neresine koydun acaba” diye sorduğunda yıkılmıştım o dakika… Ellerini bıraktım ve anlamasız bir soru sorma diye geçiştirdim sadece, şakındı ve imalı bakıyordu, ben ise gözlerimi ona bile çeviremiyordum sevmediğimi anlar korkusuyla… yine bir gün sahilde bankta otururken ona söz vermesini istedim, bu söz “bir gün sana haber vermeden sessiz ve sakince gidersem ağlamayacağına söz” ver dememdi… O da bana “ bir gün gitmek istersen o zaman bana kendin söyle ki gözyaşlarım akmasın ardından” dedi…O gün sabaha kadar düşündüm ve ilişkiyi bitirmeye karar verdim…. Peki ayrılma sebebim ne olabilirdi ki, her şey mükemmeldi ve beni deli gibi seven biriydi.. Kafam allak, bullak olmuştu düşünemez hale geldiğim bir anda, bitirmeye karar verdim sessizce giderek hayatından… Bir sürü mesajla karşılık verdi, neden niçin sorularla… Telefonumu kökten kapattım soruları cevaplamamak adına onun hiç biri suçu yoktu hatta ayrılma sebebimde, şimdi ne yazacaktım ki ona… Aradan aylar geçti ve ben hala nedenini anlamadığım bir durum içersinde onu düşünüyordum ve gülen gözlerini özlüyordum… Aramalıydım tekrardan, ya dönmezse geri bana bu türlü sebepsiz ayrılmadan sonra… Her şeyi şimdi anlıyorum, bende onu sevmiştim ama geç anlaşılmış bir sevgiydi bendeki sadece o kadar. Aşk neleri mi getirdi bana; Beni seven ve gülen gözleriyle bana sevmenin ne demek olduğunu öğreten birini getirdi… Yalnızlığın en ağır idamından kurtardı, geç kalmış olsam da her ne kadar anlamada, sevmenin koşulsuz olduğunu öğretti Aşk neleri mi aldı benden; Aşk bana verdiklerini geri aldı nankörlüğüm yüzünden… Şimdiler de ben sevgilimin gözyaşlarıyla kalmışlığını değil de, gülen gözleriyle hatırlıyorum… KALAN SEVGİLİ: Aşkı tanımlama sırası bana mı geldi şimdilerde… Aşk bana göre tutku, yanık sevda türküsü, özlem, hasret ve hayal dünaysının en güzel büyüsü… Biri çıkmıştı karşıma sevgiden umudu kestiğim anda… Gözlerine baktığım an işte bu dedim bu seni hayata dönderecek olan insan… Sevmiştim koşulsuz, kuralsız ve çıkarsızca… Her şey mükemmeldi ilk zamanlarda… Heyecanlanmayı, tutkuyu ve sevmenin yüceliğini yeniden anlamıştım o sıralarda… Mutluydum, Seviyordum Ve bana göre seviliyordum… Bu üç şey de açıkçası ayaklarımı yerden kesmiyor değildi… Her günümü hemen hemen ayırıyordum ve bundan da hiç mi hiç gocunmuyordum… Bir gün sahilde el ele yürürken gözlerinin içine bakarak beni yüreğinin neresine koyduğunu sorduğumda eli bıraktı anlamsızca ve lafı değiştirdi “ bana böyle anlamsız sorular sorma” diyerek… Aslında o gün anlamıştım benim onu sevdiğim kadar beni sevmediğini… Ama bunu ne ona, ne de kendime itiraf ediyordum, açıkçası korkuyordum bitmesinden ve sırf bu yüzden de içime atarak susuyordum denize bakışlarımla itirafımı ederek… Yine bir gün sahil kenarında bankta otururken bana bir söz vermemi istedi… Bu söz ise; “bir gün sana haber vermeden sessiz ve sakince gidersem ağlamayacağına söz” ver dedi… Ben de ona “ bir gün gitmek istersen o zaman bana kendin söyle ki gözyaşlarım akmasın ardından” dedim… O gün son buluşmamızdı ve o yine yapacağını yapmıştı… Bir anda hayatıma sessizce girdiği gibi, sessizce gitti habersizce… Aradım günlerce, mesajlar gönderdim “neden, niçin” diye… Mesajlarım gitmişti ona gitmesine ama cevapları bana gelmemişti hala… Çünkü telefonunu kökten kapatmıştı, ulaşmayayım diye ona… Ağlıyordum… Seviyordum… Ve hala içimde ki sevgiyi yok edemiyordum… Bana tekrar dönüp ”yeniden başlayalım mı “dese tek diyeceğim kelime,” git kendine başka bir oyuncak ara” demek olurdu herhalde Aşk bana neler mi getirdi; Sevmenin ne demek olduğunu öğretti ve hayallerin gerçek olduğunu, gerçeklerin ise hayal olduğunu gösterdi…Elinden oyuncağı alınmış gibi ağlamayı getirdi…. Aşk benden neleri mi götürdü; Gülen gözlerimi, karşımda ki insanlara güvenmeyi |
Sevdiğim Sor bana “derdim nedir” de, Bil, de, bileyim sevgilim. “Derde çâre nerdedir” de, Bul, de, bulayım sevgilim. Arzumu ve isteğimi, Biliyorsun dileğimi, Yüreğine yüreğimi, Sal, de, salayım sevgilim. İstersen buz gibi suya, Dilersen sonsuz uykuya, Ya da bir dipsiz kuyuya, Dal, de, dalayım sevgilim. Neler yaptırır aşk, neler, Yeter ki sen bir emir ver, Dağı taşı birer birer, Del, de, deleyim sevgilim. Hadi farzet ki hastasın, Ya da bir ihtiyaçtasın, Der miyim hiç uzaktasın, Gel, de, geleyim sevgilim. Aram yok nefretle kinle, Bırak nazı da söz dinle, Baştan aşağı seninle, Dol, de, dolayım sevgilim. Bulup yine bir bahâne, Yenir mi deme böyle nâne, Uğruna deli dîvâne, Ol de, olayım sevgilim. isimsiz kral |
düş okyanusu içimde geç kalınmış yolculukların buğusu vuslata hasret saatlerde yüreğimdeki ateşi söndüremez su… sıfırın altında düş okyanusu ... ateşi alevlendirdi doğrusu ... yüreğimin efendisi yediveren gül olur kendisi yalnızlığımın kahramanı ölesiye çıldırmış mecnun birisi akıl ziyanda onunla kalmış haberi yok dünyamın bilgesi bir de köşeden baktım…katrandı ...yürek değil beden usandı yüz derecinin üstünde su gökyüzünde güneş uyandı umutlar yalnızlığı yağdırmış başım iki avuç içinde dize dayandı belki bir düş belki ayandı ...yedi sene bu yürek nasıl dayandı el değmeden tuz bastım yaralarıma andıkça adını her an kanadı ha…kanadı gün doğmaz sokaklarda sensiz, sessiz sevda! ! ! ... diye inleyen kaç garip yeni güne uyandı ateşi söndürdü su gerçeği bu hem de doğrusu ne dumanı kaldı ne de buğusu senin gelmen hayal biliyorum belki de…ihtimalin sıfırın altında düş okyanusu …içimde düş okyanusu hele bir düşün okyanusu… Aydın Gürz |
Gitmeler Çok KolayBu gitmeler bu kadar kolaylaştı Yüreğinden gelen tek bir kelimeye muhtaç kalıyorum bazen Kendimi bulmak istiyorum gözlerinde kaybolmak değil Acımazlıklar sarıyor yüzünü ve yanıyor yüreğim Eriyor bedenim çalan parçaların kemanında Yaslar süzülüyor gözlerimden akıyor yavaş yavaş ve damlıyor boşluklara Görülmemeye mahkum kalan gözyaşlarım bitmek bilmiyorum Nefes almak zorlaşıyor haykıramıyorum o yüreğine duysun beni diye Olmuyor hayat ve aşk cok zor bu dünyada Mutluluğu yakalamak başka bir yürekte gözde .... Esra Karataş |
AŞK.... Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek Ki Karakoy köprüsüne yağmur yağarken Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti Çünkü iki kişiydik Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra Sonrası iyilik güzellik. |
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan Bırakıp ardında hayatın anlamlarını Yol almalı kendi bilinmezliğine doğru, Hep ağır gelir ama doğruyu söyler yürek.. Güneş batmadan aşmalı bu yüzden,.. Hasretin yamaçlarını... Vakti geldiğinde gitmeli insan Unutup tüm amaçlarını Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan, Uzanıp sevda kıyılarına sarılmalı güneşe Günlerce yatmalı, günlerce kalmalı,.. Yıllarca yanmalı.. Yakmalı hasretin her çeşidini. Savurup küllerini denize Kaçmalı... Vakti geldiğinde gitmeli insan Öte diyarlara uçmalı. Gelip oturmuş yüreğinin tam da ortasına.. Durup, gitmesede , duymaz.. Duygu kimin?, sevda kimin? Ezilmiş altında kanayan yürek kimin?.. Durdurup, bak desen bakmaz. Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan... Ne güzelde bakıyor güneş sımsıcak, Yüzü gülüyor aynasında tüm şehrin. Bu neyin manasıdır ki; Birazcık naz yapıpta dur diyemiyor yüreğin.. Havası kapkara olmalı artık, Kalbi siyaha boyanmış bu şehrin. Ekmeği kara , suyu kara... Vakti geldiğinde gitmeli insan.. Bırakıp yüreğini uzaklara.. Her şey durulur belki ve vurulur sevgin.. Kaybolur hasret yok olursun sen. Ağlamak sızlanmak fayda etmez artık Çevirip gözlerini arkaya bakmak olmaz Sığmıyorsa için içine olduğun her an.. Öyle bir başına kalmak olmaz... Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan.. |
Acı Gün Bir kanadım kırıldı Uçamıyorum Uçmak da istemiyorum Uzaklara gitmek çok uzaklara Yüreğimi çıkarıp gitsem gidebilir miyim? Sadece uyumak istiyorum Hiç düşünmeden uyumak Uyusam da, yüreğimi çıkarıp uyanabilir miyim? İlk defa korkuyorum yaşamdan Yalnızlıktan korkuyorum Yapabilir miyim, bilmiyorum Yapabildiğim en iyi şey, Hiçbir yere gitmek Hiçbir yere doğru gitmek... isimsiz kral |
Bir kanadım kırıldı Uçamıyorum Uçmak da istemiyorum Uzaklara gitmek çok uzaklara Yüreğimi çıkarıp gitsem gidebilir miyim? Sadece uyumak istiyorum Hiç düşünmeden uyumak Uyusam da, yüreğimi çıkarıp uyanabilir miyim? İlk defa korkuyorum yaşamdan Yalnızlıktan korkuyorum Yapabilir miyim, bilmiyorum Yapabildiğim en iyi şey, Hiçbir yere gitmek Hiçbir yere doğru gitmek... |
| Saat: 13:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık