![]() |
Acı Kuru soğanı kırdı Acı Gözleri yaşardı Kırdı dizini oturdu Kuru kuru ağladı Celal Vardar |
Yalnızım Yalnız... Bir yaz daha geçti âh yârsız Bir bahar daha geçti aşksız Ben kimseye derdimi anlatamadım Ben var ya ben herkesten daha çok yalnız... Oy gülüm, sevdiğim dikensiz gülüm... Hasreti yazdım, sildim, yazdım yine de olmadı... Çözemedim, çözülmedi içimde ki kördüğüm... Beni ancak 'aşk öldürebilir' beni ancak 'aşk vurabilir' Suskunum... yorgunum... vurgunum... Ben sensiz yaşayan bir ölüyüm... Sen benim yerime gül sevdiğim Ben senden sonra hep ağlıyorum Gökyüzünden sana gülümsüyorum Tülay Sustam |
DÜN GECE Dün gece çok üşüdüm,yine kimsesiz ve yine sensiz yalnızlığa isyan ettim,bir başıma ve çaresiz nereye kadar sürer bu yalnızlık nereye varır bu karanlık gecelerin sonu kadersizliğin böylesi çaresizliğin bu denlisi oysa ne güzeldi çocukluğumda herşey herşey ne kadar masum ve temizdi bilseydim bu kadar acımasız olacağını asla büyümezdim... .............................. Murat Teselli |
Yalnız Yanlızlık paylaşılmaz Paylaşılırsa yanlızlık olmaz Yanar sobasında Yalnız'ın üşüyen bakışları Lambasında karanlığa dönük Bir ışık titrek sönük sönük Penceresi dışına kapanmıştır Kapısı içine örtük Bir sözde saklanmış bir yalanı Bir gözde okuduğundan Bakmaz kendi gözlerine bile Özdemir Asaf |
Hangi gecede unuttun kendini Sana kaç kez son verdim bilir misin, Geceleri yatarken. Ve kim bilir kaç kez yeniden başladım Gün doğumuyla erkenden... İlk sigarada zihnimdeydin Ciğerdeydin duman duman Kadeh kadeh ellerimde Düşlerimdeydin her akşam Hangi şarkının nakaratında dilleniyorsun? Kim yordu seni,hangi dizde dinleniyorsun? Yine yüzünde bir yağmur Bu kaçıncı sağanak? Hayalimde daha güzeldin Ne vardı karşıma çıkacak... Hangi badireden çıktın böyle? Bitmiş-tükenmişsin Bu ne hal? şu karşımdaki yitik, Dağılmış suret sen misin? Nasıl bir yanlışla bunca zaman kalbini avuttun? Söyle sevdiğim, kendini hangi gecede unuttun? alıntı http://img101.imageshack.us/img101/9341/blumen407zh1.gif |
sensizlikle flört etmeyi sen değil sensizlik bilir sesi ses/sensizliği sensizlik bilir korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin ellerinden tuk! çok ağrımış kendinin, siyah ve ayaz kendinin hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver... * bak, palandöken dağlarında karlar erimiş teknelerde kol kola bahar sulara inmiş dağlar için, sular için bana bir gül ver bir gül ver söküldüğüm günler için -ve önce kendinin ellerinden tut!- * kendimin ellerinden tutunca içimden nehirler gibi akmak geliyor yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor geberesiye içip salaş meyhanelerde buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor tutunca kendimin ellerinden pusulasız gemilerde yatmak yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden ömrümün içinden akmak geliyor... * sessizlik sensizliği ezbere bilir sensizlik her şeyi bilir... korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin ellerinden tut! sonra bana aşkı öğretmeyen kendimin ellerinden; bak, yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş dağlar için, sular için bana bir gül ver avuttuğum düşler için bana bir gül ver bir gül pusulazıs gemiler, sökülmüş günler için... * ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım sen kendinin ellerinden tut ve kendine benim ------------------------------------------------------------- *Dıngılava: Diyarbakır'da bir havuz adı. Yılmaz Odabaşı |
Yalnız Attığın adımlar kısalır, Düşünceler kısırlaşır, Hayaller ufalıp, Zaman darlaşır, Uykuların bölünür bir çığlıkla, Dayanmak zor olur başkalarına, Sadece o vardır, Yalnızlığında. Hasan Akkar |
ßugün yine yalnızım..yalnızlıkların bilemeyeceği kadar bir yalnızlık.. nefes alsam sesimi duyuyorum..nefes alamamaklar oluyor sesim... nefeslerken bile, gözlerimde SEN varsın.. gözlerimin sokaklarındaki SEN... çıkamıyorsun benden..gözlerimle soluduğum sesimden... bilmeliydim küçük harflerle "ben" yazılmasını, ve "sen" yazılmasını... UNUTMA...gözlerimdeki çıkmaz sokaklardasın.. sokaklar sesim..SEN ise, NEFESİM Alıntıdır |
Yalnız Bir taş üstüne oturup dağlara baktım. Üzerine güneş vurmuş dağların. Nedense birden, bakıp bakıp dağlara, türkü söylemek geldi içimden. Ama ne bir dost var yanımda dinleyecek, ne bir yolcu, ne bir düşman. Hem pek acıklı olur benim türküm, böyle bir ağlayıp bir güldüğüm zaman. İbrahim Abdülkadir Meriçboyu |
YOKLUKTA BİR SEN BİR DE BEN bak... geldim... yine! sensiz, rahat, mutlu... ben buyum! kayaların üzerine çıktım, koştum sana... bulutlar önüme serilmiş, bulutlar yol, çağırıyorlar, adım atsam ölürüm, atmasam dayanamıyorum! yürüdüm... coştum sana! sen! kim olduğunu bilmediğim, bilmeden dilediğim, ne çoktun yokluğunda, çoktun bana! karanlıkta uzanıp tutamadığım yıldızlar, parmak uçlarımı yakarken, yüreğime adını yazdılar, gecenin cazibesiyle bir olup, sen belki de ateştin bana... yakma... sen sisli bir günde, özlenen güneş kadar uzaktın dağlara... ben, ben adını koyamamışlığımın içinde, ötelerde bir yerde, ne istedim bilmiyorum ama... düş senken, sen benken, ben düşken... ben buyum! sen; yoksun galiba... ama sana bir sır vereyim mi? ben bunu seviyorum... kayaların üzerine çıktım, koştum sana... bulutlar önüme serilmiş, bulutlar yol, çağırıyorlar, adım atsam ölürüm, atmasam dayanamıyorum! ama düş işte! dağların zirvesinde bulutlarla bir oluyor adımlarım... ve ben seni aradığımı sanıyorum o sonsuzlukta... oysa, aradığım sadece huzur... sana bir sır daha vereyim mi? aldanma mısralara, ben yazmayı seviyorum...düşlerim kanatlı melek, ben uçmayı seviyorum... özgürlüğümün içinde, kimseyi istemiyorum... .................................. Alıntıdır |
| Saat: 18:58 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık