![]() |
Gitme Gidiyorsun diye küstü saatler İçimde sebebsiz bir acı Gönlümde boşa çırpınışlar. Gidiyorsun diye dargın bana günler, Duyamadığın haykırışlar, Gözlerimde ise ‘’gitme kal ‘’ diyen yalvarışlar, Sense ;gidiyorsun tüm bunları bilmeden, Gidiyorsun bendeki seni göremeden, Hoşçakal ‘’ diyorsun daha Seni Seviyorum diyemeden Gitme kal desem ; dinlermisin beni Elimi uzatsam verirmisin elini, Peki ya seni sevdiğim kadar Sende severmisin beni……. isimsiz kral |
arkadaslar bence adamına gore degısır[COLOR="magenta"][COLOR="M |
Hülya Tünelinde Bir bahara doğma aşkıyla yürürdüm gözlerinin maviliğine Bulut bulut karşılardı müphemiyetin bıçak bıçak yaralardı Süzüldüğümde ben lahuti bir akşamda ruhunun enginliğine Umutlarımdan sarkardım sana, ürkek melal, gülmemi yargılardı. Bırakışın göğe izlerini söküp de gamzelerini atışın Bir buğday tanesinde ağyarın pusularına düşmenin korkusu Gecelerden el ayak çekince rindler, sessiz izbelerden bakışın Başak başak, pusulara saldırırdı tebessümlerinin ordusu. Biraz daha ılgıtlaşma telaşında eserken dil-i mecruhuma Gece uykulara soyunup rüyalarla yatışım seni görmek için Doğardın ansızın kabusların en karanlık derin uçurumuna Hülya tünelinde kilitlenirdi yollarım sensizdim için için. isimsiz kral |
''dönmek'' ! mümkün mü artık dönmek ? onca yollardan sonra yeniden yollara düşmek... neresi sıla bize ?... neresi gurbet ? ...al bizi koynuna ipek yolları üstümüzden geçiyor gök kuşağı, sevdalı bulutlar uçan halılar uzak degil dünyanın kapıları... neresi sıla bize neresi gurbet yollar bize memleket... gitmek mümkün mü artık gitmek... onca yollardan sonra yeniden yollara düşmek, ... gitmek mümkün mü artık gitmek onca yollardan sonra yeniden yollara düşmek ? neresi sıla bize neresi gurbet... takılı akşamlar gün batımları... çocuk gibi aglar yaz sarhoşları... olmamış yaşamlar, eksik yarınlar... hatırlatır herşey eski aşkları...neresi sıla bize neresi gurbet yollar bize memleket..." .... ... özgür olsan bir martı kadar, dönmekte kolay gitmekte, köklerimiz olmadan bu kadar baglanabilmek nasıl mümkünse kanatlanmadan uçmakta o kadar mümkün... tekrar tekrar düşünmek... gidip kalamamak... giderken götürmek istediklerini yanında götürememek... yalan olsa herşey tüm yaşanmışlar ne çıkar... ne baglar o zaman.. uçmaya ne engel... ne çıkar zülum olsa her yanının gidebildikten sonra istedigin yere... ama hangisi daha zor gitmek mi kalmak mı ? bir gün gelir herşeyin bedeli ödenir, hatta yaşanmamış olanların bile... yalan olsa ne çıkar, yemin olsa ne çıkar... " sanmaki yaralı uçmaz bir daha " ... gitmek mi zor kalmak mı zor ? |
Denizine küsmüş bir martı gibi Dalgalar üstüme üstüme geliyor Ahh pınar gözlüm Suç ortağım Bu yarayı taşıyamam Sen gidersen yaşayamam Bu senin yaptığın korsan bir eylem Her şeyi dağınık bırakıp aniden çekip gitmek Bu sabah cebimdeki bütün paraları Mendil satan çocuklara dağıttım Ah pınar gözlüm her şey ters duruyor bu evde Yerdeki kilim Odadaki halı Pencereler kapalı Hiçbir şeye dokunamıyorum Dön dön sevgilim Sensiz yapamıyorum |
Dön Artık Gülüm Bir gün uyandığımda, Sen yoktun gülüm yanımda, Kalbim boşluklarla o gün dolmaya başladı. Sensiz aldığım her nefes, İnan gülüm haram olmaya başladı. Yanımda olmadığında çekiyorum, Bütün ayrılıkların acısını, Artık bir kuş kadar özgürüm, Fakat bir şahin kadar da yalnızım. Göklerde uçuyorum seni görmenin arzusuyla, Ama bir gün biliyorum ki yorulacağım, Seni aramaktan değil seni sevmekten. İşte o zaman daha çok anlayacağım yalnızlığı, Sen olmadığında yanıyor yüreğim alev alev. Duy sesimi, Duy yüreğimin feryadını, Dön artık gülüm ne olur dön… isimsiz kral |
Ben Susuyorum Sen Gidince Ben susuyorum sen gidince Sessizliğim giriyor devreye Avaz avaz Yorgunum Parmak izleri boğazımda gecenin Bir gül açıyor kan kırmızı Bir gül bir gül daha gözlerimde Umut takıyorum adını yarınların Ben susuyorum sen gidince Ben susuyorum sen gidince Özlemlerim giriyor devreye Yürek yürek Vurgunum Avuçlarımda zil takınmış bulutların sesi Ağır geliyor sensizlik prangası Büyüyor içimdeki yalnızlık Ben susuyorum sen gidince... Nurten Altınok |
Çığlık Yalnızlık yüreğimden/ kalemime süzüldü Selam verdim leylaya/ gözlerime büzüldü Gözlerim her an akan/ bir bozuk musluk gibi; Cinnet saatlerimin/ karşılıksız sahibi... Sevgi merhametlerin/ gülleri diken saçan Karşı kıyı uyurken/ ağlamaklı O insan Gözlerine hab düşmüş/ bakışına kan düşmüş Düşlerine amansız/ hatıralar üşüşmüş Yaşananlar hep biraz/ tebessümlü efkardı Bir gece salınarak/ içine düşen kardı Ve kar, uykumu çalan/ bir sevinçtir bende ki Düşerlerken düşüme/ anımsadığım şevki Aşk olarak bilirim/ eriyişlerden gelen En son göç eden martı/ en son ölüme gülen; Bir mezar bekçisinin/ intiharı gibidir; Yokluğun yüreğimin/ gömülüş sebebidir; Dost diye bildiğin el/ aşka kefen dikmişse, Beklenilen sevgili,/ umudun gecikmişse Çılgın bir mumyadır/ aşkın peşinden koşan, Bir mezarlık dibine/ kadar inmişse zaman... Gelipte demirlerler/ saçlarını bu şehre Say ki o muzlim gece/ gözlerinden bibehre Yırtınır, yağmurlara/ yapışan aşkın sesi Bir çığlık göğe koşar/ solunurken nefesi Dizginleri koparıp/ gözü yumuk koşarken Hatta kurşunlanmamış/ umutlar dahi varken Bir ihanetle atıp/ aşkını bir köşeye... Bir yıldız kaymasına/ sebep olacak her şeye Bütün rüzgarlarımla/"son" derken hayatımdan Kovamıyorum seni/ şiir denen rıhtımdan Bazen bir yasak olup/ dikilirsin karşıma Bazen mevsimlerde ki/ çözülecek muamma Sen uzun kış gecesi,/ dumanlar çökmüş sahra Nergis bahçeleriyle/ doldurulmuş Buhara Ben meçhul varlığından/ yağmura yüzün çizen Sonra sıkılıp her şeyden/ateşe hüzün çizen Boşlukta geçen ömrüm/ ne yokluktu, ne sığlık Onun bütün varlığı/ içine kaçan çığlık... Ali Şen |
Eğer O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakilmasaydı eğer. Dayanılmasi o kadar da zor degildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde baslatılsaydi eger. Utanılacak bir sey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyasi eğer Yüz kızartıcıbir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eger. Korkulacak bir yani yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alısılmıs bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eger. Belirsizlige yelken açardi iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer. Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücügün yakıcı tadı belki de kalp, gögüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer. Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer. Düslere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaslarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer. Su gibi akip geçerdi hiç geçmeyecekmis gibi duran zaman, beklemeye degecek olan gelecekse sonunda eğer. Rengi bile solardi düslerdeki saçlarin zamanla, tanimsiz kokulari yastiklara yapisip kalmasaydi eğer. O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamini yitirirdi, yaşanilasi her şey yaşanmış olsaydi eğer. O kadar da çekilmez olmazdi yalnızlıklar, son umut iışığı da sönmemiş olsaydı eğer. Bu kadar da ısıtmazdi belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardindan hayat yeniden başlamasaydı eğer. Kahvaltıdan da önce sigaraya sarilmak şart olmazdi belki de, dev bir özlem dalgasi meydan okumasaydı eğer. Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer. Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulasi ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydi eğer. Issiz bir yuva bile cennete dönüsebilirdi belki de, sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer. Yoksul düsmezdi yıllanmis şarap tadındaki şiirler böylesine, kulağina okunacak biri olsaydi eğer. Inanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendigine belki de, kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer. Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payını almasaydi eğer. Issizliğa teslim olmazdi sahiller, Kendi belirsiz sahillerinde amaçsiz gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer. Sen gittikten sonra yalniz kalacağim. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canim ellerini tutmak isterse... Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarina, mazilerinde görkemli bir yasanmısliğa tanıkllık etmis olmasalardi eğer! ! Can Yücel |
Sevmeyenler Bilmez Aşk Nedir Belki de hiç söylenmemiştir o şarkılar anmamıştır dudaklarım adını dokunamadan ölmüştür titreyen nefesim ellerinde rüzgarlarında kaybolurum bu yasak sevişmelerin sensizlik karalar giymiş üstüme geliyor haykırıyorum sana beni sevemedin sevemedin yaktın gemileri şimdi sen sonsuzluğa bırak küllerimi sevemem seni asla asla asla... Svmeyenler bilmez aşk nedir. isimsiz kr<al </B> |
| Saat: 17:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık