![]() |
Tarihte bugün: 24 mart 24 Mart, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif http://www.cnnturk.com/images/yasam/verne2403h.jpg Bilim kurgu romancılığının öncüsü sayılan Jules Verne 1905 yılında hayata veda etti. Bilim falcısı Jules Verne'in eserleri 148 dile çevrildi Fransız bilim kurgu yazarı Jules Gabriel Verne, 8 şubat 1828'de Nantes'da doğdu. Yazmaya 1850 yılında başladı. İlk yazdığı eserler tiyatro oyunlarıydı. 'Balonla Beş Hafta' adlı romanı ile büyük ün kazandı. Birçok icadı önceden tahmin ettiği için 'bilim falcısı' lakabı ile anılır. Denizaltı, uzay yolculuğu gibi onun zamanında olmayan bir çok olayı öngördü. 'İnatçı Keraban' adlı romanında Osmanlı İmparatorluğu'nu ve Türk insanını anlattı. Kitaplarında ön gördüğü icatlara genelde onun kullandığı isimler verildi. Eserleri 148 dile çevrilen Jules Verne, dünyada en çok dile çevrilmiş yazardır. Başlıca eserleri 'Balonla Beş Hafta' (1863), 'Yirminci Yüzyılda Paris' (1863, ilk kez 1994'te yayımlandı), 'Dünyanın Merkezine Yolculuk' (1864), 'Aya Yolculuk' (1865), 'Kaptan Grant'ın Çocukları' (1867-1868), 'Seksen Günde Devr-i Alem' (1872), 'Denizler Altında Yirmibin Fersah' (1873), 'İnatçı Keraban' (1882), 'Michael Strogoff' (1876), 'İki Yıl Okul Tatili' (1886-1887) İlk denizaltı: Nautilus Nautilus, Jules Verne'in 'Denizler Altında Yirmibin Fersah' adlı 1870 ve 'Esrarlı Ada' adlı 1874 yılı romanlarında anlatılan, hayal ürünü bir denizaltıdır. Jules Verne bu denizaltıyı Robert Fulton'un icat ettiği ve ilk kullanılabilir denizaltı olan 'Nautilus'dan esinlenerek isimlendirmişti. Hızı saatte 50 deniz mili olan Nautilus, eski bir Hint prensi ve bir mühendis olan Kaptan Nemo tarafından tasarlanmıştı ve yine onun tarafından yönetiliyordu. Nautilus'un parçaları sipariş üzerine Le Creusot, Londra, Liverpool, Glasgow, Paris, Prusya, Motala, New York gibi yerlerde inşa edilmiş, sonra da Nemo'nun adamları tarafından ıssız bir adada birleştirilmişti. Denizaltının motorları için elektrik enerjisi kullanılır ve bunun kaynağı da sodyum-cıva pilleridir. Denizaltının ve tayfasının ihtiyaç duyduğu tüm hammadde ve gıdalar denizlerden elde edilir. Mahmuzlu pruvası ile su seviyesinin altında kalarak gemilere saldırabilen ve hasar vererek batırabilen Nautilus'u dünya bir deniz canavarı olarak tanır. 'Denizler Altında Yirmibin Fersah' romanının sonunda, denizaltı Maelström'e kapılır ve denizin derinliklerinde kaybolur. 'Esrarlı Ada' romanında Nautilus'un Maelström'den kurtulduğu ortaya çıkar. Bu romanın sonundaysa, adanın volkanik bir patlama ile yok olmasında hemen önce yaşlılık nedeni ile ölen Kaptan Nemo içine defnedilir ve Nautilus içinde gizlendiği mağarada batar. Günün diğer önemli olayları 1394: Moğol İmparatoru Timurlenk tarihin en eski kentlerinden Diyarbakır'ı işgal etti. Yavuz Sultan Selim, 123 yıl sonra Çaldıran Meydan Savaşı'nı kazanarak Diyarbakır'ı geri aldı. 1923: Mustafa Kemal Paşa, 'Time' dergisine kapak oldu. 1926: Türkiye'de petrol arama ve işletilmesinin devletçe yönetilmesini öngören kanun TBMM'de kabul edildi. 1938: Cumhurbaşkanlığı yatı olarak satın alınan Savarona'ya, İngiltere'nin Southampton Limanı'nda törenle Türk bayrağı çekildi. 1 haziranda İstanbul'a getirilen Savarona, Dolmabahçe önüne demir attı. Atatürk, yatı gezerek incelemede bulundu. 1976: Arjantin Devlet Başkanı Isabel Peron, darbeyle devrildi. 1984: Romancı Kerime Nadir, tedavi gördüğü Cerrahpaşa Hastanesi'nde 67 yaşında yaşamını yitirdi. 1988: Eski politikacılardan Prof. Turhan Feyzioğlu, geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti. 1999: NATO, Kosova'daki Sırp saldırılarının sürmesi ve Batı Temas Grubu'nun anlaşma taslağını reddetmeleri üzerine Yugoslavya'ya karşı hava harekatı başlattı. 2000: Varan Turizm'e ait otobüs, yolcularıyla kaçırıldı. Olaydan sonra yakalanan üç kişi, 36'şar yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. 2000: Genelkurmay Başkanlığı, Talat Aydemir'in idamıyla sonuçlanan 1963'teki darbe girişimine katılan 1459 Harp Okulu öğrencisinin haklarını 37 yıl sonra iade etti. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte Bugün24 Mart 1394. Moğol İmparatoru Timurlenk, tarihin en eski şehirlerinden Diyarbakır'ı işgal etti . 123 yıl sonra sonra, Yavuz Sultan Selim, Çaldıran Meydan Savaşı'nı kazanarak Diyarbakır'ı geri aldı. 1929. Ekmek fiyatı, 73 yıl önce bugün 16 kuruş 30 para oldu.. 1934. İstanbul Maarif Müdürlüğü'nde, Orta Tedrisat Umum Müdürü Hasan Ali Yücel başkanlığında yapılan toplantıda Hususi Mektepler Talimatnamesi tamamlandı. 1965. Adana'da meydana gelen hortumda 100 ev yıkıldı, 60 kişi yaralandı. 1970. Adana Cezaevi'nde 900 hükümlü ve tutuklu cezaevi yönetimine karşı isyan başlattı. Aynı gün İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin adı Edebiyat ve İnsan Bilimleri Fakültesi olarak değiştirildi. 1975. Döviz rezervlerinin azalması üzerine kişi başına 800 dolar olan turistik seyahat dövizi, 600 dolara düşürüldü. 1976. Arjantin Devlet Başkanı İsabel Peron, bir darbeyle devrildi. 1979. Turgutlu Belediyesi ekonomik darboğazı aşabilmek için otomobil yerine yedi adet mobilet ve beş adet bisiklet aldı. 1983. Erken emeklilik yasası, Danışma Meclisi'nde reddedildi. 1987. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş , ülkesinin Suudi Arabistan merkezli Rabıta örgütünden önkoşulsuz 627 bin dolar yardım aldığını açıkladı. 1988. İran'a ait savaş uçakları, Hakkari'nin Silopi ilçesine bomba attı. 1992. İstanbul'da Milli İstihbarat Teşkilatı'na ait servis otobüsü silahla tarandı, iki kişi öldü, dokuz kişi yaralandı. Aynı gün, Başbakan Süleyman Demirel Newroz bayramında çıkan olayların terörü aşan bir gerilla hareketi olduğunu belirterek, bölge halkının yardımcı olmasını istedi. 1994. Kartal'da Refah Partisi'nin kahvehane toplantısı tarandı, iki kişi öldü. 1999. Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Abdullah Öcalan'ın güvenlik açısından Ankara'ya getirilmesinin sakıncalı olduğu gerekçesiyle tutuklu bulunduğu İmralı Adası'nda yargılanmasına karar verdi. 2000. Genelkurmay Başkanlığı, Talat Aydemir'in idamıyla sonuçlanan 1963'teki darbe girişimine katılan 1459 Harp Okulu öğrencisinin haklarını 37 yıl sonra iade etti. Bugün Doğanlar: 1834. Arts and Crafts hareketinin öncülerinden İngiliz tasarımcı, şair ve sosyalist düşünür William Morris. 1897. Bütünsel kişilik yapısına dayalı psikoanaliz yöntemiyle tanınan Viyanalı psilkolog Wilhelm Reich. 1909. Kısa süre içinde gerçekleştirdikleri soygunlarla Amerikan medyasının ilgi odağı haline gelen soyguncu çift Clyde Barrow ve Bonnie Parker. 1921. 1957-58'de dünya şampiyonluğunu elinde tutan Sovyet satranççı Vasiliy Vasilyeviç Smiyslov. 1926. 1997 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İtalyan öncü oyun yazarı, yönetmen Dario Fo. Bugün Ölenler: 1905. "Dünya'dan Ay'a Seyahat", "Denizler Altında 20.000 Fersah", "Kaptan Grant'ın Çocukları" isimli eserlerin ve daha birçok bilimkurgu romanının yazarı Jules Verne.. 1978. Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz, görevine gitmek üzere otomobiline bindiği sırada uğradığı silahlı saldırıda. 1970'te yılın hukukçusu seçilen Öz'ün cenazesine on binlerce insan katıldı. Daha sonra cinayet zanlısı olarak Milliyetçi Hareket Partili İbrahim Çiftçi yakalandı. 1988. Siyasetçi ve hukuk profesörü Turhan Feyzioğlu Ankara'da. |
Nerden buluyorsunuz bunları hayret ettim ... Bilgiler için hepiniz çok saolun... |
Tarihte bugün: 25 mart 25 Mart, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif http://www.cnnturk.com/images/yasam/evliyacelebi2503h.jpg Gezgin, yazar ve araştırmacı Evliya Çelebi 1611 yılında dünyaya geldi. Evliya Çelebi'nin 'Seyahatname'si belli bir çalışma alanını değil, insanla ilgili her şeyi kapsar Asıl adı Derviş Mehmed Zilli olan Evliya Çelebi, 1611 yılında, bazı kaynaklara göre Kütahya'da bazılarına göre ise İstanbul Unkapanı'nda doğdu. Babası Derviş Mehmed Zilli, sarayda kuyumcubaşıydı. Ailesi Kütahya'dan gelip Unkapanı'na yerleşmişti. İlköğrenimini özel olarak gördükten sonra medresede okudu. Babasından tezhip, hat ve nakış öğrendi. Dayısı Melek Ahmed Paşa sayesinde IV. Murad'ın hizmetine girdi. 'Seyahatname'nin girişinde, bir gece rüyasında Hz. Muhammed'i gördüğünü, şefaat isteyecek yerde, şaşırıp "seyahat ya Resulallah" dediğini, Hz. Muhammed'in de ona gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini yazar. Bu rüya üzerine 1635'te önce İstanbul'u dolaşmaya, gördüklerini, duyduklarını yazmaya başladı. 1640'larda Bursa, İzmit ve Trabzon'u gezdi, 1645'te Kırım'a Bahadır Giray'ın yanına gitti. Yakınlık kurduğu kimi devlet büyükleriyle uzak yolculuklara çıktı, savaşlara, mektup götürüp getirme göreviyle, ulak olarak katıldı. 1645'te Yanya'nın alınmasıyla sonuçlanan savaşta, Yusuf Paşa'nın yanında görevli bulundu. 1646'da Erzurum Beylerbeyi Defterdarzade Mehmed Paşa'nın muhasibi oldu. Doğu illerini, Azerbaycan'ı, Gürcistan'ı gezdi. Bir ara Revan Hanı'na mektup götürüp getirmekle görevlendirildi, bu sebeple Gümüşhane, Tortum yörelerini dolaştı. 1648'te İstanbul'a dönerek Mustafa Paşa ile Şam'a gitti, üç yıl bölgeyi gezdi. 1651'den sonra Rumeli'yi dolaşmaya başladı, bir süre Sofya'da bulundu. 1667-1670 arasında Avusturya, Arnavutluk, Teselya, Kandiye, Gümülcine, Selanik yörelerini gezdi. 50 yılı aşan bir zaman diliminde gezdiği yerlerde toplumların yaşama düzenini ve özelliklerini yansıtan gözlemler yaptı. Gezileri gözlemlere dayalı aktarmalar ve anlatılar dışında, önemli inceleme ve yorumlara da olanak sağlar. 'Seyahatname'nin içerdiği konular, belli bir çalışma alanını değil, insanla ilgili olan her şeyi kapsar. Üslup bakımından ele alındığında, Osmanlı toplumunda, özellikle divan edebiyatında yaygın olan düzyazıya bağlı kalınmadığı görülür. Divan edebiyatında düzyazı ayrı bir marifet ürünü sayılır, ağdalı bir biçimle ortaya konurdu. Evliya Çelebi, bir yazar olarak, bu geleneğe uymadı; daha çok günlük konuşma diline yakın, kolay söylenip yazılan bir dil benimsedi. Bu dil akıcı, sürükleyici, yer yer eğlenceli ve alaycıydı. Evliya Çelebi gezdiği yerlerde görüp duyduklarını yalnız aktarmakla kalmamış, kendi yorumlarını, düşüncelerini de katarak gezi yazısına yeni bir içerik kazandırmıştı. Yazarın anlatımla gösterdiği başarı uyguladığı yöntemden kaynaklanır. Anlatım bir zaman dilimiyle sınırlanmaz. Bu özellik anlatılan hikayelerden, söylencelerden dolayı yazarın zamanla istediği gibi oynaması sonucudur. Evliya Çelebi belli bir sürede, özdeş zamanda geçen iki olayı da görmüş gibi anlatır. Böylece zaman kavramını ortadan kaldırır. 'Seyahatname'de izlenimler dışında, birer araştırma konusu olabilecek bilgi ve belgeler de ortaya konur. Bunlar arasında öykü, türkü, halk şiirleri, söylence, masal, mani, ağız ayrılıkları, halk oyunları, giyim-kuşam, düğün, eğlence, inanç, komşuluk bağlantıları, toplumsal davranışlar ve sanat varlıkları önemli bir yer tutar. Evliya Çelebi toplum bilgileri yanında, yörenin evlerinden, cami, çeşme, han, saray, konak, hamam, kilise, manastır, kule, kale, sur, yol, havra gibi değişik yapılarından da söz eder. Yapılış yıllarını, yapanı, yaptıranı, onaranı anlatır. Yapının çevresinden, çevrenin havasından, suyundan söz eder. Böylece konuya bir canlılık getirerek çevreyle bütünlük kazandırır. 'Seyahatname'nin bir özelliği de değişik yöre insanlarının yaşama biçimlerine, davranışlarına, tarımla ilgili çalışmalarından, süs takılarına, çalgılarına dek ayrıntılarıyla geniş yer vermesidir. Bazı bölümlerde, gezilen bölgenin yönetiminden, eski ailelerden, ileri gelen kişilerden, şairlerden, oyunculardan, çeşitli kademelerdeki görevlilerden ayrıntılı biçimde söz edilir. Eser, dil bakımından da önemlidir. Yazar, gezdiği yerlerde geçen olayları ve ilgili gözlemlerini aktarırken bölgede kullanılan kelimelerden de örnekler verir. Bu örnekler, dil araştırmalarında, kelimelerin kullanım ve yayılma alanını belirleme bakımından yararlı olmuştur. 'Seyahatname'si çok ün kazanmasına rağmen, bilimsel bakımdan, geniş bir inceleme ve çalışma konusu yapılmayan Evliya Çelebi'nin 1682'de Mısır'dan dönerken yolda ya da İstanbul'da öldüğü sanılmaktadır. Günün diğer önemli olayları 1807: İngiltere Parlamentosu köle ticaretini yasakladı. 1944: Heykeltıraş Zühtü Müritoğlu ve Hadi Bara'nın yaptıkları Barbaros Hayrettin Paşa Anıtı törenle açıldı. 1957: Roma'da bir araya gelen Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Komisyonu'nun kurulmasına ilişkin Roma Antlaşması'nı imzaladı. 1960: Güney Afrika'da Johannesburg'da tüm siyah politik örgütler fesh edildi. 1975: Suudi Arabistan Kralı Faysal, akli dengesi bozuk yeğeni prens Faysal tarafından Riyad'da öldürüldü. 1976: İktisatçı ve tarihçi Şevket Süreyya Aydemir, Ankara'da vefat etti. Aydemir, 'Tek Adam', 'İkinci Adam' gibi yapıtlarıyla tanınıyordu. 1986: İşkence yaptığını itiraf eden polis memuru Sedat Caner ile bu itirafları yayımlayan 'Nokta' dergisine dava açıldı. 1998: Manisalı Gençler davasında, Yargıtay'ın bozma kararından sonra beş tutuklu genç tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı. 1999: Sırbistan, NATO'ya savaş ilan edip BM'ye bildirince, NATO üyesi Türkiye de bu ülkeyle resmen savaşa girmiş oldu. Türkiye, uzun yıllar sonra ilk kez bir savaşta resmi taraf oldu. 2001: Tiyatro sanatçısı Tekin Siper, rol aldığı oyun sırasında kalp krizi geçirerek öldü. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte Bugün 25 Mart 1807. İngiltere Parlamentosu köle ticaretini yasakladı. 1929. İtalya'da faşist yönetim genel seçimlerde oyların yüzde 99'unu kendilerinin aldıklarını açıkladı. 1936. Saatlerin doğru olarak ayarlanabilmesi için İstanbul Rasathanesi'nce hazırlanan iki bildiriyi Bakanlar Kurulu onayladı. 1950. Türk Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağı Ankara'da düştü, 15 kişi öldü. 1951. Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, solcu öğretmenlerin tasfiyesinin sürdüğünü açıkladı. 1957. Roma'da bir araya gelen Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, Avrupa Ortak Pazarı'nın kurulmasına ilişkin Roma Antlaşması'nı imzaladı. 1959. Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu dergisinde yayımlanan "Menderes'in Kalesi" başlıklı yazısında Fuad Köprülü'ye yayın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada bir yıl hapse mahkum oldu. Büyük Doğu dergisi de bir ay süreyle kapatıldı. 1960. Güney Afrika'da Johannesburg'da tüm siyah politik örgütler feshedildi. 1961. Adalet Bakanlığı idam cezalarının cezaevi bahçelerinde infaz olunması hakkında karar aldı. 1968. Şair Metin Demirtaş Türk Solu dergisinde yayımlanan "Guevara" adlı şiirinde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. 1972. Cumhuriyet Halk Partisi, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen ve Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından onaylanan idam kararlarının iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. İnfaz savcılığı dosyayı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'na gönderdi. Üç gün sonra Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi idamların infazına karar verdi. 1975.Suudi Arabistan Kralı Faysal, yeğeni prens Faysal tarafından Riyad'da öldürüldü. 1982. Ankara Sıkıyönetim Savcılığı halkevleri hakkında kapatılma istemiyle dava açtı. Aynı gün tutuklu İsmail Beşikçi, cezaevinden yazdığı bir mektup nedeniyle 10 yıl ceza aldı. 1984. Yerel seçimler yapıldı. Anavatan Partisi (ANAP) yüzde 41,5 oy oranı ile 54 ilde belediye başkanlığı aldı. Sosyal Demokrat Parti (SODEP) yüzde 23,4 oy oranı ile ikinci, Doğru Yol Partisi (DYP) yüzde 13,2 oy oranı ile seçimlerden üçüncü parti olarak çıktı. İlk kez seçime katılan Refah Partisi (RP) yüzde 4,4 oy oranıyla sonuncu parti oldu. 1986. 14. Strasbourg Film Festivali'nde Muammer Özer'in "Bir Avuç Cennet" ve Ali Özgentürk'ün "Bekçi" isimli filmleri ikinciliği paylaştı. Aynı gün, işkence yaptığını itiraf eden polis memuru Sedat Caner ile bu itirafları yayımlayan Nokta dergisine dava açıldı. 1988. İstanbul'daki Metris Askeri Cezaevi'nden 29 tutuklu ve hükümlü kaçtı. 1994. Aydın Ortaklar Öğretmen Lisesi'nde evci çıkan dört kız öğrenciden birinin, emniyet yetkilileri tarafından yakalanarak bekaret kontrolüne gönderilmesi kadınlar tarafından protesto edildi. 1999. Sırbistan, NATO'ya savaş ilan edip, Birleşmiş Milletler'e bildirince, NATO üyesi Türkiye de bu ülkeyle resmen savaşa girmiş oldu. Türkiye, uzun yıllardan sonra ilk kez bir savaşta resmi taraf oldu. Bugün Doğanlar: 1867. 20. yüzyılın en büyük vitüözlerinden biri kabul edilen İtalyan orkestra şefi Arturo Toscanini. 1881.Başlıca eserlerindeki Macar havasıyla dikkati çeken besteci, etnomüzikolog, piyanist ve eğitmen Béla Bartók. . 1921. Oynadığı kadın karakterleri canlandırmadaki sıcaklık ve cesaretiyle bilinen Fransız sinema oyuncusu Simone Signoret. 1934.A20. yüzyıl sonlarının kadın kurtuluş hareketinin önce gelen feminist, siyasal eylemci ve yayıncılarından Gloria Steinem. 1947.En önmli İngiliz pop sanatçılarından Sir Elton John. Bugün Ölenler: 1918. Fransız besteci Claude deBussy. 1976. Yazar Şevket Süreyya Aydemir Ankara'da. Aydemir, Atatürk ve İnönü dönemlerini incelediği "Tek Adam" ve "İkinci Adam" adlı eserleri kendi düşünsel macerasını aktardığı "Suyu Arayan Adam" ve "Toprak Uyanırsa" adlı romanı ile tanınıyor. 1980. Fransız eleştirmen Roland Barthes. |
Tarihte bugün: 26 mart 26 Mart, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Belgin Doruk, Türk sinemasında 'Küçük Hanımefendi' olarak tanınıyordu Türk sinemasının 'Küçük Hanımefendi' ismiyle anılan yıldızı Belgin Doruk, 1936'da Ankara'da doğdu. 1952'de ortaokul son sınıftayken Yıldız Dergisi ve İstanbul Film'in açtığı yarışmayı Ayhan Işık ve Mahir Özerdem ile birlikte kazanarak sinemaya geçti ve ilk filmi olan 'Çakırcalı'nın Definesi'ni çevirdi. 1953'te yapılan güzellik yarışmasında Türkiye İkinci Güzeli seçildi. Türk sinemasının belirli bir döneminde en çok film çeviren ve en çok sevilen oyuncu oldu. Zeki Müren'le birçok filmde başrol oynadı (1959'da 'Kırık Plak', 1961'de 'Hep O Şarkı', 1962'de 'Bahçevan', 1963'de 'İstanbul Kaldırımları', 1964'de 'Hayat Bazen Tatlıdır'). 1964 yılında Orhan Elmas'ın yönettiği 'Duvarların Ötesi' adlı filmde Tanju Gürsu ile başrolü paylaştı. Ayhan Işık ile iyi bir ikili oluşturdu ve birlikte çevirdikleri 'Küçük Hanım' serisi çok tutuldu. Sanatçı, çoğunlukla melodramların ya da duygusal güldürülerin değişmez oyuncusu oldu. Sinemada ilk çıkışını, 'Yeşil Köşkün Lambası' filmiyle yaptı. Yönetmen Faruk Kenç ile evlenip boşandı, daha sonra yapımcı Özdemir Birsel ile evlendi. 1970'te yapılan İkinci Adana Film Festivali'nde 'Yuvanın Bekçileri' filmiyle En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı. 1975'ten sonra sinemadan ayrılan sanatçı, 26 mart 1995 yılında İstanbul'da hayata veda etti. Günün diğer önemli olayları 1827: Besteci Ludwig Van Beethoven hayata veda etti. 1931: Ölçüler Kanunu'nun kabul edilmesiyle; okka, endaze gibi eski ölçülerin yerine gram, metre, litre gibi yeni ölçülerin kullanılması öngörüldü. 1942: Naziler, Yahudileri Polonya'daki Auschwitz Kampı'na götürmeye başladı. 1971: Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 12 Mart Muhtırası'yla istifa eden Süleyman Demirel'in yerine Başbakanlığa atanan Nihat Erim'in kabinesini onayladı. Profesör Türkan Akyol, ilk kez bir kadın bakan olarak parlamento dışından hükümet üyesi oldu. 1971: İstanbul'da iki kıta birleşti. Boğaz Köprüsü'nün 57'nci ünitesinin de yerine konulmasıyla kentin Asya ve Avrupa yakaları birbirine bağlandı. 1998: Şişli'nin eski Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk hakkında, yolsuzluk iddiaları nedeniyle gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı. Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan Aslıtürk, 21 aralık 1999'da Londra'da yakalandı. Aslıtürk, 250 bin sterlin kefaletle serbest bırakıldı. 2002: TBMM Genel Kurulu'nda, AB'ye uyum çerçevesinde hazırlanan ve sekiz yasada değişiklik yapan dokuz maddelik yasa tasarısı kabul edildi. 2002: İsrail'de Uluslararası Geçici Mevcudiyet'e ait araca düzenlenen saldırıda Türk Binbaşı Cengiz Toytunç şehit oldu, Yüzbaşı Hüseyin Özarslan yaralandı. 2005: 'Kiziroğlu Mustafa Bey' türküsünün derleme ve düzenlemesiyle tanınan halk ozanı Murat Çobanoğlu vefat etti. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 27 mart 27 Mart, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif İhap Hulusi Görey, Kulüp Rakısı'nın etiketini de tasarlamıştı 1898'de Kahire'de doğan İhap Hulusi, ilk ve orta tahsilini Kahire'nin İngiliz okullarında yaptı. 1920'de resim eğitimi görmek üzere Almanya'ya gitti. Önce Münih'de Heimann Schule atölyesinde üç yıl çalıştı, daha sonra Kuntsgewerbe Schule'ye devam ederek tahsilini tamamlayıp yurda döndü. Arapça, Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmesi nedeniyle Dışişleri Bakanlığı'nda çalışması istendi, ancak o memuriyeti reddetti. 'Akbaba'da Münif Fehim ve Ramiz'le birlikte çalıştı. Daha sonraları afiş çalışmalarına ağırlık verdi, afiş yaparken buluşun önemine değinerek, seyredenlerin ilgisini çekmeli ve düşündürmeli diye yorumladı. 1929'da İstanbul'da ilk atölyesini kurduktan sonra Kulüp Rakısı etiketi ve Atatürk'ün siparişi üzerine Türk alfabesinin kapağını tasarladı. Ziraat Bankası, İş Bankası, Yapı ve Kredi, Garanti, Sümerbank, Emlak Kredi, Türk Ticaret Bankası, Maliye Bakanlığı, Türk Hava Kurumu, Kızılay, Yeşilay, Tariş, Zirai Donatım Kurumu ve birçok özel kuruluşa çeşitli çalışmalarıyla hizmet verdi. Tayyare Piyangosu (Milli Piyango) idaresi için 45, Tekel İdaresi için 35 yıl çalıştı. Bu süreçte yurtdışında da adını duyurdu. Bayer'in afiş ve etiketleri, Mısır Tekel İdaresi, Devlet Demir Yolları ve şehir hatları ilanları ile İngiliz viskisi John Haigh'ın, İtalyanların Cinzano ve Fernet Branca'sının afiş ve etiketleri İhap Hulusi tarafından yapıldı. Suluboya çalışmalarının yanı sıra, son yıllarında hat sanatını modernize ederek başarılı örnekler veren İhap Hulusi Görey, 27 mart 1986'da İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Günün diğer önemli olayları 425: İmparator II. Theodosius zamanında, İstanbul'da, Auditorium adıyla ilk yüksekokul açıldı. Okulda 31 profesör, Latince ve Grekçe hitabet ve gramer, hukuk ve felsefe dersleri vermeye başladı. 1889: Romancı, diplomat ve gazeteci Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Kahire'de doğdu. 1945: 'Aşkı Memnu'nun yazarı Halit Ziya Uşaklıgil, İstanbul'da hayata veda etti. 1976: Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Washington'da Savunma İşbirliği Anlaşması'nı imzaladı. Bu anlaşmaya göre, Türkiye üslere izin çıkaracak, ABD de buna karşılık Türkiye'ye yardımda bulunacaktı. 1977: Kanarya Adaları'nın Tenerife Havaalanı'nda uçuşa geçmek üzere olan Hollanda Havayolları'na ait Boeing 747 tipi yolcu uçağı, yine havalanmak üzere olan Pan Am'a ait başka bir Boeing ile pistte çarpıştı. Kazada 575 kişi öldü, 70 kişi yaralandı. 1986: Hayali mobilya davasında 10 yıldır yargılanan Yahya Demirel tahliye edildi. 1987: Ressam Mahmut Cuda, İstanbul'da yaşamını yitirdi. 1987: 'Hora' (Sismik-1) gemisinin, petrol aramak için Ege'nin uluslararası karasularına açılmasının Yunanistan'ın petrol aramaları için açıkladığı tarihe rastlaması, iki ülkenin silahlı kuvvetlerini alarma geçirdi. Kriz, 28 martta NATO ve ABD'nin devreye girmesiyle donduruldu. 1996: ABD Başkanı Bil Clinton, eşi Hilary Clinton ve kızı Chelsea ile Türkiye'ye geldi. 2000: Vladimir Putin, Rusya Devlet Başkanlığı'na seçildi. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 28 mart 28 Mart, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Marlon Brando 'Baba'da Don Vito Corleone rolüyle Unutulmaz filmlerle hafızalarda yer eden Marlon Brando'nun 'Sizi filmlere çeken nedir?' sorusuna cevabı net: Para. Sinemanın gelmiş geçmiş en büyük isimlerinden Marlon Brando, 2 temmuz 2004'te hayatını kaybetti. Ama Marlon Brando'dan geriye kalan dostlarına ve ilkelerine sadık, unutulmaz filmlere damgasını vurmuş güçlü bir aktör imgesi oldu. Marlon Brando'yla son olarak Fransız 'Studio' dergisi görüşmüştü. Tıpkı hafızalarda yer ettiği gibi, özgüveni ve mizah duygusu son derece güçlü bir yıldızın son sözleri bunlar. Hiç kendi senaryolarınızı yazmayı denediniz mi? Evet, çok yazdım. Neredeyse tüm filmlerimde rollerimi yeniden yazdım ama hiçbir zaman bundan itibar sağlamayı düşünmedim. Zaten, hiçbir yönetmen sizin filmin çeyreğini veya yarısını yazdığınızı kabul etmez. Ama olsun, problem değil. Şu anda sizi şu veya bu filmi seçmeye iten nedir? Para. Gerçekten mi? Evet. Yalnızca para mı? Evet. Gençken her şey ama her şey ilgimi çekerdi. Bugün, işlerimden sorumlu olan tip bana gelip şöyle diyor: "Marlon, vergilerin ödenme tarihi geldi." Ben de gönderilen bir senaryoyu alıyorum ve "İyi tamam, bunu yapacağım" diyorum. Ama o bana şöyle diyor: "Hayır Marlon, o olmaz, o film çekildi ve çıktı bile." Ben de başka birini alıyorum. Aslında tam olarak da böyle değil. Çok büyük başarı gösterecek filmler de geliyor ama ben bunları istemiyorum, çünkü canım o şaaşalı sinemanın içine dönmek istemiyor. Sanki sinema bugün sizin çok önem verdiğiniz birşey değilmiş gibi geliyor? Sinema her zaman aynı şeydir. Bu bir ticari iştir, ama herkes filmlerden sanki sanatmış gibi konuşuyor. Bir filmde belli bir güzellik vardır, çok çarpıcı anlar yer alabilir ama ben sinemayı sanat olarak görmüyorum. Bu bir iştir! Herkes burada işadamları gibi davranıyor: Film kaça mal olacak? Dağıtımcı kim olacak? Ne zaman çıkacak? Tanıtımı ne kadar tutacak? Yine de insanların hayatını değiştiren filmler var... Birçok insan sinema tarafından zehirlenmiş durumda. Neden böyle olduğunu bilmiyorum. Daha doğrusu, aslında biliyorum. Çünkü biz, oyuncular, halkın düşleriyiz. İnsanların rüya görme ihtiyaçlarına cevap veriyoruz. Filmlerde insanlar kendilerini bizimle özdeşleştiriyor ve kendi hikayelerini var ediyor, yani aslında gerçek oyuncular seyirciler. Oyuncu olmasaydınız bir bilgin olmak ister miydiniz? Oyuncu olmasaydım sanırım bir hırsız olurdum. Ne çalmak için? Bilmem, yaşamak için ihtiyacım olan ne varsa. Uzun zaman önce Paris'te Jean Genet diye birini tanımıştım. Aynı zamanda hem hırsız hem de yazardı. Bana bir sürü hikaye anlatmıştı, etkileyiciydi. Ama toplumdan kaçılabilen ve bir şekilde hayatın sürdürülebileceği dönem bitti. Artık bu var olan toplumu kabul etmekten başka çare yok. Fransa'da yaşadığınız bu dönemden ne gibi hatıralarınız var? O kadar çok var ki. Fransa'ya taparım, çünkü bu ülke, benim için İkinci Dünya Savaşı sonrası özgürlüğün kalesidir. Saint Germain'de bir ruh vardı. İnsanlarla dolup taşan caz kulüpleri vardı. Yazarlar, sanatçılar, entelektüeller vardı. Şimdi bunların hepsi değişti. Bu çok ilginç, çünkü Fransızlar, ABD toplum hayatıyla dalga geçerlerdi. Şimdi ise kendileri de aynı hayat tarzını benimsedi. İş dünyasının da burayı çok değiştirdiğini düşünüyorum. Hepimiz satıcılara dönüştük. Yazarlar artık televizyonlarda çıkıp kitaplarını tanıtabilmek için can atıyor, sırf kitapları satsın da para kazansınlar diye. Her şeyin alınıp satıldığı bu dünyanın altında boğuluyoruz. Günün diğer önemli olayları 1910: İstanbul'daki ilk trafik kazasında bir kişi yaralandı. 1920: Kilis'ten 26 mart sabahı hareket eden Fransız kuvvetleri, Kilis-Antep yolunu kapatan Teğmen Şahin komutasındaki milli kuvvetlerle çarpıştı. Şahin Bey şehit düştü. Fransız kuvvetleri Antep'e girdi. 1939: İspanya İç Savaşı, Franco'nun Madrid'i almasıyla bitti. 1944: Adapazarı ve civarındaki depremde 2 bin 831 kişi öldü. 1961: Anayasanın halkoyuna sunulması hakkındaki kanun kabul edildi. 1962: Üniversitelerden atılan 147 öğretim üyesinin görevlerine dönmelerini sağlayan kanun benimsendi. 1965: ABD'de, Martin Luther King'in önderliğinde, Alabama'da 25 bin kişi sivil haklar için yürüdü. 1966: Doktorların, rahatsızlığı nedeniyle görevine devam edemeyeceği kararı verdiği Cemal Gürsel'in yerine Cevdet Sunay Cumhurbaşkanı seçildi. 1969: Manisa ve çevresindeki 6.6 büyüklüğündeki depremde 53 kişi öldü. 1970: Gediz'de 7.2 büyüklüğündeki depremde bin 86 kişi öldü. 1988: Türkiye'de kendisine ilk kez yapay kalp takılan kişi Halit Şahin öldü. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 29 mart 29 Mart, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Orff'un ünlü bestesi 'Carmina Burana' , 'Tironfi' üçlemesinin bir bölümüydü Asker kökenli, soylu bir aileden gelen Orff, 10 temmuz 1895'te Münih'te doğdu. Annesi yetenekli bir piyanistti. Müzik sevgisini annesinden almıştı ve küçük yaştan itibaren tiyatroya da düşkündü. Henüz çocukken evde oluşturduğu kukla tiyatrosu için oyunlar yazdı, besteler yaptı. 17 yaşına geldiğinde bir opera ve pek çok şarkı bestelemişti. Münih Müzik Akademisi’ne girdiyse de, akademik müzik çalışmalarından sıkıldı. Sahne müziğine olan ilgisinden ötürü Ortaçağ ve Rönesans döneminin ilk sahne müziği eserlerini inceledi. Bu çalışmaları 1935'te 'Carmina Burana'yı yaratması için esin verdi. 1803'te Münih yakınlarında bir manastırın kütüphanesinde bulunan 200 kadar şarkı ve şiir 'Carmina Burana'ya kaynaklık etmiştir. 'Carmina Burana', çoğu oldukça müstehcen Latince metinlere dayanan bir üçlemenin ilk eseridir. 'Tironfi' (Zaferler) diye adlandırılan bu üçlemenin diğer eserleri 'Catulli Carmina' ve 'Trionfo di Afrodite'dir. İlk gösterimi 1937'de gerçekleşen eser Orff'a büyük ün getirmiştir. Orff, 1924'te dans öğretmeni Dorothee Günther ile genç kızların müzik eğitimi için Münih'te bir okul kurmuştu. Bu okulda çocuklar için müzik eğitimine yönelik araştırmalar yaptı. Okul, 1944'te Naziler tarafından kapatıldı. Dört yıl sonra Orff'un bazı dans müziği kayıtlarının tesadüfen yayınlanması, geliştirdiği metotları Almanya'da yayılmasını sağladı ve çocuklar için müzik yayını yapan radyo programları başladı. Orff, çocuklardaki doğal müzik yeteneklerinin basit vurmalı ve yaylı çalgılar yoluyla geliştirilebileceğini düşünüyordu. Geliştridiği teknikler şimdi pek çok ülkede kullanılmaktadır. 1930'da Münih Bach Topluluğu'nun şefi oldu, Nazi döneminde de bu görevde kaldı. Orff, zamanının büyük bölümünü yurtta ve yurtdışında bestecilik öğretmeye adamıştı. "Yeni bir şey yaratmak istiyorsan mutlaka eski olanı kullan" felsefesi ile eserler veren Orff, 1949'da yaratığı 'Antigonea' adlı oyunu Sophokles'in bir eseri üzerine bestelemişti. 1950'de Münih Müzik Lisesi'ne öğretmen oldu, 1955 yılında Tübingen Üniversitesi'nden fahri doktor oldu. 1961'de Salzburg'da müzik öğretmenlerini eğitmek amacıyla Orff Enstitüsü'nü kurdu. 'Trionfo di Afrodite', 'Carmina Burana' ve 'Catulli Carmina' adlı kantatlarını birleştirerek oluşturduğu 'Tironfi' üçlemesi pek çok ülkede en çok seslendirilen eser olan Carl Orff, 1982'de hayatı boyunca yaşadığı Münih'te öldü. Müzik tarihinde Orff'a benzeyen bir şahsiyet daha bulmak zordur. Vaktiyle Orlando di Lassio'nun veya çağdaşı ve müzikli komedyalar yaratmaya hevesli Orazio Vecchi'nin madrigallerindeki mest edici hava; diğer taraftan antik çağa düşkün olarak eski Yunanların dramını yeniden canlandırmak isteyen Floransalıların ümanizmi Carl Orff'u hatırlatabilir. Günün diğer önemli olayları 1430: Osmanlılar, Selanik ve İyonya'yı feth etti. 1827: Beethoven, Viyana'da 10 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verildi. 1903: Marconi'nin telsiz sistemi aracılığıyla Londra ve New York arasında düzenli haber akışı başladı. 1938: Harp Okulu Mahkemesi, Nazım Hikmet'i 28 yıl hapse mahkum etti. 1950: Nazım Hikmet, Bursa Cezaevinde açlık grevine başladı. 1956: İlk Türk sinemacılardan Fuat Uzkınay hayata veda etti. 1957: Kıbrıs'ta gerginliğin tırmanması üzerine Ada'da sokağa çıkma yasağı konuldu. 1966: Leonid Brejnev, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Birinci Sekreterliğine getirildi. Brejnev, ABD'nin Vietnam politikasını kınadı. 1968: Türkiye'de ilk böbrek nakli, İstanbul'da Doktor Atıf Taykurt ve ekibi tarafından gerçekleştirildi. 1979: Uganda'da İdi Amin rejimi askeri darbeyle devrildi. İdi Amin kaçtı. 1989: DYP Siirt Milletvekili Abdülrezzak Ceylan, TBMM'de bir tartışma sırasında vurularak öldürüldü. ANAP Siirt Milletvekili İdris Arıkan olayın zanlısı olarak tutuklandı. 1989: Londra'da dünyanın ilk tüp beşizleri doğdu. 2000: 'Mıstık' olarak tanınan karikatürist Mustafa Eremektar, İstanbul'da yaşamını yitirdi. 2005: Muğla yöresi türkülerinden 'Ormancı'nın kahramanlarından Mustafa Şahbudak (Bay Mustafa), 83 yaşında öldü. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 30 Mart 30 Mart, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Türkçe ezan ilk olarak Fatih Camisi'nde okundu Türkçe ezan, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kurulduğu dönemde Arapça orijinalinin yerine, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 18 temmuz 1932 tarihli bir genelgesi ile yürürlüğe girdi. Türkçe ezan ilk olarak 1932'de İstanbul Fatih Camisi'nde okundu. Amaç toplum mühendisliği planının bir parçası olarak uygulanmasıydı. CHP iktidarı döneminde, uzun bir süre uygulamada kaldı. 29 Mart, 2007 21:36:46 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif ABD Başkanı Ronald Reagan, 1981'de Washington'da bir suikast girişimi sonucu vurularak yaralandı. Tarihte bugün: 30 mart 1432: Fatih Sultan Mehmet, Edirne'de dünyaya geldi. 1938: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Atatürk'ün hastalığına ilişkin ilk resmi bildiriyi yayımladı. 1951: ABD'de, Ethel ve Julius Rosenberg çifti, Sovyetler Birliği hesabına çalıştıkları ve ABD'nin nükleer sırlarını bu ülkeye sattıkları iddiasıyla idama mahkum edildi. İdamlar, 1953 haziranında infaz edildi. 1956: 'Üç İstanbul' romanının yazarı Mithat Cemal Kuntay, 71 yaşında vefat etti. 1957: Ressam ve şair Arif Dino, 67 yaşında İstanbul'da hayata veda etti. 1971: Ezanın yeniden Türkçe okunması için Senato'ya yasa önerisi verildi, teklif kabul edilmedi 1972: Ordu'nun Ünye ilçesindeki NATO Hava Üssü'nde görevli üç İngiliz teknisyeni 27 martta kaçıran Mahir Çayan ile dokuz arkadaşı, Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde saklandıkları evde öldürüldü. Üç İngiliz de aynı evde ölü bulundu. Olaydan sadece Ertuğrul Kürkçü sağ olarak kurtuldu. 1998: AB, Rum kesimi ile üyelik görüşmelerine başladı. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "AB, 34 yıllık haksızlığa son damgayı vurdu" dedi. 2005: Kabahatler Yasa Tasarısı, TBMM'de kabul edildi. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 31 mart 31 Mart, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Vietnam macerası ABD'de bir sendroma dönüştü ve bu sendrom kendini en çok Hollywood'da gösterdi Vietnam'ın 20 yüzyıl tarihinin 30 senesinde savaş hüküm sürdü. Komünistlerin Fransız koloni kuvvetlerine karşı 1940'lı yıllarda başlattıkları mücadele, Saygon ve ülkenin tamamının kontrolünün 1975'te ellerine geçmesine dek sona ermedi. Kuzeyde mevzilenmiş komünist güçler, milliyetçi lider Ho Şi Min liderliğinde 1954'te Fransızları bozguna uğrattı. Ülke, yapılan anlaşmalarla komünist Kuzey ve ABD yanlısı Güney olmak üzere ikiye bölündü. Kalıcı bir çözüm için ülke çapında seçim sözü verildi ama bu asla gerçekleşmedi. Beş yıl içinde komünistler, Güney'de gerilla savaşı başlattı. 1964'te Kuzey Vietnam devriye botları, Tonkin Körfezi'nde seyretmekte olan ABD savaş gemisi 'Maddox'a ateş açtı. ABD de bu gerekçeyle Kuzey'i bombalamaya başladı. Daha sonra devriye botlarının aslında ateş açmadığı ortaya çıktı. Bu saldırı hikayesi sadece Kuzey'in bombalaması gerekçesini ortaya koymadı, ABD Kongresi'nin, başkana yeni yetkiler veren Tonkin Körfezi Kararnamesi'ni onaylamasını da sağladı. Buna göre, ABD Başkanı, saldırganları püskürtecek ve yayılmasını engelleyecek her türlü yetkiyle donatılmış bulunuyordu. ABD'nin Vietnam Savaşı'ndaki komploları bundan ibaret değildi. 1963 kasım ayında Güney Vietnam Devlet Başkanı Diem askeri bir darbe sırasında öldürüldü. Bu cinayetin ABD istihbarat örgütü CIA tarafından işlendiği sonra kanıtlandı. Komünistlerle savaşmak üzere bölgeye yüzbinlerce ABD askeri gönderildi. Bu, nihayetinde pahalı ve başarısız olacak; sivil huzursuzluğa ve uluslararası şaşkınlığa yol açacak bir süreçti. Amerika Birleşik Devletleri bilhassa domino teorisine dayanarak komünizmin yayılacağı yönündeki Soğuk Savaş kaygısıyla hareket etmişti. Vietnam Savaşı çok çetin geçtiği kadar iki tarafın da birbirine acımadığı bir savaş olarak akıllara kazındı. Vietkonglar, ABD askerleri üzerinde akla hayale gelmeyecek işkenceler uygularken, ABD askerleri de aynı şeyi Vietnamlılar için yaptı. Toplu halde yapılan işkenceler, insanları canlı canlı yakmalar, biyolojik saldırılar, napalm bombaları, bir köyü basıp çoluk çocuk kim varsa talan etmeler sıradan hale gelmişti. ABD'den 19 bin kilometre uzakta cereyan eden savaş, televizyon sayesinde ABD'lilerin oturma odalarına taşındı. Ölen, yaralanan ve acı çeken asker görüntüleri, ABD kamuoyunun savaşa olan desteği her geçen gün azalmıştı. Vietnam Savaşı 1960'lardan itibaren yaygın halk muhalefetini ortaya çıkardı ve ABD'li gençler arasında haksız bir savaşa karşı bir duruş ortaya çıktı. 1970'lere gelindiğinde ise nüfusun büyük çoğunluğu savaş karşıtı olmuştu. Ülkenin dağlık orta bölgelerinde bir kasaba olan Buon Ma Thuot'nın ele geçirilişiyle savaşın kaderi değişti ve Kuzey Vietnam iyice güçlendi. Kuzey, iki ay sonra, 30 nisan 1975'te Güney'in başkenti olan Saygon'a girdi. Vietnam Savaşı uzun ve kanlı bir savaş oldu. Hanoi hükümeti, 21 yıl süren çatışmalarda Kuzey ve Güney'de toplam 4 milyon sivil ile 1 milyondan fazla komünist savaşçının hayatını kaybettiğini söylüyor. ABD'nin verilerine göre ise 200 ile 250 bin Vietnamlı asker ile 53 bin 200 ABD'li öldü ya da kayboldu. Saygon artık bugünün Vietnam'ının kurucusu ve o savaşın kahramanı ve lideri Ho Şi Min'in adını taşıyor. Günün diğer önemli olayları 1848: Margaret ve Kate Fox adlı iki kız kardeş, ruhlar dünyasıyla ilişki kurduklarını iddia ederek, ilk profesyonel medyumlar oldu. 1889: Paris'te, 1789 Fransız Devrimi'nin 100'üncü yıldönümü için, Gustav Eiffel tarafından yapılan Eiffel Kulesi açıldı. 1901: Avusturya Macaristan Başkonsolosu Emile Jelinek'in Daimler'e ısmarladığı dört silindirli araç sahibine teslim edildi. Jelinek yeni aracına kızı 'Mercedes'in adını verdi. 1921: İkinci İnönü Savaşı'nda, Türk ordusunun karşı taarruzu başladı. 1923: Londra'da toplanan İtilaf Devletleri temsilcileri, Türkiye'nin 8 marttaki notasına cevap vererek, Lozan'da kesintiye uğrayan görüşmeleri sürdürmeye çağırdılar. Türkiye, çağrıyı 7 nisanda kabul etti. 1925: Şeyh Sait Ayaklanması'nın olduğu bölgede, Divanı Harb'in verdiği idam cezalarının, onay gerektirmeden yerine getirilmesi hakkındaki kanun kabul edildi. 1928: Torbalı'da 7.0 büyüklüğündeki depremde 50 kişi öldü. 1975: Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti (39'uncu hükümet), Süleyman Demirel başkanlığında kuruldu. 1990: Dokuzuncu İstanbul Film Festivali programında yer alan Yusuf Kurçenli'nin 'Karartma Geceleri' filmi, Denetim Kurulu tarafından yasaklandı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte Bugün 31 Mart 1921. Milli Mücadele'de Yunanistan işgaline karşı, İkinci İnönü Savaşı, TBMM ordularının zaferiyle sonuçlandı. 1925. Şeyh Sait Ayaklanması'nın olduğu bölgede, Divan-ı Harb tarafından verilen idam cezalarının ayrıca onay gerektirmeden yerine getirilmesi hakkındaki kanun kabul edildi. 1944. Krom adlı yük gemisi Marmaris açıklarında torpillenerek batırıldı. 1959. Adana'da İncirlik NATO üssünde bir Amerikan askeri uçağı düştü;4 kişi öldü, 9 kişi yaralandı. 1961. "Akıl Hastası Ressamlar Sergisi" Bakırköy Akıl Hastanesi'nde açıldı. 1963. Balkan Kros Şampiyonası'nda 10 bin metre yarışını Muharrem Dalkılıç kazandı. 1965. Amerika Birleşik Devletleri hava üslerini Vietminh gerillalarından korumak için 3500 deniz piyadesini Vietnam'a gönderdi. 1975. Süleyman Demirel başkanlığında Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Cumhuriyetçi Güven Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi'nden oluşan Milliyetçi Cephe hükümeti Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından onaylanarak göreve başladı. 1977. Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel hakkındaki "mobilya yolsuzluğu" davasını incelemek üzere Meclis'te Soruşturma Hazırlıkları Komisyonu kuruldu. Komisyon, Süleyman Demirel ile dönemin ticaret ve maliye bakanları hakkında ön soruşturma açılmasına karar verdi. 1980. 58 tutuklu Van Cezaevi'nden kaçtı, kaçanlardan 13'ü aynı gün yakalandı. 1987. Petrol-İş sendikasının 32 işyerinde daha grev uygulamaya başlamasıyla grevdeki işçi sayısı 9 bine, işyeri sayısı 57'ye yükseldi. 1990. 9. İstanbul Film Festivali programında yer alan Yusuf Kurçenli'nin Karartma Geceleri filmi Denetim Kurulu tarafından yasaklandı. 1992. Halkın Emek Partisi (HEP) kökenli 14 milletvekili 31 Mart 1992 tarihinde Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den (SHP) istifa etti. Aynı gün, Anayasa Mahkemesi Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) 12 Eylül yönetimince el konulan malvarlığının iade edilmesine karar verdi. 1995. Kuzey Irak harekatını izleyen Reuters haber ajansı muhabiri Fatih Sarıbaş ile Ajans France Press muhabiri Kadri Gürsel, Cizre-Nusaybin yolunu kesen PKK militanları tarafından kaçırıldı. 2000. Resmi bir ziyaret için Hindistan'da bulunan Başbakan Bülent Ecevit, 16 yaşından beri bu ülkeyi ziyaret etmeği düşlediğini belirterek, "Rüyalarım gerçek oldu" dedi. Ecevit ünlü Hintli şair Rabindranath Tagore'un şiirlerinden yaptığı çevrileriyle de biliniyor. Bugün Doğanlar: 1596. Modern felsefenin babası kabul edilen Fransız matematikçi, bilim insanı ve filozof René Descartes. 1732. 18. yüzyılda klasik müziğin gelişimine katkıda bulununan en önemli kişilerden biri olan Avusturyalı besteci Joseph Haydn. 1823. Rus gerçekçiliğinin en büyük temsilcilerinden oyun yazarı Aleksandr Nikolayeviç Ostrovskiy 1833. Kadınların erkeklerden bağımsızlığını savunan yazılarıyla bilinen Amerikalı denemeci ve yayıncı Mary Abigail Dodge. 1871. İrlanda kurtuluş hareketi Sinn Féin'in ("Biz Kendimiz") kurucusu İrlanda Cumhuriyetinin ilk başkan yardımcısı ve daha sonra başkanı olan Arthur Griffith. 1872. Rusya'da toplumsal göreneklerin ve kadının konumunun kökten değişmesi için verdiği çabalarla ünlü, dünyanın ilk kadın büyükelçisi Sovyet devrimci yazar ve diplomat Aleksandra Mihaylovna Kollontay. 1914. Latin Amerikanın e önemli edebi kişiliklerinden biri olan Meksikalı şair, yazar ve diplomat, 1990 Nobel Edebiyat ödülü sahibi Octavio Paz. Bugün Ölenler: 1855. Jane Eyre adlı yapıtıyla ünlü İngiliz kadın romancı Charlotte Bronte, Yorkshire'da. 1934. Meddah Suriri, Bursa'da. Ölümüne kadar meddahlığı sürdüren Sururi'nin en popüler anlatıları arasında "Çapkın Süleyman", "Bedestenli İhsan Efendi" ve "Dünya Güzeli" sayılabilir. 1963. Fransız ressam Georges Braque. |
Tarihte bugün: 1 nisan 1 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Fransızlar, 1 nisan şakalarına 'nisan balığı' diyor Ortaçağlarda yılbaşı kutlamaları baharla birlikte, 25 martta başlar, 1 nisanda son bulurdu. Fransa Kralı IX. Charles zamanında yapılan yenilik hareketlerinde, Papa Gregorius'a yeni bir Hıristiyan takvimi sipariş edildi. Şimdi pek çok ülkenin kullandığı Gregoryen takvimin 1564'te yürürlüğe girmesiyle yılbaşı 1 ocakta kutlanmaya başladı. Ama bunu bilmeyenler veya bilip de bilmezden gelen paganlar yılbaşını 1 nisanda kutlamaya devam etti. Bu protestocularla dalga geçmek için onlara çeşitli şakalar, aldatmacalar yapılmaya başlandı. Fransızlar, bu şakalara 'Poisson D'avril' (nisan balığı) adını verdi. Önce İngiltere'ye ve diğer Avrupa ülkelerine, daha sonra da Amerika kıtasına kadar yayılan bu alışkanlık günümüze kadar geldi. İşte birkaç örnek Yıl 1957... İngiliz haber kanalı BBC'nin saygın haber programı 'Panorama', ılık geçen kış nedeniyle ağaçlarda spagetti yetişmeye başladığını duyurdu. Ardından köylülerin ağaçlardan spagettinin hasadını yapmaya başladığı açıklandı. Televizyon kanalına telefon yağmaya başladı; tüm izleyiciler kendi spagetti ağaçlarını nasıl yetiştirebileceğini soruyordu. Telefonu açan BBC yetkilileri de, "bir kutu domates soslu spagettiyi ekin ve tutması için dua edin" yanıtını veriyordu. Sonunda bunun bir şaka olduğu anlaşıldı. 1998 yılında bilim dergisi 'Science and Reason', nisan sayısında Alabama eyaletinde 3.14 olan pi sayısının değerinin yapılacak oylama ile yuvarlanarak 3.0 olacağı duyuruldu. Bunun üzerine yüzlerce telefonla halk bu kararı protesto etti. Sonunda ikinci bir sayı yayınlanarak orijinal makaleye yer verildi, bu evrim teorisiyle ilgili Mark Boslough adlı bir fizikçinin yazısıydı. 1998'de Burger King, 'USA Today' gazetesine verdiği tam sayfa ilanda solaklar için özel bir mönü sunacaklarını açıkladı. İlana göre, ülkedeki 32 milyon solak için hazırlanmış bu mönüdeki hamburger solakların rahatça yemesi için 180 derece dönüyordu. Ertesi gün Burger King, solaklar için hamburgerin şaka olduğunu duyurdu. Ancak günlerce müşteriler gelerek bu mönüden istedi, hatta bazıları sağ elliler için olanının üretilmesini talep etti. Günün diğer önemli olayları 1778: Oliver Pollock, doların simgesini yarattı. 1921: Metristepe'deki 102uncu Yunan Tümeni'nin geri çekilmesinin ardından taarruza geçen Türk birlikleri, İkinci İnönü Savaşı'nı kazandı. 1924: Münih'teki darbe girişimi dolayısıyla Nazi lideri Adolf Hitler, beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1926: 30 ağustosun Zafer Bayramı olarak kutlanması hakkındaki kanun kabul edildi. 1944: Şehir Tiyatrosu sanatçısı Hazım Körmükçü, 46 yaşında İstanbul'da yaşamını yitirdi. 1948: İstanbul Fındıklı'daki Güzel Sanatlar Akademisi binası yandı. 1949: Türkiye, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne katıldı. 1957: Batı Almanya'da bilim adamları nükleer silahlar üzerine çalışmayı reddetti. 1969: Münir Nurettin Selçuk'un ABD'de verdiği konser, 525 televizyon kanalı tarafından naklen yayınlandı. 1978: Cumhuriyet döneminin ilk rektörü Ord. Prof.Dr. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, Ankara'daki evinde 92 yaşında vefat etti. 1979: Balıkçılar, 1 nisan gününü Balık Bayramı ilan etti. Kumkapı'da iki saat içinde halka 1.5 ton balık dağıtıldı. 1979: Humeyni, İran'da şeriat ilan etti. 1982: 'Nokta' dergisi yayın hayatına başladı. 1989: Şair Orhon Murat Arıburnu, 69 yaşında hayata veda etti. 1996: 1978 yılında yedi öğrencinin ölümüyle sonuçlanan 16 mart katliamı davası yeniden açıldı. 2005: 10 yıldır süren 61 sanıklı Hizbullah davasında 22 tetikçi ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 2005: Cumhuriyet döneminin Tapu Kadastrosu'sunu kuran ve 16 eski dil bilen hayattaki tek kişi sıfatıyla ölene kadar emekliliği yasaklanan Milli Savunma Bakanlığı uzman bilirkişisi, şair ve İstiklal Madalyası sahibi Naci Tanrısever (Karamanoğlu Naci Bey) İstanbul'da 104 yaşında hayatını kaybetti. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 2 nisan 2 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Andersen, 4 ağustos 1875'te Kopenhag'da hayata veda etti Danimarkalı masal ustası Hans Christian Andersen 2 nisan 1805'te dünyaya geldi. Ayrıca oyun, roman, şiir, gezi kitabı ve biyografi de yazdı. Bir ayakkabıcının oğluydu. 1819'da tiyatro oyuncusu olmak ümidiyle Kopenhag'a gittiyse de başarılı olmadı. 1828'de Kopenhag Üniversitesi'ne girdi. 1829'da ilk önemli yapıtı sayılan 'Holmen Kanalından Amager Adasının Doğu Ucuna Bir Yürüyüş'ü yayımladı. Almanya, Fransa, İtalya, Türkiye ve İngiltere'ye geziler yaptı ve yolculuklarından gezi kitaplarına birçok malzeme çıkardı. Oyun yazarlığındaki başarısız girişimlerinden sonra köleliğin kötülüklerini anlattığı Mulatten (1840) ile dikkat çekti. 'Doğaçlamacı' (Improvisatoren, 1835) ve 'İki Barones' (De to Baronnesser, 1847) romanlarından en tanınmışlarıdır. Asıl başarısını 'Kibritçi Kız', 'Küçük Claus ve Büyük Claus', 'Güzel Prenses ve Bezelye' gibi masalları içeren 'Çocuk Masalları' (1835) kitabıyla yakaladı. 4 ağustos 1875'te Kopenhag'da hayata veda etti. Masallarının bazılarında iyiliğin ve güzelliğin zaferine olan iyimser bir inanç açığa vurulurken, bazıları da oldukça kötümser ve acıklıydı ve kendi yaşamından güçlü izler taşıyordu. Kendine özgü masal anlatma yöntemiyle çocuk edebiyatına gerçek bir yenilik getiren Andersen, çağının edebiyat geleneğini kırarak, gündelik dilin deyimlerini ve kalıplarını kullandı. Masallarının çoğu Türkçeye de çevrildi. Türkçede Andersen 'Kibritçi Kız', 'Kıt Akıllı Karga', 'Küçük Deniz Kızı', 'Andersen'den Masallar', 'Kibritçi Kız', 'Sinderella', 'Bülbül', 'Andersen Masalları 10 Masal', 'Uçan Sandık', 'Çirkin Ördek Yavrusu', 'Andersen Masalları' Andersen'den inciler İnsan bir şeyi ciddi olarak istemeye görsün, hiçbir şey erişilemeyecek kadar yükseklerde değildir. Her insanın hayatı, Tanrı'nın yazdığı bir peri masalıdır. Kalp, bütün erdemleri kendinde toplamıştır. Ama bütün kötülükler de oradadır. Bütün kötülükler, bütün erdemler kalbimizdedir, senin kalbindedir, benim kalbimdedir. Kişi kendi kusurlarını söylemekten hoşlanmaz, bu işi başkaları gereği kadar yapar zaten. Günün diğer önemli olayları 1891: Devlet adamı ve tiyatrosever Sadrazam Ahmet Vefik Paşa vefat etti. Batılı anlamda tiyatronun yerleşmesi için çalışan Ahmet Vefik Paşa, 1823'te doğdu. 'Tarih Felsefesi', 'Türk Şeceresi', 'Kısa Osmanlı Tarihi' gibi eserleri yazdı. Moliere'den Türkçeye kazandırdığı 'Zor Nikah' ve 'Zoraki Tabib' en beğenilen eserlerindendi. 1948: Yazar Sabahattin Ali, Bulgaristan sınırını geçmeye çalışırken, kılavuzu Ali Ertekin tarafından öldürüldü. 28 aralıkta tutuklanan Ertekin'in cezası indirime uğradı. Aynı yıl çıkan af yasasıyla da serbest bırakıldı. 1948: Ankara'da Opera binası, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün katıldığı törende, Adnan Saygun'un 'Kerem ile Aslı' operasıyla perdelerini açtı. 1960: Kayseri'ye giden CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün bulunduğu tren, valinin emriyle durduruldu. Zorlukla yoluna devam eden İnönü, Kayseri'de 50 bin kişi tarafından karşılandı. 1965: Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri U-Thant, Türkiye'nin Kıbrıs özel temsilcisi Golo Plaza'nın görevine son verilmesi isteğini reddetti. 1971: Başbakan Nihat Erim, reform programını TBMM'ye sundu. 1976: İlk Türk Turizm Kurultayı İstanbul'da toplandı. 1976: Doğubeyazıt ve çevresindeki 4.8 büyüklüğündeki depremde beş kişi öldü, 80 ev yıkıldı. 1987: İstanbul'da yapılan ECO toplantısında, Türkiye, Pakistan ve İran uzaya ortak bir haberleşme uydusu fırlatmayı kararlaştırdı. 2001: Yasadışı İBDA/C örgütünün elebaşı 'Salih Mirzabeyoğlu' takma adlı Salih İzzet Erdiş, anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak suçundan idam cezasına çarptırıldı. 2001: İş adamı Ayhan Şahenk vefat etti. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 3 nisan 3 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Karpov'un şampiyonluğu 1985'e kadar devam etti Rus satranç büyükustası ve 1975-1985 yılları arasında dünya satranç şampiyonu Anatoli Yevgenyeviç Karpov 23 mayıs 1951'de doğdu. 1975'te Bobby Fischer'in kendisiyle oynamayı reddetmesi üzerine dünya satranç şampiyonu oldu, ancak bu unvanı hakettiğini daha sonraki oyunlarda ve maçlarında gösterdi. 1985'de Garri Kasparov'a yenilerek unvanını kaybetti. Çok güçlü savunma oyunu tarzıyla bilinir. Karpov'dan örnek oyun Anatoli Karpov - Veselin Topalov Linares,1994. Beyaz (Karpov) üç defa kale fedası yapıyor. http://www.cnnturk.com/images/yasam/karpov03041h.jpg 1. d4 Af6 2. c4 c5 3. Af3 cxd4 4. Axd4 e6 5. g3 Ac6 6. Fg2 Fc5 7. Ab3 Fe7 8. Ac3 O-O 9. O-O d6 10. Ff4 Ah5 11. e3 Axf4 12. exf4 Fd7 13. Vd2 Vb8 14. Kfe1! g6 15. h4 a6 16. h5 b5 17. hxg6 hxg6 18. Ac5 dxc5 19. Vxd7 Kc8 (yandaki diyagrama bakınız) Beyazın 20. Fxc6 ile siyah atı kazanacağı düşünülebilir, ancak siyah 20. ... Ka7 hamlesiyle beyaz veziri geri gitmeye mecbur bırakıp 21. ... Kxc6 ile fili alarak durumu eşitler ve pozisyonunu iyileştirir. Bu yüzden Karpov, konum üstünlüğünü devam ettirmek için satranç tarihinin en ilginç hamlelerinden birini yapar: 20. Kxe6! Ka7 [20...fxe6 21.Fxc6 Ka7 22.Vxe6+ Şg7 23.Fe4 Beyaz daha iyi] 21. Kxg6+! fxg6 22. Ve6+ Şg7 23. Fxc6 Kd8 24. cxb5 Ff6 25. Ae4 Fd4 26. bxa6 Vb6 27. Kd1 Vxa6 28. Kxd4!! Kxd4 [28...cxd4 29.Vf6+ Şh6 30.Vh4+ Şg7 31.Vxd8 Vxc6 32.Vxd4+ beyaz daha iyi] 29. Vf6+ Şg8 30. Vxg6+ Şf8 31. Ve8+ Şg7 32. Ve5+ Şg8 33. Af6+ Şf7 34. Fe8+ Şf8 35. Vxc5+ Vd6 36. Vxa7 Vxf6 37. Fh5 Kd2 38. b3 Kb2 39. Şg2 Siyah terk eder. Günün diğer önemli olayları 1906: Lumiere Kardeşler renkli fotoğrafı icat etti. 1930: Türk kadınlarına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanıyan yeni Belediyeler Kanunu kabul edildi. 1937: 1961'e kadar, Türkiye'nin tek demir-çelik üreticisi olarak kalan ve Cumhuriyet rejiminin ilk önemli sanayi hamlesi olarak değerlendirilen Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın temeli, Başbakan İsmet İnönü tarafından, Zonguldak'ın Karabük köyünde, Soğanlı ve Araç çaylarının birleştiği yerde atıldı. 1948: ABD Başkanı Harry Truman, ekonomik yardımları içeren Marshall Planı'nı imzaladı. 1954: Adana'da, Devlet Havayolları'na ait uçak düştü, 25 kişi öldü. Kazada arkeolog, felsefeci ve siyaset adamı Remzi Oğuz Arık da 55 yaşında yaşamını yitirdi. 1960: Moskova'da Bolşoy Tiyatrosu'nda sahneye çıkan opera sanatçısı Leyla Gencer, Verdi'nin 'La Traviata' adlı yapıtında büyük başarı kazandı. 1963: 27 mayıs, Hürriyet ve Anayasa Bayramı olarak ilan edildi. 1992: Şair Necdet Evliyagil, Ankara'da vefat etti. 1926'da İstanbul'da doğan Evliyagil, 1973-1977 arasında Ankara Milletvekilliği yapmıştı. 1992: Ankara'nın Çankaya İlçesi Kaymakamlığı'na vekil olarak atanan Azize Düşer, Türkiye'nin ilk kadın kaymakamı oldu. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 4 nisan 4 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Uluslarası Astronomi Birliği, 4 nisan 2002'de bulunan '2002 GO1' kod adlı küçük gezegene Dumlupınar ismini verdi 3 nisanı 4 nisana bağlayan gece, Dumlupınar denizaltısı Ege'de katıldığı NATO tatbikatından geri dönüş yolunda, Çanakkale Boğazı'na giriyordu. Denizaltının rotası Gölcük'teki Denizaltı Komutanlığı ana üssüydü. Dumlupınar, tatbikat sırasında iki gün sualtında kalmış, üstün başarı gösteren gemi personeli yerli yabancı tüm komutanların takdirini kazanmıştı. Yorgun, ama bir o kadar da gururlu 86 denizci eve dönüyordu. Ne var ki, saatler 02.15'i gösterdiği sırada, Çanakkale Boğazı'ndaki Nara Burnu dönülürken, Türk denizaltıcılık tarihinin en acı kazası yaşandı. Dumlupınar, İsveç bandıralı yük gemisi Naboland ile çarpıştı. Dumlupınar'ın parçalanan baş bodoslamasından hücum eden sular, baş üstü dikilen koca denizaltıyı 81 denizciyle birlikte birkaç dakika içinde yutuverdi. Zıpkın yemiş bir balina gibi acı dolu sesler çıkaran Dumlupınar son dalışını yaparken, çarpışma sırasında nöbet tuttukları köprü üstünden denize düşen beş denizci hayatta kalmaya çalışıyordu. Günün ilk ışıkları etrafı aydınlattığında, Boğaz'ın 90 metre derinliğindeki soğuk karanlıkta korkunç bir can pazarı yaşanıyordu. Aldığı yara sonucu batan ve manevra dairesinde yangın çıkan Dumlupınar'ın kıç torpido bölümündeki 22 denizci sağ kalmayı başarmış, kurtarılmayı bekliyordu. Facianın üzerinden yaklaşık dört saat geçmişti. Denizaltının yerini belli eden ve kazazedelerle telefon irtibatı sağlamak üzere yüzeye bırakılan denizaltı battı şamandırası balıkçılar tarafından bulunmuştu. İlk telefon bağlantısında komutanının, "oğlum merak etmeyin. Sizi kurtaracağız" sözlerine astsubay Selami'nin cevabı göz yaşartıcıydı: "Sağ olun... Vatan sağ olsun." Üç Dumlupınar kazası Aslında Deniz Kuvvetleri'ne çeşitli dönemlerde Dumlupınar isimli üç denizaltı hizmet etti. 1931'de hizmete giren birinci Dumlupınar, Karadeniz'deki bir tatbikattan dönerken dümeni arızalandı ve Haydarpaşa'da bir gaz tankeriyle çarpıştı. 1950'de hizmete giren ikinci Dumlupınar S-329 (Ex USS Blower, SS 325) 4 nisan 1953'te NATO tatbikatından dönerken, Nara Burnu'nda İsveç bandıralı Naboland gemisiyle çarpıştı ve 81 denizcinin çelik mezarı oldu. 1972'de hizmete giren üçüncü Dumlupınar S-339 (Ex USS Cayman, SS 323) 1 eylül 1976'da Çanakkale Boğazı'na gireceği sırada SSCB bandıralı Sızik Vavilov gemisiyle çarpıştı. Denizaltı batmaktan kurtuldu, ancak tersanede tamirdeyken yandı. Günün diğer önemli olayları 1929: İstanbul'da düzenlenen Yerli Malı Kullanma ve Koruma Toplantısı'nda gençlik, yerli malı kullanmaya yemin etti. 1949: ABD, Belçika, Danimarka, Fransa, Lüksemburg, Norveç ve Portekiz, NATO'nun kuruluşunu onaylayan anlaşmayı imzaladılar. 1966: Fransa'da NATO üslerine karşı çıkılınca Türkiye'deki üslerin durumu gündeme getirildi. Başbakan Süleyman Demirel, "Türkiye'de ABD üssü yoktur, tesisi vardır" dedi. 1968: ABD'li sivil haklar savunucusu Martin Luther King, Memphis'te düzenlenen suikast sonucu öldü. 1974: Türk Hükümeti, Yunan karasularının 12 mile çıkarılmasını kabul etmeyeceğini, Ege'nin bir Yunan gölü haline getirilmesinin söz konusu olamayacağını, diplomatik kanallarla Yunanistan'a bildirdi. 1979: Pakistan devrik Başbakanı Zülfikar Ali Butto idam edildi. 1985: Balıkesir'de eğitim uçuşu yapan bir uçak, marangozlar sitesine düştü. Uçağın iki pilotu ile 14 kişi öldü, 21 kişi yaralandı. 1991: Özel üniversitelere şartlı izin verildi. 1997: Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş vefat etti. 2001: Yargıtay Altıncı Ceza Dairesi, İtalya'dan Türkiye'ye iade terörist Mehmet Ali Ağca'nın gasp suçundan 7 yıl 2 ay ağır hapis cezasına mahkum edildiği kararı onadı. 2002: Terör Örgütü PKK, birçok Avrupa ülkesinde yasaklanmasının ardından adını KADEK (Kürdistan Demokrasi ve Özgürlük Kongresi) olarak değiştirdi. 2003: Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi, Manisalı gençler davasında biri başkomiser 10 polisin, 60 ile 130 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmalarına ilişkin kararı onadı. 2004: Konyaspor Teknik Direktörü Tevfik Lav, Manisa yakınlarında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte Bugün 4 Nisan 04.04.2002 BİA - 1929. İstanbul'da Darülfünun Konferans Salonunda yapılan "Yerli Malı Kullanma ve Koruma" toplantısında gençlik yerli malı kullanmaya yemin etti. Aynı gün Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Yeni Kanun Alman Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunu temel alınarak hazırlandı. Kamu karşısında sanığın hukukunu güçlendiren yeni düzenlemeler getirildi. Vali, kaymakam ve nahiye müdürleri hakkında kovuşturma yapılmasının Memurin Muhakematı Kanunu'na tabi olmasına ilişkin eski hüküm bu kanunda da korundu. Amir durumunda olan polis ve jandarma mensupları hakkında işlem yapılması öngörüldü. Yeni kanunda hukuk terimleri mümkün olduğunca Türkçeleştirildi. 1936. Polis, evleri tek tek dolaşarak, halktan soyadı almakta acele edilmesini istedi. 1948. Şeref Stadı'nda oynanan Beşiktaş-Fenerbahçe futbol maçı ülke sporuna leke sürecek bir olay nedeniyle yarıda kaldı. Maçı Fenerbahçe 3-2 önde götürüyordu. Maçın bitimine 6 dakika kalmıştı ki bir Beşiktaş'lı idareci hakemin üzerine yürüdü, bir diğeri de hakemi tokatladı. Taraftarın sahaya girmesi ve az sayıdaki güvenlik gücünün olaylara seyirci kalması nedeniyle kavga büyüdü, maç yarıda kesildi. 1949. 12 ülke Washington'da Kuzey Atlantik Antlaşma Örgütü'nü yani NATO'yu kuran anlaşmayı imzaladı. 1950. Türkiye'ye Marshall yardımından 30 milyon dolarlık tarım aracı verildi. 1951. İstanbul Beyoğlu'ndaki bir kumarhanede oyun oynarken yakalanan Büyük Doğu dergisinin sahibi Necip Fazıl Kısakürek 30 lira para cezasına çarptırıldı. 1953. Çanakkale Naraburnu açıklarında İsveç bandıralı Naboland adlı gemiyle çarpışan Dumlupınar denizaltısı battı. Denizcilik tarihimize "Dumlupınar Faciası" olarak geçen kazada 81 denizci hayatını kaybetti. 1955. Türk-Lübnan resmi görüşmeleri sona erdi.Yayımlanan ortak bildiride Ortadoğu'da barış ve istikrarın sağlanabilmesi için Türk-Arap işbirliğinin kaçınılmaz olduğu belirtildi. 1956. Yazar Ernest Hemingway'in oğlu Patrick İstanbul'a geldi ve İstanbul'da yakalayacağı büyük bir balığı "İhtiyar Adam ve Deniz" filminde kullanacağını açıkladı. 1958. 3 bin nükleer karşıtı protestocu Londra'dan Aldermaston'daki Atom Silahları Araştırma Kuruluşu'na doğru yürümeye başladı. 1959. Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Fahri Korutürk, NATO'nun Karadeniz'deki herhangi bir savaşın yönetimi ve sorumluluğunu Türkiye'ye verdiğini açıkladı. 1962. Fakir Baykurt'un aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan "Yılanların Öcü" adlı film Mart 1962'de Sansür Kurulu tarafından muzır propaganda yapıldığı gerekçesiyle yasaklanmıştı. Yapımcı karara itiraz etti ,İçişleri Bakanı Ahmet Topaloğlu da kuruldan filmi bir defa daha incelemesini istedi. Filmi ikinci defa inceleyen Sansür Kurulu hiçbir değişiklik yapılmadan oynatılmasına karar verdi. 1964. Makarios 1960 Zürich ve Londra antlaşmalarını tek yanlı olarak feshetti. Ankara, Makarios'un tek yanlı fesih kararını tanımadığını açıklarken, antlaşmaların taraftarları İngiltere ve Yunanistan'a birer nota verdi. 1967. Başbakan Süleyman Demirel, "Türkiye'de Amerikan üssü yoktur, tesisi vardır" dedi. 1968. Amerikalı sivil haklar savunucusu Martin Luther King öldürüldü. 1969. Hazine partilere yardımı kesti. Bunun üzerine Cumhuriyet Halk Partisi "Halktan Yardım" kampanyası açtı. İsmet İnönü CHP'ye 5 bin lira verdi. 1972. Anayasa Mahkemesi raportörleri Cumhuriyet Halk Partisi'nin idamlarla ilgili itirazının reddini istedi. 1973. Paris'teki Türkiye Konsolosluğu ile THY bürosu Ermeni oldukları ileri sürülen iki grubun saldırısına uğradı. Aynı gün Cumhuriyet Halk Partisi'nde Ecevit'le anlaşmazlığa düşen Kamil Kırıkoğlu'nun istifasıyla boşalan genel sekreterliğe Orhan Eyüboğlu getirildi. 1976. TRT, Eurovizyon Şarkı Yarışmasında Yunanlı şarkıcının gösterimini sansürledi. Yunan şarkıcı sahneye çıktığında TRT yayını keserek, Rüçhan Çamay'ın söylediği " Memleketim " adlı şarkıyı dinletti. 1979. Pakistan devrik Başbakanı Zülfikar Ali Butto asıldı. 1981. Ortadoğu gazetesi yazarı İsmail Gerçeköz İstanbul'da öldürüldü. 1981. Görev süresi biten Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk veda mesajı yayımladı ve Çankaya Köşkü'nden törenle ayrıldı. 1984. Türk Milli Futbol Takımı Macaristan'la 28 yıl sonra maç yaptı: Macaristan 6 - Türkiye 0. Aynı gün ithal sigaralar piyasaya çıktı. 1985. Balıkesir'de F-104 tipi bir askeri uçak Marangozlar Sitesi Lokali'nin üzerine düştü.Pilotla birlikte 14 kişi öldü. 1988. Bodrum Belediye Başkanı Cevat Bilkiç "Artık yerli turist Bodrum'a gelmesin" dedi. 1988 7. Uluslararası İstanbul Sinema Günleri'nde iki filmin gösterilmesi müstehcenlik ve İslam'a aykırılık nedeniyle yasaklandı. 1991. Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) yasasında yapılan değişiklikle özel üniversitelere şartlı izin verildi. 1993. Rusya'daki havuzundan ikinci kez kaçan beyaz balina "aydın", Akçakoca açıklarında görüldü. 1997. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş bir kalp krizi sonucu Ankara'da öldü. Aynı gün politikaya atılan kadınları desteklemek amacıyla bir grup kadının öncülüğünde "Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği" (KADER) kuruldu. Aynı gün İçişleri Bakanı Meral Akşener gece yarısı Emniyet Genel Müdürlüğü'nü basarak Hakkari Valisi Kemal Çelik'i genel müdürlük koltuğuna oturttu. 2000. Avrupa Konseyi üyesi Arnavutluk, ölüm cezasını kaldıran protokolü imzaladı. Böylece Avrupa'da idam cezasını kaldırmayan tek ülke Türkiye kaldı. |
Tarihte bugün: 5 nisan 5 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Hayati Hamzaoğlu, Arzu Okay'a 'tecavüz ederken' Türk sinemasının 'kötü adamlar kulübü'nün seçkin bir üyesi olan Hamzaoğlu, 1933 yılında Trabzon'da doğdu. İlkokul öğreniminden sonra hayata atılarak, bir süre kuyumculuk yaptı. Sinemaya 1954'te 'Köy Çocuğu' filminde küçük bir rolde oynayarak girdi. Daha sonra kötü adam tiplemelerinin ve karakter rollerinin değişmez oyuncusu oldu. 'Kuyu' (Metin Erksan), 'Duvarların Ötesi' (Orhan Elmas), 'Aç Kurtlar', 'Acı', 'Ağıt' (Yılmaz Güney), 'Kızgın Toprak' (Fevzi Tuna) gibi önemli filmlerde rol aldı. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde, 1970'te 'Bir Çirkin Adam' ve 1991'de Abdurrahman Çavuş rolünü oynadığı 'Tatar Ramazan Sürgün'de filmleri ile iki kez En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü aldı. Pala bıyıkları, kemerli burnu, sesini kullanışı, telaşlı hali, sinirlenmesi, tecavüz etmesi, bıyık burması, dayak yemesi ile Türk sinemasına gerçekten kötü bir tipleme kazandırdı. Kocaman artisleri kocaman yapan, doruğa taşıyan, merdiven insanlardan biriydi diğer kötü adamlar gibi. Yine onlar gibi, hak ettiği yerde olamadı; aç, bitap, hasta ve parasız bir hayat sürdü. 'Köroğlu'nda, 'Ağrı Dağı Efsanesi'nde, Yılmaz Güney filmlerinde, 'Leyla ile Mecnun'da hep kötü adam oldu, filmi yaşıyor olmamızda en büyük payı sahiplendi. Sevilebileceğini, sevebileceğini, sevdiğiyle lirik ya da romantik zamanlar geçirebileceğini asla düşünmedi sinema izleyicisi. Hep yalnız kaldığı düşünüldü, kimse yaklaşmadı ona. Bunun sonucu olarak 2000 yılında, yalnız ve perişan bir halde öldü. Öldüğünde, "oh olmuş" diyenler bile vardı arkasından. Bu da ne kadar büyük bir oyuncu olduğunun kanıtı oldu. Ödülleri 1969 Adana Altın Koza Film Şenliği'inde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Kuyu) 1970 Antalya Film Şenliği'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Bir Çirkin Adam) 1991 Antalya Film Şenliği'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Tatar Ramazan) 1999 Antalya Film Şenliği'inde Yaşam Boyu Onur Ödülü Günün diğer önemli olayları 1453: Fatih Sultan Mehmet'in donanması İstanbul sularına geldi. 1900: 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndaki Plevne Direnişi ile tanınan Gazi Osman Paşa öldü. 1930: Hindistan'da 300 millik yürüyüşünü tamamlayan Mahatma Gandhi, Dandi sahiline ulaştı. 1941: Anıtkabir için açılan proje yarışması sonuçlandı; Emin Onat ve Orhan Arda'nın teklif ettikleri proje seçildi. 1946: Missouri zırhlısı, ABD'de ölen Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Münir Ertegün'ün naaşını İstanbul'a getirdi. 1974: 11 eylül 2001'deki saldırılar sonucu yıkılan Dünya Ticaret Merkezi açıldı. Yapımına 1970'te başlanan ve 37 milyon dolara mal olan binanın mimarı Minuori Yamasaki idi. 1976: Tayvan Lideri Çan Kay-Şek 88 yaşında öldü. 1983: CHP eski genel başkanı Bülent Ecevit'e, yurt dışına çıkış izni verildi. Ecevit, Sosyalist Enternasyonal toplantısı için Portekiz'e gitti. 1984: Cidde-Şam seferini yapan bir yolcu uçağı, Suriye uyruklu bir hava korsanı tarafından kaçırılarak Yeşilköy'e indirildi. 1994: 5 Nisan Ekonomik Önlemler Paketi uygulamaya konuldu. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 6 nisan 6 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Asimov'un 'Robot' serisi, sinemaya da uyarlandı ve 'I, Robot' ismiyle gösterildi ABD'li biyokimyacı Isaac Asimov, pek çok konuda yapıtları olmasına karşın, bilim kurgu eserleri ve popüler bilim kitapları ile tanındı. Kurgu olmayan çok sayıda eserinin yanısıra fantezi türünde de yazdı. Dewey ondalık sınıflandırma sistemindeki felsefe hariç tüm ana dallarda eserler verdi. Ortak görüşle bilim kurgu dalının ustası olarak kabul edildi; Robert A. Heinlein ve Arthur C. Clarke ile birlikte yaşadığı dönemde üç büyük bilim kurgu yazarından biri olarak görüldü. Kesin doğum tarihi bilinmemesine rağmen kayıtlarda 2 ocak 1920'de Rusya'da Smolensk yakınlarındaki bir kasabada Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiği söylenir. Asimov, ailesi ile birlikte üç yaşındayken ABD'ye göç eder. New York kentinde büyür. 20 yaşından önce bilim kurgu öyküleri yazmaya başlar. Columbia Üniversitesi'nden 1939'da mezun olur ve kimya dalında doktorasını aynı üniversiteden alır. Daha sonra Boston Üniversitesi'ne geçer. Burada 1979'da profesör olur. 26 temmuz 1942'de Gertrude Blugerman ile evlenir. Bu evliliğinden iki çocuğu olur. 1973'te ilk eşinden boşanan Asimov, aynı yıl Janet Jeppson ile evlenir. 1983'te olduğu by-pass ameliyatındaki kan naklinde kendisine verilen enfekte kan nedeniyle AIDS'e yakalanır ve 6 nisan 1992'de bu hastalık yüzünden hayata veda eder. AIDS'ten öldüğü gerçeği ölümünden 10 yıl sonra kamuoyuna açıklanan Asimov, yazarlık kariyerine bilim kurgu ile başladı, popüler bilim kitapları ve şiir kitapları da yayımladı. 1941'de yayımlanan 'Nightfall' adlı kısa bilim kurgu öyküsü, en ünlü bilim kurgu öykülerden biri oldu. Bu öykü 1968'de ABD Bilim Kurgu Yazarları adlı kuruluş tarafından o zamana dek yazılmış en iyi kısa bilim kurgu öyküsü seçildi. 'İmparatorluk' (Foundation) ve 'Robot' dizi kitapları ile büyük ün kazandı. Popüler bilim kitapları da yazan Asimov, bilimi sokaktaki insana yaklaştırmaya çalıştı. Günün diğer önemli olayları 1326: Orhan Bey, kuşatma altında tutulan Bursa'yı Bizanslılardan aldı. Bursa, 1326-1361 arasında Osmanlılara başkentlik yaptı. 1896: İlk modern olimpiyat oyunları Atina'da başladı. 1909: 'Serbesti' gazetesinde, İttihat ve Terakki Cemiyeti karşıtı yazılar yazan gazeteci Hasan Fehmi öldürüldü. 1909: Kaşif Robert E. Peary, Kuzey Kutbu'na giden ilk insan oldu. 1917: ABD, Almanya'ya savaş ilan etti ve Birinci Dünya Savaşı'na müttefiklerin yanında girdiğini açıkladı. 1941: Mihver devletleri Yugoslavya'yı işgal etti. Almanlar Yunanistan'a girdi, Türk deniz sınırına kadar Doğu Akdeniz'i savaş bölgesi ilan etti. Türkiye, bunun üzerine Edirne ve Uzunköprü'de demiryolu köprülerini havaya uçurdu. 1953: Türkiye Genç Milli Futbol Takımı dünya üçüncüsü oldu. 1971: Rus besteci İgor Stravinsky öldü. 1972: Anayasa Mahkemesi, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını usulden iptal etti. TBMM'nin idamları yeniden görüşeceği açıklandı. 1973: Kontenjan senatörü emekli amiral Fahri Korutürk, 15'inci turda 365 oyla Türkiye'nin altıncı Cumhurbaşkanı seçildi. 1979: Türk atlet Veli Ballı, Atina'da düzenlenen uluslararası maratonda birinci oldu. 1980: Görev süresi sona eren Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Çankaya Köşkü'nden ayrıldı. Yerine Cumhuriyet Senatosu Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil vekalet etmeye başladı. 1988: Endonezya'da yapılan Camel Trophy yarışmasını Türkiye'yi temsil eden Ali Deveci-Galip Gürel ekibi kazandı. 1994: Ruanda Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana ve Brundi Devlet Başkanı Cyprien Ntaryamira'nın bindikleri uçak, bir roket saldırısı sonucu düştü. Suikastın ardından Hutu ve Tutsi kabileleri arasında çıkan çatışmalar, yaklaşık 1 milyon kişinin katledilmesiyle sonuçlandı. 1999: Gazeteci ve yazar Gülçin Telci İstanbul'da öldü. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 7 nisan 7 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Melih Kibar hayatının aşkı Çiğdem Talu ile çok sevilen bestelere imza attı Melih Kibar, 1951 yılında İstanbul'da doğdu. Sekiz yaşında İstanbul Belediyesi Konservatuvarı Yarı Zamanlı Piyano Bölümü'ne başladı. Uzun süre Timur Selçuk'la birlikte çalıştı. 1975 Eurovision Türkiye elemeleri için 'Çoban Yıldızı'nı besteledi. Çiğdem Talu ile tanıştı; 'İşte Öyle Bir Şey', 'Sevdan Olmasa', 'Bir de Bana Sor' gibi unutulmaz bestelere birlikte imza attılar. 'Hababam Sınıfı' filmine yaptığı müzik ile Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film Müziği ödülünü alan Kibar, 'Hisseli Harikalar Kumpanyası' müzikalinin de bestelerini yaptı. 'Hep Böyle Kal' ve 'Söyle Canım' 45'lik plak çalışmaları Altın Plak kazandı. 1984'te Polonya Sopot'ta En Başarılı Orkestra Şefi ödülünü aldı. 'Halley' adlı şarkısı Eurovision Türkiye birincisi ve Norveç'teki finalde de Avrupa dokuzuncusu oldu. 2000'de 'Sersem Kocanın Kurnaz Karısı' adlı oyunun müzikleri ile Afife Jale En İyi Besteci ödülüne layık görüldü. 7 nisan 2005 tarihinde İstanbul'da, yakalandığı cilt kanseri nedeniyle hayata gözlerini yumdu. Günün diğer önemli olayları 30: Hz. İsa, çarmıha gerilip yakılarak öldürüldü. 1600: Divan Edebiyatının en ünlü şairlerinden Baki öldü. 1789: Sultan I. Abdülhamid öldü; III. Selim tahta çıktı. 1827: İngiliz kimyager John Walker'in buluşu kibrit İngiltere'de piyasaya sürüldü. 1948: Birleşmiş Milletler'e bağlı olarak Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kuruldu. 1963: Yugoslavya'da sosyalist cumhuriyet ilan edildi. 1966: Orhan Kemal cezaevinde iken dostları 30'uncu sanat yılı jübilesini yaptı. 1978: Muğla'nın Yatağan ilçesinde termik santral temeli atıldı. 1978: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Server Tanilli silahlı saldırı sonucu felç oldu. 1980: Türk tiyatrosunun en önemli isimlerinden Muammer Karaca hayata veda etti. 1983: Türkiye'nin ilk kadın milletvekillerinden Fakhiye Öymen vefat etti. 1987: Altı yıl süren Milliyetçi Hareket Partisi davası bitti. Genel Başkan Alparslan Türkeş, 11 yıl 10 ay hapse mahkum edildi. 1994: Almanya, sivil halka karşı kullanıldığı iddiasıyla Türkiye'ye silah ambargosu koydu. 1999: Hacıları almak için Cidde'ye gitmek üzere Adana'dan havalanan THY'ye ait Trakya uçağı, kalkışından kısa süre sonra düştü. Yolcusu bulunmayan uçağın altı kişilik mürettebatı öldü. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 8 nisan 8 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif 1922'den bir fotoğraf: Picasso ve oğlu 20'nci yüzyıl sanatının en bilinen ustalarından biri olan Georges Braque ile birlikte kübizm akımının yaratan Pablo Picasso, 25 ekim 1881'de hayata gözlerini açtı. En üretken sanatçılardan biri olan Picasso, Guiness Rekorlar Kitabı'na göre, 13 bin 500 resim, 100 bin baskı, 34 bin kitap resmi, 300 heykel ve birçok seramik ve çizim üretti. 1973'te eserlerinin toplam değerinin 750 milyon dolar olabileceği tahmin ediliyordu. Bir genelevdeki beş ******yi gösteren ünlü eseri 'Les Demoiselles d'Avignon'u 1907 yazında Fransa'da çizmişti. En tanınmış eseri ise Alman ordularının Guernica kasabasını bombalamasını anlatan 'Guernica'dır. Resim 1937'de yapılmıştır. Bu resim şu anda Madrid'de Reina Sofia Müzesinde bulunmaktadır. Pablo Picasso olarak ünlenen sanatçının tam ismi Pablo Diego Jose Francisco de Paula Juan Nepomuceno Crispin Crispiniano de la Sentissima Trinidad Ruiz Blasco Picasso y Lopez'dir. Resim yapmaya sekiz yaşında başlar. 1895'te Barcelona Güzel Sanatlar Okulu'na girer. 1901'den itibaren anne soyadı olan Picasso'yu kullanmaya başlar. Pablo Picasso'nun 1937'de ve bir gecede yaptığı 'Guernica'... Picasso, bir sergisi sırasında kendisine, "bu resmi siz mi yaptınız" diye soran bir generale, "hayır, siz yaptınız" cevabını vermişti. Mavi dönem 1901-1903 yılları Picasso'nun mavi dönemi olarak adlandırılır. Arkadaşı Carlos Casagemas intiharıyla başlayan bu dönemde, Picasso, tablolarında mavi rengi egemen olarak kullanmıştır. Bu dönem tablolarında yaşlılık, fakirlik ve ölüm temaları işlenmiştir. Daha çok fakirler, dilenciler ve körler tasvir edilmiştir: 'Dama en Eden Concert', 'La Vida', 'Las dos hermanas' bu dönemin en ünlü eserleridir. Pembe dönem Picasso, 1904'te Paris'e yerleşir. Burada ilk eşi Fernande Olivier'yle tanışır. Dönem adını tıpkı mavi dönemde olduğu gibi, pembe ve tonlarının yoğun kullanımından alır. İşlenen temalar daha çok melankolik ve duygu yüklüdür. Bu dönem tablolarında sirk dünyasına da rastlanır. Picasso, bu dönemde renkten çok çizgi ve desen kullanımına önem verir. Kübizm 1907'den 1914'e kadar kübist olarak adlandırılan tarzda tablolar yapar. Kübist tabloların genel özelliği, geometri ve geometrik şekillerin kullanılmasıdır. Resmedilen nesneler geometrik formlar oluşturacak şekilde basitleştirilmiş yahut geometrik şekillere bölünmüştür. Kübizmin bir diğer özelliği de ü boyutlu bir cismi iki boyutlu yüzeye aktarma çabasıdır. Bu amaçla Picasso, şekilleri yanal yüzeylerine bölüştürüp her birini iki boyutlu yüzeyde göstermeye çalışır. Yine bu nedenden portrelerindeki insanların hem profili hem de önden görünüşü görülmektedir. Yeniden klasizm Birinci Dünya Savaşı sırasında, Jean Cocteau ile beraber Roma'da kalır. Burada sahne dekoratörü olarak çalışırken dansçı Olga Kokhlova'yla tanışır. İkinci eşi olan Olga Kokhlova ve oğlunun birçok portresini yapar. 1920'li yılların başında ise klasisizme geri döner: 'Trois Femmes a la fontaine' (1921). Ayrıca mitolojiden de esinlenir: 'Les Flutes de Pan' (1923). Günün diğer önemli olayları M.Ö. 563: Budizmin kurucusu Gautama Buddha doğdu. 1830: Avrupa ülkeleri, Osmanlı İmparatorluğu'ndan, bağımsız Yunan devletini onaylamasını istedi. 1923: Mustafa Kemal '9 Umde'yi açıkladı. Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti'nin seçim bildirisi niteliğindeki bu ilkelerin başında, 'Egemenlik Ulusundur' maddesi gelmekteydi. 1924: Şeriye mahkemelerini kaldıran yeni Mahkemeler Teşkilatı Kanunu TBMM'de kabul edildi. Kadıların yerini hakimler aldı. 1956: Seyhan Barajı hizmete girdi. 1985: 'Kadro' dergisinin kurucularından, yazar Vedat Nedim Tör 88 yaşında yaşamını yitirdi. 1996: Lice, Hani ve Genç ilçelerinde terör örgütü PKK'ya karşı düzenlenen operasyonlarda 110 terörist öldürüldü. Operasyonlarda 27 asker şehit düştü. 1999: Hakkari Valisi Nihat Canpolat'a, Yüksekova ilçesinde bombalı saldırı düzenlendi. Canpolat saldırıdan küçük sıyrıklarla kurtuldu, şoförü öldü, yedi kişi yaralandı. 2002: Tiyatro sanatçısı Savaş Yurttaş, Ankara'da hayatını kaybetti. 2004: Eski Sağlık Bakanı Doğan Baran, tedavi gördüğü Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde 75 yaşında vefat etti. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 9 nisan 9 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Mimar Sinan, Süleymaniye Camisi'nin yanında kendi yaptığı türbeye gömüldü Mimar Sinan, 15 nisan 1489'da Kayseri'nin Ağırnas köyünde doğdu. 1511'de, Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul'a geldi. Üç yıl sonra mimar olarak Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferine katıldı. 1521'de Kanuni Sultan Süleyman'ın Belgrad seferine yeniçeri olarak katıldı. 1522'de Rodos seferine atlı sekban olarak katılıp, 1526 Mohaç Meydan Muharebesi'nden sonra Acemi Oğlanlar Yayabaşılığına (Bölük Komutanı) terfi ettirildi. 1533'te Kanuni Sultan Süleyman'ın İran seferi sırasında, Van Gölü'nün karşı kıyısına geçebilmek için iki haftada üç adet kadırga yapıp donatması ile büyük itibar kazandı. İran seferinden dönüşte, yeniçeri ocağında itibarı yüksek olan Hasekilik rütbesi verildi. Bu rütbeyle, 1537 Korfu, Pulya ve 1538 Moldavya seferlerine katıldı. 1538 yılında Hassa başmimarı oldu. Mimar Sinan'ın, Mimarbaşılığa getirilmeden önce yaptığı üç eser dikkat çekicidir. Bunlar: Halep'te Husreviye Külliyesi, Gebze'de Çoban Mustafa Külliyesi ve İstanbul'da Hürrem Sultan için yapılan Haseki Külliyesi'dir. Halep'teki Hüsreviye Külliyesi'nde, tek kubbeli cami tarzı ile, bu kubbenin köşelerine birer kubbe ilave edilerek yan mekanlı cami tarzı birleştirilmiş ve böylece Osmanlı mimarlarının İznik ve Bursa'daki eserlerine uyulmuştur. Gebze'deki Çoban Mustafa Paşa Külliyesinde renkli taş kakmalar ve süslemeler görülür. Külliyede cami, türbe ve diğer unsurlar ahenkli bir tarzda yerleştirilmiştir. Mimar Sinan'ın İstanbul'daki ilk eseri olan Haseki Külliyesi, devrindeki bütün mimari unsurları taşımaktadır. Cami, medrese, sübyan mektebi, imaret, darüşşifa ve çeşmeden oluşan külliyede cami, diğer kısımlardan tamamen ayrıdır. Mimar Sinan'ın Mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser, sanatının gelişimini gösteren basamaklardır. Bunların ilki İstanbul Şehzadebaşı Camii ve külliyesidir. Dört yarım kubbenin ortasında merkezi bir kubbe tarzında inşa edilen Şehzadebaşı Camisi, daha sonra yapılan bütün camilere örnek teşkil etmiştir. Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' diye takdim ettiği Selimiye Camisi Süleymaniye Camisi, Mimar Sinan'ın İstanbul'daki en muhteşem eseridir. Kendi tabiriyle kalfalık döneminde, 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır. Mimar Sinan'ın en güzel eseri, seksen yaşında yaptığı ve 'ustalık eserim' diye takdim ettiği, Edirne'deki Selimiye Camisi'dir (1575). Mimar Sinan, Mimarbaşı olduğu sürece birbirinden çok değişik konularla uğraştı. Zaman zaman eskileri restore etti. Bu konudaki en büyük çabalarını Ayasofya için harcadı. 1573'te Ayasofya'nın kubbesini onararak çevresine, takviyeli duvarlar yaptı ve eserin bu günlere sağlam olarak gelmesini sağladı. Eski eserlerle abidelerin yakınına yapılan ve onların görünümlerini bozan yapıların yıkılması da onun görevleri arasındaydı. Bu sebeplerle Zeyrek Camisi ve Rumeli Hisarı civarına yapılan bazı ev ve dükkanların yıkımını sağladı. İstanbul caddelerinin genişliği, evlerin yapımı ve lağımların bağlanmasıyla uğraştı. Sokakların darlığı sebebiyle ortaya çıkan yangın tehlikesine dikkat çekip bu hususta ferman yayınlattı. Günümüzde bile bir problem olan İstanbul'un kaldırımlarıyla bizzat ilgilenmesi çok ilgi çekicidir. Mimar Sinan 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, yedi darülkurra, 20 türbe, 17 imaret, üç darüşşifa (hastane), beş su yolu, sekiz köprü, 20 kervansaray, 36 saray, sekiz mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 364 eser vermiştir. Eserlerinin bir kısmı İstanbul'dadır. Osmanlı ülkesinde damgasını vurmadığı bir köşe yok gibidir. 9 nisan 1588'de İstanbul'da hayata veda eden Mimar Sinan, Süleymaniye Camisi'nin yanında kendi yaptığı sade türbeye gömülüdür. Bazı eserleri Haseki Külliyesi, Şehzade Camisi, Süleymaniye Camisi, Selimiye Camisi (Edirne), Hadım İbrahim Paşa Camisi, Kara Ahmet Paşa Camisi (Topkapı), Mihrimah Sultan Camisi (Edirnekapı), Sokollu Mehmet Paşa Camisi (Kadırga), Rüstem Paşa Camisi, Zal Mahmut Paşa Camisi, Piyale Paşa Camisi, Sokollu Mehmet Paşa Camisi (Azapkapı), Kılıç Ali Paşa Camisi, Molla Çelebi Camisi, Sinan Paşa Camisi, Mihrimah Sultan Camisi (Üsküdar), Şemsi Paşa Camisi, Atik Valide Camisi, Sokollu Mehmet Paşa Türbesi (Eyüp), Barboros Hayreddin Paşa Türbesi, Rüstem Paşa Kervansarayı Günün diğer önemli olayları 1932: İlk kadın hakim Mürüvvet hanım, Adana'da göreve başladı. 1945: Türkiye'de yerli ampul üretimi başladı. 1950: İlk Türk karikatürcülerinden Cemil Cem, İstanbul'da hayata veda eti. 1952: Şehir Tiyatroları Müdürlüğüne, Orhan Hançerlioğlu getirildi. Hançerliğoğlu daha önce İstanbul Emniyet Üçüncü Şube Müdürü'ydü. 1958: CHP'nin yayın organı 'Ulus' gazetesi üçüncü kez kapatıldı. Kapatmaya, Ankara Milletvekili Bülent Ecevit'in bir yazısı yol açtı. 1979: Türkiye'de ilk kez bir hastanın kulağına kıkırdak nakli yapıldı. 1982: Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Dışişleri Bakanlığı yapan Prof.Dr. Turan Güneş 61 yaşında yaşamını yitirdi. 1982: Anıtkabir Müdürlüğü, Anıtkabir Komutanlığına Genelkurmay Başkanlığına bağlandı. 1985: Tiyatronun ilk kadın oyuncularından Şaziye Moral, 82 yaşında İstanbul'da hayatını kaybetti. 1985: Kapatılan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş, 4.5 yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. 1988: Şair, gazeteci ve yazar Şevket Rado yaşama veda etti. 1991: Gürcistan'da yapılan halk oylamasıyla Sovyetler Birliği'nden bağımsızlık kararı alındı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 10 nisan 10 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Sakıp Sabancı, Türkiye'nin 52 yerleşim merkezinde 109 kalıcı eğitim, sağlık ve kültür tesisi bıraktı İşadamı Sakıp Sabancı, 2004'te hayata veda etti. 7 nisan 1933'te Hacı Ömer Sabancı ve Sadıka Sabancı'nın ikinci çocuğu olarak Kayseri'nin Akçakaya köyünde doğan Sakıp Sabancı, iş hayatına 1948'de Akbank'ta stajyer memur olarak başladı. Üç yılını zatürree hastalığıyla geçirmek zorunda kalan Sabancı, hastalığı nedeniyle liseyi bitiremeden okulu bıraktı ve BosSa Un Fabrikası'nda veznedar olarak çalışmaya başladı. 1955 yılında fabrikanın ticaret müdürü oldu. İki yıl sonra Türkan Civelek ile evlendi ve BosSa Tekstil Fabrikası'nda Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaya başladı. 1964'te Adana Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı oldu. 1966'da babası Hacı Ömer Sabancı'yı kaybetti, bir yıl sonra kardeşleriyle Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş'yi kurdu ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. İkinci çocuğu Metin'in zihinsel özürlü olarak doğmasıyla diğer insanlara yardım amacıyla, 1976'da Erol Sabancı Spastik Çocuklar Tedavi ve Eğitim Merkezi ile 1996'da Metin Sabancı Spastik Çocuklar ve Gençler Eğitim Üretim ve Rehabilitasyon Merkezi'ni kurdu. 1974'te Hacı Ömer Sabancı Vakfı'nı kurdu. 1981'de Londra'da, Türk sermayesi ile yurtdışındaki ilk banka olan Ak International Bank'ı (Sabancı Bank Plc.) kurdu. Yine aynı yıl ABD'de Houston'da ilk kez kalp kapakçığı ameliyatı oldu. Üç yıl sonra, Eskişehir Anadolu Üniversitesi tarafından ilk onursal doktorasını aldı. 1986'da Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı oldu. 1989'da babası Hacı Ömer Sabancı zamanında toplanmaya başlanan resim ve hat koleksiyonlarının sergilenmesi için SSCB Kültür Bakanlığı'nın daveti üzerine Moskova'da bir sergi açıldı. Bu sergi, daha sonra dünyanın en önemli müzelerinde sergilenecek 'Altın Harfler: Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'nden Osmanlı Hat-Resim Koleksiyonu Sergisi' için başlangıç oldu. Aynı yıl ikinci kez kalp ameliyatı oldu. 1992'de Japon hükümetinden Kutsal Hazine Altın ve Gümüş Yıldız Nişanı'nı aldı. 1994'te ToyotaSa fabrikasını açtı. 1996'da kardeşi Özdemir Sabancı işyerinde uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetti. 1997'de Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile onurlandırıldı. Fransız gıda devi Danone ile yüzde 50 ortaklıkla DanoneSa'yı kurdu. Yine aynı yıl Fransız hipermarket zinciri Carrefour ortaklığı ile CarrefourSa hipermarket zinciri kuruldu. 1998'de 'Altın Harfler' sergisi New York'ta Metropolitan Müzesi'nde sergilenerek bu müzede sergilenen ilk özel koleksiyon unvanını aldı. Aynı yıl kardeşi Hacı Sabancı vefat etti. 1999'da İstanbul'da, Sabancı Üniversitesi'ni açtı. 2001'de DuPont'un yüzde 50 ortaklığıyla dört kıtada toplam 16 fabrika ile faaliyet gösteren DuuPontSa ve DuSa International şirketlerini kurdu. Fransız hükümeti, 'Altın Harfler' sergisinin Louvre Müzesi'nde sergilenmesini gerçekleştirerek, Fransız-Türk kültür ilişkilerine yaptığı katkılar ve Fransa'nın önde gelen şirketlerinden Danone, Carrefour ve BNP ile sürdürdüğü başarılı ortaklıklarından dolayı, Elysee Sarayı'nda yapılan törenle Sabancı'ya Onur Nişanı verdi. Doğum gününden 71 yıl ve üç gün sonra, 10 nisan 2004 sabası saat 05.55 civarında, tedavi gördüğü hastanede şiddetli akciger enfeksiyonu nedenyile vefat etti. Günün diğer önemli olayları 1845: Emniyet teşkilatı kuruldu. 1919: Meksikalı devrimci lider Emiliano Zapata, hükümet güçlerince öldürüldü. 1926: Türk uyruğunda bulunan her türlü şirket ve müesseselerde işlemlerin ve kayıtların Türkçe tutulması zorunluluğuna ilişkin yasa benimsendi. 1927: Binaların numaralandırılmasına ve sokakların adlandırılmasına ilişkin yasa kabul edildi. 1928: 'Türkiye devletinin dini İslamdır' cümlesi, Anayasa metninden çıkarıldı. Milletvekilleri ve Cumhurbaşkanı, yemin ederken 'vallahi' yerine 'namusum üzerine söz veririm' diyecek. 1931: Ankara'da toplanan Türk Ocakları Olağanüstü Kurultayı, Türk Ocakları'nın feshine ve mallarının CHP'ye devredilmesine karar verdi. 1950: Kurtuluş Savaşı komutanlarından Mareşal Fevzi Çakmak vefat etti. TBMM'nin ilk Milli Savunma Bakanı Çakmak, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra 1944'e kadar 21 yıllık Genelkurmay Başkanlığı sırasında orduyu yeni baştan teşkilatlandırdı ve 1944'te emekliye ayrıldı. 1950: Bursa Cezaevi'nde açlık grevine başlayan Nazım Hikmet, sağlık durumu bozulunca gizlice İstanbul'a getirildi. Şair açlık grevini erteledi. 1972: İran'da, 7 şiddetinde deprem meydan geldi. 5 bin kişinin öldüğü depremde Firuzabat ve Cehrum kentlerinde binalar yerle bir oldu. 1974: Genel af yasa önerisi, TBMM'de kabul edildi. 1982: Kapatılan CHP'nin eski Genel Başkanı Bülent Ecevit, Norveç'te yayımlanan bir gazeteye verdiği demeç gerekçesiyle gözaltına alındı. Ecevit 16 nisanda tutuklandı. 1998: Kuzey İrlanda'da 29 yıllık savaşı bitiren anlaşma Belfast'ta imzalandı. Anlaşma, 22 mayısta referandumla kabul edildi. 1999: Yedi TİP'linin ve DİSK genel başkanlarından Kemal Türkler'in öldürülmesi davalarında gıyabi tutuklu olarak yargılanan Ünal Osmanağaoğlu yakalandı. 2002: Danıştay 10'uncu Dairesi, 'devlet sanatçılığı' unvanı verilmesine ilişkin düzenleme içeren yönetmeliği iptal etti. Tarihte bugün arşivi |
arihte bugün: 11 nisan 11 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Rıfat Ilgaz (ortada), Can Yücel (solda) ve oğlu Aydın Ilgaz'la sohbette Şair, yazar, öğretmen ve gazeteci Rıfat Ilgaz, bugün Kastamonu'nun ilçesi olan Cide'de 1911'de hayata merhaba dedi. 1911'de Cide'de doğan Rıfat Ilgaz, şiir yazmaya ortaokul yıllarında başladı. İlk şiiri 1927'de, günlük 'Nazikter' gazetesinde yayımlandı. 'Açıkgöz', 'Güzel İnebolu' ve 'Güzel Tosya' gazetelerinde şiirleri ve yazıları yer aldı. Lise yıllarında babasının ölümü nedeniyle okuldan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi'nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu. Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Sakarya ile Düzce arasında ve Gümüşova'da ilkokul öğretmenliği yaptı. 1938'de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu'nda Türkçe öğretmenliğine atandı. 1939'da İstanbul Karagümrük Ortaokulu'nda Türkçe öğretmenliğine başlayan Ilgaz'ın, yazı ve şiirleri büyük dergilerde yayımlanmaya başladı. 1940'ta 'Çığır', 'Oluş', 'Ulus', 'Güneş', 'Yücel', 'Varlık', 'Hamle' ve 'Yeni İnsanlık' dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi. Sabahattin Kudret Aksal ve Salah Birsel'le tanıştı. Ömer Faruk Toprak ile 9 eylül 1942'de 'Yürüyüş' dergisini çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, Nazım Hikmet ile birlikte çalıştılar. 1943'te ilk kitabı 'Yarenlik'i yayımladı. Ocak 1944'te çıkan 'Sınıf' adlı şiir kitabı sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. Pertev Naili Boratav 'Sınıf' için, "yeni Türk şiirine inanmayanlara, Rıfat Ilgaz'ın kitabını okuyup anlamalarını dilemekten başka yapılacak bir şey yoktur" diye yazdı. 1945'te Ilşgaz'ın sekreter olduğu 'Gün' dergisi çıktı. Aziz Nesin'in 'Cumartesi' dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946'da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin'le birlikte 'Gerçek' gazetesini çıkardılar. 1946 ekiminde Esat Adil Müsteçaplıoğlu ve Adil Yağcı'yla birlikte 'Yığın' dergisini çıkardı. Öğretmenliğe döndükten sonra Boğazlayan'a tayin oldu. Şubat 1947'de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz'un çıkardığı 'Marko Paşa' kadrosuna girdi, imzasız yazılar yazdı. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. 1950'li yıllarda gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazete ve dergiler imzalarına pek yer vermedi. 1952-1960 arasında 'Tan' gazetesinde dizgici-düzeltmen ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk'un çıkardığı 'Dolmuş' dergisine 'Stepne' takma adıyla yazılar yazdı. 'Hababam Sınıfı', 'Pijamalılar' (Bizim Koğuş), 'Don Kişot İstanbul'da' bu dergide dizi olarak yayınlandı. 'Hababam Sınıfı'nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle 'Stepne' takma adıyla yazdı. Ocak 1953'te 'Devam' adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. 1958'de Semih Balcıoğlu'nun çıkardığı 'Taş' dergisinde Rıfat Ilgaz imzasıyla yazılar yazdı. 1959'da 'Büyük Gazete' adında çıkan yeni bir dergiye yönetici oldu. Aynı yıl arkadaşı Suavi ile birlikte Gar Yayınları'nı kurdu. 1961 Anayasası yürürlüğe girdikten sonra kendi adıyla yazı ve şiir yayınlama özgürlüğüne kavuşan Rıfat Ilgaz, 'Demokrat' 'İzmir', 'Akbaba', 'Vatan', 'Yeni Gün', 'Yeni Ulus' gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları'nı kurdu ve kendi kitaplarını yayımlayabildi. 1970'te Basın Şeref Kartı aldı. 1974'te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide'ye (Kastomonu) yerleşti. 12 eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşındayken, gerekçesiz olarak sorguya çekildi ve bir aydan fazla gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince ölümüne dek İstanbul'da, oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte kaldı. 1980 döneminde yaşadıklarını 'Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra' adlı kitabında anlatıya dönüşütrdü. Oğlu ile birlikte Çınar Yayınları'nı kurdu. 7 temmuz 1993'te vefat etti. Toplumsal bir şair olmasının yanında, 'Hababam Sınıfı' başta olmak üzere sayısız mizah eserine imza atan Rıfat Ilgaz'ın mizah hakkındaki görüşleri şöyleydi: "Mizah diye bir yazı türü yoktur. Yazı türü romandır, öyküdür, köşe yazılarıdır, anılardır. Mektup bile bir yazı türüdür de, mizah bir yazı türü değildir. Tür olsaydı tekniği olurdu... "Mizah bir biçemdir. Topluma bakış açısıdır. Mizah şiir, öykü, roman olabilir: Tür değil, biçimdir. Mizacımızdan gelen bir özelliktir, bir çeşnidir. Yazı türleri beceri ister, teknik ister. Bunları sağladın mı başarı tamdır... "Peki mizah ne ister? Mizah insanın mizacından geldiği için bilgi değildir, edinilemez. Teknik de değildir. İnsanın yaradılışında bu özellik varsa mizah başarılı olabilir." Ödülleri 1982'de 'Yıldız Karayel' romanıyla Orhan Kemal Roman Armağanı'nı ve Madaralı Roman Ödülü'nü aldı. 1987'de 'Ocak Katırı Alagöz' kitabıyla Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü'nü aldı. 1993'te Tüyap Onur Yazarı ödülününe layık görüldü. Romanları 'Karadeniz'in Kıyıcığında', 'Karartma Geceleri', 'Sarı Yazma,' 'Yıldız Karayel' Mizah eserleri 'Apartıman Çocukları', 'Çalış Osman Çiftlik Senin', 'Don Kişot İstanbul'da', 'Garibin Horozu', 'Hababam Sınıfı', 'Hababam Sınıfı Baskında', 'Hababam Sınıfı İcraatın İçinde', 'Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı', 'Hababam Sınıfı Uyanıyor', 'Hoca Nasrettin ve Çömezleri', 'Nerde Kalmıştık', 'Nerde O Eski Usturalar', 'Pijamalılar', 'Radarın Anahtarı', 'Rüşvetin Alamancası', 'Sosyal Kadınlar Partisi', 'Şeker Kutusu' Çocuk romanları 'Bacaksız Kamyon Sürücüsü', 'Bacaksız Okulda', 'Bacaksız Paralı Atlet', 'Bacaksız Sigara Kaçakçısı', 'Bacaksız Tatil Köyünde', 'Cankurtaran Yılmaz', 'Kumdan Betona', 'Küçükçekmece Okyanusu', 'Öksüz Civciv' Deneme ve anıları 'Cart Curt', 'Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra', 'Nerde Kalmıştık', 'Yokuş Yukarı' Şiirleri 'Yarenlik', 'Sınıf', 'Yaşadıkça', 'Devam', 'Üsküdar'da Sabah Oldu', 'Soluk Soluğa', 'Karakılçık', 'Uzak Değil', 'Güvercinim Uyur mu?', 'Kulağımız Kirişte', 'Ocak Katırı Alagöz', 'Bütün Şiirleri' Rıfat Ilgaz'dan bir örnek Uçurtma Çocuklarımız neleri sevmiyorlar ki... Uçurtmayı seviyorlar sözgelişi, Bir havalandı mı uçurtmaları Daha da güzelleşiyorlar. Maviliklerde gözleri Özgürlüğü yaşıyorlar Uçurtmalarla birlikte. Koparıp da iplerini hele Bir kurtuldular mı ellerinden, Öylesine seviniyorlar ki, Gidiş o gidiş, bile bile… Kızalım mı umursamayışlarına? Kendi yaşamlarını izliyorlar boşlukta. Onlar da birer uçurtma değil mi? Bizim de ne süslü uçurtmalarımız vardı, Alıp başlarını gitmediler mi? Gözümüzden bile esirgedik Hangi birinin ipi kaldı elimizde? Günün diğer önemli olayları 1919: Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kuruldu. 1919: 15'inci Kolordu Komutanlığı'na atanan Kazım Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa'yı Şişli'deki evinde ziyaret etti. 1920: Urfa düşman işgalinden kurtuldu. 1930: Sultanahmet'te büyük kadın mitingi yapıldı. Türk Kadınlar Birliği'nin düzenlediği mitingde, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınması kutlandı. 1980: Yazar Ümit Kaftancıoğlu İstanbul'da öldürüldü. 1983: Ankara Üniversitesi'nin ilk rektörü Ord.Prof. Aziz Kansu hayata veda etti. 1983: Zonguldak Kozlu Kömür Üretim bölgesinin İhsaniye ocağında onarım çalışmaları sırasındaki patlamada biri mühendis 10 madenci öldü, dokuz kişi yaralandı. 1991: Terörle Mücadele Yasası kabul edildi. 1995: Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında Harran Ovası'na ilk su verildi. 1997: Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün, Bosna'da görev yapan Türk Barış Gücü'ne verilmesi kararlaştırıldı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 12 Nisan 11 Nisan, 2007 23:11:06 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif İlk uzay mekiği Colombia 1981 yılında fırlatıldı. 1893: Gazeteci yazar Muallim Naci hayatını kaybetti. 1937: Şair Abdülhak Hamid Tarhan 85 yaşında yaşama veda etti. 1961:Sovyetler Birliği uzaya ilk insanı gönderdi. Vostok-I ile uzaya giden Yuri Gagarin uzayda 108 dakika kaldı. 1962: Türk müziği bestecisi ve kuramcı Dr. Mehmet Suphi Ezgi 93 yaşında vefat etti. 1963: Martin Luther King, Alabama'da sivil haklar yürüyüşüne öncülük ettiği gerekçesiyle tutuklandı. 1967: Tarihçi İsmail Hami Danişmend 78 yaşında İstanbul'da hayata veda etti. 1969: Sonradan Atatürk Kültür Merkezi adını alacak İstanbul Kültür Sarayı, Aida Operası ve Çeşmebaşı Balesi ile açıldı. 1983: Eski bayındırlık bakanlarından Şerafettin Elçi, Yüce Divan'da iki ayrı suçtan dolayı görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle toplam 2 yıl 4 ay hapis, 4 bin 660 lira para cezasına mahkum edildi. 1991: Ateşkes antlaşmasının yürürlüğe girmesiyle Körfez Savaşı resmen sona erdi. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 13 nisan 13 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif 'Ağustos Böceği ile Karınca', Jean de La Fontaine'in en ünlü masallarından biridir Fabllarıyla ünlü Fransız şair Jean de La Fontaine, 1695 yılında 74 yaşında hayata veda etti. Fransız şair Jean de La Fontaine, 8 Temmuz 1621 Chateau Thierry'de doğdu. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Paris'te kolejde okudu. Hukuk tahsili yaptı. Papaz olarak yetiştirilmek istenildiyse de kiliseden ayrıldı. Okul hayatında başarılı bir öğrenci olamadı. Gençliğinde baba mesleği olan orman ve su kanalları işleriyle uğraştı. Çeşitli memurluklarda bulundu, düzensiz bir hayat yaşadı. 1673'te Madam de la Sabliere'nin himayesine girerek ilim adamları, felsefeciler ve yazarlarla tanıştı. İlk masallarını yazdı. Çağdaşları, La Fontaine'i bir masal yazarı olarak görüyorlardı. Halbuki La Fontaine, yazdığı masallarda 'Dede Korkut Masalları'ndaki üslupla hayvanlara karakterler vererek onların şahıslarında bazı insan karakterlerini eleştirmiş ve bir ahlak dersi vermişti. Bu özelliği çok geç fark edildi. Eserlerinde sadelik ve açıklık görülür. Konuşma şeklinde akıcı şiirleri, hayvanlar üzerinde tenkitleri, incitmeden iğneleme usulleri ile Fransız edebiyatına büyük eserler kazandırmıştır. La Fontaine masallarındaki konular, Doğu klasiklerinden alınmadır. Kendisinden çok önceleri yazılmış Beydeba'nın 'Kelile' ve 'Dimne' eserindeki hikayelerin pekçoğu, La Fontaine tarafından şiir şeklinde tekrarlanmıştır. Masalları çoğunlukla herkesin anlayabileceği bir şekilde yazılmıştır. Canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatımı vardır. Kişilerini çoğunlukla hayvanlardan seçse de bazan insanları, bilhassa köylüleri de olaylara karıştırır. La Fontaine, kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Ancak şiirlerini okuyan çocuklarda herhangi bir açıklama yapılmazsa tam ters etkinin ortaya çıktığı da bir gerçektir. Toplam 238 masalını 12 kitapta toplanmıştır. 1668'de basılan ilk altı kitabında 124 masal vardır ve bunlar birinci cildi meydana getirir. İkinci cilt 1678'de basılan beş kitaptır. En son 1694'de bastırdığı üçüncü cilt ise tek kitaptan oluşur. Roman ve piyes de yazan La Fontaine'in nakaratlı şiirleri ve şiirli mektupları da vardır. 'Hadım', 'Gülünç Macera', 'Floransalı', 'Büyük Maşrapa', 'Köy Sevdaları' komedi türündeki eserlerindendir. Eserleri birçok dile tercüme edilmiştir. Ancak hiçbir tercüme orijinalindeki sadelik ve çekiciliği verememiştir. Türkçeye ise Recaizade Mahmud Ekrem, Tevfik Fikret ve Orhan Veli Kanık tarafından çevrilmiştir. Fabl Fabl içinde bir ders ya da öğüt bulunan öyküdür. Yazar genellikle bu dersi öykünün sonunda, 'gülme komşuna, gelir başına' gibi bir cümleyle özetler. Fablların kahramanları genellikle havyanlardır. Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. Dünyanın en ünlü fabl yazarları Ezop ve Jean de La Fontaine'dir. Ezop'un fablları İÖ 3oo'de derlenerek yazıya geçirilmiştir. ABD'li James Thurber ve İngiliz George Orwell çağdaş fabl yazarlarıdır. Günün diğer önemli olayları 1906: Türkiye'de de pek çok kez sahneye konulan 'Godot'yu Beklerken' adlı oyunun yazarı, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İrlandalı yazar Samuel Beckett doğdu. 1909: 31 mart ayaklanması başladı. 1914: 'Garip' şiirinin öncüsü Orhan Veli Kanık İstanbul'da doğdu. 1923: Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'na bağlı olarak Futbol Heyeti Müttehidesi (Futbol Federasyonu) kuruldu. 1933: Yüksek Mühendislik Mektebi'ni (İstanbul Teknik Üniversitesi) bitiren Sabiha ve Melek hanımlar, Türkiye'nin ilk kadın mühendisleri oldu. İki kadın mühendis, kura sonucu Ankara ve Bursa Nafıa İdaresi'ne (Bayındırlık) atandı. 1949: Türk Kadınlar Birliği, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün eşi Mevhibe İnönü'nün onursal başkanlığında kuruldu. 1970: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini basan 12 silahlı sağ görüşlü, asteğmen doktor Necdet Güçlü'yü öldürdü. 1975: Dört Hıristiyan Falanjiste karşılık 27 Filistinlinin öldürülmesiyle Lübnan'da içsavaş başladı. 1977: Karikatürist Yalçın Çetin 43 yaşında yaşamını yitirdi. 1982: Eski bakanlardan Hilmi İşgüzar, Yüce Divan'da 9 yıl 8 ay hapse mahkum edildi. 1987: Prof.Dr. Ekrem Akurgal, Aziz Nesin, Prof.Dr. Rona Aybay, Panayot Abacı ve Oğuz Aral, Türkiye-Yunanistan Dostluk Derneği'ni kurdu. 1994: Özel Radyo ve Televizyon Yasası, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. 1994: Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın partisinin grup toplantısında, "RP'nin iktidara gelmek için sert mi yumuşak mı, kanlı mı yoksa tatlı mı olacak, buna 60 milyon karar verecek" ifadesini kullanması tepkilere yol açtı. 1998: PKK'nın iki numaralı adamı Şemdin Sakık ile kardeşi Arif Sakık, Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın operasyonuyla yakalanıp Türkiye'ye getirildi. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 14 nisan 14 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif 19'uncu yüzyıl sonlarında Galata Köprüsü Bir Alman şirketine 1910'da ısmarlanan Galata Köprüsü 1912'de hizmete girdi. Köprüden geçiş 1930'a kadar paralı olarak sağlandı. 'Müruriye' denilen geçiş parasını, önlükler giyen tahsildarlar topluyordu. İdari olarak Beyoğlu'nun bir parçası olan Galata, Tophane, Azapkapı va Galata kuleleri arasında kalan yerleşim yerinin adıdır Galata. Osmanlı, Haliç'e 'Haliç-i Dersaadet', Boğaz'a 'Haliç-i Bahri Siyah' (Karadeniz Boğazı) derdi. Galata, Haliç'le Boğaz'ın kesiştiği noktadır. Antik çağdaki adı 'Sykai' ya da 'Sykaena' (incirlik) olan Galata, kimi kaynaklarda 'Sykudis' olarak geçer. Bu dönemde Galata'nın surlarla çevrili küçük bir kasaba olduğu, bir kilisesi, bir hamammı, bir tiyatrosu, beş değirmeni, 400 hanesi, 40 şehir muhafızı bulunduğu yazılır. 'Gala' sözcüğü Rumca 'süt' anlamına gelir. Galata'nın adının semtteki süthanelere gönderme yaparak türetildiği söylenirse de bu görüşü destekleyen tarihsel destekler bulunamıştır. Galata'nın İtalyanca 'denize inen yol' anlamına gelen 'galata' kelimesinden de türemiş olması muhtemeldir. Ortodoksların, Katolikleri 'Galus' olarak adlandırması, Galata'nın bir Katolik kasabası olması ve Anadolu'da Katoliklerin yaşadığı yerlere 'Galatea' denilmesi, semtin adının kökenine ilişkin diğer bir görüştür. I. Justinianus, I. Konstantinus'un dördüncü yüzyılda yaptırdığı Galata surlarını tamir ettirmiş, semt bu nedenle kısa süre için 'Justiniana' ya da 'Justiniapolis' olarak anılmıştır. Galata'nın parlak dönemi 12'nci yüzyılda buraya bazı ayrıcalıklarla yerleşen Cenovalılar ile başlar. Bölge bir ara Venediklilerin eline geçer. 13'üncü yüzyıldan sonra bölge Cenovalıların egemenliğinde bir Latin kolonisidir. Galata çeşitli mezheplere, tekkelere, dinsel ayrımlara bağlı Müslüman, Rum Ortodoks, Ermeni (Gregoryen, Katolik, Protestan), Süryani, Keldani, Yuahudi (Romanyot, Karay, Seferad, Aşkenaz), Arap, Çingene, Sırp, Arnavut, Ulah, Cenopvalı, Venedikli, Fransız, Levanten topluluklarıyla zengin bir dinler, diller mozaiği oluşturur. 19'uncu yüzyılda nüfus artınca yerleşim yukarı doğru kayar, zaman içinde Beyoğlu kurulur. Galata'yı çevreleyen ve Galata Kulesi'nde uç noktaya ulaşan surlar Osmanlılarla birlikte yıkılır ve zaman içinde çok az kalıntı kalır. Gemicilerin ve limanların semti olması nedeniyle aynı zamanda bir eğlence merkezi haline gelen Galata sık yangınlarla sürekli yenilenir. Yabancı devlet temsilcilerinin, reformcu sultanların Beyoğlu'na ağırlık vermesiyle büyük kamu binalarına sahip olamaz. Yine de Galata her köşesinde tarihsel bir gizemi barındırmaya devam eder. Tarih boyunca Haliç'in iki yakasını Galata köprüleri birleştirmiştir. Bizans tarihçileri, Haliç üzerindeki ilk köprünün I. Justinianus (altıncı yüzyıl) devrinde yapıldığını, adının 'Aghios Khalinikos Köprüsü' olduğunu yazar. Yeri tam olarak bilinmemekle birlikte, 12 kemerden oluşan bu taş köprünün Eyüp-Sütlüce arasında olması ihtimali yüksektir. Fatih Sultan Mehmet de İstanbul kuşatması sırasında Haliç'e bir köprü yaptırmıştır. Demir halkalarla birbirine bağlanmış ve üzerine kalın kalaslar çakılmış dev fıçılardan oluşan bu köprü Ayvansaray-Kasımpaşa arasındaymış. Nişancı Mehmet Paşa bu köprünün fıçılardan değil, yan yana demirlenmiş ve kirişlerle birbirine bağlanmış gemilerden oluştuğunu söyler. Galata Köprüsü için ilk girişim II. Beyazıt döneminde yapıldı. Leonardo da Vinci, padişahla temasa geçerek bir Haliç Köprüsü tasarımı sundu. Gerçekleştirilmesi teknik olarak imkansız görülen bu tasarımın üzerinden 350 yıl geçtikten sonra ilk Galata Köprüsü, 1845 yılında, Sultan Abdülmecid zamanında Bezm-i Alem Valide Sultan tarafından yaptırıldı. Köprüye 'Cisr-i Cedid', 'Valide Köprüsü', 'Yeni Köprü', 'Büyük Köprü', 'Yeni Cami Köprüsü', 'Güvercinli Köprü' adları takılmıştı. Günümüzde yalnızca Galata Köprüsü olarak bilinmektedir. 1863, 1875 ve 1912 yıllarında yenilenen Galata Köprüsü, 1912'de açılan son köprü, 1992'de yandı. Yanan köprü onarıldıktan sonra Balat-Hasköy arasına yerleştirildi ve Karaköy-Eminönü arasındaki eski köprü yerine modern bir köprü yapıldı. Günün diğer önemli olayları 1865: ABD Başkanı Abraham Lincoln bir suikastçı tarafından öldürüldü. 1900: Paris Uluslararası Fuarı açıldı. Fuarda Osmanlı Pavyonu da yer aldı. 1928: Eski Ticaret Bakanı Ali Cenani Bey, bakanlık bütçesinin kullanılmasında usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle dokunulmazlığı kaldırılarak Yüce Divan'a verildi. 1931: İspanya'da Kral XIII. Alfonso tahttan çekildi ve cumhuriyet ilan edildi. 1947: Güreşçi Yaşar Doğu Avrupa Şampiyonu oldu, milli takım Avrupa üçüncülüğünü kazandı. 1987: Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu'na tam üyelik için resmen başvurdu. Türkiye'nin AET'ye tam üyelik başvurusu Devlet Bakanı Ali Bozer tarafından Belçika Dışişleri Bakanı ve AET Dönem Başkanı Leo Tindemans'a verildi. 1992: Başbakan Turgut Özal'a silahlı saldırıda bulunan ve 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Kartal Demirağ, şartlı tahliyeden yararlanarak serbest kaldı. 1994: ABD jetleri, Irak'ın kuzeyinde, üç Türk subayının da bulunduğu iki helikopteri yanlışlıkla düşürdü. 1994: Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın grup konuşması hakkında Devlet Güvenlik Mahkemesi, Ankara Cumhuriyet ve Yargıtay başsavcılıkları üç ayrı soruşturma açtı. 1999: NATO savaş uçakları yanlışlıkla Kosovalı Arnavut mültecilerin konvoyunu bombaladı, 75 kişi öldü. 2000: Rusya nükleer savaş başlığı sayısının indirimini öngören Start-II anlaşmasını onayladı. 2005: Gazeteci ve yazar Esen Ünür 63 yaşında Ankara'da vefat etti. |
Tarihte bugün:15 Nisan 15 Nisan, 2007 01:10:41 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Ankara-İstanbul tarifeli uçak seferleri 1933 yılında başladı. 1912: 2 bin 227 yolcusuyla ilk yolculuğuna çıkan Titanic transatlantiği, 1912'de New Foundland'ın güneyinde bir buzdağına çarparak battı: Bin 512 kişi öldü. 1921: İsyancı Anzavur, Biga yakınlarında öldürüldü. 1922: Kanadalı bilim adamları Frederick G. Banting ve Charles H. Best, şeker hastalığına karşı kullanılan insülini buldu. 1925: Doğu'da isyan başlatan Şeyh Sait yakalandı. 1929: İstanbul'da terzilik mektebi açıldı. 1929: Etnoğrafya Müzesi'nde Birinci Genç Ressamlar Sergisi açıldı. Nurullah Cemal (Berk), Cevat (Dereli), Refik Fazıl (Epikman) gibi sanatçıların eserleri sergilendi. 1931: Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti (Türk Tarih Kurumu) kuruldu. 1934: Kurtuluş Savaşı komutanlarından, Büyük Taarruz'da Dördüncü Kolordu Komutanı olan Kemalettin Sami Paşa öldü. 1946: Milli Kütüphane Hazırlık Bürosu kuruldu. Kütüphane, 15 ağustos 1948'de okuyuculara açıldı. 1967: New York ve San Fransisco'da yaklaşık 200 bin kişi Vietnam Savaşı'nı protesto etti. 1968: Gazeteci, fıkra ve öykü yazarı Selahattin Güngör 72 yaşında vefat etti. 1969: Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi bakanlarından Prof. Yusuf Kemal Tengirşenk hayata veda etti. 1970: Japonlar ilk elektronik hesap makinesini yaptı. 1980: Fransız düşünür ve yazar Jean Paul Sartre yaşamını yitirdi. 1994: Dünyanın en geniş kapsamlı ticaret antlaşması olan GATT, 120 ülkenin imzasıyla kabul edildi. Tarihte bugün: 15 nisan 15 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Titanic'in Atlas Okyanusu'ndaki enkazı 1985'te bulundu 2 bin 227 yolcusuyla ilk yolculuğuna çıkan Titanic transatlantiği, 1912'de New Foundland'ın güneyinde bir buzdağına çarparak battı: Bin 512 kişi öldü. Batması imkansız denilen teknolojinin son harikası Titanic, tam 94 yıl önce bugün Atlas Okyanusu'nun soğuk sularına gömülmüştü. Bin 512 kişinin yaşamını yitirdiği kazada dev geminin batması sadece üç saat sürmüştü. Yapıldığında 20'nci yüzyılın simgesi olarak gösterilen ve 17 bin işçinin emeğiyle ortaya çıkarılan Titanic, daha ilk seferinde sulara gömülmüştü. İngiltere'nin Southampton Limanı'ndan 1912'de New York'a doğru yola çıktığında 2 bin 227 yolcu birer servet ödeyerek bugüne kadar yapılmış en lüks ve sağlam gemide yerlerini almışlardı. Birinci sınıf kamaraların 55 bin dolara satıldığı ilk yolculukta Avrupa ve ABD'nin kaymak tabakasının yanı sıra geminin yapımcısı Thomas Andrews de yer alıyordu. Gemiyi yapan mühendislerin iddiası Titanic'in batmayacağıydı. Her şeyden önce geminin tabanı birbirinden bağımsız kompartmanlardan oluşmuştu. Herhangi bir nedenle gemi alttan bir darbe aldığında sadece darbeyi alan bölüm su alacaktı. En kötü olasılık olarak iki geminin çarpışması durumunda dahi kompartmanların bir kısmı su alacak ve geminin batması en az üç gün sürecekti. Bu kadar uzun bir sürede mutlaka yardım geleceği düşünülürse Titanic dünyanın en güvenilir gemisiydi. Üstelik dünyanın en kaliteli çeliği bu gemi için kullanılmıştı. Ancak ne yazık ki Titanic, dünyanın en büyük deniz faciasının kurbanı olmaktan kurtulamadı. Batmaz denilen gemi üç saat gibi kısa bir sürede Grönland açıklarında Atlas Okyanusu'nun sularına gömüldü. Soğuk bir nisan akşamı okyanusun dibine inen geminin neden battığını anlamak için ise tam 73 sene beklendi. 1985 yılında bir denizbilimci olan Bob Ballard, Titanic'in enkazını yaklaşık 4 bin metre derinlikte bulmayı başardı. İlk bilimsel araştırma takımının Titanic'e ulaşması 1991'de gerçekleşti. Dalışta ölenlere saygı amacıyla kişisel eşyalar yukarı çıkarılmadı. Ancak bilimsel araştırmaların sürdürülmesi için gemi enkazından metal parçalar toplandı. Toplanan parçalar ve enkazın deniz dibindeki görüntüsü Titanic'in bir buzdağına nasıl boyun eğdiğini göz önüne seriyordu. Titanic'i iki ayrıntı batırmıştı. Üstelik bu iki ayrıntı gemiyi, yaratıcılarının en güvendiği noktalardan vurmuştu. İlk ayrıntı geminin alttan, önden ya da arkadan darbe alacağını hesaplayan mühendisleri yanıltmıştı. Gece karanlığında yol alan Titanic, buzdağını gördüğünde kurtulmak için çok geçti. Nöbet tutan gözcüler buzdağını fark etmeseydi ve gemi doğrudan buzdağına çarpsaydı önden hasar alacak, ön taraftaki kompartman suyla dolacaktı ve Titanic batmayacaktı. Fakat buzdağı görüldü ve son bir umutla manevra yapıldı. Dünyanın en büyük gemisi kendini kurtaramadı ve buzdağı geminin yan tarafını baştan sona bir bıçak gibi kesti. Tek kompartman yerine bütün kompartmanlar suyla doldu ve Titanic battı. Titanic'i tarih yapan ikinci ayrıntı ise dönemin en güçlü çeliğini döken mühendislerin, metale gerekli esnekliği veren maddeleri eklememiş olmalarıydı. Deniz dibinden çıkarılan çelik parçalarla, günümüzde gemilerde kullanılan çelik üzerinde yapılan testler bunu açıkça ortaya koydu. Günün diğer önemli olayları 1921: İsyancı Anzavur, Biga yakınlarında öldürüldü. 1922: Kanadalı bilim adamları Frederick G. Banting ve Charles H. Best, şeker hastalığına karşı kullanılan insülini buldu. 1925: Doğu'da isyan başlatan Şeyh Sait yakalandı. 1929: İstanbul'da terzilik mektebi açıldı. 1929: Etnoğrafya Müzesi'nde Birinci Genç Ressamlar Sergisi açıldı. Nurullah Cemal (Berk), Cevat (Dereli), Refik Fazıl (Epikman) gibi sanatçıların eserleri sergilendi. 1931: Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti (Türk Tarih Kurumu) kuruldu. 1933: Ankara-İstanbul tarifeli uçak seferleri başladı. 1934: Kurtuluş Savaşı komutanlarından, Büyük Taarruz'da Dördüncü Kolordu Komutanı olan Kemalettin Sami Paşa öldü. 1946: Milli Kütüphane Hazırlık Bürosu kuruldu. Kütüphane, 15 ağustos 1948'de okuyuculara açıldı. 1967: New York ve San Fransisco'da yaklaşık 200 bin kişi Vietnam Savaşı'nı protesto etti. 1968: Gazeteci, fıkra ve öykü yazarı Selahattin Güngör 72 yaşında vefat etti. 1969: Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi bakanlarından Prof. Yusuf Kemal Tengirşenk hayata veda etti. 1970: Japonlar ilk elektronik hesap makinesini yaptı. 1980: Fransız düşünür ve yazar Jean Paul Sartre yaşamını yitirdi. 1994: Dünyanın en geniş kapsamlı ticaret antlaşması olan GATT, 120 ülkenin imzasıyla kabul edildi. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 16 nisan 16 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Chaplin'in 'Büyük Diktatör' filminden bir sahne İngiliz sinema yönetmeni, oyuncu ve yazar Charlie Chaplin 1889 yılında dünyaya gözlerini açtı. Asıl adı Charles Spencer Chaplin olsa da yarattığı Şarlo (Charlot) karakteri ile özdeşleşti ve öyle anıldı. 16 nisan 1889'da Londra'da doğdu, 25 aralık 1977'de İsviçre'nin Coursier-sur-Vevey kentinde öldü. Londra'nın fakir bölgelerinden birinde doğup büyüdü. Oyuncu bir ailenin çocuğuydu. 1913'te ailesi ile bir oyun için gittiği ABD'de sinemaya başladı ve Keystone şirketi için 'Making a Living' (1914) filminde oynadı. Bunu takip eden 'Kid Auto Races at Venice' (1914) filminde, bol pantolonlu, bastonlu, melon şapkalı, büyük numara ayakkabılı ve sakar hareketleri ile gülünç mizansenler oluşturan Şarlo tiplemesini yarattı. Takip Sonraki yıllarda aralarında 'The Immigrant' (1917), 'The Adventurer' (1917) gibi ünlü filmlerinin de bulunduğu 60'tan fazla kısa filmde oynadı ve birçoğunun da yönetmenliğini üstlendi. 1918'de çektiği 'A Dog's Life' filmi ile uzun metrajlı filmlere başladı. Bunu uzun metrajlı 'Shoulder Arms' izledi. 1919'da bazı sinemacıların kurduğu United Artists film şirketinin ortağı oldu. Şirket bünyesinde en iyi filmlerine imza attı. Dünya üzerinde filmlerinin gösterildiği her ülkede insanların hayranlığını toplamasına rağmen, ABD vatandaşlığını reddetmesi sebebiyle bu ülkede kendisine yönelik bir karalama kampanyası başladı. Yaptığı dört evlilik, babalık davası gibi sorunları ve 'Altına Hücum'daki (The Gold Rush, 1925) bazı sahnelerin Komünizm propagandası olarak yorumlanması gibi olaylar Chaplin'in ABD'ye girmesinin yasaklanmasıyla sonuçlandı. Bunun üzerine eşi ve çocuklarıyla İsviçre'ye yerleşti ve hayatının sonuna kadar orada kaldı. 1972'de Oscar Özel Ödülü'nü alması için ABD'ye çağırıldı. 'Şehir Işıkları' (City Lights) ile bir kez daha Oscar kazandı. Filmlerinde dönem koşulları için imkansız gibi görünen mizansen, koreografi ve akrobatik hareketlere yer veren Chaplin, komedinin tüm unsurlarını sinemasında barındırdı, heyecanın ve hareketin olmadığı sahneler ise dramatik ögeler ekledi. Popülist yaklaşımlara, hiçbir zaman benimsemediği bazı yönetim biçimlerine ve teknolojiye yönelik ağır eleştrilerini ise yine bu komedi tarzının içinde eritti ve sessizce seyirciye ulaştırmayı bildi. Önemli filmleri 'Şarlo Asker' (Shoulder Arms, 1918), 'Yumurcak' (The Kid, 1921), 'Şarlo Hacı', (The Pilgrim, 1922), 'Altına Hücum' (The Gold Rush, 1925), 'Şehir Işıkları' (The City Lights, 1930), 'Modern Zamanlar' (Modern Times, 1936), 'Şarlo Diktatör' (The Great Dictator, 1940), 'Sahne Işıkları' (Lamelight, 1952) 'Büyük Diktatör'ün finali "Beni duyma olanağı bulanlara diyorum ki: Umutsuzluğa düşmeyin! Üstümüze çöken bela, vahşi bir istihanın ve insanlığın gelişmesinden korkanların duydukları acıların bir sonucudur sadece..." "İnsanlığın kini geçecek, diktatörler yok olup gidecektir. Halktan zorla aldıkları iktidar yine halkın eline geçecektir. Ve insanlar ölmeyi bildikleri sürece, özgürlük yok olmayacaktır... "Askerler, bu vahşi adamlara adamayın kendinizi... Sizi hor görüyor, size köle gözüyle bakıyor, hayatınızla oynuyorlar. Davranışlarınıza, düşüncelerinize, duygularınıza hükmetmeye kalkıyorlar... "Sizi hayvan terbiye eder gibi şartlandırıp, aç bırakıp topun ağzına sürüyorlar. Doğaya aykırı olan bu adamlara teslim etmeyin kendinizi. Bu makine gibi duygusuz, makineleşmiş adamlara! Sizler birer hayvan değilsiniz!.. "Yüreğinizde insan sevgisi taşıyorsunuz! Nefrete kapılmayin. Ancak sevilmeyen kişiler nefret eder. Sevilmeyenler ve anormal olanlar... Askerler, kölelik ugruna dövüşmeyin. Özgürluk için dövüşün!" Günün diğer önemli olayları 1917: Bolşevik lider Lenin, sürgünden Rusya'ya döndü. 1924: Lozan Antlaşması'nı takiben imzalanan Umumi Af Beyannamesi gereğince 1 ağustos 1914-20 kasım 1922 arasında askeri ve siyasi nitelikte suçlardan maznun ve mahkum Türkler ve İtilaf Devletleri tebaasından kişilerin affı hakkında kanun kabul edildi. 1925: 'Tanin' gazetesi kapatıldı. 1928: Yüce Divan, eski Bahriye Vekili İhsan (Topçu) ile Bilecik Milletvekili Dr. Fikret Bey'in milletvekilliklerini düşürdü ve mahkum etti. 1948: Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü kuruldu. Türkiye örgüte katıldı. 1952: İstanbul'da, 300 odalı Hilton Oteli'nin temeli atıldı. Otelin iç ve dış mimari kontrolünü Sedat Eldem yapmıştı. 1972: İnsanoğlunun beşinci ay yolculuğu, Apollo-16 uzay aracıyla başladı. 1975: Başkent Pnom Pen'in düşüşüyle, Kamboçya Kızıl Kmerler'in kontrolüne girdi. 1982: Cumhuriyet Halk Partisi'nin eski genel başkanı Bülent Ecevit, Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi tarafından tutuklandı. 1988: İsrail komandoları, Filistin Kurtuluş Örgütü askeri komutanı Ebu Cihad'ı Tunus'ta öldürdü. 1994: RTÜK'ün oluşturulduğu, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, TBMM'de kabul edildi. 2001: Eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan suikastı zanlılarından olduğu belirtilen Mehmet Fidancı, İstanbul'da yakalandı. Tarihte bugün arşivi |
http://www.cnnturk.com/images/1.gif Tarihte bugün: 17 Nisan 16 Nisan, 2007 23:10:32 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif ABD'nin desteklediği sürgündeki Kübalılar, 1961'de Fidel Castro'yu devirmek üzere Küba'ya çıkarma yaptı. Domuzlar Körfezi Harekatı olarak bilinen çıkarma Fidel Castro'nun zaferiyle sonuçlandı. 1453: Fatih Sultan Mehmet, İstanbul adalarını feth etti. 1924: İtalya'da genel seçimleri Benito Mussolini'nin faşist partisi kazandı. 1925: Ankara-Yahşihan demiryolu hattı işletmeye açıldı. 1925: Dün kapatılan 'Tanin' gazetesinin sahibi ve başyazarı Hüseyin Cahit Bey (Yalçın) tutuklandı. 1928: Ankara Palas Oteli hizmete açıldı. Mimar Vedat Bey'in (Tek) tasarımıyla, 1926'da yapımına başlanan bina, çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle mimar Kemalettin Bey'in tasarımıyla tamamlandı. 1939: Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Balıkesir'de 75 yaşında hayata veda etti. 1940: Köy Enstitüleri Kanunu kabul edildi. 1941: Merkez Bankası'nın yurtdışında bastırdığı 100 liralık ve 50 kuruşluk banknotları taşıyan gemi, Yunanistan'ın Pire Limanı'nda kaza geçirdi ve banknotlar denize dağıldı. 1952: Türk Devrim Ocakları kuruldu. 1952: Türkiye ile ABD arasında telefon görüşmelerine başlandı. 1954: Çanakkale Anıtı'nın temeli atıldı. 1957: Atatürk Orman Çiftliği'nden arazi satılabilmesine olanak tanıyan kanun kabul edildi. 1967: Prof. Ali Fuat Başgil 74 yaşında İstanbul'da vefat etti. 1969: Çekoslovakya Başbakanı Aleksandr Dubçek, Sovyet askeri müdahalesinin ardından istifa etti. Yerine Gustav Husak atandı. 1972: ABD'de, Nixon yönetiminin 1972 seçimlerinde siyasal rakiplerini yasadışı dinleme faaliyetleri açığa çıkarıldı. Watergate adıyla anılan olaya adı karışan üç danışman ve bir savcı istifa etti. 1978: Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu ve üç yakını, postayla gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu öldü. Olaydan sonra 700 işyeri tahrip edildi, CHP İl Merkezi yakıldı. 1981: Besteci Şekip Ayhan Özışık vefat etti. 1993: Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, geçirdiği kalp krizi sonucu kaldırıldığı Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nde tüm çabalara rağmen kurtarılamadı 1999: Bakü-Supsa Boru Hattı'nın resmi açılışı yapıldı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 18 nisan 18 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Hafız Burhan en çok 'Makber' şarkısı yorumuyla tanınıyordu Ses sanatçısı Hafız Burhan 1943 yılında Ankara'da hayatını kaybetti. Cumhuriyet sonrası dönemin en popüler ve sevilen hafız-gazelhan ve hanendesi Burhan Sesyılmaz, İstanbul'da doğdu. Muallim İsmail Hakkı Bey ve Lemi Atlı'dan kısa süreli dersler aldı. Bir ara Mızıkayı Hümayun'da bulundu. Özellikle 1926'da Columbia firması firması için art arda doldurduğu 100 kadar plağıyla yaygın bir üne kavuştu. Gazel ve Hafız Burhan halk arasında birlikte anılır oldu. Sağlamış olduğu bu yaygın şöhreti sayesinde belki tüm dönemlerin en çok para kazanan sanatçılarından biri oldu. 1943 yılında Ankara'da bir mevlüt sırasında fenalaşıp vefat etti. 'Makber' "Her yer karanlık pür-nûr o mevki Mağrip mi yoksa makber mi ya Rab Ya habgah-ı dilber mi ya Rab Rüya değil bu, ayniyle vaki Kabri çiçekten bir türbe olmuş Dönmüş o türbe bir haclegahe Bir haclegahe dönmüşse türben Aç koynunu aç ma-şukanım ben" Bu yüzyılın simgelerinden biri olan Makber, aynı zamanda Türk taş plakları arasında en çok basılıp satılan ve uzun yıllar gündemde kalabilmiş eserlerden biridir. Özellikle Hafız Burhan adıyla özdeşleşmiş ve bu beraberlik Burhan'ın ölümüden sonra 'Makber'i yeniden yorumlayan Hamiyet Yüceses'le sürmüştür. Halk arasında gazel diye bilinen bu eser gerçekte bir mersiyedir. Abdülhak Hamid'in 'Tarık' adlı sahne oyunundan alınan bu bölüm başta Hafız Yaşar olmak üzere Cumhuriyet öncesinin pek çok sanatçısı tarafından okunmuş ve plak yapılmıştır. Ama esere asıl ününü Hafız Burhan kazandırmıştır. Genellikle Abdülhak Hamid'in eserinin birinci ve üçüncü beyitleri seçilerek okunan 'Makber'in halk arasındaki yaygın adı 'her yer karanlık gazeli'dir. Mersiye Ölen kişilerin ardından söylenen ve ölen kimseyi övmek, niteliklerini anlatmak için yazılan ve Arap şiirine özgü bir türdür. Kerbela Şehitleri için yazılmış pek çok mersiye bulunmaktadır ve geniş kullanım alanını burada bulmuştur. Din dışı mersiyeler büyük devlet adamları için söylenir. Klasik Türk musikisi repertuvarında güfteleri itibariyle mersiye özelligi gösteren bazı eserler de yazılmıştır. Taş plaklara az şayıda yansıyan mersiye örneklerinden biri de Hafız Sadettin Kaynak'ın okuduğu 'Kerbela Mersiyesi'dir. Günün diğer önemli olayları 1906: San Fransisco kenti 7.7 büyüklüğünde 50 saniye süren deprem ve onu izleyen yangınlarla yerle bir oldu. 28 bin bina yıkıldı, yaklaşık 500 kişi öldü, 100 bin kişi evsiz kaldı. 1936: İzmit Kağıt Fabrikasında ilk kağıt imal edildi. 1954: Albay Cemal Abdülnasır, Mısır'da krallığı darbeyle devirerek iktidarı ele geçirdi. 1955: Albert Einstein, ABD'nin Princeton kentinde 76 yaşında hayata veda etti. 1960: CHP'yi ve basını soruşturmak üzere TBMM'de Tahkikat Komisyonu kuruldu. İnönü, "bu demokratik rejim istikametinden ayrılıp onu baskı rejimi haline götürmek tehlikeli bir şeydir. Bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam" dedi. 1974: İtalya'da Kızıl Tugaylar örgütü savcı Mario Sossi'yi kaçırdı. 1977: Veli Ballı, Boston Maratonu'nda ikinci oldu. 1980: Deneme yazarı, sanat tarihçisi Suut Kemal Yetkin 77 yaşında vefat etti. 1983: Lübnan'daki ABD askeri varlığını protesto etmek amacıyla Beyrut'taki ABD elçiliğine düzenlenen intihar saldırısında bom******n da aralarında bulunduğu 63 kişi öldü. 1986: Genelkurmay, 12 eylül 1980'nden sonra 8 bin 183 olayda bin 14 kişinin öldüğünü, 994 kişinin yaralandığını açıkladı. 1986: Kırıkkale'nin Yahşihan beldesinde askeri mühimmat depolarında yangın çıktı. Kasaba boşaltıldı. 1988: Şair Oktay Rifat 74 yaşında yaşamını yitirdi. 1989: Çin Halk Cumhuriyetinde binlerce öğrenci, daha geniş demokrasi talebiyle sokaklara döküldü. 1989: Türkiye'de ilk tüp bebek, İzmir'de Ege Üniversitesi Tüp Bebek Merkezi'nde dünyaya geldi. 1998: Yunanistan'ın cuntadan çıkmasını sağlayan devlet adamı Konstantin Karamanlis 91 yaşında Atina'da vefat etti. 2001: Hakkında Türkiye'de tutuklama emri çıkarılan işadamı Cavit Çağlar, ABD'nin New York kentinde tutuklandı. 2002: Eski Afganistan Kralı Zahir Şah, 29 yıllık sürgünden ülkesine döndü. 2002: Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi, 'Salih Mirzabeyoğlu' olarak tanınan İBDA/C örgütü lideri Salih İzzet Erdiş'e, Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak suçundan verilen idam cezasını onadı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 19 nisan 19 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Bilimin kabul ettiği Evrim Teorisi hala en çok tartışılan konulardan biri Evrim Teorisi'nin kuramcısı, İngiliz biyolog Charles Darwin 1882 yılında hayata veda etti. Charles Darwin 1809'da İngiltere'nin Birminhan kentinde hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 16 yaşında tıp eğitimi görmesi için Edinburgh Üniversitesi'ne gönderildi. Ancak bu konu ilgisini çekmediği için babası ona rahip olmasını ve bu amaçla Cambridge Üniversitesi'de öğrenim görmesini önerdi. Bununla birlikte onu en çok ilgilendiren konu doğa tarihiydi. Cambridge'de öğretim görevlisi olan Joseph Henslow'la tanıştı ve daha sonra da dost oldu. Darwin, Henslow sayesinde Güney Amerika kıyılarına yapılan resmi keşif gezisine katılma imkanı buldu. Yine bu dönemde Darwin'in doğa bilim görüşlerini etkileyen bir başka şey de Alexander von Humboldt'un kitaplarıdır. Humboldt'un kitapları onda kendi deyimiyle, "doğabiliminin soylu yapısına bir katkıda bulunmak" isteğini uyandırdı. Darwin, bu bağlamda 27 aralıkta başlayacak ve beş yıl sürecek bir deniz yolculuğuna çıktı. Charles Darwin, yolculuk dönüşü zooloji ve jeoloji konusundaki incelemelerini ve yolculuk günlüğünü yayımladı. Bütün bunlar onun kamuoyunda ün kazanmasını sağladı. 1838'de, türlerin kökenini doyurucu şekilde açıklayan Doğal Ayıklama Tezi'ni geliştirdi. Görüşlerinin tepki toplayacağı endişesiyle çalışmalarını yalnız yakın çevresiyle paylaştı ve uzun süre yayımlamadı. Başka bir İngiliz bilim adamı olan Alfred Russel Wallace, 1858'de Darwin'in Doğal Ayıklama Tezi'ne benzer görüşler içeren bir mektubu, bu konuda çalışmaları olduğunu bildiği Darwin'e gönderdi. Böylece Darwin, kendi çalışmasını (Wallace'ın ismini de ekleyerek) Kraliyet Akademisi'ne sundu. Doğal ayıklama yoluyla Evrim Teorisi'ni anlattığı 'Türlerin Kökeni' adlı eseri 1859'da yayımlandı. Bu eserin yazarken özellikle Thomas Malthus'un 'Toplumun Gelecekteki Gelişmesine Etkileri Açısından Nüfus Üzerine Bir Deneme' eserinden etkilenmişti. Malthus'a göre, bir insan veya hayvan topluluğu, bütün bireyleri yetişkin yaşa gelir ve ürerse çok büyük bir hızla iki katına çıkabilir. Buradan hareketle de Darwin, Doğal Ayıklama Tezi'ni geliştirdi. Teze göre, hayvan topluluklarının az çok kararlı bir nüfusu korumaları, çok sayıda bireyin üreme yaşına gelmeden ölmesine bağlıdır. Ancak kendilerini yaşam koşullarına iyi uyarlayanlar üreyecek yaşa gelebilmektedir. Her şey sanki yaşam zorlukları üremeye yatkın bireyler arasında bir ayıklama yapıyormuş gibi gerçekleşmektedir. Yayımlandığı dönemde büyük yankılar uyandıran kitap sonrasında, evrim konusu daha yıllarca tartışıldı ve ancak 1920'lerden sonra Mendel genetiğinin evrim kuramıyla birleştirilmesi sonucu oluşturulan modern sentez ile (ya da neo-Darwinizm) bilim çevrelerinde yaygın olarak kabul görmeye başladı. Günün diğer önemli olayları 1775: Amerikan Devrimi başladı. Sömürgeci İngiliz birlikleri ile bağımsızlık savaşçıları, Massachussets eyaletinin Lexington kentinde ilk çatışmaya girdi. 1926: Türk karasularında her türlü denizcilik işlerini Türk vatandaşlarına tahsis eden ve yabancıların kabotaj hakkına son veren Kabotaj Kanunu kabul edildi. 1938: Kırşehir ve çevresindeki 6.6 büyüklüğündeki depremde 149 kişi öldü. 1947: Hindistan'da Kongre Partisi, ülkenin Hindistan ve Pakistan olarak iki ayrı devlete bölünmesini kabul etti. 1948: ABD yeni bir atom silahını Marshall Adası'nda denedi. 1956: Monaco Prensi III. Rainier ile ABD'li sinema oyuncusu Grace Kelly, Monte Carlo'da evlendi. Tören için 25 ülkenin temsilcileri Monaco'ya geldi. 1961: 27 mayıstan sonra ilk basın mahkumiyeti: Ahmet Emin Yalman 25 lira ağır para cezasına çarptırıldı. 1969: Milliyetçi Hareket Partisi lideri Alparslan Türkeş, "doğum kontrolü suikasttır" dedi. 1971: Sovyetler Birliği, dünyanın ilk uzay istasyonu Salyut-1'i uzaya gönderdi. 15 metre uzunluğundaki istasyon, bilimsel bir laboratuvardı. 1980: Ajda Pekkan, Eurovision Şarkı Yarışması'nda Şanar Yurdatapan'ın düzenlediği 'Petrol' adlı şarkıyla 16 yarışmacı arasında 15'inci oldu. 1993: Şair, öykücü ve oyun yazarı Sabahattin Kudret Aksal vefat etti. 1994: Sinema sanatçısı Turgut Boralı 71 yaşında hayata veda etti. 1995: ABD'nin Oklahoma kentinde resmi bir binaya konulan bombanın patlaması sonucunda 100'den fazla kişi öldü. Bombayı eski bir asker olan Timothy McVeigh'in yerleştirdiği ortaya çıktı. 1999: Karikatürist Tekin Aral, İstanbul'da yaşamını yitirdi. 1941'de doğan Aral, ağabeyi Oğuz Aral ile 'Gırgır' ve 'Fırt' dergilerini çıkarmıştı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 20 nisan 20 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Adolf Hitler, 30 nisan 1945'te, Berlin'de eşi Eva Braun'la birlikte intihar etti Adolf Hitler... Dünyanın gelmiş geçmiş en kanlı ve en sert diktatörlerinden biri. Liderliğiyle peşinden binlerce Almanı sürükleyen karizmatik bir siyasetçi. Hayatına kendi elleriyle son vermek zorunda kalan Dünya Savaşı mağlubu bir önder. Çok şeyler yapmak istediği hayatında hızla yükseklere tırmanan bir nasyonal sosyalist. Tüm dünyayı karşısına aldığı için hızla gerileyen Nazilerin fikir önderi. Hayatına yön vereceği ideallerini, politikalarını ve hatıralarını kaleme alarak yazdığı tek kitabı milyonlar tarafından okunan bir yazar... Adolf Hitler, 20 nisan 1889'da Avusturya'nın Braunau kasabasında doğdu. İlkokulu doğduğu kasabada, ortaokulu Linz'de okudu. 13 yaşında babasını, 16 yaşında annesini kaybetti. Daha sonra ressam olma hayaliyle Viyana Güzel Sanatlar Akademisi sınavına girdi, ancak başarısız oldu. Alman tarihi derslerinde akademi profesörlerinin Yahudi olduğu ve Yahudilere karşı ilk kinin burada oluştuğu anlatılır. Bir başka teze göre ise Hitler'in annesinin ölümünde gelen doktor bir Yahudiydi. Hitler de annesinin ölümünü kabullenemeyip bu Yahudi doktoru sorumlu tutmuştu. 1912'de Viyana'dan Münih'e geçti. 1914'de Birinci Dünya Savaşı çıkınca, Bavyera ordusuna gönüllü olarak girdi. Alman mağlubiyetinden sonra, arkadaşı mühendis Feder ve altı kişi tarafından kurulmuş olan Alman İşçi Partisi isimli gizli bir partiye katıldı ve kısa sürede bu partinin başkanı oldu. Partinin adını Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiter Partei) olarak değiştirdi ve nüfuzunu artırdı. Taraftarlarına kısaca Nazi, kendisine de rehber anlamına gelen Führer ismi verildi. Partinin 25 maddelik programının ilk maddesi Almanya'yı kurtarmaktı. Alman vatandaşlığının yalnız Alman kanı taşıyanlara verilmesi ve büyük sermayeyi devleştirmek de yine programın temel maddelerdendi. 'Völkischer Beobachter' adlı gazeteyi yandaşları çıkarıyordu. Josef Goebbels bu gazetenin tamamen parti bülteni halini almasını sağladı. Gazetede partisinin fikirlerini açıklayan makaleler yayımladı. 1924'te Münih'ten hükümeti devirmek için teşebbüslerde bulundu fakat başarılı olamadı. Bunun üzerine 10 ay hapse mahkum edildi ve bu zaman içinde 'Kavgam' (Mein Kampf) isimli bir kitapta fikirlerini yazdı. (Hitler için en sağlam kaynak niteliğinde olan 'Kavgam'a göre, sadece en kuvvetli insan ırkları (Hitler'e göre Ariler), yani Kuzey Avrupa'nın beyaz halkları bu acımasız ölüm-kalım mücadelesini kazanarak hayatta kalabileceklerdi.) Aynı zamanda partinin yeni teşebbüslerini hazırladı. 1924-1929 arasında parti başarısız oldu. Ancak dünya ekonomik krizinden sonra daha fazla oy kazanabildi. 1930 seçimlerinde yüzde 18 oyla SPD'den sonra ikinci büyük parti oldu. Oyları Katoliklerden çok Protestanlardan, şehirlerden çok kırsal bölgeler ve kasabalardan, işçilerden çok orta ve üst kesimden geldi. Seçimle iktidara gelen Hitler kısa zamanda anayasa değişikliği hakkını elde etti ve diğer partileri yasakladı. Artan işsizliği savaş hazırlığı için kullanarak iş sahası açtı; ülke genelinde otobanlar inşa ettirdi. Batı Avrupa ülkelerini ve Rusya'yı karşısına aldı. Bu cephe genişliği İkinci Dünya Savaşı'nın sonucunu belirleyen en önemli etken oldu. Yenilgiyi gören ve ümitsizliği iyice artan Hitler, 30 nisan 1945'te, Berlin'de eşi Eva Braun'la birlikte siyanür içti. Braun öldü, Hitler ölmedi. Bunun üzerine ağzına kurşun sıkarak intihar etti ve Almanya'da Nazi iktidarı sona erdi. Ölmeden önce ikili vasiyetnamesini yazdırmıştı: Siyasi ve Özel Vasiyetname. Siyasi vasiyetnamesi bir hınç çığlığıdır. Ona göre, tüm dünya için bir zehir gibi tehlikeli olan Yahudiler ve Bolşevizm yok edilmeliydi. Almanya'nın geleceğini tartışmasız bu olgu belirleyecektir. Hitler, savaşa girmekte haklı olduğunu savunuyor ve yenilgiden korkak yalancı generalleri sorumlu tutuyordu. Özel Vasiyet'te ise tüm hayatı boyunca topladığı sanat eserleriyle doğduğu şehir olan Linz'de bir müze kurulmasını istedi. Tüm şahsi mallarını Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'ne bıraktığını söylüyordu. Günün diğer önemli olayları 571: Hazreti Muhammed, Mekke'de dünyaya geldi. 1841: İlk dedektif romanı 'Morg Sokağı Cinayeti' yayımlandı. Edgar Allen Poe'nun eserinde Parisli Bay Auguste Dupin'in seri cinayetleri ortaya çıkarmadaki çözümleyici zekası betimleniyordu. 1902: Marie ve Pierre Curie, Paris'teki laboratuvarlarında radyoaktif radyum tuzlarını ayrıştırmayı başardılar. 1924: 1924 Anayasası kabul edildi. 1944: Türkiye, Almanya'ya krom ihracatını durdurdu. 1953: Yedi Türk askeri Kore'deki esir değişimiyle geri alındı. 1962: Dolandırıcılığıyla ünlü Sülün Osman cezaevinde 'Alınteri ile Yaşamak' konulu konferans verdi. 1970: ABD Başkanı Richard Nixon, 'savaşı Vietnamlaştırma süreci' kapsamında Vietnam'dan 150 bin kişilik bir ABD gücünün daha geri çekileceğini açıkladı. 1990: Ressam Şefik Bursalı 87 yaşında vefat etti. 2005: Turgut Özakman'ın 'Şu Çılgın Türkler' kitabı yayımlandı. Kitap, Kurtuluş Savaşı'nı bütün yönleriyle ve bir roman kurgusu içinde anlatıyor. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 21 nisan 21 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif İngilizcede 'ikiyi işaretle' anlamına gelen Mark Twain ismi, geminin dibe oturmaması için gerekli su derinliğini ölçen bir gemici terimiydi Tom Sawyer ve Huckleberry Finn'in maceralarıyla tanınan öykücü ve mizah yazarı Mark Twain 1900 yılında hayata veda etti. Asıl adı Samuel Langhorne Clemens olan Mark Twain, 1835'te ABD'nin Missouri eyaletine bağlı çok küçük bir köy olan Florida'da doğdu. Dört yaşındayken, ailesiyle Mississippi Nehri kıyısındaki Hannibal'e yerleşti. Esnaflık ve avukatlık yaparken politikaya atılan babası 11 yaşındayken ölünce okuldan ayrılıp bir matbaada çırak olarak çalışmak zorunda kaldı. Ardından ağabeyinin çıkardığı 'Hannibal Journal' adlı gazetede dizgiciliğe başladı. Aynı gazeteye ve Boston'da çıkan mizah dergisi 'The Carpet-Bag'e mizah yazıları yazdı. Dizgicilikten sıkılınca dört yıl boyunca Mississippi Nehri'nde çalışan buharlı gemilerden birinde kaptanlık yaptı. Kuzey-Güney Savaşı nedeniyle ayrılmak zorunda kaldığı bu meslek en sevdiği iş oldu. Ağabeyiyle batıya gitti; gazete muhabiri olarak çalışmaya başladı. Mark Twain adını ilk kez 1863'te mizahi bir yazıda kullandı. İngilizcede 'ikiyi işaretle' anlamına gelen Mark Twain, geminin dibe oturmaması için gerekli su derinliğini ölçen bir gemici terimiydi. 1867'de ilk kitabı 'Calaveras İlçesinin Ünlü Sıçrayan Kurbağası'nı (The Celebrated Jumping Frog of Calaveras County) yayımlandı. Güneybatıya özgü mizah anlayışını taşıyan bu öyküyle adını ülke çapında duyurdu. 1870'te kısa ve özlü bir biçimde yaptığı konuşmalarıyla ününü tazeledi. Aynı yıl evlenerek Connecticut'ta Hartford'a yerleşti, üç kızı oldu. Çocuklar ve gençlere yönelik en iyi romanlardan biri sayılan 'Tom Sawyer'ın Maceraları'nın ardından başyapıtı 'Huckleberry Finn'in Maceraları'nı yazdı. 1880'lerde bir dizgi makinesine yatırım yaptı ama iflas etti. Kitaplarının geliri ve birçok ülkede yaptığı konuşmalarla borçlarını ödeyebildi. 1906'da başladığı otobiyografisini bitiremeden öldü. Başlıca yapıtları 'Calaveras İlçesinin Ünlü Sıçrayan Kurbağası' (1867), 'Tom Sawyer'ın Maceraları' (1876), 'Huckleberry Finn'in Maceraları' (1884), 'Adem ile Havva'nın Cennet Günlüğü' (1905), 'Çalınan Taç' (1881), 'Yurtdışında Bir Serseri' (1880), 'Mississippi'de Yaşam' (1883) Mark Twain'den "Her zaman doğruyu söyle; ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın." "Doğru pabucunu giymeden, yalan dünyayı dolaşır." Günün diğer önemli olayları 1864: Toplumbilimci Max Weber doğdu. 1920: Mustafa Kemal Paşa, Meclis'in 23 Nisan 1920 günü açılacağını bildiren bir genelge yayımladı. 1938: Pakistanlı şair Muhammed İkbal yaşamını yitirdi. 1939: Hatay, Türk Gümrük Tarifesi'ne dahil oldu. 1952: Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan anlaşmayla vize formaliteleri kaldırıldı. 1957: Muhsin Ertuğrul, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın başına getirildi. 1964: Yunanistan, Kıbrıs'taki askeri birliğini, Birleşmiş Milletler Barış Gücü emrine vermeyi kabul etti. 1964: Rum Patriği Vekili Emilyanos ile Metropolit Canavaris Türkiye aleyhine faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle sınır dışı edildi. 1967: Yunanistan'da darbe yapıldı. Albaylar Cuntası yönetime el koydu. 1973: 'Devlet Ana' ve 'Yorgun Savaşçı' gibi yapıtlara imza atan yazar Kemal Tahir 63 yaşında vefat etti. 1979: İstanbul Boğazı'nda Rumen bandıralı Karpati şilebi ile demir yüklü Kemal Kefeli kosteri çarpıştı. Türk gemisi battı ve kaptan ile yardımcısı öldü. 1990: Balet Ferit Akın 48 yaşında yaşama veda etti. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 22 nisan 22 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Raman'da petrol bulunduktan sonra çekilen ilk fotoğraflardan biri (MTA arşivinden) 1940 yılında Siirt'in güneyindeki Beşiri yakınlarındaki Raman Dağı'nda bin 42 metre derinlikte petrol bulundu. Anadolu'da petrol arama çabaları 1929 yılında başladı. O dönemde hükümet, Columbia Üniversitesi'nde maden mühendisliği eğitimi gören Cevat Eyüp Taşman'ı ABD'den Türkiye'ye getirtti. Petrol Arama İşletme Dairesi'nin başına getirilen Taşman, mühendis İhsan Ruhi Berent'le birlikte yabancı uzmanlardan da yararlanarak Doğu ve Güneydoğu'da petrol arama çalışmaları yürüttü. Doğu Anadolu'da petrol sondajı için jeolojik etütler ve jeofizik araştırmalar 1933'te başladı. İlk derin kuyu sondajı 1934'te Midyat'ta yapıldı ve bin 327 metreye inildi. Petrol bulunamadı. 1936 yılında Raman kuyuları açıldı. 1940 yılında Iluh-Batman'da bin 42 metre derinlikte petrole rastlandı. Günde 10 metreküp ham petrol verimi olan kuyu ümitleri uyandırdı. Petrol arama çabaları devam ederken, açılan kuyulardan çıkarılan petrolü işlemek için Raman'da Maymune Boğazı'nda 1949 yılında ilk rafineri faaliyete geçti. 1954 yılında Petrol Kanunu çıkarıldı ve 1955'te Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı kuruldu. Yerli ve yabancı özel şirketlere petrol arama izni verilmeye başlandı. Türkiye'de şu anda yerli-yabancı 28 şirket petrol arıyor. Rafinerilerde yılda 26.5 milyon ton ham petrol işleniyor. Ancak bunun sadece 2.5 milyon tonu Anadolu'dan çıkarılıyor. Günün diğer önemli haberleri 1916: Keman virtüözü Yehudi Menuhin doğdu. 1920: İtilaf Devletleri, Osmanlı hükümetini Paris'te toplanacak sulh konferansına davet etti. 1924: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü kuruldu. Anadolu demiryollarının devletleştirilmesine ilişkin yasa benimsendi. 1933: Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında imzalanan antlaşmayla Osmanlı borçlarının tasfiyesi sağlandı. 1947: Türkiye'ye yabancı sermaye girişine izin veren yasa kabul edildi. 1962: Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hakimler Kurulu'nun kurulmasına karar verildi. 1977: Sinema oyuncusu Atıf Kaptan, Ürdün'ün başkenti Amman'da hayata veda etti. 1993: Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın naaşı, Fatih Camisi'nde kılınan namazdan sonra Vatan Caddesi'nde hazırlanan kabirde toprağa verildi. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 23 nisan 23 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif TRT, 1979'dan bu yana 23 Nisan Çocuk Şenliği düzenliyor 1920'de açılan TBMM'nin kuruluş günü 1929'dan itibaren dünyanın ilk ve tek çocuk bayramı olarak kutlanmaya başlandı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dünyada hiçbir ülkede bulunmayan iki farklı unsuru bir araya getiren ulusal bir bayram. Bu bayram bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı, egemenliğin ilan edildiği anlamlı gün, diğer taraftan 'yarının büyükleri, geleceğin garantisi' çocuklar için bir şenlik. Atatürk'ün Türkiye çocuklarına armağan ettiği bayram dünya çocukları arasında sevgi ve dostluk bağlarının geliştirilmesi ve tüm insanların barış içinde yaşayacakları bir dünyanın oluşmasına katkıda bulunmak için her yıl düzenleniyor. Egemenliğin ilan edilmesinin ve ardından bu günün çocuk bayramı olarak kutlanmasının tarihsel gelişimi ise şöyle: İstanbul'un 16 mart 1920'de düşman askerleri tarafından işgalinden sonra Osmanlı Mebusan Meclisi'nin görevini sürdürmesine imkan kalmamıştı. İşgal güçleri arasında yer alan İngiliz askerleri meclisi basarak bazı vekilleri tutuklamışlardı. O sırada Ankara'da bulunan Atatürk, bu durum üzerine 19 mart 1920'de vilayetlere ve kolordu komutanlıklarına bir bildiri göndererek durumu açıkladı. Bildiride ülkenin bağımsızlığını korumak amacıyla bir Milli Meclis'in Ankara'da toplanması için çalışılmasını istiyordu. Bu bildiri üzerine tüm illerden 232 milletvekili seçildi. İstanbul'dan gelen 92, Yunanistan ve Malta'dan gelen 14 milletvekili ile bu sayı 337'ye yükseldi. Fakat 23 nisan 1920'de yapılan ilk toplantıya ancak 115 milletvekili katıldı. O gün çalışmalarına başlayan milletvekilleri güç şartlar altında çalışmaya başladılar. Meclis'in çalışmalarının tek amacı vardı: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." "Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz" diyen Atatürk, 1924'te Meclis'in açılış tarihi olan 23 Nisan'ın bayram olarak kutlanmasına karar verdi. Bu tarihten beş yıl sonra ise bu bayramı çocuklara armağan etti. Uzun yıllar kutlanan bayram dünyada çocukların sahip olduğu tek bayram. 1979'un, UNESCO tarafından Çocuk Yılı ilan edilmesiyle bayram uluslararası nitelik kazandı. TRT, 1979'dan bu yana geleneksel olarak 23 Nisan Çocuk Şenliği düzenliyor. Bir hafta süren etkinliklere tüm dünya çocukları davet ediliyor. Farklı kıta ve ülkelerden gelen çocuklar gönüllü ailelerin misafirleri oluyor. Biz de CNN TÜRK ailesi olarak tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlarız. Günün diğer önemli olayları 1616: İngiliz oyun yazarı William Shakespeare hayata veda etti. 1936: Tiyatrocu Küçük Kemal İstanbul'da vefat etti. 1938: Fransa'nın Nice kentinde yedi ülkenin katıldığı yarışmalarda Ordu Süvari Ekibi birincilik kazandı. 1945: Doğan Kardeş dergisinin ilk sayısı yayımlandı. 1948: İkinci Dünya Savaşı'ndan beri kapalı tutulan Topkapı Sarayı Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi halka açıldı. 1960: İzmit Petrol Rafinerisi'nin temeli atıldı. 1961: İlk TBMM binası müze haline getirildi. 1961: Yerli yapım 27 Mayıs Treni ilk seferini yaptı. 1965: İlk Sovyet haberleşme uydusu Maniya-1 uzaya fırlatıldı. 1969: Robert Kennedy'nin katili Sirhan Bişara Sirhan ölüm cezasına çarptırıldı. 1979: Türkiye'nin yedi ülke ile telefon görüşmesini sağlayacak uyduyla haberleşme istasyonu hizmete girdi. 1981: Milli Güvenli Kurulu, eski Gümrük ve Tekel bakanlarından Tuncay Mataracı'nın Yüce Divan'da yargılanmasına karar verdi. 1982: TRT haftada iki gün renkli yayına başladı. 1984: AIDS'e neden olan virüs belirlendi. 1992: Sağlık kontrolü için ABD'de bulunan Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a prostat kanseri teşhisi konuldu. 2003: KKTC Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda KKTC ile Rum kesimi arasında serbest geçişler başladı. 2005: Şair ve yazar Sunay Akın'ın kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi açıldı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 24 nisan 24 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Feriha Tevfik bir dönem sinema ve tiyatroda da rol almıştı Türkiye'nin ilk güzellik kraliçesi Feriha Tevfik, 1991 yılında hayata veda etti. Türkiye'nin ilk güzellik yarışması, 1926'da İpek Film Şirketi tarafından düzenlendi. Ancak, ciddi ve muntazam bir şekilde tertip edilmediği için fiyaskoyla sonuçlandı. Hükümet, 1929'da Türkiye'nin en güzel kadınını seçmeye tekrar soyunur. Hatta Atatürk'ün bu yarışmanın yapılması için emir verdiği bile söylenir. Aracılık edecek kuruluş ise Cumhuriyet gazetesidir. İlk duyuru 4 şubat 1929 tarihli Cumhuriyet'te yapılır: "Bütün dünyada güzel kadınlar seçilir ve memleketlerinin güzelik kraliçesi intihap edilirken, bizim böyle bir kraliçemiz niçin olmasın? Türkiye'nin en güzel kadını acaba kimdir?" İki gün sonra gerçek niyet açıklanır: "Türkiye'nin güzellik kraliçesini bulmaya karar verdik..." 16-25 yaş arasındaki hanımlar arasında mühim ve ciddi bir müsabaka yapılacaktır. Bir hafta sonra gazetenin sahibi ve başyazarı Yunus Nadi sütununu bu konuya ayırır. Bu arada güzellerin mayo ile jüri önüne çıkacakları, bunun ise gayri ahlaki olduğu yolunda eleştiri getirenlere de cevap verir. İlk fotoğraf 7 martta yayımlanır. Aday fotoğraflar ülkenin gündeminde de ciddi bir yer bulur. Fotoğrafların yanında bir yazışma sütunu ortaya çıkar ve giderek büyür. Bir kadın okur şöyle yazar: "Erkekler kadın güzelliğinden anlamaz!" Sonunda 125 güzelin fotoğraflarının yayınlanışı 21 haziran 1929 tarihinde tamamlanır. Sıra okuyucuların oy vermesine gelmiştir. 1 ağustosta açıklanan sonuçlara göre, bin 121 oyla Mualla Suzan birinci seçilmiştir. Feriha Tevfik ise 721 oyla 11'inci sırada yer almaktadır. Gazete 400'ün üzerinde oy alan 48 yarışmacının büyük jüri önüne çıkmasına karar verir. 2 eylül günü güzeller büyük jüri önüne çıkar. Yarışma Cumhuriyet gazetesinin üst katında yapılır. "Orta boylu, kıvırcık lepiska saçlı, altın gözlü, beyaz tenli, zarif endamlı, beyaz krep satenden bir elbise giymiş olan" Feriha Tevfik birinci seçilir. İkincilik Semine Nihat Hanım'a, üçüncülük ise 1926'da düzenlenen ilk güzellikl yarışmasında birinci olan Matmazel Araksi'ye verilir. Türkiye'nin ilk güzellik kraliçesi seçilmesi doğal olarak Feriha Tevfik'in yaşamını değiştirir. Önce filmlerde rol alır, ardından tiyatroya geçer. 1939'da bir daha dönmemek üzere, perde ve sahneden uzaklaşır. Bu ayrılışın ayrıntıları üzerine hiç konuşmaz, sadece kırgın olduğunu söyler. 22 nisan 1991'de beyin kanaması sonucu yaşamını yitirir. Feriha Tevfik'in ölümüyle Türkiye'nin ilk güzeli ve anıları çok uzaklarda kalan bir yıldız daha söner. Türkiye'nin 'ilk' kadınları İlk kadın avukat: Süreyya Ağaoğlu İlk kadın bakan: Prof.Dr. Türkan Akyol İlk kadın başbakan: Prof.Dr. Tansu Çiller İlk kadın belediye başkanı: Müfide İlhan İlk kadın büyükelçi: Filiz Dinçmen İlk kadın çöpçü: Elif Yazgandır İlk kadın danıştay başkanı: Füruzan İkincioğulları İlk kadın danıştay üyesi: Şükran Esmerer İlk kadın dışişleri görevlisi: Adile Ayla İlk kadın dişhekimi: Ferdane Bozdoğan Erberk İlk kadın doktor: Safiye Ali İlk kadın eczacı: Rukiye Kanat Arran İlk kadın emniyet müdürü: Feriha Sanerk İlk kadın fotoğrafçı: Semiha Es İlk kadın gazeteci: Selma Rıza İlk kadın genel müdür: Mükerrem Aker İlk kadın hakim: Suat Berk İlk kadın hazine genel müdürü: Aysel Gönül Öymen İlk kadın hemşire: Esma Deniz İlk kadın hesap uzmanı: Müşeref Çallılar ve Güzide Amark İlk kadın heykeltraş: Sabiha Bengütaş İlk kadın jet pilotu: Leman Altınçekiç İlk kadın karakol amiri: Nevlan Kulak İlk kadın kaymakam: Özlem Bozkurt İlk kadın kimyacı: Prof.Dr. Remziye Hisar İlk kadın makinist: Seher Aytaç İlk kadın milli eğitim müdürü: Güler Karakülah İlk kadın milli maç hakemi: Lale Orta İlk kadın müzeci: Seniha Sami İlk kadın orman mühendisi: Binnaz Zehra Sert İlk kadın petrol mühendisi: Halide Ural Türktan İlk kadın pilot: Sabiha Gökçen İlk kadın polis memuru: Betül Diker İlk kadın profesör: Prof.Dr. Fazıla Şevket Giz İlk kadın radyo spikeri: Emel Gazimihal İlk kadın rektör: Prof.Dr. Saffet Rıza Alpar İlk kadın savcı: Işıl Tüzünkan Koçhisarlıoğlu ve Meliha Sanu İlk kadın sayıştay üyesi: Fahrünisa Etmen İlk kadın sendika başkanı: Dervişe Koç İlk kadın subay: Ülkü Sema Toksöz İlk kadın TBMM başkanvekili: Neriman Neftçi İlk kadın televizyon spikeri: Nuran Devres İlk kadın vali: Lale Aytaman İlk kadın veteriner: Sabire Aydemir İlk kadın yargıtay üyesi: Melahat Ruacan İlk kadın yüksek idare mahkemesi başkanı: Firdevs Menteşe İlk kadın yüksek mimar: Münevver Gözeler İlk kadın yüksek mühendis: Sabiha Ecebilge İlk kadın zabıta memuru: Afife İpek İlk kadın ziraat mühendisi: Nezahat Süer Günün diğer önemli olayları 1512: I. Selim tahta çıktı. 1830: Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti. 1898: İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı. 1909: İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı. 1916: Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı. 1920: Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi. 1946: Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi. 1959: Mısır Devlet Başkanı Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi. 1972: TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı. 1978: Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü. 1980: İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı. 2001: Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 25 nisan 25 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Eski basımlardan birinde Robinson Crusoe portresi Daniel Dafoe'nun ünlü romanı 'Robinson Crusoe' 1719 yılında yayımlandı. Daniel Defoe, 1660'da Londra'da doğdu. Kiliseye girmek üzere, iyi bir eğitim alarak yetişti ama tercihi ticarete atılmak oldu. Yaşamı boyunca fırsat buldukça ticaretle ilgilendi, ancak hiçbir zaman zengin olamadı. Ticarette olduğu gibi, siyasi faaliyetleri de başını derde soktu Defoe'nun. Liberal kanadı destekleyen bir yazısı sonucu hapse düştü ve hayatının en zor dönemini geçirdi. 1719'da yayımlanan 'Yorklu Denizci Robinson Crusoe'nun Yaşamı ve Olağanüstü Şaşırtıcı Serüvenleri'ne kadar genellikle siyasi makaleler yazan Defoe, romanın gördüğü büyük ilgi üzerine bütünüyle edebiyatla ilgilenmeye başladı. Elbette diğer romanları da serüven ağırlıktaydı: 'Kaptan Singleton'ın Hayatı' (The Life Of Captain Singleton), 'Moll Flanders', 'Veba Yılı' (The Journal of the Plague Year) ve 'Albay Jack' (Colonel Jack). Yazmaya 1731 yılında gelen ölümüne dek ara vermeyen Daniel Defoe'nun, 545 yayımlanmış kitap ve broşürü bulunuyor. Ailesine rağmen denizci olmayı kafasına koyan Robinson, 19 yaşında, 1651'de Londra'dan kalkan bir gemi ile sefere çıkar. İlk seferde karşılaştığı fırtınadan ürkmesine rağmen, gemicilerin cesaretlerinde etkilenir ve seçtiği yoldan dönmez. Bir başka gemiyle Afrika'ya gider, korsanlar tarafından esir alınır. Köle olur, kaçar, Brezilya'ya giden bir başka gemi tarafından kurtarılır. Brezilya’da şeker kamışı ziraatine başlar. Ne var ki yoğun emek gerektiren bu iş için kölelere ihtiyacı vardır. Bu kez köle edinmek için çıkar Afrika yolculuğuna. Kahramanımızı ıssız adasına düşüren bu yolculukta, gemi bütün mürettebatı ile birlikte batıverir. Öykünün bundan sonrası Robinson'ın doğayla girdiği büyük mücadelesidir. Gemiden kalan birkaç parça eşya ve araç-gereçle işe koyulan Robinson, önce bir ev yapar, yaban keçilerini evcilleştirir, yiyeceklerini yetiştirmeye başlar. Yavaş yavaş doğaya hakim olmaya başlamış, yabani hayvanlara boyun eğdirmiş, bir dolu acı tecrübeden sonra iyi bir çiftçi olmuştur. Bütün bunlar 12 yılını alır Robinson'ın. Ama yalnızdır. Adadaki 22'nci yılında sahilde insan kemikleri görünce dehşete düşer. Kemikler yamyamların varlığını kanıtlamaktadır. Robinson, esirlerle birlikte adaya gelen yamyamlara saldırır. Bazılarını öldürür, kalan son esiri kurtarır. Böylece Cuma'yla tanışırız. Robinson asıl becerisini bu yamyamı medenileştirerek gösterir, 10 yıl birlikte yaşarlar. Başlarından birçok serüven geçer ve sonunda yolu adaya düşen bir İngiliz gemisi ile Londra'ya dönerler. Brezilya'daki tarlası da işletildiğinden, zengin bir adamdır artık Robinson. Evlenir, çoluk çocuğa karışır. Ama, denize duyduğu özlemi dinmemiştir. Karısı ölünce, adasını görmek için yeniden denize açılır. Bireyciliğin ilk temsili Cervantes, 'Don Kişot'u yazdığında, henüz burjuva birey tarih sahnesine çıkmamıştı. Yine de, Don Kişot, modern insana yakın özellikleriyle, ilk roman kahramanıydı. Robinson Crusoe ise gerçek anlamda bireydir. Hem de dini kaygılardan uzak, doğaya karşı güçlü, çalışması ve hırsı ile bütün zorlukların üstesinden gelebilen ve ahlaki değerleri kendisine göre kuran hesapçı bir birey. İngiliz romanının Daniel Defoe'ya kadar olan tarihinde, romana eğitici bir işlev yüklenmiş ve roman pek saygın bir tür olarak görülmemiştir. Roman teorisi de yoktur henüz. Romanla gerçek arasındaki ilişki ise zayıftır. Defoe, 'Robinson Crusoe'yu, gerçek bir öykü gibi aktararak -bir gerçeklik payı da vardır anlattıklarında- ve gündelik yaşama ilişkin ayrıntılara geniş yer vererek, bu edebi türe bundan böyle izleyeceği yolu açar. Hem gerçeğe olan bağlılık hem de anlatılan öykünün sürükleyiciliği açısından 'Robinson Crusoe', kendinden sonra gelen yazarlar için kılavuz rolü oynamıştır. Ancak Defoe'nun kahramanları yalınkat, anlatım dili ve üslubu ise basittir. Ancak pek de ciddiye alınmaz, nedense ortak bir yargıya varılmıştır üzerinde: O çocuklar içindir! Oysa, adı kahramanının gölgesinde kalan yazarların ilki olan Daniel Defoe, 'Robinson Crusoe'su ile modern İngiliz romanının başlatıcısıdır. Günün diğer önemli olayları 1874: Radyo dalgaları üzerinde çalışan ve bu yolla ilk haberleşmeyi sağlayan fizik bilgini Guglielmo Marconi doğdu. 1859: Kızıldeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak Süveyş Kanalı'nın kazılmasına, Mısır'ın Port Said kentinde başlandı. 1915: Arıburnu Zaferi kazanıldı. 1918: Kars ve Ardahan düşman işgalinden kurtuldu. 1925: Mareşal Hindenburg, Almanya'nın halk oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu. 1926: İran'da Rıza Han Pehlevi, kendisini şah ilan etti. 1945: 46 ülkeden gelen delegeler Milletler Cemiyeti'nin yerini alacak Birleşmiş Milletler'i kurmak üzere San Fransisco'da bir araya geldi. 1946: İstanbul-Ankara hattında yataklı tren seferleri başladı. 1953: Cambridge'den iki bilim adamı, kalıtsal özellikleri ebeveynden çocuğa taşıyan deoksiribonükleik asit (DNA) adını verdikleri molekül yapısını buldular. 1957: Antalya'nın Fethiye ilçesinde 7.1 büyüklüğünde bir deprem oldu, 67 kişi öldü. 1962: Anayasa Mahkemesi kuruldu. 1974: Portekiz'de Karanfil Devrimi: General Antonio Spinola'nın yönettiği askeri ayaklanmayla Salazar'ın faşist diktatörlüğü devrildi. 1976: Portekiz'de faşist diktatörlük sonrasında yapılan ilk serbest seçimleri Mario Soares liderliğindeki Sosyalist Parti kazandı. 1986: İstanbul Cumhuriyet Savcılığı muzır neşriyat kapsamına alınan Playboy dergisinin poşetle satılmasına karar verdi. 1990: ABD uzay mekiği Discovery'nin mürettebatı, ilk uzay teleskobu Hubble'ı yer çevresinde yörüngeye oturtmayı başardı. 1995: Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak'ın kuzeyine giren 35 bin askerinden 20 binini geri çekti. 2000: TBMM'de grubu bulunan beş siyasi partinin genel başkanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i cumhurbaşkanlığına aday gösteren öneriyi imzalayarak TBMM'ye sundu. 2001: Merkez Bankasına özerklik getiren yasa TBMM'de kabul edildi. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 26 nisan 26 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Çernobil kazası yaklaşık 7 milyon kişiyi etkiledi Rusya'daki Çernobil nükleer santralinde 1986 yılında patlama oldu. 7 milyon kişinin zarar gördüğü patlama nedeniyle ortaya çıkan radyoaktif bulutlardan, Türkiye de etkilendi. 26 nisan 1986'da Çernobil santralinin dördüncü ünitesinde yapılan bir deney sırasında meydana gelen kaza, yüzyılın en büyük nükleer faciası olarak tarihe geçti. Faciada 31 kişi hayatını kaybetti, ancak radyoaktif maddeler uzun yıllar içinde etkisini gösterdiği için kazadan tam olarak kaç kişinin etkilendiği hala bilinmiyor. Kazanın ardından Doğu Karadeniz'de kanser vakaları artış gösterdi. Ancak uzmanlar, kanser vakalarının kazayla ilgili olup olmadığının bilinmediğini vurguluyor. Bölgede yayılan radyasyon nedeniyle kanser vakalarının artacağı öngörülmüştü. Şu anda bölgede kadınlarda en çok meme, erkeklerde ise akciğer kanserine rastlanıyor. Bölgede, son yıllarda kan kanserlerinde de artış saptandı. Sağlık Bakanlığı Ulusal Kanser Danışma Kurulu, bölgedeki kanser vakalarının Çernobil ile ilgili olup olmadığını söylemenin zor olduğunu ancak geniş çaplı araştırma yapılmasını önermişti. Bunun üzerine İçişleri ve Sağlık bakanlıkları ile Devlet İstatistik Enstitüsü, Türkiye genelindeki tüm kanser vakalarını kapsayan bir araştırma başlatmıştı. Çernobil faciasıyla ilgili haberi Özel Dosya bölümünde okuyabilirsiniz... Günün diğer önemli olayları 1930: İstanbul Mecidiyeköy'deki likör fabrikası açıldı. 1936: İlk Türk romancılarından Samipaşazade Sezai 76 yaşında İstanbul'da hayatını kaybetti. 1943: Türk Tiyatrosunun ünlü komiklerinden taklit ustası Naşit Özcan 57 yaşında İstanbul'da yaşama veda etti. 1961: Yüksek Seçim Kurulu oluştu. 1994: Güney Afrika'da ilk çok ırklı seçimler yapıldı. Oyların yüzde 62'sini alan Nelson Mandela liderliğindeki Afrika Ulusal Kongresi seçimlerin galibi oldu. 2005: Birleşmiş Milletler, CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş'in BM Kalkınma Programı başkanlığına seçildiğini resmen açıkladı |
Tarihte bugün: 27 nisan 27 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Kanuni Sultan Süleyman, İstanbul'daki Süleymaniye Camisi'nde yatıyor Osmanlı padişahı I. Süleyman 1495 yılında doğdu. Kanuni Sultan Süleyman, Avrupa'da Muhteşem Süleyman olarak anıldı. Osmanlı padişahlarının 10'uncusu olan I. Süleyman (1495-1566), Kanuni Sultan Süleyman olarak anılır. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi ise Kırım hanı Mengli Giray'ın kızı Ayşe Hafsa Sultan'dır. Çocuk yaşta İstanbul'da bilim, tarih, edebiyat, din ve askerlik eğitimi aldı. 1509'da annesinin doğum yeri olan Kırım'da Kefe sancakbeyliğine atandı. Daha sonra Saruhan sancakbeyliği göreviyle Manisa'ya gönderildi. Padişahın sefere çıktığı vakitlerde Batı sınırını korumak için Edirne'de bulundu. Babasının ölümü sırasında Manisa'da bulunan şehzade Süleyman, sadrazam Piri Paşa'nın çağrısı üzerine İstanbul'a gelerek 1 ekim 1520 tarihinde tahta çıktı. İçişlerinde düzene kavuşmuş devlet yönetimi babasının yaptığı ıslahatlarla sağlamlaşmış temeller üzerinde duran bir devletin başına geçti. İmparatorluğun iç bunalımlarıyla uğraşmadan kısa bir süre Batı dünyasının geçirdiği dönüşümleri izledi. Batı rönesansın yaratığı açılma ortamında teknik yönden belli aşamalara ulaşmış; Fransa ve Almanya'da dini reformlar yapılarak birlik sağlanmıştı. Kanuni bu ortamda, askeri alanda oldukça üstün duruma gelmiş olan Osmanlı İmparatorluğu'nun gücünü Batı'ya yine askeri yönden kabul ettirme yolunu seçti. Tahta çıktıktan bir yıl sonra Belgrad'ı feth etti (1521), ertesi yıl ise Rodos'u aldı (1522). Fransa'nın da teşvikiyle Mohaç seferini düzenledi. 29 ağustos 1526'da Macar ordusunu büyük bir yenilgiye uğratarak başkent Budin'i kısa bir süre sonra da Viyana'yı kuşattı (1529, I. Viyana Kuşatması). Bu savaşlar sonucunda Macaristan egemenlik altına alındı. Sonraki 20 yılda Kuzey Afrika, Ortadoğu ve İran'dan geniş bölgeler Osmanlı egemenliğine alındı. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa, Cezayir ve Kuzey Afrika'yı alarak Akdeniz'i bir Türk gölü haline getirdi. Doğu'da ise İran'la yapılan savaşlar sonunda Tebriz alındı. 1562'da Transilvanya bölgesi alındı. Son savaşı olan Zigetvar seferinde Zigetvar kalesini kuşatılması sırasında ölen Kanuni Sultan Süleyman'ın cenazesi Mimar Sinan'a yaptırtmış olduğu Süleymaniye Camisi'nin avlusundaki türbeye gömüldü. Avrupalılarla savaşlarında büyük başarılar kazanan Kanuni, Batı'yla yakın siyasi ilişkiler kurdu. Fransa'ya verilen ve daha sonra Osmanlı'nın ekonomik çöküşüne yol açan kapitülasyonlar da Kanuni zamanında tanındı. 46 yıllık saltanat hayatı boyunca Osmanlı büyük gelişme gösterdi. Hukuk, matematik, mimarlık ve nakkaşlık alanlarında yetişen bilim ve sanat adamlarının yarattığı eserler kültür tarihimizin başyapıtları olarak yerlerini aldı. Kanuni Sultan Süleyman, padişahlığı döneminde devleti yetenekli devlet adamlarıyla birlikte yönetti ve Osmanlı'yı dünyanın en büyük imparatorluğu haline getirdi. Kendi tabiri ile Kanuni Sultan Süleyman Han "Ben ki Sultan-i salatin-i zaman burhan-i havakın-i avan tac-bahs-i husrevan-i cihan zillullahi'meliki'l-mennan Akdeniz'in ve Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve Şam ve Halep ve Karaman ve Rum'un ve vilayeti-i Dulkadriye'nin ve Diyarbekir'in ve Azerbaycan ve Van'ın ve Budun ve Tamisvar vilayetlerinin ve Mısır'ın ve Mekke'nin ve Medine'nin ve Kudüs'ün ve Halilü'r-Rahmanın külliyen diyar-i Arab'ın ve Yemen'in ve Bağdad ve Basra ve Cezayir vilayetlerinin ve dahi nice memleketlerin ki aba-i kiram ve ecdâd-i izamim -enarallahü berahinehüm- kuvvet-i kahire ile fetheyledikleri ve cenabı-i celalet-meabim dahi tig-i ates-bar simsir-i zafernigarim ile fetheyledigim nice diyarın sultani ve padişahı hazret-i Sultan Bayezıd oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Şah Han'ım..." Günün diğer önemli olayları 1521: Portekiz ile İspanya adına seferler düzenleyen ve 9 martta ulaştığı Filipinler'de imzaladığı ittifak anlaşmasıyla İspanya'ya Büyük Okyanus bölgesindeki ilk müttefikini kazandıran Portekizli kaşif Ferdinand Magellan, Mactan Adası'nda yerlilerle girdiği çatışmada öldürüldü. 1909: II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed Reşat tahta geçti. 1918: II. Abdülhamid, Beylerbeyi Sarayı'nda öldü. 1927: Türkiye'de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938'de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü. 1937: Adolf Hitler'in İspanya'da ayaklanan Falanjist güçlerin lideri Francisco Franco'ya gönderdiği uçaklar, Guernica'yı bombaladı. 1938: Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı. 1940: Köy Enstitülerinin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946'dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü. 1965: Amerika'nın Vietnam Savaşı'na giderek artan şekilde katılması Fransa'da Paris sokaklarında protesto edildi. 1981: Ses sanatçısı ve besteci Münir Nurettin Selçuk, 82 yaşında İstanbul'da hayata veda etti. 1988: Cardiff'te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 28 nisan 28 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Benito Mussolini en büyük müttefiki Adolf Hitler ile 1883 yılında İtalya'nın Forli kentinde doğan Benito Mussolini, II. Dünya Savaşı sırasında İtalya'nın başbakanıydı ve Adolf Hitler ile birlikte faşizmin en önemli uygulayıcılarındandı. Üniversite eğitiminin ardından öğretmenlik yaparak çalışmaya başladı. 1902'de zorunlu askerlik görevinden kaçmak için İsviçre'ye gitti. 1904'te İtalya'ya geri dönerek İtalyan Sosyalist Partisi'ne katıldı ve partinin yayın organı olan 'Avanti' gazetesinde çalıştı. Bir süre gazetenin başyazarlığını da üstlenen Mussolini, I. Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine orduya yazıldı. Savaşta yaralanarak Milano'ya döndü ve burada sağ görüşlü 'Il Popolo D'Italia' gazetesinin editörü oldu. Mussolini, çökmüş bir ekonomi ve siyasi kargaşa içindeki İtalya'da çeşitli sağcı grupları kurduğu faşist partisinin bünyesinde topladı. 'Duçe' lakabını kullanan Mussolini, ülkenin problemlerini çözeceğini vaat ediyor ve eski Roma İmparatorluğu'nun ihtişamlı günlerine geri dönüleceğine söz veriyordu. Partinin gençlik teşkilatı olarak kurulan Kara Gömlekliler Örgütü ise ekonomik durumun kargaşasında faydalanarak büyük bir sıçrama yapan komünist gruplarla ve grevci işçilerle çatışıyordu. Ekim 1922'de Kral III. Victor Emmanuel'i yönetimini Faşist Parti'ye devretmesi için tehdit etti. Aksi takdirde 26 bin taraftarı ile Roma'ya yürüyecekti. Komünist hareketin de önüne geçmek isteyen Kral bu teklifi kabul etti. Duçe, ilk olarak Faşist Parti dışındaki diğer partileri kapattı, sendika hareketleri kanun dışı ilan etti, kitap ve gazetelere sansür getirdi, eğitimi sıkı kontrol altına aldı. Bu arada devlet güdümünde ekonominin faşistleştirilmesi amacıyla tüm ülke tren rayları ve otobanlarla kaplandı. Çiftçileri sürekli teşvik etti, tarım ve endüstrinin canlanmasını sağladı. Buna bağlı olarak işsizlik azaldı. Uluslararası arenada güçlendiğini ispat etmek için 1935'te Habeşistan'a asker çıkardı. Uzun ve nedensiz bir savaş sonunda Habeşistan'ı işgal eden İtalya, 1936 yılında Nazi Almanya'sı ile Roma-Berlin Mihveri'ni kurdu. Bu tarihten sonra devamlı Adolf Hitler'in etkisinde kalan Mussolini, 10 temmuz 1940'da müttefiklere savaş ilan etti. II. Dünya Savaşı'nda İtalyan ordusu Kuzey Afrika ve Balkanlar'da müttefik kuvvetlerine karşı mağlup oldu. Nazi Almanya'sından aldığı destekle işgal ettiği bölgelerde direndi ancak İtalya'da gücünü kaybetmeye başladı. Komünistler önderliğindeki direnişçilerin ülkede etkili olması ve müttefiklerin 1943'de Sicilya'ya çıkartma yapmasının ardından Kral III. Victor Emmanuel, Mussolini'yi görevden aldı. Almanya, Kuzey İtalya'yı işgal etti ve Alman paraşütçüleri Mussolini'yi 12 eylül 1943'de Gran Sasso'da tutuklu bulunduğu otelden kurtararak uçakla Viyana'ya kaçırdı. İtalya'da kendine bağlı birliklerle mücadeleyi sürdüren Mussolini 28 nisan 1945'de yani savaşın son günlerinde kaçmaya çalışırken İtalyan direnişine mensup partizanlar tarafından öldürüldü. Ertesi gün Benito Mussolini'nin, metresi Clara Petacci'nin ve birkaç yandaşının cesedi Milano'daki Loreto Meydanı'nda başaşağı sallandırıldı. Savaş öncesinde ve savaş boyunca içinde bulunduğu durumu, Nazım Hikmet, 'Taranta Babu'ya Mektuplar' isimli eserinde başarılı bir şekilde işlemişti: "mussolini çok konuşuyor taranta - babu! tek başına yapayalnız karanlıklara bırakılmış bir çocuk gibi bağıra bağıra kendi sesiyle uyanarak, korkuyla tutuşup korkuyla yanarak durup dinlenmeden konuşuyor. mussolini çok konuşuyor taranta - babu çok korktuğu için çok konuşuyor!" Günün diğer önemli olayları 1915: Hilal-i Ahmer Cemiyeti'nin adı Kızılay olarak değiştirildi. 1936: Mısır'da Kral Fuad'ın beklenmeyen ölümü üzerine 16 yaşındaki Prens Faruk kral oldu. 1950: Nightingale Hemşire Koleji İstanbul'da açıldı. 1960: İstanbul Üniversitesi'nde çıkan olaylarda, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz öldü. İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildi. 1963: Topraksız köylüler Adana'da yürüyüş yaptı. 1975: CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Erzincan'da taşlı ve silahlı saldırıya uğradı. 1979: Sovyetler Birliği'nin ilk uçak gemisi 2Kiev 28' İstanbul Boğazı'ndan geçti. 1980: Abdi İpekçi'nin katil zanlısı Mehmet Ali Ağca, İstanbul'daki yargılamada gıyabında idama mahkum edildi. 1988: Ermeni terör örgütü ASALA'nın kurucusu Agop Agopyan, Atina'da kimliği belirlenemeyen iki kişi tarafından öldürüldü. 1993: İstanbul'daki Ümraniye çöplüğü, biriken metan gazı yüzünden patladı: 39 kişi öldü. 2003: Kıbrıs Rum kesimi ile serbest geçişler çerçevesinde 25 binden fazla Rum KKTC'ye geçti. Tarihte bugün arşivi Tarihte bugün: 28 Nisan 28 Nisan, 2007 01:05:30 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Nightingale Hemşire Koleji İstanbul'da 1950'de açıldı. 1915: Hilal-i Ahmer Cemiyeti'nin adı Kızılay olarak değiştirildi. 1936: Mısır'da Kral Fuad'ın beklenmeyen ölümü üzerine 16 yaşındaki Prens Faruk kral oldu. 1945: İtalyan diktatör Benito Mussolini ve metresi Clara Petacci kurşuna dizildi. 1960: İstanbul Üniversitesi'nde çıkan olaylarda, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz öldü. İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildi. 1963: Topraksız köylüler Adana'da yürüyüş yaptı. 1975: CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Erzincan'da taşlı ve silahlı saldırıya uğradı. 1979: Sovyetler Birliği'nin ilk uçak gemisi 2Kiev 28' İstanbul Boğazı'ndan geçti. 1980: Abdi İpekçi'nin katil zanlısı Mehmet Ali Ağca, İstanbul'daki yargılamada gıyabında idama mahkum edildi. 1988: Ermeni terör örgütü ASALA'nın kurucusu Agop Agopyan, Atina'da kimliği belirlenemeyen iki kişi tarafından öldürüldü. 1993: İstanbul'daki Ümraniye çöplüğü, biriken metan gazı yüzünden patladı: 39 kişi öldü. 2003: Kıbrıs Rum kesimi ile serbest geçişler çerçevesinde 25 binden fazla Rum KKTC'ye geçti. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 29 nisan 29 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Muhsin Ertuğrul, Venedik Film Festivali'nde ödül alan ilk Türk sinemacı oldu Türk tiyatro ve sinemasının en önemli isimlerinden Muhsin Ertuğrul, 1979'da 87 yaşında vefat etti. Türk tiyatro adamı, oyuncu, yönetmen, yönetici, eğitmen, çevirmen, makale yazarı, sinema yönetmeni, çağdaş Türk tiyatrosunun kurucusu Muhsin Ertuğrul, 1909'da profesyonel olarak sahneye çıktı. Çeşitli tiyatro topluluklarında çalıştı. Paris ve Berlin'e gitti. 1918'de Berlin'de 'Beranien Düşesi' adlı filmde oynadı. Aynı yıl 'Samson', 'Kara Lale Bayramı' ve 'Şeytana Tapanlar' filmlerini yönetti. 1921'de Darülbedayi'de yönetmen olarak çalışmaya başladı ve ülkemizin ilk özel film yapım şirketi olan Kemal Film'in yerli film yapımına başlaması için yardımcı oldu. Türkiye'de ilk filmini 1922 yılında ('İstanbul'da Bir Facia-i Aşk') yönetti. 1921-24 yılları arasında bu şirket adına altı film çekti. 1924'te Sovyetler Birliğine gitti. Orada 'Tamilla' ve 'Spartaküs' adlı filmleri çekti. 1923 yılında çektiği 'Ateşten Gömlek' filminde baş rolde oynayan Neyyire Neyir ile evlendi. Türkiye'ye dönüşünde yeniden Darülbedayi'de çalışmaya başladı ve 1928'de ülkemizin ikinci büyük yapım şirketi olan İpek Film'in kurulmasına öncülük etti. İpek Film, 10 yılı aşkın bir süre Türkiye'nin tek film yapım şirketi olarak kaldı. Yeniliğe açık olmalarıyla tanınan İpek Film, Ertuğrul'a her türlü harcama yetkisi vererek çağdaş düzeyde teknolojinin ülkemize girmesini sağladı. Böylece Ertuğrul 1931 yılında ilk sesli Türk filmi olan 'İstanbul Sokaklarında'yı çekti. Bu filmin hemen ardından İpekçiler ilk sesli film stüdyosunu kurdu. 1928-41 yılları arasında İpek Film adına 20 film çekti. 'Aysel Bataklı Damın Kızı', 'Şehvet Kurbanı', 'Bir Kavuk Devrildi' gibi filmler ilgi gördüyse de genel olarak sinema alanında başarısız kabul edildiler. Muhsin Ertuğrul, köklü bir tiyatro geleneğine sahip olduğu için filmlerinde daha çok teatral bir tarzla çalışıyordu. Zaten 1947'den sonra sinemadan uzaklaşmaya ve tiyatro alanında çalışmalarını yoğunlaştırmaya başladı. 1953 yılında çektiği ve büyük bir başarısızlıkla sonuçlanan ülkemizin ilk renkli filmlerinden biri olan 'Halıcı Kız', Muhsin Ertuğrul'un son sinema çalışması oldu. Muhsin Ertuğrul'un Halide Edip Adıvar'ın 'Ateşten Gömlek' adlı romanından uyarladığı filmde kamera önüne geçen Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir sinema filminde oynayan ilk Müslüman Türk kadınları oldu. Türk sineması ilk uluslararası ödülünü Muhsin Ertuğrul'un 'Leblebici Horhor' adlı filmiyle kazandı. Film, İkinci Venedik Film Festivali'nde Onur Ödülü aldı. Kendi deyişiyle, daha düzenli, daha iyi ve daha güzel olana erişmeyi amaçlamış tiyatro anlayışını (meliorizmi) benimseyen Ertuğrul, çağdaş Batı tiyatrosunu Türkiye'de kurumsallaştıran, 60 yıllık sanat yaşamı boyunca çağdaş tiyatro kültürünü tüm kurumlarıyla getiren ve uygulayan kişi olarak anılır. Rol aldığı filmler 'Samson' 1919, 'İstanbul'da Istırap' 1922, 'Boğaziçi Esrarı' 1922, 'Ateşten Gömlek' 1923, 'Kızkulesi Faciası' 1923, 'Ankara Postası' 1928, 'Şehvet Kurbanı' 1940, 'Kıskanç' 1943 Yönettiği filmler 'Samson' 1919, 'İstanbul'da Bir Facia-i Aşk' 1922, 'İstanbul'da Istırap' 1922, 'Boğaziçi Esrarı' 1922, 'Leblebici Horhor' 1923, 'Kızkulesi Faciası' 1923, 'Ateşten Gömlek' 1923, 'Sözde Kızlar' 1924, 'Tamilla' 1925, 'Bir Sigara Yüzünden' 1928, 'Ankara Postası' 1928, 'Kaçakçılar' 1929, 'İstanbul Sokaklarında' 1931, 'Bir Millet Uyanıyor' 1932, 'Karım Beni Aldatırsa' 1933, 'Naşit Dolandırıcı' 1933, 'Söz Bir Allah Bir' 1933, 'Leblebici Horhor Ağa' 1933, 'Cici Berber' 1933, 'Fena Yol' 1933, 'Milyon Avcıları' 1934, 'Aysel Bataklı Damın Kızı' 1934, 'Aysel Bataklı Damın Kızı' 1935, 'Aynaroz Kadısı' 1938, 'Tosun Paşa' 1939, 'Bir Kavuk Devrildi' 1939, 'Allahın Cenneti' 1939, 'Şehvet Kurbanı' 1940, 'Akasya Palas' 1940, 'Kahveci Güzeli' 1941, 'Kıskanç' 1942, 'Nasreddin Hoca Düğünde' 1943, 'Yayla Kartalı' 1945, 'Kızılırmak Karakoyun' 1946, 'Evli mi, Bekar mı' 1951, 'Halıcı Kız' 1953 Günün diğer önemli olayları 1920: TBMM, Hıyaneti Vataniye Kanunu'nu onayladı. 1938: Fransız şehircilik uzmanı Henri Prost'un hazırladığı İstanbul Nazım Planı, Şehir Meclisi'nce kabul edildi. Tarihi yarımada ve Beyoğlu kesimlerini ele alan plan; Ahırkapı ile Harem arasında da yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda bir tüp geçit öneriyordu. 1955: Güney Vietnam'da içsavaş başladı. 1959: Spor Toto, şans oyunları arasına girdi. 1980: Gerilim ve korku sinemasının en ünlü yönetmeni Alfred Hitchcock hayata veda etti. 1992: Ressam Burhan Uygur 52 yaşında yaşamını yitirdi. 2002: Bakanlar Kurulu, Afganistan'daki ISAF Komutanlığı'nın altı ay için Türkiye tarafından üstlenilmesini kararlaştırdı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 30 nisan 30 Nisan, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Gauss'un eserleri ve buluşları matematik dünyasında hala yaşıyor Alman matematikçi Carl Friedrich Gauss, 1777 yılında hayata merhaba dedi. Matematikçilerin prensi olarak anılan Gauss, 1777'de Almanya'nın Braunschweig kentinde doğdu. Dehası çok erken yaşlarda kendini gösterdi; konuşmayı öğrenmeden önce toplama ve çıkarma yapmayı öğrendi. Güç koşullar altında sürdürdüğü eğitimini, 14 yaşında bir asilin sağladığı destekle güvence altına aldı. 16 yaşında Eukleides Geometrisi'nin alternatifi olacak yeni bir geometri tasarladı, Lagrange ve Newton'un eserlerini inceledi. Üniversitedeyken sadece pergel ve cetvelle 17 kenarlı düzgün çokgen çizilmesi metodunu buldu. Bu buluşundan o kadar öutlu oldu ki, mezarının üzerine de çizilmesini istedi. Sayılar teorisi üzerine yazmış olduğu ilk büyük eseri 'Disquistiones Aritmeticae' (Aritmetik Araştırmaları) ona şimdiki ününü kazandırdı. Eseri okuyan Lagrange, Gauss'a şunları yazmıştı: "Eseriniz sizi bir anda birinci sınıf matematikçiler arasına yükseltmiştir. Uzun zamandan beri yapılmış en güzel analitik keşfi ihtiva eden son bölümü çok önemli kabul ediyorum." Gauss'un bu yapıtı modern sayılar teorisine temel oldu. Ona göre, sayılar teorisi çok önemliydi: "Matematik, bilimlerin kraliçesi olduğu gibi, sayılar teorisi de matematiğin kraliçesidir." 1795'te liseyi bitirip Göttingen Üniversitesi'ne gireceği zaman, matematiği mi yoksa filolojiyi mi seçeceğini bilemiyordu. 18 yaşında en küçük kareler yöntemini jeodeziye soktu. Bu keşfin şerefini, 1806'da yöntemini yayımlayan Legendre ile paylaştı. Normal dağılıma ait Gauss Kanunu ve çan eğrisi artık bilinen buluşlarıydı. 1796'da filolojiyi tamamen bıraktı ve ilk tarihi yazısı, düzgün 17 kenarlı çokgen hakkındaki keşfini deftere yazdı. Bu hatıra defteri, Gauss'un ölümünden ancak 43 yıl sonra 1898'de, torunlarından biri tarafından Göttingen Krallık Kurumuna, incelenmek için gönderildiği zaman ortaya çıktı. 19 sayfalık bu defterde, kısa kısa yazılmış 146 tane keşif yazılıydı. Bu keşiflerin en sonuncusu 9 temmuz 1814 tarihliydi. Defter 1917'de olduğu gibi yayımlandı ve buluşların geniş bir incelenmesi yapıldı. Eğer bu buluşlar Gauss'un zamanında yayımlansaydı, bazı kimselere şöhret kapıları açılabilirdi. Çünkü Gauss, birçok matematikçinin öncüsü ve ilham kaynağıydı. Kendisi şüphesiz böyle bir düşüncede değildi ama gerçek buydu. Bugün, bunu kanıtlayan yazılı belgeler vardır. Defterde çok güzel cebirsel bağlılıklar görülmüştür. Gauss'un doktora tezi, bugün cebirin temel teoremi adıyla bilinen teoremdir. Yani, n dereceli bir polinomun n tane kökü vardır. Cebirsel bir denklemin kökünün a + ib şeklinde olduğunu da Gauss göstermiştir. Böylece, karmaşık düzlemi kurmuş ve karmaşık sayılar bu düzlemde gösterilmiştir. Bu düzleme Gauss Düzlemi de denir. Ayrıca, i·i = i² = -1 gösterimini o kullanmıştır. Gauss'un hayatının son yıllarında yazdığı mektupların büyük bir kısmı öldükten sonra yayımlandı. Ama en büyük yanlışlarından biri, Abel'de olduğu gibi genç matematikçilerin çalışmalarına kulak asmamasıydı. Örneğin, Cauchy, karmaşık değişkenli fonksiyonlara ait ünlü ve zarif buluşlarını yayımlamaya başladığında ona karşı isteksiz ve bu yayınlardan habersizdi. Cauchy'den hiç söz bile etmedi. Çünkü Cauchy bu konuya başlamadan yıllarca önce, Gauss problemin en can alıcı noktasına erişmişti. Fakat onun ünlü not defterinde saklı kalmıştı. Bunun gibi daha başka örnekler de vardı. Hamilton'un kuaterniyonlar çalışması, ölümünden üç yıl önce Gauss'a sunulduğunda hiçbir şey söylemedi. Çünkü, bu sonuç da kendi not defterinde 30 yıldan beri yazılı bulunmaktaydı. Yine bu konuda öncü olduğunu ileri sürmedi. Hamilton'un 15 yıl kadar uğraştığı buluşları için, Gauss ne kadar uğraştığını söylemiyordu. 1800-1820 arasında astronomi, 1820-1830 arasında jeodezi, yüzeyler kuramı, konform dönüşümleri, 1830-1840 arasında fizik, matematik, elekromanyetizm, yerkürenin manyetizmi, Newton kanunlarına göre çekme kuramı, 1841-1855 arasında durum geometrisi ve karmaşık değişkenli fonksiyonlar, bu fonksiyonlara bağlı geometri dallarında eserler verdi. En ünlü jeodezi Gauss'undur. Gauss'tan önce Euler, Lagrange ve Monge bazı eğrisel yüzeyleri incelemişlerdi. Fakat Gauss daha genel olarak incelemiş ve diferansiyel geometrinin birinci büyük devresi böylece doğmuştu. İkinci devre 1854'te Riemann geometrisiyle oldu. Eğrilik, normal ve parametrelenme önemli işlediği konulardı. Konform dönüşümler yine Gauss'a aitti. Haritacılık, enlem ve boylam üzerine çalışmaları yine Gauss tarafından bulundu. 23 şubat 1855'de Göttingen'de hayatı kaybettiğinde, Avrupa'daki tüm dostları cenazesine geldi. Eserleri ve buluşları matematik dünyasında yaşıyor. Günün diğer önemli olayları 1030: Gazneliler Devleti'nin kurucusu Gazneli Mahmud öldü. 1563: Kral VI. Charles'ın emriyle bütün Yahudiler Fransa'dan kovuldu. 1789: George Washington ABD'nin ilk cumhurbaşkanı oldu. 1883: Emprosyonizmin kurucularından Fransız ressam Eduard Manet hayata veda etti. 1919: Mustafa Kemal, Dokuzuncu Ordu Müfettişliğine atandı. 1939: Türkiye'nin de katıldığı New York Dünya Sergisi açıldı. 1945: Adolf Hitler ve iki gün önce evlendiği Eva Braun intihar etti. 1959: İsmet İnönü'nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı. 1960: İstanbul'da bir gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 1960: Ali Ulvi'nin karikatürü nedeniyle Cumhuriyet gazetesi 10 gün süreyle kapatıldı. 1961: İstanbul Kartal'da iki tren çarpıştı: 16 kişi öldü, 78 kişi yaralandı. 1964: Diyanet İşleri Başkanlığı, doğum kontrolünün uygulanmasını verdiği bir fetvayla kamuoyuna açıkladı. 1967: CHP Dördüncü Olağanüstü Kurultayı sonuçlandı. Kurultay'da kabul edilen ortanın solu siyasetine karşı çıkan Kayseri Milletvekili Turhan Feyzioğlu'nun liderliğini yaptığı 33 milletvekili ve 15 senatör partiden istifa etti. 1975: Anayasa Mahkemesi tarafından 1971'de kapatılan Türkiye İşçi Partisi yeniden kuruldu. 1975: Kuzey Vietnam birlikleri Saygon'daki Bağımsızlık Sarayı'na girerek Vietnam Savaş'ını bitirdi. 1998: ABD, PKK'yı en tehlikeli terör örgütleri arasında saydı. 1998: Terör örgütü PKK, Yunanistan'ın başkenti Atina'da bazı Yunan parlamenterlerin de katılımıyla Balkanlar Bürosu'nu açtı. 1998: NATO Konseyi Kosova Bildirisi yayınladı. Şiddeti reddeden ittifak, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'e uyarılarda bulundu. 1999: Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, Abdullah Öcalan'ın yargılamasının 31 mayıs pazartesi gününden itibaren İmralı Adası'nda kesintisiz olarak sürdürülmesine karar verdi. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 1 mayıs 1 Mayıs, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Altan Erbulak, Türk karikatürüne birçok tipleme kazandırdı Karikatürist ve tiyatro sanatçısı Altan Erbulak, 1988 yılında 59 yaşındayken hayata veda etti. Tiyatro ve sinema oyuncusu, karikatürist, gazeteci ve şovmen Altan Erbulak 11 kasım 1929'da Erzurum'da doğdu. Babasının subaylığı nedeniyle ilk ve ortaöğrenimini Anadolu'nun çeşitli kentlerinde yaptı. 1950'de Güzel Snatlar Akademisi Resim Bölümü'nü bitiren sanatçı, amatör tiyatro oyunculuğuna Bakırköy Halkevi ve Cep Tiyatrosu'nda başladı. 1957'de Dormen Tiyatrosu'nda başladı 'Kamp 17', 'Cengiz Han'ın Bisikleti', 'Bit Yeniği' gibi birçok oyunda rol aldı. 'Midas'ın Kulakları' operasında da sahneye çıkan Erbulak, Metin Serezli'yle kurduğu Çevre Tiyatrosu'nda 'Yüzsüz Zühtü', 'Deli Deli Kulakları Küpeli' oyunlarını sahneledi. Tiyatrosunu kapattıktan sonra 1980'lerden başlayarak çeşitli tiyatro topluluklarında oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Güldürü tiplemeleri ve taklit yeteneği ile 1961'de İlhan İskender, 1982'de İsmail Dümbüllü ödüllerini kazandı. Küçük yaşta karikatür çizmeye başladı, Vatan, Akşam, Tef, Akbaba, Fırt, Gırgır, Milliyet gibi çok sayıda dergi ve gazetede karikatür çizdi. Türk mizahına 'Hürmüz'le Cafer', 'Kibar Hırsız' gibi tipleri kazandırdı. BBC'de televizyon eğitim kurslarına da katılan Erbulak, TRT için 'Alıngan Gemisi', 'Deneme Televizyonu' gibi programları hazırladı. Sinemada çok sayıda filmde rol aldı ve ödüller kazandı. Ölümünden sonra adına, eşi Füsun, kızları Ayşe ve Sevinç Erbulak tarafından, yılın başarılı oyuncusuna verilmek üzere Altan Erbulak Ödülü konuldu. Rol aldığı filmler 'Güneşten de Sıcak', 'Sarı Güneş', 'Homodi' 1987, 'Gülümseyen Dünya' 1984, ''Deliler Koğuşu' 1981, 'İbişo' 1980, 'Bir Annenin Gözyaşları' 1967, 'Bozuk Düzen', 'Güzel Bir Gün İçin', 'Bilen Kazanıyor' 1965, 'Cici Can', 'İki Gemi Yanyana', 'Barut Fıçısı', 'Ölüm Pazarı' 1963, 'Fosforlu Oyuna Gelmez', 'Yumurcak Faka Basmaz', 'Bardaktaki Adam', 'Geçti Buranın Pazarı' 1962, 'Bülbül Yuvası', 'Yaman Gazeteci', 'Seni Benden Alamazlar' 1961, 'Yeşil Kurbağalar' 1960, 'Feryat' 1959, 'Çitlenbik', 'Bana Gönül Bağlama' 1958, 'Gelin Ayşem' 1957 Günün diğer önemli olayları 1707: İngiltere, Galler ve İskoçya, Büyük Britanya olarak birleşti. 1889: 1 Mayıs işçilerin ortak bayramı olarak kabul edildi. 1908: 'Don Camillo'nun yaratıcısı, İtalyan mizah yazarı ve karikatürist Giovanni Guareschi doğdu. 1925: Kıbrıs, İngiltere kolonisi oldu. 1941: Orson Welles'in yönettiği 'Yurttaş Kane' filmi ilk kez gösterildi. 1948: Hürriyet gazetesi, Sedat Simavi tarafından İstanbul'da kuruldu. 1959: CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Uşak'ta, sayıları bine yaklaşan kalabalığın saldırısına uğradı. İnönü, atılan taşla yaralandı. 1977: İstanbul'da Taksim'deki 1 Mayıs mitingi sırasında çıkan olaylarda 37 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı. 1984: Devlet Güvenlik Mahkemeleri sekiz ilde göreve başladı. 2003: Bingöl'de meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depremde 176 kişi öldü, 521 kişi de yaralandı. Tarihte Bugün Arşivi |
Tarihte bugün: 2 mayıs 2 Mayıs, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Leonardo, 1502 yılında Haliç'e bir köprü yapılması için proje hazırlamıştı Rönesansı başlatan İtalyan heykeltraş, mimar ve mühendis Leonardo da Vinci 1519'da hayata veda etti. İtalyan mimar, müzisyen, anatomist, mucit, mühendis, heykeltraş, geometrisyen ve ressam Leonardo da Vinci, 15 nisan 1452 - 2 mayıs 1519 tarihleri arasında yaşadı. Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, sadece sanat yapıtlarıyla değil çok çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biridir. Leonardo, genç bir noter olan Piero da Vinci'nin ve bir çiftçi kızı olan Caterina'nın evlilik dışı çocuğu olarak Floransa'ya bağlı Vinci kasabası yakınlarındaki Anchiano'da dünyaya geldi. Modern isimlendirme kurallarından önce doğan Leonardo'nun tam ismi Vincili Piero'nun oğlu Leonardo anlamına gelen Leonardo di Ser Piero da Vinci'dir. Eserlerini Leonardo ya da 'Io, Leonardo' (ben, Leonardo) olarak imzalamıştır. Leonardo'ya bebekliğinde annesi baktı. Birkaç yıl sonra annesi başka biriyle evlendirilerek komşu kasabaya yerleşince, babasının nadiren uğradığı büyükbabasının evinde yaşamaya başladı. Ara sıra babasının evine de giderdi. Babasının ilk eşinden çocuğu olmadığı için aileye kabul edilebilmişti, ama hiçbir zaman meşru bir çocuk olarak görülmedi ve amcası Francesco dışında ailesindeki kimseden sevgi görmedi. 14 yaşına kadar Vinci'de yaşayan Leonardo, büyükanne ve büyükbabasının ölmesi üzerine 1466'da babası ile birlikte Floransa'ya gitti. Evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğundan üniversite öğrenimi görme şansı yoktu. Küçük yaşta yaptığı çizimleri babası, ünlü ressam ve heykeltraş Andrea del Verrocchio'ya gösterince, Verrochio kendisini çırak olarak yanına aldı. Lorenzo di Credi ve Pietro Perugino gibi sanatçılarla çalıştı. Sadece resmi değil, lir çalmayı da öğrendi. Büyük ihtimalle eşcinsellikle de bu atölyede tanıştı. 1476'da oğlancılıkla suçlandığında yargılandı ve suçsuz bulundu. İdam korkusu ve utançla tanıştı. Floransa'yı 1482'de terk ederek Milano Dükü Sforza'nın hizmetine girdi. Köprüler, silahlar, gemiler, bronz, mermer ve kilden heykeller yapabileceğini anlattığı ancak göndermediği mektup, tüm zamanların en muhteşem iş başvurusu sayılır. 1499'da şehir Fransızlar tarafından alınıncaya kadar 17 yıl boyunca Milano Dükü için çalıştı. Dük için sadece resim ve heykeller yapmak, festivaller organize etmekle uğraşmadı; aynı zamanda binalar, makineler ve silahlar geliştirdi. 1485-1490 yıllarında doğa, mekanik, geometri, uçan makineler, kiliseden kale ve kanal yapımına kadar her türlü mimari ile ilgilendi; anatomi çalışmaları yaptı; öğrenciler yetiştirdi. 1490'dan sonra deftere tutma alışkanlığı geliştirdi. Bu çizimler ve defter sayfaları, müzeler ve kişisel koleksiyonlarda toplanmıştır. Bu koleksiyonculardan biri de Bill Gates'tir. 1499'da Milano'nun Fransızlarca alınmasından sonra şehri terk eden ve yeni bir koruyucu aramaya başlayan Leonardo, 16 yıl boyunca İtalya'da seyahat etti. Pek çok kişi için çalıştı, çoğu eserini yarım bıraktı. İnsanlık tarihinin en iyi resimlerinden biri kabul edilen 'Mona Lisa' için 1503'te çalışmaya başladığı söylenir. Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı. 1504'te babasının ölüm haberi üzerine Floransa'ya döndü. Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele verdi ancak çabası sonuçsuz kaldı. Çok sevdiği amcası tüm varlığını ona bıraktı. 1506'da bir Lombardiya aristokratının 15 yaşındaki oğlu olan Kont Francesco Melzi'yle tanıştı. Melzi, hayatının geri kalanında onun en iyi öğrencisi ve en yakını oldu. 1490'da 10 yaşında iken korumasına aldığı ve Salai adını verdiği genç de 30 yıl boyunca onunla beraber oldu, ancak hiçbir sanatsal ürün veremedi. Leonardo İtalya'yı, sevgilisi oldukları da iddia edilen bu iki dostla dolaşmıştı. 1513-1516 arasında Roma'da yaşadı ve Papa için geliştirilen çeşitli projelerde yer aldı. Anatomi ve fizyoloji alanında çalışmaya devam etti. Ancak Papa, kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı. 1516'da koruyucusu Giuliano de Medici'nin ölümü üzerine Kral I. Francis'ten Fransa'nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Paris'in güneybatısındaki Amboise'da Kraliyet Sarayı'nın yanında hazırlanan konağa yerleşti. Sağ koluna felç inen Leonardo da Vinci, resimden çok bilimsel çalışmalara ağırlık verdi. Kendisine dostu Melzi yardımcı olmaktaydı. Salai ise Fransa'ya geldikten sonra onu terk etmişti. 2 mayıs 1519'da hayata veda etti. Kralın kollarında can verdiği rivayet edilir. Ancak 1 mayısta kralın bir başka şehirde olduğu ve bir gün içinde oraya gelemeyeceği bilinmektedir. Mirasının büyük bölümünü Melzi'ye bıraktı. 1466-1472 arasında bilinen hiçbir eseri yoktur. Bu çıraklık döneminde atölyede boyaları karıştırdı, resimlerin küçük bazı bölümlerini boyadı. 1472'de Floransa'da bağımsız bir ressam oldu. Ancak ustasının atölyesinden ayrılmadı. Bilinen ilk resmi 5 ağustos 1472 tarihli 'Arno Vadisi'dir. Dehasını yansıtan bu resimde derinlik arttıkça detaylar azalır, kağıdın rengi resme hakim olur. Bu teknik daha sonra yokoluş perspektifi olarak adlandırılmıştır. 1471-1475 arasında Andrea del Verrocchio'ya 'İsa'nın Vaftizi' adlı tablosunda yardım etti. Resmin ana unsurlarını Verrochio zaten çizmişti. Leonardo, diz çökmüş bir melek ile İsa'nın vücüdunu resmetti. Melek, Verrochio'nın çizdiği figürlerden çok daha başarılıydı. Bunu gören Verrochio'nun fırçalarına bir daha asla elini sürmediği söylenir. Gerçekten de bu tablo, Verrochio'nun bilinen son tablosudur. 1478'de kendi atölyesini açtı, bu dönemde sipariş üzerine yaptığı en az iki resim vardır. İlk Floransa döneminde çizdiği en önemli tablolardan biri de 'Aziz Jerom'dur. Tamamlamış olsa 'Mona Lisa' kalitesinde olacağı tahmin edilen bu tablo şu anda Vatikan'dadır. 1481-1482 arasında aldığı bir sipariş üzerine 'Müneccim Kralların Tapınması' adlı tablo üzerinde çalıştı. Ancak 1482'de Milano Dükü'nün hizmetine girince dev tabloyu yarım bırakarak Milano'ya gitti. Milano dönemi başında yaptığı resimlerin en önemlisi 'Kayalıkların Bakiresi'dir. İki versiyonu bulunan bu eserin biri Louvre Müzesi'nde, diğer Londra Ulusal Galerisi'nde yer alır. 'Kayalıklar Bakiresi'nin yarattığı ilgi üzerine ısmarlanan 'Erminli Kadın', günümüze kalan az sayıdaki resminden biridir. Polonya'daki Czartorisky Müzesi'ndedir. 1490'da Sforza'nın düzenlediği festival için yaptığı 'Gezegenlerin Dansı' adlı müzikali, İtalya'da ünlenmesini sağladı. 1497'ye kadar en önemli eserlerinden biri olan 'Son Yemek' üzerinde çalıştı. 'Son Yemek', Milano'da bir manastır yemekhanesinde yer alan bir duvar resmidir. Maalesef, bu büyük eseri yaparken denediği karışım başarılı olmamış, eser daha 1500'lü yıllarda bozulmuştur. Leonardo, Milano döneminde matematikle de uğraştı ve İtalyan matematikçi Luca Pacioli'ye 'Altın Oran Üzerine' adlı yapıtını yazmasında yardım etti. En çok vaktini alan çalışma, dükün babası onuruna yapması istenen 'Bronz At Heykeli'ydi. Dünyanın en büyük at heykeli olması planlanan bu eser için Leonordo uzun süre atların anatomisini inceledi. 1483'te başlayan çalışmaları sonunda 1493'te dev kil modeli hazırladı. Bronz heykel için tonlarca bronza ihtiyaç vardı. Bronzun hazırlanmasını beklerken 'Son Yemek' üzerinde çalıştı. Heykel için gereken bronz, Sforza tarafından silah yapımında kullanıldığından bronz heykel yapılamadı. Fransızların Milano'yu işgalinden sonra kilden yapılmış olan heykel ise askerlerin hedef tahtası olarak parçalandı. Milano'yu terk ettikten sonra Mantova'da dönemin ressamlarının eserlerini toplamaya meraklı Isabella d'Este'nin bir portresi üzerine çalışmaya başladı. 1501'de Venedik'e gidince Isabella d'Este'nin ısrarlarına rağmen eseri tamamlamadı. Venedik'te çeşitli projeler (Isonzo Vadisi'nde hareketli bir bent kurmak, Osmanlı gemilerinin altını delmek için dalgıç kullanmak gibi) geliştirdi, ancak hiçbiri uygulanmayınca Floransa'ya geçti. Bir manastır için 'Meryem ve Çocuk İsa Azize Anna ile Birlikte' adıyla bilinen ve Londra'daki Ulusal Galeri'de bulunan taslağı hazırladıysa da Cesare Borgia'dan aldığı mühedislik teklifi üzerine bu eseri de yarım bıraktı. Papa VI. Alexander'ın oğlu Cesare Borgia hizmetinde askeri mühendis olarak çalıştı, haritalar çizdi. Cesare'den ayrıldığı sırada II. Beyazıt'a Haliç'e köprü kurma projesinden bahseden bir mektup yazdığı bilinir. Floransa'ya döndüğünde Pisa ve Floransa arasında savaş vardı. Floransa'dan Pisa'ya akan Arno Irmağı'nın yatağını değiştirerek şehri susuz bırakmayı planladı, ama bu plan başarısız oldu. Arno Irmağı'ndan sonra 'Anghiarai Savaşı' resmi üzerinde çalıştı. 1440'ta Floransa'nın Milano'ya karşı kazandığı zaferi konu alan bu resim üzerinde çalışırken karşı duvarda da 'Cascina Savaşı' adlı resmi için Mikelanj çalışıyordu. Eserini henüz tamamlayamadan Fransa Kralı tarafından Milano'ya çağrılan Leonardo, bir süre iki şehir arasında mekik dokudu ve sonunda resmi yarım bıraktı. Mikelanj da Roma'ya çağrıldığı için kendi resmini yarım bırakmak zorunda kaldı. Milano'da saray mensupları için dekoratörlük yaptı, anatomi çalışmalarına döndü. Resme yeniden ilgi duymaya başladı ve 'Mona Lisa'yı yapmaya başladı. Bu resmi ömrü boyunca yanından ayırmadı ve tüm yolculuklarında beraberinde taşıdı. 1513'te gittiği Roma'da ihtiyar bir bilge olarak saygı görmesine rağmen Rafael ve Mikelanj'ın aksine Medici ailesinden fazla sipariş almadı. Ancak Mikelanj'ın 'Davut' adlı eserinin yerinin belirlenmesi için kurulan komisyonda yer aldı ve Mikelanj'ın isteğine aykırı olarak Floransa'daki Palazzo Vecchio'nun önüne yerleştirilmesinde etkili oldu. 1515'te Fransızların Milano'yu yenmesinden sonra Guiliano de Medici kendisinden barış görüşmelerinde Fransa Kralı'na sunulmak üzere mekanik bir aslan yapma görevi verdi. Yaptığı aslan (Floransa'nın simgesi), yürürken kalbinden zambak (Fransa'nın simgesi) çıkarıyordu. Bir yıl sonra Guiliano de Medici ölünce, Fransa Kralı Leonardo'yu çağırtmıştı. Son yıllarını Fransa'da geçirdi. Leonardo'nun bilim ve mühendislik alanındaki çalışmaları en az sanatsal çalışmaları kadar etkileyici ve yenilikçidir. 13 bin sayfadan oluşan defterlerinde yer alan notlar ve çizimler sanat ve bilimi kaynaştırmaktadır. Leonardo bu notları, etrafındaki dünyayı sürekli gözleyerek, Avrupa'da yaptığı seyahatler sırasında yazmıştır. Leonardo solaktı, ve tüm yazılarını ancak ayna ile bakılınca okunabilecek şekilde, tersten yazardı. Bilime bakış açısı gözlemseldi: Bir bilinmezliği anlamak için onu en küçük detayına kadar tarif ve tasvir ederdi, teoriye ve deneylere önem vermezdi. Latince ve matematik eğitimi almadığı için çağdaşı akademisyenler bilimsel çalışmalarını gözardı etti. Oysaki Leonardo Latinceyi kendi kendine öğrenmişti. İnsan anatomisi konusundaki çalışmalarına Andrea del Verrocchio'nun yanında çıraklık yaparken başladı. Çünkü Verrochio tüm öğrencilerini anatomi öğrenmeleri konusunda teşvik ederdi. Sanat alanında başarı kazanmaya başlayınca, Floransa'daki Santa Maria Nuova Hastanesi'nde kadavralar üzerinde inceleme yapmasına izin verildi. Daha sonra Milano'daki Maggiore Hastanesi'nde ve Roma'daki Santo Spirito Hastanesi'nde de kadavralar üzerinde çalışmalar yaptı. 1510-1511 yıllarında doktor Marcantonio della Torre ile birlikte çalıştı. 30 yılda 30 kadavra inceledi. Marcantonio ile birlikte anatomi konusunda teorik bir çalışma yayımlamak üzere çalışmalar yaptı ve 200'ün üzerinde çizim hazırladı. Bu çizimler ölümünden sonra, 1580'de 'Resim Üzerine Tezler' adıyla yayımlandı. Birçok insan iskeleti çizimi yaptı ve omurganın çift-s formunu ilk tanımlayan kişi oldu. Pelvis ve kuyruk sokumu hakkında incelemeler yaptı ve kuyruk sokumunun beş farklı kemikten oluştuğunu belirledi. İnsan kafatasını ve beynin kesitlerini mükemmel şekilde tariflemeyi başardı. Ciğerlerin, idrar kesesinin, cinsel organların ve hatta cinsel birleşmenin yapılarını gösteren oldukça fazla sayıda çizim yaptı. Hamilelik mucizesini anlamak amacıyla fetusun anne karnındaki pozisyonu hakkında çizimler yapan ilk birkaç kişiden biridir. İnsan anatomisine ek olarak, çeşitli hayvanların aatomisi hakkında da çizimleri bulunmaktadır. İnsan vücudunun sadece yapısıyla değil, fonksiyonuyla da ilgileniyordu. Bu yüzden anatominin yanısıra aynı zamanda fizyoloji çalışmaları da yaptı. Fizyolojik deformasyonu olan kişilerle ilgili de çizimleri bulunmaktadır. Anatomi alanındaki çalışmaları, yazılı tarihteki ilk robot tasarımınına öncülük etti. Leonardo'nun Robotu adı verilen tasarım büyük olasılıkla 1495 yılında yapıldı ama ancak 1950'lerde fark edildi. Kan dolaşımı hakkında bilgisi olmamasına rağmen, robota eklediği kalp vanaları sayesinde kanın tüketilmek üzere kaslara pompalanmasını sağladı. Leonardo'nun yaptığı bir çizim, 2005 yılında bir İngiliz kalp cerrahına, hasar görmüş kalpleri tedavi etmek yolunda yepyeni bir yol keşfetmesi için ilham verdi. Uçma konusuna duyduğu müthiş ilgi sayesinde kuşlar hakkında detaylı çalışmalar yaptı ve aralarında dört kişi tarafından çalıştırılabilen bir helikopter ve hafif bir hang-glider da bulunan çok çeşitli uçan makineler tasarladı. 1502'de Sultan II. Beyazıt için, Haliç'e inşa edilmek üzere 240 metrelik bir köprü tasarladı. Bu köprü inşa edilmedi, ama 2001'de Norveç'te bu tasarımı temel alan daha küçük bir köprü yapılarak vizyonu hayata geçirildi. Savaşı en kötü insan faaliyeti olarak görse de, defterlerinde askeri mühendislik alanında da çalışmalar bulunmaktadır. Bunların arasında makineli tüfekler, zırhlı tank, bombalar, paraşütler gibi tasarımlar yer almaktadır. Diğer buluşları arasında bir denizaltı, dişliler kullanılarak yapılmış ilk mekanik hesap makinesi ve yaylı bir mekanizmayla çalışan bir araba da bulumaktadır. Vatikan'da bulunduğu yıllarda güneş enerjisini kullanmak için, içbükey aynalar yardımıyla suyu ısıtacak bir tasarım yapmıştır. Her ne kadar Leonardo'nun tasarımlarının çoğu yaşadığı dönemde hayata geçirilememiş olsa da, günümüzde birçoğunun modelleri yapıldı ve Amboise'deki Chateau du Clos Luce'de bulunan Leonardo da Vinci Müzesi'nde sergileniyor. Günün diğer öenmli olayları 1926: Atlas Okyanusu'nun iki yakası arasında ilk faks mesajı gönderildi. 1938: Ordu Süvari Ekibi, Roma'da Milletler Kupası yarışlarında altın Mussolini Kupası'nı kazandı. 1945: İtalya'daki Alman işgal birlikleri Müttefik ordularına, Berlin'deki Alman güçleri Sovyet Mareşal Jukof'un birliklerine teslim olmaya başladı. 1953: Uluslararası Tiyatro Enstitüsü Türkiye Merkezi kurucuları seçildi. 1972: Pele'nin de oynadığı Brezilya şampiyonu Santos futbol takımı İstanbul'a geldi. Santos ertesi gün Fenerbahçe'yi 6-1 yendi. 1972: ABD'den alınan TCG Oruç Reis ile TCG Uluç Ali Reis denizaltıları törenle donanmaya katıldı. 1973: Lübnan ordusunun Filistinli mültecilere saldırmasıyla Lübnan iç savaşı başladı. 1982: Falkland Adaları'nda İngiltere-Arjantin savaşı başladı. 1984: F-16 uçaklarının Türkiye'de yapılması için anlaşma sağlandı. 1986: Birinci Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde açıldı. 1992: Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ABD'de prostat ameliyatı geçirdi. 1999: Fazilet Partisi'nden Merve Kavakçı, milletvekili yemin törenine türbanla katıldı. Olay Mecliste protestolarla karşılandı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 3 mayıs 3 Mayıs, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Abdülhak Şinasi Hisar'ın cenazesi belediye tarafından gömülmüştü Şair ve yazar Abdülhak Şinasi Hisar, 1963 yılında, 75 yaşındayken İstanbul'da hayata veda etti. 'Fehim Bey ve Biz' ve 'Boğaziçi Mehtapları' adlı kitaplarıyla tanınan yazar Abdülhak Şinasi Hisar, 3 mayıs 1963'te İstanbul'da hayata veda etti. Merkez Efendi Mezarlığı'na defnedildi. 1888'de Rumelihisarı'nda doğan Abdülhak Şinasi Hisar, Osmanlı döneminde yayımlanmış ilk edebiyat dergilerinden 'Hazine-i Evrak'ı çıkaran Mahmut Celalettin Bey'in oğlu, gazeteci ve yazar Selim Nüzhet Gerçek'in ağabeyidir. Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra Paris'e gitti ve Ecole Libre des Sciences Politique'te (Siyasal Bilimler Yüksekokulu) okudu. O yıllarda Paris'te bulunan Türk aydınları Prens Sabahattin, Ahmet Rıza, Yahya Kemal ve Dr. Nihat Reşat (Berger) ile tanıştı ve Jön Türk hareketine katıldı. Yine Paris'te hayranlık duyduğu Fransız yazar A.France ve M.Barres'le dostluk kurdu; J.Moreas, E.Faguet, J.Costeau ve H.de Regnier gibi yazarlarla tanıştı. Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul'a döndü. 1930'da Balkan Birliği Cemiyeti genel sekreterliği yaptı, Dışişleri Bakanlığı danışmanlığı sırasında Uluslararası Barış Kongresi'ne (1945) katılmak üzere ABD'ye gitti. 1948'de İstanbul'a yerleşerek ölümüne değin bazı banka ve özel kurumlarda yönetim kurulu üyeliğinde bulundu. Ahmet Haşim, Yahya Kemal ve Yakup Kadri gibi şair ve yazarlarla aynı kuşaktan olmasına rağmen, yazmaya 'Dergah', 'Yarın', 'İleri' ve 'Medeniyet' dergi ve gazetelerinde başlayan Hisar, Cumhuriyetten sonra 'Ağaç', 'Türk Yurdu' ve 'Varlık' dergileriyle Milliyet ve Dünya gazetelerinde eleştiri ve denemeler yayımladı. Bir üslupçu olan, romanda his ve fikri önemseyen Hisar, hüzün ve özlemle kaleme aldığı yapıtlarında mazi hayalini yaşatmış ve bu nedenle de adı Fransız romancı Marsel Proust'la birlikte anılmıştı. Ahmet Hamdi Tanpınar, 'Edebiyat Üzerine Makaleler' adlı kitabında, "Abdülhak Şinasi'yi okurken, nesrin yazı olduğunu, konuşma olmadığını tekrar hatırladım. Nesre son zamanlarda unutur gibi olduğumuz bu mevkiini iade eden muharrirlerimizdendir" diyerek Hisar'ın Türk edebiyatındaki yerini belirlemiştir. Yapıtları Roman: 'Fehim Bey ve Biz' (1941. 1942 CHP Hikaye ve Roman Ödülü üçüncülüğü), 'Çamlıca'daki Eniştemiz' (1944), 'Ali Nizami Beyin Alafrangalığı ve Şeyhliği' (1952) Anlatı: 'Boğaziçi Mehtapları' (1943), 'Boğaziçi Yalıları' (1954), 'Geçmiş Zaman Köşkleri' (1956) Diğer yapıtlar: 'Aşk İmiş Her Ne Var Alemde' (1955-Seçilmiş mısra ve beyit antolojisi), 'Geçmiş Zaman Fıkraları' (1958), 'İstanbul ve Pierre Loti' (1958), 'Yahya Kemal'e Veda' (1959), 'Ahmet Haşim, Şiiri ve Hayatı' (1963) Günün diğer öenmli olayları 1481: Yedinci Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet vefat etti. 1920: TBMM'nin ilk bakanlar kurulu oluşturuldu. İcra Vekilleri Heyeti, 5 mayısta Mustafa Kemal başkanlığında ilk toplantısını yaptı. 1934: Kayseri Uçak Fabrikasında yapılan ilk parti altı avcı uçağından biri, 50 dakikalık uçuşla Kayseri'den Ankara'ya geldi. 1935: 'Türkkuşu' Atatürk tarafından hizmete açıldı. 1950: Ali Naci Karacan'ın kurduğu Milliyet gazetesi yayın hayatına başladı. 1951: Demokrat Parti Meclis Grubunda din eğitiminin genişletilmesi istendi. 1960: Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel, hükümeti uyarmak için, Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes'e mektup gönderdi. 1979: 'Demir Lady' lakaplı Margaret Thatcher, İngiltere'nin ilk kadın başbakanı oldu. 1986: Çernobil nükleer kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye'ye de ulaştığı ve bazı bölgelerde radyasyonun yedi kat arttığı açıklandı. 1993: Birleşmiş Milletler, 20 aralık 1993'te her yıl 3 mayısın, Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 4 mayıs 4 Mayıs, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Al Capone, Alkadraz Hapisanesi'nde 11 yıl yattı ABD'li ünlü gangster Al Capone, 1932'de 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Asıl adı Alphonse Capone olan İtalyan mafya lideri ve gangster Al Capone (okunuşu: Alkapon), 17 ocak 1899'da Brooklyn'de doğdu, 1947 yılında hayatını kaybetti. ABD ekonomisinin zor günler yaşadığı 1930'larda güç kazanmaya başlayan Al Capone, dönemin yasakları ve yasakların doğurduğu fırsatları son derece profesyonel yöntemlerle karşıladı ve böylece hem maddi hem politik güçlerini artırdı. Büyük Kriz yıllarında neredeyse hükümet kadar söz sahibi olan ünlü gangster, suç işlemeye çocukken başladığını şu sözlerle açıklamıştı: "Çocukken her akşam yatmadan önce Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım... "Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı'ya günahlarımı affetmesi için dua ettim." Gerçekleştirdiği en kanlı olay, rakibi Bugs Moran çetesinden yedi kişiyi polis kıyafeti giymiş adamlarına öldürttüğü katliamdı. Olayın 14 şubata denk de gelmesi enteresan bir tesadüftü. 17 mayıs 1929'da ruhsatsız silah taşımaktan bir yıl hapis cezası yedi. İşlediği diğer suçlardan dolayı bir türlü ele geçmeyen Al Capone, vergi kaçakçılığından 4 mayıs 1932 tarihinde 11 yıl hapis cezası aldı. Vergi kaçakçılığından yakalanarak ünlü Alkadraz Hapishanesi'ne atılan Al Capone orada hastalandı ve çıktıktan kısa bir süre sonra da öldü. Günün diğer önemli olayları 1278: Karamanoğlu Mehmet Bey, Türkçeyi devletin resmi dili olarak ilan etti. 1421: Yıldırım Beyazıt'ın, Timur'a yenilmesinden sonra parçalanma tehlikesi baş gösteren Osmanlı'yı toparlayan I. Mehmet vefat etti. 1920: Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) kuruldu. 1930: Mahatma Gandi, İngilizler tarafından tutuklandı. 1931: Mustafa Kemal Atatürk, üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçildi. 1943: Başbakanlık, İkinci Dünya Savaşı sırasında, şeker satışlarını durdurdu. Bir yıl sonra da İstanbul'da nüfus başına iki kilo un verilmesine karar verildi. 1949: İstiklal Mahkemeleri'ne ilişkin yasa yürürlükten kaldırıldı. 1970: ABD'de, Ohio Kent Üniversitesi'nde öğrenciler Vietnam Savaşı'nı protesto etti. Gösteriye müdahale eden güvenlik güçleri dört öğrenciyi öldürdü. 1980: Yugoslavya Devlet Başkanı Mareşal Tito hayata veda etti. 1994: Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail, Batı Şeria ve Gazze'de yaşayan Filistinlilere özerklik verilmesini öngören antlaşmaya imza attı. 1997: Eurovision Şarkı Yarışması'nda, Şebnem Paker'in seslendirdiği 'Dinle' adlı şarkı üçüncü oldu. 1997: Tango çalışmalarıyla tanınan Esin Engin İstanbul'da yaşamını yitirdi. 1997: Irak'tan Avrupa ülkelerine gitmek isteyen 25 kişiyi taşıyan iki tekne, Ege Denizi'nde battı: 17 kişi boğuldu, yedi kişi kayboldu. Tarihte bugün arşivi |
Tarihte bugün: 5 mayıs 5 Mayıs, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Karl Marx'ın tamamı Türkçeye çevrilemeyen eserleri toplam 50 kalın cilde ulaşıyor Alman filozof, devrimci, iktisatçı, gazeteci, filozof ve siyasetçi Karl Marx, felsefede diyalektik materyalizm akımının, ekonomik, siyasi ve felsefi bir sistem olarak da komünizmin kurucusudur. 5 mayıs 1818'de Almanya'nın Rhine eyaletinin Trier kasabasında doğdu. Orta öğretimini Trier'de tamamladı. Bonn ve Berlin üniversitelerinde hukuk öğrenimi görürken tarih ve felsefeyle ilgilendi, Hegelci E. Gans'ın derslerini izledi. 1841 yılında, 'Demokritos'un ve Epikuros'un Doğa Felsefelerinin Farklılıkları' adlı doktora tezinde, dinin materyalist felsefe açısından eleştirisini yaptı. Sol Hegelcilere katılarak Bauer kardeşlerle dostluk kurdu. Bir yandan da Feuerbach'ın etkisinde kalıp 1842'de muhalefetteki radikal burjuvalar tarafından kurulan 'Rheinische Zeitung' gazetesinin yazı işleri yöneticiliğini yaptı. Saint-Simon, Fourier, Proudhon gibi yazarları okuyarak Fransız sosyalizmini tanımaya çalıştı. 1843'te çocukluk arkadaşı Jenny von Westphalen ile evlendi. 'Rheinische Zeitung' 1843'te kapatıldıktan sonra Paris'e yerleşti. 1844'te 'Fransız-Alman Yıllıkları'nı yayımladı. Derginin bu ilk ve tek sayısında, 'Yahudi Sorunu' adlı yazısıyla siyasal savaşım konusundaki görüşlerini ilk kez açıkladı. Aynı yıl Engels'le dostluk kuran Marx okurken tuttuğu notlardan oluşan '1844 El Yazmaları'nda, ana temasını yabancılaşmanın oluşturduğu hümanist bir felsefe geliştirdi. Engels'le ortak ilk metninde ('Kutsal Aile', 1845) tarih felsefesini materyalist görüş açısından eleştirdi. 1845'te 'Vorwarts' gazetesi yazı kurulu üyeleriyle birlikte sürülünce Brüksel'e yerleşti. Birkaç ay sonra Engels'in de Brüksel'e gitmesiyle ortak eserlerinin ikincisini ('Feuerbach Üzerine Savlar', 1845) ve üçüncüsünü ('Alman İdeolojisi', 1845-1846) yayımladı. Kuramsal çalışmalarının yanısıra, sosyalist işçilerle ve Alman göçmenlerle ilişkilerini sıklaştırdı. Brüksel Alman İşçileri Derneği'ni kurdu ve Engels'le birlikte bir komünist yazışma ağı oluşturdu. Komünistler Birliği'nin isteği üzerine 'Komünist Manifesto'yu yazdıkları bu yıllar, ikisi için de geçmişteki felsefi bilinçleriyle hesaplaşma ve tarihsel maddeciliği geliştirme yılları oldu. Bu yüzden, geçmişten kopuşları hem siyasi hem de kuramsaldı. 1848 İhtilali patlak verince, Belçika'dan sınır dışı edilen Marx, Köln'e yerleşerek, 'Neue Rheinische Zeitung' gazetesini çıkarmaya başladı. Bu gazetede işçilere yönelik makaleler yayımladı ('Ücretli Emek' ve 'Sermaye', 1849). Almanya'dan, hemen sonra da yeniden Fransa'dan sınırdışı edilince, 1849 yılında, ömrünün sonuna kadar kalacağı Londra'ya yerleşti. Yoksulluk içinde yaşadığı bu dönemde iktisat incelemelerine ağırlık verdi. Temel eseri olan 'Kapital'i hazırlamaya başladı. 1851-1861 yıllarında 'The New York Daily Tribune' gazetesinin Avrupa muhabirliğini yaptı. 1864'te Uluslararası İşçiler Derneği'nin kurucuları arasında yeraldı. Birinci Enternasyonal'in açılış konuşmasını ve tüzüğünü yazdıktan sonra, 'Kapital'in birinci cildini Almanya'da yayımlattı (1867). Kızını görmek için gittiği Paris'te Paris Komünü'ne tanık oldu. İngiltere'ye dönünce 'Fransa'da İç Savaş' (1871) adlı eserinde bu devrim denemesini değerlendirdi. 'Kapital'i yazmayı sürdürürken, işçi partilileri programlarının oluşturulmasına da etkili biçimde katıldı; Alman, Fransız, Hollandalı, Belçikalı, Rus, ABD'li, İngiliz devrimcilerle örgütlenme çalışmasında bulundu. Dühring'e karşı tartışmada Engels'i destekledi. 'Anti-Dühring'in (1878) bir bölümünde Engels'le çalıştıktan sonra hastalandı ve çalışmalarını büyük ölçüde yavaşlattı. 14 mart 1883'te Londra'da hayata veda etti. Bazı eserleri 'Alman İdeolojisi' (1845-1846), 'Komünist Manifesto' (1847-1848), 'Louis Bonaparte'in 18 Brumaire'i' (1852), 'Fransa'da Sınıf Savaşımları' (1850), 'Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı' (1859), 'Kapital' (1867) (ikinci ve üçüncü ciltleri Marx'ın taslaklarına uygun olarak onun ölümünden sonra Engels tarafından düzenlenerek yayımlandı), 'Fransa'da İç Savaş' (1871), 'Gotha Programının Eleştirisi' (1875) Türkçeye tamamı çevrilmemiş olmakla birlikte, Engels ile birlikte kaleme aldıkları bütün eserlerinin (Marx-Engels Werke) İngilizce baskısı 50 kalın cilt tutar. Günün diğer önemli olayları 1821: Napolyon Bonapart, sürgün edildiği St. Helene Adası'nda hayata veda etti. 1834: İlk anakara demiryolu hattı Belçika'da açıldı. 1925: Atatürk Orman Çiftliği'nin kuruluş çalışmalarına başlandı. 1925: Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'e suikast girişimi gerekçesiyle ölüm cezasına çarptırılan Manok Manukyan idam edildi. 1947: Belçika, İngiltere, Danimarka, Fransa, Hollanda, İrlanda, İsveç, İtalya, Lüksemburg, Norveç; bir araya gelerek Avrupa Konseyi'ni kurdu. Türkiye, Avrupa Konseyi'ne Ağustos 1949'da katıldı. 1952: Kibrit tekeli kalktı. 1955: Türk Kadınlar Birliği'nin girişimiyle her yıl mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasına karar verildi. TKB, Nenehatun'u yılın annesi seçti. Anneler Günü'ne ilişkin ilk resmi öneri, 1872'de ABD'li Julia Howe'dan geldi. 1956: Ece Özbayrak, 10'uncu Daktilografi Şampiyonası'nda, dakikada 735 vuruşla dünya rekoru kırdı. 1960: Sovyetler Birliği, bir süredir kayıp olan ABD'ye ait casus uçağı U-2'yi düşürdüğünü açıkladı. 1960: Ankara'da öğrenciler 555K (beşinci ayın beşinde saat 17.00'de, Kızılay'da) koduyla bir gösteri yaptı. 1961: Alan Shepard, ABD'nin uzaya gönderdiği ilk insan oldu. 1968: Fransa'da, Vietnam Savaşı nedeniyle ABD karşıtı gösterilerde altı öğrencinin tutuklanması üzerine Daniel Cohn-Bendit liderliğinde 30 bin öğrenci barikatlar kurarak Paris'te ayaklandı; Sorbonne Üniversitesi kapatıldı. 1990: İlk özel televizyon kanalı olan Magic Box şirketinin Star 1 televizyonu programlı yayına başladı. 1994: Naim Süleymanoğlu, Çek Cumhuriyeti'nde yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda 64 kiloda dünya rekoru kırarak üç altın madalya aldı. Tarihte bugün arşivi |
" Avrupa Günü" 1494. Kristof Kolomb CJamaika Adasına ayak bastı ve adaya Santa Gloria adını verdi. 1920. Türkiye Büyük Millet Meclisi ilk toplantısını yaptı. Aynı gün Nicola Sacco ve Bartolemeo Vanzetti cinayet iddiasıyla Amerika'da tutuklandı. 1925. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'ya suikast girişimi gerekçesiyle ölüm cezasına çarptırılan Manok Manukyan idam edildi. 1930. Hindistan'da Mahatma Gandhi tutuklandı. Gandhi Nisan ayında, hükümetin tuz üretimi tekeline karşı 300 mil yürümüştü. . 1947.Belçika, İngiltere, Danimarka, Fransa, Hollanda, İrlanda, İsveç, İtalya, Lüksemburg, Norveç; bir araya gelerek Avrupa Konseyi'ni kurdular. Türkiye Avrupa Konseyi'ne Ağustos 1949'da katıldı. 1952. Kibrit tekeli kalktı. 1955. Türk Kadınlar Birliği Nene Hatun'u yılın annesi seçti. 1956. Ece Özbayrak, 10. Daktilografi Şampiyonası'nda, dakikada 735 vuruşla dünya rekoru kırdı. 1960. Demokrat Partililer hükümete destek için Ankara Kızılay'da bir gösteri düzenlemeye karar verdiler. İktidara karşı gençler de aynı gün, aynı saat, aynı yerde gösteri yaptılar. Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve başbakan Adnan Menderes alanda protestolarla karşılandı. 1961. Amerika Birleşik Devletleri uzaya insan gönderdi; Alan Shepard uzayda 15 dakika kaldı. 1963. Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan sivil haklar yürüyüşünde 1000 kişi tutuklandı. 1968. Fransa'da, Vietnam savaşı nedeniyle Amerikan karşıtı gösterilerde 6 öğrenci tutuklanması üzerine Daniel Cohn-Bendit liderliğinde 30.000 öğrenci barikatlar kurarak Paris'te ayaklandı; Sorbonne Üniversitesi kapatıldı. 1972. Askerin emir almadan da silah kullanabilmesi yasalaştı. 1981. IRA militanı Boby Sands cezaevinde açlık grevinde öldü. 1992 . Sait Faik Hikaye Armağanı "Elveda Alyoşa" adlı kitabıyla Oya Baydar'a verildi. 1990. Avrupa Serbest Güreş Şampiyonası'nda Metin Kaplan ve Ali Kayalı altın madalya kazandı. 1994. Naim Süleymanoğlu Avrupa Halter Şampiyonası'nda 64 kiloda dünya rekoru kırdı; 3 altın madalya aldı. 2000. Ahmet Necdet Sezer, üçüncü turda 330 oy alarak cumhurbaşkanı seçildi. Bugün Doğanlar: 1813. Danimarkalı düşünür Soren Kierkegaard 1818. Alman düşünür ve Komünizmin kurucusu Karl Marx. Bugün Ölenler: 1821. Fransa İmparatoru Napoleon Bonaparte. |
Tarihte bugün: 6 mayıs 6 Mayıs, 2006 02:01:00 (TSİ) http://www.cnnturk.com/images/1.gif Bir dostunun dediği gibi, "bir Orson Welles yeterlidir. İkincisi kuşkusuz uygarlığın sonunu getirir" Sinema tarihinin ele avuca sığmaz dahisi Orson Welles, 6 mayıs 1915'te doğdu. "Orson Welles çocuk yüzlü bir dev, dalları kuşlarla dolu büyük bir ağaç, ipini koparıp gül bahçesinde yatan bir köpek, çalışkan bir haylaz, akıllı bir soytarı, insandan kaçan bir hümanist, sınıfta dalga geçen üstün bir öğrenci, işine geldiği zaman sarhoş gibi davranan bir taktik ustasıdır." Jean Cocteau Daha 25 yaşında hayatı sıradanlaşmaya yüz tutan bir adam kariyerinde en fazla ne kadar ilerleyebilmiştir sizce? Sinemanın müstesna şahsiyeti Orson Welles, yaşıtlarının kendilerine bir yol tayin etmeyi tasarladıkları evrede, birçok alanda kendini kanıtlamayı çoktan başarmış bir dahi olarak niteleniyordu. Sinemayı, 'bir çocuğun sahip olabileceği en güzel oyuncak' olarak tanımlayan Welles'in 25 yaşında çektiği 'Yurttaş Kane' (Citizen Kane) filmi, aradan geçen onca yıla karşın birçok eleştirmen tarafından tereddütsüz ilk sıraya konur en iyi film listelerinde. 'Yurttaş Kane' Hollywood'un kapılarını ardına kadar açarak buyur ettiği Welles'in ilk filmi olan 'Yurttaş Kane'de yaptığı, sinemanın o zamana dek geliştirdiği tüm anlatım olanaklarını, kamera hareketlerini, özel mercek kullanımlarını, ışıklandırma yöntemlerini, açı kullanımı ve çerçevelemeleri iyice özümlenmiş bir tavırla filminde yeniden kullanmaktır. Sinema tarihinin en ünlü ve belki de en iyi filmini çeken Welles, gerçek bir sinema dahisinin, zamanın ilerisinde bir sanatçının yazgısını yaşamış, yığınlara pek sevimli gelmeyen, içerdiği yeniliklerle seyirciyi de yapımcıyı da şaşkına çeviren filmleriyle sistemin içinde kendine yer bulamamış ve ilk fırsatta dışlanmıştır. Yapmadığı iş yok Welles, uğraştığı diğer işlerin dışında İrlanda ve ABD'de tiyatro sahnelerinin yıldızı oldu, oyuncuların siyah olduğu bir 'Macbeth' uyarlamasının yapımcılığını üstlendi, başka bir oyunda Sezar'a faşist bir üniforma giydirdi, dergilere yazdığı yazıların yanı sıra, Shakespeare üzerine bir ders kitabı yazdı, Shakespeare prodüksiyonlarının ses kayıtlarını yaptı, radyoda 'The Shadow' şovunun 'Çikolata Puding' karakterine sesiyle hayat verdi, Mercury Tiyatrosu'nu kurdu, Mercury Tiyatrosu'nu radyoya taşıdı, piyano çaldı, pop müziğe bulaştı, resim yaptı ve hepsinden öte insanları, Marslıların dünyayı ele geçirdiğine inandırdı! Arkadaşları ile 2 bin dolarına bahse girerek Rita Hayworth'u tavlayacağını iddia etti. 2 bin doları kazanmakla yetinmedi, beş yıl boyunca 'Gilda'yla evli kaldı. Adam olacak çocuk! George Orson Welles, 6 mayıs 1915 tarihinde Kenosha-Wisconsin'de dünyaya gelir. Babası ileri fikirleriyle tanınan mucit ve imalatçı Richard Head Welles, annesi ise piyanist Beatrice Ives'dır. İki yaşında okumaya, yedi yaşında Ravel ve Stravinsky çalmaya başlayan, 10 yaşında ise Shakespeare'i hatmettiği söylenen Welles, tam bir harika çocuk olarak büyür. Altı yaşındayken anne ve babası ayrılır. Sekiz yaşında annesini, 13 yaşında babasını kaybeder. Babası sayesinde tiyatro oyuncuları ve sporcularla tanışma fırsatına kavuşur. 11 yaşına geldiğinde dünyayı iki kez dolaşmıştır bile. Oyunculuğa 1931'de Dublin'deki Gate Tiyatrosu'nda Hamlet oynayarak başlar. Abbey Tiyatrosu'nda sahneye çıktığı İrlanda'da bir yıl kalır. İspanya ve Fas turnelerinden sonra Chicago'ya döner. 1934'te Woodstock'ta bir tiyatro şenliği düzenleyen Welles, iki yıl sonra siyahlardan oluşan bir oyuncu kadrosuyla 'Macbeth'i sahneler. Mercury Prodüksiyon ve Marslılar Jack Moss ile ortaklaşa kurduğu Mercury Productions Inc. ile Welles, artık işlerinin merkezinin Hollywood olacağını duyurur adeta. 30 ekim 1938'de radyoda yayınladığı ve Marslıların dünyayı ele geçirmesini konu alan Mercury Tiyatrosu yapımı 'War of the Worlds' ile binlerce insanın paniğe kapılmasına neden olur. Aslında, iletişim araçlarının etki gücünü ayan beyan ortaya koyan ilk örneklerden sayılan bu hadise, Welles'in zekasını da betimler. Format olarak ciddi bir haber programının yayını gibi kurgulanan oyun sırasında, birden araya girilerek Marslıların New Jersey'e saldırdığı açıklanır. Bunun oyunun bir parçası olduğunu anlamayan birçok ABD'li paniğe kapılır. "Bayanlar baylar, bu şimdiye kadar gördüğüm en tuhaf şey. Şu anda karşımda tasvir edemeyeceğim kadar acayip bir yaratık duruyor. Bir ayı kadar iri olan bu varlığa bakmamak için kendimle savaşıyorum." Welles'in cümlelerini duyan ve bunun bir radyo oyununun parçası olduğunu hatırlatan mesajlarını kaale almayan binlerce kişi o gece, tanrının kendilerine bir mesaj yolladığını düşünür. Welles, bu sayede tüm ABD tarafından tanınan ünlü bir kişi haline gelir ve Hollywood'un kapılarını ardına kadar açar. Welles Hollywood'da Ekranın kendisine sunacağı imkanların sınırsız olduğunu bilen Welles tiyatrodan sonra sinema dünyasına yönelir. Bir taraftan radyo şovu için her hafta New York'a giden Welles, Hollywood'daki ilk prodüksiyonuna başlamadan önce kameramanlardan ışıkçılara kadar film stüdyosunda görev alan herkesten ders alır. 25 yaşında yönettiği 'Yurttaş Kane' hala çoğu sinema eleştirmenleri ve anketler tarafından gelmiş geçmiş en iyi film olarak gösterilmektedir. Ancak film büyük beğeni uyandırmasına rağmen yeterli gişe hasılatı gösteremez. Filmin anlam ve önemi yıllar sonra anlaşılacaktır. Kuşkusuz bunda Welles'in filmde hayatını gözler önüne serdiği basın devi Hearst'ün, filmin dağıtımını baltalamak için gösterdiği kartelüstü çabanın payı büyüktür. 1950'lerin ilk yarısında daha özgürlükçü bulduğu Avrupa'ya giderek düşük bütçeli bağımsız filmler çeker. Tüm hayatı boyunca, üretmeye aksatmadan devam eder, öldüğünde tamamlanmamış yüzlerce projesi olduğu söylenir. Welles'i anlatmak kolay mı? "Dünya'da iki tür insan vardı; verenler ve isteyenler, verip vermemek umurlarında bile olmayanlar ve isteme yürekliliğini gösteremeyenler. Belki de istemeye cüret edip ne istediğinden asla emin olmayanlar..." ('Bay Arkadin' filminden) "Kabil'den bu yana binlerce yıl geçti dostum ve cinayet hala genellikle amatörlerin elinde olan bir iş. Hayatta kaybedenler gece avına çıkmaya başlıyor." ('Bay Arkadin' filminden) "İtalya'da 30 yıl boyunca Borjiyalar vardı. Yani savaş, kıyım, cinayet... Ama Mikelanjelo, Leonardo ve Rönesans da aynı dönemde var oldular. İsviçre, 500 yıl boyunca demokrasi ve barışı yaşadı. Ne yaratabildiler? Sadece guguklu saat!" ('Üçüncü Adam' filminden) Günün diğer önenmli olayları 1889: Osmanlı devletinin de katıldığı Uluslararası Paris Fuarı başladı. 1927: İstanbul Radyosu düzenli ve programlı yayınlarına başladı. 1930: Hakkari'de meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremde 2 bin 514 kişi öldü. 1937: Dünyanın en büyük zeplini olan Hindenburg, havalandıktan kısa süre sonra alev aldı ve yanarak yere çakıldı. 35 yolcunun öldüğü kazadan sonra bu taşımacılık yönteminden vazgeçildi. 1955: Besteci Hüseyin Saadettin Arel 75 yaşında hayata veda etti. 1972: Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan hakkındaki idam cezaları, Cebeci Sivil Kapalı Cezaevi'nde yerine getirildi. 1992: Alman asıllı ABD'li aktris Marlene Dietrich hayata veda etti. Tarihte bugün arşivi |
| Saat: 13:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık