![]() |
SÖZLERİME GEM VURDUM Sözlerime gem vurdum açıktır algı yolu, Ağzımı mühürleyip çekip gidenler gibi. Boy vermem bundan sonra her yer kırağı, dolu, Zemheride bağımı ekip gidenler gibi… Sinemin üzerinde kollarımı bağladım, Yatağıma sığmadım bir taştım, bir çağladım, Kan çanağı gözlerim saatlerce ağladım, Rengini gözetmeden döküp gidenler gibi… Hem gözden hem gönülden ırak olur deniyor, Böylesi bir rüyayı gel de sen iyiye yor, Acısı bende taze dön kendi içine sor, Etimi tırnağımdan söküp gidenler gibi… Ruhum karanlıklarda sönmüş kandil misali, Sararınca atılan eski mendil misali, Sözcükler düğüm düğüm, lâl olmuş dil misali, İşte böyle maziyi yakıp gidenler gibi… Ayser ÖZBAKIR |
YAŞLILIK Merhaba ey yaşlılık Sefa geldin hoş geldin Acelen neydi böyle Bu kadar erken geldin Biz gençlikle iyiydik Ne geldin yanımıza Aşılması imkansız Dağ koydun aramıza Senle kafam uymadı Uymadı inan benim Gidecek yerin yok muydu Yok muydu yahu senin Gel seninle anlaşalım Bir pazarlık yapalım Sen beni rahat bırak Seninle dost kalalım Kadriye GÖRGÜN Erdek-Balıkesir |
BOLİVYALI KÜÇÜK ASKER Bolivyalı küçük asker, |
""CENAZE NAMAZIN KILINDI"" Cenaze namazın kılındı Seninde cenaze namazın işte kılındı. “Üç defa” cemaatten helallik alındı. Bineğinin altına omuzlarla dalındı. Dört motor, sekiz tekerle seyrediyor taşıtın Fark etmedim cenazende varmıdır yaşıtın..? Şimdi ne sürücüsün, nede bir müşteri. “İster misin” diye sormadan koyduk içeri Bir yolculuğun var ki ileri, hep ileri Geçtiğini görenler durup, selam veriyor Gözler takip, diller sana dua ediyor İtfaiye, ambülâns, polis, diğer araçlar. . Neredeyse vapurlar, trenler, gökte uçaklar ”Geçiş üstünlüğünü”göstermeyi amaçlar. Bakan,Başbakanmısın,Cumhurbaşkanımısın.? Bu ne hürmet, onların canı, cananı mısın.? Göğe, yere paralel “O dik” olan konumun. Teslimiyet, çaresizlik mi bize sunumun? Omuzlardaki halin aynası mı sonumun? Ne yolluk var yanında, ne küçücük valizin. İki metre sekiz santim dünyan, ah ne hazin... Orhan AFACAN |
GEÇ AZİZİM GEÇ Biz de yaşarız azizim, Yaşamaya gelince, biz de yaşarız ama, Olmuyor cebimizden kattığımızla eğlenmek, Gönlümüzden katalım, Varlıklı kişileriz neşeden yana. Pazarımız hoş mu geçecek, Şart değil Büyükada, Heybeli; Çok bile gelir kayığı Hristo’nun: Sekiz arşın iki karış, Kız gibi Cibali yapısı. Bir işaretimize bakar Çıkmazsa balığı alesta, Aylardan temmuz, günlerden pazar; Yenikapi açıklarındayız… Bırakın Hasan geçsin küreğe, Utandırmaz bu kollar sahibini. Kabarmaz bu avuçlar On ikisinden beri nasırlıdır. Fazla külfet istemez, Bol sigaramız olsun, Köfte, ekmek, domates yeter. Karımız, sevgılımız yanımızda Başaltında şarap testisi… Dedik ya bugün pazar Belki genç arkadaşı “İlk defa güneşe çıkardılar”, İsteriz bütün dostlar aramızda olsun; Kiminin Hanya’dan gelir selamı, Kiminin Konya’dan Sandalımız geniş değil, ne çare, Gönlümüz kadar. Ne yapalım bol şarabımız var ya, Onların sağlığına içecek; Gün ola harman ola!.. Anlarız biz de bu işlerden, Elimiz değdi de okşamadık mı, Şu “pür hayal” saçları ? Kim istemez “yâr”i uyutmasını “sine” de Batan güne karşı, “Bâde” içmesini “Yâr eli”nden? Gözü kör olsun feleğin, Gelecekten umudumuzu kesmedik, İçimiz öylesine ferah… Son kadehlere doğru sorsun, Sesi en güzelimiz bizden: “Gam, keder ne imiş?” Yontulmamış sesimizle cevabı hazır: “Geç azizim, geç!” Rıfat ILGAZ |
HOŞÇAKAL AZİZ'İM Ellerin artık dokunduğunda yakmıyor Gözlerin eskisi gibi içime akmıyorniye? Hani benim için carpan kalbin vardı ya Şimdi kim bilir kimler için atıyor azizim..! XXX Yüreğinden uzaklarda yaşadım dost gecelerde Yıldızlarda buldum seni dilekler tuttum Geceleri hep sevdim seni getirdi diye Şimdi bir tek yıldız dahi kalmamıış göklerde Belli ki onlarda taşınmış şehrimden azizim..! XXX Ben böyle yaşamak istemiyorum Artık öldür beni azizim! Dalgalar yüzüme yüzüme vuruyor Ben kovuldum ya aşk deryasından Artık avutur mu beni en büyük okyanuslar Söyle şimdi hangi azgın suda boğulayım azizim? XXX Beni yüreğinin kumsalına gömdün Biliyorum uzaklarda değilim Can alıcı bir aşkı en güzel yerinde vurdun Şimdi sana hangi ayaklarla geleyim Aşksız her anım örümü törpülüyor azizim… XXX Kurumuş bir bir tutunduğumuz dallar Dağımıza boyundan büyük karlar yağmış Baharlar kış olmuşkışlar zemheri ayazı Bilirsin soğuğa fazla dayanamam azizim Hadi öldür beni silinsin bu karayazı..! XXX Artık konmuyordur pencerene çalıkuşu Rüzgar da getirmez oldu kokunu uzaklardan Sen demir almışsın bu köhne limandan Bense biçare el salladım ardından Rıhtımda buruk bir sevda can veriyor azizim..! XXX Beni hayallerimin tükendiği yere as Bilirsin ben konuşmayı bilmem azizim Şiirlerim sustuğu an tetiğe bas! Artık anlamsız bir hayattabitmez bu yas Bu beden bu ruha dar.. Azizim hoşça kal… Serap KADIOĞLU |
benim kendi şiirim : aşk nedir bilir misin sen ?? hani kalbinin derinliklerinde hissettiğin duygu çoğunlukla karşılıksız olan şey engelleyemediğin... aşk nasıl bir şeydir bilir misin peki ?? dinlediğin her şarkı onu hatırlatır sana gece onu düşünmekten uykularının kaçtığı şeydir işte aşk. ona görünmek için delilikler yapmak ona kendini belli etmeye çalışmaktır aşk.. peki sen karşılıksız aşkı bilir misin ?? onun için her dakika ağladığın yaptığın her şeyde onu hatırladığın dinlediğin her şarkıda onu andığın. ASLINDA HİÇ GELMEMİŞ BİRİNİN GİTTİĞİNE İNANDIĞIN... NUR YAĞMUR ERCAN NOT: aşık olmak için fazla neşeliyim ben :) ( just smile ) |
İsli Bir Demlikte Çay İçerken - Necla Argüz İSLİ BİR DEMLİKTE ÇAY İÇERKEN Biraz uzak kalsam özlediğim Sessiz ve sakin bahçem Akşamları mandalin çiçeği kokusu Huzurum, sevdiğim Yine burda olduğum günlerden birindeyim Her yanım mandalin ovası Karşımdaki bahçede küçük bir ev Sadece bahçede çalışanlar için Yürüdüm oraya doğru,her zamanki gibi Köpekler beni görünce sevindiler, Ziyaretime alışkınlar Onları sevindiren hediyelerim var, bilirler Yanımda sevinçle oynaşıyorlar Bense asmaların altında gezinip En güzel salkımlardan üzüm kesip üzüm yiyorum İlerden mandalinde çalışan kadınlar gelmeye başladı Önce iki kişiydiler, Selamlaştık tanıştık.. Hemen ateş yaktılar bir kenara çalı çırpıdan İsli bir çaydanlıkta çay demlendi Ve, tahta masanın üzeri türlü yiyecekle bezendi Biz bir yandan sohbet ediyoruz Bu arada herkez toplandı Çok yorgunlar biliyorum Ama öyle neşeli, öyle mutlularki Gülüşmelerimizle sanki bir şölen bu öğle yemeği Ben onlardan dahada mutlu Bilmiyorlar Vitrindeki son moda elbisenin rengini Kuaföre yetişmek gibi bir dertleri yok Sabahtan başlıyorlar çapa yapmaya Yorgunlar, ama huzurlu Odun ateşinde isli bir demlikte içilen çayın Lezzeti anlatılmaz Hoş sohbetle geçen Sadece bir saatlik zaman diliminde Bugün Bu bir saate neler sığmadıki Yaşamaktan müthiş keyif aldığım Belkide benim,görmekten, yaşamaktan Büyük haz aldığım, özlediğim Saf, duru Hayat yolculuğumdaki güzel yol Bugün öğlen yemeğinin tadı damadığımda kaldı Birde incir reçelinin.. Şimdi ayrılıyorum ama Sizleri unutmam mümkün değil Biliyorum yine görüşeceğiz İsli bir demlikte çay içerken... Necla ARGÜZ 19.06.2010 |
KAÇIRILAN ÇOCUKLAR Kuzucukları kurtlar kapıyorlar Fırat'ta. İnleri Kandildedir, niyetleri besbelli. Anaların yüreği paniktedir sıratta Kaçırılan Çocuklar iki bin üç yüz elli. İmralı, söylerse çocuklar eve dönermiş İmralı söylemezse pek çok ocak sönermiş Nevruzda silahsızlanmayı, barışı önermiş Kaçırılan Çocuklar sayesinde öndermiş- ''Yavrumu istiyorum'' eylemi ilginç gelmiş Görülmeyen bu eylemle örgüt linç edilmiş. Korkulan o ki: kamu bunu bilinç edinmiş. Kaçırılan Çocuklar siyasi malzememiş. Anlayamadım gitti nasıl barış süreci.? Eylemlere hazırlanmada yarış süreci. Bu gidişatın sonu korkarım çok feci Kaçırılan Çocuklar Kürdün Kürde hıncı mı.? Çocuk kaçırmak suçu, uluslar arası suç. Uluslar Arasıdır ipteki bir diğer uç. Kim almıştır devletten teröre karşı sonuç?- Kaçırılan Çocuklar sonun başlangıcı mı..? Tıpta okuyan dağa, taş atan çocuk dağa. Patlayıcı yapılmış gömülmüşler toprağa- ''Türk'e Terör'' adını verelim gelin çağa Kaçırılan Çocuklar bin acı her ocağa Orhan Afac |
ŞEHİT OLMA DUASI Şehit Olma Duası Onur vericiydi temsili tören. Adeta gerçeği arasındayım Duygulandı resmigeçidi gören Bende Şehit olma duasındayım. Bakışları zafer, kanları kına. Atılan her adım yeni akına. Hasattan, fesattan Rabbim sakına. Bende Şehit olma duasındayım. Sarılmış her biri can tüfeğine. Parmak olmuş kalpleri tetiğine.. Güç verir imanı yeteneğine. Bende Şehit olma duasındayım. Olmadı, olamaz bana kölelik. Hürriyetime veririm öncelik. Hakka, hakikate tek başım eğik. Bende Şehit olma duasındayım. Her ilde kutlanır kurtuluş günü Kılavuz sayarım anılan dünü. “”Şehitlik “”sanki vatanın bütünü Bende Şehit olma duasındayım. ORHAN AFACAN |
| Saat: 06:56 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık