![]() |
meyhane köşeleri mekanım oldu sen gittin ya o gün dünya başıma yıkıldı korktum.. çünkü yalnız kalacağım diye yalnızlık öyle bir şeydir ki insanı içinde yer durur yalnızlığı çeken bilir.. sen gidince bir sessiz odada yapayalnız kaldım ben geceler sabahlar olmuyor yüreğim için için ağlıyor her gece niye terk edildim diye işte senin gidişinden beri mekanım meyhane köşeleri oldu içer, sızar oldum sen gittin gideli umutsuzluk ekildi artık yüreğime sen gittin ya ben bir ayyaş oldum... |
Kaderin kendisine hükmetmeli insan... geleceğin ve geçmişin sırrını çözmeli şarkımın sonunda sende göreceksin o kılıcı taşıyan herkes kendi akıbetini belirler... bütünüyle hakim oldum size herşeyi anlatacam geçmiş ve gelecek ile ilgili ve mutlu bir hikayenin nasıl bittiği gibi... sonunda göreceksin onlar coktan kuyuya düştü karanlık ve içi rutubet dolu bütünüyle yalnızlığa batmış. gün doğumuna çok yakın ejderhalar diyarında şimdi kara bir şovalyenin destanı bütünüyle onu dinledim ben... gelecek geçmişe düğümlendi güzel günler karanlığa bağlandı kaderin hükmettigi insan kendine hükmetseydi zayalon bugün görkemli günlerini yaşardı.. Mortisia'nın güzelliginden bir şey kalmadı zakrum görkemini kaybetti ve sonunda düştü berial'in ölümsüz ruhu ışıltısını kaybederken insanların nefsi bir cihanı yeryüzünden silmeye yetti.. Düşünmeden hızlı geçtim maruz görün..Not:zakrum berial ve diger cümeleler tamamen atmasyon..bir hikaye kahramanı filan degil.. |
Gözler Öyle Dalgın,Gönüller Mhzun Gözler öyle dalgın,gönüller mahzun Ravzada açılan o güller mahzun. Geri kalan günler, ömürler mahzun Medine Dönüşü hasret başladı. Günahtan arınmış, sırlanmış kalpler Resülün nuruyla nurlanmış kalpler. Tekrar gelmeye hazırlanmış kalpler Medine Dönüşü hasret başladı. Gönüller Ravzada arşa uzandı Alınlarla, dizler hep nasırlandı Sevenler bu ruya hiç bitmez sandı. Medine Dönüşü hasret başladı. Orhandır gerçeği böyle söyleyen Yeni vuslatıdır bizi eyleyen Her nefeste büyüdükçe büyüyen Medine Dönüşü hasret başladı. ORHAN AFACAN |
köprüden geçmeden zor olur diye düsünme hedefine varmadan tükenirsen umutlarından vazgeçme... sis çöker bazen önünü göremezsin karanlıkar bastırır boslukta tek kaldıgını sanırsın... tek degilsin sadece sanırsın umut her zaman vardır elbet kaybolsanda yıldızlar yol gösterir önünü görmek istemezsen kaybetmeyi sen seçmişsindir demek.. çaresizlikten kurtulmak için çaba sarf et bir şeyler yapmadan hiç bir şey gelmez sana aydınlat yüregini karamsarlıkta kaybolma hayat acımasız merhametli olmasını bari sen öğren.... Herkesin önünde iki yol vardır hep biri doğruya diğeri yanlışa sürükler macera arıyorsan kaybetmeyi dene düsmenin kalkması da kolay olmaz nasıl olsa... yüreğim nasırlaşmış hayatın ızdırabında kaybolmayı seçtim sagır insanlar arasında içten içe haykırdıkça duymayanlardan bıktım hayatın sonundayım başına geri dönemem.. herkes bir gün gider elbet bıraktıkları değer ne kadar fırsatını kollayanlar arasında cehennemi yaşadım yıllarca.. kendi kaderimin savaşcısıyım dizginlenmez ruhum öfke içinde herkes düşman herkes bencil bu kadar aç gözlü dünyada hüküm süremem... King nothing.. |
Ruhumuzda "ASLAN" var Biz herkesden farklıyız Avrupanın kralı Biz "uLtRasLan"ız. İki yıldızlı bir kartal Küçük bir kanaryamı Yoksa bordo hamsi mi? Bu alemin kralı... Tribünler inlesin Herkes bizi dinlesin Bizde "ASLAN" kanı var Herkes bunu öğrensin Yensende, yenilsende Taraftar hep arkanda Alemin tek Kral'ı Bu can sana hep feda...! |
YÜRÜYÜŞ Gece ışığa hasret Kurak topraklar yağmura Hiç deniz görmemiş çocuklar gibi bekliyorum Başımda kapkara bulutlar Dudaklarımda sönmüş bir sigara O koskoca çölü yürüyen Yavuzum Arkamda bir ordu aç susuz Hepsi güçlü gururlu ve korkusuz Ve her bir yıkılışın ardındaki anlamı Ve bir kuşun kanadını Ve seni bırakıyorum ardımda..... Dağlar saltanatımdan büyük Omuzlarımdaki bu yük Beni yorar Sana umut topladım biraz Uyandığında görürsün Unutma arkanda koca bir ordu olsa da Kendi yolunu yalnız yürürsün.......... BURAK SEZER |
Sizin Şiirleriniz KARTAL YUVASI Kartal yuvasındaydı Gecenin karanlığında. Sert bakışlarını saklamadı Sabahın ayazında. XXX Ateş düştü yuvasına birden Uçtu göğe doğru aniden Avladı çakalları tepelerinden Yuvasına döndü yeniden. XXX Teker teker kardeşlerini saydı Birkaçından ses alamadı Bütün şanıyla haykırdı Sesi bütün dünyada yankılandı. XXX Yummadı gözlerini hilali için Terketmedi yuvasını yıldızı için Verdi kanını kırmızısı için Türk ordusu yılmaz vatanı için. İsmail ŞENER |
Sen Yokken Sen Yokken Sen yokken gittim Korkularımın üstüne Hiç ardıma bakmadım Gümüş şiirler yazdım sen yokken Çok yangın çıktı yüreğimde Küllerini bile savurmadım Irak denizlerin fırtınasıydım Uzak iklimlerin sert rüzgarları Kulaçlarken denizinde gurbeti Kanlı savaşlarım, Belalı sevdalarım olmadı hiç Ama hep sustum, Hep ağladım, hep yandım sen yokken. Bekliyorum dönüşünü yeniden, Bir gelsen, Hayatın önünden alsan beni Bir gelsen, Sellerin önünden alsan beni Bir gelsen, Ölümlü düşlerimden alsan beni.Çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Sen yokken, Az dolaşmadım gönlümün kuytularında Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında Zifirlerinde sadece ben üşürdüm. Hiç aldırmadım esen rüzgara Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından Ama bütün yangınlar beni yaktı önce Hep ortasında kaldım vurgunların Vurgun nedir ki? deme Bir babanın serzenişi nasılsa öyle Bayrakları indirilmiş, Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken Hep sustum, Hep yandım, hep ağladım sen yokken. Bir gelsen, Yangınlardan alsan beni, Bir gelsen, Dünyalarımdan alsan beni, Bir gelsen, Şafaksız gecelerden alsan beni, Ama ne zaman gelsen, Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni. |
TAŞ ATAN ÇOCUKLAR Sanki oyundasın taş atan çocuk Cahil mi, cesur mu sonra görürsün Seni kimler böyle oynatan çocuk Sanmam bu eğlencen çok uzun sürsün Sökülen kaldırım, ayaklarındır Ölünceye kadar bir kötürümsün Kundaklanan dükkân yarınlarındır Vicdanında yargılanan cürümsün Elinde Molotof, yüzünde maske Neden bir gizliliğe bürünürsün Yıllarca sonra, desen bile keşke Vatan ahı ağırdır, sürünürsün. Senin yaşıtlarda taso salgını Yahut bir iple topaç çevirirsin. Oyun sandığın işlerin çılgını Çamı hedeflerken, can devirirsin Hapiste mi geçsin ergenlik çağı Ordada sarmalar pisliğin ağı. Kopmak bilmez asla takvim yaprağı Harf harf, cümle cümle sen sökülürsün. Kaynağıdır dinlerin Ortadoğu. Din olmaktan uzak dinlerin çoğu. Tarih boyu bundan kinlerin çoğu Müslümansın, Müslüman görünürsün. Benimde devletle sorunlarım var Yapamam bunu aramızda duvar. Hırs, nefret, cahillik, benlik canavar Davanı hukuk ile sürdürürsün. Hadis; vatan aşkından iman doğar İmansızı, iman her zaman boğar Nefret, öfke beyne, kalbe zor sığar. Kendini ellerinle öldürürsün. Bir taş konuyu nereye götürdü Kalkınmamızı dereye götürdü İç, dış düşman biz nasıl düşürdü. Devamlı boş çareye bürünürsün.. Araya girmesin etnik tefrika İşte Ortadoğu, işte Afrika Global siyasetler bin bir entrika Ne yapsan hep mata düşürülürsün Sömürgecidir her zaman Avrupa Sanma takdir edilir, övülürsün Şimdi demokrasi elinde sopa O sopayla da bir gün dövülürsün ORHAN AFACAN |
ALİ MUNZUR Açıldı ömrümün haritası Bir omzu düşük ağır delikanlı Ey Ali Munzur ey dağların kartalı Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası Ey Ali Munzur ey dağların kartalı Benim ömrümde bir kırlangıç ağıdı vardır bildiğim Benim ömrümde tel örgüler kuşluk ayazında Kör karanlık yağlı kurşun Birde yanık türküsü anamın Her biri bir başka seherinde güz dönümümün Vurup gitmiştir sessizce oğulları Şu gurbet denen şu belalı buğ yılanı şu bilinmez sefere Benim ömrümde bir ırmak vardır Durup önünde taş yüzdürdüğümüz ak köpüklerinde Sesine sesimizi kattığımız Ve anamızın patiskadan biçtiği uzun donlarımızla Bir turna balığına gençliğimizi sattığımız Aylandığımız adamdan sayılıp delikanlı halaylarına karıştığımız Yıldızların altında dam bacalarında aşık attığımız Benim ömrümde yarı çıplak popil delikanlısı ortalığın yağmurların sevdalısı ve parlayan yusuftutan kuşları Benim ömrümde mor menekşe Yediveren gülleri ve böğürtlen Birde sen! İçime işleyen ah sen! Ondokuz yaşımın Ve ırmağımın Ve toprağımın hakkına birde sen! .. Bulutlarıma kına yaktığım sebebin Namerd olayım sevmedim hiç kimseyi böyle bu kadar! .. Ya da sevemedim Ey Ali Munzur ey dağların kartalı Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası Bu da bir gurbettir yıkar adamı içine Bu da bir rivayettir on iki yıl bilmem kaç bin gece Bir türkü sesinde.. Dumanlı dağları duman kaplamış Yine mi gurbetten kara haber var? Seher vakti bu yerlerde kimler ağlamış? Çimenler üstünde gözyaşları var.. Benim ömrümde.. Şimdi vur vur içine onca talanı Onca sevdayı vur vur Ali Munzur Bu sol yandaki hicran yarası öyle çok ki.. Benim ömrümde çiçeğin bozamadığı Karanlığın düşemediği yüzüm Bana mahsus kor ayazda üşüdüğüm Hercanın yeşili Cemilin üzüm gözlü güzeli Ve hüzün yaprağını dökende dut ağacın Kalbime bir gül dikeni fikrime sevda batanda. Kemahın istasyonuna doğu expresi demir atanda Murat suyu Fırata karışır üç gün üç gece kan akanda Ben belki bin gece sayanda gurbet akşamlarında yıldızları Emanetime iyi bakasın köylü kızı O elinde tuttuğun kanayan şey Ali Munzurun kalbinin yarası Benim ömrümde yarı çıplak popil delikanlısı ortalığın Yağmurların sevdalısı Ve parlayan yusuftutan kuşları Benim ömrümde mor menekşe Yediveren gülleri ve böğürtlen Birde sen! İçime işleyen ah sen! Ondokuz yaşımın ve ırmağımın ve toprağımın hakkına Birde sen! Bulutlarıma kına yaktığım sebebin Namerd olayım sevmedim hiç kimseyi böyle bu kadar Ya da sevemedim. Ey Ali Munzur ey dağların kartalı Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası Açıldı ömrümün haritası... İbrahim SADRİ |
| Saat: 13:15 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık