![]() |
YALNIZLIKLAR MEZARLIĞI bugün duygularım karmaşık ve saplanık haldeyim hayatın endam mızrabında bitkin ve yorgun bedenim hasretler iniyor içime yalın çıkmaz bir sokağa toplanıyor bütün kederim bir bir kırılıyor aynalar hıçkırıkla ağlayan sesimle acılar kangren eylemiş beni yüreğime yet-miş yetmiş mevsiminde ardı ardına patlayan azı çıbanların acısı an gibi hala dilimde erimemiş yalnızlık doğduğumda yazılmış alnıma içine hüzünlerin en alası kazınmış bir an olsun kurtaramıyorum kendimi ne yana kaçsam hep önüme düşüyor tebessümle bakamıyorum akamıyorum yarınıma dayanamıyorum gayrı her şafağın alaca koynunda ve ağır gün kolunda gideceğim habersiz ve sessizce kimseler farkıma bile varmadan kalabalık istanbul nüfusunda kaybolacağım kefen sarmayı mecburi giyeceğim çaresiz kimsesiz kifayetsiz biçimde YALNIZLIKLAR MEZARLIĞINDA adı ibrahim diye BİTECEĞİM...... İbrahim Çelebi |
yanımdayken yalnızlığım…… ben, seninle içiyorum…… bilmiyor kimse…. ara bir sokağında kentin silinmiş duvar yazılarına bakıyor masam dökülmüş kireç aralıklarında devrim…… aralıklarımda sen……….. seninle, direndim ben….. bilmiyor kimse…. döndüğünde bile yüzünü….seninle geç kalmış evrimlere döktüm kavgamı sessiz kaldım sensiz kaldım dilim marşlardayken silinmedi izin…sustum…. sustum da direndim… kimse bilmiyor….. ben seni sevdim…. 03/03/2007 ege altun |
Soğuktur Koynu Yalnızlığın….. eğilmiş gövdesinden ağaç; fırtınalar yasta… selam durmuş ormanlar.. soluksuz, dönende gün….geceye… anlamak…hani var ya… anlamak…. sessizce yaşamakmış…. yormadan….. ve insanmış yorulmak… dokunmak istersin, hayata… pencerelerde, tütün şavkları vardır.. solursun derinden…dumanı.. aslında… sana dokunmaktadır hayat ve soğuktur koynu yalnızlığın yetmez düşlerin dostluğu kıvrılırsın, çaresizce geceye… yorgun bedenin..kırgındır.. tek bir ağaç kalmıştır.. gövdesinden meyveli… ve başlamıştır..tüketme günleri… 17/07/2006 ege altun |
<<< Hoşgeldin YaLNızlığım >>> Merhaba dost yaLNızlığım; Hoşgeldin, sefalar getirdin gönül evime. Buyur geç her zamanki yerine, sana yüreğimin sıcaklığını almış bir fincan kahve ikram edeyim. İçine şeker yerine dostluğumu, süt yerine sohbetimi koyayım . Neler gördük seninle, neler yaşadık yalnızlığım! İhanet hırkasını sırtına geçirmiş ne "dost" yüzleri tanıdık. Bilmedik, bilemedik yalnızlığım, bunu bize öğretmediler. Duygu simsarlarının elinde, saf duygularımızın, üç-beş kuruşa satıldığına şahit olmadık mı? Yüreğimizden her vuruluşumuzda, her kanayışımızda, insana duyduğumuz sevgiye sarılmadık mı? Dönüp dönüpte yaramızı kendimiz sarmadık mı? İnsanların ikinci yüzlerini sonradan öğrenedik mi, acıyla, hüzünle.. Ahh yalnızlığım! Bilmedik bilemedik bize bunu öğretmediler. Yüzümüze vuran yalancı bir güneşe açmadık mı gönlümüzün tüm çiçeklerini. Oysa bilemedik yalnızlığım, her yalancı baharın ardından, zemheri bir ayazın geleceğini. Kaç kere vurulduk, kaç kere ayaza vurduk, üşüdük, titredik, ne boralara ne fırtınalara verdik yüreğimizi. Kanadık, incindik bin acı sözle,. Bilmedik, bilemedik.. Bunları bize öğretmediler yalnızlığım Bunca şeye rağmen gönlümüzdeki filizleri hep canlı tuttuk, saldık köklerini filizlerimizin toprak anaya,. belki şu an zayıf ve cılız ama direniyor. Biliyorum bir gün o da güçlenecek.. Tıpkı yüreğimizdeki küçük, masum kız gibi, gözleri ufukta, hep ileriye ve umuda yürüyecek. |
http://img20.imageshack.us/img20/9302/59916142sambeachgreyscauq6.jpg ilkbahar bastırdı ondan mıdır bilmiyorum, uyanıyorum gecenin en anlamsız vakitlerinde. yaşamak ve yaşamamak noktasında, geç kalmış bir mukayeseye takılıyor aklım. tıkanıp kalıyor kalbim aniden. ayakkabılarımı kendim bağlayabildiğimden beri, yenilgilerin hüznünü heceledim hep. önce sevmeyi unuttum, sonra sevilmeyi. ama hiç unutmadım, yüreğimin tavsiye ettiği yalnızlığımı. Alıntıdır |
http://img150.imageshack.us/img150/8791/anladim2ut2.jpg Çok aşığın var diyorlar, Yalan de yeter bana. Bir sevda sözü fısılda, Hazırım inanmaya. Gönül hırsızı diyorlar, İnkar et yeter bana. Gözlerindeki cevaba, Korkuyorum bakmaya. Geceler uzun ve yalnız, Yoksun sabaha kadar. Düşümde bile günahkarsın, Bunu kim hayra yorar. Ardımdan deli diyorlar, Belki de yalan değil. Yanımda bile uzaksın, Nasıl dayansın Gönül. Çok ahlar aldı diyorlar, İnkar et yeter bana. Gözlerindeki cevaba, Korkuyorum bakmaya. Çok aşığın var diyorlar... Çok aşığın var diyorlar , hem de çok, bir ben eksikmişim. Sayısını bile bilemediğinden, sadece çok kelimesi yetiyormuş. Aşkının ölçüsü olmadığı gibi aşıklarının da sayısı belli değil. Yine de bilirim ki o kadar çokluğun içinde bana ayıracak bir gülümsemen bile yoktur. Payıma o bile düşmezmiş. Yalan de, aslında sevmedim onları de, ben bir tek seni sevdim de, oyalandım onlarla de, inan ki bu yeter bana, inanmayacak olsam da, inanmayacak olsan da, bu bana yeter. Sanki hiç mi yalan söylemedin yüzüme bakarak, yaşadıklarımız birbirimizi kandırmacadan başka nedir? Bir yalanın günahını çekmek sana koymaz, sırtımızda taşıdığımız o ahlaksız günahların yanında. Bir sevda sözü fısılda , usulca yaklaş yüzüme, ellerinle kapatarak kulağımı, sadece senin ve benim duyabileceğim kadar, yazın denizden esen meltemin çağrısı kadar gönlümü okşayan yumuşaklıkta, kalkmaya hazırlanan bir geminin siren sesi kadar heyecan uyandıran, okumayı sökmeye çalışan öğrencinin yaptığı gibi tane tane ve anlaşılır, ılgıt ılgıt esen yellerin alıp götüremeyeceği kadar ketum bir sevda sözü fısılda kulaklarıma. Haydi durma, neden bu nazın, korkma hazırım inanmaya söyleyeceğin her şeye. Nelere inanmadım ki... Bir sahte sevgiyi bile esirgeme, mecburum inanmaya, bak bana itiraz edecek halim mi var hiç? Gönül hırsızı diyorlar , suçluyorlar, iftira ediyorlar. Sen hiç bir zaman, hiç bir şey çalmadın ki. Ne gönlümü çaldın, ne de sana adanan boşa geçecek zamanımı, ne de benden bir parça. Hırsız olamazsın, sen doyumsuz değilsin, hele gönülden yana asla. Şimdi, yoksa başkalarından mı medet umuyorsun? Böylesine isterik tavırlarının ardında yatan, elde etme ve yok etme hırsı mı? Sen böyle değildin inkar et , yalan de, ben gönlünün hırsızıyım sadece de, gönlümde senin sevdandan başka sevdalara yer yok de, bu yeter bana , söyle... Yoksa ben mi yanılıyorum, gerçekten mi sevdin onları beni bile bu kadar sevmemişken, bana bile bu kadar katlanmamışken... Gözlerindeki cevaba , dudaklarındaki kıpırdamaya, ellerindeki titremeye, nefes alışverişindeki hızlanmaya hazırım. Hazırım kırılıp dökülmeye, yanıp yok olmaya. Ama korkuyorum bakmaya, anlık bile olsa da. Başımı kaldırıp seninle göz göze gelmeye, tüm ****netimi kaybedip ağlamaya ve sana sarılmaya korkuyorum. Bilirim gözlerine bakınca, inanırım, sanki bir ışık çakar ve nutkum tutulur o an, ne dersen de farketmez, düşünemem, inanırım, kanarım. Yok, bu kez bakmayacağım, rahat ol sarılmayacağım da ama ne olur cevabını söyle ve git.. Senin kadar dayanıklı olamayacağım için git.. Geceler uzun ve yalnız , sensiz, çaresiz. Zaten kaç gece yanınmda kaldın ki. Kaç gece ruhumu okşayıp güzel sözler söyledin ki. Kaç gece kadehime ortak olup içime soğukluk estiren bir buz parçası oldun ki. Bir kaç yorgun ve uykusuz günlerinde eşlik ettin ama hemen güneşle birlikte uykuya daldın ve sabah erkenden çekip gittin. Ben ise yanında yalnızdım, yanı başımda olmana rağmen çoğu gece.. Aslında yoksun sabaha kadar, tek başıma ama yanıbaşındayım. Paylaşmadan geçen geceler... Düşümde bile günahkarsın, günahına ortağım. Ben sana rüyalarımda bile alet oluyorum. Çıldırtan düşlerimden bile atamıyorum. Sen hep beni ateşe yapmaya yemin mi ettin. Kaç kere tövbemi bozdun düşlerimde, kaç kere yemin ettim bu gecemi ve düşümü paylaşmayacağım diye, kaç kere uyandım tam ortasında günahın, kaç sevap işledim ödeşmek için... Ama bunu kim hayra yorar, hangi tabirin affına sığdırabilirim. Cehennem ortakları bile olacağız böyle giderse. Sevdadan yandığım yetmiyormuş gibi, bir de orada yanacağım, sırf senin yüzünden, her zaman ki gibi.. Ardımdan deli diyorlar, beni bilenler, duyanlar ve görenler. Bilmem ne haldeyim ki bana yakıştırıyorlar. Bak şimdi sen, bunu da bana yakıştırmazsın. Bunu bile bana lütuf sayarsın. Övülmekten geçtim, yermeye bile katlanamazsın beni. Doğru ya senin için deli olmam bile bir hırs sebebi. Kim bilir belki de, kırmamdan korkarsın sarıp çevrelediğin zincirlerimi. Öyle ya deli kuvveti gelir de kollarıma ve dilime, sana zarar veririm. Belki de yalan değil ha, ne dersin. Belki de hakikaten deliyimdir, zır deliyimdir. Aşkından Ferhat olamadım, Mecnun olamadım ama kaderde deli olmak varmış. Delirmek de varmış... Yanımda bile uzaksın, bari git de alışıyayım sahici kimsesizliklere, alışağım güneşsiz günlerin karanlığına, akşamına, ıssızlığına. Ve dinleneyim, yorgunum karşında emrine hazır beklemekten. Ama zor, bilirim bana çok zor bu. Nasıl dayansın gönül buna? Bu acınası halime. Laf kâr etmez etmez, kesmez gönlümü, sen de bilirsin bir sana dayanamaz. Çok ahlar aldı diyorlar, inkar et, yeter bana Gözlerindeki cevaba, korkuyorum bakmaya Evet, korkuyorum sana son kez bile olsa bakmaya... |
Sana koşuyorum bir vapurun içinden Ölmemek, delirmemek için... Yaşamak; bütün adetlerden uzak Yaşamak... Hayır değil, değil sıcak: Dudaklarının hatırası; Değil saçlarının kokusu Hiçbiri değil. Dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle günlerde Ben onsuz edemem. Eli elimin içinde olmalı, Gözlerine bakmalıyım, Sesini işitmeliyim. Beraber yemek yemeliyiz. Ara sıra gülmeliyiz. Yapamam, onsuz edemem. Bana su, bana ekmek, bana zehir; Bana tad, bana uyku Gibi gelen çirkin kızım, Sensiz edemem! Sait Faik |
Anlayamadım Aczim ile geldim kapina bir tebessüm bulurum ümidiyle. Suçlu halimle geldim yanina, belki ellerimden tutarsin diye Siyah gözlerin hâlâ bir mûamma, sirrini çözerim korkusunda Sana olmasaydim böyle âmâ, elbet atardim pabucunu dama. Anlayamadim yalnizligi, seninle yasamada oldugu gibi. Kavrayamadim bahtsizligi, ve bende ki sanssizligi Ahmet Arslan |
Yalnız Adam Bir işgal ülkesine Girdim bu şiir ile Öfke ile yuğrulan Kurşun gibi bir dille Tak tak tak yürüyorum Sessizliği bozarak Yüreğimde dinamit Elimde kalemim ile Başım dimdik alnım ak Fermanım ki boynumda Adım müslüman olmak Ruhumla bedenimle Ayak iken baş oldu Baş olunca ayaklar Kardeşler düşman oldu Kendi kardeşleriyle... Arif Altunbaş |
Acilar vardir, bir de caresizliklerNe zaman basladiysa benim oykumYuruduk, kimbilir kac yil beraberBir yanimda ask, bir yanimda olumDurup durup kirlendim yasadikcaAskti beni yikayan, Aritan suDunyami saran bir uctan bir ucaHep o bir gun sevememek korkusuBen kalbimi o taslarda biledimButun pisliklerini yeryuzununKazidim hancerimle yeniledimSon dakikasinda bile omrumunBen Tanridan baska bir sey istememHer sevgiye acik olsun pencerem Ümit Yaşar Oğuzcan |
| Saat: 03:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık